Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
(Kuşlar ötüyor)
(Horoz ötüyor)
Baki, sen mi geldin?
Cidden cevap bekliyor musun?
Neye?
Ben geldim, Ahmet.
(Ahmet) Senin genel olarak sıkıntın bu abi.
Hayat, nedensiz yapılan şeylerle güzeldir.
Gereksiz laflar, lüzumsuz cevaplar, bazen bayat espriler.
Hayatında bunlara yer aç abi.
Yer açınca ne olacak?
Daha neşeli biri olacaksın.
Benim neşem bana yetiyor.
(Horoz ötüyor)
Sen şu an neşeli misin abi?
Neşeliyim demedim, benim neşem bana yetiyor dedim.
Bana yetmiyor. Kimseye yetmez ki.
Zaten yetmedi.
Kime yetmedi?
(Ahmet) Allah Allah!
(Ahmet) Hey!
Ne oldu lan?
Elif, benimle evlenmek istemiyor.
Yuh!
Kıza evlenme mi teklif ettin?
Hayır, teklif bile etmeden hayır cevabı aldım.
Önce kıyafetlerini ayarlasaydık, yemek yeseydiniz. Niye acele ettin?
Ahmet, o gün güzel giyindim diye kız benimle evlenmeyi mi isteyecekti?
Kadınlar, onun için bir şey yapmanı isterler.
O yüzden evlenme teklifi ederken takım elbise giyiyoruz.
Evde maç izlerken takım elbiseyle oturmadığımızı onlar da biliyor.
Oo!
Kadınlar çok akıllı.
Hakikaten her şeyi biliyorlar.
Beni yanlış anladı.
Seni arkadaşım olarak görüyorum, dedi.
Olsun.
Tamam. Bu, o kadar da kötü bir şey değil.
Ahmet, senin için ne zaman kötü olur?
Seni kaynım olarak görüyorum dediğinde mi?
Bakiciğim, sen usulünce evlenme teklif etmiş olsaydın...
...kız da seni kaynı olarak görmezdi abi.
Ben zaten evlenme teklifi etmedim ki!
Bağırma, çocuk uyuyor.
Hadi gel. Bana yardım et, hadi gel.
Gel hadi, gel.
(Baki) Büyükler okulda mı?
(Ahmet) Yok, geldiler. Şurada oynuyorlar.
♪ İstedim ki sokakta ♪
♪ Asık suratlı kalmasın ♪
♪ Büyükler büyüdükçe ♪
♪ Gülmeyi unutmasın ♪
♪ Bir merhaba ile selamladım insanları ♪
♪ Okul yolunda gördüğüm minik karıncayı ♪
♪ Yaşım küçük ama içimdeki kıpırtıyı ♪
♪ Biraz neşe katıp büyüklere, size veriyorum ♪
♪ Hayat gülünce çok güzel ♪
Evin tek eksiği havuzdu, onu da tamamladım diye mi düşünüyorsun?
Motivasyonun tam olarak ne?
Abi, söyledim ya Neslihan rüyasında görmüş diye.
Küçücük yerde ancak rüyasında görür zaten.
Öyle değil işte abi.
Ben karımın rüyalarını da gerçekleştiren bir erkeğim, bu kadar.
(Ahmet hızlı nefes alıp veriyor)
Rüyasında ikimiz de yüzüyormuşuz.
Böyle rengârenk bir havuzmuş.
Nasıl rengârenk?
İçinde ışıklar varmış.
Minik lambalar da aldım.
-Ahmet, karın çalışıyor ya. -Evet.
-Sen işi bıraktın. -Evet.
Bu durumda sen ev erkeği mi oluyorsun?
Sayılır.
Böyle şeyler size niye garip gelmiyor?
Çünkü ben babalarımız gibi olmayacağım abi.
Çocuklarımın ilk adımlarını da göreceğim.
Okul çıkışı koşarak gelip bana sarılacaklar.
En sevdiği yemekleri de ben yapacağım.
En güzel zamanlarında çocukların yanında olmayı...
...kadınlara kaptırmışız abi, anlıyor musun?
Kadınlar, bu işlerin ne kadar güzel olduğunu yıllar önce fark etmişler...
...en güzel tarafını almışlar.
Şahane bir ev erkeği tanımı, ciddi söylüyorum.
İyi bahane bulmuşsun.
Neslihan'ın ailesi, yılda bir kez anca geliyor.
İnsanların işi gücü var.
İkimizden biri çalışmak zorunda. Ben çekinmiyorum, Baki.
Çekinme zaten.
Alıştığımız sistemde, evde zeytinyağlı musakka yapılacaksa...
...onu kadın yapar. O yüzden kulağa garip geliyor.
Gelsin, bana ne!
Neslihan'ı ilk gördüğün zaman mı karar verdin?
Yani onu gördün ve dedin mi ben bununla evlenirim diye?
Abi biliyorsun işte serviste tanıştık.
O tamam da ben bu kadından çocuğum olsun istiyorum...
...onun çocuklarına tarhana çorbası yapmak istiyorum...
...rüyasında gördüğü havuzu ona yapayım diye aklından geçirdin mi?
-Niye sordun? -Âşık ol, evlen deyip duruyorsunuz.
Uğruna öldüğünüz, yandığınız, bittiğiniz aşk nasıl bir şeymiş?
Servise bindim işte abi.
Her zaman arka tarafa geçerim çünkü arka koltukta uyuyacağım.
(Ahmet) Tekerin üstü diye kimse oturmuyor...
...ama tam uyumalık, beşik gibi.
Neyse işte, o gün de bindim.
(Ahmet dış ses) Neslihan'ın yüzü bana dönük değil.
Profilden bile göremedim. Sadece çok az yanağını gördüm.
Yüzü, gözü, hiçbir şeyi görünmüyor.
Yanında bir şeyler anlatan bir arkadaşı var.
Neslihan da ona bakıyor.
Tabii öyle mal gibi beklemedim, hemen arkaya ilerledim.
(Üst üste konuşmalar)
Arkaya geçip oturdum ama aklım kaldı, abi.
O an ne düşündüm biliyor musun?
Acaba ben kime âşık oldum, diyorum.
Nasıl biri acaba, kaşı nasıl, gözü nasıl?
(Servis ani fren yaptı)
Servis fren yapınca önündeki koltuğa tutundu, ellerini gördüm.
O kadar başka bir şey ki abi.
(Ahmet bağırarak) "Demek bunlar âşık olduğum kadının elleri!"
Serviste öyle bağırdın yani?
Yok, deli misin? Herkes sapık zanneder.
İçimden bağırıyorum tabii.
(Ahmet dış ses) İşe yeni mi başladı? Sadece o günlük mü bindi?
Birisinin arkadaşı mı, tek merak ettiğim o.
Kalbim yerinden çıkacak gibi atıyor.
Kısa zaman sonra servis durdu, şoför arkasını döndü.
"Sokağa kadar giremiyorum, sabah da yolun karşısında dur.
Şu bakkalın önünde, 07.40'ta orada ol." dedi.
İçimden demek ki işe yeni başlamış, dedim.
Her gün onu göreceğim diyorum.
Teşekkür etmek için konuşmadı bile.
Kafasıyla selam verdi, mahcup bir hâlde servisten indi.
İnerken birileri ayağa kalktı falan, yüzünü göremedim.
Servis hareket ederken Neslihan, arkasını dönüp yürümeye başladı.
Servis yavaşça ilerliyor ama beni bir gör.
Allah'ım ne olur baksın...
...âşık olduğum kişiyi göreyim, diyorum.
Birden huzursuz olmuş gibi, sanki arkasından bağırmışım gibi...
...mucize gibi döndü, bana baktı.
Yüzünü o zaman gördüm.
Aşkın tanımını yeniden yaptın.
İyi, tamam, anladık. En âşık sensin.
Ne var abi? Sordun, anlattık işte. Aynen de böyle oldu.
Oğlum bunun bir adım ötesi olsa Neslihan polisi arar sapık var derdi.
(Ahmet) Bir adım ötesi olmadı abi. Niyetim çok ciddiydi...
...ve peşinden gitmedim.
Oğlum belki sevgilisi var, el âlemin kızına niye bakıyorsun?
Yoktu, biliyordum. Aşk böyle bir şey abi.
Yine de kaş, göz de önemli bence Ahmet.
Hadi şansına Neslihan güzel kız...
...ama öyle tombaladan çıkar gibi âşık olunmaz.
Olunur abi.
Bir gün bir bakarsın bütün hayallerini aynı kadın süslüyor.
O zaman âşık olduğunu anlarsın işte.
Sarışın mı, esmer mi, kaç gözü var bilmeden nasıl âşık olursun?
Bizimkisi istisnai bir durum abi.
Biz dünyaya birbirimizle evlenmek için gelmişiz.
(Bebek ağlıyor)
Ve çocuk büyütmek için. Bebeğin ağlıyor.
Geldim kuzum, geldim!
Geldim, babasının can parçası!
(Kuşlar ötüyor)
Baki amcası, bak. Biz uykumuzu aldık.
Allah aşkına çoğul konuşmayı bırak. Ayrı bir birey o.
Ne var yahu? Uykumuzu aldık işte abi.
O ayrı bir insan, sen de ayrısın. O çocuğun kanuni hakları falan var.
Uykuyu o aldı, sen değil.
Ne fark ediyor abi?
İlkokul annesi gibi davranmayın, Allah aşkına.
Ödevlerimiz vardı, dün biraz üşüttük, uykumuzu aldık.
Üçüncü tekil şahıs o.
Allah Allah!
Baki amcan gergin mi güzel kızım?
Aksi mi senin amcan? Senin amcanın huyu pis mi?
Senin amcanın elleri toprak mı olmuş?
Prensesim benim.
Vallahi sen gidince fark ettim...
...ne zaman toprağa değsem birilerini gömüyormuşum.
Ne zamandır ilk defa mezarlık dışında toprağa dokunuyorum.
Ama Baki amcası, daha güzel şeylerden bahsedecektin bize.
Bahsedecektim de iştahım kaçtı. Ben gidiyorum.
(Çocuk gibi konuşuyor) Baki amca, Baki amca!
Yine gel, yine gel.
Yine gel Baki amcası, yine gel.
Yine gel Baki amcası, yine gel.
Yine gelsin kızımın Baki amcası, yine gelsin.
(Kapı açıldı)
(Kapı kapandı)
Hayırdır?
Siz bağırmadığınıza göre bir sorun mu var?
Hişt! Sessiz ol.
(Baki) Neden?
Kuş uyuyor.
(Çocuk) Bekliyoruz ama hâlâ uyanmadı.
Babanız mı uyuduğunu söyledi?
Babanız üzülmeyin diye demiyor. Şey bu...
Ne?
Çok derin uyuyor demek ki.
Ellemeyin ama rahat uyusun.
Huzur içinde uyusun.
(Ördek sesleri)
(Kapı kapandı)
(Kapı açıldı)
(Kapı kapandı)
(Kapı açıldı)
(Kapı kapandı)
(Ahmet dış ses) Neslihan'ın yüzü bana dönük değil.
Profilden bile göremedim. Sadece çok az yanağını gördüm.
Servis fren yaptı. Önündeki koltuğa tutundu, ellerini gördüm.
O kadar başka bir şey ki abi.
(Ahmet bağırarak) "Demek bunlar âşık olduğum kadının elleri!" dedim.
(Kapı açıldı)
Aranızda âşık olamayan ve tek başına yaşayan var mı?
Aranızda âşık olamayan var mı dedim kardeşim?
Kız indi, uzaklaşıyor ona göre.
O kadar belli oluyor mu?
O zaman ben arkasından inip gideyim.
(Alkışlıyorlar)
Hemşehrim, sabahtan beri parayı göndermedin diyorum.
Siz onu...
Kusura bakmayın unutmuşum, al kardeş.
Çattık, bu ne!
Ne yapıyorum ben?
-Ne yapıyorsun sen? -Bismillah!
Sapık gibi takip etmeye Allah'ın adıyla başlama...
...besmeleni geri al.
Ne yapıyorsun, ne bağırıyorsun?
Beni takip ettin, seni gördüm.
Vallahi keşke ben de seni görseydim, emin ol takip etmezdim.
Al, kendin itiraf ettin işte, beni takip ediyorsun.
Sen benim başıma bela mısın?
Allah'ım, ya Rabb'im!
Tamam, güzel kızım. Evime kadar geldin, istedin, laf etmedik...
...ama yolda takip etmek ne demek. Ayı!
Kerime!
Anneciğim.
Ben de şimdi dolmuştan indim. Hadi gidelim.
Baki Bey evladım nasılsın?
Teşekkür ederim, iyiyim. Siz?
Hemen haberleştiniz demek. Kerime bana söylememişti.
Haberleşmedik aslında, kızınızı dolmuşta gördüm.
Tabii tabii, anladım.
O zaman biz şurada aile çay bahçesinde oturalım.
Olur, oturun.
Korkma korkma, ben ayrı masada otururum.
(Kerime'nin annesi) Hadi.
Ne oldu?
Sen babamlara neden sigortam var dedin?
Var çünkü.
Sen ölü yıkamıyor musun? Bunun sigortası mı oluyor?
Beni buraya sigortamı sormak için mi oturttunuz kızım?
Kızım falan ne oluyor? Hop!
Gitme dur, konuşalım, oturalım. Gitme lütfen.
Ben senden korkuyorum kızım.
Bir kafa tutuyorsun, bir masum masum yalvarıyorsun.
Sana yalvaran oldu mu? Düdük!
Düdük mü?
Bir düdük demediğin kalmıştı. İnsan insana düdük der mi?
Bir hassas noktan olsun, bir sınırın olsun.
Hişt!
(Kuşlar ötüyor)
(Üst üste konuşmalar)
(Baki) Annen, neden seni benimle konuşturuyor?
Çünkü babamlar seni beğenmiş.
(Kerime) Evlenelim istiyorlar.
Biz şimdi annenle baban sigortamı beğendi diye evlenecek miyiz?
Hayır, benim sevdiğim var.
Tamam. O zaman git, onunla evlen!
Çaktırma...
...annem normal normal konuşuyoruz sansın diyorum!
Sen de normal normal konuş o zaman.
Annen neden arka masada ve bizim niye evlenmemiz gerekiyor?
Sen o akşam veda bile etmeden çıkıp gittin ya, babam sinirlendi.
Adamı kesin sen tersledin diye beni suçladı.
Tersledin zaten.
Dün de dışarıda görüşün...
...bir özür dile, bir tanışın falan dediler.
Sonra da sen karşıma çıkınca annem, benim seni aradığımı sandı.
-Aramadım de. -Diyemem.
Davut, bir haftaya hapisten çıkacak.
Şimdi benden şüphelensinler istemiyorum.
Davut, sevgilin mi?
Evet.
Madem sevgilin var, seni niye başkasıyla görüştürüyorlar?
Davut'la görüştüğümüzü onlara söylemedim.
Şimdi evden kaçacağımı düşünmesinler.
Kim böyle bir şey düşünebilir ki?
Babanlara "Koca kızım, evden kaçacak kadar kafayı yediğimi...
...nasıl düşünebilirsiniz?" de. Saçma!
Saçma değil. Ben gerçekten evden kaçacağım.
Bu devirde evden kaçmak mı kalmış?
Bohça falan hazırlayıp...
...pencereden Davut'un kafasına da at bari, tam olsun.
Ne yapayım, vermiyorlar.
Davut birkaç kez hapse girdi çıktı diye...
...araba hırsızlığına bulaştı diye...
...kavgaya karıştı diye hemen kötülediler Davut'u.
Hemen kötülememişler sanki, yeteri kadar beklemişler.
Davut'un yüreği çok temizdir aslında ama onu göremiyorlar.
Seninki de temiz yüreğini göstermeye çok da uğraşmamış ki.
Davut, çok iyi biridir. Beni çok seviyor.
Adam sırf seni seviyor diye iyi biri mi oldu?
En azından sapık gibi kızları takip etmiyor.
Ben seni niye takip edeyim yahu?
Etmedin mi? Yolda arkamdan yürüdün, yalan mı?
Seni, Ahmet'in hayaline benzettim.
O ne?
Karışık konu, boş ver.
Ama yüzünü görmedim.
-Seni birine benzettim. -Kime?
Âşık olacağım kadına.
Ahmet, size geldiğim arkadaşım...
...karısıyla nasıl tanıştığını anlattı da.
Serviste görmüş ama yüzünü görmeden âşık olmuş falan.
Yani?
-Ne yani? -Yani ne var bunda?
Ben de Davut'u tanımadan ona âşık oldum.
Yanlış anlamayın da tesadüfen yaşıyorsunuz.
Biri yüzünü görmeden, biri adını bilmeden...
...siz âşık olmaya bahane arıyormuşsunuz.
Öyle değil işte.
Onu görürsün ve âşık olacağını bilirsin.
Yani bu başka bir şey.
Üç yıl oldu.
Yoldayım, yürüyorum, hava da karanlık.
Peşimde biri var gibi. Önce korktum tabii.
(Kerime dış ses) Birilerini mi çağırsam, ne yapsam diyorum.
Ama gerçekten takip ediliyor muyum emin olamıyorum da.
Sonunda seslendi.
Döndüm baktım.
Bir baktım...
...gayet düzgün giyimli, sıcacık gülümseyen Davut var.
Ve âşık mı oldun?
"Bakar mısınız?" dedi, döndüm şöyle baktım.
Onu gördüm ve âşık oldum.
Zaten o an kimi görsen âşık olacakmışsın.
Davut denk gelmiş.
Hayır, Davut yerine başkası olsa çantamı kafasına indirirdim.
Bu başka bir şey.
(Kerime dış ses) Sonra bana cüzdanımı uzattı.
Yolda düşürdünüz, dedi.
Ben mahcup oldum tabii.
Adam cüzdanımı getirmiş, ben onu sapık sanmışım.
Size bir çay ısmarlayayım, dedim.
Hemen bir çay içtik.
(Ahmet dış ses) Hemen mi? Çayı nereden buldunuz?
Bir kafede oturduk, çay içtik işte.
Anlattığım bir sürü şey de bunu mu soruyorsun?
Cüzdanı nereden bulmuş?
Çalmış aslında. Bana düşürdünüz demiş.
Cüzdanımda vesikalık bir fotoğrafım vardı.
Onu görünce bana âşık olmuş.
Cüzdanımı verme bahanesiyle de tanışmak istemiş.
Ama annemler hep engel oldu.
Adam hem hırsız hem yalancı hem kavgacı.
Affedersin de itin teki.
Engel olmak istemezlerse...
...ben seninkilerin anne babalığına hakaret ederim zaten.
Âşık olana hürmetimiz var ama seninki aşk değil.
Sen resmen belanı aramışsın.
Âşık olacağın kişiye sabıka kaydını soramazsın.
Böyle şeyler aniden olur.
Kendimi bildim bileli gassalim.
Dikkat et, insanı ölüme götüren şeyler de aniden olur.
Ben seninle değil, Davut'la evleneceğim.
Defalarca söyledim, ben de sana bayılmıyorum.
(Kerime) O yüzden mi beni istemeye geldin?
Ahmetler ısrar etti.
Peki, tamam, o yüzden mi yolda takip ettin?
O da hikâyenin etkisiyle oldu.
Senin şu hayatta kendi iradenle yaptığın ne var?
Ben yaptım, âşık oldum.
Herkes karşı çıksa da.
Tamam.
Aşkla ilgili akıl verecek kişi değilim...
...ama sen de şunu bil...
...herkes karşı çıksa da aşkına sahip çıkmak başka bir şey...
...herkes karşı çıkıyor diye inatlaşıp...
...hırsızın tekine takılmak başka şey.
Senelerdir her yaştan insanı yıkıyorum.
Ne ölüler gördüm, şaşırırsınız.
Ama ben onlara üzülmem.
Acı çeken ruhtur, beden değil.
(Baki) Ölüler üzülmez, ölüler ağlamaz.
Ben yakınlarına daha çok üzülürüm.
Ölü yakınları hüzünlülerdir ama daha çok pişmandırlar.
Mevta ile daha çok konuşmadıkları, daha çok görüşmedikleri...
...onu daha mutlu edemedikleri için pişmandırlar.
Bir gün teneşirin üzerindeki siz olursanız bir sorun yok...
...ama o teneşirin yakınlarında gözyaşı dökerseniz pişman olmayın.
Neden öyle söyledin?
Kerime yine ters bir şey mi dedi?
Kerime'nin kendisi ters zaten.
Yanlış anlamayın, kızınız sonuçta ama...
...saçma sapan bir aşk hikâyesi...
...garip bir kriminal tutku, sinirli tarafları falan var.
Sana o gaspçıyı mı anlattı?
Aklında o varsa anlatacak tabii.
Kusura bakma evladım.
Sen de arada kaldın.
Off! Bu kız niye böyle yaptı?
Bir süredir vazgeçmiş gibiydi.
O çocuktan bahsetmiyordu.
-Bu daha kötü değil mi? -Ne daha kötü?
Size bahsetmemesi.
O çocuktan değil de size anlatmaktan vazgeçmesi.
(Gök gürlüyor)
(Baki iç ses) Ben yalnızım, hiç çocuğum olmadı.
Muhtemelen olmayacak da.
Ölsem beni belediye gömecek.
Ama bir çocuğum olsa, bana çok kötü bir şey dese...
...örneğin; cüzdanımı çalana âşık oldum baba, dese...
...onunla konuşurum.
İnandığı şeyin yalan olduğunu...
...ona, eninde sonunda canını acıtacağını söylerim.
Tekrar tekrar söylerim.
Canı acıyacaksa da...
...beni sevmekten vazgeçme ihtimali olsa da söylerim.
Çünkü gerçekleri saklamak ileride daha çok canını acıtır.
("Şahin Kendirci - Bu Şehir" şarkısını söylüyor)
(Şarkı devam ediyor)
♪ Beni bu şehir boğuyor ♪
♪ Bilmem bana ne oluyor ♪
♪ Çöken karanlığın içinde ♪
♪ Umutlarım tükeniyor ♪
♪ Yokum sanki bu şehirde ♪
♪ Şehir benim içimde ♪
♪ Fırtınalar koparıyor ♪
♪ Çaresiz yüreğimde ♪
♪ Gürüldeyen gürültüsü ♪
♪ Oluyor ömür törpüsü ♪
♪ Tüm bunlar yetmezmiş gibi ♪
♪ Bir de yâr bana küskün ♪
♪ Sokaklar çıkmaza döndü ♪
♪ Sevenlerim derde büründü ♪
♪ Bırakın tek başıma ♪
♪ Bırakın Allah aşkına ♪
♪ Beni bu şehir boğuyor ♪
♪ Bilmem bana ne oluyor ♪
♪ Çöken karanlığın içinde ♪
♪ Umutlarım tükeniyor ♪
♪ Yokum sanki bu şehirde ♪
♪ Şehir benim içimde ♪
♪ Fırtınalar koparıyor ♪
♪ Çaresiz yüreğimde ♪
♪ Gürüldeyen gürültüsü ♪
♪ Oluyor ömür törpüsü ♪
♪ Tüm bunlar yetmezmiş gibi ♪
♪ Bir de yâr bana küskün ♪
♪ Sokaklar çıkmaza döndü ♪
♪ Sevenlerim derde büründü ♪
♪ Bırakın tek başıma ♪
♪ Susun biraz Allah aşkına ♪
(Şarkı devam ediyor)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.