Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Pekâlâ, olayı anlatın.
Masamda oturmuş, oy hakkı engellemelerine bakıyorum...
GAZETECİ
...derken e-posta kutumu kontrol ettim,
anonim ihbar hattımızda bir ihbar gördüm.
Merhaba, ben Eileen Umbehr.
İki kişinin öldürülmesinin ardındaki
sır perdesini bilmek ister misiniz?
Uçaklarda yabancılara konuştum,
aklıma gelen herkese yazdım...
Kansas'ın Alma adlı küçük kasabasından bir ev hanımının heyecanlı e-postasıydı.
Alma'nın nerede olduğunu hiç bilmiyorum
ama kadın iyi birine benziyordu.
Kendi anlattıklarına göre, dört erkek çocuk yetiştirmiş
ve zamanının çoğunu
kırsaldaki çiftlik evinde pijamalarıyla geçiren bir ev hanımıydı.
Üç bin kilometre uzakta olmasına rağmen
gerçek suç hikâyelerine takıntısı belli oluyordu.
...başındaki yara mermiyle açılmıştı ve beyni görünüyordu.
Bana büyük bir adaletsizliği anlatmak istiyordu.
Ve anlattı.
Bu gerçek henüz anlatılmadı
ve bence Dana Chandler'ın tek umudu medya.
The New York Times'ta 25 yıl muhabirlik ve editörlük yaptım
ve bağımsız medya kuruluşu ProPublica'da çalıştım.
PULITZER ÖDÜLÜ (2003)
Bazı Pulitzer'lerde benim de emeğim var.
Yani bu piyasada anonim bir ihbarı yok saymanın
yanlış olacağını öğrenecek kadar uzun süre bulundum.
"Bu ne lan? Google'a yazayım" dedim.
Pijamalı Kadın bana 2002'de Topeka'da işlenen çifte cinayeti
anlatmak istiyordu.
7 TEMMUZ 2002
Bir çift, gecenin yarısında yatak odalarında öldürülmüş.
Topeka'nın başarılı iş insanının kızı Karen Harkness
ve eşinden boşanmış iki çocuk babası Mike Sisco.
Olay yeri çok fenaymış.
On bir mermi, hepsi de isabet etmiş.
Baştan aşağı yaralılar.
Soygun değilmiş. Olay yerinde paralar ellenmemiş.
Karen'ın takıları üstündeymiş.
DNA, parmak izi veya görgü tanığı yokmuş.
TOPEKA EMNİYETİ
Ama polislerin konuştuğu bütün aile üyeleri
aynı teoriyi sunmuş.
Mike'ın eski eşi.
Gerçekten sorun çıkaran bir eski eşi vardı.
Eski eşi hemen aklıma geldi.
Mike'ın eski eşi,
Dana Chandler isimli genç kadın katil olabilir.
Mike ve Dana 15 yıl evli kaldılar
fakat çift boşandıktan sonra Dana, çocukları için velayet kavgası veren
çatlak, rahatsız eski eş olarak tanımlandı.
Topeka'daki yetkililer Dana'nın katil olduğuna ikna olmuştu.
Sonra da adalet uygulandı.
Dana tutuklandı ve yargılandı.
Jürinin kararı vermesi sadece 83 dakika sürdü.
Jüri olarak sanığı
birinci derece cinayetten suçlu buluyoruz.
Üst üste müebbet cezaları aldı.
Yüz yıl boyunca şartlı tahliye imkânı olmadan.
"Kıskanç eski eş, eski kocasını ve onun yeni sevgilisini öldürdü."
Dosya böyle kapanmıştı.
Yani Kansas'taki Pijamalı Kadın'a vakit ayıramayacağımı düşündüm.
Bu yüzden nazik bir dille olumsuz bir cevap verdim.
"Sağ olun ama almayayım. Adalet arayışınızda bol şans."
GÖNDER
MESAJ GÖNDERİLDİ
Mesajı aldı mı, bilmiyorum
ama beni anlamadı.
Bana yazmayı bir türlü bırakmadı.
Bir haftada 10 e-posta,
sonra iki hafta bir şey yok,
sonra bir günde 25 e-posta.
Tam bir delilikti.
Sevgili Joe, videonun bağlantısını...
Sevgili Joe, biliyor muydun, başsavcı...
Kadının elinde mahkeme kayıtları, balistik raporları
ve tapu kayıtları vardı.
Polise haber versem mi yoksa onunla çalışsam mı bilemedim.
Bütün e-postaları açtım demek isterdim ama imkânsız.
Onu aramaya tenezzül bile etmedim.
E-postaları okuduğumu hiç söylemedim.
Sadece ukala bir tavırda "Etkileyici" ya da "Kontrol edeceğim" dedim.
Onu mektup arkadaşım olarak görmeye başladım.
İki yıl boyunca bitmek bilmeyen bu lanet e-postaların sonunda
mektup arkadaşım bana 2.714'üncü e-postasını gönderdi.
Sevgili Joe...
Salaklığıma geldi ve o e-postayı açtım.
Dana Chandler'ın suçlama kararları bozulmuştu.
CHANDLER KARARI BOZULDU
Ben her türden suç haberi yaptım.
Cinayet suçunun bozulması mı?
Böyle bir şey pek olmaz.
Kadın hâlâ hapishanedeydi. Yeniden yargılayacaklardı.
İki buçuk yıl süren
tek taraflı iletişimimizde ilk kez
iki kelimeden uzun bir e-posta yazdım.
Üç kelimeydi.
"Belki görüşmeye gelebilirim."
ALMA'YA HOŞ GELDİNİZ
ALMA PEYNİRİ
TAZE, YEREL, LEZZETLİ PEYNİR
MÜZE
BÖLÜM 1 TOPEKA'YA HOŞ GELDİNİZ
İçimde gazeteciliğe özgü
adrenalin ve korku karışımı hisle
Great Plains'e varmıştım.
Ne olacağını hiç bilmiyordum.
Bazen dâhi, bazen deli gibi görünen bir ev hanımıyla görüşecektim.
Bir de onun eşiyle.
O da bunun parçası.
Bu cinayet dosyasına birlikte kafayı takmışlar,
hayatlarını adamışlar.
Nedense küçüklüğümden beri
gerçek suç hikâyeleri ilgimi çeker.
"MEKTUP ARKADAŞI"
Bir sebebi var mıydı?
Kavga etmişler, bu yüzden ondan şüphelendiler.
Göreceksin.
Bu programlardan ipuçları, yöntem falan öğreniyordum.
Cinayeti çözme yöntemlerini.
Kevin Green, fast food restoranında hamburger yemek için
gece 01.30'da evden ayrıldı.
Sanırım suç hepimizin ilgisini çekiyor.
KÖTÜLÜK BURADA
Bence hepimiz bir bakıma röntgenciyiz.
Bir suç işlendiğinde
suçlunun yakalanmasını ve adaletin sağlanmasını isteriz.
EILEEN'İN EŞİ
Ama Mike ve Karen'ı kimin öldürdüğü konusunda
henüz adalet sağlanamadı.
Dana'yı tutukladıklarında
herkes doğru kişi olduğuna inandı,
biz hariç.
Bu henüz çözülmedi! Bu dosya çözülmedi!
Yanlış kişiye ceza vermek adalet değildir!
Mike ve Karen'ı geçekten kimin öldürdüğünü ailelerin bilmesini istiyordum.
Bu konuda çok duygulanıyorum.
Sakin kalamıyorum.
Tansiyonum yükseliyor, ellerim buz kesiliyor
ve Keen'den ellerimi ısıtmasını istiyorum.
Bu konuda sakin kalamıyorum. Bilmiyorum.
Neyse işte, bu insanlar hayatınızda görebileceğiniz
en samimi insanlar.
Ve onlar asla...
Arama emrini nasıl aldılar?
...asla...
Kadının gömleğinde barut izi yoksa
o yapmamış demektir.
...asla...
Yalandan başka bir şey yok.
...olayı konuşmayı bırakmıyorlardı.
Dana dosyası gibi. Sadece varsayım.
- Evet. - Sen eski eşsin.
Cinayetler yaşandığında veya dosya yargıya taşındığında
Dana Chandler'la bir bağlantıları yoktu.
Kadını tanımıyorlardı bile.
Olayın nasıl çözüleceğini gör.
Yine de hayatlarını kadının masumluğunu kanıtlamaya adadılar.
Yüce İsa Mesih adına, Tanrım, lütfen bütün lütfunu
Dana Chandler'a gönder.
Suya yön verdiğin gibi onun kalbine yön ver
ve onu doğru yola ulaştır. Âmin.
Biraz kendinizden bahsedin.
Nasıl tanıştınız?
Eileen'i ilk gördüğümde lisedeydik.
Arkadaşımla oturuyordum ve dedim ki
"Teklif etmeliyim."
Hayalini kurduğum erkeğin resmedilmiş hâliydi resmen.
Okul koridorlarında sürekli yanıma gelirdi ve Kansas formasıyla
sadece "N'aber?" derdi, ben oracıkta eriyip giderdim.
Cesaretimi toplayıp çıkma teklifi ettim.
Beraber geçtiğimiz ilk sokakta içgüdüsel olarak direkt elini tuttum.
Ondan sonra ellerimizi bırakmadık.
Dana Chandler olayında çalışmanın en heyecan verici kısmı,
bunun ömür boyu devam eden bir tutku olması.
Çifte cinayetin altında yatanı
çözmeye çalışırken kendimizi bu hâlde bulmak
gerçekten inanılmaz.
2002 yılının yazıydı.
Sabah gazetesini aldık ve manşeti gördük.
Her türden suç haberleri çok ilgimizi çeker.
Programda sürekli izleriz.
Kansas, Topeka'da yatağında öldürülen iki insanın
çifte cinayeti vardı karşımızda.
Suikasta uğramışlardı.
Normalde sakin olan Topeka mahallesi
pazar öğleden sonra olay yerine döndü.
Kızlarını ziyarete gelen bir anne ve baba
evin içinde kızlarını ve bir adamı ölü buldu.
911, acil durumunuz nedir?
Kızım evin alt katında ölü hâlde yatıyor.
Onu telefonla uyandırmaya çalıştım ve kapıya tıkladım.
Cevap alamadım.
Ne olduğuyla ilgili endişelendim.
Verandanın kapısı açıktı ve ben de oradan girdim.
Evdedirler diye düşündüm.
Arabalar oradaydı.
Alt kata inen merdivenlerden inmeye başladım.
Karen'ı görebiliyordum.
Birden fazla kez sırtından vurulmuştu.
Sonra da Mike'ı buldum.
Yatakla duvarın arasındaydı.
O da birçok kez vurulmuştu.
Mike ve Karen öldürüldükleri gece
bölgedeki kumarhaneye gitmeye karar vermişlerdi.
Farklı noktalarda kameralar kayıt altına almıştı.
Oyunlara para verirken, içki içerken.
Saat 01.30 gibi yaklaşık 1.000 dolarla oradan ayrılmışlar.
Benzinlikte durmuşlar, kahve almışlar.
Saat 03.00'ten önce Karen'ın evine dönmüşler.
Onlarla ilgili son şeyler bunlar.
Zorla eve girildiğine dair bir kanıt yokmuş.
Masada ve Mike'ın cüzdanında para varmış.
Bunun bir soygun olduğu fikriyle çelişiyor.
Orada bir sürü mermi kovanı bulunmuş.
Mike bağırsağından ve sırtından yedi kez vurulmuş.
Karen beş kez vurulmuş.
Birilerinin karanlık bir mesaj olarak gördüğü,
mahrem bölgesine sıkılmış bir kurşun da dâhil.
Bölgede silah bulunamamış.
Genelde Uzi tipi silahlarda kullanılan,
İsrail üretimi subsonik mermi kovanları bulunmuş.
Oldukça sıra dışı.
Ortada vahşet izleri görünce
ben şöyle düşünürüm, bu cinayeti her kim işlediyse...
KANSAS SORUŞTURMA BÜROSU
...duyguyla hareket etmiştir.
Biri öldürüldüğünde
o kişinin yakın çevresine, özellikle ailesine bakarım.
Sonra arkadaşlarına.
Sonra da tanıdıklarına, iletişimde oldukları kişilere bakarım.
Çoğu cinayet vakalarında
şüpheliler bu üç çevreden çıkar.
Şüpheli tanımına uyan bir kişi vardı
ve o kişi eski eş Dana Chandler'dı.
- Sonra yürüyüşe çıkacağız. - Eğlenceli.
Dana Chandler tam bir Batı Amerika kızı.
New Mexico ve Kaliforniya'da büyümüş.
Büyük bir aileden geliyor. Birçok kız kardeşi var.
Söylenenlere göre Mike Sisco'yla tanıştığında
çok güzel bir kadınmış.
Mike da klasik erkek olarak tanımlanıyor.
Kaynakçılık yapıyor, av ve balıkçılığı seviyormuş.
1982'de evlenmişler, çok geçmeden iki çocukları olmuş.
Hailey adında bir kız ve Dustin adında bir oğlan.
Fakat Dana'nın önemli bir alkol sorunu varmış
ve bu, onun annelik yetilerine gölge düşürmeye başlamış.
Kocası da içermiş.
Kavgalar, ayrılıklar, barışmalar olurmuş
ama 15 yıllık evliliğin ardından sonunda boşanmışlar.
Anlaşmalı değilmiş.
Karşılıklı iddialar varmış ama sonunda Mike kazanmış.
Dana'nın evden çıkmasını sağlamış ve Hailey ile Dustin'in velayetini almış,
hatta Dana'nın çocuk nafakası ödemesine karar verilmiş.
Hayatı altüst olduğunda, çocuklarını kaybettiğinde,
ve evliliği sona erdiğinde
iyi bir iş çıkararak kendini toparlamış.
Okula geri dönmüş ve nihayetinde üniversiteden mezun olmuş.
Tebrikler!
Sonra muhasebe yüksek lisansı yapmış.
Belki de en önemlisi, alkolü bırakmış.
Ama hiçbiri Mike'ın ailesini etkilememiş.
Dana'nın, Mike'ı ve çocukları kaybetmenin
verdiği öfkeyi içinden atamadığına inanmışlar.
Annen ve baban anlaşamıyormuş diye duydum.
DEDEKTİF RICHARD VOLLE
Haberin var mı, yoksa...
- Ben de çoğuna şahit oldum. - Anlat.
Anlaşamazlardı. Annem nefret ederdi.
AİLENİN KIZI
Annem gece vakitlerinde sürekli arardı.
Peş peşe 18 kez falan.
Karen'ı da sevmezdi.
Çünkü şeyi düşünürdü...
Bilmiyorum, Karen'ın bizimle olmasını,
bize annelik yapamamayı kıskanırdı.
Ama onunla yaşamamızı gerçekten isterdi.
O zamanlar Dana Chandler, Denver, Colorado'da yaşıyormuş.
Muhasebecilik yapıyormuş.
Oranın Topeka'yla arası sekiz saat.
Cinayetten sonraki günlerde
Dedektif Richard Volle'nin sorularını cevaplamaya karar vermiş.
TOPEKA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ
Dediğine göre Topeka'daki cinayetlerden önceki gün...
6 TEMMUZ 2002 ÖNCEKİ GÜN
...bazı ev işlerini yapmış ve sonra yatmış.
Mike ve Karen'ın Topeka'da öldürüldüğü zamanlarda
Dana, Denver'da uyuyormuş.
Markete gittiğinin,
benzin aldığının kayıtları var.
Bu kayıtlarda
iki adet 18 litrelik benzin bidonu satın aldığının faturası da var.
Fakat sorguda Volle'ye bundan bahsetmemiş.
Polisin mahkemeden istediği ilk şeylerden biri telefon kayıtlarıymış.
Tam 28 saat boyunca,
Mike ve Karen'ın öldürüldüğü günden sonraki akşama kadar
telefonu kapalıymış.
Bu durum teori üretmek için yeterliydi ve teoriye göre o hafta sonu
Dana, Denver'dan Topeka'ya gitti,
Mike ve Karen'ı iz bırakmadan vurarak öldürdü
ve 870 kilometre boyunca hiç görülmeden Denver'a geri döndü.
Benzin bidonları sayesinde.
Daha sonra emniyet, sonuç alınabilir diye gördükleri bu davayı
bölge savcısı Robert Hecht'e götürmüş.
Yürütülen soruşturmaların hiçbiri...
BÖLGE SAVCISI (2001-2008)
...cinayetten önceki gün, cinayet günü veya cinayetin ertesi günü
birinin Dana Chandler'ı Topeka'da gördüğünü kanıtlayamadı.
Dana Chandler'a yöneltilen suçlamaları reddetmem,
emniyet müdürlüğündeki kişilerde sinir ve öfkeye sebep oldu.
Şüpheye yer bırakmayacak şekilde suçu kanıtlamaya
yetecek deliliniz yoksa dava açmamalısınız.
Son sözü savcı söylüyor. Bu sinir bozucu bir durum.
Ortada kanıt vardı.
Belki fiziksel kanıt olmayabilir ama güçlü bir dolaylı kanıttı.
Emniyet müdürlüğü hiçbir zaman
Dana Chandler'ın mühimmat bulundurduğunu,
silah bulundurduğunu kanıtlayamadı.
Onun Topeka'da, Shawnee Bölgesi'nde veya Kansas'ta bulunduğunu kanıtlayamadı.
Peki cinayet aracı neydi ve uygun koşullar nasıl oluştu?
Savcı yıllar boyunca reddetmiş.
Bilmiyorum.
Bundan daha çok çıkmaza giren bir dosya olamaz.
CİNAYETLERDEN 7 YIL SONRA
Yedi yıl boyunca Kansas polisi
kusursuz planlandığını söyledikleri bir cinayet karşısında çaresizdi.
Eve zorla girilmemiş, hiçbir şey çalınmamış, mücadele izi yoktu.
48 Hours Mystery yarın akşam bu cinayet dosyasını inceleyecek.
Gizem devam ediyor.
Cinayetlerden yedi yıl sonra
CBS'in gerçek suç programlarının vazgeçilmezi 48 Hours,
Topeka'ya gelip bir bölüm çekmeye karar vermiş.
Elimizde bir duygu cinayeti var.
Duyguyla yapılmış bir infaz.
Bu insanlardan nefret eden biri yapmış.
Ölmelerini istemiş ve bundan emin olmuş.
Yeni atanan bölge savcısının desteğini arkalarına almışlardı.
Hecht gitmişti.
Genç, yakışıklı,
siyasi hırslara sahip olan Chad Taylor gelmişti.
Umarım kapsamlı bir inceleme ve yeni bakış açısıyla...
BÖLGE SAVCISI
...adaleti sağlayabiliriz.
Dana Chandler.
Dana Chandler?
Dana Chandler'ın,
Mike ve Karen cinayetlerinin faili olarak
alenen hedef gösterildiği ilk yer o 48 Hours bölümüydü.
Çocukların konuşmanı istiyor.
- Şaka galiba bu. - Pardon?
Cinayetlerle ilgili bir şey biliyor musun?
Senin alakan olduğunu düşünen bazı insanlar var.
Dana Chandler'ın çocukları,
babalarını ve sevgilisini annelerinin öldürdüğüne inanıyordu.
Ama özellikle Hailey onu adalete teslim etmek istiyordu.
Karen'ı ve babanı
gerçekten annen öldürdüyse sence ona ne olmalı?
Sonsuza dek hapis yatmalı. Hatta idam cezası almalı.
Topeka'daki herkes izliyordu.
Dosya çıkmaza girmişti
ve "Güzel, artık biri bu işi araştıracak" diye düşündüm.
Programda, alanında uzman olarak değerlendirilen, ünlü bir
cinayet dedektifi yer alıyor.
Araştırdığım, yönettiğim, danışmanlık yaptığım ve incelediğim
8.000'den fazla cinayet oldu.
Olayın bir analizini çıkardı.
Raporda, bu cinayetler için gereken sebebe, imkâna ve fırsata sahip
tek kişinin Dana Chandler olduğu sonucuna vardı.
"Evet, o kız yaptı" fikrine insanları inandırabilmek için
medyanın tüm gücünü kullandılar.
Bugün bile insanlar
"48 Hours'tan sonra onun yaptığına ikna oldum" der.
Arabadan in!
İki elini de arabanın üstüne koy!
2011'de
yıllardır bakılmayan bir dosya yeniden aktifleşti.
Dana Chandler gözaltına alındı ve CBS'in 48 Hours kameraları da oradaydı.
Dana'nın duruşması üzerine dayanan ikinci bir bölüm için fırsat gördüler.
Kadın tam bir kaçık.
Kötü bir anne ve deli biri olması
onu katil yapmaz.
Bu kadın iki kişiyi öldürdü.
Bunu biliyoruz
çünkü o gün yaptığını iddia ettiği
her şey yalandı.
Herkes ayağa.
Üçüncü Yargı Bölgesi 14'üncü Dairesi duruşmayı açmıştır.
Yargıç Nancy Parrish başkanlık ediyor.
Sayın Hâkim, meslektaşlarım ve jüri üyeleri.
"Onu öldürebilirim."
SAVCI YARDIMCISI
"Onu öldürmeyi düşündüm."
Sanık, eski eşi Mike Sisco için
bu kelimeleri kullandı.
Dana Chandler'a yöneltilen suçlamalar, onu kontrolü kaybetmiş,
intikam hırsıyla dolu, gözünü nefret bürümüş
eski eş olarak resmetmekteydi.
Karen'ın bahsettiği yedi sekiz günde
sanığın, Mike'ın evine davetsiz ve istenmeden
geldiği bir zaman oldu mu?
Evet.
Bu durum Karen'ı nasıl etkiledi?
KAREN'IN İŞ ARKADAŞI
Korkmuştu.
İddia makamına göre
Mike eski eşinin tehditlerinden korunmak için
mahkemeye başvurmayı da düşünmüş.
- Mike koruma kararı aldırmış mıydı? - Evet.
- Kime karşı? - Sanığa.
Mike, şiddetten koruma kararı ve yeni bir emir çıkarttırdı.
Mahkemeye başvurdu ve "Sayın Hâkim, lütfen bu kadını
benden uzaklaştırın" dedi ve bu kabul edildi.
Hatta olayı öfke ve kinden çıkarıp
cinayete sürükleyen,
tetikleyici bir olay fikrini bile ele almışlar.
Cinayetlerden iki gün önce sanık, Mike'ı aramış.
Mike, beş dakika süren o telefon görüşmesinde sanığa
nişanlandıklarını ve evlilik planladıklarını söylemiş.
Ama iki çocuğun, babalarının cinayet davasında
öz annelerine karşı
tanıklık ettiğini görmeye
insan yine de hiçbir şekilde hazırlanamıyor.
Öldüklerini nasıl öğrendiniz?
O gece geri döndüğümüzde
büyükannem ve kardeşim
geldi ve onlara dedim ki...
DANA VE MIKE'IN OĞLU
"Babam beni sabah alacaktı" dedim.
Sonra dediler ki...
Büyükannem beni oturttu ve babamın öldürüldüğünü söyledi.
Babanızın sanıktan başka sorun yaşadığı biri var mıydı?
Hayır.
Karen'ın sanıktan başka biriyle sorunu var mıydı?
Hayır.
Sorularım bu kadar.
- Adınızı söyler misiniz? - Hailey Sisco.
- Kaç yaşındasınız? - Yirmi yedi.
Annem arabasıyla bizim aracın yanına yanaştı,
babama ve Karen'a bağırmaya başladı, Karen'a fahişe ve sürtük dedi.
DANA VE MIKE'IN KIZI
Bence o evliliği unutamamıştı.
Ama babam çoktan unutmuştu.
Hüzünlü ve ürpertici bir anda
Dana Chandler kızıyla göz göze geldi
ve ağız hareketleriyle "Seni hâlâ seviyorum" dedi.
Shawnee Bölge Mahkemesi'nde görülen
Kansas Eyaleti ile Dana L. Chandler davasında
jüri üyeleri olarak sanığı
birinci maddede yer alan birinci derece cinayet suçundan
suçlu buluyoruz.
İki numaralı karar.
Jüri olarak sanığı, iddianamenin ikinci maddesindeki
birinci derece cinayet suçlamasından suçlu bulduk.
Sarsılmış, şoke olmuştum.
Duruşmayı mektup arkadaşım da izlemişti.
Üç hafta süren olayın her gününe katılmıştı.
MEKTUP ARKADAŞI
"İyi de kanıt nerede?" diye sordu.
Kırk yıl düşünsem suçlu olacağına ihtimal vermezdim.
Dana mahkûm edildikten sonra
mücadelemiz yardım etmek üzerine değişti.
Sanırım inancımız gereğince bunu yapmaya odaklanmıştık.
İncil, "Konuşamayanlar adına sen konuş" der.
"Adalet için konuş."
Keen çöpçüyken çöp kamyonunda dua ederdi.
"Tanrım, hayatımın geri kalanında çöpçü olmamı istiyorsan olurum.
Ama bir gün senin izninle fiziğimi değil, aklımı kullanmayı istiyorum."
Keen'in harika bir aklı var.
Keen Umbehr, 1981'de Wabaunsee Bölgesi'nin
çöp ihalesini almıştı.
Bölgeyle olan ilişkisi 1989'a kadar devam etti.
Kasabanın çöpçülüğünü yaptığı dönemde
yolsuzlukları yazan, kendi çapında bir köşe yazarı olmuştu.
İlçe bütçelerini sorgulamayı, kamu yararını savunmayı severdi.
İnsanlar makaleleri sevdi.
Daha önce kimse bölge yöneticilerine benim gibi kafa tutmamıştı.
Eileen çok destekçiydi
çünkü o da benim kadar rahatsız oluyordu.
Kendine has, ezber bozan araştırma yöntemleri geliştirmişti.
Adliyenin hademesiyle aramızda...
"ÇÖPÇÜ"
...bir tür anlaşma vardı.
Hademe, her türlü gizli belgeyi özel olarak belirlenmiş
bir çöp torbasına koyardı.
O bilgileri nasıl aldığımı anlayamıyorlardı.
Çöp siyah torbalarda oluyordu.
Bölgenin sırları ise beyaz torbalarda.
Çakma Bob Woodward yerel yetkililerin canına tak etmiş
ve çöp ihalesi feshedilmiş.
Yazılarımın içeriği yüzünden sözleşmemi feshettiler,
bu da anayasa maddesinin ihlalidir.
"Başlarım bu işe" demiş.
Davasını ABD Yüksek Mahkemesi'ne kadar taşımış
ve orada kazanmış.
Birbirimize sarılıyor ve gülüyorduk.
Konuşamıyorduk bile.
Bizce bu sayede daha iyi bir Amerika olacak.
Cidden, insanlar konuşmaktan daha az çekinecek.
Bu süreçteki en değerli kazanım bu.
Ardımdan gelenlerin hak arayışında benim davamı kullanabileceklerini bilmek.
Yüksek Mahkeme zaferinden hemen sonra adam bir karar vermiş.
"Üniversiteye dönüp diploma alacağım.
Hukuk okuyacağım, avukat olacağım" demiş.
Sonra da kendi özel bürosunu açmış.
Dışarıda adaletsizlik varsa
burada oturup "Beni etkilemiyor" diyemem.
Ben böyle biriyim.
Tanrı'nın evinde pek çok kul vardır. Ben de ayrı bir kulum.
Ben bir kılıcım
ve bir kılıcın amacı dürtmek, öldürmek ve adaleti sağlamaktır.
Benim inancım bu şekilde.
Dana Chandler'ı hapishanede ziyaret etmek istedim,
bu yüzden mektupla izin istedim.
Birçok denemeden sonra görüşmeyi kabul etti.
Şu an cezaevindeyim, Dana'yı ziyaret edeceğim.
SHAWNEE BÖLGESİ CEZAEVLERİ BAŞKANLIĞI
Dana Chandler günlerini ve gecelerini burada geçiriyor.
Her şeyin kayda alındığından endişelendiğimi hatırlıyorum,
bu yüzden bir kâğıda bir şeyler yazıp cama yapıştırdım.
Kadını hiç tanımıyordum bile.
O da beni tanımıyordu ama bir ilişki kurduk.
Bu sırada perde arkasında
Keen de davaya ait keşif dosyalarını almaya çalışıyordu...
Notlar alır, bir kişinin ifadelerini kategorilere ayırır,
analiz eder, çapraz sorgulama yapardım.
...sebebiyse temyize temel oluşturmaktı.
Dana beni tanımadığı için oldukça dikkatli yaklaştı.
Ama yardım etmek isteyen tek biz vardık.
Sonra hukukî bir ilişkimiz oluştu,
böylece onunla özel bir odada görüşmeye başladım.
Hâlâ kameraya alınıyorduk ama dinleyemiyorlardı.
Nasıl temyize başvuracaklarına dair bir yol çizmeye başlamışlardı.
O Dana'yla yan yana çalışırken
ben evde projeler yapıyordum
ve şahsen pijamalarla durmayı severim.
Dana Chandler'ın kural bilmeyen, vicdansız savcılar tarafından
haksız yere mahkûm edildiğini
kanıtlamak için güç birliği yaptılar.
Kansas - Dana Chandler davasına karşı açılan dava diyebiliriz.
İddia makamının teorisine göre cinayet motivasyonu,
cinayetlerden iki gün önceki
kısa görüşmeydi.
Mike, beş dakikalık telefon görüşmesinde sanığa
nişanlandıklarını ve evlilik planladıklarını söyledi.
Telefon görüşmesinin içeriğiyle ilgili bir kanıt yok,
yani sadece konuştuklarının kanıtı var.
Kaset veya konuşma dökümü yoktu.
Bir kayıt, hiçbir şey yoktu.
Hepsi uydurmaydı.
Ama Jacqie,
Dana'ya 870 kilometre yol götüren, silah satın aldıran, eve zorla girip
iki kişiyi öldürten şeyin bu olduğunu söyledi.
Bu iddiaya zemin hazırlamak için Mike'ın şiddetten koruma kararı çıkarttığı
hikâyesini uydurdular.
Bir de bu iddiayı doğrulatmak için başdedektifi tanık olarak gösterdiler.
- Mike şiddetten koruma kararı çıkarttı mı? - Evet.
- Kime karşı? - Sanığa karşı.
Ben de bu şiddetten koruma kararının peşine düştüm.
Daha önce dilekçe verdiğim için biliyorum.
Dilekçem yaklaşık iki santim kalınlığındaydı.
Tek bir kâğıt değildi. Gözden kaçmaz yani.
Boşanma dosyasının bütün sayfalarını gözden geçirdim
ve bulamadım.
Orada değildi.
Hiç o dosyaya girmedi çünkü öyle bir şey yoktu.
Tamamen uydurmaydı.
Mike'ın boşanma davasında aldırabildiği tek karar,
karşılıklı uzaklaştırma kararıydı.
Sürecin en başında
standart prosedür olarak iki tarafa da verilir.
Ama şiddetten koruma kararı çok daha ciddidir.
Bir duruşma olur, karşı taraf avukat tutar,
küçük yargılama olur.
Bu kararı çıkartmak büyük meseledir.
Bu hikâye jüriye Dana'nın tehlikeli olduğu izlenimini aktardı.
Keen ve Eileen için
polislerin verdiği ifade açıkça yalan tanıklıktı.
Hayatlarımızı bu davaya adamak için
günde yeterli vakti ayıramadığımızı fark etmiştim.
Burada aileden kalma 2.000 dönümlük arazimiz vardı.
Araziyi satmaya ve hukuk büromu kapatmaya karar verdik,
böylece kendimizi tamamen Dana'nın davasına adayabilecektik.
Her gün çalışacaktık.
Bunu satmaya karar verdik.
Kendimizi bu davaya öyle bir vermiştik ki
hayatta başka hiçbir şeyin önemi yoktu.
Ona yapılan haksızlık o kadar büyüktü.
Dana Chandler adil bir yargılama süreci görmezse hiçbirimiz göremeyiz.
Dana, Mart 2012'de mahkûm ediliyor ve çok geçmeden temyiz başvurusu yapıyor.
Ama ilk temyiz duruşması, mahkûm edilmesinden dört yıl sonra
27 Ocak 2016 tarihinde görüldü.
Bu sabahın ikinci dosyasını açıyorum.
Kansas Eyaleti - Chandler davası.
Aleyhine temyiz olunan tarafı temsilen Jacqie Spradling burada.
En başından itibaren Yüksek Mahkeme yargıçları
onu köşeye sıkıştırdı.
O görüşmede maktulün sanığa nişanlanacaklarını söylediğini
neye dayanarak iddia ettiğinizi anlamıyorum.
O görüşmede ne olduğunu bilmiyoruz, değil mi?
Beş dakikalık telefon görüşmesinde yaşananlara dair
az önce anlattıklarınızdan
daha güçlü bir kanıt veya herhangi bir delil var mı?
Aklımda kalanların haricinde
bir kayıt sunamam.
- Bu, cevap değil. - Evet...
Cevap, "Kanıtlar arasında" olmalı.
- Anlıyor musunuz? - Evet Sayın Yargıç.
Hâkimlerin her biri
yaptığı hatalar ve yanlış beyanlardan
onu âdeta çapraz sorguya tuttu.
Jürinin karşısına geçip
şiddetten koruma emri çıkartıldığını nasıl iddia edebilirsiniz?
Uzaklaştırma kararı olduğunu söylemeliydim Sayın Yargıç.
Şiddetten koruma emrinden çok daha başka bir şey, değil mi?
Şiddetten koruma emri olmadığını onaylarım.
- Var demenize rağmen mi? - Evet efendim.
Bu neden görev ihlali olmuyor,
neden üzerine gitmemiz gereken bir şey değil
ve buna yanıtınız nedir?
O gün Jacqie Spradling'i resmen mahvettiler.
Toparlamak için 60 saniye ister misiniz,
söyleyecekleriniz bu kadar mı?
Yok, sağ olun. Gerek yok.
Yüksek Mahkeme kararı hep cuma günü çıkar.
Daha önce haftalarca yaptığım gibi yine bekliyordum
ve açıklandığını gördüm.
Eyalet - Chandler davası.
"Tanrım" dedim.
İlk kısmı okumak mantıksız.
Direkt en sona odaklanırsınız.
"Karar bozuldu, dosya iade."
Topeka'da büyük bir cinayet davasında karar bozuldu.
Eyaletin en yüksek mahkemesi hatalar yapıldığına karar verdi.
SAVCILIK HATASI
KANIT YOK
SPEKÜLASYON
Kararda, başsavcı Jacqie Spradling'in
jüriye yanlış bilgi verdiği belirtildi.
UYDURMA
Savcının görevini kötüye kullanması, uydurma deliller, jüriye yalanlar.
Kansas Yüksek Mahkemesi'nin karar bozması tokat gibiydi.
Kazanma hırsının, gerçeğin önüne geçtiğine karar verildi.
Dana Chandler, KSNT News'e cezaevinden bir mektup yazdı.
Mektupta Chandler, Yüksek Mahkeme'ye
ve avukat Keen Umbehr'e teşekkür ediyor.
CHANDLER KARARI BOZULDU
Ama hüküm iptal edilmedi, değil mi?
Dosyayı yerel mahkemeye ve savcılığa geri gönderdiler.
Savcılıkta artık yeni bir bölge savcısı vardı.
Shawnee Bölge Savcısı Mike Kagey,
yeniden yargılama kararı alınması hâlinde
yeni duruşmanın 150 gün içinde başlamak zorunda olduğunu söyledi.
Ve onu yeniden yargılamaya karar verdi.
SHAWNEE BÖLGE MAHKEMESİ
Ama Mektup Arkadaşı ve Çöpçü bunun olmamasını sağlamaya kararlıydı.
Hâlâ kendimi televizyonda gerçek suç programları izlerken buluyorum.
İzlediklerimin bir kısmı Mike ve Karen'ı kimin öldürdüğünü
bulma çabamızla doğrudan örtüşüyor
çünkü açıkçası
bu konu hiçbir zaman Dana Chandler'ın masumiyetini kanıtlamak
ve özgür bırakmakla sınırlı değildi.
Hem onun masumiyetine inanıyoruz
hem de Mike Sisco ile
Karen Harkness'ın gerçek katili adalete teslim edilmeli.
Keen ve Eileen'i ilk tanıdığımda haksız yere mahkûm edildiğine inandıkları
bir kadın için mücadele veren adalet savaşçılarıydılar.
Ama onlar sadece Dana'nın masumiyetini savunmuyordu.
Hatta sadece Dana Chandler'ın masumiyetinden değil,
bu cinayeti kimin işlediğinden de
son derece emindiler.
Alt yazı çevirmeni: Samet Konuksal
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.