All language subtitles for taboo american style 1 720p

af Afrikaans Download
ak Akan
sq Albanian Download
am Amharic
ar Arabic Download
hy Armenian Download
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali Download
bh Bihari
bs Bosnian Download
br Breton
bg Bulgarian Download
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified) Download
zh-TW Chinese (Traditional) Download
co Corsican Download
hr Croatian Download
da Danish
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish Download
fr French Download
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German Download
gn Guarani
gu Gujarati Download
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hmn Hmong
hu Hungarian Download
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian Download
ia Interlingua
ga Irish
it Italian Download
ja Japanese
jw Javanese Download
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean Download
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ml Malayalam Download
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian Download
pl Polish Download
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal) Download
pa Punjabi Download
qu Quechua
ro Romanian Download
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian Download
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian Download
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak Download
sl Slovenian
so Somali
es Spanish Download
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
tt Tatar
te Telugu Download
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
uz Uzbek
vi Vietnamese Download
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Nina, babanı uyandır. Akşam yemeği neredeyse hazır.

Baba, akşam yemeği.

İştah açıcı ister misin?

Tamam, Jack, eve gidebilirsin artık.

Yarın görüşürüz.

Nina, çatalını düzügün tutabilir misin?

Tabii ki anne.

Thomas, o kadar hızlı yemene gerek var mı?

- Özür dilerim, anne. - Dünkü kız için hızlı yiyor.

Oh, kiminleymiş peki?

Bahse girerim, biliyorum. Düşüneyim bi. Ya Dumont kızı ya da Newyorklu Cheryl Nelson.

Ben biliyorum, ikisi de değil.

Ben Thomas'ın cevap vermesini istiyorum. Thomas, çatalı koy, hemen cevap ver.

Lisa Cinaski ile.

- Bir daha söyle bakayım.

Lisa, benim en iyi arkadaşım. Herkes ona bayılır.

- Nina! - Emily, masada bağırma. Günümüz çocuklarının hepsi böyle.

Benim masamda bilhassa Chinaski gibi batık bir kızı çağıramazlar.

- Fakirlerse nolmuş? - Ben fakir bakamam.

Mevzu kapanmıştır. Tek oğlumu avlasın istemiyorum.

- Onun tek derdi paran. - Yatma peşindeki o değil ki.

Bıktım bu seks muhanbbetinden. Lisa ile çıkmaya yasaklısın.

Yatmak için olan sözde randevunu iptal edeceksin, işte o kadar.

- Anne! - Son sözümü söyledim.

Ama o hayatını yaşıyor. Öz kardeşine gelince geri bas.

- Kötü o. - Değil, o benim en iyi arkadaşım. Tom'la görüştürmem.

- Nina, - Tatlım, bu kadar zorlaştırılacak bir sorun yok.

Cinaski kızı kötü yola saptırır, Harding.

Pekala anne, kalkabilir miyim?

Kim geldi acaba? Masadan ayrılmadan önce affedersiniz deriz biz.

- Son kararımı biliyorsunuz. - Evet anne, biliyoruz anne.

Gel hadi, sana yeni işlemcimi göstereyim.

Dana, biz ne, sanmıştım ki...

Aman ne müthiş fikir, senin lanet işlemcini görmek istemiyorum.

Ben kardeşinle çıkmak istiyorum.

Tamam Lisa tamam. Öyle değil, anlamayacağın bir şey bu.

Oh, canım. Böyle umutsuz olma. Neden babanla atari oynamıyorsun, hadi gel.

Tabii ki annne.

- Ailem işte. - Hep böyle gıcıklar filan mı?

Hayır, sadece annem çıkacaklarımız hakkında kafasında kurgular kurar.

Saçmalık ama kurallar onun elinde.

Bana deli karı gibi geldi. Yani kardeşinle çıkamam diyorsun.

Tam öyle demiyorum.

Rezillik bu, buraya boşuna gelmişim. Aklından ne geçiyordu ki çağırdın?

Tamam, talimatlarımı yapmak zorundasın?

- Tamam. - Tamam.

Öncelikle 10 dakika içinde gideceksin, anladın mı?

Ailem uyuduktan sonra 11 buçukta geri gelirsin.

Yatak odamın penceresini sana gösteririm.

- Ya yakalanırsam? - Gece beraber uyuduk derim anneme.

- Gerçeği değil. - Bu sırrımız olacak.

Sessiz olun, kapıya vurursam dolaba saklan.

Saklanırım bir yere.

- Kızkardeşin anlatmadı mı? - Hayır.

Bu gece seninleyim.

Harikasın, Harding.

- Bu doğru olamaz. - Gerçekten anlatmadı mı?

- Bana kimse söylemedi bunu. - Tamam.

Oh Harding öyle güzel okşuyorsun ki böyle giderse ağzına boşalacağım.

Durrmazsan ağzına boşalacağım.

Lisa, acele et.

Berlin duvarından aşar gibi beni ilişkiye soktuğun için teşekkür ederim.

Öyle. Çok ilişkiye giriyor musun?

- Zaman zaman. - Kimmiş?

Kiminle demek istedim? Peki ya kardeşim nasıl, yatakta iyi mi?

Peki ya sen? Thomas iyi, sen birisiyle yaptın mı?

Benden çok erkek geçti, hepsi bitti, hiç ciddi yapmadım.

Hala bakire misin?

Kafamda yapıyorum ben. 12 yaşından beri hastasıyım.

Seksi kafanda yapıyorsun?

Ne zevk kaçırdığını bilmiyorsun?

- Kendinle yapmadın mı? - Ne?

Hiç orgazm olmadın mı?

- Galiba oldum. - Galiba mı?

Kardeşimle yeni yattın, orgazm olup olmadığını bile bilmiyor musun?

- Gayet güzeldi. - Eski kafalısın Lisa.

- Peki ya kardeşin? - Nolmuş ona?

Hala bakir mi?

Dalga mı geçiyorsun? Kasabadaki en azgın erkek o.

Bana ayarlar mısın? Ona burada bi iki numara göstereyim.

Sen bakiresin ki.

Basitten anlatayım o zaman.

- Bana basitten? - Yüzleş Lisa tamam mı?

Kendin gelmediysen, sikişirken hiç gelmemişindir, anladın mı?

O nedenle sana orgazmı öğreteceğim.

Peki.

Tamam, benim talimatlarımı yapacaksın, tamam mı?

Kalk otur.

Peki, klitorisle başlayacaksın.

- Neyle? - Yunan adası değil bu.

Bu ufacık birşey, amının dudakları arasında.

Yarak gibi, sadece miniciği.

- Nerede gösterebilir misin? - İşte bu. Kendin oyna, lesbo muyum ben be?

Tamam şimdi orta parmaklarınla yumuşakça ov.

Güzel, nasıl hissettiriyor?

İşte bu, harika hissettiriyor.

Zaten öyle hissettirmesi gerekiyor.

Tamam şimdi biraz daha hızlı.

Aynı zamanda diğer elinle de amını çok sıcak olasaya kadar sürt.

- Böyle mi?- Öyle.

Şimdi nasıl hissettiriyor?

Karıncalanma var, sanki işemem gelmiş gibi.

Tam öyle olması gerekiyor.

Sıcaklaşıyor.

Bak orası, kadının en hassas bölgesi.

Boşalacaksan oradan olur.

- Kardeşimle böyle miydi? - Hayır. Bu kardeşinden farklı.

Yarak içerdeyken daha başka.

Bu farklı, sanki sendeki eksik bir şeyi gideriyormuşsun gibi, dahasını istiyorsun.

Keşke bunu hissedibilseydim.

- Sanırım oluyor. - Bak öğrendin tekniğini.

Yavaşlama, daha hızlı yap.

Klitrolisin yumuşaklığını hisset, anla onu, sonuna kadar sürdür.

Durma, devam et, daha hızlı, daha hızlı.

Neden bunu tercih ettiğini anladım.

- Güzel değil mi? - Tekrar yapabilir miyim?

Elbette.

- Dün erken yattık. - Kesinlikle. - Değil mi?

Kardeşin de erken yatmış. Oysa Lisa Cinaski bana güzel kız geldi.

- Arabayı yıkamana sevindim. - Can sıkıntısı işte.

Güzel olmuş, gerçekten güzel görünüyor.

- Harding! - Sen devam et.

Merhaba Nina.

Çaldın mı bunu?

Çalıntı değil. Yardım ister misin?

Güzel görünüyor.

Kardeşim aksiyon aradığını söyledi.

İstersen sana verebilirim.

Güneş batıyor.

Seninle çıkarız.

- Hoşuna gidecek. - Benim mi?

Gece seni alırım, tamam mı?

10'da evde olmalıyım.

- 10'da gelirim. - Nereye gidiyorsun?

- Dışarı. - O kim?

- Jack Cinaski. - Gidemezsin, Nina. Nina!

- Harding! - Kızımız büyüyor, Emily.

Büyüyor.

Emily, o daha çocuk, tanrı aşkına, sakin olsana.

O mesele değil ki, Lisa ile görüşüyor.

- Onlar 15 yıldır bizim işçilerimiz. - Tamam, cinaskinin oğlu...

- Dur. - Ne yaptım ki?

- 10'da evde olmalıyım. - Yarım saatin kalmış ki.

10'da gelirse eğer, son dakikayı da kullanıp gelecek.

- Emily, o 18 yaşında, rahat ver.

- Yatak odamın penceresine gelirsin? - Tamam.

Harding, peki bu kızın paçayı sıyırmasına daha ne kadar müsaade edeceksin?

Saat 9:58. İzin verdiğin her son dakika eve geliş için bizi kullanacak.

- Geç kaldın biliyorsun. - Biliyorum, özür dilerim anne.

Nina!

Gel, babana iyi geceler öpücüğü ver.

Kendi öz kızına sapık gibi ağzın mı sulanmalı?

- İyi geceler. - iyi geceler, Nina.

Neden bu kıza bu kadar yılışıksın ki?

İyi geceler.

Uyuyamadın mı? Çekmecede biraz valium var istersen.

- Ailen uyudu mu?

Merak etme, haberleri yok, bizi duymazlar.

Hadi kalk da görelim.

Soyunabilirsin. Kardeşin sanat için birkaç derse ihtiyacın olduğunu söyledi.

Bu gibi mi?

Şimdi yüzüme.

10 dakika böyle.

Harika bu.

Arkadan.

Ah.

Ah.

Oh.

Annem o kadar iyi ki.

Oh-oh-oh-oh.

Harding!

Harding!

Merhaba, bayan Sutherland.

Merhaba Lisa. Babanı göreyim, lütfen.

Elbette hanımım. İçeri gelmek ister misiniz?

Sanmıyorum, dışarıda bekleyeceğim.

Babacığım, seninle görüşmek iseyen biri var.

- İyi, içeri gelsin. - Gelmek istemiyor.

Oh bayan Sutherland... bir şey içmek ister misiniz?

Söyleyin, buna nasıl cesaret edersiniz? Neye kalkıştığınızı biliyorum.

- Neye kalkışmışım? - Dinleyin tek tamirci siz değilsiniz.

İstediğim zaman sizi kovabilirim.

Neyden bahsediyorsun?

Dinle, aramızda olanlar işimiz icabı.

Ama aileme sızmanıza izin vermeyeceğim.

Neyden bahsediyorsun be?

Neden kızını oğlumu sodomi ile yozlaştırmaya gönderdin?

Neden oğlunu kızımı bozmaya gönderdin? Bilmiyor musun kızımın hiç ahlakı yok.

Kızım hemen onun kucağına atlayıp tuzağınıza düştü.

Emily, sen zır delisin.

Jack, sanmıyorum, çok net düşünebiliyorum.

Ve seninki gibi bi aile...

...azıcık sosyal basamakları tırmanmaya çalışıyor.

Bak, bu doğru değil.

Umarım değildir, oğlunu evimin etrafında görürsem...

...maalesef seni kovmak zorunda kalacağım.

- Yarın yine aynı görüşürüz? - Evet.

Kan emiciler.

Tom eminim ki çok güzel kızlarla tanışacaksın Broawn'da.

Hiç olmazsa orada medeni bir ortamda olacaksın. Koleji kazanman güzel oldu.

Gerçekten anne sorun yok.

Ne dersler almayı düşünüyorsun, MBA için iş, finans, hazırlık yanında yani.

Şey, aslında, ben İngilizce alacaktım...

...ve fizik bilimi, belki de Fransız draması.

İş önkoşuluna ne dersin?

Şey, ben Yaratıcı Yazarlıkta uzmanlaşmayı düşünüyordum.

Peki, bunu konuşacağız.

Peki senin günün nasıl geçti canım?

Oh, her zamanki gibi.

Kızımız akşam yemeği için buradanolamayabilirdi.

Bir zamanlar çok iyi bir kızdı.

Harding, kızın hakkında ne düşünüyorsun?

Hem laf dinlemez, hem yaptığı o tür şeyler Nina'nın bence...

...tüm aileye bariz bir tokat gibi.

Şimdi belki de iyi bir gençle nişanlı olabilirdi.

Harding biliyorsun, hayatımdaki tek erkek sen oldun.

Biliyorum.

Onların yaşındayken böyle bir şey aklımdan bile geçmezdi.

O zamanlar tam yüz göz olduğumuzda işler çok daha basitti.

Hayattan anlam çıkarılırdı, romantizm el tutuşmasıyndan ibaretti.

Öyle Harding, o zamanlar daha mutluyduk.

Ginger, sonraki yemek, lütfen.

Ginger.

Annemle babamın yaşadıklarından haberleri yok.

Tek yaptıkları tv seyretmek. Tek yaptığımız...

Dallas hanedanı, Benson Jefferson, falcon crest izlemek.

Buna inanabiliyor musun?

Yani televizyonda aileler gösteriyorlar ama hiçbiri gerçek değil ki, hepsi rol.

- Demek istediğim... - Evet.

Ailemin benden istediği tam onlar gibi rol yapmam, gerçek Nina hiç olmasın.

Tıpkı yaşamayan bir kukla gibi.

Öyle olmam, ben gerçeğim.

Ben rol yapmam.

Geçen sömestir Venüsün sanatsal tarafını gördüğümüz dersi hatırlıyorsun?

Çıplak kadının klasik sanatıydı, değil mi?

Yani televizyonda tüm bu aileleri gösteriyorlar.

Ama hiçbiri çıplak değil, hiç gerçek değil.

Tek yaptıkları hiçbir şey göstermeden sikişmek.

Her şey yapmacık.

Televizyon bu işte, Lisa.

Gerçek değil. Ben yapmacık hayat yaşamayacağım.

Başardığımda, ailem asıl Nina'yı o zaman görecek.

Yani, bana bak bi.

Güzelim, bedenim sanat eseri, Venüs heykeli gibiyim ben.

Ve kimse beni engelleyemeyecek, istediğim her şeyi elde etmemi.

Neyi kastediyorsun?

Göreceksin, başardığımda evi terk edeceğim.

Emily, Emily nerdesin?

Emily.. Emily nerdesin?

Tam buradayım.

Bu saçmalığı kesmeni istiyorum.

Bak, nasıl konuştuğuna dikkat et, hala benim işçimsin burada.

Dinle, zengin orospu. Senden hiç boka mecbur değilim.

Artık evime gelmeni istemiyorum.

- Oraya ev diyorsun? - Evet.

Tabii ki derim.

- Yaptığını biliyorsun, doğru değildi. - Neden değildi?

Bizden dolayı, senle ben.

Artık kızım biliyor, onun bilmesi gereken bir şey değildi bu.

- Sen söyledin. - Gerek kalmadı, aptal değil.

Fakir olabilir ama aptal değil.

Çocuklarını şikayet etmeye geldiğimi sanıyor.

Biliyor.

- Bilemez. - Biliyor.

- Yatıyor. - İmkansız.

Sana göstereceğim.

Bodrumumuzda.

- Bu annem. - Bu babam.

Her hafta yapıyorlar. Ben de dün fark ettim.

Yala orospu, yala sürtük.

Baba, hemen gel, korkunç bir şey oldu.

- Nina, artık biliyorsun. - İyiyim ben...

sen eve gidebilirsin artık. - Emin misin? - Evet.

- Okulda görüşürüz. - Hoşçakal.

Nina! Nina noldu?

- Banyo yapamadım. - Ama iyisin?

- Banyo yapamıyorum. - Emin misin?

Thomas...

...sen koleje gideceksin yakında.

Nina, sen benimle evde kalacaksın.

Boşanma olmayacak.

Ailemiz yıkıldı... ama bu bizi dağıtamayacak.

Bu tamamen sır kalacak.

- Anlaşıldı mı? - Evet.

Affedersiniz.

Defol.

Defol Emily.

İnsanların ne dediği umrumda değil. Benim aşkım inkar edilemez.

İnsanların ne dediğimi umrumda değil.

Zaman zaman sordum kendime neden senden uzak durmadığımı.

Biliyordum, yaşadığımız bu şekilde hayatla devam edemeyiz.

İnsanlar konuşuyor, sanıyorlar ki hissettiğimizi anlıyorlar.

Neyimizin özel olduğunu

Birbirimize sahiptik Aşkımız fırtına gibiydi.

Birbirimize sahiptik, aşkımız güçleniyordu, tıpkı gökkuşağı gibi.

İyi geceler babacığım.

Öğrendik ki koltuğa yatarak bendenimizi gevşetip...

zihnimizi rahatlatabiliriz. Bu yolla hastalarımızdaki sorunu görüp sıfırlarız.

Çok korkmuyorum ya da çok rahatsız değilim.

Anladım da neden uzanmıyorsun?

Güzel.

Tamam... neden sorunu en başından anlatarak başlamıyoruz? Sorun ne?

Sorun kocam. Başka kadınla görüşürüyor.

Bazen kocalar bir arkadaşa gider, yakınlık aramaya. Kadını tanıyor musun?

- Tam arkadaş denilemez. - Tanıdık mı?

Tanıdıktan çok öte.

Kadını seviyor musun?

Onu sevmek isterdim.

Ama aramızda hiç sevgi olmadı, tanrı bilir.

- Beni sevmesini isterdim. - Bana bunları neden anlatıryorsunuz, Bayan Sutherland?

Çünkü benim hatam. Beni bahçıvanla yakaladılar.

Beni cezalandırıyorlar, benim hatam.

Kimseyi incitmek niyetim yoktu.

Jack'le pozisyonlarımız Harding'ten istemekten korkuyordum.

Bir tür orospu olduğumu saklamayı düşündüm.

- Orospu olduğunuzu mu düşünüyorsunuz? - Evet... hayır.

Bilmiyorum. Kızımın bu hislere sahip olmasını istemedim.

Bu arzulara.

Onu kontrol edip durdum, disiplin ettim, o yüzden...

...bu hale...

- Ne hale geldi, Bayan Sutherland? - Benim gibi.

İki yüzlü artık, onu kontrol edemiyorum.

Bayan Sutherland, kocanızın görüştüğü kadın kim?

Nina benden nefret ediyor, babasından da nefret ediyor.

Babası da benden nefret ediyor.

Onu elinde oynatıyor artık, istediği şeyi yapmaya zorluyor.

Bu benim hatam, ailemi incitme niyetim yoktu.

Bayan Sutherland, kocanızın görüştüğü kadın kim?

Onu artık kontrol edemiyorum, Harding'i kullanıyor.

Ailemiz için korkuyorum, o olağandışı sapıklıklara değişiyor.

Bizi yok edecek, yapacağını biliyorum.

- Şiddet mi diyorsunuz, Bayan Sutherland? - Hayır.

Kontrol edemediğimiz korkunç şeyler, tasma takacak bize.

İçinde ömür boyu sürecek kontrol edemeyeceği şeyler var.

- Ömür boyu... - Bayan, kocanızının görüştüğü kadın kim?

Bayan Sutherland, kocanızın görüştüğü kadını anlatasıya kadar size yardımcı olamam.

Kadın kim, anlatın bana?

Kim... kadın kim?

Söyleyemem ben.

Oh

Emily, kim bu kadın?

Kızım! Kızım Nena!

Kızım! Kızım Nena!

Kızım! Kızım Nena!

Kızım! Kızım Nena!

Kızım! Kızım Nena!

Kızım! Kızım Nena!

Kızım! Kızım Nena!

Kızım! Kızım Nena!

Kızım! Kızım Nena!

Kızım! Kızım Nena!

Kızım! Kızım Nena!

Kızım! Kızım Nena!

Kızım! Kızım Nena!

Kızım! Kızım Nena!

Kızım! Kızım Nena!

Kızım! Kızım Nena!

Kızım! Kızım Nena!

Kızım! Kızım Nena!

Kızım kocamı sikiyor.

Bu delilik, kardeşine anlatma.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.