All language subtitles for 168_auto-tr

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal) Download
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bu dizinin betimlemesi ARC Yapım tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

Hayır, bir pislik yüzünden başını belaya sokma sakın Ali.

İzlediğiniz için teşekkür ederim.

Son anda saklanmasaydım canıma koştu.

Gözlerinden çıkan ateşte bitirmişti işimi.

Ali.

Zeynep.

Tekin'i affet dediğin gibi Hakan'ı da mı affet diyeceksin?

Şu suskunluğunu mahcubiyetine veriyorum.

Sonra konuşacağız.

Tekin denen şehirsiz Kazım'ı saklamış.

Hanemde, sevdiklerimin arasında.

Ne?

Aileme zarar vermek isteyen o herif, günlerce buradaymış.

Günlerce.

Aliş'in kazabından kurtulayım.

Bir daha yanlışa saparsam ne olacak?

Ben sana güvendim.

Evimi aldım.

Sevdiklerimi emanet ettim sana.

Tekin şerefsizini kimseye bırakmazdım.

Kendim gibi bildim sana bıraktım.

Sen ne yaptın?

Sen ne yaptın Hakan?

Elinden kaçırdın onu.

Söyleyip bir gün karşısında boynum kıldın ince Halil.

Git dersen giderim.

Bu ömür karşına çıkmam.

Ya da cezan şu.

Çekeceksin dersen de göküm çıkmaz.

Ben o Tekin itini bulacağım.

Yerin yedi kat altına girsin, ellerimle çıkaracağım onu oradan.

Cezasını keseceğim.

Ama o vakte kadar yanımda yörende seni görmek istemiyorum Hakan.

Halil.

Halil.

Oğlum ya gerçekten kaçtığını düşün.

Benim yüzümden.

Ben araya girip Hakan söylediklerinin hiçbirini hak etmiyor demek istedim.

Benim yüzümden oldu demek istedim.

Zeynep.

Halil'in arkasından iş çevirmezdim.

Ama sen bana bir cümle kullandın.

Halil'in katil olmasına seyirci kalamazdık.

Kalmadık.

Olan biten bu.

Sıkma canını.

Ben her şey için çok teşekkür ederim.

Ver sana.

Ben şu pisliği şuradan götüreyim de.

Yürü.

Yürü.

Hakan'ın yanında üstüne gelmedim.

Ama bana mantıklı bir açıklama yapmak zorundasın Zeynep.

Halil önce bir sakin ol.

Ben sakin falan olamam.

Tekin de en az Kazım kadar benim gözümde kirli.

Gözümün içine baka baka gemisini yürüttü.

Hakan ne yaptı?

Onu elinden kaçırdı.

Hakan da böyle olsun istememişti.

Hakan'ı bana savunma Zeynep.

Ben kimseyi savunmuyorum.

Affetmemi için karşıma getiriyorsan savunmasını da yaparsın.

Ne yapsaydım?

Yakıp yıkayayım mı?

Ne istiyorsun benden?

Ailem için.

Gerekirse yakar yıkarım.

Öfkenle yüzleştiğinde bunu kabul edecektin.

Anlaşmamıza uyup dilediğimi yapacaktın.

Öfkenden vazgeçecektin.

Şu haline bak.

Yine kolay olanı yapıyorsun.

Yakıp yıkıp döküyorsun sadece.

Kolay olanı yapıyorum öyle mi?

Öyle tabi.

Kolaysa hiç.

Böyle biri olmak kolay mı sanıyorsun sen?

Her gece tek gözün açık uyumayı,

aileden birinin saçının teline zarar gelecek diye,

herkesten, her şeyden şüphelenmeyi kolay mı sanıyorsun?

Bütün sorumluluğu üstüne almayı,

tek kalemde davranmayı kolay mı sanıyorsun?

Bütün sorumluluğu üstüne almayı,

tek kalemde davranmayı kolay mı sanıyorsun?

Yemek yerken, uyurken, koşarken bile,

her an gözün kapıda, tek gözünü oraya dikip,

ailenin başına bir zarar gelecek mi diye tetikte kalmak,

sence kolay mı?

Ablanın kocası hainken,

sırf ablan üzülmesin diye ona hiçbir şey diyememeyi,

diyemediğim için de öfkelenmekle suçlanmayı,

bunlar kolay mı sanıyorsun Zeynep?

Kolay mı?

Gel benimle.

Halil çok öfkelisin.

Bu öfken seni ele geçirmesine izin verme,

şu an düşünen hareket eden sen değilsin öfken.

Otur Zeynep.

Sen beni duymuyor musun?

Zeynep otur dedim, geç şuraya.

Halil.

Halil Fırat'ın hayatı, yaşantısı, kolay mı zor mu kendin gör.

O ne demek oluyor?

Sen beni sadece öfkemden ibaret bir adam sanıyorsun ya,

benim ayakkabılarımla yürüyeceksin,

ya dırgadığın hayata yakından bakacaksın.

Halil'i sakinleştirmekten başka bir şey düşünemem,

şimdi yeni bir oyunun zamanı değil.

Bakalım benim yerime geçtiğinde de böyle rahat konuşabilecek misin?

Halil bak biz seninle bir anlaşma yaptık,

eğer uymayacaksan söyle.

Başkalarının hayatı hakkında konuşurken,

dikkat etmen gerektiğini öğreneceksin.

Başka bir cephe açmaya çalışıyorsun,

ama istediğini yapamayacaksın.

Kaçıyorsun.

Kaçıyorsun.

Ben sadece seninle yarışmak istemiyorum.

O zaman benim öfkeli biri olmadığımı kabul edeceksin.

Tamam, şimdi gidebilirsin.

Hayır ben seni alttan aldıkça üstüme geliyorsun, farkında mısın?

Sadece kısacık süre için bile Halil Fırat olmayı göze alamadın.

Benim gözümden aileme, sana bakmayı,

zor kararları almayı göze alamadın.

Beni yargılayamazsın Zehra.

Peki, bunu sen istedin.

Senin yerine geçeceğim.

Öfkeni sana göstermek için yapacağım.

Kabul.

İşte bu kadar.

Yargıladığın hayata yakından bak.

Çok zor olmayacak zaten.

Ne de olsa tek yaptığın sinirlenip, yakıp, yıkmak.

Zor olan neymiş?

Affetmek, bağışlamak.

Sana özgü olmayan durumlar yani.

Sen benden kolay olanı istiyorsun.

Kolay olan istiyorum.

Göreceğiz.

Ben senin yerine geçeceğim.

Ve o bin bir türlü kılıf buldu.

Bir türlü yüzleşemediğin öfkenin neye benzediğini göstereceğim sana.

O zaman bunlardan başla.

Beni tanımıyorsun herhalde, işten kaçacak değilim.

Bu işin sonunda Halil Fırat onların nasıl olduğunu anlayacaksın.

Ama senden tek bir isteğim var.

Bana hak vermez elim.

Biraz olsun hak vermem.

Sürpriz mi?

Oturacağım.

Zarifmiş.

Haddini bilmez adama bak.

Bekâr mı evli mi bilmeden asılıyor.

Canım internet işte.

Ben cevap vermeyince ne önemi var?

Çok önemi var Selma.

Çok önemi var.

Kimse benim karımı asılamaz.

Yan göze de bakamaz.

O herifi ben bir elime geçireyim, bak ben ne yapıyorum ona.

Bak ben ne yapıyorum.

Ne yapıyorum?

Hayatım.

Selma bak.

Yaptığın takılar gayet güzel.

Ona hiçbir lafım yok biliyorsun.

Ama güzelliğini kimsenin görmesine gerek yok.

Hele yorum yazmasına hiç gerek yok.

Kendini bilmez bir yüzünden canını sıkıyorsun şu anda.

Selma.

Lütfen kaldır o fotoğrafları.

Sonunda kapansın.

Ne oldu?

Sen niye güldün?

Sen beni biraz fazla mı kıskandın?

Sevdiğim kadına, karımı kıskanacağım tabii.

Evet Selma.

Çekinmiyorum da söylemekten.

Karımı deliler gibi kıskanıyorum.

Var mı?

O zaman karın da seni daha fazla kızdırmamak için...

...şimdi bütün fotoğrafları siliyor.

Başka yorum var mı?

Yok canım.

Zaten benim de içime sinmemiştir kendime resimler koymak.

Takıların tek halini de çektim.

Onları koyarım.

Gel buraya.

Üzgünüm.

Yüzünün kıvrımlarında bile kayboluyorum.

Öfkenin altında bir hazine var.

Sen varsın.

Ve ben o hazineyi bulmak için buradayım.

Ödümü hesapları tamam.

Mailleri de yolladım.

Gel.

Efendim herhangi bir isteğiniz, bir arzunuz var mıydı?

Sen bize iki tane kahve getir.

Ben kahve istemiyorum.

Sen beni dinle, bize iki tane kahve getir.

Çıkabilirsin.

Hani Fırat olmanın hakkını veriyorum işte.

Yadırgadım mı yoksa?

Sevdin sen bu işi.

Tadını çıkar.

Aynen öyle yapıyorum.

Pek de zor olmuyor zaten.

Başkalarının adına karar ver, emirler yağdır.

Bu dosyalar da tamam.

Sadece Serdar Bey ile ortak kuracağımız,

onun fabrikasının proje çizimlerini çözmek gerek.

Çözeyim.

Ne yapıyorsun?

Mimar işini çözeceğim.

Yumuşak tavırla çözülecek bir mesele değil, riske atamam.

Madem Ayıl Fırat benim, o zaman aramayı da ben yapacağım.

Başaramayacağını biliyorum.

Ama sırf bunu görebilmek için izin veriyorum.

Zeynep, Fırat.

İyiyim, teşekkürler.

Ama hâlâ tur sormak için aramadım.

Proje neden meylimde değil?

Halil Bey detaylı bir çalışma istediği için vakit aldı.

Kusura bakmayın.

Gecikme için geçerli bir mazeret değil bu.

Her iş detaylı bir çalışma ister.

Haklısınız.

Bu gece projeyi meylimde bekliyorum.

Eğer yetişmeyecekse şimdiden söyleyin, başka bir mimar bakayım ben.

Çok da zor olmadı sen olmak.

Anlayışı yok, esip gürlemek var.

Bu bir ekip işidir.

En ufak bir aksaklık olursa, herkes mağdur olur.

Ben de bu ekibe başıyım.

Buna izin verme.

Tamam, ben de aynısını yaptım.

Ben bunları koyacaktım da, bu ne?

Hediye.

Çok özel bir hediye.

Ben işlerimi eksiksiz tamamladım.

Yarın devam edelim.

İyi geceler.

İyi geceler.

Takıdıların tek resmini çekmiştim zaten.

Onları yükledim sonra.

Bak bakalım bunları beğenecek misin?

Bu ne böyle gece gece?

Resmen sayfama takipçin yağıyor.

Kaç takipçin var?

Yani sadece şu anda, 50-60 kişi falan gelmiş.

Ama bunlar, Kerem, Yeliz, Murat.

Bunlar senin iş arkadaşların değil mi?

Sayfanı paylaştım ya hayatım, oradan gelmiştir.

Bir de rica ettim zaten takip etmelerini.

Yani binlerce takipçi gelmez ama kazanç kazançtır.

Seni çok seviyorum.

Ben de seni çok seviyorum.

Sen ilginin de, sevginin de en iyisini hak ediyorsun.

Peki neymiş bu ilginin sebebi?

O nasıl soru?

Sen benim sevdiğim kadınsın.

Seni mutlu etmek, seninle ilgilenmek bana zevk veriyor.

Beni mutlu ediyor.

Sen, ben, çocuklarımız, ileride şahane bir aile olacağız.

Çocuğumuz olsun istiyorum.

Ama annesinin de mutlu olmasını istiyorum.

Öfkesinden kurtulması kendisiyle tanışması demek.

Onu içini yakan öfkeden kurtarıp Tekin'i getirecektim ama olmadı.

Başaramadım.

Halil'in yerine geçtiğimle kaldım.

Halil Bey, imari proje beyinizden.

Demek ki senin için Halil Fırat olmak çok kolay.

Mimar mesaj atmış.

Söylemiştim sana.

Altından kalkamayacağın bir şey değil demiştim.

Sabah ilgilenirim ben projeyle.

İşi bırakmış adam işi.

Ne?

Ya.

Şimdi başka bir mimar bakacağız.

Bu da en az bir hafta daha işler gecikecek anlamı taşıyor.

İyi de nasıl olur ya? Akşam gönderecekti.

Adama dedin ki yetiştiremezsen işten ayrıl.

O da ayrılmış.

Hayır yani o fabrikada alçıkaran ustadan tut, çevre düzenlemesi yapacak işçilere kadar herkes mağdur oldu.

Kiminin çoluğu çocuğu var evde bekleyen.

Hayır kaç saat oldu sen Halil Fırat ol ola?

Bak her şey sarpa sardı.

Ben başardım.

Evet ol ola bak her şey sarpa sardı.

Ben böyle olsun istemedim.

İnsanların mağdur olması isteyeceğim en son şey özür dilerim.

Yok öyle kuru kuru özür olmaz.

Halil Fırat gibi özür dileyeceksin.

Nasıl?

Mesela şimdi gökten yıldızları indir diyeceğim ama o olmaz.

Bunun sonrasında ne gelecek o kadar merak ediyorum ki.

O olmaz ama şiir okuyabilirsin.

Evet şiir.

Şiir okuyarak benden arttıracaksın.

Adını ben üreteyim.

Gördüğüm an ışığımda kayboldu.

Geceden karı şu gönlünü vurama hiç.

Şiir nereden çıktı şimdi ben yok yapamam beceremem.

Biliyordun Halil Fırat olmak ağır taştır.

Herkes altından kalkamaz.

Altından kalkamayacak değilim ben sadece.

Sadece.

Yani.

Anlaşıldı.

Şiir okuyarak benden arttıracaksın.

Anlaşıldı.

Şiir okumaktan bile kaçıyorsun sen.

Bu işi beceremeyeceksin elini üzerine bulaştırdın.

Şarkıyla şiirle mi korkutacaksın sen beni?

Fikrin değişirse ben terastayım seni bekliyor olacağım.

Boşuna bekleme şiirsiz af dilediğin zamanlara sayarsın.

Köşeye sıkıştırdı beni yine.

Şimdi şiir okumazsam oyun bitecek.

Oyun biterse de ben o öfkesini çekip alamayacağım elinden.

Dediğin oldu.

Buradayım işte.

Bir rüzgarla savrulurken hayatım.

Yaprak döküyordum yokluğa.

Gelecektim şu an.

Gelecektim.

Gelecektim.

Gelecektim.

Gelecektim.

Gelecektim.

Gelecektim.

Gelecektim.

Gelecektim.

Gelecektim.

Gelecektim.

Peki.

Sevdaya.

Sonra sen geldin.

Kabuğunun içinde güçlü bir ağaç.

Her an eğilecek bir buğday.

Hangisinin dalına tutunduğumu bilemedim.

Halil Fırat sana şiir okurken...

...gözlerini gözlerinden bir an olsun ayırmadı.

Endişe, korku yoktu gözlerinden.

Cesaret vardı.

Şimdi senden de aynı o duyguları istiyorum.

Söylemesi kolay.

Zırh gibi üstüne giydiğin öfkene dokundum.

Partalanmak üzere olan kabuğun içinde sen vardı.

Ne bir ağaç...

...ne bir buğday.

Dillere desen bir ormanın adıydın.

Bir şey demeyecek misin?

Ben de artık senin gibi davranmaya karar verdim.

Belki bu sayede keçinin adını bırakırsın.

Sen...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

...ben...

Ben hayatımda bu kadar sahte bir şey daha görmedim.

Şimdi çalışmam gerek.

Aklım almıyor ya.

Sinirlerini alınmış gibi davranıyorsun ama..

İçinde öfke fırtınaları kopuyor biliyorum ben.

Bunu kesin sinirlendirecek bir şey yapmam lazım ama..

Ne yapacağım?

Bu sabah siftah yok mu gelin?

Yok maalesef.

Olur canım.

Canını sıkma.

Siftah yoksa para yok.

Para yoksa borç var.

Borç varsa rahatlık yok.

Rahatlık yoksa hiçbir şeye vakit yok.

Matematik profesörü olacak kadınsın kıymet.

Nasıl da çözsün teklemleri.

Bugün olmazsa yarın olacak.

Sıkma o gözlerini.

Sevgi ben senin her zaman yanındayım.

Sana çok güveniyorum.

Ve bu işte başarılı olacağını biliyorum.

İnşallah.

Bugün çok satış yapacaksın gibi geliyor bana biliyor musun?

Öyle mi diyorsun?

Bence öyle.

Hadi inşallah.

Moralini bozma.

İyi düşün.

İyi olsun.

Gitmem lazım.

İşe geç kalacağım yoksa.

Yavaştan kaçayım.

Güle güle.

Size afiyet olsun.

Ben de seni geçireyim.

Tamam gel.

Borcumun kalanını bekliyorum.

Bahri'yi oyalamanın bedeli ağır olur.

Ne oluyor?

Sana da mı sipariş gelmiyor?

Ben de çıkacağım birazdan.

Elindekiler ne sen mişim?

Zeynep ile anne hediye yapmıştım da.

Onları bırakacağım.

Teyzoşum sen bugün evde otur.

Ben götüreyim bunları.

Hem ablamı da özledim.

Yok canım olur mu?

Ben gider gelirim.

Kendimden ara vermek olur mu?

Teyze ne arası?

Gideceğim geleceğim.

Bak sen bugün evde otur.

Yeni takılar tasarla.

Şöyle afilli ışıltılı takılar pek rahmet görüyor.

Hem düğünlere, nişanlara toplu satış yaparsın.

Ben gider hediyeleri verir kahvemi içer gelirim.

İyi bari al.

Selamını da iletirim.

Tamam.

Teyzoşum.

Senin oldum olası bir avran vardı teyzoşum.

Yani ötekiler duymasın.

Zeynep bir başka.

Biz üçümüz de seni çok seviyoruz teyzeciğim.

Eşit olarak ama.

Ay takılıyorum ayol.

O paketler ne öyle kumru?

Selma herkese ayrı ayrı hediyeler veriyor ablacığım.

Zeynep ile Halil'inkini getirmek de bana düştü.

Allah Allah nereden çıkmış öyle herkese ayrı ayrı hediye göndermek?

Şimdi şöyle ablacığım.

Hediye ediyor ama.

Herkes de imkanı ölçüsünde bir şeyler veriyor.

Boş göndermiyor.

Ya kız yeni iş kurdu.

Destek olmak şart ama değil mi?

Ay nasıl hevesli.

Çok da masraf etti tabi.

Bir an evvel takıları satıp para kazanacak teyzoşunun çiçeği.

Biz ne güne duruyoruz canım?

Selma kazanana kadar full destek hep destek.

Yeni nesil farklı Tülay hanımcığım.

Bizim zamanımızda hediye gönülden verilirdi.

Yani para beklenmezdi.

Songül hanımcığım.

Destek ve dayanışma duygusu yeni nesle değil.

İnsanlığa özgürdür.

İnsanlıkmış.

Kızlardan biri çanta satacağım der dolandırır.

Öteki hediye getirip para ister.

Sizin insanlığınız bu.

Cevabını verirdim ama.

Küçük kızınıza sürprizim var.

Bozulmasın.

Çok güzel düşünmüş ablam.

Ben onun çabasıyla gurur duyuyorum.

Her zaman da yanındayım.

Zeynep tamam.

Onun vereceği parayı Bahri'ye gönderirsem.

Oldu bitti bu iş.

Aferin sana güzelim benim.

Bu arada ablamla telefonla konuşuyoruz ama.

Bayağıdır yanına uğrayamadım.

Yanına uğrayamadım.

Canını sıkan bir şey yok değil mi?

Sen tez düşünü unutmuşsun tatlım.

Benim olduğum yerde.

Yeğenimin canını kim sıkabilir?

Senin canını sıkan eden varsa.

Sana da kül bahçesi oluvereyim.

Merak etme Kumru'cuğum.

Onun annesi yanında.

Hoş geldiniz.

Gülhan ben.

Hoş buldum ben de Kumru.

Tülay hanımın kardeşi.

Zeynep Selma ve Merve'nin teyzesiyim.

Gülhan'cığım.

İyi misin sen?

Soğuk görünüyorsun.

Biraz midem kötü.

Aç bırakıyorsun kendini ondan.

Hadi gel biraz hava alalım.

Nerede bu Tekin anlamadım ki.

Bu şey değil mi?

Halil'in ablası.

Evet teyze Halil'in ablası Gülhan.

Nesi var?

Çökmüş gitmiş ayol.

Tekin gelirse iyi olacak.

Kumru.

Nasıl öyle ileri geri konuşmak ya?

Ne dedim ben şimdi?

Bir şey yok teyzeciğim.

Rahatsız biraz.

Ama iyi olacak.

Ağrım yine arttı.

Hiç insafın yok mu oğlum senin?

Tekin efendi.

Bende insaf var da.

Sana güven yok.

Onu ne yapacağız?

Hayırdır ne oldu?

Epeydir böğrümde iltihap var.

İlaç kullanıyorum.

İki gündür ilaçlarımı almayınca ağrı arttı.

Eczaneye gidip ilaç almamız lazım.

Oğlum buradan çıkmak istiyor musun gerçekten?

Halil her yerde seni arıyor.

Oğlum sen anlamıyor musun lan?

Hastayım diyorum hasta.

İlaçları almazsam hastanelik olacağım.

Hastaneye gidince Halil bizi orada kabak gibi görecek.

Sonra paket edecek.

Şapka mapka bir şey alalım.

Saklanalım.

İlaçlarımızı alalım.

Ben yalnız gitsem.

Kesin kaçmaya çalışır bu.

Arabada şapka gözlük bir şey olacaktı.

Ben alayım geleyim.

Sizi öpüyorum güzeller.

Teyzeciğim otursaydın biraz daha.

Ya Selma özlemiştir şimdi.

Ayol bensiz beş dakika duramıyor.

Tamam o zaman biraz bekle de.

Ablama destek için.

Tabii beklerim.

Ay ne acelem var ki canım.

Hoş geldiniz.

Hoş buldum damat bey.

İstemeden kulak misafiri oldum.

Bunu Selma'ya iletirsiniz.

Aynı zamanda başarılar dilediğimizi de.

Bugün seninle muhabbet edemedim ama

bir dahaki sefere.

Ne de olsa ben de artık buralı oldum sayılır.

İsterseniz yemeğe kalın.

Ben şoförümle bıraktırırım sizi eve.

Bir dahaki sefere.

Ben çıkarım siz iş rahatınızı bozmayın.

Ben geçireyim seni.

Ablam senin için vermiş.

Kendisi gibi çok zarif.

Gerçekten

hazmini ve yeteneğini takdir ettim.

İş hayatında başarılı olacak belli ki.

Yeteneklidir benim ablam.

Gurur duyuyorum ben onunla.

Müsaade et.

Çok yakıştı.

Teşekkür ederim.

Teşekkür?

Bağırıp çağıran,

esip gülleyen,

yakıp yakan,

gülmeyen,

gülmeyen,

gülmeyen,

gülmeyen,

yakıp yakan,

kaba

ve başkaları adına konuşan

bir adama teşekkür ettin sen.

Başkaları

adına konuşmak demişken,

tam beni ablama destek

olacakken benim adıma da benden önce

davranmam pek hoşuma gitmedi.

Ne oldu?

Afalladım bir.

Sen olmak böyle bir şey işte.

Yapılan doğru da olsa

teşekkür etmek yerine öfkelenmek.

Zeynep Fırat.

Arzu.

Ben de seni arıyordum.

Benim odamda eski altın bölü babamdan

kalma bir saat vardı gördün mü onu?

Bilemedim ki.

Bak bu. İyi bak.

Yok görmedim.

Birazdan işçi başı gelir.

Parayı vermediğim ortaya çıkacak.

Saati de kaybettim.

Sen iyi misin? Ne oldu ki o saate?

Sen de yanacaksın Cemil.

Üzgünüm.

Tülay'ın kızını korumanın

bedeli gibi düşün.

Peki Okan,

otobüs firmalarına soruldu mu?

Otobüs firmaları,

araç kiralama firmalarına soruldu.

Otobüs firmaları

araç kiralama firmalarına soruldu.

Otobüs firmaları, araç kiralama firmaları

hepsine soruldu. En ufak bir iz yok.

Kasabanın her yerinde adamımız var.

Çıkması imkansız.

Yer yarıldı içine girdi sanki.

O zaman yerin içine gir,

gerekirse oradan çıkar Okan.

Bak ben sıkılmaya başladım ha.

Emredersiniz.

Kapat.

Zeynep.

Hemen çalışma odasına gel Zeynep.

Hemen çalışma odasına gel Zeynep.

Kapıyı kilitlemiş gitmiş.

Ölür müyüz kalır mıyız umurumda değil.

İlaçları mı nerede?

Ellerinde yokmuş yarın getirecekler.

Başka eczane de mi yokmuş?

Oğlum seninle kasabada eczane eczane gezemeyiz.

Sık dişine biraz.

Elimde olsa sana yalvarmam.

Hastayım diyorum hasta.

Oğlum sen ne kadar vicdansız çıktın ya.

Oğlum sen Kazım'la iş birliği yaptığında vicdanın var mıydı?

Ha?

Ne?

Parayı mekana bıraktım Bahri.

Tamam tamam panik yapma.

Parayı aldım demek için aradım.

Polis peşimde ben bir süre arazi olacağım.

Bir süre değil.

Sonsuza kadar arazi ol.

Akıllı kadınım ayol.

Bir çırp da hallettim işi.

Şimdi sırada Selma var.

Sesinin tonuna bakılırsa sürpriz mi gördün?

Hediye paketini neden aldın?

Hemen açıklayacağım.

Ne istiyorsun?

Ben seni sizi çok seviyorum.

Çok seviyorum.

Çok seviyorum.

Çok seviyorum.

Çok seviyorum.

Çok seviyorum.

Çok seviyorum.

Çok seviyorum.

Çok seviyorum.

Hemen açıklayayım, sen nasıl zamanında benim sözleşmemi alıp sakladıysan, ben de aynısını yaptım.

İyi de neden?

Nedensiz, içimden geldi öyle.

Sen nasıl bana tıraş yaptırdıysan, nasıl kahve getirttirdiysen, benim de canım istediği için yaptım.

Sen de öyle demiştin yani.

Tanıştırayım, Halil Fırat.

Yalnız sen beni yeterince tanıyamamışsın.

Halil Fırat bir şey yapıyorsa, mutlaka bir nedeni vardır.

Açıklar mısın nedenini, çok merak ettim.

Hırsın seni kör etmişti Zeynep.

Seni korumak için sakladım o sözleşmeyi.

Nedenin olmadığı gibi cevabın da yok işte.

Canın ne istiyorsa onu yaptın.

Beni hoyratça oradan oraya savurdun.

Samanlıkta iğne aradım ya, ben sırf sen istedin diye.

Kendi ağzında söyledin az önce.

Canın istediği için yaptım.

Bu da bir neden sayılır bence.

İyi ya, ben de öyle canım istediği için yaptım.

Şimdi o kutuyu arayıp bulacaksın.

Gençler, rahatsız etmiyorum değil mi?

Gel teyze.

Halil, ustabaşı geldi.

Dün yeğenmiyelerin dağıtılmadığını söyledi.

Mümkün değil.

Ben de öyle düşündüm.

Yani sen işçilerin bir kuruşunu bile geciktirmezsin.

Ustabaşı burada mı şu an?

Yok, bir aksilik olmuştur deyip gönderdim.

Ama bence Halil'in bile bilmediği bir aksilik yaşandı.

İlgileneceğim.

Tamam canım.

Nasıl olur?

Sen Cemre'ye vermedin mi parayı?

Ona verdim.

Bana kalırsa uçların altın dözeceğim.

Şöyle şıngır şıngır edeceğim.

Onun maliyeti çok yüksek olur Kıymet anne.

Teyzoş, geldiğinden beri kapamadın telefonda.

Hayırdır?

Ay ne yapayım teyzoşum?

Eşim dostum çok iyidir benimle.

Bizimkiler nasıllar, ne yapıyorlar?

Gayet iyi, selam söylediler sana da.

Hediyelerimi beğenirler umarım.

Beğenirler canım.

Yeni sipariş var mı?

Bugün bütün gün tasarımlara baktım da,

telefona bakacak vaktim olmadı pek.

Dur bakayım.

Aa, Zeynep yazmış.

Hem de kaç saat önce, daha yeni görüyorum.

Ay canım benim ya, fotoğraf atmış bak.

Hıh, kuru kuru fıtrat mı gönderiyor?

Kardeş dediğin.

Övücük, yüreklendiricik ablasını.

Yazmış zaten Kıymet anne.

Ne diyor?

Ablacığım, tıpkı senin kadar zarif bir hediye.

Sana güveniyorum, hep yanındayım yazmış.

Aferin, bir yol yordam bile.

Sipariş yok.

Olcuk olcuk.

Bugün dersen yarın.

Bıkmayacaksın, usanmayacaksın.

Ömrünü atacaksın.

İçini ferah tut tatlım.

Çok da geniş olma.

Ömrün takıyla mı geçeceksin?

Bazen diyorum ki,

yolda Kıymet'e dönsem mi acaba ben bu işten?

Devam edeceksin gelin.

Boşta kaldığın an çocuk yapacaksın yoksa.

Belki de başka bir iş bakmalıyım.

Ben içini ele gideceğim.

Sen bu işe baş koydun.

Hemen pes mi edeceksin?

Ben de sana yardım edeceğim.

Pes etmek yok Servoş.

Ya sen ne anlarsın?

Ne anlarsın?

Ya sen ne anlarsın?

Takılalım.

Kolumdaki,

ince zevk sahibi,

plazikleri göreyim.

Sen zahmet etmeseydin Kıymet anne.

Kadın dayanışma kızım.

Teyzen kimin,

seni bir başına bırakmayacak.

Ver bakayım şunu.

Şu pensayı.

Cemil para,

usta başına teslim edildi mi?

Para,

usta başına teslim edildi mi Cemil?

Hayır.

Neden?

Cemil söyleyeceksin nedenini.

Susmana izin vermeyeceğim.

Neden?

Ben Cemile güveniyorum.

Elbet mantıklı bir açıklaması vardır.

Anlat Cemil.

Bir ihtiyacın,

bilmediğimiz bir sıkıntın mı var?

Merve için yaptığını söyle hadi.

Kızının pislikleri ortaya çıkınca,

seni rezil edeceğim Tülay.

Değil ihtiyacım için.

Mecbur olmasam yapmazdım.

Aptal.

Bugün parayı,

bugün parayı yerine koyacaktım ama,

bir aksilik oldu yapamadım.

Çok özür dilerim,

ben en yakın zamanda parayı yerine koyacağım.

Cemil,

bak konunun parayla bir ilgisi olmadığını biliyorsun.

Madem ihtiyacın var,

gelip benden isteyebilirdin Cemil.

Hayır Halil bey,

isteyemezdim.

İsteyemezdin,

ama habersiz alabilirdin parayı öyle mi?

Yakışmadı Cemil sana,

hiç yakışmadı.

Halil bey,

ben çok utanıyorum.

Sana son bir şans veriyorum.

Hava kararmadan,

bana gerçeklerle geleceksin.

Çık şimdi dışarı.

Hadi.

Sen söylemezsen,

ben gerekeni yaparım Cemil.

Hadi.

Biraz fazla üstüne gitmedin mi?

Az bile yaptım.

Sebebini bilmeden,

bu kadar üstüne gitmen doğru değil.

Tamam ben yaptığı doğru demiyorum ama,

illaki bir nedeni vardır.

Zeynep sana göre,

her şeyin zaten bir nedeni var.

Sen demedin mi Halil Fırat için,

nedensiz bir şey yoktur diye?

Bunun da bir nedeni vardır illaki.

Bu konuyu ben çözeceğim Halil Fırat olarak.

Bana bırakacaksın.

İyi tamam.

Top sende.

Bu iş sana düştü Songül.

Bu bilgiyi bir şekilde,

Halil'e ulaştıracaksın.

Cemil iyi misin?

Ben çok özür dilerim Zeynep hanım.

Hadi otur lütfen.

Hadi.

Cemil otur.

Hadi.

Bir su iç.

Cemil bak ben seni çok iyi tanıyorum.

Ailemizden birisin sen.

Büyüdün.

Durduk yere de böyle bir şey yapmazsın biliyorum.

Belli ki bir derdin var.

Derdini anlat ki,

dermanını birlikte bulalım.

Hep öyle yapmadık mı zaten?

Ama sen bana hiçbir şey söylemezsen,

ben sana yardımcı olamam ki.

Bak,

Halil akşama kadar,

gerçekleri senden duymazsan ne olacağını biliyorsun.

Halil bey ne dersek amayım.

Cemil ben senin bu evden gitmene,

seyirci kalmak istemiyorum.

Ben çok özür dilerim Zeynep hanım.

Affedin beni.

Hadi.

Gel.

Halilciğim,

konuşabilir miyiz?

Önemli olmasa,

rahatsız etmezdim Halil'i.

Canını sıkan meseleyle ilgili.

Nedir?

Cemil.

Cemil yalnız değilmiş.

Olan bir teneği Arzu bana anlattı.

Eğer senin de müsaaden olursa..

Gelsin hemen.

Arzu gir içeri.

Gel.

Bana hemen bildiğin ne varsa,

eksiksiz anlatsın.

Halil bey,

ben sizin ekmeğinizi yiyorum.

Bildiğim saklama,

hainlik olur.

Çıkın.

Maşallah.

On parmağımda.

On marifet.

Ne kadar güzel yapmışsın kıymet anne.

Hemde çok hızlısın.

Her yıl bunca biberi, patlıcanı ipe dizdim.

E bu boncukları ipe dizmekte ne var?

Hamurumda var.

Elimindeydi.

Her yeri güzelleştireyim.

Sen beğenmedin mi Kumru Hanım?

Pek benim tarzım değil gerçi.

Ama inkar edemeyeceğim.

Gideri var.

Ben senden bu kadarını beklemezdim.

Niyeymiş?

Neyim varmış benim?

Yani içli köfte motiflerini kolyeye dizersin.

Ve daha geleneksel bir iş yaparsın diye düşünmüştüm.

Ya kızma ayol.

Teyze.

Ben nerede, ne yapılacağını bilen, yorgun bir kadınım.

Tamam kıymet anne, teyze.

Bakın bir sürü yeni takımız oldu.

Bunlara fotoğraflarını çekip, internete koymak lazım artık.

Sonra da bana bir şekerli kahve yapsan teyzeciğim.

Ağzımın tadı kaçtı da.

Sen önce bana yardım et, sonra kahve de yaparım.

Gel.

Çok biliyorsun sen, içli köfte işleyecekmişim.

Boyuna takılır mı hiç o?

Yüzük olacak, içli köfteden yuvarlak yuvarlak.

Her şeyi de biliyorsun kıymet.

Ben gelinin işini bozacağım derken,

iyilik atmayayım mı?

Satarsa mı işime geliyor, satmasa mı işime geliyor?

Bak ben bu tenkilerimi çözemedim.

Olan biteni öğrendim Cemil.

Bana anlatacaktın.

Merve'yi zor durumda bırakmak bana yakışmazdı.

Babamdan kalan eski altın bir saatim vardı.

Onu satıp yerine koyacaktım ama,

saati bulamayınca yapamadım.

Ama Halil Bey size söz veriyorum, parayı kuruşu kuruşuna yerine koyacağım.

Aşk için yaktın kendini Cemil.

Cemil, eniştem her şeyi öğrendi kesin.

Ne oldu, bizi çağırmışsın.

Ne oldu?

Ne olduğunun cevabı kardeşinde.

Benim hiçbir şeyim mi var?

Merve, Halil Bey öğrendi.

Neyi öğrendi? Biri bana da ne olduğunu anlatabilir mi artık?

Merve.

Abla, çok özür dilerim.

Kötü bir amacım yoktu.

İnternetten çanta aldım.

Amacım çantaları, orijinal çantaları uygun fiyata alıp,

normal fiyata okuldaki kızlara satmaktı.

Kızlardan parayı aldım ama çantalar gelmedi.

Dolandırıldım.

Ablacığım araştırmadan, bilmeden, etmeden sen nasıl böyle bir işin içine girişiyorsun?

Kızlar da zengin tabii.

Onlar üstüme gelince, Cemil de sağ olsun destek çıktı bana.

Bana da gelebilirdin Merve, değil mi?

Çok özür dilerim, herkesten çok özür dilerim.

Düşünmeden hareket ettim.

Elime biraz para geçer, harçlığıma katarım diye düşündüm.

Yaptığınız hatanın, yanlışın cezasını çekeceksiniz.

Enişte ne cezası şimdi, annem duyarsa..

Sadece annen değil.

Herkes duyacak, cezanızı salonda öğrenecek herkes.

Şimdi gidin salonda bekleyin.

Çıkın hadi.

Halil, tamam yaptıkları doğru demiyorum.

Ama herkesin içinde ceza verip, onları küçük düşürmen biraz fazla değil mi?

Halil, Fırat sensin.

Ceza da sen vereceksin.

Yok, yok yapamam ben.

Cemil'i işten kovacaksın.

Ne?

Merve'yi de İstanbul'a göndereceksin.

Okuluna, yurttan gidip gelecek.

Bu kadarı çok fazla farkında mısın?

Onlar daha çok genç, elbet hata yapacaklar Halil.

Eğer bu hatalarında onları cezalandırmazsan..

Gençliklerine güvenip daha büyük yanlışlar yapacaklar.

Tamam anlıyorum seni ama en azından ikinci bir şans verelim.

Eğer tekrar bir yanlış yaparlarsa o zaman..

Eğer sen bu hatalarında ceza vermezsen..

Sözünü onlara geçiremezsin.

Ders de veremezsin.

Büyüyemezler Zeynep.

Ancak ağır cezalar insanları çaydırır.

Engel olur.

Senin hiç mi için acımıyor?

Farkında mısın?

Bahsettiğimiz insanlar benim kardeşim Merve, Cemil.

Anladın mı şimdi?

Halil, Fırat olmak kolay mıymış Zeynep?

Halil, Fırat gerekeni yapardı.

Ailesi de olsa yapar.

Oyun bitti.

Kaybettin Zeynep.

Gerekeni ben yapacağım.

Herkes ikinci bir şansı hak eder.

Ama senin insanların hatalarından ders çıkarabileceğine dair bir umudun yok.

Senin öfken merhametinden öyle büyük ki..

Ben işte tam olarak bunu sana göstermek için Halil, Fırat olmayı kabul ettim.

Sen tekini affedemediğin gibi Merve'yi, Cemil'i de affedemeyeceksin.

Birini içten kovacaksın.

Birini İstanbul'a göndereceksin.

Yine öfkenle hareket edeceksin.

Bu da bana..

Seninle hiçbir zaman aile olamayacağımı anlatıyor.

Ben bunu anladım Halil.

Bugün bir satış bile olmadı.

Neler oluyor internet aleminde teyzoşum?

Yakıp gittin mi satışları?

Bu sipariş ne beyin?

Hiçbir şey yok.

Benim desteğim boncuklar ha.

Sipariş ya.

Hiçbir şey yok.

Sipariş ne beyin?

Hiçbir şey yok.

Sipariş ne beyin?

Sipariş ya.

Göreceğiz.

Hayal kurmak bedava Kıymet Hanım.

Sürekli böyle hayal kırıklığı mı yaşayacağım ben ya?

Bir kapatsam mı acaba sayfayı?

Hayır.

Eren geldi herhalde.

Selma boncuklarla oyalansın.

Çocukluk yapamasın diye.

Onu destekliyormuş gibi görünüyorsun ama..

Benden kaçmaz Kıymet Hanım.

Ama avucunu yalayacaksın.

Çünkü Selma çocuğunu yapacak.

Ve ben o minik bebişin yumuş ellerini her gün öpeceğim.

Her gün.

Ve Selma'nın takı işine devam etmesine de destek olacağım.

Cık cık.

Hanımlar nasılsınız?

Hoş geldin kara kuzu.

Hoş geldin Erenciğim.

Hoş bulduk.

Bir elimi yüzümü yıkayayım.

Konuşuruz o konuda.

Ne konuşuyorsunuz kızım?

Hayrolsun?

Safiye kapatma niyetimden bahsettim Eren'e.

Ben de sana destek olayım ya kızım.

Beni de mi yer yolda bırakacaksın?

Pes etmek yok Selmuş.

Teşekkür ederim.

Çok yanımda olduğunuz bu süreçte.

Ama gerçekler ortada.

En doğrusu bu olacak galiba.

Nasıl olur?

Ne oldu tatlım?

İnanamıyorum şu anda.

Kızım, korkutma beni.

İnternet şeysinde de mi dolandırılayım?

O kadar çok sipariş var ki.

Şoktayım.

Aşkım bu çok güzel haber.

Bakayım.

Bak.

İki üç boncuk da izleyecek.

Moral olacak.

Kıymet anne senin kolyene tam

250 tane sipariş var.

Ne?

Ne?

Ne?

Benimki de öyle.

Kıymet Hanım sevinçten dondu kaldı.

Ne de olsun Selman'ın en büyük destekçisi o.

Merve ne diyeceksin?

Niye toplandık?

Birazdan öğreniriz.

Zeynep neler oluyor?

Ben size söyleyeyim Tülay Hanım.

Nasıl yaparsın?

Nasıl yaparsın?

Herkesin içinde nasıl rencide edersin onları?

Cemil ve Merve.

Bir hata yaptılar.

Ne yaptıklarının bir önemi yok.

Cezalarını söylemek için sizi buraya topladım.

Cemil ve Merve mi?

Ne hatası neler oluyor?

Halicim.

Eğer suçu bilmiyorsak cezayı dinlememizin de bir anlamı yok.

Ben sana yardımcı olayım.

Cemil malımıza el uzatmış.

Hırsızlık yapmış.

Merve de duruma dahil olmuş.

Merve.

Doğru mu bu?

Çok çirkin bir durum gerçekten.

Teyze.

Bırak izin ver sözümü bitireyim.

Ne yaptıklarının bu saatten sonra bir önemi yok.

Yapılan yapıldı.

Alacakları ceza yaptıkları yanlışı fazlasıyla karşılayacak.

Cemil.

Bundan sonra para meseleleriyle ilgilen.

Bundan sonra para meseleleriyle ilgilenmeyeceksin.

Başka işlerin olacak.

Merve.

Sen de işçilerin yemeklerinden sorumlusun bundan sonra.

Sorumluluk almayı öğreneceksin.

Düzenin nizamı öğreneceksin.

Söz konusu para da...

...bağışlarından geçilecek.

Parça parça.

Konu kapanmıştır.

İkinci bir şans tanıdı.

Sağ olun Halil Bey.

Ne yapsam hakkınızı ödeyemem.

Tamam, tamam Cemil.

Kahretsin.

Yine yırttın Tülay.

Çok teşekkür ederim enişte.

Ve göreceksin bak en iyi çalışanım ben olacağım.

Derslerini aksatmak yok ama.

Gel biraz hava alalım.

Hadi bakalım.

Şaşırttın beni.

Öfkesinden sıyrılmış bir Halil ile tanıştırdın.

Kararını ne değiştirdi?

Soruma cevap vermeyecek misin?

Tanıdık kendini.

Önemli dediğim hediyeyi buraya gömmüşsün.

Sende bulmuş.

Bu hediye senin için.

Selin hep Mercan kolyeyi çok sever.

Unutmamışsın.

Unutmam.

Sana da her her şeyi aklıma yazarım ben.

Hadi bakalım.

Her şey gelince.

Haklısın.

Sen beni değiştiriyorsun Zeynep.

Herkes ikinci bir şansı hak eder.

Peki sen.

Bana o ikinci şansını zaman vereceksin Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Zeynep.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.