Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
(Jenerik müziği)
*Bu dizide karakterler Karadeniz ağzıyla konuşmaktadır.
(Gerilim müziği)
Neredeydiniz Zeynep Hanım? Çok merak ettim sizi.
-Zeynep, kızım... -Anne.
Zeynep, ne oldu kızım, niye çabuk döndün?
Ne oldu?
-Hayırdır? -Zeynep'im, ne oldu de bana.
Taş köprünün orada Halil İbrahim'i gördüm.
Ee?
Beni gördü, el salladı, geliyorum, dedi.
Sonra birden çığlıklar, silah sesleri. Kıyamet koptu işte.
Ah yılanın oğlu Tarık!
Buldu masumları kıydı canına, değil mi?
Bilmiyorum anne.
-Korktum, gidip bakamadım. -Seni gören oldu mu Zeynep'im?
Bilmiyorum hala.
(Gerilim müziği)
-Hoş geldiniz komutanım. -Merhaba arkadaşlar.
Komutanım, dört kişi öldürülmüş. Üçü burada.
Diğeri de biraz yukarıda.
Bölgenin ileri gelenlerinden birinin oğlu. Tarık Leto.
Kim ya da kimler yapmışsa profesyonellermiş.
-Diğer ceset nerede? -Yukarıda.
("Hüseyin Ay - Halil İbrahim" çalıyor) "Dağda kızıl ot biter"
"İçinde keklik öter"
"Dağda kızıl ot biter"
"İçinde keklik öter"
"Eşkıyadan da beter"
"Uslan be Halil İbrahim"
-Tarık... -Ne olmuş Tarık'a?
Öldürülmüş.
"Kıvırcık saçlarına"
"Kar düşmüş uçlarına"
"Dağın yamaçlarına"
"Yaslan be Halil İbrahim"
"Kıvırcık saçlarına"
"Kar düşmüş uçlarına"
"Dağın yamaçlarına"
"Yaslan be Halil İbrahim"
Bu Halil İbrahim Karasu kimdir?
Asker midir, komando mudur?
Eli silahlı dört adamı tek başına alt etmiştir.
"Derede su durulur"
"Dal köprüler kurulur"
"Derede su durulur"
"Dal köprüler kurulur"
"El yerine vurulur"
"Aslan be Halil İbrahim"
"Aslan be Halil İbrahim"
"Kıvırcık saçlarına"
"Kar düşmüş uçlarına"
"Dağın yamaçlarına"
"Yaslan be Halil İbrahim"
"Kıvırcık saçlarına"
"Kar düşmüş uçlarına"
"Dağın yamaçlarına"
"Yaslan be Halil İbrahim"
"Müfreze Dağı sarar"
"Dağda kaçaklar arar"
"Müfreze Dağı sarar"
"Dağda kaçaklar arar"
"Geçit vermez kayalar"
"Hızlan be Halil İbrahim"
"Hızlan be Halil İbrahim"
(Türkü devam ediyor)
"Kıvırcık saçlarına"
Sen öldürdün uşağımı! Sensin katili!
Tarık'ım o soğukta nasıl yatacak?
Nasıl yatacak?
O çocuğum o soğukta nasıl yatacak benim uşağım?
(Ağlıyor)
"Kar düşmüş uçlarına"
"Dağın yamaçlarına"
"Yaslan be Halil İbrahim"
-Halil İbrahim. -Buyur Muzaffer baba.
Rızvan Leto...
...bize geldiğinde...
...Yasemin'le ilgili çok ağır konuştu, bilesin.
(Müzik)
Ben hayatta olduğum sürece...
...Rızvan Leto da yaşadığı sürece...
...ona her gün...
...her gün evlat acısı yaşatacağım.
Hep ayırdın çocuklarını Rızvan, hep.
O Nedime'nin çocukları hep özdü, benimkilerse hep üvey.
Asiye!
Nasıl böyle bir şey konuşuyorsun?
-Ben evlatlarımı birbirinden ayırmam. -Ayırdın.
-Ayırmam. -Ayırdın.
Zeynep'i ayırdın. Fikret'i ayırdın.
O el kadar Tuncay'ı bile kayırdın sen.
Gelin çocuklar, çıkalım bir hava alalım, hadi.
Ama senin bir kabahatin yok.
Senin bir kabahatin yok.
O Nedime yok mu! Ah o Nedime!
Bu hâllere düşmemizin tek sebebi o kadın.
Şimdi bir yerine kına yaksın oğlum öldü diye.
Benim yakışıklı Tarık'ım, benim...
Öz babasından bir sevgi görseydi...
...başka yerlerde arar mıydı?
Gel böyle, gel.
(Müzik)
O Tarık zaten birilerinin başına bela olmadan ölmeyecekti.
Ona o kadar üzülmedim ama o genç kız...
...Yasemin.
Ah canım benim, yazık oldu.
Halil İbrahim'e ne olacak dersin?
Ne olacak, Levent takmış peşine birilerini.
Sabaha zor çıkar. Al gülüm hadi.
Acımızı da yaşamak yok yani. İntikam peşinde koşuyoruz.
İstemem.
Hepsi aynıdır. Onların huyları budur.
Asiye'nin yeğeni değil midir! Huyları batsın!
Anne, ben bu Levent'ten nasıl kurtulacağım?
Kurban olurum kızım ben sana. Oy pıtırcığım, ağlama sen.
Ağlama, senin o gözyaşlarına kurban olur annen.
Oy benim meleğim.
(Üst üste konuşmalar)
Bu Halil İbrahim Karasu yerin yedi kat dibine de saklansa...
...onu bulup geberteceksiniz. Onun o kalleş yüreğini söküp bana getireceksiniz.
Ve bu iş, Tarık'ı toprağa vermeden bitecek.
-Rüstem! -Tamamdır Levent abi.
(Gerilim müziği)
Temel... Sen neredesin Temel? Seni çok merak ettim.
(Müzik)
Yasemin'i öldürdüler Edanur.
Yasemin'i mi?
Halil İbrahim yetişememiş.
Yetişse kurtarırdı Yasemin'i de yetişememiş.
O Tarık (Bip) var ya, Tarık Leto.
Onu da dört adamını da infaz etmiş orada Halil İbrahim.
Ölmüşler mi?
Geberip gitmişler işte Edanur, neyini anlamadın?
(Gerilim müziği)
Peki, bu Letolar...
...nasıl bulmuşlar Yasemin'le Halil İbrahim'i?
Onu bilmiyorum da...
Tek ihtimal var...
...Zeynep.
(Bip) Tarık Leto'yla bir oldu, tuzak kurdu kardeşlerime.
Görünen o.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Edanur dış ses) Ben Temel'e bir şey söylemedim...
...sen de Turan'a söyleme Sema.
(Gerilim müziği)
Fikret Leto'ydu, değil mi?
-Fikret Leto. -Buyurun, oturun.
Rahmetli Tarık'ın abisiydiniz, değil mi?
-Evet. -Başınız sağ olsun.
Dostlar sağ olsun.
Kusura bakmayın, sizi zamanla tanıyacağım.
Estağfurullah.
Siz de kusura bakmayın komutanım.
Hayırlı olsuna gelemedik işten güçten, koşturmacadan.
Takdir edersiniz, cenazemiz var.
Bu Halil İbrahim Karasa'nun geçmişini sormuşsunuz.
Hasmınızı tanımıyor musunuz Fikret Bey?
Vallahi yıllar önce buralardan gitmiş komutanım.
Dolayısıyla hiç irtibatımız olmadı.
Siz de bu cinayetler için profesyonel işi demişsiniz.
Hâliyle biz de merak ettik necidir bu Halil İbrahim Karasu diye.
Halil İbrahim Karasu'nun sicili temiz.
Herhangi bir sabıka kaydı yok.
Kırmızı ışıkta bile geçmemiş.
Dediğim gibi, devlet kayıtlarında olumsuz bir şey yok.
Siz emin misiniz kardeşiniz Tarık Leto'yla arkadaşlarını bu adamın öldürdüğüne?
Eminiz komutanım.
Belki kayıtları jandarmada yoktur.
Sonuçta İstanbul'dan geldi bu adam. Emniyette vardır belki.
İçişleri Bakanlığından da sordurdum. Dediğim gibi, sicili temiz.
İstihbarat kayıtları?
İstihbarat bölge başkanından da rica ettik, o da bakacak.
Sağ olun. Eksik olmayın.
Fikret Bey...
...benim de sizden bir ricam olacak.
Estağfurullah, buyurun.
Leto ailesi bölgenin ileri gelen, güçlü ailelerinden biri...
...anladığım kadarıyla.
Acınız büyük, anlıyorum.
Ancak bu işi kolluk kuvvetlerimiz çözecek.
Emniyetimiz, jandarmamız güçlü. Adalet yerini bulacaktır.
Ancak siz adaleti kendiniz sağlamaya kalkarsanız...
...ben buna müsaade etmem.
Devletimize karşı boynumuz kıldan incedir üsteğmenim.
Hem bizim kimseyle bir meselemiz yok.
Evet, evimize ateş düştüğü doğru...
...ama emin olun o ateşin yangına dönüşmemesini...
...sizin gibi ben de çok isterim.
Bunun da tek çaresi Halil İbrahim'in yakalanması.
Ölü ya da diri.
Müsaadenizle.
(Gerilim müziği)
(Kapı vuruldu) Gel.
Başçavuşum, bu Halil İbrahim Karasu'yu yakalamak için...
...benim önce düşmanlarını tanımam lazım.
Letolar kimdir, kim değildir, kaç kişiler, ne iş yaparlar...
...hangi deliklerde var, hepsini tek tek öğrenmek istiyorum.
Emredersiniz komutanım.
(Kapı kapandı)
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Şota) Hoş geldiniz Fikret Bey.
Siz dün Zeynep'le nereye gittiniz Şota?
Bir yere gitmedik Fikret Bey.
Ben dışarı çıkmayacağım dedi. Bana da izin verdi.
Bir şey mi oldu?
Zeynep'i seviyorsun, değil mi Şota?
Dakika düşünmem, bu canımı onun yoluna kurban ederim Fikret Bey.
Karım da ben de her gün ona dua ediyoruz ayağına taş değmesin diye.
Vallahi kardeşinizdir diye demiyorum, melek gibi insandır kendisi.
O olmasa Elif'le biz nasıl evlenirdik!
Kardeşimi seviyorsan...
...bundan sonra attığı her adımdan beni haberdar edeceksin.
Anlaştık mı?
Bir şey mi oldu Fikret Bey?
Anladın mı Şota? Anlaştık mı?
Emredersiniz Fikret Bey.
(Gerilim müziği)
Zeynep!
Efendim abi?
-Az bir gelsene benimle. -Ne oldu oğlum?
Bir şey yok anne. Hadi.
-(Zeynep) Abi, bir şey mi oldu? -Gel, gel.
Abi, ne oldu, söylesene. Nereye gidiyoruz?
Zeynep, yürü!
Kadir abi, bizi yalnız bırak.
Abi.
Geç otur şöyle.
Sen dün sabah neredeydin?
Evde.
Öğlen?
Neden sorduğunu anlayamadım abi.
Senin Eğritaş'ta ne işin vardı Zeynep?
-Kim söyledi? -Zeynep, beni delirtme.
Seni bu zamana kadar üzmedim, bir kez olsun kırmadım...
...sana el de kaldırmadım ama benim ayarlarımla oynama...
...bozuşuruz Zeynep.
Eğritaş'ta ne işin vardı senin?
Tarık'ın böyle bir şey yapacağını biliyordum.
Kimse zarar görmesin istedim.
Halil İbrahim'e haber gönderdim.
Eğritaş'a gelin, ben sizi Samsun'a götüreceğim dedim.
Tarık da seni takip etti, onların yerini öğrendi, değil mi?
Abi, ben kan dökülmesin istedim. Niyetim herkesi kurtar...
Kimi kurtardın Zeynep? Kimi kurtardın?
Tarık öldü.
Yasemin öldü.
(Gerilim müziği)
Senden başka kim biliyor bunu?
Annemle Sakine hala.
O da söylemişse Elif'e söylemiştir, o kadar.
Aferin! Bütün sülaleye anlatın isterseniz!
La havle!
Haber gönderdim dedin. Kime gönderdin kızım haberi?
Temel'e.
Ama orada yokmuş. Mektubu ocakçısı Arif almış.
Of!
Zeynep...
...bu konuyu burada kapatacağız. Ama bana söz vereceksin.
Bir daha asla bu konuya dâhil olmayacaksın, duydun mu? Asla!
Tamam mı Zeynep? Söz mü?
Tamam, söz.
Ben şimdi öbür eve geçiyorum. Arabanın navigasyon geçmişini sildim.
Sen de annemlere söyle, hafızalarından bu konuyu silsinler.
(Gerilim müziği)
Kızım, ne oldu? Abin ne diyor?
Eğritaş'a gittiğimi öğrenmiş.
Nasıl öğrenmiş? Bizden başka bilen yoktu.
-Arabanın navigasyonundan. -Kimseye söylemesin.
Yok, söylemeyecek.
Kızım, ne olur sen de artık bu işlere karışma. Karışma kuzum benim.
Vallahi helal olsun Halil İbrahim'e. Hepsini kıtır kıtır doğrar.
-Az çekmedik o Letoların elinden. -Ya Arif, ne vırvır konuşuyorsun!
Yok. Her Nemrud'u deviren bir karasinektir.
Hem görüyor musun Allah'ın işini? Bolu Bey'i azıtınca...
...körün oğlundan Köroğlu yaratıyor.
Uzatma Arif. Git boşları topla, hadi!
Hadi.
Temel.
-Selamünaleyküm. -(Hep bir ağızdan) Aleykümselam.
Buyurun Fikret Bey.
-Başın sağ olsun Fikret Bey. -Eyvallah, dostlar sağ olsun.
-(Hep bir ağızdan) Başın sağ olsun. -Allah razı olsun, eyvallah.
(Gerilim müziği)
Hepimiz bu toprağın çocuklarıyız.
Hemşeriyiz. Akrabayız.
İyi günümüz var...
...kötü günümüz var.
Bizim aile olarak birtakım hatalarımız olmuştur.
İnsanız neticede.
Ama çok da yararımız olmuştur, insanımızın aşına, işine.
Kimse de bunun aksini diyemez.
Burası Karadeniz.
Fırtına illaki çıkacak.
Ama o fırtına dinene kadar ne canlar yanar...
...ne ocaklar söner...
...bunu hepiniz benden daha iyi bilirsiniz.
Demem o ki...
...o Halil İbrahim'e söyleyin...
...gidip jandarmaya teslim olsun.
Yoksa bu iş çok daha büyüyecek.
Ben istemem ki bu topraklarda daha fazla kan dökülsün...
...gözyaşı dökülsün. Ama bu saatten sonra...
...Tarık Leto'nun acısı sadece o Halil İbrahim'den çıkmaz...
...onu da bilin.
Halil İbrahim’in bu saatten sonra...
...kaybedecek neyi var da bizi dinlesin Fikret Bey?
Onun kimsesi kalmadı.
Ama sizin var Temel.
Sevdikleriniz, eşiniz, dostunuz...
...bacınız, babanız, ananız...
...ağlamasın isterim.
(Gerilim müziği)
Şimdi...
...yarın çıkın...
...cenazemize gelin.
Acımızı paylaştığınızı herkes görsün.
Her kim ki cenazemize gelir...
...canı bize emanettir.
O arkadaşınıza da söyleyin...
...gittiği yol, yol değil. Çıkmaz o yol.
Gidip teslim olsun jandarmaya.
Hadi selametle.
Bizim canımızdan başka kaybedecek bir şeyimiz yok.
Ama senin malın mülkün, servetin, itibarın var.
Anamız ağlamasınmış. Fikret Bey, bu memlekette bizim anamızı...
...senin baban, onun dedesi, onun dedesinden başka ağlatan olmadı.
Arif! Arif!
(Gerilim müziği)
Ben dedim diyeceğimi.
Duyanlar da duymayanlara anlatsın.
Gerisi sizde artık.
-Ne uzatıyorsun Arif, ne uzatıyorsun? -Yürü git.
(Gerilim müziği)
("Hüseyin Ay - Halil İbrahim" çalıyor) "Dağda kızıl ot biter"
"İçinde keklik öter"
"Dağda kızıl ot biter"
"İçinde keklik öter"
"Eşkıyadan da beter"
"Uslan be Halil İbrahim"
"Uslan be Halil İbrahim"
"Kıvırcık saçlarına"
"Kar düşmüş uçlarına"
"Dağın yamaçlarına"
"Yaslan be Halil İbrahim"
Sakin, sakin oğlum, sakin.
(Havlıyor) "Kıvırcık saçlarına"
"Kar düşmüş uçlarına"
(Osman) Kim var orada?
Benim, Halil İbrahim.
Zagor, bir sus lan. Duymuyorum adamı.
-(Osman) Kim dedin, kim dedin? -Halil İbrahim.
Ula Halil İbrahim, sen mi geldin?
Sen de havlama adama. Adam kalkıp evimize misafir gelmiş.
Halil İbrahim, ne oldu sana? Nedir bu üstünün başının hâli?
Anlatacağım, hepsini anlatacağım.
Gel böyle.
(Osman) Bana bak Halil İbrahim, o kadar yolu yürüyerek mi geldin?
Deseydin uşaklara, bıraksalardı seni.
Şu hâle bak, yorgunluktan bitmişsin. Ver o çantanı bana.
(Osman) Geç içeri, sobanın başına, çıkart üstünü başını, bir rahat et.
-Şu hâle bak, öleceksin. -Daha değil Osman.
-Daha değil. -Bana bak, aç mısın?
Evde de pek bir şey yok ama...
...süte ekmek katıp yeriz artık. Hadi gel.
(Osman) Buyur.
(Müzik)
İyi akşamlar.
Başımız sağ olsun Asiye ana.
Dostlar sağ olsun.
-Baba. -Efendim?
-Bir saniye konuşalım mı? -Ne konuşacaksan...
...burada yanımda konuşacaksın.
Şimdi çocukların yanında olmaz Asiye ana.
Burada çocuk yok. Abileri öldü...
...uşaklıkları bitti.
Jandarmadan sonra çarşının içinden geçtim.
-Kahveye uğradım. -Niçin?
Ben gerekeni söyledim onlara.
Ayağınızı denk alın, dedim. Fazlasını da söylerdim de...
...şimdi karşımıza almamamız lazım baba.
El âlem abuk sabuk konuşur bu saatten sonra.
Bir yanlış, işleri çığırından çıkarır. Hem...
...bence mesajı gayet net anladılar.
Bizden taraf olacaklardır. Komutan da...
...akıllı bir adam zaten.
Gerekeni yapacaktır diye düşünüyorum.
İyi düşünmüşsün Fikret.
Sen Ayşe'yle Tuncay'ı alıp git. Ben burada kalacağım.
Peki baba.
-Hayırlı akşamlar. -Hayırlı akşamlar.
Fikret...
...Tarık değil de Tuncay ölseydi…
...aynı şeyi yapar mıydın?
Tabii yapardım.
Niye?
Merak ettim.
-Hayırlı akşamlar. -Fikret, şu...
...Reşit'e söyle...
Ya da ben söyleyeyim. Hem de sizi geçireyim. Hadi.
Geç, geç, geç.
-(Fikret) Hadi iyi geceler. -(Rızvan) Hadi oğlum.
(Gerilim müziği)
Reşit.
-Buyur Rızvan Bey? -Biz cenazedeyken...
...Yusuf'un kahvesini taratacaksın.
Hem cenazemize gelmeyenler bunun bedelini ödeyecek...
...hem de Halil İbrahim’in kulağına gidecek ki...
...eğer dağa çıktıysa oradan aşağı insin.
Emredersiniz Rızvan Bey.
Ben bu gece burada kalacağım. Sen çiftliğe git.
-Anlaşıldı Rızvan Bey. -Hadi iyi geceler.
Araçları hazırlayın.
Benim anlamadığım...
...o Tarık (Bip) sizi nasıl buldu?
Yoksa Zeynep mi takıp peşine getirdi?
Benim aklıma başka bir şey gelmiyor.
Zeynep iyi kızdır da...
...o Asiye'nin yeğeni, Levent'le nişanlanınca o da değişti.
Elbet ona da bunun hesabını sorarım.
Hadi bırak şimdi bunları. Senin dinlenmen lazım.
Hadi kardeşim, geç yerine. Yatıp dinlen güzelce.
Ben iyiyim Osman'ım, sağ ol. Eyvallah.
Hadi kardeşim, senin güçlü olman, dinlenmen lazım Halil İbrahim.
Hadi kardeşim, geç yerine yat.
Hadi kardeşim.
Geç şöyle.
Bana bak, rahat rahat uyu. Ben sabaha kadar uyanığım kardeşim.
Hadi Allah rahatlık versin.
(Sessizlik)
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
(Geçiş sesi) (Islık çalıyor)
(Geçiş sesi)
(Müzik)
(Geçiş sesi)
(Geçiş sesi)
(Gök gürlüyor)
(Gerilim müziği)
(Müzik)
Yasemin.
Halil İbrahim.
(Müzik)
Seni kaybettim sandım.
Seni kaybettim sandım.
Halil.
Halil, kalk.
-Çok özlemişim. -Halil.
Çok özlemişim.
-Çok özlemişim seni. -Uyan, uyan Halil'im.
Çok özlemişim seni. Çok özlemişim seni.
(Yasemin) Uyan. Uyan.
-Seni kaybettim sandım. -Halil, kalk.
Halil, kalk.
Kalk, kalkman lazım. Hadi.
Kalkman lazım Halil.
Uyan.
(Gerilim müziği)
(Zagor viyaklıyor)
(Gerilim müziği)
Hişt!
Dört kişiler, silahlılar. Arka taraf sende.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Silah sesleri)
İyi misin Halil İbrahim?
-İyiyim. Arkadan sık, oyala. -Tamam.
(Silah sesleri) (Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Nasıl hallettin, nasıl becerdin bunları Halil İbrahim?
Osman'ım, hemen gitmemiz lazım. Kasabadan silah seslerini duymuşlardır.
Ben arımı, balımı, peteğimi nasıl bırakayım Halil İbrahim?
Kardeşim, Letolar seni rahat bırakmazlar. Gitmemiz lazım, hadi.
Zagor!
Nasıl kıydınız soysuzlar?
Osman'ım, hadi, hadi gitmemiz lazım.
Hadi.
(Gerilim müziği)
Başçavuşum, bakalım doğru anlamış mıyım? Hata olursa düzelt.
Rızvan Leto bildiğimiz kadarıyla iki evli.
Nikâhlı eşi Nedime Leto. Nikâhsız eşi Asiye.
Nedime Hanım'dan iki oğlu, bir kızı var.
Asiye'den de iki oğlu, bir kızı vardı, bir oğlu, bir kızı kaldı.
Nedime Hanım'ın ailesi kalabalık ve güçlü bir aile.
Ancak asıl Asiye Hanım'ın ailesi...
...karanlık ve tehlikeli. Buraya kadar doğru mu?
-Doğrudur komutanım. -Asiye Hanım üç kardeşin ortancası.
Büyükleri Zuhal, Nesim Kulpa'yla evlenmiş.
(Başçavuş) Karadeniz'in en zengin ailesine gelin gitmiş komutanım.
Öyle. Bu evlilikten bir oğlu, bir kızı var.
(Komutan) Büyüğü Levent'le olay yerinde tanıştınız, küçüğü Ayşe.
Dün gelen Fikret Bey'in eşi.
Yani Nedime Hanım...
...kumasının yeğenini gelin olarak almış, öyle mi?
Kendi çocuğunu da kumasının yeğeniyle nişanlamış.
(Başçavuş) Öyle.
O hâlde bu kadın kumasını seviyor.
Zannetmiyorum komutanım.
Her neyse. En küçük kardeşleri Cevat.
-Batum'da. -(Başçavuş) Firar üsteğmenim.
Buraya dönerse üstüne kalacak sayısız dosya var.
Cinai işler yani.
Şimdi anladık kumaların birbiriyle olan zorunlu muhabbetini.
Bu Cevat, dosyasına baktım da 20 yıl önce Halil İbrahim Karasu'nun...
...babasını öldürmekle ihbar olunmuş.
-Kayıtlara şüpheli diye geçmiş. -(Başçavuş) Doğrudur.
(Kapı vuruldu) Gel.
-Komutanım. -Evet?
Yeşilpınar Yaylası'nda çatışmada dört kişi öldürülmüş.
Babam kimse bir şey yapmayacak dediğinde abin de buradaydı Ayşe.
Nasıl yedi bu haltı?
O Levent'e söyle, bir daha bizim işimize karışmasın.
(Gerilim müziği)
Levent'in adamları...
...bir yerde kıstırmışlar Halil İbrahim'i.
-Ee? -(Fikret) Ee'si...
...dört adamı da öldürmüş Halil İbrahim.
Cevat! Cevat! Cevat!
Küçükken ezmedim o yılanın başını...
...büyüdü, bak ne hâle geldi.
O Levent'i çağırın bana.
(Gerilim müziği)
Abi, biz cami için hazırız da biraz erken değil mi?
Değil. Levent gelecek birazdan, sonra da çıkarız.
Önce Asiye annemlere geçeceğiz, oradan gideceğiz cenazeye.
Kadının acısı var şimdi, annemi görüp kötü bir şey söylemesin?
Söylese ne olur Zeynep ya, söylese ne olur?
Allah aşkına, siz de bugün alınmayın bari.
Zuhal anneler de gelecek zaten. Hep beraber gideceğiz cenazeye.
Alo? Levent, babam çağırıyor, hemen bize gel.
-Çok koyu yapma Sakine. -Bak, açık koydum.
-(Sakine) Al. -(Nedime) Ellerine sağlık.
Afiyet olsun. Sen de içer misin Zeynep'im?
Ben koyarım.
Levent gelecekmiş...
...oradan da Asiye Hanımlara gidecekmişiz.
Yapacak bir şey yok, acısı var. Katlanacağız o densize.
-Zuhaller de orada olacakmış. -Gelmez mi kızım, gelecek tabii.
(Sakine) Bacısının acılı gününde yanında olacak.
Asiye bile daha sevimli geliyor bana Zuhal'in yanında.
En azından babama karşı sevgisi var.
-O sevgi değil de... -Her neyse, takıntı diyelim.
Ama Zuhal, çocukları Ayşe'yle Levent'i bile seviyor mu emin değilim.
Ben Ayşe'nin Fikret'i almasını anlıyorum.
Sonuçta sevdiler birbirlerini.
Ama baban seni bunlara nasıl nişanladı, benim hâlâ aklım almıyor.
Sakine, sen bunca yıldır meseleyi çözemedin mi?
Rızvan o Asiye'nin ve yılan ailesinin esiridir.
İçimde bir his var ki...
...Allah bu zalimlerin başına...
...Halil İbrahim Karasu'yu bela edecek diyor.
Ama bir başına çocuk bunlarla nasıl başa çıksın.
Dün geceyi bile sağ salim geçirdi mi geçirmedi mi Allah bilir.
Oy!
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Telsiz sesleri)
(Başçavuş) Kim Bal Osman’la böyle bir çatışmaya girsin ki?
Niye girsin?
Mevzunun balcıyla alakası yok başçavuşum.
Dünkü işi yapan kimse, bunu yapan da aynı.
Halil İbrahim Karasu mu diyorsunuz komutanım?
Bu Osman büyük ihtimalle Halil İbrahim'in arkadaşı.
Halil İbrahim buraya sığınmış...
...adamlar da yerini öğrenip pusu atmak istemiş.
Ama Halil İbrahim'i pusuya düşürememişler.
Bir içeri bakalım.
Rüstem, siz bu Halil İbrahim'in peşine gidin.
Levent Bey'e durumu ben derim. Hadi.
(Kargaşa sesleri) (Gerilim müziği)
(Dere akıyor)
Halil İbrahim, şurada biraz soluklanalım.
(Dere akıyor)
İyi geldi, değil mi?
Ee, Şahinkaya o tarafta mı bu tarafta mı Osman'ım?
Benim aklım durdu Halil İbrahim. Daha da bana bir şey sorma kardeşim.
Bu nedir ya başımıza gelen!
Haklısın kardeşim. Benim yüzümden.
Yanına hiç gelmemeliydim.
Bu kadar çabuk izimi bulabileceklerini düşünmedim.
Ulan, konu bana gelmen midir? Benim pis canım mıdır Halil İbrahim?
Ben ölsem ne olur, kalsam ne olur kardeşim?
Ama makineli tüfekler, o susturuculu tabancalar, bu nedir ya?
Hasımlığın da bir şerefi olur kardeşim.
Şerefsizin şerefi olur mu Osman?
Ee, olmuyormuş demek ki.
Şahinkaya'ya varmayalım Halil İbrahim. Oraya varılması zordur.
Bir de Kurdoğlu yaşıyor derler Şahinkaya inlerinde.
Varsa bunun aslı yağmurdan kaçarken doluya tutulmayalım.
Kimmiş mi bu Kurdoğlu?
Biz doğmadan önce böyle efendi, sessiz sakin bir adammış.
Bunun babasını kan davasından vurmuşlar.
Bu da sonra dellenip 18 tane hasmını vurmuş.
Sonra da dağa kaçmış.
Derler ki bu Karadeniz’in altını üstünü avcunun içi gibi bilirmiş.
Girmediği delik, saklanmadığı ağaç kovuğu yoktur derler.
Ama tabii bunlar hakikat midir, milletin uydurması mıdır...
...kocakarı duası mıdır, orasını bilmiyorum.
(Müzik)
Gidelim, gidelim Osman'ım. Şahinkaya'ya gidelim.
Ben sana bunun için mi dil döktüm Halil İbrahim?
Letolar bizi takip edecektir. Şahinkaya'ya gideceğimizi düşünürler.
Önden gidelim, hazırlığımızı yapalım.
İyi, öyle diyorsan.
Hadi.
Yürü ha böyle.
(Müzik)
-Hoş geldin. -Hoş bulduk.
-Biz bir Rızvan babaya bakalım. -Tamam.
Telefonunu bırak Levent.
Sebep?
Olur olmadık işlere girişiyorsun, dinlemeye takılabiliriz.
O sebep.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Zeynep dış ses) "Cenazeye geliriz, akşam bizi yaşatacaksan."
"Yaşatacağım tabii, arkadaşlar sizi bekliyor."
Teyzemi öyle acı içinde görünce dayanamadım.
Bir daha olmayacak, söz.
Bekletmeyelim babanları.
(Rızvan) Teyzelere geçelim.
Levent.
Söz verdin.
Verdim la, verdim. Üzerime gelme la, tamam.
(Gerilim müziği)
Akşam ne yapacaksın Levent?
-Akşam Batum'dan misafirler gelecek. -Hım.
Tarık için. O vesileyle de iş konuşacağız.
Cenaze akşamı ne yapacağız zaten Zeynep, hayırdır?
Merak ettim öyle bizimle mi olacaksın diye.
Sürecek mi daha muhabbetiniz? Hadi da!
Hadi.
Ne demek söylemeyeceğim Edanur, olur mu öyle şey?
Tarık ölmüş, bütün şahitler ölmüş. Ben şimdi niye söyleyeyim Sema?
Sabaha kadar düşündüm.
Temel’in benden nefret etmesinden başka ne işe yarayacak ki bu?
Edanur, bak bu hayatta hiçbir şey gizli kalmaz.
Bir duyan olmuştur, Tarık birine söylemiştir, bir gören olmuştur.
O zaman nasıl olacak bu iş?
Ben onu da düşündüm.
Varsın bu olay ortaya çıksın, çıkacağım kayalıkların tepesine...
...bırakacağım kendimi suya. Başka da yolu yok.
Edanur, Allah aşkına şöyle şeyler söyleme, bir dur ya, bir dur.
Bir şimdi sakin ol.
Fatma teyzeye gitmek zorundayız şimdi, tamam mı?
Sema, ben ne diyeceğim orada?
Kusura bakma Fatma teyze, Yasemin benim yüzümden ölmüş olabilir...
...çok affedersin mi diyeceğim, ne diyeceğim?
Bir tanem bak, tamam.
Tamam ama biz o kadını bugün yalnız bırakabilir miyiz Edanur, olur mu?
O zaman anlamayacaklar mı bir terslik olduğunu Edanur?
Ben yapamam. Nasıl yapayım bunu?
Senin bir suçun yok.
Bak, ben yanındayım, tamam mı?
(Sema) Birlikte gideceğiz.
Beş dakika başsağlığı dileyeceğiz, geri döneceğiz, tamam mı?
Bir terslik olduğunu anlamasınlar, tamam mı Edanur?
Bir toparla kendini gidelim, olur mu canım? Hadi.
Hadi.
(Hüzünlü müzik)
(Konuşma duyulmuyor)
Başımız sağ olsun.
Başın sağ olsun kızım, nasılsın?
Başımız sağ olsun.
Hoş geldin Nesim.
-Başın sağ olsun. -Başın sağ olsun oğlum.
-Başımız sağ olsun. -Başımız sağ olsun.
-Başınız sağ olsun. -Geç, geç otur.
Başın sağ olsun kardeşim.
-Başımız sağ olsun Asiye Hanım. -(Asiye) Dostlar sağ olsun.
Sabah uçağıyla mı geldiniz?
Rötar olur, yetişemeyiz diye geceden arabayla bastık geldik bacanak.
Nasıl oldu bu iş Asiye?
Sevdadan oldu Zuhal, sevdadan.
(Asiye) Benim uşağım çok asil bir uşaktı. Hiçbir şeyde gözü yoktu.
Bu köylü kızını sevdi, kız da onu sevdi.
(Gerilim müziği)
O Halil İbrahim, yılan soylu, kuyruk acısı varmış.
Kızı istemeye gittiğimiz dakika kızı aldı dağa kaçırdı.
(Asiye) Dağa kaldırdı kızı.
Sırf bizi aşağılasın diye.
Sırf bizi aşağılasın diye yaptı. Soysuz!
(Konuşma anlaşılmıyor)
Kıza işkence de etmiş.
Sen Tarık'ı nasıl seversin diye tecavüz de etmiş.
Ya. Pusu kurmuş benim uşağıma.
Erkekse gelsin diyor.
Ya, yerini de bildirmiş.
Kızı da öldürmüş, uşağıma da kıymış.
(Gerilim müziği)
-(Sema) Ne zahmet ettin Fatma teyze. -Otur, otur kızım.
Şimdi deyin bana bakayım.
Benim bu Yasemin'im Halil İbrahim'i seviyor muydu?
Onlar bir başkaydı Fatma teyze.
Küçüklükten beri seviyorlardı birbirlerini işte.
Halil İbrahim yoktu burada.
Yani...
...telefon, internet, irtibatları kopmadı.
Bir ara Halil İbrahim ortadan kaybolmuştu, o zaman Yasemin'im çok üzülmüştü.
Ama döndüğünde hallettiler benim bildiğim o konuyu.
Peki bu, bu Tarık Leto...
...onun karın ağrısı eski miydi?
(Sema) Üç, beş senesi vardır onun da.
Pis sapık!
(Sema) Yasemin diyordu, başka bir şey demiyordu.
Bizim kız neden hiç bahsetmedi bunlardan?
Çekinmiştir belki.
Söyleyememiştir.
O soysuzlar...
...her istediklerini zorla elde etmeye alışmışlar.
Biz bir tanecik kızımızı ellerimizle toprağa koyduk.
(Muzaffer) Bundan sonra vademiz kalmışsa...
...Yasemin’imize sebep olanlara...
...hesap sormak için.
Uşaklar, ben sizi anlamasına anlıyorum da...
...adam gelmiş sizi burada aleni tehdit etmiş.
Benim cenazeme gelmezseniz bundan böyle benim düşmanımsınız demiş.
İlmi siyaset diye bir şey var.
Gidersin cenazesine, başsağlığını dilersin.
Sonra ne edeceksen edersin.
Amca, sen cenazeye gideceksen git, biz gitmeyeceğiz.
Şeytan görsün yüzlerini. Yetti ettikleri bu zulüm!
Ben o Fikret'in yüzüne de söyledim. Bizim hiç kimseden korkumuz yok.
(Arif) Ne edecekler? Cenazeye gitmedik diye bizi mi öldürecekler?
Ben o Letoların var ya...
Tamam Arif, anladık, sensin. Hanımlar geliyor, o çeneni tut artık.
-İyi, sonra devam ederim. -Sonra devam edersin.
Tövbe tövbe! Edanur, Sema, hoş geldiniz.
Karşıya geçin de orada oturalım, burası kalabalık.
Toparlanın beyler, geliyorlar.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Ali Kemal abiler nereye gidiyor?
Vallahi ben ne bileyim Tuncay'ım nereye gidiyorlar?
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
İyi yapmışsınız kızım.
Yalnız bırakmamak lazım garipleri.
Edanur, kaynanan seni soruyordu, bir uğra.
Olur baba, giderim.
Ben gidiyorum.
Ne oldu?
Bak, eğer ki kendim için gidiyorsam...
...Allah da bana bir adım atmayı nasip etmesin.
Uğurlar olsun Yusuf amca, uğurlar olsun.
Sen işine bak ula!
Arif, bak babama ikidir ters gidiyorsun, sonun iyi değil ha!
Hadi. Biz kalkalım Temel.
-Tamam. -Derviş dayı.
(Gerilim müziği)
Yatın!
(Gerilim müziği)
Derviş dayı!
Lan!
Baba! Baba!
-Edanur, iyi misin? -Arif, yeğenim, Arif!
-Uşağa yardım edin! -Arif! Arif!
-Arif! -Sema!
(Konuşma anlaşılmıyor)
-Sema, ambulans! -Arif!
Arif, kalk! Kurban olurum kalk!
Arif! Ambulans çağırın lan!
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Hüzünlü müzik)
Âmin.
Kızım, yardım edin annenize.
Anne, hadi.
(Hüzünlü müzik)
Allah razı olsun.
Eksik olmayın.
Bu acı günümüzde bizi yalnız bırakmadınız.
Çok sağ olun.
-(Hep bir ağızdan) Başınız sağ olsun. -(Rızvan) Dostlar sağ olsun.
Allah razı olsun.
Oğlum Tarık alçakça katledildi.
Adamları öldürüldü.
Devletimiz elbette üstüne düşeni yapacaktır.
Bizim, kanunlara saygımız sonsuz.
Ama bu artık benim kişisel meselemdir!
Çünkü eğer birileri çıkıp sizin çocuğunuzu öldürürse...
...bu sizin şahsi meselenizdir!
Bakın, buradan size söylüyorum.
Oğlumun katiline yardım eden...
...oğlumun katiliyle dost olana...
...onu saklayana, kollayana, hatta hatta ona selam veren bile...
...benim düşmanımdır!
Düşmanlarıma karşı acımasız olduğumu duyanlar duymayanlara anlatsın!
(Rızvan) Buna mukabil...
...oğlumun katilinin bulunmasına yardım edenlere karşı da...
...sonsuz derecede cömert olacağım.
Son nefesime kadar...
...onu Leto ailesinin bir dostu olarak göreceğimi...
...buradan ilan ediyorum.
(Rızvan) İlan ediyorum.
Sağ olun, Allah razı olsun.
(Gerilim müziği)
Şuradan gideceğiz.
Biraz soluklanalım mı Osman'ım? Kampı da burada kurarız.
Burası açıkta kalıyor. Öyle içlere, derinlere gidelim.
Bizi burada görürler Halil İbrahim.
Görsünler, görsünler.
Ne demek görsünler?
Çadır kurmayı biliyor musun Osman'ım?
-Denerim. -İyi, dene.
Evet, onu en alta sereceksin.
(Müzik)
-En sonunda yeşili koyarsın üstüne. -Tamam.
(Müzik)
Şükran, jandarmalar geldi. Onlara bir çay götürecekmişsin.
-Tamam Leyla Hanım. -Jandarmalar mı geldi?
-Kahveyi taramışlar. Beş ölü, on yaralı. -Ne?
Sen niye bu kadar üzüldün ki?
Kahveyi taramak ne demek ya!
Leyla, masum onlar, günahsızlar.
Nasıl üzülmez insan?
Bizim cenazemiz varken onların kahvede ne işi varmış ki?
Ben hiç üzülmedim.
-Oğuz'du, değil mi? -Doğrudur.
-Levent'le daha önce tanışmışsınız. -Evet, dün tanıştık.
(Rızvan) Kendisi gelinim Ayşe'nin abisi olur.
Hoş geldiniz.
Bu da babasıdır.
Kendisi bacanağım olur.
Nesim Kulpa.
(Rızvan) Ailesinin yapmadığı iş yoktur.
Ama esas işi enerji işidir.
İranlılarla, Azerilerle, Ruslarla çok büyük işler yapar.
Bu amcamın oğlu Dursun'dur.
Halamın oğlu Hayri.
(Rızvan) Kendisinin çay fabrikaları var.
Orada dayımın oğlu Sabahattin.
(Rızvan) Kendisi ta Samsun'dan buraya kadar geldi.
Samsun'daki tütün işi ondan sorulur.
Halamın oğlu Ömer, inşaat işindedir.
Dünyanın her yerinde inşaat yapar. Sadece memleketimizde değil.
(Rızvan) O amcamın torunu Şükrü.
Kendisi kereste işindedir.
Teyzemin oğlu Ali Osman, maden işindedir.
Ayrıca benim abimin, kardeşimin çocukları vardır.
Aynı zamanda bacımın çocukları vardır.
Yani buradakilerin hepsinin tek tek adını sayıp yormayayım seni.
-Maşallah. -Uşaklar.
Bu da Üsteğmen Oğuz'dur.
Şimdi Oğuz Bey...
...buraya gelişinizi taziye ziyareti olarak kabul ediyorum.
Yani aksi takdirde bu memlekette atılan her kurşunun hesabını...
...benden soracaksan ha o iş senin boyunu aşar.
Biz bütün sevdiklerimiz, kardeşimize...
...son vazifemizi yerine getirdiğimiz sırada...
...kahveyi taramışlar.
Biz buna ne yapabiliriz üsteğmenim?
Kahvede her çeşit oyun oynanır.
Misal adamın biri yanıkta kaybetmiş, sinirlenmiş, sıkmış olabilir.
Motosikletli iki kişi.
Otomatik silahlarla kafalarında kaskla gelip cinayet işlemiş.
Sonra da ekipmanlarıyla motosikleti yakmışlar.
Yani bana öyle pek de sinir cinayeti gibi gelmedi.
Her neyse. Biz tahkikatımızı sürdüreceğiz.
Ben sadece ikazlarımı yinelemek için geldim.
Eğer siz adaleti biz kendimiz tesis ederiz derseniz...
...karşınızda devleti bulursunuz.
Adaleti siz tesis edin üsteğmenim de...
...hani nerede bu Tarık'ın katili?
Halil İbrahim Karasu adalete er ya da geç hesap verecek.
Ocakçı Arif'in katili de...
...kahvede ölen diğer masumların katilleri ve azmettirenleri de...
...er ya da geç adalete hesap verecek.
Şüpheniz olmasın.
Tekrar başınız sağ olsun. Müsaadenizle.
-Sağ olun, ben sizi geçireyim. -Zahmet etmeseydiniz.
Estağfurullah.
(Gerilim müziği)
İşimiz var bu Bekçi Murtaza'yla.
Ankara'yla bir konuşalım istersen, ne dersin bacanak?
Daha yeni sürgün gelmiştir, geri almazlar.
Hele şu işleri bir hâle yola sokalım...
...ondan sonra konuşuruz.
(Fikret) İstihbarata Halil İbrahim'in geçmişini soracaktınız...
...var mı bir gelişme?
Oradan da aynı haber geldi, sicili tertemiz.
-Tekrar başınız sağ olsun. -Dostlar sağ olsun.
(Gerilim müziği)
Abi. Konuşabilir miyiz?
-Şimdi değil Zeynep. -Şimdi abi!
Şimdi!
Yalnız bırakın bizi.
Hadi, hepiniz!
Dün konuştuklarımıza böyle mi karşılık veriyorsun?
Ne günahı vardı kahvedekilerin?
Sen bu işe karışma lütfen Zeynep.
Babamdan farklı olduğunu sanmıştım ama sen de Tarık gibi babanın oğluymuşsun.
Yazıklar olsun sana!
Babamın oğlu olduğum doğru...
...ama şunu bil ki bu hayatta seni en çok ben seviyorum.
Annenden, babandan çok!
Yoksa Tarık'tan önce sen boylardın o toprağı!
Sana olan sevgimi sınama Zeynep.
Bu arada...
...kahve işinden haberim yoktu.
Olsaydı izin vermezdim zaten.
(Gerilim müziği)
(Islık çalıyor)
(Bağırıyorlar)
(Rüstem) Ulan ne oluyor?
-Ulan ne diyorsun? -(Rüstem) Bu da kim?
(Erkek) Ulan bırakın bizi!
(Gerilim müziği)
(Rüstem) Ulan ne oluyor?
Sabaha kadar kalın öyle de aklınız başınıza gelsin. (Bip) zekâlılar!
-(Erkek) Lan indir bizi! -(Rüstem) Vallahi vururum seni...
...indir beni! -(Erkek) Etme Halil İbrahim.
Lan bırak silahımı.
Osman, ben yiyecek bir şeyler bulayım.
Bir de bunların arkasından gelen başka (Bip) varsa...
...onlara da bir sürpriz hazırlayayım.
Bunlar böyle mi duracak?
Ben gelene kadar kalsınlar. Sonrasına bakarız.
İyi, iyi. Azıcık dünyaya tersten bakın da beyninize kan gitsin.
Rüstemlerin attığı her adımı takip ediyorum abi.
Baktım bir sıkıntı var, ekibi buradan çıkaracağım.
İyi, iyi, aferin ama bir sıkıntı çıkmasın.
Beni bu Fikret'le, Rızvan Bey'le düşman etmeyin.
Bu kahve işi, iyi oldu değil mi abi?
İyi oldu, çok iyi oldu. Bak...
...Rızvan Bey oğluna bile söyleyememiş karşı çıkacak diye.
Acımayacaksın böylelerine.
Acırsan acınacak hâle düşersin.
(Erkek) Abi, kızlar geldi.
Hah, hah!
Bakayım!
(Levent) Vay! Vay, vay, vay!
Bıldırcınlar gelmiş.
Hoş geldiniz.
Geçin bakayım şöyle.
Gel bakayım.
Sen gel bakayım buraya.
Hah! Boyu boyuma buldum!
(Levent) İsmin nedir senin?
(Nedime) Yani ne demek Levent'in evine gideceğim?
Dedim ya anne!
Madem kardeşimin toprağa verildiği gün âlem yapıyor...
...bunun hesabını verecek.
Zeynep, kızım...
...baban bir şey der diye düşünüyorsan "Erkektir, yapar." der, geçer.
Biliyorum Sakine hala.
Ama...
...babamın bile bana hak vereceği bir durum olacak.
Nasıl olacakmış o durum?
Anne...
...ben ölürüm de Levent'le evlenmem.
Bu nişanı bozacağım. Öyle ya da böyle.
(Gerilim müziği)
-Barbaros Bey, hoş geldiniz. -Hoş bulduk, merhaba.
Merhaba, bu ne şıklık. Buyurun.
-Merhabalar. -Hakan Bey, hoş geldin. Nasıl keyifler?
(Levent) Hoş geldiniz. Buyurun bakalım, hadi kaynaşın.
İyi, iyi, geçin bakayım şöyle, rahat edin.
Hadi oturalım.
-Nasılsınız? -İyiyim, teşekkür ederim.
Şimdi öncelikle beyler, hoş geldiniz.
Ama malumunuz, bizim yasımız var.
Yoksa ben sizi dışarıda çok daha gösterişli karşılardım, bilirsiniz.
Bu sefer böyle olsun, bir dahakine söz, telafi edeceğim.
Tamam mı?
Sen kullan Şota.
(Gerilim müziği)
Nereye Zeynep Hanım?
Levent'in yanına.
(Oyun havası çalıyor)
Ne oldu Barbaros Bey, yüzün muşmula gibiydi, şimdi sırıtıyorsun.
İşte bu!
Hişt! Sen kalk bakayım, güzel oynuyordun, oyna bakalım!
Oyna bakalım!
Sen de kalk, kalk bakayım.
Bir bakalım hangisi daha güzel oynuyor.
Seni yiyeceğim!
(Mesaj geldi)
(Zeynep dış ses) Uyumadan önce iyi geceler demek istedim.
Evet!
Yerim seni, duydun mu?
Zeynep Hanım, en azından abinize haber verseydik.
Gerek yok.
O da hiç sevmiyor Levent'i, biliyorum.
Levent'i sevmiyor ama Ayşe'yi seviyor.
Yapacak bir şey yok.
(Gerilim müziği)
Zeynep Hanım?
Çekil arabanın önünden!
(Gerilim müziği)
Zeynep Hanım, hoş geldiniz de...
...Levent Bey müsait değil. -Ne demek o?
Batum'dan misafirleri var, çok önemli bir toplantıda.
Biliyorum, beni de çağırdı.
Zeynep Hanım'ın burada olmaması lazım Şota.
(İçeride oyun havası çalıyor)
Seni yerim, yerim, duydun mu? Seni yerim!
(Levent) Ha! (Kadın gülüyor)
Hayırdır?
(Gerilim müziği)
Zeynep? Senin ne işin var burada?
Nişanlımı ziyaret edeyim dedim.
Ama bir de ne göreyim!
Levent Bey kadınlarla âlem yapıyor.
-Zeynep, çık dışarı. -Sen ne şerefsiz bir adamsın be!
Kardeşimi daha bugün toprağa verdik. Sen burada âlem mi yapıyorsun!
-Zeynep, çık dışarı! -Ne oldu?
Keyfin mi kaçtı? Hâlbuki ne güzel öpüşüp koklaşıyordun.
Zeynep bak, göründüğü gibi değil. İzah edeceğim sana, çık dışarı!
(Erkek) Şota, indir onu, Şota!
Şota, kime diyorum, indir!
Beni mi vuracaksın lan? İndir lan silahı!
İndir lan! Sıkacak mısın, sıkacak mısın lan?
-Sık! -Durun! Durun dedim!
-Sık! -Durun dedim!
(Gerilim müziği)
Yapma!
Artık...
Yapma Zeynep!
Doya doya eğlenebilirsin!
-Şota, hadi. -Zeynep, gel buraya.
Hadi dedim.
(Levent) Zeynep!
(Levent) Gel lan buraya! Hişt!
Zeynep!
Şota! Sen bittin lan!
Duydun mu lan, sen bittin! Bittin lan sen!
(Levent) Kim aldı lan bunları içeri? Kim aldı lan? Sen mi aldın lan içeri?
Lan sen mi aldın içeri?
Lan öldüreceğim lan sizi! Duydun mu lan?
(Zeynep iç çekti)
İyi misiniz Zeynep Hanım?
İyiyim. Çok iyiyim.
(Müzik)
(Erkek) Ay! Halil İbrahim, yapma!
(Rüstem) Oy! Oy!
Şimdi benim anlamadığım bir şey var.
Biz bu kalan balıklardan bunlara versek bunlar nasıl yiyecekler?
Yani midelerine nasıl gidecek?
Ben sana diyeyim Halil İbrahim, bunlar orada geberirler.
Ölsünler diyorsan, eziyet etme.
Çek sık kafalarına. Böylesi bize yakışmaz.
Doğru diyorsun Osman'ım.
Doğru diyorsun.
Halil İbrahim, ne yapıyorsun? Yapma!
Başım dönüyor!
Ay, oy...
Osman'a şükredin.
Yoksa indirmezdim sizi.
(İnliyorlar)
Levent Kulpa için çalışıyorsunuz, anladık.
Başka?
Bana vereceğiniz her bilgi için iplerinizi biraz daha gevşeteceğim.
Letolarla ilgili bildiğiniz ne varsa anlatacaksınız.
O zaman sizi öldürmeyeceğime söz veriyorum.
(Gerilim müziği)
(Kapı vuruldu)
Gel!
Kızım, baban geldi.
-Nasıl durumu? -Sinirli gibi.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Vurdu mu o Levent sana?
Ayşe...
...o abine söyle...
...yarın annenle babanla birlikte bize yemeğe gelsin.
Olur baba.
(Fikret) Ne diye gelecekler baba?
Bu işi bitiriyoruz demeye mi çağırıyorsun?
Hele bir Zeynep'ten özür dilesinler de bakalım.
Ben özür istemiyorum baba.
-Bu iş benim için bitti. -Her insan hata yapar Zeynep.
Önce bir özür dilesinler hele.
Kızının yaşadığı rezalete ne demeli?
Hah! Ben de tam o konuya gelecektim.
Kızım, senin...
...bekâr bir adamın yanında ne işin var?
-Anlamadım? -Adam nişanlı da olsa bekâr.
İstediğini yapar!
Velev ki...
...evli dahi olsa ne yazar!
Bir kadın...
...davet edilmediği bir yere asla gitmez.
Anlamadım baba, nasıl yani?
Levent beni istediği gibi aldatabilir...
...ben davet edilmediğim yere gidemem, öyle mi?
(Rızvan) Bak kızım...
...biz şerefli bir aileyiz.
Bizi rencide etmediği sürece canı cehenneme...
...istediğini yapsın.
Baba, anlamıyor musun? Ben istemiyorum!
İstersin, istersin. Baban kimi isterse sen de istersin.
Baba...
...biz bunu kabul edemeyiz.
Ben bugün oğlumu gömdüm!
Bugün kendi ellerimle toprağa verdim oğlumu!
Böyle bir günde...
...böyle bir konuyla nasıl muhatap edersiniz beni!
(Gerilim müziği)
(Osman) Halil İbrahim, ne aradığımızı söylersen belki sana yardımcı olabilirim.
Kurdoğlu yazları buralarda saklanıyor diyordun.
Evet, öyle derler.
Yani öyle duymuştum.
Nerede saklanıyor bu adam?
Onu arıyoruz işte.
(Halil) Mağara, in, ağaç kovuğu.
Bir yerde yatıp kalkıyor.
Letoları kendimize zaten düşman ettik.
Üstüne jandarma da peşimizde.
Var az öteye. Kurdoğlu geri mi kalsaydı?
Kurdoğlu neden bize düşman olsun Osman'ım?
Mağarası, ini adamın evidir de ondan.
Sonra uşaklar niye gelip evime el koydunuz demesin?
El koymadık deriz, göz koyduk.
Temel'le Turan nerede?
(Sema) Onlar dün kahveden sonra yola çıktılar Derviş dayı.
Halil İbrahim'in yanına gidiyorlar.
Peşlerine biri takılır şimdi.
-Halil İbrahim'i açık edecekler. -Yok, yok.
Dün başka yerde kalıp iyice emin olunca bugün geçeceğiz Şahinkaya'ya dediler.
Aman Edanur...
...o kaynanan çenesini tutamaz.
Dün Yusuf'un da rengi benzi attı ama...
...sağı solu belli olmaz. Sakın kimseye bir şey deme.
Demem Derviş dayı.
Demem, merak etme.
Seni incitmek için demedim kızım. Üzme beni.
Yok Derviş dayı, seninle bir ilgisi yok.
Nasıl olacak bu iş böyle Derviş dayı?
Becerebilecek mi bizimkiler bu işi?
Sizinkileri bilmem de kızım...
...benimki kolay kolay inadından vazgeçmez.
(Gerilim müziği)
Osman'ım.
Bak.
(Gerilim müziği)
Aşağı doğru bir yol iniyor.
(Halil) Gel Osman'ım, gel, korkma.
Tabii, korkma Osman'ım. Ne kadar rahat konuşuyorsun Halil İbrahim.
(Gerilim müziği)
(Osman) Dikkat et, düşmeyesin oraya.
(Gerilim müziği)
-Bulduk. -Girelim mi diyorsun?
(Osman) Ya oradaysa?
Belki ölmüştür, cesedi oradadır.
Tövbe de Halil İbrahim. Bırak benimle dalga geçmeyi.
Lan Kurdoğlu, biz dostuz!
(Osman) Dur ne yapıyorsun, dikkat et.
-Bir bakalım kim var kim yok. -(Osman) Dur, ver elini.
Dikkat et Halil İbrahim.
-(Osman) İyi misin? -İyiyim, iyiyim.
(Osman) Geliyorum.
(Gerilim müziği)
Nereden baksan buraya bir yıldır kimse girmemiş.
(Osman) Evet, öyle görünüyor.
Ee, ne dersin...
...buradan bize ev çıkar mı Osman'ım?
Halil İbrahim, sen de görüyorsun ki burası Kurdoğlu'nun inidir.
Neyi zorluyoruz? Gel efendi efendi gidip kendimize başka bir yer bulalım.
Bir süre daha buradayız Osman'ım.
Buraya bir çekidüzen verelim.
Biraz temizleyelim, bir soluk alalım. Sonrasına bakarız.
(Osman) Öyle diyorsan. Tüfeği alayım o zaman.
(Üst üste konuşmalar)
-Ne oldu? -Sesi duydun mu?
(Erkek) Allah'ım ya Rabb'im!
(Anlaşılmayan konuşmalar) (Gerilim müziği)
-Temel, ne oluyor? -(Temel) Ne oldu Turan?
(Silah sesi)
Silah sesi.
(Halil) Yürü Osman'ım.
-(Turan) Temel, Temel! -(Temel) Ya Turan!
Lan bu ne?
Nasıl kurtulacağız Turan buradan, bu nedir?
Ah!
Bu işi Halil İbrahim yapmış olmasın?
Ne kot kafalı adamsın Turan. Halil İbrahim ne bilsin böyle tuzak kurmayı!
Temel, bir daha bana kot kafa de...
...buradan inince o dişlerini ağzına dökerim senin.
(Temel) Uzatma, uzatma, nasıl kurtulacağız buradan, ona bak sen!
-İmdat! -Bağırma Turan, bağırma!
(Temel) Lan bağırma, yakındaki adamlar sesini duyacak.
(Turan) Ben ters duramam, kim gelirse gelsin.
Kurtarın bizi, imdat!
-Başladın yine riv riv bağırmaya! -Lan ben ne yaptığımı biliyor muyum?
(Turan) Beynimin pekmezi akıyor artık.
Aa! Halil İbrahim mi o?
Halil! Halil!
-(Temel) Halil İbrahim! -(Halil) Geldik, geldik!
(Turan) İndirin beni, kurban olayım indirin.
(Temel) Sen mi yaptın bunları? Gel buraya, gel.
(Turan) Osman, oğlum gel!
İyi misiniz?
(Osman) Az sakin dur Turan. Kesiyorum şimdi.
(Turan) Ben sakin duracağım sen beni indir.
Vallahi ben bir kötü oldum ha. Halil İbrahim, nereden çıktı bunlar ya?
(Turan) Osman, senin keseceğin ipi ben var ya.
Ben nereden bileyim hangisi hanginizin ipi?
(Temel) Konuşma da indir beni.
Temel, kesiyorum!
Gel kardeşim.
(Halil) Ne oldu, bir şey mi oldu? Niye geldiniz?
(Turan) Evet, oldu, oldu.
Ne oldu ya?
-Letolar kahveyi taradı. -Lan sen ne diyorsun?
Arif'le dört kişi daha öldü. Derviş de yaralandı.
Edanur'la Sema da oradaydı. Biz zor kurtardık kendimizi, zor saklandık.
-Sebep? -O Fikret geldi kahveye...
...Tarık'ın cenazesine katılın dedi, biz de katılmayınca...
...sıktı (Bip)ler.
Osman'ım, sen kardeşleri bir götür, az bir soluklanın, ben geliyorum.
-La nereye? -Ben gelene kadar mağarada bekleyin.
(Gerilim müziği)
(Rüstem) Ah, olmuyor.
Allah'ım ya Rabb'im edeceğin durumu.
Az kaldı, az kaldı.
(Rüstem) Az kaldı, hadi.
Halil İbrahim geliyor.
Ne yapıyorsun Halil İbrahim?
Etme Halil İbrahim.
Yapma!
Kalkın ayağa.
Soyunun.
Soyunun lan!
Devam.
Devam!
(Gerilim müziği)
Yaklaş. Yaklaş!
Yaklaş!
Gidin o Letolara deyin...
...Halil İbrahim gelecek...
...jandarmaya teslim olacak.
Tek bir şartla.
Bundan sonra tek bir masumun bile kılına zarar gelmeyecek!
Anlaşıldı mı? Bir daha da gözüme gözükmeyin.
Yürüyün! Yürüyün!
(Gerilim müziği)
(Halil) O kurşunu size değil bana sıktılar.
Ben aşağı ineyim diye.
Madem gel gel yapıyorlar...
...ben giderim.
Bunca olaydan sonra inmek, teslim olmak ne demek İbrahim?
Sizden rica ediyorum bu işe artık karışmayın.
Yeterince zarar gördünüz zaten. Bu benim meselem, ben çözeceğim.
Halil İbrahim, bu mevzuyu hiç uzatma.
Bu dakikadan sonra anca beraber kanca beraber kardeşim.
Sen ölüme mi gideceksin? Biz de seninle geleceğiz.
-Arkadaşlar. -Ne arkadaşı?
Biz kan kardeşiyiz, gerekirse birbirimiz için ölüme gideriz.
Çeneni boşuna yorma Halil İbrahim, bizi ikna edemezsin. Nokta.
Madem öyle...
...gün ölme günü değil.
Hesap görme günüdür.
(Müzik)
(Sakine) Afiyet olsun.
Eline sağlık Sakine hala.
Sağ ol Sakine hala.
Sen de otursana Sakine hala.
Annem ayrı, babam ayrı abimin içinden geçtiler.
Yok, misafirleri varmış Batum'dan, yok, iş konuşuyorlarmış...
...kızları onun için çağırmışlar falan dinlemediler.
Bildiğiniz canına okudular.
Sana hem kendi adıma hem abim adına söz veriyorum Zeynep.
Bir daha asla böyle bir şey olmayacak.
-Abim de zaten köpekler gibi pişman oldu. -Ayşe, kızım...
...Fikret sana el kaldırsa ben onu evlatlıktan reddederim.
Senin abin, benim kızıma vurdu.
Ben şimdi onu evlat diye nasıl bağrıma basayım, söyle bakalım.
Hangimiz hata yapmadık anne?
Levent iyidir ama öfkelidir.
Öfkesine yenik düştü, hata yaptı.
Ben senin torunlarının annesiyim, hiç mi hatırım yok? Ben abime kefilim.
(Levent) Ya orada onun kemiklerini kırmadıysam...
...sizin hatırınıza kırmadım. Kimse gelip benim mekânımı basamaz.
-Ne nişanlım ne karım. -Vuramazsın Levent!
Rızvan Leto'nun kızına el kaldıramazsın.
Dışarıda ne yaparsan yap ama bir daha böyle bir şey olmayacak.
Sen hele al bir nikâhına.
-Sonra ne yapacaksan yaparsın. -Asiye!
Köprüyü geçene kadar ayıya dayı diyeceksin o kadar!
O şımarık kıza kimse haddini bildirmemiş. Aferin, iyi yapmışsın.
Ay, senin ağzın bal yesin.
-Bırak. -(Zuhal) Asiye! Bak Nesim de çok kızdı.
Ya Rızvan nişanı attırsaydı?
Rızvan sizden vazgeçemez.
Ortada ben varım.
-Levent abi. -Ne var?
Rüstem diye biri geldi abi, yanında adamıyla.
-Ee? -Don gömlek abi adamlar. Senin adamın mı?
-Nasıl? -Vallahi bayağı don gömlek, gel bir bak.
Kusura bakmayın. Ne diyorsun oğlum sen?
-(Levent) Rüstem olduğuna emin misin? -Al işte abi, aha.
(Gerilim müziği)
Ne bu hâliniz?
Rüstem?
Ne bu hâlleri?
Halil İbrahim bunları ele geçirmiş, sonra serbest bırakmış.
Hayır, bana karşı ne gibi (Bip) ettiniz de sizi yaşatmış da serbest bırakmış?
Mesaj gönderiyor aklınca.
Levent abi, Halil İbrahim kimse zarar görmesin diye...
...jandarmaya teslim olacakmış.
Ben de diyorum ki karakola varmadan köprünün oraya pusu atalım.
Teslim olmasına izin vermeyelim, bitirelim onu.
Tamam. Levent abi, ben de geliyorum.
Sen bir dur Tamer ya, Allah aşkına sen bir dur.
Bana bak! Ne kadar adam varsa hepsini köprüye yığın.
Gerekirse o köprüye dinamit döşeyin, havaya uçurun...
...ama o Halil İbrahim'in geçmesine izin vermeyin, tamam mı lan?
(Bip)!
Alın lan bunları. (Bip)!
Ha burada dur, dur, dur!
Sen arabayı oraya gizle. Siz de peşinden gidin. Mevzilenin oraya.
Sen de o arabayı geriye çek gizle. Siz de mevzilenin. Çabuk!
Hadi, hadi, hadi!
Herkes gözünü dört açsın. Halil İbrahim bu köprüden sağ çıkmayacak!
Duydu mu herkes?
Kızım bak, onlar renkli.
Abinin tarafları renkli. Al bunları. Oğlum, sen renklileri bu tarafa çek.
Hah, biz beyazlarla yapalım.
(Fikret) Neymiş, resimde ne gösteriyor?
Hah, al, pencerenin üstünde ne var? Sarmaşık varmış.
Olacak mı dene bakalım. Yok, bu da yeşilmiş, al bunu dene.
Tamam Leyla, tamam kuzum, tamam.
(Fikret) Bu da bitti.
Bir şey var da öbür evde.
İyi haber mi kötü haber mi bilemedim.
Hayırdır inşallah.
Bence babama demen lazım.
Ne oluyor?
(Kapı vuruldu) (Rızvan) Gel!
Söyle Fikret, dünürler geldiler mi?
Yoldalarmış baba.
-Başka bir durum var ama. -Ne?
Halil İbrahim jandarmaya teslim olacakmış.
Kahvenin camlarını taratmak isabetli olmuş demek ki.
Yalnız başka bir durum daha var.
Levent adamlarını köprünün oraya göndermiş, pusuya.
İzin vermeyeceklermiş Halil İbrahim'in teslim olmasına.
Dua etsinler...
...Halil İbrahim orada ölsün.
Dua etsinler ölsün!
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Reşit) Hoş geldiniz.
-(Reşit) Hoş geldiniz. -Hoş bulduk.
(Ayşe) Anne, hoş geldiniz.
-Hoş geldiniz. -Hoş bulduk.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Allah kahretsin!
(Gerilim müziği)
-At lan silahını. -Vurmayın beni.
-At lan! -Atayım.
-Temiz! -(Rüstem) Attım.
-İn lan aşağı. -Vurmayın beni.
Vurmayın. Halil İbrahim, vurma beni.
Ben sana bir daha karşıma çıkma demedim mi?
Tamam, tamam!
(Gerilim müziği)
(Siren çalıyor)
Ambulans çağırın, çabuk!
Ambulans çağırın, yaşayan olabilir.
(Oğuz) Kasabadan çıkmadan her tarafı sarın!
(Jandarma) Etrafa dağılın, her yeri kontrol edin.
Kasabanın bütün çıkışlarını kapatın. Kimse çıkmasın.
-Var mı yaşayan? -Yok komutanım.
Afiyet olsun.
(Zuhal) Afiyet olsun.
Böyle acılı bir günde...
...bunları konuşmak ne kadar doğru bilmiyorum ama bacanak...
...hayat kayıplara rağmen devam ediyor.
Bir evladımızla vedalaştık.
Ama burada iki güzel evladımız var, mutluluklarıyla bizi mutlu edecek.
Yani demem o ki...
...Tarık'ın kırkı çıkana kadar bekleyelim.
Akabinde düğünümüzü edelim, ne dersiniz?
Büyüklerimiz...
...hayırlı işte acele etmek gerekir derler.
Zeynep kızımıza da ayrıca bir sürprizimiz var.
Aa! Neymiş anne, çok merak ettim.
Zeynep'im bir hayal uğruna kalkıp ta Amerikalara kadar gitti.
Okudu, iyi eğitim aldı.
İnsanlara katkıda bulunmak için mandıra kurmayı istedi.
Nesim Bey de Zeynep'imin beğendiği ne kadar arazi varsa hepsini topladı.
Köylüyü tek tek ikna etti.
Düğünden hemen sonra kurabilirsin çiftliğini Zeynep'im.
Yüzüğünü düşürmüşsün.
Abi, bir bakar mısın?
-Ne var lan? -Önemli.
(Levent) Şimdi mi?
Kusura bakmayın.
Müsaadenizi istiyorum, acilmiş.
Canım istemiyor anne.
(Kapı açıldı)
(Kapı kapandı)
-Ben gidiyorum. -Temel, Temel dur, dur.
Dur, gel bir oturalım.
Temel, yeter. Yeter, daha gitme, bak gözünü seveyim.
Sen ettin edeceğini, adamlara ağzının payını verdin, yeter!
Yasemin, Arif...
...bir sürü adam öldü Edanur.
Derviş dayı yaralandı.
Siz kahvedeyken taradı bu adamlar, siz kahvedeyken.
Her şeyi geçtim, Halil İbrahim teslim olacağım dedi. Köprüye pusu attılar.
-Allah sonumuzu hayretsin. -Nerededir şimdi Halil İbrahim?
(Gerilim müziği)
(Asker) Komutanım, 20 dakika önce arabayı burada buldum.
(Oğuz iç çekti)
Arabayı bırakıp kaçmış. Yaralı mı acaba?
-Yakınlarda kimin evi var başçavuşum? -Muzaffer Esmer'in.
İkiniz burada kalın. Çıkalım.
Asker!
(Gerilim müziği)
(Siren çalıyor)
Herkes etrafa mevzilensin. Adam profesyonel.
(Başçavuş) Sağ ele geçireceksiniz.
Halil İbrahim Karasu ateş etmedikçe kimse ateş etmeyecek.
Emredersiniz komutanım.
(Asker) Evin etrafı çevirin çabuk, çabuk. Hadi, hadi!
Sen şu arkayı tut.
(Kapı vuruldu)
İyi günler. Halil İbrahim Karasu burada mı?
Yok komutanım.
İsterseniz buyurun geçin, kendiniz bakın.
(Gerilim müziği)
-Ne oldu oğlum, bir sorun mu var? -Var baba, sorun var. Haberler iyi değil.
Evladım...
...ben size kesin talimat vermedim mi?
Benim işime karışmayın diye.
İyi de Rızvan baba, anlamıyorum ya, anlamıyorum.
Onca adam tek bir adamı nasıl yakalayamıyor, aklım almıyor.
Ama abi, eşkıya teslim olacağım demiş.
Siz niye yolunu kesiyorsunuz ki? Gitsin hapislerde çürüsün işte.
Anlamadığın işe karışma Ayşe.
Anlayacak bir şey yok Levent!
Çocuk teslim olacakmış. Bırakacaktın teslim olacaktı.
Neyse. Bunları sofrada konuşmayalım.
(Levent) Nasıl olsa gereği yapılacak.
Ben gereği neymiş merak ettim.
Adamın adalete teslim olması gereği değil mi zaten?
Yargılanır, cezası neyse çeker.
Gerekirse müebbet yatar. Ne bu saçmalık ya?
Şimdi Zeynep...
...adamın biri gelecek, bizim kanımızı dökecek.
Sonra ekmek elden su gölden öyle yatacak, öyle mi?
Ne kanmış sizin kanınız ya!
Diğer insanlardan nesi farklı?
Halil İbrahim'e eşkıya diyorsunuz...
...bu sizin yaptığınız ne, eşkıyalık değil mi?
Sen kardeşinin katilini mi savunuyorsun kızım?
Ben hiçbir katili savunmuyorum.
-Hem de hiçbir katili. -Zeynep, otur şuraya.
Zeynep!
-Zeynep diyorum sana! -(Fikret) Levent!
Kardeşime bir daha sesini yükseltirsen ses tellerini keserim senin!
(Gerilim müziği)
(Derin nefes verdi)
Hii!
Beni neden sattın?
(Gerilim müziği)
("Hüseyin Ay - Halil İbrahim" çalıyor) "Dağda kızıl ot biter"
"İçinde keklik öter"
Bu dizinin ayrıntılı altyazısı FOX TV tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Ayhan Özgören - Belgin Yılmaz...
...Bülent Temür - Çağıl Doğan - Hatice Başpınar
Editör: Beliz Coşar
"Uslan be Halil İbrahim"
"Kıvırcık saçlarına"
"Kar düşmüş uçlarına"
"Dağın yamaçlarına"
"Yaslan be Halil İbrahim"
"Kıvırcık saçlarına"
"Kar düşmüş uçlarına"
"Dağın yamaçlarına"
"Yaslan be Halil İbrahim"
(Jenerik müziği)
(Jenerik müziği devam ediyor)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.