Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
(Jenerik müzik)
Miran!
Ne oldu? Ne oldu?
Oğlum! Oğlum ne oldu?
Sakin olun dokunmayın. Vücudunda ezikler var öldürebilirsiniz onu.
Ezik mi?
Bu böyle olmaz, olmaz!
Miran!
Bir şey yapalım baba ambulansı ara!
Doktorum ben. İlk müdahaleyi yaptım merak etmeyin.
Sen doktor musun kızım? Ha? Kurtulacak mı benim oğlum?
Alo! Alo acil ambulans lazım buraya!
Kaza oldu kaza, havaalanı yolunda!
Tamam haydi bekliyoruz.
Nasıl olacak benim oğlum? Kurtulacak mı kızım? Söyle.
Bir şey yap hadi! Doktorum dedin, bir şey yap!
Miran!
Oğlum! Miran oğlum bak buradayız Miran!
Miran!
Miran, Miran buradayım.
Buradayım buradayım buradayım.
Ne oluyor!
Ne oldu!
Oğlum Miran!
Yapma bırakamazsın beni söz verdin.
Beni bırakamazsın söz verdin!
Söz verdin.
Affetmem seni!
Affetmem seni, ne olur.
Torunum!
Torunum!
Allah'ım yakma beni, yakma beni bu acıyla yakma beni!
Allah'ım yakma beni!
Allah'ım yakma beni!
Ölmeyeceksin.
Ölürsen her şey biter.
Ben de biterim.
Kızıma kavuşamam.
Ambulansı tekrar ara.
Doktorlar hazırlansın.
Miran'ın ölmesine müsaade verilmeyecek.
Miran Şadoğlu yaşayacak.
Yaşayacaksın, yaşayacaksın yaşayacağız bak ben buradayım.
Babamız burada.
Yaşayacaksın oğlumuz burada.
Miran!
Miran!
Baba.
Benimle gel baba.
Miran?
Miran.
Miran.
Miran kal.
Kal, gitme.
Yaşayacaksın, yaşayacaksın bırakmayacaksın bizi.
Sözünü tut. Beni bırakamazsın, affetmem seni!
Affetmem seni sözünü tut, tut, tut!
Benim bütün günahlarımın bedelini evlatlarım, torunlarım ödedi Allah'ım.
Ama Miran ödemeyecek.
Miran ölmeyecek izin vermeyeceğim!
İzin vermeyeceğim.
Yapma.
Bırak beni.
Şu anda senin onun için yapabileceğin hiçbir şey yoktur.
Oğlun seni orada görürse...
...her şey biter.
Her şey ne zaman biter biliyor musun Füsun?
Benim torunuma bir şey olursa.
Miran'a bir şey olursa.
O zaman sen bitersin.
Ambulans yolda.
Miran'a bir şey olmaması için ne icap edilecekse yapılacak.
Miran'a bir şey olursa...
...ne yaparım biliyor musun?
İlk iş olarak kafama sıkarım.
Bir dakika bile düşünmeden kafama sıkacağım.
Benim ardımdan aldığın her nefes sana haram olacak Füsun.
Evladının hasretiyle geberip gideceksin!
Bizi böyle bırakıp gidemezsin.
Gidemezsin.
Oğlun baba diyecek sana.
Oğlun baba diyecek.
Dağ bayır gezeceksiniz, ata bineceksiniz birlikte.
Bizi bırakamazsın Miran.
Bizi bırakmazsın.
Bırakamazsın gitme, gitme.
Gitme, gitme!
Sen de benimle gel.
Miran gitme.
Benimle kal baba.
Gitme.
Gitme.
Miran kal, kal!
Miran kal!
Gitme, gitme!
Miran gitme kal!
Gitme!
Gitme!
Gitme!
Oğlum!
Baba!
Buradayım.
Mucize.
Buradayım yorma kendini, buradayım buradayım, buradayım!
Oh çok şükür.
Miran!
Baba.
Reyhan.
Yorma, yorma kendini.
Sensin.
Benim, benim, benim.
Nasuh!
Ayşe ne oldu?
Sen ağlıyor musun?
Bir şey mi oldu Ayşe?
Miran.
Ne oldu Miran'a?
Miran kaza geçirdi.
Ne diyorsun sen!
Bir şey oldu mu torunuma?
Ambulans geliyor şimdi.
Onu götürecekler.
Ambulans geldi!
Ambulans geldi!
Gel gel gel!
Gel kurban olayım gel!
Geçti.
Ben Azra Yılmaz, ilk müdahale yapıldı.
Allah senin duanı kabul etti Azize.
İnşallah benimkini de kabul eder.
Kızım nerede?
Sen kendini gebertsen bile...
...peşinden evlatlarını yollarım ben.
Merak etme.
Midyat'ı da yaksan...
...kızını ben istediğim zaman alacaksın.
Bekleyeceksin.
Anladın mı?
Miran iyileşene kadar bekleyeceksin.
Şimdi adamını da al...
...bas git buradan!
Bekleyelim Azize.
Bekleyelim.
Kurtuldu, kurtuldu!
Bir yakını ön tarafa geçsin.
Baba!
Baba!
Azat, Azat koş!
Dedene bir şey oldu!
Baba, baba ne oldu sana?
Dede!
Baba kalk!
Tamam tamam.
Dede ne oldu dede!
Su.
Yok bir şey yok.
Gel otur baba.
Gel şöyle otur.
Ver Zehra ver.
İyiyim iyiyim.
Babam bir yudum iç, bir yudum iç babam.
Ne oldu ya, birden bire, bir haber mi aldın ne oldu?
Miran.
Miran kaza geçirmiş.
Ne, iyi mi!
Yaşıyor değil mi baba!
Hastaneye götürüyorlarmış.
Hadi bizde hastaneye gidelim.
Olur.
Ha Cihan!
Bak gel bak.
Cihan oğlum.
Miran kaza geçirmiş, hastaneye gidelim.
Ben gelmeyeyim.
Oğlum.
Abin evladının derdine düşmüş.
Desteğe ihtiyacı var.
Siz et ile tırnak gibisiniz.
Böyle zamanda küslük olmaz.
Hadi Cihan, hadi oğlum.
Hadi gidelim beraber.
Hadi oğlum.
Baba dikkat et kendine!
Miran az kaldı. Az kaldı iyi olacaksın.
Hastanın durumu nedir?
Durumu şuan için stabil.
Vücudunda çarpmaya bağlı olarak ezikler var.
Oğlum.
Acil müdahale odasına.
Dikkat et!
Hanımefendi bundan sonra ileriye geçemezsiniz.
Ama olmaz, ben onun yanında olursam.
Bak ben yanındayım merak etme.
Kötü bir şey olmayacak değil mi?
İyi dedin, iyi dedin bana.
Niye öyle aldılar içeri?
Reyhan bak, biz ağır bir kaza atlattık.
Bir hasar var mı kontrol edecekler.
Ama.
Kızım, kızım tamam.
Ne oldu?
Ağrın mı var?
Ya Miran'a bir şey olursa?
Olmayacak kızım öyle bir şey.
Sakın aklına öyle şey getirme.
Öyle şey olmayacak.
Yok yok gideceğim, içeri gideceğim baba.
Gel.
Sağ ol.
(Bana kızın öldü dediler Azize)
(Ama ben inanmadım)
(Her taşın altını kazıdım)
(Uçan kuştan bile medet umdum)
(Bulamadım)
(Arayıp sormadığım insan evladı kalmamışken)
(Sen şimdi diyorsun ki)
(Kızın bende, Füsun)
(Yoksa kendi evladını koruyacağın diye)
(Bana gene bir oyun mu ettin)
Bana yalan söylenmeyeceğini...
...iyi bilirsin Azize.
Bunun affının olmayacağını....
...daha da iyi bilirsin.
(Ağlıyor)
Abi, iyi misin?
Ben hiç bir şey yapamadım.
Gözümün önünde canını veriyordu oğlum.
Canını veriyordu ben hiç bir şey yapamadım.
Tamam, tamam.
Canını veriyordu.
Tamam abi.
Tamam geçti bak, geçti.
Allah korudu, onu sana bağışladı.
Hepinize büyük geçmiş olsun.
Baş hekimi aradım.
Yoldaymış, durumu iyi dedi.
İyi olacak, daha iyi olacak inşallah.
Baba, kamyon çarptı.
Ben elimi yüzümü yıkayım.
Hadi, hadi.
Git bir rahatla sen.
Çok geçmiş olsun.
Sağ olasın.
Miran nasıl oldu?
Şükür iyi olacak, daha iyi olacak.
Bir şeye ihtiyacınız olursa.
Sağ olasın.
Sağ olasın.
Reyhan, o nasıl iyi mi?
Siz yanındasınız zaten.
Ama...
...çok üzmesin kendini.
Bebeğini de düşünsün.
Sen görmek istersen.
O istemez.
Ben gideyim.
Geçmiş olsun dediğimi söylerisiniz.
Bana yeter.
Söylerim söylerim.
Söylerim.
Uçakta sarstı baya.
Kendime gelemedim.
Korktun mu?
Sende ziraat okumuşsun böcekten korkuyorsun.
Uçaktan korkuyorsun uçağa biniyorsun.
Ben de seni böyle cesur bir şey sanıyordum ha.
Tamam be tamam, kızma şaka yaptım.
Hoş geldin tekrar, özlettin kendini.
Sen mi özledin?
Zeytinler özledi.
Yalnız kaldılar tabi.
Eee, İstanbul nasıl geçti?
İyi geçti.
Özlemişim.
Bir kaç işimi de hallettim.
Ya ben senin ailen burada biliyorum Zeynep.
İstanbul'da kimin kimsen var mı?
Gidince nerede kalıyorsun ne yapıyorsun?
Hayırdır sorguda mıyız?
Yok tabii ki değiliz.
Sen benim hakkımda çok şey biliyorsun.
Yaşadıklarıma şahit oldun.
Yanımda oldun.
Yani sen bana çok yakınsın.
Ama bir o kadar da uzaksın.
Ben senin ile ilgili hiç bir şey bilmiyorum.
Neredeyse tanımıyorum bile seni.
O yüzden sordum yanlış anlama.
Neyi bilmek istiyorsun?
Seni.
Kim olduğunu.
(Telefon çalıyor)
Gönül arıyor.
Efendim Gönül.
Fırat, Miran kaza yapmış hastaneye geçiyorum.
Ney, ney!
Durumu nasıl!
Allah kahretsin!
Haber var mı?
Hanım ağam, Cemil dönmüş.
Hasanın asker arkadaşıydı.
İzini bulamadığımız tek yakını oydu.
Almanya'dan geri dönmüş.
Haberi geldi az evvel.
Vakit kaybetmeyin.
Haber edin yoklayın.
Hasan nerede?
Kızım yaşıyor mu?
Konuşmazsa öldürün.
Fırat!
Gönül!
Var mı haber?
Bilmiyorum.
Nasuh Ağa.
Miranın durumu nasıl, ne dedi doktor?
Durumu ciddi değil deme.
İyileşecek.
Tomografiye aldılar, bekliyoruz.
Hadi, Reyhanın yanına gidelim.
Hadi, Gönül hadi.
Hepiniz birlikte gitmeyin ha.
Kalabalık olmasın, sırayla geçersiniz.
Nasuh Ağa, doğru söylüyor.
Siz geçin ben sonra gelirim.
Tamam, hadi Zeynep gel.
Ya sen, dedemin kusuruna kalma.
Miran ölümden döndü herkes çok gergin.
Ucuz atlattık diyeceğim ama.
Dilim varmıyor.
Değil, ardı arkası kesilmiyor.
Her gün yeni bir olay.
Geçmiş olsun tekrar.
Sağ olun.
Bu seferde kefeni yırttık galiba he.
Deme öyle.
Sana bir şey olsaydı.
Tamam.
Tamam hadi.
Ağlamak yok.
Bak buradayım işte.
Ben seni bırakıp gider miyim hiç.
Gitmem.
Gitmem.
Anlamıyorum ki.
Kaybettik dediler.
Ben nasıl nefes alacağım bilemedim.
Kesildi nefesim Miran.
Sen benim nefesimsin.
Sen de benim meleğimsin.
Koruyucu meleğim.
Tomografi sonuçları temiz çıktı.
Beyinde de hasar yok.
Çok iyi.
O zaman bu akşam çıkarız artık he.
Bir gece müşade altında kalman lazım.
Ya ne gerek var.
Gidelim artık biz, hem artık evde doktorumuzda var.
Miran, ne konuştuk?
Reyhan, ben valla daralırım bak burada.
Böyle sıkıntıdan patlarım duramam.
Niye sıkılacakmışsın, ben buradayım.
Kitap okurum sana konuşuruz.
Sen evde de varsın güzel karım benim.
Odamızda okursun kitabı he.
Olmaz bu gece burada kalacağız.
Yarın sabah da sağ salim evimize gideceğiz tamam mı?
Reyhan.
Anneme söz verdim.
Kızını götüreceğim ona.
Hem iyiyim ben.
Bak atlattık işte.
Geçti bitti.
Yahu bakışmayın öyle.
Bu serum biter Miran çıkar gider.
Tamam.
(Kapıya vuruluyor)
Miran!
Ooo!
Kimler gelmiş.
Hoş geldiniz.
Geçmiş olsun iyi misin?
Sağ olasın.
Geçmiş olsun.
Ben şu sonuçları, İstanbul da ki hocama göndereyim.
İçimiz tam rahat etsin.
Yolunda değil mi her şey?
Miran ne oldu, nasıl oldu?
Oldu bir şekilde.
Konuşuruz.
Hasta ziyaretinin kısası makbuldür.
Tekrar geçmiş olsun.
Sağ ol Zeynep.
Sağ ol geldiğin içinde.
Ben geçireyim seni.
Otur otur.
Ayşem.
Doğru söyledin değil mi?
Torunumuz iyi değil mi?
İyi.
Turp gibi maşallah.
Çok şükür.
Kolay mı benim torunumu öyle yıkmak.
Değil tabi.
Değil.
Bu bir kaza değildi değil mi?
Kaza değildi Fırat.
Kamyon üzerime kırdı.
Hedefi direk bendim.
Kaçayım dedim.
Direksiyon kitlendi.
Aga sen biraz evham yapıyor olabilir misin ya?
Fırat, önceki gün.
Mezarlıkta üzerimize mermi sıktılar.
Yardımın lazım.
Benim o kamyon şoförünü bulmam lazım.
Yalnız herkes bunu kaza bilecek.
Anla beni.
Baba.
Kaza değil miydi o?
He?
Kamyon bilerek mi çarptı sana oğlum?
Ne oldu, ben gelince öyle sus pus oldunuz?
Yok, öyle.
Hastane anılarımızdan bahsediyorduk.
İyi, beyefendinin emri ile taburcu olmamıza izin verdiler.
Aman sonunda.
He, iyi.
İyi.
Öyle bir gün bile yatmadın he.
Yeter yattık yattığımız kadar.
İyi misin, iyi misiniz!
Miran nerede, Miran nerede iyi misiniz!
İyiyiz biz iyiyiz, Miran çıktı ne oluyor?
Az kaldı ezanın okunmasına çok az kaldı.
Azize Hanım.
Akşam ezanına çok az kaldı!
Azize Hanım başından beri her şeyi biliyormuş.
O yüzden öyle çıktı geldi.
Azra.
Tanışmadık deme, Reyhan ben.
Memnun oldum.
Bende.
Endişelenme artık.
O iyi.
Zoru atlattı daha da güçlendi.
İnşallah.
Seni annesine götürecek diye çok mutlu.
Tek tek çık.
Dikkat edin.
Gel Azra.
Tamam.
Baba.
Öyle çok sıkma kolunu he.
Şimdi, Fırat yavaş yavaş çıkarda.
Canı acımasın.
Reyhan tamam.
Sen böyle yaparsan, yandık.
Bize de böyle davranacak sonra.
Davransın azıcık eyleyin kocamı ne var.
O kadar şey atlattı.
Heyt be!
Aslan karım benim.
Duydunuz değil mi?
Bundan sonra nazik davranacaksınız bana.
Yandınız.
Vallahi yandık.
Annem!
Gel bak, kızını getirdim sana!
Yavrum benim kızım!
Güzel kızım.
Güzel annem.
İyi misin sen?
İyisin değil mi?
Biraz zayıflanmışsın sanki.
İyiyim iyiyim çok iyiyim.
İyiyim.
İyiyim hiç bir şeyim yok.
Güzel yavrum benim.
Miran!
Sen.
Sen, sen yaralısın.
Ne oldu sana böyle?
Hazar!
Hazar, hani hiç bir şey yoktu.
Bana öyle haber göndermişsin, ne oldu?
Yok yok telaş edecek bir şey yok.
Babam doğru haber göndermiş annem.
İyiyim bir şeyim yok.
Öyle.
Küçük bir kazaydı, atlattık.
Geçti gitti.
Bak sana kızını getirdim.
Mutlu musun?
Bana dünyaları verdin.
Daha fazla ayakta durma.
Hadi gel içeri geçelim.
Olur mu?
Siz hasret giderin.
Annen biraz daha toparlasın.
Gelip elini öpmek istiyorum.
Hadi iyi akşamlar.
İyi akşamlar.
Sağ ol.
Yavaş gel.
Hoş geldiniz kızım.
Hoş bulduk.
Miran oğlum sana da çok geçmiş olsun.
Sağ olun Zehra Hanım.
Hadi annem gel içeri.
Yok kızım siz dinlenmenize bakın.
Ben eve geçeyim artık.
Güle güle oturun evinizde.
İyi görüşürüz o zaman annem, sağ ol.
Dilşah Hanım yalnız kalmasın diye.
Ona eşlik etmek istedim o yüzden geldim.
İyi etmişsin.
Sağ olasın.
Hadi gel evimize gidelim.
Hayırdır Cihan?
Gecenin bir yarısı.
Kızını yoklamaya mı geldin?
Miran kaza yapmış.
Ölümden dönmüş.
Ölseydi çok mu üzülecektin?
Ben değil ama abim üzülecekti.
Bak Füsun Hanım.
Biz seninle bunları konuştuk.
Yaktığın ateş abime kadar uzandı.
Ben sana abim benim için farklıdır, dedim.
Abimi üzme, dedim.
Sen bana abimi üzme demedin.
Sen abime bir zarar gelmesin dedin.
Ben Hazar'a dokundum mu?
Dokunmadım.
Senin meselen Azize karısı.
Demek benim meselem Azize karısıyla.
Azize'yi öldür yüreğin soğusun diyorsun he?
Azize'nin kaç canı bir Azat eder Cihan.
Senin ağızından çıkanı kulağın duyuyor mu!
Azizenin kaç canı benim Harun'um eder!
Senin hatırın için.
Hazar'a bir şey yapmadım.
Ama sen hafife alıyorsun beni.
Çok istiyorsan bozalım anlaşmayı.
Ben öyle bir şey demedim.
Ya sen beni yanlış anladın.
Ya ben yanlış anlattım.
Doğru anlat o zaman!
Açık açık söyle nedir kelamın?
Abim perişan.
Abimin üzülmesi kanıma dokunuyor.
Miran'ın abinin oğlu olduğu yenimi aklına geldi!
En çok sen düşmandın o çocuğa.
Ne oldu?
Şaşırtıyorsun Cihan.
Dünürüz diye.
Acımız tazedir diye, ben bir çok şeyi...
...sineye çekiyorum.
Vakti zamanında ben Azize'ye de bunu söylemiştim.
İnşallah sonumuz benzemez.
Ben ne Nasuh Şadoğlu'na.
Ne de Hazar Şadoğlu'na benzemem.
Sulhu bozmakta ikimizin de faydasına olmaz.
(Telefon çalıyor)
Bulduk hanım ağam.
Gözünüz aydın kızınızı bulduk.
Kız burada Midyat'ta.
Midyat'ta mı?
Nasıl?
Bakın hele bakın, kapı!
Arabayı hazır edin gidiyoruz.
Miran, kaza geçirmiş.
Hastaneye gittim.
Büyük geçmiş olsun.
(Bağırma sesleri)
Cihan!
Cihan bir şey yap Cihan, Cihan!
Kızım, kızım ne oldu buna!
Her yere saldırıyor, yarabbim.
Tamam.
Baba bırakma.
İçim acıyor baba içim!
Canım çok yanıyor.
Affet diyorum, git diyorum ama gitmiyor!
Cihan.
Sen merak etme, her şey her şey düzelecek tamam mı?
Bak her şey düzelecek sen merak etme.
Düzelteceğim ben her şeyi.
Hepsi geçecek.
Güzel kızım, hepsi geçecek.
Tamam kızım.
Gel buraya.
Buraya gel!
Sabredeyim dedim.
Dengim değildir dedim.
Kadındır bana yakışmaz dedim!
Ama sabrında bir sonu var!
Öyle değil mi Füsun Hanım?
Söyle adamlarına sıksınlar hadi!
Hadi söyle!
Onlar bana sıkacak!
Bende sana!
Hadi!
Buradan birimiz sağ çıkmayacak!
Durun lan!
Geri durun!
Yaşı bizden büyüktür.
Yaşına hürmet edelim.
Başlatma yaşına maşına!
Hadi söyle, ne yapacaksa yapsınlar!
Benim arkamdan ailemin arkasından iş çevirme!
Düşmanımsan husumetini açık et.
Hanım ağamı bırak, sana bırak dedim Nasuh Ağa!
Şimdi beni iyi dinle!
Kulaklarını aç beni iyi dinle!
Eğer Miran'a bir daha yaklaşırsan.
Aileme zarar vermeye kalkarsan!
Seni yaşatmam.
Üçe kadar sayıyorum.
Yoksa sıkarım.
Yeminim olsun yaşatmam.
Bir!
Ayağını denk al tamam mı!
İki!
Tamam mı dedim sana!
Üç!
Hayırdır birader!
İndirin lan silahları!
Dağılın lan!
Nasuh Ağa, Nasuh Ağa ne yapıyorsun?
Gel, ne yapıyorsun.
Nasuh Ağa!
Kendine gel!
Bana hürmet eden...
...evlatlarımı da çocuklarıma da hürmet edecek!
Evlatlarımın canını yakanın ciğerini sökerim!
Evlatlarımdan uzak duracaksınız lan!
Yeminin büyüğünü ben ettim.
Azize'ye yandaşlık eden herkes...
...alenen düşmanımdır.
Azize'yi kollayan herkesin eli.
Harun'umum kanına bulaşmıştır.
Senin gönül verdiğin o pislik.
Benden evladımı çalan vicdansız bir kadındır.
Sütünü veremediğim bebeğimin hırsısıdır.
Onu koruduğun için...
...senin de ondan bir farkın yoktur.
Ağa, benim sizden daha mühim işlerim vardır.
Nasuh Ağa!
Hesap sorma zamanı mıdır?
Bütün ailenin hayatını tehlikeye atıyorsun.
(Ulaşılamıyor mesajı)
Ah Ayşe!
Ah!
Ya valla gerek yok.
Ben iyiyim geçti biti işte.
Öyle istemiyorum serum merum.
Doktor Hanım.
Miran, bir şeye de itiraz etme ya.
Karıcığım.
Benim senin şefkatine ihtiyacım var.
Seruma değil.
Tamamdır.
Kolunu fazla oynatma ama tamam mı?
Çıkaracağım ki bunu ben.
Bak şimdi.
Miran.
Benim doktorun olarak buna müsaadem yok.
Ayrıca Reyhana söz verdim iyi olacağına dair.
Ben sizi yalnız bırakayım.
Kontrole geleceğim ona göre.
Çok sağ ol.
Azra!
Böyle hoş bir karşılama olmadı ama.
Hoş geldin.
Her şey içinde teşekkür ederim.
Bana değil, Reyhana teşekkür et.
Orada ne yaptı bilmiyorum ama.
Ben bir mucizeye şahit oldum.
Neyse.
Mucizem benim.
Mucizem.
Gel.
Yok Miran gelmem.
Canın filan acır şimdi.
Gel!
Aslında senden uzak durunca canım acıyor.
Benim tek ilacım sensin.
Bak canın yanarsa söyle tamam mı?
Çok acıyor mu?
Daha kaç kere aynı yerden yara alacağız?
Ne kadar yaralansak ta.
Güçlenerek çıkacağız.
Kaza nasıl oldu?
İşte kaza.
Adı üstünde kaza oldu.
Miran!
Bak şimdiden söyleyeyim.
Öyle sana verdiğim sözü çiğneyip...
...hiç bir olaya karışmadım.
Yani benim suçum değildi Reyhan.
Senin suçun yok.
Hiç birimizin suçu yok.
Tamam.
Tamam.
Kendini de oğlumuzu da üzme.
Bak ben buradayım.
İyiyim.
Sen çağırdın.
Bende geldim.
Duydun mu sen beni?
Duydum tabi.
Duymaz mıyım.
Nerede ne durumda olursa olayım.
Yine de duyarım seni.
Bir rüya görüyordum aynı anda.
Sen...
...ben.
Oğlumuz.
Bir de...
...kızımız.
Kız mıymış?
Onu bilmiyorum.
Öyle gördüm.
Reyhan.
Yanımda kal.
Baba dedi.
Ama bırakmadınız.
Bende sizi bırakmadım.
Keşke ona da engel olabilseydim.
Bana geri gelecek biliyorum ama.
Ya sana bir şey olsaydı Miran.
Tamam, bitti.
Hadi güzel bir şey söyle.
Güzel bir şey.
(Kapı çalıyor)
Anne!
Hayırdır bir şey mi oldu?
Bize biraz izin verir misin?
Tabi.
Reyhanın yanında konuşabilirsin anne.
Buyur.
Yok ben zaten Azra'ya bakacaktım.
Siz konuşun.
Kaza değildi, Azizenin işiydi.
İkinizi de öldürmeye çalıştı.
Azra'yı da almaya çalıştı.
Dur dur dur!
Annem dur!
Bir sakinleş.
Gel şöyle otur.
Gel yanıma hadi.
Bana kızma ne olur.
Ölümlerden döndüm, sen hala Azra diyorsun deme.
Allah'ıma şükürler olsun sen iyisin.
Ama Azra.
Azra?
Ne oldu?
Yıllar önce...
...Azize ile bir anlaşma yaptım.
Senin acınla yanarken.
Evlat diye sevdiğim bir çocuk daha ziyan olmasın dedim.
Esaretime karşılık...
...Azizeden ona bir hayat vermesini istedim.
Azra, Azize'yi biri sanıyor tabi.
Arabada gelirken bahsetmişti biraz.
Azize okuttu onu.
Ama bu kaza!
Şişt!
Bu sadece bir kazaydı anne.
Azra hiç bir şey bilmeyecek.
Azize size zarar veremez.
Sen sakın üzülme tamam mı?
Merak etme.
Senin oğlun burada.
Dikkat et, havası çarpar buranın.
Çarptı valla.
Aşık oldum.
Mezopotamya.
Gerçekten büyülüymüş.
Öyledir.
İnsanı, doğası.
Aşkları.
Derdi kederi bitmez ama büyülüdür.
Sen de büyülüsün Reyhan.
İltifat etmiyorum.
Herkes bana teşekkür ediyor ama.
O an benim yaptıklarım hiç bir işe yaramadı.
Miran'a hayata döndüren sendin.
Aranızda ki o şey.
Sahi, o neydi?
Göğe kurulan bir salıncak ile başlayıp...
...sınanan, sınandıkça da güçlenen bir mucize.
Hani derler ya.
İnsanın hayatının ipleri kendi elindedir diye.
O ipleri hep bizim boynumuza sardılar.
Ama biz onları aldık.
Salıncak yapıp o uçurum üzerinden sallandık.
İnandık birbirimize.
Düşersek tutacağız bir birimizi dedik.
Tutamasak ta birlikte düşeceğiz.
Düştük te.
Defalarca.
Sonra?
Ya o beni tuttu.
Ya bana tutundu.
Benim eksiğimi o tamamladı.
Onun fazlasını ben sırtlandım.
Onun acısı benim acım oldu.
Onu mutlu eden şey beni de mutlu etti.
İşte mucize deniliyorsa...
...mucize, bir olduk biz.
Aşk diye bir şey varmış.
İnandım.
Sen inanmıyor musun aşka?
Ya, benim gerçekliğimde aşk diye bir şey yok.
Daha karşına çıkmadı diye öyle düşünüyorsundur.
Ama ben eminim bak.
Senin mucizeden öyle bir yerlerde seni arıyor.
Şimdi senin bu evde ilk gecen ya.
Evin anahtarını vereyim, onu yastığının altına koy.
Rüyanda görürsün o zaman.
Aşkı, aşık olacağın adamı.
Yok ya, ben inanmam öyle şeylere.
Sen dene.
(Telefon çalıyor)
Pardon.
Alo.
Hafta sonu geliyorum.
Tamam.
Tamam.
O kadar çabuk mu döneceksin?
Dilşah anne çok üzülecek.
Çok sevindi geldin diye.
Daha haberi yok.
Onu görmeye geldim ama.
O kadar uzun boylu kalamam.
Ama ilk fırsatta söyleyeceğim.
(Telefon çalıyor)
Pardon.
Sen keyfine bak.
Öyle geleceksin diye yemek filan hazırlamıştı Lütfü.
Mutfakta seni bekliyor.
Azize Hanım.
Reyhan.
Torunum iyi mi?
İyi, Miran.
Uyuyor.
Çok şükür.
Kaza değildi değil mi?
Ya niye susuyorsun bir şey desene.
Ben Miran'ın o halini düşündükçe...
...delirecek gibi oluyorum.
Bugün Miran ölebilirdi.
Bunu yapan kimse.
Yok.
Yok sen bunları düşünme.
Şimdi hiç düşünme.
Sen kendini düşün şimdi, sadece Miran'ı düşün.
Gerisini ben halledeceğim.
Ya sen neyi nasıl halledeceksin?
Ya Miran'a bir şey olsaydı.
Yok olmayacak.
Sana da Mirana da, babana da bir şey olmayacak.
Kimse sizin kılınıza dokunmayacak.
Söz veriyorum Reyhan.
Kapatmam lazım.
Kaza değilmiş öyle mi?
Dilşah Hanım.
Oğlum da kızım da o arabanın içindeydi.
Kaza değilmiş.
Tamam ama.
Korkulacak bir şey.
Oğlum sana o kadınla asla konuşmayacaksın demişti.
Ben sadece.
Alo Reyhan!
İyi misin annem?
İyiyim annem.
Bir şeyim yok benim.
Miran nasıl oldu, o da iyi mi?
İyi uyuyor şimdi.
Peki ya Dilşah Hanım?
Reyhan, kızım bak ben sizi gördüm.
Doğru söyle kızım.
Sana kötü mü davranıyor Dilşah Hanım.
Söyle bana.
Yok, yok olur mu öyle şey annem.
İyi bizim aramız sen merak etme.
Etmem mi kızım, sen benim canımın parçasısın.
Nasıl merak etmem.
Bak kötü bir şey varsa söyle Reyhan.
Amcam.
He.
Hayırdır ya, bu saatte üşüteceksin hava soğuk.
Yok ya, iyiyim ya iyiyim.
Amcam.
Bir derdin bir sıkıntın mı var?
Miran'ın kaza ile ilgili sakladığı bir şeyler var oğlum.
Kaza değildi o.
Nasıl, bir şey duydun, bir şey gördün mü?
Alo.
Bana on tane adam lazım.
En güvendiğin adam gibi adam istiyorum.
Hemen yarına.
Hadi.
Mirandan duydum.
Konuşuyordu.
Birileri ona zarar vermek istiyor oğlum.
Amcam benim yapabileceğim bir şey varsa.
Elimden ne gelirse başım gözüm üstüne.
Bilmiyorum ki.
Ama bizim...
...bu işin ardında ne olduğunu öğrenmem lazım.
Onu korumam lazım benim.
Hepimizin Miran'ı koruması lazım işte.
Aynı acıları bir daha yaşamayalım biz ya
Sen merak etme amca.
Ben ne gerekiyorsa, tamam mı?
Yaparız, hadi geç sen içeri.
Takma kafana üşüteceksin hadi.
Merak etme.
Miran.
Nasıl oldun?
Sağ olasın Azat, öyle ciddi bir şey yok.
Şükür.
Biliyorum babam benim için tedirgin.
Ama senden ricam fazla deşme bu meseleyi.
Biz kendi aramızda hallederiz.
Kafasını taksın istemiyorum.
Tamam.
Eyvallah.
Sağ olasın.
Görüşürüz.
İyi misin?
İyiyim.
Ne oldu böyle benim güzel karıma?
Hiç.
Öyle uyu yayımda her şeyi unutayım istiyorum.
Her şeyi unut.
Ama beni...
...unutma.
Hadi uyuyalım.
Dur üstümü değişeyim geliyorum şimdi.
(İnliyor)
Miran.
Anne.
Miran.
Anne, anne.
Bırakma.
Miran!
Bırakma.
Gitme.
Anne.
Yanıyorsun sen, çok ateşin var.
Kızını getirdim.
Allah'ım ne olur.
Sen onu annesi ile benim aramada bırakma.
Dur, dur Miran dur.
Dur düşüreceğiz ateşini dur.
Miran, hadi kalk!
Gel.
Kalk, kalkabilecek misin?
Tamam.
Dur, dur burada.
Sakın örtme üstünü tamam mı?
Miran.
Tamam, tamam.
Açalım şunu çok ateşin var bak.
Aç aç.
Tamam, dur.
Çok soğuk.
Tamam.
Çok soğuk.
Ateşin var diye öyle geliyor sana.
Ne olur dayan.
Ne olur az dayan Miran, ne olur.
Geçti, geçti.
Reyhan.
Daha iyisin.
Daha iyisin çok şükür.
Her zaman senin sayende.
Ne oldu, niye doldu gözlerin.
Çok sevmekten.
Öyle sana bakınca.
Bir şey olacak diye.
Biz ne demiştik.
Öldükten sonrada hayat var.
Orada da bulacağım seni.
Ama o zamana kadar.
Yaşayacağız.
Beni sakın bırakma.
Beni sakın bırakma.
Bırakmam.
Şeyda geldim ben kapıdayım.
Açıyorum ağam.
Bir dakika.
Günaydın.
Hoş geldin beyim.
Geç geç.
Böyle erkenden geldim ama.
Annem, Yaren iyi değil deyince.
Sorma beyim sorma.
Çok kötüdür.
Kocası gitti onunda aklı gitti başından.
Handan Hanım odasını değiştirdi korkudan.
Hayaletini görüyormuş rahmetlinin.
Çok üzülüyorum valla.
Hem seni görünce kendine gelir inşallah.
İnşallah, inşallah.
Sana bir çay koyayım mı?
Karşılıklı içersiniz Handan Hanım ile.
Yok yok, içtim ben.
Hangi oda?
Dip de, soldaki oda.
Tamam sağ ol.
Yok yok, sağda ki oda.
He, Sultan Hanımın odasındadır.
Sağ ol.
(Uyanıksınız mı geleyim mi)
(Evet gel)
Gönül, ben.
Azat!
Kusura bakma ben.
Yaren iyi değil değince annem.
Onun için geldim.
Şeyda da oda diye gösterince tabi ben.
Ben gideyim.
Dur gitme.
Ben seninle konuşacaktım zaten.
Neyi?
Şey.
Yaren.
Garip davranıyor.
Kolay değil tabi.
Değil.
Toparlar inşallah.
İnşallah.
Kusura kalma tekrar.
Salak mısın Azat ya!
Gittin sabahın köründe kızın odasını bastın.
Sen nasıl.
Azat!
Oğlum ne oluyor?
Kardeşin bitti şimdi sen mi delirdin?
Ne oluyor ne bu hareketler?
Yok anne, ben.
Yaren iyi değil değince onun için.
Geldim de, Şeyda odayı gösterince.
Eee, ne oldu?
Günaydın.
Günaydın.
Günaydın Reyhan Hanım.
Ne güzel atıp tutuyorsun sen öyle.
Sağ ol.
Yemek hazırlarken konsantre oluyorum.
İyi fikirmiş.
Gel.
Günaydın.
Günaydın.
Azra kızım, sen peynirli yumurtayı çok seversin.
Hazırlayım ben hemen sana.
Hayatta olmaz.
Ben mutfağıma karışılmasından pek hoşlanmam.
Siz buyurun, ben yaparım.
Bak, bak sen bu peyniri çok seversin.
Aç ağızını aç aç.
Anneciğim tamam hep birlikte oturalım öyle yeriz.
Al ye, ye.
Günaydın.
Günaydın Miran.
Günaydın annem benim.
Günaydın güzel ailem!
Günaydın.
Vay vay vay!
Neler yapılmış böyle.
Eee nede olsa, ailecek ilk kahvaltımız deme?
Miranım, daha iyisin değil mi oğlum?
İyiyim annem iyiyim.
Öyle zaten duş aldıktan sonra uyumuşum bile.
Bir dakika.
Duydunuz mu?
Sen.
Sen, bir şey dedin.
Ne dedim?
Sen.
Daha demin.
Oğlum.
Miranım dedin.
Oğlum dedim.
Annem!
Dur dur!
Dur dur!
İyi misin?
İyiyim.
Ben hiç bu kadar iyi olmadım.
Ah canım benim.
Ben hiç bu kadar iyi olmadım.
Benim en büyük hasretim annem.
Yavrum, oğlum.
Miranım benim.
(Ağlıyor)
Ne oldu?
Çok duygulandım, kusura bakmayın.
Hadi geçin geçin sofraya.
Hadi Azra.
Gel, gel otur yavrum.
Otur.
Annem.
Rüya gibi.
Şurada hep beraber oturuyoruz.
Ne kadar bir anlatsam.
Hayır.
Ben bunu hak etmek için ne yaptım.
Onca mutluluğu.
Valla bilmiyorum.
Ömrün boyu hayal ettiğin ne varsa hepsi yanında artık.
Öyle.
Canım oğlum.
Oğlum benim.
Hadi yiyelim hadi.
Hadi bakalım.
Bana ekmek uzatır mısın Miran'ım.
Oğlunun elinden istiyor Reyhan.
Ver sen bana.
Buyur annem.
Sağ ol yavrum.
Eee! Azra.
Sen hiç konuşmuyorsun?
İyi mi uyuyamadın yoksa?
Yo, iyiyim.
Anlat o zaman.
Neler yapıyorsun?
Ailemizde demek bir de doktor var ha?
Azra, kadın doğumcuymuş biliyor musun?
Valla, bilmiyordum.
Bu aralar tam ihtiyacımız olan şey ha?
Karıcığım.
Artık bizim oğlan ile de ilgilenirsin.
Seve seve.
Eee!
Nedir bugün programınız?
Yapacak mısınız bir şeyler?
Azize teyzemi görürüz herhalde.
Kız bu Füsun Hanım.
Güneş!
Birine mi baktınız?
Güneş!
Benzettiniz galiba.
Ben Nazlı.
Dediğini yaptım hanımım.
Füsunun adamına istediğin bilgiler verildi.
Gerçekleri istiyordun he Füsun.
İşte sana gerçekler.
Bir de bu var hanımım.
Harun'un silahından çıkmış.
Olay yerinde buldum.
İki el ateş edilmiş.
Demek ki bir boğuma yaşanmış.
İntihar değil.
Cihan mı?
Değil hanımım.
Otopsi raporuna baktım.
Ölüm saatine göre Cihan, Şadoğlu'ndaymış.
O zaman Cihan katili kolluyor.
Annem ben çok küçükken ölmüş.
Babamda iki ay önce Almanya da vefat etti.
Kimsem kalmadı, bende geri döndüm.
Bu evde bana babamdan kaldı.
Başın sağ olsun.
Sağ olun.
Bir de annelerimiz ayrıymış ama.
Bir kardeşim daha varmış.
Babam öyle söylemişti.
Eee!
Detayları bilmiyorum, pek anlatmazdı babam.
Bir düşün, başka bir şey söylememişti.
Bir hatırlamaya çalış.
Emin değilim ama bir yetimhane konuşulmuştu.
Dediğim gibi küçüktüm.
Ne yetimhanesi?
Hangi yetimhane?
Yalan olmasın ama Kars olabilir.
(Telefon çalıyor)
Aga, günaydın.
Hemen ayaklandın değil mi?
Ah Miran ah ah!
Nasıl oldun?
İyiyim, iyiyim günaydın.
Aga.
Şu kamyon şoförüne bakabildin mi?
Baktım baktım da.
Yani öyle farklı bir şey yok.
Polis raporu da geldi.
Olay kazaymış.
Sen de inandın buna.
Kardeşim, araştırdım tabi biraz.
Adam gariban bir kamyon şöfürü.
Bilmem nereden nereye mal taşıyormuş.
Kaza yani.
Allah Allah!
Senin gönlün rahat gibi Fırat.
Eyvallah.
Miran, sen bana böyle tafra yapıyorsun da.
Senin evde hamile bir karın var.
Ona verdiğin sözler var unutmuyorsun değil mi?
Kimseye bulaşmayacaktın.
Peki, evde ki o hamile karım güven demi?
Ailemin başına bir iş gelirse, kim hesap verecek.
Neyse ya, hadi selametle.
Kendin halledeceksin Miran.
Kendin halledeceksin.
Ne yapıp edip.
Adamı kendin bulacaksın.
Senin yüzünden kardeşime yalan söyledim lan!
Sırf eli kana bulaşmasın katil olmasın diye.
Konuş lan!
Kimin köpeğisin lan sen!
Miran'ın ölüm emrini kim verdi!
Konuşacaksın!
Sıkarım bak, vallahi sıkarım!
Esnaftan biri ağam.
Bilmesin yaşatmaz beni ağam.
Ulan Miran yaşatır mı sanıyorsun lan seni.
Ben yaşatır mıyım sanıyorsun lan!
He!
Bırak gideyim ağam, büyüklük yap affet.
Ulan sırf!
Sırf Miran katil olmasın, eli kana bulanmasın diye bırakıyorum seni.
Anladın mı lan!
Alın bunu, huduttan dışarı atın.
Eğer dönmeye kalkarsan var ya!
Hiç acımam sıkarım kafana!
Anladın mı lan, ha!
Dönmem ağam.
Yemin ederim dönmem.
Dur dur kaçma dur!
Dur!
(Mesaj sesi)
Sana çarpan kamyonun şoförü.
Nasıl?
Buyurun.
Hazar Bey, yolladı.
Sağ ol.
Füsun du.
Oğlu öldü diye Miran'ı öldürmek istedi.
Aslan öldü diye benim evladımı öldürdü.
Reyhan, neredesin?
Buradayım.
Buradayım, gelecektim bende şimdi aşağıya.
Ben de çıkacaktım.
Hem seni görmek istedim.
Bir de telefonu unutmuşum.
Burada kalmış.
Bir şey olmuş.
Yok olmadı bir şey.
Olmuş olmuş.
Ağlamışsın sen.
Ağlamadım Miran.
Reyhan.
Tamam ağladım.
Ağladım ama Umut'tan öyle.
Karnımı böyle şiş görünce.
Büyümüş görünce.
Duygulandım ondan.
Korkuyorsun biliyorum.
Korkuyorum.
Ama korkma.
Şu karnındaki bebek var ya.
Umudumuz.
Güneş gibi.
Her yere ışık saçıyor.
Ona tutunuyorum zaten.
O olmazsa dayanamazdım.
Bak görüyor musun?
Oğlumuz daha karnındayken bile hepimize güç veriyor.
Sen korkma tamam mı?
Kızım da orada olabilirdi ama.
Kardeşinin yanında olabilirdi.
(Telefon çalıyor)
Söyle Azat.
Yo, bana fatura filan gelmedi.
Tamam tamam gönder hadi.
Eyvallah.
Benim bir çıkmam lazım.
Sen de kötü şeyler düşünmüyorsun tamam mı?
Nereye gidiyorsun sen Miran?
Ben bilmiyorum sanki senin ne yapacağını.
Annesi, oğluna iyi bak.
Bende döneceğim.
Söz.
Baba sözü.
Miran.
Ne Miran ne?
Ben sana üşüyorum diyorum.
Sen ne güzel kar yağıyor diyorsun.
İş mi senin yaptığın!
Ben de ısıtacağım diyorum.
Hem seni...
...hem oğlumuzu.
Hadi.
Kötü şeyler düşünmek yok.
Füsun.
Annem.
Ben çıkıyorum.
Sen rahatına bak.
Eğer bir şeye ihtiyacın olursa...
...Reyhan'a söylersin tamam mı?
Hemen ayaklanmışsın.
Biraz dinlenseydin keşke.
Dinleneceğim.
Dinleneceğim annem.
Küçük bir işim var halledeyim.
Ondan sonra dinleneceğim.
Seninle, karımla, kardeşimle.
Bol bol vakit geçireceğim.
Azra.
Ne güzel olmuşsun.
Ben hep bir kız kardeşim olmasını istemiştim.
Allah üç tane verdi.
Ne mutlu bana.
Sağ ol.
Çıkacaktım da.
Da, sen nereye?
Yani senin yatman lazım.
Tamam tomografi sonuçları temiz çıkmış olabilir ama.
Tedbir amaçlı.
Ben tedbirimi almadım mı?
Evimde doktorum var.
Öyle değil mi?
Seni gideceğin yere bırakırdım.
Ama biraz acelem var.
Oğlanlara söyleyeyim bıraksınlar seni.
Yok yok ben hazır değilim zaten.
Kendim hallederim.
İyi tamam peki.
O zaman kaçtım ben.
Anneciğim.
Hadi sende hazırlan birlikte gidelim.
Ben gelmeyeyim güzel kızım.
Sen git, ben seni beklerim burada.
Olur mu?
Çantamı alayım.
Miran çıktı mı?
Dilşah anne.
Ben yalnız çıkacağım.
Siz konağa göz kulak olun tamam mı?
Haydi.
Babam.
İzin ver.
Azat ile konuşmanı duydum.
Seni asla yalnız göndermem.
Ya ezip geçeceksin beni.
Ya bende geleceğim.
Reyhan.
Füsun du deme?
Dedem de yalan söyledi.
O tatlıyı şirketten göndermediler.
Füsun benim bebeğimi öldürdü.
Miran kaza yapmadı.
Füsun onu bizden almaya kalktı deme!
Reyhan.
Ne Reyhan!
Ne Reyhan ne!
Yalan söylemeyin artık.
Mirana çarpan adam ile bana tatlıyı getiren adam...
...aynı adam.
Benim yüzümden.
Füsun, Harun'u benim öldürdüğümü sanıyor.
Benden intikam almaya çalışıyor.
Sizi koruyacağım demiştin.
İzin vermeyeceğim demiştin.
Bu kir bize bulaşmayacaktı hani!
Öyle demedin mi!
Bu kez yapacağım söz.
Tutamayacağın sözler verme.
Çünkü sonunda bizim canımız yanıyor.
Ne desen haklısın.
Ama bu kez düzelteceğim.
Ne gerekiyorsa ben yapacağım.
Kimseden bir şey beklemeden...
...ben yapacağım Azize Hanım.
Hayır, ne olur.
Sen karışma.
Kendini tehlikeye atma Reyhan.
Dün benim kocamın nefesi kesildi.
Kalbi durdu ben başında bekledim.
Yaşasın diye.
Bundan sonra tehlikeden başkası sakınacak kendini.
İntikamın bir insana neler yaptıracağını...
...en iyi sen bilirsin.
Miran'ı sen büyüttün tanıyorsun.
Durur mu Miran?
Duracak mı!
O yüzden durma yolumda.
Hoş geldin Füsun beyim.
Yani Füsun Hanım.
Hanım ağam.
Kahve yap.
Baş üstüne.
Kadın kadın değil.
Yemin ediyorum erkektir.
Of Şeyda of.
Sen bu patavatsızlıkla fazla yaşamazsın.
Konuş.
Belgenin fotoğrafını telefonunuz yolladım hanım ağam.
Kızınız yetimhaneden alınmış.
Kızım.
Demek doğruydu he Azize.
Demek kızım esastan sende.
Benden haber bekle.
Neyin var, iyi misin?
Aç kapıyı!
Füsun Hanım!
Hayırdır Reyhan.
Bu halin nedir?
Nedir seni böyle karşıma getiren?
Sen yaptın.
Ne yapmışım ben?
Senin dostluğun yalan.
Sen acımaz bir katilsin.
Canisin sen.
Sen benimle nasıl konuşuyorsun öyle.
Beni böyle konuşturan senin gizli düşmanlığın.
Sen nasıl bir insansın, nasıl bir kadınsın!
Nasıl bir anasın!
Miran'ı öldürmeye kalktın.
Benim bebeğimi benden alanda sendin.
Senin hiç mi Allah korkun yok!
Ben niye böyle bir şey yapayım ki?
Boşuna inkar etme.
Bana o tatlıyı gönderen sendin!
Aynı adam Miran'ı öldürmeye kalktı.
Reyhan sen ne diyorsun?
Ne diyorsam doğru Gönül.
Seni uyarıyorum Füsun Aslanbey.
Artık duracaksın.
Zaten bir evlat kaybettin.
Harun belki de senin yaptıklarının bedelini ödedi.
Ama bak, bende bir evlat kaybettim.
Onu benden sen aldın.
Ama yine de acımı sineye gömüyorum.
Niye biliyor musun?
Başka analar evlatsız kalmasın.
Başkalarının da canı yanmasın diye.
Sen de sineye çekeceksin.
Bu intikamı bitireceksin.
Bak!
Ne güzel söylüyorsun.
Diyorsun ki ben bir evlat kaybettim.
Sen de kaybettin diyorsun.
Ama farkımız ne biliyor musun?
Senin evladın daha dünyaya gelmemişti.
Ben otuz yaşında oğlumu kaybettim.
Savaşı bitir.
İntikamından vazgeç diyorsun.
Olur.
Yaparım.
Ama nasıl yaparım biliyor musun?
Azize benden aldığını geri verirse...
...yaparım niye yapmayayım.
Oğlunu senden Azizenin aldığına bu kadar eminsin yani.
Oğlumdan bahsetmiyorum ben.
Neden bahsettiğimi o çok iyi biliyor.
Ona söyle tam üç saati vardır.
Daha fazla beklemeyeceğim.
Artık uyandığında kim yanar bilmiyorum.
Recep!
Reyhan Hanımı yolcu et.
Çekil!
Doğrumu bunlar?
Reyhanın bebeğini sen mi öldürdün?
Miran'ı sen mi öldürmeye kalktın?
Ya Gönül.
Bana hesap sorabilecek son insan bile değilsin.
Öyle bir sorarım ki.
Şaşırırsın.
Reyhana, Mirana bebeklerine dokunmayacaksın.
Beni anladın.
Yoksa karşında beni bulursun.
Elinden geleni ardına koyma yeğenim.
Ateş olsan cürmün kadar yer yakarsın.
Bu he?
Aynen.
Kamyon bu.
Şerefsiz.
Ne yapıyoruz?
Ben şuradan bakacağım.
Dikkat et.
İyi sil iyi.
Sakın okunmasın bak.
Kaçma lan kaçma!
Hop hop hop!
Hop!
Nereye lan!
Nereye!
He?
Ben sana ne yaptım abi?
Benim kimseye zararım olmaz abi.
Belli ki birilerine zararın olmuş ha.
Seni bu hale getirmişler.
Soydular abi.
Dövüp cebimdeki her şeyi aldılar.
Az bile yapmışlar.
Kalk!
Abi yapma abi.
Ne yaptım abi ben sana?
Oğlum daha ne yapacaksın lan!
Kamyon ile beni ezip öldürecektin şerefsiz!
Daha ne yapacaksın!
Anlat!
Anlat neden öldürmek istedin beni?
Oğlum konuş, oğlum konuş!
Valla hatırlamıyorum abi.
O zaman hatırlatalım.
Hafızan yerine gelsin.
Hatırladın mı!
Yemin ederim sarhoştum abi.
Bir araca vurdum tamam.
Ama sonradan anladım ben çarptığımı.
Valla kötü bir niyetim yoktu.
Bilerek çarpmadım abi.
Bilerek çarpmadın.
Biz de zaten bilerek çarptın demedik kardeş.
Sen kendi kendini ele verdin.
Ne yapalım peki?
Şimdi ya, parça parça sana bunu kimin...
...yaptırdığını söyleyeceksin.
Yada şimdi şuracıkta senin kafanı dağıtacağım.
Yalnız bak, benim fazla sabrım yok.
Söyleyecek misin!
Tamam abi söyleyeceğim.
Üç tane evladım var abi, yapma ne olur.
Söyle.
(Silah sesi)
Lan kim sıktı!
Baba iyi misin!
İyiyim iyiyim!
Dikkat et!
Miran!
Miran!
Hastaneye götürmemiz lazım oğlum!
Bir kez daha soruyorum Azize Hanım.
Füsun senden ne istiyor?
Füsuna vereceğin ne var!
Vermeyeceksin deme!
Miran canı ile boğuşsa...
...Azrail babamın ensesinde de olsa...
...ona istediğini vermeyeceksin deme!
Veremem.
Veremezsin.
Hava değişiyor, toprak değişiyor.
Ama insan aynı insan.
Bende senin değiştiğine inanmıştım.
Ben senin tövbene inanmıştım.
Ama sen hala aynı Azizesin.
Değilim.
Neysen o sun Azize Hanım.
Ama şunu bil.
Ben değiştim.
Bundan sonra sevdiklerime gelecek en ufak zararda...
...ben bağışlamam Azize Hanım.
Bunu bil.
Reyhan!
Kızını istiyor.
Sen, onun da mı evladını aldın elinden?
Senin, senin canın evlat acısı ile yanmadı mı Azize Hanım!
Sen başkasına bunu nasıl yaparsın!
Kızına geri vereceksin Füsun'a.
Bak ben evladımı doğmadan kaybettim.
Acısı hala içimde.
Düşmanın bile olsa kimseye evlat acısı ile sınayamazsın sen!
Kızını Füsun'a geri vereceksin.
Veremem.
Affet beni veremem.
Eğer seni affetmemi istiyorsan.
Ona kızını vereceksin.
Reyhan.
Adımı anma sakın artık.
Senin elinin değdiği her şeye günah bulaşıyor.
En kötüsü ne biliyor musun?
İnsan senin gibilerden...
...anca mezarda kurtulabiliyor.
Nasıl vereyim?
Miran'ı bir daha nasıl yıkayım.
Bunu da mı yaptın derse ben ne diyeyim.
Nasıl vereyim?
Hanımım çok çaldı.
İnsanın işlediği günahları...
...peşini bırakmıyor.
Arabayı getir Mahmut.
Alo.
Azize teyze ben geldim.
Seni bekliyorum.
Azize teyze.
Yavrum, tamam geleceğim ben.
Tamam, tamam bekliyorum.
Ayşe.
Akşamdan beri arıyorum.
Sen ne yaptın Ayşe?
Ben sonra, sonra Nasuh sonra arayacağım ben seni.
Evet Mahfuz.
Ortalık çok karışıyor.
Reyhan konağa geldi.
Füsun Hanım!
Asiye!
Kendi evimizde ava mı çıkalım Asiye?
Kendi çatımız altında kuş mu kovalayalım?
Ne dersin?
Kimseye güvenemeyecek miyiz?
Cevap ver!
Sen bizim Mahfuz ile yollarımızın...
...ayrıldığını bilmiyor musun?
Biliyorum Füsun Hanım, biliyorum.
Ha biliyorsun.
Buna rağmen diyorsun yani.
İyi.
Ben sana ne yapayım?
Siz nasıl bilirseniz Füsun Hanım.
Yediği kapa pisleyenlere...
...bizden düşmanımıza haber uçuranlara...
...böyle bir ceza verilir hep.
Benim bildiğim bu.
Bir daha olmayacak söz veriyorum bir daha olmayacak.
Şu kaynar suya bir elini sok bakalım Asiye.
Hayır.
He.
Yapmayın.
Yapmayın Füsun Hanım.
Lütfen vallahi billahi bir daha olmayacak.
Söz veriyorum bir daha olmayacak.
Söz mü?
Söz.
Gerçek.
Gerçekten.
İyi.
Güzel.
(Bağırıyor)
Böyle ajanlara ben böyle bir şey yapıyorum.
Hani sende sağa sola laf yetiştirirsen...
...haberin olsun yani.
Tövbe hanımım.
Ben öyle şey eder miyim.
Etmezsin değil mi?
Yok etmem.
İyi.
Ya saçını da bir kes yahu.
Emrin olur hanımım.
Asiye bacım.
Dokunma dokunma!
Azize teyzeciğim.
Hiç değişmemişsiniz.
Ama sen çok değişmişsin.
Büyümüşsün, güzel bir genç kız olmuşsun.
Doktor oldun he?
Oldum.
Sen bana annen doğumda öldü demiştin.
Bende sana doktor olacağım demiştim.
Oldum.
Dilşah annemi sen dışarı çıkmaya nasıl ikna ettin?
Çok iyi gördüm onu.
Azize teyze!
Azize teyze, iyi misin?
İyi misiniz?
İyiyim, iyiyim yavrum.
İyiyim.
Bir şey ister misiniz?
Yok.
Yok çocuğum.
Her ne yaşanırsa yaşansın.
Senin canına kast eden her kimse.
Ondan hesabını sormak benim hakkımdır.
Sen, sen sakın ha.
Tek başına bir şey yapamayacaksın.
Oğlum anladın mı beni?
He?
Ben.
Amca, Miran.
Ne yaptınız Miran?
Buldun mu şoförü?
Bulduk.
Eee, konuşturdun mu?
İzin vermediler.
Nasıl izin?
Kim izin vermedi?
Adam tam konuşacakken.
Kurşun geldi.
Gözümüzün önünde vurdular.
Ne diyorsun sen?
Bak amcam haklıymış yani.
Ya size bir şey olsaydı.
Kim vurdu gördün mü?
Gördüm.
Kim, nasıl biri neye benziyor?
Miran?
Tanıdık mı?
Tanıdık.
Kim söyle?
Ya söyle de dostumuz düşmanımız kim bilelim.
Gidelim hesabını soralım.
(Telefon çalıyor)
Alo!
Gönül.
Azat!
Reyhan geldi konağa.
Tozu dumana kattı gitti.
Alo.
Miran.
Miran.
Azat, oradamısın?
Miran!
Azat!
(Füsundu deme)
(O tatlıyı şirketten göndermediler)
(Füsun benim bebeğimi öldürdü)
(Miran kaza yapmadı)
(Füsun onu bizden almaya kalktı değil mi)
(İntikamından vazgeç diyorsun)
(Olur)
(Yaparım)
(Ama nasıl yaparım biliyor musun)
(Azize benden aldığını geri verirse)
(Yaparım niye yapmayayım)
(Kızını istiyor)
(Telefon çalıyor)
Alo Reyhan!
Neredesin sen?
Taşlı tepedeyim.
Reyhan!
Ağlıyor musun sen?
Alo Reyhan!
Reyhanın bebeğini öldürmeye kalkmış.
Miranı da öldürmeye kalkmış.
Beni de öldürecek.
Yaşatmayacak.
Barındırmayacak buralarda yok olup gideceğim.
Bacım.
Sen niye odanı değiştirdin?
Bastonlu bacım bizim öldürecek.
Asiye bacımın ellerini...
...demek casusluk ediyorsun...
...demek hainlik ediyorsun diye diye...
...kaynar suya soktu.
Yaktı kadını yaktı.
Ya kıvırcık bacıma yaptıkları.
Sonra gergin ağamın kazası.
Lanet olsun bu konağa geldiğim güne!
Çık dışarı git buradan çık!
Bende onu diyorum, bende onu diyorum.
Gidelim buradan.
Yalvarırım ara Handan Hanımı...
...geldin alsın bizi.
Bak senin halinde nicedir.
Bu bizi öldürecek, öldürecek!
Öldürecek diyorum.
Sus artık!
Sus!
Git, her şey benim yüzümden oldu!
Anladın mı benim yüzümden git!
Hadi kızım, uyu biraz.
Yaren!
Anne yardım et.
Kurtar beni ne olur yardım et.
Yaren, ne oldu kızım bir şey mi oldu?
Birisine bir şey mi dedin!
Füsuna bir şey mi dedin!
Beni öldürecek, hepimizi öldürecek anne!
Kızım dur, dur bak ben geliyorum.
Şimdi seni oraya almaya.
Sakın kimseye bir şey söyleme!
Odandan da çıkma tamam mı kızım.
Reyhanın bebeğini öldürmüş.
Mirana kaza yaptırmış.
Anne, hepimizi öldürecek.
O beni öldürmezse de zaten.
Ben bu halde dayanamayacağım ve öleceğim!
Yaşayamıyorum artık anladın mı!
Her yerde Harun'u görüyorum.
Gözümü ne zaman kapatsam Harun'u görüyorum.
Delireceğim, ne olur yardım edin!
Yaren, Yaren!
Sus ne bağırıyorsun ya?
Sokak sesinle inliyor ha.
Yaren, ne yapmış? Yoksa bir şey mi söylemiş?
Cihan, Füsun Miran'ı öldürmeye kalkmış.
Kaza değilmiş.
Suçu Azizenin üstüne attın da iyi mi oldu!
Ne yapaydım yani?
Olanı biteni anlatacaktım da...
Melike!
...Füsunu bize düşman mı edecektim.
Miran'ı gözden çıkaran benim evladıma neler etmez düşündün mü?
He düşündüm.
O yüzden bu haldeyiz Handan.
Kızımızı korumak için.
Ya hem sen beni ne ile suçluyorsun?
Ben anlamadım.
Daha iyi bir fikri vardıysa söyleseydin.
Bak, ben zaten nefes alamıyorum.
Abim ile kızım arasına sıkışmışım.
Benim üstüme gelme.
Ha Melike.
Ben kızımı almaya gidiyorum.
Melike Hüma'ya bak.
Haydi.
Geç kızım işte, çabuk geç.
Kuzum, kız maşallah.
Gitti mi anne.
Ayşe!
Bunu nasıl yaparsın ha?
El kadar bebeği annesinden nasıl ayırırsın!
Tamam, Hazar'ı kaybettin.
Azize oldun anladım.
Ama başka bir anneyi, aynı acı ile nasıl yakarsın!
Yahu bana kinin vardı tamam.
Miran, düşmanının kanıydı.
Anladım.
Füsundan ne istedin ha?
El kadar bebeden ne istedin?
İşlediğin onca günah.
Yaktığın onca can varken.
Yanında gene de durdum.
Çünkü Ayşe'nin bende hatırı vardı.
Hakkı vardı.
Ama...
Azizenin günahlarını savunacak gücüm yok!
Nasuh!
Senin, evlatlarımı...
...torunlarımı koruyabilmek için.
Füsunun karşısına nasıl çıkarım?
Bir anneye nasıl söz söylerim ben he?
Ayşe hadi sen de bana.
Ben şimdi ne yapayım ha?
Ne söyleyeyim?
Sende mi benden yüz çeviriyorsun Nasuh?
İşlediğin bir günahı...
...başka bir günah ile niye örtmek istiyorsun niye?
Madem yaptın niye sustun şimdiye kadar?
Madem sustun şimdi başka bir anneyi...
..aynı acı ile niye yakıyorsun?
Çünkü Miran'ı öldürecekti elimde başka koz yoktu!
Kızını almadan bu savaşı bitirmeyecek.
Üç saat mühlet verdi bana.
Bak, Ayşe olmak istiyorsan git ol.
İşlediğin günahların bedelini ödemek için.
Füsuna kızını geri ver.
Yapamam.
Yapamam.
Yapacaksın!
Yapacaksın bunu!
Evlatlarımı torunlarımı korumak için...
...bunu yapacaksın!
Füsuna kızını geri vereceksin.
Bu düşmanlığı bitireceksin Ayşe!
Bunu yapacaksın!
(Telefon çalıyor)
Saate bakıyordum.
İki saat on beş dakikan var.
Kızımı bana verecek misin?
Yoksa çocukların için mezar mı kazacaksın Azize?
Azize olsaydı sana çoktan bir mezar kazmıştı.
Hak etmedin değil Füsun.
Ama yapmayacağım.
Onun için sana kızını vereceğim.
Ver o zaman.
Akşam ezanından sonra göndereceğim adrese gel.
Kızını göndereceğim sana.
Bak, eğer bir oyun edersen.
Eğer edersen.
Kuran ağır olur.
Bu sefer ağır olur.
Neden buradasın?
Bilmiyorum.
Peki Füsuna neden gittiğini biliyor musun?
Reyhan.
Senin benden gizlediğin bir şey mi var?
Senin?
Senin sakladığın ne var Miran?
Hiç bir şey yapmayacağım dedin.
O kamyoncunun peşine düştün.
Çünkü.
Biri bize zarar vermek istedi.
Ve benim bunun kim olduğunu bulmam lazımdı Reyhan.
Bulabildin mi?
Söyle.
Yine bana sözümü tutmadığım için kızacaksan.
Aynı şey değil.
Ailemiz söz konusu olduğu yerde.
Eğer biri bana, bize...
...zarar vermek istiyorsa.
Buyurun buradayım dememi beklemiyorsun deme.
Sen Füsunu neden suçladın?
Ben sadece gerçeği öğrenmek istedim.
Neyi öğrenecektin ki Reyhan?
Füsunun benimle ne gibi husumeti olabilir ki?
Azizenin sırlarını açık etmedi mi?
Yıllar sonra ailemi bana o kadın vermedi mi?
Bunca şeyden sonra beni niye öldürmek istesin ki?
Neden Reyhan neden?
Tamam, tamam.
Tamam konuşmayalım.
Artık konuşma sende.
Bırakalım bütün bunları.
Evimize dönelim.
Yuvamıza dönelim tamam mı?
Yine aynı şey oluyor işte.
Tam biz her şeyi topladık.
Yoluna girdi derken.
Yine her şey darmadağın oluyor!
Her şey dağılıyor işte!
Dağılmıyor hiç bir şey, neden dağılsın?
Ne değişti ki?
Ben aynı Miranım.
Sen aynı Reyhansın.
Biz bir yola çıktık.
Ve bizim yolumuz aynı.
Ben.
Sen.
Sen dedin ya.
Bu intikam ateşini yıllarca...
...bu topraklara gömülü sırlar yaktı diyen.
Bu yüzden insanlar öldü diyen.
Biz...
...bu yüzden...
...sevdiklerimizi kaybettik diyen sendin.
Bizde bu sırlar yüzünden yandık.
O yüzden aynısını yapmayalım.
Bizde onlar gibi olmayalım diyen sendin.
Şimdi ne değişti?
Söyle bana.
Sen bir şey mi saklıyorsun benden?
Seni ben affettiremem.
Yapamam.
Babam seni affetmeyecek olsa da.
Bunu ona siz söylemelisiniz.
Benden nefret ediyor nasıl diyeyim!
Anlamıyor musunuz?
Başımıza ne geldi ise...
...siz gerçekleri sakladınız diye geldi.
Sözünde dur Azize.
Sözünde dur.
Yoksa senin gibi bir cehennem zebanisi bile...
...nasıl bir cehenneme düştüğüne şaşırır.
Füsun Hanım!
Bendim.
Harun'u ben öldürdüm!
Oğlunu ben öldürdüm!
Katil benim!
Bendim!
Ben öldürdüm!
Ben öldürdüm!
Kızım, topla kendini!
Abuk sabuk konuşup benim asabımı bozma.
Tamam mı?
Bu yaşta dul kaldın.
Çok acı çekiyorsun.
Ama bana bak.
Ha?
Benim kadar acı çekebilir misin?
Ciğerim kor gibi yanıyor.
Tek damla gözyaşı dökmedim.
Neden?
Düşmanlarımı güldürmemek için.
Sende öyle olacaksın.
Benim gelinime böylesi yakışır.
Neden anlamıyorsun!
Ben öldürdüm Harun'u ben!
Katil benim!
Dayanamıyorum artık!
Anlasana yetti, cezam ne ise kes!
Ben öldürdüm ben!
Yaren!
Dayanamıyorum ne olur!
Dur kızım dur!
Ne saçmalıyorsun!
Ne diyorsun Yaren?
Saçmalıyorsun.
O ne konuştuğunu biliyor mu Cihan.
Yaren, kızım sen acıdan aklını mı yitirdin?
Bak babanı da beni de çok üzüyorsun kızım.
Bak yapma böyle.
Aklımı yitirmedim ben!
Ben öldürdüm diyorum Harun'u ben!
Yaren, bir doktoramı götürsek biz bunu?
Yok ben doktor ile konuştum.
Bu kullandığı ilaçlardanmış.
Böyle hayaller görüyormuş.
Yapmadığı şeyleri konuşuyormuş.
Füsun Hanım.
Biz, Yaren'i alıp biraz bize götürelim.
Bu yarım aklı ile size de yük olmasın.
Benim içime hiç sinmiyor.
Ben bakayım kızıma.
Yaren'in yeri burasıdır.
Oğlumun yadigarıdır.
Ne icap ediliyorsa her türlü burada bakılır.
Anasın tabi.
Böyle bir durumda için el vermiyor değil mi?
Al götür.
Haydi Handan haydi.
Dayanamıyorum ben artık.
Ne olur bu yük bana fazla.
Ben seni iyileştireceğim.
Kızım ben seni iyileştireceğim.
Gel hazırlanalım gel kızım gel.
İyi olacaksın.
Adamımı vurman hiç hoşuma gitmedi Cihan bilesin.
Bak, ben iş güzarlığı sevmem.
Ayağını denk al.
Bundan sonra hiç bir işime...
...burnunu sokma Cihan Şadoğlu.
Tamam mı?
İş birliği ettik.
Ama bu ortak olduğumuz...
...eşit olduğumuz...
...manasına gelmez.
Anladın mı?
Anladın.
Geçmiş olsun.
Teşekkür ederim.
Ne oldu?
Füsun.
Kaynar suyla yakmış kadıncağızın elini.
Ne?
Reyhan, o kadın çok tehlikeli biri.
Ve bundan sonra senin peşini bırakmayacak.
Benim her şeyden haberim var.
Bugün Füsun'a gittiğinden.
Ona meydan okuduğundan.
Her şeyden haberim var.
Asiye anlattı.
Buraya niye geldiğini söylemedin?
Reyhan, benim seni korumam lazım.
Bu yaşıma kadar!
Sen beni baban olarak görmüyorsun.
Biliyorum.
Çok haklısın.
Ama benim kızımı korumak görevim.
Nasıl koruyacaksın ki sen beni?
Şu hayatta kızımı emanet edebileceğim tek kişi Asiye.
Onu yanına al.
Seni, çocuğunu, aileni.
Hayatı pahasına koruyacağından emin ol.
Sizin canınız benim için her şeyden daha kıymetli.
Yanında olmasam da.
Ömrüm yettiğince...
...elim hep üstünüzde olacak.
Bunu unutma kızım.
Kumaşçılar çarsında ilk karşılaştığımız günü hatırlıyor musun?
Unutur muyum.
Eşkıya gibi önümü kesmiştin.
Gözlerimin içine baktım.
Dinledin, dinledin.
Dinledin.
Sonra sana güvenmiyorum deyip gittin.
Üzüldüm ama.
Dedim nasıl kazanılır bu güven?
Ne yapmak gerekir?
Nedir?
Kazanması en zor...
...kaybetmesi en kolay şey dediler.
Haklılarmış.
Haklılardı.
Ben de dedim ki.
Miran, Reyhanın güvenini kazanmak için...
...çok zor bir şey yapmalısın.
Ne yapmam gerektiğini de sen söyledin.
Ben de yaptım.
Göğe salıncak kurdun.
Reyhan.
Ben bugün bir kez daha anladım ki.
Senin güvenini kazanmaya çalışırken.
Aslında senden...
...güvenmeyi de öğrenmişim.
O gece için senden çok özür dilerim.
Ama şunu bilmeni istiyorum ki.
Ne olursa olsun.
Ne olursa olsun.
Benim sana güvenim sonsuz.
Bu aramızda kaybedilmesi o kadar kolay bir duygu değil.
(Ben istemez miyim)
(Her şeyi paylaştığımız gibi bunu da paylaşalım)
(Ama ne yapıyorsam, senin için)
(Senin daha az üzülmen için)
(Gerçekleri babaannenden duyman gerek)
(Açtığı yaraları elleriyle kapaması gerek)
Sen de ne olursa olsun.
Bana güven tamam mı?
Şüphe etme.
Etmem.
Ama verdiğin sözü de tutacaksın Miran.
(Tutamayacağım Reyhan)
(Tutamayacağım, çünkü kim olduğunu buldum)
(Nasıl derim ki sana)
(Diyemem)
(Canını yakan onca şey varken)
(Birde bununla yanmana izin veremem)
Eğer bir gün olurda.
Sana verdiğim sözü tutamazsam.
Bil ki.
Daha kötü bir şeyi engellemek içindir.
Başka bir şey düşünme.
Anlaştık mı?
Anlaştık.
Peki beni seviyor musun?
Hem de çok.
Ben de seni.
Anneciğim.
Yavrum.
Azra.
Ne oldu anlatmadın hiç bir şey.
Ne dedi Azize Hanım?
Hiç, öyle konuştuk.
Kızım, ne oldu niye boşaltmadın valizini?
Gitmeyeceksin değil mi annem?
Beni yalnız bırakmayacaksın değil mi?
(Telefon çalıyor)
Telefon.
Azize teyze!
Seni bir saat sonra almaya geliyorum kızım.
Konuşacaklarımız var.
Tamam, peki.
Ne oldu, ne diyor Azize Hanım.
Bir saat sonra almaya gelecekmiş.
Konuşacakları varmış.
Daha yeni görüştük ne anlatacak ki?
(Yine kızımı elimden alacaksın)
(Müsaade etmeyeceğim)
(Edemem)
Yaren, başın sağ olsun.
Sağ olasın Melike, dostlar sağ olsun.
Kızım bak, Melike senin en sevdiğin yemeklerden yapmış.
Hadi bir lokma ye kuzum.
Bak bir yerde düşeceksin bayılacaksın.
Çok korkuyorum.
Hadi kızım.
Kızım.
Canın başka bir şey istiyorsa söyle yaptırtalım.
Hadi kızım ye biraz.
Boğazından bir şey girsin.
Yaren!
Sen iyice zıvanadan çıktın artık ha!
Abla ben hemen hallederim.
Eltim, tamam tamam.
Tamam, gitmeyin üstüne.
Canı ne zaman istiyorsa o zaman yer.
Değil mi Yaren?
Cihandan haber var mı?
Yemeğe gelmedi.
Yetişememiştir baba.
Gelirdi yoksa.
(Telefon çalıyor)
Arıyor bak.
Alo.
Tamam.
Müsaadenizle benim çıkmam gerekiyor.
Size afiyet olsun.
(Telefon çalıyor)
Ne oluyor lan ne oluyor!
Siz kimin köpeğisiniz oğlum?
Geri basın lan!
Sakın!
Sakın Cihan ağa, şakamız yok!
(Telefon çalıyor)
Ne diye arıyorsun sen beni?
Kapıdayım Reyhan.
Aç konuşalım.
Sen utanmadan birde benim evime mi geliyorsun?
Git buradan Azize Hanım.
Söyleyeceklerim var.
Hiç biri benim umurumda değil, anladın mı?
Beni bir daha arama.
Füsuna kızını vereceğim.
Doğrumu diyorsun?
Verecek misin kızını gerçekten?
Vereceğim.
Mahmut kapıdakileri oyalıyor.
Onlar fark etmeden aç kapıyı konuşalım.
Siz kimin köpeğisiniz oğlum?
Ha?
Bak kim olduğumu biliyorsunuz.
Bunu affetmeyeceğimi de bilin.
Akıllı olun.
Kim lan sizin sahibiniz?
Sahibiniz kim, kim yeminizi veriyor sizin?
Patronunuz çıksın karşıma patronunuz.
Duyuyor musunuz beni?
Dilşah!
Beni affet Dilşah.
Seni affetmek mi?
Neden?
Sen beni bir ömür boyunca ağlatmışken.
Neden?
Neden geldin, ne istiyorsun?
Azra.
Ne olmuş kızıma?
O Füsunun kızı.
Yalan.
Değil.
Ben onu sana verdiğimde el kadardı.
Sen onu büyüttün.
Ona baktın.
Miranın hasreti ile kavrulurken.
Onunla avundun.
Ama o.
O benim kızım.
O benim kızım anlıyor musun, benim.
Ben çok pişmanım.
Ona gerçeği söylemeye mecburum Dilşah.
Ben çok günah işledim.
Çok can yaktım.
Çok ah aldım.
Ama artık can yanmasın istiyorum.
Ona söylemeye mecburum Dilşah.
Onu benden alamayacaksın.
Asla alamayacaksın.
Patron benim.
Şimdi gelelim asıl mevzuya.
Söyle bakalım Cihan efendi.
Benim ile alıp veremediğin ne?
Sen beni neden öldürmek istiyorsun?
Dikkat et!
Miran!
Miran!
Hastaneye götürmemiz lazım oğlum!
Babamın kardeşidir dedim.
Affettim.
Dedemin evladıdır dedim.
Sineye çektim.
Amca dır.
İllaki insafa gelir dedim.
Ama yok.
Senin insafa geleceğin filan yok.
Sen neden beni sürekli sırtımdan hançerliyorsun?
Senin benimle alıp vermediğin ne?
Şimdi bana tek bir sebep söyle.
Seni şuracıkta öldürmem için...
..kafanı uçurmamam için.
Tek bir sebep söyle.
Vur.
Çek tetiği vur.
Haydi.
Korkuyorsan ben yaparım Aslanım.
Arkandan dönen dolabın haddi hesabı yok.
Sen gelmiş benden hesap soruyorsun öyle mi?
Git karına sor.
Öğren bakalım senden neler saklıyormuş.
Dilşah.
Sen.
Sen çok zalim bir kadınsın Azize.
Ben pişmanım.
Çok pişmanım.
Benden daha ne istiyorsun Azize.
Benim gençliğimi çaldın sen.
Benim ömrümü çaldın sen.
Sevdiğim adamı aldın.
Hayallerimi aldın.
Evladımı aldın sen benim.
Evladımı aldın!
Şimdi.
Şimdide benim kızımı mı almaya çalışıyorsun?
He?
Dilşah.
Ben mecburum.
Ne yaparsan yap, ne söylersen söyle ben...
...ben gerçekleri söylemeye mecburum Dilşah.
Kızımı almana asla izin vermeyeceğim.
Onu benden asla alamayacaksın!
Mecburum.
Asla!
Asla!
(Jenerik müzik)
(Jenerik müzik)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.