All language subtitles for Paatal.Lok.S02E04.Missed.Call.1080p.AMZN.WEB-DL.DD+5.1.H.264-playWEB_track17_[tur]

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani Download
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali Download
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian Download
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam Download
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi Download
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese Download
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish Download
es-419 Spanish (Latin American) Download
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Çabuk. Toz olun.

Altı bin.

- Gerisini yarın getiririm. - Hayrına çalışmıyorum.

- Lütfen. Parayı bulurum. Var. - Hayır. Mal yok.

- Lütfen kardeşim. - Kardeşin değilim.

Lütfen.

Kes şunu. Geri bas. Anlamıyor musun?

Yüzünü göreyim.

Ne oldu?

Kardeşime benziyorsun.

Öyle düşünme. Sorun yok.

Merak etme. Sorun yok.

Çekil. Yapma.

Al.

Bana bak.

Önüne gelenle yatma. Kardeşimin adını kötüye çıkaracaksın.

YERALTI DÜNYASI

CEVAPSIZ ÇAĞRI

Biz Naga'yız, Nagaland bizim.

Paralı askerlerin sömürmesine izin vermeyeceğiz.

O pislik Jonathan Thom...

Sürgü kırılmamış. Kapı içeriden açılmış.

...gözü doymak bilmediğinden halkımızı kandırıyordu.

Seyirci mi kalacaktık?

Geleni tanıyorlarmış.

Ne dersin? Thom'un intikamı mı?

Mahalleden bir şey gören veya duyan olmuş mu?

Memurlar etrafa soruyor.

- Amirim! - Efendim?

Üçünün elinde de aynı dövme var.

Bir tarih.

15 Aralık 1997.

İtiraf videosunun çekildiği

cep telefonu üstlerinde çıktı.

Bu üçünün Reuben Thom'la bağlantıları olduğu doğru mu?

İlk bulgulara göre Naga Gençlik Konseyiyle bağlantılılar

ama hâlâ her açıdan soruşturuyoruz.

Şu an elimizde başka bilgi yok.

- Teşekkürler. - Efendim!

Efendim!

Efendim, lütfen cevap...

ANNEM

Ölü bulunan üç kişinin partinizden olduğu söyleniyor.

- Defolun! Sizi uyarıyorum! - Çekilin!

Babanızın öldürülmesini siz mi emrettiniz?

Açıklama yapmalısınız efendim.

Kaynaklarımız o üç kişinin partinizden olduğunu teyit etti.

- Efendim! - Lütfen efendim.

Siktir! O üçünü başka kim arıyormuş, öğrenin!

Öğrenin!

15 ARALIK 1997

15 ARALIK 1997 NAGALAND LANGCHOMA HATIRA ALANI

LANGCHOMA HATIRA ALANI

NAGA BAPTİST YETİMHANESİ

- Kardeş, Manoj'un dükkânı nerede? - Sağdan beşinci dükkân.

- Manoj? - Kimsiniz?

Delhi Polisi.

Raghu uzaktan akrabam efendim.

Birkaç kere ziyarete gelmiştir.

Çok zaman geçti, hatırlamıyorum bile.

Hatırlamıyor musun?

Gerçekten mi?

Oğlun kaç yaşında?

O mu? Yedi yaşında.

Yedi. Öyleyse sorun yok.

Babasının dayak yediğini görse unutacak yaşta.

Büyüyene kadar hapisten çıkmış olursun.

Şimdi hatırlıyorum efendim.

- Bir kızla ilişkisi vardı. - Hangi kızla?

Adını bilmiyorum. Yemin ederim.

Ama kız onu arardı.

O da otele giderdi.

- En son ne zaman geldi? - 10-15 gün olmuştur.

İşten kovulmuştu.

Buraya neden gelmiş?

Söyle!

Bu iti hapse atın. İnsan kaçakçısı olmak istiyor pislik.

İnsanları sınırdan geçiriyor.

Bir hata yaptım efendim. Bir kere oldu.

İki kişiyi sınırdan geçirmek için bir aracının numarası lazımmış.

Diğeri kimdi?

Rose Lizo adında bir kız mıydı?

Adını bilmiyorum efendim ama bana para verdi.

Aracının numarası için.

Bu şerefsiz o parayı yedi.

Tamam, yeter. Sonra vurursun.

Hop.

Raghu'nun gittiği otelin adını söyle.

Bilmiyorum efendim ama New Market'ta.

Oraya giderdi.

- New Market mı? - Evet.

NAGA BAPTİST YETİMHANESİ KOHIMA, NAGALAND

Langchoma çatışmasının yetimleri 1997'de geldiler.

Hakkında bir şeyler okudum.

İki asi grup çatışmıştı, değil mi?

Öyle de anlatırlar.

Yetimhaneden sonra Reuben Thom'un

Gençlik Konseyine katıldıkları doğru mu?

Evet ama orada pek kalmadılar.

Sonra militan bir gruba katıldılar.

Avarelerdi.

Yuva bulmaya çalışan çocuklardı.

Sonunda hatalarını anladılar.

Asi gruptan ayrıldılar.

Normal bir hayat sürmeyi planlıyorlardı.

Ama...

Jonathan Thom cinayetini üstlendikleri bir video yayımladılar.

Biliyorum.

Video ve olanlar hiç mantıklı değil.

Ama çok iyi biliyorum ki

o çocuklar genel af kapsamında teslim olmuşlardı.

Gelmek için tazminatı bekliyorlardı.

Aslında bir fotoğraf olacaktı.

Geçen ay Bay Reddy'yle tazminatı hızlandırmak için görüştüm.

Affedersiniz, kim?

Kapil Reddy.

Genel af çıkaran kişi.

13 NAGA ASİSİ TESLİM OLDU ÖZEL DANIŞMAN REDDY

Amirim, bu üçü teslim olmuş ve iş kurmak üzerelermiş.

Teslim mi olmuşlar?

Neden birden Delhi'deki bir lideri öldürme planı yapmışlar?

Aynen.

Kime teslim olmuşlar dersiniz?

Kime?

Kapil Reddy'ye.

Kapil Reddy mi?

Reddy'nin karısının otelinin adı neydi?

The Rüli. Neden?

Başkomiser Hathi Ram Chaudhary, Delhi.

- Grace Hanım'la görüşecektim. - Tabii efendim.

Randevunuz var mıydı?

Affedersiniz, kendisi çok meşgul.

Ama kartınızı bırakırsanız ilk fırsatta sizi aramasını sağlarım.

Affedersiniz, orası özel bir alan.

Zaten çok cömert bir teklif yaptık.

COVID-19'dan beri piyasanın durumunu biliyorsunuz.

Affedersiniz efendim. Burası özel bir alan.

- Ne oluyor? - Durdurmaya çalıştım.

Delhi Polisinden Hathi Ram Chaudhary.

Bay Thom'un cenazesinde tanışmıştık.

Umarım önemli bir şeydir.

Bu adamı arıyoruz.

Bay Thom'un öldürülmesiyle ilgili.

Adı Raghu Paswan.

Eskiden sizin otelinize gelirmiş.

Sizce bu önemli değilse...

Onu gördünüz mü?

Güvenlik kamerası kayıtlarını gösterin.

- Fotoğrafı çalışanlara gösterin. - Peki efendim.

- Bakalım tanıyan var mı. - Peki efendim.

Bir dahakine randevu alın Memur Bey.

Efendim.

Yaşa Hindistan.

Görevin bitti mi ülkenin bekçisi?

Çocuk oyuncağıydı.

- Efendim? - İyi misin?

Sesini duydum, daha iyi oldum.

Tabii.

Miden iyi mi? Gazın yok ya?

Hayır, çok iyi. Verdiğin kocakarı ilaçlarını aldım.

Biraz daha anlat.

Öğretmenim, soruyu çözdüm.

Sonrakini de çöz.

Neye karar verdin? Geliyor musun?

Çok uğraşıyorum ama...

Çocuğun 18'inci yaş günü. Hayatta bir kere olan bir şey.

Bilet 18.000 papel tutuyor. Durumu anlamıyorsun.

İdare ederiz.

Özel ders vermeye başladım. Oradan para gelecek.

Macera mı arıyorsun?

Yine zarara sokacaksın bizi.

Neden?

Evde ders versem bir şeyin mi eksilir?

Neden doğruyu söylemiyorsun?

Karının para kazanması gururuna dokunuyor.

Öyle diyorsan öyle olsun. Ben buyum.

- Kabullenirsen kabullen, yoksa... - Yoksa?

Yoksa ne?

Guddu.

Adım Guddu.

Çok güzel bir isim.

Ne oluyor efendim?

İçeride pek konuşamadık. Ne zamandır burada çalışıyorsunuz?

Bonku...

Ghosh Bey, ne zamandır burada çalışıyorsunuz?

- Beş yıldır efendim. Neden? - Beş yıldır.

Öyleyse farkındasınızdır.

- Nagaland'de alkol yasak. - Tabii ki.

Birinin arabasında içki şişesi bulunursa

cezası nedir?

İçki şişesi mi?

- Bir yanlışlık var. - Sahi mi?

İçeride Raghu Paswan'ı tanımıyorum diye yalan söylemeniz

doğru muydu?

Bakın Ghosh Bey, düzgün birine benziyorsunuz.

- Bir beyefendisiniz. - Evet.

Bu yaşta hapse girerseniz

sizin gibi bir beyefendiye ağır gelir. Anladınız mı?

Bildiklerinizi anlatın.

Efendim, Raghu Paswan her ay otele gelirdi.

Her ay ona nakit 100.000 rupi verirdim.

- Ne kadar? - 100.000 rupi.

Bay Reddy'nin emriydi.

Ben basit bir muhasebeciyim.

Benim suçum yok efendim.

Her ay 100.000 rupi aldığına emin misin?

Evet.

Amirim, lütfen Şef Yardımcısı'yla benim vakamı konuşun.

Yaşa Hindistan.

- Amirim, bu... - Merhaba amirim. Bittu Rehman.

Buyurun. İçkisiz bir yerin güzelliklerini göstereyim.

- Nasılsın? - İyiyim. Sağ ol dostum.

- Bana ayarlasana. - Buyur.

Bir dakika. Hemen gelirim. Hop!

Gitsek iyi olacak.

Gidelim mi?

Mekân dolu.

Efendim! Bu masaya geçebilirsiniz. Biz çıkıyoruz.

Merak etme. Baskın değil.

Ondan değil.

Ürik asit durumum var.

İkiden fazla içersem yarın yürüyemem.

Polis gören bütün hastalıklarını hatırlar.

Bu arada bugün Reddy'nin otelinde ne oldu?

Müdür Yardımcısı Bhardwaj aradı.

Reddy çok kızmış.

Yine ararsa Raghu Paswan'ın eskiden her ay Reddy'nin oteline gittiğini söyle.

Evet. Sen de şoke olmadın mı?

Her ay 100.000 rupi alıyormuş.

100.000 mi?

- Ama... - Aynı şeyi düşünüyorum.

Raghu, Rose'a her ay 50.000 rupi veriyordu.

Gerisi nereye gitti?

Amaçlarını anlamadım.

Cinayetten sonra sınırı geçmeyi planladılarsa

Raghu neden akrabası Manoj'a geri gitmedi?

Bilmiyorum amirim.

Müdür Yardımcısı Bhardwaj ararsa

Reddy'nin karısını sıkıştırmanızı istediğimi söyleyin.

Ben öyle dedim.

Hemen dönerim.

Amirim, hanımefendi arıyor!

Alo. Hanımefendi, amirim lavaboda.

Alo, kimsiniz?

Alo?

Şef Yardımcısı'yla birlikteyim.

Kendisi lavaboda. Dönünce aramasını söylerim.

Tamam. Aslında uçağa binecektim.

Ona söyleyin, yarın konuşuruz. Teşekkürler.

Yemiyor musunuz? Başlayın.

Lütfen buyurun.

SON ARAMALAR - U

Amirim, telefon çaldı, ben de...

Acil bir şey sandım. Açtım.

Amirim, uçağa binecekmiş.

Sonra arayacakmış.

Siz başlayın amirim.

Size söylemeyi çok düşündüm.

Uzair'i.

Ama bizim kurumu düşününce...

Bilirsiniz.

Mümkünse lütfen kimseye...

Bir şey diyeyim mi Ansari?

Affedersiniz.

Bir süre Ansari diyebilir miyim?

- Tabii. - Dinle o zaman Ansari.

Ben açık sözlü biriyim.

Böyle şeylerden de anlamam. Tamam mı?

Ama bir şeyi iyi bilirim. Sana doğru geliyorsa doğrudur.

Benim ya da başka bir şerefsizin ne düşüneceğini umursama.

Ben de bir şey diyeyim mi?

Kimse yokken bana Ansari deyin lütfen.

Siz "amirim" deyince yapmacık geliyor.

Eşiniz iyi mi?

Hiç sorma.

Yarın Siddharth'ın yaş günü.

Bir günlüğüne gitmemi istiyor.

"Bilet çok pahalı, gelemem." dedim.

Hepsi bu. Kıyamet koptu.

Söylesene...

Siz de böyle kavga ediyor musunuz?

Sorma amirim. Hiç farkı yok.

Lanet olsun!

Ne anladım o zaman?

- Evet? - Günaydın amirim.

Hazırlanın. 15 dakika, havaalanına.

Neden? Orada dans gösterisi mi var?

Hayır. Aslında dün gece bardan sonra Ansari amirim aradı.

Bilet mi?

Bugüne. Onunla konuşayım.

Amirim, dedi ki

geç uyanırmış. Rahatsız etmeyecekmişiz.

Araba aşağıda, anahtar elimde.

Vatanseverlik kalbimde. Gidelim.

Düşünmeyin amirim. Her şey ayarlandı. Uçağa binin işte.

- Bacağınıza ne oldu? - Bilmem.

Arada bir ağrıyor.

- Eşyalarımı toplamama yardım et. Gel. - Peki.

Efendim amirim?

Teşekkür ederim.

Siddharth'ın yaş gününü benim için de kutlayın.

Tabii.

Naga İş Zirvesi, bugün Delhi'de devam edecek.

Nagaland Demokratik Forumu kurucusu Jonathan Thom'un

vahşice öldürülmesi yüzünden görülmemiş şekilde görüşmeler durmuştu.

Şimdi konuşmaların bu cinayetin gölgesinde tekrar başladığını

ve eyaletin geleceğini

nereye götüreceğini görmek ilginç olacak.

Bay Reddy, konu bu.

Gündemdeki üçüncü konu

bu zirveyle kurulacak girişimlerde

Nagalılar için istihdam kotası oluşturulması.

İçişleri Bakanlığı, teklifin yatırım şirketlerini cezbetmesi için

yüzde 50 kota tavsiye ediyor.

Ya kabileler için bireysel kotalar?

İkinci konu. Teslim olan asilere

iş sağlamayı konuşmalıyız.

Efendim, şirketler ondan rahatsız olur.

Gelecekte sendika sorunlarına yol açabilir.

Haklarımız için mücadele edenleri yüzüstü mü bırakalım? Anlamıyorum.

Durun.

"Teslim olanlar" lafını anlıyor musunuz?

Bunlar silah bırakıp

normal hayat isteyen insanlar.

Neden onlara ikinci bir şans vermeyelim?

Gerçek uzlaşma budur.

Bay Sinha...

Bence haklı bir talep.

Kimin tarafındasınız Bay Basu?

Hepimiz aynı taraftayız Bay Sinha.

Nagaland için iyiyse Hindistan için de iyidir.

Affedersiniz.

Bay Reddy?

Baban arkasında bir servet değil, bir rezalet bıraktı.

Şimdi benim temizlemem gerek.

Öyle mi?

Bir hafta veriyorum.

Parayı yolla, yoksa...

Sakin ol. Annenle konuşurum.

Anlamıyor musun? Artık başta ben varım.

Lanet olsun Reuben!

Beni dinle. Şu an gözleri üstümüzde.

Ortaya çıkma

ve parayı ayarlamam için zaman ver.

Kim bilir, belki onu para için sen öldürmüşsündür.

Ne de olsa onu zirveye katılmaya ikna eden sen değil miydin?

Baban sana ne derdi, biliyor musun?

Lanet bir yarım akıllı.

Bence az bile söylemiş.

Gerçekten başta sen varsan

bir dahakine hoparlör açıkken konuşma.

Siktiğimin salağı!

Dikkatiniz dağınık Bay Reddy.

Umarım bu zirvenin hepimiz için

ne kadar önemli olduğunu hatırlatmama gerek yoktur.

Hele de size.

Yine de hatırlattınız Bay Sinha.

Bunu bir süredir planlıyordu.

Babanın bütün parasını kendi işine yatırdı.

Kendi adına.

Babamı neden uyarmadın?

Uyarmadım mı sanıyorsun?

O üçünün öldürülmesiyle ilgin var mı?

Birini öldürecek olsam önce babamı öldürürdüm.

Biliyorsun.

Biri suçu bana yıkmaya çalışıyor.

Kim olduğunu bulmaya çalışıyorum.

Ne yapacağım?

Grace yatırımcılarla görüşüp buradaki bütün mülkünü satıyor.

Bunu bitirdiğinde

Reddy'lerin paramızı alıp kaçmasına ne engel olacak?

Yavaş git. Önüne bak.

Buyurun efendim?

Hanımefendi!

Hanımefendi!

Her yeri yakıp yıkın!

Dheeraj! Lütfen onu bağışlayın! Dheeraj!

Lütfen! Yapmayın!

Lütfen bırakın!

Kimsiniz? Ne istiyorsunuz?

Siz yabancılar

Nagaland'de yaşamak istiyorsanız

Reddy'lerle iş yapmayacaksınız. Anladın mı?

Abi, bu adam seninle konuşmak istiyor.

Acilmiş.

Abi, Rose Lizo'nun yerini biliyorum.

Hoş geldin enişte! Buyur!

Döndün mü? Harika!

Artık uçakla seyahat ediyorsun demek.

Aferin sana.

Geleceğimi söylemiştim, bu soytarıyı çağırman şart mıydı?

Jitu da Siddhu'yu görmek istiyor.

Ne fısıldaşıyorsunuz muhabbet kuşları?

Romantizmi klimalı arabada yaşayabilirsiniz. Tamam mı?

USB'de son çıkan Sufi şarkıları var. Eğlenceli olur.

Burada mı işeyeyim, klimalı arabada mı?

Hadi, hazırlan. Guddu, hazırlan.

Klimalı arabada gideceğiz. Vın vın.

Siddhu'yla buluşalım mı?

304 numara mıydı?

Pastayı ve yemekleri getir.

- Gel. Siddhu'nun odasına bakalım. - Klimalı arabada camlar buğulanıyor.

Evet, arabanın içi buz gibi.

- Bana ver. - Tamam.

Mutlu yıllar Siddhu!

Anne, sen misin?

Bu Ananya, sınıf arkadaşım.

Öbür arkadaşlarını da çağır.

Pasta keseceğiz.

Baban getiriyor.

Anne, aslında arkadaşlarla çıkacağım.

- Ne zaman? - Şimdi.

17.00'de film var, sonra yemek.

Kadhi-chawal getirdim, seversin.

Birlikte yeriz diye düşünmüştüm.

Anne, önceden haber verseydin ya.

Sürpriz yapmak istedim Siddhu.

Mühendis Bey!

Mutlu yıllar canım.

- Çok yakışıklısın. - Arkadaşlarıyla

dışarı çıkacakmış.

Baba, geleceğinizi bilmiyordum.

Herkesi çağırdım. Geliyorlar. Bilet aldık.

Ne olmuş? Baban yaş günün için Nagaland'den geldi.

Tamam, uzatma. Sorun değil.

Tamam oğlum. Yaş gününde seni görmeye geldik.

Pastayı keselim mi? Geç kalmasın. Al.

Peki.

Şuraya koy.

- Yaşa Hindistan. - Bittu.

- Arabanın anahtarı. - Tamam.

Chaudhary amirim debriyajda sorun var demişti.

- Servise götürdüm. Sorun olmaz. - Teşekkürler.

- Al. Bu senin. - Kalsın amirim.

- Olmaz amirim. Vakamla ilgilenin lütfen. - Peki.

- Alo? - Şef Yardımcısı Ansari mi?

Evet, benim.

Rose'un yerini biliyorum.

Ne? Kimsiniz?

Rose olduğundan emin misiniz?

- Mutlu yıllar sana - Mutlu yıllar sana

- Mutlu yıllar sana - Mutlu yıllar sana

ŞY IMRAN ANSARI

- Mutlu yıllar Siddhu - Mutlu yıllar Siddhu

- Mutlu yıllar sana - Mutlu yıllar sana

Muhteşem!

ŞY IMRAN ANSARI

Daklane Road nerede?

Kardeşim, benim.

Sabah tanışmıştık.

Evimi nasıl buldun?

Affedersin, bir bağ hissettim, tamam mı?

Seninle yatmaya falan gelmedim.

Sana bir şeyler getirdim.

Kapıya bırakacağım, tamam mı?

Yine lazım olursa bana gel. Ben sana veririm.

- Tamam mı? - Evet, onları götürdüm.

Yaklaşmayın! Öldürürüm!

Yaklaşmayın!

- Bırakın beni! Ciddiyim! - Bu ne?

Reuben!

Kızı bırak Reuben. Yoksa beynini dağıtırım.

Sen karışma Memur Bey.

Bırak onu!

At silahını!

Seni vururum!

At dedim!

Onu bırak yoksa kızı vururum!

Kızı bırakın dedim! At silahını!

Rose, bekle! Dur Rose!

Dur Rose!

Rose!

Ateş etme!

Gidelim!

Rose, dur!

Rose!

Tamam patron. Kızı bulurum.

- Sus yoksa gebertirim. - Hop!

Benimle gel! Hadi!

Çabuk!

Çabuk!

Arabaya bin!

Bin!

Sikeyim! Lanet olsun!

Rose Lizo, seni Jonathan Thom cinayetinden tutukluyorum.

ŞY IMRAN ANSARİ CEVAPSIZ ÇAĞRI

ARANIYOR... ŞY IMRAN ANSARI

CHAUDHARY AMİRİM

Alt yazı çevirmeni: M. Levent Yılmazoğlu

Proje Kontrol Sorumlusu Salih Bayram

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.