Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Hayat! Dövün dur Hayat! Kardeşim! Hayat! Hayat! Ne oldu o da?
Ne oldu o da? Hayat! Hayat iyi misin? Hayat! Hayat ne oldu o da?
Hayat! Ne oldu o da?
Yavrum ne oldu? Yavrum! Yavrum!
İsmail! İsmail öyle bakma bana. Ben bir şey yapmadım. Kendi düştü.
İsmail bir şey yap. Hasari'ye götürelim İsmail. Hadi! Hadi!
Hadi! Bir taksiz çakın! Hadi!
Bu benzele hadi aman aman! Aç baba aç!
Eğer bunu sen yaptıysan... ...kızımın ya da bebeğin kılına zarar gelirse...
...seni elimden kimse alamaz! Öldürürüm seni!
Kendi düştü.
Babamın böyle bir şey yapacağını...
...asla tahmin bile edemezdim ben. Çok özür dilerim siz. Çok atarım.
Sen de son olacak bir şey yapmadın ki Pelin.
Aralarındaki sorun zannettiğimden daha büyükmüş herhalde.
Bilmiyorum. Çok... ...çok özür dilerim.
Tamam.
Babanın beni gül oynaya karşılamayacağını biliyordum zaten.
Da...
...ailem öyle onur kırıcı şeyleri hak etmedi Pelin.
Bunun sorunumuz da benim. Sen ya da başkası değil.
Bu da benim suçum.
Saçmalı mı?
Bu durumda tek suçlu varsa o da babam.
Kendine bu kadar acımasız olma.
Pelin artık babanı bir kenara bıraktım.
Daha annen de beni çok şaşırttı.
Annem mi? O ne yaptı ki?
Daha ne yapacak Pelin?
Ne yapacaktı? Kız istemede şampanya mı patlatacaktı?
Bir içki içer misiniz falan?
Bizim oralarda öyle şeyler yok Pelin.
Ben bunda çok büyütecek bir şey görmüyorum Sıraç.
Bu hayatımızın en mutlu günlerinden biri olacaktı.
Yani bir kutlamayı hak ediyordu bence.
Efendim Zeliha.
Nasıl düşmüş Zeliha?
Neredesiniz? Hastanede misiniz?
Tamam geliyorum ben.
Tamam Sıraç abi.
Sen olabildiği kadar çabuk gelmeye çalış. Ne olur.
Tamam görüşürüz.
Ben seni seviyorum.
Ben de seni.
Zeliha.
Senin ne işin var burada?
Ben çağırdım kızım. Kadıgârıma haber ettim.
Dede.
Kızım bak hayat karnında Abbas'ın bebeği iyi taşıyor.
Ya başına bir şey gelseydi Allah muhafaza.
Nasıl hasat verirdik?
Hayat nasıl Zeliha?
Daha iyi çok şükür Yusuf.
Başı dönmüş düşmüş.
Bebek nasıl? Bebek iyi mi?
İyi.
Küçücük kız içeride canın peşinde...
...sen burada babanın kardeşimin ruhuna bıraktığı... ...utancın peşindesin.
Avukattan mı öğreniyorsun böyle edebi lafları?
Kimse hayatı sizin elinizden zorla almadı.
Senin anan da baban da bile isteye verdi.
Kızım.
Geç bakalım Cennet.
Nasıl İstanbul'u?
Nasıl İstanbul'u?
Cennet abla.
Hastaneden burnumuzu çıkartılmadık.
He valla doğru söylüyorsun.
Çık gidelimden tak.
Çık.
Defol git.
Ya sen ne yüzsüz, ne neyli bir adammışsın.
Sen de iğreniyorum. Yüzünü görmek istemiyorum artık.
Semra.
Ne Semra, Semra, Semra? Ne söyleyeceksin?
Seni o kadının üstünde yakaladım Tarık.
Açıklayabilirim mi diyeceksin?
Ha? Ne diyeceksin?
Yüzüme bak Tarık.
Gözlerimin içine bakarak yine yalan söyle.
Toplantım var de.
Halledemediğim işler var de.
Küçük Pelin'in babası.
Bana yazlıkta uçurtma uçurmayı, adada bisiklet kullanmayı öğreten babacan adam.
Balık tutmaya gittiğimizde, elime iğne battığında benden çok ağlayan adam.
Nerede şimdi?
En güzel günümü cehenneme çeviren adam haline nasıl geldin sen?
Ne zaman?
Neden olacak?
Baban elindekini değerini hiçbir zaman bilmedi de ondan.
Sen de sus.
Sen de en az onun kadar incittin beni.
Siz ne zaman bir aile olmaktan vazgeçtiniz?
Ha?
Birbirinin hayatına bu kadar kayıtsız kalan iki insan ne zaman oldunuz siz?
Size en ihtiyacım olan anda.
Neden?
Biri abi git.
İkinize de yazıklar olsun.
Pelin.
Nasılsın canım?
Abla bebeğim.
O çok iyi.
Bilmeden korumuşsun onu düşerken.
Hocam ikinizin de çok iyi olduğunu söyledi.
Birazdan gelecek.
Ona hikayeni anlattım biraz.
Sakın utanma ondan he mi ablacığım?
Abla.
Canım.
Kudret ana.
O yaptı.
Nasıl yani?
Bunu sana anam mı yaptı?
He.
Kavganın ortasına aldı beni.
Onun yüzünden düştüm.
Hayat, anam öyle bir şey yapmaz.
Ya kazayla olmuştur belki.
Bak ben seni anlıyorum.
Ama eğer bu duyulursa işler kötüye gidebilir.
Nasıl?
Nasıl kötüye gidebilir?
Eğer sosyal hizmetler bunu duyarsa...
...seni yurda geri götürebilirler.
Gerçek.
Abla ben yurda tekrar geri dönmek istemiyorum.
Bebeğim için de... ...bizim için de huzur istiyorum artık.
Biliyorum.
Hayat.
Nasılsın bacım?
Abla gitme.
Nasıl oldu?
Nereden düştün böyle?
Başım döndü.
İşte...
...düştüm yere evde.
Ne var, ne bakıyorsun?
Bakma.
Hastamız kendine gelmiş.
Geçmiş olsun.
Bebeğimiz ne alemde bakmak ister misin Hayat?
Zilya, beyefendi kim?
Hocam size bahsetmiştim ya... ...bebek onların bebeği.
Tamam.
Tamam Ozan, bir sorun yok.
Sizin içinde bir sakıncası yoksa...
...ultrasonda kalıp o da bebeği görebilir.
Hayat'cığım şimdi biraz rahatla bakalım.
Tamam mı?
Sağ olun.
Peki bizim çocuğumuz kime benzeyecek Zeliha Hanım?
Ferhat.
Kime benzeyecek acaba?
Gözlerini senden almak.
Senin gözlerin gibi.
Yeşil bir orman gibi.
Bakışları da önemli.
Senin gibi bakmalı.
Güneş gibi aydınlatmalı.
Gördüğü her şeyi.
Kalbi de senin kalbin gibi kocaman olmalı.
İnsan sevgisiyle dolma.
Haksızlıkların karşısında...
...senin kalbin gibi...
...korkmadan çıkartma.
Haksızlıkların arasını...
...sölye.
Merhat'ım.
Seni sevmek benim varlık sebebim.
Benim de varlığım ölene kadar sana ait.
Senin kadar güzel bir kız olur inşallah. Kaderi benzemez hapse inşallah.
Bebeğimizin keyfi de sağlığı da oldukça yerinde. Nasıl rahat rahat uyuyor sen de gördün az önce.
He.
Herhangi anormal bir durum, bir sıkıntı yok. Prensesimiz oldukça sağlıklı.
Ama kritik döneme girdiğin için bundan sonra senin daha dikkatli olman şart hayat. Tamam mı?
Tamam.
Ben dışarıdakilere haber vereyim.
Nasıl? Hayat nasıl? Bebek nasıl?
Halları nasılmış oğlum?
İkisi de çok iyi maşallah. Bebeğin kalp atışlarını duyduk.
Ay çok şükür.
Cin gibi bir kız, Allah bağışlasın.
Ay ben bir içeri gireyim daha iyiyim. Gelecek misin baba?
Gel.
Haydi kızım.
Hayat nasıl baba?
İyidir çok şükür.
Hayat da iyidir, bebek de iyidir.
Bunun ne işi var burada?
Ya deden çağırmış.
Bebek onların da bebeği.
Sers etme, biraz sonra gidelim.
Hadi.
Hadi gidelim oğlum.
Bunlar şimdi burada da rezalet çıkarmasınlar.
Kız duyarsa bebeği zarar görebilir.
Hadi.
Eğer Hayat Hanım'ın canına bir hal gelirse... ...İsmail ömrü billah bir daha benim yüzüme bakmaz.
Ben ne ettim?
Nasıl bu tufana geldim?
Ana bak kötü bir şey olmamıştır.
Yahu eğer olsaydı haberimiz olurdu.
Ben bir şey yapmadım.
Benim hiçbir suçum yok.
Kendi kendine düştü.
Hayat bak biliyorum.
Anam kolay bir insan değil.
Ama böyle bir şeyi bilerek isteyerek yapmamıştır.
Öyle bile olsa zaten bunun vicdan azabıyla yaşayamaz o.
Sen benim canımsın, kardeşimsin.
Öz anam bile olsa seni kimsenin üzmesine asla müsaade etmem.
Onun için üzme kendini.
Ben onunla konuşacağım.
Merak etme kızım.
Ben eve gidince soracağım ona hesabımı.
Anne ne olur ses etme.
Bak babam duyarsa kıyamet kopar.
Hem alır beni tekrar yurda götürürler.
Ve ben artık bu halimle yurda geri dönmek istemiyorum.
Tamamdır, hadi güzel kızım.
Evimizde gidelim.
Sağ ol Silah'ım.
Cennet.
Sağ ol Silah'ım.
Aşağıda babamla Malik bekliyorlar taksi çağırırlar.
Tamam.
Siz geldin.
Tamam.
Ben yetişiyorum.
Hadi.
Silah, oğlun ne yaptın?
Kızla konuşabildin mi?
Konuştum baba.
Bak oğlun.
Kendini üzme.
Gelinim iyidir, güzeldir.
Babasının mayası bozuk diye gelinimden vazgeçecek halim yoktur.
Tamam.
Hadi, hadi eve.
Hadi bakalım.
Merak, oğlum geldin mi?
Hayat nasıldır?
Bebek eyyibidir oğlum.
Çok şükür ana.
İkisi de iyiler.
Ben de geleyim dedim Rahman'ım.
Ya anacığım sen gelsen ne yapacaksın ki?
Biz gittik gördük işte.
Peki nasıl olmuş bu iş oğlum?
Gel ana, gel otur şöyle, gel.
Başı dönmüş, düşmüş işte.
Allah esir gelsin.
Herhal, o analı olacak kudret kadının işidir bu oğlan.
Ben gözümle gördüm.
Hayatta bir rahatsız gözü göstermeyecek o kadın.
El kadar kızla bebeğinden ne istesin ki ana?
Düşmüş işte.
Hayatla bebeğine neler dedi benim yanımda?
İyi de yenge, böyle bir şeyi neden yapsın ki?
Oğlum, onun asıl derdi hayatın anası cennet var.
Cennet bunun üstüne kuma gelmiş ya.
Belli ki cennete da, çocuklarına da etmediği eziyet kalmamış kudretin.
Cennet'ten olan her şeye kinli bu kudret.
Sen, bırak beni! Sen nasıl bir insansın ha?
Sen nasıl bir insansın ha?
Daha doğmamış bir çocuğun canını kastedersin.
Sen de hiç bir insansın kalmadı ha?
Cennet dur!
İsmail bir şey söyle, ne olur bırak beni!
Cennet dur!
Bırak baba beni!
Bırak!
Kızım dur!
Doktor duymadın mı?
Bak, hayat üzülme şimdi bir dur yapma.
Baba, hangi vicdan?
Hangi vicdan daha doğmamış çocuğun canını kastedersin?
Cennet!
Kızımı nasıl yorarsın bebeğine?
Hayat!
Bırak baba!
Bırak beni!
Kızım hocam!
Cennet, yeter! Tamam, yeter!
Tamam, yeter!
Sen kaç!
Hadi oğlum, al hayatı geçin içeri!
Hadi!
Çekilin, yeter!
Bırak! Bırak dedim sana!
Tamam!
Kazım!
Kazım!
Al!
Vallahi ben bir şey yapmadım.
Döndüm, bir de baktım ki yerde düşmüş.
Kendi oğlunu, demut gününü kız istemeye götürmediniz mi?
Verdiler mi kızı?
Ben bir şey yapmadım.
Ben bir şey yapmadım.
Aileler büyük ağaçlara benzerler.
Onları yaşadıkları toprağa bağlayan kökleri vardır.
Dalları çocukları, yaprakları da çocukların çocuklarıdır.
Bazen bu yapraklar solar, dallar kurur, ağacın gövdesini kurt kemirir.
İşte o zaman ağaç güçsüz düşer.
Rüzgarlar dağlarını kırar.
Belki de bir oduncu gelip onu keser, olduğu yere devrilir.
Ağaçların yoktur ama ailelerin babaları vardır.
Onları sever, koruyup kollarlar.
Aile demek, baba demektir.
Anne ve çocuklar demektir.
Aile demek, sevgi demektir.
Korumak demektir.
Aile demek, düşmekten korkmamak demektir.
Aile her şey demektir.
Aile her şey demektir.
Ah, bak kasa.
Hanımın öğleye kadar yatar.
Yusuf sabahlara kadar sokakta keser.
Elinden içki düşmez.
Sofraya bile istedikleri vakit gelirler.
Allah yardımcın olsun, bak kası.
Zamanında...
...ipin ucunu kaçırdım bir kere Kadri.
Kendimi saydıramadım.
Hiçbir zaman...
...aileme sahip çıkamadım.
Ben...
...Rahmetli Abbas gibi değilim.
Yumuşak yüzlüyüm.
O yüzden babam...
...malın büyük çoğunluğunu...
...ona verdi.
Ne yapayım?
Ben böyle bir adamım işte.
Büyükşehir'e gelince de...
...karımın ve oğlumun oyuncağı oldum.
Tamam, artık amca üzme kendini.
Bugüne kadar böyle yaşadıysam da...
...böyle ölmek istemiyorum.
Hayatımın son demlerini...
...aileme...
...soyadıma yakışır bir biçimde tamamlamak istiyorum.
O nasıl lafakasın?
Allah gencinden bilsin.
Seni başımızdan aksik etmezsin.
Bu ne güzellik Türkan Sultan.
Canım benim.
Hadi bakalım.
Çabuk hazırlan. Bugün çok işimiz var.
Aa! Senin benimle ne işin olabilir ayol?
Anneciğim... ...bugün müstakbel kayınpederimin evine gidip...
...hayatın kanuni annesiyle görüşmeni istiyorum senden.
Yusuf, çok rica ederim bunu bana yapma.
Benim o evde ne işim var?
Üstelik de o kadının yanında.
Anneciğim... ...benim en sevdiğim laf nedir?
Düşmanının düşmanı senin dostundur.
Anladın mı şimdi?
Anlamadım.
Nasıl yani? Kim bizim düşmanımız?
Bizim servetimizde hissesi olan herkes.
Yani hayat, yani berat, yani kadriye, herkes.
Bunun için hemen o eve gitmeni istiyorum senden.
Neden?
Çünkü...
...o kadına...
...ve onun o paragöz kızı Şirin'e... ...o evden de başka bir hayat olduğunu göstermek için.
Sonra ben size dışarıda katılacağım.
O zaman ne yapmak istediğimi anlayacaksın anneciğim.
Tamam mı?
Of Yusuf!
Anneciğim... Canım...
...bak bir tanem...
...bebeğim... ...hani konuşmuştuk... ...benim dediklerimi yapacaktın.
Değil mi?
Hadi bakalım... ...göreyim seni.
Ellerinize sağlık.
Ahmet olsun.
Baba... Ne var oğlum?
Ben önemli bir iş buldum...
...bugün gidip bakacağım.
Öyle mi? Nasıl bir iş?
Büyük bir fabrikada iyi bir iş.
Ee... ...maşa düzenli yatıyor.
Bir de...
...sigortası var.
Hayırlısı olsun oğlum.
Allah utandırmasın.
Sağ ol babam.
Baba... ...hele sen bir gir de belki bize de iş çıkar ha?
He.
Neden çıkmasın?
Çıkar tabii.
Cennet... ...hele bir çay kat.
Ben koyarım.
Koy Cennet.
Afiyet olsun.
Ana... ...ehmek.
Sağ ol.
Afiyet olsun.
Hadi...
...yolcu yolunda gerek.
Ben geç kalmayayım.
Krem roze gideyim.
Ellerinize sağlık.
Allah olmayanlar da versin.
Hadi selametle.
Hadi görüşürüz.
Gelin.
Ana ben de bir kahveye bakayım.
Ben de gelip namazımı kılayım.
Allah kabul etsin Amca.
Ana... ...benim öğlene kadar dersim boş.
Evde kalıp sana yardım edeceğim.
Kimse konuşmuyor benimle.
Herkes yüz çevirde.
Boş ver kız ana.
Zaten daha önce de kimse senin için ölmüyordu ki.
Nasıl oldun hayatta?
İyi misin?
İyiyim abla.
Abla...
...bugün hastaneye gidecek misin?
Yok.
Dün de Metin vardı ya izleyin bugün.
Niye sordun?
Evde canım çok sıkılıyor abla.
Biraz çıkıp dolaşalım mı?
Hem deniz kenarına da gideriz.
Gideriz tabi.
Ne güzel düşünmüşsün.
Hem havalar da ısındı.
Biraz hava almış oluruz.
Bana da iyi gelir.
O zaman ben hazırlanayım çıkalım.
Tamam abla.
E o zaman ben de hazırlanayım.
Hazırlama.
Deniz.
Buradayım anne.
Hayrola.
Hangi dava böyle kaptırmışsın kendini?
Bir şey arıyorum ben.
Deniz.
Sen bütün gece uyumadın mı?
Gece yatarken aklıma ne geldi anne biliyor musun?
Madem fiziksel olarak yeterli değilim.
Ben de o zaman Zeliha'ya ulaşmak için başka bir yol bulurum diye düşündüm.
Anlamadım.
Nasıl bir yol?
En iyi olduğum yolla.
Hukuk yoluyla.
Deniz'ciğim Zeliha'ya hukuk yoluyla nasıl ulaşabilirsin ki?
Hande hukuk tutkudan arınmış mantık demektir.
Ben de tutkularımdan arınırsam Zeliha'ya ulaşmak için mantıklı bir yol bulabilirim diye düşündüm.
Bu da bir yerde olmalı.
Deniz'ciğim.
Senin için endişelenmem gerekmiyor değil mi?
Yok canım merak etme.
Sadece artık kendimi acımak yerine aklımı kullanmaya karar verdim.
Kafanı yorma.
Hepsi düzelir.
Yeter ki sen Pelin'den desteğini esirgeme.
Çok zorumuza gitti ben ağzım baba.
Görecektin yemin ederim.
Hayatın içinde hepsi var işte.
Bir saniye.
Buyurun beyler.
Bize iki çay gözüm. Bir de bir şey soracağız.
Eyvallah gözüm sor.
Biz köşete baktık da.
Ara sıra uğrar. Niye sordunuz?
Büyüm bir şey vardı da.
Ha iyi. Başka arzunuz?
Selamünaleyküm.
Aleykümselam.
Hayırdır?
Kürşat'ı niye soruyorsunuz?
Soramaz mıyız?
Ne işiniz var Kürşat'la?
Sana ne lan?
Muhtar mısın sen?
Mekan sahibiyim.
Buraya gelip birini soracaksanız eğer önce sebebini bana diyeceksiniz.
Demezsek ne olur lan?
Ne?
Ulan gedersin ulan!
Şşşt!
Kol yapma arkadaş!
Farkındaysan son zamanlarda iyice kavgacı biri oldun.
Yani öfkeni kontrol etmesen başın ağrır.
Biraz sakin ol.
Nazım baba.
Böyle çakallara insanlık yaparsan gelir adamı insanlıktan ederler.
Görmüyor musun tipleri?
Mekanada adamda mı bunlar adama nefes aldırmazlar.
Oğlum ben yıllardır bu işi yapıyorum.
Bunlar gibi nelerini gördüm ben? Bunlar ne ki?
Hem şunu unutma ki ekmeğimize namusumuza göz dikenler olursa...
...o gözler oymasını da çok iyi biliriz evvelallah.
Ama ne diyoruz? Öncelikle sakin olmasını bilmemiz lazım.
Sakin oldukta ne oldu bugüne kadar Nazım baba?
Hı?
Hayat hep üstüme üstüme geldi benim.
Olmayacağım artık sakin. Bitti.
Efendilik yaptıkça efendiler çıktı benim sırtıma. Yeter.
Bak.
Yakında Pelin'le evlenip güzel bir yuva kuracaksın.
Onun için kontrollü olman gerekir biraz.
Hep güzel şeyler söylüyorsun be Nazım baba.
Hı? Hep.
Hep düzgün öğütler veriyorsun.
Ama sözün bittiği yerde bazen bilek daha önde geliyor.
Söz bitiyor Nazım baba. İşe yaramıyor bazen.
Aslında ne düşünüyorum biliyor musun? Dedem haklıydı.
Çünkü sen anca sorumluluk almadan akıl vermeyi bilirsin.
İşte bu yüzden hiç tanımadığın insanlara iyilik meleğini oynamayı bu kadar çok seviyorsun.
Halbuki sen vicdan azabından ölüyorsun baba. Haberin yok.
Güray hoş geldin.
Merhaba Pelin.
Nasıl oldun?
Daha iyiyim. Yani en azından bir daha burnum kanamayacağına dair sana söz verebilirim.
Böyle konularda nasıl şaka yapabiliyorsun anlamıyorum ki.
Hayat zaten bir şaka Pelin.
Baş var.
Güray ben...
...gerçekten bilmiyordum. Çok üzüldüm.
Bak Pelin...
...işte asıl böyle davranırsam ben üzülürüm.
Yani ben artık ölümü düşünmüyorum.
Lütfen sen de düşünme.
Nasıl baş ediyorsun peki?
Artık ölümü değil ölene kadar yaşayacağım anlara odaklandım ben.
Böyle daha kolay oluyor.
Pelin...
...öyle yapma sen de hadi.
Eğer gerçekten milyonda bir bile yaşam olmadım yoksa...
...geri kalan ömrüm o hastane köşelerinde değil...
...yaşamın tam orta yerinde yaşayacağım.
Ne almak istersin peki?
Fırsatın olsa görmek istediğin bir yer var mı?
Fener.
Fener mi?
Deniz feneri.
Çocukluğumdan beri hep deniz fenerinin içini gezmeyi hayal ettim.
Avrupa'nın neredeyse her yerini gezdim.
Ama deniz fenerinin içini görme fırsatım olmadı Pelin.
Biliyor musun?
Çocukluğumdan beri sırf bu yüzden kaptan olmak istedim ben.
Neden bu kadar çok seviyorsun ki fenerleri?
Çünkü deniz fenerleri...
...denizciler yolunu kaybettiği zaman... ...kıyanın yerini gösterirler.
Ben de hayatım boyunca yolumu kaybettiğimde hep bir ışık aradım.
Yolumu bulabileceğim bir iz.
Yıllarca sen benim için böyleydin.
Hayatımda...
...bir ışıktın.
Sen gittiğinden beri...
...ben yolumu bulamıyorum.
Öyleyse...
...seni kafana dağıtacağım bir yere götüreceğiz.
Nasıl olacak bu?
Gayet de güzel olacak.
Sıracı da ikna etmeye çalışacağım.
Hep beraber gideriz.
Bence hepimiz için çok güzel olabilir.
Buyurun.
Ne vardı beyler?
Kime baktınız?
Kürşat yok mu?
Yok.
Yine ne yaptın?
Başını belaya mı soktun?
Yok baba, sıkıntı yok ya.
Bizi bir abimiz yolladı da...
...bir özel bir mesele hakkında konuşmak ister kendisiyle.
Ne abisiymiş bu?
Baba!
Ben hallederim. Arkadaşlar yabancı değil.
Abim akşam seni bekle Kürşat kardeş.
Ben zamandır gelmiyorum. Nereden çık şimdi?
Çok önemli bir mesele. Mutlaka gelsin dedi.
Selam söyle abiye. Ben artık yokum. Bıraktım o işleri.
Kürşat kardeş, iş ciddi. Gelip bir kere görünürsün.
Derdini anlatırsın.
İyi tamam. Son bir kez gelelim bakalım.
Yine ne bok edin ulan sen?
Bir şey yok oğlum.
Kürşat.
Ne işin var senin bunlarınla?
Hiçbir işim yok.
Bana karşı mı geliyorsun ulan sen?
Senin ekmeğini hala ben veriyorum ben.
Verdiğin her lokma için olanımdan büyük bir parça alıyorsun ya...
...ödeşiyoruz işte.
Amca...
...at şekerli bir kahve yapayım mı? Sana sen seversin.
Ha?
Malik... ...şunları kahveye götür. Kurumasınlar çabuk.
Dedemle çarşıya gideceğim. İşim var benim.
Haydi Malik.
Çıkalım oğlan.
Şirin kız.
Şirin kız.
Hele iki dakika kahveye getir.
Hadi bunları.
Yazıktır kurumasınlar.
Anacım vallahi hayatta götüremem.
Ya evde kimse bunu kıvırdatmıyor ya.
Zeleha Hanım hayatı gezmelere götürsün.
Şirin de evin uşaklığını yapsın yani oldu.
Yeter.
Herkesin aferi taferi yetmedi. Şimdi seninki mi başladı?
Al şunları götür.
Kudret Hanım.
Ha, buyurun.
Merhaba.
Kapı açıktı girdim ama.
Hoş geldiniz, hoş geldiniz Türkan Hanım.
Anacım, Yusuf altında var ya.
Anası.
Ha, buyurun, buyurun.
Kızım, hoş gelin hemen.
Hoş geldiniz.
Oturun.
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Her şeyin tamam. İşi alındı.
Nasıl yani?
Hiçbir şey sormadınız.
Hiçbir şey istemediniz.
Ya sen takma kafana kardeşim.
Ne zaman istersen.
Gel başta işe.
Ya...
Sağ olasın Burban.
Allah sana razı olsun.
Biraz müşkilatım vardı.
Paraya sıkışıyor.
Hemen başlayabilir miyim?
Senin girişin yapıldı.
Zaten çalışıyor görünüyorsun.
Yarın gel, öbür gün gel.
Ne zaman istersen.
Tatma kafana.
Kaya şey ha.
Kolay gelsin kardeşim.
Sana da.
Sağ olasın.
Sen de sağ ol.
Kolay gelsin.
Hayırlı günler.
Hayırlı günler.
Arkadaş kim?
Patronun torpillisi.
Hadi sen işine bak hadi.
Tamam.
Şirin.
Bir yere gidip konuşalım mı?
Kürşat görmüyor musun?
İşim var.
Bunu götürmem lazım.
Beş dakika geç gitsen ne olur?
Yani dertleşmek istiyorum.
Anlatacak kimsem yok.
Bak şimdi sen derdini aklında tut.
Sonra konuşuruz tamam mı?
Evde çok önemli misafirimiz var.
Bunu acil götürmem lazım.
Kimmiş bu çok önemli misafir?
Yusuf var ya.
İşte onun anası.
Vallahi neden gelmiş o kadar çok merak ediyorum ki.
Sen niye bu kadar merak ediyorsun herifle anasını?
Niye bu kadar önemsiyorsun?
Hem ne işleri varmış?
Bilmiyorum ki işte ne işleri var.
Ne oldu? Kıskandın mı?
Ya Kürşatcığım sen bunu benim için götürsene.
Tamam.
Çok sağ ol canım benim.
Ben de hemen eve gideyim de öğreneyim neden gelmiş kadın.
Tamam mı aşkım?
Hadi görüşürüz.
Şirin.
Acil olarak nakit akışına ihtiyacımız var.
Yatırımlarımızın tamamı...
...elinizdeki raporlardan görmüş olduğunuz üzere...
...büyük bir risk altındadır.
Değerli kağıt beklentilerimiz yılın ilk çeyreğinde hedefine ulaşamamış.
Ayrıca Orta Doğu ülkelerine yaptığımız ihracatlarda da...
...bölgedeki sıcak tansiyon ve güvenlik nedeniyle maalesef yarı yarıya düştü.
Peki sonuç?
Sonuç olarak kredi göre ödemeleri, sözleşmeler, maliyet derken...
...şirketimizin acil olarak sıcak paraya ihtiyacı var Berat Bey.
Burada yazılı olan meblağ hiçbirimizin ödeyemeyeceği kadar yüksek farkındayız değil mi?
Babamın menkul kıymetlerini bu rakamı karşılayabileceğini düşünüyorum.
Ne de olsa yönetim kurulundaki hissedarların tamamı Abbas Altındağ'ın varisleri.
En değerli hissedarımız Hayat Bakırcı'yı da unutmayalım Berat Bey.
Hadi be.
Evet.
Buldum be, sonunda buldum be.
Neymiş o?
Bak, bu Hayat'ın üzerine yüklü bir miras var.
Ama kimse bunu yönetmiyor.
Yani?
Yannisi bu kıza bir kayyum atanması gerekiyor.
Yani onun adına işleri yönetecek bir vasiye.
Deniz'cim, Zelya'nın Hayat'ın parasını yönetmek isteyeceğini nereden çıkardın?
Eğer Hayat isterse Zelya ona hayır diyemez.
Peki.
Ama senin çıkarın ne olacak bu işten?
Zelya'nın avukatı olarak onun yanında olacağım.
Ya tamam, tamam işte.
Artık Berat abiyi sevmiyor musun abla?
Sevmez olur muyum Hayat?
Keşke elimde olsa.
Keşke çıkarıp atabilsem onu kalbimden.
Ama ne yaparsam yapayım olmuyor.
İçimden çıkarıp atamıyorum onu.
Belki yine barışırsınız.
Hem o da seni çok seviyor.
Ben biliyorum.
Bizim bir araya gelmemiz artık imkansız hayat.
Bazı şeyler parçalandıktan sonra... ...sevgi bile birleştiremiyor onlar.
Öyle deme abla.
Hem Berat çok değişti.
Senin benim tanıdığımız Berat değil artık.
Bambaşka biri oldu.
Öyle deme abla.
Bir şey oluyor... ...insan bir anda çok değişiyor abla.
Beni bebeğim değiştirdi.
Onun kalp adışlarını hissettiğim günden beri... ...artık hayata başka türlü bakıyorum.
...bu o kadar belli oluyor ki...
...yurttan döndüğünden beri... ...bambaşka biri gibisin.
O kadar çok şey oldu ki abla.
Bazen kendimi çok güçsüz... ...çok çaresiz hissediyorum.
Hayat çok acımasız abla.
Bizim bütün ailemiz...
...hayatın zalimliği karşısında... ...çok güçsüz abla.
Ailemiz güçsüz belki.
Ama sen değilsin.
Senin hem kendin hem de bebeğin için... ...yeni bir hayat kurabilecek kadar...
...büyük bir mirasın var.
O yüzden üzme kendimi.
İstediğin zaman... ...her şeyi ardında bırakıp... ...kendin ve bebeğin için...
...düzgün ve rahat bir hayat kurabilirsin Hayat.
Bu gücü kendimde bir bulabilsem abla.
O güç hiç ummadığın bir anda... ...öyle bir çıkar ki Hayat.
Sen bile şaşırırsın.
Canım benim.
Oo, Kürşat.
Bunal.
Sıraçlarda kimse yokmuş getirecek. Benden rica ettiler.
Kürşat zahmet olmuş.
Sorun değil.
Geç otur şöyle.
Efendim Pelin.
Ne feneri Pelin? Nereden çıktı şimdi fener falan?
Hayır yani sırası mı şimdi? Bir sürü işim var benim.
Ne demek Pelin ikimiz gideriz falan?
Hayır efendim gidemezseniz ben de geliyorum.
Yok işim falan. Tamam geliyorum ben de.
Tamam.
İki tane adam mı geldi sabah?
Kerem'le falan alakası yok değil mi?
Yok yok. Onunla ilgisi yok.
Bak başım falan bir adaysa buradayım.
Yok sıraç öyle bir şey değil. Kendim hallederim. Kapatılması gereken eski bir defter sadece.
İyi.
Onca kişi bu evde nasıl yaşıyorsunuz ayol?
Zor olmuyor mu Kudret Hanım?
Alıştık artık Türkan Hanım. Yaşayıp gidiyoruz işte.
Allah bilir geldiğinizden beri dışarıda çıkmamışsındır sen.
Yok hanım çıktım. Kızları okula götürüp getirdim.
Sonra pazara gettim.
İlahi çok alemsin ayol.
Yok yani diyorum ki böyle güzel havalarda kendini böyle içeri kapatma.
Hani mesela şimdi de kızı alalım. Hep birlikte dışarı çıkalım.
Şöyle havadar bir yere gidip bir şeyler içerisem.
Well well well.
Kudret Bakır İstanbul gezmelerinde.
Yok hanım. Benim işim gücüm var.
Niye kız? Senin cennetten neyin eksik?
Hıh kız akıllı.
İyi o zaman.
Ama tez gidelim tez dönelim. He mi?
Ha şöyle.
Ana bak göreceksin İstanbul çok güzel şehir.
Hadi hazırlanın da çıkalım.
İyi o vaft.
Karısının köye falan gittiği yok.
Hepsi yalan.
Arkasına bile bakmadın.
Terk edip gitti kadın.
Niye kaçtı ki?
Bak abla.
Sen iyi bir insansın.
Sağ ol.
Kendine dikkat et.
Sen de öncekiler de iyi insanlardı.
Niye bıraktılar ki işi?
Salon bomboş.
Masalara *** götürüyor.
Sen burada lak laktasın.
Çabuk içeri.
Biraz yüz vermeye gelmiyor.
Hemen kayıt arıyorsun.
Dışarıda bu kadar adam iş diye kıvranırken senle mi uğraşacağız lan?
La git.
Sana bir şey demedim Cennet Hanım.
Lafımı boş boğaza.
İşini yapan da oyaları o yüzden şey ettim de.
Eee söyle bakalım sen nasılsın?
Keyfi yerinde mi?
Sağ ol. İyi. Sağ ol.
Kolay gelsin.
Sağ ol.
Şimdi bir dakika.
Biz kendi paramızı kullanamıyoruz.
Öyle mi?
Bazı hukuksal işlemler olmadan maalesef.
Sen de iki günde bayağı havaya girdin he.
Öğretmendin değil mi sen?
Evet.
Ne öğretmeni?
Matematik.
Aferin.
Ya Yusuf.
Adam gibi konuş.
Olayı şirketi adabından çıkarma.
Mahir sadece işini yapıyor.
Mahir'in işi bizim paramızı bizden korumak mı? Bu mudur?
Ya sen zaten korunmayı gerektirecek bir sürü şey yapmışsın.
Kardeşim benim harcamamla bu holding batacaksa batsın zaten.
Böyle holding mi olur?
Ya tamam hadi ya ben gidiyorum.
Ruhastız.
Ne haber Mina?
Geçen gece fena dağıtmışsın. İyi misin?
Aa sen nereden duydun ya?
Bu mahallede olup biten her şeyi duyarım ben.
Bir nevi mahalle sorumlusu gibiyim yani.
İyi bakalım mahalle sorumlusu.
Benim evde işlerim var gitmem lazım.
Görüşürüz.
Görüşürüz.
Koçum.
Bana bir mahalle sen.
Sen o kızla ne işin var? Bana bir daha da bakayım.
Biraz yavaş gel.
Öyle koçum muçum.
Sen kimsin? Sen ne alakadır ediyor lan?
Ulan.
Sen benim kim olduğumu az buçuk bilirsin.
Beni de mi bıçaklayacaksın?
Karı mıyım lan ben?
Sen anca kendi kız kardeşini deşersin.
Tamam mı?
Bak tanıyorsun sen beni.
O zaman seni bir daha o kızın yanında görürsem... ...ne yapacağımı da bilirsin tamam mı?
Hıh.
Hıh.
Efendim abi.
Emredersin abi.
Hıh.
Ya Rabbi bu hangi cehennemdir?
Herif kadını sanki yiyecekmiş gibi sarmış.
Anam töbe töbe.
Kız.
Dön önüne.
Ne öyle bakıyorsun dikkatli dikkatli?
Hadi.
Öğrenmek için ne yapıyorsun?
Bana bak.
Seni buralarda tek başına görmeyeyim.
Kırarım bacaklarını andolsun.
Kudret Hanım.
Herkese rezil oluyoruz.
Kızı niye iteleyip kakalıyorsun herkesin içinde?
Türkan Hanım.
Töbe.
Bakma.
Türkan.
Türkan.
Merhaba tatlı.
Merhaba.
Merhaba.
Ayol sen Paris'te değil miydin?
Sattım oradaki her şeyi şekerim.
Ne var ne yok.
Hep seni satıp İstanbul'a yerleştim.
Bir hafta oldu.
Ay.
Sen de mi kardeş?
Biz de bir biz sanıyorduk.
Satıp sabıp büyükşehirlere gelen.
Dur sana bir sarılayım.
Bu kim Türkan?
Aa kusura kalma kardeş.
Ben bu akırcılardan Kudret... Hadi Türkan görüşürüz.
Ana.
Ama gel.
Otur.
İyi ki varsın abla.
Sen de.
Sen de.
Hep yanımda ol.
Korkuyorum.
Artık sırf kendim için değil.
Onun için de korkuyorum.
Tek isteğim bu bebekten kurtulmakta.
Ama şimdi acıyorum.
olan oldu artık.
Üzme sen kendini.
Anne olmaya hazır değilim abla.
Ben okuyup avukat olacaktım.
Ben ne bilirim ki anne nasıl olunur.
Doğumdan da ödüm patlıyor.
Ben ölürsem...
...bebeğime sen bak abla olur mu?
O nasıl laf öyle hayat?
Sana da... ...bebeğine de hiçbir şey olmayacak Allah'ın izniyle.
Sağlıkla doğuracaksın bebeğini.
Sen biliyor musun?
İnsan istesin yeter.
Sen çalışkansın, akıllısın.
Okuyup dışarıdan bitirirsin okulunu.
Nereden çıkarıyorsun öyle doğumda bir şey olursa falan?
Sosyal hizmetlerde duydum.
Yan odadaki kız doğuramadan öldü.
Vücudu da daha tam olarak büyümemiş.
Doğuramadı da...
...daha on dört yaşındaydı.
Olumlu düşün, olumlu olsun.
Allah her şeyin hayırlısını verir.
İnşallah abla.
Efendim Deniz.
Zeliha, görüşmemiz lazım.
Şimdi olmaz Deniz, hayatlayayım kusura bakma.
Ya kırma beni lütfen.
Hem zaten konuşmak istediğim şey de hayatla ilgili.
Nedir?
Ya böyle telefonda olmaz, karşılıklı konuşmamız lazım.
Tamam, saat kaçta nerede buluşacağız?
Hayatla buraya gelseniz olur mu?
Tamam, görüşürüz.
Hadi hoşça kal.
Buraya geliyorlar.
Canım benim.
Al şu yüzünü sil.
Dur kız, önce bitireyim sonra ziyan zebil etme mendile.
Kudret Hanım, kız doğru söylüyor.
Fırat Bey pipetle içilir.
Bak örnek al.
Hadi sil şu ağzını burnunu da rezil olmayalım.
Ana, ana bak böyle içeceğim, bak.
Ay Yusuf, nerede kaldın Yusuf?
Bayılacağım şimdi.
Hah.
Pek güzelmiş.
Oo, efendim kimleri görüyorum, kimleri görüyorum.
Ee, İstanbul'da oldunuz artık.
Gizip dolaşmak sizin de hakkınız değil mi?
Babam bizi burada görse yaşadığımız kadarına şükür.
Nasılsınız inşallah?
İyiyiz oğlum işte.
Sağ olsun anam bizi gezdirdi, gördük etrafı.
Ne oldu ya, hayat öyle bir anda... ...gece vakti hepimizi meraklandırdı.
Bir anda kendimizi bulduk hastanede.
Sormayın oğlum.
Görünmez kaza işte.
Birden oldu.
Ne olduğunu anlamadım.
Ben ona söylüyorum, yapma iki canlısın diye ama... ...beni dinlemiyor ki.
Her şey bir yana.
Gerçi üzüldüm.
Öz çocuklarınızdan ayırmıyorsunuz demek ki.
Yok ayırmam.
Siz hiç eğittiniz.
Siz büyüttünüz.
Yani burada benim kafamı kurcalayan bir şey var.
Sizin gibi namuslu bir kadının...
...kızı da... ...şirin gibi bir kız olmalı.
Yani iş bu durumdayken... ...hayat bu kadar hatayı nasıl yapar?
Nereden çıktı o ses?
Ben de atlamadım.
Aslında Yusuf Bey... ...yani hayatı ben istediğim gibi büyütebilseydim...
...ah ama o anası olacak cennet bana... ...müsada etmedi ki istediğim gibi iki sopa atayım.
Bir şey söyleyeyim mi?
Şu hayatın son yaptıklarından sonra artık pehbes oldum kendisinden.
Yani bizim gibi arınlaması bulunan bir evde o hayatın ne işi var?
Değil mi?
Bu halindeki ne?
Öyle bana bana ne verdi? Birincilik hediyesi.
Hayırdır?
Hani geçen gece kompozisyon yazmıştım ya... ...birinizi seçilmiş ya.
Aferin güzel kardeşim.
Abine başarını mı anlatıyorsun Lavin?
Tebrik ederim. Benim de uzun zamandır okuduğum en iyi kompozisyondu.
Abisi, Lavin kompozisyonlu olduğu kadar müzikte de çok yetenekli.
Kulağı da, notalarla arası da çok iyi.
Lavin'cim, bana şu karşı bakkaldan bir paket mendil alır mısın?
Hadi konuşalım.
Al bakalım.
Lavin gerçekten çok yetenekli bir çocuk.
Ailenin de doğru yönlendirmesiyle çok başarılı olabilir.
Çevrenizde onu müzik, edebiyat konularında yetiştirebilecek birileri varsa...
...değerlendirin derim.
Sanırım var öyle birisi.
Sağ olun.
Gelmeyecek herhalde.
Ya en son konuştuğumuzda geleceğim demişti ama telefonu kapalı.
Hoş geldin.
Telefonu neden kapalı?
Şarjım bitmiş.
Nereye gidiyoruz?
Sürpriz.
Hadi gel.
Hey beni de bekleyin!
Benim misafirim.
Biraz gitmeyi düşünmüyordunuz herhalde değil mi?
Aşk olsun Şemdan amcım olur mu hiç?
Hadi.
Bir bak sivki.
Aa Malik.
Mina.
Tanıştırayım.
Bu benim en küçük kardeşim Lavin.
Evet.
Lavinciğim, bu da Mina abla.
Memnun oldum Lavin.
Hoş geldiniz.
Hoş bulduk.
Girsene içeri.
Hadi gir.
Pelin.
Çok şaşırtıyorsun beni ya.
Nasıl yani?
Ne bileyim uzun süredir seni böyle görmediğim için.
Pelin ve çılgınlık.
Çok şaşırdım yani.
Ben de.
Hadi asma suratını.
Sen de çok seveceksin gittiğimiz yeri.
Pelin.
Lisenin bittiği yaz... ...bittiğimiz o geziyi hatırlıyor musun?
Bodrum'a gittiğimiz zamanı mı?
Hı hı.
Hatırlıyorum evet.
Evet.
Ne olmuştu?
Tam beş günde gidebilmiştik.
Hadi ya.
Yoldan böyle evine bırakmak için bir amca almıştık ya.
Evet ya. Adı neydi?
Cafer.
Unutmamışsın ha?
Unutur muyum hiç?
Unutmamışsın.
Unutmamışsın.
Unutmamışsın.
Ana kız buralar çok güzel değil mi?
Ha güzel.
Aaa şuradaki kırmızı elbise harikaymış.
Kudret hanım gel canım biz şu elbiseye bir bakalım gel.
Biz gidiyoruz.
Hadi biz de yürüyelim nasıl yetişirler bize.
Şunu diyorum.
Ay ne kadar güzel bir elbiseymiş.
Değil mi?
Ana bu çok açık değil mi?
Bu.
Yok canım ne alakası var.
Çok şık.
Ay tabi.
Sana uygun değil.
Bana göre yani.
Ya sana yakışır.
Şu kızlara baksana ne güzeller.
Senin kadar güzel değiller.
Gerçekten mi?
Gerçekten mi?
Ama benim oda çekimini almadılar.
Aa.
Yaşım küçükmüş.
Senin kadar güzel bir kız gelecek... ...ve yaşı küçük diye oda çekimini almayacağım.
Salak bunlar ya.
Bak.
Bana da... ...şu kartı verdiler.
Arayacağım.
Onlar çekecek benim fotoğraflarımı.
Yusuf ne yaptın?
Kızım burası İstanbul.
Seni öyle herkese emanet edemem.
Benim bir tane arkadaşım var.
Ünlü bir model fotoğrafçısı.
İstersen... ...onunla çalışabilirsin.
Gerçekten mi?
Gerçekten mi?
Çok sağ ol.
Ne demek canım? Senin kadar güzel bir kıza yardımcı olmak... ...benim için keyif.
Hadi yürüyelim.
Tekrar deneyelim mi Lavıncığım?
Hı hı.
Aferin sana ya.
Aferin.
Hep ilk seferde buluyor biliyor musun?
Öğretmeni haklıymış.
Lavın doğuştan yetenekli.
Ben de senin gibi çalabilecek miyim Mina abla?
Çalarsın tabi.
Ama çok çalışman lazım.
Çaylar olmuştur. Ben bir bakıp geleyim.
Mali abi...
...Mina abla çok iyi bir insan değil mi?
Ya sen o yüzden buraya getirdin ya.
Müzik zordur ama Lavıncığım.
Çok ama çok çalışman gerek.
Sağ ol.
Afiyet olsun.
Ben aslında Müzik'e ilk piyanoyla başladım biliyor musun?
Daha senin yaşlarındaydım annem bana piyano öğretmeye başladı.
O kadar küçüktüm ki...
...sandalyeye oturduğumda ayaklarım yere zor değerdi.
Annem de yanıma oturur saatlerce benimle uğraşırdı.
Ne kadar sabırlı kadınmış.
Mina abla...
...annen nerede?
Lavın.
Önemli değil.
Lavıncığım...
...annemin bir trafik kazasında kaybettik.
O kazada ben ve babam da vardı.
Ama Sıraç abim bizi kurtardı.
Sıraç abim mi?
Evet ya.
Benim Sıraç abim kahraman mı?
Evet. Sıraç abimizin kahramanımız.
Bak sana ne diyeceğim.
Eğer çok çalışacağına söz verirsen...
...seni ben çalıştırabilirim.
Gerçekten?
Evet.
Ama derslerini aksatmayacaksın tamam mı?
Hı hı.
Ya ne gerek vardı ya?
Hem seni de işinden gücünden etmeyelim ha?
Olur mu hiç Malik? Zevk duyarım.
Hem bana da iyi gelir.
Çok teşekkür ederim Mina abla.
Çok sağ ol.
Sonra çok çalışacağım.
Canım benim.
Çok güzel değil mi?
Ya.
Buradan bakınca hem Karadeniz'e... ...hem de İstanbul Boğazı'nı görebiliyorsunuz.
Şu küçük Fener'i görüyor musun?
Kim bilir kaç balıkçının hayatını kurtarmıştır.
Pelin.
Dikkat et.
Teşekkür ederim.
Ölmek üzere olan bir adamı kıskanmıyorsun herhalde değil mi Sıraç?
Abbas Altın daha öldükten sonra hayatın üzerine... ...yüklü bir miras kalmış.
Ee?
E'si bu malın kullanım hakkı kimde şimdi?
Berat abimdedir herhalde.
Bak Seliha, hayata bir kayyum atanması gerekiyor.
Ne gerekiyor?
Yani senin anlayacağın şekilde...
...bu malın kullanım hakkını hayat adına sahiplenecek sizin aileden biri.
Bizim aileden biri.
Evet.
Bunun için de en uygun aday sensin.
Nasıl yani? Ben anlamadım Deniz.
Anne babanın durumu, yasal annenin öz anne olmaması...
...ve hayatın şimdiye kadar yaşadığı zorluklar karşısında...
...aylenin bir şey yapamamış olması gibi durumlar birleşince...
...geriye aklı başındaki tek aday sen kalıyorsun.
Hayat adına mallarını ben kullanacağım öyle mi?
Evet.
Bu imkansız Deniz.
Bunu yapmalısınız Zeliha.
Hayat o para senin hakkın.
Şimdiye kadar Abbas'ın parasını istemedim.
Bundan sonra da istemem.
Bak tamam, şimdi istemem diyorsun ama yarın...
...karnındaki çocuk doğduktan sonra ne olacak Hayat?
Bu para senin olduğu kadar onun da hakkı.
Hayat, bak yaşadıklarının, çektiklerinin bir karşılığı olarak... ...o parayı koruman lazım senin.
Kendin için değilse bile karnındaki çocuk için bunu yapmalısın.
Mar Mayıs'taki yazıyı hatırlıyormuşsun.
Tabii. Küçükken yazdıklarımız yan yanaydı.
Aman ne güzel.
Gel buraya.
Biliyor musunuz?
Pelin'le yüzmeyi ben öğrettim.
Hatta bir keresinde hayatımı bile kurtarmıştın.
Sen olmasan ölüyordun bak.
Çok pardonun, kelimeyi kullanmak istememiştim.
Boşver Pelin.
Ben alıştım artık.
İnsan yaşadığı zamanın kıymetini bilmeli.
Daha sonra çok geç oluyor.
Anladığım kadarıyla öyle çok eksik yaşamamışsın Hayat'ı.
Ha?
Belki de haklısın.
Ama insanoğlu.
Hiçbir zaman yetinmeyi bilmiyor.
İş yerine mi kız?
He ana?
Bugün Altındağlar'la görüştüğümüzü kimseye söyleme, he mi?
Ne oldu kız? Korktun mu?
Yok kız. Korktuğumdan değil.
Şimdi bu haset cennet, kara çalar İsmail'i dulduruşa getirir.
Ne me gerek?
Herkes de bir tavır zaten.
Bir o iş eksikti.
Tamam anacığım tamam. Sen hiç korkma.
Aramızda sır.
Aferin.
Zaten başımıza ne geldiyse bu cennetle *** yüzünden geldi.
Bak saat kaç oldu.
Daha ortalıkta yok hanımefendi.
Cennet Hanım.
Benim de bu tarafta işim var. Seni de eve bırakmış oğlum.
Yok hiç gerek yok. Benim evim hemen şurada zaten.
Olsun canım. Madem geç bıraktık seni evine kadar güvenli bırakalım.
Demek buraya göç etmek zorunda kaldınız ha?
He öyle oldu.
Kaç çocuk var?
Benim üç.
Kumamın dört.
Kumamın?
Kaldın mı bu devirde böyle şeyler ya?
Bence sen hak etmiyorsun böyle bir şeyi.
Ana.
Kız gel.
Gel kız gel.
Ne oldu kız?
Gel de gel.
Kız.
Cennet Hanım'a bak.
Daha şimdiden başlamış elin herifleriyle dolaşmaya.
Şimdi yaktım çırağını Cennet Hanım.
Çalışıyormuş sözde.
Sanki ben bilmiyorum ne *** yediğini.
Bana bak kız.
Ağzın sımsıkı.
Ağzın sımsıkı.
Benim biraz işim var.
Anne.
Hayat.
Kızım.
Cennet abla.
Koşma öyle kızım koşma.
Nereden böyle?
Çok iş vardı biraz geç kaldım işte.
Ancak siz nereden?
Biz de hayatla gezdik biraz.
Sonra da bizim avukatla buluştuk.
İyi yapmışsınız.
Haydi.
Haydi geçelim bakalım.
Ne zaman gelecek?
Ne zaman isterse.
Gidiyor musun yoksa?
Vay vay Kürşat Efendi.
Sonunda teşrif edebildin.
Senin duruşun değişmiş be oğlum.
Değişmiş değişmiş.
Abi.
Başlatma lan abini.
Otur oturduğun yere.
Neredesin lan sen kaç zamandır?
Hı?
Senin hakkında bir şeyler duydum.
İnanamadım.
Kürşat öyle şeyler yapmaz dedim.
Ne duydun ki?
Bir kıza sevdalanmışsın.
Onun peşinde gezer olmuşsun.
O yüzden de abine vakit ayıramıyormuşsun.
Doğru mu?
Doğru mu lan?
Anlaşıldı.
Sana son bir şans.
Eski günlerin hatırına.
Benim için yapman gereken bir iş var.
Kürşat.
Kudret.
Hoş gelmişsin Hayat Hanım.
Bir şey mi oldu?
Yok bir şey kızım hadi sen onlara geç.
Ne var Kudret?
Hiç.
Bakıyorum Şehirli Avrat nasıl olurmuş diye.
Sen ne demek istiyorsun?
Dün bir, bugün iki kuyruk mu sallamaya başladın?
Milleti peşine takmış getiriyorsun.
O ne biçim söz öyle?
Ama ne oluyor?
Ne olduğunu kıymetli Cennet ana nasıl söylesin?
Kimlerle fingirdeşiyor anlatsın.
Ana biraz ayıp değil mi?
Kız.
Duydun mu?
Ayıpmış.
Ayıp.
Ve söyleyince ayıp oluyor.
Cennet Hanım yapınca ayıp olmuyor.
O adam benim patronum.
Gece vakti yalnız gelmeyeyim diye getirdi beni.
He patron.
Patron olunca erkek olmuyor mu?
Onun... Ana.
Töbe töbe.
Lütfen.
Lütfen.
Benim kızım yeni kelime öğrenmiş anasına söyler durur.
Lütfen.
Ne oluyor burada?
Ne olacak İsmail?
Cennet Hanım'ın kırıklarını konuşuyoruz.
Abla!
Kudret!
Sen ne diyorsun gene yahu?
He?
Sen benden yüz çeviriyorsun ama...
...o çok güvendiğin Cennet Hanım...
...elin adımlarıyla dolanıyor.
Çok şükür ben namusunla yaşarken... ...Sennet Hanım'ı... ...evin kapısına kadar bırakır oldular.
Benim haberim yok değil mi?
He?
Hiçbir şey bilmiyorum ben.
Hadi! İşine gücüne!
Herkes işine gücüne!
Görüyorsun değil mi İsmail?
Bana neler diyor.
E peki haksız mı?
Sen de mi İsmail?
Ya bak...
...yaban ellerdeyiz.
Kimdir, neyin nesidir bilmiyoruz.
Dikkat etmek lazım Cennet.
İsmail... ...sen benim namusumdan nasıl şüphe duyarsın?
O nasıl söz?
E o zaman...
...kudret bile bunları diyorsa... ...elenen ne diyordur ha?
Kötü düşünenler kendi kötülükleri içinde boğulsun İsmail.
Ben namusumla çalışıyorum.
Ayrıca... ...kimse kudret kadar art niyetli olamaz.
Cennet bak diyorum ki ben şu işe hani...
İsmail ben çalışacağım.
Çalışacağım para kazanacağım.
İyi, iyi tamam.
Cennet.
Hı?
Sen çok özledim biliyorsun değil mi?
Ben de.
Orkularım var diyeyim yani.
Nasıl?
Hoş geldin kızım.
Ee, nasıl geçti bugün okul?
Ana benim müzik kulağım varmış.
He?
Onu değil mi kız?
Türkücü mü alacaksın başımıza?
Yok, piyano çalacağım.
Piyano?
Yok, piyano.
Piyano?
He.
He, iyi bakalım.
İyi.
Hadi ben içeri geçeceğim.
Bakın mı yavrum benim?
Anlayacaksın.
Onları korkutmakta bize yardım edeceksin.
Bunu neden yapayım ki?
Çok basit.
Sana olan güvenimizi...
...yeniden geri kazanmak için.
bak abi sana hürmetim sonsuz biliyorsun.
Ama ben bu insanları evden çıkarmakla... ...ne kazanacağımızı pek anlamadım.
Sen orasını bana bırak Kürşet Efendi.
Sana ne deniyorsa...
...onu yap.
Yok abi.
Ben o insanlara bunu yapamam.
Yazık.
Bense... ...kaybettiğin güveni... ...geri kazanmak isteyeceğini düşünmüştüm.
Doğru düşünmüşsün.
Ama bu şekilde değil.
Ben bu mahallede büyüdüm.
O yüzden benden böyle bir şey isteme abi.
Son kararımdan mı?
Hı hı.
Seni severdim Kürşet.
Ama bana artık başka çare bırakmadın.
O zaman ben müsaadeni isteyeyim.
Yapma bunu Hakan.
Tama etme.
Kendi insanına eziyet etmeni isteyecekler senin.
Bu oyuna gelme.
Bu mahallede senin boynuzun kırık artık Kürşet Efendi.
Görüşeceğiz.
Sen o elindekini hak etmiyorsun.
Ben hak etmiyorum da sen mi hak ediyorsun Zeli?
Bırak.
Bırak.
Berat.
Hadi çıkalım.
Sen git. Ben biraz daha kalacağım.
Böyle yapma Berat.
Mahir.
Beni yalnız bırak lütfen.
Peki.
Sen bilirsin.
İyi akşamlar.
Pelin çok teşekkür ederim. Çok güzel bir gün oldu benim için.
Mutlu olmana sevindim.
Valla çok iyi geldi.
Sıkışıp kalmıştık şehre.
Sizin ağzınızdan da şehir hakkında kötü şeyler duymak ne hoş Şebnem Hanım.
O kadar da değil Pelin Hanım.
Buraya kadar gelmişken bizim oyun evine gidelim mi Pelin? Ne dersin?
Nereden geldi aklım şimdi?
Yani...
...o kadar çok geçmişten bahsedince...
...ne yapalım? Gidelim mi? Ne dersiniz?
Yani...
...yetmedin bugünlük Pelin.
Sıraç lütfen.
Nedir bu oyun evi anlansana?
Orası Pelin'le bizim kaçamak evimizdi şey bilen.
Yok!
Canım benim... ...öyle değil işte. Sıkıldığımız zaman falan giderdik.
Şey değil yani.
Pelin geri dönebilir miyiz?
Sıraç, hadi bak oyun bozanlık yapma.
Hemen çok merak ediyorum. Gidip görmek istiyorum oraya.
Hadi lütfen.
Gidelim bakalım.
Görelim şu oyun evimizi.
Canım benim.
Hayat abla, Mine abla bana müzik dersi verecek.
Ne güzel.
Bana dedi ki ben çok yetenekliymişim.
Ayy, aferin sana.
Lavin.
Nerede gördün sen Mine ablanı?
Evinde.
Evinde mi?
He.
Malik aban götürdün.
Malik aban ola mı?
He.
Nerede o Malik aban?
Bilmem.
Bu, bana okuduğun ilk şiir.
Edebiyatçı sevgilim.
Neden böyle bir şiir seçtin hiç anlamadım.
Ama yine de çok güzeldi.
Teşekkürler.
Sanki hiçbir şey değişmemiş gibi.
Uzun zaman oldu buraya gelmeyeli.
Seninkiler çocuk gibi sevindiler.
Mutlu olmalısın.
Neden?
İstediğin oluyor Şebnem.
Belki de benim hakkımda yanılıyorsundur Sıraç.
E hadi girmiyor muyuz?
Girelim.
Hadi.
Sen niye dedeyle çıkmadın ulan bugün?
Ayıp değil mi? Koskoca adamı tek başına gönderiyorsun.
Sen bugün Mina'ya uğramışsın.
Oğlum.
Ulan.
Senin gibi adama bakar mı ulan o kız iç?
Tek kollu kahraman.
Ne oldu? Sen ne sandıydın?
Eksik.
Senin de yüzüne bakmıyor değil mi?
Sen?
Ne oldu?
Zoruna mı gitti Bekir Efendi?
Hadi ben hor görünmeye alıştım.
Üstesinden gelmesini de bilirim.
Ya sen?
Sen ne yapacaksın?
Yokmuşsun gibi davrandığında...
...görmezden geldiğinde... Sen ne yapacaksın?
Sen ne yapacaksın?
Hoş geldin dünyaya.
Ama ben bitti diyene kadar...
...bu iş bitmeyeceğim.
Hadi.
Giray bunlar neden burada?
Ne bunlar?
Senden bana kalanlar.
Yeter.
Siz benimle dalga mı geçiyorsunuz ulan?
Hı?
Bir şey olduğu yok.
Nasıl yok ulan?
Ulan!
Süreç lütfen.
Dokunma bana.
Aşkını görmeye mi geldim ben buraya senin?
Süreç lütfen yapma.
Ben bilmiyordum bunların burada olacağını tamam mı?
Çocukluk yapma.
Çocukluk.
Çocukluk ulan!
Çocukluk ulan!
Lan!
Kuyruk!
Ne oluyor lan sana?
Müsait misin abla?
Gel ablacığım.
Hayat.
İyi misin sen?
Gel bakayım şöyle.
Nasılsın abla?
İyiyim ben, boş ver sen beni.
Ablam...
...bebeğimin geleceğine sahip çıkacağım.
Benim olan her şeyi onun için istiyorum.
Deniz abimin söylediklerini düşündüm.
Kararımı verdim.
Bu saatte kim ki acaba?
Bilmem.
Ay!
Ulan!
Ulan!
Ulan bırak!
Ulan!
Ulan!
Ulan!
Ulan!
Ulan!
Ulan!
Kolay değilmiş sevmek.
Ne zor kalbimle yaşamak.
Öğrenilecek daha çok şey var.
Yolumuz aydınlığa çıkacak.
Kolay değilmiş sevmek.
Ne zor kalbimle yaşamak. Öğrünecek daha çok şey var. Yolumuz aydınlığa çıkacak.
Kolay değilmiş sevmek. Ne zor kalbimle yaşamak. Öğrünecek daha çok şey var.
Yolumuz aydınlığa çıkacak. Kolay değilmiş sevmek. Ne zor kalbimle yaşamak. Öğrenilecek daha
çok şey var. Yolumuz aydınlığa çıkacak. Kolay değilmiş sevmek. Ne zor kalbimle yaşamak.
Altyazı M.K.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.