Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
NOTE Converted from .srt via srt2vtt: https://github.com/deestan/srt2vtt
(Duygusal müzik)
Burası benim her zaman ikinci yuvam olacak.
Burada takım arkadaşlarımızla, bizi sevenlerle birlikte...
...çok güzel maçlara imza attık, güzel başarılar elde ettik.
Artık bundan sonra yeni maçlara bakacağız, yeni yolumuza bakacağız.
Beni sevenlere, tüm futbol taraftarlarına...
...destekleyen herkese çok teşekkürlerimi sunuyorum buradan.
(TV erkek ses) Çok teşekkürler, görüşmek üzere tekrardan.
(Duygusal müzik devam ediyor)
Leyla!
Leyla, kalk!
(Kapı açıldı)
Kalk hadi. Kalk!
-Babam nerede? -Ne bileyim nerede, gel yardım et.
(Kadın) Öf!
Bu nedir ya!
-Ne yapıyorsun sen? -Baban söylemedi mi sana? Taşınıyoruz.
-Neden ama? -Baban evi sattı.
Yalan söylüyorsun, babam satmaz. Burası annemin evi!
Hani nerede annen? Ben göremiyorum, nerede?
Annen öldü Leyla, anladın mı?
Ne oldu? Üzüldün mü, ağlayacak mısın?
Kıyamam. Annen yok artık, ben varım. Ben ne diyorsam onu yapacaksın.
Topla şu oyuncaklarını.
(Gerilim müziği)
Bu ne demek şimdi ya! Çirkinleşelim mi istiyorsun?
-(Kadın) Ha? -Bırak ver onu, yapma. Ver, yapma, ver!
Kim aldı bu aptal oyuncağı sana? Annen mi aldı? Çok mu seviyorsun?
-Bununla mı uyuyorsun? -Hayır, yapma!
-Nefret ediyorum senden, nefret ediyorum! -İyi.
Birilerinden nefret etmek, sevmekten daha iyidir. Neden biliyor musun?
Sevgi zayıflatır, nefret daima daha güçlü yapar insanı.
-Anladın mı beni? -Bırak, canımı acıtıyorsun!
Sen gerçekten dayak yedin mi bu hayatta?
Canın falan acımıyor senin, benden özür dileyeceksin.
Dilemeyeceğim!
Saçını keserim, özür dileyeceksin Leyla benden!
Dilemeyeceğim.
Saçını keserim senin, oğlan çocuğu gibi dolaşırsın ortada.
-Bırak, yapma! -Aa!
-Ay! -Eyvah!
Leyla! Kızım, ne yapıyorsun yavrum?
-Hilmi. -İyi misin hayatım, bir şey oldu mu?
-(Kadın) Soğuktu, tamam, bir şey yok. -Baba, baba bak...
...baba bak, bununla saçımı kesecekti, bununla saçımı kesecekti.
Leyla, ne yapıyorsun güzel kızım?
-Çay dökmek nedir, yakacak mısın kadını? -Baba...
Gerçekten yaptıklarına inanamıyorum güzel kızım ya.
-Lütfen odana geçer misin? -Ama bak saçımı kesecekti baba.
Geç konuşacağız sonra seninle.
Leyla, ne yapıyorsun?
Niye böyle davranıyorsun? Bak...
...biliyorum, babanla evlendiğim için bana kızgınsın...
...ama ben seni seviyorum.
Baba, baba bak, bak bebeğime ne yaptık, bak!
-Hilmi, yemin ediyorum kendi yaptı. -Hayır, sen yaptın!
-Baba, o yaptı! -Leylacığım, niye böyle söylüyorsun?
Yalan söylüyorsun bir tanem, bebeğinin kafasını koparttın.
-Sen yalan söylüyorsun, sen koparttın! -Ama üzülüyorum ben böyle yaptığın için.
Çünkü seni seviyorum ben, annenin yerini almaya çalışmıyorum ki.
Sen beni sevmiyorsun, senden nefret ediyorum!
-Sen kötü bir insansın! -Leyla, Leyla!
Tamam aşkım, tamam, üstüne gitme.
Onun da içinde kim bilir ne fırtınalar kopuyor.
(Kapı sertçe kapandı)
(Duygusal müzik)
Nur, doğru mu yapıyoruz ya?
Canım, bu evden, bu anılardan kurtulmak ona o kadar iyi gelecek ki.
Hem yapma Allah aşkına, baksana hâlimize. Herkes müteahhide sattı hayatım.
Tuz bitse isteyecek insan kalmadı.
Şu yarım akıllı Bedia abla var bir tek.
Yeni bir sayfa açmak hepimize iyi gelecek.
Haklısın.
Ne yaptın, şu adamları aradın mı, buluştunuz mu?
Yok işte, işten izin alacağım...
...öğlen saat 11.00 gibi noterde buluşacağız adamla.
Hangi noter?
Kuytu bir yer olmasın, dikkatli olmak lazım...
...hırlısı var hırsızı var.
Yok hayatım ya, çarşının içindeki noter yok mu, bankaya yakın olan...
...orada işlemleri yaparım, parayı alır, bankaya yatırırım, merak etme.
-İyi, ben de bir çanta ayarlayayım bari. -(Hilmi) Tamam.
Leyla.
(Hilmi) Leyla. Kuzum?
-Ben bırakayım mı okula seni? -Yürüyeceğim ben.
Kızdın mı sen bana?
(Duygusal müzik)
(Telefon çalıyor)
-Efendim? -Alo, Mali, Hilmi çıktı şimdi evden.
Saat 11.00'de noterde alıcıyla buluşacak.
-Hangi noterde? -Çarşıdaki 3 no'lu noterde.
(Nur) Sevgilim, az önce çıktı Hilmi dedim ya.
3 no'lu noter, 3 no'lu Mali.
Çarşının girişindeki, evet. Sakın geç kalmasınlar bak, 11.00'de.
(Gerilim müziği)
(Nur) Sen adamları ayarlayabildin mi?
Yanlarındayım şimdi, iki dakikada halledip gelecekler.
(Nur) İyi, tamam. Hilmi'nin elinde de siyah bir çanta olacak, tamam mı?
Parayı ona koyacak. Noterden çıkar çıkmaz direkt saldırsınlar.
Ben gelemem ki sevgilim, nereye geleyim ben.
Bir parayı alalım önce. Bir iki güne zaten kaçıp gideceğiz.
Nihayet ben de kurtulacağım o pis heriften de uyuz kızından da.
(Yaprak hışırdadı)
Bir dakika.
(Gerilim müziği devam ediyor)
-Alo? -Ne oldu?
Yok bir şey, bir ses duydum sanki, korktum ya.
(Nur) Tamam.
(Gerilim müziği devam ediyor)
-11.00'de orada ol bak, tamam mı? -(Mali ses) Eyvallah.
Hadi inşallah becerirler.
Baba.
(Gerilim müziği)
Babacığım, gelemem şimdi İstanbul'a. Kim? Tamam, ver.
-Merhaba Tufan Bey. -Abi, merhaba.
-Bana bir kahve söyler misiniz? -Tabii tabii, hemen. Hemen.
-Anneciğim. -Kahve söyleyin.
(Tufan) Menajerle bir görüşmem var anne, o yüzden.
Yok yok, bir sıkıntı yok, merak etme. İmzayı birkaç güne atarım zaten.
Aynen. Tamam anneciğim. Tamam, yarın gelirim.
-Çok büyük topçu yalnız, çok. -(Tufan) Çok öpüyorum, hadi hoşça kal.
(Gerilim müziği)
-(Hilmi) Günaydın Müdür Bey. -Günaydın.
-Odama gel de şu hesaplara bakalım. -Ya şimdi Müdür Bey, ben de...
...izin isteyecektim de sizden.
Evin satış işi için notere gitmem lazım, o sebeple rica edecektim.
Emin misin Hilmi abi? Sen o evi çok seversin.
Yani öyle de Müdür Bey...
...çok borçlandık, özellikle rahmetli karımın tedavi süreci...
...epey bir belimizi büktü. Neyimiz var neyimiz yok her şeyi sattık.
-Onu da öyle çözeceğiz artık. -Hayırlısı.
Gecikmeyelim yalnız, işler birikti.
Yok yok, merak etmeyin Müdür Bey, hemen halledip gelirim.
Teşekkür ederim Müdür Bey, sağ olun.
-Ayselciğim, görüşürüz. -Görüşürüz abi.
Adam bu. Çarşıdaki 3 no'lu noterden çıkacak...
...elinde siyah bir çantayla. -Eyvallah abi.
-Plakayı söktünüz? -Tabii ki.
Güzel.
Affedersiniz.
(Gerilim müziği)
Çantayı alır almaz beni arıyorsun, tamam mı kardeşim? Hadi göreyim sizi.
(Erkek) Ver kanka gazı, ver, ver!
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Leyla) Baba! Baba, baba dur! Baba!
Baba, dur baba, baba!
Baba!
(Gerilim müziği devam ediyor)
Baba dur! Baba dur!
Baba!
-Baba, baba çalacaklar, baba! -Leyla, yavrum, aman Allah'ım!
-Baba, paramızı çalacaklar baba! -Güzel kızım ne işin var burada bir tanem?
-Baba, paramızı çalacaklar, sakın gitme! -Ne parası kızım? Sen nasıl geldin buraya?
-Güzel yavrum benim. -Paranı çalacaklar diyorum, Nur...
...telefonda biriyle konuştu, sevgilim dedi baba!
-Paranı çalıp kaçacaklarmış diyorum. -Beni dinler misin güzel kızım?
Bak Nur'u sevmediğini biliyorum...
...ama bu yalan nedir kızım? Sen neler yapıyorsun, inanamıyorum sana Leyla ya!
Baba, yalan değil!
Sevgilim dedi baba!
Lütfen dinle beni.
O çirkin heriften ve uyuz kızından kurtulacağım dedi baba, lütfen!
Arabaya biner misin, artık kızmaya başlıyorum, kalbini kıracağım...
...doğru okula gidiyorsun! -(Leyla) Ya yapma baba, dur.
-Nur'un sevgilisi var, sevgilim dedi ona. -Ya bir dakika beyefendi ya!
-Hadi lütfen. -Dinle beni ama baba.
(Korna çalıyorlar)
-Baba, lütfen... -Gel bakayım buraya sen.
-Doğru okula gidiyorsun. -(Leyla) Baba, lütfen.
-Gir çabuk, kemerini tak çabuk! -(Leyla) Baba, lütfen beni dinle!
Kemerini tak! Kızıyorum artık! Tamam be, patlamayın, biniyoruz işte.
-Baba... -Gerçekten sana inanamıyorum Leyla ya!
-Aklımı aldın benim yahu! -Baba, dinle beni lütfen!
Babacığım, doğru okula gidiyoruz, anlaştık mı?
Baba, lütfen dinle beni. Baba...
(Leyla) Baba, baba dur.
Hadi gel, hadi gel bakalım, doğru okula.
Baba, lütfen beni dinle, lütfen beni dinle.
Babacığım, evin satılmasını istemediğin için yaptığını biliyorum.
Şimdi senden rica ediyorum, akşam konuşuruz, olur mu?
Şimdi doğru okula, hadi bakalım.
Hadi.
O kadın kötü baba, çok kötü.
(Duygusal müzik)
Tamamdır. Hilmi Bey, sizden de bir imza rica edeyim, buyurun.
-Tabii. -Teşekkürler, sağ olun.
-Hayırlı olsun. -Hayırlı olsun.
-Hayırlı olsun tekrar. -Çok teşekkür ederim, sağ olun.
-İyi günler. -İyi günler.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Allah'ım, param! Hırsız var, yardım edin! Yardım edin!
Allah'ım gitti paralar, gitti paralar! Aman Allah'ım!
Kurban olayım yardım edin, aman Allah'ım!
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Telefon çalıyor)
Alo, Mali? Beceremediler deme!
Ya Nur, Allah'ını seversen kızım bak, gözümle gördüm...
...çocuklar şimdi tereyağından kıl çeker gibi hallettiler.
-Para bizim yani? -(Mali ses) Aynen öyle sevgilim.
Akşama çıtırdan bir kutlarız zaten, hiç merak etme.
Kutlayacağız tabii ki ama dediğim gibi birkaç gün üzgün olmak zorundayım şimdi.
Ama alıp parayı gideceğiz işte, özgürüz.
-Tamam, tamam, merak etme hadi. -Ay! Para bizim.
(Siren çalıyor)
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Gel bakalım aptal herif, bu sana katlandığım son gecem olur inşallah.
Hilmi!
(Nur) Ay, neredesin Allah aşkına ya, seni arıyorum sabahtan beri.
Ulaşamıyorum, merak ettim.
-Ne oldu, iyi misin? -Değilim Nur.
-Hiç iyi değilim. -Aa!
İçtin mi sen? Ne oldu ha, söylesene!
-Ne oldu? -Hiçbir şeyim yok artık.
Allah aşkına söyle Hilmi, ne oldu? Vallahi çatlarım meraktan.
(Hilmi) Her şeyimi kaybettim, hiçbir şeyim kalmadı.
Ay, korkutma beni Hilmi ne olur ya!
Bir tek bu evim vardı, onu da kaybettim.
(Gerilim müziği)
Sattığın için evi üzgünsün tabii.
Ama kaç defa konuştuk bunu seninle Hilmi.
Ailemiz için, Leyla için o kadar doğru bir karar aldın ki.
Aile? Aile mühim bir şey, değil mi?
Hilmi, anlatacak mısın?
Çaldırdım.
-Bütün parayı çaldırdım, hepsi uçtu gitti. -Nasıl yani?
Noterden çıktım, iki tane motosikletli geldi...
...parayı kaptıkları gibi gittiler.
Eyvahlarım olsun, kaç kere söyledim sana ya!
Hilmi, paraya dikkat et, aman gözünü seveyim dikkat et diye.
-Ne diyor peki polisler, bulabilirler mi? -Bilmiyorum, bilmiyorum.
(Gerilim müziği)
(Hilmi) Hadi söyle, aptalın teki olduğumu söyle.
Beş para etmez biri olduğumu söyle.
-Hadi vur yüzüme. -Aşk olsun.
Ben sana ne zaman kötü bir laf söyledim? Hiç böyle bir şey yapar mıyım?
-Doğru. -Ne yapalım canım, insanlık hâli.
Herkesin başına gelebilir.
Allah korusun canına bir şey olmadı. Sana bir şey olsa ben ne yapardım?
Sahi ne yapardın Nur?
(Gerilim müziği)
Üzülür müydün?
Üzülürdüm tabii.
Kahrolurdum, üzülmek ne kelime. Sen benim kocamsın!
Hem mal mülk nedir ya! Çalışırız, bir daha kazanırız.
Leyla odasında mı?
Geldiğinden beri konuşmadık, kapısı kilitli.
Konuşmaya çalıştım ama...
Peki, ben ne yapacağım şimdi Nur?
Ona nasıl söyleyeceğim? Ne diyeceğim, annesinden kalan tek şey bu evdi...
...onu da kaybettim mi diyeceğim Nur?
Canım hiçbir şey söylemeyeceksin sen şu anda.
Yok. Evin yeni sahiplerinden de izin isteyeceğiz.
Bir süre versinler, oturup konuşuruz, bakarız çaresine.
(Telefon çalıyor)
Kim?
Bedia abla, akşam gelirim demiştim de arıyor.
-Efendim Bedia abla? -Kocan yanında belli ki.
Evet, işten geldi şimdi, biz de tam yemeğe oturacaktık.
Sizin yukarıdaki yolun üst tarafına gel, acil konuşmamız lazım.
Bu akşam müsait değilim, acaba...
...başka zaman gelsem olur mu? -Hemen gel dedim.
(Gerilim müziği)
(Kapı vuruluyor)
(Hilmi) Leyla, kızım, açar mısın kapıyı bir tanem?
(Fısıldayarak) Hadi lütfen aç, konuşmamız lazım Leyla.
(Kapı vuruluyor) Leyla, Leyla...
Kuzum.
Leyla, güzel kızım, çok özür dilerim senden bir tanem.
Seni dinlemediğim için çok özür dilerim.
Ama ben de istedim ki başında bir anne olsun, yalnız kalma istedim güzel kızım.
Nereden bilebilirdim bu kadının şeytan bir kadın olduğunu, güzel kızım benim.
-Ne oldu baba, parayı mı çaldılar? -Hişt, sus.
Evet, çantayı aldılar ama sayende tek kuruşumuzu bile kaptırmadım onlara.
Nasıl yani?
(Fısıldayarak) Şöyle ki söylediklerin beni şüpheye düşürdü.
Ama bunu da anlamanın tek bir yolu vardı, değil mi güzel kızım?
(Geçiş sesi)
(Gerilim müziği)
Şimdi beni iyi dinle, paralar arkadaki su deposunun altında, tamam mı?
Ben gelene kadar kapıyı kimseye açma, olur mu güzel kızım?
Tamam mı bir tanem? Hiç kimseye açmayacaksın kapıyı, anlaştık mı?
-Baba, gitme ne olur. -Gidip hemen geleceğim, merak etme.
-Baba gitme, ne olur gitme. -Güzel kızım, korkma.
Ver o serçe yuvasını, içine güzel bir kuş koyalım onun. Oh.
Hiçbir şeyden korkma, olur mu? Hemen geleceğim.
Seni çok seviyorum biliyor musun?
Canımdan çok seviyorum.
Güzel kızım benim, gül yüzlüm, tamam.
Kapıyı kimseye açmak yok.
(Duygusal müzik)
(Köpekler havlıyor)
(İç çekti)
Mali, aldın çantayı, değil mi?
Aldım, burada bak. Aç bak, aç, aç.
Bu ne? Ne oluyor lan, gırtlaklarım seni!
-Paralar nerede? -Yok işte kızım, görmüyor musun?
Herif çöp doldurmuş çantaya para diye.
-Biri öttü belli ki. -Yalan söylüyorsun.
Sen iyice manyadın ha, ben niye yalan söyleyeyim sana?
Bilmem, onu sana sormalı.
İnanmıyorum ya, sonuna kadar geldik her şeyin, sonuna kadar!
İnanmıyorsan inanma kızım, çok da fifi!
Ben sana dediğimi tut, verdiğimi yut demedim mi kızım?
Herif resmen ayakta uyutmuş seni, oyunlar oynamış arkandan ya!
Bana bak! Kimse bana oyun oynayamaz, tamam mı?
Boş boş konuşup beni şu an çıldırtma!
Hilmi kim ya! O dangoz böyle bir şeyi akıl eder mi?
Senin çakallar eder ama, ne malum seni satmadıkları?
-Ne malum yalan söylemedikleri? -Nur, vallahi bir git kızım.
Ulan hadi diyelim bunlar yürek yedi, böyle bir şeye kalkıştılar.
Bana niye içi çöp dolu çantayı getirsinler?
-Parayı alıp uzarlar Nur, salak mı bunlar? -Sen çok akıllısın, değil mi?
Sen adamı suya götürür susuz getirirsin, değil mi?
Nur bak, senin yine gözünün feri gitti.
Deli olma, kendine gel, bak Allah'ını seveyim kendine gel Nur.
Nasıl inandım ben sana, nasıl inandım ben sana!
-Nereye götürdün paraları söyle Mali! -Ya bir (Bip) Nur be!
Ya Allah'ını seveyim (Bip) git kızım, alo!
Nur, Mali'yim ben.
Ben senin ailenim lan.
Hayat arkadaşınım.
Bizim birbirimizden başka kimimiz var Nur?
Nerede o zaman bu (Bip) paraları?
Nerede biliyor musun? Bak, göstereyim.
-(Nur) Mali! -Orada işte.
Bitti. Bir daha yanıma gelme!
-Bitti! -Mali! Paraları götüreceksin, değil mi?
O parayı bulup bana getireceksin, duydun mu?
-Mali, yüzüme bak. -Çek elini lan!
Yakarım seni!
Duydun mu?
Yakarım seni! Duydun mu?
Duydun mu?
(Hilmi) Duydum.
Duydum Nur.
Ama sen de çok ayıp ettin oğlana.
Çocuk doğru söylüyor. Para onda değil ki Nur.
Bende.
Ne o, dilini mi yuttun?
Sandığın gibi dangoz değilmişim, değil mi?
Sen kimsin lan!
Sen kendini ne zannediyorsun?
Ben seni seviyor muyum, ben sana âşık mıyım sanıyorsun?
Sen kimsin!
Bir kendine bak, bir bana bak.
Benim senin gibi bir adamla ne işim olur lan?
(Gerilim müziği)
Leyla defalarca söyledi de inanmadım.
Sen ne kadar ahlaksız, kötü bir insansın Nur.
Ama bitti.
Yolun sonuna geldik.
Sana bir şey diyeyim mi?
İkinizi de gebertmek istedim...
...ama sonra kızım düştü aklıma.
Bensiz ne yapar, dedim.
(Hilmi) O yüzden boş ver dedim. Bunların pis kanıyla elini kirletme dedim.
-Şimdi yürü bakalım Nur Hanım. -Mali!
-Polise gidiyoruz, yürü! -Mali!
-Başlarım senin Mali'ne, yürü! -Gelmem.
Polise hiçbir şeyi ispat edemezsin!
Her haltınızı kaydettim, tamam mı? Her şeyi kaydettim!
Beni aptal mı sandın?
Ben sadece iyi bir insanım!
Ama safım! Evet, safım!
Öyle safım ki kızıma verdiğin zararı göremedim.
Ama yolun sonuna geldik. Andım olsun senden koruyacağım. Yürü.
-(Nur) Gelmem! -Yürü!
-(Nur) Gelmem! -Sana yürü dedim!
(Hilmi) Nur, zorluk çıkarma! Nur, zorluk çıkarma! Yürü!
Yürü dedim! (Hilmi bağırdı)
Gelmem! Gelmem!
Nur... Allah'ın cezası! Nur!
(Hilmi) Kaçma, buraya gel Nur!
Ah!
(Gerilim müziği)
(Hilmi) Nur! Gel, kaçma.
Gel Allah'ın cezası. Kaçma dedim!
Gel buraya! (Fren sesi)
(Hilmi bağırdı)
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Duygusal müzik)
Hilmi.
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Sessizlik)
Hilmi.
Ne oldu sana canım?
Ölüyor musun yoksa?
(Mırıldanıyor)
Ne?
Telefon.
Gizlice çektin.
Telefona çekmiştin. Bununla çekmiştin, değil mi?
(Hilmi acıyla inledi)
Allah'ın sopası yok ama.
Beni polise teslim edecektin...
...ama ruhunu teslim ediyorsun, değil mi Hilmi?
Ne diyorsun?
Leyla...
Leyla'yı merak etme.
O artık bana emanet.
Onu ben yetiştireceğim.
Tıpkı bana benzeyecek.
Leyla.
Hani sen çok iyisin, ben kötüyüm ya.
Ben ahlaksızım ya Hilmi.
Gör bak kızın büyüdüğünde kime benzeyecek.
Ama göremeyeceksin.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Tufan) Alo? Bir kaza olmuş, birisi yerde yatıyor.
Lütfen bir ambulans gönderir misiniz? Uludağ yolu.
(Duygusal müzik)
-Baba, sen misin? -(Nur) Benim Leyla.
Aç şu kapıyı da seninle biraz konuşalım.
-Babam nerede? -Baban birazdan gelir.
Kapıyı kilitlemişsin Leyla. Açar mısın, bir konuşalım.
Git buradan.
Babam ben gelmeden kimseye kapıyı açma, dedi.
Baban eve gelmeyecek. Bundan sonra onu asla göremeyeceksin.
Yalan söylüyorsun. Babam gelecek.
İyi. Sen otur, bekle o zaman. Ben beklemeyeceğim.
Para nerede Leyla? Sana söylemiştir o aptal. Söyler misin?
-(Nur) Odana mı sakladın? -Bilmiyorum, para bende değil.
Leyla, aç şu kapıyı!
-Leyla! Leyla! -Hişt, Nur!
Ne oluyor lan? Adam gerçekten öldü mü?
(Nur) Aynen.
Arabanın altında kaldı!
-Kır şu kapıyı, kilitlemiş işte! -Çekil.
(Nur) Allah'ım ya!
Aç şu kapıyı artık.
-Kart mı sokuyorsun! -Tamam, bir dakika kızım!
-Bir ittirsene, kır, bir şey yap ya! -Tamam, bir dakika be!
(Gerilim müziği)
Çekil, koş. Bir bak bakayım, nereye gitmiş olabilir?
Leyla.
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Duygusal müzik)
Aferin sana, bravo. Gerçekten sandığımdan daha zekiymişsin.
Beni neredeyse kandırıyordun. Hiç babana çekmemişsin.
-Gel buraya. -Bırak beni, bırak!
Bırakacağım zaten.
Parayı aldıktan sonra defolup gideceğim, bir daha da beni görmeyeceksin.
-Para nerede Leyla? -Bilmiyorum!
-Biliyorsun! -Bilmiyorum!
Biliyorsun diyorum Leyla! Çabuk söyle!
Selamünaleyküm.
İşte, tanıştırayım.
Mehmet Ali. Ben ona kısaca Mali diyorum. Benim sevgilim.
Küçük çocukların dilinden çok iyi anlar.
Eğer konuşmayacaksan seni ona teslim edeceğim. O seni konuşturur.
Fakat şimdiden söyleyeyim, canın biraz yanabilir Leyla.
(Gerilim müziği)
Bizim çöplükte ilk kuralımız neydi Mali?
-Söz dinleyeceksin. -Dinlemeyince ne olurdu?
Kafese kapatırlar. Ne yemek ne de su.
Ama burada kafes yok tabii, değil mi?
Ama yukarıda bir oda var, Leyla orayı çok seviyor.
-Hayır, yapma! Hayır, yapma! -Gel buraya.
-Gel buraya! -Hayır, yapma!
-Babam gelince görürsün sen! -Hâlâ babam gelince diyor ya.
Baban gelmeyecek artık. Öldü, dönüşü yok bunun.
Yalan söylüyorsun, ölmedi.
(Kapı vuruldu)
-Polisler. -Bak geldi işte.
Baba! Baba!
Al şunu, yürü.
(Leyla bağırmaya çalışıyor)
Hişt. Sesini çıkarma, sus.
(Gerilim müziği)
İyi akşamlar Memur Bey. Hayırdır inşallah.
İyi akşamlar hanımefendi. Hilmi Yılmaz için gelmiştik.
(Leyla bağırmaya çalışıyor) Hişt.
Evet, ben eşiyim. Nur.
Hilmi işte, otelde çalışıyor.
Hanımefendi, bir trafik kazası oldu. Onun için buradayız.
Nasıl? İşe arabasıyla gitmedi ki. Yürüyerek gitti.
Hanımefendi, Uludağ yolu üzerinde bulmuşlar. Vuran araç kaçmış.
Nasıl ya?
(Leyla bağırmaya çalışıyor) Hişt. Tamam, sus.
Bir dakika.
(Nur) Hemen hastaneye gidelim.
Hanımefendi, eşiniz maalesef olay yerinde hayatını kaybetti.
(Polis) Başınız sağ olsun.
(Duygusal müzik)
Hayır, öyle bir şey olmamıştır.
Hilmi... Hilmi...
Ay, bir dakika.
-Hanımefendi. -Bir dakika, ellerim çözüldü.
Öyle bir şey olmamıştır ya.
(Leyla ağlıyor)
(Leyla ağlıyor) Sus!
Hilmi! Ben onsuz ne yapacağım?
Hilmi! Yok, öyle bir şey olmamıştır. Öyle bir şey olmamıştır.
Leyla, kıracağım bir yerini. Sus!
(Nur) Hilmi! Yok, değildir!
Hanımefendi, sizi hastaneye götürelim. Teşhis için gelmeniz gerekecek.
Bakamam, bakamam, bakamam.
O hâlde başka bir tanıdığınızı bulmamız gerekecek hanımefendi.
-Birini arayalım mı? İster misiniz? -Bir dakika. Çok...
Bizim bizden başka kimsemiz yok.
(Leyla bağırmaya çalışıyor) (Nur) Kimsesi yok.
Leyla, sus!
Bana bir izin verin, ben birilerini bulayım.
-(Polis) Tamam. -(Nur) Onlarla birlikte geleyim.
Şimdi çok şoktayım çünkü.
-Tamam. -Tamam hanımefendi, başınız sağ olsun.
Allah razı olsun, Allah razı olsun.
Allah'ım!
(Gerilim müziği)
(Mali bağırdı) Baba!
Ah! Ah!
Yardım edin! Yardım edin polis amca!
Yardım edin! Polis amca!
-(Leyla) Yapma ne olur, bırak! -Geç içeri! Geç dedim sana!
-Yapma, ne olur yapma! -Geç!
-Korkuyorum. -Çabuk çık yukarı.
-Hayır. -Bebeğin de yok artık.
Yürü. Yürü!
-Geç içeri! Geç şuraya! -Ne olur yapma!
Sevgili baban ölmüş.
Anladın mı?
(Duygusal müzik)
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Erkek gülüyor) (Kadın) Sürpriz!
(Kadın 2) Sürpriz!
(Erkek gülüyor)
Tipe bakın! Oğlum, ne korktun bu kadar!
Tufan, aslan oğlum benim. Küçük bir kutlama da biz yapalım dedik.
Evet. Ne oldu lan? Sevinmedin mi Tufo?
Oğlum, bu kadar insan toplandık, geldik senin için.
Bak, anan, bacın, yavuklun.
Yavuklu ne baba, Allah aşkına?
Abiciğim, ne oldu, çok mu korktun? Gerçi çok haklısın, şu...
...durumun içinde. Olabilir, normal.
Vallahi öyle görünüyor.
Sevgilim, ne oldu? Ne bu hâlin? Suratın kireç gibi oldu.
Dilini mi yuttun oğlum? Lan bu konfeti mi bu kadar korkuttu seni?
Selman, Allah aşkına bir sus ya, bir sus.
Oğlum, annem. Ne oldu sana yavru kuşum?
Aşkım, ne oldu söylesene. Bir şey olmuş, belli. Söyle, ne oldu?
(Gerilim müziği)
Bir şey yok Serap.
Ben sadece sizi görünce şaşırdım. Yani sizi beklemiyordum.
Ay.
Kafam da biraz dağınık zaten.
Tamam. Tufo Efendi, biraz da bizim için yorul ya.
Evet, İstanbul'dan kalktık geldik oğlum. Bize git demeyeceksin herhâlde.
Yok anneciğim, ben...
Sonra kutlasak olmaz mı? Ben gerçekten çok yorgunum. Gerçekten.
Oğlum, bırak ya. Ferda kızım, abine bir kadeh ver.
-Gel, gel, gel. -Hadi.
-Geçin şöyle. -Gel, gel.
(Selman) Ver, bize de ver. Hadi kızım, doldur.
-Aa! -(Kadın) Geç.
Oğlum ülkenin en büyük takımına transfer olmuş, biz bunu kutlamayacağız.
(Selman) Var mı böyle bir dünya?
Hadi, kendinize de doldurun kızım.
Zengin olduk, değil mi hanım?
Ay, inşallah. Bana bak Selman, önce büyük bir ev alacağız, tamam mı?
(Selman) Sen iste yeter ki Hatice'm.
Sana Boğaz'da yalı alırız, değil mi lan?
Almaz mısın anana?
Ne yalısı be! Bak söyleyeyim, ben mahallemden ayrılmam.
(Hatice) O civarda bir ev istiyorum. Hep beraber yaşarız, değil mi?
Biz yaşarız da Serap'la abim bizimle aynı evde yaşar mı bilemedim anne.
Sonuçta ev ev üstüne kurulmaz derler, değil mi?
Olmaz tabii. Kızım, üç artı bir evde oturacak hâlimiz yok herhâlde.
(Hatice) Büyük bir ev bulacağız.
Ayrıca ben oğluşumdan ayrılamam, size söyleyeyim.
Hadi bakalım. Daha büyük başarılarına evladım, hadi.
-(Hatice) Hadi. -(Selman) Aferin sana.
(Gerilim müziği)
Nur! Kapıyı aç!
Nur, aç kapıyı!
(Duygusal müzik)
Korkma.
Seninle işimiz bitti.
(Gerilim müziği)
Gidiyor musun?
Aynen. Nihayet.
Bizi uğraştırdın ama sonunda parayı bulduk. Mali, göster.
Bak.
Al şu çantaları.
Polise haber vereyim deme.
Hoş, haber versen de zaten onlar beni arar.
Ben de gelir seni alırım.
Senin bu hayatta benden başka kimsen yok Leyla. Bunu sakın unutma.
(Duygusal müzik)
(Gerilim müziği)
Paralar arkadaki su deposunun altında, tamam mı?
(Gerilim müziği devam ediyor)
Ama para burada.
(Gerilim müziği devam ediyor)
İşe yarayacağını söylemiştim. İnat çünkü.
Kessen söylemez.
Bırak, babamın parası o!
"Babamın parası o!" Gel de al o zaman!
-(Leyla) Bırak! Bırak dedim! -Bu yaşta bu ne para aşkı ya!
Babamın parası o! Bırak beni!
Babam senin yüzünden öldü. Senin!
Baban senin yüzünden öldü.
Eğer sen çeneni tutsaydın gece gece peşimden gelmeyecekti.
Hadi gidelim artık. Yürü!
Baba!
(Leyla bağırmaya çalışıyor)
Mali. Mali.
Mali, dur.
Mali, dur.
Tamam.
(Leyla bağırmaya çalışıyor)
Çantada eşyaların var. Arabaya bin artık! Oyuncağı da içeride.
Bırak! Bırak beni, bırak!
Bağırma! Çabuk Mali.
-Çıkarın beni! -Leyla.
-Hadi. -Hayır! Yardım edin!
Yardım edin! Yardım!
Yardım edin!
Hayır!
Yardım edin!
Yardım edin!
(Leyla) Yardım edin!
Yardım edin!
Baba. Babacığım.
Hadi bırak şimdi arabayı falan.
Minibüs ayarladım, İstanbul'a beraber döneriz.
Ben arkanızdan gelirim baba.
-(Selman) Öyle mi diyorsun? -Öyle yapalım.
İyi. Hatice, hadi. Ferda nerede?
-Buradayım baba. -Gel, hadi.
Otelin önü gazeteci kaynıyor. Ne yapsak? Arka kapıdan mı çıksak?
İyi olur.
Aa, niyeymiş canım? Allah Allah, gizlimiz saklımız mı var?
Aslında sen arka kapıdan çıksan çok iyi olur kızım.
Biliyorsun soracaklar, kim bu diyecekler. Ne diyeceğiz, değil mi?
Oğlumun nişanlısı dersin anne, gelinim dersin.
Hadi Serap, siz geçin, ben de şu kartı verip geleyim.
-Tamam. -Bavullar nerede?
Getiriyorlar, hadi.
Pardon, hesabı kapatacaktım ama...
...bir sorun mu var? -(Müdür) Kusura bakmayın Tufan Bey.
Dün gece bir çalışanımız Uludağ yolunda kaza geçirdi.
Araba kazası.
Ölmüş mü?
(Gerilim müziği)
Kaybettik maalesef.
Belki hatırlarsınız, dün burada benimle birlikteydi. Hilmi abi.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Evet, Hilmi abi.
Peki, nasıl olmuş kaza?
Kim çarpmış, belli mi?
Yok, çarpıp kaçmış şerefsiz.
(Müdür) Ne gören var ne duyan.
(Aysel) Nasıl insanlar ya!
Çarptın, niye kaçıyorsun? Hastaneye götürsene, belki yaşayacaktı.
Allah'ından bulur inşallah.
(Gerilim müziği)
-Başınız sağ olsun. -Sağ olun.
(Gerilim müziği devam ediyor)
İn bakalım aşağı.
(Rüzgâr esiyor)
Neresi burası? Neden geldik?
Babana bir söz verdim.
Sözümü tutacağım.
Kızını ben yetiştireceğim dedim, tıpkı bana benzeyecek.
Hayır, sen benim annem değilsin. Ailem değilsin.
Bana kötü biri diyorsun ya Leyla...
...kötü, kalpsiz, canavar, şeytan.
Çok merak ediyorum, benim yaşadıklarımı sen yaşadıktan sonra...
...nasıl bir insan olacaksın acaba? Bak.
(Rüzgâr esiyor)
Asla senin gibi biri olmayacağım.
Göreceğiz.
(Rüzgâr esiyor)
Bırak onu, annemin o.
İyiliğin için. Burada bırakmazlar sana bunu.
Yürü. Mali.
(Nur) Yürü.
-Mali, götür kızı. -Sen gelmiyor musun?
Kokusuna bile tahammülün yok, değil mi?
(Nur dış ses) Ben o pis kokuların içinde doğurdum bebeğimi.
Daha 16 yaşındaydım. O kokudan hiçbir zaman kurtulamadım ki.
Yıllardır nereye gitsem benimle geliyor.
Ruhuma işlemiş bu çöp kokusu.
Genzimi yakıyor, içimi acıtıyor.
Paramparça ediyor beni.
Ben gelemem Mali, sen götür.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Yaklaşan araba sesi)
(Sessizlik)
Hayrola Mehmet Ali, hangi dağda hangi kurt öldü?
Buraları unuttun sanıyordum.
Unutmak ne mümkün Neco.
Aa, elimi öpmeye geldin, öyle mi?
Öp hadi.
Nur'un sana küçük bir hediyesi var.
O Nur karısının ne zaman bir hayrı dokundu ki?
Kimmiş bu bebe, kimden peydahladı?
Sen ne yapacaksın orasını Neco?
Alıyor musun almıyor musun onu söyle.
-Beş kuruş vermem bak. -Hediye dedik ya sana, hediye, hediye.
Eti de senin kemiği de ama buradan çıkmayacak.
Eyvallah, getir.
(Gerilim müziği)
Gel.
-Gel buraya. -(Leyla) Bırak, bırak beni, bırak!
Bırak, bırak beni! Bırak!
Bırak beni, bırak!
(Leyla ağlıyor) Gel bakalım minik hanım.
Burası yeni evin.
(Duygusal müzik)
Gel buraya. Bu da yeni deden.
-Hadi bana eyvallah. -Hayır, gitme!
Gitme, ne olur bırakma beni!
Yalvarırım beni burada bırakma!
(Leyla ağlıyor)
Bir daha sözünüzden çıkmayacağım!
Bırakma beni!
Lütfen!
Yalvarırım, ne olur gitme!
Bir daha sözünüzden çıkmayacağım!
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
-Elim pis. -Bir şey olmaz.
Burada her yer pis zaten.
(Duygusal müzik devam ediyor)
-(Neco) Gel benimle. -Bırak beni, bırak!
-Sen karışma lan! -Bırak beni, bırak!
-Yürü! -Bırak!
Bırak, bırak!
Bırak! Bırak, bırak beni!
-Bırak beni, bırak! -Ulan Neco.
(Gerilim müziği)
-(Neco) Sus artık, sus bebe, sus! -(Leyla) Bırak, bırak!
Sesin sipsi gibi ama gücün kuvvetin yerinde maşallah.
-Gel bakalım, gel. -Bırak, bırak!
Dur şurada, dur, bağırıp durma.
-Biraz yüzünü gözünü yıkayalım da açılsın. -Bırak beni, bırak!
Yapma, yapma.
-Yürü bakalım şimdi. -(Leyla) Evime gideceğim ben amca.
-Ne olur bırak beni. -Burası senin evin, yürü.
(Gerilim müziği)
Hişt, ver lan onu.
Alırım aklını oğlum senin.
Geç.
(Gerilim müziği devam ediyor)
-(Neco) Nasıl? -Önünüze dönün oğlum.
Güzel, değil mi? Bence de öyle.
Ama akıllı uslu olursan tabii.
Yok eğer ben deli olacağım, arıza çıkaracağım dersen o başka.
O zaman seninle külâhları değişiriz. Burası cehenneme döner.
Akıllı olacaksın.
-Kürşat, gel lan buraya. -Buyur baba.
Bu bebeğe tek tek anlat kuralları, iyice bellesin.
(Neco) Yarın işbaşı yapacak.
Gel.
Hişt, ilk günden kızdırma babayı. Dayağı yersin bak.
Gel. Ah!
Neco baba! Neco baba, kız kaçıyor Neco baba!
(Gerilim müziği)
(Kuşlar ötüyor)
(Sessizlik)
Sağ olun, sağ olun.
-Başınız sağ olsun. -Sağ olun, Allah razı olsun.
-Başınız sağ olsun. -Allah razı olsun dostlar.
Başınız sağ olsun.
(Kargalar ötüyor)
(Nur) Sağ olun hocam, Allah razı olsun.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Nur Hanım.
Nur Hanım, rahatsız ediyorum ama...
...başınız sağ olsun.
Siz... (Geçiş sesi)
(Geçiş sesi)
Sizi tanıyorum, televizyondan.
Futbolcu değil misiniz siz? Tufo diyorlar hani, Tufan Yıldız.
Evet, benim.
Özür dilerim. Kocamı nereden tanıyorsunuz?
Ben otelden tanıyorum Hilmi abiyi. Çünkü orada çok sık kalırım.
Duyunca gelmek istedim. Başınız sağ olsun.
Sizi meşgul etmek istemem. Acınız büyük, canınız yanıyor.
Onsuz ne yaparım, nasıl yaşarım hiç bilmiyorum.
İsterseniz ben sizi evinize bırakayım. Hem yolda konuşmuş oluruz biraz.
Ne konuşacağız?
Dediğim gibi ben Hilmi abiyi çok severdim.
Onun ailesine bir yardımım dokunabilirse. Maddi manevi ne olursa.
(Gerilim müziği)
Sizi meşgul etmek istemem. Sağ olun, kendim giderim ben.
Lütfen, ne meşguliyeti. Arabam burada zaten hemen, buyurun.
(Gerilim müziği devam ediyor)
-Buyurun. -Sağ olun.
(Neco) Geç, geç.
Bu gece burada kocaman dalgalarla zıbar da aklın başına gelsin.
(Duygusal müzik)
-Buyurun, lütfen. -Sağ olun.
(Gerilim müziği)
Kazanın olduğu yer burası.
(Geçiş sesi)
(Geçiş sesi)
Alçak herif, bir de bırakıp kaçmış kanlar içinde adam yerdeyken.
Belki hâlâ yaşıyordu.
Ambulansı aramış hemen aslında.
Kim aramış?
Siz nereden biliyorsunuz?
Şey, oteldekiler öyle söyledi. Çünkü ambulans gelmiş hemen.
Birisi haber vermiş olmalı.
Ne faydası var ki?
(Gerilim müziği)
-İleriden sola döneceğiz. -Tabii.
(Nur dış ses) Parayı çaldırmış dönerken.
Polise gitmesini ben söylemiştim. O yüzden çıkmıştı evden.
Bizim bizden başka kimsemiz yok.
Beni bu koskoca dünyada yapayalnız bıraktı.
Hayır hayır, artık yalnız değilsiniz.
Yani ben dediğim gibi size yardımcı olmak için buradayım.
Evi de borcu da düşünmeyin. Hepsini ben hallederim.
Ne münasebet!
Siz kimsiniz ki böyle bir şeyi teklif ediyorsunuz?
Çok özür dilerim hanımefendi. Beni yanlış anladınız.
Ben sadece size destek olmak için öyle söyledim.
İstemiyorum. Benim ne ev ne de para umurumda.
Ben sadece acımı yaşamak istiyorum, tamam mı?
-Haklısınız, ben düşünemedim. -Lütfen gider misiniz?
Tamam, gidiyorum ama bir saniye Nur Hanım, bir saniye.
(Gerilim müziği)
Ben size numaramı vereyim.
Beni buradan istediğiniz zaman arayabilirsiniz.
Ben hemen gelirim.
Neden?
Hilmi'yle aranızda ne var sizin?
Sırf kaldığınız otelde çalışan biri için neden bu kadar şey yapıyorsunuz?
Ee...
...biz her zaman konuşurduk çünkü.
Hilmi abi bana çok abilik yaptı. Beni çok severdi.
Ben de onu çok severdim.
Öyleydi.
Hemen sevdirirdi kendini.
Öyleydi.
Şimdi biraz yalnız kalıp acımı yaşayabilir miyim?
Tabii tabii, gidiyorum. Haftaya tekrar geleceğim zaten.
Ama ne olur istediğiniz zaman beni bu numaradan arayın.
Bir telefonunuz yeter, ben hemen gelirim. Olur mu?
Tekrar başınız sağ olsun.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Köpek havlıyor)
(Köpek havlıyor)
(Erkek çocuk) Demek buradasın.
Merak etme, seni yalnız bırakmayacağım.
İlk günden ceza almışsın.
O pis yerde olmaktan iyidir. Gideceğim ben zaten.
-Yakalanırsan daha kötü olur ama. -Olsun.
Zaten her şey kötü, çok kötü.
-Adın ne? -Leyla. Senin?
Cino diyorlar burada. Komik, değil mi?
Cino, neden evine gitmiyorsun?
-Benim evim yok ki. -Nasıl yani?
-Annen baban yok mu? -Bilmem.
Varsa da hatırlamıyorum. Çok küçükken gelmişim buraya.
Unuttum. Sanki burada doğmuş gibiyim.
-Sen de unutacaksın. -Unutmayacağım.
(Leyla) Ben hiçbir şeyi unutmayacağım.
Al hadi, ye.
Temiz, merak etme. Güzide annem hazırladı.
(Duygusal müzik)
-Hani annen yoktu? -Güzide anne başka.
O hepimizin annesi.
Neco baba gibi kötü biri değil, o çok iyi biri.
Bize çok iyi bakıyor. Hem belki seni ona götürebilirim.
İstemiyorum. Ben zaten evime gideceğim.
Annen baban varsa neden buradasın ki? Kaçırdılar mı seni?
Annem yok benim.
Babam da öldü.
Hepsi onun yüzünden.
O yaptı. Onun yaptıklarını asla unutmayacağım.
(Duygusal müzik)
Arabanın peşinden öyle bir koştu ki vallahi benim bile içim cız etti.
Acıma. Bize kimse acımadı.
(Nur) Hem Leyla için böylesi daha iyi.
Hayatın öyle tozpembe bir yer olmadığını anlayacak.
Neyse, işimize bakalım.
Sana ne soracağım.
Tufan Yıldız'ı tanıyorsun, değil mi? Futbolcu.
-Biliyorum, ne alaka? -Ben de onu soruyorum, ne alaka?
Çıkıp cenazeye geldi bu dün.
-Maddi manevi destek olmak istiyormuş. -Allah Allah.
Evet, beni eve bıraktı.
Hilmi'yi tanıyormuş otelden. Çok severmiş, sohbet ederlermiş.
Mali, bu işin içinde bir halt var.
Kızım, atar üç beş kuruşu geçer gider. Ne işi olacak?
Lan ne üç beş kuruşu?
Adam diyor ki sen canını sıkma, ben evi, borcu öderim, diyor.
Bu zamanda kim kime böyle bir yardımda bulunur?
Kardeş kardeşe yapmıyor ya, Allah aşkına.
Yoklasaydın o zaman kızım. Biraz araştırsaydın niyeymiş.
-Hazır yanında adam. -(Nur) Yokladım.
Kıvrandı, var bir karın ağrısı, hissettim.
Aklıma ne geldi biliyor musun? Kaza.
Çünkü arabalar farklı ama plakalar birbirine çok benziyor.
Yani işte 34 TY bilmem ne. O da TY, bu da TY.
-Emin misin bundan? -Mali, evet.
Yani bence Hilmi'ye çarpıp kaçan adam bu.
-İhbar etmeyeceğiz herhâlde? -Yok.
-O zaman şantajla para koparacağız. -Bilemedin.
Ee, ne?
Ne yapacağız kızım? Yine elli tane tilki dolanıyor kafanda.
Söyle Allah aşkına ya, hadi.
Adam haftaya gelecekmiş...
...eve. -Ee?
Ben de yalnız bir kadınım.
Bazı ihtiyaçlarım olduğunu söyleyeceğim ona.
(Mali) Ya sen ihtiyaç derken Nur, hayırdır?
Nur bak, beni delirtme.
Hilmi'den yeni kurtulmuşum, bir de bunu çıkarma benim başıma.
-Ne oldu, kıskandın mı sevgilim? -Hilmi çirkin herifin tekiydi.
(Bip) benden bile genç Nur, yapma diyorum sana.
Üstelik yakışıklı ve zengin.
Bak, onu doğru dedin ama biliyor musun?
Bu herif kendi soyadı gibi yıldız bir futbolcu.
-Sana bakar mı hiç? -Çok ayıp ediyorsun ya.
Benim de kendime göre meziyetlerim var herhâlde, değil mi?
Nur, vallahi bak başlarım senin meziyetlerinin hepsine.
Vuralım voleyi, yapalım şantajı. Volta ondan sonra, yeter.
Yetmez Mali, yıllarca böyle yaşadık da ne oldu?
Ne geçti elimize? Hiç.
Ya nasıl hiç?
Evin parasına çöktük.
Bu futbolcu lavuğundan da söğüşleyeceğiz bir şeyler, ziyadesiyle.
Tamam işte, mis kızım. Ne istiyorsun sen daha?
Anlamıyorsun, değil mi? Görmüyorsun fırsatı.
Sana kalsa kovadaki üç beş balığı alıp gideceksin.
Ben sana koskoca bir deniz var diyorum önümüzde.
Ve ben o denizdeki bütün balıkları istiyorum Mali.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği)
(Neco) Günaydın prenses, günaydın.
Ne oldu, aklın başına geldi mi?
-Uslu duracak mısın? -Duracağım.
Aferin sana, aferin, akıllanmışsın.
Aç bakalım kapıyı, aç da çıksın.
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Kürşat) Çık.
Ne bakıyorsun kız? Öpsene lan, öp.
Tamam.
Bunlar ne lan? Nereden çıktı bu? Kim getirdi?
Kim benim lafımı dinlemedi, söyle, kim?
Bu.
Ben bir şey vermedim Neco baba, yalan söylüyor.
Tamam oğlum, tamam, anladık. Kim dedim, söyle!
-Bilmiyorum. -Bilmiyorsun, öyle mi?
(Neco) Oyun mu oynamak istiyor senin canın? Peki.
Oynayalım seninle çelik çomak, ne dersin, oynayalım mı?
-Kim? -Bilmiyorum.
-(Cino) Ben verdim, ben verdim. -Oo!
-(Cino) Ben verdim. -Cino Bey, gene mi siz?
-İki gündür açmış. Yazık değil mi? -Sana ne lan, sana mı kaldı?
-Ne oldu, hoşuna mı gitti yoksa bu kız? -Dokunma bana.
(Neco) Bana bak, o Güzide annene güvenip işime karışma.
Yoksa senin o dilini boğazından keserim.
-Bacaklarını kırarım. -Bırak! Yapma, vurma ona!
(Neco) Aa!
Ne oluyor lan size? Siz birbirinizi mi koruyorsunuz?
Vurma ona, öyle mi?
-Yapma! Vurma! Vurma, yapma! -(Kadın) Neco!
Ne yapıyorsun lan sen?
Güzide.
(Cino) Eziyet ediyorlar kıza Güzide anne.
Açtı, sadece yiyecek bir şey verdim.
Sana mı kaldı lan?
Bir daha ona dokunursan senin elini kırarım.
O zaman al eniğini, buradan çek git.
-Benim burada nizamımı bozuyor. -(Güzide) Neyse ne.
Bir şey olursa bana söylersin.
Suçluysa cezasını ben veririm.
Yürü.
Yürü!
-Güzide anne, onu yanına alamaz mısın? -Olmaz Cino.
Kuralları biliyorsun. Kız, onun çocuğu. Ben bir şey yapamam.
-Ama... -Cino, olmaz dedim.
Benim de gücümün sınırları var.
Herkese yardım edemem.
Herkesi kurtaramam.
Yürü.
Yürü!
Geldiğin andan beri başıma açtığın şu işlere bak!
Zaten Nur karısının gönderdiği bebeden başka ne beklenir ki?
-Arayın. Arayın, gelip beni alsın. -(Neco) Almaz.
Eğer para kazanmazsan ben de atarım seni.
Dilendirirler seni. Organlarını tek tek söküp üç kuruşa satarlar.
Ben de karışmam, anladın mı?
-Şimdi eve yürü. Yürü! -Yürü kız, yürü!
(Neco) Yürü.
Benim sinirimi bozmayın.
Kalkın lan, kalkın. Kalk, kalk, kalk! Uyan!
Uyanın lan. Hadi, seri. Uyan! (Zil çalıyor)
Kamyonlar geldi. Hadi, seri!
Hadi lan, kamyonlar geldi!
-Hadi oğlum, hadi. Oyalanmayın lan. -Çabuk, çabuk.
-Geç hadi, geç. -Yürüyün lan!
Yürüyün. Uyanın lan, sidikliler!
Canlanın biraz. Çabuk!
Bak kamyonlar gelmeye başladı bile.
Sabaha kadar ne bulursanız toplayacaksınız, tamam mı? Marş marş!
(Neco) Yürü.
Bakma lan öyle. Hadi yürü.
Hişt! Sen, yeşil göz, dur bakalım.
Buraya geleli bir hafta oldu, hâlâ alışamadın. Hani torban nerede?
Çaldılar. (Neco gülüyor)
Malına sahip çıkmazsan çalarlar. Kürşat, buna bir torba getir bakayım.
Bana bak, parasını senden keseceğim, ona göre.
Tamam mı? Çok çalışacaksın.
Al şimdi torbayı, yürü.
Koş!
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik bitti)
Lan! Kaçıyor, Neco baba!
Neco baba! Neco baba, kaçıyor!
Baba! Koşun lan, koş.
(Gerilim müziği)
Leyla, çabuk buraya gel.
(Cino) Buraya gel.
Bu taraftan. Koş!
(Gerilim müziği)
Tamam, geldik. Burası.
-Sen iyi misin? -İyiyim.
-Sen burada mı yaşıyorsun Cino? -Evet. Gel hadi.
Güzide anne!
-Güzide anne! -(Güzide) Cino.
Oğlum, sen gecenin bu vakti dışarıda ne yapıyorsun? Eve, hadi.
-Bu kız şey değil mi... -Leyla.
Onu lütfen yanına al Güzide anne.
Oğlum, sen niye laftan anlamıyorsun? Sana olmaz dedim ya.
-Ne olur bırakma onu. -Hayır, olmaz Cino. Alamam, tamam mı?
Eve gir. Hadi.
(Kapı açıldı)
Cino, sen gir.
Ben giderim.
Güzide anne, eğer Leyla'yı almazsan ben de onunla gideceğim.
Saçmalama. Burası senin evin. Nereye gidiyormuşsun?
Eve gir dedim sana. Hadi, çabuk içeri.
-Leyla. -Cino!
Cino!
Bir laf dinle!
Cino!
(Müzik)
(Leyla) Sağ ol.
Gidip ne yapacaksın Leyla?
Evin çok uzaktaymış. Nasıl bulacaksın?
Bilmiyorum. Bir yolunu bulacağım işte.
Buldun diyelim...
Baban öldü.
Kimsen yok. Orada ne yapacaksın?
Burada da kimsem yok.
Ben varım.
Sen git Cino. Benim yüzümden dışarıda kalma.
Ben hep seninle olacağım.
Seni asla bırakmayacağım.
-Gazoz sever misin? -Evet.
-Al hadi. -Nasıl açacağım?
Bak şimdi.
(Müzik)
Bak ben böyle içmeyi çok seviyorum.
(Leyla gülüyor)
(Cino) Denesene.
(Müzik)
(Cino) Gel beraber içelim.
(Müzik devam ediyor)
(Neco) Uyan. Uyanın.
Kalk, yürü sipsi. Gidiyoruz.
-Bırak. Bırak beni! -(Cino) Bırak! Leyla!
(Leyla) Bırak! Cino, yardım et!
Cino! Cino! Cino!
Cino, yardım et!
-Bırak Neco! Neco, bırak! -(Neco) Oğlum bırak, çekil!
-(Leyla) Cino! Cino! -Bırak!
-(Leyla) Cino, elimi tut! -(Cino) Bırak! Bırak!
-Cino, yardım et! -Bırak. Leyla! Bırak!
Lan oğlum!
(Leyla) Cino, bırakma.
-Cino, yardım et! -Bırak. Bırak kızı.
Çekil lan. Çıkın hadi. Çık. Çık lan.
-Bırak! -Kürşat, al şunu.
-Bırak! -(Leyla) Bırak beni!
Oğlum, çekil lan, çekil. Öldürürüm lan seni!
-Leyla! Leyla! -Çekil. Öldürürüm lan seni.
-Leyla! -Cino!
-Cino!
-Leyla. -Cino!
(Neco dış ses) Madem işime yaramayacaksın, geber o zaman.
Yapma. Yapma Neco.
(Gerilim müziği)
Leyla!
(Hızlı nefes alıp veriyor)
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
İyi misin?
Ne yapıyorsun ya?
Ne yapıyorsun?
Ne demek ne yapıyorsun? Boğuluyorsun zannettim. Esas sen ne yapıyorsun orada?
Sen gelene kadar kafamı dinliyordum.
Suyun altında?
Suyun altında. Senin için bir sakıncası mı var?
Sen biraz ters misin?
Tersim. Tersim, evet.
Bazen. Genellikle. Çoğu zaman.
Güzel.
Güzel. Güzel olan nedir?
Dürüstsün.
Dürüstmüşüm.
Sen beni az önce tanımadın mı? Hatta hiç tanımıyorsun ya, emin olma bu kadar.
Bak yine dürüstçe bir cevap.
-Adın ne? -Civan.
Civan. Çok memnun oldum Civan.
Burada kalıp seninle saatlerce sohbet etmek isterdim ama...
...saat 12.00'ye geliyor. Kaçmam lazım.
Sen... Sen nesin? Külkedisi falan mısın?
Yandaki restoranın şefiyim.
Beklerim.
(Civan) Adını söylemedin.
Ela.
(Müzik)
Nasıl geçti Ela Hanım?
Geldiğini haber verdiğin için sağ ol.
Ama dediğim gibi, bu aramızda.
Merak etmeyin. Bir yemek borcunuz var ama.
-Tabii. Kolay gelsin. -Teşekkür ederim.
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
-Geldim. -(Erkek) Şefim, hoş geldiniz.
-Daha jülyen olsun. -Tamam şef.
Ayrıca onlar da karamelize olsun, tamam mı?
(Erkek 2) Tabii şefim.
(Müzik)
Merhaba.
-Merhabalar. Hoş geldiniz. -Merhaba.
Kaç kişi olacaktınız?
Yalnız olacağım.
Ama...
...ben hemen siparişimi verebilir miyim?
Tabii, size nasıl yardımcı olabilirim?
Elacığım, sana özel bir sipariş var.
Menü dışına çıkamayacağımızı söylemediniz mi?
Söyledim ama ısrarcı çıktı.
Kendisi özel davetlin olduğunu söyledi.
Geliyorum hemen.
(Müzik)
Ne istedi?
(Telefon çalıyor)
Efendim?
Bugün biraz erken çıktım, evet.
Havuzun yanındaki restorandayım ama birazdan çıkacağım.
Tamam. Sen orada bekle, geleceğim.
Anlaştık.
(Kapı kapandı)
Bal kabağı çorbası ha?
Yemeğime masalsı bir hava katmak istedim.
Ben de damağınıza güzel bir tat bırakmak istedim.
Personel yemeğimiz. Domatesli pilav.
(Müzik)
Teşekkür ederim. Oturmaz mısın?
Üzgünüm, müşterilerle oturmuyorum.
Anladım. Yasak tabii.
Yok, yasak değil. Prensip.
Tadına bakmayacak mısın?
Tabii.
(Müzik)
Sana hayatımda yediğim en iyi domatesli pilav desem, inanır mısın?
Ayıptır söylemesi, mutfakta çok iyiyimdir.
İnanırsın.
(Kadın) Civan.
Sevgilim.
-Hoş geldin Ceren. -(Ceren) Hoş buldum.
Orada bekleyemedim, ben de burada bir şeyler içeyim dedim.
-İyi yaptın. -Ben bir menü alabilir miyim?
Tabii, hemen söyleyeyim ilgilensinler.
Tuğçe.
-(Tuğçe) Hemen. -Afiyet olsun.
(Ceren) Teşekkürler.
Bu ne sevgilim?
Burada yiyecek doğru dürüst bir şey yok muydu?
Ceren, bence gidelim.
-Evde bir şeyler içeriz. -Tamam, olur.
Bu çocuk kim? Nereden tanıyorsun?
Yeni tanıştık.
Kız kim? Siz biliyor musunuz?
Arzu Hanım'ın kızı. Arzu Hanım var ya, onun kızı.
(Kadın dış ses) Yanındaki de sevgilisi herhâlde.
(Leyla dış ses) Öyleymiş. Adi Civan. Civan Yıldız.
(Kadın dış ses) Tanıyorsun yani?
(Leyla dış ses) Dediğim gibi, yeni tanıştık.
Kimdir, nedir pek bilmem.
Ama annesini iyi tanıyorum.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Duygusal müzik bitti)
(Selman ses çıkarıyor) (Kız çocuk) Dede yapma, yakalama beni.
-(Civan) İpek, koş koş! -(İpek) Civan abi! Kurtar beni!
Allah aşkına, bu yaşta ne yapıyorsun? Kayıp düşeceksin.
-Yaşlı başlı adamsın. -Ne yaşı be!
Ben hepinizi cebimden çıkarırım.
Hoş geldin kızım, Ceren.
Geçin hadi. Mangalı yaktık.
Oo! Afiyetler olsun babaanne, az kalsın bensiz başlayacakmışsınız vallahi.
Olur mu öyle şey? Boğazımızdan lokma geçer mi oğlum? Hoş geldin.
-Hoş buldum. -(Selman) Aynen, boğazından lokma geçmez.
Biraz önce burada pideleri gömüyordun.
-Geç geç, hadi oturun. -Halacığım, nasılsın?
-Canım, hoş geldin. -(Hatice) Gel kızım böyle.
-(Ferda) Kaynanan seviyormuş. Gel otur. -Baba...
Oo, aslan parçası!
-Hoş geldin. -Eyvallah.
Nasıl, her şey yolunda mı?
-Annem yok mu? -İçeride.
-Tamam -(Tufan) Hadi.
(Selman) Hadi içeridekileri çağırın. Etler nerede oğlum?
Geldim baba, geldim. Dur.
-Anne? -(Mehmet Ali) Vay, benim Civan'ım gelmiş.
-Enişte. -(Ferda) Mali, et pişti. Gelin.
-Ne haber oğlum? Ne yapıyorsun? -İyi vallahi, ne olsun.
Aslında geleli bir iki gün oldu da...
...biraz kafa dinleyeyim, yalnız kalayım dedim.
Annen kaç gündür meraktan delirdi.
Bak, görür görmez kadının gönlünü alıyorsun, tamam mı?
(Gerilim müziği)
Nihayet geldin.
Kızmışsın bana.
Kızmadım, kırıldım.
Neden beni merak etmiyorsun?
Niye anneni hiç düşünmüyorsun?
Anne, kamptaydım, biliyorsun saatleri, uymuyor.
İyi de iki gün oldu. Bana haber vermen gerekirdi.
Nur, belli ki çocuk önce sevgilisinin yanına uğramış.
Bir dakika, sen karışma Mali.
Tabii ki Ceren'le görüşeceksin ama ben de merak ediyorum yani.
-Neredeyim, nasılım diye, değil mi? -Haklısın.
-Özür dilerim. -"Özür dilerim."
(Ferda) Mali. Hayatım, neyi bekliyorsunuz? Babam sizi çağırıyor.
Tamam, geliriz hayatım.
Tamam, siz geçin. Ben Nur'la birkaç bir şey konuşacağım.
Hayırdır?
Her şeyi de merak ediyor. Canım kocam benim.
Hadi geç.
Ne oldu Ferda, ne var?
-Şu dergici kadın aradı. Röportaj için. -Evet?
Röportajı evde yapalım demişsin ama ev olmaz.
Sana güzel bir mekân buldum.
Of, beni son dakika uğraştırma Ferda.
Yok canım, sen bana güven.
İstediğin oldu Nur.
Seni sosyetik bir mekâna götüreceğim.
Öyle mi?
-Neresi? -Ceren'in annesi.
Arzu Hanım'ın takıldığı mekân.
Orada çok iyi bir şef var.
Hatta Arzu Hanım da kızın peşindeymiş.
Evine almak istiyormuş.
-Al bakayım pancardan. -Baba, tam senin sevdiğin gibi pişirdim.
-Hadi soğutmayın, devam edin. -Eline sağlık.
(Üst üste konuşmalar)
(Selman) Sağ ol oğlum, eline sağlık.
Benim güzel karıcığım da geldi.
Canım, şimdi Ferda'yla konuştuk.
Siz evde takılabilirsiniz, bir röportajı başka bir yerde yapacağız.
Tamam, ne güzel işte. Biz de rahatça maç izleriz.
Hayırdır Nurcuğum? Ne röportajıymış bu?
Anneciğim, açılıştan önce küçük bir tanıtım yapacağım.
Kız, tebrik ediyorum seni.
Birinin bu ailenin geleceğini düşünmesi lazım. Vallahi bravo sana.
-Değil mi Selman? -Tabii, tabii hayatım.
Sen böyle laf sokma fırsatlarını hiç kaçırma.
Al bakalım güzel kızım benim.
İpekciğim, ne yapıyorsun?
Sana kaç defa söyledim ekmek yok diye. Bırak onu.
Ama anne, öyle doymuyorum ki.
Doyarsın canım. Bak, pancar var orada.
Ama anne...
Hayatım, ben bunu senin sağlığın için söylüyorum.
İyiliğin için.
Ferdacığım, sen yer misin?
Ben niye yiyorum ayol? Koy şuraya.
İpekciğim, bahçeye bir tane kaplumbağa girmiş biliyor musun?
Gel birlikte bakalım.
Bak, gel.
Gel.
Ver şu ekmeği bana. Ver.
-(Tufan) Nasıl olmuş baba? -(Selman) Süper oğlum. Eline sağlık.
-(Tufan) Afiyet olsun. -(Selman) Vallahi çok güzel.
(Müzik)
(Müzik bitti)
(Yaklaşan ayak sesleri)
Günaydın.
Ferda Hanımcığım, hoş geldiniz.
Sağ ol Dilekciğim.
Elacığım, sen nasılsın canım?
Teşekkür ederim. Buyurun, beraber kahvaltı yapalım.
Yok, sağ ol. Ben kahvaltıyı bıraktım.
16-8 yapıyorum, siz de deneyin.
Çok faydalı. Bayağı inceldim yani.
-Siz gayet hoş görünüyorsunuz. -Teşekkür ederim.
Peki, ben niye geldim?
Şimdi bu Nur'un bir röportajı olacak demiştim.
Sen de demiştin hatta Ferda Hanım burada yapsak...
...mekânın PR'ı açısından da çok iyi olur diye.
Ben de Nur'la konuştum, ikna ettim.
Röportaj bugün saat 16.00'te burada.
(Gerilim müziği)
-Nur Hanım buraya geliyor yani? -Evet.
Dilek Hanım, sizin için bir mahsuru yoksa...
(Dilek) Aa, ne mahsuru olacak canım?
Nur Hanım'ı burada ağırlamaktan mutluluk duyarız.
Yalnız Elacığım, ben seni çok övdüm. Lütfen beni mahcup etme.
Nur çok gıcık bir kadındır.
Yani hiçbir şeyden anlamaz, anlamadığı varken hiçbir şeyi de beğenmez.
Hani mesela kafasına göre bir şey olmasın buraları yakar.
-O yüzden çok dikkatli oluyoruz. -Siz hiç merak etmeyin.
Ben bizzat kendim ilgileneceğim onunla.
(Gerilim müziği)
(Hilmi dış ses) Hadi bakalım benim fındık kurdum, getir onları.
Hoppa! Oo, elim yandı.
Bakalım.
Oh, mis gibi koktu, değil mi güzel kızım?
Evet, çok güzel kokuyor.
Annem ne güzel yapardı, değil mi?
Evet.
(Hilmi dış ses) Gerçekten çok güzel yapardı.
Al bakalım. Bitir, yine koyacağım tabağına, tamam mı kızım?
-Evet. Güzel yapmış mı baba? -Evet.
(Hilmi) Nur! Gel hayatım, bak çok güzel mis gibi yemek yaptım, gel.
-Koyayım mı sana da bir tabak? -Bamya mı o?
(Hilmi) Evet.
Bamyadan nefret ederim ben.
-Nur, ne yapıyorsun hayatım ya? -Kokusuna dayanamam.
-(Nur) Nefret ederim. -Ama biz seviyoruz.
Seviyorsanız dışarıda yersiniz.
Bu evde bamya pişirmek falan yok.
Nefret ederim.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
-Merhaba. -Oo, hoş geldiniz Nur Hanım.
Buyurun, yeriniz hazır.
Hoş geldiniz Nur Hanım.
Merhaba, hoş bulduk.
(Gerilim müziği)
-(Gazeteci) Hazırsanız başlayalım. -(Nur) Hazırım, lütfen. Başlayalım.
-Biraz sohbet ederiz. Sonra yemek yeriz. -Elbette.
Biz sizi, eski millî futbolcu Tufo'nun...
...yani Tufan Yıldız'ın eşi olarak biliyoruz ama...
...bize biraz hikâyenizi anlatır mısınız? Nur Yıldız kimdir?
Nur Yıldız kimdir?
Ben hayatımı ikiye ayırıyorum aslında.
Tufan'dan önce ve Tufan'dan sonra diye. Hakikaten öyle ama.
Ben çok yoksul bir ailede büyüdüm.
Gerçekten çocukluğum, gençliğim hayatımın en güzel yılları imkânsızlıklarla geçti.
(Geçiş sesi)
(Nur dış ses) Allah kimseyi açlıkla terbiye etmesin ama ben çok aç kaldım.
Sokağı çok iyi bilirim. Mesela bir dilim ekmeğin...
...bir insanın hayatında ne anlam ifade ettiğini ben çok iyi bilirim.
-O kadar mı kötüydü? -Çok kötüydü.
Tarif etsem inanamazsınız yani. Kara delik gibi düşünün.
Nasıl çıktınız oradan? Tufan Bey'le orada tanışmadınız galiba.
Yok, hayır.
(Nur) İnsan uzun süre aç kalınca bir süre sonra hissini kaybediyor.
O açlık hissini kaybediyor. Tabii onunla birlikte bütün iyi duygularını da.
Geriye de öfke kalıyor, nefret kalıyor.
Kaçtım. Bir daha da dönmemeye yemin ettim.
-Ne yaptınız peki? -Çok çalıştım.
Sonra bir gün...
(Geçiş sesi)
Umutlarımın tükendiği bir gün Allah karşıma Tufan'ı çıkardı.
Benim için bir mucizeydi o.
-Özür dilerim. -(Gazeteci) Önemli değil.
Tufan Bey'i çok seviyorsunuz herhâlde.
Çok.
Onunla yeniden doğdum diyebilirim.
Ben zaten ona ve çocuklarıma adadım kendimi.
Çocukları çok severim. Benim olsun olmasın, hiç fark etmez.
Tüm çocukları çok severim.
Gidiyor musunuz?
Gidiyorum. Her şey için çok teşekkür ederim. Elinize sağlık.
-Afiyet olsun. -Ben bir de Ela'yı göreyim gitmeden.
-Ben çağırsaydım. -Yok, ben giderim. Teşekkür ederim.
Peki.
-Merhaba. -Aa!
Arzu Hanım, merhabalar. Görmedim sizi. Nasılsınız?
-Merhaba. -Merhaba.
-İyiyim, siz nasılsınız? -(Nur) Sizi gördüm daha iyi oldum.
Arzu Ersoy, tanıyorsunuzdur.
-Arzu Hanım'ın kızı Ceren'le de benim... -Nur Hanımcığım.
Konuyu bir süre daha aramızda tutsak.
Tabii. Elbette.
-Afiyet olsun. -İyi günler.
(Arzu) Elacığım. Teşekkür ederim her şey için.
-(Gazeteci) Devam edelim mi? -Tabii.
Şimdi artık bir iş kadınıyım. Kendi markamı kurdum.
Hatta yakında 100 kozmetik şubenin açılışını yapacağım. Ve aynı anda.
(Gazeteci) Manşeti verdiniz.
"En dipten en tepeye muazzam bir yükseliş."
"Bu bir başarı hikâyesidir." Evet, aynen.
-(Gazeteci) Harikasınız. -Nur Hanım, hoş geldiniz.
Bu restoranın şef aşçısıyım. Sizi ağırlamaktan şeref duydum.
Merhaba. Ne kadar gençmişsin.
-Teşekkür ederim. Siz de öyle. -Adın ne senin?
Ela. Ela Karaca.
Ela demek. Evet, Ferda söyledi. Eşimin kardeşi.
-Çok övgüyle bahsetti senden. -Eksik olmasın. Sağ olsun.
Yoksa zaten bu kadar genç yaşta baş aşçı olmak.
-Vallahi tebrik ediyorum. -Teşekkür ederim.
-Arzu ederseniz servise başlayalım. -Tabii, buyurun.
(Gerilim müziği)
Çok açım.
Çok mu konuştum ne!
Özel tarifim. Köz biberli domates çorbası.
Çok güzel görünüyor.
Afiyet olsun.
Çok lezzetli!
Çok güzel. Bayıldım!
Harika olmuş gerçekten. Peki, bu nedir?
Bu ana yemeğimiz.
Kuzu etli bamya.
(Gerilim müziği)
(Gazeteci) Kokusu muhteşem.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Nur Hanım, bamya sevmez misiniz yoksa?
Yani pek aram yoktur, evet.
Ama ben sizin için özel pişirdim bunu.
Beğenmezseniz hepsini çöpe atarım.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Ya da bununla yetinmeyip işi bırakırım.
-Gerçekten. -Yok artık.
(Nur) Ne kadar iddialı bir cevap bu.
Severim ben böyle kendine güvenen insanları. Çok güzel bir şey.
Lütfen tadına bakın.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Küçük bir parça.
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Nur boğazını temizledi)
(Boğazını temizledi)
Nur Hanım?
-Bu kadar yeter. -İyi misiniz?
Özür dilerim.
Pardon.
Rica ederim. Biz hani...
-Nur Hanım, iyi misiniz? -Pardon.
(Gerilim müziği)
(Müzik)
En son sen çıkıyorsun galiba.
Sen ne yapıyorsun, böyle sapık gibi tanımadığın insanların...
...karşısına mı çıkıyorsun sürekli?
Yok, biz tanışıyoruz seninle. Civan, Ela. Ela, Civan.
Yani teorik olarak tanımadığım birinin karşısına çıkmış olmuyorum.
-Ne işin var burada? -Seni bekliyordum.
Niye? Pilav tarifi mi isteyecektin?
Sabahları Külkedisi, akşamları komedyenlik.
Sabahları cankurtaran, akşamları yol kesen. Öyle mi?
-Komik kızsın. -Teşekkür ederim.
Bugün seni yeterince güldürdüğüme göre eve gitmek istiyorum.
-İyi geceler. -Ela...
...biz seninle tanışıyor olabilir miyiz?
Yani sanki seni tanıyormuşum gibi, biliyormuşum gibi.
Sende bir şey var. Anlatması çok garip.
Sen bana yürümüyorsun inşallah.
Hayır, kız arkadaşım var. Gördün, ciddiyiz.
Ciddisiniz? Seni ciddiye alan bir kız var. Benden sana tavsiye, sen o kızı kaçırma.
Seni ciddiye alan biri var mı?
(Duygusal müzik)
(Geçiş sesi)
Leyla, bak burası.
(Güzide) Cino'nun yattığı yer.
İsmi neden yok?
Kimi kimsesi yoktu ki zavallının. Belediye öyle uygun görmüş işte.
(Duygusal müzik)
O bir sayı değil. Onun bir ismi var.
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Geçiş sesi)
Artık yok.
(Duygusal müzik devam ediyor)
-İyi misin? -İyiyim iyiyim. Geç oldu.
Hoşça kal.
Oo, bakıyorum birilerinin uykusu kaçmış.
-Sorma. -(Mali) Ne oldu gülüm?
Bir delirme, dur. Biri görecek şimdi.
Ya kızım, herkes yattı.
(Mali) Bir gören falan olacağı yok. Özledim seni ya.
Özledim lan seni!
Sen dururken o Ferda karısının koynuna girmek ne demek biliyor musun?
Ne bileyim ben! Kaç kere söyledim sana, bizim hayatlarımız başka.
Bin keredir anlatıyorum ulan!
Nur, bana yüz bin kere söylesen fark etmez. Sen bana aitsin!
Tamam, iyi.
-Bugün restoranda biriyle tanıştım ben. -Kiminle?
Restoranın şef aşçısıymış.
-Adı Ela. -Ela.
-Ee? -Adı Ela ama ben...
...bir huylandım yani. -Kimden huylandın kızım? Niye huylandın?
-Leyla'yı diyorum. -Manyak mısın ya?
Saçmalama, böyle paranoyak şeyler. Leyla öldü ya kızım.
Bu kız sana bir şey mi söyledi? Bir şey mi anlattı? Ne oldu?
Hayır.
Bir şey anlatmadı ama öyle bir hareket yaptı ki.
Bilmiyorum, onu düşünmeden edemiyorum. Kafamın içinde dönüyor sabahtan beri.
Mali, yarın o kızı getir bana.
Ne yapayım? Şaka mı yapıyorsun Nur? Bu yaşta adam mı kaçıracağım?
Ne adam kaçırması ya? Biz o şekil insanlar mıyız?
Kızı alacaksın, buraya getireceksin.
-Al, gel. -Al, gel. Allah Allah!
(Martı sesleri)
(Kapı zili çalıyor)
(Kapı zili çalıyor)
(Gerilim müziği)
(Geçiş sesi)
-Merhaba. -Buyurun?
Mehmet Ali ben. Herkes Mali der.
Nur Hanım gönderdi beni, Nur Yıldız.
Nur Hanım mı?
Dün sizin restorana gelmiş. Yemek yapmışsınız ona.
Tanıyorum kendisini, evet de sizi niye göndermiş onu anlamadım.
-Seni görmek istiyor da o yüzden. -Neden?
Ben ne bileyim neden? Seni görmek istiyor işte. Söyleyecekleri var belli ki.
Anladım. Maalesef şu an gelemem. İşe gitmem gerekiyor.
Gelirsin, bir şey olmaz.
Siz Nur Hanım'a selamımı söyleyin. Ben başka gün onu göreceğim.
Selamını kendin söylersin Ela Hanım.
Başka gün yok. Ya şimdi gelirsin ya hiç gelmezsin. Ben aşağıda bekliyorum.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
("Sertap Erener - Kız Leyla" çalıyor)
"Ayağa kalk hemen"
"Kalk çabuk, topla kırıklarını"
"Kız Leyla"
"Pusuya yat hemen"
"Bir daha vurmasınlar kız çocuklarını"
("Sertap Erener - Kız Leyla" çalmaya devam ediyor)
"Kimi yol ağzında damladı bıçaktan""
"Kimi dostane bir sohbet sırası"
"Can giderken kul elinden"
"Yüzümüze tükürdü son nefesi"
"Ne kıyanlar bildi, ne kıyılanlar"
"Erkek yasası"
"Kız Leyla"
"Ayağa kalk hemen"
"Kalk çabuk, topla kırıklarını"
(Gerilim müziği)
Bu taraftan.
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Nur Hanım seni ikinci katta bekliyor.
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Leyla) Baba! Yapma!
Leyla!
(Cino) Leyla!
Leyla! Leyla!
Gel lan buraya! Gel buraya!
-Gel buraya! -Yapma!
-Leyla! -O bir şey yapmadı!
-Bırak! Bırak Neco! -Onun suçu yok diyorum!
Bırak! Leyla!
-Aa! -Yapma!
-Leyla! -Cino!
Cino.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Bu dizinin ayrıntılı altyazısı NOW tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Eylül Yılmaz - Gülay Yılmaz...
...Dolunay Ünal - Nilsu Hozanlı Tuncer - Süheyla Nur Çağlar
Editör: Beliz Coşar
("Sertap Erener - Kız Leyla" çalıyor)
"Aldılar sıcacık uykularından"
"Attılar dere yataklarına gece yarısı"
"Ne kıyanlar bildi, ne kıyılanlar"
"Erkek yasası"
"Kalk doğur kendini, kadirsin"
"Kadınsın, kızımsın, annemsin"
"Ne çok sütün vardı oysa"
"Dünyayı kin mi emzirsin?"
"Kız Leyla"
"Ayağa kalk hemen"
"Kalk çabuk, topla kırıklarını"
"Kız Leyla"
"Pusuya yat hemen"
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.