Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Burası yatak odası.
Eğer ilginizi çeken mobilyalar falan varsa...
Eve ekleyebiliriz...
Hayır, hayır. Mobilyaya ihtiyacım yok.
Emin misiniz? Çünkü epey güzel mallarımız var.
Evi gerçekten satmak istiyorum. Epeydir satışta duruyor ama...
Yani evi satmak için ne gerekiyorsa yapmaya hazırım.
Döşeli bir ev aramıyorum.
Belki bir şeyler ayarlamaya çalışırım ama...
Ama anlaşmaya birkaç bonus katmaktan zarar gelmez sanırım yani...
Ne türk bonuslardan bahsediyorsunuz?
Bilirsiniz...
Yani buradaki her şey anlaşmaya dahil.
Evdeki her şey...
Her şey mi?
Evet, her şey.
Ne güzel bir atkıymış.
Biliyor musunuz? Bence bunu emlakçımla görüşmem daha iyi.
Ha, tabii. Kesinlike. Ama...
Belki de sadece biraz rahatlamaksınız.
Emin misiniz?
Öne gelin sadece.
Bunu çıkaralım sadece.
Böylece evi daha iyi hissedebilirsiniz.
Yani şey gibi...
Burada yaşıyormuş gibi...
Bu sandalyeyi sevdim gibi.
Güzel bir sandalye.
Yatak da fena değil. Epey sıkıdır.
Sanırım şeylerden...
Şu köpükten yapılanlardan.
Hani üstüne yattığınızda vücudunuzun tüm kıvrımlarını hatırlayan yataklardan.
Yani...
Yatağı da mı veriyorsun?
Kesinlikle veriyorum yatağı.
Gerçekten komforlu.
Fazla yaylı değil.
Yani biri yan tarafta yatarken diğeri diğer tarafta istediğini yapabilir.
Ve farketmezsiniz bile... Hissetmezsiniz bile.
Genelde böyle mi yaparsın?
Yatağında üç kişi mi olur?
Üç mü?
Hayır.
- Çok kötü biriymişim gibi hissettim. - Üç kişilik sıkı bir yatak ha.
Hayır.
Hayır ama dediğim gibi...
Her şeyi...
Üzerinde her şey yapabilirsin. Her şeyi.
Ve pek zıplatmaz bile.
Çok sıkıdır.
Evet güzel.
Sıkı bir yatak.
Öyle gerçekten de!
Şunu çıkarmalısın bence.
Nasıl hissettirdiğini anlarız.
Başka ne bonuslar var?
Seni başka ne ikna edebilir?
Evi alman için...
Sanırım bu beni ikna edebilir ama...
Bu seni ikna eder mi?
Ama yine de emlakçımla konuşmam gerekecek.
Peki ya şuna ne dersin?
Her şeyi yaptıktan sonra emlakçını bana göndersen?
Ve onunla ben bir "konuşurum."
Bundan emin misin?
Kesinlikle eminim.
Eve kimse gelmiyor mu?
Kimse gelmiyor.
- Emin misin? - Evet, eminim.
Pekala. Görelim bakalım.
Şununla başlayalım.
Ev şimdiden güzel görünüyor.
Şu işi biraz daha kolaylaştıralım.
Şunu çıkaralım.
- Bunlar da evle beraber mi geliyor? - Evet külot mu istiyorsun?
Klitimi yala.
Güzelce ıslat ki yarrağın kolay kaysın.
Bu koca memeleri de beğendin mi?
Evin yanında vermiyoruz.
- Emin misin? - Bende kalmalılar.
Neden benim için soyunmuyorsun?
Dur amini göreyim.
Bulunduğum en iyi ev bu.
Sıvazlayıp güzelce ıslatalım.
Taşakları da yalayalım.
Ağzımda güzel ve sert bir yarrak.
Boğazıma kadar kökleyesim var.
Bu evden gerçekten kurtulmak istiyorsun değil mi?
Geriye uzan ve rahatla.
Dur yavaşça yapayım. Girişini görmek istiyorum.
Kafasının amcığıma girişini görmek...
Memelerimi birbirine bastır.
Amımın dudaklarını ayır.
İçeriye girişini görebiliyorum.
Amımın yamağını yutuşunu izliyorum...
Köküne kadar... Aynen böyle.
Köpek pozisyonu istiyorsun değil mi?
Düşünüyordum...
Taşaklarının amıma çarpışını hissediyorum.
- Hoşuna gitti mi? - Evet.
Dizlerinde mi yapmak istiyorsun?
Her santimini sok...
Avuçla onları.
Kalkıp memelerimi siker misin?
Koca memelerimi sikmeni istiyorum.
Güzelce sıkayım onları.
Geri içine girmek istiyorum.
Öyle mi?
Çok zevkliydi.
Yapar mısın?
İçime girer misin?
Boşalacak mısın?
Nereme boşalmak istiyorsun bebeğim?
Düşüneyim...
Suratıma?
Suratımın her yerine boşalacak mısın?
Suratıma boşal hadi.
Kalkıp suratıma boşal bebeğim.
Memelerine de bulaştı biraz.
Biliyorum. Hissettim.
Her tarafıma bulaştırdın.
Kirtlettin hep...
Beni de yatağı ad...
Ama sorun değil. Senin yatağın ne de olsa.
- Değil mi? - Nasıl oluyor o?
Sen bu satışı yaptın ve sırada emlakçınla " konuşmak" var.
Komisyoncuyu kaldırıyorum. Emlakçıyı siktir et.
Emlakçı yok mu?!
Siktir et onu.
Pekala bebeğim.
Anlaştık o zaman.
- Ev satıldı. - Ev benimdir.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.