All language subtitles for hep_yek2.tur

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian Download
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Downloaded from YTS.MX

Official YIFY movies site: YTS.MX

[su sesi]

[makara sesi]

[memnun nida]

[iç çeker]

Bir de bu saatte balık tutulmaz diyordun, Sıtkı...

[memnun nida]

[boğulma nidaları ve bağırışlar]

Vakti zamanında...

...sizin gibi götü başı oynayan iki tane kara balık varmış.

Bu iki kendini bilmez kara balık

yaşadıkları çöplüğü beğenmez olmuşlar ve biz...

...okyanusa gideceğiz demişler.

Babaları söylemiş:

Yapmayın demiş, gitmeyin demiş, kurda kuşa yem olursunuz,

yaban ellerde ... sizi demiş ama dinletememiş.

Neyse bizim bu iki kara balık, önce bir gölede gitmişler.

Orada prensesi öpünce prens olabileceğini sanan

bir kurbağayla karşılaşmışlar. Hıh.

Ama o kurbağa hikayeden çıktı bile. Oraya sonra gelirim.

Bu bizim iki çapsız kara balık

okyanusa varmasına varmışlar ama

daha derin sulara açılamadan...

Hop!

Hemen bir kepçeli kuşa yem olmuşlar.

[güler]

Hikayedeki kepçeli kuş ben oluyorum.

Abi kan beynime gittiği için ben o kurbağadan sonrasını anlamadım.

Lan sizin dalağınızı... ha!

Abi şimdi çok iyi anladım çok net bir şekilde.

[öfkeli nida]

Açın kulağınızı iyi dinleyin o zaman:

İkinize de yaşamanız için son bir şans veriyorum.

Yukarıda Şahin denen kurbağanın cesedi duruyor.

Abi... Ben ona dedim.

"Bak başkasının karısına kızına bakmayalım," dedim.

"Bizi ...," dedim, dinletemedim.

[Gürkan] Öyle demedim mi Altan, bir şey söyle.

Allah senin belanı versin Gürkan!

Altan bela okuma bak, işlerimiz ters gidiyor!

[öfkeyle bağırır]

Boşboğazı cehenneme atmışlar, odunum yaş demiş!

-Abi vurma! -Abi ben yüzümle para kazanıyorum!

İyi ya!

Bundan sonra ... yapar, bedeninle kazanırsın.

[Cevat güler]

Şimdi. Şahin'in cesedini alıyorsunuz ve ortadan kaybediyorsunuz.

Kaybettiniz, kaybettiniz, kaybedemediniz...

...ben gelirim, üçünüzü birden kaybetmesini bilirim.

Dedim ya, son şansınız!

-Söz! Adamınız abi. -Köpeğiniz abi!

[Cevat nefesler]

Altan, şimdi Cevat abimiz bize görev verdi ya?

-Hı? -Biz mafya mı olduk birader?

[Altan tükürür]

Annen, Altan.

Ulan bir mutlu günümüz olmadı seninle be.

Biz şimdi bu cesedi neremize sokacağız Gürkan?

Hadi bakayım yakışıklı kardeşim, tut bakayım şunun ucundan.

Ne oldu?

Bakma hadi mal mal tut şunun ucundan, salıverelim aşağıya.

Birader?

Oğlum sonra şey olmasın?

Ya Altan bizim şeyimiz mi?

-Hadi bakayım... Bir, iki, üç... Kaldır! -Hadi!

Sen şu kardeşine güven ya. Sen şu kar--

Ben sana ne zaman bir şey dedim de olmadı? Ha?

-Hadi bakayım... -[birlikte] Bir, iki, üç!

[suya düşme sesi]

[iç çeker]

Ee, birader bunun batması gerekmiyor muydu?

[nefesler]

Altan'cım, galiba küçük bir hesaplama hatası yaptık.

[Gürkan] Ağırlık bağlamayı unuttuk.

-Birader belki yüze yüze kaybolur be. -Tabii canım.

Ama zaten yani buranın balıkları açtır biliyor musun Altan'cım?

Babasını bile yerler yani.

E kaçalım o zaman hadi.

-Öyle mi diyorsun? -Ne yapacağız?

Kızım...

Seni yaban ellerde nasıl yaktılar?

O pis elleriyle sana nasıl kıydılar?

[benzin dökme sesi]

Kızımı yakma, beni yak!

[pis pis güler]

Merak etme kızım...

Radyatörünün yağı yerde kalmayacak.

Sana kıyanlara...

...ben de kıyacağım.

Önce o iki hayvan eti yemişten başlayacağım,

sonra sıra sana da gelecek Cevat Bakır.

Bugün balıkçılar tarafından bulunan ceset

polis ekiplerini harekete geçirdi.

Olay yerine gelen ekiplerin yaptığı ilk incelemelerde

[TV] kurbanın başından vurularak öldürüldüğü anlaşıldı.

Sabah saatlerinde Büyükçekmece Gölü'ne bırakılan...

Selâmün aleyküm, hayırlı vazifeler.

İzmir’e giden ilk otobüse iki kişilik bilet bakıyorduk da...

-Bakalım. -Mümkünse bayan yanı.

[TV] Polis ekipleri olay yerine intikal etti.

Koca yol iki sap nasıl gidilir Altan değil mi?

[TV] Şahin Arslan'a ait olduğu tespit edildi.

Birader hani buranın balıkları çok açtı? Hı?

[TV] Maktulün cesedi otopsi için Büyükçekmece hastanesine götürülüyor.

Olayın bir mafya içi hesaplaşma olup olmadığı...

Ekolojiyi çok bozdular Altan.

Hı hı. Evet.

Allahsızlar ya! Adamı öldürüp göle atmışlar!

[TV'den ses]

Hiç kafa yok bunlarda ha.

Her gün bin tane insanın gittiği yere ceset mi atılır?

Bak! Atılmaz değil mi abi, atılmaz!

Atılmaz değil mi abi!

Allah’ını seversen sen olsan ne yapardın, biraderim?

Her şeyi biliyorsunuz da öyle.

Mesela, bir tane inşaatın temeline betonla gömerdim.

Vallahi ben olsam asit kuyusuna atardım.

Kış olsa ormana atardım, yaban domuzlarına yedirirdim.

Kemiklerini bile yiyor, ciğeri yanasıcalar.

Vay arkadaş. Herkes de manyak çıktı ha.

Teyze sen kocayı kesip dolaba koymuşsundur çoktan.

Ufak ufak da akşamları oğlana yediriyorsundur ha.

Tövbe tövbe.

-Saat 11.30' a yerimiz var efendim. -[kapı sesi]

[Cevat nefesler]

[öfkeyle] Sıtkı!

[bağırır] Sıtkı neredesin?

Bu iki ... alçıya bulayıp heykellerini dikeceğim!

Niye?

Çünkü... bu dünyada Cevat Bakır'a iki kere yamuk yapanın heykeli dikilir.

Bana Manyak Kerim'i bul!

Dikeceğim!

Dikeceğim!

Kerim?

Diyorum ki acaba hafta sonu bir yerlere mi gitsek?

Ne zamandır işlerinden fırsat bulup bir tatil yapamadık değil mi?

Artık ne işin varsa...

Olur karıcığım.

[telefon çalar]

Efendim?

[Aslı] Kerim! Biz kaç kere konuştuk, sofrada telefonla konuşmayacağız diye.

-Hayatım iş için arıyorlar. -Çocuğa kötü örnek oluyorsun!

Anne. Babam sofrada telefonla konuşabildiğine göre

ben de Pokemon toplayabilirim, değil mi?

Bak gördün mü Kerim? Gördün mü?

[Kerim] Ne alakası var, Aslı?

Annem haklı baba sen bana kötü örnek oluyorsun.

-[Aslı] Sen sus Ruhi! -[Ruhi] Ama anne!

Alo seni dinliyorum.

Manyak. Senin için bir işim var.

Senden bulmanı istediğim iki kişi var.

Gömemeyip kaybettikleri bir ceset var.

Cesedi gömdükten sonra onları da ben mi gömeyim?

Hayır!

Paketle eve getir!

O ikisini evde yiyeceğim!

Peki istediğin gibi olsun.

Ha Manyak, tanıdığım çok iyi bir avukat var

bir git konuş istersen.

Yanındaki karıyı ya boşa...

...ya da git bir yerde kafasına sık.

Anlamadım, gelirken beş torba da alçı mı alayım?

[gülüp burun çeker]

Ben sizinle gelemeyeceğim hayatım.

[Aslı güler]

Biliyordum zaten hiç şaşırmadım, hiç şaşırmadım.

Ne zaman bir plan yapsak hemen bir işin çıkar. Pes.

-Hayatım işi bitirince size katılırım. -Tabii tabii hep öyle olur zaten.

[mesaj sesi]

[güler]

Ne oldu Kerim niye gülüyorsun, niye gülüyorsun Kerim?

Ne oldu? Mesaj mı geldi, kimden geldi?

Hepi topu iki.

Villa... Kolaymış.

Yarına işleri bitirip yanınıza gelirim.

Anne, bence babam yalan söylüyor.

[Aslı] Sen büyüklerin işine karışma Ruhi!

Gördün mü, çocuk bile anladı, çocuk bile anladı Kerim.

Suç bende tabii niye sana soruyorum ki

al çocuğu git kendi başına tatile. Değil mi? Al başını git. Ama işte...

Yani Kerim nasıl olsa işi bitince katılır bize. Biterse tabii...

İşleri hiç bitmiyor, değil mi? [güler]

O beş torba alçı mıdır nedir, onu da duymadım sanma...

...artık neyin şifresiyse o.

[mesaj sesi]

[ambulans sesi]

Acil kanamalı hasta var! Kaçılın! Açıl! Kaçıl, kaç oradan!

-Acil! Kanıyor! Beyni patladı beyni! -[inleme]

[Altan] Gürkan, birader planı yaptık ama sonra şey olmasın bak.

[Gürkan] Yok biraderim, sen kardeşine güven.

Çok güzel şey oldu. Tabii tabii. Kanamalı, beyni patladı!

Kaçılın! Şu asansöre vardık mı tamamdır, biraderim!

-Hadi bakalım! -Hemen otopsiye.

-Beyin kanaması! Kanamalı. Beyni kanıyor! -Bir dakika, bir dakika!

-Beyin kanaması geçiren hasta bu mu? -Bu doktor bey...

Öyle bir kanadı, şarıl şarıl. Bak! Buradan bu şekil böyle aktı.

Peçeteyle falan topladık, temizledik çöp poşetine koyduk o da yanımızda.

Şimdi otopsiye...

Ya bizim haberimiz oldu ama bu kadar çabuk beklemiyorduk biz.

Ben arabayı biraz hızlı kullandım da amirim.

Tamam hallederiz. Şimdi ameliyathaneyi hazırlayın...

Testereyi de hazırlayın. Kafatasını bir açalım.

-Neyin kafasını açacaksınız? -Senin kafanı açacağız.

Yok iyiyim ben iyiyim. İyiyim. Vallahi bir şeyim yok.

Azıcık burnum kanadı.

Tabii tabii evladım. İyi olacaksın merak etme.

Evladını ... ama, iyiyim ben diyorum.

Zaten arabayı çalışır vaziyette bıraktım.

Bak ambulansın girişine bıraktım.

-Götürün şunu! Götürün şunu! -Yok yok...

Ambulans yolunu kapattım.

[Altan] Gerçekten iyiyim ben.

Senin yapacağın planı ... ben Gürkan!

[Altan bağırır]

[Altan] Bırakın lan!

-Hayırlı vazifeler. -Teşekkürler.

Bu otopsi ne taraftaydı?

Sağdaki merdivenlerden eksi bire inin, hemen solda.

Siz şu bir sustaki kız mısınız? Hani böyle yapıyor ya.

Buyurun beyefendi.

Gülen yüzünüz solmasın.

[bip sesleri]

Abi, vallahi benim bir şeyim yok ha.

Gerçekten benim bir şeyim yok. Bana bir şey yapmayın abi.

İlla ne bileyim bir şey yapmak istiyorsanız bana bir kas gevşetici yapın

ya da ne bileyim dişimi çekin abi, tırnağımı sökün.

Ama kafamı açmayın.

-[testere sesi] -[Altan bağırır]

Abi ne olur bana bir şey yapmayın abi!

İki gram aklım var onu da kaybederim sonra böyle meczup gibi kalırım abi.

Gürkan senin Allah belanı versin Gürkan.

Narkoz.

[Altan ağlamaklı] Vermeyin bana narkoz ne olur!

Allah'ım açmayın kafamı!

[iç çeker]

Doktor abi sen yetkili bir abiye benziyorsun bak. Yapmayın ne olur.

[dövüş sesleri ve bağırışlar]

Ne oluyor lan?

[dövüş sesleri]

Doktor abi?

[makine sesleri]

[çıkartma sesi]

[fısıltıyla] Şahin abi?

Oo...

Ölün dirinden daha belalıymış, vallahi bak.

Ölüm sana hiç yakışmamış.

Hadi bakayım gidiyoruz.

Bismillah...

Hadi sen de biraz yardımcı ol.

Kimsin lan sen? Ne işin var burada?

Aa! Doktor bey ben de sizi bekliyordum.

Şimdi bir karışıklık olmuş. Şöyle bir karışıklık.

Ee... Normalde bizim o arkadaş ölmedi.

Yani öldü, ben bunu getirdim ama...

Yanlış adamı getirdim, şimdi bunun ailesi mezarlıkta...

Ben öbür adamı getireceğim, bunu da götürüp gömeceğim inşallah.

Oğlum sen ne saçmalıyorsun lan?

Ben mi saçmalıyorum Allah'ını seversen yani şimdi

sizin yaptığınız da burada iş mi sanki? Allah'ını seversen!

Şahin abicim gel!

Kusura bakma Şahin abicim bir yanlışlık oldu.

Zaten şimdi siz burada ne yapıyorsunuz, adamı getiriyorsunuz.

Adam hayatı boyunca oruç tutmuş, zekat vermiş, namaz kılmış.

Tam cennete gidecek... Hop, ne oldu? Ne oluyor?

Nerede? Hastanede kaldı. E tabii böyle iş olmaz. Değil mi yani abi?

Ben seni şimdi buradan bir alayım.

Ananı!

Senin!

Aa, Altan alnına ne oldu?

Senin yapacağın işe sokayım ben Gürkan. Kafamı açıyorlardı az daha.

Doktor nerede?

Ne doktoru oğlum? Kafan mı güzel, bir şey mi içtin sen burada?

Şimdi Altan'cım şöyle bir şey oldu planda, bir yanlışlık kusura bakma.

-Çok uğraştım senin için, doktora çıktım. -Ha?

Haftaya çarşamba altı gibi gelsin aç karnına, MRI'a alacağım dedi.

Siktir lan!

-Hadi tut da çıkalım artık şuradan. -Çıkalım kardeşim.

[Gürkan] Koş.

Koş.

Yavaş!

[ambulans çalışır]

[siren sesleri]

[siren sesleri]

Altan var ya hep bunlardan kullanmak istemişimdir birader.

[kadın telsiz] Tüm araçların dikkatine! İkinci köprüde intihar vakası.

Yakındaki araçların olay yerine intikali önemle rica olunur.

Bize ne kardeşim! Bizden mi sorulur? Atlasın lan bırakın milleti!

Atlamazsa bak ne olsun var ya.

Atla lan, atlayacaksan atla lan.

-Biz mi kurtaracağız lan seni? -[birlikte] Atla lan! Atla atla!

Bak biraderim ne diyor?

[birlikte] Atla! Atla! Atla!

Ayrıca biz buraların yabancısıyız. Bilmiyoruz oraları.

Ama konum atarsanız hanımefendiciğim gelip sizi alabiliriz.

Yüz metre sonra sağa... Ya da sola. Her şey olabilir yani.

[kadın] Lütfen ambulans kanalından çıkın.

[telsizle] Aa! Ambulansların efendisi burada! Buyurun!

[telsiz erkek] Gelin amına koyayım gelin! Şimdi konum atıyorum ben size.

Altan kapa, kapa! Kızın abisi geldi kapa!

Abi özür dileriz biz sizi bilmiyorduk.

[siren sesleri]

Bak şurası sapa gibi Altan. Ha?

Kardeşim ha sapa. Gir şunu halledelim be.

-[konuşmalar] -[siren sesi]

[Altan] Sapa, bak buradan dön.

[Gürkan] Bizim şeyimiz...

Haydi...

[Altan] Ee... Ne yapacağız?

Ne yapacağız mı var Altan?

-Alacağız Şahin abimizi yolun kenarına. -Ee?

Nasıl bilirdiniz? İyi bilirdik...

Hakkınızı helal ediyor musunuz? Helal ediyoruz.

E gömün amına koyayım. Tövbe tövbe.

Hadi bakalım.

[Altan] Kaç.

-[telefon sesi] -[sedye sesi]

[telefon sesi]

Neredesin şu an?

Ankara'ya 80 kilometre kaldı.

Ya? Az kalmış.

-Sen çıktın mı yola? -[Aslı] Hı hı.

Ne diyorum biliyor musun Kerim?

Acaba diyorum Ankara üzerinden seni alıp yolumuza öyle mi devam etsek?

Yok yok siz gidin.

Ben yarın sabah erkenden işi bitirip yanınıza gelirim.

Hatta birazdan işi bitirebilirim.

Ben seni birazdan ararım hayatım.

Alo?

Alo!

-[patinaj sesi] -[Ruhi korkar]

[patinaj sesi]

-Anne ne yapıyorsun? -Babanı almaya gidiyorum!

-E hani tatile gidecektik? -Sen anneanneye gidiyorsun Ruhi!

Oh ne güzel dünya!

Babam karılarla gezsin Ruhi anneannesinde sütlaç yesin.

[şaşkın nida]

-[öfkeli nida] -[gaz sesi]

Üff!

Ne oldu? Niye durdun be?

Birader insanın aklına bin türlü şey geliyor.

-Ne geliyor? - Şimdi bak, biz bunu gömeceğiz ya?

Bir tane köpek mesela bunun kokusunu alır da kazar kemikleri çıkartırsa

İnsanlar bunu görür de polise haber verirlerse...

Ee?

Sonra polis gelir ne bileyim bizim parmak izimizden,

retina testimizden, tırnaklarımızın arasındaki etten, yani DNA testinden

Olmadı ne bileyim cesedin üstüne benim saç kılım düşebilir,

kol kılım, ... kılım düşebilir.

Oradan bizi bulup tak diye enselemesinler birader.

Yok ebeninki Altan. Yürü Allah'ını seversen ya.

Birader öyle deme bak, her gün dizilerde neler izliyoruz.

Demezler mi sonra, Şahin'in adamları bunu öldürmüş, tık yerine geçecekler

hop bizi oradan tık enselediler.

Ya bir ... git Altan yürü Allah'ını seversen

sabahlara kadar saçma sapan şeyler izliyorsun,

sonra götünden uydurup uydurup oynuyon.

Hadi vesvese yapma besmele çekip yürü bakayım.

Bak şu ileride bir tane bir yer var.

[yorgun nefesler]

Lan!

Ne yapıyorsun!

Altan bu böyle olmayacak.

[Gürkan] Sen doğru diyorsun. Bizim başka bir çare bulmamız lazım.

Bak mesela şimdi düşünüyorum

aslında yani eğer bu iş bu kadar kolay olmuş olsaydı

Cevat abim bizim gibi profesyonellere vermezdi bu işi ben sana diyeyim.

Birader zaten kazmamız yok, küreğimiz yok.

Nasıl kazacağız? Böyle köpek gibi elimizle mi kazacağız?

Ben kazmam.

Of!

Yani bizim daha güzel bir yer bulmamız lazım.

Böyle gözlerden ırak, gönülden ırak.

Böyle insanların girmeye bile korkacakları bir yer olması lazım.

Lan!

Buldum!

Oğlum...

Benim dedemin hani zamanında değerlenir diye

bir tane dağ başında arazi kakalamışlardı ya.

-Ee? -Oraya gömelim.

Ya Altan biz oraya gidecek olsak var ya deden bizi ...den vurur.

Vursun lan!

Üçümüzün cesedi de dedemin üstüne kalsın

hapislerde sürünsün mü sürünsün!

-Senden korkulur lan. -Neden lan?

Şu yaşıma geldim...

-...hayatımda senin kadar kolpacı, -Sağ ol kardeşim.

-senin kadar sahtekâr, -Eyvallah.

-senin kadar şerefsiz, -Teveccühün.

senin kadar ... çocuğu bir adam görmedim ha.

-Altan insan dedesini satar mı lan? -Ne bileyim satar.

Seni her gün daha çok seviyorum, biliyor musun?

Ben de seni, ben de!

-Hadi bakalım. -Hadi. Hadi gidelim.

[konuşmalar]

Ya bu salaklar niye gömmüyor cesedi?

-Hadi. -Allah... Hadi.

[Gürkan] Hadi bakalım.

Hadi birader. Bismillah.

Hadi.

[marş sesi]

-Hadi lan! -Almıyor.

[marş sesi]

Ne oluyor be?

[marş sesi]

E birader bunun benzini yok!

Yani senin yapacağın işe sokayım ben Gürkan.

-Bir tane işini doğru düzgün yap birader. -Annen Altan, annen.

-Bir işi doğru düzgün yap. -Allah'ını seversen.

Ben ambulansı çalarken bütün arabaların benzinine mi bakacağım?

Aha böyle tek tek şey mi yapacağım yani?

Hem arabayı çalıp hem bunu mu yapacağım yani?

Baksaydın... Baksaydın.

Nasıl taşıyacağız biz şimdi bunu?

Ne taşıması birader ya, adam gavur ölüsü gibi be.

Of!

-[Altan nida] -Gavur.

-Altan, buldum! -Neyi buldun?

-Kontörün var mı? -Ne diyorsun lan?

Dur bakayım.

Bak şimdi.

[çan sesi]

E biliyorum.

Aynı dinin mensubu değiliz ama yani ne olur

bu işte muvaffak olmama yardım et.

Çekiciyi çaldırdıktan sonra herkes beni salak yerine koydu.

Bu işi çok zor buldum.

Ya lütfen bir daha başıma böyle musibetler gelmesinden sakın.

Amin.

[telefonda "Sordum Sarı Çiçeğe" çalar]

Çok özür dilerim.

Buyurun?

Ee... Evet. "Cennete giden yol cenaze hizmetleri."

Ha... Tabii tabii.

Haydar Paşa... Tabii tabii. Hemen geliyorum. Hemen.

[adam] Ben işimi halledip geleceğim.

[Gürkan onaylar nida]

-Oldu mu? -Çok güzel oldu.

-Şahtın, şahbaz oldun ha. -Kay lan.

[Altan] Oh.

Ambulans işine mi girsek Altan?

Bir o kaldı birader.

-[araç yaklaşır] -[tükürme sesi]

[araç durur]

Üzüntülü dur, üzüntülü.

-İyi akşamlar. -İyi akşamlar hoca efendi.

-Rahmetli bu mu? -Rahmetli bu hoca efendi.

[Gürkan] Rahmetli bu da, şimdi hoca efendi, şöyle bir durum var.

Ee... Şimdi bu televizyonlarda görüyoruz. Tövbe estağfurullah.

Bu mafya filmlerinde falan oluyor.

Rahmetli öldükten sonra bu tabuta koyuyorlar.

Tabutta böyle takım elbiseyle falan duruyor ya.

-Evet. -Acaba o takım elbiseyi biz mi alıyoruz,

yoksa ee... kilise falan mı şey yapıyor?

Bir de şimdi buna makyaj falan yapıyorlar.

-Biz tövbe estağfurullah. -Biz hiç istemiyoruz öyle bir şey

çünkü istiyoruz ki abimizin kendi o nur güzelliğiyle gömülsün istiyoruz.

Ee... Sizde şey var mı bu arada, ee... Kazma kürek? Gömmek için.

-Var var, var tabii. -Oo güzel, güzel.

Bir de biz çok ilginç bir şey gördük şurada. Ee...

Onunla ilgili bir şey soracağız size, çünkü siz bilirkişisiniz.

Bir saniye gelir misiniz?

Şimdi şurada...

[dövüş sesleri ve bağırışlar]

Altan'cım, cenazeyi taşımak için en güzel yol cenaze aracı kardeşim.

-Bu kadar. -Aynen kardeşim, bravo.

Lan! Çevirme var oğlum!

-Has... Yakalanacağız lan. -Yok. Sakin ol.

-Vallahi yakalanacağız birader. -Hayır Altan, sakin ol.

-Birader yakalanacağız. -Altan'cım sakin ol şimdi bak.

Beni de yakalatacaksın. Şey yapma dur.

Oğlum.

Altan bak biz cenaze taşıyan iki din adamıyız, sakin ol kardeşim.

-Kenara çek diyor. -Çek kardeşim, güzelce.

[Altan sıkıntılı nefes]

Hiç bak ağzını açma, tamam mı? Bana bırak.

Hayırlı akşamlar.

[kekeler] Hayırlı akşamlar... İyi akşamlar. Hayırlı vazifeler memur bey.

Ee... Kirkor kardeş sen sessizlik yemini etmemiş miydin?

[telsiz sesleri]

Tanrı seni kutsasın çocuğum.

-Rahip bey... -Rahip değil, peder! Evladım.

Ama sen de bana diğer çocuklarım gibi baba diyebilirsin.

-Babacım? -Canım?

İki kanun kaçağı arıyoruz, yanlarında bir ceset taşıyorlar.

[güler]

Aynı böyle bizim gibi değil mi, cesetli mesetli.

Kirkor kardeş, sen neden sessizlik duana devam etmiyorsun?

Buyur çocuğum.

Böyle iki kanun kaçağı görürseniz

onların acı çeken ruhları için dua edeceğimize

[ağlamaklı] onların kederden sönmüş kalplerini...

...acı içinde kavrulmuş kalplerini...

...kendilerini bulma çabası içindeki ruhlarına

yardım edeceğimize emin olabilirsin.

Polise haber verin de ister dua edin, ister mum dikin.

Ne yaparsanız yapın ama önce bize haber edin.

Polise de dua edeceğim.

Size de dua edeceğimize emin olabilirsiniz.

[ilahi söyler]

[birlikte ilahi söylerler]

[melodiyle] Mitsubishi. Kralı... King'i. Gülen yüzü.

[polis boğazını temizler]

Tanrı seni kutsasın çocuğum.

-Hayırlı akşamlar. -Hayırlı akşamlar.

[zorlanma nidaları]

[motosiklet sesi]

[ağlamaklı nefesler]

Abi ne olursun bana zarar verme abi.

Ne olursun.

Ne diyorsun evladım sen?

Abi... Abi iki kişiydiler.

Ambulansları vardı. Birisi esmerdi, birisi de kumraldı.

Cenaze arabasının içindeki peder kıyafetini giyip

cenaze arabasını alıp kaçtılar abi.

Abi Tanrı'nın arabası çalınır mı?

Çalarlar evladım, çalarlar.

Dinlerini bile değiştirir bu kunduzlar.

Abi toprağın bol olsun.

Altan... Altan şunlara bak Altan!

Ay, ay, ay!

Kırk yıllık Romalıyım böyle sütun görmedim.

Kırk bakireye bakmaya, bal yanaktan tatmaya geldik.

Medeniyetler buluşması ayağınıza geldi. Buyurun!

Cenazemi var yastayız ama papazın eriği ikramımız.

Papazın eriği dedi arkadaşım!

[bağırır] Kız sarılı!

Titrettin beni, titrettin!

Titretiriz anam!

İsmail abi!

Siz ne yapıyorsunuz burada be? Sizi kahvede okeye bekliyorlar.

Okey sevmem, gel bilardo oynayalım canım.

Saygılar abi. Altan yürü Altan!

Altan bas Altan...

Bu saatten sonra dayımızı mı sikeceğiz Altan! Yürü!

Altan bak şurada bir ışık var.

Oraya doğru bir git, bakayım ne var orada.

Buradan çıkıp...

Amma kalabalık var ha.

[Gürkan] Altan!

Karının membaına düştük biraderim.

-Hadi. -E birader bir dakika.

-Hesabı neyle ödeyeceğiz? -Hesabı bırak, mahşere kalsın.

-Gel biz ortamlara akalım biraderim. -Hadi!

Altan...

-[Altan] Ay ay ay! -Şş!

-Ampuller! Bak şimdi yürü. -[bardan müzik sesi]

Kaba davranma, kaba davranma.

[Gürkan] Hoş bulduk, iyi akşamlar.

Damsız almıyoruz kardeşim.

[Altan] Allah Allah.

Ama biz papazız. Bizde dam günah ya.

Tabii birader bak ekmek mushaf çarpsın aha böyle yemin ediyorum ki bak

bizde evde bile dam yok, açık yani böyle.

-Müsaadenle çocuğum. -Ha.

Şimdi sizin patron bizi çağırtmış demiş ki, gelsinler bir şey danışalım.

Biz de tabii ki hemencik bütün cemaati içeride bırakıp koşarak geldik.

Yani yüce Salvador Dali'nin de dediği gibi,

-"Yardım için yürek gerek. -[Altan boğaz temizler]

Nazlı yârin yanında yatmaya kürek gerek."

Tanrı seni kutsasın çocuğum.

Tanrı seni kutsasın, evladım benim. Hadi bakalım.

[sahne boyu disko müzik]

Birader, bu ne!

Altan en sevdiğim tip bak o sağdaki!

[Altan] Ay ay ay!

Çok güzel yere geldik.

Biraderim donat bakalım masayı.

-[disko müzik] -[Gürkan nida]

Neye bakıyorsun sen duymadın beni be?

Sen biraderimi duymuyor musun?

Ne dedi sana? Donat dedi masayı, donat hadi masayı.

Biz Cevat Bakır'ın keşişleriyiz.

Git patronuna selam söyle masayı da donat.

Tabii efendim.

Tamam mı?

Keşiş ne lan?

Daha şekilli olsun diye şey yaptım.

Biraderim sen de anlasana ya, hiç anlamıyorsun.

Oğlum bizim bu mafya işinde önümüz çok açık.

-Patron, Cevat Bakır'ın keşleri gelmiş. -Keşleri mi?

-Keş ne oğlum ya? -Evet patron.

"Cevat Bakır'ın keşleriyiz," dediler.

Şu locadalar.

[disko müzik]

Bunlar ne lan böyle?

Ulan Cevat ne biçim mal üretip içiriyorsan bunlara artık

...lar haçlı ordusu gibi dolaşıyor lan ortalıkta.

[iç çeker]

Tamam oğlum ne istiyorlarsa verin bir güzel misafir edin.

Gece vakti uğraşmayayım.

[disko müzik]

Çekecek misin oğlum bir fırt. Gel.

Sen nerelerde geziyorsun öyle?

-[koyma sesi] -[iç çekme]

Ne yapıyorsun oğlum sen?

Görmüyor musun anne? Mal bölüşümü yapıyorum.

Siz boşandıktan sonra kime neyi kilitleyeceğimi çıkarıyorum.

Yine iyisin anne bak 18. yaş günümde arabayı babam alıyor.

[korkulu nida]

Ruhi! Seni anneannene bırakmadığıma pişman etme beni.

Babamın basılışını kaçıramazdım.

[iç çeker]

-[arama sesi] -[Aslı burun çeker]

-Alo aşkım? Vardın mı Ankara'ya? -[müzik sesi]

-Çok oldu hayatım. -[Aslı] Hmm.

[disko müzik]

-O arkadan gelen müzik sesi mi Kerim? -[müzik sesi]

[disko müzik]

Ee... Evet, müşteriler gevşesin diye eğlenceye götürdük.

Müşterileri niye gevşetmeye çalışıyorsun Kerim?

Sen masör müsün yoksa emlakçı mısın?

Ayrıca söyle bakayım bana kim o müşteriler?

Kim onlar? Kim o kadınlar, o kadın kim? Kim o? Kim? Kim?

Karıcığım bunları kaç kere konuştuk.

-[iç çeker] -[gaz sesi]

["U Can't Touch This" çalar]

Hamdi lan... Totoş gördün mü hiç?

Gel sana iki tane totoş göstereyim.

Aha bak, totoş.

[müzik devam eder]

Bu tek eşliliğe Gürkan'ım artık bu gece bir son veriyoruz.

Otuz yıldır hep elimde bir, hep bir el izi.

Boş ver bunları Altan, bende iki tane var da ne oldu?

Bak biri Elizabeth biri Elanor.

Sen bunları boş ver biraderim.

-Havayı kokla bak. -[Altan koklar]

Oh!

Bak ne kokuyor.

-Parfüm kokuyor parfüm. -Ne parfümü lan?

Kadın kokuyor biraderim.

Kadın...

-[kadın] Ah! -[müzik durur]

-Ne yapıyorsun ayı! -[kadınlar] Ne oluyor ya?

Pardon çok özür dilerim.

Birader kusura bakma. Arkadaşım benim meczup

o yüzden öyle yaptı, bilmiyor ne yaptığını.

-[Gürkan] Pardon. -Ne meczubu lan? Numara yapıyor bu?

Abicim bak bu dedi, vallahi billahi bu dedi, git bak bakayım,

Git kavunlar olmuş mu, dedi hepsi yerinde mi, dedi.

Bu dedi abi.

Ne biçim konuşuyorsun lan sen benim nişanlımın hakkında?

Ben de öyle dedim abi.

Ne biçim konuşuyorsun, dedim sen el alemin karısı hakkında, dedim.

O tarlayı sana sürdürtmezler, dedim.

O meyveyi yiyen vardır. Sana koklatmazlar, yedirmezler, dedim.

-Demedim mi Altan? -Demedin lan!

-Nasıl demedim? -Demedin lan!

Burada iki tane kız görüyorsun, ... başın oynuyor yalan konuşuyorsun.

-Esas sen yalan konuşuyorsun. -Ben arkadaşım adına özür dilerim.

-Sen beni ne gömüyorsun lan? -Kesin lan!

Misyoner misiniz lan siz?

Yuh!

Misyoneriz ... koyayım.

Atara atar, tatar adamı ... atar lan!

-[silah sesleri] -[bağırışlar]

[bağırışlar]

Hamdi.

[bağırarak] Hamdi!

-Hamdi mi dedi o? -Hamdi dedi.

İyi o zaman bizlik bir şey yok.

-İyi. -Saygılar abi.

Böyle bırakıyorum.

Öldürün lan şunları!

-O zaman... -Öldürün lan!

...üç... kaç!

Bunları kaç kere konuştuk hayatım.

[Ruhi] Babam kıvırıyor anne!

[Aslı] Sus Ruhi!

[bağırışlar]

Kapatmam lazım hayatım.

[araba uzaklaşma sesi]

[kurşun sesleri]

Allah belanı versin senin Gürkan!

-Allah belanı versin. -Altan bela okuma!

Zaten ne geliyorsa başımıza senin bu bela okuman yüzünden geliyor birader.

Birader adamların Hamdi'sini öldürdün!

İsteyerek mi öldürdüm Altan?

Zaten şu genç yaşımda katil oldum.

Vallahi günaha sokuyorsunuz beni.

Ya hangi itikatta var böyle bir şey?

[imam ağlayarak] Tövbe tövbe.

Yemin ediyorum bir yanlış yaparsan

yarın senin cenaze namazını ben kıldırırım.

Hamdi, Arif abimiz için çok değerli bir dosttu.

Ya sabır!

Kedi kişi niyetine.

Ya Allah'ın manyağının bizi düşürdüğü duruma bak.

Sabahın köründe koca koca adamlar toplanmış

bir kediye cenaze namazı kılıyoruz ya.

-Hamdi Bey'i nasıl bilirdiniz? -[cemaat] İyi bilirdik.

-Hakkınızı helal ediyor musunuz? -[cemaat] Helal olsun.

-Hakkınızı helal ediyor musunuz? -[cemaat] Helal olsun.

-Helal ediyor musunuz? -[cemaat] Helal olsun.

[vapur sesleri]

[Arif] Sağ olasın.

Dostlar sağ olsun.

Sağ olasın.

Sağ olasın.

Dostlar sağ olsun.

[nefes sesi]

Hayırlı olsun Cevat.

Toz işine girmişsin.

Ne tozundan bahsediyorsun Arif anlamadım?

Keşlerini yollayıp Hamdi'mi öldürtmenin cezasını ağır ödeyeceksin Cevat.

[Cevat öfkeli nida]

[iç çeker]

Hangi geri zekalı benden habersiz Kedi Arif'e bulaştıysa

-[Arif] Sağ olasın. -bulup getirin bana.

Altan'ım bak şurada Coşkun Ana'nın yeri var.

Orada bir şeyler kaymasak mı biraderim?

Kayalım biraderim.

Oğlum ne manyak insanlar var.

İnsan kızına Coşkun diye isim mi koyar birader?

Vallahi billahi.

O da bir şey mi benim tanıdığım Mustafa diye kız var.

Sen birader çok güzel yalan söyleyen bir insansın.

[Gürkan] Acıktım ha birader, inşallah güzel bir şeyler vardır ha.

Altan bak burada yabancıları seviyorlarmış.

[Altan güler]

Turist seviyorlar, turist.

-Döviz, döviz. -[gülerler]

Biz de para yok ki birader neyi sevecekler acaba?

-Allah gülmelerden ayırmasın kardeşim. -Amin kardeşim. Hadi gel.

[kapı kapanır]

[Altan] Bu ne lan?

At hırsızları lokaline geldik amına koyayım. Tiplere bak.

[bağırır] Hancı!

Oğlum hancı ne lan?

Altan çaktırma, şekilli olsun diye.

Buyurun. Ne alırdınız?

-Ne alalım? -Burada ne alabildiğiniz önemli.

Nasıl yani?

Böyle salaş yerlerin kendine has yemekleri olur ya birader... Hani...

Ee... Biz bu Coşkun Ana'nın hünerlerini merak ediyoruz da.

Coşkun Ana'nın hünerlerinden çok memnun kalacaksınız.

Yemeğe kendinden katar.

[Altan güler]

Nasıl yani?

Coşkun Ana yemeğe, etinden, suyundan...

...kalbinden katar.

O zaman biz etli yerinden alalım.

Aynen. Böyle kalın kalın löp löp et olsun.

-Löp löp et olsun. -Hay hay.

Ya da ne yap bize. Bir dakika dur, dur bir dakika birader.

Sen bize Coşkun'unkinden ver iki tane.

İki tane Coşkun'unkinden. Benimki iyi pişmiş olsun.

Aynen.

Coşkun Ana. İki porsiyon seninkinden.

-Billurlardan biri iyi pişsin. -Billur... Derken?

Billur? Henüz bitireni görmedim.

Abi... Hani burada yabancıları seviyordunuz?

Beyler? Hanginiz çok pişmiş istemiştiniz?

Tam kıvamında, başlayın.

[Coşkun homurdanır]

Abi ben lezbiyenim. Ben et yemem.

Coşkun'unkini bu yesin.

Garson...

Ben de bir porsiyon Coşkun'unkinden istiyorum.

Ama buranın porsiyonları ufak geliyor.

Bitiremezsen arkandan ağlar.

[dövüş sesleri ve bağırışlar]

[Kerim nefes nefese]

Buranın porsiyonları ufak demiştim.

[inleme]

[kapı açılır]

[kapı kapanır]

Böyle bir adamımız olsa var ya

İtalyan mafyası kadar sert...

...Japon Yakuzalar kadar acımasız...

...Arnavut mafyası kadar inatçı olurduk birader.

İnatçı ne lan?

Arnavutları siktir et. Japon olsa bize yeter biraderim.

[çakmak sesi]

-Abi saygılar. -Merhaba abi.

Araç sizin mi?

Hangi... Yok be abi, bu bizim değil. Biz bunu çok güzel--

Araç, Tanrı'nın çocuğum.

Ormanda olan her şey gibi o da Tanrı'nın.

-Öyle değil mi Kirkor kardeşim? -Öyle öyle.

Benim araç aşağıda kaldı beni bir tamirciye kadar atarsınız artık.

-Tabii. -Ama araba senin değil, Tanrı'nın.

Bütün arabalar Tanrı'nın. Angut!

Ne var lan? Ne var?

Angutyo. Peder Angutyo.

Kirkor kardeş.

Sizi nereye istiyorsanız oraya götürebiliriz.

[ağız cıklatır]

[boğuk araba sesi]

-[Kerim] Arkadaki cenaze mi? -[Gürkan] Evet çocuğum.

Nereye götürüyorsunuz?

-Dedemin bir ara-- -Dedemizin yanına.

Bizler Noel Baba'nın torunlarıyız da...

Abimizin son isteği aile kabristanına gömülmekti.

Aziz Nikola mı?

-Yok Şahin... -Ama sonradan Müslüman oldu.

Şimdi tabii abimizin son isteğini yerine getirmezsek olmaz. En büyük o.

-Has... Baba. -Necmi Amca.

[ateş sesi]

[kurşun çarpma sesi]

[patinaj sesleri]

[ateş sesi]

[kurşun çarpma sesi]

Ruh hastası mıydı?

[vurma sesi gelir]

-Babamız... Bizde böyle oluyor. -Ee...

Aile kabristanına gömmeyince hortladı adamcağız.

[kapı sesi]

Allah kabul etsin. Helva on numara olmuş.

Afiyet şeker olsun Bahri.

Ölünce hatırlat da, senin helvanı da ben kavurayım.

Bizim çocuklar cenaze aracının bu mekana geldiğini görmüş patron.

[araba geçer]

Buyurun ne istemiştiniz?

İnsan eti.

İnsan yerim ben.

O zaman tam yerine geldiniz.

Size müessesemizin en favori yemeği olan Coşkun'unkini öneririm.

Sen şimdi yemeği falan boş ver de...

Buralardan geçen iki haçlı gördünüz mü?

Gösterelim, anam.

[silah sesleri]

Hamdi'nin mevlidine bunların yakınlarını da çağırın.

Abi siz ne işle meşguldünüz?

[fısıltıyla] Mafya, mafya.

Emlak işiyle.

[fısıltıyla] Kesin mafya.

[telefon çalar]

[telefon çalar]

Alo karıcığım?

Kiminle olacağım hayatım müşterilerle villaları geziyoruz.

Ben seni gezdireceğim merak etme Kerim.

Aşkım niye böyle imalı imalı konuşuyorsun?

[Altan güler]

[rüzgâr sesi]

Alo?

Alo karıcığım? Alo?

-Abi yenge-- -Tek kelime edeni oyarım.

Birader bir benzinlik bulursak girelim,

benim etin suyunu sıkmam lazım. Anladın mı?

Çocuğu ağlatmam lazım yani.

Kirkor.

Ee... Bizim kilise Balat'ta da...

...Kirkor kardeş de sürekli ortamlara takıldığı için

böyle ... konuşuyor, kusura bakmayın.

Sana yakışıyor mu Kirkor kardeş böyle terbiyesizlikler?

Çok haklısın özür dilerim Peder Angutyo.

[dudak hareketleri]

Sen bir şey istiyor musun? Ben kayıntılık bir şeyler alacağım abi.

Su mu falan.

[telefon çalar]

-Alo hayatım? -Başlatma lan hayatından!

Neredesin?

Yol kenarında bir benzinciye girdik. Ceset de yanımızda.

Lan ben seni onlarla gezesin diye mi tuttum? Getirsene herifleri!

-[karga sesi] -[silah sesi]

E daha cesedi gömmediler ki.

Onlar gömemiyorsa sen gömeceksin!

Ya da ben geleceğim, hepinizi gömeceğim.

-Kedi Arif! -Kedi Arif mi?

Kedi Arif'le ne işiniz var?

-Lan yoksa Hamdi'yi siz mi öldürdünüz? -Hamdi'yi mi öldürmüşler?

[zorlanma nida]

-[tuvalet sesi] -Oh!

-[işeme sesi] -[rahatlama nidası]

Abi kusura bakma istemeden gözüm takıldı da

-bu bayağı büyükmüş. -[adam] Büyüktür.

Çok canım çekti bir kere elime alabilir miyim?

İki elinle kavraman gerek.

Tövbe tövbe.

Alırız... Vay, vay, vay.

[işeme sesi]

Düşünsenize bir de bunu insanın ağzına soktuğunu düşünün.

[adam] En keyiflisi de o ya zaten.

Bakın ne yapacağım.

[boğazdan nidalar]

[gülerler]

Bir kere eline alınca bir daha bırakmak istemiyor insan değil mi?

Hiç ayrılmak istemiyorum bundan. Şimdiden özledim yani...

Bambaşka. Neyse çok teşekkür ederim.

[burun çeker]

[adam iç çeker]

[adam] Rahatladım be.

Allah belanızı versin, Lut kavmi.

[Altan nefes]

-Ne yapıyorsun lan? -Ne yaptın be birader?

-Düğmeyi kuyuya mı düşürdün? -Yok--

-Kedi Arif dışarıda. -Kedi Arif kim ya?

Kedisini öldürdüğünüz için size çok kızgın olan biri.

[güler] Abi sen de amma yaptın be özür dileriz olur biter.

Ne yani, kedisini öldürdük diye bizi mi öldürecek adam?

Daha önce kedisine çarpan arabanın fabrikasını yaktı.

Firma ülkeyi terk etmek zorunda kaldı.

Gürkan ... bizi!

Kirkor kardeş, hep vaazlarımızda ne diyoruz unutuyorsun.

Ne diyoruz?

Eyleme dilini edepsiz, yoksa ... seni sebepsiz.

Bırakın şimdi bu papaz ayaklarını.

Ne iş çevirdiğinizi biliyorum. Beni Cevat Bakır gönderdi.

[şaşkın nidalar]

Altan bak, Cevat abim bizi korusun diye adam göndermiş.

Sağ olsun.

Evet sizi korumak için görevlendirildim.

E tamam hadi git koru o zaman.

Anlamadım?

Cevat abi göndermedi mi seni bizi koru diye.

-Evet. -E tamam hadi git koru o zaman.

-Koru bizi hadi git. -Şurada koru bizi.

Hadi git koru.

Lan geri zekalılar, dışarıda bir sürü silahlı adam var...

...marketin içinde sıkıştık kaldık. Sizi nasıl koruyayım?

[dudak hareketleriyle konuşurlar]

[kapı açılır]

Oo papaz efendi sen burada mısın daha?

Ee... İşte öyle bakıyordum.

Yıldırım ekipler amiri burada.

Ha ben tanıştım abiyle, tuvalette tanıştım.

Nasıl büyük kalın bir şeyi var, biliyor musun?

Cesedi fark ederse hepimizi gömer.

Beyler galiba ben nasıl sıyıracağımızı buldum.

Hah.

İşte şimdi ...

Ananı sikeyim!

Yıldırım Ekipler Amiri Kenan! Yok ol!

[konuşmalar]

Amirim...

[araba sesleri]

...cenazemiz burada.

Bize bu kutsal yolculuğumuzda yardımcı olduğunuz için

Tanrı sizi korusun amirim.

Ne demek, ne demek.

-Vatandaşa yardımcı olmak bizim görevimiz. -Sağ olun.

Araca bir de ben bakayım isterseniz motor su kaynatmıştır belki.

Yok yok, hiç gerek yok.

Biz şimdi kiliseye haber verdik, gelip bakacaklar.

Zaten şimdi araç kilisenin olduğu için

motora kutsal sudan başka bir şey koyamıyoruz.

Hayır ben bu şoföre dedim:

Dedim ki, debriyaja tam basmazsan şanzımanı dağıtırsın, dedim.

Eğer yokuşta gazı köklersen arabayı boğarsın, dedim.

Dedim mi demedim mi? Dedim.

Ee...

Ne yapalım?

O zaman bu kutsal yolculuğunuza bizim araçla devam edeceğiz. Ha?

Tanrı sizi korusun amirim.

[garaj kapağı sesi]

Biz sizinle daha önce hiç karşılaştık mı?

Hiç yabancı gelmedin.

[kız] Baba.

Kızım... Bu beyler Noel Baba'nın torunlarıymış.

Baba tarafından.

Abilerinin cenazesini Aziz Nikola kilisesine götürüyorlarmış.

Bacadan girerken mi öldü acaba abiniz?

-Yok kafasına sık-- -Hayır kafası sıkıştı.

-Nereye? -Kapıya.

Normal otobüs kapısına.

Böyle sıkıştı.

Tövbe estağfurullah. Müjde Ar gibi arabaya binerken kafasını sıkıştırıyor.

Ondan sonra hareket etmesin mi?

Otobüste duvarın arasına sürte sürte parça pinçik, kanlar buralarından geliyor.

Belediyenin işçileri cımbızla toplayarak...

Kazımışlar ya.

Ölmüş.

Bunların piyasası şimdi nasıl acaba?

Yani çok yakıyor mu mesela bu araba?

Sen onu dert etme Peder Bey. Biz sizi bırakırız.

Sağ olun.

Yok, siz bizi şehir merkezine bırakın.

Biz bir araba kiralar yola devam ederiz.

Ulan şoför!

Yani şoför kardeş...

Bu güzel insanlar sevap işlemek istiyor, sen önlerine taş koyuyorsun.

Öyle değil mi?

Öyle.

Yolumuzun üstü zaten.

Hem bizim de canımız sıkılmaz yolda.

Bizim de sıkılmaz. Baka baka gideriz artık.

Ben de hiç sıkılmam.

[Altan] Yolculuk yaparız.

Çok teşekkür ederiz.

[araba sesleri]

Çok sağ olun.

... ğiminin keşlerine bak. Şimdi de devlete sığındı yavşaklar.

Neyse... Bir yerde illa konaklayacak bunlar.

O zaman ayıklarız ikisini.

[at kişnemesi]

Kedi Arif'in peşinde olduğu farelerin kim olduğunu öğrendim Sıtkı.

Yola çıkıyoruz.

Nizam Baba duyarsa?

Cevat Bakır için tatil bitmiştir!

[at kişner]

-[Cevat homurdanır] -[köpek nefes]

-[tıkırtılar] -[iç çekme sesi]

-Al. -Ne bu şimdi?

Peder Beylerin çadırı git kur hadi.

Onların çadırıysa bana niye veriyorsun?

Oğlum sen dururken Peder Beyler mi kuracak çadırı?

-Hadi, hadi! -[Kerim nefes]

Bu biraz geri zekalı galiba.

Bu kilisenin fukarası biraz yavaş anlar da.

En iyisi mi gidip yardım edeyim şuna.

Yoksa sabaha kadar kuramaz bu.

Baba ben ateş için çalı çırpı toplamaya gidiyorum.

-Tamam kızım. Fazla uzaklaşma. -Tamam.

[nefes]

[Kenan] Siz rahatınıza bakın.

[Altan iç çeker]

-Altan'cım... -Gürkan hiç uğraşma o kız benim.

Su küçüğün, kız büyüğün.

-Otuz yıldır ben bu anı bekliyorum. -Hangi otuz yıl lan?

Sıfır seksle geçen otuz yıl.

Lisede sana kızı bırakmadık mı?

-Kızı mı? Bıyıkları vardı onun. -E yakışıyordu ama.

Sağ ol kardeşim ama sonradan erkek oldu o.

O zaman ben seni acınla baş başa bırakayım.

Müsaadenle bir etin suyunu sıkıp geleyim kardeşim.

[Altan] Lan.

Haçlılar mekandan ayrıldı.

[kurt uluması]

Ulan bana madik atmak neymiş ben sana gösteririm.

[seslenir] Gürkan.

Gürkan, kardeşim.

Ben sana sorarım.

Ben sana sorarım.

-[Altan] Gürkan. -Şşt! Bir ses geliyor.

Gel bak Leyla ile beraberiz birader. Sana bir şey verecekmiş.

[fısıltıyla] Şu tarafa.

Ben sana dedim Altan.

Bir kız için kardeşini satma, dedim.

Bu işin sonu kötü olur, dedim.

Dedim mi, demedim mi? Dedim.

[Gürkan] Altan?

Altan'cım, hadi gel.

-[bağırışlar] -[düşme sesi]

Su çok güzel.

Çok pişmanım kardeşim. Vallahi büyük ayıp ettim.

Aya giden avlanır. Hadi bana müsaadenle.

[gülerek] Ne oldu lan?

[iniltiler]

Ah deme oh de. Sana dedim oğlum, otuz yıl dedim.

Otuz yıl dedim!

-Yardıma ihtiyacın var mı? -[Leyla irkilir]

[Leyla nefes]

Teşekkür ederim Peder Bey.

-Arkadaşınız yok galiba. -O ormanda meditasyon yapıyor.

E tamam, peki.

Sizde ateş için çalı çırpı bir şey toplayabilirsiniz çok istiyorsanız.

Olur.

Acaba şöyle ormanın içine doğru daha kuytuya mı gitsek?

Kuytu?

Yani orada daha kuru şeyler buluruz onun için dedim.

Hayatta en kötü şey ne biliyor musun?

Ön yargı.

Yani efendim işte o pederdir, rahiptir karıyla kızla işi olmaz dememek lazım.

-Ne demek lazım birader? -Aa!

Altan, sen ölmedin mi biraderim?

Niye ölüyor muşum? Onun bunun çocuğu. Neden ölüyor muşum, hayır?

-Sen beni mi takip ediyorsun lan? -Ediyorsam ediyorum lan.

-Sen kıza mı yazıyorsun yoksa? Ha? -Ne alakası var lan?

-Sen kıza mı yazıyorsun? -Alakası yok.

Kesik Mehmet, Deli Yusuf, Hüsam Baba, Al Capone.

Hepsi içerdeler.

Yavaşça açtım kapıyı, daldım içeri.

Daha silahlarına davranmadan hepsini enseledim.

Vay be!

Ne heyecanlı hikayeymiş be amirim.

Vallahi atraksiyondan apış aram terledi.

Yani sizin gibi eskiler temizleyecek ki yerine yenileri gelsin.

Bakın bir keresinde bir cinayet olayı, ceset ortada yok.

Herkes bir kayıp vakası olarak düşünüyor.

Fakat ben cinayetten eminim.

Ama bunun için önce cesedi bulmam gerekiyor.

İki akıllı cesedi kaçırmak için paketleyip vermişler kargoya.

Akılları sıra kargoyla yollayacak,

sonra da atlayıp uçağa gidip kargoyu teslim alacaklar.

-Vay be! Çok akıllıcaymış ama. -Ha...

Onlar akıllı ama ben de Yıldırım Ekipler Amiri Kenan'ım.

O ikisini havalimanında enseledim.

[şaşkın nida]

-Bilin bakalım nasıl enseledim? -Nasıl?

Ben baktım mı suçluyu gözlerinden tanırım.

Biz yatsak size ayıp olur mu size amirim?

Yok be birader benim uykum yok.

-Efendim birader? Nasıl yok? -Yok ben yatmam artık.

[güler]

Kardeşim seni orman havası çarptı galiba.

Biz daha akşam duamızı edecektik ya.

[Kerim'in telefonu çalar]

Efendim?

[Cevat] Daha işlerini bitirmedin mi Manyak?

Sabaha kalmaz hallederim abi.

-Hadi beyler kalkın. -Hop!

Daha gömmemiz gereken bir cenaze var.

[Gürkan] Kafası mı iyi bunun?

Şimdi şom ağızlık gibi olacak ama.

Biz bunu buraya gömünce bunun kemiklerini bulmayacaklar mı?

Merak etme bulmazlar.

Senin için söylemesi kolay tabii.

Sana ilişmezler, bizden şüphelenecekler.

Sizden kimsenin şüphelenmeyeceğinden emin olabilirsiniz.

[Kerim] Tamam, burası iyi.

-[Kerim] Yavaş. -[Gürkan] İndir.

[Altan] Sen indir önce.

[nidalar]

[Gürkan] Yavaş.

Hadi bakayım aslanım.

[nefes nefeseler]

Vallahi belim koptu.

Altan ne yapsak acaba

bu iş bittikten sonra şöyle güzel bir masaja mı gitsek?

Aa!

Mutlu sonlu falan.

Deli Kadriye'nin oraya gideriz.

Merak etmeyin gideceğiniz yerde bel ağrısı sıkıntınız olmayacak.

-Nasıl? -Nereye gideceğiz ya?

Ilıcalar'a mı yoksa?

Aa! Ilıcalar'a mı? Ilıcalar'a biz çok bayılırız abi.

Değil mi, Altan? En son biz Altan'la gittik.

Böyle her tarafını çamurluyorlar falan.

O kadar güzel oluyor ki değil mi, Altan?

Tüm vücudumuzu böyle çamurlara bularız, yatarız.

Kemiklerimiz ısınır böyle, of çok güzel olur.

Ilıcalar'a gitmiyoruz ama çamura doyacaksınız.

-Şimdi şuraya üç tane mezar kazın. -Kazalım abi.

Nasıl üç ya?

[kısık sesle] Sen bir, ben iki, bu üç.

-Yaa! -Hadi lan!

-Bak şimdi... -Bak bak!

Allah aşkına, Altan!

Abim benim be! Ben var ya... Çok komik adamsın, biliyor musun?

Ben komik adamları çok severim abi.

Altan gördün mü bak, yapıştırdı hemen espriyi ha.

Ama gülmüyor. [güler]

Sen hakikaten bizi mi gömeceksin?

Hani seni Cevat yollamıştı abi?

Evet beni o tuttu. Sizi gömmemi o istedi zaten.

Hani sen bizi koruyacaktın?

Hani bizim koruyucu meleğimizdin?

Hani verdiğin sözler. Hani ellerin nerede?

Koruyorum.

Ben sizi kendinizden koruyorum.

[ağlar]

Abi ne olur yapma abi.

Bak abi ben daha milli bile olmadım abi.

Tamam takımda düz koşulara her gün çıkıyorum

ama daha oyuna hiç giremedim abi.

Abi gözünü seveyim bak,

abimiz yeni öldü, daha kırkı çıkmadı, yasını tutuyoruz.

Bırak da bunu taze taze tadalım.

Daha helvasını yemedik biraderimin ya.

Şu dünyaya koskoca bir tane Şahin Aslan geldi

onun da yasını tutmayalım mı be abi?

Şahin Aslan mı dedin?

[nida]

-Şahin öldü mü? -[ağlamaklı] Yatıyor işte.

Vay Şahin abi.

-Başın sağ olsun abi yakının mıydı? -Bana çok yardımı olmuştu.

[ağlamaklı] Yapma be.

O da senden hep iyi bahsederdi abi.

-Değil mi, Altan? -Evet.

Yani Kerim'im derdi başka hiçbir şey demezdi.

Kerim de Kerim. [iç çeker]

Cevat mı öldürdü?

Biz ona öldürme demeyelim de abi...

...yani lime lime... [ağlayarak]

[öğürür]

Böyle kürekle koyduk içeri abi.

Faraşla çektik.

Karı için.

Boklu karı için.

Bir karı kız için... Ben dedim. Abicim bak bir karı için yapılmaz bu dedim.

Değil mi Altan?

Karı kız için mi öldürdü?

Ha. Karı da karı olsa ha. Sıskanın teki.

İki tane arkadaşı yok.

Koca yol ikimiz yalnız başımıza gittik.

Bir de Türkçe bilse bari. Tipsiz!

Lan!

[kekeler] Kusura bakma abi.

Yani Gürkan kardeşim acısından ne dediğini bilmiyor.

[ağlar] Ben ne dediğimi bilmiyorum.

Ulan Cevat!

Şimdi işler değişti.

Görüşeceğiz seninle.

Şey Kerim abi bak... Biz yıllardır kardeşimle esnaflık yaparız.

Bizde asla yanlış olmaz, bizde evrak kaybolmaz.

Sen de zaten bizim mafya konusunda

-tecrübelerimizi görmüşsündür yani. -Kes lan!

-[bağırır] Abi! Lütfen. -Gel buraya!

[Kenan] Oğlum!

Hopp!

Ne yapıyorsunuz bu saatte oralarda?

Hava alıyoruz.

E iyi de tabutu niye aldınız?

Ee... Şimdi bizim adetlerimiz gereğince

biz ölüyü gömmezden evvel üç gün gün doğumuna çıkartırız.

Hava alsın diye.

Allah Allah! Tuhafmış.

Hadi toparlanıyoruz, geç olmadan yola çıkalım hadi.

Alalım o zaman.

[bağırır] Oğlum!

Aval aval bakacağına Peder Beylere yardım etsene. Kapsana tabutu!

Amirim...

Kendisi biraz ağır. Mal biraz mal.

[Gürkan] Ondan dolayı şey yapmıyoruz biz çok. Üzülüyoruz.

Öyle ama siz de fazla yüz veriyorsunuz buna canım.

Ne yapalım. Kıyamıyoruz.

Hadi. Hadi.

-O zaman... -Al, gel bakalım.

-Kaldır şunu. -Hadi bakayım.

[Altan] Al sırtına, ne bakıyorsun?

Çalış!

Hadi çalış! Düzgün çalış!

[telefonu çalar]

[Aslı] Alo Kerim. Daha satamadın mı villaları?

Hadi seni bekliyoruz.

Biraz önce satıyordum... Ama olmadı.

-Az sonra inşallah. -[Aslı] Kerim sen iyi misin?

Sesin sıkıntılı geliyor.

Nedendir bilinmez, üstümde bir ağırlık var. [öksürür]

[Aslı] Ağırlık mı... Kerim doğru söyle bana. Kim var üstünde?

Üstünde kim var senin?

[Ruhi] Babam villaya kaçak kat mı çıkıyormuş?

[Aslı] Sen sus Ruhi!

Keşke o gece başın ağrısaydı Aslı.

[ayak sesleri]

[Cevat] Ne oldu lan?

Adamlar çok profesyonel patron.

Bizi bubi tuzaklarıyla etkisiz hale getirdiler.

...lere bak.

Yalnız bu haçlıların son seferi olacak.

Hepsini Anadolu'ya gömeceğiz.

[araba yavaş gider]

[araban sesler gelir]

Sen cenaze arabasını da böyle kullanıyorsan

niye bozulduğu belli oluyor.

Off!

[Kenan] Oflama işine odaklan, önüne bak.

Kiliseden bunun için para alıyorsun.

[ağzını cıklatır]

Bu Kirkor var ya Kirkor... Yunonnik.

Yunonnik ne ya?

Ya Galetacı.

Batan ekmek seviyor.

Dibini dövdü.

Lavmancı lavmancı.

[ağız şapırdatır]

Tabii.

Geçen bizim şoföre ilişirken gördüm.

[Leyla iç çeker]

Başımıza neler geldi neler.

[Altan numaradan öksürür]

[Altan öksürür]

[öksürür]

Demek ilk sevgilin bıyıklıydı ha?

Evet birader bıyıklıydı ne olacak?

[Altan] Ha? Bıyıklıydı ne olacak?

[dudak oynatır]

Hayırlı yolculuklar.

Ben şimdi size bir şey söyleyeceğim ama benden duymuş olmayın.

Bu bizim Peder Angutyo var ya sütlü kahve.

Böyle hafif tatlı, şekerli yani.

Herkese karşı açık ayran ya.

Ay çiçeği, bildiğin ay çiçeği. Böyle ay çiçeği.

Top be. Bildiğin top işte. Voleybol topu.

Böyle top yani.

-[Gürkan numaradan öksürür] -[kapı kapanır]

[dudak oynatır]

Sinek.

Söndürmeden gitmiş vatan hainleri.

Bir de ormanı yakacaklar.

Destur.

[işeme sesi]

Mezarınıza da böyle çöğdüreceğim.

Ne yaptın Manyak? Gömdün mü hepsini?

Maalesef abi işler ters gitti.

Anlaşıldı. Sen bu işi bensiz beceremeyeceksin.

Geliyorum ben.

İyi olur abi. Onlar da seni görmek için sabırsızlanıyorlar.

Cevat abimiz nerede kaldı diye sorup duruyorlar.

Tabii tabii kıçı kaşınan keçi çobanın asasıyla oynarmış.

[Cevat] Bekleyin.

[çan sesleri]

[Kenan nida]

Evet sonunda abinizi aile kabristanınıza defnedebileceksiniz.

Çok şükür.

Siz olmasaydınız inanın bunu başaramazdık yani amirim.

Tanrı sizi kutsasın amirim.

Asıl ben size ne kadar teşekkür etsem azdır Peder Beyler.

-Kızımla ilgilendiniz. -Ne demek!

O şeref, o gurur bize ait.

Daha fazla ilgilenmek isterdik ama...

...nasip bu kadarmış.

Kızım biraz yabanidir. İşim gereği onunla ilgilenemedim.

O yüzden fazla içine kapanıktır.

Bu yaşa geldi bir tane erkek arkadaşı bile olmadı.

Ah, ah, ah! Onu o kadar iyi anlıyorum ki.

Kirkor kardeş acaba Şahin abimizi son yolculuğuna uğurlasak mı?

[rahip] Hoş geldiniz.

Hoş geldiniz.

-Hoş geldiniz. -Hoş bulduk.

Tören için geldiniz galiba.

[kararsız nida]

Birazdan başlayacak.

Peder Beyler Aziz Nikola'nın torunları.

Abilerini defnetmeye geldiler.

[heyecanlı nidalar]

Peder kardeşlerimiz Aziz Nikola'nın torununun cenazesini getirmişler.

Efendim başrahip Agust sizleri aramızda görmekten çok mutlu olacak.

Sağ olsun.

Efendim siz de katılmak istemez misiniz törene?

Yok yok.

-Tabii neden olmasın. -[rahip] Şeref duyarız efendim. Buyurun.

Kardeşler. Tabut.

-Buyurun efendim. -[Gürkan güler]

Sen nereye?

Oğlum yardım etsene Peder Beylere.

Bak ya, bak ya. Allah Allah.

[Kenan] Geri zekalı mıdır bu, nedir ya?

[kilise orgu sesi]

Bugün için, biraz gelenekleri bozup

başrahip olarak konuşmamı yapmayacağım.

-Aramızda çok önemli iki konuk var. -Sağ olun.

Aziz Nikola'nın torunları olurlar.

Peder Kirkor ile Peder Angutyo...

Tören konuşmamızı yapmak için sizleri kürsüye davet ediyorum.

Kardeşlerim, sizin o kutsal sesinizden bir dua işitmek isteriz.

Ne yapacağız lan, ha? Ne yapacağız?

Bilmiyorum Altan işte oradan kitaptan okuyacağız.

[boğazını temizler]

[Gürkan] Sağ olun Peder Angus.

Sağ olun. [boğazını temizler]

[Gürkan derin nefesler]

[sayfa sesi]

Bu neyce lan?

Altan’cım, Altan bir dakika halledeceğim şimdi bir dakika.

Sevgili dostlarım bugün konuşmayı sizlere ben yapacağım.

[boğazını temizler]

-İsa ne der bilir misiniz? -Ne der?

Ne der?

İsa ne derse güzel der.

Boş verin İsa'yı. Bugün ben size

Aziz Müslüm'den çok güzel bir beyit okuyacağım.

[konuşmalar]

Sevgili dostlarım Aziz Müslüm der ki:

[arabesk müzik girer]

Hor görülenlerin Tanrı'm isyanıdır bu.

Sevip sevip de sevilmeyenlerin isyanıdır bu.

Düzensiz dünyanın günahıdır bu...

Yakarsa dünyayı garipler yakar.

İsyan ede ede oldum günahkâr,

Tanrı'm bu dünyayı başka kim yakar?

Mutluluk bize uzaktan bakar.

Tanrım dünyayı başka kim yakar?

Yakarsa dünyayı garipler yakar.

[Altan ağlamaklı]

Efendim, affedersiniz. İncil'in hangi bölümündendi bu?

Bu babanın üçüncü albümünden.

Çok güzel bir duaydı. Peder Kirkor, Peder Angutyo.

Aramıza katıldığınız için çok teşekkür ederiz.

İzin verirseniz abinizin törenini ben yapmak isterim.

-Aa... -Tabii. Tabii ki.

Tabii. Gönülden isteriz. [güler]

Cevat manyağına bak.

Kendine keşlerden haçlı ordusu kurmuş.

Baksana şunlara patron. Akbaba gibi toplanmışlar.

Hazır olun.

Bugün o haçlılardan tüm Hamdi'lerin intikamını alacağız.

[iç çeker]

Hamdi, oğlum...

Olduğun yerden beni gördüğünü biliyorum.

Merak etme kanın yerde kalmayacak.

Tabutu açarsanız dua etmek istiyorum.

-[Altan] Ee... Olmaz. -[Gürkan] Kesinlikle olmaz.

Kutsal kardeşimizin yüzündeki nurun

kiliseyi aydınlatmasına izin verin lütfen.

Şimdi... Sayın Angus abimiz çok nursuz bir insandı.

Aynen öyle yani. Gudubet, uğursuzun tekiydi yani Allah kahretsin.

[Altan] Çok çirkindi.

Ayy! Öyle öyle bir çirkindi ki babamız bile onu eldivenle severdi.

O kadar yani.

Merak etmeyin burada hiç kimse onun yüzünün çirkinliğini görmez.

Kilisemiz iç güzelliğini ortaya çıkarır.

Angus Bey, olmaz.

[sıkıntılı nefes]

Şimdi Sayın Angus...

Abimiz zaten bunun içinde. İçi de bir, dışı da bir.

Kendisi 148. göbekten Aziz Nikola'nın torunu.

Adam ölü kardeşim yani bunu açınca ne olacak? Adam dirilecek mi?

Peder Angus Bey.

Kardeşim acımız büyük olduğu için ne dediğini bilmiyor. Saçmalıyor.

Değil mi kardeşim?

Peki.

[Angus geveler]

Peki peki anladım.

[kilise orgu sesi]

[telefon çalar]

-Manastırdayım abi. -Tam yerinizi bulmuşsunuz.

Bekleyin bekleyin.

Ben şimdi o ... üstüne mum dikmeye geliyorum. Bekleyin.

[Altan boğazını temizler]

Ben de size geliyordum.

-Allah Allah hayırdır inşallah? -Ne sebeple?

Hmm... Diğer rahipler,

bütün günahların affedildiği günde olduğumuzu söylediler.

Ben de karavandaki konuşmalarımızdan sonra size güvenebileceğimi anladım.

Kendimi size yakın hissettim.

Eğer sizin için de uygunsa günah çıkarmak istiyorum.

-Tabii ne demek. -[Altan güler]

Bize bütün sırlarını anlatabilirsin çocuğum.

[Altan] Buyurun.

Sıtkı sen burada bekle dışarıyı tut.

Ben şu iki ... çarmıha gerip geleceğim.

[Cevat sinirli nefes]

[çan sesi]

Sizin yan tarafta olmanız gerekmiyor mu Peder?

Öyle mi gerekiyor?

Evet.

[fısıltıyla] Allah Allah.

-Bu da böyle seviyor demek ki. -Demek ki.

[iç çeker]

Anlat çocuğum.

13 yaşında bakkaldan çikolata çalmıştım.

Bir kere de komşunun saksısını kırıp kaçtım.

Kızım böyle önemsiz günahlarla vaktini harcama.

Daha özel daha önemli şeyleri anlat.

Hmm.

Ya aslında bir şey var ama çok utanıyorum.

Utanacak bir şey yok, çıkar üstünü--

Ee... Günahlarını. Devam et kızım.

Üniversitedeyken aynı anda üç sevgilim vardı.

Maşallah. Maşallah.

Efendim Peder?

Yani çok iyi gidiyorsun. Devam et kızım.

Daha ayrıntılı anlat ki bütün günahlarından arın.

Yani...

...sevgilim derken, üçü de fuckbuddy'imdi.

Fakir miymiş üçü de birader?

Ne fakiri ... koyayım. Sen fakir ben fakir.

-Onlar motherfucker. -Mother fakir ne lan?

Anadan fakir birader.

Evet kızım?

[Leyla] Babam ben depresyondayım diye beni psikoloğa gönderdi.

Terapiler çok verimli geçti.

Psikoloğumla her hafta bir saat sevişiyorduk.

[Leyla nefes]

Psikoloğumdan da hamile kalınca çocuğu aldırmak zorunda kaldım.

Bir de babamın ekibinde bir polis arkadaşı vardı.

Dur, iyi aklıma geldi. Onu da itiraf edeyim.

Kızım biliyorsun değil mi, kilisemizin de bir af limiti var.

Peder lütfen engel olmayın hayatımda ilk kez bunları itiraf ediyorum.

İşte şimdi ... yedik.

[Gürkan] Evet.

Ondan da çocuk aldırınca baktım böyle olmuyor.

Ben de doğum kontrol hapına başladım.

Maşallah.

Maşallah.

Ne kadar da hayırlı bir kız evlat yetiştirmişsiniz.

Peder lütfen bunları babama anlatmayın. Ne olur aramızda kalsın.

Kalır kızım, kalır.

Artık bu kadarına da dayanamam.

Aman abi ne yapıyorsun!

[konuşmalar]

[Arif] Değer mi hiç ya?

-Amirim gerek yok. -Ne oluyor babam mı o?

Yok kızım yok, günahlar çıkıyor ya böyle sesler duyman normal.

[şarjör sesi]

Ocağınıza Noel ağacı dikmeye geldim lan.

Ha ... babam geldi.

[adam] Bu nereden çıktı şimdi ya?

Oğlum Cevat, kendine ne biçim bir tarikat kuruyorsun böyle.

Rahipler, hahamlar, böyle kefenliler.

Nerede lan o hayvan eti yemişler?

İşte burada memur bey.

Eller havaya beyler. Polis.

-Kadınlar nerede? -[telsiz sesi]

[Ruhi] Ben sana söylemiştim anne.

Babam karı kız işi bile beceremez ki.

Sen sus Ruhi!

Ben sana ne demiştim Manyak?

Git bu kadının bir ormanda kafasına sık demiştim değil mi?

Beyler silahlarınızı bir yere bırakın.

-Baba. -Kızım.

Lan fuhuş operasyonunda bu kadar mafya babası yakaladığımız için

tarihe geçeceğiz tarihe.

Yalnız memur bey bir yanlış anlaşılma var.

Biz buraya şey için geldik...

Ee... Günah çıkartmak için.

Savcılıkta çıkarırsın günahlarını merak etme.

Ama bize Noel Baba'nın torunlarıyız dediler.

Evet. Abimizi aile kabristanına Noel Baba'nın yanına gömeceğiz dediler.

Biz de ne bilelim, yardımcı olduk.

Ne diyorsun lan?

-Ne Noel Baba'sı? -Sakallı var ya hani? Göbekli. Ho ho ho.

Bakın komiserim ben çok baba tanıdım ama daha Noel Baba'yı tanıyamadım.

Devam et.

[polis] Hadi yürü, yürü ,yürü!

Geç.

[konuşmalar]

Bakın... Bize inanmıyorsanız kendi gözlerinizle görün.

Kim var orada? Aç bakayım orayı.

[telsiz sesleri]

Memur Bey, bizler rahibiz. Bizi niye burada tutuyorsunuz.

Kes kes kes, takiyye yapma.

Bırak, bırakın beni.

Ben Yıldırım Ekipler Amiri Kenan'ım. Bırak!

Ya bırak şov yapma atılmışsın cemaatten konuşup duruyorsun.

Aslı karıcığım bir yanlış anlaşılma var. Her şeyi açıklayabilirim.

Sen neye karıştın böyle Kerim?

Biz mahvolduk. Sen yokken biz bir başımıza ne yaparız Ruhi'yle.

Ruhi'yi bir cami avlusuna bırak kaç.

Anne bu adam 20 yıldan önce çıkmaz.

Sen en iyisi bunu boşa. Bana da yeni bir baba al.

-[araba çalışır] -Oğlum sus artık sus! Mahvolduk! [ağlar]

Ben sana dedim kardeşim bak şansımız dönecek dedim.

Haa... Şansımız dönecek, o şans dönerse bizim ... girer birader.

Biz talihin hazzetmediği çocuklarıyız ... koyayım.

Öyle deme kardeşim.

Bu mafya işlerinde önümüz çok açık.

Biz buradan yürürüz dedim ben sana. Sen kardeşine güven.

[“Hep Yek 2” çalar]

♪ Zarlar yine hep yek, hep yek ♪

♪ Bin musibet bir nasihat hadi gelin tek tek ♪

♪ Tek tek hep yek otur say kurşunları Tek tek tek tek zarlar bize hep yek ♪

♪ Hep yek zarlar yine hep yek hep yek ♪

♪ Bin musibet bir nasihat hadi gelin tek tek ♪

♪ Tek tek hep yek otur say kurşunları ♪

♪ Tek tek tek tek zarlar bize hep yek ♪

♪ Herifler manyak bela namlu konuşur başka ♪

♪ Kerim manyak tipinden belli belindeki de doçka ♪

♪ Daha ben kastı saymadan her taraf koktu bok ♪

♪ Ulan Gürkan al bu cesedi nerene sokarsan sok! ♪

♪ Senin kadar kırıtmadı mektepteki ♪

♪ Ulan millete pencü se, şeş beş bize gelen hep yek iki ♪

♪ Ölüp peşlerinden ardı sıra konvoy ♪

♪ Ecel pusuda bekler sen anca ambulansta goy goy ♪

♪ Boy boy şeytanlar diyor çek vur şunları ♪

♪ Başkasının tarlası sürülmez otur say kurşunları ♪

♪ Ameno hey yo yelkenler fora ♪

♪ Sağ kolumda manita hem Elizabeth hem Elanora ♪

♪ Kalem kanla bilinir sıktırır dişleri ♪

♪ Önümde lider marka cennete giden yol cenaze işleri ♪

♪ Merhaba Coşkun abi ayağında converse ♪

♪ Ey yo kimse bilmez lezbiyenler et yemez ♪

♪ Hey yo orbi avuç çakar seni tartar uzaban ♪

♪ Şarjör adama halay çektirir aşına kan doraban ♪

♪ Doldu tetik gördü attı benzin betin ♪

♪ Diyeceksin ki sen ardından titrettin beni titrettin ♪

♪ Hep Yek, Hep Yek, Hep Yek, Hep Yek, Hep Yek, Hep Yek ♪

♪ Hep Yek, Hep Yek ♪

♪ Zarlar yine hep yek hep yek ♪

♪ Bin musibet bir nasihat hadi gelin tek tek ♪

♪ Tek tek hep yek otur say kurşunları ♪

♪ Tek tek tek tek zarlar bize hep yek ♪

♪ Hep yek zarlar yine hep yek hep yek ♪

♪ Bin musibet bir nasihat hadi gelin tek tek ♪

♪ Tek tek hep yek otur say kurşunları ♪

♪ Tek tek tek tek zarlar bize hep yek ♪

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.