Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Açma.
Neredesin Zeynep? Melek isim takıp nereye gittin?
Cemil Zeynep'i gördün mü? Sabah elinde küçük bir valizle
gördüm. Saatte bayağı bir erkendi. Merak ettim. Sormak
için selam verdim ama o kadar dalgındı ki duymadık yani.
Tamam sağ ol. Yine bir terslik var ama ayrılsın bakalım.
Sen nasıl olur da benim işime karışırsın? Kimsin sen? Sen
kimsin?
Sen benim yaşamamış mısın?
Sen benim nefesimsin. Sen hayat ışığı mısın? Zeynep sen benim.
Sen benim mercimsin.
Sen kimsin? Kimsesiymişim ben. Koca bir içmişim.
Bak Tülay Hanım. Ali. Oğlum bir şey mi oldu? Ne oldu?
Enişte bir sorun mu var? Zeynep nereye gittiğini biliyor
musunuz? Size bir şey söyledi mi? Zeynep konakta değil mi?
Değil sabah erkenden çıkmış. O Zeynep sever öyle yürüyüşe
çıkmayı tek başına. Öyle değil. Giderken bana bir veda nutu
bırakmış.
Zaten ben karışmayacağım artık onun işlerine. Kendisine de
söyledim. Artık rahat rahat uyuyabilirsin dedim.
Almamalıydım. Ne dediniz? Sen merak etme Halil, şimdi
öğreniriz nerede olduğunu. Bir arayayım ben de.
Sen nasıl olur da benim işime karışırsın? Kimsin sen?
Deli misin be? Canım ısladı.
Açmıyor.
Böyle olacağı belliydi ama enişte. Ablama söylediğin
lafların altında kalacak biri değil. Hiç mi tanımadın sen
ablamı? Merveciğim tamam. Onlar karı koca. Karı koca arasına
girilmez öyle. Ben de onu diyorum ya anne işte. Insan
karısına öyle laflar etmemeli.
Merve atla. Ben çok ileri gittim. Ama merak etmeyin. Ben
karımı bulup getireceğim.
Ne öyle bilmiş bilmiş konuşuyorsun. Ters bir şey
söyleyecek diyordum koptu. Söyleyemez eniştem. Çünkü
suçlu. Hem farkında da zaten. Hak verdi bana. Onların
arasındaki bağ çok kuvvetli. Öyle bir iki kelimeyle kopacak
gibi değil. Ablan biraz öfkeli o kadar. Halil gider bulur
getirir onu ben biliyorum. Ablamdan bahsediyoruz anne. Ya
sanki hiç tanımıyorsun kızını. Aşkından olsa o lafların üstüne
çıkıp gelmez. Gururunu ezdirmez Benim ablam.
Günaydın. Kolay gelsin. Bugün evden çalışıyorsun herhalde.
Yani nasıl da full konsantrasyon. Ha teyze. Yok.
Öğleden sonra geçeceğim şirkete buyurun. Işle ilgili değil.
Başka bir şeye bakıyorum. Ama evet. Çok önemli.
Selma için mi? Hala kırgın sana değil mi?
Sen bir baksana. Nasıllar? Harika tasarımlar. Sence Selman
binir mi yani? Kesinlikle beğenir. Tamam. Ama ben
seçemedim. Sen bir baksana. Bakışı var. Şu. Bir alttaki.
Bu. Bence bu. Çok zarif. Sel başım gibi. Ne diyorsun yani?
Aynen. Tamam. O zaman ben bunu sipariş vereyim hemen. Eşit
Selman'ın gönlü biraz olsa alırım.
Abarken o biraz zor. Bundan böyle rüyalarınızda var işçiniz
artık.
Olmaz. Seni kaybedemem.
Ben senin nereye gideceğimi biliyorum.
Alırdın.
Bırak ne olur bırak.
Bırak beni. Bırakmam Zeynep. Dayan aşkımız gibi kül oldu
işte. Dur derim sana bir dur. Biz çalmayacağız. Küle
dönmeyeceğiz. Buna izin vermeyeceğim.
Sevdiğin kadına sen kimsin dedi. Asıl sen kimsin Halil?
Sen kimsin? Kimsin de fütursuzca konuşuyorsun ona?
Sen onun Sen onun bir damla gözyaşı için dünyaları
yakacakken Şimdi onu okyanuslarda boğuyorsun.
Ama telafi edeceğim. Seni evimize döndüreceğim seni.
Kalbim koca bir boşluktan ibaret sanki. Ne bir iz, ne bir
his. Derin. Karanlık bir kuyu gibi içim sayende. Öyle bir
soldurdun ki içimde açan çiçekleri. Bundan sonra dalında
kalsam ne? Düşsem ne?
Eee ben de yardım etseydim Tekin. Olmaz bir tanem. Olmaz.
Gel bakayım gel. Gel otur şöyle gel. Gel sen bakalım. Hı. Ben
şimdi melek karımı ve biricik bebeğimize muhteşem bir omlet
yapacağım. Sen bundan sonra hiçbir şeye karışmıyorsun. Her
şey bende. Bak böyle yaparsan şımarırız ama. Sen dilediğin
kadar şımart sevgilim benim.
Senle doğacak ufaklık benim hayat garantimsiniz. Sizi hoş
tutmaktan başka şansım yok.
Biliyor musun? Dün ne oldu? Sen gelmeden önce Halil Zeynep'e
çok fena çıkışlı.
Sen kimsin dedi kıza? Neden böyle yaptığı hiç anlamadım.
Beni sakladığı için kızmıştır. Ne dedin canım? Anlamadım.
Halil diyorum, yani kızacak, patlayacak yer arıyor.
Hayırdır Tekin? Mutfak işlerine mi soyuldun?
Insanın karısı hamile olunca aşerme durumları oluyor tabii.
Evlenince ne omlet çekmiş. Ben de onu yapıyorum. Hayır. Aşer
miydin Tekin? Öyle aklıma geldi söyledim. O da hemen ben
yaparım. Bir mutfağa geldi girişte.
Halil nerede? Sabahtan beri görmüyorum. Halil Bey, Zeynep
Hanım'ın peşinden çıktı. Zeynep nereye gitti ki? Bilmiyorum.
Sabah elinde küçük bir valizle çıkarken gördüm çiftlikten.
Pek de iyi görünmüyor.
Halil'in dün gece söyledikleri yenilir yutulur cinsten
değildi. Zeynep'in ağırına gitti bence. Kesinlikle. Ben de
az önce Tekin ondan bahsediyordum. Halil hiç iyi
yapmadı. Zeynep'in çok kalbi kırıldı kesin. Ya yazık kıza.
Aslanlık olur, gideceğiz işime yaratan.
Benim yüzümden olmuş belli. Ama ucu bana dokunmasın da ne
yaparlarsa yapsınlar.
Öyle ağır konuştum ki. Rüzgarlı tepe bile derman anladı
kalbinde açtığım yarayı.
Bi peşin. Öyle pişmanım ki seni.
Efendim Ali? Hakan bütün herkesi seferber etti. Her
yerde Zeynep'i arasınlar. Halil ne oldu Zeynep'e? Gitmiş.
Gerekirse yeşil pınarın altını üstüne getirin ama bana
Zeynep'i bulun. Tamam. Tamam bulacağız merak etme.
Neredesin Zeynep? Asil sevdam neredesin?
Dediğim gibi Volkan. Herkese seferber ediyorsun. Bakılmadık
yeni deliği kalmayacak. Zeynep bir an önce bulunmayacak.
Anlaşıldı mı? Eee tamam. Biraz konuşabilir miyiz? Ama ben seni
arayacağım. Sormak istediğin birkaç bir şey vardı da. Tabii
buyurun. Halil'le samimi olduğunuzun farkındayım. Ben de
bu yüzden seninle konuşmak istedim. Halil geçen akşam
Zeynep'e çok kötü davrandı. Azarladı onu. Sonrasında da
Zeynep evi terk etmiş. Ne oldu birden? Yani neden böyle ters
düştüler birbirlerine? Madem kocan seni kandırıyor, o zaman
bir şekilde bunlara sebep olanın o olduğunu bilmelisin
bence. Çeki yüzünden. Nasıl yani? Tekin ne yapmış olabilir
ki? Halil Tekin'in sana karşı iyi bir eş olmadığı da
düşünüyordum. Bu yüzden Tekin'e çok öfkeli. Zeynep de ailede
sakinleştirmeye çalışınca Halil bu kez Zeynep'e çok öfkelendi.
Veyahut talihsiz cümleler etti. Gene araları bu yüzden açıldı.
Neyse benim acil bir işim var da gitmem gerekiyor iznimle.
Ben de bilip bilmeden tavır aldım Zeynep'e. Meğer bizim
yüzümüzden işitmiş o lafları. O Haliş, yapmayacaktın böyle.
Ah Zeynep ah. Hadi Halil'le kızgınsın. Benim telefonlarımı
niye açmıyorsun? Öleceğim meraktan.
Şey Hanım Merve'yi almaya geldim. Işçilere yemek
dağıtmaya gideceğiz. Hazır mısın Merve? Hadi gidelim.
Bugün benim hiç kelesim yok ya. Gelmesen. Ama Halil Bey'e söz
verdik. Mecburuz. Tabii ya. Ben ben anlamıyorum bu günlerde
bütün sorumluluklarından kaçıyorsun Merve. Okula da
gitmiyorsun. Anneciğim anlattım ya sana. Rezil oldum ya ben
hani. Nasıl gideyim?
Haklı kız. Ne güzel yurt dışına gönderecekti Songül ama Zeynep
gidince o da boşa düştü. Songül'ün ekmeğine yağ sürüldü.
Ancak Zeynep'le Halil barışırlarsa o zaman.
An geçmiyor ki burada yeni bir sorun çıkmasın. Ablan yok
ortalıklarda. Şimdi bir de sen problem çıkarma Merve. Hadi
işinin başına. Hadi.
Hadi kızım aç. Bu sefer şu telefonu.
Bıktım ya. Şu İstanbul'a bir taşınsam da kurtulsam. Deme
öyle şeyler Merve.
Anladım ben. Senin canın çok sıkkın. Gelme bugün. Bir günlük
bir şey olmaz. Hallederim ben. Gerçekten mi? Çok sağ ol Cemil.
O zaman ben de bu iyiliğine karşılık sinema biletlerini
alayım. Hem geçen gidememiştik zaten. O olur. Olur tamam. Öyle
yapalım. O zaman görüşürüz.
Oh Zeynep butik başlığın beni bir gün öldürecek.
Aaa hayırdır Tülaycığım? Iyi görünmüyorsun. Bir sıkıntın mı
var? Ne derdin var yine? Ne demeye geldin? Pek sevgili
kızım evi terk etmiş. Ben sana demiştim hatırlıyor musun?
Kızının soyadına güvenme diye. Işte benim sözümü dinlemezsen
böyle ortalarda ne yapacağım? Ne yapacağım diye dört
dönersin. E normal tabii.
Yok öyle bir şey. Evlilik bu. Bugün darılırlar. Yarın
barışırlar. Hem Halil Zeynep'i almaya gitti. Birazdan
konaklığın çileği el ele girecekler. Hı hı. Umut fakirin
ekmeği tabii. Aktülay.
Senin de sonu yaklaşıyor. Zeynep öncülük etti. Şimdi
sırasıyla bütün aslanlı kadınları bu konaktan defolup
gideceksin.
Aslanma ben Zeynep'e ulaşamıyorum. Telefon kapalı da
çarşıya gidecekti. Senin yanında mı diye merak ettim.
Yok hani. Biz Zeynep'le bugün hiç konuşmadık. Başka bir şey
yok değil mi? Hayır hayır. Sorun yok. Dedim ya çarşıya
gidecekti. Telefonu kapalı. Neyse o şarj edince beni arar
mutlaka. Merakta bırakmaz. Neyse ben seni daha fazla
meşgul etmeyeyim. Eren'e selam söyle. Söylerim. Görüşürüz.
Buldum be Hakan. Halil çocuklar her yere baktı. Ve dire
teyzenin evine, sizin Zümrüt Hanım'la gittiğiniz köy evine
hiçbir yerde bulamadılar.
Ömer Ağa. Havalimanına falan bakalım mı? Gitmiş olabilirsin
Zeynep. Doğduğun yerden. Benim yanımdan gitmiş olabilir misin?
Halil orada mısın?
Bakın Hakan.
Nereye gittin Selin?
Yoksa bana.
Kızım ne?
Siz kimsiniz beyefendi? Kusura bakmayın. Birine benzettim.
Vallahi benim diyen modellere taş çıkartırsın sen bu iş. Boy,
poz, endam hepsi var. Ay teyze alemsin. Nereden çıktı şimdi bu
iltifatlar? Iltifat değil şekerim. Gerçeğin ta kendisi.
Sen hiç aynaya bakmıyorsun herhalde. Benim boyu pozu
geçtim. Şu yüzünün güzelliğine bak. Altın oram. Ya boyuna ne
demeli? Şöyle güzel Bir kolye. Ne kadar yakışır? Kolye mi? O
nereden çıktı şimdi? Ay ne bileyim yani boynunu boş
görünce. Yok dayanamayacağım söyleyeceğim. Ama söz ver bana
bildiğini belli etmeyeceksin. Yoksa sürpriz bozulur. Tamam.
Söz. Ne sürprizi? Eren sana bugün çok güzel bir kolye
hediye edecek. Ama lütfen şaşırmış gibi yap. Yoksa hemen
anlar benim söylediğimi. Ya Ama sen de artık uzatma, kolyeyi
verince affet çocuğu. Yazık, aklı fikri hep sende. Ve
gönlünü nasıl alsın bilemedi. Yani öyle bir kolye aldı diye.
Hemen affedeyim mi sence? Mesele kolye değil ki.
Saymışım. Bunu düşünmesi. Bunun için kafaya vurması.
Çabalaması. Evet. Doğru söylüyorsun. Sevgi demek emek
demek. Eren de benim için emek veriyor. Affedeceğim onu.
Taştı. Aşktan o aşktan.
Benim aklım hala harive Zeynep'te. Barışmış olsalar
keşke. Ya keşke ama bilemiyoruz işte. Yavrum sen üzme kendini,
düşünmüyor musun bunları bu kadar? Her şey yoluna varır.
Nasıl olmuş kapıyı siz kahve? Beğendin mi? Çok beğendim.
Bundan sonra normal kahve içmek yok. Çaylardan da çok fazla
içmiyorsun. Sen ve bebeğim en iyilerini yiyip içeceksiniz
tamam mı? Ben sizi yolda bulmadım.
Tülay Hanım. Kahve içiyoruz. Siz de bize eşlik etsenize. Hem
biraz sohbet ederiz.
Tülay Hanım. Zeynep'in evden gitmesine çok üzüldüm ben. Ama
kırılıp incelmiş olmasına da hak veriyorum. Halil bu. Bazen
çok kırıcı olabiliyor. Ama umarım eşinin gönlünü almayı
başarabilir. Benim yufka yürekli karıma bakar mısınız?
Bir tanem sen bunları düşünme diyorum. Hamilesin, stres
yapma. Ama bir türlü anlamıyor. Tekin haklı Gülhancığım. Sen
stres yapma. Ben eminim Halil Zeynep almadan dönmeyecektir
eve. Sen öyle zannetmeye devam et. O zaman biz biraz yürüyelim
ve hamilelikte yürüyüş önemli biliyorsunuz. Tamam canım.
Umarım dediğiniz gibi olur. Güzel haberler alırız.
Umudunu kırmak istemem ama Halil'in söylediği o sözden
sonra Zeynep'le Halil'in hiçbir şansı kalmadı. Zeynep Dikbaşlı,
gururlu bir kız. Babası gibi. O yüzden de konağa dönmeyecek.
Görürsün.
Küçük düşürme daha fazla kendini. Git başkasıyla yuva
kur. Bizi rahat bırak. Yoksa seni şikayet ederim.
Ömer'i çok iyi tanıyomuşsun gibi konuştun. Ömer'i değil ama
seni tanıyorum. Yetmez mi? Zeynep bu gururlu tavrını
senden almadığına göre babasından almış belli ki.
Açıldı Zeynep. Hadi aç artık aç.
Seni görememe ihtimali bile içimi acıtıyor. Içimi
daraltıyor. Seni bir bulsam bir sarılsam. Bir daha asla
bırakmayacağım.
Bakalım sürprizimi görünce ne yapacak?
Yani bence iyi olan. Ne diyorsun Çiçek?
Bence de bayılacak.
Yalnız
karanlık mı yapsak o dayı?
Yok böyle olmaz.
Her yer aydınlık olmadı. Geri kalan hayatımız gibi.
Bak bak laflara bak. Sen beni çok romantik bir adam yaptın
Zeynep Fırat.
Beğendin mi? Aksi mümkün mü? Çok güzeller. Itiraf etmem
lazım. Hiç beklemiyordum. Çok mutlu ettin beni.
Ömrümün geri kalanında
Seni mutlu etmek Zeynep.
O zaman isabetli bir başlangıç olmuş diyebiliriz.
Çünkü beni bu hayatta en çok mutlu eden şeylerden biri
gökyüzünde uçuşan balonlar.
Rengarenk özgürlüğün sembolü gibi. O zaman
Onları özgür bırakalım.
Çok güzeller ama baksana.
Senin kadar değiller.
O zaman bu balonlardan her biri yaşamak istemediğimiz
sıkıntıları ifade etsin. Tek tek gökyüzüne uçup giderken bir
daha da bize uğramasın o sıkıntılar. Ne dersin? Olur.
O zaman yalan.
Sıra sende. Kavga.
Ön yargı.
Onu beraber bırakalım.
O zaman Ayrılık.
Kalemin var mı? Var. Ne yapacaksın? Sen bunu tutar
mısın?
Pek benzemedi ama olsun. Bunlar temsili Halil ve Zeynep. Onlar
da uçsunlar. Gözlerini çizebilmek için aylara
ihtiyacım vardı. O yüzden mezun ettiler.
Dur Zeynep. Ne oldu? Ayrı ayrı değil. Yan yana oturanlar.
Birbirine bağlıyalım. Yoksa düşerler.
Hepsi boştaymış. Umutlar, hayaller, dilekler.
Ben en büyük cezayı kendime kestim. Biz sözle her şeyi
yaktım, yıktım, yok ettim.
Zeynep
Hayrolsun. Kızım,
Ne oldu sana böyle? Neyin var?
Ay ağla kızım ağla. Demek ki yüreğine sığdıramadığım bir
derdim var. Ağla ki rahatlayasın.
Kim ne yaptı sana böyle? Canın çok yanmış belli. Bazen bir laf
ölümden betermiş Ayşe teyze. Yaşanan onca şeyi bir çırpıda
silip atıveriyormuş. Her şeyi yerle yeksan ediyormuş. Kim ne
dedi sana güzel kızım? Belki yanlış anladın. Belki sandığın
gibi bir şey değil. Hele bir anlat da ben de bir dinleyeyim.
Belki derdine bir derman buluruz. Belli mi olur?
Halil. Öyle şeyler söyledi. Öyle her konuştu ki benimle.
Paramparça oldu hiç. Içimdeki ışığı söndürdü o benim.
Ona dair içimde beslediğim, büyüttüğüm ne varsa da aldı
gitti. Kimsin sen dedi bana. Kimsin? Insan sevdiğini, yol
arkadaşına böyle söyler mi hiç? A vallahi şaştım kaldım. Halil
oğlumun sana olan sevgisinden hiç şüphem yok. Ama sebze
yapmazdı. Dili varmazdı söyleme.
Belki şimdi değil ama Ne zaman anlatmak istersen, ben dinlerim
seni. Sen kimsin?
Sen kimsin? Sen kimsin?
Insan hiç değişmiyormuş Ayşe teyze. Eğer zamanında senin
canını yaktıysa, bir gün yine mutlaka ateşe atıyormuş seni.
Ben bunu anladım.
Ama bundan sonra beni kırmasına da üzmesine de izin
vermeyeceğim ben. Dönmeyeceğim o eve bir daha. Yüzünü bile
görmek istemiyorum onun. Ay deme böyle güzel kızım. Evine
dönmeyip de ne yapacaksın? Orası benim evim değilmiş ki.
Hiç olmamış meğer. Şimdi sen sinirlisin. Kırgınsın ondan
böyle konuş ya. Hepsi geçince bak fikrin de değişecek. Öyle
kolay mı bir çırpıda her şeyi silip atmak onca emek, onca
sevgi, ilmik ilmik işliyor insan. Öyle kolay değil bir
yuva yıkmak. Hem bak ailen de orada. Onları da ardında mı
bırakacaksın? Yok. Ailem benim her şeyim. Ben nereye gidersem
onlar da benim yanımda olacak. Çiftlikte kalamazlar artık.
Ama babaannem orası onun evi. Taşınırsak çok üzülür.
Hastalanır.
Olsun. Ben doktoruyla konuşup ona da bir çare bulurum.
Dövmeyeceğim o eve bir daha.
Bir eksik yok herhalde. Artık yok. Teyze çok sağ ol. Sen
olmasaydın ben bu kadarını beceremezdim. Vallahi siz bir
arada mutlu olun. Bana yeter. Yalnız tekrarı olmasın. Sen
başımı bir daha böyle üzersen bozuşuruz. Olmayacak teyzem.
Merak etme. Tamam. O zaman ben bir bahaneyle esas kızımızı
getireyim. Olur.
Bu korneayı Şu masayı görünce beni affedeceksin bir tanem.
Hayır anlamıyorum ben. Nasıl bulamıyorsunuz Hakan? Onca
adam. Dost acı söyler diye bir laf var. Bilirsin Halil. Eğer
bir kadını susturacak kadar üzdüysen onu kaybediyorsun
Halil.
Çünkü sessizlik kadının yol alacağıdır. Öyle bir susar.
Öyle bir gider ki kırgın yüreği onu nereye götürürdü? Deva'yı
kimde, neydi, aradı bilemeyiz. Her şeyin hasret kalırsın.
Ben çok pişmanım Hakan. Ağzımdan çıkanları geri alamam.
Ama ya o. Ağzından çıkan sözler gibi hiç geri gelmezse. Belki
de pek üstüne düşmemek lazım. Zamanı kendi haline bırakmak
lazım.
Su akar yolunu bulur Ali. Bırakamazsın. Sen bana diyorsun
ki hiç nefes alma. Sen bana diyorsun ki kalbini söküp at.
Insan kaybolmadan yaşayabilir mi? Seni bulacağım.
Hepsi senin için. Benim güzel ve zarif karım.
Adı gibi kalbimin uzunu. Senin çok sevmek oldu bu aşığın
kusurunu. Yüzünü güldüreyim derken daha beters oldum.
Yüzündeki ışık solunca ben karanlığa boğuldum. Sen tekrar
gül ki Benim de gözlerim büyütsün.
Ne olur hasret beni sevdiğimi.
Çok özür dilerim. Ben seni çok seviyorum.
Ben bu kolyeyi hep boynunda görmek istiyorum. Seni bir daha
asla üzmeyeceğime nişanesi olarak.
Bana kendimi gerçekten çok özel hissettirdim. Benim için senden
daha özeli yok ki. Hiçbir zaman da olmayacak.
Dünyadaki hiçbir kadına bu kolye bu kadar yakışamaz.
Anlayacağınız evden taşınınca babaannemin hastalığının
kötüleşmesinden korkuyorum doktor hanım. Bunun için ne
yapabilirim? Bana tavsiyeleriniz neler? Demans
hastalarının yıllarca yaşadığı evden ayrılmaları, çevresinin,
eşyalarının yerinin değiştirilmesi pek
önermediğimiz bir durum biliyorsunuz. Hastaların
zihninde eski olaylar ve eşyalar yer etmiş olduğundan
yeni çevre düzeni zorluk yaratıyor. Hatta bazı kazalara
dahi yol açabiliyor. Şayet taşın Mama gibi bir şansınız
varsa. Maalesef yok. Mümkün değil yani. Lütfen yardım edin
bana. Almıyorum. O zaman şöyle yapabiliriz. Yeni evinizde
Zümrüt Hanım'ın odasına şu an yaşadığı odayla benzer plan ve
metrekarede olmasına dikkat edebilirsiniz. Şu anki mevcut
eşyaları değiştirilmeden hemen her şeyi şimdi olduğu şekliyle
kalırsa belki karşılaşacağımız zorlukları nispetini
azaltabiliriz. Anladım. O zaman ben babaannemin şu anki
odasının fotoğraflarını çeker ona göre bir ev tutarım.
Ederim.
Annem halleder.
Hadi Halil. Zeynep'le beraber girin şu kapıdan. Hadi. Zeynep
öldün Merap'tan. Neredesin kızım sen? Anne ben iyiyim.
Merak etme. Daha da iyi olacağım. Ne zaman döneceksin
evine? Halil perişan. Her yerde seni arıyor. Orası benim evim
değil artık. Bizim o çiftlikte bir işimiz kalmadı. Zeynep olur
mu hiç öyle şey? Bak Halil çok pişman diyorum sana. Gönlünü
almak için her şeyi yapmaya hazır. Sonradan pişman olacağın
şeyler yapma Zeynep. Vazgeç şu inadından kızım. Bazen öyle
zamanlar oluyor ki. Hiç tereddüt Gitmek gerekiyor anne.
Bu da o zamanlardan biri işte. Sen şimdi bana babaannemin
odasının fotoğraflarını gönder lütfen. Sonra da benden haber
bekle. Neden çekiyorum fotoğrafları? Ne yapacaksın?
Tutacağım evde babaannemin odasına benzer bir oda olmalı.
O yüzden istiyorum. Saçmalama Zeynep. Fotoğraf falan
çekmeyeceğim. Hiçbir yere gitmeyeceğiz çünkü. Sen de dön
evine. Karşılıklı otur kocanla konuş. Çözün şu meseleyi.
Dönmeyeceğim anne. Konuşulacak bir şey de yok. Ayrıca sen
halletmezsen Cemil halleder. Lütfen zorluk çıkarma bana.
Hayır Zeynep. Öfkeyle hareket edip sonradan pişman olmanı
istemiyorum. Döneceksin evine o kadar. Hadi kızım gel de bir
şeyler yiyelim. Geliyorum Ayşe teyze. Zeynep sen neredesin?
Ayşe kim? Babaanneme uygun bir ev bulunca haber vereceğim sana
anne.
Aklımı kaçıracağım.
Tabii ya.
Sen de bana engel olamayacaksın. Eğer sen
halletmezsen Cemil anneler.
Neredesin Zeynep? Hadi çık karşıma.
Sensizliğin düşüncesi bile canımı yakıyor.
Ben sana kırgın değilim. Kızgın değilim, öfkeli değilim. Ben
artık sana hiçbir şeye bakayım.
Sen benim her şeyimsin
Sen yoksan ben de yokum Zeynep.
Aşık yok. Aydınlık yok. Nefesim yok.
Gel lan kız. Bir bak hele. Efendim kıymet anne. Eee aslan
parçam bana kolye hediye etti de şu zımbırtısını bir türlü
takamıyorum. Sadakayla.
Eren mi aldı bunu? Ağılırken sen de unutmamış. Kaynana gelin
takacağız artık. Ne güzel.
En son kolye satıcısı tam da konuşmuştu. Arabalarda vardır.
Burada işte. Son aradığı numara. Yazalım bir kenara.
Bakalım çırpı bacak aynı kolyeyi ben boynumda da görünce
ne edeceğiz? Bana bir plaseye mal olacak ama ne yapacaksın?
Yeter ki bağışlamasınlar.
Yaldır yaldır ne güzel parlıyor. Eh paraya kıymış
oğlanım.
Ben bu kolyeyi hep boynunda görmek istiyorum. Seni bir daha
asla üzmeyeceğime nişanesi olarak benim için senden daha
öteli yok ki. Hiçbir zaman olmayacak. Dünyadaki hiçbir
kadına bu kolyeyi bu kadar yakışamaz. Ne oldu kellem kız?
Daldın gitti. Hepsi rol demek. Şiirler, iltifatlar. Bir daha
beni asla kandıramayacaksın Eren.
Biri arıyor kızım seni. Bilemedim kim numara kayıtlı
değil. Sağ ol Ayşe teyzeciğim.
Alo. Zeynep Hanım merhaba. Istediğiniz gibi bir ev buldum.
Özellikle bir odası var ki tam olarak belirttiğiniz ölçülerde.
Ayrıca gönderdiğiniz fotoğraflarda da neredeyse
birebir aynı şekilde. Üstelik küçük de olsa şirin bir bahçesi
var. Uygunsanız konum atayım, gelin görün. Tamam, ben
çıkıyorum şimdi. Haliloğlumdur değil mi Arya? Tabii açmıyorsun
diye başka numaradan aradı. Özledi tabii, pişman. Git kızım
git oturun konuşun güzelcene. Yok Ayşe teyze. Halil değildi.
Zaten o mesele kapandı. Bir daha da açılmayacak. Ben
ailemle yeni bir hayata başlayacağım artık. Tıpkı senin
gibi. Sen de oğlunun torunun yanında çok mutlu olursun
inşallah. Bir de bana hakkını helal et. Ay ne demek kızım?
Helal olsun. Oğlumla, torununla kavuşuyorsam senin sayende.
Keşke daha önceden tanısaydım seni. Böyle erkenden Bırakıp
gitmek zorunda kalmazdım. Yeni bir hikayeye başlayacağız
ikimizde. Yeni bir başlangıç olacak bizim için.
Kırgınlıkların, gözyaşlarının, hüznün olmadığı bir hikaye
olacak.
Allah'a emanet ol Ayşe teyzem. Sen de kızım, sen de güzel
kızım.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.