All language subtitles for A.Confession.S01E03.1080p.WEBRip.2Ch.x265-DAWN

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic Download
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

ÖNCEKİ BÖLÜMLERDE Amirim, gelip buna bakman lazım.

Bu o. Kenarında o beyaz şey var. O olmalı.

Beyaz şey bir taksi çıkartması. Adam taksi şoförü.

Araba yeşil bir Toyota Avensis steyşın. Ruhsat sahibi Christopher John Halliwell.

Tamam, peşindeyiz.

Ne cehenneme gitti? Hangi yol, Tracy?

Düz devam et. Barbury Kalesi'ne doğru gittiğine eminim.

- Onu kaybedeli ne kadar oldu? - Yaklaşık yarım saat.

Bu oydu.

Evet, iyi haber.

Eczaneye giriyor.

- Kaç tane satın aldı? - Dört kutu, hepsi parasetamol.

Yani onu tutuklamak durumundayız. İntihara meyilli.

Merhaba, Christopher.

Sian O'Callaghan'ın ortadan kaybolmasını soruşturuyorum.

Bana onun nerede olduğunu söyleyecek misin?

Bu gerçek bir hikayedir.

İzleyecekleriniz kapsamlı araştırmalar, görüşmeler...

...ve yayımlanmış raporlara dayanmaktadır.

Peki, tekrar soruyorum, Christopher, bana Sian'ın nerede olduğunu söyleyecek misin?

Nerede olduğunu söyle.

Bak, nerede olduğunu bize söylersen, başka ne olursa olsun...

...doğru şeyi yapmış olacaksın.

Polis merkezine gitmek istiyorum. Bir avukatla görüşmek istiyorum.

Avukatla görüşme şansı elde edeceksin.

Ama öncelikle, burada, şimdi sana Sian'ın nerede olduğunu söyleme fırsatı veriyorum.

Benim yaptığımı mı düşünüyorsun?

Senin yaptığını biliyorum.

Orada dikilip durabilirsin ama ben hiçbir yere gitmiyorum.

Pekâlâ.

Merkeze döneriz ve yaklaşık bir saat içinde...

...tutuklandığın gerçeği ve kim olduğun basına yansır.

Bu aşamanın sonunda, saygınlığını yitirmiş olursun Christopher.

Ve seninle ilişkilendirileceklerinden bu olay ailen için de zor olacak.

Bu, doğru şeyi yapmak...

...ve Sian'ın yerini söylemek için...

...son şansın.

Araban var mı?

Christopher, bu taraftan, bu taraftan.

- İyi mi? Çok sıkı değil ya? - İyi. - Tamam mı?

Tracy'ye takip etmesini söyle ve arabaya bin.

Neden? Swindon'a ve polis merkezine dönmek istiyor sadece.

Dediğimi yap.

- Belli mesafeden takip etmenizi istiyor. - Tamam.

Pekâlâ, Eddie. Chris sana yolu tarif edecek.

Evet, Chris, Eddie'ye gitmek istediğin yolu tarif et yeter.

Otoparktan çık.

BİR İTİRAF

Çeviren: Sir Didymus İyi Seyirler...

Sonraki kavşaktan sola dön.

Konvoyun varış noktasını onaylayabiliyor musun?

Sola dönüyorlar, Swindon'dan uzaklaşıyorlar.

Ayaklarım donuyor. Kaloriferi açabilir miyiz, lütfen?

Aç şunu, Eddie.

- Sigara, Chris? - Evet, lütfen.

Al.

Teşekkür ederim.

Teşekkür ederim.

X-ray Mike Bir Bir, konvoyun mevkisini doğrulayabiliyor musun?

Konvoy kuzey doğuya gidiyor, Uffington'a yaklaşıyor.

Sonraki kavşaktan sağa. Yavaşla çünkü yol daralıyor.

Evet, burası. Buralarda, yol kenarında bir yerde.

Yavaşla.

- Cesedini iki gece önce taşıdım. - Cesedini mi?

Öldü mü?

Evet.

Bunu neden yaptın?

Yani cesedini neden taşıdın?

Ramsbury civarını araştırdığınızda ona yaklaşıyordunuz.

Onu gizledin mi?

Gizlemedim, hayır.

Kenardan aşağı yuvarladım. Bir adım kadar düştü.

Giysileri üzerinde mi?

Çoğunlukla.

- Ne giyindiğini hatırlıyor musun? - Gri bir elbise.

Onu buraya getirdiğimde karanlıktı...

...bu yüzden attığım noktayı tam olarak hatırlamıyorum.

Onu burada en son ne zaman gördün?

Salı günü, cesedini taşıdığımda.

Salı mı?

Evet.

Evet, o...

...buralarda bir yerde. - Pekala, Eddie, burada dur.

Tracy...

...bu yolun iki ucuna da birer araba koyarak yolu kapat.

Kız buralarda bir yerde.

Yolun kenarından aşağı doğru uzanan arazide.

- Ölmüş mü? - Evet.

Ve kızı, onu bir saatliğine kaybettiğimiz Salı gecesi attığını söylüyor.

Aman Tanrım!

Taktik işe yaradı. Onu kaybetmeseydik bizi doğrudan kıza götürecekti.

- Çok özür dilerim, amirim. - Lanet olsun!

Sorun değil, özür dilemene gerek yok. Kasıtlı yapılmış bir şey değildi.

Birkaç araştırmacı hemen bu işe koyulsun. Cesedi gizlemediğini söylüyor.

- Onu kurtaracağımızı umuyordum. - Evet, boktan bir gün.

Christopher, doğru şeyi yaptın.

Başka bir memur yeniden haklarını okuyacak ve seni...

...Gable Cross Polis Merkezi'ne götürecek. - Konuşmamız gerek.

Senin ve benim, şimdi.

Ama burada olmaz.

Eddie, bizi sessiz bir yere götür.

Onu bulacaksınız.

Bulduğumuz zaman, rahatsız edici bir şeyle karşılaşacak mıyız?

- Yalnızca sıradan cinsel ilişki miydi? - Onunla cinsel ilişkiye girmedim.

Nasıl öldü?

Kafasının arkasına bıçak darbesiyle.

Bıçak şimdi nerede?

Burayla Marlborough arasında herhangi bir yerde.

Yürüyelim mi?

Kimseyi bırakma lütfen, Eddie.

Benimle ne hakkında konuşmak istedin?

Ben hasta ruhlu bir herifim.

Yardım almak için çok mu geç?

Korkarım iş bunu aştı.

Bir tane daha ister misin?

Bir tane daha mı?

Ne zaman?

2003, 2004 veya 2005 olmalı. Tam olarak hatırlayamıyorum.

Nerede?

Eastleach. Thames Lechlade'in öbür ucunda.

Aynı şartlarda mıydı?

Aşağı yukarı.

Burası gibi açık alanda.

Bak, psikiyatrist olmadığını biliyorum ama benim sorunum nedir?

Normal insanlar etrafta dolaşıp, birbirlerini öldürmezler, değil mi?

Sadece ikisi mi? Başka var mı?

Yetmez mi?

Kim bu kız? Bu diğer kız?

Bir fahişeydi.

Onu Swindon'da Manchester Yolu'ndan aldım.

Sian'ın fahişe olmadığını biliyor muydun?

Şimdi biliyorum.

Yaptığın şeyi neden yaptığını biliyor musun?

Bunu kendime açıklayamıyorum.

Bilirsin...

Kamu hizmeti cezası alacağımı sanmıyorum.

Bizi kızın şimdi olduğu yere götürebilir misin?

Noktası noktasına.

- Merkeze mi dönüyoruz? - Hayır, başka bir yere gidiyoruz.

Chris bize yolu tarif edecek. Bob Cooper bize katılsın.

Tanrım! Telefon açıp, özellikle beni isteyen kadın müşterilerim var.

Çünkü onları sağ salim evlerine ulaştıracağıma güveniyorlar.

Taksi şirketine sorun. Kadınların bir çoğu özellikle beni istiyor. Bir çoğu!

Peki bu diğer kızla ne oldu, Chris?

Onu taksiye aldım.

Arka tarafta onunla cinsel ilişkiye girdim. Ve...

...sonra onu öldürdüm.

Nasıl?

Onu boğdum.

Elbiselerini çıkardım.

Bir arazinin sınırındaki duvarın üzerine bıraktım.

Ertesi gün geri döndüm ve 1,5 metrelik bir mezar kazdım.

Tüm gecemi aldı.

Ve onu...

...mezara koydum.

Mezara hiç geri döndün mü?

Zaman zaman, evet. Her şey yolunda mı diye kontrol etmek için.

Oraya en son ne zaman geri döndün?

Yaklaşık üç yıl önce.

Duvardaki çökmüş kısmı arıyorum. Nerede olduğumu o şekilde biliyorum.

İşte bu çökük gibi.

Ve evet... Hemen şurada.

İşte. Burada dur, Eddie.

Evet. Aşağıda.

Duvarın üzerinden geçmeme yardım eder misin?

Gerçekten bize başka bir ceset mi gösteriyor?

Sanırım öyle, evet.

Bob.

...6, 7...

...8, 9, 10.

Kız burada.

Peki, tekrar soruyorum. Başka var mı?

Hayır.

Pekâlâ, şimdi seni merkeze götüreceğiz.

Yapman gereken tek şey seninle görüşen memura...

...bana bu sabah söylediğin her şeyi söylemek, sonra iş bitecek.

Bunun hakkında tekrar konuşmak zorunda kalmak istemiyorum, Steve.

Mecbursun. Olanları detayıyla bilmemiz gerek.

Ailenin basının ulaşamayacağı bir yere götürülmesini sağlayacağım.

İki kurban, Bob. İkincisinin kimliği henüz belli değil.

Haklarını oku, yeniden tutukla ve onu Gable Cross'a götür.

Christopher Halliwell, seni Sian O'Callaghan'ı...

...ve kimliği bilinmeyen başka birini öldürme şüphesiyle tutukluyorum.

- Tracy? - Steve, onu bulduk. Kesinlikle Sian.

- Giysileri üzerinde mi? - Kısmen. Çorabı ve külotu aşağı sıyrılmış.

Kıyafetinin bir kısmı yırtılmış.

Başının arkasına aldığı bıçak darbesiyle öldürülmüşe benziyor.

Peki siz? Diğerini buldunuz mu?

Henüz ceset yok, ama bize tam noktayı gösterdi.

Şimdi onu merkeze götürüyoruz. Kapatmalıyım. Görüşürüz.

Başına dikkat et.

Özür dilerim.

- Buna cevap vermeliyim. - Tamam, sağ olun.

- Titiz olmak zorunda, değil mi? - Evet.

- İyi misin, aşkım? - Evet.

Selam.

- Biliyorlar mı? - Evet. Evet.

- Halliwell'i? - Hayır.

Elaine...

Çok üzgünüm.

Elimden gelen her şeyi yaptım.

Birini cinayetten tutukladık.

Adı Christopher Halliwell.

İsim size bir şey ifade ediyor mu, bilmiyorum.

Cumartesi sabahı erken saatlerde, Halliwell onu taksisine aldıktan...

...kısa süre sonra öldürüldüğüne inanıyorum.

Onu bulduğunuz için teşekkürler.

Teşekkürler.

İşte geldi!

- Seninle gurur duyuyoruz, Steve. - İyi işti, Steve.

Bu işlem tutuklama için uygun musun belirlemek için yapılıyor, Christopher.

Neden burada olduğunu biliyor musun, Christopher?

- Evet. İki kişiyi öldürdüm. - Kolunu uzatır mısın, lütfen?

Başardın dostum. Hem de iki tane. Ne oldu?

Bizi Uffington'a götürdü, Sian'ın cesedini attığı yere.

Sonra konuşmak istedi. Ve sonra birdenbire "Bir tane daha ister misin?" dedi.

Tanrım!

Sian'ı söylettikten sonra ona ne zaman haklarını okudun?

Okuyacaktım ama diğer cesedi söyledi.

Ondan sonra okudun o halde?

Nasıl yapabilirdim?

Peki ya Polis ve Cezai Deliller Kanunu?

Steve, beni kendisi dışında hiç kimsenin bilmediği bir mezara götürecekti.

Ne yapmam gerekiyordu? Yarı yoldan geri dönüp...

...avukatla görüşsün diye onu merkeze mi getirseydim?

Söylediği yere o zaman gitmemiş olsaydık, bu diğer kız sonsuza dek kayıp kalırdı.

Ne demek istediğimi anlıyor musun?

İçecek bir şey ister misin? Emin misin?

Aiden mı?

- Ona ben söylerim. - Hayır. Hayır, ben söylerim.

Neler oluyor?

- Sian'la mı ilgili? - Benimle gel, oğlum. Aferin.

- Anne, neler oluyor? - Üzgünüm.

Çok üzgünüm.

Sian'ın...

Sian'ın bir daha eve gelmeyeceğini anlamaya çalışmalısın, tamam mı?

- Bu kötü adam onu bizden aldı. - Öldü mü? Öldü mü? Anne? Anne!

Ama hepimiz birlikteyiz. Birbirimize destek olacağız, birbirimize bakacağız, tamam mı?

Tamam mı? Aferin sana.

Aferin sana.

Tünaydın.

Ben Dedektif Komiser Steve Fulcher.

Geçtiğimiz Cumartesi gününden beri kayıp olan...

...Sian O'Callaghan'la ilgili son gelişmeyi söyleyeceğim.

Bu sabah, Swindon'dan 47 yaşında bir adam...

...adam kaçırma ve iki cinayet şüphesiyle tutuklandı.

Bugün iki cesedin bulunduğu alanlara götürüldüm.

Fakat şimdiye dek sadece bir tanesi ortaya çıkarıldı.

Resmi kimlik tespiti henüz yapılmamış olsa da...

...cesetlerden birinin Sian O'Callaghan'a ait olduğuna inanıyoruz.

İkinci kız Becky.

- Bu kadar kafasız olma. - İçten içe biliyorum, bu o.

Bunca yıl boyunca neden eve hiç gelmedi?

- Benimle bir şekilde bağlantı kurardı. - Evet ama onu görenler var.

John'un ailesinden onu görenler var, Tanrı aşkına. O olamaz.

Yanılıyorsun.

Dostum! Dostum!

Katı kil. Buraya gömülmüş olmasının yolu yok. İmkansız.

Kamu avukatı, mahkum Halliwell'i görmeye geldim.

- Buyurun, bayım. - Teşekkür ederim. - Ben teşekkür ederim.

Christopher, bu Bay Coleman, avukatın olarak görevlendirildi.

Oturun, Bay Halliwell.

- Yardımcı olabilir miyim? - Evet.

Buraya gelmemin sebebi...

Gelmemin sebebi Sian O'Callaghan'la birlikte bulunan diğer kızın...

...kızım Becky olduğunu düşünüyorum.

Neden böyle düşünüyorsunuz?

O olduğuna dair gerçekten çok kuvvetli bir hissiyatım var.

Teselli olacaksa o şekilde hisseden çok fazla insan var.

Şimdiye dek, ülkenin her yerinden onun kendi kızları...

...olabileceğini ileri süren 600'den fazla kişiden telefon aldık.

- 600 mü? - Kızınızın ismiyle başlayalım, lütfen.

Becky. Rebecca Godden. Doğum tarihi 4 Nisan 1982.

- Ne zaman kayıp olarak bildirildi? - Biz...

Polise bildirmedik.

Ama 2007'de "Seni Arıyorum" adlı internet sitesine kayıp kişi olarak kaydettik.

Çünkü o dönemde öyle yapmamız tavsiye edilmişti.

Sık sık ortadan kaybolurdu, anlayacağınız.

- Peki onu en son ne zaman gördünüz? - Ben şahsen, 2002'nin sonunda.

Ama ilk eşimin ailesinden bazı kişilerin onu gördüğünü duyduk.

Çünkü şu anda eşim bu, Charlie Edwards. Ama...

...babası tarafından ailesi, Goddenlar, onu birkaç yıl önce gördüklerini söylüyorlar.

2009 senesiydi sanırım. Sanırım öyleydi.

Henüz bilmiyor olabilirsiniz ama, ikinci kızın öldürüldüğü yılı...

...2003-2005 arasında sınırlandıran bir demeç yayınladık.

Bunu bilmiyordum.

Yani 2005'ten sonra görülmüşse, ikinci kız o olamaz, değil mi?

Elimizdeki bilgi o şekilde.

Boş yere endişelendiğini sana söyledim.

Ben çok...

Size zahmet verdiğim için çok üzgünüm.

Aptal gibi hissediyorum.

Christopher, bu Dedektif Komiser Fulcher ile...

...bugün daha evvel yaptığın konuşmanın elle yazılmış notlarının kopyası.

Dikkatle okumanı söyleyerek başlamak istiyorum.

Sonrasında, yazılanlardan memnunsan, o konuşmanın bir kaydı olarak bunu imzala.

Müvekkilim hiçbir şey imzalamayacak.

Konuşmanın bugün daha evvel gerçekleştiğini kabul ediyor musunuz, Bay Halliwell?

Yorum yok.

Sonrasında meslektaşım Bay Fulcher'ı iki kurbanınızın cesetlerine götürdünüz.

Yorum yok.

Bay Fulcher'la konuşmanız iki kadının cinayetini itirafa dek vardı.

Yorum yok.

Avukatı, müvekkilinin tutuklandıktan sonra dört saat boyunca yasal bir temsilci ile...

...görüşme hakkından mahrum bırakıldığının kaydedilmesini istediğini söylüyor.

İki cinayeti itiraf etti! Beni iki cesede götürdü! Lanet olası doktora bile söyledi!

Ona verebileceği tek tavsiye, suçu en başta kabul etmesi ve...

...olabilecek en az cezayı almayı umması. Yapabileceği tek şey bu.

Hiçbir şeye cevap vermeyecek veya hiçbir şey imzalamayacak.

Oyun oynamıyordum, Sian'ın hayatı için yalvarıyordum! Ne söylemem gerekiyordu?

İçeri geri dön, Bob. İstenileni yapması için birkaç neden göster.

İkinci cesedi henüz bulmadığımız gerçeğiyle başla.

Şimdi gidiyoruz.

Yarın yine geliriz.

Kahretsin, Mick.

Onu bir daha hiç görmeyeceğim.

- Steve? - Evet.

Kızlar seni tebrik etmek için yatmayıp,

beklemek istediler. Seninle gurur duyuyoruz.

Teşekkür ederim.

Her şey yolunda gitti, değil mi?

Beni bir cesede götürmesini bile beklemezken iki tanesine götürdü. Yani...

...evet, her şey gayet yolunda gitti diyebilirsin.

Ama aynı zamanda çok, çok ama çok kötü ve boktan...

...gittiğini de söyleyebilirsin.

Ben yaparım.

Hayır, bence sen yapmamalısın Kev. Ben kesinlikle yapamam.

- Oldukça acı verici olabilir. - Umurumda değil, varım.

Pekala, karar verildi.

- Ben ve Kevin gideceğiz. - Hayır, bence ben gitmeliyim.

Hayır, ben yapacağım.

Kızını öyle hatırlamak istemezsin, Mick.

Eddie!

Şu küreği getir.

Ne oldu?

Burada bir çukur var.

Ya yanıldıysa?

Kepçeyi getirin!

Herkes dinlesin. Adam "Yorum yok" diyor. Bu beklenen bir şeydi, sanırım.

İşler bu günlerde böyle yürüyor.

Avukatlar gelir, 300 sterlini cebe indirir...

...ve müvekkillerine hiçbir şey söylememelerini tembihlerler.

Onların işi bu. Herkesin geçimini sağlaması lazım.

Onları öldürdüğünü rastgele söylemiş değil ki.

Seni iki cesede götürdüğü gerçeğini nasıl görmezden gelebilirler?

Evet, sen öyle düşünebilirsin, ben de öyle düşünebilirim.

O iki itirafı kabul etmeyecek bir mahkeme olabileceğini düşünemiyorum.

Ama güvenli tarafta kalmak için, itirafları delillerle desteklemeliyiz.

Şu açık ki, adamın DNA'sı veya kanının Sian'ın vücudunda olmasını ve...

...Sian'ın DNA'sının o koltuk kılıfında olmasını umuyoruz.

Ama ya yoksa? İkinci cesedi hâlâ bulamadık.

Bu sebeple sulh hukuk mahkemesinden daha fazla süre vermesini isteyeceğim.

Halliwell'in büyük kızı. Sian'ı tanıyor, değil mi?

Az buçuk tanışıyorlarmış. Okula aynı otobüsle gidiyorlarmış.

Peki.

Bakalım kızın vicdanına seslenebiliyor muyuz.

Aklında ne var?

Babasıyla görüşmesini gizlice kaydetmemizi kabul eder mi, soralım.

İtirafını tekrarlamasını sağlayabilir mi? Ne var? Kaybedecek bir şeyimiz yok.

Otopsiye göre başının arkasına aldığı iki bıçak darbesi yüzünden ölmüş.

Yüzdeki morarmalar yumrukla veya torpido gözüne çarpmakla uyumlu.

Cinsel ilişki olduğuna dair bir kanıt yok ama...

...iç çamaşırı indirilmişti ve sutyeni kayıp.

- Devam edin, devam edin. - Bitirdik sayılır.

Bir dakikan var mı?

Keir ve ben tebriklerimizi diğerlerinkine eklemek istedik sadece.

Teşekkür ederim.

- Aferin, Steve. Mükemmel iş. - Teşekkürler, Kier.

İtirafların, Polis ve Cezai Deliller Kanunu'na uymadığını duydum.

Hayır. Benim fikrime göre uyuyorlar. Bölüm 11, acil mülakat maddesi.

Her şeyin çözüleceğine eminim.

- Bir kez daha çok tebrik ederim. - Teşekkür ederim.

- Steve. - Efendim.

Pete'in değil de Mick'in gitmesi gerekmez miydi?

Bırak artık, Jackie.

Ne Pete'in ne de Kev'in kan bağı yok.

Yaygaraya başlama, lütfen, Pete'in nasıl olduğunu bilirsin.

Sadece yardım etmek istiyor.

İyi misin?

Tamam mı?

Evet, bu o. Şüphe yok.

- Birkaç evrak işi var. - Elbette.

Elini tutabilir miyim, lütfen?

Onu hazırlamak için birkaç dakikaya ihtiyaçları olacak.

Seni biraz yalnız bırakayım, Kev.

Beklemek isterseniz, sağdan ilk kapı.

Hata yapmış olmalarını umuyordum.

Son ana kadar, bir şekilde, yanlış kişiyi bulmuş olduklarını umuyordum.

Üzgünüm.

- Sizin için hazırız. - Dışarıda bekleyeceğim.

Beyler!

Onu bulduk.

Bu, su geçirmeyen yapışkanlı bant. Ağız tıkacı olarak kullanılmaya uygun.

Başı yok. Bunun iki açıklaması olabilir.

İlki, baş ceset gömülmeden önce ayrılmış olabilir.

Veya ikinci olarak, leş yiyen bir tür hayvan tarafından alıp götürülmüş olabilir.

Kız gömüldükten sonra toprağı kazıp başı götürmüş olabilir.

- Size hangisi daha yakın geliyor? - Kesin bir şey söyleyemem.

Buradaki izlere...

...başı kesilirken kullanılan bıçak neden olmuş olabilir.

Veya bir yırtıcının dişleri de neden olmuş olabilir.

İki eli ve iki ayağı da yok.

Aynı problem. Vücuttan nasıl ayrıldıklarını kesin olarak söyleyemem. Üzgünüm.

Edindiğimiz ilk bulgulara göre ceset ufak, genç bir kadına ait.

Adli olanakları geliştirmek, kesin veri toplamak için süre talep ediyoruz...

...ve elbette tanık var mı soruşturmak için ilave fırsatlarımız olsun diye.

Bay Coleman.

Detektif Başkomiser Fulcher, yeminli olduğunuzu hatırlatarak sorabilir miyim...

...Gable Cross Polis Merkezi'nde benimle müvekkilim Bay Halliwel...

...arasında gerçekleşen gizli ve ayrıcalıklı

konuşmalar izlenip, kaydedildi mi?

Öyle bir şeyin olmadığına sizi temin ederim.

Bildiğiniz üzere müvekkilime, ileride yapılacak sorgularda...

..."Yorum yok" demesini tavsiye ettim.

Ve sizden, müvekkilimin bu meseledeki kararına saygı duymanızı istiyorum.

Bu tutumu almaya neden gerek gördüğünüzü anlıyorum...

...fakat müvekkiliniz tavsiyenize uymakla yükümlü değil.

Christopher, bana yaptığın itiraf kendiliğinden oluştu...

...ve gerçek bir pişmanlıktan kaynaklanıyordu.

Senin için en iyisi olmadığı takdirde...

...Bay Coleman'ın tavsiyesine uymak zorunda değilsin.

Ve bana göre hiçbir şey söylememen bu durumda en iyisi değil.

Efendim, müvekkilime verdiğim tavsiyenin doğruluğunu tartışması çok çirkin.

Christopher, vicdanını temizleyebilir ve Sian'ın ailesine yardım edebilirsin...

...ve diğer kurbanının ailesine. Bunu hâlâ yapabilirsin.

"Yorum yok" demek zorunda değilsin.

Sanırım Dedektif Komiser Fulcher'ın bu soruşturmada...

...kendini ne kadar alçalttığını açıkça görebilirsiniz.

Teşekkür ederiz. Karar vermek üzere çekileceğiz.

Evet, 36 saatimiz daha var ama hakimler hiç acele etmediler.

- Yarım saat kadar düşünüp taşındılar. - Yarım saat mi?

Normalde karar için ara bile vermezler. Hemen onaylarlar.

Dinle, Halliwell'in kızı konuşmalarını kaydetmeye hâlâ istekli mi?

Tümüyle. Babasının doğruyu anlatmasını istediğini söylüyor.

- Yarın halledelim diye uğraşıyoruz. - İyi iş, Steve. Sonra konuşuruz, tamam mı?

Avukat neden seni konuşmalarını dinlemekle suçladı?

Bilmiyorum. Belki Halliwell ona itiraf etmiştir.

Tahminim o yönde.

- Kızıyla onu kaydetme işinden emin misin? - Evet eminim, Debs.

Halliwell ve avukatını dinlemek yasadışı. Halliwel ve kızını dinlemek değil.

- İçeri geçebiliyor muyuz? - Evet, efendim.

İlk karısından iki kızı ve bir oğlu var demek.

- Öyle mi? Ve anneleriyle yaşıyorlar? - Evet.

Şu anda birlikte yaşadığı sevgilisinin kendi iki kızı var. Burada yaşıyorlar.

Hepsini başka yere taşıdık.

Göreceğin üzere, bir süre burada olacağız.

Her şeyi listeliyoruz.

Zafer hatırası arıyoruz, Bob. Kurbanlarına ait sakladığı eşyalar.

Burada, evde, tavan arasında.

Şu kürekte toprak analizi yapalım. Bakalım alanla eşleşen bir şey var mı?

Bana ikinci kurbanı söylediği zaman, başkaları da var mı diye sordum.

"Hayır" demedi.

Asıl söylediği şey...

..."Yeterli değil mi?" idi.

4 Nisan 2011

Becky'ye

Bize yardım etmeyi kabul ettiğin için teşekkürler.

Odada mikrofon var, yani her şeyi duyabileceğiz.

Ama en önemli şey doğal şekilde davranman.

İtirafını tekrar etmesini sağlamaya çalışmanı istiyoruz.

Ama söylediğin ilk şey bu olmasın. Konuşma doğal olarak o noktaya gelmiş görünsün.

Sen burada otur, babanı birazdan getireceğiz. Tamam mı?

İkinci kızla eşleşen bir DNA var.

Rebecca Godden. 2003'te 20 yaşına basacakmış.

Annesi Karen 2007'de "Seni Arıyorum" internet sitesine kaydetmiş.

Hakkında ne biliyoruz?

Son olarak 2002 Aralık ayında hırsızlığa yataklık etmekten hüküm giymiş.

125 sterlin ceza yemiş.

Ondan önce, uyuşturucu bulundurmak ve hırsızlıktan hüküm giymiş.

Manchester Yolu'nda fahişelik yaptığına dair yığınla bilgi var.

Görünüşe göre kötü bir uyuşturucu bağımlılığı varmış.

Annesinin adresi elimizde.

Baba!

Ne yaptın sen?

Baba, yaptığını söyledikleri şeyi yaptıysan onlara bildiğin her şeyi söylemelisin.

O kızların ailelerine yardım etmelisin.

Lütfen, baba.

Gerçeği söyle yeter.

- Baba! - Dinle beni.

Bunu kaydediyorlar, o yüzden daha fazla konuşma.

Her şey kontrol altında.

İsmini değiştirmeni...

...hikayeni satmanı ve olabildiğince para kazanmanı istiyorum.

Tamam mı?

Dur bir dakika, nereye gidiyoruz?

Sian'ın ailesinin evine giden yol değil mi bu?

Evet, sanırım öyle.

Ama gideceğimiz adres hemen ileride. Elaine O'Callaghan yandaki yolda yaşıyor.

Tanrım! Neredeyse komşu sayılırlar.

Duvarları kazımaya yeni başladık, ama...

Yeterince şey var...

Aman Tanrım!

Sakin ol, muhtemelen lanet olası postacıdır.

Ben bakarım.

Merhaba, Karen Edwards'la konuşmak için geldim.

Neden burada olduğunuzu biliyorum.

Bayan Edwards, içeri girebilir miyim?

Aman Tanrım!

Benim kızım, değil mi? İkinci kız benim kızım!

Aman Tanrım!

- Bugün onun doğum günü! - Neler oluyor?

Polis geldi. Bana Becky'nin öldüğünü söylemeye geldiler. Değil mi?

- Üzgünüm, evet, onun için geldim. - Olamaz! Tanrım! - Anne!

- Anne? - Karen!

Steve! Karen!

Anne! Tamam, anne, tamam.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.