Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bir kusur,
sonsuz bir huzursun sen.
Ölürüm yolunda.
Rüyadayım galiba.
Aşırı...
Rüya değilmiş...
Sarılıp uyumuşum resmen...
Aşırı...
Bir de sarıp sarma orada hiç...
Onu uyandırmadan çıkmam mümkün değil buradan...
Ne yapıyorsun Zeynep?
Seslenmeden çıkmam lazım..
Uyanıp böyle görmesini istemem..
Günaydın..
Rahat uyudun mu?
Allah bu ne şimdi?
Zeynep dur..
Kendine bak amca..
Sen..
Sen nasıl kaldırırsın çarşafı ya?
Derdin ne senin, fırsat mı kolladın?
Ben çarşafa hiç dokunmadım bile..
Ama sanırım aramızda engel istemeyen birisi varsa,
O da sensin..
Yok artık..
Ben var ya elimde olsa,
Aramıza tuğladan demirden duvarlar örerim..
Senin aramıza koyacak her engeli,
Böyle paramparça ederim,
Yok ederim, fark etmez..
İtiraf ettin işte, fırsatçısın sen..
Zeynep..
Ben bir şey yapmak istiyorsam fırsat kollanırım..
Ama yapmadım..
Ayrıca göğsümde uyuyan da sensin..
İşte bu hareketinde de onayladın beni karım..
Dur ne yapıyorsun, bana bırak ben toplarım..
Asıl sen bırak, yardımına ihtiyacım yok..
Ben toplarım Zeynep..
Bırak dedim..
Zeynep bırak dedim, bak yine inatlaşıyordun..
Hayır yani, niye ısrar ediyorsun anlamıyorum,
Halledeceğim ben, bırak..
Valla..
Hırçınsın, çünkü yavaş yavaş gardın düşüyor Zeynep, Fırat..
Yapma şunu, etrafımda dolanıp durma işte..
İktidar olmak istemiyorum, zorlanıyorum..
İyi al tamam..
Nasıl biliyorsan öyle yap..
Yeter ki yatak toplansın, hadi çıktım ben..
Allah'ım her sabah böyle uyanmayı nasip et..
Amin..
Ay ne yaptınız çocuklar, aramadınız da, öldüm meraktan..
Verecek güzel haberimiz yoktu maalesef..
Adamla konuştuk, adı Umut..
Anlaşamadık, adam ne dediysek razı olmuyor..
Üzme tatlı canını kızım, sayılı gün çabuk geçiyor..
Sen mahpustayken kocanın hiçbir şeyini eksik etmeyeceğim, rahat ol..
Eren, gerçekten var mı böyle bir ihtimal?
Hapse düşebilir miyim?
Ben niteliksiz dolandırıcılık değiller seninkine..
İnternet kurcaladım da biraz oradan bileyim..
İyi ya çok değil, en fazla 5-10 yıl dahi çıkıyorlarmış..
Anne ne diyorsun?
Ne var yavrum, bilsin kız gerçekleri..
İçinde sindirsin..
İsabet olur..
Ne olacak şimdi gerçekten Eren?
Aşkım, böyle hapis falan ben izin vermem öyle bir şeye..
Söz, ben çözeceğim bu işi..
Tamam mı?
Öyle bir ihtimal var mı yani Eren?
Abla sen..
Eren..
Abla sen..
Selma..
Ay Selmoş gitti kız..
Kendine gel Selma..
Selma kendine gel Selma..
Selma..
Selma aşkım..
Selma bana bak..
Selma..
Günaydın Halil oğlum, başın nasıl oldu bugün?
Günaydın Ayşe teyze, çok şükür iyiyim..
İyidir tabi ya, Türk gibi ol maşallah..
Şu Firay da artık bir yakalansa da evli evine köylü göğüne gitse, bizde bir rahat etsek..
Zeynep kızım sen neler yapmışsın böyle sabah sabah, zahmet etmişsin..
Yok canım ne zahmeti, keyifle hazırladım..
Hem bak yumurtayı da senin sevdiğin gibi yaptım, kızarmış..
Ben de çok severim kızarmışı..
Ellerine kollarına sağlık, hadi geç otur oğlum sen de eşinin yanına..
Geçeyim mi Ayşe teyze, şöyle eşinin yanına..
O zaman..
Hadi otur kızım sen de..
Bak yine sokuldu zibimi..
Ben burada bir rahat edemedim ya, karşıya geçeyim..
Aha bunun ayakları sağlam değil, şimdi şöyle koyayım da, teza maza olmasın..
O zaman ben çayları koyayım..
Çok güzel olmuş ellerine sağlık..
Oğlum şu ekmeği uzatır mısın?
Tabi Ayşe teyzem buyur..
Afiyet olsun..
Kayar mısın biraz?
Tabi..
Öğle yemeği aceleye gelir, bazen bir sofradan bile mahrum bir köşede oturulup yenir..
İşin gücün arasında kim var kim yok fark etmeden..
Akşamları dersen sofra kalabalık olur..
Kimi ailesiyle, kimi konu komşuyla, bazen de akrabalarla..
Mutlaka sana eşlik eden birini bulursun..
Ama kahvaltı öyle mi?
Sadece birbirini seven, birbirine değer veren insanlar o sofrada buluşurlar..
Yanlıştan sorun yok, bazen edersin bazen de unutursun..
Sen sen ol evlatcığım, sana kahvaltı hazırlayanı el üstünde taşı..
Her zaman..
Seni seven, sadece sana kahvaltı hazırlar..
Demek rahmetli eniştemle çok yakınıyız..
Yakındık, her şeyi konuşup dertleşirdik..
Hapishanede malum vakit geçmez..
Zavallı eniştem, iftiraya kurban gitti..
Anlatmıştır herhalde size de..
Anlatmaz olur mu?
Allah insanı kuru iftiradan korusun..
İşte onunki de oysa, ailesinde sizden uzak kaldı..
Mapus köşelerinde sizde rahatsız etti, ölüp gitti..
Mapustan çıkınca Halil oğlumu ziyaret etmiştim..
Şimdi de bir göreyim dedim..
Oh neyse, gerdanlık meselesinin aslını bilmiyor..
Ya canım benim, o bize hasret kaldı, bizde ona hasret kaldık..
Sonra da kaybettik zaten..
Siz hapishaneden çıktıktan sonra niye görmek istediniz Halil'i, ne sebeple?
Rahmetlinin bir vasiyeti vardı, bana bir şey olursa Halil'i bul dediydi..
Bende onun için geldiydim..
Ne vasiyetiymiş bu?
Halil'in yuva kurmasını, ne pahasına olursa olsun onu korumasını..
Karısından asla masla ayrılmamasını istedi..
Hatta ahşaptan da küçük bir ev yapmıştı..
Halil'e götürürsün, benden hatıra saklasın..
Bu sözlerimi de hiç unutmasın dedi..
Demek Halil bu yüzden Zeynep'ten ayrılmıyor..
Babası vasiyet etti diye..
Bunu söylediğim için çok üzgünüm..
Zeynep seninle sadece paran için..
Ve Ömer Arslanlı'nın mallarını geri alabilmek için evlendi..
Zeynep'in bu vasiyetten haberi var mı acaba?
Ne bu elimdeki?
Babamın emaneti..
Bunun sayesinde Zeynep'i geri getireceğim evimize..
Halil!
Yok sanmam, Halil sırf babasının vasiyetini çiğnememek için peşinden gitti Zeynep'in..
Zavallı Zeynepcik de Halil'in her şeyi aşkından yaptığını sanıyor..
Bizde gerçeği fısıldarız o zaman Zeynep'in kulağına..
Dalıp gittiniz..
He eniştemi düşündüm..
Müsaadenizle ben bir telefon açayım önemli..
Neden yemiyorsun kızım?
Gerçekten Zeynep, o kadar hazırladığın yesene..
Telefon çalıyor..
Niye açmadın, kim aradı?
Bilmiyorum ki göremedim elimi aldığımda şarjı bitti kapandı..
Çiz yok..
Ben alırım Ayşe teyze sen dur..
Sen otur kocanın yanında zaten sabahtan beri koşturup duruyorsun, ben alırım..
Bak hiç içmedin buz gibi olmuş, tazeli mi ister misin?
Sen de beni seversin..
Geç..
Tamam..
Elimde çay var..
Zeynep..
Bana çok kızgınsın biliyorum..
Yani..
Hiç söylemeyeceğim şeyler söyledim sana..
Öfkeliği bir andan ağzımdan çıkıverdi, nasıl oldu anlamadım bile..
Canını yakmak,
kendi canını yakmak gibi..
İnsan hiç biri isteye kendi canını kıyar mı?
Sen şu çayı bilerek eline dökebilir misin?
Demek ki bazı kelimeleri hafife almamak gerekiyormuş..
Bıçak gibi keskin olabiliyorlarmış..
Yani şu an ne desen ne söylesen,
başım üstüne, haklısın..
Elim çarptı..
Bir şey oldu mu eline?
Yok olmadı elime bir şey..
Dur sinirim..
Ne oldu?
İkna olmamak için dinlemekten kaçıyorsun..
Kaçma Zeynep..
İkimiz için dinle..
içeri girmişken,
yıkadığım yünlere de bakayım dedim,
kurumuşlar..
Onları bir çuvala yerleştirip,
ihtiyacı olanlara dağıtacağım..
Ben şimdi halledeyim onları Ayşe teyze,
ben yemeyeceğim zaten..
Peki madem..
İstediğin kadar kaç,
ikna olana kadar peşindeyim..
Neyse şu adamı göndereyim,
yine ararım..
Zeynep bir yere kaçmıyor mu sizden?
Ararım sizi..
Siz Halil ile neden şimdi görüşmek istediniz?
Bir şey mi söyleyecektiniz ona?
Halim ne zaman başı sıkışırsa,
bana gel dediydi..
Ben de biraz darda kaldım da..
Onun için geldiydim..
Anladım..
Bu ihtiyacınızı karşılar mı?
Bunu sizden almam uygun olur mu?
Olur olur..
Ha Halil, ha ben fark etmez..
Güle güle ağacıyım..
Peki efendim,
bana müsaade o zaman..
Sağ olun teşekkür ederim..
İyi günler..
Vaktimi aldın ama,
aslanlılardan kurtulma biletimi de elime bıraktın..
Aferin sana..
Güle güle..
Günaydın..
Günaydın..
Bu mısırımız,
bu da laptop'um..
Sinemaya gidememiştik ama,
bu sözümü unuttuğum anlamına gelmiyor..
Ben de sinemayı buraya getirdim..
İzler misin?
Olur olur izleriz,
tavukları yemeyin,
öyle izlersin..
Ben de yardım edeyim o zaman,
çabuk bitsin..
Tamam..
Ben komşularla,
vedalaşmaya gidiyorum çocuklar..
Firari daha yakalanmadı,
yalnız gitme..
Evet Ayşe teyze,
seni biz bırakalım,
gel..
Gerek yok oğlum,
zaten şurası,
bahçede bekliyorlar,
hık desem duyarlar..
Tamam,
en azından ben geleyim seninle,
hadi..
Yavrucuğum,
sen günleri çırpacağım demedin mi?
Sen de hanımını yalnız bırakma,
Firari ortalarda dolaşıyor,
bilenmiştir de size,
gelir melir maazallah..
Ben hanımımı bir saniye bile,
yalnız bırakmam Ayşe teyze,
sen merak etme..
Ben,
çiçeğin suyuna bir bakayım..
Az kalsın ben de,
keçiyi unutuyordum..
Komşuya götüreyim de bari,
açça bakça kuzum benim..
Gözleri sürmeli..
Yine kaldık mahalleli baş başa..
Ben karşıma çıkmasın,
benimle konuşmasın istedikçe,
şu oğlana baktım..
Ay yok,
o çıksın ben öyle geleyim..
Gitti mi Ayşe teyze?
Gitti..
Allah Allah..
Böyle köşe kapmaca öleceğiz Selim..
Önünde sonunda,
sevgimiz galip gelecek Selim..
Ben karımı almadan,
şuradan şuraya gitmem..
Tamam..
Aşkım..
Sana milise çayı yaptım,
iyi gelir..
Bu da,
başarmış..
Cık..
Ay hemen kendini,
bırakıyorsun Selmoş..
Ya dur bakalım,
daha hiçbir şey belli değil..
Daha ne olsun teyze?
Adam anlaşmaya yanaşmıyor işte..
Dolandırıcılıkmış yaptığım,
duydun..
Bittim ben..
Mahvoldum..
Hep senin yüzünden..
Sen en başta bana böyle,
yalan yanlış sipariş vermeseydin,
bunlar başıma gelmeyecekti..
Pes Selma ya..
Gerçekten pes..
Ben seni mutlu etmeye çalışıyorum,
sonunda günah keçisi ben oluyorum,
niye?
Çocuklar..
Birbirinize en destek olmanız gereken,
zamanda tartışmak,
oluyor mu hiç?
Etme Eren,
sen bana yardım falan etme,
bundan sonra..
Hatta mümkünse gölge de etme,
başka bir şey istemiyorum..
Kabahat bende..
Ben niye yardım ediyorum ki sana,
değil mi?
Niye?
Şiştim valla..
Stresten birbirinize sardınız..
Kavga edeceğinize,
çözüm düşünün çözüm..
Haklısın teyze..
Dur,
ben şu Mutu'yu da arayayım..
Arama Eren boşuna..
O kadar dil döktük yüzünüze,
telefonunda asla ikna olmaz..
Olmuyor, şey yapamıyoruz,
biz ikna akabecimiz zayıf,
ne yapalım?
Ne yapayım o zaman Selma?
Sen söyle,
adamın kopuğuna mı sıkayım,
şu adamın numarasını verin bakayım,
bir de ben deneyim..
Ben sana öyle mi yap dedim Eren?
Madem çözümlerimden,
hoşlanmıyorsun,
bundan sonra kılımı bile,
kıpırdatmam tamam..
Keşke baştan da,
kıpırdatmasaydın..
İyi,
bir daha yapmam zaten..
Ben size,
ikna kabiliyeti nasıl oluyormuş,
göstereyim..
Bekleyin bakalım..
Şuna bak ya,
bilmeyizler gibi hissiyor bir de..
Zeynep..
Zeynep..
Su iç..
Toz kalkınca,
alerjim tuttu..
Sağ ol..
Şurada dursun,
içersin..
Ne yapıyorsun?
Sana en çok yakışan şeyim..
Zeynep..
Uzanmazsın böyle..
Seni almadan gitmem Zeynep..
Gerekirse aylarca,
gerekirse yıllarca sürsün..
Ama vazgeçmem..
Zeynep..
Bak gel evimize dönelim..
Bak benim için değilse bile,
Zümrüt Sultan için..
Kim bilir nasıl merak etmiştir seni..
Benim üzülmem senin umurunda değil belki..
Ama en azından o kadıncağızı üzme..
Ben zaten ailemin,
gerçekten ailem olanların,
üzülmesine izin vermem..
Onları yarı yolda da bırakmam..
Sen rahat ol yeğenim..
Bende seni bırakmam Zeynep..
Asla bırakmam..
Bak bu yünler biraz kalın olmuş..
Zeynep..
Halil..
Özür dilerim görmedim ben,
ne işi var senin elinin orada?
Ver şunu..
Kırılmış olmasa bari acıyor mu?
Sen böyle şefkat göstereceksen,
benimle ilgileneceksen,
istersen bütün kemiklerimi kır..
Umurumda bile değil..
Yalnız şaka değil..
Az kaldı bütün kemiklerim kırılacak..
Önce kafamı kırdın,
şimdi parmaklarımı..
Ben ne yapayım?
Zırhlı kalkanla mı geleyim sana?
Milfer mi takayım kafama?
Benim daha iyi bir fikrim var..
Neymiş?
Yanımda yakınımda dolaşma mesela git..
İşte o imkansız..
Sen benim kemiklerimi istersen tuz buz et..
Ölümüm senin elinden olsun..
Ama ben senden gitmem Zeynep..
Anca seninle giderim..
Elin..
Acıyor mu?
Dolapta buz vardı ben getireyim,
üstüne tutalım şişmesin..
Zaten elimi yüzümü de yıkayayım,
toz olur derler..
Hadi..
Hadi..
Hepsini bitirmişsin sağ ol..
Rica ederim..
Ama elin iyice acımıştır..
Ver..
Yok iyiyim..
Tamam yine de şunun üstüne tutalım biraz,
şişmesin onların hızında..
Getir..
Adam sana kimsin sen dedi,
senin hala için akıyor ona..
O laflardan sonra hiçbir şey olmamış gibi,
onunla birlikte konağa dönecek halin yok Zeynep..
Bir toparlan,
kendine gel çık etki alanında..
Keçi..
Ben söylerim onu sana,
ne yaptık rolleri mi değiştik?
Yok yok ya onu mu diyorum ben?
Şey Ayşe teyzenin keçisi bak yok,
kaçmış işte..
Benim onu aramam lazım,
sen dur burada ben bir etrafa bakınayım,
bunu bulayım..
Zeynep,
firar ortalıkta dolanırken,
tek başına adım atamazsın..
Ben de geliyorum..
Hayır,
bir rahat bırak gelme,
ben çekim alanından kaçtıkça,
sen yaklaşıyorsun git..
Kızım,
karışık bitki çayı demledim sana..
Asaplarına el gelir..
Kele,
çiçek alanın olmuyor da,
kendine mi çiçek alıyorsun?
Yazlık,
bir dünyada para bayılmışsındır şimdi ona..
Bu çiçek,
üstün cazibemin neticesi Kıymet hanım..
Teyzen olacak bu kadın,
ilk görüşte Umut beyin,
etki alanını almış bulunmakta..
Selmuş..
Gerçi adam bir tanıdık geldi ama,
anlamadım..
Aman neyse,
benimle gurur duyabilirsin bebişim..
Nasıl yani,
bazı mı kişi şikayet etmekten?
Ya henüz değil ama,
en kısa zamanda..
Ama bence zor bir ihtimal,
adam çok delinmedik bir tip..
Teyzen de,
aklına koyduğunu yapan bir kadın şekerim..
Görür görmez tutuldu bana,
yeniden görüşmek istedi..
Ben de fırsatı kaçırmayıp,
onu eve yemeğe davet ettim,
bir kaç saate gelecek..
Nasıl yani?
Ciddi misin sen?
O zaman yüksek ihtimalle affedecek bizi..
Canım benim çok teşekkür ederim..
Rica ederim..
Araba ulan sana kaldı..
Normalde Umut hiç benim tarzım biri değil,
yani sıfır elektrik..
Ama işte yeğenimin hatırına,
şikayetini geri alana kadar,
mecbur yüzüne güleceğiz..
Sırf biraz yalnız kalayım diye yalan söyledim,
takıldı yine peşime..
Azam gibi yakışıyor resmen..
Yok,
tamam dönelim artık,
uğraşmayalım daha fazla..
Gelirken gördüm,
keçi pisliği vardı,
belli ki o taraftan gitmiş,
bir de oraya bakalım..
İyi olabilir,
iyi tamam sen git bak o zaman,
ben yoruldum oturacağım,
dinleneceğim biraz..
Ben hayatta bırakmam seni burada yalnız..
Uzaklaşmazsın fazla,
buradaymış tamam..
Hadi git hadi,
burada bekliyorum..
İyi tamam..
Ama bir yere ayrılma,
geleceğim hemen..
Nihayet,
bir kafamı dinleyebileceğim..
Yazık oldu çocuğa..
Böyle bitmeseydi iyiydi..
Ay ne gözünü dikmiş bakıyorsun öyle Cemil..
Şaşırdım da,
ondan..
Ne oldu?
Ondan..
Çocukken düşüp,
bir taraflarını incittiğin zamanları saymazsak,
sanırım ilk defa ağladığını görüyorum..
Aşk olsun,
sen de iyice kalpsiz yaptın beni..
Sen çocuğa üzüldün ama,
peki ya kız?
Kız ne yapsın?
Perişan oldu giderken..
Gitmeyebilir mi?
Gitmek zorunda kaldı..
E tabi biz hep,
terk edilenlerin arkasından vah vahlıyoruz ama,
peki ya gitmek zorunda kalanlar?
Onların da sahici gerçekleri,
olabiliyor bazen..
Mesela ben..
Bir gün elbette gideceğim buradan..
Çünkü buna mecburum..
Niye mecbursun Merve?
Ailen, sevdiklerin,
herkes burada..
Oluş öyle değil işte..
Konakta prensesken,
bir sabah müştemilatta uyanmak hiç kolay olmadı..
Alıştın mı sanıyorsun?
Gram alışamadım..
Üstelik müştemilatta kalma durumumuz bile,
pamuk ipliğine bağlı..
Kendimi sokakta bulmam,
eniştemle ablamın bir kavgasına bakar..
Bak, ablam gitti..
Ya dönmezse?
Bu korkularla yaşamak kolay mı sanıyorsun?
Halil beyde peşinden gitti ama..
Getirir Zeynep hanımı bırakmaz o..
Onların aşk dalgalanmalarına göre,
yüreğim ağzımda mı yaşayacağım hep böyle?
Şimdi döndü diyelim,
ya bir daha dönmezse?
Eyvah..
Ne oldu?
Ben anneme söz vermiştim,
babaannemin yemeğini ben götüreceğim bugün..
Sen laptopumu müştemilata bırakırsın..
Tamam, tamam..
Geldin karıştırdın aklımı..
Hiçbir şey olmamış gibi affedip,
seninle çiftliğe dönebilir miyim ben gerçekten?
Unutabilir miyim o sözleri?
Hala orada..
Orada tabi..
Belki de,
öfkesini kontrol etmeyi başarabilir artık..
Hem ne demişler,
bir müşribet bin nasihatten iyidir..
Hiç kimse değişmiyor,
Halil de değişmeyecek..
Boşuna ümitlenme Zeynep..
Hem ben senin stres topunuyum canım..
Öyle keyfin yerinde olduğunda,
elinde tut, sarıp sarmala,
sonra sinirlendiğin zaman,
fırlat aç bir kenara, oldu..
Gözüm,
yolunu mu kaybettin güzellik?
Tek başına bu dağ başında,
ne arıyorsun sen?
Tek başıma değilim ben,
gidin buradan..
Yalnız değilmiş duydun mu?
Ya,
ama nedense biz burada,
senden başka kimseyi göremiyoruz..
Gidin dedim size..
Korkma,
sohbet edeceğiz,
tanışacağız,
muhabbet edeceğiz..
Ne dersin?
Yaklaşmayın dedim,
gidin..
Canın,
oyun oynamak istiyor he?
Oyuncu çıktı mı?
Oynarız..
Gelme dedim sana..
Ne oldu?
Bırak!
Senin o elini,
kırarım!
Sen dokundun he?
Kalk!
Şu an kendimi,
baya şanslı hissettim he..
En azından bana,
insaflı davranıyorsun..
Gel buraya gel..
Durun!
Siz Firarinin adamları mısınız?
Yok abi,
tanımıyoruz..
Biz de jandarmadan duyduk..
Yakalandı..
Haberiniz yok mu?
Jandarma kapı kapı dolaşıp,
tüm köyleri haberdar etti..
Öyle mi?
Sen iyi misin Zeynep?
İyiyim ben..
Teşekkür ederim..
Firar yakalanmış..
Sen de benim düşündüğümü,
mi düşünüyorsun?
Ayşe teyze,
niye gerçekten,
Firar'ı yakaladın?
Firar'ı yakaladığım için,
çok şükür..
Firar'ı yakaladığım için,
çok şükür..
Firar'ı yakaladığım için,
niye gerçeği sakladı ki bizden?
Sevenler kavuşsun diye..
Allah razı olsun ondan..
Düşünceli kadın..
Neyse ne..
Zeynep fazla uzaklaşma,
geleceğim..
Komutanım iyi günler..
Bir ihbarda bulunacaktım..
İki serseri var,
benim karımı rahatsız ettiler de..
Tamam,
attığım konuma gelirseniz,
teslim edeyim size..
Sağ olun komutanım,
iyi günler..
Selma,
apar topar işten çağırdın,
bir şey mi oldu?
Anneme bir şey oldu?
Yok canım,
kıymet hanım turp gibi..
Güzel bir haberimiz var sana..
Gel anlatacağım,
otur şöyle..
Hani Umut bey var ya,
benden şikayetçi olan..
Birazdan bize,
emeğe girecek,
tamam..
Birazdan bize,
emeğe gelecek..
Yemek mi?
O nereden çıktı?
Sayemde..
Artık bana,
bunun mükafatını verirsiniz..
Pahalı bir hediye isterim..
Adam kalkıp,
evimize kadar gelmişken,
herhalde şikayetini geri çeker,
değil mi?
Bence bu iş,
bugün çözülmeyecek..
Oğlum,
dereyi görmeden,
paçaları sıvamayacaksınız..
Bu adam,
Kumruk hanımı beğendiğine göre,
değişik biri demek ki..
Yalnız rica edeceğim,
kıskanmayalım..
Ailevi bir mesele bu..
Ne kıskanacağım seni be?
Senin gibi elli tanesini,
cebimden çıkarırım ben..
İlahi kıymet alam,
hiç güleceğim yoktu..
Aynaya da bakmıyorsun,
sen herhalde..
Kaç yaşındasın sen ayol?
Bugün söylediklerim için,
özür dilerim..
Saçmaladım..
Benimde hatam vardı..
Geneksiz yükseldim..
Özür dilerim..
Hele hele..
Barıştınız mı siz?
Maşallah size,
maşallah..
Barıştık da ben mi?
Saman Alev gibi,
bir parlayıp bir sönüyorlar..
Ne oldu da barıştı şimdi bunlar?
Şu adamın,
şikayetini geri çekmesinden,
çok kötü oldum..
Umut bey geldi..
Bak bak..
Ben açayım..
Çocuklar nereden geliyorsunuz siz bakayım?
Karı koca dolaşmaya mı çıktınız?
Ayşe teyze,
senin keçi kaçmış da,
biz onu aramaya çıkmıştık,
ama bulamadık..
Aklın mı alındı kızım senin?
Keçiyi komşuya bırakacağım dedim ya..
Şey ben..
Ah Zeynep..
Sırf benden uzak durmak için mi yaptın?
Allah Allah,
unuttu herhalde..
Ben bir bakayım..
Allah Allah..
Anladı işte yalan söyledim..
Ne gerek vardı ki böyle bir şey Zeynep?
Zeynep kaçmayacaksın artık,
konuşacağız..
Konuşacağımız bir şey yok..
Bulamayacağım..
Ne konuşacaksın sen benimle?
Ben senin için kimim ki konuşacaksın?
Ben senin sadece canın istediğinde,
öfkeni çıkardığın kum torban değil miyim Halil?
Ailenden biri olarak bile görmediğin halde,
aile işlerine karışan biri değil miyim senin için?
Hadsizin, kendini bilmezin teki değil miyim ben?
Sen kimsin biliyor musun?
Sen benim yaralarımı saransın Zeynep..
Aldığım nefessin sen..
Sen kendimi bulduğum yersin Zeynep..
Sen hatalarımda yanlışlarımda sığındığım tek limansın..
Bunları söylemek için artık çok geç..
Söylediğim hiçbir şey,
benim için hiçbir anlam ifade etmiyor..
Ben hata yaptım..
Yüz kere bin kere hata yaptım..
Pişmanım Zeynep..
Sen bizi korumaya çalıştın..
Benim yapacaklarımdan korktun..
Ama ben bunu göremedim..
Anlayamadım..
Şimdi öfken dinli konuşuyorsun böyle..
Ama sen bilmiyorsun ki,
benim içimde yeşerttiğim ağaçlar,
zandallar artık eski haline gelemez..
Gelmez Ali..
Bırak..
Sen yoksun..
Ben ayağa kalkamam Zeynep..
Düşerim..
Sen benim kıçıma düşen Cemre'msin..
Sen olmazsan ben üşürüm..
Donar kalırım bir yerde..
Bak..
Benim babam iyiliği yapmış..
Ondan kalan tek şey,
ondan kalan tek şey bana..
Ama biliyor musun ben bunu hak etmiyorum..
Senin elinde olmalı..
Niye biliyor musun?
Çünkü sen bana yuvanın dört duvardan ibaret olmadığını,
bir kalpte yaşamayı öğrettin..
Sen benim yuvamsın..
Bir tek sen varken,
ben kendime ait hissediyorum..
Sana ait hissediyorum Zeynep..
Ölene kadar sana sarılmak istiyorum..
Bir tek sana..
Ölene kadar..
Yaptığımızın ticarete uygun olmadığını biliyoruz..
Ama inanın ki sizinle bir alakası yok..
Tamamen yanlış anlaşılmadan ibaret..
Özür dileriz sizden..
İçine düşüştük..
Özkadın olmamışızlar..
Çeker başı geldiğim yeri, çeker..
Çok büyük bir hata olduğunun farkındayız..
Ama tedavi için ne gerekiyorsa yapmaya hazırız..
Mesele,
paradan çok itibar meselesi..
Çevreme rezil oldum..
Kırıldım..
Kırıldım..
Kırıldım..
Kırıldım, örselendim
Çok gücendim size, çok..
Vah, vah..
Dışı kaya içi pamuk mübarek..
Hekde içlenmiş..
Keneni kapanesean ne olurunalmaz,
öyle diyeyim sana..
Ah Umut beycim..
Çok haklısınız..
Yani sizin gibi bir beyefendi için çok zor bir durum olduğunu kabul ediyorum.
Beni bir tek siz anlıyorsunuz.
Şikayetinizi geri almakla büyüklük ettiniz.
Size ne kadar teşekkür etsek alsın.
Şikayetimi geri almadım. Yani öyle bir şey yok.
Kutudan çıkan şişe her gece rüyalarıma giriyor.
Psikolojim çöktü resmen.
Fazla kaynamış, çilek reçeli gibi dağıldım.
Psikologdan randevu aldım. Kaç seans giderim, bilemiyorum.
Hep birlikte üstesinden geleceğiz Umut Beyciğim.
Ama bir şey söyleyeyim mi?
Unutacaksınız. İnan bana.
Babaannemin yemeğini yedirdim. İlaçlarını da içirdim.
Anneciğim, hayırdır? Yüzünde güller açıyor.
Ablam mesaj atmış.
Halil'le Zeynep barışmışlar. Birlikte eve dönüyorlar.
Oh be! Sonunda güzel haber geldi.
Çok şükür.
Ablan dönünce şu yurt dışındaki okul mesajını da getirdim.
Çok şükür.
Ablan dönünce şu yurt dışındaki okul meselesini de konuşacağız Merve.
Anne, neyse. Gittim ben.
Dikkat etsene biraz.
Ben sizin ayak altında dolaşmanızdan çok sıkıldım.
Bu konaktan gitmeniz için ne yapmam lazım?
Böyle kolunuzdan tutup kapının önüne kendim mi koyayım?
Laflarına dikkat et Songül.
Etmezsem ne olur? Ateş olsan cirmi kadar yer yakarsın.
Orası hiç belli olmaz.
Halil'le Zeynep barışmışlar.
Birlikte konağa dönüyorlar.
Sen dikkat et de günün sonunda kapıya konulan sen olmayasın.
Biz nerede kalmıştık?
Cemil'in baba yadigarı saatini yerine koyacaksın.
Sonra da Merve'nin şu yurt dışındaki okul işine atlama.
Önemli benim için.
Büyük hayal kırıklığına uğrayacaksın Tülay cadısı.
Çok büyük.
Kızın vasiyet meselesini öğrendikten sonra bu konağa asla geri dönmeyecek.
Oralarda kendine çok dikkat edeceksin, tamam mı? Söz ver bana.
Tamam kızım. Ama şu işten sonra ben de geliyorum.
Tamam mı? Söz ver bana.
Tamam kızım. Ama siz de.
Neyse, böyle çok vedalaşmayalım.
Ben zaten yarın havaalanına bırakmaya geleceğim seni.
Yok kızım. Sağ olsun Halil oğlum da söyledi ama...
...Serdar bana özel araba ayarlamış. O götürecek beni havaalanına.
Yani bu bizim son görüşmemiz mi?
Zeynep'im, hakkını helal et kızım.
Ben sana yalan söyledim.
Hani geçen jandarma gelmişti ya.
Firari yakalanmıştı.
Ben sizin yuvanız yıkılmasın diye sakladım sizden.
O evden ayrı gayrı çıkın istemedim.
Belki biraz daha aynı yerde kalırsanız barışırsınız diye düşündüm.
Ben senin kalbini biliyorum Ayşe teyzem.
Helal olsun. Ama sen de helal et.
Sen de helal et. Suyunu içtik, ekmeğini yedik.
Gönü gönü helal olsun kızım.
Hollanda'ya da bekliyorum ama Halil oğlunda. Tamam?
Tamam.
Benim içeride iki parça eşyam kaldı. Onları valize yerleştireyim.
Tamam.
Evimize dönüyoruz çiçek. Özledin mi?
Ben de çok özledim, ne yalan söyleyeyim.
Allah Allah. Songül hanım niye arar ki beni?
Efendim Songül hanım?
Zeynepciğim, annenle konuştum. Konağa geri dönüyormuşsunuz.
Gerçekten çok sevindim.
Evet.
Ben de çok mutluyum.
Çok mutluyum.
Evet, sağ olun.
Halil'e babasının vasiyeti konusunda anlayış göstermen, ona saygı duyman...
...çok özverili bir hareket.
Yazık. Günlerdir babası yattığı yerde huzur bulsun diye seni ikna etmeye çalışıyor.
Hatta geldi buradan babasının ev şeklindeki anahtarlığını aldı sana vermek için.
Yani senin yerinde başkası olsa...
...sen benim için değil, babanın vasiyeti için uğraşıyorsun der, asla geri dönmezdi.
Seni çok takdir ettim Zeynep.
Neyse, ben seni tutmayayım. Heyecanla dönmenizi bekliyoruz.
Hoşça kal.
Yani senin yerinde başkası olsa...
...sen benim için değil, babanın vasiyeti için uğraşıyorsun der, asla geri dönmezdi.
Yanılıyorsun.
Sana dair her şeyin bir önemi var benim için.
Ama sen benim için değil, babanın vasiyeti için uğraşıyorsun der, asla geri dönmezdi.
Yanılmıyorsun.
Sana dair her şeyin bir önemi var benim için.
Bir gülüşün...
...şöyle bir bakışın...
...öfken...
...ufak bir sözün...
...tüm varlığına en değerlimsin sen benim.
Çünkü sen bana yuvanın dört duvardan ibaret olmadığını...
...bir kalpte yaşamayı öğrettin.
Ben de seni yuvaya gönderdim.
Ama sen benim için değil, babanın vasiyeti için uğraşıyorsun.
Ama sen benim için değil, babanın vasiyeti için uğraşıyorsun.
Çünkü sen bana yuvanın dört duvardan ibaret olmadığını...
...bir kalpte yaşamayı öğrettin.
Çünkü sen bana yuvanın dört duvardan ibaret olmadığını...
...bir kalpte yaşamayı uğraşıyorsun.
Beni sevdiği için peşimden geldiğini düşündüm.
Meğer her şey babasının vasiyeti içinmiş.
Yazık, çok yazık.
Burada varmış.
Allah Allah.
Ne yazmış olabilir ki?
Canım, neredesin?
Bak, vitaminlerini alman lazım. Saatin kaçmaması lazım.
Bak, ne buldum.
Kazım, Halil'e mektup yazmış. Hâlâ ne istiyor olabilir ki?
Kola, öğlediğimi göndereceksin. Gelen geçen yüzüne tüküreceksin.
Yapma Kazım ağabey, dur bak. Ben yapmadım.
Ne yazmış olabilir ki?
Yandın.
Halil'i saklamış demek.
Gel de bir an önce evimize dönelim Zeynep'im.
Gel.
Ver onu da bu gaza koyalım.
Gerek yok.
Ne oluyor Zeynep?
Ne bu şimdi?
Az kalsın beni yine yalanlarına inandırıyordun.
Ama olmadı.
Sırf vicdanın rahat etsin diye...
...göstermelik yuvan için...
...senin gerçek gözünü bilmeyen birini bul.
Ne demek oluyor Zeynep şimdi bana?
Ben senin yuvan değilim.
Zeynep!
Zeynep!
Zeynep!
Zeynep bir dur!
Aptallara bak!
Halit!
Aptallara bak!
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.