Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Maltese
Maori
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Teşkilata ne zaman girdin?
Fazla olmadı. Üç ay önce amirim.
Üç ay mı?
Yeraltı dünyasında 15 yılım geçti. İnan bana.
- Vakaya kim bakıyor? - Vikas Bahl.
Chaudhary tutukladı, o alsın.
Efendim, o yapamaz. Böyle soruşturmalarda tecrübesi yok.
Bir soruşturma aldım. Doğrudan Müdür Yardımcısı'na rapor vereceğim.
Virk'in yüzünü görecektin.
Siddharth!
- Niye bağırıyorsun? - Bağırıyor muyum?
Benimle konuşmuyor bile. Okula bırakacaktım...
Arkadaş değiliz. Ama seni 20 yıldır tanıyorum.
Nihayet bir vaka aldım. İçine sıçma.
Karakol Amiri'nin size şahsi kini mi var?
Okulda alt devremdi. Okhla'da.
Ama yalakalıkta ustadır. Hepimizin önüne geçti.
Ben olduğum yerde kaldım.
Cehennemin kalıcı sakini oldum.
Bu vaka çok önemli Ansari.
MSB vakayı devralıyor Chaudhary.
Açığa alındın.
Amirim olduğunda her lafını dinlerim.
O ana dek anlayış ayağını kes yoksa götüne sokarım.
Eminim eşim eziğin teki olduğumu düşünüyordur.
Zaten oğlum da benimle konuşmuyor.
Efendim, ömrümün yarısında babam beni hor gördü.
Kalan ömrümde de
oğlumun hor görmesini istemiyorum.
Yaşa Hindistan.
Hey!
Vakayı "Salağın teki, çözemez."
diye düşünerek verdiniz, değil mi?
Gerçekten salağın tekisin Chaudhary.
Ama bu kadar çatlak olduğunu bilmiyordum.
Hadi!
Evet, dinliyorum.
Anlamıyorsun.
Ben gece vardiyasını seviyorum.
Gece yarısından sonra sakinleşiyor.
Arada biraz uyuyabiliyorum.
Hem gece iyi bahşiş veriyorlar.
Özellikle de sarhoşlar.
Bekle.
Oda servisi efendim.
Oda servisi efendim.
Efendim, çayınız geldi.
Oda servisi efendim.
Efendim?
YERALTI DÜNYASI
KAFA KAFAYA
- Kamu görevinden istifa ediyor. Deli. - Anlatmaya çalıştım.
Ama...
Amirim, bir sigorta şirketinde eksper olarak iş buldum.
IGNOU'dan bu yüzden mezun oldum.
Düzgün bir iş bulmak için.
- Bu iş düzgün değil mi? - Hayır, onu kastetmedim.
Burada 15-20 yıl sonra en fazla başkomiser olurum.
Ne işe yarar ki amirim?
Peki madem.
Nasıl istersen.
- Yaşa Hindistan. - Sağ olun amirim.
Yarın amirime ev yapımı tatlı getir. Seversiniz, değil mi amirim?
Tatlıyı boş ver, biraz çalış.
Konuşup duruyorsun. Beni dinlemiyorsun bile.
Böyle olmaz ki. Amirinle görüşmek istiyorum.
- Sorun çıkarma. Amirim meşgul. - Tokas.
Bir şey yok amirim. Kocası kayıpmış.
Bir yerde sızmıştır. Kadın da olay çıkarıyor.
Hiç haber alamadık efendim.
Nerede olduğunu bilmiyoruz.
Telefonu da kapalı.
Hiç böyle yapmazdı.
Günde en az bir kere arardı.
En son ne konuştunuz?
Doğruyu söyle.
Kavga ettik efendim.
Chapra'da kayınvalidemlerle yaşıyorum.
Bir yıldan fazladır görüşmedik.
Oğlum onu fotoğrafından bile tanımıyor.
Adın neydi?
Canlı yayındayız...
Gita Paswan.
Ansari amirim bu.
Amirim.
...konuşulan Naga İş Zirvesi.
Nagaland Demokratik Forumu'nun kurucusu
Jonathan Thom'un korkunç şekilde öldürülmesinin ardından oldu.
Amirim iyi sıçrama yaptı.
Bu işi çözeceğiz.
Faillerin
bir an önce parmaklıklar ardına girmelerini sağlayacağız.
Efendim! Biliyoruz ki Bay Thom, Hint hükûmetiyle
Nagaland İş Zirvesi hakkında görüşen
Nagaland heyetinin üyesiydi.
Ayrıca Nagaland'de zirveyi desteklemeyen
bazı siyasi ve aşırılıkçı gruplar var.
Öyleyse bu cinayet siyasi miydi?
Hemen bir sonuca varmayalım.
Müdür Yardımcısı Bhardwaj ve ekibi soruşturmayla gerçekleri açığa çıkarsın.
Efendim, önemli bir liderin öldürülmesi, zirvenin geleceğini
nasıl etkileyecek sizce?
Bakın, hepimiz için zor bir süreç.
Hepimiz için büyük bir kayıp.
Ama bütün paydaşlara zirvenin önemini hatırlatmak isterim.
Yaklaşık 200 milyarlık olası yatırımdan bahsediyoruz.
Nagaland'in çehresini değiştirebilir.
Bölgeye uzun süreli huzur ve gelişim getirebilir.
Efendim, Nagaland Sadan'dan bir garson, verdiği ifadede
Bay Thom'un cesedinin başının kesik olduğunu söyledi. Doğru mu?
Bu ciddi bir mesele.
Efendim, lütfen doğruyu söyleyin.
Dinleyin, sessizlik lütfen.
Otopsi raporu çıkana kadar bir şey söylemek doğru olmaz.
Yakında detaylı bir basın duyurusu yapacağız.
Ama efendim, dediniz ki...
Başka soru yok lütfen.
Imran, bunu konuşmamış mıydık? Cinayet detayları sızmamalı.
Amirim, Nagaland Sadan'ın bütün çalışanlarına talimat verdik.
Ama insanlar kamera görünce heyecanlanıyor amirim.
İçişleri Bakanı'na bu yılın en önemli gündemlerinden
Nagaland İş Zirvesi'nin kamerasever tanığınız yüzünden battığını
ben mi söyleyeyim, siz mi söylersiniz?
Bak Anand, işini nasıl yapacağını söylemeye çalışmıyorum
ama belki bu soruşturma için daha kıdemli birini bulmalıyız.
Imran, bize müsaade et.
Peki.
Zeki bir memur efendim.
HPT sınavında birinci oldu.
Ayrıca saha tecrübesi var.
Elbette ben de vakayı her aşamada yakından takip edeceğim.
Sizin için zor olmalı. İyi arkadaşınızmış.
Mesele sadece o değil Anand.
Gelmeyi benim yüzümden kabul etmişti. Bana güvendiği için.
Efendim, Delhi'de 12 yıldır tuktuk kullanıyorum.
İki yıl önce Raghu geldiğinde
akrabam olduğu için evime aldım.
Akrabalığınız ne?
Kuzenim efendim. Amcamın oğlu.
Gerçek amcam değil. Aynı köydeniz.
Ne iş yapıyor?
Düğünlerde bir grupla müzik yapardı.
Bir yıldır Azadpur'da bir iş insanına çalışıyordu.
Bu Ajju, amirim. Bu da Shahid.
Hepimiz bir süredir burada kalıyoruz.
Burası Raghu'nun köşesi.
Tokas.
- Nereye gittiğini söyledi mi? - Hayır efendim.
Başka biriyle takılır mıydı?
Bak dostum, bize gerçeği söylersen kocasını bulabiliriz.
Efendim, bir ilişkisi olabilir.
- Kiminle? - Bilmiyorum efendim.
Ama müzik grubundan bu yüzden kovulmuş.
Gece vakti telefon gelirdi. Dışarıda konuşurdu.
Ailesini düşünmesi gerektiğini söyledim ama bana küfretti.
Tren biletleri amirim.
Dimapur'dan Delhi'ye.
Dimapur mu?
Nagaland'de.
Orada tren yolu var mı?
Oraya sık giderdi.
Nagaland'e. Patronunun işleri için.
Kocan çalışmaya gitmiş olabilir. Öyleyse birkaç güne döner.
Yoksa başka bir kadınladır.
- Hayır efendim. - Ayağıma kapanmana gerek yok.
Lütfen onu bulun efendim.
Bu sefer bir terslik var.
Ne zaman bir yere gitse her gün beni arardı.
Ailemizi o geçindiriyordu. Oğluma nasıl bakacağım?
Patronunun adı ne?
Adı Jogi. Oturduğu yeri bilmiyorum.
Ama Azadpur Pazarı'nda deposu var.
- Manav Jogi'nin dükkânı nerede? - Şuradaki ikinci dükkân.
Adım Joginder efendim.
Sevenlerim Jogi der.
Tanrı'ya şükür küçük bir meyve işim var.
Bütün Hindistan'dan meyve alırım.
Ya Nagaland'den?
Ananas ve çarkıfelek meyvesi.
Sezona göre değişir. Kendimizi yormayız.
- Raghu Paswan sana mı çalışıyor? - Kim?
İşte bu.
İki hafta önce işi bıraktı.
Öyle mi? Neden?
Gündelik çalışanları bilirsiniz.
Kim fazla para verirse onun yanına giderler.
Burada ne iş yapıyordu?
- Dimapur'dan meyve temin ediyoruz. - Ananas, çarkıfelek.
İyi, efendim. Çok iyi.
Meyveler trenle geliyor.
Meyveleri yüklemek ve indirmek için üç dört kişi yollarız. O da giderdi.
- İki haftadır haber aldın mı? - Hayır efendim.
Biri işi bırakınca teması keseriz.
Bu arada ne oldu efendim? Sorun mu var?
Onunla görüşürsen söyle, karısı onu arıyor.
Tamam.
Bir dakika efendim.
- Ismail! - Efendim?
Amirimin arabasına bir kasa ananas koy.
- İlk gelişiniz efendim. - Gerek yok.
- Çay alır mısınız? - Tokas, gidelim.
Dinle.
Eski Delhi Tren İstasyonu'ndan iki haftalık kamera kayıtlarını al.
Dimapur treninin gittiği zamanlar.
Tamam amirim.
Bakalım Raghu işi mi bırakmış yoksa Jogi bizi ananas yerine mi koyuyor.
Tamam amirim.
Tut şunu.
Evet Manju?
Evet amirim. Krishna Nagar morgunda bir ceset var.
Raghu Paswan'ın tarifine uyuyor.
MORG
Geliyor.
Bu o değil. Adam şef yardımcısı.
Hadi.
Şef Yardımcısı'nın aracı.
- Cinayetin ardında kim var? - Çekilin.
Soruşturma ne durumda?
- Çekilin. - Ansari amirim bu.
Gidip selam verelim mi amirim?
Rahat bırak. Baksana, meşgul.
Büyük bir cinayeti çözüyor.
Amirim.
Cesedi gösterdiniz mi?
Hayır amirim. İçeri girmeyi düşününce bile midem bulanıyor.
Hamileliğin ilk üç ayındayım...
- Git dışarıda otur. - Tamam amirim.
Gel.
Ceset iki günlük. Kafası taşla yarılmış.
Cesedi teslim etmek için evrakları sabah hazırlarım.
Bu o değil efendim.
- Emin misin? - Evet.
Karnında eski bir ameliyat izi var.
Katil çok keskin bir alet kullanmış.
Yaranın kalınlığına bakılırsa bıçak olmalı.
İki üç dakika içinde kan kaybından ölmüştür.
Gece saat 01.00 sularında.
Saat.
- Kafa kesilmesi? - Ölümden sonra yapılmış.
Kolay değildir.
Hem çok kuvvet gerektirir
hem de teknik.
- Efendim... - Büyük ihtimalle profesyonel.
Evet, söyle.
Efendim, bence bir mesaj yollamak için yapılmış olabilir.
Nat Geo'da bir belgesel izlemiştim.
60'lara kadar Nagaland'in bazı yerlerinde
- kafa avcılığı... - Doktor Sharma,
sadece bu masada bulduğumuz detayları veririz.
Bay Chaudhary, yine mi bozuldu?
- Evet. - Araba alın artık. Yapmayın böyle.
Evet, uçak siparişi verdim, geliyor.
HAYAL TÜCCARI
- Bu arabayı kim park etti? - Misafirinizin efendim.
Buyur enişte. Tatlı al.
Ne için bu tatlı?
Tatlı motosiklet alınca dağıtılır.
Ben size pasta getirdim, ananaslı.
Almayayım, yeterince ananas gördüm.
- Bir tadına bak. Güney Delhi'den. - Peki...
Sonra yerim. Üstümü değişeyim. Oraya koy.
Of ya. Amma huysuzsun.
Siddhu ananaslı pastayı çok sever.
O nasıl? Ziyaretinize geliyor mu?
İyi. Buraya gelmesi zor.
- Üniversitede ilk yılı. - Anladım.
Çok meşgul. Cumartesileri bile dersi var.
Olsun. Siz ona gidersiniz.
Artık klimalı aracımız var.
Haftaya gidelim mi?
Doğum günü. Hem biraz gezmiş oluruz.
İşte oldu. Gitmek için sebep de var. Hadi enişte.
Kardeşimi arabayla gezmeye götür.
Kardeşini o kadar seviyorsan ona da klimalı araba alsana.
Ye hadi.
Jitu, bir işten bahsediyordun.
Evet. Bir finans şirketinde. Beyaz yakalı işi.
Bütün gün klimalı odadasın.
Ama sadece eski polis veya askerleri alıyorlar.
Güzel bir iş.
Maaşları 150 binmiş.
- Evet. - Nakit.
Yemek hazır olunca haber ver.
Ne okuyorsun?
İşi istemiyorsan kabul etme. Jitu, en azından görüşebilir, dedi.
Zaten Jitu öyle diyor diye görüşmüyorum.
Haftaya evde ders vermeye başlayacağım.
Siddhu yurtta kalıyor, yapacak iş yok.
Artık başkalarına da ders vereceğim.
Kavita özel derslerden ayda 20.000 kazanıyor.
Karnın doymuyor mu?
Yirmi yıldır kendim için bir şey istedim mi?
Kayınpederim hastalandığında işi bıraktım.
Sonra Siddhu doğdu, bir daha da çalışmadım.
Düşün de söyle,
20 yıldır kendim için bir tek şey istedim mi?
Siddhu master için Avustralya'ya gitmek istiyor.
Şimdi biriktirmeye başlarsak üç dört yıl sonra paramız olur.
Nagaland Demokratik Forumu kurucusu
Jonathan Thom'un şok edici cinayetinde Delhi Polisi, henüz gelişme kaydedemedi.
Bu da Eski Delhi'deki herkesin aklına şu soruyu getiriyor,
"Çok konuşulan Naga İş Zirvesi ne olacak?"
Anlaşılan katil arkasını temizlemiş.
Polis ekibinin ilk aramada pek bir şey bulamaması normal.
Amirim, garson.
Aramaya devam edin.
Efendim, Bay Thom'u son gören oydu.
Evet efendim. Bay Thom gece bara gelip bir iki kadeh içerdi.
Yanında biri var mıydı?
Hayır efendim. Her gün yanında bir güvenlik görevlisi olurdu.
Ama o gece yalnızdı.
- O adamı bulun. - Emredersiniz.
Başka ne gördün?
O gün Bay Thom endişeli gibiydi.
İçkisini bitirdikten sonra kalkarken telefon geldi.
Ne konuştuğunu bilmiyorum.
Ama sinirleniyordu.
Telefonda küfrediyordu.
Affedersiniz.
Bu para yırtık.
Saat kaçtı?
23.30 civarıydı efendim.
Maktulün telefon kayıtlarını aldık mı?
Amirim, maktulün telefonu sıfırlanmıştı.
Telekom şirketinden detayları alıyoruz.
Cesedi bulan garson nerede?
Efendim, bu zaten.
Efendim, gece vardiyasında çalışıyorum.
Bar kapandıktan sonra oda servisine bakıyorum.
Bay Thom'un talimatı vardı. Her sabah yedide,
antrenman yapmasından önce çay ve kızarmış ekmek götürürdük.
O yüzden odasına gittim.
Şimdi niye korkuyorsun?
Medyanın önünde her şeyi yumurtladın.
Sadan'da o gece kaç konuğunuz vardı?
Efendim, eyalet liderlerimiz burada.
O yüzden barda ve odalarda ziyaretlerine çok kişi geldi.
Konuk defterinde bütün detaylar var.
Her birini kontrol edin.
O geceki kamera kayıtlarını da alın.
Emredersiniz.
- Arabaya bak. - Tamam efendim.
Tamam mı? Araba yeni.
Tamam mı?
- Bari kravat taksaydın. - İlmek takayım istersen.
"Bari kravat taksaydın."
Uluslararası Çalışma Örgütü'ne göre
ülke gençlerinin yaklaşık %30'u işsiz.
Yani neredeyse üç kişiden biri işsiz.
Daha da kötüsü üniversite mezunları arasında bu oran
eğitimsiz gençlere göre dokuz kat yüksek.
Ne iş yapıyordu bunlar?
Finans. Finans işindeler.
- Bu da kim? - Peki.
Efendim, şimdi sizi alacak.
Hadi.
Bay Bhalla, aradığınız nitelikleri duyunca
eniştemden iyi aday olamayacağını hemen anladım.
Öncelikle dürüsttür. Çok disiplinlidir.
Aynen eğitimli bir doberman gibidir.
- İş nedir? - Güvenlik genel müdürü.
Geçen ay bir olay yaşadık.
Bu yüzden güvenliğimizi artırıyoruz.
Hassas bir işimiz var.
O yüzden sadece tanıdıklarla iş görüşmesi yapıyoruz.
Jitu akraba olduğunuzu söyledi.
Yani kara para işleriniz için 150 bin maaşla güvenlik lazım.
Yetmez mi?
Peki. 200 bin verebilirim.
O da iyi.
Bay Bhalla, tanıdıkları işe almakla akıllıca bir şey yapıyorsunuz.
Çünkü buraya kayınbiraderim olmadan gelseydim
bu yürüttüğünüz para aktarma işine kilit vururdum.
Hem de en sağlamından.
Biraz mide şişkinliği var da.
İnsanı huysuz yapıyor. İyi bilirsiniz.
Piç beni bekçi sanıyor.
- Alo? - Alo.
Niye durmadan arıyorsunuz? Kredi mi vereceksiniz?
Kimsiniz?
Başkomiser Hathi Ram Chaudhary, Trans Yamuna Karakolu.
Kimlik numaramı da vereyim mi?
Yaşa Hindistan amirim. Ben Trafik Polisi Kamlesh Kumar.
Telefonun sahibi olan kadın bir kazaya karıştı amirim.
Onu hastaneye götürüyorum.
Yani 23.20'de bardan ayrılmış.
Resepsiyon görüntüsünü ver.
Sonra odasına gitmiş.
- Bu görüntü Bay Thom'un katından mı? - Evet.
23.20'den oynat.
Sonrasının görüntüsü nerede? Koridordan odaya giderken?
- O kameralar kapalıydı. - Neden?
Bay Thom istemişti.
Hareketlerinin izlenmesini istemiyordu.
Hatta girmeden önce odayı kontrol ettirmişti.
Yazılı talebi var efendim.
Koridorlardaki kameraları
devletten izin aldıktan sonra kapattık.
- Teyit edin. - Emredersiniz.
Bu koridorda 12 oda var. Kimin nereye girdiğini nasıl bileceğiz?
Dur. Geri sar.
Bu kız az önce yukarı çıkmadı mı? Geri sar. Oldu.
Evet. Dondur.
Ona yaklaş. Biraz daha.
Tuhaf davranmıyor mu? Ölüm zamanına da uyuyor.
Resepsiyonu göster. Çıkışını görmek istiyorum.
Giriş defterinden detaylarına bak.
Delhi'deki her karakola arama emri yolla.
Fotoğrafını hemen muhbirlere yollasınlar.
- Git hemen. - Anlaşıldı.
- Bütün kayıtların kopyasını istiyorum. - Peki.
Otobüs çarptı amirim.
DOĞU DELHI HASTANESİ
Durumu çok kritik. Acil Servis'te ameliyatta.
- Adını aldın mı? Kimlik var mı? - Yok amirim.
Telefonu yerdeydi, ben aldım.
Niye beni sürekli arıyordu ki?
Amirim, yanında bir çocuk vardı.
Çok korkmuş.
Konuşamıyor amirim.
Efendim, kaza dosyasına kimin adını yazayım?
- Adını bilmiyorum. - Gita Paswan.
Gita Paswan.
Güvenliğiniz için önlem olarak
Nagaland Sadan'daki güvenliği artırıyoruz.
Sizi temin ederim, gerçeği yakında öğreneceğiz.
Lütfen bize inanın.
Delhi'ye inanmasaydık konuşmaya gelmezdik.
Rutin prosedür olarak ifadelerinizi kaydetmek istiyoruz.
O gece neredeydiniz, ziyaretinize gelen oldu mu gibi şeyler.
Birimiz sizin gözetiminizde öldürüldü, bizden mi şüpheleniyorsunuz?
Bizden birini öldürür müyüz?
Kardeşlerim.
Yanlış anlıyorsunuz.
Bu soruşturmanın tek amacı Thom'un katilini bulmak için
tüm bilgileri toplamak.
- Ama bu iş böyle yapılmaz! - Kesinlikle.
Kardeşlerim. Lütfen sakin olun.
Kanuna uyacağız.
Şu an memleketteki herkese örnek olmalıyız.
Teşekkürler Ken amca.
Bay Reddy, bana amca demenin nedenini anlamıyorum.
Ben yaşlı olduğum için mi, sen genç olduğun için mi?
Müsaadenizle. Lavaboya gidebilir miyim?
Tabii.
Ruhum genç ama böbreklerim yaşlı.
Thom'un güvenlik görevlisi Daniel geldi.
SAYIN DELEGELER, NAGALAND İŞ ZİRVESİ'NE HOŞ GELDİNİZ
Daniel?
Sabahtan beri neredesin?
Cevap ver!
Kiliseye gittim.
Patronu öldürülmüş ama o gitmiş kilisede takılıyor.
Ruhuna dua etmeye gittim.
- Bir de günah çıkarmaya. - Ne için?
Hatam için.
Onu korumak benim işimdi.
Koruyamadım.
Doğru, koruyamadın.
Hop!
İşin yanında olmak değil miydi? O gece neredeydin?
Bana bak, söyle. Neredeydin?
Konuşsana piç!
Kaşlarını mı çatıyorsun? Göt.
Onu tutukla, bülbül gibi öter.
Lütfen durun efendim.
Benimleydi efendim.
Benim odamdaydı.
Neden söylemedi?
Beni koruyor efendim.
Çünkü...
Kocam anlamasın diye.
İfadelerini al.
Emredersiniz.
Evet Yadav. Söyle.
Vasant Kunj Karakolundan aradılar.
Bir muhbir görüntülerdeki kızı teşhis etmiş.
Müthiş! Tebrikler Vikas.
Kırmızı Audi mi? Harika bir araba almışsın.
Herkes fakirlerle taşak geçiyor. Siz de benimle geçin amirim.
Kulübün sahibi Dhruv Mallik'in arabası. Gidelim mi?
Amirim, geçen yıl Narkotik için sahadaydım.
Uyuşturucu mekânları için. Kızı o zaman gördüm.
Buraya her geldiğimde dans pistindeydi.
Karı sağlam partiliyor dedim.
Sonra öğrendim ki burada çalışıyormuş.
Adam bu, amirim.
Şerefe. Bir tane daha.
Paran var, atlayıp Paris'e git.
Bunlar anlamaz...
Affedersiniz, en gürültüsüz yer burası.
Bu kız burada mı çalışıyor?
Ben bilmem efendim.
Bu Rose Lizo. Kulüpte hostes.
Hostes mi?
Dans pisti ölü görünmesin diye tuttuğumuz kızlar.
Kalabalığı keyiflendirsin diye.
Kötü bir şey gibi anlattı
ama inanın Hindistan'daki kulüplerde yaygındır.
Bu gece kulüpte mi?
Hayır efendim. Birkaç gün izin aldı.
Adresini ve telefonunu verin.
Bana bakmayı kes Rakesh.
Sözleşmeliyse bilgileri vardır.
Memur beylere ver işte.
Şimdi müsaadenizle efendim. Misafirlerim bekliyor.
Tabii.
Shanky'nin babasına söyledim.
Kira almak iyidir.
Ama elbet bir gün polisler bu kıza bakmaya gelecekti.
Bu Y Kuşağı bir işe yaramaz.
Büyüklerine saygıları yok...
Lütfen dışarıda bekleyin. İşimizi yapalım. Satbir!
- Eve geç saatlerde gelir. - Amirim.
Kocama hep beni dinlemesini söylerim.
Ama yok.
Hep kendi bildiğini okur.
Odayı kıza kiraladı. Şimdi sonucuna katlan.
Kanada'ya, Shanky'ye gideceğim.
Kendi başının çaresine baksın.
Eroin.
Sabaha kadar kulüpte dans ediyor kaltak.
Ya erkek arkadaşı? Köpeğe benziyor.
Erkek arkadaşı kim? Adını biliyor musunuz?
Sabaha kadar bağırıyorlar.
Erkek arkadaşının adını biliyor musunuz?
Adını bilmiyoruz efendim ama büyük, kırmızı bir arabayla gelirdi.
Kulüpte yoksa evini basın.
BUO'dan plakasını alıp tüm kontrol noktalarına dağıtın.
Mallik'in kulübünün civarındaki kamera kayıtlarını alın.
Anlaşıldı.
Amirim.
Ne oldu?
Gita Paswan öldü amirim.
Cenaze için evrakları hazırlayın.
Kalk bakalım.
Hop! Durun.
Durun! Tokas!
- Amirim? - Çocuğa bak.
Hop! Çekil!
Deli misin be?
Çekil!
Dur! Çekil! Affedersin.
Çekil!
Hayır. Olamaz.
Hop.
Hey! Durun!
Evet Manju. Söyle.
Yaşa Hindistan.
- O adam olduğundan emin misin? - Ona benziyor.
Amirim, bu görüntü iki gün öncesinden.
16'ıncı platform, Avadh Assam treni buradan kalkıyor.
Dur. Bir saniye.
Yaklaş.
Bu o. Oynat.
Yaklaş.
Amirim, bu kız merkezden bildirdikleri kız değil mi?
Rose Lizo.
ARANIYOR ROSE LIZO
LÜTFEN DELHI POLİSİNİ ARAYIN
Açık Tenli, Kuzeydoğulu 162 cm, 48 kilo
Omuz hizasında siyah saçlı
Pembe baskılı elbise ve beyaz kazak
7 Aralık Perşembe'den beri kayıp
Alt yazı çevirmeni: M. Levent Yılmazoğlu
Proje Kontrol Sorumlusu Salih Bayram
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.