Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Sadakatsizlik için aşk iksirini suçlamak o arzuyu gizlemektir.
Bu gözlemlerden yola çıkacak olursak
beş yıl içinde oyundaki tüm çiftler ayrılmış olacaktır.
Teşekkürler. Şimdi eleştiriye geçelim.
Yorumu olan varsa el kaldırsın.
- Ben. - Nashiki.
Bence bu sonuca varacak delilimiz yok.
Biraz daha açalım.
Aşk iksirinden etkilenenlerin hepsi erkek.
Bundan yola çıkarsak perilerin varlığını
erkek yazarın bilinçaltındaki arzuların dışavurumu olarak görebiliriz.
Vardığımız sonuç erkek sadakatsizliğinin ilişkileri mahvedeceği yönünde.
Aşk iksirinin etkisi altında dahi eski aşkına "nefretlik ilacım" demezdi.
- Eğlenceli ama. - Yalan yalanı doğuruyor.
Bunu bu sabah öğrendim.
Ichica!
Neden bana söylemedin?
Bugün sınıf gözlemi varmış. Hiçbir şey anlatmıyorsun.
Ben Maki. Sınıf arkadaşıyız.
Merhaba.
Neyse, Bayan Tokui'ye gidip burs için teşekkür etmeliyim.
Olmaz, şu an meşgul.
Sadece bir merhaba diyeceğim. Memnun oldum.
Dur, bekle.
Bir dakika, o bugün izinli, değil mi?
İş için bir yere gitmeyecek miydi?
- Öyle demişti. - Ne? Gerçekten mi?
Evet.
Demek öyle.
Tüh. Programlarımız uyuşmadı.
CHASTITY HIGH
Tamam, sıradaki gruba geçelim lütfen.
Tamam.
Oğlum Ryogo kızınızla arkadaş galiba?
Evet, öyle duruyor.
Çok efendi bir oğlunuz var.
Resepsiyona kalacak mısınız Bayan Arisawa?
Hayır, işe gitmem gerek.
Fakire dinlenmek hayal.
Kızımın böyle bir okulda okuması hayal gibi bir şey.
Ne tesadüf. Çocuklarımız aynı okulda.
Uzun zaman oldu.
Tanışıyor musunuz?
Evet, çok önceden.
Benim acelem var.
Esenlikler.
Esenlikler.
Hâlâ kızgın, değil mi?
Tamamen kendi suçun.
AF BEDELİ 200.000 YEN
Burs sahte, değil mi?
Bu okulda kalmak için niye bu kadar çırpınıyorsun?
Sen niye bu işi beraber yapalım diye tutturdun?
Paraya ihtiyacın yok.
Bu arada şu mesaj var ya?
Değiştirsek de öğrencilerin yanında olduğumuz anlaşılsa mı?
Ne?
Mesela...
Düşüneyim.
Mesaja şöyle bir şey ekleyelim.
Nasıl yani?
Prova yapmamız gerek.
Ekrana bak.
- Bu ne böyle? Tatlıymış. - Değil mi?
Gel.
Daha canlı hareket et.
Daha büyük hareketler.
Hazır ve...
AŞKINIZI KORUR
BU GİZLİ BİR ANLAŞMA
O YÜZDEN KİMSEYE SÖYLEME
- Şu ara dehşet oynuyorsun. - Ne sandın?
Arkamdan iş çevirmek eğlenceli olsa gerek.
Ne?
Her şeyin farkındayım.
Gerçekten mi? Nasıl?
Evet? Kiminle çıkıyorsun?
Ne?
Artık atılmaya çalışmadığın belli.
Kızın da başını yakma.
Alakası yok dostum.
Öncelikle kimseyle çıkmıyorum.
- Evet, sır gibi saklamak en iyisi. - Alakası yok diyorum sana.
- Bu arada. - Efendim?
Bugün ödeme yapmaya gittiğimde borç tutarı azalmıştı.
- Nasıl? - Babanın ödediğini söylediler.
Vay be, gerçekten mi?
Tuhaf ama, değil mi? Nasıl para kazanıyor acaba?
Bize ne canım? Borç ödensin de.
Doğru diyorsun.
Sürpriz!
Bir arkadaşım Güney Kore'den bana getirmiş.
Ama ben kullanmayacağım,
Ne? Emin misin?
Ah, iki tane var!
- Açabilir miyim? - Aç.
Çok hoş.
- Ne güzel bir renk. - Değil mi?
- Çok yakıştı. - Bu rengi çok seviyorum.
Teşekkürler.
Maki iyi birine benziyor.
Öyle mi?
Sevgililik yasak olmasa iyiymiş.
Aman anne ya.
Benim aşka ihtiyacım yok zaten.
Şu an olmayabilir.
Ama aşkın nasıl bir duygu olduğunu umarım bir gün tadarsın.
Ne oldu?
Bir şey yok. Merak ettim sadece.
Merak edecek bir şey yok.
Biz çift falan değiliz. Sadece konuşuyorduk.
O zaman telefonunu göster. Fotoğraf yoksa sana inanırım.
- Onu duydun. - Buna hakkınız yok!
Kesin şunu!
Göstermezsen sevgilisiniz.
Değiliz dedim!
O zaman göster.
- Hadi. - Sil şu resimleri!
İlk gün için vardiyaları böyle ayarlayalım.
İkinci günü kontrol edeceğim.
Baksana.
Bu kadar abartmanın âlemi yok.
Bunu yapmamı Müdür istedi. Geziye az kaldı, hazırlıklı olmamız gerek.
Biraz fazla kasıyorsun.
Sen bu işi biraz daha ciddiye mi alsan?
En düşük yakalama oranı sende.
İyi misin?
Evet.
Birçok kişi tavşan avını destekliyor.
Herkes sevgilisi olsun istemiyor.
Bu birçok kişinin sevgililik yasağını desteklediği anlamına mı geliyor?
- Öyle duruyor. - Bu ne?
"Love Keeper" mı?
- Sen duydun mu? - Hayır.
İhbar edilenlere yardım ediyorlarmış.
- Ne? - Para karşılığında yardım ediyorlar.
- 200.000 yene mi? - Ne?
İhbar edilirsen mesaj ve video geliyormuş.
- Yok artık! - Çıkabilir miyiz?
Parasını verirsek kurtarıyorlar mı?
Aşk neferleri gibi mi?
Love Keeper yerine "LK" diyelim.
LK süper.
Belki ben de onlardan yardım isterim.
- Sevgilin yok ki. - Hatırlatmasan olmaz mı?
Bu şantaj ama, değil mi?
Belki bizim okula gidiyorlardır.
Büyük ihtimalle.
Ama insanları nasıl kurtarıyorlar?
DURUM KÖTÜ! SÖYLENTİLER ALDI BAŞINI GİDİYOR!
"LK" BİRAZ TIRT BİR KISALTMA DEĞİL Mİ?
KONU O DEĞİL! İDARE ÖĞRENEBİLİR
KİM OLDUĞUMUZU ÖĞRENEMEZLER
HEP DANS YÜZÜNDEN OLDU
LK BİR SÜRELİĞİNE ARA VERECEK
BIRAKACAK MISIN? PEKİ YA PARA?
MESAJ İSTEĞİ
LOVE KEEPER'IN HESABI BU MU?
Lütfen yardım edin.
Galiba bugün biri benim ve sevgilimin fotoğrafını çekti.
Lütfen oturun.
Geçen hafta Markos İncili'nde kaldığımız yerden devam edeceğiz.
Göreve yollanan havari...
İkisinin de ailesi koyu Katolikmiş.
Evlilik dışı ilişki günah olduğu için ailelerinden saklıyorlar.
İkisinin de hiç parası yokmuş.
O zaman bu seferlik bedavaya yapabiliriz, ne dersin?
Kafan hiç karışmasın.
Ne?
Biz bir iş yönetiyoruz.
Ya bedavaya yaptığımız duyulursa?
Sonra kimse para ödemez.
Evet ama yine de.
Öğrencilerin aşk hayatını korumak hiç mi umurunda değil?
Umurumda olmadığından değil.
Ama bunu para için yapıyorum.
"İlk kez böyle bir şey hissediyoruz ve birbirimizi kaybetmek istemiyoruz."
Sen hiç mi birine âşık olmadın?
Sen oldun mu?
Yani,
şimdi öyle deyince...
Her neyse,
ödemezlerse yardım etmek yok.
Senin de paraya ihtiyacın var.
Cevap yok.
Böyle olduğu için üzgünüm.
Sadece senin suçun değil Asahi.
Rahibe mi danışsak?
Tanrı bizi affedebilir ama benim ailem etmez.
Sizinkiler de öyle değil mi?
Çok mu büyük bir günah işledik?
Ne olursa olsun
ben değişmeyeceğim.
Dua edelim.
DANIŞMANLIK ODASI
Daha önce hiç birine âşık olmadım.
Size "Sizi seviyorum" diye mesaj attım, değil mi?
Evet.
Böyle de ciddiyetsizim işte.
Belki de bende bir sorun vardır.
Bu yüzden insanların aşk uğruna atılmayı göze alması inanılmaz geliyor.
Liseye giden bir öğrencinin daha önce hiç âşık olmaması anormal bir şey değil.
Hayatın boyunca âşık olmasan bile
kendinde bir sorun olduğunu düşünmemelisin.
Ama yine de hayatını değer verdiğin insanlarla geçirmeye,
ihtiyaç duyduğun insanları çevrende tutmaya çalış.
Yalnız kalmayı tercih edersen başka.
Ama aksi takdirde...
...birine ihtiyaç duymak ve birinin ihtiyaç duyduğu kişi olmak
hayatına büyük bir anlam katabilir Miyama.
Peki.
Hemen mezun olsam keşke.
Ne?
Ben mezun olunca saklamak zorunda kalmayacağız.
Tabii hâlâ bana âşık olursan.
Gitmeliyiz.
Ailen merak edecek.
Evet.
Birleşmeden bu yana geçen dört ayda 13 öğrenci okuldan atılmış.
Sizce bu sayı çok fazla değil mi?
Karma eğitim, düşen doğum oranı için getirdiğimiz bir çözümdü.
Hedeften şaşıyoruz.
Bu sayı, okul kurallarını ayaklar altına alan öğrencilerin sayısı.
Öğrencileri birleşmeye dair bilgilendirdiğimiz toplantıda
romantik ilişkilerin katiyen yasak olduğunu belirttik.
Şimdi bu dejenereliğe izin verirsek
prestijli bir okul arayan saygın ailelerin kızlarını kaybederiz.
Asıl o zaman hedeften şaşarız.
Burası artık sadece bir kız lisesi değil.
Mali açıdan bakarsak
kızların velilerinin yaptığı bağışlar erkeklerin velilerinin yaptığının üç katı.
Ama bu...
Bir geçiş dönemindeyiz.
Gelecek ay okul gezisi var.
Şu an kararlı bir duruş sergilemezsek
öğrenciler ciddi olmadığımızı düşünecek.
Pekâlâ.
Doğru, daha varlıklı velilerin gözünden düşmek akıllıca olmaz.
Ama gelecekte bir sorun çıkarsa işin rengi değişir.
O zaman bu durumdan siz sorumlu tutulursunuz Bayan Ikushima.
Tabii ki, aksi düşünülemez.
Okul gezisinde hiç mi boş vakit olmaz?
Evet ya.
Gece çıkalım. Kimsenin ruhu duymaz.
Ben isterim ama nöbetçi olmaz mı?
O kadar abartırlar mı?
Gerçi şaşırmam.
- Aman be... - Kesin olur.
İYİ Kİ DOĞDUN HARU ÇARŞAMBA KÜTÜPHANEDE GÖRÜŞÜRÜZ
Ne acayip. Sen de mi kitap bakıyorsun?
Ne? Ha, yok, ben...
Shinoda, ha?
Bir psikoloji kitabı alacağım da.
Arada buraya geliyorum.
Anladım.
Buradayım. Çok beklettim mi?
Hayır.
Tamam. İyi bari.
Okul gezisine gelecek misin Haru?
Ha, ben...
Beni özleyecek misin?
Oradan fotoğraf yollarım.
Hızlı cevap yaz.
- Yazmalı mıyım? - Niye yazmayasın?
Sırf sıkıldığın için yine aptalca bir şey yapıp babamı yorma.
Sen kendi aptallıklarına bak.
Benimle nasıl konuştuğuna dikkat et.
Siktir git lan!
Ne cüretle böyle konuşursun?
Ryogo.
O başlattı. Anasının biricik kuzusu.
- Şerefsiz! - Sen hiç mi akıllanmayacaksın?
Ha?
Zekânla yenemeyince şiddete mi başvurdun?
Senden zor bir şey yapmanı istedim mi?
İstediğin gibi yaşa dedim. Sadece abine ve bana sıkıntı çıkarma.
Bir de Ryogo'yu dinleyelim.
Sen çeneni kapa.
Ama durup dururken...
Kapa çeneni dedim!
Boş ver.
Maki?
Korkuttun.
Arisawa. Ne oldu?
Hiçbir şey.
Aradığın şey bu olabilir mi?
- Buradaymış - Şuna bak.
Bunu LK'yle doldurmuşsun.
Daha dikkatli ol.
Biliyor musun...
Çocukluğumdan beri oturup ders çalışmayı hiç beceremedim.
Notlarım kötüydü.
Abim iyi bir öğrenciydi,
bu yüzden babam beni hiç önemsemedi.
Benden ümidi kesti.
Kolay olur sanıyordum.
Meğer epey zormuş
senden beklenti olmaması.
Senden beklentisi olmasını mı istedin?
Başta istedim.
Nasıl biri olduğunun farkında değilken.
Nasıl biri ki?
Ona karşı çıktığımda...
...annemi dövüyor.
Böylece hem bana hem anneme
aynı anda acı çektiriyor.
Yani...
Hastanede ilk kez karşılaştığımızda
hastaneye yatırılan kişi...
Kimin parasıyla yurt dışında okuyacağımı sormuştun, öyle değil mi?
Evet.
Kendi paramla gitmek istiyorum, o yüzden para kazanmalıyım.
Annemi de o evden çıkarmak istiyorum.
Şu an...
...vaktin var mı?
Bunca yolu bisikletle mi geliyorsun?
Alıştım.
Bu okulda kalmak için niye çırpındığımı sordun.
Ema ve ben birbirimize bu okulda hayatımızı değiştireceğimize söz verdik.
- Hayatınızı değiştireceğinize mi? - Evet.
Annem gündelikçi olarak çalışıyor.
Birçok zenginin evine girip çıkıyor.
O evlerden birinde benim yaşlarımda bir kız görünce...
...benim de öyle bir hayat sürmemi istediğini anlamış.
Bu yüzden beni bizim okula yazdırdı.
O yüzden
ben de onu o dünyaya sokmak istiyorum.
Ben de senin gibiyim.
Okulda öğrettikleri müfredat,
üst sınıfa ait görgü kuralları, en başta böyle bir okula gidebilmek...
Diğerlerinin kanıksadığı her şey
benim için geleceğin anahtarı.
Ben çay yapayım.
Aklından geçenleri öğrenince o da benimkileri öğrensin istedim.
Hissettiklerimizi paylaşabildiğimize sevindim.
KİMSEYE ANLATMAMAYA SÖZ VERİRSENİZ BU SEFERLİK BEDAVA OLUR
İnsanların aşk dedikleri duygu bu mu yoksa?
Ichica.
Başar, tamam mı?
Sessiz olun!
Okul gezisi şamata yeri değil.
Otobüsten birbirinizi itmeden yavaşça inin.
Başüstüne.
Kanda.
- Efendim? - Al.
Benim sıram yarındı.
Şimdiki boş vakit riskli, daha fazla kişi ekledim.
Anladım.
Ne var?
Gözümden bir şey kaçmamalı. Yardımcı ol.
Peki.
Arisawa, şunu vereyim. Vardiyaları değiştirdim.
İyice incele.
Selam.
Selam.
Teşekkürler.
- Sağ ol. - Ne demek.
Buluşmada bol şans.
Bakacağız bakalım.
Merhaba.
Biraz vaktin var mı?
O zaman yaptığım şey için çok üzgünüm.
Kocanla ilişki yaşadığım için.
Anca beni görmeye geldiğinde nihayet dank etmişti.
Sana neler yaşattığımı anlamıştım.
Sırf bunu söylemeye mi geldin?
Düzgünce özür dilemek istedim.
Bunca zamandır Ichica da hep aklımdaydı.
Benimle yüzleşmeye geldiğinde onu da getirmiştin ya?
Yanında kızını da mı getirdi?
Evet.
O da benim gibi birinci sınıfa gidiyordu.
Görünce içimden onu korumak gelmişti.
Onu hâlâ görüyor musun?
Görüyorum ama o günü hatırlamıyor
ya da beni.
Anladım.
El salla.
El salla.
Hadi.
- Eyvah. - Olamaz.
- Senden mi hoşlanıyor? - İmkânsız.
Nasıl ya? Ama...
İnsanların hisleri çok basit.
Bu yüzden
aşka güvenmiyorum.
Ichica'yı yanımda getirmek benim hatamdı.
Onun için endişelenmene gerek yok.
Altın gibi bir kız yetiştirmişsin.
Seni kıskanıyorum.
Oğlum
bana karşı hâlâ öfkeli.
Sevgisi yoğun ve karmaşık bir çocuk.
Arisawa, sen anlat.
Hoşlandığın biri var mı?
İhanete uğramış hissederse ne yapacağı hiç belli olmuyor.
Yok.
Peki.
- Burası olur mu? - Olur.
- Bir dakika. - Neredeyiz şu an?
Baksanıza, şu ikisi okul gezisinde de mi tavşan avına çıkmış?
Birlikte yürümek onlara serbest mi?
Şu an masalarınıza servis edilen tabak bugünün ana yemeği.
Lütfen buğulanmış sebzelerle dengeleyerek yiyin, afiyet olsun.
Bana destek olman gerek. LK bizim düşmanımız.
Okul gezisindeyiz.
İhbar edilen çiftleri kurtarıyorlar.
O siteden veri çalıyor olmalılar.
Ama nasıl?
Kim bilir?
İşte bu tavrın yüzünden Yuzuki'yi Kanda'ya kaptırıyorsun.
Ama ben...
- Dinleyin... - Sebzelerden de yiyelim.
Yaklaşın.
Belki de Bayan Shinoda'nın bilgisayarına sızıyorlar.
İhbar sitesinin verileri onun bilgisayarında olmalı.
Sadece onun erişimi var.
Miyama da Shinoda'nın odasından çıkmıyor.
Boş boş konuşma Ichinose.
Ayrıca "Bayan Shinoda" diyeceksin.
Ne oldu, niye bu kadar kızdın?
Ne? Kızgın falan değilim.
Öyle mi? Şaibeli tavırlar.
- Sensin şaibeli davranan. - Niyeymiş o?
- Afiyet olsun. - Teşekkürler.
Vay be!
Restoran sahibinin masamıza gelmesi inanılmaz.
Sanırım babam rica etti. Tanışıyorlar da.
Cozutmadığımdan emin olmak istiyor.
- "Gözüm üzerinizde" mi diyor? - Muhtemelen.
Biriyle el ele tutuşup önünden geçsene.
Belki geçerim.
Bu doğru mu?
Haruto'ya 30'una gelince bir yuva kurmasını söyledim gerçekten.
Evlilik erkeklere sosyal hayatta belli başlı bir itibar sağlar.
Bu oldukça yaygın bir görüş.
Tokyo Üniversitesi mezunusun, değil mi?
Klinik psikoloji yüksek lisansı yaptım.
Çok etkileyici.
Profesör Satonaka'yı tanıyorsundur belki?
O da buralı. Çok eski dostumdur.
- Geçenlerde onunla yemek yedim. - Öyle mi?
- Size yardım edeyim. - Gerek yok.
Ailen ne işle meşguldü?
Lütfen, bu kadar sorgu yeter.
Okul gezisinde niye bunu yapıyoruz?
Cidden ya.
Siz ne...
HAVAİ FİŞEK PATLATIYORUZ
FOTOĞRAF ALINDI
BU OKUL GEZİSİNE BİR KEZ GELİYORUZ
Ruka.
Selam, neler yaptın?
Bir süredir doğru dürüst konuşamadık.
LK'ye ara verince tabii.
Evet.
Ne yapacaksın? Tamamen bırakacak mısın?
Ben devam etmek istiyorum.
Eğlenceli ya.
Ben de.
Paraya ihtiyacım var.1
Tamam o zaman.
Gezi dönüşü tekrar başlıyoruz.
Geçen günkü o şey.
Görünce biraz düşündüm.
Ne o şey?
Panoyu mu diyorsun?
Kesinlikle kimseyle çıkamazsın, değil mi?
Hey, ne yapıyorsunuz siz?
- Bekleyin! Bekleyin dedim! - Eyvah!
Haksızlık. Ben de havai fişek patlatacaktım.
- Seni almaya vakit olmadı. - Üf ya.
Pardon.
Dinleyin, dinleyin.
Sizce de Maki ve Miyama çok yakışıklı değiller mi?
- Kesinlikle! - Değil mi?
- Evet, Maki'nin Instagram'ı çok havalı. - Ne açıdan?
Profesyonel modelin Insta'sından farksız.
O ne demek ya?
Bir oyun oynamaya var mısınız?
Ne oyunu?
Hepimiz Maki'ye ya da Miyama'ya mesaj atacağız,
bakalım ilk kim cevap alacak.
- Hayır, korkunç bir fikir! - Ne? Asla olmaz.
Tamam, ben Maki'yi seçiyorum.
Hemen karar verdin mi?
- Miyama'yı seçtim. - Sen de ne istekli çıktın.
- Ya sen Ayami? - Gizli.
- Söylesene ya. - Kim?
Gelsene Arisawa.
Kimi seçsem acaba?
- Özelliklerini sayalım. - İyi fikir.
Bir kere sesi harika. Basketbolda iyi.
Çok tatlı gülümsüyor, buralarında gamzeleri çıkıyor.
Sen resmen âşıksın!
Alo, benim.
Ne oldu?
Her şey yolunda mı?
Babanı mı diyorsun? Keyfi yerinde.
Haruto...
Ne?
Yaz işte bir şey.
İRTİBATTA KALALIM
Herkes yazdı mı?
İkisinden birine yollayın.
Hazır mıyız?
İRTİBATTA KALALIM
Ay!
- Gönderdim. - Cevap verecekler mi acaba?
Vereceklerini sanmam.
- Üzücü olur. - Âşık olmamak niye en iyisi?
Birinci neden.
Biriyle çıktığım duyulursa okuldan atılırım.
Bana cevap geldi.
Ne?
Hangisinden?
Miyama'dan.
Bana da geldi.
Bana da.
- Hadi canım. - Herkese yazıyor!
İkinci neden.
Karşı tarafın neler hissettiğini bilmemek çok zor.
Çok da sevinmiştim.
Maki'den cevap alan var mı?
Üçüncü neden.
Âşık olmak ne demek, öğrendim.
Ayami? Maki mi?
- Evet. - Ne? Bana yazmadı.
Bir Ayami'ye mi yani?
Ne diyor?
"Konuşabilir miyiz?"
Vay canına!
Bir şey soracakmış, ondan.
Kendi kendine
"Ya sohbet ederlerken birden ona âşık olursa?" demek.
"Ben onun kadar zengin, güzel ve tatlı biriyle aşık atamam."
Veya "Biz zaten farklı dünyalara aitiz."
İnsanın içini kemiren, özgüven bırakmayan düşünceler.
En iyisi baştan hiç âşık olmamak.
LOVE KEEPER'A BİR SÜRE YALNIZ DEVAM EDECEĞİM
Alt yazı çevirmeni: Ünal Ataman
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.