Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
İşte benim sevdiğim kadın...
Sırf ablam bebeğini kaybetmesin diye...
Kendi masumiyetinden vazgeçtin.
Kendini ailem için feda etmeyi göze aldın.
Ah Zeynep, dağ olsak taş olsak da böyle göz göze nefes nefese kalsak.
Kendi masumiyetinden vazgeçtin.
Öğrendiğini biliyorum Ali.
Ne olur bu kez aramıza yalan sokma.
Gerçekleri hemen şimdi, şu an söyle bana.
Saklama.
Otele gitmeden bir atölyeye bakayım.
Belki Ali'ye gitmemiştir daha.
Zeynep.
Hakan ne oluyor burada?
Tekin'in bu haline.
Hakan konuşsana ne oluyor diyorum.
Yani ne olup bittiğini Halil'e anlatmasına aygın olur.
Halil her şeyi öğrendi Zeynep.
Lütfen kurtar beni, Halil'le konuş.
Bak ne için yaptığımı biliyorsun.
Anlattım ben sana.
O şerefsiz Kazım, Gülhan'la tehdit etti beni.
Yoksa ben ihanet teklifini çalar mıyım?
Aileme ihanet eder miyim?
Lütfen, lütfen kurtar beni.
Bunlar öldürecekler Zeynep beni.
Kurtar bunların elinden beni lütfen.
Lütfen öldürecekler bunlar beni.
Öldürecekler bunlar beni.
Yeter bu kadar Tekin efendi yeter.
Demek Ali'yle her şeyi öğrendim.
Bakalım bu sefer bana gerçekleri söyleyecek misin Ali?
Lütfen gizleme.
Gizlemek her şey güzel devam etsin.
Hakan işini bitirdikten sonra dışarıya gelir misin?
Sana söyleyeceklerim var.
Tamam.
Gizleme lütfen.
Hiç mi değişmedin?
Yine mi susacak?
Yine mi gerçekleri saklayacaksın?
Yapma.
Bunu bize yapma.
Bu kez senden hiçbir şey gizlemeyeceğim Zeynep.
Daha önce yaptığım hatayı tekrarlamayacağım.
Ben...
Her şeyi biliyorum Zeynep.
Senin neden geldiğini.
Senin neden geldiğini.
Şükürler olsun.
Korkusum olduğunu biliyorum.
Her şeyi biliyorum.
Bu sefer dürüst davrandın.
Susmadın.
Hem de senin için çok önemli bir anda.
Gardımı düşürüp sana kendi ayaklarımla gelmişken.
Kazım'ın işbirlikçisinin tekin olduğunu biliyorum.
Sen sırf ablam hamile diye...
...ona zarar gelmişsin diye suçu üstüne aldın.
Gerçeği bildiğin yerde kendini feda ettin.
Aziz Ertan.
Aziz Ertan.
Aziz Ertan.
Kocam.
Aç istersen.
Aç.
Efendim Hakan.
Tekin kaçtı Halil.
Halil.
Şuna bak hele.
O kadar kaşarı rahmetli babanın çarığına koysan...
...o da yenir.
Hayırdır ağacım?
Neye söyleniyorsun?
E kime olacak?
Öğretmelere.
Yemek tarif edip...
...üzerine yarım kilo kaşar koyup...
...fırına verecekmişiz.
Makbule.
Fırına verecekmişiz.
Makbule olan az malzemeyle...
...lezzetli yemek yapmak.
Hiçbir şey bilmiyorlar.
Oğlum.
Pek güzel, sulu sulu.
Yok ana.
Benim canım istemedi sağ ol.
İyi.
Oğlum.
Ne o öyle?
Anacığım.
Bunlar senin altınların.
Al.
Al.
Ah benim anacığına kıyamayan oğlum.
Aldın demek.
Sağ olasın aslan parçam.
Rica ederim anacığım.
Bunlar benim kızlarım.
Sıcağınızı özlemişim.
Sarı kızım.
Minnoşum.
Ödlek.
Villi.
Sesinize kurban.
Sütlü.
Güzelce.
Ay çok özlemişim sizi çok.
Aklım fikrim hep sizdeydi.
Oh.
Çok şükür.
Bin şükür.
Gelin kız ayırdı.
Oğlum kavuşturdu bizi.
Oğlum kavuşturdu bizi.
Allah tuttuğunu altın etsin oğlum.
Amin anacığım amin.
Amin.
Nasıl yaparsın Burak hanım?
O iti elinden nasıl kaçırırsın?
Ne desen haklısın Ali.
Yine bir an dalgınlığıma geldin.
Bir o ikinci kolunu...
Gerek yok.
Hiçbir şey duymak istemiyorum.
Çık Arkan.
Çık.
Bundan sonra Kazım meselesiyle de sen ilgilenmeyeceksin.
Başkası bakacak o meseleye.
Gel.
Müsait miydin Gülhan abla?
Müsaitim canım.
Ben seni merak ettim.
Her şey yolunda mı diye bir gelip bakayım dedim.
Yolunda sayılır.
Bir ara Tekin'e ulaşamadım.
Biraz panikledim.
Ama sonra mesaj atmış.
Rahatladım ben de.
Hamilelikten sanırım.
Hemen her şeye panik oluveriyorum.
Canım ya.
Bilmiyor tabi mesajın kocasından değil de Halil'den geldiğini.
Mesaj attı demek.
Neden ulaşamamışsın?
Neredeymiş?
Acil bir iş gezisine çıkmak zorunda kalmış.
Telefonla da bir şey olmuş.
Arama yapamıyormuş.
Yeni bir telefon alınca hemen arayacağım merak etme dedi.
Tanıyor tabi kaç yıllık karısını.
Halil Tekin'in o kadar üzerine gidiyor ki.
O da başka çıkış yolları aramak zorunda kaldı.
Yoksa Halil'in bu kadar baskısı olmasa.
Tekin hem beni hem de doğmamış çocuğumuzu yalnız bırakıp iş kovalamazdı.
Hayırlısı olsun diyelim Gülhan abla.
Ve bir şey düşün.
Haklısın.
Bebeğe stres iyi gelmez.
Kesinlikle.
O zaman ben gideyim.
Sen de güzelce yat dinlen.
İyi geceler.
İyi geceler canım.
Bana kızacaksın biliyorum.
Ama buna mecburdum.
Seni kendinden, öfkenden başka türlü koruyamazdım Halil.
Buna mecburdum.
Seni kendinden, öfkenden başka türlü koruyamazdım Halil.
Buna mecburdum.
Buna mecburdum.
Seni kendinden, öfkenden başka türlü koruyamazdım Halil.
Halil Tekin'e ne yapacak dersin Hakan?
Bilmiyorum Zeynep.
Atölyeye getir, cezasını geldiğimde keseceğim dedi.
Ve bunun binde birini yaptığında bile,
Tekin'e neler etti.
Ve şimdi bu hainlikten sonra,
ne kadar ileri gider kestiremiyorum.
Ben Halil'in Tekin'e geri dönüş olmayan bir zarar vermesinden çok korkuyorum.
Ben Halil'in Tekin'e geri dönüş olmayan bir zarar vermesinden çok korkuyorum.
Hakan bana yardım et.
Bizim buna engel olmamız lazım.
Ben Halil'in katili olmasını istemiyorum.
Benden nasıl bir yardım istiyorsun Zeynep?
Tekin'i buradan kaçıracaksın.
Halil'e de yanlışlıkla elinden kaçırdığını söyleyeceksin.
Sonrasını hallederiz bir şekilde.
Ben bunu yapamam Zeynep.
Halil'e ihanet edemem.
İyi de ihanet etmeyeceksin ki.
Halil'i korumuş olacaksın aslında.
Onun katili olmasına göz yummak yerine, beni dinleyerek ona engel olacaksın Hakan.
Bak, Halil'in kendine bu kötülüğü yapmasına seyirci kalamazsın.
Kalmam aslında.
Tamam.
Ben bırakacağım.
Çok sağ ol.
Ben güvenliği arayayım, bir taksici arasınlar bana.
Öfkesinin başına dert açmasına engel oldum Çiçek.
Ama şimdilik.
Çiçek,
Çiçek,
Çiçek,
Çiçek,
Çiçek,
Çiçek,
Çiçek,
Çiçek,
Çiçek,
Çiçek,
Çiçek,
Çiçek,
Afiyet olsun.
Onlar ne kıymet hanım?
Bileziklerin yerine gittin, emitasyonlarını mı aldın?
Emitasyon mu? İşim olmaz.
Tozlarım geri geldi.
Hays, molis, yirmi dört ayar altın.
Nasıl oldu?
Eren'im sağ olsun.
Kıyamamış anacığına,
gidip geri almış bileziklerimi.
Evlat gibi evlat işte.
Aman, iyi bari.
Evet, rahat uyursun.
Eren, bak anlaştığımız gibi tamam mı?
Ben de çalışacağım, borcumuzu birlikte ödeyeceğiz.
Aferin gelin kızıma.
E tabii ki destek olacaksın kocana.
Çok çalışacaksın, çok yorulacaksın.
Ama hiç vaktin kalmıyor diye düşünmeyeceksin.
E vaktin kalmazsa kalmasın.
Gençsin sen, kocan da genç.
Daha önümüzde çok vakit olacak.
Devir değişti artık, devir sosyal medya devri.
Öyle mağazaydı, dükkandı falan yok.
İnternetten satabiliyorsun ürünlerini.
Böylelikle her şeyi yapmana da vaktin kalıyor.
Aa, teyze çok doğru söylüyorsun ya.
Tabii canım.
Bu niye benim aklıma gelmedi ki?
Evet evet, internetten satayım.
Hem zamanı da kaybetmem.
Tamam.
İlk başta birazcık yoğun çalışırım.
Sonra işler rayına oturunca ben de rahatlarım.
Sonra belki bu arada bebeğimiz de olur.
Hem zaten bebek olursa rızkıyla geliyor.
Ben bu işe taş koyacağım çırpı bacak.
Sana rahat vermeyeceğim.
Kafanız rahat olmayacak.
İşten başını kaldıramayacaksın.
Bebek mebek yok sana.
İyi günler.
İyi günler.
Merhaba.
Merak ettim ben seni.
Sen, hiç bir şey demeden çıktın, ne oldu?
Kazım'ın iş birlikçisi olduğunu öğrendiğim zaman, Tekin'i yakalatmıştım.
Ona hesabını soracaktım.
Hakan'ın onu elinden kaçırmasını bir türlü affedemiyorum.
Gerçi, onun yerinde kim olsa yapacaklarımdan korkup kaçardı.
Ama yine de faydası yok.
Onu bulup cezasını kendi ellerimle keseceğim.
Bir dinlesem mi acaba onu? Mecbur kaldım diyordu çünkü.
Belki konuşursanız bir orta yolu bulursunuz.
İmkansız.
İmkansız.
Onun yaptığını bağışlanır bir tarafı yok.
Affedilir hiçbir tarafı yok.
Ben onun yüzünden günlerce seni suçladım.
Defalarca kalbini kırdım.
Şu içindeki iyilik bahçesini göremedim.
Tek gerçek kimliği biliyor musun Zeynep?
Pişmanlığım.
Yaptıklarıma da, yapamadıklarıma da.
Yaptıklarıma da, yapamadıklarıma da.
Zeynep.
Aramızda yarım kalan bir mevzu var.
Ben aile olmamsız sabırla bekleyeceğim.
Sen ne zaman istersen.
Ne zaman bu duruma razı olursan.
Sen istemeden,
sana asla hayır düşürmeyeceğim.
Ama yarım kalan mevzu dediğim mevzu başka.
Bu değil.
Eğer işbirlikçi olmadığını kanıtlarsan,
sana söz.
İstediğin her şeyi yapacağım.
Masum olduğunu kanıtladığına göre,
sana çıkacak.
Dile benden ne dilersen.
Sana söz.
Sana söz.
Sana söz.
Ne istersen.
Ne istersen.
Ben bunu tamamen unutmuşum. O yüzden sen böyle bir anda sorunca,
bilemedim ki. Ben biraz düşünsem olur mu?
Ne kadar istiyorsan düşün.
Of of! Ya ben bunların hepsini giydim. Gördüler!
Yok. Benim bunu daha vermem lazım.
Karı ahbap.
Karı ahbap.
Kıran ahbap giy.
Karı ahbap giy.
Kıran ahbap giy.
Kahvette giymenin mümkünatı yok. Üstelik de mode.
Merve, bu odanın hali ne böyle?
Ne konuşuyorsun kendi kendine sabahtan beri?
Halime anneciğim. Acınacak halime.
Ne biçim laf öyle acınacak macınacak? Doğru konuş.
Hayatımız dört dörtlükte ben mi ağlamaklı davranıyorum anne?
Ya konak elimizden gittiğinden beri yerimizde sayıyoruz ya.
Bu hale bak. Bütün dolabı aşağıya indirdim, bir tane elle tutulur kıyafet yok.
Hepsi eskimiş, püskümüş, demode şeyler.
Nankörlük etme Merve.
Zeynep seni hiçbir şeyden mahrum bırakmamak için elinden gelen her şeyi yapıyor.
Kızcağız daha seni yeni alışverişe götürdü. Bir sürü şey aldınız.
Onlar nerede?
Anneciğim, onlar keycil şeyler. Yani günlük. Davette giyilmez.
Okul için bir sürü harçlık alıyorsun.
Biriktir kendine keycil olmayan kıyafetler al o zaman sende.
Anne, ben onları zor yetiriyorum. Bir de biriktireyim mi?
O zaman Merve, okuldan arta kalan vaktine gider çalışırsın.
Yok artık. Aslanlıların kızı part-time çalışıyor mu desinler?
Bunu mu istiyorsun gerçekten?
Ya yetinmeyi bileceksin Merve ya da gidip çalışacaksın. Karar senin.
Ne yapacağım ben? İş bulmak kolaydı sanki.
Hem ben ne iş yapabilirim ki?
Ah.
Ne yaptın Hakan? Götürdün mü Tekin'i köy evine?
Getirdim, getirdim. Merak etme köy evindeyiz.
Kaçmaması için de önünümü aldım.
Çok teşekkür ederim.
Bu yaptığın iyiliği asla unutmayacağım. Kırmadın beni.
Halil'in hâlâ Tekin'e olan öfkesi azalmadı.
Onu bulduğunda ne yapacak anlamış değilim.
Halil'in gerçek niyetini öğrenmeden Tekin'in çıkmasına müsaade edemeyiz.
Haklısın Zeynep.
Neyse kapatayım ben. Haberleşiriz yine.
Tamamdır.
Ne yapıp ne edip gerçek niyetini öğreneceğim Halil.
Tekin'e ne yapacaksın, öğreneceğim.
Bu ilanların yarısından fazlası ya garsonluk ya tezgahtarlık.
Hiçbiri bana uymaz.
Ya iyi de ben haklısına ettiğim giyinde ne giyeceğim ya?
Aa?
Bu çantalar normalde 100 bin.
Nasıl 20 bine satıyorlar?
Replika herhalde.
Yani orijinalini bu fiyata satıyor olamazlar.
İyi ben yine de bir sorayım ya.
Çantalar orijinal mi?
Evet mi?
İşte!
Fırsat ayağıma geldi.
Ben bu çantaları alırım, okuldakileri de iki katına satarım.
Bayıla bayıla da alırlar.
Çantaların hepsini alıyorum.
Teslimat öncesi parayı peşin yapmak.
Teslimat öncesi parayı peşin yatırmamız gerekiyor.
E ben parayı nereden bulacağım?
Ben tamamlayayım da bir şekilde bulurum nasılsa.
Ah be!
Bırak.
Sen...
Ne yapıyorsun elinde o silahla?
Temizliyorum.
Sen ne yaptın?
Ne isteyeceğine karar verebilir mi?
Yok, düşünüyorum daha.
Halil, sen Tekin'e ne yapacaksın?
Neyi hak ediyorsan, onu.
O bir hainlik yaptı.
Sana iftira attı.
Bunun bedelini çok ağır ödeyecek.
Sen yeterli değilim.
İyi misin?
İyiyim.
Ben Gülhan ablayla konuştum.
Çok merak ediyor, kocası sonuçta.
Bebeğinin de babası.
Onun üzülmesini istemiyorum ben.
Ne olursa olsun.
Ne olursa olsun.
Onun üzülmesini istemiyorum ben.
Ne olursa olsun.
O it cezasını çekecek.
O hain, ablamın sevgisini zerrak etmiyor.
Çocuk meselesine gelince.
Ben yeğenime sonuna kadar bakarım.
En iyi şekilde bakarım.
O pislik gibi bir babası olacağına, hiç olmasın daha iyi.
Ablam da anlayacak ama.
Onun gerçek yüzünü görecek, bana hak verecek.
Sen düşünme bunları.
Vuracak, bulursa kesin vuracak Tekin'i.
Hayatım mahvolacak.
Buna izin veremem, seni kaybedemem.
Uyumadan yakaladım neyse ki.
Şöyle oturup gözlerini kapatsana bir.
Aşkım ne oluyor?
Gözlerini kapatsana bir.
Aşkım ne oluyor? Niye gözlerimi kapatıyorum?
Anlayacaksın birazdan.
Hadi dediğimi yap lütfen.
Tamam.
Şimdi de elini uzat, avucunu aç.
Allah Allah.
Aşkım bu olay iyice gizemli bir yer almaya başlıyor yalnız.
Erhan ne kadar sabırsızsın.
Anlayacaksın birazdan.
Hadi.
Tamam açtım.
Tamam.
Geçebilirsin şimdi gözlerini.
Ama bu...
Ben küçükken babam da bana böyle bir mendil hediye etmişti.
Çok seviyordum o mendili.
Ama kaybolmuştu.
Biliyorum.
Hümeyra hanımefendi telefonda anlatırken duydum.
Selma bu çok güzel.
Yanımda kal.
Yanımda durduğun için.
Bana destek olduğun için.
Ben her zaman senin yanındayım.
Kocanım ben senin.
Dağ gibi arkandayım.
Bugün onu daha iyi anladım.
Kıymet annenin bilecikleri o kadar içime dert olmuştu ki.
Omuzumdan nasıl bir yük aldım bilemezsin.
Aşkım.
Aşkım.
Hayatın boyunca saklayacağım ben bunu.
Hayatın boyunca.
Bu benim için sadece bir hediye değil.
Evliliğimizin nişanlısı.
Çok değerli benim için.
Şöyle bakalım.
Hangi elinle yaptın bunu?
Ellerin dert görmesin.
Gönlüne sağlık.
Neden?
Halit.
Halit.
Halit dur.
Dur yapma ne olur.
Zeynep bırak.
Yalvarırım yapma.
Zeynep bırak dedim.
Allah'ım hayır.
Ver.
Nereye kaçıyorsun sen gel.
Geç.
Halit dur.
Halit dur.
Bir delilik yapayım deme değmez.
Zeynep bırak dedim.
Affet beni Halit.
Ablanı düşün.
O bensiz yapamaz.
Bebeğim.
Çocuğun babasız mı büyüsün?
Sen bir hainsin.
Sen beni sırtımdan vurdun.
Ben de seni alnından vuracağım.
Halit.
Halit yapma.
Yapma.
Hayır.
Halit.
Zeynep.
Tamam tamam.
Ben buradayım geçti.
Kâbusmuş.
Erbat bir kâbus.
Bu kadar korkacak ne gördün?
Ben.
Önemsiz bir şeydi galiba.
Tam hatırlayamıyorum.
Tamam sakin ol.
Biraz su iç.
Küçük güdüm verme.
Yavaş yavaş.
Acele etme.
Hadi biraz daha.
Daha iyi misin?
Sağ ol.
İyi geldi.
İyi.
Kendini iyi hissediyorsan.
Benim şimdi çıkmam gerekiyor.
Önemli bir işim var.
Sen uyu hadi.
Ne işi gecenin bu saati?
Tekin'in peşine mi gideceksin yoksa?
Gitme.
Yalnız kalmak istemiyorum ben.
Benimle kalsan olmaz mı?
Olur tabii.
Gel.
Ben hemen şurada bekliyor olacağım seni.
Arabanın arkasındayım.
Sen güzel güzel uyu tamam mı?
Burada benimle kalsan?
Olur.
Burada benimle kalsan?
Ben uyuyunca gidersen diye korktum.
İstersen şöyle yapalım.
Bileklerimizi tekrar kelepçeleyelim birbirine.
O da çare değil ki.
Senin parmağını çıkarıp kaçma ihtimalin var.
Doğru.
Ne yapalım o zaman?
Önerin ne?
Sabaha kadar bırakmasan elimi?
Bırakma.
Sen iste.
Ölürüm ama yine de bırakmam elini.
Bırakma.
Kağıdınla ilgili bir gelişme var mı Hakan?
Hayır yok Halil Bey.
Dört koldan arıyoruz.
Bak fare deliğine de girse onu bul bana getir.
Sabrım kalmadı artık.
Çok sinirli.
Bana da bağırmasa bari.
Neredesin?
Sabah olur olmaz hemen mi gittin?
Yoksa...
Ne oldu?
Ne oldu?
Ne oldu?
Ne oldu?
Ne oldu?
Ne oldu?
Ne oldu?
Ne oldu?
Ne oldu?
Allah Allah.
Niye açmıyorsun Hakan?
Yok.
Halil de açmıyor.
Sakın.
Sakın.
Sakın Halil düşündüğüm şeyi yapmış olma.
Şahmeren bileklik de yapayım diyorum teyze.
Güzel olmaz mı?
Olmaz mı?
Ben de bir zamanlar kolyeler, küpeler, taçlar az şey yapıp satmadım.
El becerin bana çekmiş.
Gelin.
Konserve yapacağım gel de yardım et hele.
Bu nereden çıktı şimdi ya?
Ne konservesi?
Tam işe yeni başlamıştım.
Bir şey olmaz kuzum.
Tasarım kraliçesi teyzem burada senin.
Sen git kıymağa yardım et.
Burası bana ait.
Emin misin teyze?
Yapabilecek misin tek başına?
Ha ha et.
Tepesinden bile bakarım.
Hadi kuşum git ve beni sanatımla baş başa bırak.
Hadi.
Ye bakalım al.
Hadi bakalım kumrulu.
Döktür maharetlerini de görsünler.
Silahı buldu değilse fena.
Of.
Halil ne olur düşündüğüm şeyi yapmış olma.
Ne olur.
Şey atölyeyi temizleyecektim ama eğer işiniz varsa sonra gelebilirim Zeynep hanım.
Yok bak sen işine.
Arzu.
Halil bey gördü mü bu sabah evden çıktı mı?
Yarım saat kadar önce odasındaydı.
Sonra görmedim ama çıkmamıştır herhalde.
Çünkü Cem'in arabasını yıkıyordu az önce.
Yalnız çok sinirliydi.
Telefonda birilerine bağırıyordu onu bul karşıma getir falan diye.
O kadar korktum ki içeri bile giremedim kahvesini vermek için.
İnsan bir tepki verir bir teşekkür falan eder değil mi?
Uyusun.
Cemil.
Halil nerede gitti mi?
Arabasını yıkamayı yeni bitirdim.
Anahtarını teslim edecektim şimdi.
Tamam sen ver anahtarı bana ben götürürüm.
Nerede?
Korola'ya doğru gitmişti.
Atölyeye dönmediyse hala oradadır.
Hatta evdekilere uyar silah sesi gelirse korkmasınlar dedi.
Kesin buldu Tekin'i.
Bulup buraya getirdi.
Başvuracak onu.
Eren'im baba karnı şu pek sever.
Bütün kış doya doya yesin aslanım.
Kızım o nasıl soyma öyle?
Yarısı çöpek yediği.
Azıcık özen göster.
Elinin ucuyla soyma.
Aşk olsun Kıymet anne.
Elinin ucuyla falan yapmıyorum.
Güzel güzel soyuyorum işte.
Hem az kaldı zaten bitecek şimdi.
Ne bitmesi kızım?
Daha yeni başlıyoruz.
İçeride koca bir sineğe közelmiş patlayacaksın.
Seni belki.
Akşama ancak biter.
Seni o işten bu işe koşturacağım gelin.
Malları yapmaya vakit bulamayacaksın.
Bulamayınca satamayacaksın.
Satamayınca kafanı rahat ettiremeyeceksin.
Kafanı rahat ettiremeyince de.
Oh oh.
Akşama ancak biter.
Akşama ancak biter diyor ya.
Al bakalım.
Al bakalım.
Hepsini bugün yapmak zorunda mıyız?
Yarın devam ederdik kalanına.
Olmaz öyle şey.
Başladın mı bir çırpıyorsun.
Başladın mı bir çırpıda bitireceksin.
Ne demişler?
Bugünün işini yarına bırakmayacaksın.
Çok sıcakmış uyandım.
Öyle işte.
Aklın başka bir şeyde olunca böyle olur.
Yanarsın işte.
Dumanı tutayım.
Görmüyor musun?
Yine dört ayak üstüne düştün kıymet.
Bu kız yanık ellen.
Hiç takıneyim yapamayacak.
Yavaş.
Yavaş.
Yavaş.
Yavaş.
Yavaş.
Yavaş.
Yavaş.
Yavaş.
Yavaş.
Yavaş.
Yavaş.
Yavaş.
Yavaş.
Yavaş.
Yavaş.
Çok şükür.
Tekin falan yok ortada.
Halil.
Düşmanın nereden geleceği belli olmuyor.
Arkama geçin.
Bırakın beni.
Bırakın beni.
Bırakın beni.
Bırakın beni.
Bırakın beni.
Bırakın beni.
Bırakın beni.
Bırakın beni.
Bırakın beni.
Bırakın beni.
Böyle bir şans bir daha gelmez Ece'cim. Hem yarı fiyatına hem de orijinal.
Ay ne bileyim içime sinmedi Merve. Hem zaten ben istediğim zaman istediğim çantayı alabiliyorum.
Neden ücretimi kovalayayım ki? Taklit falan çıkar rezil olurum kızlara.
Valla bir tek sen böyle düşünüyorsun. Gamze hemen atladı.
Aa Gamze'ye de mi söyledin?
Evet. Hatta sana söyleyeceğimi duyunca söyleme dedi.
O babasından para isteyemez. O yüzden de hep demode çantaları o takıyor dedi.
Yok artık annesinin ek kartını kullanan Gamze mi söyledi bunu?
Alıyorum Merve'cim. Hatta iki tane alıyorum. Söylersin Gamze'ye yine. O benimle yarışamaz.
Tamam. O zaman tanesi elli binden ikisi için yüz bin atarsın hesabıma. Gönderiyorum şimdi ibanı.
Ece ya hemen de gaza geliyor.
Hadi.
Oley be. Dakikasını da gönderdi. Gamze de göndermişti. An itibariyle hesabımda iki yüz bin keş oldu.
Seni konuşturup niyetini öğrenmem şart.
Bana da talim yaptırır mısın?
Olur.
Sana nasıl ıskalayacağını değil, nasıl vuracağını öğreteyim.
Kabzasını sıkı kavra.
Eğri tututma.
Bacaklarının omuz hizanını aç.
Karşıya bak.
Bak şöyle yapacaksın.
Nişancığa göz hizanı getireceksin.
Hedef odaklan.
Silah ne kadar soğuk değil mi?
Bir insanın canını kolayca alabilir.
Orucu kendine çek.
Nişan alacaksın.
Nişan al.
Ben sadece spor amaçlı kullanılması taraftarıyım.
Üç deyince vuracağız.
Bir.
İki.
Üç.
Tamam sorun yok.
Bir daha deneyelim.
Atış taliminden sonra silahı çiftliğe getirmesen.
Ben hoşlanmıyorum silahlardan.
Hem yanında da taşımam.
At gitsin.
Bizim silaha ne ihtiyacımız olur ki?
Silahın gürültüsü sağduyunun sesini boğar.
Silahın gürültüsü sağduyunun sesini boğar.
Ya bu silahı eline hiç almayacaksın.
Ya da alıyorsan hedefi vuracaksın.
hedefi vuracaksın.
Vuramadığımdan değil, vurmak istemediğimden ıskaladım.
İşte benim karım.
Ay teyze bittim.
Uzun bir süre patlıcan falan görmek istemiyorum.
Ay kıyamam ben ya.
Gel sen gel.
Yaptığım sanat eserlerini görünce ne ağrın kalacak ne sızın.
Gerçekten mi?
Çok mu güzel oldular?
Güzel de laf mı?
Şahane oldular.
Şahane, harikulade, muhteşem.
Aşk temalı bir koleksiyon oldu.
Kırılgan ve hassas dokunuşlar var.
Ay çok merak ettim.
Hadi aç da bakalım artık.
Üç, iki, bir.
Teyze bunlar ne böyle?
Dediğim kadar var değil mi?
İnsanın ağzı açık kalıyor.
Soyut çalıştım.
Farklı oldular.
Kelep.
Bunlar ne kine böyle?
Epeciğinin ağzı burnu bir tarafa kaymış.
Bizim köydeki.
Kınalı koyuna taksan, dakikasında sütten kesilir hayvan.
Biraz ayıp olmuyor mu kıymet hanım?
Eyvallah oluyor ama.
Ay ne edeceksin?
Görünmeyecek gibi derler.
Beş yaşında çocuk mu yaptı bunları?
Ama tamam tamam.
Ben gideyim de.
Daha fazla ayıp etmeyeyim.
Sizde mi vermediniz?
Hayatım gel.
Odamıza gidelim.
Kimse sanattan anlamıyor ya.
Yazık, çok yazık.
Vizyon meselesi tabi.
Hadi Hakan.
Niye açmıyorsun?
Bir terslik mi var yoksa?
Alo Zeynep.
Açmayınca korktum.
Her şey yolunda mı?
Yolunda yolunda merak etme.
Yalnız bir şey var.
Halil, Tekin'i elimden kaçırdığımı sandığı için bana bayağı öfkeli.
Göze batmamak için, şüphe çekmemek için benim ara ara çiftliğe gelmem gerekiyor Zeynep.
Yani ben Tekin'in başında sürekli duramam.
Haklısın.
Sen ne yaptın bu arada?
Halil'in planını öğrenebildin mi?
Niyeti Tekin'i öldürmek değil değil mi?
İlkan'ın öfkesi neyse hâlâ aynı.
Hiç sakinleşmedi.
Ama ben ne olursa olsun öyle olmasına izin vermeyeceğim.
Yapabilecek misin Zeynep?
Emin misin?
Eminim.
Onun kararından vazgeçireceğim.
Haberleşiriz Hakan kapatıyorum şimdi.
Bak Okan bu iş gereğinden fazla uzadı.
Yer yarılıp içine girmedi ya bu herif.
Bulacaksınız onu.
Bak bana bahane üretme.
Ne diyorsam onu yap.
O pislik Tekin benim yanıma gelecek.
O kadar.
Zeynep.
Şimdi mi diyeceksin?
Hani sen bana dile benden ne dilersen demiştin ya.
Evet.
Ben senden ne isteyeceğimi buldum.
Ne istiyorsun?
Zeynep.
Çekinmene gerek yok.
Ne istersen yapacağımı söylemiştim sana.
Söyle hadi.
Ben...
Tekin'in peşini bırakmanı istiyorum.
Zeynep bak bu bizimle ilgili bir mesele değil.
Başka bir konu.
Bizimle ilgili bir şey iste yerine getireyim.
Ama söz verdin Halil.
Şartsız kuralsız ne istersen yapacağım dedin.
Ama bu...
Zeynep.
Ben nasıl anlaşmaya uyup senin yanına geldiysem.
Sende sorgusuz sualsiz benim istediğimi yapacaksın.
Zeynep bak o bir hain.
Nasıl istersin benden bunu?
O hainin yaptıkları yanına mı kalsın?
Ben nasıl unutayım Zeynep?
Sana yaptığını ablama yaptığını aklından nasıl çıkarayım?
Yapma.
Ben bunu senin için istiyorum Halil.
Öfken öyle büyük ki.
En çok da sana zarar verecek farkında değilsin.
Hep öyle olmadı mı zaten?
Her şeyi yakıp yıkan yerli bir eden senin bu kesif öfken değil mi?
Bizi de yaktı yıktı paramparça etti.
Ben bunu bir kenara atmanı istiyorum artık senden.
Öfken senin silahın değil.
Düşmanın olsun.
Onu da ye.
İnat etme ne olur.
Tamam de vazgeçeceğim.
Öfkemi bir kenara bırakacağım artık de.
Ancak o zaman gerçek bir aile oluruz.
Ben öfkeni falan değilim.
Sadece gerekli yerde gerektiği kadar,
gerektiği zamanda sinirleniyorum.
Hepsi bu.
Öfkelisin Halil.
Ve ben bunu sana ispatlayacağım.
İşte o zaman anlaşmamız gereği,
o öfkenden vazgeçmek zorunda kalacaksın.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.