All language subtitles for Paatal.Lok.S02E08.The.Good.Samaritan.1080p.AMZN.WEB-DL.DD+5.1.H.264-playWEB_track17_[tur]

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic Download
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali Download
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian Download
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam Download
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese Download
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish Download
es-419 Spanish (Latin American) Download
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Kafan mı güzel geri zekâlı?

İşinden olmak mı istiyorsun?

YERALTI DÜNYASI

YARDIMSEVER

Mutlu Noeller. Özel haberimize hoş geldiniz.

Naga İş Zirvesi görüşmeleri bugün Delhi'de başarıyla tamamlandı.

Naga liderlerinin yaptığı tarihî anlaşmayla

eyalete 200 milyar rupilik

yatırımın önü açılacak.

Naga liderleri Dimapur'a gitmek için özel uçağa binmeden önce

konuyla ilgili ortak bir açıklama yaptılar.

Havaalanında binlerce kişinin tezahüratıyla karşılanacaklar.

Sonrasında basın toplantısı...

Yaşasın Nagaland!

Yaşasın Nagaland!

Efendim, mutlu Noeller!

Balon ister misiniz?

Balon genç yaşlı herkese lazım.

- Size sadece 100 rupi. - Aradığınız numara...

- İstemiyorum. - Tamam, bu bedava olsun.

- Çünkü İsa sizi seviyor. - İstemem.

Sadece 10...

Efendim, ne oldu?

Efendim.

Size yeni balon vereyim. Çünkü İsa...

Hey, geri gel!

Çöz beni!

Çekilin!

Polisi arayın. Polisi!

Arka kapı var mı?

O tarafta efendim.

- Sağda mı? - Evet.

Anahtar?

Kapının anahtarı? Çabuk!

Acele et!

Yaşa Hindistan.

Komiser Yardımcısı Ansari göreve hazır.

AMBULANS

Daniel'ın evinde amirimin cesedini bulduk.

Babam da polisti.

80'li ve 90'lı yıllarda.

Nagaland'in en kötü dönemi.

Şöyle demişti,

"Oğlum, ben evde yokken meslektaşlarım eve gelirse

"seni özleyeceğimi bil."

O dışarıdayken

kapı her çaldığında...

Bugün o meslektaş benim.

Ken'le görüşmem gerek.

NAGALAND İŞ ZİRVESİ KOHIMA

Yıllardır artan huzur ve kalkınma kazanımlarının ardından

Naga İş Zirvesi, birkaç nesildir Naga'lıların

umut ettikleri değişimi vadediyor.

Kohima'daki basın toplantısında

Naga liderleri anlaşmanın ana şartlarını açıkladı.

Anlaşmada önümüzdeki beş yılda en az 200 milyar rupilik

yatırım garantisi var.

Naga'lılar için %50 istihdam kotası ayrılacak

ve zor durumdaki eyalet için başka kurallar da uygulanacak.

Ancak bir kişinin yokluğu dikkat çekti.

Kıdemli lider Rangthong Ken'in.

Herkes Ken amca olarak tanıyor.

Şu an evinin önündeyiz.

Bu çok mühim günün gelmesinde önemli rol oynayan kişiyle

görüşmeyi umuyoruz.

Dün akşam ona demiştim.

Bu sabah

ya Daniel gelecekti ya da sen.

Sen git hadi.

Thom'un öldürüldüğü gece ne oldu?

Ben anlatayım mı?

O gece Thom'a telefon geldi.

Satıcısı Max Rizu'dan.

Thom'a, nakliyatına yapılan baskının

Reddy'nin işi olduğunu söyledi.

Thom pisliğin tekiydi.

Toplantıya katılmasını sağlamak için

Reddy'nin bunu özellikle yaptığını hemen anladı.

Affedersiniz.

Bu para yırtık.

Thom bardan öfkeyle ayrıldı.

Sonra odanıza geldi

ve toplantıya katılmayı reddetti.

Efendim, bunun için mi onu öldürttünüz?

Onu öldürtmedim Bay Chaudhary.

Kendi ellerimle öldürdüm.

Başka seçeneğim yoktu.

Öfkeden yapmadım.

İyice düşündükten sonra yaptım.

Ken amca, fikrimi değiştirmeyeceğim.

Bunun parçası olmayacağım. İptal ediyorum.

Sana saygım var ama bunu tartışmayalım.

GELEN ARAMA... BABAM

Başka seçenek yoksa öldürürsün.

Politik bir cinayet gibi görünsün diye

ikiniz kafasını kestiniz.

Sonra o üçünden video çekmelerini istediniz.

Onları da öldürdünüz.

Suçu da Reuben'e yıktınız.

Şef Yardımcısı Imran Ansari.

Polis Şefi Meghna Barua.

Rose Lizo da şu an yarı ölü hâlde hastanede.

Kaç hayat mahvoldu, biliyor musunuz?

İnan bana,

her işediğimde

Tanrı günahlarımı hatırlatıyor.

Böbrek kanseriyim.

Birkaç ay ömrüm kaldı.

Ama bu zirve

halkıma faydalı olabilir.

Onlar için son olarak bunu yapmak istedim.

Öldükten sonra tanrı mı olacaksınız?

Nagaland'in tanrısı.

Zaten tanrımız var.

Sadece mucizesini görmemiz gerekiyordu.

Peki.

Bu kararı dışarıdaki destekçilerinize bırakacağız.

Bakalım gerçekleri öğrenince hakkınızda ne düşünecekler.

Gerçeğin açığa çıkmasından korkmuyorum.

Ama sonra Thom'un partisi ve destekçileri

bu anlaşmayı asla kabul etmez.

Her şey boşuna olur.

Boşuna.

Jonathan Thom cinayeti hâlâ çözülememiş olsa da

bugün Kohima nihayet neşe ve umutla tezahürat yapıyor.

BİZ NAGALAND'İZ

İLERLEME ZAMANI

Havaalanına bırakır mısın?

Ordu Hastanesi yolumuzun üstünde, değil mi?

Belki Rose kendine gelmiştir

ve bize Raghu Paswan hakkında bir şeyler söyler.

Rose vefat etmiş.

Sen Ken'le konuşurken hastaneden aradılar.

Dün gece uyurken ölmüş.

Elimizden geleni yaptık.

Çok sağ ol Chaudhary.

Ken'in evinin önünde

bir şey demediğin için.

Bu toprakların ve halkımızın

umuda ihtiyacı var.

Umudu hak ediyorlar.

Umut demişken Issac kardeşim,

bu adamın karısı,

onu bulurum umuduyla bana gelmişti.

Kadın öldü.

Çocuk öksüz kaldı.

Ama kocasını bulamadım.

REUBEN THOM DEĞİŞİM İÇİN KENDİN DEĞİŞ

Misafirleriniz var efendim.

Oraya park ettirdim.

EBEDİYEN DOST OLALIM

İyi misin?

Efendim, çok büyük bir polissiniz.

Oğlumuzu bulabilirseniz

ihtiyarlığımızın dertleri biraz diner.

Oğlun metresiyle kaçtı.

Oğlu bile umurunda değil,

ihtiyar ebeveynlerini niye umursasın?

Amca...

Raghu o kızla kaçmadı.

Efendim, bir şey mi buldunuz?

Festivalde parayla döneceğine

ve hastane masraflarını ödeyeceğine söz vermişti.

Guddu için.

Elimizden gelen bu.

Hadi canım, hanımefendinin duasını al.

Ben onun teyzesiyim.

Haftaya Siddhu'nun yanına gidelim mi?

Kız arkadaşıyla da usulünce tanışırız.

Kızın adı neydi?

Ananya.

Hathi Ram Chaudhary, fil gibi hafızan var.

Hadi, elini yüzünü yıka. Yemek koyayım.

Manju. Dinle.

Ne arıyoruz amirim?

İleri al.

- Yaşa Hindistan. - Yaşa Hindistan.

Kayınvaliden nasıl?

Affedersiniz.

Müdür Yardımcısı her şeyi anlatmıştır.

Vaka biraz kişiselleşti amirim.

Anlıyorum Chaudhary.

Ama değerlendirme raporuna girecek.

Açığa bile alınabilirsin.

Evet amirim. Hak ettim.

Amirim?

Kayınvalidenize gitmediniz mi?

Kendi işine bak.

Sizi o dövdü sanmıştım.

Oynatıyorum amirim.

Bir dakika. Dur. Geri al.

Dur.

Yaklaştır.

"Ebediyen dost olalım."

EBEDİYEN DOST OLALIM

"Ebediyen dost olalım" mı?

Kısa ama anlamı derin bir laf Tokas.

Evet Kishor, dostluğunuzu nasıl sürdürdünüz? Anlat.

Patronumun tuktuku.

Ne olduğunu anlamıyorum.

Guddu'yla görüşmeye mi geldiniz?

Ninesi ve dedesiyle Eski Delhi'ye götürdüm.

Akşam trenleri var.

Hayır salak.

Seninle görüşmeye geldik.

Raghu Paswan'ın kaybolduğu akşam

tuktukun neden Nagaland Sadan'ın önündeydi?

- Amirim! - Ajju, kaç!

- Tokas, yukarı koş! - Kaçma şerefsiz.

Namussuz.

Konuşman için dua mı edelim piç?

O akşam

Raghu

ısrarla tuktukumu istedi.

Kabul etmedim.

Tuktuk patronumun.

Raghu da o akşam için 10.000 rupi ödeyeceğini söyledi.

Rose Hanım'ın acil işi varmış.

İster misin?

Parayı getirdin mi?

- Haftaya öderim. - Nasıl yani?

Şu an param yok.

Neden? Rose Hanım para vermedi mi?

Hanımefendi parayla değil,

başka şeyle ödüyor.

Lafını bil Ajju.

Bırak bu terbiyeli ayaklarını.

Tuktuku vererek riske girdim. 10.000 rupi söz verdin.

Shahid'e borcunu da ödeyecektin. Öde hadi.

Ödeyeceğim dedim ya. Çekil.

Kazanıp öder.

Sadece 10.000 rupi.

Hanımefendi Sonepur Fuarı'nda dans eder

bu da müzik çalar.

Hop!

Söyle. Para nerede?

Baksana!

Hanımefendi sana dans öğretmedi mi?

Piç!

Yavşak!

Yavşak!

Hem para ödemiyorsun hem de olay mı çıkarıyorsun?

Para nerede?

- Para nerede? - Kardeşim...

Rose Hanım bir yerden para bulacakmış.

Bana 500.000 rupi verecek.

Para nerede?

Söylesene piç?

Para nerede? Söyle!

Daha parayı alamadı!

Zavallı kızın başı dertte!

- Bana kazık mı atıyorsun? - Hayır.

Kazık mı atıyorsun?

- Dinle kardeşim! - Para nerede?

Söylesene piç!

Ajju, tut şu piçi!

Korona döneminde dört ay karnını doyurduk.

Bir gecede 500.000 kazanmıştı.

Bize de hakkımızı verse olmaz mıydı?

Para almamıştı göt herif.

Efendim, şey...

AMBULANS

POLİS

Yani Raghu'nun tek suçu Rose'a yardım etmeye çalışması mıymış?

Anlamadığım bir şey daha var.

O gece Dhruv Mallik, Nagaland Sadan'ın önünde bekliyordu.

Ama Rose'un planı onu atlatıp Raghu'nun tuktukuyla kaçmaktı.

Parayla birlikte.

Yani o gece Thom'dan para alacaktı, değil mi?

Evet. Ama oraya vardığında Thom ölmüştü.

Panikleyip parayı almadan kaçtı.

Peki para nereye gitti?

Odayı ararken bir şey bulamadık.

Bir şey söyleyeceğim.

İstifa edeceğim.

Benden bu kadar.

Ne yapacaksın?

Kaderde ne varsa onu.

Peki.

Okhla Karakolunda bana salak diyordunuz, değil mi?

Benden daha iyi bir polistin Chaudhary.

Ama o zaman bile bu sistemde seni geçeceğimi biliyordum.

Bu sistem tekneye benzer Chaudhary.

Delik olduğunu herkes bilir.

Sen tekneyi kurtarmaya çalışan salaklardan birisin.

Ben sadece kendimi kurtarıyorum.

Kulfi yiyelim mi?

Baksana!

- Buyurun. - İki kulfi ver!

Bu para yırtık.

Para verdiğime dua et. Kaybol.

Affedersiniz.

Bu para yırtık.

Virk, ben gidiyorum.

- Ne oldu? - Yok bir şey.

- Bir daha düşün! - Hadi be, salak!

Amirim, acele edin.

Acele edin.

Bu anlaşılırsa işimi kaybederim.

Sen de biliyorsun Satbir,

yukarıdan dosyayı kapama emri gelirse dosya bir daha açılmaz.

- Tamam mı? - Tamam amirim.

- Tamam, ben çıkıyorum. - Bol şans amirim.

Bay Bhalla, yardımınıza ihtiyacımız var.

Bu para hangi havaleciden geldi?

Sadece bunu söyleyin.

Bu beni işime kilit vurmakla tehdit eden adam.

Bay Bhalla, geçmişi unutalım. Siz abimiz sayılırsınız.

Bir çocuğun hayatı söz konusu.

Yardım ederseniz asla unutmam.

Etmezseniz de

etmediğinizi unutmam.

Teslimata geldim.

- Numarayı söyle. - Numara mı?

Seri numarası.

0SV57484.

- Çanta getirdin mi? - Çanta mı?

20 milyonu cebinde mi taşıyacaksın?

Sadece 500.000 aldın.

Hakkı olan para bu.

HOŞ GELDİNİZ DELHİ TREN GARI

Alt yazı çevirmeni: M. Levent Yılmazoğlu

Proje Kontrol Sorumlusu Salih Bayram

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.