All language subtitles for Squid.Game.S02E07.1080p.NF.WEB-DL.DDP5.1.Atmos.H.264-TURG_track5_[tur]

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic Download
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian Download
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Ağzına sıçarım! Siktir lan!

Ağzına sıçtığımın "X" yavşağı seni!

Geberesice!

- Siktir lan sıçtığımın eziği! - Piç kurusu!

Geber be!

Ağzına sıçarım lan!

SQUID GAME 2

BÖLÜM 7 DOST MU DÜŞMAN MI?

Şu oyuncular elendi.

Oyuncu 230, 268,

299, 331 ve 401.

Bunlar elendi.

Ne oluyor?

"O" oyu verenler, beni dinleyin! Biz…

Biz tuvaletteyken

şu aşağılık "X" piçleri bizi öldürmeye kalktı.

Bazılarımızı öldürdüler, hatta arkadaşımı da…

Yalan söylüyorsun.

Siz başlattınız.

Hadi oradan!

Bizden birini tehdit ettiler.

İkinci oylamayı kazanmak için saldırdılar.

- Doğru! - Hop!

Önce siz öldürdünüz.

Bizi öldürerek oylamayı kazanmaya çalışıyordunuz!

Ha siktir! Siz de bizden birilerini öldürdünüz.

Hepimizi öldürmenizi mi bekleyecektik?

Sonuç?

Hangi tarafın kaybı daha fazla?

Ne?

Pekâlâ millet. Hadi kelle sayalım.

Evet, doğru. Aşağı inin de sayımızı bilelim.

Arkadaşlar, toplanın!

Herkes buraya gelsin! Hadi!

- Hemen buraya gelin! - Toplanın!

- Hadi! - Gelin buraya!

- Toplanın! - Sıra olun!

- Lütfen aşağı inin! - Sıra olun!

- Kaptan? - Ha?

Burada ne yapıyorsunuz?

Şimdi şöyle…

Benim dronum mu o?

Ne? Bu mu?

Uyku tutmayınca bir şeyler ararken tesadüfen bunu gördüm.

Elinize alıp oynadınız mı?

Hayır, sadece bakıyordum.

Bu zamazingonun uçabilmesi beni çok etkiledi.

Neyse. Alacağımı aldım. Gerçekten çok etkileyici alet.

Leş gibi içki kokuyorsun. Biraz uyumaya çalış, olur mu?

Dur!

Kimsin sen?

Aşağılık herif!

Kim var orada?

Choi, sen misin? Benim, Kaptan Park.

Kaptan, siz uyumamış mıydınız? Niye buradasınız? Sağanak yağıyor.

Uyku tutmadı. Yatakta dönüp durdum.

Sonra bir ses duydum.

Ben de duydum. Önce çığlık, ardından bir patırtı.

O yüzden gelip bakayım dedim.

Güverteye vuran dalgaların sesi olabilir.

Şuranın hâline bak.

Evet, doğru diyorsunuz.

Fırtınada dışarı çıkmak tehlikelidir. Yatağa dön sen.

Tekne çok sallanıyor. Bir türlü uyuyamıyorum.

Tamam ama erken kalkacaksın. Biraz uyumaya çalış.

Yoksa yarın çok zorlanırsın.

41, 42, 43, 44, 45,

46,

47.

Üç kişi ölmüş.

- Emin misin? - Üç kere saydım.

Peki ya onlar?

42, 43, 44, 45, 46, 47, 48.

Bizden iki kişi ölmüş.

Beşte iki. Demek ki onların kaybı üç kişi.

Yani yarınki oylamada üstünlük bizde.

Bakın, 48'e karşı 47.

Bizler taraf değiştirmezsek bir oyla kazanıyoruz.

Evet!

- Kazanacağız. - Yarın buradan çıkabiliriz.

Lütfen dikkat. 30 dakikaya ışıklar sönecek.

Tüm oyuncular, lütfen yataklarınıza dönün.

- Yatmak için hazırlanın. - Bakın. Fikir değiştiremezsiniz.

Yarın ikinci oylamayı kazanıp buradan çıkmalıyız, tamam mı?

Merak etme. Çıkmaya kararlıyız.

- Evet. Bu kez gerçekten çıkmamız lazım. - Gidelim buradan.

Tamam o zaman. Yatmaya gidelim mi?

Teslimat yola çıktı.

Mallar ne durumda?

Bu sefer birinci kalite.

Ya 11 Numara?

Kaltak yola geldi. Bundan sonra sorun çıkarmaz.

- Gözün üstünde olsun. - Emredersiniz.

Hazırlanın.

Özel oyun az sonra başlayacak.

Yöneticiler, askerler ve çalışanlar,

lütfen görev yerlerinize gidin.

Tekrar ediyorum.

Özel oyun az sonra başlayacak.

Yöneticiler, askerler ve çalışanlar,

lütfen görev yerlerinize gidin.

20 dakikaya ışıklar sönecek.

Tüm oyuncular, lütfen yatmak için hazırlanın.

Bu şerefsizler beni kıllandırıyor. Bir şey planlıyor gibiler.

O salaklar ne yaparsa yapsın. Biz yarın kazanınca her şey bitecek.

Peki güvende miyiz?

Öğrendiğim kadarıyla tuvalette işler çığırından çıkmış.

Işıklar sönünce

karşı taraftakiler bize saldıracak.

Gerçekten mi?

Çünkü bizi öldürürlerse oylamayı kazanıp ödülü artırabilirler.

Ne yapacağız peki?

Önce biz saldıralım.

Herhâlde yarınki oylamayı bekleyeceğimizi düşünüyorlardır.

Bunu avantaja çevirebiliriz. Işıklar sönünce önce biz saldırırız.

Evet. Onlar gelmeden biz saldıralım.

Bizde daha çok kadın ve yaşlı var. Saldırıya uğrarsak dezavantajlı oluruz.

Onları gafil avlarsak kazanma şansımız artar.

- Katılıyorum. - Bunu yapamayız.

Ama buradan çıkmamız lazım.

Kendin söyledin.

Sakin kalmanın bize faydası yok.

Bu demek değil ki birbirimizi öldürmek zorundayız.

Onların bizden istediği de bu.

"Onlar" derken?

Bu oyunu yaratanlar.

Bizi oynarken izleyenler.

Biriyle savaşacaksak onları düşman bellemeliyiz.

Onlar nerede peki?

Yukarıda.

Üst katlarda oyunları yönettikleri odalar var.

Siyah maskeli adam da onların lideri.

Onu yakaladığımız anda savaşı kazanabiliriz.

Nasıl savaşacaksın ki?

Onların silahları var.

Tüm silahlı askerler, lütfen görev yerlerinize gidin.

Özel oyun az sonra başlayacak.

Biz de silah kullanacağız.

Ama silahımız yok ki.

Onlardan alacağız.

Maskeli adamlardan mı?

Çok tehlikeli.

Birkaç silah alabilsek bile sayıca bizden kalabalıklar.

Ne yapalım peki?

Sağ çıkmayı umarak gece yaşanacak katliama mı katılalım?

İstediğin bu mu Young-il?

Kazanma ihtimalimiz

gerçekten var mı?

Onları gafil avlarsak var.

Buradaki herkes bir yana,

önce bizim saldıracağımıza en az onlar ihtimal verir.

Bu son.

Bu oyunları sona erdirmek için elimize başka fırsat geçmeyecek.

Silahlarını nasıl alacaksın?

Bu gece kavga başlayınca…

…bir şansımız olacak.

Beş dakikaya ışıklar sönecek.

Thanos olacak dallama.

Bana salak muamelesi yaptı, göt herif.

Myung-gi.

Işıklar sönünce saklan.

Ne olursa olsun hiç bulaşma.

Tamam.

Şu yüzündeki kanı da sil.

10 saniyeye ışıklar sönecek.

On, dokuz, sekiz, yedi,

altı, beş, dört, üç,

iki, bir.

Işıklar sönünce

sessizce yerdeki yatakların altına girin.

Bize saldıracak şerefsizlere yakalanmayın.

Sus be!

Geber!

Kavga bitene kadar yerimizden ayrılmadan saklanmalıyız.

Sakın kavgaya girmeyin.

Ama o zaman da bizim taraftakiler çok zorlanır.

Biz girmezsek kavgada diğer taraf üstün gelir.

Biliyorum.

Ama kavgaya girersek

ve içimizden bazıları ölür ya da yaralanırsa

planımız tamamen suya düşer.

Sayıca azalırsak o şerefsizleri asla yenemeyiz.

Yani önerin ne?

Çoğunluk için azınlığı mı kurban edelim?

Bu fırsatı değerlendiremezsek

çoğunluk kurban edilecek.

Kurban vermek gerekse bile

bu oyunu şimdi sonlandırmaya mecburuz.

Madem öyle diyorsun.

Ben seninleyim.

Kavga uzun sürmeyecek.

Çünkü hepimizin yaralanmasını veya ölmesini istemezler.

Aksi takdirde sıradaki oyun oynanamaz.

Se-mi.

Kaltak seni.

Siktir lan!

Piç kurusu!

Al şunu kaltak!

Bana hâlâ tepeden mi bakıyorsun?

Durdurun!

Hazırlanın.

Durdurun.

Işıklar yandığı zaman

askerler içeri girip durumu kontrol altına almak isteyecek.

Eller yukarı. Geri gidin.

- Önce kavgayı ayıracaklar. - At silahı. Eller yukarı.

Ölülere dikkat etmeyecekler.

- Yerdekileri inceleyecekler. - Ölülerin kimliklerine bak.

Tespit etmek isteyecekler.

İşte o an harekete geçeceğiz.

Dae-ho!

Onları geri çağırıp kapıyı kapatın.

Geri çekilin.

Durun! Ateş etmeyin!

Kimse ateş etmesin!

Kaldır ellerini!

Diz çök!

Kansız herifler!

Yapma!

Çekil! Olan biteni görmüyor musun?

Bunlar insan değil.

Paragöz birer mikrop gibiler!

Silahları bu amaçla almadık.

Bunu yaparsak maskeli adamlardan farkımız kalmaz.

Arkadaşlar!

Korkmayın.

- Toplanın lütfen! - Sorun yok, çıkabilirsiniz.

Size zarar vermeye çalışmıyoruz.

- Askerlerin silah ve şarjörlerini al. - Hadi! Size bir şey söyleyeceğim.

Tüm askerleri toplayın.

Tüm askerler, lütfen silahlarınızı alıp toplanma noktasına gidin.

Tekrar ediyorum.

Tüm askerler, lütfen silahlarınızı alıp toplanma noktasına gidin.

Arkadaşlar.

Biz gidiyoruz.

Maskeli adamların üst kattaki karargâhına gidiyoruz.

Bizi yakalayanları esir alacağız. Bu oyuna bir son vereceğiz.

Onlara bedel ödeteceğiz.

Silah kullanmayı bilen

ve bize katılmak isteyen herkes lütfen öne çıksın.

Bakın.

Korktuğunuzu biliyorum.

Ben de korkuyorum.

Ama şu da var ki

buradan sağ çıkmak için son şansımız bu olabilir.

Birlikte savaşalım.

Birlikte eve gidelim.

Hep birlikte.

Sizinle birlikte savaşırım.

Gel.

- Ben de katılacağım. - Gel aramıza.

Silahınızı ve cephanenizi kontrol edin.

Birer telsiz alalım.

Uğur getirsin diye yedinci kanala alın.

Sayende yaşıyorum.

Dışarı çıkınca içki ısmarlarsın.

Dinle burayı!

Bu hafif bir makineli silah olan MP5.

Önce şarjörü çıkarmak için ortadaki şu mandala basılır.

Böylece çıkar.

Emniyet aşağıdaysa silah tam otomatik moddadır.

Yukarıda ise tekli atar.

Sınırlı sayıda şarjörümüz var, o yüzden tekli atışa alın.

Son olarak da şarjör takılır.

Kurma kolu çekilip bırakılır.

Silah böylece doldurulmuş olur. Anlaşıldı mı?

Evet!

Senin bu silah uzmanlığı nereden?

Özel Harp Timi'nde astsubay kıdemli üstçavuştum.

Çıkar şunu.

Onu da çıkar.

Pes artık!

Ananla baban burada ne yaptığını biliyor mu?

Bizi liderinize götür.

Tüm oyuncular, şimdi yatma vakti.

Lütfen bir an önce konaklama alanına dönün.

Yoksa oyundan eleneceksiniz.

Tekrar ediyorum.

Tüm oyuncular, şimdi yatma…

Sence de eve gidince bu ses rüyamıza girmeyecek mi?

Lütfen bir an önce konaklama alanına dönün. Yoksa…

Eğilin!

Saat bir yönünde!

Beni koruyun!

- Koru onu! - Koruyun!

- Ateş etmeyin! - Ateş etmeyin!

Ateş etmeyin!

Herkes iyi mi?

- Evet. - İyiyim.

Tamam o zaman. Gidelim.

SİNYAL YOK

Onları yönetim katına yaklaştırmayın.

Ne kadar kaldı?

Doğru yolda mıyız?

Yönetim katının girişi şu köşeyi dönünce.

Kumanda odası da bir üstünde.

- Yürü o zaman. - Durun.

- Ne yapıyorsun? - Güvenliği geçmem için maske lazım.

- Yönetim girişini arayacağım! - Bulabilecek misin? Geleyim mi?

Jung-bae ile giderim. Sen burada kalıp bize zaman kazandır.

Jung-bae, gidelim.

Bekle!

Al!

Cephaneni böyle harcama. Hemen bitiverir.

Kimlik doğrulandı.

- Neden Young-il'i değil de beni aldın? - Çünkü sen arkadaşımsın.

Başın sıkışınca böyle dersin.

Yönetim katındayız.

İlerlemeye çalışacağız.

Ceplerinde şarjörler var.

Hangi yöne gitmeliyiz?

Onların geldiği yöne.

Merdivenlerden geçirmeyin!

Böyle bir yere varamayız. Biz de üst kata çıkalım.

Plansız hareket edersek etrafımızı kuşatırlar.

Kumanda odasını bulmalarını bekleyelim.

Herkes şarjörünü kontrol etsin!

Bende yarısı kalmış.

- Bende yarıdan az. - Bende de.

- Üçte ikisi kalmış. - Bende bitmek üzere.

Bende kalmadı.

Benimki de çok az.

Young-il, Dae-ho. Duyuyor musunuz?

Söyle!

Galiba kumanda odasına geldik.

Ama iki kişi giremeyiz. Destek ekip ve cephane lazım.

Bizim de cephanemiz bitiyor.

Konaklama alanındaki askerlerde yedek şarjör olmalı.

- Ceplerinden alın! - Tamam.

Duydunuz mu? Destek lazımmış.

Üç kişi gideriz. Diğerleri burada kalsın.

Şarjörleri alınca yanımıza gelirler. Kimler benimle?

- Ben gelirim. - Ben de!

Hadi gidelim.

Hemen gidip şarjörleri alacağım. Ben dönene kadar dayanın.

Hyun-ju!

Ben giderim!

Cephanem bitti.

- Yolu biliyor musun? - Evet.

Gelirken kameraları patlatmıştık.

- Onları takip et. - Tamam.

Şunu da al. Karşına maskeli adamlar çıkabilir.

- Sağ ol. - Seni koruyacağım. Koş!

Onu koruyun!

Ceplerdeki şarjörler…

Dae-ho.

Beni duyuyor musun? Şarjörler nerede kaldı?

Duyuyorum abi. Şu an almaya gidiyorum.

Tamam Dae-ho. Sana güveniyoruz.

Tabii, bana güvenebilirsin abi. Birazdan geliyorum.

- Jung-bae, koru beni. - Ne yapacaksın?

- Şarjörlerini alacağım. - Yapma, çok riskli.

Cephanem bitmek üzere. Fark ederlerse üstümüze gelirler.

Dae-ho gelene kadar dayanacaksak daha çok şarjör lazım.

Gi-hun, çabuk ol!

Çabuk buraya gel!

Şarjörler…

Ceplerdeki şarjörler…

Nesi var bunun?

Bilmem ki.

Dae-ho, ne oldu?

- Neden tek başına döndün? - Şarjörler.

Bu piçlerin cebinden şarjör alacağım. Yardım et bana. Çabuk!

Peki.

İyi misin?

- Yok bir şeyim. Sıyırdı. - Benden önce ölürsen seni gebertirim.

Merak etme. Senden uzun yaşarım.

Gi-hun! Kumanda odasını buldunuz mu?

Galiba hemen şurada ama buradan gidemiyoruz.

- Başka bir yol bulsanıza. - Gelirken yapıya bir göz gezdirdim.

Mutlaka bir arka giriş olmalı. Siz onları oyalamaya devam edin.

- Biz arkadan saldıracağız. - Tamam.

Dur.

Bak, al şunu. İhtiyacın olur.

Emin misin?

Dae-ho daha çok getirecek.

Ancak bu kadar bulabildik.

Kahretsin, nerede kaldı bu?

- Kaybolmuş olabilir mi? - Dae-ho, duyuyor musun?

Neredesin? Duyuyor musun?

Şarjörler nerede? Geliyor musun?

Dae-ho, cevap ver.

Dae-ho, duyuyor musun?

Dae-ho, lütfen cevap ver!

Dae-ho! Cevap versene!

Dayanacak gücümüz kalmadı. O şarjörler bize hemen lazım.

Başına bir şey gelmiştir. Gidip bakayım.

Eksik olma.

Beni koruyun!

Gi-hun, bulduk.

Siz saldırmaya başlayıp onları oyalayın.

- Biz de arkadan vuracağız. - Tamam, anlaşıldı!

Young-il, ne oluyor? Saldırıya başladınız mı?

Üzgünüm Gi-hun.

Buraya kadarmış.

Bizi de hakladılar.

Young-il, ne oldu? İyi misin?

Young-il.

Young-il, cevap ver!

Young-il!

Young-il!

Young-il!

Bitirelim artık.

Dae-ho!

Dae-ho, neredesin? Dae-ho!

Dae-ho!

Dae-ho.

Ne oldu?

Özür dilerim.

Şarjörler?

Özür dilerim. Üzgünüm.

Ben…

Özür dilerim.

Özür dilerim.

Yere yatın!

Yapma.

Bu şekilde ölme.

İlerliyorlar!

Buraya geliyorlar!

Geri çekilmeliyiz.

Bu taraf da tutulmuş.

Tüm oyuncular, şimdi yatma vakti.

Lütfen konaklama alanına dönün.

- Yoksa oyundan eleneceksiniz. - Hayır. Yapma!

Tekrar ediyorum.

Tüm oyuncular, şimdi yatma vakti.

Lütfen konaklama alanına dönün.

- Yoksa oyundan eleneceksiniz. - Teslim olalım. Hayatta kalmalıyız.

Öncü birlik, cevap ver.

Cephanemiz bitti. Teslim oluyoruz.

Lütfen öldürme…

Lütfen öldürme.

Kızım çok hasta…

Teslim oluyorum.

Oyuncu 456.

Kahramanı oynarken eğlendin mi?

Bu kahramanlık oyununun nelere yol açtığına iyi bak.

Gi-hun.

Hayır!

Jung-bae!

Jung-bae…

Oyuncu 390. Elendi.

Alt yazı çevirmeni: Melih Tu-men

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.