All language subtitles for Zatoichi.The.Blind.Swordsmans.s.3.ep.10.1978.DVDRip_eng

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French Download
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian Download
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish Download
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Peki ya kız? Hala kayıp mı?

Sadece bir aylık ömrü kaldığını duydum.

Zavallı şey. - Sıradaki! Lütfen içeri gelin!

Kimi-chan.

Tedavin için bu parayı al.

Hayır, hayır. Alamam.

Beni öldürmek sana şans getirmez.

Çok teşekkürler. - Bundan sonra...

...kötü insanlarla takılma.

Binebilir miyim? - Atla bakalım.

Merhaba.

Merhaba.

Biraz almak ister misin?

Evet, bir tane alayım.

Seni takip edebilir miyim?

Seni çizmek istiyorum.

Ne? Hadi bakalım.

Bu benim ilk model oluşum.

Peki.

Lütfen rahat ol.

Kendi rahatlığımla çizerim.

Ne işe yaramaz bir kalabalığım var.

Kör bir adamı bile öldüremezken...

...nasıl yemek yiyebiliyorsunuz?

Bugünden itibaren hepinizi ailemden ayıracağım.

Gonta! Onu öldür!

Bana Zatoichi'nin kellesini getir!

Sana Kataga'nın bölgesini vereceğim.

Çok teşekkürler!

Seni asla hayal kırıklığına uğratmayacağım, Patron.

Buna kalıbımı basarım!

Okyanusun ne harika bir sesi var!

Bana kendimi o kadar mükemmel hissettiriyor ki.

Şey, bayan...

Ten, adım Ten.

Şey... Cennet için "ten" mi?

Ne güzel bir isim.

Sen bir meleksin (Ten-nyo).

Peki ya annen ve baban?

Martılar.

Nasıl da özgürce uçuyorlar.

Eskiden sadece evler ve ağaçlar çizerdim.

Ama bundan sonra seni çizebilir miyim, Ichi-san?

Evet, çizebilirsin.

O zaman buralarda kalıp biraz rahatlayabilirim!

Elim soğuk mu?

Soğuk ellerin olması güzel.

Ne oldu?

Ne oldu? - Düştüm.

Ichi-san.

Gün batımı güzel mi?

Nereden biliyorsun? - İçime doğdu.

Hayal mi ediyorsun?

Hayal edip etmediğimi söyleyemem.

Ama sesi hissediyorum.

Ses uzaktan geldi ve içimden geçip kayboldu.

Ve ayrıca koku. Anlaması senin için zor.

Peki ya sen? Hayallerin var mı?

Evet. - Ne tür hayaller?

Okyanusta yüzüyordum... ve...

Şey, o kadar çok değil...

Okyanusu çok seviyor olmalısın.

Çok lezzetli.

Ten-san?

Günaydın!

Günaydın!

Sen uyurken yüzünü çizdim.

Ne? Uyanık ya da uykulu olmam arasında hiçbir fark yok.

Sen de uyurken herkes gibisin.

Niye?

Çünkü...

...insanlar uyurken gözlerini kapatır.

Ichi-san!

Yalnız mısın? - Evet!

Beni nasıl buldun?

Seni tekrar görmeyi çok istedim. Bu yüzden her yere baktım.

Sonra bir balıkçıdan, sahilde bir kulübede yaşayan...

...kör bir masör olduğunu duydum.

Köyümde çiftçi olmaya karar verdim.

Harika bir haber. Artık yeryüzünde başı dik yürüyebilirsin.

Lütfen şunu ye.

Çok teşekkür ederim. Çok teşekkür ederim.

Klinikte yaralarım dikilirken...

...eski düşmanlık vücudumdan dışarı çıktı.

Senin sayende kurtuldum.

Çok teşekkür ederim. Teşekkürler.

Sorun değil. Sorun değil.

Aç mısın?

Vay canına! Ne harika bir okyanus!

Dağların derinliklerinde büyüdüm. Bunu ilk kez görüyorum!

Kocaman! Harika! Çok büyük!

Ressam mısın?

Beni de çizer misin?

Olmaz mı? - Kliniğe mi gittin?

Ne? - Klinik?

Evet, oraya gittim.

Adım Jinta.

Ten.

Ten.

Ten?

Klinikten kaçan sen misin?

Herkes seni arıyordu. Niye kaçtın?

Yatakta kalmayı sevmiyorum.

Öldüğümde yeterince uyuyacağım.

Bir aylık ömrün var, değil mi?

Bu doğru değil.

Özür dilerim.

Özür dilerim! Çok iyi görünüyorsun!

İnsanlar yalan söylüyor.

Üzgünüm.

Ichi ile nasıl tanıştınız?

Lütfen Ichi-san'a bundan bahsetme.

Ne?

Lütfen Ichi-San'a hastalığımdan bahsetme.

Olur.

Söz ver!

Söz.

Yanında genç bir kız mı var?

Evet, sonra genç bir adam katıldı.

Tek. Tek.

Bahisleriniz lütfen. - Çift!

Doğru! Sorun değil!

Peki... İşte!

Pekala!

Tek!

Hazır. - Rest!

Bay Masör! İşin bitince lütfen buraya gel!

Beni çağırdığınız için teşekkürler.

Eve hoşgeldin!

Eve hoşgeldin!

Burada değil. Lanet olsun!

Ichi-san, sen niye çizmiyorsun?

Şaka mı yapıyorsun?

Çizemem ben.

Neden olmasın? - Çünkü...

Yüzümü çiz.

Ne? Bu imkansız.

Yüzüme dokununca çizebilirsin.

Gördün mü?

Bakalım.

Bu da ne?

Dişlerim çok kötü. - Dişler mi?

Tamam, deneyim.

Vay canına! Ne büyük göz!

Harika, değil mi?

Bunu Ichi-san mı yaptı?

Ressam olmalıymışım.

Bu ne?

Harika! Bu, Ten!

Ichi-san, niye benimle memleketime gelmiyorsun?

Ne var? - Yok bir şey!

Lütfen benimle gel, lütfen.

Ne var?

Erkek muhabbeti.

Lütfen benimle gel, lütfen.

Öyleyse belki giderim.

Hoşçakal.

Hoşçakal.

Ichi-san!

Bunu unuttun.

Ne kadar? - Otuz.

Ten-chan!

Ten-chan!

Ten-chan! Ten-chan!

Ten-chan!

Lütfen! Buyurun! Buyurun!

Lütfen gözlerine koyun!

Göremediğiniz zaman hayatın boktanlaşır!

Buyurun! Buyurun!

Ten-chan!

Ten-chan!

Ten-chan!

Nereye gitti ki?

Ten-chan!

Ichi-san!

Onu hiçbir yerde bulamıyorum! Nereye gitti?

Bilmem... - Umarım iyidir.

Niye? - Sana söylemememi söyledi ama...

O da klinikteydi.

Doktor Ten-chan'ın bir aylık ömrü kaldığını söyledi.

Gerçekten mi? - Bana doktor söyledi.

Bunu ona sakın söyleme.

Evet, ona söylemeye niyetlendim ama...

Vay canına! Ten-chan! Nereye gittin?

Al! Pişmiş tatlı patates! - Teşekkürler.

Beni aradığınızı duydum ama... - Çok fenasın, Ten-chan!

Ten-chan...

Ten-chan! Ne oldu?

Ten-chan!

Ten-chan...

Hey, Ten-chan...

Ichi-san...

Biri düşmüş. - Dayan!

Ne?

Yine düştüm. - Anlıyorum.

Tamam, işte.

Hey, Jinta! Kalkmasına yardım et.

Tamam. - Hadi eve gidelim.

Vay canına, bu harika!

Sanki martılar gökyüzünde uçuyormuş gibi gerçek. Vay canına!

Çıplak bir adam çizmek istiyorum.

Onu buraya getir. - Tamam.

Acaba son zamanlarda kendini hasta mı hissediyor?

Yüzünün rengi...

Solgun mu?

Mesele ne?

İyi misin?

Dayan.

Ne oldu?

Yengeçler...

Yengeçler mi? Nerede?

Ichi-san...

Hey! Jinta. - Evet?

Yengeçler mi var?

Yengeçler mi? - Evet, yengeçler!

Nerede? - Dikkatli bak!

Nerede?

Şunun altından geldiler!

Buranın altından mı? Nerede? Nerede?

Vay canına!

Ne oldu?

Kıpırdama.

Ichi-san.

Gidip balık alacağım çünkü balıkçılar...

...festival olduğu için bize bedava balık vereceklerini söylediler.

Ten-chan, döndüğümde yiyelim.

Görüşmek üzere.

Yaptım...

Ichi-san...

Sen...

...bir nilüfer çiçeğinin... tepesindesin...

Bir nilüfer çiçeğinin tepesinde?

Gümüş bir bastonla...

Ten-chan...

Bak...

Bakayım.

Ne harika bir resim...

Görüyorum.

Çok iyi görebiliyorum.

Sen harika bir ressamsın.

Ten-chan...

Düştüm.

Ichi-san, sen uyurken normal insanlarla aynısın.

Dişlerim çok kötü.

Çeviri: Süt Kardeşler (Hakan & Orhan)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.