Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Ben de nasibimi aldım yani.
Bundan şikayetçi miyim diye sorarsan da...
...hayır.
Bence böylesi ikimiz için de daha iyi.
Bizi yıpratan...
...aile olmamıza engel olan duygulardan uzaklaşmak güzel.
Biliyor musun?
Ben hayatımı ikiye ayırıyorum.
Zeynep'ten önce...
...Zeynep'ten sonra.
Ben Selin'e daha sakin bir adamım.
Sen beni çok değiştirdin Zeynep.
Ben seninle hayat buldum.
Daha iyi bir adamım.
Daha huzurluyum.
Her şey seninle çok güzel.
Sen çok erdemli bir adamsın Halil Fırat.
Bundan çok daha fazlasını da yapabilirsin.
İntikam alabilecek gücün varken affetmeyi seçebilirsin.
Bu seni daha güçsüz kılmaz.
Aksine çok daha güçlü olduğunu gösterir.
Şimdi...
...benim Zeynep'ten sonraki Halil'e bir sorum var.
Tekini de affedebilecek misin?
Hainlere laf olma Zeynep.
Herkes ikinci bir şansı hak eder demiştin.
Ama üzgünüm...
...vermediğin ikinci şansı başkasından isteyemezsin.
Ne güzel konuşuyorduk.
Nasıl oldu da konuyu evirip çevirip Tekin şerefsizine getirdin? Pes!
Hainler affedilmezmiş.
Ne yapacaksın yani?
Tekin gibi biri için kendi hayatını mı mahvedeceksin?
Zeynep'i affedemezsin.
Ben ayak diletirken bile ayrı olmak isteyen sen değil miydin?
Neden şimdi bunu yapıyorsun?
Zeynep bak affet dediğin adam ailesini kuyusunu kazan...
...hamile karısını bile hiç eser şerefsizin teki.
Günlerce ben onun yüzünden sana neler söyledim neler.
Canın acımadı mı?
Ha?
Yanmadı mı canın?
Hiç öğrenemeyebilirdik Zeynep.
Ben sana hiç işlemediğim bir günahın bedelini ödetmeye kalkabilirdim.
Ama olmadık işte Aygül.
Bak buradayız hâlâ.
Yan yanayız biz.
Hem de eskisinden bile iyi durumdayız.
Bak ne olur...
...şu Tekin meselesine makul bir çözüm yolu bul ne olur.
Halil!
Tekin nerede Halil?
Kaç gün oldu hâlâ en ufak bir haber yok.
Bak o beni habersiz bırakmaz böyle.
Ne kadar üzüleceğimi korkacağımı bilir.
Sen mi bir şey yaptın ona?
Onun böbrekleri hasta.
Onun böbrekleri hasta.
İlaçlarını alamazsa hastanelik olabilir, ilacı yanında mı onu bile bilmiyorum.
Sen mi bir şey yaptın?
Doğru söyle sen mi bir şey yaptın ona? Daha önce de oldu bu.
Aha bak...
...senin kocan dediğin ciğeri beş para etmesin Tekin.
Sen mi bir şey yaptın kocama doğru söyle?
Tamam Gülhan ablacığım sakin ol.
Bak anlıyorum merak ediyorsun ama böyle olmaz harap etmişsin kendini.
Yapma böyle artık yalnız değilsin sen.
Bebeğin var.
Hadi gel odana çıkalım.
Gel.
Okan hemen çiftliğe geliyorsun.
Hemen.
Neredeyse ümidimi kesmek üzereydim.
Ben bir iki tane sipariş beklerken kaç tane sipariş geldi hâlâ şoktayım ya.
Ben sana demiştim aşkım...
...bu kadar emeğinin illaki bir karşılığı var.
E ben sana demiştim aşkım...
...bu kadar emeğinin illaki bir karşılığı olacaktı.
Tabii canım.
Yetenek asla saklı kalmaz Selmoş'um.
Bak gör daha nicelerini alacaksın.
Bravo sana.
Siparişlerin yarısı benim kolyeme gelir ama metiyeler hep Selma'ya.
Olsun ne olacak.
İyilik yaptığınızı at...
...balık bilmezse Halit bilir demişler.
Kıymet anneciğim...
...olur mu hiç öyle şey?
Senin desteğin olmasaydı ben çoktan pes etmiştim.
İyi ki yanımdaydın.
Ne kadar teşekkür etti Seman sana.
Neyse...
...kıymetin kıymetini anlamışsınızdır.
Ana...
...biz senin kıymetini her zaman biliyoruz zaten.
Eserlerin muhteşemdi.
Şimdi...
...siparişler çok, vakit az.
Yarına yetiştirmek için iş bölümü yapacağız.
Biz karı koca Selma'nın siparişlerini hazırlayacağız.
Siz ikiniz de...
...sanatkar kıymet hanımın siparişlerini.
Bedavaya ne yapacağız?
O kadar emek.
İnsan göze akıyor oğlum.
Ana...
...aşk olsun.
Yeğenin kırk yılları bir şey istemiş.
Hatırım için.
Hatırım için dersen...
...akan sular durur.
Tamam madem.
Yani hiç adetim değildir ama...
...yeğenim için...
...benim için.
Başkasının tasarımını öğreteceğim artık.
El mecbur.
E hadi...
...o zaman başlayalım.
Bana da bir şey verin de ben de çalışayım.
Şuna da versene.
Vereceğim.
Vallahi ucuz atlattım.
Halil eniştemden daha büyük bir tepki beklerdim açıkçası.
Gerçi...
...çalışmak falan da benim için zor iş ama olsun.
Ölümü beklerken ısıtmaya razı oldum resmen.
Aman...
...olaylar unutulana kadar birkaç gün gider çalışırım.
Sonra da normale döneriz.
Ama anne var ya...
...resmen yay gibi gerildim.
Ben bir gideyim duş alayım.
Sen nasıl olur böyle bir şey yaparsın Merve?
Bir aslanlı kadınla yakışın mı hiç?
Utanmadın mı soyadımıza bu lekeyi sürmeye?
Banyo falan yapmıyorsun, gidiyorsun odana...
...ben söyleyene kadar çıkmayacaksın yürü.
Yürü.
Gel.
Sürahiniz boşalmıştı da doldurdum Zeynep Hanım.
Sağ ol.
Var bir karın ağrına mı? Acaba ne?
Bir şey mi dedin?
Temiz bardak getirmeyi unutmuşum, keşke onu da getirseydim dedim.
Bir dahaki sefere onu da getiririm.
Halil'i gördün mü?
Halil Bey atölyede, yanında Okan Bey var.
Anladım, sağ ol.
Benden bir isteğiniz var mı Zeynep Hanım?
Yok, teşekkürler.
Okan bu saatte niye gelir ki?
Tekin'le ilgili bir şey mi öğrendiler yoksa?
Efendim Zeynep?
Hakan, yalnız mısın?
Evet, aradığını görünce kapıya çıktım, Tekin içeride.
Hayırdır, bir şey mi oldu?
Halil Tekin'i affetmem diyor, başka bir şey demiyor.
Şimdi Okan geldi, atölyedeler, konuşuyorlar.
Acaba Tekin'le ilgili bir şey mi öğrendi?
Bir tedirgin oldum ben.
Şimdi ben de bir işçilendim.
Aman diyeyim Zeynep, sakın gözünü Halil'den açma.
Bir hareketledik sezdiğin anda, bana haber ver olur mu?
Tamam, tamam merak etme gözüm üstünde.
Ah Halil ah!
Sayende hep diken üstündeyim.
Otobaş, tren istasyonu, hastane, karakol, araç kiralama ofisleri.
Her yere bakıldı ama hiçbir yerde yok, öyle mi?
Ne yazık ki öyle oldu Halil Bey.
Yeşilpınar'dan çıkmasına imkân yok.
Çıkamaz o ütlek.
Ne yazık ki öyle oldu Halil Bey.
Ne yazık ki öyle oldu Halil Bey.
Yeşilpınar'dan çıkmasına imkân yok.
Çıkamaz o ütlek.
Otellere falan her yere baktık dediniz.
Nerede o zaman bu?
Arkadaş, eş, dost her şeyini araştırdık ama yok.
Dostu falan olmaz onun.
Ama ilaç.
İlaç kullanıyor.
Onu alabilmek için çıkacaktır deliğinden.
Eczaneye gidecektir. Orası olmazsa hastane.
Hastanede adamlarımız var dedin.
Evet efendim var.
Yeşilpınar'da hepi topu üç tane eczane var.
Üçünün de çıkışı yok.
Üçünün de çıkışına adam koyuyorsun.
Çember daraldı.
O soktuğu çukurdan çıkaracak kafasını.
Peki bulunca ne yapalım?
Hiçbir şey yapmayın Okan.
Beni arayın.
Tamam Halil Bey.
Başka bir isteğiniz yoksa ben gidip adamlarımızı organize edeyim.
Çabuk olun.
Çabuk olun.
Çeviri ve Alt Yazı Vartolu
Al bakalım prenses.
Sana kahve yaptım. Biraz çarçalırsın.
Teşekkür ederim ama şu kupayı alıp ağzıma götürecek halim bile yok biliyor musun?
O kadar yorgunum yani.
Kıyamam lan karıma.
Hadi sen git uyu, ben devam ederim.
Olmaz, sen nasıl bitireceksin tek başına?
Yardım ederim ben.
O zaman sana askerlik anılarından anlatayım.
Belki açılırsın.
Anladım.
Dinle.
Bir gece nöbetteyim.
Ama çok soğuk, öyle böyle değil.
Donuyorum resmen.
Eksi 10 derece olabilir.
Bizim nöbet tuttuğumuz yerde de askeri araçlar vardı.
Ben de dayanamadım.
Soğuktan bir tanesinin içine girdim.
5-10 dakika ısınırım diye düşünmüştüm.
Tabii ki uyuyakalmışım.
Sonra ne oldu dersin?
Ne oldu bilmem.
Asker!
Diye bağıran as şubayımın sesine uyandım.
Nöbet tuttuğum zaman uyuyakaldığım için
bir ton fırçayadım.
Bir de üzerine ceza verdim.
Sabaha kadar nöbet tuttum o gece.
Hayalet gibiydi.
Kötü olmuş.
Aşkım bu daha bir şey mi?
Bir gün birlikte tatbikata çıktık.
Ama helikopterlerle çıkıyoruz tatbikata.
O kadar yani.
Benim de elimde kocaman bir tüfek.
Helikopterden helikoptere atlıyorum.
Helikopterden helikoptere.
Yani düşünebiliyor musun?
Bildiğin havada tüfekle dans ediyorum.
Helikopter zormuş askerlik.
Evet zor.
Ama güzel tarafları da vardı askerliğin.
Mesela bir tane aşkım vardı.
Çok seviyordum onu.
Çok aşıktım.
Adı Nurhan'dı.
Biz sürekli mektuplaşıyorduk.
Hatta hala görüşüyoruz.
Az önce mesaj attım.
Eren ne diyorsun sen?
Niye gülüyorsun Eren?
Ben hiç komik bir şey görmüyorum şu an.
Aşkım şaka yaptım.
Şaka.
Öncesinde olmadık şeyler söyledim.
Tık yok.
Sonra bir Nurhan'dan bahsettim.
Hemen ayıldım.
Beni uyandırmak için yaptın yani değil mi?
Nurhan diye bir aşkın olmadı hiç.
Bir aşkım evet uydurdum.
Uykun açılır diye yapmıştım.
Yanılmamışım.
Bak anında canavar gibi oldun.
Haklısın.
Artık devam edebiliriz.
Bence de.
Allah Allah.
Nerede bu kız?
Ben bu dünyanın en şanslı adamıyım.
Allah'ım nasıl güzel yaratmışsın.
Nefşom işte.
Hayır yani ben anlamıyorum ki.
Bir insan bu soğukta oturarak nasıl uyuyakalabilir?
Benim karım her şey kendine özel.
Buradasın gitmemişsin.
Seni bırakıp gider miyim hiç?
Buradayım.
Bir dünya vakit kaybettik Kıymet Hanım.
Otur oturmaz başlasaydı şimdiye yolu yaralamıştık.
İlhan gelmiyor.
Benim suçum ne?
İlhan kim ayol?
Güvey oğlum mu?
Sen nereden biliyorsun?
İlhan'a güven bilmem de.
Böyle giderse biz bu kolyelerin yarına kadar yetiştiremeyiz.
Hadi başlayalım artık.
Ben bu matematik hesabını gene yapamadım.
Eren kuzum bu çırpı bacak Selma'dan ayrılsın isteyeyim.
Siparişler yetişince mi benim işime gelecek?
Yetişmeyince mi?
Ne olursa kuzum beşik kertiğine kavuşacak.
Bir hesap edebilsem.
Aynı malzemeleri eşereyip durdun Kıymet Hanım.
Hadi yapıp yetiştirelim de Selma'cığım sevinsin.
Anlaşılmıştır.
Bu iş yetişmeyecek.
Hadi göreyim seni Kıymet.
Kıymet.
Sırtım çok tutuldu.
Kulunçlarım kilit.
Ayılamayayım.
Azıcık olsa biraz açılır da.
Buncuklar dizmeye başlarım.
Tamam.
Azıcık ortaya.
Az biraz sola.
Az biraz sola.
Yakaladım işte tam orası.
Tamam tamam.
Yetti geç.
Dünya varmış.
Rahatladım vallahi.
Aman iyi güzel.
Hadi başlayalım o zaman hemen.
İyi.
Başlayalım başlamasına da.
Acıktım ben.
Açken mümkünatı yok.
Çalışamıyorum.
Senin de derdin bitmiyor Kıymet Hanım.
Ne yapalım.
Açken konsantre olamıyorum.
Şöyle temli bir çay olsa.
Bir de yanında gündüzden yaptığım katmerlerden.
Sonra bir çalışırım bir çalışırım.
Ne yapacaksın koyacaksın mı?
Başka?
Selma'ya dua et sen.
Şimdi istediklerimi gidip getireceğim.
Ama sonra da başlayacağız.
Nokta.
Ne?
Öyle güzel.
Öyle masum sanki.
Efendim bakalım.
Dediğiniz gibi.
Üç eczanenin etrafını tuttuk Halil Bey.
Kuş uçurtmuyoruz.
Bak o eczanelerden biri mutlaka gelecek.
Görünce bana haber veriyorsunuz.
Siz merak etmeyin Halil Bey.
Ben sizi arayacağım.
Kapat.
Benim hemen Agah'a haber vermem lazım.
Eczane işi çok fena oldu.
Çok fena oldu.
Al bakalım Tekin Efendi.
Vicdansızsın vicdansız.
Tabi tabi.
Alo.
Alo Hakan.
Az önce Halil'in telefonunda Okan'la konuştuğunu duydum.
Tekin ile çalması gerektiğini Gülhan'dan öğrenmişti.
Bütün eczanelerin önüne adam dikmiş.
Sakın eczaneye falan gideyim demeyin.
Ne diyorsun sen?
Ya az önce eczaneden çıktım.
Ama kalık değiştirmiş durumdayız.
Hakan uzaklaşın oradan hemen.
Hemen uzaklaşın.
Tamam tamam.
Ne oldu?
Bir şey yok.
Ne bu acele oğlum?
Ne oldu lan?
Bir problem mi var?
Tekin mi lan o?
Şimdi elimize düştün işte.
Hadi Okan hadi Okan.
Bin artık şu itin tepesine bin.
Okan.
Buldun mu Tekin itini?
Evet Halil Bey şu anda önümdeki arabada.
Ben de peşindeyim.
Kamufle olmaya çalışmış ama tanıdım kendisini.
Arabayı kimin kullandığını
henüz tam olarak göremedim.
Cahit'in adamlarından biri olabilir.
Neredesin şu an?
Orman yoluna paralel gidiyoruz.
Tamam sakın gözden kaçırma.
Ben de hemen geliyorum.
İşte.
Bir nefes kadar yakınımdasın hain it.
Hadi.
Eyvah.
Yakalandılar mı yoksa?
Yok.
Alo Hakan.
Ne yaptınız uzaklaşabildiniz mi eczaneden?
Uzaklaştık ama Halil'in adamı fark etti bizi.
Peşimizde atlatmaya çalışıyorum.
Hay Allah'ım.
Halil evden çıkıyor şimdi.
Ben bir şekilde engel olmaya çalışacağım ama ona.
Hadi kapatıyorum.
O hain yüzünden
başını belaya sokmana izin vermeyeceğim Halil.
Alo Arzu.
Hiçbir şey seni affetmemi sağlayamaz Tekin.
Affetmek bir yana
sana vereceğim
hiçbir ceza benim içimi soğutmaya yıkmaz.
Halil Bey.
Buyurun beni çağırmışsınız.
Seni mi çağırmışım?
Evet Zeynep Hanım söyledi.
Çok acil seni çağırıyor dedi.
Ne istemiştiniz?
Bir yanlış anlaşılma var herhalde.
Ben seni çağırmadım.
Halil.
Ne var Birol?
Ne var ya?
Efendim.
Kız neredesin sen?
Niye hiç aramıyorsun beni?
İşten güçten kafamı kaldıramıyorum ki Birol.
Hani avukat parası buluyordu?
Bir an önce bul Arzu.
Ne yapacağız bu işi?
O delikte günden güne sabrım tükeniyor.
Tamam halledeceğim.
Biraz daha sabret.
Halledeceğim bir şekilde.
Halledeceğim de nasıl halledeceğim?
Sütte leke var
Zeynep'te yok maşallah.
Hiçbir şey bulamazsam
para tırtıklayamam ki.
Çok yoruldum.
Ayaklarıma kara sular indi resmen.
Hayatında ilk defa çalıştığın için olabilir mi?
Ama
bir de şöyle düşün.
Yoruldun.
Ama büyük bir cezadan kurtuldun.
Benim sana bir şey söylemem gerek Cemil.
Dinliyorum.
Ben düşündüm de.
Yani üzerine çok düşündüm.
Ve anladım ki
senin
benim için yaptığını
ancak bir
Ancak bir?
Ne söyle Merve?
Ancak bir
dost yapar Cemil.
Sen benim gerçek dostumsun.
Ben senin için daha fazlasını da yaparım.
Dost gibi dost be.
Ben olduktan sonra
dostum yere gelmez ki.
Benim iki tane sinema biletim var.
Çok iyi filmdir.
Gider miyiz?
Ay yok Cemil.
Benim partim çıkmış sen bana sinema diyorsun.
Hem üstüm başımda müsait değil zaten.
Kıyafetlerini değiştirecek kadar vaktimiz var.
Ay Cemil gerçekten hiç modumda değilim.
Valla tek isteğim eve gidip
uzanmak yatmak.
Çok yoruldum.
Başka zaman gideriz.
Başka zaman mı?
Olur, olur.
Ama böylelikle söz vermiş oldum.
Haberin olsun.
Tamam anlaştık.
Anlaştık.
Görüşürüz.
Görüşürüz.
Halil beni yakalarsa
elleriyle kalbimi söker.
Hiç şansım yok.
Daha hızlı Hakan.
Kurbanın olayım daha hızlı.
Senin için bir şey yapmazdım da.
Her şey Halil için.
Halil için.
Hadi Hakan yetişecek.
Yavaşla biraz içim dışıma çıktı.
Zeynep.
Hiç kızma.
Gelmek istediğimi söylesem izin vermeyecektin.
Ne oldu?
Zeynep.
Zeynep.
İn.
Çocuk musun sen?
Gizli gizli arabaya binmeler falan oluyor mu böyle?
Gayet oldu bence.
Şunu yanına aldıysan bensiz hiçbir yere gidemezsin.
Oyun bitti Zeynep.
Konağa dönüyorsun hadi.
Tabi sen de benimle geleceksen neden olmasın.
Ama tek başıma şuradan şuraya
adım atmam.
Zeynep uzatma yalanı istersen.
Söyle Hakan.
Tekin'in içinde olduğu aracı sıkıştırdık Halil Bey.
Hemen konum atmana.
Ben gelene kadar da sakın ellemeyin.
Tamam Halil Bey siz nasıl isterseniz.
Kapat.
Zeynep bana bak.
Tamam benimle geliyorsun.
Ama arabadan dışarıya bir adım dahi
atmak yok.
Keserim.
Çok fena köşeye sıkıştık Zeynep.
Halil'in buraya gelmemesi lazım.
Müzik açabilir miyim?
Mansur yoksa tabi.
Zeynep sırası mı şimdi? Konuma bakıyorum. Ver şunu.
Tamam vereceğim önüne bak sen.
Al.
Evet. Konumu değiştirdim.
Şimdi istediğin gibi gidebilirsin Halil Firat.
Müzik açıyor.
Ne bu şimdi?
Gözlemeciye mi
getirmişler herifi?
Gözlemeci.
Ben kahvaltı da etmedim biliyor musun?
Ne güzel düşünmüşsün ya sağ ol.
Müzik açıyor.
Telefon çekmiyor.
Yürü Zeynep bin arabaya.
Telefon çeken bir yer bulacağız hadi.
Yok sen git ben çok açım.
Bir şeyler yiyeceğim.
İşim bitince gelip beni alırsın.
Zeynep ne yemesi?
İşimiz gücümüz var bin şu arabaya.
Allah Allah açım işte bir şeyler yiyeceğim.
Sen git diyorum ya.
Tabi beni bu dağ başında tek başıma
bilerek yapıyorsun.
Sırf tekini bulmama engellemek için yapıyorsun sen.
Peki sen bilirsin.
Tıpış tıpış geleceksin bu arabaya.
Müzik açıyor.
Aa gidiyor gerçekten.
Hoş geldiniz.
Buyurun buyurun.
Teşekkür ederim ama ben geldim.
Aynı dağ başında olduğumuza bizi bilen bilir.
Otuz yıldır bu işi yapıyoruz biz.
Evet gözlemelerimiz çok meşhurdur.
Bakın şu adamın ağacı var ya.
Onun elini dedem dikmiş.
Küçücük bir fidanmış.
Şimdi başı göğe bakıyor.
Gelin bakın çok güzel kokuyor dalları.
Müzik açıyor.
Adamın canını yaptıracaksın bana.
Yalnız bizim şimdi bir yere yetişmemiz gerekiyor.
Biz başka zaman mutlaka geleceğiz.
Müzik açıyor.
Her defasında sabrımı sınıyorsun Zeynep.
Ama gözlerine bakınca...
...sevdam öfkeme galip geliyor.
Madem açsın...
...o zaman bir gözleme yiyelim.
Yalnız annem memlekete gitti.
Benim de elimden gelmiyor hiç.
Size çay ikram edebilirim ama.
Müzik açıyor.
Nimet annenin siparişlerinde daha büyük bir kutuya...
...ihtiyacımız olacak bence.
Tamam.
Hallederiz.
Kıyamam ya.
Teyzem uyuyakalmış burada yorgunlukta.
Yazık.
Müzik açıyor.
Ee?
Diğerleri nerede?
Bilmiyorum ki.
Yapmamışlar belli ki.
Ne yapacağız şimdi?
Eksik kaldı siparişler.
Bölüm yok köycümde.
Ben şimdi senin...
...siparişlerini kargoya vereceğim.
Sonra diğer sipariş sahipleriyle görüşüp...
...akşama kadar süre isteyeceğim.
Ama daha ilk siparişten...
...yarım yamalak iş yapmış olduk şimdi.
Salmoş.
Uyuyakalmış.
Günaydın teyze.
Siparişleri yapamamışsınız galiba.
Ah tatlım ben...
...bütün gece neler çektim biliyor musun sen?
Ne masajı bitti...
...ne çayı...
...ne de yemeği.
Ne kendi çalıştı ne de beni çalıştırdı.
Kele.
Meydanı boş buldun da...
...beni mi çekiştiriyorsun?
Yalan mı?
Bütün gece hizmet ettirdin kendine.
Çalışmamak için bin bir bahane.
Üç taneyi de kafama göre ben yaptım.
Neyse olan olmuş hanımlar.
Yapacak bir şey yok.
Ben şimdi bu siparişleri kargoya vereceğim.
Anne sonra da bu siparişleri...
...akşama kadar bitireceksin lütfen.
Günahları değiştiririz yoksa bak.
Anlaştık mı?
Tamam oğlum yapacağım ben zaten de.
Tamam yaparsın işte zamanın var.
Aşkım...
...sen de üzülme ne olur.
Hem iş dünyasında olur böyle şeyler.
Kafana takma.
Tamam.
Yani sırf...
...tekini yakalamayayım diye gözlüğümü açıyorsun.
Pes.
Ne alakası var canım?
Acıktım ben ondan açıyorum.
Ha bu arada sormadım.
Sen ne yersin?
Aa olur mu hiç öyle?
Ne demişler?
Biri yer öbürü bakar kıyamet ondan kopar.
Sana da peynirli yapıyorum.
Anne.
Evet.
İlaç saati geldi.
Ne yapıyorsunuz siz?
Ömer'imin tespihi kayıp, onu arıyoruz.
Her yere baktınız mı?
Her yere baktım ama yok Tülay Hanım.
En son ne zaman elindeydi Zümrüt Hanım, hatırlıyor musun?
Köy evi.
Hangi köy evi?
Halil'le Zeynep beni bir köy evine götürdü ya.
En son orada elimdeydi.
Orada unuttum.
Burada yoksa olabilir orada.
Halil Bey nerede?
Dışarı çıktı Tülay Hanım.
Ay ne olur, ne olur tespihimi bulun bana.
Alıp getirsinler, Ömer'imden yadigardı.
Tamam Zümrüt Hanım, halledeceğim ben, sen merak etme.
İyi.
Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor.
Lütfen daha sonra tekrar dinleyin.
Kapalı.
Kapalı.
Ömer'im iyi yadigârıydı.
Ya bir şey olduysa?
Tamam Zümrüt Hanım, üzülme sen, halledeceğim.
Kızım sen çıkabilirsin.
Peki efendim.
Şimdi ilaçlarımızı alalım önce.
Olur mu Zümrüt Hanım?
Birazdan tekrar arayacağız.
Tamam.
Tamam.
Hiç mütevazi olamayacağım valla.
Bayağı iyi yapmışım, ellerime sağlık.
Tekini yakalamaya ramak kalmışken şu yaptığım, inanılır gibi değil.
Bunu bana anca sen yaptırabilirdin Zeynep.
Bir şey demediğine göre, sen beğenmedin herhalde.
Yoo.
Beğendim.
Çok güzel olmuş.
Bir hesap getirsene bize.
Zeynep Hanım o kadar yemek harcadı, uğraştı.
Bir de üstüne para mı ödeyecek?
Afiyet olsun.
Her zaman bekleriz Zeynep Hanım.
Mekanımız şenlendi bugün sayenizde.
Tabi, biz kocamla geliriz yine.
Bekleriz.
Mutfağınıza da girmeme izin verdiniz, ben teşekkür ederim asıl. İyi günler.
Ne demek.
Ben arabadayım, bekliyorum seni.
Ah be, iyi zaman kazandın.
Aferin Zeynep sana.
Aferin.
Ah be oğlum.
Bu havada müşir çıkılır mı hiç?
Hasta olduğu için haberin yok.
Alo.
Koleleri aldım, gidiyorum şirkete.
Yalnız bu sipariş işi iyi aklıma geldi Ahmet.
Selma havalara uçtu resmen.
Bizim sipariş ettiğimizi öğrenirse, çok üzülür.
Ama nasıl öğrenecek değil mi?
Öğrenemez.
Evet, evet.
Yarın da çok beğendik.
Elinize sağlık falan yazarız.
İyice içine siner.
Tamamdır, görüşürüz.
Geliyorum.
Hele hele.
Tüpü bacak üzülmez ki.
Ne dumanlar çevriyor kuzu.
Ama Selma siparişleri senin verdiğini öğrenirse, kıyamet kopar herhalde.
Ah.
Öğrenecek de.
Yalancının mumu.
Yatsıya kadarmış değil mi?
Alo, Halil Bey.
Okan, bak.
Verdiğin konum dağın tepesine çıkardı beni.
Nasıl iş yapıyorsun sen?
Bizim öteki tayfaya da attım.
Onlar geldi aslında.
Müzik açabilir miyim?
Mahsuru yoksa tabii.
Zeynep sırası mı şimdi?
Konuma bakıyorum, ver şunu.
Tamam vereceğim, önüne bak sen.
Tamam neyse.
Tekin ne yaptınız?
Kapat Okan.
Halil'in peşimizdeki adamını atlattık.
Köy evine geçtik, telefonun şarjı yok.
Bilgin olsun.
Konumu sen değiştirdin sen.
Arzuyu da bana sen gönderdin.
Zaman kazanıp arabaya gizlice binmek için yaptın.
Konumu sen değiştirdin Zeynep.
Bu sefer başarmış olabilirse.
Ama o Tekin'i elime geçirip cezasını keseceğim.
Annen arıyor.
Telefon kapalı iken de aramış.
Allah Allah.
Nereden acaba bir aç bakalım.
Ne bileyim ben.
Tülay Hanım.
Halil oğlum seni rahatsız ediyorum.
Müsait miydin bir şey rica edeceğim?
Estağfurullah buyurun.
Zümrüt Hanım Ömer'in yadigarı olan tespihi beraber gittiğiniz köy evinde unuttuğunu söylüyor.
Senden rica etsem gidip alabilir misin?
Alırım tabi.
Çok teşekkür ederim.
Tamam getirecek.
Ay çok şükür sağ olsun.
Ne oldu ne diyor?
Zümrüt Sultan.
Tespihini köy evinde unutmuş.
Annen alabilir misin diye rica etti benden.
Kadın üzülüyormuş.
Onu alıp öyle geçeceğiz çiftliğe.
Okan bizi bulmaz değil mi?
Atlattık mı?
Oğlum bulmaz dedim ya.
Atlattık işte.
Aynı şeyi sorup durma.
Bakan Tekin'i köy evinde saklıyor ve biz şimdi oraya gidiyoruz.
Bu nasıl bir şanstır.
Eh yani babaannem.
Sen önce beni çiftliğe bırakıp sonra gitsen olur mu?
Allah Allah.
Bir saniye dibimden ayrılmayan sen.
Şimdi çiftliğe mi gitmek istiyorsun?
Ben babaannemin yanında olayım diye.
Hayrola?
Sen köy evine gidip gelene kadar
ben onu sakinleştiririm hemen.
Zeynep yolumuzun üstü zaten.
Gider alır demeriz.
Yaksın.
Hakan'ı arayayım.
O geçirsin.
Biz de direkt çiftliğe geçeriz.
Ben çok merak ettim babaannemi.
Aklım çakıldı şimdi.
Üzülmüştür benim Pamuk.
İyi tamam arar.
Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor.
Lütfen daha sonra tekrar dinleyin.
Kapalı telefon.
İyi tamam.
Biz alır geçeriz işte uzatma.
Hakan aradığımı görünce döner bana.
Ben ona söylerim tez piyano gelmesine.
Hadi biz eve gidelim.
Bak ben gerçekten çok merak ediyorum babaannemi.
O gelene kadar sakinleştiririz biz Sultan bey.
Hem senin de işin gücün vardır.
Valla bugün tek işim Tekin'i bulmaktı.
Ama o da senin sayende olmadı maalesef.
Başka da işim yok.
Tamam çiftliğe gidelim.
Hadi görüşürüz.
Görüşürüz.
Görüşürüz.
Görüşürüz.
E tamam çiftliğe eve dönebiliriz o zaman.
Zeynep uzatma lütfen.
Yolumuzun üstü zaten eve gidiyoruz.
Alacağız geçeceğiz.
Hakan Halil ile oraya geliyoruz.
Tekin'i de al ve hemen evden çıkın.
Hakan'ın telefonu yine çekmiyor.
Görmedi mesajı ne yapacağım ben şimdi?
Eğer köy evine gittiğimizde Halil Tekin'i görürse...
Hayır!
Eğer Halil Tekin'i görürse...
Hayır!
Ay bunlar!
Evde ne kadar kahve kupası varsa
hepsi bulaşık makinesinde.
Salmoş ayakta kalacağım diye
perişan etmiş kendini.
Aşk olsun kızım ya!
Bu kadar kahve içilir mi?
Bir yerine bir şey olacak.
Anlaşıldı şimdi senin
neden yarı baygın uyudun.
Dursana la Ahretli!
Bak ben o çırpı bacağın hakkından
nasıl geleceğim?
Benim gelini rezil etmek için
çok didindik.
Sen internete girip
kötü kötü yorumlar yazdın ama
vız geldi tırıs gitti.
Biz patırıcık derken
arka arkaya siparişler gelmezdi mi?
Ama bacan
günahsız melek.
Mesele neymiş Allah
gözüme göstermese de
kulağıma işittirdi Ahretli.
Ne diyor bu be?
Gelin her şey yolunda
sanıyor ama
hevesini karnında bırakıyor.
Oğlan benim
kınalı kaşıkma oğluymuş.
Ahretli gelinin
koli koli sattıklarını
Eren'im alıyormuş.
Şu kahve keyfim bitsin
bir güzel
çekileceğim karşısına
her şey yüzüne vuracağım.
Ne keyif kalacak
ne tat.
Birazdan görecek Tekin'i.
Ne yapacağım ben?
Nasıl engelleyeceğim?
Halit
sen dur arabada
ben alır gelirim tespihi.
Zeynep
beraber gidelim.
Zeynep dur
Zeynep dur
Kapı aralık
içeride birileri olabilir.
Sen burada bekliyorsun Zeynep.
Sakın gelme peşimden Zeynep.
Zeynep
bir kere uçur öpmeyi dinle.
İnat etme.
Sakın.
Eğer içeride birileri varsa uyanmasınlar.
Burada kal.
Ya içeride birileri varsa
burada kal.
Ya içeridelerse?
Allah'ım yardım et.
Zeynep
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.