All language subtitles for Zatoichi.The.Blind.Swordsmans.s.4.ep.08.1979.DVDRip_eng

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French Download
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian Download
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish Download
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Yaralanmadın mı?

Sakın çalmayın.

Cüzdanımı çalanı gördün mü?

Bu o mu? - Evet! Evet!

Neredeydi?

Tam orada yerdeydi.

Teşekkürler! Kaybetseydim ne yapardım bilmem.

Sana teşekkür etmeme izin ver. - Yo, hayır, sorun değil.

Lütfen bekle. Hemen dönerim.

1 numaralı "me" grubunu satın almak isteyen var mı?

Çok teşekkür ederim.

Sana piyango bileti aldım.

Kazanabilir de kazanmayabilir de ama bu takdirimin bir göstergesi.

Rica ederim ne demek!

Ama 1 numaralı "me" grubu diyor ve "me" de gözler içindir.

1 numaralı "gözler" grubu mu? - Evet, evet. Evet.

Şanslı kazanan sen olabilirsin.

Teşekkür ederim. Memnuniyetle kabul ederim.

Sana bir içki ısmarlayayım.

Bu elli ryoyu son beş yılda çok çalışarak kazandım.

Bu, daha fazla dokumacı kiralamak,...

...dut ağacı yetiştirmek için ve daha fazla arazi...

...satın almak için sermaye olarak kullanılacak.

Lütfen dikkatli ol.

O zaman gitsem iyi olur. - Anlıyorum.

Tekrar teşekkürler.

İpek işinde çalıştığını duydum. - Evet, doğru.

Efendim de tekstille uğraşıyor.

Sizinle muhtemel işler hakkında konuşabilir miyiz?

O bakış da ne öyle?

Tekrar hoşgeldin.

Benden yana sorun yok...

...ama karım hesaplarınızı kapatmanızı istiyor.

Seni deli gibi seven...

...başka bir kadının olduğunu görüyorum.

Haksız mıyım?

Bir kadın ressam var...

Sadece ona söyledim...

...ve o biliyor. - Ne olduğunu biliyor mu?

Kes şunu!

Kimse yok mu, kurtarın beni!

Sana yine mi vurdu? Niye bu otları denemiyorsun?

Dalga mı geçiyorsun? Yabani otlar orada yetişiyor.

Ama işe yarıyor.

Saçma.

Bunu duydum ama çok etkilendim.

Beni zor durumda bırakıyorsun.

Yiyecek bir şeyler var mı?

Ne istersiniz?

Turşu, miso çorbası ve pirinç topları.

Hazırla. - Emredersin.

Bağlamak için onu niye kullanmıyorsun?

Çok teşekkür ederim.

Masör bey, gidecek bir yerin var mı?

Şimdilik yok.

O zaman bana masaj yapar mısın?

Teşekkürler.

O kumaşı bana verdiğin için minnettarım.

Bu çok uzun sürmeyebilir.

Harika kokuyordu.

Bu kasabada ne kadar kalacaksın?

Yarından sonraki güne kadar.

Çekilişi kazanabilirim. - Çekiliş bileti mi aldın?

Bana biri verdi.

Arada bir alırım ama hiçbir şey kazanmam.

O kadar da kötü olamaz.

Patron seni Tavus Kuşu odasında bekliyor.

Acele edip oraya git.

Üzgünüm, masör. Hemen işe gitmem gerek.

Yarın tekrar gelir misin?

Sağol.

Al.

Bu kadar fazla değil.

Ama yarın yine gel.

Tamam, teşekkürler.

Yine aynı saatte?

Olur. - Evet.

Hoşgeldiniz.

Otoyo. Bu rahibe eşlik et.

Rahip değilim ben.

Kimonon chirimen krepinden mi yapılma?

O ne ki?

Hepiniz ipek giyiyor olmalısınız.

Teşekkürler.

Dükkandaki hikayene kulak misafiri olduğumda...

...ipek alışverişi yapmayı düşünüyordum.

Bu doğru mu?

İpeğini rulo başına bir ryodan alacağım.

Bir ryo mu? - Evet.

Çok teşekkür ederim!

Eve gidip sana teslim etmek için sırtımda taşıyacağım.

Yap bakalım.

Otoyo, bu bakana sake doldur.

Bana "bakan" demeyi keser misin?

Adım Heisuke.

Heisuke için dans et.

Teşekkürler. Onur duyarım.

Bize katılın.

Teşekkürler.

Hayatımda hiç tütün içmedim.

O kadar çok eğlendim ki.

Çok nazik davrandılar.

Ne yapmam gerekiyor?

"Kami-sama"n nasıl?

Karım (kami-sama) mı?

Benim gibi biriyle kimse evlenmez.

Yine de her zaman kalbimde...

...bir tanrı (kami-san) tutmaya çalışıyorum.

Yatağa gidelim mi?

Evet. Çok teşekkürler.

Günaydın.

Gece iyi uyudun mu?

İpek kimono giyen Otoyo-san'la...

...evlenmeyi hayal ediyordum.

Bu gerçekleşebilir.

Otoyo-san'la benim evlenebileceğimizden şüpheliyim.

Keşke sana yardım edebilseydim...

...ama anne babasının borcunu ödemek zorunda.

Birkaç gün içinde Abiko'daki bir geneleve taşınacak.

Abiko neresi?

Bir sürü at tüccarı ve tahtırevan taşıyıcısıyla uğraşacak.

Onun için üzülüyorum...

...ama faizli borcu toplam 150 ryo.

150 ryo mu?

Burada 50 ryom var ama...

Bu konuda ne yapabilirim?

Kumar oynamayı seven ama...

...pek de iyi olmayan bir kereste satıcısı tanıyorum.

Her gece 100-200 ryo kaybeder.

Eğer onunla kumar oynarsan 300 ryo kazanabilirsin.

Kumar oynamayı pek beceremem.

Küçükken, gezici bir eğlence grubunun parçasıydım.

Demek oyuncu muydun?

Bazen sadece bir hayvan veya taş bir heykeldim.

Sanırım bir de sıçan oldum.

Ama o zamanlar eğlenceliydi.

Sonra gerçek ailem 12 yaşında benim için geldi.

Beni çeşitli genelevlere satmaya başladılar.

Çok tuhaf.

Bu işte ne kadar çok kazanırsan o kadar çok borcun olur.

Okazaki'de ilk çalıştığımda...

...beni giydirip kuşandırıp, bana makyaj yaptılar.

Kendimi prenses gibi hissettim.

İsimleri de ilginçti.

Tako (ahtapot), Wakame (deniz yosunu), Sazae (kalkan balığı) ve Hirame (pisi balığı).

Tai-san (çipura) adında da biri vardı.

Bütün isimler deniz ürünleriyle ilgili değil mi?

Adını Ejderha Sarayı'ndan almış.

Ne kadar şık!

Çok uzun zaman önceydi ve yine de çok uzak değil gibi görünüyor.

Çift.

Bakalım.

Yine çift.

Şans yanımda değil.

Lütfen...

Şimdi tek.

Sonunda ilk kez kazandım.

Bir oyun daha oynayalım.

Bahisler lütfen.

Bu sefer teke koymak istiyorum.

Oyun.

Çift.

Niye eve gitmiyorsun?

Seni geri alana kadar gidemem.

Bunun bir yararı olmaz. Eve gitmelisin.

Burada kalırsam sana rahatsızlık mı veririm?

Öyle değil. Senin için.

Niye?

Niye rahatsız olayım ki?

Tüm bunlardan memnunum.

Hayatımda ilk defa mutlu oldum.

Kelimelerle bunu nasıl açıklayacağımı bilmiyorum.

Seni almak istiyorum, yüce sevgili...

Resmi olmayı bırakır mısın?

Saygı ifadeleri kullanmadan adını söyleyebilir miyim?

O noktaya kadar değil ama...

Ne yapayım öyleyse?

Otoyo-san...

Boş yere para harcamayı bırakıp eve git.

Her yerde benim gibi bir sürü kadın var.

Boş yere harcamıyorum.

Senin iyiliğin için olacağını düşündüm.

Senin iyiliğin içinse o zaman benim de iyiliğimedir.

Bu mantığı anlamanı istiyorum...

Mantık burada işe yaramaz! - Ama yine de!

Nezaketim var.

Bir tur daha atalım. - Olur.

Kumar oynamayı bilmiyor.

Bu sefer kazanacağım. Bekle burada.

Önemli haber! Önemli haber! Önemli haber! Önemli haber!

Ne oldu? - Önemli haber! Önemli haber!

Canım! Kazandım! Canım!

Kazandım! Kazandım!

Masör, çekilişi kazandım! - Kazandın mı?

Bin ryoluk çekilişti. Bende 1 numaralı "me" grubu vardı.

Artık kocamın tüm borçlarını ödeyebilirim.

Hangi bilet kazandı? - Bin ryo! Bin ryo!

1 numaralı "me" grubu.

Kazandık, hayatım! Biz kazandık!

Avucumuzu yaladık. - Ne?

Bizdeki harf "me" değil, "nu." - Ne?

Biz kazanmadık...

Otoyo-san! Otoyo-san'ı göreyim!

Aptal herif!

Otoyo-san'ı görmek istiyorum!

Paran bittince göz bile atamazsın!

Onu görmeyi çok istiyorsan git para çal.

Yapamam!

O zaman elden bir şey gelmez.

Onu kısa bir süre görmeme izin verin.

Lütfen! Beni sevmiyorsa anlarım.

Ama böyle gidemem.

Beni sevip sevmediğini Otoyo-san'dan duyayım.

Seni kimse sevmez.

Biliyorum.

Onu bir süre görmeme izin verin.

Lütfen Otoyo-san'ı görmeme izin verin.

Otoyo-san.

Otoyo-san, benden hoşlanmıyor musun?

Lanet olası aptal!

Tekrar hoşgeldiniz.

Masör, hanım hasta yatıyor.

Çok yazık.

Birkaç şişe sake sipariş edebilir miyim?

Hemen gönderiyoruz. - Teşekkürler.

Şimdi aydınlandı mı? - Beklediğin için teşekkürler.

Sağol.

Buyur bakalım.

Karın nasıl?

Yakında iyileşir.

Lütfen ona iyi bak. - Evet.

Çok teşekkür ederim.

Bir içki al.

Sağol.

Burası kimin evi?

Burası kaldığım ucuz bir han.

Bu yüzden endişeleneceğin bir şey yok.

Hiç param yok bu yüzden seni rahatsız edeceğim.

Beş parasız değilsin bin ryon var.

Bana verdiğin bin ryoluk çekiliş biletini hatırlıyor musun?

Bin ryo kazandı!

Kazandı mı?

Çok sevindim!

Kazandı mı?

Bu senin için! - Hayır, o senin!

Boşver!

O senin. - Saygıdeğer efendim...

Bana saygı ifadeleri kullanmayı bırakır mısın?

Başka biri de bana aynı şeyi söyledi.

Otoyo-san, "sama" demeden adını söyleyebileceğimi söyledi.

Ama o benim karım değil. Sadece adını söyleyemem.

O zaman ona ne istersem söyleyebileceğimi söyledi.

Çok nazik birine benziyor.

Omuzları yumuşak ve kalçaları...

Onu nereden tanıyorsun?

Sandalet kayışım kopmuştu,...

...o da bana bağlamam için bir bez verdi.

O bezi attığı için sandaletimi tamir edebildim.

Yani ona masaj mı yaptın? Çok şanslısın!

Ben henüz ona dokunamadım...

...ama görünüşünü unutamıyorum.

Onu asla unutmayacağım.

Giydiğin sandaletteki kayış mıydı? - Evet.

Sizi rahatsız ettiğim için özür dilerim.

Ressam olduğunuzu duydum ve sizden bir ricam var.

Neymiş? - Evet.

İşte bu.

Bana tam olarak böyle bir tane...

...yapabilir misin?

Bu kazanan çekiliş bileti. - Evet.

Tam olarak böyle bir tane çizebilir misin?

Yarına kadarsa o zaman yapabilirim.

Yapabilir misin? - Evet.

Çok teşekkür ederim.

Bayım. - Evet?

Yanınızda götürebilirsiniz.

Size emanet ediyorum.

Görüşürüz. Teşekkürler.

Hala bize söyleyecek bir şeyin mi var?

Sadece bu adam kumar oynamak istiyor.

Ne? - Tanıştığımıza memnun oldum, patron.

Bunu çok yüksek sesle söyleyemem...

...ama bin ryoluk çekilişi kazandım.

1 numaralı "me" grubunu biliyor musun?

O zaman bana nerede kumar oynayabileceğimi bildiğini söyledi.

Bana fırsat verir misin?

Anlıyorum, geldiğin için teşekkürler!

Sen döndüğün için de teşekkürler!

Beyler, onlara yardım edin. - Emredersin, hay hay!

Keyfinize bakın.

Hey! - Evet?

Yine yapayım.

Neden hepiniz amuda kalkmıyorsunuz? Çok hoşuna gidiyor!

Kadınlar olmaz! O kadar da kötü değilim.

Emin misin öyleyse? - Evet.

Güzel.

Masör bey. - Ne var?

Masör... - Evet?

Adamlarım çekiliş biletini nakite çevirsin.

O işi her zaman yapabilirim.

Benimle bire bir kumar oynayacak biri var mı?

Karşıma çıkan kazanırsa bu bileti devredeceğim.

Kazanırsam bana 10 ryo verin.

10 ryo mu? - Evet.

Senin on ryona karşı bin ryo koyuyorum.

Bence iyi bir anlaşma.

Zarları getirin.

Zarları tam buraya atar mısın?

Bir tane kullanalım mı?

Tek!

Çift.

Neymiş?

İki, çift!

Sanırım ben kazandım.

Şu bin ryoluk çekiliş biletini bana ver, Otoyo.

Pipoyu yakan ister bin ryoluk...

...çekiliş bileti, ister bir kömür olsun...

...tütünün tadı aynı.

Tüm eğlence için teşekkürler, patron.

İşte hepiniz için biraz bahşiş.

Daha önce senin gibi birini hiç görmemiştim.

Bileti yaktığında ne olacağını bilmiyordum.

İster piyango biletiyle, ister kömürle yakılsın...

...tütünün tadı aynı dediğinde bir aydınlanma hissettim.

Çok teşekkür ederim.

Heisuke-san... - Evet?

İnsanlar üstlerine tekrar tekrar basıldıklarında güçlenirler.

Bu sefer öyle biri olacağım!

Aynen öyle yap ve yeniden başla.

Ne olursa olsun, güçlü kalıp yeniden başlayacağım.

Beni Akinishi Hachiman Tapınağı'nda bekle.

Yaklaşık 6 km ileride.

Akinishi Hachiman, öyle mi?

Hadi, çabuk ol. - Tamam.

Olamaz!

Bu gerçek...

Beni karın yapar mısın?

Yapamam...

Seni mutlu edecek hiçbir şeyim yok.

Kalbin var ya.

Onunla mutlu olamazsın.

O zaman belki de bu çekiliş biletiyle.

Çekiliş biletini alıp kaçsaydım...

...ne yapardın?

Sende o koku yoktu.

Teşekkürler.

Çeviri: Süt Kardeşler (Hakan & Orhan)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.