Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Allah sabredenlerle beraberdir.
Altmış bir yıllık Bağız zulmünün ve on üç
yıllık katliamların ardından Suriye'de nasıl inanç, iman ve
sabır kazanmışsa inşallah Filistin'de de hak yerini bulacak
adalet güneşi zulmün karanlığını delip geçecektir.
Bin dokuz yüz altmış yedi sınırları temelinde başkenti
Doğu Kudüs olan bağımsız egemen toprak bütünlüğüne sahip
Filistin devleti mutlaka kurulacaktır.
Rabbim içinde bulunduğumuz hizmet oldu.
Eser ve hizmet siyaseti diyerek kavramsallaştırdığımız bu ilkemizden
hiçbir zaman ödün vermedik.
Sabun köpüğü misali gelip geçici başarılara değil ülkeye
ve millete uzun vadeli fayda sağlayacak kalıcı kazanımlara
odaklandık.
Siyasette de hükümette de devlet idaresinde de insan
ve hizmet odaklı bir yönetim anlayışına sahibiz.
Milletin acılarına ne kadar duyarsız olduklarını gösteren müflis
siyasetçileri Allah'ın izniyle iki bin yirmi beş
yılında da mahcup edeceğiz.
Değerli basın mensupları Türkiye olarak üç kıtanın kalbinde
bulunan stratejik önemi yüksek küresel bilek güreşinin hiç
eksik olmadığı bir coğrafyada yer alıyoruz.
Böyle bir coğrafyada hayatta kalmanın birinci şartı caydırıcılıktır.
Burada haklı olmak yetmez.
Hakkınızı korumak için aynı zamanda güçlü de olmak
zorundasınız.
Romantikler ve ülkemizdeki muhalefet anlamasa da bu coğrafyada
masadaki gücünüz bileğinizin gücünden gelir.
Bu topraklardaki bin yıllık tarihimiz boyunca bu hakikati
defalarca tecrübe ettik.
Yaşadık ve gördük.
Sendelediğimiz her dönemde yanı başımızda ilk biten adeta
kanımıza susamış hasımlarımız oldu.
Hasta düştüğümüzde döşümüzden bir parça et koparmak için
kimlerin hangi devletlerin sıraya girdiğini asla unutmadık ve
unutmayacağız.
Sevre anlaşması Allah korusun.
Zayıfladığımızda başımıza neler geleceğini gösteren bir ibret vesikası
olarak hafızalarımıza kazınmıştır.
Milli mücadeleyle sevri yırtıp atmakla kalmadık.
Aynı zamanda bu ülkeyi bir daha böyle bir
travmayla karşı karşıya bırakmamak için yemin ettik.
Iki bin ikiden bu yana bizim de temel
hedefimiz milletimizin bir daha asla beka sorunu yaşamamasıdır.
Içeride ve dışarıda attığımız birçok adımın gerisinde yine
bu vardır.
Ejdadın hikmet dolu şu sözleri yirmi iki yıldır
bize rehberlik ediyor.
Hazır ol cenge eğer ister isen sulhü salah
eğer barış ve kurtuluş istiyorsan savaşa her an
hazır olacaksın.
Savunma sanayi alanındaki yatırımlarımız savaşa hazırlanmak için değil
barışı istiklali, istikbali, bağımsızlığı muhafaza ve müdafaa içindir.
Şu politikamızı her fırsatta vurguluyoruz.
Türkiye dostları için bir güven ve emniyet kaynağıdır.
Ama vatanımıza uzanan kirli elleri de kimin olduğuna
bakmadan kıracak kudrete fazlasıyla sahiptir.
Aziz milletim bu anlayışla savunma sanayi hamlelerimizi sürekli
ileriye taşıyoruz.
Nereden nereye geldiğimizi bugün kısaca hatırlatmak isterim.
Iki bin ikide sadece elli altı firma varken
bugün bu sayı üç bin beş yüzü geçti.
Savunma projelerinin sayısı son yirmi iki yılda altmış
ikiden yüzde seksen yerlilik oranıyla bin yüz otuz
ikiye yükseldi.
Büyüklüğü de yüz milyar doları aştı.
Sektörün cirosu bir virgül bir milyar dolardan iki
bin yirmi üçte on beş buçuk milyar dolara
çıktı.
IHA, SİHA, elektronik harp ve savaş gemisi üretiminde
dünyanın sayılı ülkeleri arasındayız.
Iki bin milyon dolar olan iracatımız iki bin
yirmi dört yılında bir önceki yıla göre yüzde
yirmi dokuzluk artışla yedi milyar yüz elli dört
milyon dolara ulaştı.
Iki bin yirmi dört hedefimiz olan altmış dört
buçuk milyar doları yüzde on bir oranında aşarak
yeni bir rekor kırdık.
Geçen yıl uzay.
Aşkına koşan yorulmaz şiarıyla gece gündüz demeden seksen
beş milyon için çalışacağız.
Hizmet üreteceğiz.
Terörsüz Türkiye hedefimize ulaşmak yakın gelecekteki en önemli
önceliklerimizden biridir.
Terörün ve şiddetin hüküm sürdüğü bir iklimde demokrasinin
neşvi nema bulması gelişmesi serpilmesi kendi ayakları üzerinde
durması mümkün değildir.
Arkasına terörü ve teröristi alarak siyaset olmaz.
Olamaz.
Dünyanın hiçbir medeni ülkesi buna izin vermez.
Terörün karanlık gölgesi ülkemiz siyasetinin üzerinden çekildikçe inşallah
Türkiye daha sağlıklı, olgun ve özgürlükçü bir zemine
kavuşacaktır.
Bir diğer husus ise şudur.
Komşumuz Suriye'de gerçekleşen epik devrimle birlikte hem bu
ülkede hem de bölgemizde artık yeni bir dönem
başlamıştır.
Yeni Suriye yönetiminin ülkenin toprak bütünlüğü ve birliği
temelinde bir Suriye inşa etmeye çalıştığını bunda da
kararlı olduğunu görüyoruz.
Bizim de samimi arzumuz, beklentimiz, politikamız bu yöndedir.
Suriye'nin parçalanmasına hangi kisveyle olursa olsun üniter
yapısının bozulmasına rıza göstermeyiz.
Bu konuda bir risk görürsek gerekli adımları süratle
atarız.
Suriye'deki ihtilafı ve DEAŞ tehdidini fırsata çevirip farklı
hülyalar görenler son gelişmeler sonrasında bölgemizin kadim gerçekleriyle
yüzleşmişlerdir.
Bu gerçek bölgenin geleceğinde teröre yer olmadığıdır.
Tercihini terörden ve şiddetten yana kullananları bekleyen tek
akıbet silahlarıyla birlikte toprağa gömülmektir.
Açık söylüyorum bunun önüne hiçbir güç geçemez.
Türkiye bekasını ve güvenliğini koruma noktasında nasıl tavizsiz
bir iradeye sahip olduğunu pek çok kez göstermiştir.
Iş o raddeye varırsa yine bir gece ansızın
gelebiliriz.
Allah'ın izniyle bunu yapabilecek gücümüz kapasitemiz ve
kabiliyetimiz ziyadesiyle mevcuttur.
Herkes hesabını buna göre yapmalıdır.
Bilhassa sorumluluk mevkiinde olanlar ne provokasyonlara gelmeli ne
de milleti provoke edecek cümleler kurmalıdır.
Terör baronları adına milleti tehdit edenlere pabuç bırakmayacağımızı
burada özellikle ifade etmek istiyorum.
Kimi il ve ilçelerimizde açtıkları hendeklerle kantonculuk peşinde
koşanları nasıl o çukurlara gömdüysek bugün de aynı
niyeti taşıyanlar çıkarsa bunun bedelini onlara misliyle ödetiriz.
Bölücü örgüt ve Suriye'deki uzantıları için çember daralıyor.
Dün ve önceki günde söyledim.
Biz iktidar ve ittifak olarak terörsüz Türkiye hedefimizi
öyle veya böyle ama mutlaka gerçekleştireceğiz.
Bu konudaki üst niyetimizi ve güçlü irademizi kamuoyumuzla
paylaştık.
Elbette biz bunun suhulet ve sükunetle olmasını temenni
ederiz.
Ama bu yıl veya bu yıl tıkanır veya
dinamitlenirse işte o zaman devletimizin kadife eldivene sarılı
demir yumruğunu kullanmaktan da çekinmeyiz.
Sonuçta kardeşliğin kazanacağına birliğin, beraberliğin ve huzurun kazanacağına
yürekten inanıyoruz.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.