Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Slovak
Slovenian
Somali
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
10 YIL ÖNCE
Başka kim biliyor?
Önemi var mı?
Anne, gerçekten önemi var mı?
Şu an tek önemli şey bu.
O adamı geberteceğim.
Öyle bir şey yapmayacaksın Reuben.
Bunu bize nasıl yapabildi?
Bunu sana nasıl yapabildi?
Bu ilk değil ki Reuben.
Sen benim cesur oğlumsun.
Ama kardeşin Rachel daha çocuk.
Bunu öğrenmemeli.
YERALTI DÜNYASI
ANNELER VE KIZLAR
Bütün katı boşalttık amirim.
Başka hasta alınmayacak.
Ayrıca güvenlik olduğu
dikkat çekmesin diye çok az üniformalı memur olacak.
İyi. Bu haber duyulursa...
Reuben Thom'dan haber var mı?
Henüz yok. Hâlâ arıyoruz.
Hani sağlam bir ihbar vardı?
Affedersiniz amirim. Benim hatam.
Yanlış bir karar verdim.
Medya ona aşırılıkçı diyor.
Partisindekiler Thom'un büstünü yakıyor.
- İsyan çıkacak, tabii biz... - İntikam sağlamazsak mı?
Ben adalet sağlamayı umuyordum.
...cevap vermiyor.
Onu durdurmaya çalıştım.
Ansari amirime gitmemesini söyledim. Orası...
Telefon geldiğinde yanında mıydın?
Evet efendim, yanındaydım. Kimin aradığını bilmiyorum
ama adres istedi, silahını alıp çıktı.
Meghna...
Efendim.
Önemsiz biriyim ama bir şey diyebilir miyim?
Lütfen dikkatli olun. Burası yeraltı dünyası.
Derine inmeyin yoksa benim gibi kalırsınız.
Merak etme.
Ben yeraltı dünyasının kalıcı sakiniyim.
Hâlâ bu işten kurtulabilirsin Issac.
Emniyet Amiri Yardımcısı öğrenirse buna karışan herkesin başı derde girer.
Öyleyse dikkat edelim de anlamasın.
Kaburgaları kırık. Akciğeri delinmiş.
Ameliyat yapıldı ama iç kanama durmuyor.
Doktor hayatta kalma ihtimali yüzde 50 diyor.
Ne kadar yaşamak istediğine bağlı.
Amirim, ihbardan bir şey çıktı mı?
Amirimi nereden aramışlar?
Bir Kamusal Telefon Ofisinden.
Sahibiyle konuştum.
Ama kimseyi teşhis edemedi.
- Ya Reuben Thom? - Hakkında vur emri var.
Yani dosyayı kapamamız emredildi.
Amirim, görmeniz gereken bir şey var.
Cesedin 40 yaşındaki Dheeraj Bajoria'ya ait olduğu saptandı.
MÜTEAHHİDİN CESEDİ ÇÖPTE BULUNDU
O iş adamı değil mi bu?
Reuben'ın dövdüğü?
Bajoria.
O adamı bir yerde görmüştüm.
Bayım...
Reddy'nin otelinde.
Kapil Reddy mi?
Amirim, sonra görüşürüz.
- Gidelim mi? - Gidelim.
JOKIMA HASTANESİ
Yavaşla.
Dur.
BASIN
- Burada bekle. - Peki.
Silas, gidelim.
Bir şeyi yanlış anlamışsınız efendim.
Evime saldıranlar
Reuben Thom'un adamları değildi.
Farklı bir gruptu.
Bizim gibi yabancılar yerel gruplara para öder.
Bir tür vergi.
Polislere zaten söyledim.
Polis derken az önce çıkanlar mı?
Siz de iyi biliyorsunuz ki
onlar polisten çok Reuben Thom'un adamı.
Susmanız için tehdit etmeye gelmediler mi?
Bajoria Bey, siz Racastan'lısınız.
Komşu sayılırız, Haryana'lıyım.
Çekinmeden benimle paylaşabilirsiniz.
Babam buraya 1967'de taşınmış.
Dheeraj ve ben burada doğduk.
Elli yıl oldu efendim.
Ama hâlâ yabancıyız.
Oteli almayı reddettim efendim.
Ama...
Yine de...
Şerefsizler kardeşimi öldürdü.
Hangi otel?
Reddy'nin oteli mi?
Ama Reuben Thom'un o otelle ilgisi ne?
Bilmiyorum.
Biz sadece iş adamıyız.
Reuben Thom'un adamları eve dalıp bizi dövünce
geri çekildik.
O zaman Kapil Bey bizi aradı.
Dedi ki "Niyet mektubu imzaladıktan sonra
"anlaşmadan nasıl cayarsınız?"
Yedi otelinden hangisini satıyordu?
Bütün otellerini bir arada satıyordu.
Ucuza alacaktık.
Neden?
Ailenizde pek çok iş insanı var Bajoria Bey.
Sebebini bilmeden ucuz diye bir şey almazsınız, değil mi?
Şüpheli bir şey olabilir.
Şey...
Bay Reddy...
...Nagaland'den ayrılmak istiyor.
Avrupa'ya taşınmayı planlıyor.
Saket'teki baskında alınan örnekleri Adli Tıp'a yollayacağız. Unutma.
- Söyle Chaudhary. - Bir ricam olacak.
- Biri hakkında bilgi lazım. - Kim?
Kapil Reddy.
Gidin, geliyorum.
Neredesin?
- Şimdi... - İşte ne yalan söyledin?
Hep size söylediğimi.
Kayınvaliden mi?
Başın derde girecek.
- İkimiz birlikte derde girsek? - Ben başımı derde sokmam.
Ne bilmek istiyorsun?
Kapil Reddy hakkındaki her şeyi.
Eski davalar, eski dosyalar, ne olursa.
Her şeyi satıp Hindistan'dan gitmeyi planlıyor.
- Bir sebebi olmalı. - Bir bakayım.
Dinle.
Yine açığa alınmak istemiyorsan çılgınca bir şey yapma.
Çılgınlık yapmayan Chaudhary gördünüz mü?
- Düzgün yap. - Düzgün yapıyorum efendim.
Düzgün mü? Hadi, doğru yap şunu. Bizimle dalga geçme.
- Kalk. - Hadi.
Sen daha akıllı gibisin, o yüzden sana söylüyorum.
Muhtemelen şu an Reuben'ın Bajoria'yı
öldürmediğini bilen ve buna inanan tek kişiyim.
Bajoria anlaşmadan caydıktan sonra onu öldürecek kadar aptal değil.
Onun dilinde söyle.
Peki efendim.
Boş ver. Anladı.
Reuben'la görüşmek istiyorum.
Sizin sorununuz ne, biliyor musun?
Her şeyin sahibi gibi her yerde emir veriyorsunuz.
Ama değilsiniz.
Onun dilinde söyle.
Efendim...
Lafın bitti mi?
Şimdi beni dinle.
Reuben görüldüğü an
onu vurup dosyayı kapatacaklar.
Ona söyle, yaşamak istiyorsa
benimle görüşüp Reddy'yle bağlantısını anlatsın.
Alo? Ne?
Ne?
Haberin var mı?
Thom'u öldüren kızı bulmuşlar. Sosyal medyaya düşmüş.
JOKIMA HASTANESİ
Kızı bulmuşlar. Hastanedeymiş.
Gidelim.
Kimin sızdırdığını bilmiyorum. Hayır amirim.
Hemen kontrol ederiz. Emredersiniz.
Bütün girişleri kapatın.
Trafik kontrolü arayıp bu yolu kapatmalarını iste.
Destek yolda. Onlarla koordine et.
Lütfen daha sonra tekrar deneyin.
Aç şu telefonu.
Bu adamlar Thom'un partisinden.
Gitmeliyiz. Sokağa çıkma yasağı olacak.
WhatsApp'ta her gördüğüne inanır mısın?
Sadece dedikodu. Geri çekilin.
Polis bu dedikoduları reddediyor.
Ama Jokima Hastanesi önünde kalabalık artmaya devam ediyor.
İnsanlar çok öfkeli ve hemen bir şeyler yapılmazsa
çok ciddi şeyler olabilir.
Hastaneden canlı bildiriyoruz.
Gelişmeleri dakika dakika bildireceğiz.
KOHIMA'DA DURUM GERGİN BİRÇOK BÖLGEDE SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI VAR
O kadın neden burada? Kardeşim bugün ameliyat olacaktı!
Ne olacak şimdi?
Lütfen paniğe kapılmayın.
Hastane çalışanlarına yardımcı olun.
Bu işi bize bırakın.
Lütfen. Sakin olun. Merak etmeyin.
İlgileniyoruz.
Destek ne durumda?
Thom'un destekçileri New Market yakınında otobüs yakmış.
Gelmeleri biraz sürer.
Chaudhary, şu an konuşamam.
Alo? Amirim, hemen oradan çıkmalısınız!
Ne? Mümkün değil.
Anlamıyorsunuz! Ortalık çok karışacak!
Fırsat varken çıkın!
Chaudhary, şu an onu çıkarmam mümkün değil.
Alo?
- Kahretsin. - Yol kapalı!
Hayır. Gitmeyin. Dinleyin!
O kaltağı koruyorsunuz, yazıklar olsun!
Burada olmadığını söyledim.
- Polis niye burada peki? - Evet!
Yanlış bilgi almışsınız kardeşim.
Şef, cevap ver.
Durum kontrolden çıkıyor! Destek lazım. Tamam.
Çekilin!
Sizi uyarıyorum! Geri çekilin! Yaklaşmayın!
Çekilin!
Konumunuzu koruyun. Ateş etmeyin.
Tekrarlıyorum, ateş etmeyin.
Çabuk! İçeri girin!
Herkes içeri! Çabuk!
Hadi! İçeri! Çabuk!
Yangın alarmı nerede?
Şu tarafta.
Yukarı kimse gelmesin.
Kadının yerini söyleyin.
- Vururum sizi. - Lütfen!
- Hemen söyle. Yoksa vururum. - Lütfen.
At silahını. Kadın burada değil.
Onu vururum.
- At silahını. Burada değil. - Yalan söylüyorsun.
Silahını at. Seni bırakırım.
- Nerede? - Silahını atarsan seni bırakırım.
Bırak!
YENİ BİR KALKINMA VE HUZUR DÖNEMİ
O piç onu öldürdü!
Polis, Jokima Hastanesi önünde
genç bir protestocuyu vurdu.
Durum kontrolden çıkıyor.
YOĞUN BAKIM ÜNİTESİ
Resepsiyona inin. Kimseyi sokmayın.
- Hadi! - Baş üstüne!
Amirim? Lütfen dinleyin.
Mümkün değil.
Ön ve arka çıkışları kapattılar.
Amirim, başka bir çıkış olmalı.
Başka çıkış yok.
Aslında var efendim.
Tıp Fakültesi kanadında.
Ama ancak terastan gidebiliriz.
Tıp Fakültesi kanadı. Gidip bakacağım.
TIP FAKÜLTESİ
Issac, konuş.
Amirim, onları daha fazla tutamayız.
Issac, kadını çıkarıyoruz.
Tıp Fakültesi kanadına ambulans getir.
Anlaşıldı.
- Orada! - Tıp fakültesi kapısı.
Acele edebilir miyiz?
Chaudhary, geliyoruz.
Dikkatli olun.
Biri bu tarafa geldi.
Dikkatli olun. Geliyorum.
Burayı arayın.
- Kız nerede? - Bilmiyorum.
Ventilatörsüz ne kadar dayanabilir?
On dakika.
Oraya bak.
Seni piç!
Amirim, gidin!
Hadi, hadi!
Dikkat edin.
Piç!
Dayan canım. Dikkat.
- Çabuk! - Amirim!
Bana bırakın. Önden gidin.
Yürü. Güzel.
Issac, cevap ver.
Ambulans geldi mi?
Amirim, buradan sağa.
Burası.
- Kaldır! Çabuk! - Dikkat.
Amirim, siz tutun.
Gidin!
Piç! Orospu çocuğu!
Hey!
Issac, çabuk!
AMBULANS
Dur!
Sür!
Neye bakıyorsun?
Burası Manali.
Dokuzuncu sınıf sınavlarından sonra Siddhu'yu götürmüştük.
Arkadaki beyaz şey de kar.
Hiç kar gördün mü?
Bembeyaz olur. Pamuk gibi.
Tamam, şöyle yapalım.
Amcan dönünce
seninle kar görmeye gidelim.
Amcam nereye gitti?
İşe gitti.
Babamı bulmaya mı?
Babanı özledin mi?
Anneni?
Annen bir yere gitmedi.
Hep yanında. Seni izliyor.
Guddu doğru dürüst yemek yiyor mu?
Teyzesini uğraştırıyor mu?
Anneler böyledir.
Çocuğu uzakta da olsa annesi hep yanındadır.
Yukarı bak.
Başını oynatmadan kalemi izle.
Tamam.
Kollarını öne uzatıp dümdüz yürü.
Hadi.
Bacağından da mı yaralandın?
Hayır efendim, kafasına göre takılıyor.
Sadece bazen acıyor.
İçki içer misin?
Hem de çok.
Hemşire, ürik asidine bakalım.
İç organ hasarı yok gibi
ama ihtimali elemek için tomografi çektirmeliyiz.
Efendim, ürik asit ne demek?
Vücutta ürik asit artınca
gut hastalığı yapar.
O yüzden bacaklar şişer ve yürümek zorlaşır.
Yazayım.
Ondan değil.
Ürik asit durumum var.
İkiden fazla içersem yarın yürüyemem.
Hayır, bir kız tren istasyonunda onunla buluştu.
Kızı uzaktan gördüm. Yüzünü hatırlamıyorum.
Kız buralardandı. Topallıyordu.
Raghu, Rose'a her ay 50.000 rupi veriyordu.
Gerisi nereye gitti?
Nereye? Gözlem altında kalmalısın.
100'DEN FAZLA TUTUKLAMA
Kaynaklarımıza göre Jokima Hastanesi önünde
polis ateş açınca en az bir kişi öldü.
Ama Kohima'daki herkes Rose Lizo'nun
yerini merak ediyor.
Öldü mü, sağ mı?
Polis yorum yapmayı reddetti.
Uyu canım.
Kim o?
Neden yalan söyledin?
Rose'un yerini biliyordun.
Şantaj yapıp her ay 50.000 alıyordun, değil mi?
Burada mı konuşursun, karakolda mı?
Efendim, lütfen.
Jane bir şey bilmiyor.
Jane, kalk.
Parayı benim için yollamadı.
Çocuğu için yolladı.
Rehabilitasyon merkezinde hamile olan tek kişi ben değildim.
Rose da vardı.
Bırakması için elimden geleni yaptım.
Merhaba.
Bebeği yaşayabilsin diye.
Denedi.
Ama çok zor şeyler yaşıyordu.
Hep Thom'un çocuğu öğreneceğinden
ve bebeği öldüreceğinden
korkuyordu.
Bu korku yüzünden uyuşturucuyu bırakamadı.
Ama biliyor musunuz?
Bebeği yaşadı.
Ama...
Ama benimki...
Doğumdan sonra
Nagaland'de kalması çok riskliydi.
İş bulmak için Delhi'ye gitti.
Uyuşturucuyu bırakacağını
ve dönüp Jane'i yanına alacağını söyledi.
Ama dönmedi.
Sadece para yolladı.
Belki vicdan azabını böyle azaltıyordu.
Üç hafta önce beni arayıp
bir yerden eline büyük para geçeceğini söyledi.
Jane'i almak istiyordu...
O...
Jane'i yanına alacaktı.
Sınırı geçip...
Bir saniye.
Rose, sınırı Jane'le geçmeyi mi planlıyordu?
Raghu Paswan'la değil mi?
Ama sonra onu görmeye gittim.
O gün Jane'i ona emanet edemeyeceğimi anladım.
Benim çocuğum olmasa da benim sorumluluğumda.
Şef Yardımcısı Ansari'yi arayıp Rose'un yerini söyleyen sen miydin?
Anlamadığım bir şey var.
Thom'un çocuğu bilmediğini söyledin. Neden para yolluyordu?
Thom değildi.
Parayı karısı Asenla yolluyordu.
Dün bir yatırımcımızın cesedini buldular.
Bir suçlama mı bu?
Hayır, bir rica.
Kocama güvenmediğini biliyorum ama...
Lütfen bana güven.
Öyle mi?
Seni o mu gönderdi?
Bence erkeklerimizden öte bir ilişkimiz var.
Sana yardım ettim Asenla.
Sekiz yıl boyunca otelimdeki kıza para ödemene yardım ettim.
Bugüne kadar da
kimseye tek kelime etmedim.
Kocam o kızı senin otelinde beceriyordu.
Kocanın da haberi vardı.
Parayı bana yardım etmek için ödemedin Grace.
Çok iyi bir Hristiyan'sın ya,
kocanın günahları için para ödedin.
Aynı değil miyiz?
Erkeklerin günahlarını ödüyoruz.
Ne istiyorsun Grace?
Yatırımcıyla bir kez görüş
ve şahsen güvence ver.
Onu hâlâ anlaşmaya ikna edebilirim.
Size borcumuzu öderiz.
Bir daha bizi görmeniz gerekmez.
- Evet? - Kabul etti mi?
Kapil, bunu düşünebilir miyiz?
- Bence hiç... - Hadi Grace.
Bunu defalarca konuştuk.
Ona kabul ettirmen yeterliydi ama...
Hayırlı olsun Kapil. Kabul etti.
- Bay Reddy! - Efendim!
Efendim, zirvedeki son durum nedir? Başka detaylar verebilir misiniz?
Kaynaklarımıza göre
Naga İş Zirvesi görüşmeleri son aşamaya gelmiş.
Yıllar boyunca köprünün altından çok sular aktı.
Ama bu kez İçişleri Bakanlığı yetkilileri
görüşmelerin başarılı olacağından emin.
Reddy'nin otelinden kovulduktan sonra Rose'un paraya ihtiyacı varmış.
Thom'u aramış.
Ama telefonu karısı Asenla açmış.
Kadın her ay para yollamaya söz vermiş.
Ama Thom'la hiç görüşmemesi şartıyla.
Sağ ol Felicia.
Neemo hazır mı?
Asenla çocuğu bilmiyorduysa
neden para yolluyormuş?
Konuşmasın diye.
Ama Thom'un zaten hareketli bir hayatı vardı.
Pek çok ilişki yaşadığını herkes biliyordu.
Bir kız için bu kadar zahmet niye?
Reuben'ı bulmalıyız.
- Vakanın anahtarı o. - Evet.
Arıyoruz.
Görüşürüz anne.
Görüşürüz Maymun!
Bayramdan önceki son gün, değil mi?
- Heyecanlı mısın? - Evet!
Evet!
- Merhaba amca. - Merhaba canım.
Hadi bakalım.
Babası da polis mi amirim?
Kim? Lanu mu?
Hayır!
O bir sanatçıydı.
Bunu yapıyordu,
aniden kalp krizi geçirdi.
Nagaland'i severdi.
Bunun adını
"Barış Duası" koyacaktı.
O yüzden Neemo'nun burada büyümesini istedim.
Belki bir gün o bitirir.
Neemo!
Servis geldi Neemo!
Hoşça kal anne!
MURIEL MANASTIRI
RACHEL THOM'UN SEVGİ DOLU ANISINA
JONATHAN VE ASENLA THOM'UN KIZI
KARDEŞİ REUBEN VE MURIEL MANASTIRI HİÇ UNUTMAYACAK
Thom'un kızı da orada okumuştu, değil mi?
Evet.
İntihar ettiğinde 16 yaşında bile değildi.
Ne dedi?
Mesajımı ilettin mi?
Oraya gittim.
Ama toplantıdaydı, içeri girmedim.
Yapma! Bekleyebilirdin!
Reddy'nin karısıyla görüşüyordu.
Annen, Bajoria'yla görüşecek.
Anlaşmaya onay vermek için.
Telefonunu kullanma dememiş miydim?
Reuben, dinle.
Seni korumaya çalışıyorlar.
O polisin adı neydi?
Delhi'deki.
Hayır. Ona güvenemezsin.
Şu an anneme bile güvenemem.
Efendim! Lütfen acele edin. Bugün duruşmam var.
Efendim! Telefonunuz!
Peder'in işi ne kadar sürer?
Bilemem.
Personel toplantısında.
Çay içip çörek yiyecekler.
MURIEL MANASTIRI ŞAMPİYONLARI
ROSE LIZO VE MERHUME RACHEL THOM 2010 MEZUNLARI
Efendim!
Telefonunuz çalıyor.
Alo?
Reuben seninle görüşecek.
Alt yazı çevirmeni: M. Levent Yılmazoğlu
Proje Kontrol Sorumlusu Salih Bayram
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.