All language subtitles for 171_subtitle_auto.tr

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal) Download
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Şükürler olsun...

Burada değiller...

Tamam kimse yok işte sen niye hala diken üstündesin?

Birileri buraya girmiş...

Soba yanıyor çaylar...

Bizi işler dönmüş...

Uzun vakitte kalmışlar belli ki...

Tespih orada...

Hadi gidelim...

Bizden habersiz kimse buraya girmeye cesaret edemez...

Bir işler dönmüş burada...

Ama çözeceğim...

Nasıl da his sürüyor kötü bir koku almış gibi...

Dikkatini de dağıtamıyorum...

Yani kimsesiz evsizin biridir işte...

Sen neden bu kadar takıldın?

Niye şüphelendin bu kadar?

Anlayacağız yine...

Göreceğiz...

Efendim?

Halil Bey orman yolunda ilerliyoruz...

Çekil yürü...

Canına mı susadın sen?

Halil'in tepene binmesi anı meselesi...

Görmüyor musun?

İnsanlıktan çıktım...

Sürüne sürüne sürüngene döndüm...

Gitmiyorum ben bir yere...

Ne olacaksa olsun artık...

Boş yapma...

İkidir hayatını kurtarıyor...

Hala söyleniyorsun...

Yürü...

Halil gelseydi...

Köy evi gördüğün son yer olacaktı...

Dırdır edip söyleneceğine...

Sevinçten kanat takıp uçman lazım senin...

Yürü...

Konuşuyor bile...

Zor oldu ama izlerini buldum Halil...

Zor oldu ama izlerini buldum Halil...

Ormanlığa doğru gittiler...

Bana hemen konuma tokan...

Köy evine de derhal araç gönder...

Zeynep sen burada bekle...

Beş dakika sonra bir araç gelecek...

O seni konağa götürecek...

Halil...

Zeynep bak sen buradasın...

Delirtme beni...

İyi de Halil ne oluyor?

Ne bu acelen?

Tekinin yerini buldum...

Gerekeni yapmayı istiyorum...

Halil dur...

Bırak artık...

Bırak da soğusun şu için...

Ne olacak Tekin'in peşine düşüp onu öldürdüğünde...

Ne geçecek senin eline?

Tamam çok öfkelisin...

Haklısın da sonuna kadar haklısın...

Anlıyorum ben seni...

Ama seni sevenlerin...

Hiç mi kıymeti yok gözünde?

Kendine de seni sevenlere de...

Neler yaşatacağının farkında mısın sen?

Değer mi hiç?

İstediğin kadar kız...

İstediğin kadar bağır...

Ben son sözü söylemeden...

Buradan çıkış yok Halil Fırat...

Ya Tekin'e olan öfkeni seçip...

Gidip onu öldürürsün...

Ya da beni seçip...

Benimle bir aile olursun...

Eğer o arabaya binip...

Çekip gidersen...

Beni sonsuza kadar kaybedersin...

Eğer o arabaya binip çekip gidersen...

Beni sonsuza kadar kaybedersin...

Sen daha bunların arkasını...

Topla dur Erson...

Başka da hiçbir alta yarama...

Bakalım Virol'un avukat parasını...

Nasıl bulacaksın?

Al işte...

Duydu mu ne yaptı beni?

Parmaklıklar arkasında kaldıkça...

Canım sıkılıyor...

Canım sıkıldıkça da senden soruyorum Arzun...

O parayı buldun buldun...

Yoksa atarım nişana...

Ne?

Daha fazla vakit kaybedemem...

Daha fazla bulmam lazım o parayı...

Ama nasıl?

Bunlar bir işe yaramaz...

Sen hala iki kuruş için...

Sürümdür Arzun...

Şuraya bak...

Yüz tane kolyesi var...

Bunlardan birini alsam...

Ruhu bile bilmez...

Benim odamda eski...

Altın bölü babamdan kalma bir saat vardı...

Gördün mü onu?

Bilemedim ki...

Bak bu iyi bak...

Yok görmedim...

Cemil'in eti budu ne ki...

Köstekli altın saatini yürütmüş...

Bu zengin songül...

Yoksa yeni bir yılanla...

Karıştırmış mı?

Yoksa yeni bir yılanlıklar...

Peşinde mi?

Bunlardan birini...

Çalıp satsam...

Olmaz...

Küçücük yer burası...

Hemen duyulur...

Başka bir yol bulmam lazım...

Ama ne?

Ne olacak şimdi?

Ya beni seçmezse?

Bulduğu yerde tekini çekip vurmayı tercih ederse?

Araba işi iptal...

Gerek kalmadı...

Beni mi seçtin?

Gitmedin...

Gitmedim...

Ama seninle konuşmam gereken...

Önemli bir mesele var...

Biraz uzun sürecek...

Benim konuşmamı kesmeden...

Sadece dinle olur mu?

Olur...

Tamam...

Telefonunu da çekme arkadaş...

Yürü...

Bıktım lan bıktım...

Bekir...

Bekir...

Kaçacak saklanacak yörün yok oğlum...

Boşu boşuna kendini yoruyorsun...

Boşuna...

Şimdi sen benim birini öldürebileceğimi düşünüyorsun değil mi?

Haklısın Zeynep...

Benim aileme, sevdiğime zarar verecek olana...

Doğduğunda doğacağına pişman ederim...

Yaşatmam...

Canından can alırım...

Ama unuttuğum bir şey var...

Zeynep'ten önceki Halil Fırat artık yok...

Eski Halil Fırat'ın kalbi buz tutmuştu...

Sonra karşısına bir Zeynep aslanını çıktı...

Onun o buz kütlesi duvarlarına ince ince, narin narin, sabırla kırdı...

Beni çıkardı ortaya...

Ardından Zeynep Fırat adını aldı...

Beni bir ateşe fırlattı...

Yaktı, kül etti...

Bambaşka biri yaptı...

Görmüyor musun beni?

Sen değiştiğimin farkında değil misin?

Sen başardın bunu...

Niye içinde hala hep aynı adamım ben?

Ne söylemem lazım Zeynep?

Anlaman için ben ne yapayım?

Ne diyeyim sana?

Ne yapacağım?

Ben ne yapayım, ne diyeyim sana?

Ne söylesem inanacaksın değiştiğime...

O günü hatırlıyor musun?

İkinci karşılaşmamıştın...

Önce ben gördüm seni...

Taşların, boncukların arasında...

Sanki bir masaldan çıkıp gelmiş gibiydin...

Buyurun...

Hatırlıyorum...

Babaannemin tespihi de almıştı...

Taşları her yere savrulmuştu...

Birkaç tanesi de eksikti...

Onları bir daha bulamayacağım diye...

Sinir krizi geçirmişti Ümit Sultan...

Ben de acele o taşları bulup...

Eve yetiştirmeye çalışıyordum...

Sonra...

O serseriler yaşından kaza oldu...

Sen geldin bana...

Yardıma...

Yardıma...

Bu tespihin boncuklarını nasıl bulup getirdiysen...

Kalbimde kaybolan her şeyi öyle yerine getirdin Zeynep...

O ipi boncuklara nasıl çizdiysen...

Ben de iyi olan her şeyi sabırla yerine dizdim...

İçimde olan öfke...

Kim bilir beni hangi karanlıklara sürecekken...

Sen beni ateşle yeniden yansın...

Hem de ilk günden beri bu böyle olmuştu...

Ben eminim...

Ömrümün sonuna kadar öyle olacak...

Sen söyle şimdi...

Kalbinde...

Ruhunda...

Nefesinde...

Rüyasında bile Zeynep Fırat olan Halil...

Bile isteyebileceğine kıyar mı?

Kıymaz...

Sırf o tekine ceza vermek için...

Ne senden...

Ne ailemden ayrı düşmeye hiç niyetim yok...

Halil...

Nasıl göremedim gerçek seni...

Sevdan sözlerinle akıyor içime...

Seni bunca karmaşanın...

Sizin belanın içinde buldum...

Şimdi bir nefes kadar yakınımdasın ya...

Ben senden ayrı kalamam Zeynep...

Ben senden bir adım dahi uzakta kalamam...

Sen...

Sen bu dünyadaki tüm ikinci şansları hak ediyorsun Halil Fırat...

Herkes ikinci bir şansı hak eder...

Peki sen...

Bana o ikinci şansı ne zaman vereceksin Zeynep?

Sen...

Artık evimize gidelim mi?

Gidelim...

Hadi...

Ersin...

Süleyman...

Şey...

Benim size bir şey söylemem lazım...

Ama nasıl desem bilmiyorum...

Söyle bakalım...

Yani bunu söylemek bana düşer mi bilemiyorum...

Size saygısızlık etmek istemem...

Sen söyle orasına ben karar veririm...

Nedir mesele?

Anlatacaklarım...

Cemil ve...

Biraz da kızınız Merve Hanım ile ilgili...

Geveleyip durma...

Oyalama beni...

Anlat ne biliyorsan...

Cemil'i sıkkın görünce merak ettim...

Derdin ne diye sordum...

Dertleştik biraz...

Meğerse Merve Hanım'ın borcunu ödeyebilmek için...

Babasından yadigar kalan saati satmaya karar vermiş...

Ama saat ortada yok...

Kayıp...

Mesele de bu...

Şey...

Ben o saati Songül Hanım'ın odasında gördüm...

Arzu sen ne diyorsun?

Emin misin aynı saati olduğuna?

Cemil'e anlatsam mı diye düşündüm...

Ama ne tepki vereceğini bilemedim...

En doğrusunun size gelmek olduğunu düşündüm...

Kızımın hatalarıyla...

Beni köşeye sıkıştıracaksın demek Songül...

Anlaşıldı...

Senin yine kulağını iyice çekmek gerek...

Saati odada nerede şimdi?

Şifo yerin çekmecesinde...

Siyah kutunun içinde...

Tülay Hanım...

Ne olur bu anlattıklarım aramızda kalsın...

Songül Hanım öğrenirse gözümün yaşına bakmadan...

Anında kapının önüne koyar beni...

İşsiz kalırsam mahvolurum...

Bu paraya çok ihtiyacım var...

Hem de çok...

Sen Songül ile iyi geçmeye devam et...

Parayı istiyorsan...

Anlattıklarının böyle haber değeri olsun ama...

Bir ara uğra paranı al...

Dönem sonuna kadar okula gitmeyi düşünmüyorum...

Yaşananların unutulması lazım...

Herkesin diline düştüm...

Adamı dolandırıcıya çıkardılar...

Üzme kendini bu kadar...

Zamanla her şey unutulur gider...

Onları unutur mu bilmem ama...

Her şey unutulur gider...

Her şey unutulur gider...

Her şey unutulur gider...

Her şey unutulur gider...

Her şey unutulur gider...

Her şey unutulur gider...

Her şey unutulur gider...

Onları unutur mu bilmem ama...

Ben neyi unutmayacağımı gayet iyi biliyorum...

Sen olmasaydın Cemil...

Yardım etmeseydin bana...

Yanmıştım...

Çok teşekkür ederim...

Teşekküren hiç lüzum yok Merve...

Kim olsa aynısını yapardı benim yerime...

Yok...

O işler öyle olmuyor...

Filmlerdeki gibi yetişip...

Kurtardın beni...

Kötü kalpli cadının elinden...

Herkes yapmaz bunu...

Yani...

İyi ki varsın Cemil...

Bu yaptığını asla unutmayacağım...

Hani beni sinemaya davet etmiştin ya...

Evet...

Öğleden sonra seansıydı...

Sen uyuyacağım deyince...

Yandı biletler...

Onlar yandı...

Ama bunlar yeni...

Sen çok üzülünce...

Dayanamadım...

Bu akşam için iki bilet aldım...

Gider miyiz?

Olur olur olur...

Tabi gideriz...

Yani sen...

Daha sonra deyince...

Bu kadar çabuk beklemiyordum seni...

İyi olur keyifli olur...

Olur tabi...

Kapımızı dağıtırız...

Artık aramızda bir engel kalmadı herhalde...

Kalmadı...

Söyle...

Neyi?

Böyle tam dilinin ucuna bir şey geldi söyleyemedim...

Bak onu duymadan rahat yok bana...

Ne?

Bilmiyorum belki de sana çok saçma geldi...

Keşke şu an başka bir yere gidiyor olsaydık...

Uzaklara...

Yaşadığımız tüm sıkıntıları geride bıraksaydık...

Hayal etmesi bile çok güzel...

Diyelim ki çıktık yola...

Nereye gitmek isterdin benimle?

Nereye?

Bilmem...

Aslında çok güzel bir yer var...

Ben fotoğraflarını her gördüğümde orada olmayı hayal ediyorum...

Adı var mı bu yerin?

Ava...

Ava...

İyi o zaman çiftliğe gittiğimizde hazırlıklarını yap...

Bu akşam avaya gidiyoruz...

Ne?

Yok ben anlatsana söylemedim...

Senin de işin gücün var olmaz...

Sen ve ben...

İstediğimiz her şeyi yaparız...

Tamam hadi önüne bak gaza yapacağız...

Bu saate kadar uyuyacak mısın?

Pislik gibi kıvrıldı kalkmıyor...

Hayırdır?

Çok mu özledin gelinini Kıymet Hanım?

Bugün kaçıncı soruşun?

Dilimden düşmüyor bakıyorum da...

Göresim geldi...

Gece gündüz çalışıp paraladı kendini...

İki çift laf edelim de yüzünü güldüreyim dedim...

Fena mı dedim?

Allah Allah...

Selma'nın yorgunluğu çok mu dert oldu sana?

Yoksa bilmediğim başka bir niyetin mi var?

Ne niyeti mi olacakmış?

Bütün gece televizyon seyretmekten...

Senin beynin yanmış Saar...

Böyle gercik gercik konuştuğuna göre...

Ben en iyisi mi odama çekileyim...

Senin çıngıraklı dilini işitmeyeyim...

Çekil kız karşımdan...

Çekil sen önümden be...

Ben senin derdinin ne olduğunu biliyorum Kıymet...

Selma'ya tüm siparişleri Elen'in verdiğini söyleyeceksin değil mi?

Hem Selma'yı üzeceksin...

Hem aralarını bozacaksın...

Yok öyle ama...

İzin vermem...

Kele sen nereden biliyorsun kız?

Hem bilsen ne olacak...

Tıskıyt...

Teyze yeğen...

Oğlumun başını yediyiz...

Ama anayım ben ana...

Oğlumun daha fazla başını yedirtmeyeceğim...

Çekil önümden...

Söyle bakalım...

Ama sen konuşursan...

Ben de bildiklerimi dökerim ortaya haberin olsun...

Selma kendisine yazılan tüm kötü yorumları...

Belkıs'a yazdırdığını öğrenirse ne üzülür...

Hele bir de Eren öğrenirse tam olur...

Sen radyo dinler kimin beni mi dinledin?

Edepsiz haşere...

Aynen öyle canım...

Belkıs'la konuştuğum her şeyi duydum...

Şimdi tek kelime edersen yakarım seni...

Otur oturduğun yerde...

Eğer akşama yetişmek istiyorsak...

Valizleri bir an önce toplamamız gerek...

Ben hazırlarım valizlerimizi...

Sonunda bana kocan gibi davranıyorsun Zeynep...

Tamam...

Benim de atölyede bir kaç işim var...

Onları halledip yanına gelirim o zaman...

Tamam...

Tamam o zaman...

Tamam...

Benim Hakan'ı aramam lazım...

Tamam...

Alo Hakan...

Tekin'i çiftliğe getirebilirsin...

Artık onu saklamamıza gerek kalmadı...

Halil'in ona zarar vermeyeceğinden eminim...

Hem Gülhan abla da biraz olsun rahatlar onu görünce...

Güzel haber ama Zeynep elimden kaçtı pislik...

Ne?

Her şey bu kadar güzel giderken...

Bu kadar güzel giderken...

Nasıl ne yapacağız şimdi?

Sen merak etme Zeynep...

Başka hata yapma şansım yok...

O pisliği en kısa sürede güzelce paketleyip ben konağa getireceğim...

Bende...

O var ya...

Burnunun ucunda ayı bağırsa fark etmeyecek bir adam...

Sen merak etme onu yakalamam zor olmayacak...

Tamam Hakan sana güveniyorum...

Eyvallah...

Neyse belki de Tekin'in biz yola çıktıktan sonra gelmesi daha iyi olur...

Her şey bu kadar yolundayken Halil'in kafası açsın istemem...

İstemem...

İşte yol yazıkta...

Bu kabus burada biter...

Hepinizden kurtuluyorum...

Hepinizden tek tek kurtuluyorum...

Bitti baba...

Bitti...

Kaçacak yayım yokmuş...

Şimdi sabaha kadar aradır beni Hakan enayisi...

Neler götüreceğim acaba...

Bana en çok hangisi yakışır ki...

Bir sürü kıyafet var ama giyecek hiçbir şeyim yok sanki...

Neyse sakin Zeynep...

En önemli olan gece elbisesi...

Önce onu seçelim...

Bu çok güzel...

Sevdim...

Zeynepciğim...

Çok yakışacak sana Zeynepciğim...

Hazırlık var galiba...

Nereye?

Halil'le birkaç günlüğüne bir yerlere gidelim dedik de...

Ne güzel akıllıklısınız...

Gidin tabi...

Gezin gönlünüze...

Eğlenmek sizin de hakkınız...

Daha iyi görünüyor sanki...

Sana bir şey söyleyeyim mi Zeynepciğim?

Halil'in seçimleri her zaman benimkilerden daha iyi olmuştur...

Şunun güzelliğine baksana...

Ne kadar zarif bir şey seçmiş kardeşim...

Ben seninle diyen olunca...

Eşinle beraber olmak...

Çok güzel olmalı...

Küçük bir tatil planlamışsınız...

Ne güzel...

Herkesten uzakta baş başa...

Abla sen biraz yorgun görünüyorsun...

Odana geç dinlen istersen biraz...

Haklısın...

Eksik olan...

Yarım olan yorgundur hep...

Diğer yarısını arar...

Diğer yarısını arar...

Halil...

Ben sana bir şey söylemek istiyorum...

Tekin...

Zeynep bu konuyu konuşmayalım...

O adi herifle ilgili tek laf daha duymak istemiyorum...

Ben bir karar aldım...

Ve sonuna kadar da bu böyle gidecek dönüşü yok...

Bitti mi mesele artık...

Bu olanları Tekin istedi...

Hak ettiği neyse onu da buldu...

Artık sonuna kadar ben bu konuyu konuşmak istemiyorum...

Kapatalım lütfen...

Sen ne yaptın?

Cüm Sultan'a tesbih verdin mi?

Verdim...

Çok sevindi ikimize de çok teşekkür etti...

Merak edecek bir şey yok yani...

Babaanne iyi...

Soruyu...

Nasıl yaparsın bunu Halil?

Bu olanları Tekin istedi...

Hak ettiği neyse onu da buldu...

Artık sonuna kadar ben bu konuyu konuşmak istemiyorum...

Kapatalım lütfen...

Nasıl yaptın bunu Halil?

Sevdiğim adamı...

Bebeğimin babası...

Nasıl kıyarsın onu?

Nasıl yaparsın bunu?

Nasıl yaparsın bunu?

Tekin'e bana...

Nasıl kıydın?

Hayır olamaz bu...

Hayır olamaz bu...

Hayır...

Hayır...

Selma...

Bir tanem ben geldim neredesin?

Canım...

Hoş geldin...

Hoş buldum...

Nasıl bakalım benim güzel sevgilim?

Ne yaptın bugün?

Hiçbir şey yapmadım...

Çünkü daha yeni uyandım...

Yorgunluk uykusuzluk falan derken...

Öyle sızıp kalmışım...

Sonra terasa çıkmıştım birazcık havalıyım diye...

Hı...

Dinlenebildin mi?

Dinlendim dinlendim...

Yorgun olsam önemli değil ki...

O kadar mutluyum ki Eren...

Her şeyi tahmin ettiğinden daha da güzel gidiyor...

Rüyada gibiyim...

Evet aşkım...

Çok yoruldun...

Ama değdi...

Herkes senin ne kadar yetenekli olduğunu gördü...

Takılları görenler...

Almak için sırada...

Sonunda emeklerinin karşılığını aldın...

Ama...

Yorgunluktan herhalde...

Dikkatin dağılmış...

Paraları yatırmaları için benim hesabımı vermişsin...

Yo...

Bilerek yaptım onu ben...

Eren ben bu işe sana destek olmak için girdim zaten biliyorsun...

Biliyorum ama...

Olmaz...

Olmaz...

O paralar...

Senin emeğinin karşılığı...

Ama senin de emeğin var Eren...

Sen destek olmasaydın...

Yanımda durmasaydın...

Ben başarılı olamazdım biliyorsun...

Eren...

Eren itiraz etme lütfen...

Bak şöyle düşün...

Çünkü ben öyle düşünüyorum...

Bu para...

Bizim çocuğumuzun geleceği için olsun...

Yani...

Yani anne ve baba olmaya hazırsın...

Öyle mi?

Ben doğru mu dedim şu an?

Selma...

Şu an o kadar mutluyum ki...

Sevinçten oynayabilirim...

Gel buraya...

Selma...

Selma...

Bir de tatile çıkacaklarmış...

Kesin Zeynep'in başının altından çıkmıştır...

Tatilde iyice kafalayacak çocuğa...

Tülay bakıyorum sen buraya girip çıkmaya çok alıştın ya...

Ne var ne istiyorsun?

Bence sen bu hayatı sevmiyorsun...

Sevseydin benimle uğraşmaya kalkmazdın Songül...

Üzerime sıçrama benimle ciddişme diye seni görmezden geldiğim çok zaman oldu ama...

Bu sefer haddini aştın...

Kızıma zarar vermek hayatının hatasıydı...

Bence sen beni gözünde biraz fazla büyütüyorsun Tülay...

Ben niye zarar vereyim senin kızına?

Ne?

Bu ne?

Merve'nin zor durumda kalması için...

Hakkında değil miyim zannediyorsun?

Bu sefer o pis zehrini hem kızıma hem Cemile bulaştırdın...

Rezil ettin çocukları...

Peki diyelim ki öyle...

Nasıl ispat edeceksin Tülay?

Ellerin bomboş kalmasın sonra?

Ellerim boş kalmayacak...

Ama bu oda boş kalacak gibi...

Odaya girdiğinden beri bu cihaz her şeyi her an kaydediyor...

Hale teyzesinin gerçek yüzünü öğrenirse ne yapar çok merak ediyorum...

Acaba seni hala bu konakta tutar mı?

Tamam Tülay...

Söyle ne istiyorsun?

Merve senin yüzünden okula gidemiyor...

Rezil oldu...

Dönem arasında seninle yurt dışında güzel bir okul seçeceğiz...

İtiraz etmeden parasını ödeyeceğiz...

Bir de yurt dışında okuyacak...

Aynen öyle...

Çok iyi fikir değil mi?

Ama istersen itiraz et...

Biraz hızlı et ki ben de gireyim halledeyim...

Tamam...

Tülay...

Sen nasıl istiyorsan öyle olsun...

Aferin Songül...

Dışarıdan çok belli olmuyor ama...

Gerçekten zekice bir hamle...

Bugün de kurtardın kendini...

Yok...

Bu da değil...

Bir türlü bulamıyorum ne istediğimi...

Ne zormuş bir yere gitmek...

Hepsi de sana çok yakışıyor...

Ne giysem üstünde güzelleşiyor...

Ama madem bunlar için sinmedi...

O zaman gitmeden önce bir mağazaya uğrarız...

İstediklerini alırız...

Yok...

Gerek yok teşekkür ederim...

Bu broş o kadar güzel ki...

En basit elbiseyi bile özel halde getirir...

Zevkine çok güvendiğim birine seçme...

Bunu senin seçtiğini biliyorum...

Teşekkür ederim...

Neyi beğeneceğimi biliyorsun...

Çünkü seni çok iyi tanıyorum...

Şu güzel kalbinin kuytu köşesinden...

Geçenleri bile biliyorum...

Nasıl da akıyor kalbim sana...

Yüreğim titriyor bakarken...

Dilim lal oluyor adeta karşında...

Sen ne almak istersin onu?

Sen ne istiyorsan...

Sen ne istiyorsan...

Ama hepsinden önce...

Halletmemiz gereken bir mesele var...

Gel benimle...

Gel...

Gel benimle...

Gözümü çıkart...

Hadi seni bekliyorum...

Gel...

Gel otur...

Ne yapacaksın hiçbir şey anlamadım...

Gel...

Kalplerimizi mühürlüyorum...

Gel...

Mühür...

Ona yitir kalpleri...

Yüzüğe eşinin adını ve evlenme tarihini yazarsın ki...

O kalbin sahibi bu mühür sayesinde bilinsin...

Sen böyle söyleyince çok sevdim...

Tarihte yazacak mısın?

Elbette yazacağım...

Bugünün tarihine...

Ne de olsa evliliğimizin başladığı gün bugün...

Haklısın...

Bugün bizim için bir milat Halil...

Evliliğimiz gerçek manada bugün başlıyor Zeynep...

Artık gerçek bir aile olduk...

Artık gerçek manada bir aile olduk...

Artık gerçek manada bir aile olduk...

Artık gerçek manada bir aile olduk...

Artık gerçek manada bir aile olduk...

Artık gerçek manada bir aile olduk...

Artık gerçek manada bir aile olduk...

Artık gerçek manada bir aile olduk...

Artık gerçek manada bir aile olduk...

Artık gerçek manada bir aile olduk...

Artık gerçek manada bir aile olduk...

Artık gerçek manada bir aile olduk...

Artık gerçek manada bir aile olduk...

Artık gerçek manada bir aile olduk...

Artık gerçek manada bir aile olduk...

Artık gerçek manada bir aile olduk...

Artık gerçek manada bir aile olduk...

Artık gerçek manada bir aile olduk...

Artık gerçek manada bir aile olduk...

Artık gerçek manada bir aile olduk...

Artık gerçek manada bir aile olduk...

Artık gerçek manada bir aile olduk...

Artık gerçek manada bir aile olduk...

Artık gerçek manada bir aile olduk...

Artık gerçek manada bir aile olduk...

Artık gerçek manada bir aile olduk...

Artık gerçek manada bir aile olduk...

Artık gerçek manada bir aile olduk...

Artık gerçek manada bir aile olduk...

Artık gerçek manada bir aile olduk...

01. Deborah

Bir nefesli kömürdü

Kalbimi kırdın, değdi mi söyle

Sen karanlık bir şehir

Bense doğmamış bir ay üzerinde

Yok sayamam, bende bir kalp var

Bir sana aşık, bir sana hayran

Saklayamam, bir ateş gibi

Yakıyor tüm şehri, durduramam

Ya kalmasın tek bir kül

Başka tende hiç açma gonca gül

Yok say biz yaşanmadık

Kavuşmuş bu ki hiç gece ile gül

Ya kalmasın tek bir kül

Başka tende hiç açma gonca gül

Yok say biz yaşanmadık

Kavuşmuş bu ki hiç gece ile gül

Yok sayamam, bende bir kalp var

Bir sana aşık, bir sana hayran

Saklayamam, bir ateş gibi

Yakıyor tüm şehri, durduramam

Ya kalmasın tek bir kül

Başka tende hiç açma gonca gül

Yok say biz yaşanmadık

Kavuşmuş bu ki hiç gece ile gül

Ya kalmasın tek bir kül

Başka tende hiç açma gonca gül

Yok say biz yaşanmadık

Kavuşmuş bu ki hiç gece ile gül

Hazır mısın?

Hazırım

Bir şey mi unuttun?

Bir şey unutmuştum, şimdi aklıma geldi

Arzu

Buyurun Halil Bey

Cemile söyle, bu para beni depoya kaldırsın

Emriniz olur Halil Bey

Ya da dur

Cemile

Cemile

Cemile

Cemile

Cemile

Sen Cemile söyle, bu paravanı paramparça etsin, dışarı atsın

Şey, Etülay Hanım gideceğinizi söyledi

Bel ihtimalle karşı yolluk hazırladım

Müsaadeniz olursa arabaya koyayım

Sağ ol Arzu, koyabilirsin

Gidelim mi?

Gidelim

Uyuyor

Gitmeden önce bir elini öpseydik iyiydi

Uzun zamandır da bu kadar ayrı kalmadık

Ama şimdi uyandırmaya da kıyamam ki

Yaranı ilk iş ararız

Bir aylıktır sorarsın, mutlu olur

Merak etme

Merak etme

Bunlar da son bitirdiklerim

Dünkü kadar değil ama bugün de bayağı sipariş aldım

Çok mutluyum biliyor musun?

Böyle giderse yakında siparişlerim üzerine girecek

Ne kadar güzel bir insanın kendi emeğiyle, alın teriyle para kazanması

Ne kadar güzel bir insanın, kendi emeğiyle, alın teriyle para kazanması

Ne kadar güzel bir insanın, kendi emeğiyle, alın teriyle para kazanması

O kadar mutluyum ki

Kendimi çok iyi hissediyorum artık

Keşke sana yalan söylemek zorunda kalmasaydım Selma

Ama senin yüzünü güldürmek için

Başka çarem yoktu

Ben kolyeyi şimdiden bagaja koyayım

Yarın sabah unuturum falan, aksilik olmasın

Yok canım, ne gerek var

Acelesi yok ki

Şurada kalsın

Şimdi sen de yorgunsundur

Aslına bakarsan ben de yorgunum

Acaba şöyle karı koca, cipsi çerezli bir film gecesi mi yapsak?

Hem dinlenmiş oluruz, hem de beraber zaman geçiririz biraz

Olur tabi

Ama bak Selma

Ben seni böyle gördükçe içim gidiyor

Bu kadar yorulmama ben dayanamıyorum

Unutma, ticaret bu

Bir günü diğerini tutmaz

Sen zaten ne kadar yetenekli olduğunu herkese gösterdin aşkım

Ne olur, yorma kendini o kadar

Doğru söylüyorsun

Zaten ben de durulmayı düşünüyorum

Ama kendim için değil

Seni özlediğim için

Bayağıdır beraber zaman geçiremiyoruz

Artık sakinleşip sana zaman ayıracağım

E tamam o zaman

Ben bir mail atacaktım

Onu atayım, geleyim

Tamam, ben de o sırada çerezleri yukarı çıkarayım

Tamam

Burada kaldı

Eren de çok yorgun

Neyse, bakıcıya ben bırakayım da

Sabah uğraşmasın

Ne iyi ettiniz şu tatile çıkmakla

Umarım bolca eğlenirsiniz, bolca dinlenirsiniz

Şimdi tatil boyunca işleyecek Halil'i Zeynep Hanım

Aman, neyse ne

Tülay belası başımdayken

Halil'in evden uzak olması işime gelir

Hadi sizi yolcu edelim

Biz daha sinemaya yetişeceğiz

Geç kalmayız

Ablan nerede?

Gülhan biraz başı ağrıyor

Odasında uyuyor

Hadi gidelim

Tekin'in işbirlikçisi Hakanmış

Bunca zaman saklamış bizden Tekin'i

İçeri mi dövdü ya?

Ne yapıyoruz şimdi?

Ne oluyor ya, hu baskına gelmiş gibi

Selma

Bunlar ne?

Selma

Bak, ben açıklayabilirim

Ben seninle sadece

Sen benimle ne?

Dalga mı geçiyordun?

Başaramayacağımı gördüğünde bana yardımcı mı olmak istedin Eren?

Nasıl yaptın ya Eren?

Ben sana anlattım bir de daha yeni

Yok şöyle beklentim var

Böyle mutluyum dedim

Resmen beni aptallaştırdın

Sen ne yaptın?

Resmen beni aptal yerine dövdün

Kan kendine kudurdu

Halil ne oluyor?

Aksi bir durum yok değil mi?

Yok

Endişelenecek bir şey yok merak etme

Hadi çıkalım

Ne oluyor Halil?

Polislerin ne işi var burada?

Yok kızım

Öğreniriz şimdi

Memur Bey

Kusura bakmayın rahatsız ettik bu saatte

Günhan Hanım eşi hakkında kayıp ihbarında bulunmuş

O yüzden buradayız

Ekiplerimiz gelen ihbar sonrasında çalışma başlattıklarında

Maalesef bir kaza haber aldık beyefendi

Ölen cesedin eşkali Tekin Bey ile eşleşiyor

Teşhis için

Tamam

Biz gideceğiz teşhis için

İyi günler

Hayır

Hayır

Tekin hayır!

TEKİN HAYIR!

Hayır

Hayır

Abla

Hayır

Abla

Hayır

Hayır

Hayır

Abla

Abla

Ay mahvettiniz beni, çıldırttınız!

Abla!

Diniz beni!

Hayır doğmamış çocuğum!

Bebeğim babasız kaldı!

Nihan!

Saç bir şey belli değil abla!

Bir sakin ol!

Hayır! Hayır!

Hayır babamı yaktınız!

Hayır!

Hayır böyle şey olamaz!

Hayır!

Nihan!

Abla!

Hayır!

Merve çabuk su getir!

Koş!

Koş su getir!

Nihan!

Nihan!

Nihan!

Nihan!

Nihan!

Nihan!

Nihan!

Nihan!

Nihan!

Ben sana evimi, ben sana ailemi emanet ettim!

Sen ne yaptın?

Dostum muydum seni?

Yanlış yaptın bana!

Yazıklar olsun!

Sen ne yaptın?

Sen ne yaptın?

Onu kolladın!

Onu korudun!

Onu sakladın!

Benden kaçırdın!

Halil!

Halil ne olur yapma!

O yapmadı ben yaptım!

Tekin'i kaçırmasını, saklamasını ben istedim ondan!

Ben istedim!

Yani sırf Tekin'i yakalamayayım diye gözlüğümü açıyorsun!

Pes!

Ne alakası var canım?

Acıktım ben ondan açıyorum!

Konumu sen değiştirdin sen!

Arzuyu da bana sen gönderdin!

Zaman kazanıp arabaya gizlice binmek için yaptım!

Sen!

Sen nasıl olur da benim içime karışırsın?

Kimsin sen?

Sen kimsin?

Sen kimsin?

Sen kimsin?

Sen kimsin?

Sen kimsin?

Sen kimsin?

Sen kimsin?

Sen kimsin?

Sen kimsin?

Sen kimsin?

Sen kimsin?

Sen kimsin?

Sen kimsin?

Sen kimsin?

Sen kimsin?

Sen kimsin?

Sen kimsin?

Sen kimsin?

Sen kimsin?

Sen kimsin?

Sen kimsin?

Sen kimsin?

Sen kimsin?

Sen kimsin?

Sen kimsin?

Sen kimsin?

Sen kimsin?

Sen kimsin?

Sen kimsin?

Sen kimsin?

Sen kimsin?

Sen kimsin?

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.