Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bosnian
Breton
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hmong
Hungarian
Igbo
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Slovak
Slovenian
Somali
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bir fıkra daha anlatayım.
İki işçi Kohima'da
çukur kazıyormuş. Tamam mı?
- Kürekleri sert bir şeye çarpmış. - Tamam.
Metal sesi gelmiş.
İşçilerin gözü parlamış.
"Kardeş, başımıza talih kuşu kondu!"
Hızla biraz daha kazmışlar.
- Bil bakalım ne çıkmış. - Ne?
Bomba. II. Dünya Savaşı'ndan kalma.
"Kardeş, belamızı bulduk!"
Kardeş.
Çocukların önünde bombadan, savaştan bahsetmeseniz olur mu?
Bu çocuklar Langchoma'lı.
Ne kadar kötüydü?
Köylüler, asi grupların çatışmasında arada kaldılar.
Bu çocuklar annelerini, babalarını kaybetti. Çok acı.
Şuradaki çocuğa bakın.
Bütün ailesini kaybetti.
NAGA BAPTİST YETİMHANESİ KOHIMA, NAGALAND
İnin çocuklar.
Hadi.
Böyle gelin.
Kiliseye pek sık gitmiyorum.
Ama Tanrı'nın bu dünyada
kimseyi babasız bırakmayacağına inanıyorum.
Sana yeni bir baba bulacaktır.
Bulmazsa sana kendisi babalık eder.
YERALTI DÜNYASI
İNSANOĞULLARI
Bas, bas!
Telefon.
Saat.
Soyun.
Soyun dedim orospu çocuğu!
Kıyafetlerini çıkar!
Yalnız mısın?
Piç! Yalnız mısın yoksa seni takip eden biri var mı?
- Çok yaklaşma. - Tamam.
Bırak şu salak geçsin.
Takip cihazına bak.
Telefon kapalı.
Ama yelekten sinyal alıyoruz.
- Gözünü ayırma. - Emredersiniz.
Al. Bunu giy.
- Şu arabayı geç. - Emredersiniz.
Geç şuraya.
Bu ne ya?
Otoyola doğru gidiyoruz.
Otoyola gitmezler.
Her arabayı kontrol ettiğimizi biliyorlar.
Geri dön.
- Tamam. - Geldiğimiz yola dön!
Çabuk!
Dur.
Geri git.
O araba, değil mi?
O araba.
Chaudhary burada bir yerde.
KIZIRE LİSESİ
Tabii ya. Noel tatili var.
Destek çağır.
Geri git.
Yalnız konuşalım diye yalnız geldim.
Söyle, ne öğrenmek istiyorsun?
Ansari'yi kim öldürdü?
Sen oradaydın.
Onu kim öldürdü?
Keskin nişancıydı.
Bajoria'yı tehdit ettin.
Bajoria kim?
Dinle Reuben.
Birbirimize ihtiyacımız olduğu için buraya geldim.
Anlıyor musun?
Sorularıma cevap ver, ne biliyorsan anlat.
Neden Bajoria'ya Reddy'nin otelini almamasını söyledin?
Çünkü otelin sahibi Reddy değil.
Babamın parasıyla yapıldı.
Thom'un uyuşturucudan kazandığı parayla mı?
Öyle mi?
Reddy o parayı aklıyordu, değil mi?
O adam yılanın teki.
Babam Delhi'de zirveye katılmayacaktı.
Reddy yüzünden katıldı.
Nasıl yani?
Nagaland'in kalkınması babamın umurunda değildi.
Tek derdi para kazanmaktı, öyle de yapıyordu.
Neden kabul etti peki?
Bilmiyorum.
Son anda bir şey oldu.
Partinin sloganı bir gecede değişti.
"Kalkınmanın yeni şafağı."
Saçmalık. Aşağılık yalancılar.
Rose'u ne zamandır tanıyorsun?
Kardeşin Rachel onun arkadaşıydı, değil mi?
Annen her ay Rose Lizo'ya para yolluyordu.
Sekiz yıldır. Biliyor muydun?
Bir kadın, kocasının haberi olmadan onun metresine para yollamak için
bu kadar riske giriyorsa
bir tek sebebi olabilir.
Suçluluk hissediyordur.
Söylesene.
Kardeşin Rachel
neden intihar etti?
Lafını bil. Oralara girme.
Belki de bir şey öğrenmiştir.
Arkadaşıyla babasının...
Ailemden bahsetmeyi kes.
Hiçbir şey bilmiyorsun.
Tek bildiğim şu Reuben,
Rose'un evine gittim.
Ailesiyle de tanıştım.
Annesi Thom'a lanet okuyup duruyor. Tuhaf, değil mi?
Thom bir canavardı.
Babasıysa Thom'un yasını tutuyordu.
Uzun yıllar babama çalıştı.
Nasıl bir baba,
kızının hayatını mahveden kişinin yasını tutar?
Tek bir açıklaması olabilir.
Saçmalık!
Ben baba değilim. Kızım yok.
Gerçek babası o değil.
Kızın babası Thom.
Kız kardeşin bunu öğrendi.
Kardeşin, babası arkadaşını istismar etti diye intihar etmedi,
babası kendi öz kızını bile istismar...
Seni pislik!
Ailem hakkında bir kelime daha edersen
yemin ederim seni vururum.
Rose'un Thom'dan çocuğu da var.
Daha çocuktu.
Babama saygı duyuyordu.
Ama o, kızı kullandı.
Babam, Rose'u kullandı.
Babamı Rose mu öldürdü, bilmiyorum.
Ama öldürdüyse bile
buna hakkı vardı.
Babam hak ettiğini buldu.
Ben Rose'u öldürmeye gitmedim.
Babamın destekçilerinden kaçıp sınırı geçmesine yardım edecektim.
Ansari bu yüzden öldürüldü.
Suçu da bana yıktılar.
Belki babamın günahları için ödemem gereken bedel budur.
Teslim olsan iyi olur Reuben.
Tanıklık yap.
Polis Şefi Meghna Barua ve ben elimizden geleni yaparız.
En azından yaşarsın.
Ölmekten korkmuyorum.
Yeter ki topraklarım için, halkım için öleyim.
Ama işlemediğim suçların cezasını çekemem.
Kapıyı aç!
Ne yapıyorsun?
Dur!
Piç kurusu!
Dur!
Onu ben vurmadım! Dışarıdan biri ateş etti!
- Dur dedim! - Kapıyı aç!
İçeri giriyorum. Kimseyi sokma.
- İçeri girmeliyiz. - Destek 10 dakikaya gelir.
Bekleyemeyiz.
Siktir!
Kahretsin!
Beni koru.
Hayır!
Reuben?
Şirketlerin çok rağbet edeceği bir Dimapur-Kohima koridoru.
Evet, kesinlikle.
Özellikle de turizm ve konaklama sektörü.
Nagaland çok güzel bir yer.
Nihayet çayınızı düzgün yapmışızdır umarım.
- Kesinlikle. - Çok güzel.
Müsaadenizle.
ERKEK WC
Evet. Ne var?
Toplantı oldu mu?
Hayır. Haber veririm.
Öldü.
Reuben. Polis onu vurmuş.
Ne? Nasıl?
Delhi'deki görüşmeler tamamlanana dek
halka duyurmamak için kesin emir aldılar.
Asenla toplantıdan önce duymasın.
Kim bilir nasıl tepki verir.
Gerçekten mi Kapil?
Bu noktaya mı geldik?
Oğlunun ölümü hakkında kadına yalan mı söyleyeyim?
Başka şansımız yok canım.
Hayır Kapil.
Senin başka şansın yok.
Kapatmam lazım.
Ken amca, her şey yolunda mı?
Endişelendim.
Taizeen.
Akşam beni kiliseye götürür müsün?
Tabii ki.
Gece yarısı ayinine mi?
Hayır, çok kalabalık olur.
Sadece gidip biri için sessizce dua etmek istiyorum.
Tamam.
Zavallı.
Hiç suçu yokken acı çekiyor.
Üzgünüm.
Şimdiye burada olmalıydı.
Anlıyorum.
Zavallı adam kardeşini kaybetti.
Ailenden birini kaybedince
atlatmak zaman alır.
Ne oldu Grace?
Üzgünüm Asen.
Gerçekten.
Yavrum.
Canım oğlum.
Bugünkü toplantıyı başka bir zamana erteleyelim.
Seni eve bırakayım.
Hayır.
Bugün her şeyi bitireceğiz.
Bitirelim artık.
Merhaba Maymun!
Merhaba anne!
Hatırlatmak için aradım.
Neyi hatırlatacaksın?
Unutacağını biliyordum.
Bugün kahvaltıda badem yemedim çünkü.
Neyi unuttum?
Hadi anne!
Noel hediyemi.
Olamaz!
Çok üzgünüm.
Nasıl unutabildim?
Sorun değil anne. Şimdi bir şey al.
Tamam, denerim.
Ama Noel arifesindeyiz, değil mi?
Dükkânlar açık mıdır, bilmiyorum.
Akşam eve geleceğine söz ver.
Tamam, söz.
- Akşam evde olurum. Tamam mı? - Tamam.
- Görüşürüz. - Görüşürüz. Seni seviyorum.
Bugün erken gideceğiz.
Noel arifesini evde geçirmek zorundayız.
Ailemize yalan söylemek ayrı ama kendimize yalan söylemeyelim.
Noel bugün.
Bizi izliyor.
NOEL YEMEĞİ
- Teşekkürler. - Şu adamı terfi ettirin.
- Herkese mutlu Noeller! - Mutlu Noeller!
Kahramanlarımız gelmiş.
Gizli tutmayacak mıydık amirim?
Harika işti Meghna, Issac.
Sorun yok Meghna. Sadece emirlere uyuyordun.
Aslında Reuben'ı biz vurmadık amirim.
Keskin nişancı vurdu.
Açıkçası emirlerinize uymaya niyetim yoktu.
Affedersiniz amirim.
Bilmeniz gerektiğini düşündüm.
Bilmem gereken başka bir şey?
Koruduğun şu Delhi başkomiserini
yarın ilk uçakla gönder.
Söylemeniz gerekmiyordu.
İzliyor, değil mi?
- Yaşa Hindistan. - İyi mi, kötü mü?
- Önce hangi haberi istersin? - İyi haberi amirim.
Tanrı bizi kutsasın.
Delhi Narkotik
Reddy aleyhine suçlama dosyası hazırlamış.
Suçlama ne?
Bilmiyorum.
- Nasıl yani? - Kötü haber şu,
dosya ortadan kaybolmuş.
Kaybolmasını kim emretmiş amirim?
Emirleri kimden alıyoruz? Tepeden.
Biz amatör kriketçiyiz Chaudhary.
Ama bu Dünya Kupası.
- Dikkatli ol. - Yaşa Hindistan.
- Doktorum. - Efendim?
Gelişme var mı?
Bugün bir ara kendine geldi.
Yarın konuşabileceğini umuyorum.
- Sen iyi misin? - Evet.
Kendine iyi bak.
Anne, eve gitmek istiyorum.
Kaç yaşında?
Sekiz.
Rose'un o yaştaki hâline benziyor.
Babası ne iş yapıyor?
Babası artık yok.
Sen daha gençsin.
Tekrar evlensene.
Babası olmadan
çocuk büyütmek çok zor.
Rose, arkadaşın gidiyor.
Rose teyzene veda et.
Jane, hadi. Teyzenle vedalaş.
Jane, ne oldu? Neden böyle davranıyorsun?
Korkuyorum.
Üzgünüm.
Rose, çok üzgünüm.
Beni duydun, değil mi?
Her çocuğa baba gerekir.
Aile gerekir.
Aferin.
Hemen dönerim.
Noel Baba'yı taktın mı?
Aferin. Yıldızı da tak.
Merhaba.
Guddu'nun ninesiyle dedesi onu eve götürmeye geldiler.
Buyurun.
İyi misin canım?
Annen iyi mi?
Kalbinde sorun vardı, değil mi?
O yüzden amirimi aramadım. Onun yanında, değil mi?
Evet. Annem iyi.
Belinden ameliyat oldu.
İki aydır yatıyordu.
Onu nasıl bırakıp gelirdim?
Kim bilir babasının aklından ne geçiyordu.
Bütün ailesini mahvetti.
Eşyalarını toplayayım.
Hayır, yarın AIMS Hastanesi'ne gitmeleri gerekiyormuş.
Bir gün daha kalmasını istiyorlar.
Guddu bilir.
Guddu, bir gün daha teyzenle kalır mısın?
Evet.
Yani
Delhi Narkotik, Kapil Reddy vakasını bırakmış mı?
- Evet amirim. - Neden?
Reddy neden bu kadar önemli?
İş zirvesi için.
Reuben'ın dediğine göre Thom katılmak istememiş.
Ama onsuz mümkün olmazdı.
Neden kabul etmiş?
İki ay önce çok para kaybetmiş.
Yaptığınız baskında Thom'un 600 milyon rupilik malına el koymuşsunuz.
Zor duruma düşünce Reddy'nin baskısıyla kabul etmiş.
Ama baskın için Delhi Narkotik bilgi verdi.
Gizli bir kaynaktan ihbar almışlar.
Kaynak Reddy olmalı.
Thom'un işini Reddy'den iyi bilen yoktu.
Anlaşmaya göre zirveden sonra Reddy ülkeden ayrılacak.
Bundan önce elimizden geleni yapmalıyız.
Üzgünüm Chaudhary ama geri dönmelisin.
Emniyet Amiri Yardımcısı, burada olduğunu öğrendi.
İşini kaybedebilirsin.
Ben de kaybedebilirim.
Ansari amirimi keskin nişancı vurdu.
Bugün de Reuben'ı vurdu.
Biri ipuçlarını ortadan kaldırıyor.
Anlamıyorsunuz.
Tecrübelerime göre böyle zamanlarda ya işinizi yaparsınız ya görevinizi.
Hesabınız hanımefendi.
Kahve için teşekkürler.
Kohima Tur ve Gezi Şirketi.
Nişancının bindiği araç
Kohima Tur ve Gezi Şirketi adına kayıtlıydı.
Görevini yapan tek kişi sen değilsin.
Kurtarıcıyı oynamayı bırak.
Telefon geldiğinde yanında mıydın?
Evet efendim, yanındaydım.
Kimin aradığını bilmiyorum
ama adres istedi, silahını alıp çıktı.
Telefonunuz çalıyor.
- Alo? - Reuben seninle görüşecek.
Nereye efendim?
KT&G KOHIMA REHBERİNİZ
Kohima Tur ve Gezi ofisine.
Ansari'nin Rose'u yakalayacağını bilen tek kişi sendin piç herif.
- İn aşağı! - Efendim!
Reuben'la görüşeceğimi bilen tek kişi de sendin.
- Kalk. - Efendim!
- Kalk! - Efendim, affedin...
Efendim, affedin...
- Hayır! - Orospu çocuğu!
Aşağılık piç!
Konuş.
Anlat!
Rose'un yerini ben söyledim.
Ansari'yi öldüreceğini bilmiyordum.
Kim? Kime bilgi verdin?
Piç!
Aşağılık piç!
Anlatsana piç!
Daniel!
Thom'un koruma memuru Daniel.
Efendim, Kohima Tur aracılığıyla müşterilere araç sağlarım.
Şirketin sahibi Daniel.
Rose ve Reuben hakkında bilgi verirsem
davamı düşüreceğini söyledi.
Kahrolası piç!
Nüfuzlu tanıdıkları var.
Para için yapmadım. Eve gitmek istiyorum.
Eve gitmek istiyorum.
Gelin hanımefendi. Buyurun. Paniklemeyin. Burası sizin odanız.
Polisin giremeyeceği yer yoktur.
Siz nasıl...
"Gece vakti bir hanımın odasına nasıl yalnız girersiniz?
"Kadın polis nerede?"
Bunu soracaktınız, değil mi?
İşte kadın polis.
Başka sorunuz var mı?
- Gelin. - Yürü.
Oturun.
Hanımefendi, sorun şu ki verdiğiniz ifadede
aralık ayında Thom'un öldürüldüğü gün
Daniel'la bu odada bütün gece birlikte olduğunuzu söylediniz. Doğru mu?
Benimleydi efendim. Benim odamdaydı.
Neden söylemedi?
Beni koruyor efendim.
Neden içimden bir ses hem kocanı hem de bizi
kandırdığını söylüyor?
Efendim, doğruyu söyledim.
Gerçekten mi?
Şimdi kocana da doğruyu söyle.
Onun numarası, değil mi?
Nasıl?
Siz bir sanatçısınız amirim.
Sür hadi.
Sanatçıymış.
Alo?
Maymun'uma
Amirim, Kohima Tur ofisi kapalı.
Ama sahibinin ev adresini bulduk.
Razhü Point'e yakın. Size mesaj atarım.
Tamam. Güzel.
Amirim, sabah gidip baksam olur mu?
Bu akşam ailece yemek yiyeceğiz de.
Olur, tabii. Sorun değil.
- Issac, herkesin Noel'ini kutla. - Tamam amirim.
Çok teşekkürler.
Size de mutlu Noeller.
- Razhü Point'e. - Emredersiniz.
Evet amirim?
İçgüdünde haklıymışsın.
Hemşire yalan ifade vermiş.
O gece gerçekten Daniel'laymış.
Ama gece 23.00-00.00 gibi Daniel'a telefon gelmiş ve çıkmış.
Kimin aradığını söyledi mi?
Bilmiyor.
Ne olursa olsun Daniel, Thom'u öldüremezdi, diyor.
Amirim, kadının aşkı aklını başından almış.
Garip bir hikâye anlattı.
Daniel, Long Fong diye bir yerdenmiş,
oralılar liderlerine çok sadık olurmuş.
Langchoma mı? Daniel Langchoma'lı mıymış?
Üçünün elinde de aynı dövme var.
Bir tarih. 15 Aralık 1997.
Bu çocuklar Langchoma'lı. Bütün ailesini kaybetti.
Sana yeni bir baba bulacaktır. Bulmazsa sana kendisi babalık eder.
NAGA BAPTİST YETİMHANESİ KOHIMA, NAGALAND
"Çocuklar Rabbinizden mirastır.
"Rahmin meyvesi, bir ödüldür.
"Gençlikte doğan çocuklar, savaşçının elindeki oklar gibidir.
"Ne mutlu ok kılıfını onlarla dolduranlara.
"Kapıda düşmanlarla konuşurken
"utanmayacaktır o."
2001... 2005... 2006...
Amirim, anlaşılan kimse yok.
DANIEL ACHO DOĞDUĞU YER - LANGCHOMA
EVLAT EDİNME BELGESİ DANIEL ACHO - YAŞI: 10
24 ARALIK 1997 EVLAT EDİNEN - RANGTHONG KEN
NAGA BAPTİST YETİMHANESİ - 1997
"'Aralarında yaşayacak ve aralarında yürüyeceğim.
"'Tanrı'ları olacağım, onlar da halkım olacak.
"'Bu nedenle onların arasından çıkın, onlardan ayrılın.' diyor Rab.
"'Temiz olmayan şeylere dokunmayın, sizi kabul edeceğim.
"'Size baba olacağım, siz de oğullarım ve kızlarım olacaksınız.'
"Böyle buyuruyor Kadir-i Mutlak."
Amirim, Ansari ve Reuben'ı öldüren nişancı Daniel.
Thom'un koruma memuru.
Thom'a çalışıyor ama babası Ken.
Liderleri Ken amca.
Chaudhary, yarım saate Japhu Meydanı'nda buluşalım.
Olur.
Chaudhary, mutlu Noeller.
MAYMUN
Oğlum arıyor.
Daha altı yaşında.
Açmak mı istiyorsun?
Mutlu Noeller mi diyeceksin?
Bu yaptığın
yanına...
Alt yazı çevirmeni: M. Levent Yılmazoğlu
Proje Kontrol Sorumlusu Salih Bayram
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.