All language subtitles for 172. bolum.tr

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal) Download
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Açma.

Neredesin Zeynep? Melek isim takıp nereye gittin?

Cemil Zeynep'i gördün mü? Sabah elinde küçük bir valizle

gördüm. Saatte bayağı bir erkendi. Merak ettim. Sormak

için selam verdim ama o kadar dalgındı ki duymadık yani.

Tamam sağ ol. Yine bir terslik var ama ayrılsın bakalım.

Sen nasıl olur da benim işime karışırsın? Kimsin sen? Sen

kimsin?

Sen benim yaşamamış mısın?

Sen benim nefesimsin. Sen hayat ışığı mısın? Zeynep sen benim.

Sen benim mercimsin.

Sen kimsin? Kimsesiymişim ben. Koca bir içmişim.

Bak Tülay Hanım. Ali. Oğlum bir şey mi oldu? Ne oldu?

Enişte bir sorun mu var? Zeynep nereye gittiğini biliyor

musunuz? Size bir şey söyledi mi? Zeynep konakta değil mi?

Değil sabah erkenden çıkmış. O Zeynep sever öyle yürüyüşe

çıkmayı tek başına. Öyle değil. Giderken bana bir veda nutu

bırakmış.

Zaten ben karışmayacağım artık onun işlerine. Kendisine de

söyledim. Artık rahat rahat uyuyabilirsin dedim.

Almamalıydım. Ne dediniz? Sen merak etme Halil, şimdi

öğreniriz nerede olduğunu. Bir arayayım ben de.

Sen nasıl olur da benim işime karışırsın? Kimsin sen?

Deli misin be? Canım ısladı.

Açmıyor.

Böyle olacağı belliydi ama enişte. Ablama söylediğin

lafların altında kalacak biri değil. Hiç mi tanımadın sen

ablamı? Merveciğim tamam. Onlar karı koca. Karı koca arasına

girilmez öyle. Ben de onu diyorum ya anne işte. Insan

karısına öyle laflar etmemeli.

Merve atla. Ben çok ileri gittim. Ama merak etmeyin. Ben

karımı bulup getireceğim.

Ne öyle bilmiş bilmiş konuşuyorsun. Ters bir şey

söyleyecek diyordum koptu. Söyleyemez eniştem. Çünkü

suçlu. Hem farkında da zaten. Hak verdi bana. Onların

arasındaki bağ çok kuvvetli. Öyle bir iki kelimeyle kopacak

gibi değil. Ablan biraz öfkeli o kadar. Halil gider bulur

getirir onu ben biliyorum. Ablamdan bahsediyoruz anne. Ya

sanki hiç tanımıyorsun kızını. Aşkından olsa o lafların üstüne

çıkıp gelmez. Gururunu ezdirmez Benim ablam.

Günaydın. Kolay gelsin. Bugün evden çalışıyorsun herhalde.

Yani nasıl da full konsantrasyon. Ha teyze. Yok.

Öğleden sonra geçeceğim şirkete buyurun. Işle ilgili değil.

Başka bir şeye bakıyorum. Ama evet. Çok önemli.

Selma için mi? Hala kırgın sana değil mi?

Sen bir baksana. Nasıllar? Harika tasarımlar. Sence Selman

binir mi yani? Kesinlikle beğenir. Tamam. Ama ben

seçemedim. Sen bir baksana. Bakışı var. Şu. Bir alttaki.

Bu. Bence bu. Çok zarif. Sel başım gibi. Ne diyorsun yani?

Aynen. Tamam. O zaman ben bunu sipariş vereyim hemen. Eşit

Selman'ın gönlü biraz olsa alırım.

Abarken o biraz zor. Bundan böyle rüyalarınızda var işçiniz

artık.

Olmaz. Seni kaybedemem.

Ben senin nereye gideceğimi biliyorum.

Alırdın.

Bırak ne olur bırak.

Bırak beni. Bırakmam Zeynep. Dayan aşkımız gibi kül oldu

işte. Dur derim sana bir dur. Biz çalmayacağız. Küle

dönmeyeceğiz. Buna izin vermeyeceğim.

Sevdiğin kadına sen kimsin dedi. Asıl sen kimsin Halil?

Sen kimsin? Kimsin de fütursuzca konuşuyorsun ona?

Sen onun Sen onun bir damla gözyaşı için dünyaları

yakacakken Şimdi onu okyanuslarda boğuyorsun.

Ama telafi edeceğim. Seni evimize döndüreceğim seni.

Kalbim koca bir boşluktan ibaret sanki. Ne bir iz, ne bir

his. Derin. Karanlık bir kuyu gibi içim sayende. Öyle bir

soldurdun ki içimde açan çiçekleri. Bundan sonra dalında

kalsam ne? Düşsem ne?

Eee ben de yardım etseydim Tekin. Olmaz bir tanem. Olmaz.

Gel bakayım gel. Gel otur şöyle gel. Gel sen bakalım. Hı. Ben

şimdi melek karımı ve biricik bebeğimize muhteşem bir omlet

yapacağım. Sen bundan sonra hiçbir şeye karışmıyorsun. Her

şey bende. Bak böyle yaparsan şımarırız ama. Sen dilediğin

kadar şımart sevgilim benim.

Senle doğacak ufaklık benim hayat garantimsiniz. Sizi hoş

tutmaktan başka şansım yok.

Biliyor musun? Dün ne oldu? Sen gelmeden önce Halil Zeynep'e

çok fena çıkışlı.

Sen kimsin dedi kıza? Neden böyle yaptığı hiç anlamadım.

Beni sakladığı için kızmıştır. Ne dedin canım? Anlamadım.

Halil diyorum, yani kızacak, patlayacak yer arıyor.

Hayırdır Tekin? Mutfak işlerine mi soyuldun?

Insanın karısı hamile olunca aşerme durumları oluyor tabii.

Evlenince ne omlet çekmiş. Ben de onu yapıyorum. Hayır. Aşer

miydin Tekin? Öyle aklıma geldi söyledim. O da hemen ben

yaparım. Bir mutfağa geldi girişte.

Halil nerede? Sabahtan beri görmüyorum. Halil Bey, Zeynep

Hanım'ın peşinden çıktı. Zeynep nereye gitti ki? Bilmiyorum.

Sabah elinde küçük bir valizle çıkarken gördüm çiftlikten.

Pek de iyi görünmüyor.

Halil'in dün gece söyledikleri yenilir yutulur cinsten

değildi. Zeynep'in ağırına gitti bence. Kesinlikle. Ben de

az önce Tekin ondan bahsediyordum. Halil hiç iyi

yapmadı. Zeynep'in çok kalbi kırıldı kesin. Ya yazık kıza.

Aslanlık olur, gideceğiz işime yaratan.

Benim yüzümden olmuş belli. Ama ucu bana dokunmasın da ne

yaparlarsa yapsınlar.

Öyle ağır konuştum ki. Rüzgarlı tepe bile derman anladı

kalbinde açtığım yarayı.

Bi peşin. Öyle pişmanım ki seni.

Efendim Ali? Hakan bütün herkesi seferber etti. Her

yerde Zeynep'i arasınlar. Halil ne oldu Zeynep'e? Gitmiş.

Gerekirse yeşil pınarın altını üstüne getirin ama bana

Zeynep'i bulun. Tamam. Tamam bulacağız merak etme.

Neredesin Zeynep? Asil sevdam neredesin?

Dediğim gibi Volkan. Herkese seferber ediyorsun. Bakılmadık

yeni deliği kalmayacak. Zeynep bir an önce bulunmayacak.

Anlaşıldı mı? Eee tamam. Biraz konuşabilir miyiz? Ama ben seni

arayacağım. Sormak istediğin birkaç bir şey vardı da. Tabii

buyurun. Halil'le samimi olduğunuzun farkındayım. Ben de

bu yüzden seninle konuşmak istedim. Halil geçen akşam

Zeynep'e çok kötü davrandı. Azarladı onu. Sonrasında da

Zeynep evi terk etmiş. Ne oldu birden? Yani neden böyle ters

düştüler birbirlerine? Madem kocan seni kandırıyor, o zaman

bir şekilde bunlara sebep olanın o olduğunu bilmelisin

bence. Çeki yüzünden. Nasıl yani? Tekin ne yapmış olabilir

ki? Halil Tekin'in sana karşı iyi bir eş olmadığı da

düşünüyordum. Bu yüzden Tekin'e çok öfkeli. Zeynep de ailede

sakinleştirmeye çalışınca Halil bu kez Zeynep'e çok öfkelendi.

Veyahut talihsiz cümleler etti. Gene araları bu yüzden açıldı.

Neyse benim acil bir işim var da gitmem gerekiyor iznimle.

Ben de bilip bilmeden tavır aldım Zeynep'e. Meğer bizim

yüzümüzden işitmiş o lafları. O Haliş, yapmayacaktın böyle.

Ah Zeynep ah. Hadi Halil'le kızgınsın. Benim telefonlarımı

niye açmıyorsun? Öleceğim meraktan.

Şey Hanım Merve'yi almaya geldim. Işçilere yemek

dağıtmaya gideceğiz. Hazır mısın Merve? Hadi gidelim.

Bugün benim hiç kelesim yok ya. Gelmesen. Ama Halil Bey'e söz

verdik. Mecburuz. Tabii ya. Ben ben anlamıyorum bu günlerde

bütün sorumluluklarından kaçıyorsun Merve. Okula da

gitmiyorsun. Anneciğim anlattım ya sana. Rezil oldum ya ben

hani. Nasıl gideyim?

Haklı kız. Ne güzel yurt dışına gönderecekti Songül ama Zeynep

gidince o da boşa düştü. Songül'ün ekmeğine yağ sürüldü.

Ancak Zeynep'le Halil barışırlarsa o zaman.

An geçmiyor ki burada yeni bir sorun çıkmasın. Ablan yok

ortalıklarda. Şimdi bir de sen problem çıkarma Merve. Hadi

işinin başına. Hadi.

Hadi kızım aç. Bu sefer şu telefonu.

Bıktım ya. Şu İstanbul'a bir taşınsam da kurtulsam. Deme

öyle şeyler Merve.

Anladım ben. Senin canın çok sıkkın. Gelme bugün. Bir günlük

bir şey olmaz. Hallederim ben. Gerçekten mi? Çok sağ ol Cemil.

O zaman ben de bu iyiliğine karşılık sinema biletlerini

alayım. Hem geçen gidememiştik zaten. O olur. Olur tamam. Öyle

yapalım. O zaman görüşürüz.

Oh Zeynep butik başlığın beni bir gün öldürecek.

Aaa hayırdır Tülaycığım? Iyi görünmüyorsun. Bir sıkıntın mı

var? Ne derdin var yine? Ne demeye geldin? Pek sevgili

kızım evi terk etmiş. Ben sana demiştim hatırlıyor musun?

Kızının soyadına güvenme diye. Işte benim sözümü dinlemezsen

böyle ortalarda ne yapacağım? Ne yapacağım diye dört

dönersin. E normal tabii.

Yok öyle bir şey. Evlilik bu. Bugün darılırlar. Yarın

barışırlar. Hem Halil Zeynep'i almaya gitti. Birazdan

konaklığın çileği el ele girecekler. Hı hı. Umut fakirin

ekmeği tabii. Aktülay.

Senin de sonu yaklaşıyor. Zeynep öncülük etti. Şimdi

sırasıyla bütün aslanlı kadınları bu konaktan defolup

gideceksin.

Aslanma ben Zeynep'e ulaşamıyorum. Telefon kapalı da

çarşıya gidecekti. Senin yanında mı diye merak ettim.

Yok hani. Biz Zeynep'le bugün hiç konuşmadık. Başka bir şey

yok değil mi? Hayır hayır. Sorun yok. Dedim ya çarşıya

gidecekti. Telefonu kapalı. Neyse o şarj edince beni arar

mutlaka. Merakta bırakmaz. Neyse ben seni daha fazla

meşgul etmeyeyim. Eren'e selam söyle. Söylerim. Görüşürüz.

Buldum be Hakan. Halil çocuklar her yere baktı. Ve dire

teyzenin evine, sizin Zümrüt Hanım'la gittiğiniz köy evine

hiçbir yerde bulamadılar.

Ömer Ağa. Havalimanına falan bakalım mı? Gitmiş olabilirsin

Zeynep. Doğduğun yerden. Benim yanımdan gitmiş olabilir misin?

Halil orada mısın?

Bakın Hakan.

Nereye gittin Selin?

Yoksa bana.

Kızım ne?

Siz kimsiniz beyefendi? Kusura bakmayın. Birine benzettim.

Vallahi benim diyen modellere taş çıkartırsın sen bu iş. Boy,

poz, endam hepsi var. Ay teyze alemsin. Nereden çıktı şimdi bu

iltifatlar? Iltifat değil şekerim. Gerçeğin ta kendisi.

Sen hiç aynaya bakmıyorsun herhalde. Benim boyu pozu

geçtim. Şu yüzünün güzelliğine bak. Altın oram. Ya boyuna ne

demeli? Şöyle güzel Bir kolye. Ne kadar yakışır? Kolye mi? O

nereden çıktı şimdi? Ay ne bileyim yani boynunu boş

görünce. Yok dayanamayacağım söyleyeceğim. Ama söz ver bana

bildiğini belli etmeyeceksin. Yoksa sürpriz bozulur. Tamam.

Söz. Ne sürprizi? Eren sana bugün çok güzel bir kolye

hediye edecek. Ama lütfen şaşırmış gibi yap. Yoksa hemen

anlar benim söylediğimi. Ya Ama sen de artık uzatma, kolyeyi

verince affet çocuğu. Yazık, aklı fikri hep sende. Ve

gönlünü nasıl alsın bilemedi. Yani öyle bir kolye aldı diye.

Hemen affedeyim mi sence? Mesele kolye değil ki.

Saymışım. Bunu düşünmesi. Bunun için kafaya vurması.

Çabalaması. Evet. Doğru söylüyorsun. Sevgi demek emek

demek. Eren de benim için emek veriyor. Affedeceğim onu.

Taştı. Aşktan o aşktan.

Benim aklım hala harive Zeynep'te. Barışmış olsalar

keşke. Ya keşke ama bilemiyoruz işte. Yavrum sen üzme kendini,

düşünmüyor musun bunları bu kadar? Her şey yoluna varır.

Nasıl olmuş kapıyı siz kahve? Beğendin mi? Çok beğendim.

Bundan sonra normal kahve içmek yok. Çaylardan da çok fazla

içmiyorsun. Sen ve bebeğim en iyilerini yiyip içeceksiniz

tamam mı? Ben sizi yolda bulmadım.

Tülay Hanım. Kahve içiyoruz. Siz de bize eşlik etsenize. Hem

biraz sohbet ederiz.

Tülay Hanım. Zeynep'in evden gitmesine çok üzüldüm ben. Ama

kırılıp incelmiş olmasına da hak veriyorum. Halil bu. Bazen

çok kırıcı olabiliyor. Ama umarım eşinin gönlünü almayı

başarabilir. Benim yufka yürekli karıma bakar mısınız?

Bir tanem sen bunları düşünme diyorum. Hamilesin, stres

yapma. Ama bir türlü anlamıyor. Tekin haklı Gülhancığım. Sen

stres yapma. Ben eminim Halil Zeynep almadan dönmeyecektir

eve. Sen öyle zannetmeye devam et. O zaman biz biraz yürüyelim

ve hamilelikte yürüyüş önemli biliyorsunuz. Tamam canım.

Umarım dediğiniz gibi olur. Güzel haberler alırız.

Umudunu kırmak istemem ama Halil'in söylediği o sözden

sonra Zeynep'le Halil'in hiçbir şansı kalmadı. Zeynep Dikbaşlı,

gururlu bir kız. Babası gibi. O yüzden de konağa dönmeyecek.

Görürsün.

Küçük düşürme daha fazla kendini. Git başkasıyla yuva

kur. Bizi rahat bırak. Yoksa seni şikayet ederim.

Ömer'i çok iyi tanıyomuşsun gibi konuştun. Ömer'i değil ama

seni tanıyorum. Yetmez mi? Zeynep bu gururlu tavrını

senden almadığına göre babasından almış belli ki.

Açıldı Zeynep. Hadi aç artık aç.

Seni görememe ihtimali bile içimi acıtıyor. Içimi

daraltıyor. Seni bir bulsam bir sarılsam. Bir daha asla

bırakmayacağım.

Bakalım sürprizimi görünce ne yapacak?

Yani bence iyi olan. Ne diyorsun Çiçek?

Bence de bayılacak.

Yalnız

karanlık mı yapsak o dayı?

Yok böyle olmaz.

Her yer aydınlık olmadı. Geri kalan hayatımız gibi.

Bak bak laflara bak. Sen beni çok romantik bir adam yaptın

Zeynep Fırat.

Beğendin mi? Aksi mümkün mü? Çok güzeller. Itiraf etmem

lazım. Hiç beklemiyordum. Çok mutlu ettin beni.

Ömrümün geri kalanında

Seni mutlu etmek Zeynep.

O zaman isabetli bir başlangıç olmuş diyebiliriz.

Çünkü beni bu hayatta en çok mutlu eden şeylerden biri

gökyüzünde uçuşan balonlar.

Rengarenk özgürlüğün sembolü gibi. O zaman

Onları özgür bırakalım.

Çok güzeller ama baksana.

Senin kadar değiller.

O zaman bu balonlardan her biri yaşamak istemediğimiz

sıkıntıları ifade etsin. Tek tek gökyüzüne uçup giderken bir

daha da bize uğramasın o sıkıntılar. Ne dersin? Olur.

O zaman yalan.

Sıra sende. Kavga.

Ön yargı.

Onu beraber bırakalım.

O zaman Ayrılık.

Kalemin var mı? Var. Ne yapacaksın? Sen bunu tutar

mısın?

Pek benzemedi ama olsun. Bunlar temsili Halil ve Zeynep. Onlar

da uçsunlar. Gözlerini çizebilmek için aylara

ihtiyacım vardı. O yüzden mezun ettiler.

Dur Zeynep. Ne oldu? Ayrı ayrı değil. Yan yana oturanlar.

Birbirine bağlıyalım. Yoksa düşerler.

Hepsi boştaymış. Umutlar, hayaller, dilekler.

Ben en büyük cezayı kendime kestim. Biz sözle her şeyi

yaktım, yıktım, yok ettim.

Zeynep

Hayrolsun. Kızım,

Ne oldu sana böyle? Neyin var?

Ay ağla kızım ağla. Demek ki yüreğine sığdıramadığım bir

derdim var. Ağla ki rahatlayasın.

Kim ne yaptı sana böyle? Canın çok yanmış belli. Bazen bir laf

ölümden betermiş Ayşe teyze. Yaşanan onca şeyi bir çırpıda

silip atıveriyormuş. Her şeyi yerle yeksan ediyormuş. Kim ne

dedi sana güzel kızım? Belki yanlış anladın. Belki sandığın

gibi bir şey değil. Hele bir anlat da ben de bir dinleyeyim.

Belki derdine bir derman buluruz. Belli mi olur?

Halil. Öyle şeyler söyledi. Öyle her konuştu ki benimle.

Paramparça oldu hiç. Içimdeki ışığı söndürdü o benim.

Ona dair içimde beslediğim, büyüttüğüm ne varsa da aldı

gitti. Kimsin sen dedi bana. Kimsin? Insan sevdiğini, yol

arkadaşına böyle söyler mi hiç? A vallahi şaştım kaldım. Halil

oğlumun sana olan sevgisinden hiç şüphem yok. Ama sebze

yapmazdı. Dili varmazdı söyleme.

Belki şimdi değil ama Ne zaman anlatmak istersen, ben dinlerim

seni. Sen kimsin?

Sen kimsin? Sen kimsin?

Insan hiç değişmiyormuş Ayşe teyze. Eğer zamanında senin

canını yaktıysa, bir gün yine mutlaka ateşe atıyormuş seni.

Ben bunu anladım.

Ama bundan sonra beni kırmasına da üzmesine de izin

vermeyeceğim ben. Dönmeyeceğim o eve bir daha. Yüzünü bile

görmek istemiyorum onun. Ay deme böyle güzel kızım. Evine

dönmeyip de ne yapacaksın? Orası benim evim değilmiş ki.

Hiç olmamış meğer. Şimdi sen sinirlisin. Kırgınsın ondan

böyle konuş ya. Hepsi geçince bak fikrin de değişecek. Öyle

kolay mı bir çırpıda her şeyi silip atmak onca emek, onca

sevgi, ilmik ilmik işliyor insan. Öyle kolay değil bir

yuva yıkmak. Hem bak ailen de orada. Onları da ardında mı

bırakacaksın? Yok. Ailem benim her şeyim. Ben nereye gidersem

onlar da benim yanımda olacak. Çiftlikte kalamazlar artık.

Ama babaannem orası onun evi. Taşınırsak çok üzülür.

Hastalanır.

Olsun. Ben doktoruyla konuşup ona da bir çare bulurum.

Dövmeyeceğim o eve bir daha.

Bir eksik yok herhalde. Artık yok. Teyze çok sağ ol. Sen

olmasaydın ben bu kadarını beceremezdim. Vallahi siz bir

arada mutlu olun. Bana yeter. Yalnız tekrarı olmasın. Sen

başımı bir daha böyle üzersen bozuşuruz. Olmayacak teyzem.

Merak etme. Tamam. O zaman ben bir bahaneyle esas kızımızı

getireyim. Olur.

Bu korneayı Şu masayı görünce beni affedeceksin bir tanem.

Hayır anlamıyorum ben. Nasıl bulamıyorsunuz Hakan? Onca

adam. Dost acı söyler diye bir laf var. Bilirsin Halil. Eğer

bir kadını susturacak kadar üzdüysen onu kaybediyorsun

Halil.

Çünkü sessizlik kadının yol alacağıdır. Öyle bir susar.

Öyle bir gider ki kırgın yüreği onu nereye götürürdü? Deva'yı

kimde, neydi, aradı bilemeyiz. Her şeyin hasret kalırsın.

Ben çok pişmanım Hakan. Ağzımdan çıkanları geri alamam.

Ama ya o. Ağzından çıkan sözler gibi hiç geri gelmezse. Belki

de pek üstüne düşmemek lazım. Zamanı kendi haline bırakmak

lazım.

Su akar yolunu bulur Ali. Bırakamazsın. Sen bana diyorsun

ki hiç nefes alma. Sen bana diyorsun ki kalbini söküp at.

Insan kaybolmadan yaşayabilir mi? Seni bulacağım.

Hepsi senin için. Benim güzel ve zarif karım.

Adı gibi kalbimin uzunu. Senin çok sevmek oldu bu aşığın

kusurunu. Yüzünü güldüreyim derken daha beters oldum.

Yüzündeki ışık solunca ben karanlığa boğuldum. Sen tekrar

gül ki Benim de gözlerim büyütsün.

Ne olur hasret beni sevdiğimi.

Çok özür dilerim. Ben seni çok seviyorum.

Ben bu kolyeyi hep boynunda görmek istiyorum. Seni bir daha

asla üzmeyeceğime nişanesi olarak.

Bana kendimi gerçekten çok özel hissettirdim. Benim için senden

daha özeli yok ki. Hiçbir zaman da olmayacak.

Dünyadaki hiçbir kadına bu kolye bu kadar yakışamaz.

Anlayacağınız evden taşınınca babaannemin hastalığının

kötüleşmesinden korkuyorum doktor hanım. Bunun için ne

yapabilirim? Bana tavsiyeleriniz neler? Demans

hastalarının yıllarca yaşadığı evden ayrılmaları, çevresinin,

eşyalarının yerinin değiştirilmesi pek

önermediğimiz bir durum biliyorsunuz. Hastaların

zihninde eski olaylar ve eşyalar yer etmiş olduğundan

yeni çevre düzeni zorluk yaratıyor. Hatta bazı kazalara

dahi yol açabiliyor. Şayet taşın Mama gibi bir şansınız

varsa. Maalesef yok. Mümkün değil yani. Lütfen yardım edin

bana. Almıyorum. O zaman şöyle yapabiliriz. Yeni evinizde

Zümrüt Hanım'ın odasına şu an yaşadığı odayla benzer plan ve

metrekarede olmasına dikkat edebilirsiniz. Şu anki mevcut

eşyaları değiştirilmeden hemen her şeyi şimdi olduğu şekliyle

kalırsa belki karşılaşacağımız zorlukları nispetini

azaltabiliriz. Anladım. O zaman ben babaannemin şu anki

odasının fotoğraflarını çeker ona göre bir ev tutarım.

Ederim.

Annem halleder.

Hadi Halil. Zeynep'le beraber girin şu kapıdan. Hadi. Zeynep

öldün Merap'tan. Neredesin kızım sen? Anne ben iyiyim.

Merak etme. Daha da iyi olacağım. Ne zaman döneceksin

evine? Halil perişan. Her yerde seni arıyor. Orası benim evim

değil artık. Bizim o çiftlikte bir işimiz kalmadı. Zeynep olur

mu hiç öyle şey? Bak Halil çok pişman diyorum sana. Gönlünü

almak için her şeyi yapmaya hazır. Sonradan pişman olacağın

şeyler yapma Zeynep. Vazgeç şu inadından kızım. Bazen öyle

zamanlar oluyor ki. Hiç tereddüt Gitmek gerekiyor anne.

Bu da o zamanlardan biri işte. Sen şimdi bana babaannemin

odasının fotoğraflarını gönder lütfen. Sonra da benden haber

bekle. Neden çekiyorum fotoğrafları? Ne yapacaksın?

Tutacağım evde babaannemin odasına benzer bir oda olmalı.

O yüzden istiyorum. Saçmalama Zeynep. Fotoğraf falan

çekmeyeceğim. Hiçbir yere gitmeyeceğiz çünkü. Sen de dön

evine. Karşılıklı otur kocanla konuş. Çözün şu meseleyi.

Dönmeyeceğim anne. Konuşulacak bir şey de yok. Ayrıca sen

halletmezsen Cemil halleder. Lütfen zorluk çıkarma bana.

Hayır Zeynep. Öfkeyle hareket edip sonradan pişman olmanı

istemiyorum. Döneceksin evine o kadar. Hadi kızım gel de bir

şeyler yiyelim. Geliyorum Ayşe teyze. Zeynep sen neredesin?

Ayşe kim? Babaanneme uygun bir ev bulunca haber vereceğim sana

anne.

Aklımı kaçıracağım.

Tabii ya.

Sen de bana engel olamayacaksın. Eğer sen

halletmezsen Cemil anneler.

Neredesin Zeynep? Hadi çık karşıma.

Sensizliğin düşüncesi bile canımı yakıyor.

Ben sana kırgın değilim. Kızgın değilim, öfkeli değilim. Ben

artık sana hiçbir şeye bakayım.

Sen benim her şeyimsin

Sen yoksan ben de yokum Zeynep.

Aşık yok. Aydınlık yok. Nefesim yok.

Gel lan kız. Bir bak hele. Efendim kıymet anne. Eee aslan

parçam bana kolye hediye etti de şu zımbırtısını bir türlü

takamıyorum. Sadakayla.

Eren mi aldı bunu? Ağılırken sen de unutmamış. Kaynana gelin

takacağız artık. Ne güzel.

En son kolye satıcısı tam da konuşmuştu. Arabalarda vardır.

Burada işte. Son aradığı numara. Yazalım bir kenara.

Bakalım çırpı bacak aynı kolyeyi ben boynumda da görünce

ne edeceğiz? Bana bir plaseye mal olacak ama ne yapacaksın?

Yeter ki bağışlamasınlar.

Yaldır yaldır ne güzel parlıyor. Eh paraya kıymış

oğlanım.

Ben bu kolyeyi hep boynunda görmek istiyorum. Seni bir daha

asla üzmeyeceğime nişanesi olarak benim için senden daha

öteli yok ki. Hiçbir zaman olmayacak. Dünyadaki hiçbir

kadına bu kolyeyi bu kadar yakışamaz. Ne oldu kellem kız?

Daldın gitti. Hepsi rol demek. Şiirler, iltifatlar. Bir daha

beni asla kandıramayacaksın Eren.

Biri arıyor kızım seni. Bilemedim kim numara kayıtlı

değil. Sağ ol Ayşe teyzeciğim.

Alo. Zeynep Hanım merhaba. Istediğiniz gibi bir ev buldum.

Özellikle bir odası var ki tam olarak belirttiğiniz ölçülerde.

Ayrıca gönderdiğiniz fotoğraflarda da neredeyse

birebir aynı şekilde. Üstelik küçük de olsa şirin bir bahçesi

var. Uygunsanız konum atayım, gelin görün. Tamam, ben

çıkıyorum şimdi. Haliloğlumdur değil mi Arya? Tabii açmıyorsun

diye başka numaradan aradı. Özledi tabii, pişman. Git kızım

git oturun konuşun güzelcene. Yok Ayşe teyze. Halil değildi.

Zaten o mesele kapandı. Bir daha da açılmayacak. Ben

ailemle yeni bir hayata başlayacağım artık. Tıpkı senin

gibi. Sen de oğlunun torunun yanında çok mutlu olursun

inşallah. Bir de bana hakkını helal et. Ay ne demek kızım?

Helal olsun. Oğlumla, torununla kavuşuyorsam senin sayende.

Keşke daha önceden tanısaydım seni. Böyle erkenden Bırakıp

gitmek zorunda kalmazdım. Yeni bir hikayeye başlayacağız

ikimizde. Yeni bir başlangıç olacak bizim için.

Kırgınlıkların, gözyaşlarının, hüznün olmadığı bir hikaye

olacak.

Allah'a emanet ol Ayşe teyzem. Sen de kızım, sen de güzel

kızım.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.