Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Sence Bay Seong iyi midir?
Ya onu çoktan öldürdülerse?
Öldürmek isteselerdi buraya kadar getirmezlerdi.
Sence onu kaçırıp oyunların oynandığı adaya mı götürdüler?
Bilmiyorum ama muhtemelen öyle oldu.
Yanlış hatırlamıyorsam ada bu bölgede bir yerdeydi.
"Yönetici'yi sağ ele geçiremezsek bir şekilde adaya sızacağız."
Bay Seong'un B planı buydu. Ona uygun ilerliyoruz.
Oyunlar başladıysa hayatı tehlikede olabilir.
Onu hemen bulmalıyız.
O şerefsizleri bir elime geçireyim, hepsine elektrik vereceğim.
Tamam! Herkes bindiyse gidebiliriz.
MEVCUT GPS KONUMU
SQUID GAME 2
BÖLÜM 3 001
Oyuncu 456.
Seni tutan öyle çok şey var ki gitsen olmaz, kalsan olmaz.
Ne kadar karşı koysan da nafile. Kaderin böyle.
Yeraltında gezinen kindar ruhlar senin kafana tünemişler.
Buraya kendi isteğinle gelmemişsin. Seni o kindar ruhlar sürüklemiş.
Buradan çıkarsak sana bir arınma ayini yapayım.
Karmandaki tüm kötülükleri temizlerim.
Hepinize içtenlikle hoş geldiniz demek istiyorum.
Buradaki herkes altı günde altı farklı oyuna katılacak.
Altı oyunu da kazananlar yüklü bir para ödülünün sahibi olacak.
Affedersiniz.
Oyun oynayacağımı söylediniz ama beni resmen zorla kaçırdınız.
Size nasıl inanayım?
Kusura bakmayın ama lütfen anlayış gösterin.
Oyunun güvenliği için bu önlem gerekliydi.
Öyleyse niye maske takıyorsunuz?
Yüzünüz de mi sır olarak kalmalı?
Aynen! Neden yüzünüzü gizliyorsunuz?
Burası yasa dışı bir kumarhane falan mı?
Kumarhane krupiyesi bile yüzünü gizlemez.
Oyunların adil olması ve gizli kalması için
çalışanlarımızın yüzünü ve kimliğini ifşa etmemiz yasak.
Lütfen anlayış gösterin.
Beni soyup bunları siz mi giydirdiniz?
Bu ayakkabılar ne iş?
Benimkiler özel üretimdi.
Şimdi arasan bulamazsın. Bir şey olursa sorumluluk alacak mısınız?
Bedenime uygun değil, rengi de berbat.
Sizin kıyafetlerden giysem olur mu?
Pembeyi severim.
Kusura bakmayın ama mümkün değil.
Oyunların sürekliliği için üniforma giymelisiniz.
Telefonum nerede?
Telefonumu ve cüzdanımı niye aldınız? Lütfen geri verin.
Eşyalarınızı güvenli bir yerde saklıyoruz.
Oyunlar bitince geri vereceğiz.
Bari telefonumu verin. Kripto para piyasasına bakmam lazım.
Para kaybetsem zararım karşılanacak mı?
Oyunlar bittiğinde eşyalarınızı iade edeceğiz.
Grafikleri canlı takip etmeliyim.
Yatırdığım parayı biliyor musunuz?
Oyuncu 333, Lee Myung-gi.
30 yaşında. MG Coin adında bir YouTube kanalı vardı.
Abonelerini yeni çıkan kripto para Dalmatian'a yönlendirip
toplam 15,2 milyar won zarara yol açtı ve kanalı kapatıp kaçtı.
İletişim ve ticaret yolsuzluğundan, ayrıca dolandırıcılıktan aranıyor.
Toplam borcu 1,8 milyar won.
Oyuncu 196, Kang Mi-na. 45 milyon won.
Oyuncu 120, Cho Hyun-ju. 330 milyon.
Oyuncu 230, Choi Su-bong. 1,19 milyar.
Oyuncu 198, Jang do-yeong. 1,4 milyar.
Oyuncu 226, Kim Yeong-sam. 1,9 milyar.
Oyuncu 444, Kim Nam-du. 2,02 milyar.
Oyuncu 343, Sim Jae-seok. 2,89 milyar.
Oyuncu 006, Park Mi-hwa. 3,1 milyar.
Oyuncu 283, Lee Eun-ju. 4,02 milyar.
Oyuncu 100, Im Jeong-dae.
10 milyar won borç.
Bir oyun daha!
10 milyar mı? Kim o? Kim?
Ne bakıyorsunuz?
10 milyar won borca girmek kolay mı?
O kadar para her önüne gelene verilmez.
Büyük iş adamı olduğum için alabildim.
Bu odada bulunan herkes
ödeyemeyeceği borçlar yüzünden
tehlikeli bir hayat sürüyor.
Sizi görmeye ilk geldiğimizde hiçbiriniz bize güvenmediniz.
Ama bildiğiniz gibi, bir oyun oynadık ve sözümüzü tutarak size para verdik.
Siz de bize güvendiniz
ve kendi iradenizle bu oyuna katılmaya gönüllü oldunuz.
Seçim yapmanız için son bir şans vereceğim.
Alacaklılardan kaçtığınız rezil hayatlarınıza geri mi döneceksiniz?
Yoksa size burada sunduğumuz son fırsatı mı değerlendireceksiniz?
Yaklaşıyoruz.
Galiba şu ilerideki adalardan biri.
- Kaptan, hızlanalım. - Olur, nasıl istersen.
İçinde para ödülünüzün duracağı kumbarayı görmektesiniz.
Altı oyunun her birinden sonra
ödülünüz bu kumbarada birikecek.
Ödül ne kadar?
Oyunların toplam para ödülü 45,6 milyar won.
45,6 milyar won mu?
Bir kişi mi alacak?
İlk oyun bittikten sonra
ödül paylaşımıyla ilgili detayları size anlatacağız.
İlk kez bu oyunlarda size özel bir hak tanınacak.
Neymiş o?
Her oyundan sonra size bir imkân sunulacak.
Oyunlara devam etmeyi veya etmemeyi oylayacaksınız.
Çoğunluk devam etmeme yönünde oy verirse
o ana kadar biriken ödülle buradan ayrılabilirsiniz.
Ne yani?
İlk oyundan sonra bile ayrılsak para alacak mıyız?
Doğrudur.
Hay başıma gelenler! Yol verin.
Geri zekâlı seni!
Anne. Burada ne işin var?
Ben de sana soracaktım. Senin burada ne işin var?
- Beni utandırıyorsun. - Utandın, ha?
- Utanacak yüzün olsa buraya gelmezdin. - Uzatma. Sonra konuşuruz.
Ne? Sonra mı? Hemen gidiyorsun buradan.
Derhâl çıkıyorsun.
Sen niye buradasın anne? Neye bulaştığının farkında mısın ihtiyar?
Niye mi buradayım?
Senin borcunu ödemek için. Yoksa niye geleyim serseri?
Beyinsiz.
Yaşlı, saf bir kadını niye buraya getirdiniz?
Annem yere yığılırsa sorumluluğunu alacak mısınız?
Yong-sik, ben burada kalıp oynarım. Sen eve git, tamam mı?
Anne! Buraya kadar gelmişim. Nasıl çekip gideyim?
Ama bana söz vermiştin.
Bir daha kumar oynamayacaktın.
Hayır, burada kumar yok. Sadece oyun oynanıyormuş.
Bir tane oynayıp gideceğim.
Aptal çocuk, oyun da kumardır.
- Sus. Yeter artık! - Aklından bile geçirme.
- Şaka mı yapıyorsun? - Alt tarafı oyun. Değil mi arkadaşlar?
Oyunlara katılmak istiyorsanız lütfen oyuncu onam formunu imzalayın.
Katılmak istemiyorsanız lütfen şimdi söyleyin.
Size ne zaman isterseniz oyunlardan ayrılma hakkı tanıyacağız.
Bir oyun oynasak bile para verecek misiniz?
- Anne, neden oynuyorsun? Git buradan. - Sen gitmezsen ben de gitmem.
- Buradan seninle beraber çıkarım. - Hadi, seri olun.
Sen MG Coin kanalındaki Efsane Myung-gi misin?
Sen kimsin?
Tanımazsın beni ama ben bilirim seni.
MG Coin.
Kanalına abone olmuştum.
- Bana çok para kaybettirdin göt. - Bana da.
Beni başkasıyla karıştırdınız.
Videolarını her gün izlerdim.
Rüyalarıma bile giriyorsun yavşak.
- Adın Nam-su muydu? - Nam-gyu.
- Kulüp Pentagon? - Evet.
Senin sayende Nam-gyu'yla hemen arkadaş olduk.
Sonuçta kuyruk acımız aynı.
O kripto parayı yaratan şerefsizler voli vurup Filipinler'e kaçmadı mı?
Sen niye buradasın? Yoksa seni sattılar mı?
Benden ne istiyorsunuz?
Sence? Paramı geri ver.
O kripto parayı size zorla mı aldırdım?
Lan göt, ne var ne yok basmamızı söyledin.
Mutlaka yükselecek, dedin.
Almayan enayidir, dedin!
"Yatırım yaparken son karar daima size aittir."
Duymadın mı? Her videomun sonunda söyledim.
Hani aboneydin?
- Sakin ol! - Şerefsiz.
- Tamam! - Çek elini.
Bırak beni.
Herkes bakıyor. Onu dövsen haber olursun.
Oyunlarda başarılı olmaya bak çünkü paramı almaya geleceğim.
Hadi.
OYUNCU ONAM FORMU
BİR OYUNCU OYUNU BIRAKAMAZ.
OYNAMAYI REDDEDEN OYUNCU ELENİR.
OYUNLAR OY ÇOKLUĞUYLA FESHEDİLEBİLİR. EŞİTLİKTE TEKRAR OYLANIR.
FESİH HÂLİNDE ÖDÜL EŞİT DAĞITILIR.
İMZA
Katılmak istemiyorsanız lütfen şimdi söyleyin.
SEONG GI-HUN
Böyle olacağı belliydi. Hani adayı aramaktan vazgeçmiştin?
Kusura bakma, acil bir durum oldu. Bir seni arayabilirdim.
Bu siyahlar içindeki adamlarla aniden karşımda belirdin.
Ne oluyor yahu?
Hem ben bu teknenin kaptanıyım.
Olan biteni bilmem lazım.
Adanın yerine dair bir ipucu buldum.
- Nasıl bir ipucu? - Oyunlara katılmış biriyle tanıştım.
- Sahi mi? - Evet.
Görünüşe göre tekrar o adaya götürüldü.
Konumunu takip ediyoruz.
Dedektif Hwang!
Telefonuma göre şuradaki ada olması lazım.
O adayı bilir misin?
Evet, eskiden orada yaşayanlar vardı
ama şimdi sadece balıkçılar avlanmaya gidiyor.
Aradığımız her özelliği karşılıyor.
O ada burasıysa araç yolları olmalı.
Helikopter pisti gibi yapılar olmalı. Dronla bakacağım.
Sen adaya çıkıp sinyalin geldiği yeri bul.
Tamam. Beyler, adaya çıkmaya hazırlanın!
İlk oyun az sonra başlayacak.
Gülümseyin.
Fotoğrafınız çekildikten sonra
personelin talimatlarına uyun ve oyun salonuna ilerleyin.
Sen rapçi Thanos'sun.
Oha!
Lütfen kameraya bakın.
Bir kafiyeme Milletin yarısı ölür pat diye
Rap Savaşı yarışmasında ikinci olmuştun.
Adım Gyeong-su. Hayranınım. Birçok konserine gittim.
Bir fotoğraf çektirsek?
- Ben de! - Ben de!
Durun arkadaşlar.
Thanos çok yoruldu. Toplu bir fotoğraf çekelim.
Sana uyar mı?
- Tamam, toplanalım. - Thanos bu!
Hey, sen de çektirebilirsin. Hadi gel.
Gülümseyin.
Herkes kadraja girsin.
Bunu yapmanız yasak.
Sen de mi çektireceksin? Gel.
Fotoğraflar teker teker çekilmeli.
Hadi ama, bir kıyak yapsan? Telefonları aldınız. Fotoğraf çekemiyoruz.
Yasak.
Buradan çıkınca her birinizle fotoğraf çektireceğim.
- Tamam. Arkadaşlar, ilerleyin. - Yaşasın! Güzel!
Lütfen kameraya bakın.
Gülümseyin.
Kadın mı yoksa erkek mi?
Böyle insanlar var. Erkekler ama kadın olmak istiyorlar.
Neden kadın olmak istesinler?
- Erkek ayrı, kadın ayrı. - Bu devirde böyle konuşamazsın.
Hayret bir şey! Ne kadar nahoş.
Lütfen kameraya bakın. Gülümseyin.
Ne oldu?
Gi-hun!
- Jung-bae. - Oha! Sen yaşıyor muydun ya?
- Niye buradasın? - Ben mi? Sen niye buradasın?
Üç yıldır sesin soluğun çıkmıyor. Annen vefat etmiş.
Eşim söyledi de haberim oldu. Sen ne biçim arkadaşsın?
Yıllar önce borç vermedim diye beni defterden mi sildin?
Devam edin. Yolu tıkamayın.
Silme falan yok.
Uzun hikâye.
Buraya düştüğüne göre neler yaşadığın belli.
Yine de annenin vefatını bana söylemeliydin.
- Bana hep çok iyi davranırdı. - Sen niye buradasın?
Eşin nasıl?
Boşandık.
Boşandınız mı?
- Peki ya çocuğun? - Anasının yanında.
Neden boşandınız? Aranız iyi gibiydi.
- Aldattın mı? - Sanki becerebilirmişim gibi.
Burası uygun değil. Çıkınca içki sofrasında konuşuruz.
Jung-bae, şu andan itibaren ne olursa olsun arkamdan ayrılma.
Abartıyorsun. Niye ayrılmayacakmışım?
Sen beni dinle!
Arkamdan ayrılmamalısın!
Peki. Ayrılmam.
Böyle mi? Tren mi oynayalım?
Burası da amma acayip bir yermiş.
Bu taraftan!
- Sahilden başla. Alçaktan uç. - Tamam.
Tükendim.
- İlk oyuna hoş geldiniz. - Bacaklarım! Merdiven bitmedi.
Tüm oyuncular, lütfen sahada biraz bekleyin.
Tekrar ediyorum. Tüm oyuncular.
- Lütfen sahada biraz bekleyin. - Bakar mısın güzelim?
- Beni tanımıyor musun? - Tanımam mı lazım?
Hayır.
Zamanla tanışırız. Kendini anlatsana.
Bana mı yürüyorsun?
Buldum kalabalığın içinde
Yabani otlarda yeşermiş güzelim çiçeği
Kırmızı, sarı, yeşil, turuncu Efsane Thanos bu
Geçerken maviden yeşile Yeşil ışık yak benim sevgime
Senden hoşlandım
Şuradaki ne?
Nedir o?
Gerçekten yürünecek yol değilmiş.
Buldum. Orada!
İlk oyun Kırmızı Işık, Yeşil Işık.
- Kırmızı Işık, Yeşil Işık mı oynayacağız? - Gördün mü?
- Kumar değil, oyun oynayacağız. - Çocuk oyunu bu.
Hani şu çocuk oyunu mu?
Bak hele!
Ben mi?
Ne yapıyorsunuz?
- Hay içine! - Ne yapıyorsunuz?
- Dur. Kımıldama. - Kimsiniz siz?
Kımıldama.
Ne yapıyorsun?
İmplantın mı düştü?
Nerede bu?
Kahretsin.
Hapı yuttum.
- Bunu nereden aldın? - Neyi?
- Bu çip niye kutudaydı? - O mu? Tekneyle buraya gelecektim.
Bir adamın yemi artmış, bana vermek istedi. Niye ki?
Boku yedik. Bizden haberleri var.
GPS takip cihazını başkasına yerleştirmişler.
Oyuna başlamaya hazırız.
Başlayın.
Beş dakika içinde yakalanmadan bitiş çizgisini geçmelisiniz.
- Başarı şartı bu. - Arkadaşlar!
Herkes buraya baksın! Dinleyin!
Söyleyeceklerimi iyi dinleyin!
Bu sıradan bir oyun değil!
Oyunu kaybederseniz
öleceksiniz!
Ne saçmalıyor bu?
Pardon! Siz ne anlatıyorsunuz?
Kırmızı Işık, Yeşil Işık diyoruz. Bunu oynarken mi öleceğiz?
- Kırmızı Işık… - Evet!
Hareket ettiğinizi görürlerse sizi öldürecekler!
Bir yerden ateş edecekler!
Adam sarhoş herhâlde.
- Dikkat! - Yakalanırsak vuracaklarmış.
Babam da onun gibidir. Eve sarhoş gelip saçmalamaya başlar.
- Kafasında dinleme cihazı varmış. - Yakalanan ölecek!
Oradaki bebeğin gözlerinde hareket sensörü var!
- Bak. Cihaz diyor. - Tetikte olun!
Merhum babamın yanına gideriz.
Ne anlatıyorsun sen?
Herkesi bilerek korkutup ödül parasına çökmeye çalışıyor.
- Aynen! - Hile yapma şerefsiz!
Bana inanmak zorundasınız!
Sakın endişelenip paniğe kapılmayın!
Ne olursa olsun panik yapıp koşmaya başlamayın!
Oyun başlasın.
Yeşil ışık, kırmızı ışık.
Kımıldamayın!
Bravo! İşte böyle sakin kalmalısınız.
Yeter ki ölçülü hareket edip zamanında durun.
- Derdi ne? - O sayede kazanırız.
- Sağ çıkarız! - Onu tanıyor musun?
Yok, tanımıyorum.
Yeşil ışık, kırmızı ışık.
Kımıldamayın!
Kımıldamayın, sabit durun! Sakin olun!
- Kes şunu. Beni sen korkutuyorsun. - Ağzını kapatıp konuş. Çok tehlikeli.
Yeşil ışık, kırmızı ışık.
- Niye hareket etmiyorsun? - Kımıldamayın!
Yeşil ışık, kırmızı ışık.
Kımıldamayın!
- Delirdin mi? - Ağzını kapat dedim!
- Peşimden gel! - Yeşil ışık, kırmızı ışık.
Kımıldamayın!
- Yeşil ışık, kırmızı ışık. - Kımıldamayın!
Yeşil ışık, kırmızı ışık.
Kımıldamayın! Hareket etmeyin!
- Adam bir şey mi kullanıyor? - Hayır. Kullansa böyle davranmaz.
Hiç kullandın mı?
Merak mı ediyorsun?
Bu ne?
Arı kondu. Çiçek olduğunu anladı tabii.
Arı mı?
Hay aksi. Hareket ettim.
Kimse kımıldamasın!
Hareket etmemelisiniz!
Oyuncu 196. Elendi.
Jung-bae. Ne olursa olsun kımıldama.
Sakın kımıldamayın!
Hayır! Kımıldamayın!
Sabit durun!
Koşarsanız ölürsünüz!
Hareket ederseniz hepiniz ölürsünüz!
Kımıldamayın! Olduğunuz yerde kalın! Lütfen kımıldamayın!
Lütfen kımıldamayın!
Durun!
Tekrar ediyorum.
Ebe, "Yeşil ışık, kırmızı ışık" diye bağırıyorken ilerleyebilirsiniz.
Sonra hareketiniz tespit edilirse oyundan elenirsiniz.
Yeşil ışık, kırmızı ışık.
Yeşil ışık, kırmızı ışık.
Yeşil ışık, kırmızı ışık.
Zamanında bitiremezseniz de ölürsünüz!
O bebekte hareket sensörü var!
Ama göremediği hareketi algılayamıyor!
Sizden daha iri birinin arkasına geçin!
Tren oynuyormuş gibi!
Zamanımız azalıyor! İlerlememiz lazım!
- Yeşil ışık, kırmızı ışık. - Arkama geç.
Gi-hun.
Bir daha arkandan ayrılmayacağım.
Oyuncu 188.
Oyuncu 244.
Yeşil ışık, kırmızı ışık.
Yeşil ışık, kırmızı ışık.
Kımıldamayın.
- İyi misin? Arkama yapış. - Hareket etmeyin!
Kımıldamayın!
Ne oluyor ya?
Elim sende.
Gidelim!
Yeşil ışık, kırmızı ışık.
Yeşil ışık, kırmızı ışık.
Yeşil ışık, kırmızı ışık.
Yeşil ışık, kırmızı ışık.
Ben hareket etmedim.
- O itti. Ben kımıldamadım. - Oyuncu 444.
O yaptı.
Ben hareket etmedim.
Oyuncu 444. Elendi.
Moralinizi bozmayın! Geçmek üzeresiniz!
Yeşil ışık, kırmızı ışık.
Lütfen yardım et.
- Yeşil ışık, kırmızı ışık. - Hop! Nereye gidiyorsun?
Lütfen yardım et.
Yardım edeceğim. Bu turda ayağa kalk.
Yeşil ışık, kırmızı ışık.
Yeşil
ışık,
kırmızı ışık.
İyi misin?
Teşekkür ederim.
Teşekkür ederim.
11 Numara.
Sen mi vurdun?
Elenmişti, icabına baktım.
Oyuncu 444. Elendi.
Görevini tamamlayan askerler lütfen odalarının önünde sıra olsun.
Burada boş boş oturamayız.
En azından yakındaki adaları araştıralım.
Bizi buraya çektiklerine göre o ada yakınlarda değil.
Bu akşam için fırtına uyarısı yapıldı.
- Limana dönsek iyi olur. - Şansa bak ya!
Arama faaliyeti uzun sürebilir. Geri dönüp yeni bir plan yapalım.
Hay içine! Nasıl haber aldılar?
İçkiyi fazla kaçırıp boşboğazlık mı ettiniz?
Hava soğuyor, güneş de batıyor. Bir an önce yola çıkalım.
İyi değil misin?
- Merak etme. - Ne?
Bir şeyim yok.
Gi-hun. O korkunç bebek ne yaptı öyle? Gözünden ateş etti.
Bebek ateş etmedi.
Nişancılar var.
Bu kadar şeyi nereden biliyorsun? Buraya daha önce geldin mi?
İlk oyunu hepiniz bitirdiniz. Tebrikler.
İlk oyunun sonuçlarını açıklıyorum.
456 oyuncudan 91 tanesi elendi.
İlk oyunu 365 oyuncu tamamladı.
İlk oyunu başarıyla geçtiğiniz için tekrar tebrik ederiz.
Beyefendi, lütfen bizi öldürmeyin!
Yalvarırım bizi öldürmeyin!
Oğlumun borcunu ödemek için
ne gerekiyorsa yapmaya razıyım.
Lütfen canımızı bağışlayın.
Ne dikiliyorsun orada? Sen de yalvar.
Özür dilerim. Lütfen canımı bağışlayın.
- Söz veriyorum, ödeyeceğim. - Galiba bir yanlış anlaşılma oldu.
Lütfen bizi öldürmeyin!
- Lütfen öldürmeyin! - Canımızı bağışlayın!
Niyetimiz canınızı yakmak değil. Size bir şans vermek için buradayız.
Onam formu, üçüncü madde.
"Oyunlar oy çokluğuyla feshedilebilir."
Doğru mu?
- Doğrudur. - Öyleyse hemen şimdi oylayalım.
Elbette.
Özgürce seçim yapma hakkınıza saygı duyuyoruz.
Ama önce kumbarada biriken para ödülünü açıklayayım.
İlk oyunda toplam 91 oyuncu elendi.
Yani toplamda biriken ödül miktarı 9,1 milyar won.
Bu noktada oyunu bırakmak isterseniz
ödül miktarı olan 9,1 milyar won 365'inize eşit olarak paylaştırılır.
Siz de buradan ayrılırsınız.
Ne kadar ediyor?
Kişi başı 24.931.500 won.
Yuh! Az kalsın ölüyorduk. Sadece 24 milyon mu?
Böyle saçmalık olmaz.
20 milyon mu?
Hani 45,6 milyardı?
Kuralı anlatayım.
Elenen her oyuncu için kumbaraya 100 milyon won eklenecek.
İkinci oyunu oynamayı seçerseniz ve daha çok oyuncu elenirse
ödül miktarı da aynı ölçüde artacak.
Sonuna kadar hayatta kalırsak ödül kaç para olacak?
Daha önce de söylediğim gibi.
456 oyuncu için belirlenen ödül havuzu 45,6 milyar won.
Altı oyunu da başarıyla bitirenler
45,6 milyar won'u aralarında eşit olarak paylaşacak.
Yani bir tek sen hayatta kalırsan 45,6 milyar mı alıyorsun?
Doğrudur.
45,6 milyar mı? Vay be!
İkinci oyundan sonra ayrılmak için yine oylama yapabilir miyiz?
Onam formunda taahhüt edildiği üzere her oyundan sonra oylama yapabilir
ve biriken para ödülüyle buradan ayrılmayı seçebilirsiniz.
Gönüllü katılımınız her zaman birinci önceliğimizdir.
Şimdi oylamaya başlayalım.
Devam etmek için üstünde "O" olan düğmeye basın.
Oyunları feshetmek için üstünde "X" olan düğmeye basın.
Oyuncu numaralarınıza göre tersten oylayacaksınız.
Oyuncu 456.
Ne kadar anlamsız!
Nasıl ki doğum tarihinizi siz seçmediyseniz
ölüm tarihinizi de siz seçemezsiniz.
Öleceğiniz yer ve zaman
daha doğduğunuz anda tanrılar tarafından belirlendi.
Ne kadar uğraşsanız da bundan kaçamazsınız.
Oyunuzu kullandıktan sonra
size verilen armayı göğsünüzün sağına yapıştırın
ve seçtiğiniz tarafta durun.
Oyuncu 454.
Oyuncu 453.
Oyuncu 390.
Oyuncu 388.
Oyuncu 380.
Oyuncu 333.
Oyuncu 332.
Oyuncu 246.
Oyuncu 230.
Bir dakika, herkes bir dursun!
Bunu yapamazsınız.
Kendinize gelin. Anlamıyor musunuz?
Bunlar sıradan oyunlar değil.
Oynamaya devam edersek hepimiz öleceğiz!
Buradan hemen çıkmalıyız. Oy çokluğuyla bunu başarabiliriz.
Devam etmemeliyiz!
Sen kendini ne sanıyorsun? Neden sürekli herkesi geriyorsun?
Vuracaklar diyerek bizi oyundan önce korkuttun.
Doğru diyor!
Bu adam bize ölüm korkusu yaşattı. Gerildiğim için az daha ölüyordum.
Bize ateş edeceklerini nereden bildin? Yoksa onlardan mısın?
Bu adamı oyuncu numarası yapıp bizi kandırsın diye mi koydunuz?
Kim bu herif? Kafamızı karıştırması için mi aldınız?
Birader, ayıp oluyor.
Onun sayesinde panik yapmayıp hayatta kalabildik.
Hele sen! Korkudan bacakların titriyordu.
- Çamur atacağına teşekkür etmelisin. - Sana ne oluyor? Avukatı mısın?
- Terbiyeli ol. Yaşın kaç senin? - Senden büyüğüm. Ne var?
- Yapmayın. - Ne?
Lütfen yapmayın. Beni dinleyin.
Hepimiz şu anda nefes alıyorsak
tamamen bu beyefendinin sayesinde.
Açgözlülüğü bırakalım artık.
Önce canımızı düşünelim ve buradan çıkalım. Olur mu?
- Doğru diyor! - Gidelim buradan!
- Çıkalım! - Hayır, oynamaya devam!
Bu oyunları daha önce oynadım!
Bu oyunları daha önce oynadım!
Daha önce oynadığım için ilk oyunu biliyordum.
Buraya üç yıl önce geldim ve oynadım.
Benimle birlikte oynayanların hepsi…
…hayatını kaybetti.
- Öldüler mi? - Hepsi mi?
- Sahi mi? Olamaz. - Dur biraz.
Hepsi öldüyse sen nasıl kurtulmayı başardın?
Yoksa bir tek sen mi kazandın?
Evet.
Yalnızca ben kazandım.
Oyunlara devam edersek
buradaki herkes
aynı o insanlar gibi
hayatını kaybedecek.
Hadi oradan!
Bir tek sen kazansaydın 45,6 milyar won almıştın.
Niye zahmet edip buraya dönesin ki?
- Evet. Yalan söylüyor. - Kes palavrayı!
- Kafayı yemiş. - Sen kazandıysan ben de kazanırım.
Gerçekten kazandıysan işimize gelir.
Oyunları geçme konusunda
bize tüyo verebilirsin.
Evet!
Yanımızda daha önce kazanmış biri var. Niye endişelenelim ki?
Hadi oynayalım!
- Hadi! - Evet!
- Para kazanalım! - Hadi!
- Hadi! - Oynayalım!
Para kazanalım!
Size yalvarıyorum. Buradan ayrılmalıyız.
Oynamaya devam edersek daha çok insan ölecek.
Belki sen ölürsün.
Buna hemen son verip dışarı çıkmalıyız.
Arkadaşlar.
Oylamaya müdahale edilmesine bundan sonra izin vermiyoruz.
Şimdi oylamaya devam edelim.
Oyuncu 228.
Oyuncu 100.
Oyuncu 007.
Yong-sik!
Sakın bir aptallık etme.
Aferin sana!
Oyuncu 006.
Oyuncu 004.
Son olarak da Oyuncu 001.
Herkes "O" desin!
- O! - X!
Alt yazı çevirmeni: Melih Tu-men
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.