Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Kaç yaşındasın? - On.
Üç yıl içinde bize iş getirebilir.
Büyükbaba, sağlıcakla kal.
Oyone.
Bizimle gel. - Bizimle gel.
Bunların hepsi köy için. Herkese teşekkürler.
İşte para burada.
Ne kadar istiyorsun?
Ne kadar hak ettiğimi düşünüyorsan o kadar.
Yarısı yeterli.
Üç kişi öldürdüm.
Ben de üç kişi öldürdüm.
Ben bir kişi öldürdüm.
Kaç kişiyi öldürdüğünüz önemli değil.
Beni öldürmeyeceğini... söylemiştin...
Bu dünya iğrenç bir yer oldu.
Tek duyduğun, iç karartıcı şeyler.
Hey! Al onu!
Adın Zatoichi mi?
Senin gibi bir hırsızın...
...on uşağı olması için bazı marifetlerinin olması gerekir.
O kafayı boynunda tutacağım.
Öfkeni yatıştıramıyorsan peşimden gel.
Doğruca yolun aşağısına gidiyorum.
Yine de yapabileceğinden şüpheliyim.
Zatoichi'nin bile sana karşı şansı yok.
Sanırım öfkeni yatıştıramadın.
Duygularımla ilgisi var.
Karışmayın.
Patronumuzu utandırırsınız.
Orada oturmanın anlamı yok! Hadi eğlenelim!
Çok yakışıklı bir adamsın!
- Bayım... - Olmaz!
Masör bey, içeri gel. Sıcak banyomuz var.
Banyo nasıl?
Çok rahat.
Masör bey, sake ister misin?
Hayır, sağol.
Bunun için senden para almayacağım. Yemek artıklarından.
Tamam öyleyse. Teşekkürler.
Masör bey. - Evet?
Üşüyorsan seni ısıtabilirim.
Üşümüyorum.
Ama burada kaldığıma elbette memnunum.
Bir tane daha alayım o zaman.
Ichi...
Oyone-san? Sen misin?
Oyone-san...
...bu doğru olamaz.
Seninle burada karşılaşmayı hiç beklemiyordum.
Gerçekten sensin.
Bu nasıl olabilir? İnanamıyorum.
Bekle, bekle, bekle. Bir saniye bekle.
Oyone... Oyone.
Şuna bir bak!
Ne bu? - Al...
Benim için mi?
Evet.
Beni hatırladın.
Yıllar oldu...
Köye gittim ama seni kaçırmışım.
Böyle şeyler gerçekten olur,...
...değil mi?
Bir daha kimseyi göremeyeceğimi sanıyordum.
Sorun ne?
O kadar mutlu görünüyorsun ki ben de kendimi mutlu hissediyorum.
Görmeyi beklemediğim biriyle karşılaştım.
Sana bir keresinde bundan bahsetmiştim.
Köyümüze gelen ve bize her türlü ilginç hikayeyi...
...anlatan bir masör vardı.
Onun hikayelerini severdim.
Bir hikaye anlatıcısından çok daha eğlenceliydi!
Bir dahaki gelişinde ne istediğimi sordu...
...ben de şaka yapıp "ayna" dedim.
Sonra bana gerçekten bir ayna getirmiş.
Yaşarken güzel şeyler oluyor, değil mi?
Okumi-san, "Ume" odasına gidebilir misin?
Yine mi? Gitmek istemiyorum.
Şu an para kazanma şansın.
Bebek için bu işten çıkmak istemiyor musun?
Afedersiniz, girebilir miyim?
Ichi-san? - Evet?
İçeri gel. - Teşekkürler.
Gündüz gözlerimi kapatıyorum bu yüzden geceleri uyuyamıyorum.
Bebeğin mi var?
Sadece bebek bakıcılığı yapıyorum.
Canım. - Evet.
Bu Ichi-san.
O benim kocam.
Tanıştığımıza memnun oldum.
Bana çok yardımcı olan Oyone-san'ın eskiden arkadaşıydım.
Tüm yardımı aldım! - Oyone-san, git misafiri gör!
Lütfen rahatına bak. - Evet, sağol.
Sıcak su nasıldı?
Yıllardır yaptığım en iyi banyoydu!
Geçmişi kafandan silmiş gibisin.
Sol ayağımı yıkadım...
...ama sağ ayağımı yıkayamam.
Zarar vermek istemedim.
Hepsini sana borçluyum.
Hepsini sana borçluyum. - Sorun değil.
Biliyorum.
Çok uzun zaman oldu. - Sorun değil.
Eskiden kılıcımla istediğim her şeyi alırdım.
Bu gece ne yiyeyim?
Kiminle yatayım?
Bunun düşünceleri duygularımı harekete geçirirdi.
Ama yediğim hiçbir şeyin tadı güzel değildi.
Bazen yaralandım ve kanamam oldu...
...ama gözyaşım yok sanıyordum.
Ama senin yüzünden...
...ağlayabilen bir adam olabilirdim.
Senin içinde bu hep vardı.
Ağlamak kendini iyi hissettirmiyor mu?
Sen de ağlar mısın, Ichi-san?
Bütün yıl ağlarım.
Bu yüzden gözlerim hiç açılmıyor.
Çok komiksin!
Oyone-san senin karın mı?
Dur! - Ne?
Misafirim ben!
Para ödüyorum. - Bırak beni.
Bırakırım ama yine odama gel.
Acele et!
Hey bekle! Bekle! - Lütfen bırak onu.
Sen de kimsin? - Banyo görevlisi.
Banyo görevlisi! Seninle konuşmak için bir sebebim yok!
Haydi. - Lütfen dur.
Benden uzak dur! İşletmeciyi çağır!
Bir sorun mu var?
Bir şey mi oldu?
İstediğimi yapmama izin vermiyor!
Onu affedin, lütfen.
Bu banyo görevlisi niye şikayet etmeye geliyor?
Onun hizmetlerinin parasını ödedi!
Bizim üzerimizden otlakçılık yapıyorsun!
O bakış da ne öyle?
Lütfen, gidelim.
Kahrolasıca aptal!
Hah şöyle!
Sinirlenmene gerek yoktu.
Bildiğin gibi neredeyse onu öldürecektim.
Ichi-san, bebekleri iyi taşıyorsun.
Bebekler çok tatlı kokuyor.
Gülüyor. - Öyle mi?
Evet, öyle.
Yüzü neye benziyor?
Senin nasıl bir yüzün var?
Kocanla nerede tanıştın?
Eskiden ilaç satıcısıydı.
Ona geçmişimden bahsettiğimde...
...bütün parasını büyükbabama gönderdi.
Oyone-san, teşekkürler.
Bebek Ichi-san'ın parmağını emiyor.
Ichi-san - Evet.
Teşekkürler! - Önemli değil.
Oyone-san. - Evet?
Bebeği tutabilir misin?
Neden daha fazla taşımıyorsun? - Onu düşürebilirim.
Düşürmezsin.
Tutarım...
Bir yakuza çetesine katılmayı düşünüyordum.
Ne yapacaksın?
Ne demek istiyorsun?
Sanırım borcunu ödeyene kadar hiçbir yere gidemezsin.
Bıktın mı?
Bıktıysan istediğin yere gidebilirsin.
O kadar iyi miydi?
Her türlü kadınla yattım ama o en iyisiydi.
Adı Oyone'ydi. Özel bir şeydi.
Konuk var!
Kardeşim, uzun zaman oldu, değil mi?
Oiwake kasabasında Gonta adında birini görmeye geldim.
Banyo hazırlayan, sağ bacağı olmayan bir adam olduğunu duydum.
Senin olduğunu sanmıyordum ama yine de denedim.
Banyo görevlisi oldun demek...
Karın da çalışıyor mu?
Başardın, değil mi?
İstediğim kadar olmadı.
Hala dört gözle beklediğim çok şey var.
Bana katılmak ister misin?
Görünüşe göre para sıkıntısı çekiyorsun.
Çok acılar çektiğine eminim.
Al şunu!
Her zaman kardeş gibi yakındık!
Şimdi 40 ryo kazanmama izin vermeni istiyorum.
Kellene 50 ryo ödül var!
Bu adama iyi davranın! Bacağı yok!
Sakın yaklaşma!
Bu 10 ryo Oyone-san'a ait.
Çiftçiler, bana bir şey mi attınız?
Yakuza polisle işbirliği yapıp...
...sokaklarda sanki doğruymuş gibi yürüdüğünde...
...bu dünya köpeklere göredir.
Sepetteki adamı dışarı çıkarın.
İçine gir...
Onun yerine sen gir!
Yerinde olsam mevkime karşı gelmezdim!
Hayatım, bu doğru olabilir mi?
Doğru... Gerçekten doğru.
Çeviri: Süt Kardeşler (Hakan & Orhan)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.