Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Halil..
Elin..
İyim tamam bırak..
Kanıyor işte görmüyor musun?
Çocuk gibisin bazen..
Sakın kıpırdama. Sargı malzemelerini getireceğim.
Tamam, ne istiyorsan yap.
Ah Halil.
Kendi canına gelince nasıl da umursamaz oluyorsun.
Öfkeliymişim.
Ailesine zarar verilen herkes bunu yapar.
Çok mu sert davrandım ona?
Söyleyip bu kadar şefkatle davranırken.
Aşkım.
Sana kahve yaptım.
Niye zahmet etti?
Teşekkür ederim.
Zahmet ne demek?
Afiyet olsun.
Selma saati gelmiş.
Sen yanı kremini sürdün mü?
Aaa.
Unuttum ben onu ya.
Ama neyse şimdi hızlanmışken hiç bölmeyeyim.
Birazdan sürerim.
Tamam.
Sen nasıl istersen.
Aşkım.
Öyle olmaz.
Canın acıyor görüyorum.
Ben halledeceğim şimdi.
Şunu koy.
Bekle.
Bekle.
En son.
Kaldı.
Sevgilim.
Sana bir şey diyeceğim.
Ama kızdırmak yok.
Tamam.
Sen kendini paralamasan da.
Borcumuzu ben ödesem.
Erhan bu konuyu kaç kere konuştuk ama.
Yine başlamayalım lütfen.
Ben seni bu konuda yalnız bırakamam.
Beni seviyorsan bir kere daha ısrar etme bu konuda olur mu?
Tamam.
Ben seni çok seviyorum.
Ben seni çok seviyorum.
Tamam.
Sen nasıl istersen.
Böyle daha iyi hissedeceksen.
Böyle olsun.
Benim ilacım sensin Zeynep.
Derdimde devamda sende sakla.
Şu haline bak.
Bu haldeyken bile öfkeli olduğunu reddediyorsun ya.
Anlayamıyorum seni bazen Halil.
Biliyorum.
Öfkelenmen gereken yerde susup kalırsan.
Şu koca dünyayı başına yakarlar haberin olmasın.
Eğer ben bugün burada senin karşındaysam.
Ben öfkemin esiri olmadım.
Olmam da.
Senin anlamadığını da bu.
Öyle değil işte Ali.
Değil işte Ali, eğer sandığın gibi olsa...
Öyle olsa?
Kıpırdama bitireyim şu sargıyı.
Tamam tamam dur açma tamam söyleyeceğim.
Olsa?
Eğer öyle olsaydı...
...biz seninle gerçekten aile olurduk Ali.
Bir düşünsene...
...bizim ayağımıza sürekli pranga olan...
...senin bu kontrolsüz öfken değil mi?
Demek aile olmaktan...
...bizden vazgeçmedin Zeynep.
Ayağımıza pranga olan şey...
...benim öfkem değil.
Senin bana karşı olan önyargın.
Şurada cam taşa çarpsa halinden biliyorsun.
İtiraz etmemem.
Öyle olmasa...
...ben ailemi korumaya çalışırken...
...sen beni öfkeyle, kontrolsüzlükle suçlamazdın.
Sana öfkeli olduğunu ispatlayacağımı söylemiştim.
Bekle ve gör.
Ama...
...ispatlayamazsan eğer...
...benden bir saniye bile uzak durmana gerek kalmayacak.
İstesem de uzak duramam ki.
Öyle.
Ama bu meydan okumanın kaybedeni ben olmayacağım Ayıl Fırat.
Öfkeli olduğunu kendin fark edeceksin.
Ve anlaşmamız gereği bu huyunla...
...sonsuza kadar vedalaşmak zorunda kalacaksın.
Al bakalım Tekin Efendi.
Beğendiremedik mi beyimizi?
Beye dağını ne kadar burada tutacaksın?
Oğlum...
...bizim için...
...bizim için...
...oğlum...
...teşekkür edeceğine...
...hesap soruyorsun.
Sen yat kalk Zeynep'e dua et.
Karın üzülmesin diye...
...Halil seni affetsin, öldürmesin diye...
...o kız bir çare arıyor.
Anca o çare bulununca buradan çıkarsın Tekin Efendi.
İmkansız.
Halil beni asla affetmez.
İlk kez haklısın he.
Zeynep'in de çözmesi zor.
Toprak'ım...
...nasılsın?
Tekin!
Toprak!
Oğlum sen ne yapıyorsun he?
Gel bakalım Tekin Efendi.
Oğlum nereye kaçacağını zannediyorsun ya?
Sakin, çekil.
Tekin!
Bak...
...kıpırdama.
Bir hürriyetim vardı...
...onu da kaybettim.
Gel.
Gülhan abla...
...rahatsız etmiyorum değil mi?
Zeynepciğim ne rahatsızlığı?
Gel otur.
Gel.
Halil'in nelere öfkelendiğini soracağım sormasına da...
...perişan gözüküyor.
Sırası değil Zeynep.
Nasılsın Gülhan abla?
Nasıl olayım?
İyi diyelim işte.
Yemek yiyorsun değil mi?
Bak artık yalnız da değilsin.
Ben varım.
Canın bir şey çekerse söyle kendi ellerimle hazırlarım.
Teşekkür ederim Zeynepciğim.
Canım hiçbir şey istemiyor.
Tekin iş için gitti ama...
...hâlâ haber yok.
O yüzden biraz keyifsizim işte.
Arar yakında işleri uzamıştır.
Kendini Halil'e ispat etmek için didinip duruyor.
Benim için, bebeğimiz için bu kadar çabalarken...
...nerede ne yaptığını bilmemek o kadar canımı sıkıyor ki.
Hayır ne bileyim bir sesini duysam konuşsam...
...rahatlayacağım aslında ama...
...o da yok.
Tekin nerede biliyorum.
Ama sana söyleyemem abla.
Berbat bir durum.
Sen dert etme bunları.
Gelecektir yakında.
Hem belki sana bir sürpriz yapıp gelir.
Her şey de yoluna girer.
Ortada Halil gerçeği varken zor.
Biliyorsun...
...Tekin ağzıyla kuş tutsa yaranamıyor Halil'e.
Halil zor biri.
Halil...
...demişken...
...o çocukken de mi böyleydi?
Ne olsa ateş püskürüyor ya.
Çok iyi kalplidir aslında.
Ama haklısın.
Öfkelidir de kardeşim.
En çok da kendisine meydan okununca öfkeleniyor değil mi?
Yok.
Kendisine meydan okunmasını çok sever.
Keyiflenir.
Çünkü hep kazanır.
Ama yalana, adaletsizliğe tahammülü yoktur.
Başka?
Saymakla bitmez.
Sözünün kesilmesinden nefret ederim.
Sözünün kesilmesinden nefret eder mesela.
Bir de...
...uyurken yanımda ses yapmayacaksın.
Eğer o uyurken ses yaparsan...
...durmak aç.
Çok kızar.
İşte...
...senin bir Mackay'a bak.
İşte sen bir macera bineceksin...
...ama sen başarılacak bir adam olacaksın.
Seni çok sevdim.
Seni çok sevdim.
Seni...
...çok seviyorum.
Sen çok sevdiğim adam...
...seni çok sevdim.
Seni çok seviyorum.
Seni...
Açık açık kalsa sorun olur mu?
Işık diyorum, sorun olur mu?
Yok Zeynep, rahatına bak.
Zeynep'e ne yapacağımı biliyorum.
Ne yapacağımı biliyorum.
Ne yapacağımı biliyorum.
Hani uyurken gülücüğe katlanamıyordu,
Umursamıyor bile.
Ne oluyor Zeynep?
Demek sonunda uyanabildin.
Şimdi öfkelenip üzerime gelirsen ispatçı tamam.
Ben şarjı elçimi arıyordum da.
Nerede arıyorsun?
Dolapta mı arıyorsun şarjı elçini?
Dalgınlıkla koyduysam diye.
Sen rahatsız mı oldun yoksa?
Şurada bak.
Her zamanki yerinde prizde.
Görmemişim.
Başka bahane bulamadın mı Zeynep?
Gelsene.
Odanın içinde patara kütüre gezse yetmedi.
Şimdi mesajı başladı.
Merve ne yapıyorsun nasılsın?
Abla kardeş biraz dertleşelim mi?
Neden açılmıyor şimdi bu çantanın sitesi?
Yolluktan mı?
Dertleşelim mi?
Ay Zeynep abla bir dur.
Hiç seninle uğraşamayacağım şimdi.
Hah Ece bir sen eksiktin.
Çantasına heyecanlanıyor arar tabi.
Ne diyeceğim şimdi ben buna?
Neyse dur bulacağım bir şeyler.
Ecoş ne haber?
Ya Merve ben meraklardayım.
Terslik yok değil mi?
Yok kargo takimiyle ilgileniyorum ben de.
Teslimat tarihi yarın.
Yarın sabah çanta bizde mi yani?
Tabi tabi.
Hiçbir şey o çantaları takmamıza engel olamaz şekerim merak etme.
Ecoş annem sesleniyor da ben bekletmeyeyim.
Tschüss.
Şşş
Nasıl yani ya?
E site ortada yok.
Az önce açılmıyordu şimdi tamamen gitti.
Dolandırıldım mı yoksa?
Ne yapacağım şimdi?
Aptal kafam ya ne diye bilmediğin yerlerden alışveriş yapıyorsun?
Hem de peşin ödeme.
Ya ablam da ne diye mesaj yağmuruna tutuyor ki beni?
Anladım o ne halt ettiğimi yoksa.
Ay bu kız bir de temiz kalpli.
Kesin içine doğdu.
Ne yapsam?
İyiyim ablacığım.
Mesajların şimdi geldi.
Arı gibi ters çalışıyorum.
Allah zihin açıklığı versin.
Tüm sınavlarından tam not alırsın inşallah.
Zeynep.
İstersen şu mesaj sesini.
Artık ne zımbırtıysa yap.
Zeynep.
Artık ne zımbırtıysa o sesi kapat.
Şey bozulmuş da özür dilerim ben düzeltemiyorum.
Merve ile mesajlaşıyordum aslında ama rahatsız olduysan bırakabilirim.
Öfkelisin Ali.
Ve ben bunu sana ispatlayacağım.
İşte o zaman anlaşmamız gereği o öfkenden vazgeçmek zorunda kalacaksın.
Korkmaz.
Yok rahatsız etmedi de.
Aç kapat istersen bir.
Belki düzelir.
Denerim.
Aa niye yükselmedi şimdi bu?
Başka zaman olsa bir kaşık su da fırtına koparırdı.
Ne zamandır vakit geçirmedik beraber.
Güzel bir abla kardeş günü mü yapsak?
Gece yarısı mesajlaşma konusunu yarın gündüz bir konuşalım.
Abla ne oldu gece gece ya?
Sınavım var benim sal beni.
Ne yazayım ne yazayım.
Halil'i rahatsız edeceğim derken Merve'yi rahatsız ettim.
Bir de kız tam ders çalışırken.
Durun.
Kuru kuru özür olmaz öyle.
Sevgimden de bahsedeyim biraz.
Biliyorum rahatsız ediyorum bu saatte.
Ama ben seni çok seviyorum.
Halil'e göndermişim.
Silemiyorum da.
Ne kadar zormuş bunu yapmakta ya.
Ama değdi.
Çok güzel oldu.
Hii.
Ya.
Olamaz.
Sevgili.
Canım.
Uyandırdım mı seni?
Olur mu öyle şey aşkım?
Özür dilerim.
Başka kaldı mı?
Önce.
Sevdiğim kadının emekleri etrafa saçılmışken.
Uyanmama lafı mı olur?
Hemen uyumuyordum zaten.
Sıpkı sabaha kadar rapor yazdığımda senin de uyumadığın gibi.
O başka bu başka Eren.
Hadi yat sen.
Seni beni yok karıcığım.
İyi günde kötü günde demedik mi biz?
Zor zamanlarımız olacak.
Hayat bu.
Hadi şimdi söyle bakalım bana.
Ne yapabilirim ben güzel karıcığım için?
Elim sırada olduğu için.
Şu ipi bağlayamıyorum.
Tamam.
Hemen bağlayalım.
Çok şükür uyuyor.
Uyanmadan sileyim şu mesajı.
Dur sen bir dur.
Sen nasıl?
Yok.
Yok bir şey.
Nasıl yok?
Telefonunu ver bırak şunu.
Vermesem?
Zeynep.
Bırak.
Mesaj gelmiş.
Bakma işte ona.
Ne oluyor Zeynep niye bakmayayım?
Bakma işte.
Hem uyurken telefonumu alıyorsun.
Hem de mesajıma baktırmıyorsun.
Yani ben uykun kaçmasın diye.
Benim yüzümden zaten sen doğru düzgün uyuyamadın ya.
Şimdi bir de mesajı okursan iyice uykun kaçacak.
Sen şimdi yat sabah okursun.
Zeynep öyle kat dur dur.
Sen ne yapıyorsun aç şu telefonu.
Niyetim kaçmam.
Hani öfkelenecektin sen?
Aşkla bakıyorsun.
Tüm inatların herhalde.
Belki de bu yüzden.
Öyle güzelsin ki.
Zeynep.
Zeynep ver şu telefonu.
Mesajı sen yollamışsın.
Önemsiz bir şey işte.
Önemsizse açıp bakayım.
Ne bu telaş Zeynep?
Yok yani önemsiz derken.
Ben onu aslında Merve'ye yollayacaktım.
Yanlışlıkla sana attım.
Şimdi de sileyim.
Benim mesajımı silemezsin.
Dur bir.
Biliyorum rahatsız ediyorum ama.
Seni çok seviyorum.
Ne bakıyorsun?
Dedim ya Merve'ye atacaktım.
Yanlışlıkla sana attım işte.
İnanmıyorsun.
Bekle.
Bekle.
Zeynep.
Zeynep.
Bak.
Ben iki saattir Merve ile mesajlaşıyorum.
Tam onu atacaktım sana attım.
Sonunda bir karışıklık oldu o kadar.
Tamam.
Ben sana inanıyorum.
Özür dilerim Halil.
Ama benim silmem lazım.
Ben sana inanıyorum.
Ama bu anlamlı mesajı
yeryüzünde bana hiç kimse sildiremez.
Çünkü biliyorum.
Bazen gerçekleri kalbin en derinine de gömsen.
O bir bahane bulup
dökülüyor ağzına.
İyi.
Silme sen silme.
Sen kendini kandırmaya devam et.
Bana ne?
Ne bakıyorsun ya hala?
Git yat.
Git kıymetli uykuna devam et sen.
Yalnız bir dakika bir dakika.
Sen öfkelendin mi?
Yoksa bana mı öyle geldi?
Öfkelenmiş miymiş?
Sana ne?
Ama haklı.
Onu sinirlendireyim dedim
ben barut fırçasına döndüm.
İşte öyle kendi tuzağına
kendin düşersin Zeynep Hanım.
Tamam.
Ama yine de kıyamıyorum ki sana.
Niye öfkelenmiyor ya?
Silmeyecekmiş beyefendi.
İyi silme.
Ben daha bir mesaj saklayamıyorum adamdan.
Tekin'i daha ne kadar saklayacağım acaba?
Zeynep.
Ne oldu Hakan?
Bir sorun mu var?
Tekin kaçmaya çalıştı.
Valla ben de bağlamak zorunda kaldım.
Daha dikkatli ol lütfen.
Merak etme.
Sorun Tekin değil.
Tekin'in dizgindirini çekince
o uslu çocuk oluyor onda bir sıkıntı yok.
Benim korkum
Halil'in öğrenmesi.
Zeynep bu mevzu daha ne kadar sürecek böyle?
Benim işlerim burada biliyorsun.
Ben sürekli Tekin'in başındayım.
Arkasından iş çevirdiğimden beri
Halil'in suratına da bakamıyorum.
Anlıyorum Hakan seni ama
biz bunu en başta Halil'in iyiliği için yapıyoruz.
Ne yapalım yani?
Bırakalım da bu öfkeyle Tekin'i bozsun katil mi olsun Halil?
Haklısın.
Kusura bakma.
Bak biliyorum yalan söylemek senin kitabında yok.
Anlıyorum da.
Ama sen şu an dostunu koruyorsun.
Halil öfkesinden sıyrılsın.
Bütün çaban bu.
Biliyorum da başaracağım bunu.
Neyse kahvaltı başlayacak birazdan.
Görünmezsem tuhaf olur şimdi.
Lütfen daha dikkatli ol.
Merak etme.
Sabah kahvesi gibisi var mı?
Anında kendime getirir beni.
Bu ne kadar güzel böyle.
Ay çok şık.
Çok güzel.
Sanki senin için yapılmış prenses kumru.
Ay teyze çok mutluyum.
Kısa sürede bir sürü iş yaptım bak.
Fena görünmüyor değil mi?
Fena da laf mı?
Şahane olmuşlar.
Sen de az değilmişsin senim hoş.
Becerikli yeğenim benim.
Böyle teyze böyle yeğen.
Bana çektin demek.
Onu da Zeynep için yaptım.
Ona çok yakışır.
İlk fırsatta gidip vereceğim.
Ama bunları resmi çekip internete koymak lazım değil mi artık?
Evet.
Ama böyle yalan boş zemine
takıyı koyup fotoğraflamakla olmaz.
Takıları sen takacaksın
fotoğrafları ben çekeceğim.
Ay yok teyze.
O işler hiç bana göre değil.
Şöyle güzel bir arka plan yaparız
takıların tek resmini çekeriz.
Bak sen teyzene güven.
Gene ne konuşuyor bunlar böyle.
Böyle ne kadar güzel duruyor biliyor musun?
Zeynep nerede Halil?
Geldim.
Bahçede küçük bir yürüyüş yaptım da.
Niye bakıyorsun öyle?
İlla utandıracaksın beni Halil.
O mesaj sana değildi.
Yaptım işte bir hata.
Daha kaç kere açıklayacağım?
Merve senin sınavın yok muydu?
Neden buradasın sen?
Yok.
Yokmuş.
Yani ertelenmiş mail geldi de.
Hem iyi ki de ertelenmiş.
Baksana
seni de gece gece mesajlaşısını tuttu.
Ders mi çalışayım sana mı mesaj atayım bilemedim valla.
Daha fazla dayanamadım.
Çantamı almak için konuğa geliyorum.
Ben doydum.
Afiyet olsun size.
Ne demek doydum Merve tabandakileri
bitir bari güzel kızım.
Gece ders çalışırken
çok abur cubur yedim de.
İyi madem
hadi öyle olsun.
Hadi görüşürüz.
Görüşürüz.
İyi madem hadi öyle olsun.
Afiyet olsun.
Bir arazi bakıyordunuz
ne oldu o mesele?
Devam ediyor teyzem.
Zeynep uygun bir arazi bulacak bize.
Ne için bakıyoruz demiştiniz araziye?
Saymakla bitmez.
Sözünün kesilmesinden nefret eder mesela.
Serdar beyle bir iş kurmayı düşünüyorduk biz.
Onun fabrikası çokta büyük bir iş.
Yani uzun süredir bu işin peşindeydik zaten.
Bu işi yaparsak aynı zamanda
yurt dışına açılmış olacağız.
İşler baya genişleyecek değil mi Halil?
Zeynep doğru söylüyor.
Sinirlendi.
Daha uğraşırsam ne olacak?
Ne yapacağım ben?
Ne diyeceğim bu kıza?
Düşün Merve düşün.
Çalıştır kafanı.
Ne oldu Ececiğim?
Rüyanda mı gördün beni?
Yok senin değil ama söz verdiğin çantaları rüyanda gördüm.
Tam çantaları getirmen gereken gün de okulu astın.
Bak kızlar bizde geleceğiz dediler.
Hepsini zor ikna ettim.
Sınav biter bitmez ne olduğunu anlamak için yalnız geldim.
Dökül artık gerçeklere.
Art niyetli misiniz canım siz?
Yorgundum.
Çıkasım gelmedi.
Olan bu.
Ne büyüttünüz?
Hem çantaları bir iki gün geç alsanız ölmezsiniz ya.
Bekleyemem canım.
Geldim zaten buraya kadar.
Kızlar da bekliyorlar. Onlarınkini de verirsin.
Götürürüm hepsini.
Hadi ne duruyoruz? Odanda mı çantalar?
Olmaz.
Konakta misafirler var.
Ağır toplar.
Annemle uğraştırma beni.
Sonun geldi Merve.
Bakalım rezil olmadan kendini nasıl kurtaracaksın?
Gel çardağa gidelim.
Yurt dışı pazarına açılmak çok önemli.
Bu bölgedeki...
Buğdayları alacağız.
Yeter Zeynep.
Bir daha benim lafımı kesmeyeceksin.
İşte sana bahsettiğim öfken buydu.
İspatlayacağını da söylemiştim.
Zeynepciğim.
Dün konuşmuştuk ya hani.
Halil pek hoşlanmaz sözünün kesilmesinden.
Unutmuşum Gülhan abla.
Haklısın.
Şimdi Halil'den azarı işit de...
Aklın başına gelsin Zeynep Hanım.
Kusura bakma lafını kestim.
Ama sinirlenmedin değil mi?
Oyununa gelmeyeceğim.
Oyununa gelmeyeceğim Zeynep.
Beni kuskurtamazsın.
Şimdi değil.
Ablam haklı.
Ben sözümün kesilmesinden nefret ederim.
Hiç sevmem.
Şimdi kesin çıldıracak.
Ama...
Sözümün kimin kestiği de önemli tabii.
Eğer mevzu bahis sensen...
Devam edebilirsin.
Ne de olsa Serdar Bey'in temsilcisisin.
Karıcığım.
Yok.
Benim anlatacaklarım bu kadardı zaten.
Aa.
Herkes burada.
Tekin nerede?
Evde değil.
İşlerim var gelecek.
Allah Allah.
Koskoca ev niye burada çalışmıyor ki?
Niye dışarıda?
Rahat edemedi.
Ama dönecek.
Müsaadenizle.
Bana yetti bu kadar.
Afiyet olsun herkese.
Ali Bey beni çağırtmışsınız.
Gel.
Al bunu.
Kahya bugün izinle.
Bu çantanın içinde işçilerin paraları var.
Yevmiye listesini al yanına.
O da atölyede.
Karışıklık olmasın.
Bugün parayı sen götürüp dağıtacaksın.
Baş üstüne Ali Bey.
Hadi bakalım.
Halil.
Gülhan'ın canı mı sıkkındı?
Bana mı öyle geldi?
Yok.
Ablam iyi.
Bir sorun yok.
Daha da iyi olacak.
Elinden geleni yap.
Elinden geleni yapmalısın Zeynep.
Tekin asla Halil'in eline düşme.
Ne demek hala gelmedim?
Sen şaka mı yapıyorsun?
Çanta başına 50 bin lira aldın bizden.
Sadece ben iki çanta için 100 bin lira verdim sana.
Benim bildiğim 200 bin lira para toplamışsın.
Kazıkladın mı sen bizi?
Yemin ederim oyuna geldim Ece.
Dünden beri girmeye çalışıyorum.
Site ortada yok.
Asıl ben dolandırıldım.
Parayı aldıkları gibi ortadan kayboldular.
Yarı fiyatına buldum deyince
salak gibi inandım sana.
Gerçi neyine güvendiysek.
Vallahi ben anlamam şekerim.
Kızlar zaten mesaj atıp duruyorlar.
Madem çantalar yok,
200 bini getiremem.
Merve ne oluyor?
Yok bir şey Cemil.
Git sen.
Nasıl bir şey yok ya?
Buhar olup giden 200 bin lira var.
Git annene anlat durumu.
Dolandırıldın mı diyorsan ne diyorsan de.
Getir paramızı.
Okulda adının hırsıza çıkması hoşuna gitmez herhalde.
Ece saçmalama.
Ben böyle bir şeyi nasıl anneme söyleyeyim?
Ne olur okuldakilere şimdilik
bir şey söyleme.
Bir yolunu bulup çözeceğim.
Ama şimdi veremem sana o parayı.
Ya ne demek şimdi veremem ya?
Koskoca konakta yaşıyorsun.
200 bin lira için ağlama istersen.
Konak mı?
Merve'yi Müslüminat'ta yaşadığın arkadaşından sırtlanmış demek.
Bak yemin ediyorum
şimdi bir canlı yayın açarım.
Akşam haberlerinde konakta yaşayan kızın dramı diye
gösterirler sana.
Sadece okuldakilerin değil herkesin dinine çıkarsın.
Sen bir kendine gel bakalım.
O telefonunu indir.
Nasıl konuşuyorsun sen çiftliğinin önünde?
Al bu parayı da
bir daha bu çiftliğin kapısından içeri girmeyeceksin.
Senin gibi edepsizler bu konağa giremezler.
Söylediklerini sana ödetmezsem
gör bak.
Kahveniz son bilen.
Ne oluyor son bilenim?
Bir tuhaflık var ama.
Arzu az önce yanlarından bir kız ayrıldı.
O kız konaktan ayrılmadan hemen önünü kes
mesele neymiş ilk ağızdan öğrenelim.
Koş koş hemen son bilenim.
Bir şeyler döndür kesin de
inşallah işime yarayan bir şeylerdir.
Yine ne sinsilik
peşindesin Söngülcüğüm?
Pardon?
Anlayamadım ne sinsiliği?
Ben sana sık sık uğrayayım
geceleri ya.
Benim ziyaretlerim
yaramış kendine gelmişsin.
Sağlığın sıhhatin için böyle
devam et Söngül.
Arzu'yu görürsen de
yanıma gönder.
Merak etme Tülay
o geceyi
hiç unutmadım.
Ama işin daha da kötüsü
sana unutturmaya da
hiç niyetim yok.
İnanamıyorum ya
sırf beni haklı çıkarmamak için
dünyanın en anlayışlı adamına dönüştü birden.
Yok
bu böyle sözünü kesmeyle
gürültüyle olacak iş değil.
Madem öyle Halil Fırat
ben de daha sağlam bir hamle
yaparım o zaman.
Yaparım da
Halil'i sinirden
köpürtecek o hamle ne olacak peki?
Düşün bakalım Zeynep.
Arazilerine tarif olacağımız
üç aday.
Bakalım bakalım kimlermiş?
Arif Seymen'le.
Yok
çok beyefendi bir adam mı?
Olmaz.
Talat Soyhan.
Ay Talat amca
Talat amca dünya tatlısı bunu da geçtik.
Erdin Çıldırım.
Bu Aysel'in bahsettiği adam mı acaba?
Merhabalar Aysel'cim nasılsın?
İyiyim Zeynep'cim sizde nasıl durumlar?
Sağol bizde iyiyiz çok şükür.
Ben sana bir şey danışacaktım.
Biz bu Erdin Çıldırım'la bir iş için
anlaşmak istiyoruz ama
nasıl biridir bahsedebilir misin?
Aman ha
sakın buluşma tabi bu dünyada
en sinir bozucu en fırsatçı
adamla çalışmak istersen o başka.
Çok teşekkür ederim Aysel
mutlaka görüşelim bu arada.
İşte seni nasıl zıvanadan
çıkaracağımı buldum Halil Fırat.
Kızı son anda yakalayıp
her şeyi öğrendim.
Merve'nin okuldan arkadaşıymış.
Bunlar dört kişilik bir kız grubuymuş.
Okulda..
Tamam Arzu detayları atla sadede gel.
Merve arkadaşlarından çanta parası toplamış.
Az buz değil 100 bin 200 bin
liralık çantaları 50 bin liraya bulurum demiş.
Ama ortada ne çanta varmış ne de para.
Etiyorsa.
Merve bende para yok
deyince Cemil 200 bin lirayı
çat diye çıkarıp vermiş.
Kız eğer Cemil olmasaydı toplanıp
konağa basacaktık dedi.
Merve yastın kalksın Cemile dua etsin derken
suratı kıpkırmızı oldu sinirden.
Şimdi
elini boynundaki kolyeye götür.
Böyle mi?
Yok teyzoşum ya o ne öyle.
Ya tut dediysem
dokun manasında.
Yani takıyı hisset.
Kullandığın materyali severiz.
Bir havaya gir şöyle.
Bak şimdi.
Bak şimdi.
Elini sadece
ucunu süreceksin.
Böyle mi yapayım?
Yani
oldu gibi.
Şöyle benim gibi zarif olabilse
azıcık.
Teyze bak daha bir sürü var oyalanmasak mı acaba?
Doğru söylüyorsun sen.
Hadi o zaman devam edelim.
Önce yaparım sandım ama
şu fotoğraf işi
hiç bana göre değilmiş vallahi.
Sen bana güven.
Satışlar patlayınca
teyzem haklıymış diyeceksin.
Hadi inşallah.
Kısa sürede hem borcu ödersiniz
hem de aklındaki bütün soru işaretleri
biter.
Kuş gibi hafiflersin.
Ay umarım teyze.
Ay umarım teyze.
Hafiflemezsin çırpı bacak kelime.
Gelinin kafası rahat ederse
hiç iyi olmaz.
Bu işi
bitirmen lazım kıymet.
Çalıştır saksıyı.
Yani konumu falan
tam istediğimiz gibi arazi.
Umarım sahibi zorluk çıkarmaz da
bir an önce hallederiz.
Sevdim burayı.
Halil'i birazdan zıvanadan çıkacak kesin.
Sonunda öfkesini kontrol edemediğini
ispatlayacağım ona.
Hıhı.
Hadi bakalım.
Hadi.
Hadi bakalım.
Hadi bakalım.
Cık.
Yalnız sahibi
biraz zorlayabilir bizi.
Ama her halükarda çözeriz.
Senin gibi öfkesini
her zaman kontrol altında tutan
yeri geldiğinde
gerektiği kadar sinirlenen biri eminim
bu meseleyi de öfkelenmeden çözecektir.
Kapı çalıyor.
Erdiş Bey geldiler efendim.
Nihayet konağına
hoştan girebildik içeri.
Ben de olsam kimseye sokmam.
Anlattıkları kadar güzelmiş.
Merhaba.
En çok da
çiftliğe yerken gördüğüm atları beğendim.
Hele kahveli gibi at vardı ki.
Benim atım o.
Adı da Rüzgar.
Heybetli bir at.
Ama böyle heybetli atlar kendini gösteremez
bir hanımda.
Kaçırdığınız bir durum var Erdiş Bey.
Benim sevgili eşimin
yeteneklerinden biri de
atlarla kurduğu özel bağdır.
Zaten Rüzgar'ı da o terbiye etti.
Rüzgar'ı da o terbiye etti.
Sevdim sizi birbirinizi savunuyorsunuz.
E tabi tek başına kalmak zor.
Neyse
ben buraya sizinle tanışmaya gelmiştim.
Bende baba yadigarı onun harici arsa var.
Ama öyle önüne gelene verecek arsa yok.
Ben seni buradan kovmaktan beter ederdim de
yapamam.
Önce Zeynel'in bu anasız inadını kırmam gerek.
Birbirimizi tanıdığımız zaman
o zaman çok iyi anlaşacağız.
Merak etmeyin.
Anlaşırız.
Bu adamı nasıl gebertmedi Ali?
İnadından tabi. Haksız çıkaracak ya beni.
Halil Bey mobilya arasını mı seçtiniz?
Çok kasvetli görünüyor da.
Bacanağı Meral seçti.
Nasıl ödeyeceksin kıymeti?
Nasıl durduracaksın bu işi?
Kumru kuşuna bak sen.
Kendine aklı yetiyor da
Selma'ya akıl veriyor.
Rahatlamazsın gelip
malını alan eden olmasın da
rezil rüsva olsun.
Koku mal kuşu
gibi düşünmekten
başka şey düşünmeye
hali kalmaz.
Kalmasın da
nasıl?
Bu sosyal medya
merakını gençler beceriyor.
Ben becersem
ne edeceğimi bileyim de.
Ana!
Tabi ya.
Ben kız
tam teçhizatlı ahiretliyim.
Bu işi çözse çözse
ben kız çözer.
Alo ben kızım.
Ahiretliyim. Kurban olduğum
ocağına düştüm.
Benim gelin sosyal medyada
hesap açmış.
Takı takı lavaz saati çıkmış.
Bak şimdi
yeğenlerine söyle alsınlar eline
telefonlarını çırpı bacağını
taklarını iyice bir yerin dibine
soksunlar. Ama
gayretlensinler bak.
Gelini sosyal
meydana çıkamayacak hale getirsinler.
Ee kaptırıp da
kimsecikler dükkandan zırnık
almasın. Hadi
göreceğim sizi.
Sakin ol Zeynep.
Unutma Halil delirecek.
Sen değil.
Çiftlik
güzelmiş.
Ne yapacaksınız
bakalım benim arazimde?
Ne yapmayı planlıyorsunuz? Şöyle
bir fabrika kurmayı
amaçlıyoruz.
Bölgedeki çiftçi kardeşlerimizden
onu üreteceğiz.
Yurt dışına da yeşil pınar markasıyla
ürünlerimizi pazarlayacağız.
Böylece bölgenin marka değeri
artacak.
Böylece bölgedeki çiftçiler de
düzenli ve iyi bir gelir elde edecekler.
Pek mantıklı değil bence.
Daha yaratıcı bir fikir bulamadınız mı?
Adamla anlaşsak ancak
bu kadar olurdu.
Hali, tavrı, konuşmaları
Halil'i delirtmek için nefes alıyormuş gibi.
Eğer birbirimize meydan okumamış
olsak
öfkemi tutmak zorunda olmasam
bilirdim yapacağım Zeynep'i.
Bazen
en iyi fikirler
basit görünen fikirlerdir.
Ya ya
öyledir tabi. İkinizi de çok sevdim.
Dinamiksiniz,
dost canlısınız
ama iyilik başka, ticaret başka.
Buraya gelmeden Paris Bey aradı beni.
Arazi için on dört
milyon teklif etti.
Ama dedim ya
sevdim sizi.
Eğer isterseniz arazi aynı fiyatı
sizin. Ama bir şartım
daha var.
Tamam, şimdi patlayacak
Halil. Artık dayanamaz.
Şartınız nedir?
O gördüğüm kahverengi atı da alırım.
Rüzgar mıydı, neydi?
Neyse, onun ismini değiştiririm ben.
Yarış atı yapacağım ona.
Çok da başarılı olacak.
Ona uygun bir isim bulurum ben.
Karışmış ek.
Yadigar. Yadigar güzel bir isim.
Rüzgar iyi de. Güzel.
Nasıl ya? Rüzgar'ı nasıl alır?
Sen böyle bir şeyin içine nasıl düştün Merve?
Cemil.
Seni de kendi belama bulaştırdım.
Çok özür dilerim.
Özür dilenecek bir şey yok Merve.
Ben seni öyle bir durumun içinde bırakamazdım.
Ama nasıl böyle bir şeyin içine düştün?
Benim aklım almıyor.
Okul etkinliği için kıyafetim yoktu.
Sıradan bir elbiseyle de gidemezdim.
Ucuza çanta ilanı görünce
çok ucuzdu.
Beşte biri fiyatına.
Alır iki üç katına satıp para kazanırım dedim.
Ama dolandırıldım işte.
Ya ben dolandırıldım bana dolandırıcı muamelesi yapıyorlar.
Attıkları mesajları bir görsen.
E tabi dolandırıcılık bu.
Demek yeni bir başlığımız var.
Dolandırıcı Merve.
Anne yine çok büyük konuşmuş.
Biz kimseden bir şey çalmayız.
Ama bizden çalarlar.
Aferin Merve.
Böyle utandır annemi.
O kadar parayı nasıl bulacaksın Cemil?
Baba yadigarı altın köstekli bir saatim vardı.
Onu satacağım.
Haber saldım.
Yarın onu satar.
İşçilerin parasının üstüne kayarım.
İşte şimdi elime düştün Tülay.
Ben az önce doğru mu anladım?
Siz benim atımı rüzgarı mı almak istiyorsunuz?
Sadece istemiyorum.
Alıyorum da.
Yarış atı kumaşı var onda.
Çok da başarılı olacak.
Sen ne hadsiz ne fırsatçı bir adam çıktın be.
Zeynep tamam.
Yeter alıyormuş.
Sen kim oluyorsun da benim atımı alıyorsun he?
Çık git buradan.
Bak yemin ederim ağzımdan daha kötü sözler çıkacak.
Çık git.
Halil.
Zeynep hanım kadın ve hassas.
İsterseniz onu gönderin biz kendi aramızda anlaşırız.
Ne hassası ya ne diyorsun sen?
Çık git şuradan.
Ben karımı huzursuz eden biriyle çalışmam.
Meşgul etmeyip sizi daha fazla.
Peki iyi günler.
Hadi.
Tamam.
Hadsiz.
Halil'i zıvanadan çıkaracağım derken kendim bağırıp çağırdım.
Bu nasıl iş?
Bu nasıl iş?
Nasılmış?
Ben çok özür dilerim.
Mahvettim her şeyi.
Ama söz veriyorum sana.
Ben daha iyi bir arazi bulacağım.
Zeynep bir şeyi mahvettin yok.
Ayrıca iyi de yaptın.
Tabi.
Bahsettiği diğer alıcı.
Bizim adamımızdı.
Ayrıca teklif 14 milyon değil 9 milyondu.
Bu aklınca öyle yüksek fiyat almaya çalıştı.
Kurnaz.
Vardığın iyi oldu.
Sen madem biliyordun bunu neden söylemedin bana?
Önyargını bir kenara bırakıp
beni öfkesine yenilen bir cani olarak görmekten vazgeç diye.
Evet ben
ben bazen öfkeleniyorum.
Ama öfkemin
sevdiklerime zarar vermesine izin vermedim.
Bundan sonra da izin vermem.
Ona bakmam lazım.
Söyle Öfke.
Demek
öfkenin sevdiklerine zarar vermesine
izin vermezsin ha?
Evet.
Öfkenin
sevdiklerine zarar vermesine
izin vermezsin ha?
O zaman Gülhan'ı da üzmek istemezsin.
Zarar vermezsin Tekin'i.
Öldürmezsin onu.
Tabii ya.
Ben nasıl düşünebildim ki bunu?
Halil ablasını üzmek istemez.
Erkan.
Tekin'i saklamamıza gerek kalmadı.
Onu çiftliğe getirebilirsin artık.
Tamam, tamam Zeynep.
Valla sevindim bu habere.
Sevgilim.
Sen niye üzgünsün?
Telefonda bahsettiğim sayfa vardı ya.
Onu açtım.
Ee?
Baksana şu yorumlara.
Canım benim.
Sahiden bu yorumlar mı üzdü seni?
Kolyen çok kabaymış.
Bunu diyen biri
azıcık bile zevk sahibi olabilir mi sence?
Ha?
Aşkım.
Kolyenin tasarımı özel.
Bunu da sadece sen biliyorsun.
Sosyal medya yorumları
ciddiye alınacak gibi değil ki.
Teşekkür ederim Halil.
Beni her seferinde
beni her seferinde
böyle sakinleştirmeyi nasıl başarıyorsun?
O da beni asılıyor.
Bakalım.
Bak.
Bu yorumda da.
Selman bu ne?
Ne oldu Eren?
En az yaptığınız kolyeler kadar zarif ve güzelsiniz.
Bu kim şimdi?
Bu gangalak
sana nasıl böyle şeyler yazıyor?
Kim bu?
Bulacağım bu iti.
Şimdi sen söylemedin mi ama ciddiye alınmaz
sosyal medya diye?
O başka bu başka Selman.
O başka bu başka.
Ben bu pisliklerin ciğerlerini bilirim.
Selman lütfen.
Hemen kaldırıyorsun resimleri.
Tamam mı hayatım?
Umarım doğru bir şey yapıyorumdur.
Bir şey mi oldu?
Benimle gelir misin Halil?
Sana bir şey göstereceğim.
Tamam.
Tamam.
Selma.
Selma.
Okan.
Buldun mu Tekin'i?
Hayır ama başka bir şey öğrendim.
Nedir?
Biz Kazım'ı deli gibi
her yerde aramıştık ya.
Burnumuzun dibindeymiş meğer.
Tekin onu çiftlikte saklamış.
Bir saniye.
Bir saniye.
Ne diyorsun sen Okan?
Nasıl olur böyle bir şey?
Hakan'ın cezaevine yerleştirdiği
adamla irtibata geçtim.
O uçurdu haberi.
Tamam.
Tamam kapat.
Hayır ben senin.
Sesi duydun mu?
Depodan geldi.
Deponun boş olması lazım.
Demek ki duyduğum sesler Kazım'a aitmiş.
Tekin.
Nasıl yaparsın bunu?
Nasıl yaparsın?
Nasıl olur?
Nasıl yaparsın böyle bir şeyi?
O şerefsizi nasıl ailemi
sevdiklerimi içine getirirsin?
Nasıl saklarsın?
Ciğerini sökmez miyim ben senin?
Şerefsiz. Hain köpek.
Tam da her şey düzelecek derken
buna izin veremem.
Hayır.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.