All language subtitles for Hercai.S03.E17_(55._Bölüm)

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian Download
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew Download
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal) Download
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

(Jenerik müzik)

Dilşah!

Kızım!

Sen!

Sen!

Yaşıyorum ben anne.

Sana geldim.

Yaşıyorum ben.

Anne.

Anne, anne, anne!

Annem.

Annem!

Annem.

Gerçek misin?

Rüya değil deme bu?

Dilşah sen misin bu!

Sen misin Dilşah!

Yavrum!

Yavrum!

Yaşıyor benim evladım!

Yaşıyor benim evladım!

Yaşıyor!

Anne, anne , anne!

Şükran ana!

Şükran ana!

Anne!

Anne!

Tamam tamam yok bir şey.

Bir şey yok.

Öldü dediler, evladımın kokusuna hasret kaldım.

Yaşıyor evladım, yaşıyor yaşıyor!

Yaşıyor evladım, yaşıyor!

Neredeydin yavrum!

Neredeydin annem!

Neredeydin, neredeydin?

Güzel kızım.

Zalimler...

...zalimler her yerde anne.

Bunca sene sonra...

...kavuşmamıza...

...kavuşmamıza...

Dilşah!

Bir şey yok.

Oturdun Şükran anayı.

Hazar Bey, Reyhanın odasına götürelim!

Dilşah!

Hemen hemen!

Haydi çabuk çabuk!

Dilşah!

Ben sana demedim mi?

Bak yine diyorum.

Ya bu kadını gönder...

...yada kendini kapının önünde bulursun.

Haberin olsun ha.

Ay, yavrum!

Sen, sen ne diyorsun?

Annen yaşıyor ne demek?

Bak seni öldürürüm Azize Aslanbey!

Annen yaşıyor ne demek, cevap ver!

Doğru duydun delikanlı.

Dilşah hayatta.

Onu sana verecektim.

Ama baban gelince ona teslim ettim.

Ama meraklanma.

Artık emniyettedir.

Miran.

Anne!

Miran!

Ah!

Reyhan, Reyhan!

İyi misin?

Hastaneye gidelim.

İyiyim, iyiyim.

Miran'a yetişeceğiz.

Asiye.

Sende.

Evet!

Cambaz ipten düştü, he Azize?

Eee!

Sen gitmiyor musun Miran'ın peşinden?

Eserini görmek istemiyor musun?

Tamam o vakit ben gideyim.

Kim dost kim düşman...

...gidip ben anlatayım Şadoğluna.

Bunca zamandır Dilşah'ın neler çektiğini...

...ben söyleyeyim.

Hiç bir yere gitmiyorsun anne!

Zaten Hazar Bey'e teslim etmişsin Dilşah Hanımı.

Daha ne yok yere ortalığı karıştırıyorsun?

Bırak insanlar acılarını sevinçlerini yaşasınlar.

Harun.

Haddini aşıyorsun.

Anne!

Bak Aslan ile biz bu öfkeyi bitirmek için yola çıktık.

Bu öfke onu aldı.

Aslan'ı kaybettik.

Biz Aslan'ı kaybetmedik.

Kaybettirdiler.

Kimler peki?

Reyhan ile Miran mı?

He?

Her ne kadar saklasan da...

...onları suçladığını biliyorum.

Yanılıyorsun.

Hadi göster o zaman bana yanıldığımı.

Gitme.

Ama eğer gidersen...

...bak ben de bu evden giderim

Ben senin annenim.

Benimle böyle konuşamazsın.

Karışma!

Tamam.

Karışma!

Eğer o kapıdan çıkarsan...

...kaybedersin oğlunu.

Değer mi buna he?

Anne!

Gönül, buldun mu?

Yok gitmiş yetişmedim.

Arabayı almadan gitmiş.

Hadi hadi binin!

Hadi binin.

Hadi.

Allah'ım sen yardımcı ol, Allah'ım.

Yaren, hazırlan gidiyoruz.

Harun.

Otelde kalacağız.

Dilşah, yaşıyor mu?

Bunu nasıl yaptın?

O kadarına vicdanın nasıl el verdi?

Öfkeme yenildim.

Bana nasıl söylemezsin?

Benden sakladın.

Onu öldü zannetmeme izin verdin.

Bilseydin seni durduramazdım Esma.

Peki.

Şimdi ne yapacaksın?

Bunu onlara nasıl açıklayacaksın?

Bilmiyorum.

İlk defa ne yapacağımı, bilmiyorum.

(Çünkü annen yaşıyor)

Anne!

Anne!

İyi misin biraz daha?

Anne.

Annem nerede?

Aşağıda, Şükran ana aşağıda.

Seni öyle görünce birden tabi kadın...

...telaşlandı.

Sen, sen burada biraz dinlen.

Yahu senin üstünde ıslak.

Ne yapsak biz.

Üstüne kuru bir şeyler filan mı versek?

Ben Reyhan'ın kıyafetlerinden...

...bir şeyler uydururum Hazar Bey.

Sağ olasın Zehra.

Sen sağ ol Hazar Bey.

Haydi biz çıkalım o zaman.

Melike, sen bir çay bir çorba pişir de...

...Dilşah Hanımın içi ısınsın.

Haydi kızım.

Hemen ablam.

Ben şunu da kurutayım ha.

Dilşah.

Bana kızgınsın tabi.

Haklıydın.

Ama inan ben kötülük olsun diye değil.

Hazar Bey'i kaybetmekten korktuğum için...

...eğer burada kalırsan.

Aklı karışır diye yaptım.

Canına zara vermeye kakmışsın.

Ama inan bana geri döndüm.

Yaptığımdan pişman olup geri döndüm.

Seni bulamadım.

Ben ne yaptıysam, kocam için...

...evlatlarım için yaptım.

Hazar Bey'e söyleme ne olursun.

Eğer annenin öldüğünü söylediğimi duyarsa...

...senin buradan yollayanın ben olduğumu bilirse...

...beni asla affetmez.

Yuvam yıkılır.

Sana yalvarıyorum Dilşah.

Yalvarıyorum söyleme, kimseye söyleme ne olur.

Kimseye söyleme.

Sen ne yaptın ya, sen ne yaptın!

Şuradan dön Fırat.

Döneceğim Reyhan.

Döneceğim.

Bu nasıl bir kader?

Nasıl olabilir böyle bir şey?

Valla ne oldu, nasıl oldu bilmiyorum ama.

Bu kader değil bak Gönül göreceksin.

Ya ben düşündükçe delireceğim.

Miran ömrü boyu annem diye yandı.

Toprağını öptü.

Mezarına dert anlattı.

Kim, hangi vicdansızlık...

...ana ile oğlu bunca yıl birbirinden ayırır.

Reyhan, Allah aşkına sakin ol Reyhan.

Miran'ın senin desteğine çok ihtiyacı olacak.

Sende haklısında benim elimde mi sanki.

Elimde mi sanki benim.

Ya ben kavuştuklarına mı sevineyim...

...bunca yıl kaybettiklerine mi üzüleyim.

Niye gelemedi ki acaba, ne oldu?

Dilşah ana ile Miran bir kavuşsunlar.

Bunların hepsini öğreniriz Reyhan.

Ne diyeceksin arayıp?

Sesini duymak mı istedim diyeceksin?

Yok daha neler ya.

Miran, Miran ne oldu!

Annem!

Annen!

Annem ne oluyor ya?

Reyhan ne oldu?

Ya ne oluyor?

Ne oluyor?

Anneannem doğru mu?

Miran, oğlum.

Doğru mu anneanne?

Annem yaşıyor mu annem?

Annem yaşıyor mu?

Baba!

Oğlum!

Anne!

Annem!

Kimsin sen?

Benim oğlum öldü.

Öldü benim oğlum.

Dilşah.

Dilşah.

Bak.

O, Miran.

Bizim oğlumuz.

Bizim oğlumuz öldü Hazar.

Öldü O.

Annem.

Annem ben ölmedim.

İşte buradayım, karşındayım.

Ben senin oğlunum.

Hayır, hayır, hayır!

Çek ellerini, dokunma, sakın dokunma bana!

Dokunma!

Benim oğlum öldü, ben.

Ben seni tanımıyorum.

Dilşah, o Miran.

Senin oğlun, benim de torunum.

Hayır hayır hayır!

Yalan söylemeyin, yalan söylemeyin bana.

Ne olur yalan söylemeyin bana.

Yalan söylemeyin bana ne olur.

Ne olur, ne olur.

Ben gerçeği kabullendim artık.

Öldü benim oğlum, kabullendim ben bunu!

Dilşah, kurban olayım bir dinle bak.

Bir dinle.

Senin oğlun yemin ediyorum.

O bizim oğlumuz Miran.

Evet.

Yalan, yalan!

Yalan, yalan yalan yeter!

Yeter, yeter, yeter, yeter ne olur yeter!

Yalan söylemeyin bana.

Benim oğlum, benim oğlum değil o!

Miran, küçüktü.

Küçücüktü öldüğünde!

Anne küçüktü o daha öldüğünde!

Öldü.

Miran değil o.

Miran değil o.

Gitsin, gitsin!

Kim, kim söyledi annem sana?

Benim öldüğümü kim söyledi?

Kim olacak!

Azize!

Miran!

Miran dur!

Miran yapma!

Amca dur!

Yapma!

Reyhan doğru söylüyor dur dur!

Bunca sene bir mahkum gibi kapatmış onu.

Kim bilir hangi sinsi planı için...

...evladı annesinden ayırdı.

Bu zalımın elinden onu ben aldım.

Ben kurtardım.

Aha burada yüzü.

Kendisi söylesin, Dilşah.

Nasıl korkuyor şuna bak ya.

Ey gidi Dilşah ey.

Miran dur!

Miran, bak ben.

O eve girdiğim zaman...

...kimi bulacağımı bilmiyordum yeminle.

Ama bunun bir oyun ettiğini anladım.

Gözümü bunun üstünden ayırmadım.

İyi ki de ayırmamışım.

Bak seni annene kavuşturdum oğlum.

Ama bu Azize.

Ona oğlunun öldüğüne inandırmış.

Annem, annem.

O mu söyledi, Azize mi söyle benim öldüğümü?

Gitsin.

Gitsin o, o da gitsin.

Tamam.

Benim hiç kimsem yok.

Bir tek annem var benim.

Annem var benim bir tek annem.

Ben nereye gideyim?

Yaptın deme?

Sen...

...bunu da yaptın deme!

Ne yaparsam yapayım.

Beni affetmeyeceksin değil mi?

Ne affetmesi!

Sen, sen daha ne affetmesinden bahsediyorsun!

Senin hiç mi onurun şerefin haysiyetin yok!

Hiç mi utanman yok!

Ya sen benden!

Annemi çalmışsın annemi!

Sen benden babamı çaldın!

Kim olduğumu, ailemi, çocukluğumu çaldın!

Seni şuracıkta öldürürüm!

Şuracıkta öldürürüm seni!

Ama sen ölmeyi bile hakketmiyorsun!

Sen ölmeyi bile hak etmiyorsun!

Sen neyi hak ediyorsun biliyor musun?

Biliyorum.

Nereye gidiyorsun!

Gel buraya!

Bana ettiklerinin hesabını vereceksin!

Gel buraya!

Duydun mu!

Çıkın dışarı!

Duyuyor musunuz, herkes çıksın!

Hanımım.

Sakın, geri dur!

Geri dur!

Ne olursa olsun karışmayacaksın!

Geri dur!

Sana diyorum!

Sana diyorum!

Çıkın dışarı!

Çıkın!

Çıkın!

Dışarı çıkın!

Cevap versene!

Dışarı çıkın!

Herkes dışarı çıksın!

Artık alacak verecek kalmayacak!

Bu gece bütün hesaplar görülecek!

Anladınız mı!

Neyin peşinde bu?

Anlamadım.

Çıkın dışarı!

Çıkın!

Dışarı çıkın!

Dışarı çıkın!

Hepiniz çıkın, görün!

Kim o, ne oluyor?

Ben çok şeyi hak ettim!

Çok şeyi ama belli ki siz bana hak ettiğimi vermeyeceksiniz!

O zaman bunu ben yapacağım!

Bırak şov yapmayı!

Bırak şovu!

Cevap ver!

Sen neyin peşindesin!

Hesap vereceksin Azize Hanım!

Az sabret, vereceğiz!

Dışarı çıkın, dışarı çıkın!

Azize Aslanbey değil mi o?

Dışarı çıkın!

Çıkın dedim!

Hepiniz dışarı çıkın!

Hepiniz gelin!

Ayşe yapma, Ayşe!

Hepiniz duyun!

Dışarı çıkın hepiniz şahit olun!

Ya sen neyin peşindesin!

Az bekle göreceksin, az bekle.

Nereye gidiyor böyle?

Azize Aslanbey ne yapıyor böyle?

Dışarı çıkın!

Dışarı çıkın!

Ne yapıyorsun Azize?

Neyin şovundasın acaba?

Dışarı çıkın!

Cevap versene!

Hepiniz dışarı çıkın!

Dışarı çıkın hepiniz!

Hepiniz çıkın!

Hepiniz duyun!

Hepiniz şahit olun!

Allah yarına bırakır, yanına bırakmaz mış!

Kimsenin yanına kalmazmış!

Hepiniz çıkın görün!

Nereye gidiyorsun!

Yavrum.

Canım kızım.

Gittiler mi?

Gittiler deme?

Gittiler, gittiler yavrum.

Azize, Azize.

O beni almaz yine deme?

Kimse alamaz seni artık benden.

Buna müsaade etmem.

Hazar da müsaade etmez.

Miran da müsaade etmez.

Etmez, korkma.

Miran, yok.

Miran...

...öldü.

Ben, ben eğer...

...orada olsaydım.

Ona bakabilseydim eğer.

Olmazdı böyle anne.

O kaza olmazdı o zaman.

Ne kazası?

Araba çarpış anne, ona.

Ölmüş benim yavrum, anne.

Miran ölmedi, Miran yaşıyor.

Yemin ederim kızım ölmedi.

Yo yo yo, yapma yapma!

Ne olur anne.

Anne yalan söylüyor anne.

Yalan söylüyorlar.

Azizenin oyunu, ne olur ne olur inan bana.

Ne olur inanma anne.

Yavrum.

Geçecek.

Kaçıp ta gelemedim.

Oğlumun başında olamadım.

O bırakmadı beni, yıllarca yıllarca esir gibi...

...kilitledi anne.

(Sen ne yaptın Zehra)

(Bu zavallı kadına sen ne yaptın)

Efendim Handan.

Ya Cihan, sen neredesin ya?

Burada kıyamet koptu senin haberin yok.

Dilşah dirildi ha, Dilşah.

Şuanda burada konakta.

O Miran da Azizeyi öldürecekmiş.

Herkesi taktı peşine götürdü Azize.

Dilşah mı?

Dilşah yaşıyor muymuş?

Abim nasıl?

Hem de kanlı canlı şuanda burada.

Nasıl olur bu ya?

Tamam, tamam tamam.

İşte geleceğimiz yer burası.

Çünkü benim layık olduğum yer burası.

Vaktiyle...

...Reyhan'ı bu meydana ben attım.

Ben.

Üstünde gelinliği vardı.

Masumdu, günahsızdı.

Ama acımadım.

Acımadım.

Bana yalvardı ama acımadım.

Yapma.

Hiç merhamet etmedim.

Hiç etmedim.

Yapma.

Miran'ı yıllarca ben kandırdım.

Yalanlarımla kandırdım.

Yalanlarla.

Onu babasına düşman etmeye kalktım.

Bile bile, bile bile!

Dilşah'ı Hazar dan ayırdım.

İntikam için.

Ayşe yapma.

İntikamım için.

Ben her şeyi intikamım için yaptım.

Her şeyi.

Can yaktım, yuva yıktım!

Anladınız mı!

Ağlattım ben.

Ağlattım ben her şeyi yaptım.

Ben, ben!

Azize Aslanbey!

Azize Aslanbey!

Benim günahım çok.

Ben suçluyum.

Bana bağırın.

Bir şeyler söyleyin!

Sövün bana!

Öfkelenin bir şeyler söyleyin bana!

Söyleyin, öfkelenin!

Çok günahkarım.

Ben Miran'a anasını öldü dedim.

Öldü dedim ama Dilşah yaşıyor.

Onu esir gibi kapattığım yerde...

Oğlunu anasını öldü bilerek yaşattım onu

Sadece ona da değil.

Bütün aileme kötülük ettim ben.

Hepsine eziyet ettim.

Ben kendi gelinime...

Ondan oğlunu çaldım.

Aslan'ı, ben yaptım.

Ben yaptım sövün bana.

Gönül.

Ben tanıdığım bildiğim herkese zarar verdim!

Ben herkese zarar verdim!

Herkese, en büyük kötülüğü de size ettim!

Bir şeyler söyleyin, öfkelenin..

...bağırın bana bir şeyler söyleyin!

Öfkelenin ama susmayın bir şeyler söyleyin.

Bu topraklardan senin gibisi çıkmadı.

Yazıklar olsun Azize!

Rezil!

İnsan mısın sen!

Rezil kadın!

Seni toprak bile kabul etmez!

Sende Allah korkusu yok mu?

Yaşından başından utan.

Defol git buradan!

Sen ne yapıyorsun böyle?

Sizin kesemediğiniz cezayı kesiyorum.

Ben ben , ben bu meydana atılmayı hak ediyorum.

Oha Miran, Şadoğlu'ymuş.

Nasuh ağanın torunu.

Azize saklamış bunca yıl, yazıklar olsun.

Yazıklar olsun!

Yazıklar olsun senin gibi kadına!

Beni affetmeyeceksin biliyorum.

Böyle mi affettireceksin kendini?

Olmaz biliyorum.

Böyle mi affettireceksin kendini!

Olmaz!

Olmaz!

Sen...

...benden.

Annemi çaldın.

Her şeyimi çaldın.

Neyim varsa elini uzattın.

Şimdi sen böyle mi affettireceksin kendini?

Ben...

...seni.

Babaannem bildim.

Ben seni sevdim, biliyor musun?

Sana inandım.

Ben kaç gece yanına sığındım senin.

Belki, annemim kokusunu duyarım diye.

Kaç gece yanında uyumak istedim.

Çocuktum ben.

Çocuktum.

Hiç mi acımadım?

Annen öldü derken...

...onu benden alırken.

Beni ondan alırken.

Hiç mi sızlamadı vicdanın?

Benim babam varmış.

Benim...

...annemde varmış.

Sen hiç mi utanmadın?

Hiç mi korkmadın bunca günahtan!

Beni yetim öksüz büyütürken!

Rezil!

Sen insan mısın!

Ne vicdansız kadınmışsın ya.

Sende Allah korkusu yok mu Azize.

Tüh sana!

Yaşından başından utan.

Çok pişmanım.

Değilsin.

Değilsin!

Değilsin.

Çünkü Azize Aslanbey.

Pişman olmaz.

Merhamet etmez.

Affetmez.

Acımaz!

Sen şimdi geldin ya buraya.

Af dilemek için böyle kendini küçük düşürüyorsun.

Sen günahlarını...

...buraya atmak temizlemez.

Bin kerede bu meydana atılsan!

Benden aldıklarını geri vermezsin.

Reyhan'dan.

Babamdan.

Annemden.

Aldıklarını...

...geri vermezsin.

Duydun mu!

Günahlarımın bedelinin ne olduğunu da...

...senin içinin nasıl soğuyacağını da biliyorum.

Bu dünya ikimize çok fazla.

Çok fazla.

Hanımım!

Babaanne!

Gönül, Gönül dur!

Ayşe, Ayşe dur!

Benim günahım çok büyük.

Ama acımda büyük.

Acı bazı insanları olgunlaştırmaz.

Büyütmez.

Sadece aklını alır.

Eğer yapabilirsen.

Beni kötü bilme.

Evladının acısıyla.

Aklını yitirmiş.

Bir mensup.

Yapma!

Reyhan!

Dur!

Reyhan yapma!

Ölmeyeceksin!

Reyhan bırak!

Reyhan!

Tamam yapma.

(Ateş sesi)

Reyhan!

Reyhan!

İyi misin?

Reyhan en iyi misin?

Ya sen ne yapıyorsun Reyhan.?

Sen nasıl yaparsın böyle bir şey ya!

İyiyim.

Sakın, sakın bir daha kendi canını...

...benim canımın önüne atma sakın!

Ben bu meydanda ölmeyi hak ediyorum!

Ver onu bana!

Gel hadi Reyhan bitti gel!

Hadi kızım hadi!

Bırak.

Ne bırak!

Bu meydan da bana ne dedin hatırlıyor musun?

Ölmek öyle kolay değil.

Haklısın.

Öyle kolay değil.

Eğer gerçekten affedilmek istiyorsan.

Yaşayacaksın.

Bak bana, ölmedim.

Beni attığın her uçurumdan...

...güçlenerek çıktım!

Sende yaşayacaksın.

Günahlarının bedelini ödeyeceksin.

Eğer yapabilirsen...

...affettireceksin kendini.

Başaramazsan da diyeceksin ki...

...ömrümün geri kalanını iyi bir insan olmak için harcadım.

Ama ölmeyeceksin.

Öyle kolay değil.

Ölmeyeceksin.

Oğlum!

Miran.

Yemin ederim içim şişti ha.

Bunca yıllık Handanım.

Hayatım da ilk defa Yaren'e hak verdim.

Bu evin draması da kederi de bitmez.

Öyle ada çayıymış, kurşun dökmek miş.

Bize vız gelir, tirist gider ha.

Ha Melikeciğim hadi bana kahve yapı ver de.

O güzel ellerinden içeyim kızım hadi.

Zehra ablanın papatya çayını hazır edeyim.

Yaparım Handan abla.

Papatya.

Kız Melike.

Sen o Zehra'ya öyle yatıştırıcı değil de...

...uyandırıcı bir şeyler yap bence.

Vallahi üstüne kuma geldi ha.

Gözleri böyle acık olsun olacaklara karşı.

(Gülüyor)

Melike!

Ağlıyor musun sen kız!

Niye ki?

Ha, tabi üçüncü hanım geldi.

Bütün bu işleri nasıl yetiştireceğim diye düşünürsün değil mi?

Bunlar nasıl laflar Handan abla?

Aaa!

Yalan mı kızım?

Yalansa yalan de.

Bugün konağa giren.

Yarın.

Tövbe tövbe!

Seninle de iki kelime konuşulmuyor he.

Bak Allah biliyor, günahım kadar sevmezdim ama.

O kenafir Hanife burada olacaktı şimdi.

Bak nasıl kırıyorduk muhabbetin belini.

Handan abla.

He, gülüm.

Ya sende annesin.

Senin de çocuğun var.

Gerçekten hiç mi için sızlamıyor bu hale ha?

Safsın Melike.

Safsın yemin ederim ha.

Bir düşün kızım, bir düşün.

Abim, o kadını bu konağa ne diye getirdi?

Bir düşün.

Hiç utanmıyorsun değil mi Handan?

İnsanların acıları ile alay etmeye hiç utanmıyorsun.

Bu mu senin eltiliğin.

Sen bu musun?

Busun tabi.

Vallahi Zehracığım ben eltiliğimi...

...bu işin en başında seni uyararak yaptım.

Sonuç ortada.

Ben sen olsam, beni biraz dinlerdim ha.

Ne de olsa yarım kalmış gönül meselelerinin küllerinden...

...biraz korkmalı insan.

Abla uyma sen ona, ne olur.

Neyse ben bu olanları biraz...

...Yaren ile istişare edeyim bakalım.

Benim sıram geldiyse kahvemi alayım Melike hanım.

Şekerli olsun.

işte bu.

Tam da hak ettiğin yerdesin Azize.

Ama zannetme ki çilen bununla dolacak.

Sakladığın her şeyi biliyorum.

Benim bilmediğimi zannedip...

...huzur bulduğun bütün gerçekleri...

...hepsini öğrendim.

Senin ölmene izin yoktur Azize.

Daha dur.

Ailen ile sınanacaksın.

Bir bir.

Hani o çektiğin acılar var ya.

Onların hepsini aratacak şeyler yaşayacaksın.

Bu lafımı bir kere yaz.

Füsun!

Git buradan.

Gideceğim ağa.

Gideceğim.

Sen de anla artık, kim dost kim düşman.

İyi belle.

Git!

Ayşe.

Ayşe.

Git Nasuh.

Seni böyle bırakıp gidemem.

Git yalvarırım git.

Ben seni haberdar edeceğim.

Sen git, birazcık hatırım kaldıysa git Nasuh.

Gönül.

Babaanne.

Haydi kalk.

Gönül git.

Git, merak etme git.

Gidemem.

Bırakamam seni burada.

Gideceğiz buradan hadi kalk.

Benim artık gideceğim tek yer var Gönül.

Fırat, Gönül'ü götür buradan.

Azize Hanım doğru söylüyor Gönül.

Bizim şuanda Miran'ın yanında olmamız lazım.

Burada değil.

Nasıl yani?

Bir şey yapmayacak mısın?

Bırakacak mıyız onu burada?

Zaten istediği bu değil miydi?

Gelip kendini meydana atmak.

Fırat.

Babaanne.

Allah'a emanet ol.

Gözümün bebeği.

Ben senin kıymetini bilemedim.

Ben kimsenin kıymetini bilemedim.

Allah'a emanet ol.

Babaanne, Babaanne!

Babaanne nereye gidiyorsun!

Hayır babaanne!

Gönül git buradan.

Git, hatta temelli git.

Bak annenin yanına git.

Orada huzur bulacaksın.

Kars'a git, senin yerin orası.

Hayır, hayır hayır babaanne!

Hayır, babaanne!

Babaanne!

Babaanne dur babaanne, Allah aşkına!

Dur babaanne!

Babaanne, babaanne dur, gitme!

Gönül, Gönül, Gönül!

Gönül yapma kalk.

Gönül kalk.

Azat, babaannem ölüme gidiyor yardım et.

Miran dursana, nereye gidiyorsun önden önden!

Ya Miran, bir dur konuşalım diyorum!

Neyi konuşalım Reyhan!

Karnındaki bebeğimizi...

...beni, kendini hiçe sayarak...

...Azize denen kadının hayatını kurtarmak için...

...silahın önüne atlamanı mı konuşalım.

Miran.

Sen gerçekten sıkacak mı sanıyordun!

Bıraksaydın yapsaydı!

Bıraksaydın yapabiliyorsa yapsaydı!

Ya sen nasıl böyle konuşuyorsun!

Ya sen gerçekten inandın mı?

Onun gibi bencil.

Hayatını herkese eziyet etmeye adamış biri...

...kendi canına kıyar mı?

Kıymaz.

Yine her zaman olduğu gibi...

...Azize Aslanbey rolünü sergiledi bizde izledik.

Sen hala ona nasıl inanıyorsun?

Nasıl acıyorsun!

Ya bunun inanmakla acımakla bir ilgisi yok!

Peki neyle alakası var?

He?

Ya ben düşündükçe kafayı yiyeceğim!

Sen kendi hayatını tehlikeye atıp...

...neden kurtardın o zaman onun hayatını!

Çünkü kimse böyle meydana atılmayı hak etmez!

Atan Azize bile olsa!

Kimse öyle lanetlenerek acı içinde ölmeyi halk etmez!

O bunu kendine yapmayacaktı Reyhan.

Başka bir oyun kuruyor anlasana.

Başka bir şey.

Onu sahneledi.

Olan biten bu.

Yavrum.

Güzel kızım benim.

Sabahları böyle gelip, dizine yatardım.

Hatırladın mı anne?

Okula geç kalacaksın diye söylenirdim.

(Kapıya vuruluyor)

Azize!

Azize bu!

Azize bu, açma kapıyı!

Sakın açma anne, ne olur sakın açma.

Korkma annem korkma.

Anne.

Annem hadi aç kapıyı.

Miran gelmiş bak.

Hayır.

Hayır hayır Miran değil o.

Benim oğlum değil.

Anne benim oğlum değil o değil.

Azizenin planı bu biliyorum.

Eğer, eğer ben onun oğlum olduğuna inanırsam.

Onun peşinden gideceğimi düşünüyorlar anne.

Anne.

Anne ben Miran'ım.

Ben senin oğlunum.

Lütfen hadi aç kapıyı, lütfen.

Azize ne yaptı sana kızım?

Nasıl değiştirdi aklını nasıl?

Dinle beni.

Yok, yok bu defa olmaz.

Bu defa olmaz.

Azizenin beni asla almasına izin vermeyeceğim.

Annem.

Annem lütfen aç şu kapıyı.

İzin ver bir yüzünü göreyim.

Sana sarılmam, dokunmam.

Ama izin ver yüzünü göreyim.

Ben küçüktüm.

Sen beni salıncağa götürürdün.

Hatırlıyor musun?

Böyle...

...benim bir tekerlekli kırmızı bir direksiyonum vardı.

Sürerken ses çıkarırdı hatta.

Çok küçüktüm, böyle...

...tam hatırlayamıyorum ama.

Çünkü unutturdular seni bana.

Ama ben...

...ben yüzünü hatırlıyorum anne.

Yüzünü hatırlıyorum.

Sen böyle sacını ensende topuz yapardın.

Ben bozardım.

Hatırlıyorum.

Kucağındaydım senin.

Birlikteydik.

Annem.

Gitsin, gitsin ne olur.

Daha fazla duymak istemiyorum gitsin anne ne olur.

Gitsin, gitsin!

Gitmem anne gitmem.

Oğlum.

Oğlum, oğlum yapma böyle yapma.

Bu kadar kahretme oğlum kendini.

Bak yapma böyle.

Oğlum, biliyorsun...

...yaşadıkları çok ağır.

Çok çok ağır.

Biliyorsun, zaman vereceğiz oğlum.

Zaman vereceğiz biraz.

He?

Ben onun oğluyum.

Baba, ben onun oğluyum.

Miranıyım ben onun.

Tabi, tabi oğlusun.

Şurada.

Şurada ben onu göremiyorum.

Oğlum.

Bak anlaman lazım.

Seni öldü biliyor.

Kafası...

...Azize, oynamış işte aklı ile oynamış.

Yapma, kahır etme.

Zaman vereceğiz.

Düzelecek her şey oğlum.

Yok.

Benim onsuz geçireceğim tek bir anım bile yok.

Zaman yok baba.

Ben ona oğlu olduğumu ispatlayacağım.

Miran!

Oğlum!

Nereye?

Miran!

Miran!

Nereye gidersen bende geleceğim.

Bırakmam seni.

Evladımın halini görüyorsun değil mi baba?

İçim yanıyor içim içim.

Senin hiç mi için yanmadı!

Dilşah öldü derken bana!

Ha, ben senin oğlun değil miyim baba!

Ölmüştü oğlum.

Kıpırdamıyordu.

Mehmet de oda ölmüştü.

Sana yemin ederim.

Yaşadığını bilseydim bırakır mıydım arkamda.

Sana yemin ediyorum.

Oradaydın nasıl anlamazsın, oradaydın!

Bakaydın bir!

Baktım oğlum baktım.

Nefes almıyordu.

Buz gibiydi.

Baktım!

Aklım sendeydi.

Seni yetiştirmek için.

He baba, benim için benim.

Ne sorduysam hem benim için zaten.

Al işte benim için yaptıkların bizi ne hale getirdi!

Mahfuzu arayıp haber versem mi acaba?

Gelen giden de yok.

Allah'ım sen koru.

Yok ben dayanamayacağım.

Arayıp soracağım halleri nicedir.

Melike anlatır bana olanı.

Hadi ne duruyorsun o zaman arasana.

Arıyayım.

Melike, Melike, Melike.

İyi misiniz?

Fırat!

İyi misin he?

Azize?

Olması gereken yerde Azize.

Onu artık kimse merak etmeyecek Esma.

Azize ettiklerinin bedelini ödüyor.

Bize bugünleri gösteren Allah'a çok şükür.

Artık bu kutlu günün şerefine...

...bir kahve yaparsın he Esma?

Sen kimsin!

He?

Esma Hanım benim annem.

Yani bu konağın hanımı.

Sen kim oluyorsun da...

...misafir olduğun yerde evin hanımına iş buyuruyorsun?

Konağın hanımı.

Seninle ben her ne kadar istemeden de olsa...

...aynı kanı taşıyoruz Fırat.

Benimle konuşurken saygılı ol.

Saygı hak edene verilir Füsun Hanım.

Bu evde yaşayacağım diyorsan.

Bu evin kurallarına uyacaksın.

Bir acımız mı var.

Saygı duyacaksın.

Susman mı gerekiyor.

Susacaksın.

Ha, bunlar benim işime gelmiyor diyorsan.

Kapının yerini biliyorsun.

Yav!

Berduşu kral yapmışlar.

Tutmuş babasını asmış.

Sayamadığım kadar çok evim, otelim var.

İstediğimde gider kalırım.

Ama mevzu bu değil.

Seni de anlıyorum.

Bu vakitte kadar yanaşma olduğun evde...

...bir anda reis oldun.

Şaşkınsın, afalladın.

Haklısın.

Ama haddini bil.

Sen beni kovamazsın.

Bu ev benim babamın evi.

Yanılıyorsun.

Bu konakta...

...Aslanbeyin tüm mal varlığı da benim.

Senin babanın değil.

Kağıt üzerinde.

Kağıt üstünde de...

...hak hukuk yönünde de...

...ilahi adalet yönünde de...

...benim ve Gönül'ün.

Abimin ne şekilde baban olduğunu düşünerek bunları söylüyorsan....

...helal olsun.

Ne diyeyim.

Bazı insanların midesi geniş oluyor.

Yahut işin içine para girince...

...bütün ayıplar unutuluyor.

Senin!

Fırat!

Seni kışkırtmasına izin verme.

Aferim, aferim.

Tut oğlunu öğret.

Dişini bana değil, Azize ye geçireceksin.

Kendinizi ondan koruyacaksınız.

Benden değil.

Öyle değil mi Esma?

Öyle değil.

Azize kötü.

Ama sende kötüsün.

Burada hiç kimse sana saygı duymuyor, görmüyor musun?

Bak oğlun bile çekti gitti.

Azizeye olan nefretin gözünü öylesine kör etmiş ki.

Oğlunu bile görmüyorsun.

Azize ile beni bir tutuyorsunuz he?

Onca ettiğinden sonra.

Yok yok bir tutmuyoruz.

İkinizde birbirinizden kötüsünüz.

Ona lafım yok.

Ama o böyle göstere göstere açıktan yapardı.

Sen iyilik küsmesi altında yapıyorsun.

Senin sonun ondan beter olacak Füsun.

Hala.

Aslanın evini yeniden düzenleyin orada kala.

Alo.

Alo.

Alo, Harun Bey duyuyor musunuz?

Duyuyorum duyuyorum sonra konuşalım mı?

Yaren.

Harun.

Harun.

Sen, ben, biz.

Biz şey.

Biz gerçek bir evlilik yapabiliriz.

Eğer sende istersen.

Tabi.

Gerçek bir aile kurabiliriz.

Karı koca olarak.

Bugün...

...Orada annene karşı tepki gösterdin ya.

Hani kendini ezdirmedin.

Benim için çok kıymetiydi.

Sende biliyorsun.

Bizim evliliğimiz biraz garip başladı.

Ama sen benden hiç vazgeçmedin.

Annene karşı bile.

Ben artık eskisi gibi düşünmüyorum.

Çünkü anladım.

Neyi anladın?

Beni gerçekten sevdiğini.

İstediğini.

Eğer bizim için bir şans varsa.

Ben hazırım.

(Ben, seni babaannem bildim)

Ben seni sevdim biliyor musun?

Belki annemin kokusunu duyarım diye.

Kaç gece yanında uyumak istedim.

Annen öldü derken.

Hiç mi sızlamadı vicdanın!

Kurban olayım hanımım.

İstediğine bakma ben olurum.

Oldun zaten Mahmut.

Ama her kötülüğün bir bedeli var.

Kim engel olmaya çalışırsa çalışsın.

Benim de o bedeli ödeme vaktim geldi.

Kaderden kaçılmaz.

Nereye gidiyoruz?

Ben dur diyene kadar sür Mahmut.

Miran, ben sana seni anlıyorum diyemem.

Çünkü kalbini bir tek sen anlarsın şuan.

Ama acını da mutluluğunu da bir arada yaşayıp...

...allak bullak olduğunu da görüyorum.

Biz...

....hatta bebeğimiz bile bir sürü badenleler atlattık.

Bu her şeyden sonra gelen ödül sanki bize.

Annen yaşıyor Miran.

Tabi, yaşıyor.

Annem yaşıyor.

Allah sanki bunca zaman senden alınan her şeyi...

...bir bir sana geri veriyor.

Önce babana kavuştun.

Şimdi de annene.

Annem yaşıyor.

Babam da yaşıyor.

O yüzden üzülme artık bak, acı çekme.

Annen dönülmez denen yerden döndü Miran.

Felaket değil bu.

Mucize.

Öyle.

Öyle ama.

İşte.

Onun da...

...senin bizim evladımızı düşündüğün gibi...

...beni düşünmesini istiyorum.

Bilmiyorum bencilik mi bu Reyhan?

Bencillik olur mu hiç.

Evladısısın sen onun.

Bir evladın annesinin kokusunu duymak istemesi...

...sarılmak istemesi bencillik olur mu?

Biraz sabret sadece.

O da anlayacak.

Anlayacak.

Hatırlayacak deme.

Ben ona, oğlu olduğunu ispatlayacağım.

Onun ispata değil inanca ihtiyacı var.

İspat akıl ile olur, inanç kalple Miran.

Peki ya inanmazsa?

Ben ne yaparım o zaman.

Miran.

Annenin yaşadığı şey...

...bu dünyada bir insanın başına gelebilecek...

...belki de en kötü şey.

Onun zamana ihtiyacı var.

Anasız dım. Çok uzun zaman onsuz kaldım.

Şimdi onu bulmuşken.

Yaşayacağınız güzel günleri düşünerek.

Öyle bekleyeceksin.

Başını onun dizine koyduğunu...

...torununu kucağına verdiğini hayal ederek.

İnsan güzel günlerin geleceğini bilirse.

Sabretmesi daha kolay olur.

Hazar Bey.

Babana kızdın.

Kendince haklısında.

Ama adam bilmiyormuş.

Senden hiçbir şey saklamıyormuş ki.

Sen Zehra?

Ben.

Benden sakladığın bir şey var mı?

Ben.

Ben senden ne saklayacağım ki Hazar Bey?

Ya, böyle davranma işte ya.

Nasıl yapıyorsun sen Zehra?

Sen nasıl söylersin Dilşah'a.

Annesinin öldüğünü.

Kadın canına kıyacaktı, sebebi olacaktın.

Nasıl yapıyorsun sen böyle bir şeyi Zehra?

Ben.

Ben, öyle değil aslında.

O mu söyledi sana?

Sen söyledin sen!

Senin ağızından duydum, Dilşah'ı giydirirken.

Kapıda duydum ben.

Nasıl yapıyorsun sen böyle bir şey ya?

Ben mecburdum.

Mecbur mu?

Neye mecburdun sen?

He?

Aklı başında olmayan zavallı bir kadına!

Annesinin öldüğünü söylettirecek mecburiyetin...

...neydi senin Allah aşkına Zehra.

Ben ona zarar vermek istemedim.

Ben sadece gitsin istedim, gitsin diye o.

Nereye gitsin?

Nereye gitsin!

Annesine kavuşamamış...

...oğluna kavuşamamış bir kadın nereye gitsin!

Sen anne değil misin?

Nasıl böyle bir şey yapıyorsun başka bir anneye?

Nasıl yaparsın bunu ya!

Senin tek evladın Miran değil, Hazar Bey.

Bende senin karınım karın!

Dilşah Hanıma ne olacak düşündüğün kadar...

...bize ailene ne olacak diye düşündün mü hiç!

Ne olacak mış bize!

Bize ne oluyorsa, senin ettiklerin...

...senin söylediklerin yüzünden oluyor işte.

Görüyorsun ya!

Ben dört tane evladımı hangisi bir birinden ayırmışım.

Sen şimdi benim babalığımı mı sorguluyorsun Zehra!

Bu söylediğine inanıyor musun gerçekten?

Bir bak kendine.

Miran'ın oğlun olduğunu öğrendiğinden beri...

...hepimiz görünmez olduk.

Ne Gül'ü ne Bahar'ı görüyor gözlerin.

Benim halimi hatırımı sordun mu son günlerde.

Hatta ben öyle görünmez oldum ki.

Yanımda herkes Dilşah Hanım ile dillere destan aşkınızı konuşup duruyor.

Kim konuşuyor, ne konuşuyor ya!

Sen, Dilşah'ı mı kıskanıyorsun Zehra?

Çilenin ezip bitirdiği zavallı bir kadını mı kıskanıyorsun sen?

Ben öyle bir şey demedim.

İkisi farklı şeyler.

Azizeden kurtulması demek, bu eve gelmesi demek değil.

Sen o kadını bu eve getirirken hiç düşündün mü?

Ben üzülürüm kırılırım diye hiç aklına geldi mi?

Yahu o kadını ben senin yüzünden getirdim eve.

Sen annesinin öldüğünü söylemesen...

...o canına kıymaya kalkışmayacaktı.

Bende onu buraya getirmeyecektim!

Oğlumun annesidir ilgilenecektim tabi onunla...

...buraya sen mecbur ettin getirmeye!

Benim yüzümden mecbur kaldın he?

Ona seni seviyorum hem de çok seviyorum demeye de mi...

...benim yüzümden mecbur kaldın?

Her mutlu anında aklına geldiğinde yutkunduğunu söylemeye de...

...benim yüzümden mecbur kaldın?

Sen bunu derken beni yok saydın Hazar Bey.

Haksızlık ediyorsun.

Zehra!

Ben mi haksızlık ediyorum?

Ben!

Asıl sen bize haksızlık ediyorsun.

En çokta bana haksızlık ediyorsun!

Sen ne dediğini biliyor musun Zehra?

Benim ne dediğim çok acık.

Ben çocuk değilim Hazar Bey.

Aptal hiç değilim.

Evet, evet bir hata yaptım ama...

...benim sebeplerim vardı.

Ben sana ne yaptığımı açıklıyorum.

Peki sen o sözleri niye söyledin niye seviyorum dedin!

Şimdi sen açıkla!

Yeter bağırma, herkes duyuyor.

Duyarlarsa duysunlar, açıkla bana!

Ben seni tanımıyorum ya tanımıyorum.

Konuşacağız Hazar Bey, gidemezsin!

Sen açtın konuyu gidemezsin!

Dur burada Mahmut.

Hanımım!

Kurban olayım etme hanımım!

Bagajdakileri al, şuraya bir mezar kaz.

Derin bir mezar.

Hanımım.

Dediğimi yap, Mahmut.

Sen öldün Azize.

Ölüleri gömmek şart.

Yok.

Burada da yok.

Mezarlıkta yok!

Esma annenin konağında yok.

Hiç bir yerde yok!

Canına kıymaya gitti biliyorum Azat.

Gönül yok, yani.

Bilmiyorsun.

Belki Kars'a gitti.

Belki yalnız kalmak istedi.

Belki duramadı buralarda o yaşadıklarından sonra.

Hayır, Kars'a filan gitmedi.

Sen de gördün.

O kendini affettirmek istedi ama beceremedi.

Şimdi canına kıyarak affettirecek.

Gönül, bak.

Ben o çaresizliği biliyorum.

O pişmanlığı, yaptıklarından utanmayı.

Günahlarının bedelini ödemek istemenin...

...ne demek olduğunu biliyorum ben Azat.

O da biliyor.

Otelin o damına çıktığım o gece.

Bana ne dediğini hatırlıyor musun?

Herkes ikinci bir şansı hak eder.

O gece...

...ben her şeyden vazgeçmiştim.

Aynı babaannemin meydanda ki hali gibi.

Ama sen.

Sen umut oldun bana o gece.

Kötü bile olsa...

...iyi niyetle birine el uzatmanın nelere sebep olabileceğini gösterdin.

Nasıl?

Ben yaptım.

Ben bir şey yapmadım Gönül.

Sen, sen kendin değiştin.

Hem de öyle bir değiştin ki.

Ben, ben sana baktıkça.

Değiştim mi diyorsun?

Sen gerçekten affedebildin mi beni?

Gönül.

Gönül, ben.

Sen?

Ben eve gideyim.

Babaannem belki eve gitmiştir.

Ben bırakayım.

Kızım, oğlum.

Dur baba dur dur.

Kızım ne oluyor?

Annesinin bohçasını getirdi belki hatırlar diye.

Yavaş, yavaş, yavaş.

(Kapı çalıyor)

Annem!

Allah'ım sen kavuştur onları.

Annem bak.

Benim için hazırladığın bohçayı getirdim.

Bir açıp baksan.

Annem bir dinlesen beni.

Anlatmama izin versen.

Bir kez zaten gözlerime baksan...

gerçeği anlayacaksın.

Oğlum.

Oğlum yapma be.

Az sabret.

Etme böyle kendine eziyet.

Annene de kendine he.

Annem.

Bak annem.

Bak burada bir sürü fotoğrafımız var.

Seninle beraber.

Bak görüyor musun annem?

Görüyor musun?

Burada gülen çocuk benim işte, Miran.

Sarıldığım da sensin.

Hatırladın mı?

Hatırladın mı?

Senin yanında nasıl mutlu olduğumu...

...gördün mü annem?

İşte benim o çocuk.

İşte, bu, bu çocuk Miran.

Benim oğlum.

Sen değilsin.

Benim annem benim senin oğlun.

Miranınım senin işte benim.

Benim, bak.

Bak burada bir sürü fotoğrafımız var.

Göstereceğim sana.

Bak.

Bak, hatırladın mı?

Mektubunda var.

Mektubunda burada.

Bana yazdığın mektup.

Benim için.

Ben o mektubu defalarca okudum.

Defalarca okudum.

Her satırını, satır satır ezberledim.

Bir an önce...

...dünyaya gelmemi istemişsin.

Geldim işte annem.

Geldim buradayım.

Buradayım.

Bak, bana hırkalar örmüşsün.

Benim için ördüğün patiklerim var.

Hepsi burada.

Açsan baksan.

Hatta hırkamın yakasına...

...Miran diye işlemişsin.

Hatırladın mı annem?

Hatırladım.

Ben oğluma işledim onları.

İşte benim oğlun senin annem benim.

Buradayım benim senin oğlun.

Azize verdi bana bunları.

Katlayıp saklamışsın bak.

Ben, her gece bunları açtım baktım.

Bunlara baktıkça...

...sen sanki yanımdaymışsın gibi hissettim.

Şimdi yanımdasın işte buradasın.

Yalvarırım yapmayın!

Ne olur aklımla oynamayın, ne olur.

Yapmayın.

Azize yalan söyledi annem, yalan yalan!

Yalan, hepimize yalan söyledi Azize.

Ne olursun yapma Miran.

Yapma böyle bak.

Seni böyle görmeye dayanamıyorum ne olur.

Reyhan.

Annem, annem burada.

Şuracıkta.

Ben göremiyorum onu.

Ben nasıl yaparım!

Ben nasıl vazgeçerim!

Vazgeçmeyeceksin ki.

Vazgeçmeyeceksin Miran ama bak.

Senelerce öyle bir inandırılmış ki senin öldüğüne.

Annesini bile dinlemiyor.

Birazcık anlamaya çalış ne olur.

Ya peki Reyhan ben.

Beni kim anlasın.

Ya ben ne yapayım.

Ben beş yaşından beri onun mezarını seviyorum.

Annem diye.

Ben Allah'ıma dua ederdim.

Annemi oradan çıkartıp getirsin diye.

Dua ederim.

Allah'ıma ben her gece yalvarırdım.

Annemi çıkar oradan getir yanıma diye.

Şimdi yanımda ben ona dokunamıyorum.

Tamam tamam tamam.

Ağlama, ağlama ne olursun.

Dilşah kızım.

Etme ne olur aç kapıyı aç.

Sadece şu kapı açılana kadar bekle he.

Bak ben bu yaralar nasıl sarılır bilmiyorum ama.

Senin böyle düşmene izin vermeyeceğim.

Vermeyeceğim Miran.

Bak şimdi biz yaşıyoruz ya.

Canımız yanıyor.

Ama geçecek.

Geçecek.

O da inanacak.

İnanacak sana.

O zaman sevdiklerin yanında olacak.

Kocaman bir aile olacağız.

Ama ne olursun biraz dayan.

Ben ben.

Dayanamıyorum Reyhan.

Benim benim benim.

Benim annem orada.

Bana yabancı gibi bakıyor.

Bana el gibi bakıyor.

Benden korkup kaçıyor.

Ben nasıl dayanayım ya!

Yapamıyorum.

Yalvarırım git, bak birazcık hatırım kaldıysa git Nasuh.

(Müzik çalıyor)

(Müzik çalıyor)

(Müzik çalıyor)

(Müzik çalıyor)

(Müzik çalıyor)

Bitti deme.

Bitti.

Bitmediyse de bitecek.

(Müzik çalıyor)

(Müzik çalıyor)

(Müzik çalıyor)

Git artık Mahmut.

Gidemem.

Yap dedin yaptım.

Seni öyle bir başına burada bırakıp gidemem hanımım.

Kulun kölen olayım hanımım yapma.

Her nasip vaktine esir Mahmut.

Benim de nasibim buymuş.

Bana söz verdin unutma.

Onları koruyacaksın.

Hadi git.

Hanımım.

Bugüne kadar çok öldüm sandın Azize.

Ama en çok bugün öldün.

İzin vermeyeceğim.

Gelecek o, gelecek!

Yetişeceğim.

Gelecek o.

En çok bugün öldün Azize.

Seni hayata bağlayan son umut da kayboldu.

Affetmeyecekler.

Hazar'ın sana anne dediğini hiç bir zaman duyamayacaksın.

(Sen benden daha ne istiyorsun be)

Sevdiğim kadını aldın.

Oğlumu çaldın, daha ne istiyorsun!

Canımı mı istiyorsun!

Söyle!

Allah'ın adaletine karşı çıktın.

Canın sağ kaldı ama.

Sen oğlundan çok can aldın.

(Senin günahlarını buraya atılmak temizlemez)

(Bin kere de bu meydana atılsan)

Benden aldıklarını geri vermezsin.

Ben bir büyüyeyim babaanne...

...o Şadoğlu'nu öldüreceğim.

Sen benden, annemi çalmışsın annemi!

Sen benden babamı çaldın!

Kim olduğumu, ailemi, çocukluğumu çaldın!

Beni affedebilecek misin?

Ya bunu sormaya hakkın yok!

Sen beni meydana attın!

(Bana bunu sormaya hakkın yok)

Açın kapıyı ne olur!

Ne olur bırakmayın beni burada, açın.

Açın kapıyı açın!

Aç bırakma burada ne olur!

Sen busun işte.

Hiç bir zaman Ayşe olamayacaksın.

Hiç bir zaman.

Meydana attığın kız.

Bugün senin hayatın için...

...kendi hayatını hiçe saydı.

(Benim ailemi dağıttın)

(Sen sadece bugünün değil)

Geçmişimi de çalmışsın.

Annemi de çalmışsın.

Gafletin herkese değdi dokundu.

Bak sonunda kaybeden sen oldun.

(Senin ölmene izin yoktur Azize)

(Daha dur)

(Ailen ile sınanacaksın)

(Bir bir)

Hani o çektiğin acılar var ya.

Onların hepsini aratacak şeyler yaşayacaksın.

Çekemediklerini bundan sonra mahşerde çekeceksin.

Mecbursun.

Öleceksin.

Sana kartal masalını anlatmış mıydım Miran.

Bir daha anlat babaanne.

Kartal kocayınca...

...uçamaz avlanamaz olmuş.

Ya ölümü seçecekmiş.

Ya da yeniden doğacakmış.

Ama öyle kolay değilmiş, yeniden doğmak.

Acı çekmeyi de...

...bir vakit o acı ile yaşamayı da göze alması şartmış.

Peki kartal yeniden doğmuş mu?

Kim bilir.

Böyle doğmayı seçtiyse bile.

Bir başkası ölmeyi seçmiştir.

Ölmesin olmaz mı?

Canı acıyacak.

Dayansın ölmesin.

Annem gibi ölmesini istemiyorum onunda.

Bu bedeli sana ödetmeyecekler.

O vakit, öl Azize.

Ölecek misin böyle mi bitecek her şey!

Evladına kavuşmadan.

Torununla helalleşmeden!

Ölüp gidecek misin?

Benim için yapılabilecek bir şey yok.

Artık yok.

Ama babam için, Miran için...

...Gönül için Dilşah ana için yapılacak şeyler var.

Ben yaşamayı hak etmiyorum.

Kendin için değil...

...bizim için.

Tamam acı çekeceksin.

Sana nefret ile bakan gözleri göreceksin.

Kahır olacaksın.

Ama vazgeçemezsin.

Bunu bize borçlusun.

Sen iyisin Reyhan.

İyi bir hayatın olacağına inanıyorsun.

Sana mümkün geliyor.

Sizin için mümkün.

Ama ben bu dünyadaki günlerimi tamamladım.

Kurtlar kuşlar vazgeçmiyor evladından.

Sen vaz mı geçeceksin?

Nerede kaldı senin analığın!

Sen evladın öldü diye Ayşe'yi Azizeye cevirmişsin.

Ama bak!

Yaşıyor evladın.

Niye Ayşe olmayı seçmiyorsun!

Ayşe öldü.

Ölmedi!

Ayşe ölmedi ben gördüm Ayşe'yi.

O benim de yavrumun da hayatını kurtardı.

Meydan da kendini paraladı bedel ödemek için.

Ben görüyorum Ayşe'yi!

Sen görmüyor musun!

Ayşe öldü!

O zaman bir yolunu bul.

Dirilt Azize Hanım.

Dirilt!

Sen bizden çok şey aldın.

Bırak, Ayşe çabalasın o zaman.

İntikam için değil.

Aldıklarını geri vermek için.

Veremeyeceğim şeyler var!

Geleceklerini ver o zaman.

Şimdi öleceksin gerçeği öğrenecekler.

Her acı zamanla azalıyor Azize Hanım.

Ben kendimden biliyorum.

Onlarında yarası kabuk bağlayacak.

O zaman diyecekler ki.

Ölmeseydi nasıl olurdu?

Onlara bu acıyı vermeye hakkın yok.

Beni affetmeyecekler!

Eğer babamın annesini...

...Miran'ın babaannesini öldürürsen.

Asıl o zaman affedilmeyeceksin Azize Hanım.

Onlara bir de bu pişmanlığı yükleyemezsin.

Eğer bu bile seni durdurmuyorsa...

...öl o zaman.

Öl.

Kendin bilirsin.

(Görüyor musun senden kartal olmanı istiyorlar)

(Ölen değil yeniden doğan kartal)

Sen Aslanbey'e git Mahmut.

Ben kendim geleceğim.

Emredersin hanımım.

Annem iyi mi?

Hatırladı mı beni?

Kabul etti mi oğlu olduğu mu?

Olmayacaklar işler geldi başımıza ama.

Mucizede oldu be oğlum.

Annen içeride Miran.

Kaç yıllık hasretin içeride.

Şimdi ona biraz zaman ver olur mu?

Biz birbirimize dayandık ama.

O tek başına yaşadı evlat acısını.

Sabret olur mu?

Buradasın.

Buradasın.

Gerçekten.

Burada karşımdasın.

Hayal değil bu sefer.

Tam karşımdasın be annem.

Ben o soğuk taşı sevdim.

Sırf senin diye.

Biliyor musun?

Ona başımı yaslayıp uyudum.

Şimdi yanımdasın.

Git diyorsun bana.

Ben nasıl uzak dururum nasıl giderim?

Yapamam ki.

Yapamam.

Olmaz.

Yapamam.

Beni de alsana rüyana.

He?

Belki hatırlarsın orada.

Beni hatırlarsın belki.

Miran'ım ben.

Miran.

Oğlum.

Oğlumu verin.

Oğlumu.

Ben buradayım annem.

Buradayım.

Korkma annem benim.

Benim benim annem.

Lütfen korkma.

Annem nerede?

Hazar.

Ben buradayım annem.

Oğlun.

Ben buradayım.

Sen de bana inansan.

Ben sana inanıyorum.

Ben de seni öldü bildim annem.

Senelerce.

Mezarın hala orada.

Sende inansan bana.

Ne yaptı o kadın?

Ne dedi sana nasıl inandırdı?

Sen benim öldüğümü mü gördün?

Mezarımı mı gördün annem?

Gördüm.

Azize gösterdi.

İnanmıyorum diye.

Bir kere, sadece bir kereliğine beni mezarına götürdü.

Evladımın toprağına kapandım.

Bende ölmek istedim.

Ama o, ona bile izin vermedi.

Mehmet'in yanına gömmüşler evladımı

Sen ile beni aynı mezara mı gömmüş?

İkimizi de.

Sökerek sökerek zorla aldı beni.

Evladımın toprağından.

Sonra...

...sonra bana kanlı gömleği verdi.

Kanı vardı.

Çocuk gömleğiydi o.

Ufacık.

Miranımın gömleğiydi o!

El kadar dı benim yavrum el kadardı!

Kan, kan bir çocuğa yakışır mı hiç?

Bak.

Sen bana anne diyorsun ya.

Ben senin annen değilim.

Azize seni de kandırmış.

Yazık sana.

Anla beni ne olur.

Oğlumu olduğu yerde daha fazla rahatsız etme.

Anlıyorsun beni değil mi?

He?

Şimdi.

Şimdi beni yalnız bırakır mısın?

Ne oldu oğlum?

Olmuyor.

Ne yapsam ne etsem olmuyor.

Orada yanımda ben dokunamıyorum bile.

Gözüme de bakmıyor.

Lan neden bu çile!

Oğlum!

Baba dur.

Annem ile Dilşah ana ile kal.

Ben yalnız bırakmam.

Miran!

Ya bütün bunları neden biz yaşıyoruz Reyhan?

Geçecek.

Geçecek.

Peki annem.

Eski oğlunu hatırladığı gibi sevebilecek mi beni?

Miran, yıllarca tek bir şeye inandırılmış birinin...

...öyle bir günde her şeyi değiştirmesini bekleyemezsin ki.

Azize!

Azize denen kadın...

...ikimize de aynı mezara koymuş.

(Ayşe öldü)

O zaman bir yolunu bul, dirilt Azize Hanım.

Dirilt!

Sen bizden çok şey aldın.

Bırak, Ayşe çabalasın o zaman.

İntikam için değil.

Aldıklarını geri vermek için.

Veremeyeceğim şeyler var!

Değiştirebilir.

Annene kavuşmak için yapman gereken bir şey var Miran.

Azize Hanım ile konuşman lazım.

Ya senin ağızından çıkanı kulağın duyuyor mu?

Sen ne diyorsun ya!

Bunun ihtimali dahi yok.

O kadın benim için yaşayan bir ölü!

Ben onunla asla, asla konuşmam!

Annen ile kavuşmak için bile olsa.

Zaten bu yaşadıklarımız onun söylediği yalanlar yüzünden.

Benim aslında şimdi ona gidip!

Tamam.

Şimdi söylediği gerçekler ile de sizi...

...tekrar ana oğul yapacak.

Onunla konuşmak sana bir şey kaybettirmez Miran.

Ama belki anneni kazandırır tekrar.

Böyle bir iyiliği bizim için yapmaz.

Nereden biliyorsun Miran.

Dün gece ki halini görmedin mi?

Kendini meydana attı, itiraf etti her şeyi.

Gerçekti belki de.

Onunla konuşmak sana bir şey kaybettirmez.

Tamam haklısın.

Ama bir dene.

Belki tekrar anneni geri kazanacaksın.

Denemeyecek misin Miran?

(Gönül, senin babaannen merak ediyorsun ama)

(Bulunmak istemedikçe onu bulmamız mümkün değil)

(Anla, sende çok yıprandın)

(Biraz da kendini düşün)

(Belki de bir süre annenin yanına gitsen)

(Sana iyi gelir)

Neredesin babaanne?

Neredesin?

Gönül git buradan, git.

Hatta temelli git.

Bak annenin yanına git.

Orada huzur bulacaksın.

Kars'a git, senin yerin orası.

Belki de haklısınız.

Gitsem.

Annemin kollarında huzur bulurum belki.

Benim burada kalmak için ne sebebim var ki?

Ne diyeceksin ona?

Saçmalama Azat.

Saçmalama çıkart aklından olmayacak şeyleri.

Gönül!

Azat.

Benim seninle konuşmam gereken bir şey var.

Tamam, tabi.

Sence.

Her şeyi bırakıp gitmeli miyim?

Nereye?

Annemin yanına.

Kendime yeni bir hayat kurmaya.

Yani.

İstediğin bu, yani.

Emin misin?

Değilim.

O yüzden seninle konuşmak istedim.

Kendim bile ne istediğimi bilmiyorum.

Yani, seninle konuşursak.

Hani damda konuşmuştuk ya o gece.

Seninle o gece fark etmeden dost olduk.

Tabi yani.

Dostuz.

Ama, ben sana git diyemem Gönül.

Gitme diyemem.

Tabi, haklısın.

Bu tek başıma vermem bir karar.

İyi o zaman ben eve gideyim en iyisi.

Tamam, ben seni.

Ben seni bırakayım geç.

Yok.

Ben taksi çağırırım zahmet vermeyeyim.

Hoşça kal.

Gönül, ya şey.

Şimdi ne uğraşacaksın taksi filan.

Ben bırakırım seni, hem.

Hem burada nerede bulacaksın taksiyi?

Sıkıntı değil Azat.

Telefon edip çağırırım.

Hem biraz yürümüş olurum.

Hoş çakal.

Gönül!

Gitme.

Sorun değil Azat!

Koskoca insanım.

Tek başıma taksiye binebilirim.

Taksiden bahsetmiyorum.

Kars'a gitme.

Burada kal.

Neden?

Kalmak için bir sebebim var mı?

Var.

Ailen burada.

Tamam yani, annen Kars'ta ama.

Sen dedin Sultan Hanım geri gelecek.

Sonra hem babaanneni bu halde bırakıp gidecek misin?

Fırat var.

Esma Hanım.

Sonra, ben.

Yani, benim tanıdığım Gönül.

O kadar kolay pes etmez.

Ettim ama Azat.

Ettim.

Bunca acının içinde...

...kırılıp dökülmekten yoruldum.

Sürekli ağlamaktan.

Bugün acaba ne olacak demekten yıldım.

Gidince ne değişecek?

Bedenin orada olacak ama aklın burada kalacak.

Yetmiyor.

Bu sebepler bana yetmiyor Azat.

Başka ne sebebe ihtiyacın var ki?

Bilmem.

Belki sen bana söylersin.

Söyleyemem.

Ama sen yine de gitme.

Burada kal.

Neden ya?

Hey Allah'ım.

Biz nasıl geldik bu hallere Allah'ım?

Nasıl geldik?

Ne ettik te geldik biz bu hallere?

Benim yüzümden oğlum.

Hazar!

Bilmen gereken bir şey var oğlum.

Ya baba Allah aşkına ya.

Ya Allah aşkına ya!

Ben daha neyi bileceğim?

Benden sakladığın daha ne var baba?

Kim hakkında, Dilşah hakkında mı yoksa?

Ayşe ile benim hakkımda oğlum.

Ayşe kim?

(Ben buradayım işte)

(Elimde kalan o son umudu da kaybettim sanıp)

(Canıma kıymaya kalktığım yerde)

(Açın gözlerinizi)

(Uyanın)

(İyi bakın bana)

(Ölmedim)

(İyi bakın bana)

(Hayattayım)

(Hayattayım şimdi ölmek zamanı değil)

(Şimdi kartal olmak zamanı)

(Yeniden doğup sevdiklerimi koruma zamanı)

Ha biz bu yüzden mi yaşadık bütün bunları baba?

He?

Babaannem yüzünde mi benim evlatlarım...

...cehennem azabı çekti!

Anlattım sana oğlum.

Bilmiyordum.

Ben de yeni öğrendim.

Ya nasıl olabilir!

Ya, iki koca aile onca masum insan!

Bir hırs yüzünden bir yalan yüzünden he mi baba?

Bir yalan yüzünden!

Ya ben, ben bunca zaman!

Bu kadının benimle derdi ne diye...

...delirdim ha delirdim!

Ne istiyor bizden diye delirdim!

Biz ne yaptık dedim!

Biz ne yapmış olabiliriz!

Biz sadece birbirimizi sevdik!

İki insan birbirini sevdi diye mi bu öfke dedim!

Meğer öyleymiş he baba?

Hazar.

İki insan birbirini sevdi ama kavuşamadı diyeymiş ha!

Ya keşke Azize haklı çıkaydı be!

Keşke bizim bir günahımız olaydı o halde!

O zaman derdik işte günahımız var bizim!

İlahi adalet, ödettirecek elbet kesecek bedelini derdik be!

Oğlum, çok üzgünüm.

Çok pişmanım.

Anneme inandım ha.

Bırakmayacaktım ardını.

Yok babam yok!

Ben ben!

Ben bırakmayacaktım ardını ben!

Mektupları kesilince ben gelecektim.

Ardını soruşturacaktım!

Benim yüzünden.

Ayşe kötü bir insan değil oğlum.

O da evlatları için.

Sakın ha baba!

Sakın bana evladını kaybettiği için deme!

Ben kaybettim evladımı.

Reyhan kaybetti evladını.

Ne yaptık biz cana mı kast ettik!

İntikam mı güttük.

Yok!

Sakın, sakın demeyesin!

Dilşah!

O ne yaptı?

Asıl yanan orada!

Oğlum, Hazar.

Ayşe evladını kaybetti diye!

İyi gelsin o halde Ayşe!

Döküklerini yıkıklarını düzeltsin bakalım.

Düzeltebiliyor mu?

Hadi yapsın!

Yok baba yok!

Evladını kaybetti diye onca acıyı yok sayamam ben!

Sakın ha!

Ben yok saymam.

Ben yok saymam.

Hazar!

Açın!

Nerede kalmıştık Füsun?

Nerede kalmıştık.

Seni en son meydan da bırakmıştık.

Hak ettiğin şekilde.

Sefil.

Öyle mi görünüyorum?

Mühim olan nasıl göründüğün değil.

Bütün Midyat, senin nasıl bir kadın olduğunu öğrendi.

Adını iki paralık ettin.

İnsan içine çıkacak yüz bırakmadın be!

İşte karşındayım.

He!

Karşımdasın.

Sen lanetlendin Azize.

Bu meydanda kazandığın sandığın zafer ile...

...ben dirildim.

Küllerimden doğdum.

Hem de bu sefer başka bir sebeple.

Çok daha güçlü bir sebeple.

Sen kim zavallı...

...bundan sonra kime ne yapabilirsin ki?

Yeter Füsun Hanım!

Sen, Azize Aslanbey ile böyle konuşamazsın!

Şuna bak hele.

Bak bak iyi bak.

Ama ben sana bir soru sorabilirim değil mi Azize Hanım?

En azından buna bir hakkım var.

Sen hala neyin gücünden bahsediyorsun?

Yeni bir intikamın mı peşindesin?

Fırat.

Neden Azize Hanım, neden!

Günahlarını ortaya çıkardılar diye mi?

Fırat!

Sen beni susturmaya mı çalışıyorsun?

Kimse neden demeyecek mi?

Kimse bu kadın bu kötülükleri neden yaptı demeyecek mi!

Şimdi diyeceksin ki.

Bu kadın, senin de benim de hayatımızı kurtardı.

İşte bende tam da bunu soruyorum.

Bir ana ile evladın hayatını kurtarırken...

...başka bir ana ile evladın hayatını nasıl kararttın?

Nasıl yaptın?

Bunu neden yaptın?

Sevdiklerimize, bunca şeyi yapan bu kadına...

...biz nasıl güveneceğiz anne?

Fırat!

Bilmediğin şeyler var.

Sen ne diyorsun anne?

Daha benim bilmediğim ne var?

Biz konuşmadık mı her şeyi?

Anlatmadı mı kurtulmadı mı yüklerinden!

Ben daha neyi bilmiyorum?

Anlat ona Esma.

Yoksa hep aranızda olacağım.

Ona her şeyi anlat.

Lobiyi arar mısın hayatım?

Kahvaltıyı burada yapalım, odaya yollasınlar.

Tamam.

Alo, annem.

Biz...

...Harun, ben.

Şey oldu işte, biz şey olduk.

Ya karı koca olduk işte.

Evet.

Aynen dediğin gibi.

Yaptım her şeyi merak etme.

Hani ilkinde değilse bile.

İkincisinde hamile kalacağım inşallah.

Şu çocuğu da bir doğurayım.

İşte o zaman Harun'u parmağımda oynatacağım.

Tabi sonra, Füsunu da Gönül'ü o konaktan def edip.

Aslanbey'in hanımı olacağım.

Benimle aşık atmak neymiş görecekler anneciğim.

Neyse ben şimdi kapatayım sonra seni ararım.

Hadi öpüyorum bay bay.

Harun!

Hiç vazgeçmeyeceksin değil mi?

Sen tam tersini istersin ama.

Vazgeçmeyeceğim evet.

Ha beni ikna et diyorsun yani.

Senin ne söylediğin ne söyleyeceğin umurumda Füsun.

Öyle mi?

O vakit.

Hazar'ın senin oğlun olduğunu gidip...

...Şadoğluna söyleyeyim.

Umurunda olmayacak he.

Ne oldu?

Kaldın öyle Azize.

Bunu benden saklayabileceğini mi zannettin?

Sen ne saçmalıyorsun?

Ben aptal mıyım.

Bence değilim.

Şimdi sen inkar edeceksin.

Birbirimize laf sokacağız.

Ne gerek var ya.

Sen, Nasuh Şadoğlu'un öldü zannettiği Ayşesin.

O seni nasıl öldü biliyorsa.

Sende oğlunu öyle öldü biliyordun.

Ama yaşıyor.

Hazar.

O sebeple...

...inkar edip aptal durumuna sen düşme.

Boş yapma.

Niye susuyorsun o zaman?

Git söyle bütün dünyaya anlat.

Hazar, Azize'nin oğluymuş de.

Niye susuyorsun?

Her şeyin bir zamanı var Azize.

Günü gelince diyeceğim.

Ama sen istediğin zaman değil.

Ben istediğim zaman.

Ne yaparsan yap ensendeyim.

Eğer.

Beni tehdit etmeden evvel...

...iki kere düşün.

Hani o çok duymak istediğin söz var ya.

Hazar'ın sana anne demesi.

İşte şimdi senin elinden onu almak...

...benim iki dudağımın arasında.

Benimle iyi geçin.

Ateşle oynarsan.

Yanarsın.

Hem de yaktığın yerden yanarsın.

Beni tehdit etme.

Sakın oğlumu bu işe karıştırma.

Karıştırmam.

Eğer sen de oğlumu karıştırmazsan.

Asiye çantamı getir!

Babaanne!

Dönmüşsün.

Çok merak ettim seni.

Her yerde seni aradım.

İyisin değil mi?

İyiyim iyiyim.

Çok şükür.

Fırat, bana yardım etmedin.

Bari babaannem döndü iyi diye haber verseydin?

Neredeydin babaanne?

Ne yaptın bütün gece?

Ben.

Asiye, ver ver.

Çekemeyeceğim bu aile saadetini daha fazla.

Burada olacağını biliyordum.

Çünkü sen busun.

Senin olayın bu.

Önce hayatları maf edersin.

Ondan sonra maf ettiğin hayatları...

...köşkünden izlersin.

Annem bana oğlum demiyor.

Beni tanımıyor.

Beni bilmiyor.

Bana inanmıyor.

Benim oğlum öldü diyor.

Hepsi senin yüzünden.

Ancak senin gibi vicdansız bir kadın!

Bir ana ile evladını aynı mezara koyar.

Ancak senin gibi bir cani...

...bir anaya oğlunun kanlı gömleğini verir!

Ancak senin gibi Allah korkusu olmayan bir kadın...

...evladına annesinin kanlı yüzüğünü verip!

Kulağına yalanlar fısıldar.

Miran ben.

Sen, Azize Hanım.

Eğer dediğin gibi gerçekten pişmansan.

Miran'a ispat edeceksin.

Dilşah ana hala sana inanıyor.

Bizim ile birlikte gelip gerçeği ona anlatacaksın.

Miran'a annesini geri vereceksin.

Tamam nasıl derseniz.

Sen nasıl istersen Miran.

Önce borcunu ödeyeceksin.

Ondan sonra annem ile beni koyduğun o mezara...

...ben seni yatıracağım.

Şimdi düş önüme!

Babaanne bende geleceğim.

Yok yok, sen sen gelmiyorsun.

Ben geleceğim kızım.

Yanında olmak istiyorum.

Gönül, sen olaylardan uzak dur.

Gerekirse bende de uzak dur.

Babaanne.

Beter ol Azize.

Beter ol.

Anne.

Sen.

Hazar Bey, Azize Hanımın.

Yani.

Ayşe'nin oğlu diyorsun.

Miran da torunu.

Bunu Hazar Bey'in bilmesi lazım.

Fırat yapma.

Bunu Azizenin elinden alma.

Azize, Hazar'ı tekrar kazanmak için...

...Ayşe olmak zorunda.

Biliyorum.

Azizeden nefret ediyorsun.

Haklısın.

Ama bende Ayşe'yi tanıyorum.

Harun beni yanlış anladın!

Lütfen beni bir dinle!

Lütfen!

Doğru yanlış anladım seni!

Ben de sandım ki!

Aptallık bende, aptallık bende, aptallık bende!

Ben nasıl güvendim sana be!

Nasıl inandım ben sana!

Benim anneme anlatmaya çalıştığım şey...

...gerçekten başka bir şey!

Ben duyacağımı duydum tamam mı!

Bitti bu iş!

Seni Şadoğlu'na bırakır bırakmaz...

...avukatım ile konuşup...

...boşanma evrakları için ne gerekiyorsa biran önce yapacağım!

Harun, lütfen beni dinle ya!

Niye dinlemiyorsun beni!

Daha ne dinleyeceğim!

Bitti diyorum anlamıyor musun, bitti!

Ne yapıyorsun?

Harun durdur arabayı yoksa atlarım!

Durdur arabayı!

İyi tamam.

Ben Şadoğlu'na gitmeyeceğim!

Aslanbeye döneceğim!

Kapıyı kapat!

Git bakalım nereye gideceksin!

Yaren!

Yaren!

Ben Reyhan gibi

... o konağa geri dönemeyeceğim anladın mı!

Gel buraya, buraya gel!

Yaren!

Yaren!

Dur, dur dur!

Yeter yeter dur!

Dönmeyeceğim oraya!

Yürü!

Bırak beni dönmeyeceğim oraya bırak!

Bana bak!

Seni buradan şimdi Şadoğlu'na götüreceğim tamam mı!

Sus!

Hayır, Şadoğlu'na dönmeyeceğim!

Yürü, gel benimle!

Bırak dönmeyeceğim diyorum geri!

Yaren!

Beni dinle!

Bırak, bırak!

Yaren!

Bırak!

Yaren!

Yaren bırak şu silahı!

Ben kafama sıkarım Harun.

Yemin ederim sıkarım anladın mı!

Yaren yeter artık!

Bırak şu silahı diyorum sana!

Ben Şadoğlu'na geri dönmeyeceğim.

Aslanbey'e döneceğim.

Yaren bırak şu silahı.

Sıkacağım artık kafama.

Sık o zaman sık artık!

Hadi sık!

Sık!

Harun kafama sıkacağım diyorum, geri dönmeyeceğim!

Yine kandırdın beni değil mi!

He!

Sen o kadar bencilsin ki.

Kafana sıkamayacak kadar bencilsin!

Ver şunu!

Bırak, bırak sıkacağım!

Şu silahı ver!

Bırak!

Şu silahı ver!

Yaren!

(Silah sesi)

Kızım benim.

Ne yapıyorsun sen he?

Babasının prensesi ne yapıyorsun?

Cihan bir konuşmamız lazım.

Handan Ayşe yi.

Hüma'yı çok özledim ben.

Sen de beni özledin mi babacığım?

Özledin mi babanı sende kızım?

Sen ancak Hüma'yı özle, karını hiç özleme.

Ya ben ne diyorum.

Sen ne yapıyorsun ya.

Tamam ver hadi sevdin.

Ver.

Beni dinleyeceksin şimdi.

Gel kızım.

Aferin ha.

Yat bakalım sen böyle.

Cihan.

Bak sen de gördün.

Dün gece burada kızılca kıyamet koptu.

Senin artık burada olman lazım.

Öyle otel köşelerinde filan olmaz Cihan.

Senin babanın yanında durman gerekiyor.

Handan.

Babam çıkıp bizden özür dilemedikçe.

Ben bu eve dönmem.

Tükürdüğümü yalamam.

Ya ne alakası var Cihan.

Sen söylediğin her şeyde zaten haklı çıktın.

Ya kaç yaşında adamsın, ettiğin laflara bak ya.

Gurur mu yapacaksın şimdi?

Yahu Handan.

Handan, adımı hatırladın bravo.

Handan ben karın.

Bu olanın bitenin içinde...

...beni tek başıma mı bırakacaksın Cihan?

Niye?

Baban özür dilesin diye.

Baban mı kaldı ortada.

Adam bitti gitti işte, görmüyor musun ya?

(Telefon çalıyor)

Efendim.

Baba.

Harun öldü.

Ben vurdum.

Ney, ne diyorsun kızım sen?

Katil oldum baba.

Öldü, ne olur yardım et.

Yardım et baba.

Tamam tamam bak kızım.

Sakin ol, sakin ol kızım.

Sakin, ağlama.

Neredesin onu söyle bana sen?

Cihan Yaren mi o?

Ne diyor?

Bir dakika Handan.

Tamam tamam gülüm.

Ben şimdi çıkıp geliyorum.

Merak etme bir şey olmayacak!

Sen sakince orada bekle beni kızım, tamam!

Tamam haydi.

Cihan, ne olmuş söylesene!

Yaren, Harun'u vurmuş Handan.

Ne!

(Ulaşılamıyor mesajı)

Aklınca...

...annenden intikam alıyorsun öyle mi Harun?

Yarenden haber var mı?

Maalesef gelin hanımı da ulaşamıyoruz.

Maalesef mi?

Maalesef ne ya, Halit?

Ya bunlar buhar olup havaya karışmadılar ya.

Şadoğlu'nda yoklar.

Bak şimdi.

Otelden ne zaman ayrılmışlar?

Nereye gittiklerini söylemişler mi?

Bunları araştır bul.

Yerlerini bana bildir.

Bundan sonra da...

...katiyen yalnız korumasız dolanmayacak.

Tamam mı?

Haberi olmasın ama.

Hadi.

Ah Harun!

Telefonunu niye kapatıyorsun oğlum.

Canımı yakacak cesareti olanın..

...bedeline katlanacak ciğeri olacak.

O ciğerin daha çok yanacak Azize.

Arabayı hazırla.

Kızım.

Oğlum.

Reyhan bir şey mi oldu kızım?

Senin ne işin var burada!

Baba.

Bu kadını buraya niye getirdiniz!

Bir dinle müsaade et.

Oğlum, Hazar.

Ne ya, ne baba!

Allah aşkında yapma, ben istemiyorum bu kadını!

Ne evimde istiyorum!

Ne evlatlarımın yanında istiyorum!

Git çık şuradan git!

Baba!

Baba!

Annem için.

Sakın!

Sakın oğlum!

Bak bu kadını annen ile karşı karşıya getirme.

Bak sana yalvarırım sakın yapma!

Sakın!

Mecburum.

Niye!

Değilsin hiç bir şeye mecbur değiliz.

Bu rezilden gelecek hiç bir şeye mecbur değilsin!

Sakın, niye!

Çünkü Miran'ın annesi ile kavuşmasının tek yolu bu baba.

Annem senelerce bir tek ona inanmış.

Bir tek, şimdi yine ona inanacak.

Bir tek ona.

Başka çarem yok baba.

Anla.

Annemi son kez görmene izin vereceğim.

Sen de ona, önce o mezara oğlunu...

...sonra seni gömdüm.

Ama orada kimse yatmıyordu diyeceksin!

Oğlun ölmedi yaşıyor diyeceksin!

Bana annemi geri vereceksin!

Sana anneni geri vereceğim Miran.

Anne beni almasına izin verme yine, ne olur

Tamam.

Annem korkma benim.

Sadece benim ile gelmeni istiyorum, lütfen.

Ben sana ne yaptım?

Sana benim oğlun değilsin dedim diye mi?

Yo yo olmaz artık, olmaz yapma.

Yapma ne olur yapma.

Ben sana tek bir soru soracağım.

Oğluna kavuşmak istiyor musun?

Miranı'na kavuşmak istiyor musun?

Beni kandıramazsınız.

Miran yapma oğlum.

Bir şey olacak.

Azize sana gerçeği söyleyecek anne.

Lütfen annem lütfen, gel benimle.

Hazar!

Dilşah bak.

Ben hep yanında olacağım.

Sakın korkma hep yanında olacağım ben.

Azize sana oğlunu geri verecek.

Hele bir dinle onu he?

Dinler misin?

Çıkmayacak.

Benden korkuyor çünkü.

Çıkmayacak.

İkna edemeyeceğim.

(Oğlum, gelinim)

(Torunum)

(Hepinizi kendi ellerim ile maf ettim)

Beni ona verme Hazar, ne olur ne olur.

Ne olur beni ona verme.

Yok verir miyim.

Hiç öyle bir şey yapar mıyım.

Seni kimseye vermem.

Sakın korkma.

Tamam, tamam.

Gel, gel.

Sakın korkma.

Anlat!

Bütün günahlarını itiraf et.

Şimdi.

Dilşah, ben.

Ben yalan söyledim.

Miran öldü dedim.

Sana onun kanlı giysisini verdim.

Seni onun mezarına götürdüm.

Ama yalan söyledim.

Ben çok büyük bir günah işledim, Dilşah.

Çok büyük.

Seni oğlundan...

...oğlunu senden ayırdım.

Birbirinizi öldü bilin istedim.

Ama oğlun yaşıyor.

Miran yaşıyor.

Yalan!

Yalan yalan söylüyor o!

Oğlun öldü dedi!

Ben bağrıma taş bastım sen de bas dedi.

O bana Miran'ım mezarını gösterdi.

Onun bana kanlı gömleğini verdi.

Ben her gece o kanlı gömleğe sarılarak uyudum!

Tamam sakin ol, tamam.

Yalan söylüyor!

Yalan söylüyor, kandırmış hepinizi o!

Dilşah tamam, sakin ol.

Ben geçmişte yalan söyledim.

Ama, çok pişmanım.

Çok pişmanım Dilşah, çok pişmanım.

İnan, canımı al desen veririm.

İnan.

Benim de evladımı aldılar.

Bende senin gibi onunla yatım onunla kalktım.

Benim bebeğim, çayır çayır yandı Dilşah.

Ben onun için ateşe yürüdüm.

Ama yanan ellerim değildi.

Yüreğimdi, yüreğim yandı Dilşah yüreğim.

Ben onun nefreti ile yaptım her şeyi.

Şadoğlularından öç almak için.

Onların üstüne yıkmak için yaptım.

Çok pişmanım çok pişmanım.

Oğlum.

Yavrum.

Evladım.

Bir kere, bir kere anne dediğini duysam.

Ondan sonra alsa Allah canımı.

Bu mümkün mü?

Bilmiyorum, ama senin için mümkün Dilşah.

Senin oğlun yaşıyor.

Senin oğlun o.

Annem.

Gözlerin.

Gözlerin Miran'ım gözlerine öyle benziyor ki.

Çünkü o benim annem.

Ben senin Miranınım.

Yalan söylüyorsun.

Yalan söylüyorsun.

Yalan yalan öldü benim oğlum.

Öldü yalan söylüyor!

Hayır, onu da kandırmışlar!

Hepinizi kandırmış, hepinizi kandırmış o.

Hepinizi kandırmış!

Dilşah!

Dilşah, Dilşah, Dilşah.

Miran değil o, yalan söylüyor hayır.

Hayır, hayır, hayır yalan söylüyor, kandırmışlar onu.

O bir şeyler planlıyor yine.

Yine bir şeyler planlıyor.

Azizenin adamı o.

Değil değil ya, olur mu Miran o!

Değil, değil!

Annem annem lütfen gel, lütfen gel.

Annem annem lütfen gel benimle, lütfen gel benimle.

Götüreceğim seni o mezara.

Annem lütfen!

Bırak bırak beni nereye götürüyorsun?

Yapma böyle.

Ne olur beni bırakmayın!

Bırakma beni, bırakma ne olur.

Anne anne, anne beni nereye götürüyorlar!

Kimse karışmasın.

Bu annem ile benim aramda.

Çünkü o mezar bomboş.

Lütfen anlayacaksın beni, lütfen annem lütfen gel!

Göreceksin annem göreceksin.

Eve annem ile beraber geleceğiz Reyhan.

Bekle bizi.

Gideceğim.

Gidip o mezardan hem kendimi hem annemi çıkarım...

...geleceğim eve.

Miran, annen ile döneceksin biliyorum.

Dilşah ana bundan sonra hep bizim ile olacak.

Ayşe!

Onları gene de sen kavuşturdun.

Ney?

Sen ne diyorsun ya baba?

İstersen bir de teşekkür et bu kadına!

Sanki hayatlarımızı çalan bu kadın değilmiş gibi.

Bizi ayıran bu kadın değilmiş gibi!

Bir de alkış tutalım istersen!

Baba bir sakin ol, pişman belli ki.

Kızım sen ne diyorsun!

Siz, siz ne diyorsunuz ya!

Delirtecek misiniz siz beni!

Bu kadın ne etti size!

Hangi oyunun içine çekiyor ha!

Niye böyle konuşuyorsunuz siz Reyhan!

Hazar, benim yüzümden...

...babanı kızını karşına alma oğlum.

Sen karışma!

Karışma!

Babamla kızımla nasıl konuşacağıma sen karışma!

Oğlum deyip de durma bana, sen kimsin ya!

Sen kimsin!

Ben, ben.

Ben hiç kimseyim, ben.

Affet, haddimi aştım.

Yok, sana af yok!

Ben seni asla affetmeyeceğim Azize Aslanbey!

Bunu kafana iyice sok!

Dilerim Allah'tan ettiklerinin daha beterini göstersin sana!

Evladından torunlarından gör diyeceğim ama.

Dilim varmıyor!

Zaten ne evlat bıraktın ne torun be kadın!

Baba.

Ay Cihan dur dur dur!

Orada orada!

İn in in!

Koş!

Yaren!

Yaren!

Yaren!

Kızım!

Yaren!

Kızım!

Yaren!

Baba, baba ben katil oldum baba!

Tamam tamam tamam.

Yok bir şey, yok bir şey.

Tamam.

Tamam ağlama.

Hiç bir şey olamayacak, merak etme merak etme!

Ben katil oldum, ben yaptım baba!

Yaren her şeyi düzelteceğiz, korkma!

Korkma, her şeyi düzelteceğiz kızım!

Korkma, korkma kızım.

Yanlışlıkla oldu anne.

Yanlışlıkla.

Ben silahı kafama dayamıştım.

Harun, beni Şadoğlu konağına geri getiriyordu.

Tamam kızım.

Şadoğlu konağına geri götürecekti.

Benden boşanmak istedi.

Ama ben boşanmak istemedim.

Sonra kafama yine silah dayadım.

Sonra o elinden almaya kalkarken!

Yaren, Yaren kimse gördü mü?

Yaren kimse gördü mü, Yaren!

Gören kimse oldu mu bilmiyorum!

Ama öğrenecek.

Füsun öğrenecek ve beni öldürecek baba!

Ben yaptım ben!

Bak kızım.

Ben hayattayken sana kimse bir şey yapamaz.

Beni anlıyor musun?

Ne Füsun, ne de başka birisi.

Senin baban var yanında.

Ama bak güzel kızım.

Sen şimdi toparlan biraz sakinleş tamam mı?

Ben şimdi silahı temizleyeceğim.

Haydi kalk, kalk Yaren kalk!

Mendil mendil var mı?

Yok, cebinde ceketin cebinde var!

Tamam.

Sakin ol sen sakin ol kızım.

Ben bilerek yapmadım anne.

Sus sus sus!

Sakin ol.

Onun tutması lazım.

(Silah sesi)

Hayır, anne!

Tamam dur!

Tamam kalk Yaren.

Hayır!

Hayır, hayır!

Onu bırakmayın, onu bırakmayın!

Haydi gidiyoruz.

Onu bırakamayız!

O da bizimle gelsin.

Bırakacağız ki bulacak kızım.

Bırakacağız ki bulacaklar.

Ya Cihan bizden bilirlerse, ya bizim üstümüze kalırsa!

Handan!

Birine eğer biri göz göre göre düşmanlık ediyorsa.

Katil de o dur tamam mı?

Füsunun düşmanı kimse...

...katil de o.

Azize!

Haydi, haydi!

Haydi kızım.

Cihan, arabaya bak eşyası var mı.

Çantan filan var mı arabada?

Tamam Yaren sus yürü.

Yürü kızım.

Tamam hadi dikkat et.

Dikkat et yürü.

Yürü Yaren.

Yürü haydi!

Tamam kızım.

Yürü haydi!

Haydi kızım!

Haydi bin şuna bin.

Bin kafana dikkat et, kafana dikkat et.

Allah'ım sen koru yarabbim.

Allah'ım sen esirge yarabbim.

Annem gel.

Vazgeç, bırak, bırak beni, bırak gideyim ne olur.

Ne olur.

Yapamam.

Sen benim annemsin.

Ben senden nasıl vazgeçerim.

Vazgeçemem.

Lütfen gel.

Gel göstereceğim sana, lütfen gel.

Gel hadi.

Gel lütfen gel, lütfen.

Gel benimle.

Bak!

Bak işte orada.

İşte Mehmet Aslanbeyin mezarı.

Seni buraya getirdi değil mi annem.

Sen öyle söyledin bana.

İşte Miran'ın mezarı, Mehmet Aslanbeyin mezarının yanında demiş.

Bak görüyor musun gel.

Bomboş işte.

Bomboş.

Burada benim taşım var.

Adım var.

Bende geldim buraya.

Geldim.

Burada senin taşına sarılıp ağladım.

Dualar ettim.

Ama sen bak hayattasın yaşıyorsun.

Hepsi Azizenin yalanıymış.

İşte bak görüyorsun.

Yalanmış hepsi.

Ben, ben geldim buraya.

Burada mezar vardı.

Miranımın mezarı.

Üstünde Miran Aslanbey yazıyordu.

Annem ben de geldim.

Burada senin mezarın vardı.

Burada senin taşın, senin adın yazıyordu.

Ama görüyorsun işte bomboş.

Hepsi Azizenin yalanıymış.

Şimdi.

İnanıyorsun değil mi?

Yok, yok hayır yapamam.

Çok geç artık.

Artık çok geç.

Ben, tam yirmi beş sene.

Dile kolay, tam yirmi beş sene boyunca.

Oğlumun öldüğüne inandım.

Sindire sindire...

...zorla bana...

...onun öldüğüne inandırdılar.

Yapamam.

Bunca sene sonra.

Ne ben sana anne olabilirim...

...ne de sen bana evlat olabilirsin.

(Telefon çalıyor)

Kaçırdın şenliği Cihan.

Füsun Hanım!

Nasıl diyeceğim bilmiyorum ama.

Harun.

Ne olmuş Harun'a?

Harun vurulmuş.

Ne?

Ne, ney olmuş?

Nasıl, nasıl olmuş?

Neredesin sen yanında mısın?

Nasıl iyi mi?

Cihan!

Harun'u kaybettik Füsun Hanım.

Başınız sağ olsun.

Ne, ne yaptık!

Ateş ile oynarsan yanarsın.

Hem de yaktığın yerden yanarsın.

Beni tehdit etme!

Ver.

Ver ver.

Annem!

Yapma böyle.

Ben senin yaşadığını bile bile.

Seni ardımda bırakamam.

Senin de beni ardında bırakmana izin vermem.

En azından.

Sen hala inanmasan da.

İzin ver.

Ben sana evlat olayım.

Lütfen.

(Silah sesi)

Anne!

Anne!

(Jenerik müzik)

(Jenerik müzik)

(Jenerik müzik)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.