All language subtitles for Gassal S01E08 Yerli 1080p TR TABii WEB-DL x264 AAC - HdT

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic Download
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian Download
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

(Baykuş ötüyor)

(Saat sesi) (Horoz ötüyor)

(Araba sesleri duyuluyor)

(Kuşlar ötüyor)

(Motosiklet geçiyor)

(Gök gürlüyor)

(Kuşlar ötüyor)

(Kilidi açıyor)

(Su döküyor)

(Derin nefes verdi)

(Baki ağlıyor)

♪ İstedim ki sokakta ♪

♪ Asık suratlı kalmasın ♪

♪ Büyükler büyüdükçe ♪

♪ Gülmeyi unutmasın ♪

♪ Bir merhaba ile selamladım insanları ♪

♪ Okul yolunda gördüğüm minik karıncayı ♪

♪ Yaşım küçük ama içimdeki kıpırtıyı ♪

♪ Biraz neşe katıp büyüklere, size veriyorum ♪

♪ Hayat gülünce çok güzel ♪

Baki abi?

Nadir.

Nadir niye?

-Daha iyi misin? -İyiyim.

Bu nasıl iyi olmak? Hâlâ elin kolun titriyor.

Çocuk ne yapsın, Korkmuş, görmüyor musun?

Ben de gasilhaneye girdiğimde ölü görsem korkarım.

Adam haksız sayılmaz yani.

Ölü değil, beni gördü.

İyi misin, hastaneye götürelim mi?

-İyiyim. -(Baki) Emin misin?

Vallahi sen de hastaneye gitmek için bahane arıyorsun abi.

Tamam, tamam, bir şey demedim.

Baki, sen de çocuğun üstüne gitme, belli ki korkuyor.

Tahtadan korkan marangoz olur mu?

Gassal olacaksa da ölüden korkmayacak.

Öğrensin, alışsın diye uğraşıyoruz.

(İmam) Söylemeyeyim diyorum ama...

...sen de niye gasilhanede yıkanıyorsun kardeşim?

Teneşire uzanmışsın bir de! Ben görsem benim bile aklım çıkar.

O ayrı konu.

Hepimiz bir gün orada yıkanacağız.

Tamam da niye acele ediyorsun?

Ölü varmış, ben onu almaya gideceğim.

Çocuğa yazık. Bırak, evine gitsin. Bugün dinlensin.

Sen git. Bugün cenazeyi Nadir yıkayacak.

-Abi, ben... -Demek ölsem...

...beni yıkayacak tek adam da korkudan bayılacak.

Dün burada değildim, ölüyü Merdan'a yıkattı.

Misler gibi de yıkadım işte, ne var?

Bırak! Guslün, abdestin var mı, bilmiyoruz.

Gayet de biliyorum, üç kere ağza, üç kere buruna...

(Baki) Nadir yıkayacak.

Bu çocuğu gassal yapacağım.

Geç, geç, geç.

Aklından kötü şeyler geçirme. Hepimiz bir gün öleceğiz.

Doğrudur abi.

Herkes öyle söyler de kimse bir gün buraya uzanacağını düşünmez.

Ben şimdi suyu, sabunu hazırlayacağım, sen de dökeceksin.

İçinden bir ayet oku.

Unuttum hepsini abi.

Tamam, bu seferlik başka bir şey oku.

(Nadir) Ne gibi abi?

Söylerken mutlu olduğun bir şeyi oku. Ölümü düşünme.

Bebek yıkıyormuşsun gibi düşün.

Denemeden bilemezsin oğlum, seneler geçti.

Yapamayacaksan zorlamayalım.

Beni kimse yorsun istemiyorum Nadir.

Olmayacaksa yorulmayalım.

Tamam abi.

Tamam. Hadi içinden iyi şeyler geçir.

("Atam Tutam Ben Seni" türküsü çalıyor)

♪ Hop hopun olsun kızım ♪

♪ Gül topun olsun kızım ♪

♪ Sıralı kavak dibinde ♪

♪ Toyluğun olsun kızım ♪

♪ Sıralı kavak dibinde ♪

♪ Toyluğun olsun kızım ♪

♪ Atem tutem men seni ♪

♪ Şekere gatem men seni ♪

♪ Akşama baban gelende ♪

♪ Önüne atem men seni ♪

♪ Akşama baban gelende ♪

♪ Önüne atem men seni ♪

♪ Atem tutem men seni ♪

Tamam, ben çıkayım sen devam et.

Kefenlemeye çağırırsın beni.

(Kapıyı kilitledi)

Abi! (Nadir kapıya vuruyor)

(Nadir) Abi!

Yok sana abi, kalmadı. Mevtayı yıka.

Abi, gitme.

(Baki) Bir gün gideceğim Nadir.

Şimdi gitme.

Neden oğlum?

İçeride şey var.

Ne var?

İçeride ne var oğlum?

Kapıyı nasıl açtın?

Abi ben... Şey var içeride.

Sen ölü bile diyemiyorsun, değil mi?

Ben gassal olacağım diye niye benim yanıma geldin Nadir?

Bu kadar korkuyorsan nasıl burada çalışıyorsun?

Abi, ben yapamam.

Korkuyorum abi.

Başka bir iş yapsam... Ne yapacağım, beni yanına kim alır?

Yaparım sandım ama olmuyor abi.

Adam orada yatıyor, davul gibi şişmiş.

Ben ölüye bile bakamıyorum abi.

Abim o benim.

Tamam, birader.

Ben ölsem diyelim ya da taşınsam o zaman ne yapacaksın Nadir?

Ne yapayım abi? Gerekirse dilenirim.

Ama ben ölüye dokunmam.

Abim o kadar şişti mi?

Yok birader. Mevta iyi, bizim çırak şişti.

Önlüğünü çıkar, beni dışarıda bekle, hadi.

Hiç şişmemişti. Abin gayet iyiydi.

Bismillâhirrahmânirrahîm.

(Kuşlar ötüyor)

(Baki) Gel.

Şöyle otur bakayım.

Ben bugün anamı ziyaret ettim Nadir.

Onu kim yıkadı, hatırlamıyorum bile.

Sorsak, cevap verebilse o da hatırlamazdı.

Ama adamlar kafaya takıyor abi.

Adamlar yol boyunca ölümüz şişti mi diye sordu.

Bundan kaçamayız. Sana bir yol çizeceğiz Nadir.

Ben gassal olmak için dünyaya gelmişim...

...ama senin yolunu çizmen gerek. Sen buraya ait değilsin.

(Merdan) Ben buraya mı aitim? Onu mu diyorsun abi?

Merdan bir sus. Senlik bir şey yok.

Ben başka ne iş yaparım ki abi? Ben başka hiçbir iş yapmadım.

Eşe dosta soracağız. Kimin çırağa ihtiyacı var, öğreneceğiz.

Senin de illa yapabileceğin bir şey vardır aslanım.

Burada kimse işini bırakmaz abi. Nereden iş bulacaksın? Allah Allah!

Bulan buluyor.

Bak, sen kaç yaşında iş buldun.

O ayrı.

Allah razı olsun, sizin eski şoför öldü de ben öyle geldim abi.

Kızmayayım dedikçe zorluyorsun Merdan.

Sen, Nazım abiye öldüğü için Allah razı olsun mu dedin?

Vallahi kızarsan kız, ne diyeyim, Allah rahmet eylesin.

Ama eski şoför ölmese belediye niye şoför arasın ki abi?

Aslında doğru.

Her ölü, ardında bir boşluk bırakır, doğru mu?

Doğru, abi.

O zaman onlara bakacağız.

Nasıl?

Ölüleri bizden iyi kim bilebilir?

(Merdan) Vay!

Küçücük yer dersin ama çok insan ölmüş.

İnsanların da böyle kötü alışkanlıkları var Merdan...

...nerede olursa olsun, ölüyorlar.

Sana iş bulacağız ama benim doğru düzgün arkadaşım yok.

Ahmet var. O da ev erkeği oldu.

İşimize yaramaz.

-Dur, sana iş bulacağız. -Ölülerden mi?

Mecbur. Benim ölü tanıdıklarım, yaşayanlardan daha fazla.

Şimdi kuralımız şu...

...her ölü ardında bir boşluk bırakır dedik, değil mi?

-Doğru mu? -(Nadir) Doğru abi.

Öyle genel bir boşluktan bahsetmiyorum.

Şimdi mevta yıkarken düşündüm de...

Oğlum, iş başındayken bana neler düşündürdün?

İş esnasında ben dünyalık şeyler düşünmüyordum oğlum.

(Baki) Neyse, olan oldu artık, yapacak bir şey yok.

Mesela ben öldüm, ne olur?

Kötü olur abi.

Onu demiyorum. Burada gassal eksilir.

Bir gassal gerekir.

Biz de bu listeden ona bakacağız.

Hangi alanda iş açığı var diye, tamam mı?

(Baki) Nazım abi.

Gitti.

Onun yerine Merdan geldi. Yeri doldu.

Şu Çağrı kimdi?

Lise öğrencisiydi.

(Baki) Tamam, onu geç.

Kamil Ertekin kimdi? Onu hatırlayamadım.

Kasaptı. Sevgi Yolu'nda dükkânı var.

(Kedi miyavlıyor)

Onu geç, onu geç.

Hasan, devlet memuru muydu?

Evet ama emekliydi abi.

Tamam, onu da geç.

(Baki) Şamil neciydi, hatırlayamadım.

İnşaatta çalışıyordu, duvarcı.

(Ortam gürültüsü)

Onu da geç. Sen duvar öremezsin.

Soyut anlamda mı abi?

Her anlamda.

Sana duvar örmek değil, kapı açmak yakışır.

Sahi sen o kapıyı kilitlediğim zaman nasıl açtın?

-Çengelli iğneyle. -Ne?

Çengelli iğneyle.

Çengelli iğne kilitli kapı açar mı?

Açıyor.

Tacettin abinin çilingir dükkânı yok muydu?

Vardı, abi.

Abi, bu Tacettin bu ayki müşterilerden biri mi?

Gıcıklığına mı böyle diyorsun? Müşteri demesene Merdan.

(Merdan) Öldü yani.

(Baki) Evet, eminim, bizzat kendim yıkadım.

(Merdan) O zaman bir çırağa da ihtiyacı yok.

(Baki) Muhtemelen. Ölülerin çırağa ihtiyacı olmaz.

(Merdan) O zaman niye gidiyoruz abi?

Ben ölünce Nadir'e de ihtiyaç kalmayacak çünkü, hadi.

-(Kadın) Kapalıyız. -Hayırlı günler.

Tacettin abinin yeri, değil mi?

Evet ama öldü o, kapalıyız.

Biliyorum, Tacettin abiyi ben yıkadım.

Baki, tanıdım seni.

Nasılsın Güllü abla?

Nasıl olalım yavrum?

Anahtar işin varsa çarşıda ileride...

...bir anahtarcı daha var, istersen oraya bak.

Anahtarlık bir işimiz yok.

Dükkân ne oldu diye bir bakalım dedik.

(Güllü) Vallahi bir şey olmadı.

Rahmetli zaten hastalığında dükkânı çok ihmal etmişti.

Biz de içindekilerle birlikte devredelim dedik.

Bir eşyası falan kaldı mı, ona bakmaya geldik.

Bak, bu da benim oğlan.

Selamünaleyküm kardeş.

Aleykümselam.

Demek dükkânı kapatıyorsunuz.

Bakın borç meselesi için geldiyseniz...

...bizde bir kuruş para kalmadı.

(Güllü) Hatta burayı da yok pahasına devrediyoruz.

Zaten oğlanın yurt masrafı var.

Onu da bir senesini ya karşılıyor ya karşılamıyor.

Borç falan yok, dükkâna bakalım dedik işte.

Alıcı mısınız?

Öyle bir niyetimiz yok.

Neden sordun? Dükkân satışa mı çıktı?

(Güllü'nün oğlu) Devrediliyor, yani kullanım hakkı gibi.

İlanı internete koydum. Dakika başı arıyorlar.

Biz içeri gireli iki dakika olmuştur, hiç aramadılar.

Lafın gelişi dedim işte ama epey teklif var.

Alacak olanlar kim, tanır mıyız?

Tanısan ne yapacaksın, hayırdır?

Bir şey yapacağımız yok.

Nadir'i böyle bir işe çırak verelim diyorduk da...

Belki yeni sahipleri çırak arar diye sorduk.

Yoksa bize ne kimin alacağından, Allah Allah!

(Güllü'nün oğlu) Aramazlar, yani kendileri işleteceklermiş.

İyi madem, hayırlısı olsun.

Ama sadece konuştuk, pazarlık yaptık. Yani imza falan atmadık.

Hem ben onlara söyledim...

...başka biri olursa ona da verebilirim ona göre, dedim.

Satmıyoruz dedin, bu neyin pazarlığı?

Buna hava parası diyorlar.

-Ciddi mi? -Evet.

-Resmî adı bu mu? -Evet.

-Havaya para veriyorlar yani? -Evet.

(Güllü'nün oğlu) Abi, bu dükkânın müşterileri var.

Kaç yıldır burası anahtarcı diye biliniyor, meşhur.

Onun karşılığında yani.

Hem içindeki eşyalarla birlikte verilecek.

Sen bastır parayı, sen al.

Ben para bastırmıyorum ki.

Abi, sizin kaç paranız var?

Biz dükkân almaya gelmedik kardeşim, lafı geçti diye sordum.

Nadir, önce çırak olup işi öğrenecek.

İşin öğrenilecek bir yanı yok abi.

Kapıda kalanlar seni arıyor.

Aletleri alıyorsun. Gidip kapıyı açıyorsun.

Şuradaki makineden de anahtar kopyalıyorsun işte.

Üniversite olmayacaktı var ya ben bu işi bırakmazdım, vallahi bak.

Güzel iş.

Bilemedim.

Abi, sen önceden ne iş yapıyordun?

Gassal çırağıyım.

O nedir?

Vefat edenleri yıkıyorum işte.

Tamam, çok da bir farkı yok, çabuk kavrarsın.

Ne demek farkı yok?

Sonuçta çalışmaya alışkın adam.

Bu da temiz iş. İki 'tık tık' yapıyorsun, para cepte.

Sen şimdi temiz iş diye mi gassalliğe benzettin?

Evet.

300 bin lira getir, sana anahtarı verelim.

300 bin lira mı?

-Evet. -300 bin lira bizde ne arasın?

Hazır müşterili iş diye dedim abi yoksa siz bilirsiniz.

Benim 300 bin liram yok ki.

Herhâlde gözün kaydı, bende de yok.

İyi o zaman, hadi kolay gelsin.

Abi, sizde kaç para var?

-(Baki) Nasıl? -Yani ne kadar verebilirsiniz?

Kardeşim, bizde para yok dedik. Galiba yalan söyledik zannettin.

Abi, bankaya gidin.

250 bin lira getirin, size anahtarı verelim.

Ne ara 50 bin lira indirdin?

Maksat işiniz görülsün abi.

-Ben sizi sevdim. -Neden?

Henüz kendimizi sevdirecek kadar zaman geçirmedik.

Abi babamı yıkamışsın. Bundan büyük iş mi olur?

Sen beni dinle, git, banka ile görüş abi.

Bu aletlerin nasıl çalıştığını bile bilmiyoruz.

(Merdan) Artık her şeyin kullanımı internette var abi.

Adamlar her şeyin uygulamalı videosunu çekiyorlar.

Eğer geri zekâlı değilse izleyen herkes işi öğrenir.

Geri zekâlı değilsin, değil mi?

-Değilim, abi. -Bak.

Banka bana niye 250 bin lira versin?

Abi sen git, son fiyat. O da çarşambaya kadar geçerli.

200 bin lirayı getir, anahtarı al.

Yani normalde 200 bin lira olmaz ama sizin gül hatırınız için.

Benim ne hatırım var ki?

En fazla rahmetliye iki gül suyu dökmüşümdür.

Baki abi...

Abi, bence bir düşün.

200 bin liraya bırakıyorsa iyi aslında.

Ne yapıyorsunuz?

Eşyaları almıyorsunuz, değil mi?

Yok, rahmetlinin bir şeyi kaldı mı diye bakıyorduk.

Dükkân zaten rahmetlinin.

Bir şey almadınız, değil mi?

(Erkek) Bütün eşyalar içinde diye anlaştık.

Yok, almadık, kıyafeti falan kaldıysa diye.

Abiciğim, sen dükkâna mı baktın?

Baktık, anlaştık da.

Hayırdır niye sordun?

Abiler de dükkâna talip oldular da fiyat konuştuk şimdi.

Benimle anlaştınız.

Bize anlaşmadık dediler.

Abi, imza atmadık yani. Hani ticarette esas olan imzadır.

Yürü git! 30 yıllık esnaf gibi konuşma!

Senin bir kere bile babanın yanına geldiğini görmedim.

Hadi kardeşim, siz de başka kapıya!

Ama iyi para teklif ettiler abi, 200 bin lira dediler.

200 bin lira mı dediniz? Bu dükkâna?

Demedik, demedik. Onlar dedi.

Evet, hatta kendi kendine pazarlık da yaptı.

Parayı getir dükkânı al, diyor.

Sadece dükkân değil, içindeki eşyalarla beraber.

Her neyse işte ama siz zaten anlaşmışsınız.

(Erkek) Ben burası için anlaştım kardeşim.

Haftaya da parayı getireceğim, imzamı atacağım.

Hadi siz başka kapıya.

Şimdi bakın, biz kimsenin işine çomak sokacak değiliz.

Aslında derdimiz, bu kardeşimizi çırak olarak bir işe yerleştirmekti.

Tamam, yürüsün gitsin işte başka bir yere çırak olarak girsin.

Dükkânı devralacaklarmış!

Önüne gelen anahtarcı olursa oho...

Nahif kalmaya çalışmakla dayak yiyebilir olmak arasında...

...fark var güzel kardeşim. Ses etmiyoruz ama zorlama.

Zorladım farz et, ne olacak?

Biz de dükkâna talip olduk, o ne olacak?

Merdan coşma, ne zaman talip olduk?

Ben haftaya para teslim diye anlaştım.

Ne yapacaksın?

Biz de haftaya da değil, bu hafta diye anlaştık belki.

Hadi bakalım.

Vay!

Tamam, ben de bugün getiriyorum, hadi bakalım.

Biz 200 bin lira verdik. İyi para diyor, hadi bakalım.

200 bin lira mı?

Kazıklamışlar sizi. Ben 150 verdim.

Hadi bakalım.

150 mi aldın?

Hani iyi teklif gelmişti?

Abi o da kendi içinde iyi bir teklif. Ticarette rekabet iyidir.

Ticaretine başlatma! Biz gidiyoruz.

Nadir, hadi çıkalım. Başka yerde bir anahtarcı buluruz.

Adamın asabını bozuyorlar. Zibidi!

-Sen kime zibidi diyorsun lan! -(Baki) Oğlum!

(Erkek) Burada senden âlâ zibidi mi var lan!

Tamam, 200 bin lirayı veriyoruz, dükkânı veriyor musun?

201 bin lira veriyorum.

Bu durumda dükkânı daha çok para verene devredersin.

Çünkü sende paragöz bir hâl var.

Hadi çarşıya gidelim, hadi.

Abi, burada bırakma. Pazarlık sünnettir.

Farzları yaptın da sıra sünnete mi geldi Merdan?

Yürü, sanki paramız var da!

Çocuk üflesen düşecek. Dükkân işletmek senin neyine?

(Erkek) Bir şey almadınız, değil mi?

Başka dükkâna mı soralım, diğer anahtarcıya mı gidelim?

Ne oldu?

-Bana ne dedi, duymadın mı abi? -Ne dedi?

Çocuk üflesen düşecek, dedi. Ben duydum. Kavgada söylenmez.

Çocuğu gaza getirme!

Sana daha önce söylemediler mi?

-Neyi abi? -Sen çok zayıfsın.

Tamam, çocuk çelimsiz görünüyor olabilir, vursan devirirsin...

...ama yine de bunun böyle söylenmesi hoş mu?

Değil ama belli ki adam işlerini kavga ederek hallediyor, Merdan.

İstersen gidip hesap soralım...

...ama muhtemelen üçümüz de dayak yeriz oğlum.

İş aramayalım abi, istemiyorum.

Çırak olsam ne olacak sanki, kaç lira verecekler?

Sen yine bahşişi falan bana veriyorsun.

Gaza getirme diyeceksin ama çocuk haklı.

Çırak parasıyla nasıl geçinsin?

Nadir, inan borçtan kaçtığım için falan değil...

...ama ben maaş kartımı bile sana veriyorum.

Bankadır, kredidir, bunlar benim bilmediğim şeyler oğlum.

Hadi, gel gidelim çarşıya, hadi.

Bu çıraklar hâlâ burada mı?

Sana ne dedi!

Oğlum, bu kadar coşacak ne dedi?

Çırak dedi sana, çırak.

(Gök gürlüyor)

(Rüzgâr uğultusu)

(Parmaklarını kütletti)

300 bin lira kabul mü?

İşte bu, benim gassalim bu!

Rüstem abi, adamlar 300 bin lira diyor, ne diyorsun?

301 bin lira.

305 bin lira.

306 bin lira.

500 bin lira!

(Kuşlar ötüyor)

Ölü mü var? Cenaze hizmetlerinden aramadılar ama...

Ölü falan yok. Sabahtan beri boş boş oturuyoruz.

Kimse benimle tavla da oynamıyor.

Cenaze yok, ben çağırdım. Gel, otur bakayım.

Gel.

Şu hayatta herkesin bir amacı var Nadir.

Bizim amacımız kavga, dövüş değil.

Biz gaza gelmeyi bile dengeli yapamayan adamlarız.

O gün sen de gördün işte.

Doğrudur abi.

Bazen yerimizi bulmakta zorlanıyoruz.

Ben gassallikten başka bir iş yapamayacağımı biliyorum artık...

...bu benim işim.

Allah biliyor, bu işi de çok seviyorum.

Ben fark ediyorum abi ama deyince kızıyorsun.

Sen ölü olunca sevindiğimi düşünüyorsun Merdan...

...ikisi aynı şey değil.

Ben sadece son yolculuk öncesi...

...insanları yolculuklarına hazırlıyorum.

Bunu yapmayı seviyorum, ikisi aynı şey değil.

Nasıl aynı şey değil? Aman!

Sen de denedin ama belli ki bu iş sana göre değil.

Sen gassal olmak için doğmamışsın.

Sen kilitli kapılar açmalısın Nadir.

Sen kapıda kalmışlara yoldaş olmalısın.

(Baki) Git buradan...

...ve beni ziyaret için bile olsa bir daha geri gelme.

Öncesinde ne iş yaptığını sorsalar bile kimseye söyleme.

Dünya henüz gassallere kucak açmaya hazır değil.

Bizi, hazırlıksız bir yolculuğun habercisi gibi düşünüyorlar.

İleride kız istersen de eski mesleğini söyleme.

Sanki hep anahtarcıymışsın gibi...

...sanki ömrün hep anahtarlarla dolu geçmiş gibi davran, tamam mı?

Abi, bu poşette şey mi var?

Evet, bankadan verdiler.

Evi ipotek mi ne yaptılar.

Taksitle iki katını alacaklar ama o benim meselem, sen ilgilenme.

Parayı bulmuşsun işte. Bir de bana o kadar kızdın.

Sen hiç konuşma.

300 binden 500 bin liraya çıkmak ne, Allah'ın salağı!

Neticeye bakacaksın abi.

Sonuçta kötü mü oldu? Sevindi işte gariban.

Abi, vallahi hiç umudum yoktu.

Git, adı Yağız mıydı neydi? O çocukla konuş.

Sen de gelseydin abi.

Ben gelmeyeyim, o çocuk çok kurnaz.

Hiç aklımızda yokken resmen bizi yarışa soktu, eşek herif.

Ayrıca oğlum, böyle işleri öğren artık.

İşine sahip çık, sen yapacaksın.

Yapabilir miyim bilmiyorum ki abi.

Abartma Nadir.

Sadece imza atacaksın. Kendine güven.

Yapamazsan tekrar ölü yıkayacağını düşün.

O korkuyla önüne ne zorluk çıkarsa halledersin.

Tamam, abi.

Şimdi git, bir kelebek kadar özgür...

...dirilerin arasında, dirilerin dertleri içinde gönlünce yaşa.

Seni gasilhaneden azat ediyorum.

Senelerdir görmek istemediğim bir gerçekti bu...

...ama artık bundan kaçamayız.

Sen gasilhaneye ait değilsin.

Hadi, git.

Oğlum, yürü git!

(Kuşlar ötüyor)

Abi şimdi, sen çırağını gönderdin.

Evet.

-Kredi de çekmişsin. -Evet.

Şimdi hem borçlu hem kimsesiz kaldın.

Evet.

-Bir tavla atar mıyız? -Hayır.

-Ben gideyim o zaman. -Tamam.

Sen tek kaldın burada.

Biliyorum.

(“Şahin Kendirci - Bana Sor” şarkısını söylüyor)

(Şarkı devam ediyor)

Herkes gitti, ben tek kaldım.

(Şarkı devam ediyor)

♪ Uykusuz gecelerin ♪

♪ Sabahını bana sor ♪

♪ Yarım kalan aşkımın ♪

♪ Acısını bana sor ♪ (Korna çalıyor)

(Araba korna çalmaya devam ediyor) (Araba çarptı)

(Kadın) Çabuk koşun! Ambulansı arayın!

Biri ambulansı arasın.

(Ambulans sireni çalıyor)

♪ Yarım kalan aşkımın ♪

♪ Acısını bana sor ♪

♪ Bana sor yalnızlığı ♪

♪ Ayrılığı bana sor ♪

♪ Mutluluğu bilirsin ♪

♪ Mutsuzluğu bana sor ♪

♪ Bana sor yalnızlığı ♪

♪ Ayrılığı bana sor ♪

♪ Mutluluğu bilirsin ♪

♪ Mutsuzluğu bana sor ♪

(Şarkı devam ediyor)

♪ Uykusuz gecelerin ♪

♪ Sabahını bana sor ♪

♪ Yarım kalan aşkımın ♪

♪ Acısını bana sor ♪

♪ Uykusuz gecelerin ♪

♪ Sabahını bana sor ♪

♪ Yarım kalan aşkımın ♪

♪ Acısını bana sor ♪

♪ Bana sor yalnızlığı ♪

♪ Ayrılığı bana sor ♪

♪ Mutluluğu bilirsin ♪

♪ Mutsuzluğu bana sor ♪

♪ Bana sor yalnızlığı ♪

♪ Ayrılığı bana sor ♪

♪ Mutluluğu bilirsin ♪

♪ Mutsuzluğu bana sor ♪

♪ Bana sor yalnızlığı ♪

♪ Ayrılığı bana sor ♪

♪ Mutluluğu bilirsin ♪

♪ Mutsuzluğu bana sor ♪

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.