All language subtitles for AskMasali

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French Download
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî) Download
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Günaydın Zezee.

Hadi kalk.

Kalk acılan var.

Bugün o lanet oz iş yerinden ve aklından kurtuluyor.

İstifa edeceğim.

Evet.

Zezee'cim görüşürüz.

Zaten erken geleceğim.

Çünkü istifa edeceğim.

Evet.

Evet.

Bugün istifa etmek için... çok güzel bir gün.

Bugün senden... kurtuluyorum.

Evet Akın Bey.

Kurtuluyorum.

Bugün yine şeysin.

Renkli.

Evet doğru kelime bu sanırım.

Bugün yine çok renklisin Masal.

Bu

kadına karşı gördükten için... inanılmaz bir nefret var.

Ay ne oluyor be ödümü kopardın.

Ay ne oluyor be ödümü kopardın.

Sana kahve getirdim.

Sağ ol Barış'ım ama ben istifa etmeye gidiyorum.

E tatlım kahveni iç ondan sonra edersin.

Ay ne istifası kız bak senle taslak inceleyecektik.

Bak bir şey diyeceğim.

Şu afiş hiç içime sinmedi.

Ay tamam yeter.

Asıl dili bir istifa bile edemiyorum bu işlerinde.

Nefret ediyorum bu işlerinden.

İstifa ediyorum ben.

Karışma.

İyi bir et üstüme iyilik sağlık sanki bana ediyor.

İyi bir et üstüme iyilik sağlık sanki bana ediyor.

Serdar Bey'e müsaitseniz... gelmek istiyorum.

Eee geleyim o zaman.

Gel Masal'cım gel.

Nedir bu diye... sormayacağım.

İstifa dilekçi.

Kırk tane vardı bununla kırk birinci.

Ne diyelim o zaman?

Kırk bir kere maşallah diyelim.

Yapma sen.

Masal.

Hadi gel canım biraz konuşalım.

Yok ben gelmeyeyim.

Hadi gel gel.

Ya hadi gel.

Çok ısrar ediyorsunuz diye geliyorum.

Tamam ısrar ediyorum ben.

Masal'cım.

Efendim.

Neden sürekli istifa etmek istediğini biliyorum.

Hatta...

kim için istifa etmek istediğini de biliyorum.

Yani herkes biliyor.

Ya ben birisi için istifa... Masal.

İstifa etsen ne olacak?

Yokluğunun bile farkına varmayacak... biri için değer mi?

Tamam şöyle yapalım.

Ya yok tamam bir şey yapma.

Tamam şöyle yapalım.

Rica ediyorum.

Tamam şöyle yapalım.

Akın'ın senin varlığını önemsemediğini sana ispat diyebilirim.

Nasıl ispat?

Nasıl ispatlayacaksınız bunu?

Şimdi Akın odasında toplantıda... birazdan çıkar.

Şimdi sen de tam yanından geçerken...

sadece günaydın de.

Tamam mı?

Günaydın.

Eğer yüzüne bakıp cevap verirse...

istifanı kabul edeceğim.

Diğer kırkıyla beraber.

Ama eğer yüzüne bakıp cevap vermezse... bir daha istifa lafı... ekleyeceksin.

Asla bakmaz.

Tabii ki bakmaz kızım.

Dilimizin masaldan bahsediyoruz.

Ben de biliyorum Akın bana karşı bir şey hissetmiyor.

Ben bir şey hissediyor mu dedim.

Demedim ki öyle bir şey.

Ama öyle varlığından bile haberdar değil.

Hiçbir şey değil.

Öyle değil.

Yok böyle.

O kadar da değil yani lütfen.

Tamam ben de size bunu kanıtlayabilirim o zaman.

Yapabilirim.

Alo, alo.

Sağ olun ben ilgilenmiyorum.

Çok teşekkürler.

Görüşmek üzere.

Güle güle.

Tamam başlayalım o zaman.

Hee.

Tamam başlayalım.

Hadi.

Başlayayım mı?

Bir daha.

Günaydın Akın Bey.

Alo.

Açık kalmış telefon mu?

Anlamıyorum krediyle istemedim.

Barış biz de bu dosyaları çarpacaktık.

Ha dosyaları çarpacak.

Hep aklımdan çıkmışlarım onlar ya.

Onu yapalım hadi.

Dolu.

İyi misiniz?

Bir sorun mu var?

Evet var tamam mı Ayşem?

İşte böyle Yalda Hanım.

Yani durum bu.

Çok seviyorum.

Aşık oldum.

Hatta onun beni sevme ihtimali için yıllarca yaşayabilirmişim gibi geliyor.

Yani saçma işte.

Tam bir gerizekalıyım ama.

Böyle.

Bak canım.

Zamanında ben de çok acı çektim.

Günlerce ağladığımı biliyorum.

Hem de kimin yüzünden biliyor musun?

Şu anki kocam yüzünden.

Ama şimdi çok mutlu bir evliliğim.

Ve bana çok bağlı bir kocam var.

O günleri düşündükçe gülüyorum.

Ne güzel.

Nasıl yaptınız ki bunu?

Remkat derneği sayesinde.

Nasıl bir dernek o?

Bir nevi kadın dayanışma derneği.

Yani aşk açısı çeken kadınların buluşma noktası gibi bir şey.

Kaç para gerekiyor bunun için?

Ay yok.

Paraya falan gerek yok.

Dernekler için.

Evlilikteki varlıklı zengin üyelerimiz sayesinde para ihtiyacımız olmuyor.

Senin sadece üye olman yeterli.

Gerisini bize bırak.

Yani yok şimdi ben böyle teşekkür ediyorum.

Şey yaptığınız için.

Ama yani bilemiyorum tabi.

Bak.

O zaman bir düşün istersen.

Eğer bize katılmaya karar verirsen beni ararsın.

Olur mu?

Benim şimdi gitmem gerekiyor.

Seninle sohbet etmek çok güzeldi.

Umarım bize katılırsın.

Yelda Hanım.

Efendim.

Remkat ne demek?

Remziye'nin kadınları.

Kızım ne yapıyorsun burada her yerde?

Seni aradım ya.

Kim bu Afet?

Bilmiyorum işte yeni tanıştım toplantıya gelmiş.

Remziye,Memziye bir şeyler diyordu.

Remziye kim ya?

Of boşver hadi anlatırım.

Hatice iyi misin sen?

İyiyim.

Canım arkadaşım iyi misin?

İyi olmam için bir sebep var mı acaba?

Niye iyi misin diye soruyorsun sen?

Tamam ya.

Tamam.

Kararımı verdim ben.

Bundan sonra işimle gündeme geleceğim.

Kariyerime odaklanacağım.

Bunun için ne gerekiyorsa yapacağım.

Evet.

Başarılı olmak istiyorum ve başarılarımla...

Tamam ya eve gideceğim ben.

Ocakta yemeğim var benim.

Doğru.

Ocakta yemek varsa o önemli ona gidilmesi lazım.

Çok çalıştın ya bugün.

Geldiğinden beri daha üstünü çıkarmaya fırsatın olmadı.

Ya sen niye böyle şeyler yapıyorsun?

Canı sıkkın görmüyor musunuz?

Ne yapayım ben gideyim mi ne yapayım?

Biz de geleceğiz.

Birlikte gideceğiz.

Ne zamandır yapmıyorduk kız ağlama seansı yaparız ne diyorsun?

Hadi gidelim o zaman.

Hadi gidelim o zaman.

Sen gelmiyorsun kız kıza takılacağız biz ya.

Aynen.

Yok bak böyle adam var.

Artık yok kalmadı.

Kalmadı be.

Ay valla kalmadı kız.

Bu çiçeği kabul etmesen gitme.

Hayır ben de istiyorum.

Yani böyle ne bileyim... Düşünüyorum.

Böyle otobüsün camından böyle...

Aşkım sürpriz.

Seni seviyorum.

İşte böyle...

Ateşten böyle şeyi yakıp...

Seni seviyorum falan.

Ne bileyim şimdi aklıma... Gelmiyor ama yani böyle...

İşte ne bileyim pencereye tırmanıp... Seni seviyorum.

Abi niye kimse benim...

Pencereme tırmanmıyor ya?

Çünkü giriş katında oturuyorsun tatlım sen.

Çok komik.

Üst katta otursam penceremde...

Kuyruk olacaklar çünkü.

Bu ne?

Ne oldu?

Masal korkutma beni.

Ne oldu kız nereye bakıyorsun?

Akın'ın sesini duyacağım ben.

Aa yok öyle bir şey.

Vallahi yok.

Kız bırak.

Bırak duyacağım.

Yine rezil edeceksin kendini ama ya.

Ne rezil edeceğim?

Etmeyeceğim.

Gizli numaradan arıyorum öyle öğrendim ben.

Numaramı gizli yapıyorum öyle arıyorum çıkmıyor numaram.

E tamam bırak.

Bırak nerede varsa görsün.

Her akşam sesini duymadan uymuyorum.

Alo Masal sen misin?

Her gün arayıp konuşmadan kapatıyorsun.

Ne oluyor Masal?

Alo?

Şimdi duyuyorum ben.

Akın Bey pardon ben şey...

Rahatsız ediyorum...

Sizi fakat...

Ben şey için bu sizin...

Fotokopiler için aramıştım.

Hangi fotokopiler?

Hangi fotokopiler?

Onlar şey...

Siz bana geçen vermiştiniz onları ben şey yaptım... Hallettim ben.

Hay Allah'ım ya tamam başka bir şey var mı?

Yok.

Düşünüyorum yok.

Tamam o zaman...

Yalnız kapatmadan sormak istiyorum.

Acaba siz benim numaramı nereden biliyorsunuz?

Bütün ofis çalışanlarının numarası var bende Masal.

Bütün ofis çalışanlarının numarası var bende Masal.

Rahatsız etmezsen sevinirim.

Kimmiş o Akın'cım?

Boşver önemli biri değil.

Tamam.

Masal.

Masal tamam.

Masal.

Masal.

Hayır benim anlamadığım olay bu Kaşar Cansı'nın orada ne işi varmış?

Ne işi varmış onun orada?

Yine rezil ettim kendimi.

Hayır yani o züppe de kendini ne sanıyor ben anlamadım yani.

Hiç, kıçımın kenarı.

Hayır bu Akın kendini ne zannediyor ya?

Sen kimsin ya?

Sen kimsin?

Tamam.

Böyle kaslı bir vücudun olabilir.

Boylu poslu olabilirsin.

Böyle bir bakanın bir daha baktığı.

Böyle güneşin vücuduna vurduğunda hani... ilgi çeken taş gibi.

Hı?

Yani...

Ama sen onu nasıl alt edeceğini çok iyi biliyorsun Masal.

Nasıl yapacak onu peki Masal?

Ben onu hiç bilmiyorum ki.

Benim öyle bir fikrim var ama... Nasıl fikrin?

Ya bu tuvalette tanıştığım...

Gelda Hanım'ın derneğine mi gitsem diyorum?

Gelda kim kız?

Dur ben sana anlatacağım sonra.

Kız olabilir aslında biliyor musun ya?

Bakarsın bir yararını falan görürüz ya.

Değil mi?

Yani...

Evet ya bence de ne var ki yani?

Ne olacak gideceğim bakacağım işte beğenmezsem çıkar giderim.

Arayayım kadını sorayım.

Bakayım ne var ki?

Ben zaten neyim var kaybedecek?

Ben kimim?

Ne kaybettim ki?

Aynen be tatlım ya.

Yalnız senden özel bir ricam var.

Lütfen kız gibi giyin ya.

Böyle ilk görüşte seni umutsuz vaka olarak görmesinler.

Bana bak.

Dar elbiseni giy.

Altına da muhakkak mutlaka topuklu ayakkabı.

Tamam?

Tamam siz o zaman yarın beni idare edin.

Aaa ben çatlayacağım şimdi bir tarafından.

Bana da anlatın ne oluyor?

Tamam anlatacağım ben sana.

Ayy ne işim var ya benim burada ya?

Masal?

Çok beklettim mi canım?

Yoo yeni geldim ben de seni bekliyordum.

Hadi gel girelim içeriye.

Gel.

Kolay gelsin hanımlar.

Gel Masal'cım Remziye Hanım içeride.

Merhaba Remziye Hanım.

Hoş geldin Yelda.

Size bahsettiğim kızı getirdim.

Hoş geldiniz.

Şu saklanan çirkin ördek yavrusu mu?

Neresi burası?

Gel bir tanem şöyle otur istersen.

Biraz gergin olman çok normal biliyor musun?

Biraz.

Ama burası korkulacak bir yer değil.

Burası kadınların birbirine destek olduğu.

Birbirinin yanında olduğu.

Ve birbirini güçlendirdiği.

İyi, doğru, güzel bir yer.

Bak şimdi masal.

Ben burayı yıllar önce kurdum.

Amacım da... senin az önce bakmış olduğun resimler vardı ya.

Orada olduğu gibi...

güler yüzlü kadınlarla... etrafımın çevrili olduğunu görebilmekti.

Çünkü ne kadar kadın tanıdıysam... hepsi... ama hepsi...

çok mutsuzdum.

En başta ben olmak üzere.

Ve hepimizin... ortak bir noktası vardı.

Bir erkeğin aşkı uğruna...

acı çekiyordu.

Ve ben kendi kendime düşündüm.

Ne yapabilirim?

Bu konuda bir şeyler... yapmam gerekiyor dedim ve... bu derneği kurdum.

Arkadaşlarımın da desteğiyle...

bu günlere kadar geldik.

Çok iyi yapmışsınız.

Çok güzel böyle burada... hep birlikte.

Değil mi?

Yalnız şeyi anlamadım ben.

Siz nasıl yardımcı oluyorsunuz?

Aşık oldukları adamların...

kendilerini fark etmelerini sağlıyoruz.

Hee.

Nasıl?

Şimdi bizim bazı kurallarımız var.

Eğer bu derneğe... üye olacaksan o kurallara... uyman gerekiyor.

Bir süreliğine...

kurallara uymakta zorluk çekebilirsin.

Ama sonrasında çok eğleneceksin... inanma.

Bu kurallar nedir acaba?

Bizim belirlediğimiz süre boyunca...

hayatını biz düzenleyeceğiz.

Nasıl?

Yani biz sana ne diyorsak...

öyle giyineceksin... öyle dolaşacaksın... öyle oturup kalkacaksın...

öyle yiyeceksin, içeceksin... hatta öyle düşüneceksin.

Pardon.

Yani siz kısaca... benden özgürlüğü mü istiyorsunuz?

Aaa... Bir süre dinleyeceğim.

Eğer aşık olduğun adamı istiyorsan.

Aaa...

Valla...

Çok pardon.

Pardon, benim böyle biraz...

sinirlerim bozuldu.

Buyurun devam edin.

Siz çok güzel konuşuyorsunuz böyle.

Yani demem o ki... bizden habersiz hiçbir şey yapmayacaksın.

Arkadaşlarınla buluşmaların dahil... hatta iç çamaşırının... rengine kadar...

bizim haberimiz olacak.

Gerçi sen söylemesen de bizim haberimiz olur ya.

Evet anladım.

Yalnız takip ediliyorum bile üstüne.

Değil mi?

Evet.

Allah Allah.

Öyle olmaz çünkü ben yalnız yaşayan biriyim.

Yani korkuyorum ben öyle şeylerden.

Olur mu öyle?

Bir de şey var tabi yani işte... Yani bu dünyada özgürlüğünü...

hani bu kadar benim kadar... önemseyen birileri elbette vardır ama...

hani ben çok önemsiyorum.

Ben sevmem o bahsettiğiniz kurallar... işte şeyler bunlar...

o güzel ama almayayım ben.

Aaa... Ay oldu o zaman çok memnun oldum valla.

Çok teşekkür ediyorum.

Ay oldu benden de deli.

Ay çok yardımcı oldunuz bana yani.

Valla şu an hayatım düzeldi.

Müthiş hissediyorum kendimi.

Şu halime bak.

Gerçekten hayatım düzeldi.

Şu halime bak.

Ay daha ne gelecek acaba benim bu... Ay daha ne gelecek acaba benim bu... Aaa...

Aaa...

Aaa...

Bak...

Of...

Ah...

Yavaş yavaş geç yavaş.

Doğru sür.

Doğru sürün.

Ayağına tekerleği takmış.

Doğru süreceksin.

Ne yapıyorsun?

Ne oluyor be?

Bu nasıl bir çocuk?

Bu nasıl bir çocuk yetiştirmek?

Tamam.

Dur düz koş.

Düz koş.

Koş.

Düz koş.

Deniz mi burası?

Burası deniz mi?

Deniz orada.

Oraya atacaksın.

Anladın mı?

Of... Of...

Ay...

Ay çarpacaksın.

Çarpma.

Ay çarpıyor.

Çarpmadı.

Çarpmadı.

Bu sefer çarpmadı.

Ne oldu kızım sana?

Çok kötü şeyler oldu bana teyze.

Başıma neler geldi teyze.

Affedersin teyze.

Telefonum çalıyor.

Alo Müge.

Canım arkadaşım.

Başıma o kadar fena bir şeyler... Canım çok üzgünüm ama bunu söylemem gerekiyor.

Akın ile Cansın çıkıyorlarmış.

Çıkıyorlar mıymış?

Cansın geliyor.

Kapatmam lazım.

Kapattı teyze.

Sevdiğim adam, en sevmediğim kadınla çıkıyormuş teyze.

Neden böyle şeyler yaşıyorum... ben teyze?

Ne olursun bunları unutturacak... bir şey söyle bana teyze.

Çorabın kaçmış kızım.

Teşekkürler teyze.

Sağolun.

Bütün acılar bana geliyor.

Hiç iyi hissetmiyorum.

Hiçbir şey iyi gitmiyor.

Hiçbir şey güzel olamaz.

Daha başıma ne gelebilir ki?

Daha başıma ne gelebilir ki?

Ne, ne gelebilir ki?

Remziye Hanım!

Remziye Hanım!

Ay ne olmuş bu kıza böyle?

Çok kötü şeyler oldu bu kıza.

Remziye Hanım!

Çok değerli arkadaşlarım ve ablalarım.

Çok güzel insanlar.

Aranızda beni kabul etmenizi istiyorum.

Remziye Hanım her şeyi yapmaya hazırım ben.

Merak etme Masal.

Bundan sonrasını bize bırak.

Senin aşk acısı çekmene asla müsaade etmeyeceğim.

O...

Akın...

O Akın olacak adama...

Hak ettiğini vereceğiz.

Hak ettiğini vereceğiz.

Sen şimdi eve git dinlen Masal.

Ama güzelce dinlen olur mu?

Çünkü yoğun bir hafta sonu olacak.

Çünkü yoğun bir hafta sonu olacak.

O arada bizler de...

gerekli hazırlıklarımızı yapacağız.

Yarın sen gene aynı saatte...

burada olursun.

Evet hanımlar hazır mısınız?

Hazır mıyız?

Aşkı ödeyecek miyim?

Hemen yapacağız.

Bak gör ben neler yapacağım.

Müzik

Müzik Müzik Müzik Müzik Müzik

Müzik Müzik

Müzik Evet hanımlar.

Görmüş olduğunuz üzere... rakibimiz son derece kuvvetli.

Maalesef.

Evet.

Parlak, yakışıklı, karizmatik... başarılı.

Muhteşem.

Süper yakışıklı.

Nasıl bir insan bu kadar muhteşem, iyi yakışıklı olabilir?

Ben hiç anlamıyorum zaten.

I ıh.

Pardon.

Aradığınız her şey bu dosyaların içinde... mevcut.

Zamanı gelince buradan kullanacağız.

Buyurun Necla hanım.

Valla çocuk cillop.

Yani bal dök yala.

I ıh.

Yani şunu söylemek istiyorum.

Yani masalın da partneri böyle gösterişli olmalı.

Yani sağlam olmalı.

Evet yakışıklı olmalı.

Gösterişli olmalı değil mi?

Evet.

Hanımlar.

Hanımlar, hanımlar.

Hiç merak... buyurmayınız.

Bizim de çok güçlü bir... partnerimiz var.

Remziye hanım.

Şimdi bakın siz bana dediniz... partner diye ben de tanışalım dedim ama...

böyle düşününce ya hiç hoş değil.

Remziye hanım.

Ama söyler misiniz bana sizce de saçma değil mi?

Yani hiç tanımadığım bir adamı ben... nasıl partnerim yapabilirim?

Yani sınavının ne alakası var... böyle bir durumla?

Ne diyordun sen?

Ben şey aslında... fena bir fikir değilim.

İyi akıl etmişsiniz.

Merhaba ben Kerem.

Merhaba.

Masal ben.

Senin partnerinim.

Yani sen benim partnerimsin.

Memnun oldum.

İyi misin?

İyiyim, iyiyim, iyiyim.

Bugünümüze de şükür.

Daha iyi misin?

İyiyim, iyiyim.

Açık hava iyi geldi.

Ya bir şey soracağım sana.

Niye yapıyorsun bunu?

Neyi?

İçinde olduğum bu oyun... gerçekten çok mu gerekli?

Sen hiç aşık oldun mu Kerem?

Hayır olmadım.

Belli olmamışsın.

Olsaydın böyle sorular sormazdın bana.

Ne yani?

Aşık olanlar bu gibi oyunlara mı kalkışıyorlar?

Öyle bir şey demiyorum.

Yani...

çaresiz aşıklar böyle şeyler yapabilir.

Yani saçmalıklar da yapabilir.

Benim çok mu hoşuma gidiyor... böyle oyunlar oynayayım, bir şeyler?

Ne yapayım?

Öyle.

Aşık oldum, acı çekiyorum.

Ben ne yapayım?

Ben mi yapıyorum zannediyorsun?

Ben bir şey yapmıyorum.

Onu gördüğümde bir şey oluyor bana.

Bir şey oluyor.

Kalbim benden bağımsız hareket ediyor.

Sürekli bana soruyor gibi.

Neden bir şey yapmıyorsun?

Masal.

O kadar değil tabii de.

Beni fark etmiyor bile.

Zaten yokum.

Bari en azından görsün istiyorum.

Ölümcü olayım deyince... tamam dedim ben de.

Konu bu.

Anladım.

Sen?

Sen niye böyle bir oyunun içindesin?

Teyze, bir an önce ameliyat olman gerekiyor.

Bunu sen de biliyorsun.

Kalp bu kalp, şakaya gelmez.

Daha ne kadar erteleyeceksin?

Tamam Keremciğim.

Ne olur üstüme kelime.

Teyze, lütfen ama.

Sürekli beni oyalayıp duruyorsun.

Tamam.

Ben ameliyat olacağım.

Ama bugün senden bir yardım istemeye geldim.

Sen yeter ki emret sultanım.

Ne istersen.

Derneğimize bir kız müracaat etti.

Ee, ben ne yapabilirim?

Sen bu kızımızın partneri olacaksın.

Kusura bakma.

Teyzeciğim, arada sen olsam bile... böyle aptalca bir oyunu kabul etmem.

Bana sorarsan kabul edeceksin Kerem.

Öyle mi?

Nasıl başaracakmışsın... bunu teyzeciğim?

Çünkü sen bu yardımı kabul edersen... ben de ameliyat olacağım.

Geçim derdi, tabii.

Herkes hayatını... farklı şekillerde kazanıyor.

Değil mi?

Üşüdüm ben ya.

Geç oldu, gidelim mi?

Evet, geç oldu bayağı.

Hadi ben seni evine bırakayım.

Yok, ben taksiyle giderim.

Remziye Hanım'a söz verdim.

Hadi.

Remziye Hanım'sa... tamam o zaman.

Ay!

Ay!

Ay!

Ay ama!

Ay çok koktum!

Ay ama Remziye Hanım... ne yapıyorsunuz benim evimde ama ya?

Hadi kalk bakalım artık.

Zamanımız yok.

İş yerinde giyeceğin kıyafetleri... getirdik.

Mervin Hanım ve Necla Hanım... sana yardımcı olacaklar.

Ay onu hep söyledim.

Çocuk cillop.

Yani biraz böyle gösterişli... açık seçik şeyler alındı ya ama... nerde?

Yani vallahi doğru söylüyor Necla Hanım.

Bence de.

Abartmalıyız diye düşünüyorum.

Gerekirse abartalım, açalım.

Açınalım istiyorum.

Böyle deliler gibi... böyle asık olsun bana böyle...

hırs yaptım, elde etmek istiyordum.

Böyle asık olsun bana istiyorum.

Hiçbir şey benden başkasından...

görmesin, deli olsun, çılgınlar gibi... aşk olsun bana istiyorum.

Çok istiyorum ben.

Yani tabii ben öyle biraz şey yaptım.

Konunun uzmanı... siz olduğunuz için.

Tabii siz bilirsiniz ama...

Çüş.

Kızım ne oldu sana böyle?

Kız...

bu ne haller bunlar?

Bir şeyler falan filan.

Bak bir şey diyeceğim yalnız.

Hafta sonunda görüşmedik.

Anlatmıyorsun...

bir şey.

Darılıyorum.

Biliyorum bir sürü şey oldu anlatacağım da...

Barış ya bir kahve içeyim mi ben?

Getiririm.

Ay belli canım bir şeyler oldu.

Ama çok güzel olmuşsun biliyor musun?

Olmuş mu?

Evet de sen bu rengi sevmezsin ki.

E sevmiyorum.

Zaten Remziye Hanım giydirdi.

Akın seviyormuş.

Omuzlar falan müthiş olmuş.

Ne hoş bir renk.

Ya öyle işte.

Kadın baya yani değişik... böyle ne bileyim FBI'in Türkiye CEO'su...

gibi bir şey yani.

Bak ya görüyor musun?

Ay kız... valla kırk yıl düşünsem aklıma gelmez böyle bir şey.

Ay çok heyecanlı ya.

Peki sonra ne olacak?

E ne bileyim ben bekleyeceğiz göreceğiz işte.

Hiçbir şey giymesin buna.

Kızlar demedi demeyin bu yakında... işe kilotlan gelir.

Gelsin.

Gelebilir yani.

Ne var ki?

Gelsin bence.

E iyi tamam da bu nedir şimdi?

Ama ayıp değil mi?

Benim ne şansım kaldı artık.

Hemen kovarma kızım sen de ya.

Bak Akın bile beğendi.

Elbisinin rengini yani.

Kim kız o?

Şey ya Remziye Hanım.

Yalnız benim çıkmam gerekiyor.

İdare edin beni.

Ama Masalcığım böyle olmuyor yani.

Sen de bu işler yüzünden iyice boşladın işi.

Aman eşek gibi çalıştığım günlere sayısından.

Ne zaman eşek gibi çalıştığın gün olmadı ki senin için?

Ya ne var?

Kendim için bir şey yapıyorum.

Hayatta.

Kızlar benden söylemesi maymun gözünü açmış ayol.

Bunlar sizin dosyalarınız.

Ne zaman, nerede olacaksınız?

Nasıl davranacaksınız?

Ne giyeceksiniz?

Her şey ayrıntılı bir biçimde bu dosyanın içindir.

Arkadaşlar bence bir kez daha inceleyelim.

Belki arada kaçan bir detay falan bir şeyler vardır.

Olur.

Hanımlar, bugün yakışıklı partnerimizi gördük.

Yeterince bilgi sahibi olduk.

İsterseniz bugünlük bu kadar diyelim.

Dağılalım.

Siz nereye?

Eve.

Siz dosyayı incelemediniz mi?

Sizin bugün dans dersiniz var.

Şak sakın.

Sakın sakın.

Ne yapıyorsun be?

Bu nedir ya?

Ben de yemin ediyorum seviniyordum.

Şöyle rahat rahat bir işe girdim.

Ne de olsa Türk erkekleri böyle çiçek falan almayı sevmez diyordu.

Bu ne ya?

Maşallahın var be.

Ay ne diyorsun sen?

Ne bağırıyorsun bana?

Cevap verme bana.

Allah Allah.

Senin yüzünden bütün hayallerim mahvoldu benim.

Bırakıyorum lan işi.

Adın ne?

Sen kimsin?

Ne diyorsun sen?

Ömer ismiyim.

Ömer.

Evet.

Çok dertli birisisin bence.

Ben üzülüyorum senin için şu an.

Git bir şey yap kendine ya.

Ben yerleşeceğim, Ege'ye gideceğim, köyüme gideceğim ya.

Valla.

Manyak insanlar var.

Her neyse biz işimize dönelim.

Barış.

Efendim.

Bu son taslakların olduğu dosya sende mi?

Hayır, o Masal Hanım'da Akın Bey.

Korkuttun mu?

Yok ben...

Şey oldu da...

Şey edince... Şey oluyorum.

Yani korkmadım.

Taslakların olduğu dosya sendeymiş.

Ben de.

Ben de.

O nerede?

Çiçeklerden pek bulamıyorum.

Bir dakika.

Şey.

Ne güzel çiçekler böyle.

Kimden?

Akın Bey, kendisinin hayranları çok efendim.

Ama biz öyle herkese yüz vermiyoruz.

Biraz seçiciyiz.

Ondan mütevellittir ki böyle buralar hep gördüğünüz gibi çiçek bahçesi oldu.

Ondan mütevellittir ki böyle buralar hep gördüğünüz gibi çiçek bahçesi oldu.

Efendim kendisi bir dansçı.

Öyle mi?

Ne dansı?

Tango.

Tango mu?

Tango yaptığını bilmiyordun Masal.

Ben de.

Yani ben de derken tabii o anlamda şey... Şey değil.

Yani tango öyle bir şey değil.

Çünkü benim için özel ve bir yaşam biçimi.

Herkese tango yaptığımı nasıl söyleyebilirim ki?

Hele iş yerinde hiç söylenmez.

Yani.

Değil mi?

Yani.

Yani.

Akşamada kendisinin gösterisi var.

En önden yerinizi ayırttık.

Bekliyoruz.

Merak ettim.

Gelmeye çalışacağım.

Ne yaptı o?

Güldü mü böyle bir?

Ağzıyla güldü.

Ağzıyla güldü yani.

Ağzıyla güldü.

Tamam.

Tamam şey yapmayayım ben.

O zaman sakin olayım.

Çünkü bittim bu gece.

Yok ya.

Senin arkanda Remziye Hanım olduğu sürece hiçbir şey olmaz sana artık.

Olmazsa evet.

Baksana yemin ediyorum.

Bu Remziye Hanım seni evlendirmeden tövbe bırakmayacak.

İnşallah.

Altyazı M.K.

Bebeğim.

Canım, çok güzel olmuşsun.

Kız, bu ne haller, bu ne seksiyelik.

Ne olmuşsun böyle Adeli?

Ay yaptık öyle işte.

Hah Kerem, Kerem geldi.

Oha, bu ne be?

Çok tatlı.

Masal, o Remziye karısına söyle beni o derneğe

almazsa saçını başını yırtarım ben onun.

Maşallah dernek, dernek değil sanırsın.

Best model of Türkiye.

Çok güzel olmuşsun Masal.

Sen de, yani çok yakışıklı gözüküyorsun.

Teşekkür ederim.

Ha şey, tanıştırayım ben.

En yakın arkadaşım Kutlu.

Merhaba, ben Kutlu.

Ve Müge.

Merhaba.

Merhaba.

Daha az yakın arkadaşım Barış.

Arkadaşım ama.

Merhaba.

Merhaba.

Ve Kutlu.

Kutlu'cum, Remziye Hanım.

Hı?

Kutlu'cum.

Ha?

Remziye Hanım.

Aaa!

Remziye Hanım!

Siz burada beklenmez misiniz?

Hiç bakmadık, hiç bakmadık.

Ay kız bu üstündeki ne güzelmiş.

Nereden aldın?

Of!

İşe yaramayacak zaten, biliyorum.

Kendini bırakma.

Güzel bir gece olacak.

İşe yaramazsa bir başka yol bulurum.

Ay tabii canım, Remziş Hanım'da plan biter mi hiç?

Affedersiniz, efendi Remziye Hanım.

Ay kız kadın bakışlarıyla beni resmen kölesi yaptı.

Evet

arkadaşlar, pisti boşaltalım lütfen.

Aa masal akın geldi, akın.

Bildiğiniz gibi her hafta özel bir dans gecesi organize ediyoruz.

Ve bu gece de tango gecesi.

Çiftimizi piste davet ediyorum.

Kerem ben çok korkuyorum.

Merak etme.

Ben senin yanındayım.

Sakin ol.

Panik yapma.

Çok güzel bir gece olacağını düşün.

Ay bakamayacağım.

Ay bu sapsal masal ne anlasın tangodan?

Hadi akın daha eğlenceli bir yere gidelim.

Akın.

Ay pardon.

Dikkat et senin gerizekalı.

Pardon.

Ben bir tuvalete gidiyorum.

Kız ben bu kadından gittikçe daha da korkuyorum.

Mafya gibi baksana.

Her yerde adamı var.

Babatırsın.

Ben de.

Niye durduk?

Bana bak masal.

Etrafında hiç kimse yokmuş gibi düşün.

Nasıl yok?

Herkes bize bakıyor.

Rezil oldum zaten.

Devam et, boş ver.

Sen ki hayal kurmasını bilen kızsın.

Bunu da yapabilirsin.

Yapamam.

Nasıl yapacağım ben bunu?

Dans kursundaymışız gibi hayal et.

Sanki her zamanki o rahatça dans ettiğimiz gün neredeymiş gibi düşündüm.

Tamam.

Masal.

İkimizden başka kimse yok burada.

Yok.

Tamam.

Tamam.

Hayal bizim işimiz.

Hadi akıncım gidebiliriz.

Bir dakika Cansu.

Teşekkür ederim.

Gerçekten.

Resmen dejavu yaşıyorum.

Gevezeliği bırak çok işimiz var.

Dün iyi bir iş çıkardın.

Bunun üstüne gitmemiz gerekiyor.

Seksi bir kadın imajı çizdin.

Bundan sonrasında dişiliğinin farkında davranacaksın.

Dantelli mantelli bir şeylerin yok mu senin?

Bu ne hal böyle?

Şimdi kulağını iyi aç masal ve beni yedirme.

Bugün iş yerinde sana ne diyorsam öyle davranacaksın.

Tabii ki.

Remziye Hanım.

Siz ne diyorsanız harfiyen yerine getireceğim.

Ya Cansu.

Sen bugün biraz böyle şey misin yani?

Kelimeyi bulamıyorum, dur.

Renksiz.

Evet.

Aradığım kelime bu.

Tam anlamıyla bu.

Bugün sanki biraz renksiz gibisin.

Kendinden emin bir yürüyüşün olacak.

Başın dik ve havalı olacaksın.

Sürekli gülümse çünkü karşındakini etkilemenin en iyi yolu gülümsemektir.

Bunu yaparken saçlarını savurmayı unutma.

Sakın abartma.

Masal mı bu ya?

Masal tabii Nesal.

Akın sana yanaşmaya çalışacaktır.

İlgisini çekmeyi başardın.

Onu görmezlikten gel.

Böylece gizem yaratmış olacaksın.

Yani seni daha fazla merak etmesini sağlayacaksın.

Günaydın Masal.

Günaydın.

İntikam soğuk yenen bir yemektir Akın efendi.

Yemin ediyorum yani bu aşk oyunları yüzünden genç yaşımda

tansiyon hastası olacağım çarpıntım şey oldu benim.

Onu görmezlikten gel.

Böylece gizem yaratmış olacaksın.

Yani seni daha fazla merak etmesini sağlayacaksın.

Masal.

İyi misin?

İyiyim.

Gayet iyiyim.

Bakışlara bak kaşar.

Nasıl kahkaha atıyor görüyor musun?

Diyor ki yani kahkaha diyor öyle atılmaz diyor böyle atılır diyor.

Hatta diyor ki kadın dediğin benim gibi olur senden de hiçbir halt olmaz diyor.

Doğru söylüyor.

Saçmalıyorsun artık Masal.

Saçmalıyorsun.

Of sıkıldım artık kadın savaşlarından.

Hadi çıkalım.

Kahve kokusu sana iyi gelir.

Ay evet iyi olur ya.

Ama zaten hiç çalışmak istemiyorum ben.

Hadi.

Kutlu.

Kutlucuğum çantamı uzatır mısın lütfen?

Sen yine çalışmak istemiyorsun değil mi?

Sen zaten en son çalışmak istediğin zaman daha bu ofis yok.

E neresi burası?

Burası benim her zaman geldiğim ve çok bana huzur veren bir mekandır.

Bilmiyorum sen sevecek misin göreceğiz.

Ne göreceğiz bakalım.

Hadi bakalım.

Ne oldu iyi misin?

İyiyim iyiyim yok bir şey yok.

İyi o zaman.

Yoksa seni kucağıma alıp götürmem gerekecekti.

Ay acıyor ya.

Şunun öbür elini alsana bir.

Ne ne?

Aa ne yapıyorsun?

Ha ha ha ha.

Buyurun efendim.

Kafe içeceğiz.

Böyle mi?

Bana bir sade kahve.

Sütlü olsun.

Teşekkür ederim.

Hayalim daha iyi herhalde.

İyi gibi.

Çok güzelmiş burası.

Beğenmene sevindim.

Beğenmek mi?

Hayır, bayıldım.

Demek sen de Yeşilçam hayranısın o zaman?

Of, hem de nasıl?

Ya bu karmaşanın içerisinde seninle şöyle oturup bir sohbet edemedik.

Farkında mısın?

Farkındayım.

Ailenle yaşamıyorsun o zaman sen.

Yok, yaşamıyorum.

Onlar Bursa'dalar.

Ya ben okulu bitirince burada kaldım.

Eşimi onlar yaşlı başlı insanlar.

Ne bileyim, şimdi benim peşimden sürüklenip, hani...

Öyle işte.

Senin ailen?

Bizimkiler Almanya'da.

Bana teyzem baktı, onun yanında büyüdüm.

Teşekkürler.

Teyzem çok tatlı bir kadındır.

Bana annelik etti yani.

Dışarıdan böyle her zaman sert, otoriter bir duruşu vardır ama...

...danısan çok seversin.

Anlamadım ama...

Niye gülüyorsun?

Remziye Hanım geldi aklıma.

Onu tarif ediyorsun gibi...

Bir beklesene.

Bu dansı bana lütfeder misiniz?

Böyle güzel bir bayanın teklifi geri çevrilmez.

Ayağın ağrımıyor galiba.

Ayağın ağrımıyor galiba.

Her şey için çok teşekkür ederim.

Yani eğer bugün sen benim yanımda olmasan...

ben büyük ihtimalle evde depresyondaydım.

Benim için de çok güzel bir geceydi.

Çok eğlendim ben de gerçekten.

Hadi gel, seni evine bırakayım.

Ay yok, ben taksiye binerim.

Saçmalama, akşam akşam bırakmam seni tek başına.

Hadi.

Kerem.

Daha önce duyduğumu bilmiyorum ama... yıldızlara bakıp başkası için dilek tutarsan...

daha çabuk kabul olurum.

Gerçekten mi?

Duymamıştım daha önce.

Öyle diyorlar.

Birbirimiz için dilek tutalım mı?

Olur.

Yani sen benim için... dilek tutacaksın, ben de senin için dilek tutacağım.

Evet.

Tamam mı?

Umarım gerçek aşkı bulursun.

Umarım gerçek aşkı bulursun.

Tuttum.

Ben de tuttum.

Remziye Hanım.

Günaydın.

Nasılsınız?

Nasılsınız?

Yalnız bir şey söylemek istiyorum.

Şöyle ki... Yani şimdi ben her böyle gözümü açıyorum.

Siz böyle tepemde olunca... biraz korkutucu oluyor.

O yüzden şimdi ben...

hani gözümü açmadım.

Remziye Hanım.

Orada olsaydınız... ses verirdiniz diye düşünüyorum.

Gözlerimi açıyorum şu an.

Açtım.

Açtım.

A-a.

Kimse yok.

Sesi?

Bu sessizlik korkuttu beni şimdi.

Remziye Hanım.

Mesaj.

Remziye Hanım'dan.

Niye şaşırmadım acaba?

Dünkü fiyaskodan sonra... Mesaj.

B planına geçiyoruz.

Kıyafetlerin ve makyaj malzemelerin salonda.

Ayrıca misafirlere gerektiği gibi davran.

Misafirlere mi?

Hangi misafirlere ya?

Ya neyin misafiri acaba?

Aman ben işe geç kalıyorum.

Nasıl bir misafir ya?

Şekerim sana bir şey söyleyeceğim şimdi.

Sakin ol tamam mı tatlım?

Ben zaten sakin bir insanım.

Süpersin bebeğim.

Akın buraya doğru geliyor.

Ayy.

Buraya mı geliyor?

Niye geliyor?

Bana mı geliyor?

Nereye itse?

Oraya şey...

Sakin bir motorun su olsun.

Kendine gel.

Sakin ol.

Şimdi derin derin nefes al.

Al.

Ver.

Vermeyi unutma.

Masal ver.

Vereceğim tamam.

Başını dik tut.

Omuzların dik olsun ki... kendine güvendiğini anlasın.

Hissetsin adam.

Tamam mı?

Tamam.

Tamam geliyor.

Yaklaşıyor.

Şimdi yavaşça dön ve selam ver.

Selamın aleyküm.

Of.

Of.

Of Müge.

Ben niye bu kadar beceriksiz bir insanım acaba?

Nasıl bir insanım?

Ben acaba?

Ama Masal kendine çok haksızlık ediyorsun ya.

Üzülüyorum bak.

Üzülme.

Hak ediyorum ben.

Böyle insan mı olur?

Bebeğim.

Bebeğim.

Salak salak ağlamayı kesiyorsun.

Çünkü içeri bir yakışıklı geldi ve seni soruyor.

Gerçi yakışıklı demeye bir inşaat ister.

Resmen Brad Pitt gelmiş.

Masal nerede diyor.

Brad Pitt.

Emin misin acaba?

Ben de anlamadım zaten burada ben dururken... niye Masal'ı soruyorsun diye.

Ama işte Masal da Masal diye tutturmuş.

Kim ya bu?

Ben de çok merak ettim.

Hadi gidip bakalım.

Bir şey soracağım.

Doğru söyle.

Akın öyle ben kaçıp gidince arkamdan bir şey dedi mi?

Sen deli misin kız?

Burada ben varım.

Dedirtir miyim bir şeyi?

Acil iş vardı çıktı dedim.

Ondan sonra da bir şey sormadı zaten.

Gerçekten.

Kız ant verdim.

Sizi çok beğeniyorum Masal Hanım.

Sizi kulüpte dans ederken gördüğümden beri hep bu anı bekledim.

Size aşık oldum.

Güzelliğidim.

Emin misin?

Elbette ki eminim Masal'ım.

Beni Remziye Hanım tuttu.

O zaman ben sevdiğim bu müthiş kadının yanında biraz oturayım.

Tamam ne bağırıyorsun?

Bağırma.

E

ne yapacağız şimdi?

Biraz daha durmam gerekiyor.

Ne zaman küçüksün sen?

Daha beş dakika var.

Remziye Hanım'dan bir saat için para aldım.

Kerem de benim yanımda durmak için para aldı.

Anlamadım.

Yok bir şey, bir şey yok.

Kutlu.

Akın Bey.

Gitmedi mi bu çocuk hala?

Hangi çocuk?

Vallahi Akın Bey çocuk yanıyor.

Yanıyormuş diyorum çocuk seviyormuş.

Baksanıza Masal'a nasıl hayran hayran bakıyor.

İçim geçti.

Kutlu.

Ya sen ne yapıyorsun?

Çok şükür.

Hayır.

Estağfurullah.

Açık doldu.

E tamam hadi o zaman git sen artık hadi.

Tamam.

Bana hayatımın en güzel dakikalarını yaşattığın için...

sana binlerce kez teşekkür ederim.

Masal'ım.

Arkadaşlar beş dakika buraya bakabilir misiniz?

Arkadaşlar, bugün Cansı'nın doğum günü.

Gece bir parti hazırladım.

Hepinizi kulübe bekliyorum.

Ben Masal Hanım'a bakmıştım.

Şurası.

Allah'ım yarabbim ne olur beni Remziye'nin tez zamanında derneğine alsın inşallah,

inşallah, inşallah.

Ne olur Allah'ım olsun, olsun.

Alo, Remziye Hanım.

Ben de sizi arayacaktım.

Cansı'nın doğum günü var.

Biliyorum.

Evet, tabii sizin her şeyden haberiniz vardır.

Ben unutmuşum.

Benim önemli bir toplantım var.

Pervin Hanım gelecek seni giydirmeye.

Tamam, tamam.

Siz nasıl isterseniz Remziye Hanım.

Masal, senden bu gece bütün dişiliğini kullanmanı istiyorum.

Yani gecenin yıldızı Cansı'nın değil, sen olmalısın.

Tamam, tabii ki.

Elimden ne geliyorsa onu yapacağım, tabii ki.

Umarım.

Görüşürüz.

Görüşürüz.

Böyle konuşuyorsun.

Nasıl yapacaksam acaba ben onu?

Söylemesi kolay.

Bak hayatım, bak bak neler var.

Mecda Hanım.

Merhaba.

Merhaba.

Hadi geceyi hazırlamaya geldim seni.

Ama Pervin Hanım gelecekti.

Onun üstü tuttu şekerim.

Tut şunu sen, tut, tut.

Ay.

Tut.

Tut.

Çılgın bir gece bizi bekliyor.

Hadi.

Çılgın bir gece.

Hadi bin arabaya.

Hayır, benim ona şüphem yok da zaten.

Ay yok, içim dışıma çıktı Necda abla.

Hayır, ben polis çevirecek diye korkuyorum bizi.

Çok mu hızlı gidiyorum?

Yirmi ile gidiyoruz.

Aa, o kadar oldu mu ya?

Bayağı geciktiler.

Ben Masal'ı aradım ama telefonu kapalıydı ya.

Masal nerede?

Masal seninle birlikte değil miydi?

Hayır.

E ben derneğe not bıraktım işin var diye.

E peki üçümüz buradaysak, Masal'ın yanında kim var?

Ay.

Ay Leopar, Necla.

Masal mı?

Seni doğum günüme paylaşma mı davet ettin?

Anlaşıldı, C planına geçmemiz gerekiyor.

Ama bana öyle geliyor ki bu gidişle alfabeyi tamamlayacağız.

Nereye gidiyorsun?

Bilmiyorum.

Ne yapmışsın kendine böyle?

Ne düşünüyordun ki bunları giyinirken?

Bilmiyorum.

Seksi olacağım diye ben.

Çünkü... Çünkü Akın seksi kadınlardan hoşlanıyor.

Çünkü Akın bilmem ne dansını seviyor.

Çünkü Akın bilmem ne rengini beğeniyor.

Sen bu hayatın neresindesin Masal?

Bu sahte hikayede neredesin sen?

Bilmiyorum.

Bak, çevrendeki herkesi kandırabilirsin.

Akın'ı kandırabilirsin.

Ama kendini kandırmaya çalışma.

En azından kendine dürüst olmasan.

Hadi götüreyim ben seni eve.

Ben hallederim, giderim, her şeyimi yaparım.

Abi, kıza baksana ya.

İş mi?

Merak etme, ben her zaman senin yanındayım.

Ya ben böyle bir şey sormadım.

Geldim de nereye geldik biz?

Benim eve.

Niye?

Evde yalnız başına intihara kalkışma diye.

Aç mısın?

Sana bir şeyler hazırlayayım mı?

Yok ya, ne açı olacağım.

Rezil oldum herkese.

İş yerinde herkes dalga geçecek benimle.

Ve?

Ve Akın'ı sonsuza kadar ebediyen kaybettiğimi de biliyorum, tamam mı?

Hadi iyi düşünme şimdi bunları.

Ben geliyorum hemen, tamam mı?

Tamam.

Demek ki çok para var bu partnerlik işinde.

İyi kazanıyor herhalde.

Hadi çık yukarı bir duş al.

Sıcak su iyi gelir, ondan sonra bir güzel uyku çekersin.

Alo?

Alo Kerem, ben Müge.

Bu saatte rahatsız ediyorum kusura bakma ama Masal'a ulaşamıyoruz.

Eve de gelmemiş.

Aaa Allah'ım nerede benim arkadaşım?

Bırakın beni, polise gideceğim.

Tamam ya, sakin olun.

Masal yanımda.

Uyuyor.

Demek senin yanında.

Evet.

Tamam, hadi kapatıyorum.

Merak etmeyin, yarın konuşursunuz.

Tamam, görüşürüz.

Bir sorsana, beraber mi yatıyorlarmış?

Ay Kerem basıldık.

Gerçekten şu an basılmış bulunuyoruz.

Ya ne basılması?

Masal ya.

Kapı çalıyor alt tarafı ya.

E kim bu saatte?

Temizlikçi abladır.

Aaa Remziye Hanım, hoş geldiniz.

Oğlum neredesin sen?

O nerede?

Dün gece her şeyi berbat ettim.

Lütfen Masal'a kızma dün gece için.

Zaten yeteri kadar hırpaldı kendisini.

Daha fazla üzülmesini istemiyorum.

Söz ver bana.

Aman iyi tamam.

Al bakalım.

Masal.

Çok özür diliyorum.

Her şey için hiçbirini bilerek yapmadım ve yaparken ne yaptığımı da bilmiyordum.

Hiçbir şey benim yüzümden olmadı.

Necla Hanım'ı siz gönderdiniz zannettim ve çok özür dilerim.

Tamam.

Tamam bırak şimdi.

Geçmiş geçmişte kaldı.

Biz önümüze bakalım.

Kızmadınız mı?

Hayır kızmadım...

Yani kızmadım mı Masal'cığım?

Kızar mıyım hiç?

Hiç mi?

Hiç yavrum.

Bak ben sana yeni elbiselerini getirdim.

Giyin işe gideceksin.

Hayır gitmem.

Ofise ne olur ofise gitmeyim.

Ne olur ofise gitmeyim lütfen.

Asıl bugün gitmen lazım işe.

Korkularımızın üstüne gideceğiz.

Tamam mı?

Kimsenin ağzına laf vermeyeceğiz.

Of.

Ayrıca o muhteşem kıyafetten sonra bakalım ne

kadar zarar verdik kendimize anlamamız gerekiyor.

Akın 'ın tepkileri ne oldu?

Öyle değil mi?

Bunu anlayacağız.

Ha ona göre taktik değiştireceğiz elbette.

Sen şimdi vereceğim yeni taktiklere göre ne diyorsan onu yerine getireceksin.

Tamam.

Zaten hep öyle yapıyorum ben.

Öncelikle herkes hata yapar.

Unutma.

O yüzden dik duracaksın.

Sakın insanlardan kaçma, saklanma.

Aksine olayın unutulabilmesi için kendini daha fazla göstermen gerekiyor.

Şimdi kimsenin dikkatini çekmeden masama ulaşabilirsem bence başarmış olurum.

Evet.

Hadi Masal.

Bakın kim gelmiş.

Seksi Leopar aramıza katılmaya karar vermiş.

Aman kuzum takma sen şu flamingoyu ya.

Aynen şekerim.

Boş ver sen şu kutusunu.

Kızlar.

Bundan sonra kıyafet seçimlerimizi Masal'a getireceğiz.

Bize göre yapalım.

Dira kendisi uyum konusunda sınır tanımıyor.

Masal.

İşin yoksa biraz odama gelebilir misin lütfen?

Tabii tabii.

Akın Bey tabii.

Bir şey içer misin Masal?

Yok.

Teşekkür ederim.

Ben... Akın Bey ben gerçekten dün için çok özür diliyorum.

Yani öyle o şekilde ben de o partiye yani öyle oldu mu öyle olmadı tabii.

Bence gayet şekerim var.

Şeker de.

Şeker?

Beni sürekli şaşırtıyorsun Masal.

Bir gün tango yapan tutkulu bir kadın.

Bir gün beni görmezden gelen asi bir kadın.

Bir gün hayranlarının etrafını sardığı vurdum duymaz bir kadın.

Ve bir gün kimsenin giymeye cesaret edemeyeceği

kıyafetlerle partiye gelen manyak bir kadın.

Kimsin sen aslında Masal?

Hangisisin?

Yani ben de pek bilmiyorum.

Ben hepsinin karışımı olmanı tercih ederim.

Çünkü beni senin kadar şaşırtmayı başarabilen bir kadın daha hayatıma girmedi.

Seni tanımak istiyorum Masal.

Ama şimdi siz Johnson'la birlikte değil misiniz?

Hayır.

Biz Johnson'la iyi anlaşıyoruz.

Birlikte vakit geçirmekten hoşlanıyoruz diyelim.

Bu gülümseme seni tanımama izin vereceğin anlamına mı geliyor?

İyi.

Yani tabii.

Tabii.

Evet.

Selam.

Nereye bakıyorsunuz?

Hoş geldin.

Hayırdır?

Hoş bulduk.

Hoş geldin.

Ya Masal'ın morali bozuktu ya.

Bir uğrayayım dedim.

Çok iyi yaptın şekerim.

İyi ki geldin.

Masal da Akın'ın yanındaydı.

Saatlerdir içerideler.

Valla ne konuşuyorlar meraktan kuduracağım.

Benden daha beter kuduranlar var baksana.

Müsaade edersen.

Masal.

Bu akşam işin yoksa yemeğe çıkalım mı?

Olur.

Tamam.

Akşam alırım seni o zaman.

Tamam.

Tamam.

Eve mi gidiyorsun?

Yok.

Remziye Hanım'a gideceğim.

Rapor vereceğim.

Oradan çıkacağım.

Akşam için hazırlanmaya gideceğim.

Anladım.

Masal.

Ben...

Seni böyle mutlu görmek çok güzel.

Of biliyorum.

Çok mutluyum.

Teşekkür ederim Kerem.

Yani gerçekten sen olmasan ben bunların hiçbirini başaramazdım.

Merak etme.

Her zaman senin yanında olacağım ben.

Teşekkür ederim.

Görüşürüz.

Allah'ım.

Sanırım ben şu an bir rüyadayım.

Evimin önünde bekliyorum.

Ve Akın beni, Akın beni almaya geliyor.

Arabasıyla.

Evet.

Akın arabasıyla beni...

almaya geli... geliyo.

Geliyo.

Geliyo.

Geliyo.

Geliyo.

Geldi.

Tamam.

Sakinim.

Gayet şey yok böyle.

İyiyim.

Tamam.

Evet.

Hoş geldin.

Hoş bulduk.

Anladım.

Ağırdan alalım diyorsun.

Tamam öyle yaparız.

Çok sessizsin.

Yemekten sonra ne yapalım?

Bana gidelim mi?

Film falan izleriz.

Gidelim yani tabi.

Ben seviyorum film izlemeyi.

Seven birisiyim.

İzlerim.

Şey böyle Yeşilçam falan bir şeyler izleriz.

Dalga mı geçiyorsun masal?

Yeşilçam izleyen mi kaldı?

Alo?

Evet.

Yapma ya.

Tamam sen oyalı adamları.

Hı hı.

Ben hemen geliyorum.

Aklımı başımdan aldın masal.

Önemli bir iş yemeğini unutmuşum da hemen gitmem gerekiyor.

Ha.

Tabi unutkanlık bana da oluyor tabi.

Öyle olur insana.

Şey o zaman ee eve bırakırsanız beni ne yapalım yani?

Sorun da orada canım.

Daha fazla geç kalmak istemiyorum.

Seni burada bırakayım.

He ama şey ya.

Böyle burası da biraz hiç kimse yok.

Biraz ıssız gibi burası.

Yok artık masal.

Sen ayakları üzerinde duran güçlü bir kadınsın.

Ne öyle ıssız mıssız.

Biner bir taksiye gidersin.

O zaman oldu.

Oldu o zaman.

Peki.

İyi geceler o zaman.

İyi geceler.

Merak etme ben her zaman senin yanındayım.

Merak etme.

Her zaman senin yanında olacağım ben.

Masal.

Tamam canım.

Gel bakalım böyle bir otur.

Ne olduğunu anlatacak mısın?

Ne olduğunu anlatacak mısın?

Ne olduğunu anlatacak mısın?

Şimdi konuşmasak olur mu?

Olur.

Sen zaten hiçbir şey söylemeden çok şey anlatmayı başarıyorsun.

Akın Bey.

Dün gece erken bitti diye bana kızmadın değil mi?

Yok niye kızayım yani.

Öyle önemli bir toplantınız vardı sonuçta.

Gerçi Cansın'la gördük diyenler oldu ama ben zaten inanmadım.

Niye inanmadın?

Toplantıdan önce bir şeyler içtik sadece.

İyi.

Yani ben öyle beni apar topar bırakınca tabi aceleniz var zannettim.

Kıskançlık sana çok yakışıyor.

Bu hafta iş için yurt dışında olacağım.

Haftaya derginin yıl dönümünde burada olurum.

Gecenin açılış dansını birlikte yaparız.

Böylece ilişkimizin başlangıcını da herkese ilan etmiş oluruz.

Bir şey söylemene gerek yok Masal.

Geldiğimde bol bol konuşacak vaktimiz olacak zaten.

Tamam o zaman size iyi yolculuklar.

Size derken?

Sana iyi yolculuklar.

Şimdi oldu.

İmdat!

Ay çok korktum!

Bu sefer çok korktum!

Anladık.

Biraz sakin ol.

Sakinim!

Görüyorum.

Akşam derginin gecesi var ona hazırlanman gerekiyor.

Geçen seferki faciadan sonra tam takım olarak gelelim dedim.

İtiraf edin işe yaradı.

Yaramadı mı?

Remziye hanım.

Remziye hanım.

Remziye hanımcığım.

Efendim?

Şey...

Şey soracağım da ben size.

Öyle merak ettim ben Kerem ne yapıyor ya?

Bayağıdır görmüyorum Kerem'i ben.

Akşam seni almaya geldiğinde görürsün.

Aa!

Kerem bugün beni almaya mı gelecek?

Hı hı.

Aa yok çünkü Akın'ın işi var.

Yani çok meşgul birisi olduğu için beni alamayacakmış.

Kerem'in alması bence iyi olabilir.

Evet bugün mavi giyiyorsun.

Mavi mi?

Mavi giymiyorum tabii ki çünkü Akın iş sevmiyor.

Belki bu başka seven bulunur.

Çok güzel olmuşsun.

Teşekkür ederim.

Mavi çok yakışmış.

En sevdiğim renktir.

Ay!

İyi misin?

İyiyim iyiyim.

İyiyim yok bir şey.

Burası mı?

Ah!

Böyle yapınca acıyor mu?

Acımıyor.

İyi gülüyorsun.

Ne bileyim senleykene bayağım burkuluyor.

Tamam.

Madem iyisin o zaman gidebiliriz.

Değil mi?

Buyurun.

Teşekkür ederim.

Tamam.

Açılış dansını Akın'la birlikte yapacakmışsınız.

Evet.

Yani bir şekilde ilişkinizi ilan etmiş olacaksınız.

Başardın Masal.

Hayallerinin erkeğine kavuştun sonunda.

Böylece oyunu da bitmiş oldun.

Maalesef.

Sanırım benim görevim burada bitiyor.

Sakın Akın'ın bir daha seni üzmesine izin verme.

Masal.

Keşke başka bir renk giyseydin.

Kutluları orada.

Sen git yanlarına ben hemen geliyorum.

Tamam mı?

Eee?

Niye çıkmıyorsunuz balon salonuna?

Şimdi Tankut gelecek ya onu bekliyoruz.

Abi benim ben bir selfie almadan tövbe bırakmam.

İyi tamam.

Ay çok kalabalık burası ben yukarı çıkıyorum.

Tamam.

Bu arada yine çok şık olmuşsun.

Tamam.

Hepsi burada efendim.

Tüm evi burada.

Her soru canını yakmayın.

Vay efendim öyle oldu böyle oldu olmasın.

Ay deli mi galiba?

Bu deli beni kurtar buradan.

Sanırım efendim deli.

Takip edin.

Takip edin.

Sağ olun.

Sen benden, ben sen, sen benden, bana benden, sana.

Hayırdır?

Ne?

Ne bu halin?

Bu halin ne?

Ne?

Bak böyle derin derin dalanlarda ya çok büyük

dertleri hastalıkları vardır Allah korusun.

Ya da aşıklardır.

Anlarım ben biliyor musun?

Bilmiyorum.

Gerçekten bilmiyorum kafam çok karışık benim.

Dur dur asansörü.

Dayanamıyorum.

Hadi anlat.

Kimmiş seni bu kadar darmadağın eden adam?

Aslında yani en başında anlatmam gerekirse her şey şöyle başladı.

Evet sayın seyirciler ünlü popstar Tankut tam bir saattir asansörde mahsur kaldı.

Hayranları da burada bekliyor.

Çatlayacağım.

Vallahi çatlayacağım şimdi.

Kız kaçtığında da elim ayağım titriyor.

O masal klasiği gitti benim yerimi Tankut 'la asansörde kaldı.

Hep senin yüzünden.

Ee sonra ne oldu?

Sonrası yok işte beni buraya bıraktı.

Vedalaştık gitti.

Yüreğim dağlandı.

Şu asansörde bitirdin beni ya.

Şu cüsseye rağmen ben de bittim.

Peki bir dakika.

Bu gece seni ilk gördüklerinde verdikleri tepki ne oldu?

Yani ne dediler?

Ne dediler?

Kerem çok güzel olmuşsun falan dedi.

İşte mavi sana çok yakışmış dedi.

Akın da keşke bu rengi giymeseydin dedi.

Ama Akın zaten mavi sevmiyor.

Olur mu ablacığım ya?

Delikanlı adamın sevdiği kadın çuval giyse yakıştırır ya.

Doğru söylüyor bu çocuk.

Adam öküz.

Ya böyle bir şey olur mu ya?

Peki tamam.

Tatlım şöyle soracağım ben sana.

Sen...

...bunlardan bir tanesi... ...bir tanesini öpeceksin.

Al dudaktan öpeceksin bak.

Dudaktan öpeceksin.

Hangisini öpersin?

Bak bu soruda ben cevabımı alacağım aslında.

Kerem'i öperim.

Kerem derken böyle olur.

Kerem'i öperim.

Ya!

Tanko!

Anlamıyor musunuz siz beni?

Kan geldi yüzüme.

Ha kan geldi yüzüme.

Ben ne anlatıyorum siz ne diyorsunuz?

Kerem'in bana karşı bir hissi yok ki.

İşi gereği yanımda durdu sadece.

Ben öyle saçma sapan... ...neyse.

İçim şişti.

Vallahi içim şişti.

Darallar geldi böbreğim şişti ya.

Ya aşığım diyorsun... ...senelerce bir adama ki adam değil...

...yıllarını vermişsin...

...şu anda...

...gerçekten birine aşıksın...

...ve kılını kıpırdatmıyorsun.

Nasıl bir iş?

Ya sen gerizekalı mısın Masal?

Evet.

Bence de evet.

Evet gerizekalıydım ben.

Şu anda gerçekten Sülo...

...bu akşam... ...en mantıklı cümlesini kurdu Masal.

Evet gerizekalısın.

Ayy... ...yemin ediyorum Sülo haber olacağız.

Masal haber olacağız kız.

Selin'le magazine çıkacağız.

Ya...

İstemez misin?

İstemem.

İstersin.

İstersin ya benle ya... ...Tankut'la magazindesin.

O çılgın.

Ya tamam kalkın.

Aç kapıyı Veysel Efendi.

Ne dedim ben ya?

Efendim?

Ay Yeşilçam'a bağlattın beni... ...deri gibi espriler yaptırıyorsun.

Ayy... Ayy...

Ya kız dur... ...tozlanmasın.

Hadi bakalım.

Tanku.

Ha?

Teşekkür ederim.

Ay saçmalama canımsın be.

Ayyy...

Canım sana.

Kız güzel yürekli bu be.

İyi yürekli be.

Canım, canım.

Ya bir şey rica edeceğim senden son.

Saçmalama iste.

Bu kolyeyi çıkartır mısın?

Tabii ki.

Bak dayanamadı görüyor musun?

Ağır geldi öyle bir aşk.

Yani... boynuna fazla geldi.

Hı?

Sağ ol.

Güzel yaptın.

Hadi aç kapıyı da sevenler kavuşsun.

Bak.

Mesleği şu anda yaptım.

Aşkım mavi!

Seni bekliyorum.

Seni bekliyorum.

Sen de beni bekliyorum.

Masal.

Akıl, ben gidiyorum.

Nereye?

Sevdiğim adıma gideceğim.

Nasıl yani?

Şeyf şunu alsana.

Mavi var ya, benim en sevdiğim renktir.

En sevdiğim renk.

Kerem?

Değil, pardon.

Kerem!

Kerem!

Kerem!

Kerem yok mu?

Ben Kerem Bey'in yardımcısıyım.

Kendisi hastanede.

Hastanede mi?

Hiç bakma bana öyle teyze.

Evet, aşık oldum.

Sırf mutlu olsun diye başka birisine gitmesine razı olacak kadar aşık oldum hem de.

Ya affedersiniz, Kerem Bey'in odası nerede?

Yani doktor Kerem Bey'in, ben de yeni öğrendim de.

Sağdaki İlko'dan.

Tamam.

Oysa bundan bir ay önce, sen bana yardım et

dediğinde, Masal hakkında neler düşünmüştün?

Masal da bana göre, derneğe yardım istemeye gelen kızlar gibi, kendine güveni

olmayan, sevdiği adama başkasının yardımı olmadan,

açılamayan, pasif, korkan, teki bir kız diye düşünüyorum.

Hanımefendi, dikkat etsenize biraz.

Affedersiniz.

Önlerine bakmayı da bilmiyorlar.

Masal!

Öğretmenim, Saman arabasında işindeyim.

Sizi ilgilendirmezsiniz.

Hocam, iyi çim su.

Tam benim tipim.

Kimin tipi değil ki?

Bey'imiz gene peşinde ama.

Bu sefer avucunu yalayacak gibi.

Hoca yüz vermiyor.

Belki bana verir.

Ne oluyor ya?

Ya...

Baya kafam gitti ya.

Hayal görüyorum.

Kalbimi kaybettim de, burada mı acaba?

Hastanede söylediklerinizden sonra kalbiniz nerede bilmiyorum ben doktor bey.

Keşke konuşmamın tamamını dinleseydiniz de,

size ne kadar aşık olduğumu da duysaydınız.

Masal.

Gerçekten mi?

Gerçekten.

Affet beni.

Duygularımı sakladığım için...

ve seni durdurmadığım için...

seni seviyorum Masal.

Tamam.

Şimdi biraz otur şöyle.

Sakin ol.

Ben çok sakinim.

Şey yapalım.

Kimse yokmuş gibi davranalım.

Öyle hareket edelim ki...

Yok zaten.

Evet.

Ben...

bu lafları duymak için... 30 sene bekledim.

Affetmez miyim hiç?

Masal.

Etrafımızda kimse yok zaten.

Prensiye Hanım... Ha?

Başka bir isteğimiz var mı?

Hayır, yok.

Sıradaki gelsin.

Kutuz, sağlıklı, garip gibi...

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.