All language subtitles for Adini-Sen-Koy-Engelsiz-174-Bolum

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French Download
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian Download
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian Download
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bu dizinin betimlemesi TRT/Karamel Film tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

(Müzik - Jenerik)

(Müzik - Jenerik)

Çocuklar, bugün çok özel bir gün.

Alev, lütfen gereksiz konuşmalarla bu özel günü bozma.

Oturun hadi yavrum. Oturun. Zehracığım.

Hayatım.

Bu yüzük sonsuz mutluluğumuzun nişanesi olsun.

(Müzik)

Tektaş evliliğin simgesi, sonsuz aşkın da ifadesidir derler.

Vallahi doğruymuş.

Eh evlilik de bunun içindir, ay parçası.

Bir ömür aynı yastığa baş koymak için.

Nihat, çok teşekkür ederim. Bu şahane bir şey.

Anne, Zehra.

Nasıl?

Çok güzel.

Canım, çok güzel. Tebrik ederim.

Ya Nihat, bir an yeniden evlenme teklif edeceksin sandım.

Yani onu yirminci yılımızda planlamıştım ama istersen şimdi de edebilirim.

Ah canım yavrum, inşallah siz de…

…Ömer ile Zehra da uzun ömürler birlikte olursunuz.

(Nihat) İnşallah anneciğim.

(Ayşe) Ya on yıl sonra da böyle hep birlikte kutlayalım, olur mu?

Tabii küçük Kervancıoğullarıyla birlikte.

Yani sizden bir an önce bekliyorum, haberiniz olsun.

Ömerciğim, hatırlıyor musun? Ayşe’ye küçükken ne olacaksın derdik…

…anne olacağım derdi. -Evet, öyle derdi.

Abim de bana hep kızardı annelik meslek değil Ayşe diye.

Yanılıyorsun abiciğim.

Zehra anne, sen de baba olduğunda bakalım aynı şeyleri söyleyebilecek misiniz.

(İç çekme sesi)

İş, güç, kariyer, hepsi gelir geçer çocuklar da…

…evlat, evladın yerini hiçbir şey tutamaz.

Her şeyin bir vakti zamanı vardır derler. Fazla ertelememek lazım.

Neyse. Anladınız siz beni.

Fazla konuşturup yormayın Allah aşkına.

Halacığım, ne oldu?

(Ömer) Müsaadenizle.

E gitmeyecek mi bunlar bir yere? Kaldılar burada böyle.

O kadar hazırlığı bu damacana için mi yaptın be Beton?

Hani gerçekten sana söyleyecek bir şey bulamıyorum artık.

(Telefon zili sesi)

Ay!

Dur sen de tam çalacak zamanı buldun.

(Mehtap) Efendim?

Evet, benim.

Adres neydi?

Tamam. Siz bana adresi verin. Ben bulayım hangi ev olduğunu.

İyi günler.

E nereye kayboldu bunlar?

Top gibi seke seke giderler artık.

Koca bir yalanın içindesin Zehra.

Herkesin gözünün içine baka baka yalan söylüyorsun.

Babama da yalan söylüyorum…

…kardeşime de.

Bu da yalan.

Bu oda da.

(Müzik - Duygusal)

Ama önce sözleşmeyi imzalayacaksın.

Sözleşme mi?

Sen paranı alacaksın, ben de…

(Doktor dış ses) Kardeşinizin altı aylık ömrü kaldı Ömer Bey.

Altı ay evliymiş gibi davranacaksın.

Altı ay sonunda avukatım aracılığıyla sözleşmeli bir şekilde ayrılacağız.

(Zehra iç ses) Hemen gitmeliyim. Yoksa yetişemem.

Önce oku. İmzaladıktan sonra vazgeçersen…

Vazgeçmem. Nereyi imzalıyorum.

Okumadan?

Kabul ediyorum işte.

Peki. Sen bilirsin.

Her sayfanın altına imzanı atacaksın.

(Zehra iç ses) Ne olur dayan baba.

Sayın Zehra Kaya…

…Ömer Kervancıoğlu’nu eş olarak kabul ediyor musunuz?

(Müzik)

Evet.

(Alkış sesleri)

Sayın Zehra Kaya’yı hiçbir baskı altında kalmadan…

…eş olarak kabul ediyor musunuz?

(Müzik)

Evet.

(Alkış sesleri)

Sizi karı koca ilan ediyorum. Şurayı imzalar mısınız?

İmzala şunu.

Bizim aşkımızın sembollere ihtiyacı yok.

Öyle değil mi?

Bunların hepsi bir anlaşmadan ibaret. Hepsi bir oyun.

Hiçbir şey gerçek değil.

İyi misin?

(Kapı kapanma sesi)

İyiyim.

Neden öyle birden geldin? Alev yüzünden mi?

Aslında bu konuda Alev’e kızmaya hakkımız yok.

O en başından beri hep şüphelendi bu oyundan.

Tam adını koyamasa da…

…adlandıramasa da…

(Nefes sesi)

Yüzük için çağırmışlardı, takılınca geldim ben de.

Üzüldün sen.

Yok. İyiyim.

Ne olduğunu söylemeyecek misin?

-Hiçbir şey olmadı. -Hayır, olmuş.

Dinliyorum. Evet?

-Ben içeride… -Evet?

Ben içeride kendimi çok kötü hissettim.

Ayşe’ye, Müzeyyen Hanım’a…

…herkese yalan söylediğimiz için.

Alev’in söylediklerinden dolayı değil yani yüzükle ilgili?

Onunla ilgili değil.

Mesele Alev ya da yüzük değil. Herkese yalan söylüyor olmamız.

Ya bu çok zor, çok hırpalayıcı.

Haksızlık ediyormuşuz gibi hissediyorum.

Onların bizimle ilgili bir sürü hayali var.

Bir sürü beklentileri var.

Senin?

(Müzik - Duygusal)

Bütün mali kayıtları taradım.

Son bir tane kaldı. Yarın onu da bitiririm.

Çok teşekkür ederim Leyla.

Beklediğim birkaç dosya daha var. Onları da bir gözden geçirelim.

Sonra tamamdır bu iş.

Yalnız, Leyla…

…bu konu aramızda kalırsa çok sevinirim.

Tabii ki. Elbette. Merak etmeyin.

Demir her konuda sana güvenebileceğimi söylemişti.

Nedenini şimdi daha iyi anlıyorum.

Bu arada Demir’le konuştum.

Fakat konuşmanın yarısı seninle ilgiliydi.

Yok efendim seni yoruyor muymuşum…

…sağlığın yerinde miymiş.

Seninle ilgili çaktırmadan bir sürü bilgi aldı benden.

Şey, ben izninizi istesem?

Tamam.

Leyla.

Tekrar teşekkür ederim.

(Ayşe) Ya on yıl sonra da böyle hep birlikte kutlayalım, olur mu?

Tabii küçük Kervancıoğullarıyla birlikte.

Yani sizden bir an önce bekliyorum, haberiniz olsun.

Abim de bana hep kızardı annelik meslek değil Ayşe diye.

Yanılıyorsun abiciğim.

Zehra anne, sen de baba olduğunda bakalım aynı şeyleri söyleyebilecek misiniz.

Onunla ilgili değil.

Mesele Alev ya da yüzük değil.

Herkese yalan söylüyor olmamız.

Ya bu çok zor, çok hırpalayıcı.

Haksızlık ediyormuşuz gibi hissediyorum.

Onların bizimle ilgili bir sürü hayali var.

Bir sürü beklentileri var.

Senin?

Yok. Bu böyle bekleyerek olmaz.

Kuyumcuyu arıyorsun. Hemen.

Evet, hemen.

Şu diyet bitsin, uzunca süre tarçın da, limon da görmek istemiyorum ayol.

İçim şişti resmen.

Ay şu sevdiğim iki şeyi bir ömür görmesem yeridir yani.

Burada mıydınız Cevriye Hanım?

Buradayım güzel kızım, buradayım.

İşte akşam için hazırlıklar falan böyle.

Nihatcığım da yüzük olayını halletti.

E tabii ama esas iş akşama tabii ki.

Benim yapabileceğim bir şey var mı Cevriye Hanım?

Kusura bakmayın soramadım da.

Ah kurban olurum su damlam sana. Sen ne düşüncelisin öyle.

Boşuna sevmiyorum ayol seni. Yok, yok. Her şeyi hallettik.

Her şeyi hallettik. Böyle bir tek salatalar kaldı.

Onu da Hediyeciğim halledecek.

Ben eksik bir şey kalsın istemiyorum. Telaşe müdürüyüm ya, ondan ayol.

(Gülme sesi)

Ayşe’min, Nihat’ımın sevdiği Kayseri mantıları…

...yağlamalar, ay bir sürü, bir sürü şey yaptım ayol.

Kimsenin o yağ deposu yiyeceklere bakacağını sanmıyorum Cevriye Hanım.

(Alev) Artık hepsini siz yersiniz.

Bu evin bir yeme düzeni var.

Burada kimse kalorili ve sağlıksız yiyecekler kullanmıyor.

Yavrum, bu akşam özel bir akşam.

Yani hiç hesap kitap yapmadan keyfimizce yiyeceğiz, içeceğiz.

Eğleneceğiz yani bu akşam.

Hmm.

Haa!

Bu şey neyse artık, mantının öncesinde de, sonrasında da içseniz…

…hiçbir işe yaramaz, yağ depolamaktan başka tabii.

Ben bunu size bir dost olarak söylüyorum.

Yanlış anlamayın.

Dost olarak. Anladım.

Hmm.

Ay akşam için de hazırlanmak lazım değil mi?

Ay su damlası, ben senden bir yardım istesem.

Ha, yapabilir misiniz?

Tabii Cevriye Hanım. Eğer yapabileceğim bir şeyse.

Ya ben bir sürpriz hazırlamak istiyorum akşam için ama…

…kimsenin haberi olmayacak.

Biz burada işe güce koşturalım…

…Beton Efendi de keyif çatsın ha? Ne âlâ memleket.

(Müzik)

Telefonumu da açmıyor.

İyice artist kesildi bu başıma.

Beton, hemen dükkâna gel.

Hemen!

(Mesaj zili sesi)

Çok önemli bir işim var. Halledip geleceğim.

Ya senin benden başka…

Senin bu dükkândan başka nasıl önemli bir işin olabilir acaba?

Sersem!

Ta taa!

Nasıl, su damlası? Güzel değil mi?

Evet, çok güzel de…

Anladım ben seni.

Gel, gel. Yaklaş.

Gerçekten mi?

(Müzik)

Yani şimdi kıyafet işi tamam da kuaföre gitmek istemiyorum.

Hani böyle tantana olmasın, sessiz sedasız hazırlanayım diyorum su damlası.

Cevriye Hanım, yani isterseniz saçınızı ben yapabilirim.

(Zehra) Sizin saçınız zaten çok hoş. Dalgalı.

Ay yapar mısın sahiden?

Yani benim elimden gelir öyle işler.

Ay su damlası, çok yaşa sen. Sen çok yaşa.

Yani yapmasan bile yapmış kadar oldun. Ay her eve lazım senden ayol.

Elbise böyle bir model olacak değil mi?

Şimdi saçı ona göre yapmamız gerekecek.

Evet, bu model. Yani tamamen sana bırakıyorum su damlası.

Tamam. O zaman ben bir gidiyorum. Hemen geleceğim ama.

Tamam.

Evet. Bu.

(Müzik - Duygusal)

Alo. Seçtiğim yüzük modelini gönderdim.

Konuşabildin mi kuyumcuyla?

Yüzük mü?

Tamam o zaman, acele et. Bir sorun çıksın istemiyorum.

Parmak ölçüsü mü?

Anladım. Tamam. Öğrenip arayacağım seni.

Parmak ölçüsünü nasıl öğreneceğim ki?

Hah. Bilgisayardan bir şey bakacaktım da. Müsait misin?

Bir saniye.

Tamam. Şimdi işin varsa ben sonra gelirim.

Hayır, hayır. Bitti zaten.

Ya Cevriye Hanım için saç modelleri bakacaktım da.

Tamam. Gel.

-Cevriye Hanım için? -Hı hı.

Sen neden bakıyorsun ki?

Benden istedi. Akşama büyük bir sürprizi var.

Ayşe ile Nihat için mi?

Eh, yani, öyle de sayılabilir.

Bak. Şuradan bakarsan.

Tamam. Ben hallederim.

Biliyorum.

Yalnız bu arama motorunda sorun var da.

Şuradan bak.

(Müzik)

(Ömer iç ses) Acaba alyansı mı alsam?

(Ömer iç ses) Ölçüyü de alabilirim oradan.

(Ömer iç ses) Ama nasıl?

E bu…

Bu dondu galiba.

Bunda sorun var.

Hah. Oldu.

Tamam.

Hmm.

Bunlar da güzelmiş.

(Müzik)

Bir şey mi diyecektin?

Yok. Yani siteye bakıyordum ben.

(Müzik)

O ölçüyü mutlaka almalıyım.

Mutlaka.

Ömer’e bak ya!

Ömer’e bak!

Bir de yüzük almış. Hem de o varoş gülüne!

Aaa!

Soluduğun havayı bile kirletiyorsun pis fare.

(Müzik - Gerilim)

Buyurun.

(Müzik - Gerilim)

Hediye, bu ne biçim bir kahve!

Sen benim nasıl kahve içtiğimi bilmiyor musun hâlâ?

Her zamanki gibi. Kötü mü olmuş?

Kötü değil, berbat ötesi.

Ne biçim iş yapıyorsunuz siz! Götür şimdi şunu.

Alev, ne oluyor?

Hediyeciğim…

Alev, ne oluyor dedim sana!

Bu evde bana yer yok teyze.

Hediye bile Zehra’ya gösterdiği saygıyı ve özeni bana göstermiyor.

Kaç yıldır nasıl kahve içtiğimi hâlâ öğrenemedi mi?

Bu nasıl bir özensizlik!

Alev, kendine gel.

Kendine gel Alev. Bak, uyarıyorum. Toparla kendini.

Saygı verilen değil, hak edilen bir vasıftır.

İnsanların kalbini bu şekilde kırmaya devam edersen…

…etrafında kimse kalmayacak bilmiş ol.

Hayrola Hediye? Ne oldu, bir şey mi var?

Alev Hanım. Kahvesini beğenmeyip kızdı bana.

Hâlbuki her zamanki gibi yapmıştım ama.

Yahu Alev Hanım’ı tanımıyormuş gibi konuşma Allah aşkına.

E kafası bir şeye bozulmuştur, hıncını çıkaracak bir yer arıyordur işte.

Boş ver. Aldırma sen. Boş ver.

Ökkeş Efendi, bahçeye bir baksanıza.

Tabii, tabii.

Hediyeciğim, lütfen Alev’in kusuruna bakma.

Seni kırmak gibi bir niyeti yoktu ama densizlik etti, biliyorum.

Ben onunla konuştum. Sen canını sıkma.

Olur öyle Müzeyyen Hanım. Siz canınızı sıkmayın.

Bakın, iyiyim ben. Geçti gitti.

İyi. Ben de o zaman akşam için hazırlanayım.

Müzeyyen Hanım. Akşam için ayrıca istediğiniz bir şey varsa…

Ah, yok. Bütün organizasyon Cevriye Hanım’a ait.

Çok uğraştı. O ne isterse, nasıl isterse öyle olsun.

Hadi.

Benimki biraz sıkmaya başladı. Açtırsak mı?

Yani alyans.

Dar olmaya başladı.

Hmm.

Sen bilirsin.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

Tamamdır, benim işim bitti.

Teşekkürler.

(Ömer) Seninki nasıl?

Benimki mi?

Yani yüzük.

İyi bu, sorun yok.

Yani ikisini birden götürebilirim istersen.

Belki parlatmak falan gerekebilir.

Yani ikisi de aynı olur.

Bence gerek yok.

Yakında çıkaracağız zaten.

(Müzik)

Ben Cevriye Hanım'a bakayım.

Beni bekliyordu.

(Müzik - Gerilim)

Ooo!

Beyimiz teşrif etti sonunda.

Demek bir işin olduğunu hatırladın Beton Efendi?

(Müzik - Neşeli)

Tahsilattaydın yani?

Beton, eğer bir yere falan gitmeyi düşünüyorsan hiç düşünme.

Bir sürü işimiz var.

Aa, çıkacak mıydın?

Hiç kusura bakma canım, çıkamazsın.

Yapacak bir sürü işimiz var.

Hah! Temizlik!

Temizlik var! Ne zamandır dükkâna el sürmüyoruz.

Hadi sıva, sıva kollarını.

(Mehtap) Hadi!

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

Bitecek Zehra.

Bir gün bu evden...

...herkesten...

...her şeyden ayrılacaksın.

Kendine gel.

(Müzik -Duygusal)

Cevriye Hanım için uygun bir şeyler bakıyordum da.

Bu gece takması için.

Ben şunu götüreyim.

(Müzik devam ediyor)

(Ömer iç ses) Yüzüklerden birini alırsam ölçüyü almış olurum.

Küpeleri unutmuşum da.

Bir şey mi arıyorsun?

Ee...

...kol düğmelerimi.

Kol düğmelerin şurada.

Sen ne zaman hazırlanacaksın?

Cevriye Hanım'ın işi bitsin ilk önce.

(Zehra) Ondan sonra.

Sence hangisi?

Bana mı soruyorsun?

Evet, hangisi?

Şu nasıl?

Ayşe'nin hediyesi.

Öyle mi?

Taktığını görünce çok sevinecek.

Tamamdır o zaman.

(Müzik)

Anlamıyorum Ömer, anlamıyorum. Ne buluyorsun o yılanda, ne?

Senin gibi bir adam...

Büyü mü yaptı sana, ne yaptı?

Tabii, Nihat, Ayşe'ye yüzük aldı diye...

(Masaya vurma sesi) Kahretsin!

Teyzem ya, teyzem!

Teyzem bile onun tarafında.

Ama sen dur.

Sen dur.

Neyse, sakin ol Alev.

Sakin ol.

Bu geceye odaklan.

Öyle güzel olmalısın ki...

...herkesin gözü senin üzerinde olmalı.

Özellikle de Ömer'in.

Bak, o belge çok önemli. Bana acilen orijinali lazım.

Hı hı, elimizdeki en önemli delil o.

Yok, onlardan bir şey çıkmaz.

Onlar zaten savcılıkta.

Diğerlerini de zaten Hilmi Yılmaz büyük ihtimal karartmıştır şimdiye kadar.

Tamam. Peki, bekliyorum.

(Müzik - Gerilim)

(Kapı tıklama sesi) Gel.

Nihat Bey'i gördünüz mü?

Ya imzalaması gereken birkaç evrak var.

Ee, Nihat... Nihat'ın bugün evlilik yıldönümü.

Evde hummalı bir çalışma var.

Aa, öyle mi?

Bilmiyordu. Eğer görürseniz tebriklerimi iletin lütfen.

Tamam, söylerim.

Önemli bir şey mi vardı? Ben bakayım.

Ha, yok, aslında yarına kadar bekleyebilir.

-Kolay gelsin. -Teşekkürler.

Çok az kaldı Hilmi Yılmaz.

Çok az.

Oynasınlar bakalım ellerindeki oyuncaklarla.

(Martı sesleri)

Bana ulaşamayacaklar.

Yalnız Hilmi Bey...

Ne geveleyip duruyorsun?

Delillerin bir kısmı hükümsüz oldu ama...

Ama ne?

Yani bütün delilleri yok edemedik.

Ne demek yok edemedik?

O deliller hemen ortadan kaldırılacak!

Anlaşıldı mı?

(Müzik - Gerilim) (Martı sesleri)

Alev!

Beni iyi dinle!

(Müzik - Neşeli)

(Telefon titreşim sesi)

Beton!

Bırak şu telefonu da işine bak!

Ay ne bu böyle liseliler gibi? Gözün ekrana yapıştı!

(Mehtap) Bitti mi?

Bir bakalım, bakalım.

Üff!

Ne bu şimdi Beton?

Olmuş mu? Leke var burada.

Ne yani, yalan mı söylüyorum?

Nal gibi leke var burada!

Temizle hadi!

Temizle!

(Müzik - Neşeli)

(Mehtap iç ses) Bu temizlik bitecek mi bakalım Beton Efendi?

O alt tarafları da sil, hep tozlu.

Bu yüzük çok küçük.

Parmağına olacak mı acaba?

Alo, Ökkeş abi, yanıma gelir misin?

Ha, konakta değilsin.

Anladım.

Ee, ben Esat'la sana bir yüzük göndereceğim.

Bizim kuyumcuya götüreceksin, aynı ölçülerde sana başka bir yüzük verecek.

Tamam, Esat'la geri gönderirsin.

Tamam Ökkeş abi.

Esat, yanıma gelir misin?

(Müzik)

(Kapı tıklama sesi)

-Buyurun Ömer Bey? -Gel Esat.

Bu yüzüğü Ökkeş abiye vereceksin.

O da sana daha sonra aynı ölçülerde başka bir yüzük verecek.

(Ömer) Bana geri getireceksin.

Tamam efendim.

(Müzik)

Beğenir mi acaba?

Ay, ikisi de çok güzel su damlam.

Yani hangisini takacağımı bilemedim ayol.

Siz karar verin istedim. Ben ikisini de çok beğendim.

Ay, su damlam.

Yani senin yaptığını var ya, hiç kimse hiç kimseye yapmaz.

Ne kadar güzel bir kalbin var senin böyle, güzel kızım benim.

O sizin güzel görüşünüz Cevriye Hanım.

Aa, yok, kazın ayağı hiç öyle değil.

Sen koskoca Ömer Kervancıoğlu'nun karısı ol...

...bu zenginliğin, bu şaşaanın ortasına otur...

...ama bir o kadar da mütevazı ol, sağındakini, solundakini düşün.

(Nefes sesi)

Acaba Ayşe ne yaptı?

Ha, o kreşe gitmişti Asya'yı almaya. Gelir birazdan.

Ay her fırsatı kızıyla geçirsin diye kolluyor ayol!

(Gülme sesi)

Haklı ama. Yani ben bile akşamı iple çekiyorum.

O kadar özlüyorum ki prensesi.

Ay.

Gel bakayım şöyle.

Sana da anne olmak çok yakışır be güzel kızım.

Ben defalarca söyledim, yine söylüyorum papağan gibi ama...

...bence oyalanmayın, elinizi çabuk tutun artık.

Ömerciğimle senin bebeğin ay ne kadar güzel...

...ne kadar şeker olur ayol.

Ay, hemen de utanırmış güzel kızım benim!

Utanma utanma, hemen yapıverin bir bebek.

Yani Ömerciğimin ayakları yerden kesilsin ayol.

Zaten Mecnun gibi dolanıyor ortalıklarda.

(Cevriye gülme sesi)

Ayy, ay sen mi seçseydin su damlam?

Yani ben bunları taksam, ikisi de çok yakışacak bana, baksana ya.

Bilemedim.

İş takıyla bitse keşke Cevriye Hanım. Bu fazlalıklar ne olacak?

Bence siz bu takı işlerini falan boş verin de bu konuya yoğunlaşın.

Doğru ay parçası.

(Cevriye) Doğru. İlgilenirim.

Ay, kendime daldım, seni unuttum ayol.

Hadi kalk, sen de hazırlan.

Yani ortalık ciğer bekleyen kedilerle dolu.

Fazla boş bırakmaya gelmez.

Hadi kalk kalk, sen de hazırlan.

Yani bu akşam Ayşe'nin gecesi olabilir ama...

...hepimiz çok şık olmalıyız ayol.

Sen koskoca Ömer Kervancıoğlu'nun karısısın.

Ona göre şöyle giyin, şıkır şıkır ol, tamam mı güzel kızım?

Bak bana, bu yaşımda bile nelerle uğraşıyorum ayol.

(Gülme sesi)

Peki, öyle diyorsanız.

Hadi bakalım.

(Zehra iç ses) Ömer Kervancıoğlu'nun eşi.

Burada mıydın?

Evet.

Yeni bitti işim, odaya geçiyordum.

Bir şey mi istemiştin?

Yoo, hazırlanmayacak mısın?

Gidiyorum şimdi.

(Müzik - Neşeli)

(Müzik - Neşeli)

Beton.

Ay bana biraz tatlı bir şeyler alsana.

Kan şekerim mi düştü nedir?

Sabahtan akşama kadar o telefon elde.

(Mehtap) Şarj mı dayanır?

Bakalım ne yazmış.

Sen benim baharım, yazımsın.

Seninle yeniden doğdum hayata.

Ölürsem de senin elinden olsun.

Sen yoksan...

...varsın hiçbir şey olmasın.

Nasıl ya?

Beton şimdi o çirkin kıza mı âşık oldu?

(Müzik - Neşeli)

Aa?

Ekler mi aldın?

En sevdiğim.

E ama sen bunu sevmezsin ki. Kendine niye almadın?

Ha, sen dışarı çıkacaksın demek?

Yok Betoncuğum, kusura bakma, çıkamazsın.

Yani çok paralı bir müşteri geliyor, ev göstereceksin ona.

Evet, bu saatte!

Adam işten çıkıp gelecekmiş, ne yapayım, gelme mi diyeyim?

Hadi çay koy bana!

(Müzik - Neşeli)

(Müzik)

(Müzik)

Bunu beğenmişti.

Herkese rol yapıyorsun, bari kendine yapma.

Ayşeler geldi. Acele etsek iyi olur.

Benim son aldığım kravatımı gördün mü?

Onu takayım diyorum.

(Zehra iç ses) Gerçekten eşiymişim gibi davranıyor.

Neyin var?

Hiç, yok bir şeyim.

Hayır.

Dalgınsın.

Yok bir şey, gerçekten.

Kravatın giyinme odasında.

İkinci çekmecede.

Ben hazırlanayım.

Bence bu olur.

Bu mu?

Hı hı.

Ama ben bunu beğenmiştim.

Yani sen nasıl istersen.

Gelirken benim kravatımı da getirir misin?

Hı hı, tamam.

(Müzik)

Ay ne yapsak ya?

Galiba bu adam gelmeyecek.

Telefonunu da açmadı.

Dur ben şunu bir daha arayayım.

Alo?

Ersoy Bey, sizi bekliyoruz.

Aa?

Gelemeyeceksiniz demek, tüh.

E neyse bari, yarına kaldı o zaman.

Oldu, size de.

Böyle bir şey olabilir mi ya?

Hayır, ne kadar sorumsuz insanlar var şu dünyada.

Gelemeyeceksen gelemiyorum de, değil mi?

Bak, senin de işin vardı, görüyor musun?

Tüh!

Neyse Beton.

Hadi çıkalım.

Yarına bir sürü iş var.

Hadi Beton.

Ökkeş abi, aldın mı?

Anladım.

Hı, ne zaman biter peki?

Tamam.

Tamam.

(Müzik)

(Müzik)

Çok mu geciktik?

Yoo, sanmıyorum.

Çok güzel olmuş.

Efendim?

Ee...

Elbise.

Yakışmış.

Senin seçtiğin.

Bunu giydiğim için öyle söylüyorsun.

Hayır.

Yani...

...çok güzel, o yüzden.

Teşekkürler.

Neden?

Benim seçtiğim elbiseyi giydiğin için.

Çıkalım mı?

Hı hı, çıkalım.

Ee, ya sen çık, ben bir dakika sonra geleceğim.

Neden, bir şey mi oldu?

Ee, telefon açacaktım Yasemin'e de sınavını soracaktım.

Şimdi mi?

Evet ama bir dakika bile sürmeyecek.

Tamam, bekleyeyim o zaman.

Yok yok, sen bekleme.

O zaman ben çıkayım.

Tamam.

Tamam.

(Müzik)

(Müzik)

Ee Mertciğim, senin düğününü ne zaman yapacağız?

Baksana, Ömer bile evlendi.

Haklısınız.

Ömer'in evlenmesi dengeleri alt üst etti gerçekten.

Bize de bahane kalmadı.

İnşallah en kısa zamanda sen de Ömer'in izinden gidersin.

İnşallah. Ama kısmet bu işler.

Alevciğim, yine çok güzelsin.

Gerçekten öyle.

Teşekkür ederim, çok naziksiniz.

Ömer?

(Müzik)

(Müzik)

Zehracığım, çok hoş olmuşsun.

Çok teşekkür ederim.

E herkes burada olduğuna göre...

(Ayşe) Ee, halam yok.

Yani yorgunsa uyuyakalmıştır belki.

(Müzeyyen) Yok canım.

Hiç sanmıyorum.

Birazdan gelir.

(Alev) Bir gelemedi yani.

Neredeyse bütün İstanbul'u ayağa kaldırdı organizasyon diye...

...ama bir türlü gelemedi.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Duygusal)

(Nihat) Hala?

(Müzik - Duygusal)

Bu dizinin betimlemesi TRT/Karamel Film tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı: Nezahat Şalkamcı

Seslendiren: Emine Kolivar

Alt Yazı: Fatih Kolivar - Gökberk Yılmaz

İşaret Dili Tercümesi: Müjde Kolçak

Son Kontroller: Beliz Coşar - Zerrin Çınar - Hasan Dikyuva

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.