Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Kızıl kahve olan en hızlısı.
Bu zindeliği sayesinde vazgeçilmez bir aygır.
Bu yıl çok iyi bir yer edindi.
Toplamda, üç kez şampiyon oldu.
Fevkalâde!
Ama Xirina jüriye dört yarış kazandığını söylemişti.
Üç galibiyet yeter de artardı halbuki.
Bugünlerde...
...genç antrenörler sadece yarışmalara ilgi duyuyorlar.
Atları eğitmek için didinen eskilerin inceliği yok onlarda.
İyi bir yarış atı epey ter dökmeli.
Geri git!
BOZKIRIN KADINI, POLİS VE YUMURTA Çeviri: Meursault
Hâlâ bir şey yok.
Motor çalışmıyor.
Motor çalışmıyor.
Tao, araba tamir oldu mu?
Henüz edilmedi, amirim. Motor çalışmıyor.
Tam bir geri zekâlı!
Amirim, silahlı bir kadın çobanla karşılaştım.
Erkek çoban da var mıydı yanında?
Dikkatlice baktım, sadece kadın çoban vardı.
İnsanlar ona dinozor diyormuş.
Amma tuhaf lakap.
Kurdu vuralım mı?
Korkutsanız yeter.
Geldik.
Amirim, öldürelim mi korkutup kaçıralım mı?
Cesedi vurmayın da.
Cesede ateş etme.
Kadın gitsin mi?
Evet, gönder gitsin.
Teşekkürler.
Çok teşekkürler.
Silahımız bile yok.
Bozkırda, hiçbir şeyden korkmazlar.
Şebeke yok.
Araba bozuk.
Kalakaldık öyle.
Tao, araba düzeldi mi?
Evet, düzeldi.
Araba olduğu yerde kalsın.
Cesedi örtmek için çarşaf getir.
Araba çalışıyor.
Katıksız bir salak.
Emekli olmama az kaldı...
...ama böylesi zor bir vaka da bana kaldı.
Karakoldan destek iste.
Şebeke yok.
Dokunma sakın.
Kimse dokunmasın.
Olay mahallini muhafaza edeceğiz.
Anlaşıldı.
Amirim, sorun marş motorundaymış.
Bana ne.
Çarşafı getir de, ört şunun üstünü.
Norv, karın çocuğun filan var mı?
Henüz yok.
Suç mahallini sen muhafaza edeceksin.
Kimseyi yanaştırma.
Biz dönene kadar bekle.
Anlaşıldı.
Kadın çobandan gelip sana yardım etmesini isteyeceğim.
Tamam.
Gidelim.
Geceleyin çok soğuk olur.
Teşekkürler.
Merhaba.
Ne var?
Bir polis memurunu orada bıraktık. Gidip kolla onu.
Tek yaşıyorum, evde bir sürü işim var.
- Amirim, beni duyabiliyor musunuz? - Evet, dinliyorum.
Yalnız yaşadığını ve yardım etmek istemediğini söylüyor.
Etrafta başka kimse var mı?
Bu 100 km içerisinde sadece bu kadın var.
Meselenin mühim olduğunu, yardım etmesi gerektiğini söyle ona.
Mesele çok mühim, yardım etmen gerek.
Öyle işte.
Nasıl ölmüş?
Bilmem. Soruşturuyoruz.
Dokunma sakın.
Seni kollamamı isteyen amirinle karşılaştım.
Kaç yaşındasın?
18.
Üşüyor musun?
Yok, iyiyim.
Şapkanı ört iyice.
Daha sıcak olur.
Başka kurtlar da gelir mi?
Silahımı sana bırakayım mı?
Bir polis memurunun sebepsiz yere silahlanma hakkı yoktur.
Koyunları ağıla koyup sana yemek getirmek için döneceğim.
Alo.
Neredesin?
İçiyor musun hâlâ?
Gel de koyun kesmeme yardım et.
Yarın olmaz, şimdi.
Bacağını tut.
Kendine bir koca bulmalısın cidden.
Ben olmasam, koyun bile kesemeyeceksin.
Erkeğe ihtiyacım olursa söylerim sana.
Şapkamı ver.
Zamanı geldiğinde, ara beni!
Cesetlerden korkmuyor musun.
Pek değil.
Kimse bulmasa ceset, toprağın üstünde yavaşça çürürdü.
Üstünde çimen yetişirdi.
Koyunlar o çimenleri yerdi.
İnsanlar da koyunları yerdi.
Böylece kadın, insan formunda reenkarne olurdu.
Biraz daha çorba iç.
Yeni kesilmiş koyundan pişirdim.
Geri dönmesen, soğuktan ölürdüm.
- Sigara içiyor musun? - Yok.
Denesene.
Her nefesi yavaşça, adam gibi çek içine.
Ben nasıl yapıyorum izle sen de öyle yap.
Kız arkadaşın var mı?
Yok.
Ayrıldın mı?
Yoksa hiç mi olmadı?
Hiç olmadı.
Hoşlandığım bir kız gördüğümde strese girip ona bakamıyorum bile.
Çorba iç.
Vücudunu ısıtır.
Sence kurt geri gelir mi?
Tabii ki.
Neden?
Anne kurt o.
Yavruları ölmesin diye yemek bulmak zorunda.
Seni neden burada tek bıraktılar biliyor musun?
Çünkü gözüm pektir.
Hayır. Genç ve toysun.
Bir an evvel büyü de kimse seni sindiremesin.
Bizim asistan da aynısını söyledi bana.
Eğer böyle devam edersek...
O yüzden yavaşla biraz.
Bitmek üzere.
Sevdiysen iç...
...ama ayyaşın tekine dönme.
Haydi, birazcık daha.
Gittikçe üşüyorum.
Sana kız arkadaş edinmene yardım edecek bir sır vereyim mi?
Sırları severim.
Dinle beni.
Öncelikle, bir hayvan olduğunu farz et.
Bir kurt söz gelimi.
Sonra hoşlandığın kıza gözünü dik.
Sanki onu yemek istiyormuşum gibi.
İnsan olduğunu unut.
Neyim, öyleyse?
Gözünü bile kırpmadan bakan bir kurt.
Bundan dünya üzerindeki her kız korkar.
Korkmayacak.
Ne olacak o zaman?
Aşık olacak, aptal.
Böyle mi?
Böyle kurt gibi oluyor mu?
Yaklaş.
Cesedi teşhis etmesi için zanlıyı getirin.
Yakından bak. O mu?
Emin misin?
İyi iş çıkardın.
Seni kollayan çoban kadını tanıyorum.
Ona minnettar olmalısın.
Ben daha sonra müsait bir zamanda ona teşekkür edeceğim.
Yıllardır polislik mesleğindeyim.
Evet.
Bu mesleğe başladığımda...
...eşimle tanıştım.
Tamam.
O zamandan beri beraberiz.
Emekli olunca...
...oğlum benim yerimi alacak.
Yol felaket.
Cidden öyle.
Emekliliğine az mı kaldı cidden?
Aynen.
Yasal emeklilik yaşına varmak üzereyim.
Ama yine de formundasın.
Hiçbir şey yapmadan geçen kırk yıl. Yeter de artar bile.
Sigara versene.
Sigaraya mı başladın?
Bu güz hiç kar yağmadı.
Atlar iyi beslendi.
Otopsi aşamasında mıyız?
Cesedin buzu çözülmedi beklememiz gerek.
Zanlı, kadını niçin ve nasıl öldürdüğünü itiraf etti mi?
Hayır. Tek bir kelime bile etmedi.
Tamam.
Doktor, sigara içmeyin burada.
Birazdan hazır olacak.
Benim kabahatim.
Yakında emekli oluyorum.
Sonra, beni daha fazla göreceksin.
Adam, başkasıyla evli olan bu kadına aşıkmış.
Kadının alyansında başka bir adamın adı kazılıymış.
Adam isme bakmak istemiş, kadın reddedip yüzüğü yutmuş.
Yüzüğü otopsi yaparken buluruz.
Tabii.
Şu yeni işe aldığın stajyer...
Çok güzel bir kadın.
Maalesef, yakında gidecek.
Bunun için çok yaşlısın.
Senin derdin ne?
Seni rahatsız etmiyor mu?
Bir centilmen, güzelliğin kendisini takdir etmeli.
Karım da stajyer olarak başlamıştı.
O etkileyici gözleriyle, çok güzel bir kadındı.
SSCB'den dönüyordum.
Henüz dağılmadan önceydi.
Yıllar su gibi geçip gitmiş.
Ertesi gün eve sarhoş gelmiştim.
...o da bana bir şey itiraf edeceğini söyledi.
Meğer benimle, aşık olduğu adamdan intikam almak için evlenmiş.
Ki o da başka biriyle evliymiş.
Nutkum tutulmuştu.
Onca yıl her türlü vakayı çözüme ulaştıran bir polis olarak ben...
...karımın başka bir adamı sevdiğini anlayamamıştım.
Yıllarca seninle yaşamış başkasını sevmiş olması neyi değiştirir ki?
Emekli olunca buna ayriyeten zaman ayıracağım.
Tabii ki.
Sigaranızı atın, doktor.
Gelip otopsiye başlayın.
Dışarı çık biraz işe başlamam gerek.
Ulan Batur'un kızı gidiyor.
Buralarda tutabileceğimiz tarzda bir kız değil.
Eski güzel zamanlardaki gibi, en iyi şekilde çalacağım.
Sana bir şans vermek için her şeyi yaparım.
Tut.
Bu aşk şarkısı delikanlıdan, sana geliyor.
Üzerine idrarını yapmalısın.
Tek çizgi bir şey yok demek.
İki çizgi bir şey var demek.
Bir şey derken?
Gebesindir yani.
Onu bırak.
Sana başka bir tane getireyim.
Harika!
Ben gidiyorum.
Ulan Batur'a beni görmeye gel.
Bu hapı al.
Yan etkisi ya da riski yok.
Ne için alayım?
Kürtaj. Biraz sancın olur.
Sanki büyük bir parça kakan gelmiş gibi.
Başka yolu yok mu?
Modern tıpta en gelişmiş ve en acısız yöntem bu.
Neden gülümsüyorsun?
Fosilleşmiş dinozor yumurtası bu.
Bir Öndög.
Milyonlarca yıl önce dünya dinozorlara aitti.
Bugün insanlara ait olduğu gibi.
İlk dinozor fosili, burada Amerikalılarca keşfedildi.
Yani biz dinozorların soyundan geliyoruz.
Ki bu da nesillerinin tükenmediği anlamına gelir.
Milyonlarca yıl içerisinde, biz de mi dinozor fosiline dönüşeceğiz?
Elbette.
Milyonlarca yıl sonra da dinozorlar insan fosili bulacak.
Ama çok fazla fosil olmayacak.
Neden?
Gelişmiş ülkelerde ölüleri yakıyorlar.
Çok kötü.
Bu yumurtayı sana veriyorum.
Çok para eder.
Moğolistan'da bir sürü yumurta bulduklarından haberin vardır.
Bulunanlar el altından dünyanın dört bir yanına kaçırıldı.
Bazısı çok uzaklara gönderildi.
Amerika'ya söz gelimi.
Fransa'ya.
Almanya'ya.
Hatta bazısı şu an İtalya'da.
Bir an önce kendine bir erkek bul da yuva kur.
Yoksa insanlar senin bir dinozor olduğunu söyleyecekler.
Sınırı zorlamaya devam edersen senin kaç yaşında olduğunu bile bilemeyeceğim.
Ama benim yumurtam bile yok ki.
Yumurta olmadan dinozorlar yok olurlar,
...aşık bile olsalar.
İki çocuğumuz hayatta kalabilseydi, harika olurdu.
Umarım, başka bir kızı da hamile bırakmamışsındır.
Başka kadınlarda gözüm yok.
Aşık dinozorların yok olmasını önleyen sırrı biliyor musun?
Hayır, bilmiyorum.
Asla da öğrenemezdin.
Sırrı, gerçek aşktır.
Alo.
Neredesin?
Buzağıyı doğurtmam için yardıma gel.
Üç dört gün önce başladı.
Tamam.
Geliyor.
Endişe etme.
Zorlama.
Çıkmaya başlayınca çek.
Sonrasında temizleriz.
Tamam.
- Daha sonra temizleriz. - Tamam.
Tamamen çıktıktan sonra.
Çıktı çıkacak.
Yavaş yavaş.
Güzel. Yavaş yavaş.
Üstünü ört.
Annesi yalasın önce.
Üstüne bir şey ört yoksa soğuktan ölecek.
Tamam, alıyorum buzağıyı.
Al.
Durumu iyi.
Su getir.
Elini yıkaman gerek.
Suyu uzat.
Tamamdır.
Al, köyden getirdim bunu sana.
Alsana.
Ye.
Sana kol kanat gerecek bir adam bulmalısın.
Evlenip çoluk çocuğa karış.
Seni ilgilendirmez. Kendi işine bak sen.
Benim keyfim yerinde.
Tabii ya. Bir sürü kız arkadaşın vardır.
Hiç yok ki.
Al, bir tane daha var bende.
Haydi, alsana.
Çocukluğumdan beri hoşlanıyorum senden.
Çocuk yapmayı denesek mi yine?
Orgil?
Haydi, kalk.
Sarhoş numarası yapma.
Kalkmayacağım.
Kalk. Bir şey diyeceğim sana.
Ne?
Sana bir şey göstereceğim. Kalk.
Çocuğumuz olmazsa, birlikte olamayız.
Sana bir şey göstereceğim. Kalk.
Haydi!
Ne?
Şuna bir bak. Kalksana.
Ne bu?
Söyleyeyim. Bir çizginin hiçbir anlamı yok.
İki çizgi olunca, hamileyim demek.
İçimde yumurta var.
Yani, yer yüzünden silinip gitmeyeceğiz.
Harika!
Yedin, bitti mi?
Gel, biraz daha yumurta yapalım.
Yavaş ol.
İçimde yumurta var.
İyi mi böyle?
Evet, iyi.
Ya böyle?
İyi.
Çeviri: Meursault
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.