Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Merhaba.
Korkma Zeynep ben yanınızdayım.
Bir nefes kadar yakınındayım.
Kimsenin sana dokunmasına izin vermem Zeynep.
Kimse senin saçın, teline bile zarar veremez.
Zeynep, Halil.
Sen Ayşe teyze ile ilgilen.
Kaçmış alçak herif.
Geçti, tamam korkma.
Ne oldu bana böyle?
Halil korudu bizi.
Allah razı olsun senden oğlum.
Ayağına taş değmesin.
Sen iyisin değil mi Ayşe teyze?
İyiyim, iyiyim.
Dünyanın kötülüğünü bilirim de...
...insan yine de bir garip oluyor.
Yüzüme su çalayım geleyim ben.
Dur ben sana yardım edeyim gel.
Kal, ben kendim giderim.
Zeynep, sen iyi misin?
O alçak çok uzağa gitmiş olamaz.
Başkalarına zarar vermeden ben gidip yakalayacağım onu.
Sen de kapıyı pencereyi kimseye açmıyorsun tamam mı?
Halil, dur gitme silahı vardı adamın.
Merak etme.
O tedirgin olduğu şeyi yapmayacağım.
Jandarmaya haber veririm.
Her şeye rağmen kötülüğün bahçesinde güven veren bir çınar gibisin.
Sırtımı dayamaktan çekinmediğim...
...gölgesinde nefes aldığım.
Ben bu hayatımı sana, seni korumaya adadım.
Korkma ben yanındayım.
Tamam gitmiyorum.
Ama jandarmaya bilgi geçireyim.
Komutanım ben Halil Fırat.
Doğrudur benim.
Kaçak hâlâ bölgede.
Ayşe teyzenin evine girdi.
Ama kaçırdık.
Herkesi merak etmeyin.
Bir bilgi olursa lütfen beni arayın.
Tamamdır kolay gelsin.
En kısa sürede yakalandığı bilgisayarınıza geçecek.
Ve o yakalanana kadar ben senin yanından ayrılmayacağım.
Siparişini açtığında...
...adına yakışan sıfatları büyük harflerle görünce...
...hatanı anlarsın belki hele.
Sabaha kadar yazsam hırsım alamayacağım ki.
Ama yetmez öyle iki üç kelime yetmez.
Senin siparişinin karşılığı bir şişe su.
Önce soğutmayı da unutma.
Çok yakıştı.
Biraz sıkıştıralım da.
Her şeyden bir zarar gelmesin.
Bir şeyim değilim lütfen en önemli sonuçta değil mi?
Siz de istatmeyin bari mutfakta rahat ver de iki lokma yiyin.
Zalım kadın.
Sipariş almış benim güzeller güzeli sarmaşım.
Sağ ol teyze.
Maşallah maşallah.
Tunun büyüklüğüne bakılırsa fayda var.
Şeytanın bacağını kırayım gelin.
Bütün ülkeye hatta dünyaya açılacak benim yetenekli yeğenim.
Naren'in enayisi kim bilir bu kadar takıdık oyunu edeceksem.
Neyse ben siparişimi götürüp kuleye vereyim.
Bekletmeyeyim hevesli müşterimi.
Var sende bir içine atmalar, dert gibi olmalar ama ne?
İyiyim merak etme.
Tam zamanda yetiştin.
Bizim zamanımız bir Zeynep.
Ben gereken zamanda hep senin yanında olacağım.
Ayşe teyzem iyi misin gel otur.
İyiyim bu halimize de şükür be kızım.
Belanın eşiğinden döndük.
Sen merak etme Ayşe teyze o haydut çok fazla uzağa gidemez.
Yakalandığın haberini de en kısa zamanda alacağız.
Evladım sen yağmur çamur demeden bütün gece dışarıda durdun durdun da kaçak geldiği zaman nereye gittin?
Aklımda dönüp duran soruyu sen sordun Ayşe teyzem.
Ben hemen geliyorum.
Her şerde hayır vardır diye boşuna dememişler.
Başımıza gelen bak felaketle senin de kalbinin buzları eridi.
Yok yani ben affetmedim Ayşe teyze.
Öyle panik halinde insan asıl duygusunu unutuyor ondan.
Gözünün bebeği duygunu ele veriyor kızım hiç yan yollara sakma.
İşte bunun için gitmiştim.
Sevenleri kavuşturmak için.
Dert ortağım benim çok özledim ben seni çiçek.
Seninle konuşurum koyunlarımla keçilerimle konuşurum benim derdimi bir onlar anlar.
Teşekkürler.
Soğuk durup aramızı uçurumlarda koysan avuçlarımla toprak taşıyıp mesafeyi kapatacağım Zeynep.
Otursana evladım ayakta kaldım.
Çiçek zayıfladın mı sen.
Sizin güvende olmanız benim için yeterli.
Olur mu hiç öyle hiç.
Ben kapıda bekliyorum.
Gözünün içine baktı oğlan sen kal demedin diye attı kendini dışarı.
Demek istedim ama diyemedim işte.
Dönü kırılacak insan değil senin kocan kızım sevdiği için canını siper edenin sevdasından şüphe edilmez.
Halil yeterince konuştu Ayşe teyze.
Benim sessizliğimi bastıracak kadar net ve çok konuştu hem de.
Neyse hadi biz valizlerimizi toplayalım gel.
İyisin değil mi iyi.
Beğendiğin ne var sağ ol Gülhan'cığım.
Cinsiyet henüz belli değil teyze çok da abartmaya gerek yok bence.
O zaman sen de hem pembesini al hem de mavisini al.
Kıyafetleri bir görsen çok tatlı minik minik.
Bak ne diyeceğim sana hazır çıkmışken karı koca biraz gezsenize güzel vakit geçirirsiniz.
Tamam canım öpüyorum.
Aslında sana kızmamam lazım.
Bana keyiflerin en büyüğünü yaşatıyorsun.
Sefaletini izlemek gibisi yok.
Zeynep konağa dönmeyecek Tülay.
Güvenceni kaybettin.
Sokağa düşüşünü zevkle izleyeceğim.
Bu da kim?
Halil yeni işçi mi aldı?
Hoş geldiniz kime bakmıştınız?
Halil Bey'e bakmıştım.
Halil Bey şu an konakta değil.
Hay Allah mevzu da mühim diye.
Henüz bugünlerde yok o yüzden zor bulursunuz biraz.
Size zahmet geldiğimi deyiverir misiniz ona?
Kim diyeyim?
Ben Metin babasının cezaevinden ahbabıyım.
Kendisi tanır bilir beni.
Telefon numaramı bırakayım.
Tabi yazın numaramızı.
Buyurun.
İyi günler.
İyi günler sağ olun.
Arzu.
Kimdi o gelen?
Halil Bey'in babasının arkadaşıymış.
Hapisten.
Pek yakınlarımış.
Hapisten mi?
Ya gizli kalan bütün gerçekleri biliyorsa?
Ya Halil'e anlatırsa?
Yıllar sonra nereden çıktı bu?
Numarasını bıraktı Halil Bey'in araması için.
Tamam sen o numarayı bana mesaj at.
Önce bir anlayalım bakalım kimmiş neymiş.
Yol geçen hanımı ya burası.
Emredersiniz.
Bundan da Halil'e bahsetmeyeceksin.
Ben anlatırım.
Bak hırkalarını da alalım.
Soğuk olur orası.
Eşarplarım?
Koydum Ayse teyzem koydum.
Hadi sen otur yorulma ben halledeceğim.
Ayakkabılarını da koyalım mı?
Koy kızım.
Ama o dolabın altındakiler kalsın.
Onları yarın ben komşulara iyileştiririm.
Tamam.
Hem gözünü alamıyorsun sevdadan hem gözüne bakmıyorsun.
Çok öylesine takıldım ben.
Gözün gönlün sevdiğine gidiyor değil mi?
Bak pijamanı unutmuşuz.
Ah gençlik ah.
Uzakları yakın ederim sana Zeynep.
Madem sen benimle evimize gelmiyorsun.
Bende olduğun yeri yuva yaparım bize.
Hatıralarım geride kalmasın.
Çerçevesini değiştiririz orada.
İyi gidi yıllar.
Bir ömür aynı yastığa baş koyacaktık bey.
Sen gittin ben bir başıma kaldım burada.
Ayşe teyzem iyi misin?
Bizim zamanımızda öyle telefonlar kameralar yoktu kızım.
Bana da ondan bana kalan sadece bu fotoğraf.
Onu da senelerdir gözümden sakınır dururum.
Işıncağızlarım.
Ay gitti.
Nereye gitti?
Dur telaş etme Ayşe teyzem ben alırım yatağının altına gitti.
Geç sen şöyle.
Taş gibidir kızım o oynatamazsın şimdi.
Hallederim ben sen merak etme.
Olmaz kızım bir gram kalkmaz o ağırdır.
Halil'i çağırayım çekiversin.
Yok dur olacak.
Madem kıpırdamıyor yerinden başka bir çözüm buluruz.
Hah bak bulduk bile.
Onun çağızı olur mu ki?
Olacak olacak.
Ben ne yapıp edip vereceğim sana fotoğrafını.
Hatıranı da götüreceksin yanına merak etme sen.
Yok şişle tığla olacak iş değil bu.
Bilek gözü lazım.
Bak oldu bile.
Aldın mı?
Sen ne yapıyorsun?
Yatağı kaldırıyorum.
Ne yapacaksın?
Ben de bir şey yapacağım.
Sen ne yapacaksın?
Ben de bir şey yapacağım.
Sen ne yapacaksın?
Ben de bir şey yapacağım.
Yatağı kaldırıyorum.
Ben çağırdım kızım.
Bunun için çağırdım.
Oy kurban olurum yokluğuna da.
Kalp kırmayın kuzum.
Üzmeyin birbirinizi.
Bir bakmışsınız saçlar ağarmış.
Adımlar yavaşlamış.
Elde sadece fotoğrafla kala kalmışsınız.
İki mıknatıslı saat gibidir aşıkların yüreği.
Birinde işleyen zaman diğerinde de işler.
Birinde durursa diğerinde de durur.
Kalplerin ritmi bir olur.
Bir zamanı anılarımızda durdurduk.
Benim kalbim onda durdu ama onun kalbi hala bende atıyor.
Birbirinizden uzakta değil.
Birbirinizin gözlerinde durdurun zamanı.
Ne mutlu doya doya bir hayat yaşamışsınız beraber Elşe teyze.
Birbirinizi kırmadan bir ömür geçirmişsiniz.
Ben kapının önündeyim Elşe teyze yine bir ihtiyacınız olursa seslenirsiniz.
Sürpriz mi yapıyorsun anana paşam?
Öğle yemeğini beraber yiyelim dedim anne.
Tabi hediyemi aldın oyunun ortaya çıktı.
O yüzden bu vakitsiz gelişin anlamadın mı sandın?
Aşkım bir hoş geldin yok mu?
Hoş bulduk.
Hoş geldin.
Karın sevdiğin çorbayla kavurmalı pilav yaptım.
Bundan hâlâ hoş geldin mi olur Erenciğim?
Ellerine sağlık aşkım.
Ben benim yüzümü yıkayayım geliyorum.
Geliyorum.
Bekleyecek miydik sabaha kadar?
Geçmeyecek miyiz sofraya?
Ben bugün yemekleri Eren'e özel yaptım.
Size daha sonra hazırlarım.
Şöyle yani icatlar çıkarın başımıza.
Yakında sen bizi masaya da oturtmayacaksın pes.
Kocasıyla baş başa yemek istemiş Kıymet Hanım'cığım.
Biz seninle gidip dantellerin elini oyalarına bakalım.
Sürgüne gönderdiler bana.
Anladığın gibi konuşmanın zamanı geldi Eren.
Hadi bakalım.
Eline sağlık.
Ayşe teyze gönderdi.
Sağ olasın.
Aç mısın sen?
Her şeyi rağmen beni düşünüyor.
Yani Ayşe teyze soruyor da.
Aç değil.
Ayşe teyze soruyor da.
Aç değil.
Ayşe teyzeye söylemesin.
Zeynep dur.
Bana bırak ben halledeyim.
Ben kendim yapabilirim.
Bırak.
Zeynep.
Bana olan öfken ne zaman geçecek?
Ben kimim ki sana öfkelenin?
Bırak.
Bana olan öfkelenin.
Zeynep.
Bak sapını yanlış tutuyorsun biraz daha yukarıdan tut.
Aman emirlerini eksik etme.
İlk kez balta almıyorum elime.
Zeynep.
Zeynep aslanlıyım ben.
Unuttun herhalde.
Başkaları gibi şehirde değil kasabada tarlanın içinde büyüdüm ben.
Bu hayatta öğrendiğim ilk şey kendi işimi kendim görmek oldu.
Zeynep bırak da iki dakikada halledeyim şunu.
Bak birini sakatlayacaksan zarar vereceksin diye korkuyorum.
Kimseye.
Özellikle de kimsesi olduğum birine ihtiyacım yok benim Ali.
Aksine çıksana.
Sen de mi bana meydanı körsün?
Zeynep tamam.
Bu kadar şeyi duvara söylesem dile gelir biliyor musun?
Söylediklerimin hiçbir önemi yok değil mi senin için?
Zeynep.
Yanılıyorsun.
Sana da her şeyin bir önemi var benim için.
Bir gülüşün.
Şöyle bir bakışın.
Öfke.
Ufak bir sözün.
Tüm varlığınla en değerli bir sözün bile.
Ben hayatımın geri kalanını ezberlediğim bu kadını ödedim.
Onu korumaya ödedim.
Gözümden bile sakındığım sana bir hatam oldu.
Kabul ediyorum.
Ama benim tanıdığım Zeynep'in gönlü affeticidir.
Zeynep.
Bunlar bana yeter şimdilik.
Zeynep.
Zeynep.
Şunlar durmasın ortalıkta kaldırayım.
Haydi bismillah.
Bu Metin denen adam da nereden çıktı?
Hayır eniştemin hapishaneden arkadaşı neyin peşinde olabilir ki?
Kim bu adam?
Ne biliyor?
Niye geldi?
Tamam.
Sakin ol Songül.
Bilgi alayım derken suyu bulandırma.
Telaşsızca ara, sor, öğren.
Tamam mı?
Tamam.
Metin Bey merhaba.
Ben Songül, Halil Fırat'ın teyzesiyim.
Bugün bizim konağa gelmişsiniz galiba.
Mesele nedir? Yeğenim bu aralar biraz yoğunda.
Bana anlatın isterseniz.
Bir an önce konuşsam çok iyi olurdu.
Durumum acil.
Tamam ben sizi dinliyorum.
Ben Halil'i beklerim.
Metin Bey.
Ha Halil, ha ben.
Biz bir aileyiz.
Yani bizim sözümüz birdir.
Bilemedim şimdi.
İsterseniz şöyle yapalım.
Biz yarın sizinle buluşalım.
Siz bana meseleyi anlatın.
Ben de Halil'i aktarayım olur mu?
Tamam öyle olsun.
Tamam görüşmek üzere.
Şimdi görünce ben getirdim sanıcak havalara girecek.
Burada olsa söylerdim Ayşe teyze gönderdi diye.
Nereye gitti ki?
Allah Allah arka tarafta ne iş olur onun?
Yoksa bize saldıran kaçar mı?
Hayır.
Ayşe teyzeyi de telaşlandırmamak gerek.
Ne güzel yemek yapmışsın.
Sen benim yaptığım bütün yemekleri çok seviyorsun galiba.
Elinin değdiği her şeyim.
Güveniyorsun yani bana.
Aşkım çok güveniyorum.
Hadi başlayalım.
Başlayabilirsin.
Afiyet olsun.
Çok güzel olmuş.
Eline sağlık.
Sen yemeyecek misin?
Yok.
Ben bugün sana servis yapacağım sadece.
Yemeğini getireyim.
Yemeği de hatta biraz tuzsuz yapmışlar.
Dur tuzunu ekleyelim.
Yemekten çok mutluyum.
Dur tuzunu ekleyelim.
Neler oluyor?
Ne çıkacak bu işin sonunda?
Bunlar neyim?
Annenle bana aynı kolyeyi hediye ettin.
Üzerine bir de yalandan sipariş verdin.
Bu kadar acıyı tuzluyu yediğine göre, sen de bu cezayı kendine reva görüyorsun.
Yemekten çok mutluyum.
Yemekten çok mutluyum.
Ah!
Halil?
Allah, iyi misin?
Ya ay ben ses duyunca osandım. Şey, kaçak yani.
Özür dilerim, çok özür dilerim. İyi misin?
İyiyim ben, iyiyim Zeynep.
Tamam.
Abla biraz düşünce ben, odunlar ıslanmasın diye istifliyordum.
Ne yaptım ben ya? Yaran var mı?
Bilmiyorum ki.
Kanamış bu.
Hadi hastaneye gitmemiz lazım bak, çok kötü vurdum ben.
Ya bir şey olursa ne bileyim beynine zarar...
Zeynep, endişe etme tamam.
Kanda birazdan diner, ufak bir şey.
O zaman tamam şey yapalım, sen otur.
Çünkü böyle durumlarda anlaşılmaz, yaran sıcak.
Başın dönebilir, hadi gel.
Geç otur şöyle.
Dur bakayım.
Çorba zehir gibi acıydı.
Yemeğe de tuz boca ettim.
Nasıl yedin?
Senin yaptığını düşünüp, öyle yedim.
Senin elinden zehir olsa bile yerim ben.
Tabii.
Siparişim geldi, musunu okudun, mecburen yiyorsun.
Suçluluk duygusu.
Sana ne notu?
Herhalde.
Lütfen daha fazla kandırmaya çalışma beni.
Öğle yemeğine boşuna geldiğini söylemeyeceksin herhalde.
Aşkım, ben seni özledim.
Aşkım, ben seni özledim, öyle geldim yemeğe.
Şu not işini açıklar mısın bana lütfen?
Verdiğin siparişleri önden yakaladım diyelim.
Bu sefer beni kandıramadın.
Ben de siparişlerine çok güzel bir not yazıp yolladım.
Ben o hatayı bir kere yaptım, bir dersim oldu.
O yüzden mi teyzeme ben Selma'yı mutlu edecek şeyi biliyorum diyordun?
Evet, aynen böyle dedim.
Tamam, kabul ediyorsun işte.
Evet, moralini düzeltmek için hediye aldım sana.
Diğerini o yüzden anlarım.
Bir kere daha yüklü sipariş gelince, bir de öncesinde senin söylediklerin.
Allah'ım ben ne yaptım?
Gerçek müşteriymiş Eren.
Bir şişe su yolladım.
Bir de not yazdım.
Ne yapacağım?
Bir de not yazdım.
Ne yapacağız?
Tamam, dur. Hemen kargoyu arayalım biz.
Bütün şeylerin cezası ağır oluyor.
Eren, özel kuryeyle yolladım nasıl gitsin diye.
Açlıkla not yazacağım.
Bittim ben.
Bittik.
Ya ben seslenemedim de öyle Ayşe teyze duyup telaş etmesin diye.
Böyle ses duyunca kaptım odunu.
Özür dilerim.
Halil, ne oldu oğlum sana?
Ayşe teyze, Halil odunları istifliyormuş ıslanmasın diye de ben de ses duyunca kaçak sandım.
Odunla.
Endişe edecek bir şey yok Ayşe teyze. Görünmez kaza, olur öyle.
Hayır, hastaneye de gitmiyor yani.
Bak asıl keçi olan sensin.
Kızım, öyle çaput parçası ile yara sarılmaz.
İçeride ilaç dolabı var, hemen kapının yanında.
Hah, tamam.
Hadi, yaranı saracağım, gel.
Gelir misin, hadi.
Söve söve gelirim.
Hadi oğlum.
Hadi, hadi.
Tamam, tutun bana.
Beni aşıklar.
Vitesi yükselttim Halil Fırat.
Tanışmamıza çok az kaldı.
Hayırlı günler teyzeciğim.
Teyzeciğim.
Teyzeciğim.
Hayırlı günler evladım.
Bir hareket ses olmuş sizin buralarda.
Sorun var mı?
Yok yok, bizim kız yanlışlıkla firari zannedip oğlanı yaraladı da.
Öyle korkulacak bir şey yok.
Ne oldu, bulundu mu hain?
Yakalandı teyzeciğim, için rahat olsun.
Oh, çok şükür.
Allah sizden razı olsun.
Etrafta dolaşan bir ortağı, bir destekçisi varsa yakalamak için teyakkuzdayız.
Ayağınıza taş değmesin yavrum.
Sağ ol teyzeciğim.
Sağ ol.
Söyle.
Sadık Ağa, sorduk soruşturduk.
Köylülerin dediğine göre, jandarma bu civarda olanacakmış.
Zaman kaybedeceğim.
Ne yapalım, ben de o arada intikamımı arlarım.
Başka bir emrin var mı Sadık Ağa?
Benim koskoca Kazım amcamı, canımdan öte amcamı,
öldüren Halil Fırat'ın soyunu sopunu dök bana.
Hakkında kim ne konuşur, ne yer, ne içer bilmek istiyorum.
Aldığı canı canıyla ödeyecek.
Bu dizinin betimlemesi Maya Film tarafından Sesli Betimleme Derneği'ne yaptırılmıştır.
Sipariş veren kişinin sosyal medyasını buldum.
Ama ne yazacağım ki?
Bir tanem, sakin ol önce. Sakin.
Ya sakin olacak hali mi kaldı oğlum?
Kızın ekmek tekmesi başına yıkılıyor.
Çaylarımızı içelim.
Sakin sakin düşünelim.
Hararetimizi alır.
Hala, sen düşünebilir misin?
Hani kuş beyinleri...
Kıymık, beynimin alt kıvrımlarıyla ezmeyeyim seni canım.
Yaz sen o işimi. Tatlı müşterim.
Ne münasebet. Biraz fazla oldu.
Yaz gelin kız.
Pek kıymetli müşterim bey.
Ay yok. Olmayacak.
Doğru dürüst bir şey yazamayacağım ben kesin.
Hapse geleceğim.
Kızım, her şey biz insanlar için.
E çekeceğim varsa buraları da göreceğim, ne edeceğim?
Hayır, yok artık.
Hapis az gelir.
Yılanını zindana atarlar kesin.
İnsana ağzını bozduracaksın Kıymet Hanım.
Kız, orada yılan ne keser?
Kafanı çevirir misin?
Konu sen olunca bakışlarıma bile söz geçiremiyorum.
Kıymet Hanım.
Kıymet Hanım.
Tam bir keçisin bu arada.
Niye kabul etmedin hastaneye gitmeyi?
Çünkü hemşerimden çok memnunum.
Elleri pamuktan farksız.
Biz oyun mu oynuyoruz burada?
Bilmiyorum farkında mısın ama yaralısın.
Açıyor mu?
Ne yaptınız çocuklar?
Hiç işte şey ben pansuman yapıyordum.
Yap tabi kızım.
Birbirinizin yaralarını saracaksınız.
Sen ne yaptın?
Biriyle konuşuyordun sanki.
Komşun mu geldi?
Yok kızım jandarmayla.
Ne oldu bir sorun mu var?
O hain firari
ne yaptı?
O hain firari
yakalanmış dersem Zeynep kızın adından Halil'i gönderir.
Bu yalan yalan sayılmaz.
Ayşe teyze kötü bir haber mi var?
Yok kızım yakalanamamış.
Jandarmada asayişi sağlamak için bir sağa bir sola dolanıp duruyor.
Sen nasıl oldun evlatcığım?
Daha iyiyim.
Zeynep yanımdayken kötü olma mümkün mü zaten?
I ıh iyi iyi.
Zaten geri kalanıyla hastanede doktorlar ve hemşireler ilgilenecek.
Hastaneye falan gerek yok.
Ben sayende iyileştim Zeynep.
Ayşe teyzeciğim sen de bizimle geliyorsun.
Yalnız bırakamayız seni burada.
Yok kızım.
Ben bu evi toparlamadan şuradan şuraya adımımı atmam.
Aa bu kadar inat bana bile fazla mı?
Kızım sen şimdi ne yap biliyor musun?
Gir mutfağa.
Kocanı bir güzel tarhana pişir.
Benim yaptığım tandır ekmeklerinden de ısıt getir.
Bak sabahtan beri aç bir ilaçlı çocuk ortada duruyor.
Yok Ayşe teyze ben aç değilim gerek yok.
Olmaz.
Ben çatımın altında duran hiç kimseyi açta açıkta bırakmam oğlum.
Yiyeceksin.
Hadi kızım.
İyi madem sen istiyorsun o zaman yaparım.
Ağzını tek lokma koymadı gerek yok diyor bir de.
Hâlâ mesajıma dönüş yok.
Hissediyorum başıma çok kötü şeyler gelecek benim.
Aşkım tamam.
Görmemiştir belki.
Efham yapma hemen.
Dönünce özrünü dilersin tamam.
Ne derdin vardı sen boş.
Kocanın imkanları var.
Saltanatını sür yaşa gitsin.
Bir tane yeğenim bile bana çekmedi ayol.
Ben nasıl yaptım ya böyle bir hata?
Şekerim senin bu aralar yıldızın düşük ondan oluyor.
Yanlış kararlar veriyorsun.
Yıldızlarda kayar filmi var bilin mi?
Rahata öğrenince şımaranın dramını anlatayım.
Sen de böyle kayıp gideceksin bu evden.
Gece gece kahveleri hüpletirsen hık hık diye sen gideceksin.
Bu evden değil ama.
Yeryüzünden.
Lütfen mesajımı görünce.
Dönüşünüzü bekliyorum Yasemin.
Kızım şans yüzüne güleyip sen basıyın tokadı.
Boşuna çabalıyım.
Vurduğun yerde gül bitmeyecek.
Durumu toparlamak için elimizden geleni yapıyoruz anne.
Merak etme anne haklı.
Yaptığım yanlışlık hiçbir açıklaması yok.
Kim ki bu saatte?
Bilmem.
Memur bey.
Hayırdır bu saatte?
Selma Işık hakkında dolandırıcılık ve haksız kazanç ihbarı aldık.
Memur bey bakın.
Bir yanlışlık oldu.
Ama önü çıktı ya bilirim.
Karakola gelip ifade vermeniz şart.
Olanı biteni ifadenizde anlatırsınız.
Oh mahpus dağında bol bol inci boncuk dizicin.
Tıs kıydı seni.
Boncuktan kuş yapar mı teyzenim?
Amirim.
Selma şu karıncayı yıkayın.
Amirim.
Selma şu karıncayı bile incitmez.
Zorluk çıkarmayın lütfen.
Bizim kızın elleri de pek marifetli.
Çorbanın kokusu şifa dağıtıyor.
Valla öyle.
En basit yapılan yemeği bile kendi elleriyle lezzetlendiriyor.
Gönülden yapıyor da ondan oğlum.
O gönülde senin de sevdan var.
Geçen yaptığı tarhanayı sana yediremedi.
Bak şimdi aynısından yaptı getirdi.
Ellerine sağlık.
Afiyet olsun.
Güzel kızım.
Şimdi o delikanlılığından bir şey belli etmiyor ama kafası sızım sızım sızlıyordur.
Hadi bir yardım et de içir beynin şu çorbayı.
Kafasını sızlatan da sensin Zeynep.
Yok yok kendim yerime.
Sağ ol.
Emin misin yardım edebilirim istersen.
Ay evlatcığım gözü döndü yuvasında.
Ne oldu iyi misin?
Telaş etmeyin.
İyiyim bir an başım döndü gibi oldu sadece o kadar.
Benim yüzümden oldu.
Belli etmiyor ama çok ağrısı var.
Zeynep.
Zeynep.
Tamam tamam bırak sen.
Yorma kendini ben içireyim işte.
Aile dediğin sevdanın tohumuyla başlar.
Tohum büyür yeşerir dallanır budaklanır.
Güven verir ısıtır meyve verir.
Sevinciyle yüzün güler ama acısıyla da yanarsın.
Biri hastayken diğeri ilaç olur.
Ayakta duran düşeni kaldırır.
Bu neyin ikilemi Halil?
Acına kıyamıyorum.
Acımasızlığına dayanamıyorum.
Gözlerinde iki renk var.
Biri öfke.
Diğeri sevda.
İkisi de benim eserim.
Öfkeni sevdanın içinde eritmek de bana düşer.
Biraz daha iyi misin evlatcığım?
Tarhan'a çok iyi geldi Ayşe teyze.
Tekrar ellerine sağlık.
İçmeyecek misin?
Yok Kafi.
Ben...
...arabadayım.
Yürü.
Yürü.
Yürü.
Yürü.
Arabadayım.
Endişe etmeyin artık.
Seslenirsiniz bir şey olursa.
Anayım ben yavrum anayım.
Bu halde bırakır mıyım seni?
Otur bakayım yerine.
Ayşe teyze haklı.
Hiçbir yere gitmek yok.
Hadi.
Ben içmiyorsam tepsiye götüreyim.
Hadi.
Hadi.
Ablan aradı mı Merve?
Aramadı anne.
Beni de özlemiyor artık.
Zümrüt hanım hiç özlemez olur mu?
Zeynep için dünya bir yana sen bir yana.
Umarım inadı bırakırsın Zeynep.
Haber de vermiyor.
Arayıp babaannen konuşmak istiyor mu desem acaba?
Söylemedim tabii babaannesini bu hale getirenin sen olduğunu.
Kızım bilmesin sırf onu konağa geri getirmek için hâlâ.
Kızım sırf onu konağa geri getirmek için hasta bir ihtiyarı kullandığını.
Senin lafını dinleyecek değilim Songül.
Zeynep geri dönmezse müştemilatta kalmamıza dahi izin verilmez.
İki gün geçmeden sokaklarda buluruz kendimizi.
Büyüdükçe ihmal ediyorlar.
İyi ama.
Tabii canım artık onların da bir ailesi yuvası var değil mi?
Senin için rahat etmeyecek istersen bir arayalım.
Ay yok gelir kızım yok.
Ben sana dertleniyordum öyle.
Yani zaten konuştum ben gelip görecek beni.
Gece gece rahatsız etmeyelim.
Geleceğim mi dedi ben öyle bir şey hatırlamıyorum emin misin Zümrüt Hanım?
Yok artık.
Anneciğim ne yapıyorsun?
Bilerek kafasını karıştırmasana babaannemin.
Bilmem farkında mısın prenses kızım ama bu evdeki kaderimiz ablanın dönmesine bağlı.
Ya sanki öyle dedi.
Ben mi yanlış hatırlıyorum acaba?
Sen hiç yorma kendini Zümrüt Hanım arar öğreniriz şimdi.
Anne.
Alo kızım nasılsın?
Zeynep sesine hasret kaldık.
İyiyim.
Siz nasılsınız babaannem Merve onlar nasıl?
Hepimiz seni özlüyoruz.
Bilhassa babaannem.
İyiyiz.
İyiyiz.
İyiyiz.
Hepimiz seni özlüyoruz.
Bilhassa babaannen.
Ne zaman döneceksin?
Anneciğim konuştuk ya bunları.
Yeni evimizde sıfırdan bir düzen kuracağız.
Zeynep bunlar öyle alelacele alınacak kararlar değil kızım.
Ay ver ver ben de bir sesini duyayım.
Bak babaannen istiyor hoparlörü alıyorum seni.
Ay yumuşak kalp bir mavişim benim iyi misin?
İyiyim sultanım.
Sen nasılsın?
Ablacığım çok özledik seni.
Bak babaannem de sürekli seni soruyor.
Gelmeyecek misin?
Ne demekmiş gelmeyecek misin?
Ay onun kokusu burnumda evde odalarda tütüyor benim.
Sultanım bizi Allah'tan başka kimse ayıramaz.
Ben seni bırakıp gider miyim hiç?
Duydun mu? Bırakmaz beni o.
Damadım nasıl iyi mi onu da çok özledim.
Sessiz bu konağın tadı tuzu kalmadı yavrum.
İyi o da benimle.
Aşıklar ikinci baharını mı yaşıyor yoksa?
Halil kesinlikle Zeynep'in taşınmasına izin vermez.
Yanında da olduğuna göre Zeynep'i alıp gelecektir kesin.
Damadımın da bir sesini duyayım.
Sultanım o biraz yoruldu erkenden yattı.
Barışmaları an meselesi.
Ben uyanınca söylerim.
Tamam o zaman uyanınca selamımı söyle.
Aleyküm selam öpüyorum seni çok.
Metin denen adamla tek başıma görüşemem.
Nedir necidir bilmiyorum.
En iyisi Fikret'e haber vermek.
Yarın sahilde biriyle görüşeceğim.
Gelip uzaktan izle.
Eğer bir tehlike sezersen gereğini yaparsın.
Tamam Aslanlıları bu konaktan göndermeden başıma başka bir bela yapışmasa bari.
İyi geceler Söngül Hanım.
Uyku tutmadım mı yoksa?
Bugün uyuyamasam yarın uyurum Tülay.
Odam yukarıda.
İyi geceler.
İyi geceler Tülay.
Odam yukarıda, yatağım yukarıda.
Bence sen kendine bak.
Her anını değerlendir.
Çünkü yakında yatacak bir yatağın bile olmayacak.
Bitki çayınız Söngül Hanım.
Afiyet olsun.
Mersi.
Siz bir şey ister miydiniz Tülay Hanım?
Yok teşekkürler.
Hadi.
Sandığın kadar kolay olmayacak Rüyam.
Hatta hiç olmayacak.
Anlaşıldı.
Senin yine sinirlerin bozulmuş.
Konaktan biri gidecek.
Ama ben değil sen gideceksin Söngül.
Boşuna hayaller kurma.
Az önce Zeynep ve Halil ile görüştüm.
Birlikteler.
Ne oldu?
Sana selam söylemediler diye mi bozuk?
Maks iki güne ablamla eniştem konakta.
Yani mekanın sahibi geliyor.
Plansız işlere kalkışırsan kaybedersin Söngül.
Nasıl da rengi aktı ama.
Oh beter olsun.
Kızım bıraksaydın mutfağın işini bana.
Yok Ayşe teyzem iki tabak yıkadım ne yaptım sanki.
Ben sabah odun kırdım ya o yordu biraz beni.
Hadi siz yatın dinlenin ben arabadayım.
Şu kapının dışına koymam seni.
Oğlum hem yaralısın benim aklım kalır.
Ayşe teyze iyiyim dedim ya ben endişelenecek bir şey yok.
Hem bu tarz zarbelerde 24 saat çok önemli.
Çok önemli.
Yalnız kalamazsın değil mi Ayşe teyze?
Tabi.
Geç otur.
Ben çok uzakta değilim.
Hemen şuradayım.
Ver bakayım şu arabanın anahtarını bana.
Hadi git de göreyim.
Sen arabada oturacaksın biz burada rahat uyuyacağız öyle mi?
Ben uyuyabilir miyim şu kız uyuyabilir mi sen arabada otururken?
O zaman ben yatağını yapayım senin.
Hiç zahmetlere girme kızım ben sabahtan örtüleri değiştirdim mis gibi serdim tertemiz.
Hadi gidin yatın.
Siz de dinlenin rahat rahat bir güzel uyuyun.
Kendinize gelin.
Ayşe teyzecim olmaz.
Ayşe teyze biz seni odandan etmeyelim.
Hadi beni dinleyin bir güzel yatın dinlenin.
Ayşe teyze ben arabada gerçekten uyuyabilirim.
Hadi ama hadi.
Ama.
Hadi oda sizin.
Ayşe teyze.
Allah rahatlık versin yatın bir güzel dinlenin.
Ben arabada yatarım.
Hayda.
Koltukta yok.
Ben anlamadım ki nasıl birden buraya geldik.
Bir anda oldu.
Hayır o kadar da ısrar ettim.
Yani şu kapıya kadar dedim ki arabada geçiririm ben geceyi.
Ama yok.
Sonra soktu bizi odaya.
Yok olmaz zaten.
Yani sen salonun dışındasın.
O kadar da ısrar ettim.
Sonra soktu bizi odaya.
Yok olmaz zaten.
Yani sen salonda yatacaktın normalde.
Yaralısın yani gözünün önünde olman şart.
Gözünün önündeyim zaten.
Neyse canım biz.
O kadar büyük sorunları çözdükten sonra bu çocuk oyuncağı.
Çözüm çok basit ben sana söyleyeyim.
Sen yaralı olduğun için yatak senin.
Ben başımın çaresine bakarım.
Ben de bunu kabul edeceğim yani.
İnanıyor musun buna?
İyi tamam etme.
Böyle ikimiz ayakta dikilelim ne dersin?
Yok.
Ben senin keçiliğinle inadınla uğraşamam.
Bugün keçi olan sensin ama.
Hastaneye gitmeyelik ispatladın bunu.
Evet keçiyim.
Ama en azından çözümcü keçiyim.
Müsaade et.
Tamam.
Ne yapıyorsun acaba?
Bu mu çözüm?
Bu değil.
Bu da işe yarar.
Bak.
Ayşe teyze uyumuştur zaten.
Ben salona geçip kırılırım işte bir köşeye.
Bu arada keçilik dersi bir.
Sonucu olmayan çözümlerle uğraşılmaz.
Ders iki.
Ben asla yaş tahtaya basmam.
İçerideyim ben Ali.
İyi geceler.
Zeynep dur.
Bir yaşlı kadın ilaçlarını yeni aldı.
Uyumuştur bile.
Şimdi çıtırtı patırtı yapacaksın.
Kadını boş yere.
Ben halledeceğim.
Buldum bir yol. Güven bana.
Yok bebek gibi ana.
Yok dibimdik, yok dolum, yok elim şişti, yok ayağım şişti.
Bence uyuyabildi de.
Kendi işimizi görüyoruz.
Bu Kazım'ın Halil'e yazdığı
mektubu yok etmezsem işim yaş.
Kaçacak delikanlı kendine.
Konağa öyle bir mektup göndereceğim ki
gelen geçen yüzüne tükürecek.
Ben değil, Ali Fırat kesecek cezanı.
Dünyanın binbir türlü hali var.
Eğer Burhan öğrenirse
en azından kanıtları yok etmem lazım.
Yok, yok.
Hiçbir yerde yok.
Ulan yırttı mı acaba?
Yırttı.
Peki.
Yatakta işleri düşünmekten uyku tutmadı.
En azından geleyim dedim, çalışayım ben de.
Kağıt kalem almaya gelmiştim.
Ha.
Ben de uyanıp seni göremeyince korktum.
Ben sizi yalnız bırakır mıyım hiç?
Her an yanınızda olmak istiyorum sizin.
İşte çalışmak için de anca geceler kalıyor bana.
Kendi işimizi kurma hazırlıkları başladı mı yoksa?
Vekalet vermiştim yani.
Ya sürprizi bozma hayatım ama.
Ama bak, kendini kaptırıp böyle çok fazla yorma.
Olur mu?
Yani yersiz iddiamlar olmazsa
sorun yok Gülhan.
Yani ben çalışırım, çalışmaktan gocunmam.
Hiçbir şeyden gocunmam, çalışırım.
Ama mesela şimdi Halil geldi buraya,
beni burada gördü.
Bin tane şey söyleyecek.
Halil'e söylemeyiz canım.
Ne gerek var?
Alt tarafı kağıt kalem.
İyi hatırladın.
Hadi çıkalım.
Hadi.
Tamam.
Oldu.
Bu tamam.
Halil, Fırat'ta çareler tükenmez.
Şimdi bana çarşaf lazım.
Şu sandı sen aç istersen bir bakalım.
Var mı?
Var.
Al, çarşaf.
Bu iş görür.
Ne?
Ne?
İşte bu.
Bulduğun çözüm bu mu gerçekten?
Yatağın ortasına çarşaf germek mi?
Farkında mısın bilmiyorum ama hala bir yatağımız var.
Ne oldu?
Halil ne oldu?
Ne oldu?
Yanlış anlamazsan Zeynep, konuşunca böyle bir başıma ağrı giriyor da.
İyi misin? Dönüyor mu başın? Ağrın var mı?
Biraz bir bakayım.
Bir şey söylesene Halil, var mı ağrın?
Bakayım.
Yatınca geçti gibi.
Ama tabii...
...gecenin ilerleyen saatlerinde ne olur bilmiyorum.
Gecenin ilerleyen saatlerinde ne olur bilmiyorum.
Bir şey olursa ben içeriye seslenirim.
Sen git uyu.
Canın çıksa gıkın çıkmaz.
Aniden giren böyle ağrılar oluyor.
Geçer birazdan.
Korkulacak bir şey yok Zeynep.
Hadi sen git rahat rahat uyu.
En ufak bir ağrın olursa seslen bana, buradayım.
Tamam.
Uyumuyorum ben, sen uyu hadi.
Biliyorum.
Varlığının yakınında olması bile yetiyor Zeynep.
Zeynep, iyi misin?
İyiyim de...
...sen niye zinsiz açıyorsun perdeyi?
Merak ettim seni.
Burada merak edilecek biri varsa o da sensin.
Yaralısın çünkü.
Hadi, yürü.
Kapat.
İyi geceler.
Uyumuyorum ben.
Farkındayım.
Ağrın var mı?
Yatağı yatınca geçti.
Koku da ne herhalde?
Ne kokusu?
Şifa getiren koku.
Sevdiğinin kokusu derman olmamış.
Ben de senin kokunu aldım ya...
...o iyi geldi sanırım.
Yara da senden.
Derman da senden geldi işte.
Sözlerine kapılmayacağım.
Dik dur Zeynep.
Kendini akıntıya bırakırsan çok geçmeden Halil Fırat kayasına çarparsın.
Senin de...
...yani gece gece sohbetine de uyum olmuyor ama...
Uyuman lazım artık, hadi. İyi geceler.
Bu arada...
...perdeyi de zinsiz açma bir daha.
Açmıyorum zaten.
Uyursam...
...boşa gidecek sanki sana.
Senin kokunu aldığım her anı yaşamak istiyorum Zeynep.
Ben...
...ben...
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.