All language subtitles for Breach.2026.1080p.WEBRip.x265-INFINITY

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic Download
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian Download
cs Czech
da Danish
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian Download
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean Download
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian Download
pl Polish Download
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal) Download
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian Download
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese Download
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American) Download
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Temiz su ve solunabilir hava,

en temel insan hakkı olarak verilen bir sözdür.

EVA Solutions, kurucusu Desmond Frey'in

ilk prototipinden bugünkü EVA ünitelerine kadar,

10 yılı aşkın süredir bu sözü tutuyor.

Çaresizlik içindeki bir dünyada bir umut damlası.

EVA.

Işıklar açıldı. Ortam sıcaklığı 23 santigrat derece.

Hava Kalitesi İndeksi 151.

Laura.

Laura.

İşte buradaymış. Nasıl uyudun?

- İyi. Ya sen? - İyi.

İyi.

Bugün içeride kalman lazım. İndeks 150.

Baba, lütfen.

Hava kalitesi indeksi 125'in üzerindeyse seni eve kapatmak zorundayım.

Biliyorsun bunu.

Kötüye mi gidiyorum?

Hayır.

Hayır, sadece önlem. Dik dur bakalım.

Bugün projelerimizden biriyle ilgilenebiliriz.

Parçayı buldun mu?

Tam sayılmaz ama bir planı devreye soktum.

Sanırım arazisine girmenin bir yolunu buldum.

Sadece biraz zamana ihtiyacım var.

Bu tipler her şeyin sahibi olduklarını sanıyor. Havanın, suyun.

Sırada ne var?

Durumun düzelene kadar sana fazladan su verelim.

Ya seninki?

Bu sabahlık idare ederim.

Nefes al.

Nefes ver.

Savaşçı iki.

Nefes al.

Tut.

Nefes ver.

Aşağı.

Nefes al.

Kendini öne çek.

Geriye doğru bastır. Aşağı bakan köpek.

Nefes al.

Doğrul.

Nefes ver.

Öne katlan.

Sağ ayağınla öne adım at.

Nefes al.

Doğrul.

Savaşçı iki.

Odaklan.

Seriyi tamamla.

Işığın daim olsun, Desmond.

Buradaki durumla ilgili diğer ayrıntılara geçiyoruz.

Önce canlı bağlantıyla sahadaki Emma Evans'a bağlanalım.

Merhaba, Genevieve.

Los Angeles şehir merkezindeyim;

protestocular sonuçsuz kalan oylamaya tepkili...

Bunun için biraz erken değil mi sence de?

Güya su tasarrufu yapacaktık, unuttun mu?

Tamam.

Filtre bileşeni deneyi, numara 107.

Su arıtma testine başlanıyor.

Hazırlık tamam. Sentez başlatılıyor.

Toksisite seviyesi düşüyor.

Toksin yoğunluğu nedir?

20.000 ppm ve düşmeye devam ediyor.

Enerji nötrleniyor.

PPM düşmeden önce radyasyon seviyeleri gözünün önünde olsun.

Ne zaman olduğunu söyle...

Şimdi.

PPM 10.000'de.

Filtre arızası.

Su toksisitesi güvenli tüketim eşiğinin üzerinde.

Sorun değil.

Hala EVA beta var.

Görüş alanı sapıtmıştı, sıfırlamak zorunda kaldım.

Şimdi çalışıyor gibi görünüyor.

Yine de gerçeğinin yerini tutmaz herhalde, değil mi?

Servis talebi oluştururum.

Bugün yönetim kuruluyla mı görüşeceksin?

Yönetim kurulu mu?

Son 10 yılda zengin ettiğim

ve şimdi beni kendi şirketimden kovmak isteyen tipleri mi diyorsun?

Ne olursa olsun seni desteklediğimi biliyorsun, değil mi?

Bütün bunları inşa etmek için çok çalıştın.

Bunu bizim için yaptın.

Harika bir şey, çok da seviyorum

ama bunların hiçbirine ihtiyacımız yok.

Benim için iki türlü de fark etmez.

Biliyorum.

Neyse, ben biraz dışarı çıkıyorum, sonra görüşürüz, tamam mı?

- Olur. Sonra görüşürüz. - Güzel.

Neden benimle gelmiyorsun?

Bu kaleden çıkmış olursun.

Gerçek dünya hala yerinde duruyor.

Belki bir dahaki sefere, olur mu?

Durum o kadar basit değil.

Ancak Bay Frey bir vizyoner, tabiri caizse bir dahi;

yine de bu sorunları çözmek

strateji, kısıtlama, yasa çıkarma gibi adımlar gerektirir.

Hissedarlar sürekli gelen kötü haberlerden usanmaya başladı.

Bu ne EVA için iyi ne de başkası için.

Gelişmeler yavaşladıkça yeni sakinler umudunu yitiriyor;

toprak mülkiyeti davacıları ise

EVA'nın suyu en çok para verene sattığını iddia ediyor.

İyi misin?

Susadıysan, sadece bugüne özel istihkaktan biraz su alabiliriz.

Sağ ol baba, bugünlük idare ederim.

Ben tamamen onların iyiliğini...

Temiz su temel bir insan hakkıdır.

Bunu herkesin erişimine açmayı planlıyor musunuz?

Ben bir duş alayım.

Sen de yatmaya hazırlansana.

Çok basit bir soru.

Bay Frank? Yani, aşağı yukarı?

Sonik kabin başlatılıyor.

Son dakika gelişmesi.

Şok bir kararla, EVA Solutions kurucusu ve CEO'su Desmond Frey,

bugün yönetim kurulu üyeleriyle bir araya gelerek şirketten ayrılacağını

ve hakim hisselerini yeni sahibine devredeceğini açıkladı.

- Hayır... - Emma.

Genevieve, bu yeni bir gelişme olsa da

EVA'nın kaynak koduna dair soru işaretleri ve endişeler...

- Baba? - teknolojisi belirsizliğini koruyor.

Kesin olan tek şey, Bay Frey'in EVA Solutions'tan ayrılacağı.

Birçok kişi yeni yönetimin önünü açacak bu hamlenin

hissedarları sarsmasını bekliyor...

İyi geceler meleğim, seni seviyorum.

İyi geceler, Bay Frey.

Günaydın Desmond.

Sabah rutini başlatılıyor.

Ziyaretçi var. Ön kapı.

Bakım teknisyeni Alfa 1756.

Ziyaretçi var. Ön kapı.

Bakım teknisyeni Alfa 1756.

Görüş alanını düzeltmeye gelmiş.

Ben talep oluşturmamıştım.

Otomatik talep açılmış.

Ee, bakar mısın?

Ben yukarıdayım.

Ben Alfa bir... Hayır.

Alfa 1756,

Kusura bakma, kabalık ettim.

Ben Desmond.

Sorun değil. Ben de George.

Gelen arama. Acil.

George, buna bakmam lazım.

Yolu bulabilir misin?

Panel şurada, FOV'nin hemen yanında.

Gelen arama. Acil.

Tabii efendim.

İşin bitti mi?

Evet.

Hadi bir şeyler içelim.

İçki kullanmıyorum.

Israr ediyorum.

Manzarayı beğendin mi?

Başka seçeneklerim de vardı.

Mars kolonileri, temiz bölgedeki yüzen şehirler...

Ama ben burayı seçtim.

Burası bana bir zamanlarki hayatımı hatırlatıyor sanki,

gerçi artık her şey bambaşka görünüyor.

Tabii.

Buralara nasıl geldiğimi bilmek ister misin?

George'du, değil mi?

Buralara nasıl geldiğimi bilmek ister misin George?

Sekiz yıl önce

ilk EVA cihazını tasarladım.

EVA Beta'yı.

Bugün kullandığımız EVA Pure ünitelerine öncülük eden ilk çalışan prototipti.

Bana hatırlatması için

her gün görebileceğim bir yerde, burada tutuyorum.

Şirket kurmanın ne demek olduğuna dair bir fikrin var mı?

Yapılan fedakarlığın büyüklüğüne dair?

Muazzam bir şey.

Çok gurur duyuyor olmalısınız.

Su için teşekkürler.

Artık gitsem iyi olur

ama, evet, gerçekten

Harika değil mi?

Evet, öyle.

İşçiliği kusursuz.

Doğrusu tasarımı kusursuz.

Harika işlenmiş

bir replika.

İnanılmaz ama böylesi bir parçanın taklit edilemeyecek bir ruhu vardır.

Gördüğüm an anladım.

Güvenlik yola çıktı bile.

Benimkinin oradaki çantada olduğunu varsayıyorum.

Şunu ait olduğu yere koysak iyi olur, ne dersin?

Yine de sormadan edemeyeceğim,

sadece benim için anlamı olan bir şeyi neden çalarsın ki?

Bunun neyi temsil ettiğine dair en ufak bir fikrin yok. Verilen emeği...

Yaratmak için gereken o dehadan haberin bile yok.

İşte seninle benim aramdaki fark bu.

İşte bu yüzden ben buradayım.

Hayır.

Hayır mı?

Seninle benim aramdaki fark bu işte.

Senin için her şey para ve kardan ibaret. Ama bizim için?

Bizim için ölüm kalım meselesi. Bir de fedakarlıktan mı bahsediyorsun?

Sen mi bana fedakarlıktan söz edeceksin?

Sen hiç suyunu karneye bağlamak zorunda kaldın mı?

İçtiğinde seni hasta edecek sudan söz ediyorum.

İçmesen susuzluktan öleceksin.

EVA ünitelerinden birine sahip olsaydık sorun kalmazdı.

Ama kimsenin gücü yetmiyor.

Bizim sektörlerde satılmıyor bile.

Satılsa bile sürekli yeni filtreler almak zorunda kalacaktık.

Bitmek bilmeyen, beyhude bir savaş bu.

Anlamıyorum.

Buraya bugün ne için geldin?

Yeni üniteler üzerinde tersine mühendislik yapacak teknolojim yok.

Bu yüzden orijinalin kaynak koduna ihtiyacım vardı.

Tersine mühendislik mi?

Tasarımın ne kadar karmaşık olduğuna dair bir fikrin var mı?

Çoğunu çözdüm Desmond.

Fotokatalitik elementler kullanılmış.

Senteze güç verirken

kenar bölgedeki plazmaya bakan elementleri nasıl koruduğunu bir türlü çözemiyorum.

Bu yüzden kaynak koduna ihtiyacım vardı.

Bu yüzden buradayım.

Bu şirketi kurduğumda derdim para değildi.

Ama karşına çok fazla engel çıkıyor George.

Tahmin bile edemezsin.

Niyetim bu değildi. Hiçbiri böyle olsun istemedim.

Bir kızım var.

Durumu iyi değil.

Tek çarem buydu.

- Al onu. - Anlamadım?

EVA Beta'yı.

Al onu.

Benim de bir kızım vardı.

Çok uzun zaman önce.

Azmine hayran kaldım.

Al git.

Güvenlik sana engel olmayacak.

Kızının adı neydi?

Eva.

FOV, devre dışı kal.

Görüş alanı kapatılıyor.

Bak ne buldum.

Sana öyle yememeni söylemiştim.

Yemek değil, yakıt.

Şimdi daha iyi.

Yola koyulmamız lazım.

Bensiz şansın daha yüksek.

Bunu birlikte başaracağız.

Bu iddiaya güveniyor musun, güvenmiyor musun?

Pek seçeneğim yok.

Sizin gibilerin her şeye bir cevabı olduğunu sanırdım.

Uçmuyorum, unuttun mu?

Sırıtma.

İnsani bir şey bu.

Şimdi daha iyi.

Sana söylemiştim.

Yorgun ya da canı yanan biri gibi görünemezsin.

Canımı yakmadan bunları bana öğretmenin bir yolu yok mu?

Kişisel bir şey değil.

Zihinsel ve fiziksel dürtülerini nasıl kapatacağını gösterdim.

Sadece makyaj içeri girmeni sağlamaz.

İfadeni yumuşat.

Şimdi daha iyi.

Hepimiz senin gibi anatomik olarak kusursuz yaratılmadık.

Şunlara biraz yiyecek verelim mi?

Gel.

Sağlıklı bir şey.

Ne yapıyorsun?

Senin için değil mi?

- Bin şuna. - Ne yapıyorsun?!

Bin içeri!

Ne yapıyor bunlar?!

Arabamızdan inin!

Ne yapıyor bunlar?!

Ne yapıyorsun?

Bas gaza!

İnanamıyorum. İyi misin?

Yüzün düşüncelerini ele veriyor.

Evlerini ellerinden aldık.

Burası bir ev değil, sadece bir araç.

Başka bir barınak yapabilirler.

Bir şeyler hissettiğini biliyorum.

Hissetmekle belli etmek aynı şey değil.

Buranın insan kaynaması gerektiğini sanıyordum.

Kimi öldü, kimi geri döndü.

Sadece bazıları girebiliyor,

Kardeşime hala yardım edebilir misin?

Üzerinde bayağı bir çalışmamız gerekecek.

Şunu benim için karıştırabilir misin?

Bütün bunları neden öğrendin?

Geçsen bile en ufak duygu belirtisi seni radikal ilan etmelerine yeter.

Orada onların kurallarına tabisin.

Bir kez reddedilirsen

seni asla içeri almazlar.

Bilmem gereken başka ne var?

Hiçbir şey bilmene gerek yok.

Bilgi gerekli değil.

İnsanlık gerekli değil.

İnsanlık geride birbirini öldürüyor.

İşte bu yüzden söz verdiğin gibi kızı yanına almalısın.

Statümüzü aldığımızda onun için geri geleceğiz.

Sana güveniyorum.

Onun için geri geleceğiz.

Bu biraz soğuk olacak.

İlerle.

İlerle.

- Geç içeri. - Bekleyebilir miyim?

İlerle, geç içeri.

İlerle.

Onu almaya döneceğiz.

Anılar rüyalara benzer.

Bizi çok uzaklara, zamanda kaybolmuş anlara götürürler.

Tıpkı bizim gibi kusurludurlar.

Ama benim anılarım, aklımdan çıkaramadığım kabuslar.

Zihnimin karanlığında annem yaşamaya devam ediyor

ama onu benden alan canavar da öyle.

Anne!

Onu bulacağım.

Burada olmaman gerekirdi.

İyi misin?

Bana bak.

Sorun yok.

Bir çıkış yolu bulalım.

Burası darmadağın.

Bizi izliyor.

Dur.

Collins.

Çok geç olmadan buradan çıkmalıyız.

İşler daha da kötüye gidecek.

Johnson?

Nereden biliyorsun?

Daha önce burada bulunmuştum.

Dikkat et.

Anneciğim.

Baba?

Lauren.

Bebeğim.

Asla senin suçun değildi.

İyi misin?

Lauren?

Lauren?

Geçmişimizi değiştiremeyiz.

Hatırlayabilir, unutabilir, yolumuza devam edebiliriz.

Nasıl hissediyorsun?

Rüyalar, kabuslar.

Hepsi aynı şekilde son buluyor.

Sadece gözlerimizi açmamız gerek.

Bunca zaman sonra,

sonunda uyandım.

AI-insan benzerleri bizimle barış içinde yaşıyordu,

ta ki insanlığın geleceği için tehdit olarak görülene kadar.

Küresel bir tasfiye başladı.

Bu humi(AI)oidler kamplara zorla kapatıldı, duvarla çevrildi.

Kaçabilenler av haline geldi.

O zamandan beri humi(AI)oidler ve insanlar,

aşılamaz bir uçurumun ötesinde yeniden bağ kurmak için savaşıyor.

Laura.

Hebrah? Sen misin?

Evet.

Bize söylenen...

Seni kaybettiğimizi sanıyorduk.

Naira nasıl?

Dayanmaya çalışıyor, seni öyle çok özledi ki.

Hepsi yakında bitecek.

Diğerleriyle konuştum.

Harekete geçmek üzereyiz.

Nerede ve ne zaman olacağını söyle yeter,

hazır olacağız.

Gökyüzündeki ışıkları kolla.

Onunla birlikte belirlenen yere gel.

5718. Teslim ol.

Alo?

- Hebrah? - Belirtilen yerde misin?

Evet.

Evet, buradayız.

Hayır!

Bekle.

Sence diğerleri kurtulabildi mi?

Duvarı yıkmak sadece başlangıçtı.

Bunca zaman boyunca benim gibi melezler ailelerinden koparıldı

ve insanlar bizden korktuğu için saklanmak zorunda kaldık.

Şimdiyse ailemin yanına döndüm.

Umarım bir gün herkes sevginin korkudan daha güçlü olduğunu anlar.

Selam anne. Uzun zaman oldu.

Her zamanki gibi köy köy dolaşıyoruz.

Dün yoğun ateş altındaki bir köye yardıma çağrıldık.

Çocukları bir okuldan çıkarmaya yardım ettik.

Onları ailelerine kavuşturduğumuzda

kar yağmaya başladı.

Buraya hiç kar yağmaz. Bana evimizi hatırlattı.

Seni ve babamı...

Sadece aklımda olduğunu bil istedim.

Seni seviyorum anne.

Hoşça kal.

Seni seviyorum anne.

Hoşça kal.

Seni seviyorum anne...

Geri Sar

Pekala. Bakalım.

Selam.

Merhaba.

Ben Sheila.

- Shilah. - Sheila.

- Shilah. - Daha iyi.

Zamanla alışırsın. Tanıştığıma çok memnun oldum.

Yumruk mu tokuşturalım? Çak bir beşlik mi?

Havalıymış.

- Ben... - Melo.

Biliyorum. Çok güzel bir isim.

Pekala o zaman. Sana göstermem gereken çok şey var.

Takip et beni.

Sheila.

Tanıdığım en akıllı kızsın.

Evet. Hem sen hem de baban.

Bunları üflemene yardım edebilirim. Hazır mısın?

Bir, iki, üç.

Biliyorum.

Ben de seni seviyorum tatlım.

Sekiz.

- Sheila. - Nasıl bu kadar büyüdün sen?

Saçların çok yumuşak.

Bu harika.

Aman... Melo, ne yapıyorsun?

Akşam yemeği hazır mı? Tamam.

Hemen geliyorum.

♪ Sana aşık olmayı hiç planlamamıştım ♪

♪ Hiç planlamamıştım aşık olmayı ♪

Çok incesin ama bu bardak su içmek için lazım.

Öyle üzgün bakma şapşal.

Sorun yok.

♪ Hep sonsuza dek sanmıştım ♪

♪ Bu harika hayatımı ♪

Bu kar.

Kızım, her şeyden çok karı sever.

Kızımdan bahsetmişken...

Yeni dostum, seni harika bir sürzpriz bekliyor.

Beğendin mi?

Evet.

Kızım ve kocam,

her gün saatlerce o piyanonun başında birlikte otururlardı.

Bana da öğretebilir misin?

Neden olmasın?

Gamlarla başlayacağız.

Tamam.

Her seferinde tek bir parmak.

Tamam.

Başparmağın Do notasında başla.

Tam şuraya. Duruşu da sesi de tam olarak şöyle.

Kocam bunu senden daha çabuk kapmıştı.

Sorun yok.

Önemli değil. Tekrar dene.

Hadi. Birlikte yapacağız.

Başparmak Do'da. Hazır mısın?

Pratik yapmaya devam et, tamam mı?

Hadi, hadi, hadi...

- Julia? - Selam, anne.

Bu mesaj eline geçerse...

Sana söylemek istediğim o kadar çok şey var ki.

İyi tatiller.

O robotu sana hediye olarak aldım

çünkü çok iyi birer yoldaş olduklarını duymuştum.

Benden daha iyi...

Son zamanlarda pek yanında olamadım.

Evet.

Keşke şu an seninle orada olabilseydim.

Keşke sadece...

Anne?

Yaptığın her şey için sana minnettarım.

O anları bu kadar özleyeceğimi hiç tahmin etmemiştim.

Eve dönmek istiyorum.

Seni seviyorum, anne.

Çeviri: nutuzar

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.