All language subtitles for Scholar Who Walks The Night 04

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese Download
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Altyazı Çeviri: Setsuna

4. Bölüm

Sunbaenim, bugünlük gidin siz. Ben durur, Ahjussi'yi beklerim.

Sorun yok. Ben de seninle beklerim.

Myeong Hee!

Myeong Hee!

Bırakın beni.

Yaşıyordun demek.

Bir dedikoduya göre uzun yıllar önce sevdiğini kaybetmiş ve onu unutamamış.

Bu yüzden başka kadınlarla ilgilenmiyor.

Söylenti doğru muymuş?

- Bir başka kişi ile karıştırdınız. - Myeong Hee, benim.

- Sunbaenim! - Hanımefendi!

İyi misiniz Bayan Hye Ryeong?

Myeong Hee.

Onun kim olduğunu sanıyorsunuz? Derhal polis çağıracağım!

Şey... Sunbaenim... Sizi birine benzetti.

- Özür dileriz! - Bir hanım nasıl böyle taciz edilebilir?

Mübalağa etmeye gerek yok, yolumuza gidelim.

Affedersiniz! Adam öldürmeye mi çalışıyorsunuz?

Myeong-Hee. Gerçekten de sen değil misin?

Myeong-Hee, adını söylemeyi o kadar özledim ki...

Bir kez için...

Bir kez için seni görebilseydim, her şeyi yapacak güce erişirdim.

Hatta uğrunda canımı bile verirdim.

Sunbaenim iyi misiniz? Ssunbaenim!

Yardım edin! Lütfen yardım edin! Sunbaenim!

Nasıldı?

Kızın kanından söz ediyorum.

Canavarların dünyasına hoş geldin.

Kim Sung Yeol.

Lütfen anlatın.

- Şayet bana bir şey olursa... - Sizi canım pahasına koruyacağım.

Al bakalım.

seni seviyorum, Myeong Hee!

Senin hatan değildi.

Seni seviyorum.

Nasıldı? Kızın kanından söz ediyorum.

Canavarların dünyasına hoş geldin. Kim Sung Yeol.

Myeong Hee!

Myeong Hee!

Sakın ola ki unutma.

Siyah kaftanı sırtından çıkarma.

Yaşıyorsan çık ortaya!

Hiç değilse sevdiğin kadının cenazesini almalısın, değil mi?

Pekala, Myeong Hee'nin son anlarını sindiğin yerden izle.

Myeong Hee.

Benim yüzümden.

Ben...

Ben seni öldürdüm.

Myeong Hee.

Neler yaşadınız bilmiyorum ama oldukça zor şeyler atlatmışsınız.

Hayır, çok büyük acılar çekmişsiniz.

Sunbaenim, kendinizden geçtiniz.

Şey... Sizi buraya birkaç kişi ile getirdim.

Ben- Ben, Yang Sun.

Yani ben aradığınız kişi değilim.

Allah'tan ki tehlikeli bir darbe almadınız.

Lanet olsun.

Hyungnim.

Gidip onu bul. Ben de sana evlenmende yardımcı olacağım.

Tamam, tamam.

Şayet bulamazsam Ganghwa Adası'na yerleşeceğim.

Ganghwa'da ne arıyorsunuz ki?

- Ahjussi! - Neden benden bulmamı istemedin?

Bu, bulamayacağın bir şey. Veliaht Prens Junghyun'un kayıtları.

Ganghwa Adası'na sürülen alimlerin elinde iyi kitaplar oluyor bazen.

İmkansız!

O alimlerde kitap var mı sanıyorsun? Prens Junghyun'un kayıtları tehlikeli bir kitap.

Ahjussi, Veliaht Prens Junghyun'un kayıtlarını biliyor musun?

Bilmiyorum.

Sadece sıradan bir kitap olmadığını fark ettim.

Aigoo. Burada ne yapıyorum? Müşterinin beni beklediğini unuttum.

- Hadi görüşürüz. - Ahjussi!

Prens Junghyun'un kayıtlarını bulmak için gitti.

Jo Yang Sun. Sıradan bir sahafa benzemiyor.

Efendi Sung Yeol her yere bakmıştı ama kitabı bilen kimseyi bulamamıştı.

Telaşlanma. Önce gerçek mi değil mi ona bakacağız.

Evet, biliyorum. Kayıtları bulsak bile bir şey değişmeyecek.

Kayıtlara yazılan gizli plan Gwi tarafından yok edildi.

Hayır, hala var.

Bu yüzden efendi kayıtların peşinde.

Yani Gwi'nin yok ettiği gizli plan var mı?

Ahjussi! Ahjussi!

Kulağımla duydum diyorum.

Veliaht Prens Junghyun'un kayıtlarını sordu.

Kalbim fena oldu.

Yang Sun neden kayıtları arıyor anlam veremedim.

- Peki ona ne söyledin? - Elbette bilmezden geldim. Ne yapayım?

Veliaht Prens Sadong'a kitap sattığımızı öğrenirlerse felaket olur.

Ayrıca Prens Sadong'un ölümünü ortaya çıkarmaya çalışan...

...Arzulu Öğrenci yüzünden ortalık fena karışık.

Aferin. Biz bir şey bilmiyoruz. Yang Sung yine sorarsa ona sakın anlatma.

Tamamdır.

Baba...

Baba ve Ahjussi, Veliaht Prens Sadong'un kitapçısı mıydınız?

Baba, ayrıca Prens Junghyun'un kayıtlarından haberin mi var?

Neden saklamak zorundasınız?

Alim Eum Seok Gol'un ona ihtiyacı var.

Sakın! Sakın Prens Junghyun'un kayıtlarından bir daha söz etme!

Dinle beni, Prens Sadong'un kitapçısı olarak paçayı ele verirsem bütün ailemiz ölür.

Wae Son adında biri.

Veliaht Prens Junghyun'un kayıtlarını biliyor.

Dinle beni, Prens Sadong'un kitapçısı olarak paçayı ele verirsem bütün ailemiz ölür.

200 nyang.

Şahsi sahafım olarak Veliaht Prens Junghyun'un kayıtlarını aramanı istiyorum.

Benim başka işlerim de var.

Güvenip yardım isteyecek kimsem yok.

Senden rica ediyorum.

Kabul ettiğini varsayıyorum.

Sunbaenim.

Hizmetkarınızdan Arzulu Öğrenci'nin Prens Junghyun'un rumuzu olduğunu duydum.

Arzulu Öğrenci Veliaht Prens Junghyun'un kayıtlarını bilen kişi.

Arzulu Öğrenci, Veliaht Prens Junghyun'un rumuzu olduğuna göre-

Kayıtlar ile Arzulu Öğrenci arasındaki ilişki ne?

Böyle bir kayıt gerçekten var mı?

Hizmetkarımın kafası karışmış.

Şey, Sunbaenim.

Wae Son'un kayıtları bildiğini kimseye söylemeseniz olur mu? Bir tek ben bileyim.

Gizlenmeyi seçmesinin mutlaka bir nedeni vardır.

Bir şekilde ona gidip soracağım. Lütfen fazla endişe etmeyin.

Lafını bir daha tekrar et, Veliaht Prens.

Yeni bir saray yaptırmaktansa, Hwaseong'daki Gyunghwa Sarayı'nı tamir ettirseniz.

Sebep?

Özür dileyerek söylüyorum ki kuraklık ve kıt hasat sezonu yüzünden halk açlıktan ölüyor.

Bu yüzden yeni sarayın yapım maliyeti için gerekecek vergiyi ödeyemezler.

Üstüne üstlük insanlar geçinebilmek için tefeciden para alıyorlar.

Çeneyi kes.

Sungkyunkwan Lideri'ni hapse attırdın diye burnun havaya mı kalktı?

Ne cüretle bana ülke yönetimi hakkında ders vermeye kalkarsın?

- Majesteleri, özür dileyerek söylüyorum ki- - Kes.

Yapacağın başka bir şey var. Arzulu Öğrenci'yi yakala.

Bunu yaparsan Hain'in Oğlu sıfatından kurtulacaksın.

Nasıl isterseniz öyle yapacağım.

Ayrıca Prens Sadong'un ölüm yıldönümü geldiğinde...

...veliaht prens olarak bir kutlama düzenleyeceksin.

Kimsin?

Veliaht Prens Sadong'un şahsi sahafı Choi Do Gwab sensin, değil mi?

Seni çok aradım ama kendini iyi saklamışsın.

Seni bulmak hiç de kolay olmadı.

Beni başka biriyle karıştırdınız.

Kim oluyorsunuz da insanları böyle kaçırıyorsunuz?

Sattığın Baba ve Oğlunun Arzusu kitabının yazarı Arzulu Öğrenci'yim ben.

Prens Sadong'un ölmeden evvel Prens Junghyun'un kayıtlarını aldığını biliyorum.

Tahmin ettiğim üzere kayıtlardan senin de haberin var, değil mi?

Neden bahsettiğinizi bilmiyorum.

Prens Sadong'un ölüm yıldönümünde onun sarayında bir kutlama olacak.

Durum buysa engellemek zorundayız.

10 yıldır kimse yaşamadığı için o tarihe kadar temizlemek zor olacak.

Yapmaya çalışın.

Majesteleri dediyse, kutlama için Sadong'un sarayı mükemmel bir yer olacak.

Suikastçı, prensi koruyun.

"Baek Jae Oae Chun Yoo Seo Do Yak" Arzulu Öğrenci

"Tanrıya karşı günah işlemişsen tövbe etmeye yerin olmaz."

Elbette, elbette bir ceza. Tanrı'dan gelen...

Öz babasının öldüğü yerde verilen kutlama, berbat bir şey.

İmparator emrediyor, veliaht uyguluyor. Hepsi cezayı hak etti.

Sağlam durmaya çalışsa da ölmekten çok korkuyor.

Kendi istedi, kendi iptal etti.

İmparator senin gibi basit biri olsaydı çekinmezdim.

Daha tedbirli olmak zorundayız. Onun adımlarını tek tek takip et.

Elbette efendim.

Arzulu Öğrenci rumuzlu kişiyi iyiden iyiye merak etmeye başladım.

Kendi eviymiş gibi saraya girip çıkıyor.

Veliaht Prens Junghyun'un kayıtları ondaysa...

...var olmayan bir planla beni yok etmeye mi çalışacak?

Bu dünyada size zarar verebilecek hiçbir şey yok.

Bir gün içinde Arzulu Öğrenci'yi yakalayacağım.

Pekala.

Kedi olalı bir fare tut artık.

Prens Sadong'un ölüm yıldönümünde Gwanak Dağı'nda bir anma töreni yapılacak.

Tam o sırada, Baba ve Oğulunun Arzusu serisinin sahte ikinci kitabını dağıtacağız.

Bunu yaparsak, bize mutlaka müdahale ederler.

Askerler bizi yakalarsa törene gelen insanlar da tehlikeye girer.

Arzulu Öğrenci gerçekten Prens Sadong'a hürmet duyuyorsa...

...anma törenine katılan insanları kurtarmak için ortaya çıkacak.

Artı, kimin Arzulu Öğrenci'nin hareketlerini kopya ettiğini bizzat öğrenecekler.

Gwi...O da ortaya çıkarsa ne yapacağız?

Orası gündüz açık olacak. Kısacası gün ışığında kendini gösteremez.

Lakin, onun hakkında tutuklama emri olduğunu işitmiştim.

Tehlikeli.

Benim de kendi planım var.

Ho Jin, sen dedikoduyu yaymakla görevlisin.

- Onlara kesin yeri söyle. - Evet efendim.

Dükkandan bir ses çıktı mı?

Wae Son denilen adam ortaya çıkmadı. Yang Sun'da da önemli bir şey yok.

O çocuk benden bir şey saklıyor.

Gözünüzü ondan ayırmayın. Peşine daha çok adam takın.

Ne kadar düşünsem de güvenli bulmuyorum.

Bir çocuğu uzağa yollamak-

Kayıtları bulmak önceliğimiz.

Ayrıca tütsü kutusu yanında olduğu sürece sorun yok.

Nereye gitti de daha gelmedi?

Myeong Hee!

Myeong Hee.

Aşk böyle bir şey mi?

Kız ölmüş ama hala onu unutamamış.

Benzer birini görünce kendini kaybetti.

Böyle mi cidden?

Myeong Hee. Sunbaenim.

Sunbaenim.

Sunbaenim, Yang...

Oradaki, bak buraya!

Bu çantayı unutmadın mı?

Benim değil.

Arkadan benziyorsunuz lakin...

...kokunuz aynı değil.

- Gidelim. - Evet.

Bu çok korkunç.

Cesetleri gören insanlara vahşi köpek saldırısı diyorum.

Aferin. Derhal cesetleri yakın.

Önümüzdeki birkaç gün söylentiler yükselse de hemen durulur.

Vatandaşların da gözü kulağı var.

Gwi'nin densizliklerini daha ne kadar gizleyebiliriz?

Karanlık Alim'i bizzat mı gördün?

Evet.

Geçen geceyi hatırlıyorum hatta kanıtım var.

Gözlerimi açtığımda bu şey yanımdaydı.

Kesin olan bir şey var ki...

- Gözleri kırmızıydı. - Keskin dişleri var mıydı?

Ve muhtemelen kaftan giyiyordu, değil mi?

Uzun bir adamdı.

Başka önemli bir şey yok mu?

Bir kese para bırakması ya da daha güvenli bir yere götürmesi gibi.

Bayıldığım zaman ormanın karanlık yerindeydim.

Uyandığımda ise kendimi dağın girişinde buldum.

- Kesinlikle o Karanlık Alim! - Karanlık Alim'in orada işi ne?

Dün bir adam aynı böyle ısırılıp öldürülmüş.

Vücudunda bir damla kan kalmamış!

Bu iki gözümle gördüm!

Ben de o tarz şeyleri çok gördüm.

Bundan 10 yıl evvel mağaranın önünde...

...yerde yatan bir sürü ölü vardı. Sonra askerlere haber vermiştim.

Sonra gelip cesetleri kaldırdılar.

Karanlık Alim ortaya çıkmadan önceydi!

Adı üstünde, Karanlık Alim'den hayırlı bir iş çıkmaz.

İnsanları sömüren bir vampir o!

Daha kötü bir hadise yaşanmadan askerlere söylememiz gerekmez mi?

Yang Sun... Burada ne yapıyorsun?

Hyungnim! Arzulu Öğrenci için tutuklama emri mi?

Dedikoduya göre onun kitaplarını alan ve satan kimselere ağır cezalar verilecekmiş.

Diğer kitapları satamayabilirim.

O kadar da olmaz.

Neyse, zaten bugün için kaygılıyım. İnşallah kötü bir şey olmaz.

Acele edeyim de diğerleri kapışmadan yetişeyim.

Bu arada... Tek elli ağabey senin için alacak mı?

Neyi?

Baba ve Oğulunun Arzusu kitabının ikincisini.

Haberin yok muydu?

Ne zaman? Nerede? Kim?

Jangbawii'de saat bir ile üç arasında olduğunu işittim.

Kıyafet renginiz de... Mutlaka beyaz giyinin.

- Beyaz mı? Pekala. - Tamam.

Jangbawii'de mi dedin?

Evet, Majesteleri. Kitabın ikincisinin öğlen bir ile üç arasında dağıtılacağını duydum.

Prens Sadong'u anma töreninde Arzulu Öğrenci'nin kitabının devamını dağıtacaklar.

Ortada garip bir durum yok mu?

Törene katılan onca kişiyi tehlikeye atarak bu yere nasıl karar verdiler?

Böyle olmaz. Gidip bizzat öğreneceğim.

İmparator oraya gittiğinizi öğrenirse sizi tahttan indirmek için önerge verirler.

Onların gözünde bir diken olsam bile...

...Baba ve Oğulunun Arzusu'nun yazarı tarafından tehdit edilen bir veliahdım.

Bu kadar ileri basamazlar.

Arzulu Öğrenci ile aynı tarafta olduğunu düşünecekler.

O insanların huylarını bildiğin halde yine de kendini sele veriyorsun.

Majesteleri.

Özür dileyerek söylüyorum ki onlar siyasete yakışık almayan kimseler.

Birilerinin babası, kocası ya da hocası olmayı bırakmışlar bu yüzden-

Hainlikle suçlanan bir prensin anma törenine katılmak bir başkaldırıdır. Biliyor musun?

Jangbawii'ye hemen asker yolla hepsini tutuklasınlar!

Anma töreni için yanında olacağım.

Senin için bir anma töreni yaptıklarını duydum.

Oraya...

...Arzulu Öğrenci denen şahıs da gelecek, değil mi?

Eğlenceli bir gün olacak.

Veliaht Prens Sadong!

Veliaht Prens!

- İyi de ne olacak şimdi? - Kitabı bu ortamda nasıl dağıtabilirler?

Veliaht Prens Sadong'dan sonra Arzulu Öğrenci gelmesi daha doğru.

Wae Son Ahjussi'yi son zamanlarda gördün mü?

Hayır, görmedim.

İyi hoş da...

Kitapları ne zaman dağıtacaklar?

Baba ve Oğulunun Arzusu Devam Serisi

Başımız belada, efendim.

Askerler, askerler geliyor.

- Aynen dediğim gibi yap. - Evet efendim.

Vakit kaybetmeden sahte kitapları dağıt.

Bu hikaye inanılır gibi değil!

Veliaht Prens Sadong deli ve müsrif miymiş? Sinir bozucu, yalan bunlar!

Bu bedduayı majestelerine kim yaptı?!

Arzulu Öğrenci, ortaya çık! Derhal çık ve bu rezaletini açıkla!

Bu, Arzulu Öğrenci'nin kaleminden çıkmamış.

Kitabın adı ve içeriği üzerinden sahte bir kopya yapılabilir.

Lakin üslup asla taklit edilemez.

Bu kitap sahte!

- Ne? - Neden bahsediyorsun?

Hepsini yakalayın! Tek bir adam bırakmayın!

- Evet! - Herkes kaçsın, tuzak!

Bu taraftan, bu taraftan!

İnsanlar durumu anlayıp gittiğine göre...

- ... Arzulu Öğrenci gelmeyecek. - Sonuna kadar bekle.

Madem buraya kadar geldiler, o kadar kolay yakalanmazlar.

Girişe gidip askerlerle dövüşen kimse var mı bak.

Kasabaya çıkan bir patika biliyorum. Acele edip kaçalım.

Acele edin!

Yakalanırsak başımız belaya girer.

Sunbaenim!

Git.

Çaresizce aradığınız kişi ne olacak peki?

Benimle gel!

Lütfen beni öldürün, Majesteleri!

Öndeki grup tüm hainlerin yakalandığını söyledi. Sonra ortadan kayıp mı oldular?

Bu ne biçim bir saçmalık?

Açıkça anlat.

Affınıza sığınarak söylüyorum ki...

...oraya vardığımızda kimse yoktu.

Onları tutuklayan askerler Gwan Goon değildi.

Ölmeyi hak ettim, Majesteleri!

Sahte askerler hazırlamasaydık başımız belaya girecekti.

Arzulu Öğrenci'yi bulduktan sonra insanları güvenli bir şekilde kasabaya götürün.

Millet, geri dönebilirsiniz!

- Ne? - Ne dedi?

Sen! Nereye gidiyorsun?

Sunbaenim! Sunbaenim!

Sunbaenim!

Tutuklanmış olamazsın. Sakın ha!

Sunbaenim! Sunbaenim!

Sunbaenim! Sunbaenim! Sunbaenim!

Ne kadar kaygılandım hiç bilmiyorum.

İnsanların yakalandığı yerde de sizi göremedim.

Güvende olmanıza sevindim.

Güvende olan benim. Bu durum seni niye ilgilendiriyor?

Kimsin ki?

Ben... Sunbaenim, senin için endişelendim.

Kendine bile sahip olamazken kim oluyorsun da benim için endişe ediyorsun?

Bırakın, iyiyim.

İndirin beni, kendim yürüyebilirim.

Sesimi duymuyor musunuz? İndirin beni dedim.

Neden sadece istediğinizi yapıyorsunuz?

Yaralı halde gecenin bir yarısı kasabaya inmek zor olur.

İnerim ya da inmem bundan size ne?

Ben kimim ki?

Mevz-u bahis sen olmasan bile gecenin bir yarısı...

...kimseyi kanayan yarasıyla ortada bırakmaz yardım ederdim.

Sunbaenim, yardımınızı istemiyorum.

Ben bütün samimiyetimle sizin için kaygılandım.

Bu hissiyatım için bir sebebe gerek var mı?

Seni bırakamayacağıma ve sen de yardımımı kabul etmeyeceğine göre...

...bu izbe ormanda geceyi birlikte geçirmekten başka seçeneğimiz kalmıyor.

İstediğin bu mu?

- Şey. - Bir kelime daha edersen bunu yaparım.

Ona olan endişemden bile hazzetmeyen insan ben tehlikedeyken her defasında...

...niye beni kurtarıyor, yardım ediyor ve üstüne de iyilik yapıyor?

Neden? Ne için?

Hala konuşmaya gönlün yok mu?

Arzulu Öğrenci siz olun olmayın, bir insana böyle tuzak kuramazsınız.

Ben zannettiğiniz kişi değilim.

Uzun zaman oldu.

İlk bakışta sizi tanıdım ama siz beni pek hatırlayamadınız.

Ben ölen Veliaht Prens Sadong'un oğlu ve piyasada...

...Arzulu Öğrenci olarak tanınan kişiyim.

Baba ve Oğlunun Arzusu Arzulu Öğrenci

Sunbaenim.

Teşekkür ederim.

Artık evime kendi başıma gidebilirim.

Wae Son ile daha görüşmedin mi?

Şimdi gider ona bakarım.

Geç oldu, hava aydınlanınca gidersin.

Olanları hizmetkarlarımdan birine bildirirsin.

Benimle şahsi olarak görüşmen için özel bir sebep yok.

Saray hanesinde imparatorun üstünde imparator var.

O, insanların kanıyla beslenen bir vampir.

Arzulu öğrenci? Vampir mi?

Bundan 10 yıl önce Prens Sadong ondan kurtulmak isterken can verdi.

Ve aynı şekilde ruhunu teslim etmiş bir kişi daha var.

O kişi, 120 yıl önce ölmüş Veliaht Prens Junghyun.

İki veliaht prensi öldüren bir vampir olsa da...

...bunun üstünü öreterek ona destek olan İmparator ve devlet yetkilileri de...

...vampirden farksızlar.

Bu size hediye ettiğim kitapta da yazıyordu.

Veliaht Prens Junghyun gerçek bir kişilikmiş.

Nasıl olur da tarihte yerini almaz?

Git.

Sunbaenim! Sunbaenim!

İlk defa mı duyuyorsun? Babamın şahsi sahafı olarak bilmemen garip.

Gerçekten fikrim yok, ben o kişi değilim!

Peki sana ondan bahsedeyim.

On yıl evvel kitap odasını sık kullanırdı.

Gyujanggak'ta zekiliği ile tanınırdı.

Ancak ciğer hastası çocuğuna para yetiştirmek için kitap çalmaya kalkıştı.

Ve bu yüzden de tek kolu kesildi.

İmparator öfkelendi. Bütün ailesinin idam edilmesini istedi.

Bu emrin önüne geçen kişi Veliaht Prens Sadong'du.

Çocuğunun iyileşmesi ve yeni bir kitapçı açması için ona yardım etti.

O zamanlar Prens Sadong şahsi sahafının kendine ihanet edip...

...İmparator ve Noron sınıfı ile kendisini hainlikle suçlayacağını tahmin edememişti.

Onun sahte ifadesi yüzünden, Prens Sadong, Sungkyunkwan Profesörü Seo Jung Do...

...ve babam Hongmoonkwan Profesörü Noh Jin vatana ihanetten hüküm giydi.

Hiç şüphe yok ki... Onları öldüren Gwi idi.

İşte bu yüzden onu yok edecek gizli planı ihtiva eden kitabı arıyorum.

Veliaht Prens Junghyun'un Kayıtları.

Tutun onu!

Bu da ne?

Bu Arzulu Öğrenci'nin adamları.

Derhal karakola haber verin!

- Onları takip edin! - Evet!

Bütün kağıtları toplayın! Tek bir tane bile kalmasın!

Evet, Majesteleri. Emrinizi yerine getireceğim.

Bu sorunu onlara el atından çözmeyi önermiştim.

Gwi bunu görecek olursa kudurur.

Bir kan fırtınası peyda olur.

Sarayda yaşayan vampir mi?

Bu ne biçim bir saçmalık?

Bu taraftan! Takip edin!

Takip edin! Takip edin!

Yakalayın!

Kılıç kullanma şekli sıradan değil.

Kraliyet Muhafızları...

Kraliyet Muhafızları gibi kılıç kullanıyorsun.

Ben, Gwan Goon değilim.

Ne adam öldürmeye ne de yaptığın işi öğrenmeye niyetim var.

Veliaht Prens Junghyun'un yazdığı kitap bende.

Bunu Arzulu Öğrenci'ye ilet.

Bununla birlikte onunla yüz yüze görüşmek istediğim-

Kim Sung Yeol. Bu adam cidden inanılmaz.

Gerçeğini korumak için Arzulu Öğrenci gibi bile davrandı.

Hiç hoşuma gitmedi.

Artık...

Adım atmalısın.

Benziyorsun. Hayır.

Tıpa tıpısın.

Kızın hayata döndüğüne inanmaya yeter.

Myeong Hee isimli kadından mı söz ediyorsunuz?

Yoksa... Sana böyle hitap eden biriyle mi karşılaştın?

Myeong Hee!

Myeong Hee!

Henüz onunla karşılaşmadım.

Tabii... Sen Hanyang'a geleli fazla zaman olmadı.

Hastalığı atlatmanın üzerinden daha dört yıl geçti.

Peki şimdi sağlığın nasıl?

İlginiz sayesinde tamamen iyileştim.

Sizi meşgul ettiğim için özür dilerim.

Seni görmediğim süreçte bir kadına dönüşmüşsün.

Sana Myeong Hee diyen biri olursa ne yap ne et onu buraya getir.

Seni hayatta tutmamın nedenini unutma.

Anladım.

Beni bir daha arama.

Kötü Sunbaenim...

Kötü adam...

Ne kadar uyudum ki?

Bu da ne? Tamamen iyileşmiş mi?

Kötü Sunbaenim...

Kötü adam...

Twitter: Setsunassi

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.