Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Corsican
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
O zaman doktor konusu.
Eğer 1879 ile 2016'yı karşılaştırdığımızda...
...İsviçre'de ya da herhangi bir yerde sosyal bir adaletsizlik yaşıyor musunuz?
Evet, Roberto?
Evet genellikle. Örneğin, işe başvurduğunuzda.
Eğer isminiz "ic" ekiyle bitiyorsa...
- Kendin bunu yaşandın mı? - Evet.
Evet, birçok arkadaşım bunun yüzünden işe giremiyorlar.
Bu ne tür bir adaletsizlik?
- "ic" eki yüzünden. - Evet "ic" eki. Yani onlar...
Efendim?
Onlar...
Yugoslav ya da ne iseler.
- ...ayırt ediliyorlar. - Evet.
- Diğer insanlar tarafından. - Evet.
Şimdi, son yaptığımız testlere bir bakalım.
- Selam. - Merhaba.
- Ben Sophie. - Mia.
Biliyorum, aynı sınıftayız.
Neden dönemin ortasında geldin?
- Zorbalığa mı uğruyordun? - Babam yeni bir işe girdi.
Onlar kendilerini çok havalı zannediyorlar.
Hep sınıfta başkalarıyla uğraşıyorlar.
Hiç olgunca değil.
Çakmağı olan var mı?
Ne istiyorsun?
- Bizimle konuşabileceğini kim söyledi? - Ders aralarında sigara içemezsin.
Umurumda değil. Çakmağı olan var mı?
Çetin biri olduğunu düşünüyorsun, değil mi?
- Selam tatlım. İyi geçti mi? - Harika.
- Girebilir miyim? - Girdin zaten.
Anlat bakalım...
...diğer çocuklar nazikler mi?
Sanırım.
Bunun senin için kolay olmadığını fark ettim.
İlk gün için saçını yıkamadın mı?
Anne...
Konuş benimle.
Anne, lütfen sadece odamdan çık.
Bu tonla konuşma.
Çık odamdan!
- Benimle böyle konuşma. - Çık dışarı!
Anne özür dilerim.
Özür dilerim.
Neden yaptın bunu?
Annene böyle saldıramazsın.
Cevap ver bana.
Bir şey söyle!
Lanet olsun, her şeye sahipsin.
Bisiklet turu.
Ve son öneri... Paris!
Kim Paris dedi? Sen mi?
- Paris seçenekler arasında değil. - Neden?
Seçenekler: Matterhorn Dağı, Technorama Müzesi ve bisiklet turu.
Connyland lunaparkına gidebiliriz.
Connyland lunaparkı mı, gerçekten mi?
- En son ne zaman gittin? - Üç sene önce.
Listeye ekleyin!
- Lunapark küçük çocuklar için değil mi? - Hayır, bu harika fikir, ekleyin!
Öyle mi dersin?
Kafaları çekeceğiz, harika olacak.
Connyland!
Pekâlâ, Connyland'ı listeye ekliyoruz.
İlk sen başlıyorsun Björn ve daha sonra diğerleri.
Pekâlâ, bisiklet turu yetişiyor.
İkisi de dokuz oy. Biri eksik.
Daha oy vermedin mi?
- Lütfen buraya gel ve oy ver. - Connyland'a oy ver.
Yapma ya, Connyland'a ver.
Kazanan Connyland.
Demek eğlence endüstrisi ön-dijital çağında.
İyi hafta sonu geçirin, Pazartesi görüşürüz.
Sandalyeler masaya!
Pardon.
Hey, sigaran var mı?
Benim için de var mı?
Ben de alabilir miyim?
- Bir tane daha alabilir miyim? - Evet, bana da.
- Ve sonrası için bir tane daha. - Git kendine al.
Biz asla bir şey satın almayız, bunu anca sürtükler yapar.
Siktirin gidin.
- Sürtük! - Onun adı ne bu arada?
- Onun adı Sürtük. - Yok artık.
Adın ne?
- Adın ne? - Ne istiyorsun?
- Adını öğrenmek. - Adımın ne olduğunu gayet biliyorsun.
Yemin ederim unuttum.
Ben Gianna. Bunlar Nelly ve Vivi. Onlar da bizim çocuklar.
- Gianna, rahat bırak onu. - Rahat ol, sadece adını bilmek istiyorum.
O zaman sen de adını söyle.
Salak falan mısın?
Mia.
Pekâlâ Mia...
...eğer bizimle takılmak istiyorsan sürtük olmak zorundasın.
- Her şey yolunda mı? - Benim bakıcım falan mısın?
- Âdet görüyor mu diye sorsana.
- Görüyor musun? - Ne kadar saçma bir soru.
- Gianna gibi seksi dans edebiliyor musun? - Yok artık, onda öyle bir göt yok.
- Pekâlâ, biz spora gidiyoruz. - Görüşürüz çocuklar.
Yarın görüşürüz.
Gerçekten bizimle takılmak istiyorsun, değil mi?
O zaman gel bizimle.
Ve rahatla!
Siktir, babam evde.
- Okulun yok mu? - Olsaydı burada olur muydum?
Bunu imzalar mısın?
Teşekkürler.
Ona öyle bakma.
İğrenç.
Delirdin mi sen?
Sigaran var mı?
- Biraz daha indir. - Bu işte benden daha iyisin.
- Kime yazıyorsun? - Kimseye.
Sana yazdı mı?
Hayır.
Neden ona yazıyorsun o zaman?
Tam sana göre olduğunu bahane ediyorum.
Onun arkasından çok koşuyorsun.
Gianna, ne yapıyorsun?
- Kimin bacakları bunlar? Tıraşlanmamış. - Tıraşlandılar!
- Jim benim aşağıları elledi. - Ne? Ne zaman?
Ne yaptığı hakkında hiçbir fikri yok.
- Sana deli oluyor! - Onun sorunu.
Eğer beni ellemede iyiyse onunla birlikte olurum.
Bana dizüstünü ver.
Aç ağzını.
Bebek gibisiniz.
İzle şunu.
- Bak ona! - Daha önce hiç görmemiş.
Pekâlâ Mia, erkek arkadaşın var mı?
Hayır.
- Daha önce oldu mu? - Elbette, birkaç kişi.
Daha hiç cinsel ilişkin olmamış, onu yüzünden anlayabiliyorum.
- Bizim çocuklardan kimi beğeniyorsun? - Roberto mu? Bir kıvılcım gördüm.
- Olgunları tercih ediyorum. - 18 ve üstü mü? Anlıyorum.
Ve ne tarz erkekler?
Benden uzun ve dövmeleri seksi buluyorum.
"Dövmeleri seksi buluyorum." Saç rengi?
Umursamam.
"Saç rengi ve görünüş: herhangi."
Hayır, yine de yakışıklı olmalı.
Tamam, "görünüş" kısmını sileceğim. Şimdi sadece bir fotoğrafa ihtiyaç var.
- Işığa bak. - Seksi görün.
- Işık burada. - Başını kaldır, dudağını bük.
Daha fazla bük.
Elmacık kemiğini göster.
Şimdi sutyensiz.
Hayır.
- Sen çıkar o zaman! - Hayır üstsüz olmayacağım.
Çıkar.
Bırak, Gianna. Hayır!
- Gianna! - Rahatla! Bana da yap o zaman.
- Hayır! - Bana yap.
- Bırak bu saçmalığı. - Sorununuz ne sizin?
- Sorun mu? - Bunu tekrar yapmayacağız.
- Hiçbir şey yanlış gitmez! - Bırak şu saçmalığı.
Ne yapmak istiyorsun?
Gel buraya.
Kapa çeneni.
Kalktığım zaman, boğazımı sıkıca sık, tamam mı?
Daha sert.
Daha sert.
Güzel.
Hayır demeden önce siz de deneyin, çok güzel hissettiriyor.
Hayır teşekkürler.
Ben denemek istiyorum.
Eve gitmem gerek.
Merhaba?
Mia?
- Ne yapıyorsun? - Hiçbir şey.
- Hasta mısın? - Hayır.
- Öyle duydum sanki. - Hayır.
Nereye gidiyorsun?
Okula.
Bunu imzalar mısın?
Nedir bu?
- Okulla birlikte Connyland'a gideceğiz. - Tabii, koy şuraya.
Görüşürüz, kendine iyi bak.
Nereye gidiyorsunuz?
Bekleyin! Neyin peşindesiniz?
Alışverişe gidiyoruz.
Lanet olsun, bu şey nasıl çalışıyor?
- Sadece üzerine işe. - Yapma ya, gerçekten mi?
Sonuç iyi çıkacaktır.
Negatif! Negatif!
Siktir!
Çocuklar...
Seni orospu çocuğu!
Seni ve lanet orospunu sikeyim!
Ona bir bak, o çok çirkin.
Sonra da kendine bir bak, ondan daha iyisine layıksın, tatlım.
- Hey durun! - Koşun!
Merhaba!
- Nereye gittiniz? - Çıkmamız gerekiyordu.
Bu çok deliceydi.
Hadi gidelim.
Buluşmak ister misin?
Mia?
Neden kapıyı kilitledin?
Jacky ve Robby artık akvaryumun içinde değiller.
Aç kapıyı.
- Bu konu hakkında bir şey biliyor musun? - Hayır, nereden bileyim?
İki balık öylece kaybolamazlar.
Lanet olsun ne oluyor burada?
O balıklara ne oldu?
Onları tuvalete boşalttım.
Neden?
Uyan bakalım, uykucu.
Seni ben bırakacağım.
Anlat bakalım...
...okul nasıl gidiyor?
Güzel.
Peki ya dersler?
Yetişiyor musun?
Son matematik sınavını geçtim.
Neden annenin balıklarını tuvalete attın?
Sınırını aştın, biliyorsun değil mi?
Bunun doğru olmadığını biliyorsun, değil mi?
Evet...
O zaman neden yaptın?
Bilmiyorum.
Tanrı aşkına.
Connyland konusunu tamamen unutabilirsin.
SIHLCITY TIP MERKEZİ
Merhaba, Mia mı?
Dr. Mundweiler.
Seni buraya getiren herhangi özel bir şey mi var?
Bir kontrol, yapabilir misiniz?
Ne tür bir kontrol istiyorsun?
Sadece her şeyin yolunda olup olmadığını.
Evet, bunu kesinlikle yapabilirim.
Mia, benimle açıkça konuşabilirsin.
Bir şeyin yolunda olmadığını mı hissediyorsun?
Hayır, ben iyiyim. Özür dilerim.
Sadece... Âdetimi gördüm.
- İlk kez mi? - Evet.
- Ne zaman? - Dün.
Bu güzel.
Şimdi tabii ki birkaç değişiklik yaşayacaksın.
Ağrı verici mi?
Hayır, sadece farklı hissettim.
Gel ve tekrar otur.
Beklediğinden farklı mıydı? Seni gafil mi avladı?
Hayır, konu o değil.
Ayağım.
Ne olmuş ayağına?
Tırnaklarım birlikte büyüdüler.
Tırnakların mı?
Bu benim alanım değil açıkçası.
Ama bu âdet gördüğümden beri oluyor.
Pekâlâ, bakmama izin ver.
Sadece sindaktili. Tehlikeli değil.
Ameliyat ile kolayca ayrılabilir.
Harika. Bunu hemen yapabilir misin?
Eğer bir çocuk doktoruna görünürsen seni ortopedik ameliyata aktaracaklardır.
Ve sonra daha önce olduğu gibi mi görünecek?
"daha önce" derken ne demek istedin?
- Yani normal. - Sindaktili doğuştan bir kusurdur.
- Doğduğundan beri var. - Sadece dünden beri var.
Bu mümkün değil.
Öyle! Deforme olduğumu mu düşünüyorsun? Sadece kurtul şundan!
Tekrar bakabilir miyim?
Diğer tırnakların arasında da başka bir küçük bir zar var.
Bu gerçekten çok olağan dışı.
Bazı laboratuvar testi yapabiliriz. Şimdi kalkabilirsin.
Ailenden başka birinde böyle bir şey var mı?
Küçük bir iğne hissedeceksin.
İyi misin?
Neden bana hamile olduğun zamandan hiçbir fotoğraf yok?
Kutulardan birinde olmalılar.
Ve...
...neden siz ikinizden farklı görünüyorum?
Yapacak ödevin yok mu?
Gnädingers'in kızı hep ders çalışıyor.
- Birkaç ödevim var. - Tamam o zaman.
Seks yapmak ister misin?
Selam kızlar.
Biriyle birlikte olacağım.
Profili bu mu?
Bakayım.
Tanrım, 35 gerçekten yaşlı.
Sorun değil, ben de yapmıştım.
Daha fazla deneyime sahip oluyor.
Gençliğimi trenlerde geçiriyorum.
- Ne kadar uzaklık kaldı? - Yaklaşık on dakika.
Çok sıcak.
Ne kadar uzun Mia'ya sor.
Bunu gerçekten yapacak mısın?
Evet, neden?
Bu delilik.
Sadece fotoğraf çekmesine ya da o tür bir şey yapmasına izin verme.
Al.
Gerçekten 16 yaşında değilsin, değil mi?
Yarından sonra 16'yım.
Yani biraz hile yaptın.
Bu seni rahatsız ediyor mu?
Hayır. Önemli değil.
- Yoksa senin için çok mu yaşlıyım? - Hayır, hiçte bile.
Hayır genç değilim.
Her şey çok çabuk gelişti...
...düşündüğümden çok daha gençsin.
Bugün güzel bir gün.
Dışarıda arkadaşların beraber olmak istemiyor musun?
Hayır, peki ya sen?
Burada olman güzel.
Favori şarkımı dinlemek ister misin?
Seni gerçekten çok sevdim.
Hayır gerçekten...
...gerçekten çok güzelsin.
Dilini çıkar.
Bir daha.
Vay canına, bu seni daha da güzel yapıyor.
Uzan.
Nedir bu? Biri vurdu mu sana?
- Her şey yolunda. - Hayır!
Özür dilerim.
Nereye gidiyorsun?
Yaptın mı?
- Hadi gidelim. - Bekle bir saniye.
Yaptın mı?
Hadi gidelim.
Tıpkı dediğim gibi.
- Sonra görüşürüz. - Aptal, hemen geleceğim.
Odama geçelim mi?
Sana bir şey sorabilir miyim?
Evet.
Benden bir şey istiyor musun?
Ne isteyeyim ki?
Hiç dumanlı öpüştün mü?
Sadece ciğerlerine çek.
Seks yapmak ister misin?
Hep seninle yapmak istedim.
Ama...
...eğer istemezsen, abim ile video oyunu oynayabilirim.
Lanet olsun...
...beni delirttin.
Harikaydı.
- Boşaldın mı? - Sanırım.
- Kalıp video oyunu oynamak ister misin? - Hayır, eve gitmem gerek.
Peki, ben çıksam sorun olur mu?
Akşam bir parti var, gelmek ister misin?
Orada görüşürüz.
Nasıl gidiyor?
- Selam beyler. - Bu Mia.
Alex.
- Jim. - Ona da ver biraz.
Teşekkürler.
- Siz ikiniz çıkıyor musunuz? - Hayır, sadece arkadaşız.
Onun içini dışını biliyor.
- Kapa çeneni! - Seks mi yaptınız?
Hadi gidip bira alalım.
Seni havalı fahişe.
- İkiniz birlikte misiniz? - Bilmiyorum.
Aşık mısın?
Bir yudum alabilir miyim?
Sert mi?
Çakmağı olan var mı?
Pardon!
Ot içiyorum...
Sakin, rahat.
Güzel bir gece geçirin, tamam mı?
İyi misin?
Sarhoş musun?
- Biraz. - Ben de.
Benimle de sevişmek ister misin?
Belki.
Acele etme, seni arayacağım.
Her şey yolunda.
- Her şey güzel. - Öyle mi?
Harika hissediyorum.
Her şeyi çıkar, hepsini çıkar.
Oturmak ister misin?
Eve gitmem gerek.
Sizde kalabilir miyim?
Elbette.
- Annen nerede? - Uyuyor.
Annenle baban aynı yatakta uyumuyor mu artık?
Ve yemekleri her zaman annen mi yapar?
Evet.
Harika aile demek.
Evet.
Bazen evlatlık olduğumu düşünüyorum.
Vay, gerçekten mi?
Gerçek annen ne olabilir peki?
Beni istemeyen biri.
Siktir.
Tıpkı benim gibi.
Ayrılıktan sonra annem Amerika'ya gitti.
Birkaç şeyi ayarlaması gerektiğini söyledi...
...sonra onun yanına gidebilecektim.
Bunu şimdi beş yıldır söylüyor.
Siktir.
- Peki ya baban? - Onu gördün.
Ama o asla evde olmuyor, yani ne istersem yapabilirim.
Keşke ben de ne istersem yapabilseydim.
- Connyland'a bile gidemiyorum. - Ne? Neden?
Hiçbir fikrim yok.
Şaka mı yapıyorsun? Gelmen lazım!
- Aileye gönderilen kâğıt nerede? - Masanın üstünde.
Babanın adı ne?
Michael. Ama onun imzasını kopyalayamazsın.
Sence öğretmenimiz akşamını imzaları karşılaştırmakla mı harcıyor?
Bir daha yap, güzel görünüyor.
Bana göbek deliğini göster.
Göbek deliğin gerçekten tatlı!
Siktir git!
Günaydın.
- Günaydın. - Günaydın.
Stockerslerin düğününe davet edildik. Sen de tabii.
Orada bir kaplıca var ve başka çocuklar da orada olacak.
Gideceğimi düşünmüyorum.
Merhaba.
- Günaydın, Bayan Lehner. - Günaydın.
- Bay Lehner. - Merhaba. Ve sen...
Gianna, tanıştığımıza memnun oldum.
Gece kalmama izin verdiğiniz için teşekkürler.
Evet, elbette.
- Aynı sınıfta mısınız? - Evet.
- Ailen burada kaldığını biliyor mu? - Onları umurlarında değil.
- Benim için diş fırçanız var mı? - Tabii ki.
Teşekkürler.
- Sigara içmeyi bıraktım. - Harika.
Yürü git.
Mia, gel buraya!
Ne zaman bıraktın?
- Üç saat önce ya da öyle bir şey. - Şimdiden yıllar gibi!
Sessiz olun lütfen. Ailenizin imzaladığı forma ihtiyacım var.
Seninki nerede Roberto? Teşekkürler.
Ne oldu?
Sahte imza attık.
Fark etmeyecektir.
Bakın bende ne var... Ekstazi!
- O nedir? - Çok güzel.
Favori uyuşturucum.
Hepsini koy.
Şimdi ne olacak?
Hey, yeter o kadar!
Çok fazla!
Eğer Connyland'ta olsaydı ne olurdu?
Bugün burada olsaydı ne olurdu?
Gianna, o kesinlikle burada değil.
Evet, sadece seninle dalga geçiyorum.
Bekle.
Devam et!
Devam et!
İyi misin? Sorun ne?
Hiçbir şey.
Öylece herhangi biriyle mi birlikte oluyorsun?
Tam bir orospusun.
Bacaklarına ne oldu?
Siktir, kustu.
Su içmen gerek bebeğim.
Soyunuktu ve bacakları tamamen morarmış.
28 CEVAPSIZ ARAMA ANNE
Otur.
Ne yaptığını sanıyorsun sen?
Farkına varmayacağımızı mı sandın?
Yeni kız dışında herkesin gitmesi ne kadar ezikçe olurdu biliyor musun?
Burada yaşadığın sürece kurallarımıza uymalısın.
Sadece konuş bizimle.
Dinle Mia.
Bu sabah biraz aramızda konuştuk...
...ve ikimizde tekrardan...
...terapiye başlaman gerektiğini düşünüyoruz.
Yoruldum.
Buraya bir kesik atacağız.
Pens kullanabilirsiniz.
Şimdi yanlardaki eti çıkabilirsiniz.
Hangi bölüm balığın hava kesesi?
Şuradaki beyaz şey, görüyor musun?
Şimdi çıkarabilirsin.
Neden balığın bir hava kesesi var?
Yüzmek ve gevezelik yapmak için mi?
- Öyle mi? - Böylelikle dalıp çıkabilir.
Derinliği kontrol etmek için.
Doğru. Yüzerken derinliği kontrol edebilmek için.
Şimdi, buradaki şey ne Mia?
- Bağırsak. - Doğru, onu da çıkarabilirsin.
Pekâlâ, lütfen sertifikalarınızı yanınıza alın.
Mia, balığı Bay Kunz'a götürebilirsin...
...ve lütfen tatillerden sonra zamanında burada ol.
Kimseye söylemeye cesaret etme yoksa seni parçalarım.
Tek soru soracağım. Temiz misin?
Ne? Neden?
Hastalıklı olduğuna dair bir söylenti var.
Duyduğum kadarıyla bir tarz deri döküntüsü.
Bu doğru değil.
Yani hastalık değilsin. Bana bir şey bulaştırmadın değil mi?
Hayır. Peki ya sen?
Ben elbette temizim.
Eğer bizimle birlikte düğüne gelirsen baban mutlu olur.
Orada kimseyi tanımıyorum.
Onun yeni patronu.
Bizim için önemli olabilir.
Bana bir öpücük vermeyecek misin?
Ailen neden buraya gelmenin iyi bir fikir olduğunu düşünüyorlar?
Onların ailem olduğunu kim söyledi?
Başka kim olabilirler ki?
Beni evlatlık aldılar.
Son zamanlarda seni endişelendiren bir şey mi var?
Şu anda seni ne mutsuz ediyor?
Sadece hepsi farklı. Ve...
Yapmak istemediğim şeyler yapıyorum ve bu kendimmiş gibi hissettirmiyor.
Bu kesinlikle senin için kolay olmayabilir.
- Ama yalnız değilsin. - Hayır! Normal değilim!
Ve benim gerçek ailem de normal değillerdi. Bunu onlardan çektim.
Onlardan çektiğin şey nedir?
Lütfen gidebilir miyim?
Harika bak.
Geri koy onu!
Annen menopozda mı?
Menopoz nedir?
Hormonlar, menopoz sırasında değişmiyorsun.
İştah bastırıcılar ve kaygı gidericiler...
...harikalar.
Bunu okuyabilir misin?
Hepsi Fransızca.
Belki evlatlık kağıtlarıdır.
Ne oluyor burada?
Delirdin mi?
- İkinizde çıkın! - Sadece bir şey arıyorduk.
- Sen evine dönebilirsin. - O kalıyor.
Evine gidiyor.
Eğer olay büyürse bana gel.
Arkadan neler çeviriyorsun sen?
Hamile olduğun tek bir fotoğraf yok.
Gerçek annemin kim olduğunu bilmek istiyorum!
Bazen ben de senin, benim kızım olduğuna inanamıyorum.
Günaydın.
Günaydın.
Otelimizin olduğu adres burada.
Bizi ara.
BU GECE GÖLÜN ORADA - GELİYOR MUSUN?
EVET.
Mia selam.
Seksi fahişe.
Şu anda ne olsaydı iyi olurdu biliyor musun?
Sadece durdur tuşuna basabilseydik...
...şimdi ve her zaman her şey olduğunu gibi kalsaydı.
Harika olurdu.
Gerçekten harika olurdu.
Çok güzel olurdu.
Pardon.
Arkadaşlarımdan biri yarın bir parti veriyor.
Siz ikiniz o partiye tam uyuyorsunuz.
Yardım edin!
Yardım edin!
Sudan geri çıkmadı!
- Çok teşekkürler. - Gitmem gerekiyor.
Hayır Mia!
Nereye gidiyor?
Siktir.
Nedir o?
Hiçbir şey.
Lanet olsun, doktora görünmen gerek!
Hayır...
Zaten denedim.
- Lanet olsun. - Bırak gitsin.
Bırak gitsin.
Lanet olsun.
Siktir git, bırak gitsin.
Git buradan!
Mia?
Siktir.
Bu odadan siktir olup gidin, anladınız mı?
Mia, beni duyabiliyor musun?
- Ne yapıyorsun? - Siktir git.
- Ne yapıyorsun? - Mia, hey?
Mia, durdur şu saçmalığı. Bunu yapmak istemiyorsun.
- İstiyorum! - Hayır istemiyorsun!
Bacakların kanıyor.
- Bacaklarının sorunu ne? - Doktor görmen gerekiyor.
- Bacaklarının sorunu ne? - Hiçbir şey.
Kıyafetlerini çıkaralım!
- Hayır, onu rahat bırakın! - Hayır!
Onu rahat bırakın!
- Çekil üstümden. - Sabit dur!
Siktir!
Sen ne tür bir pisliksin?
Bulaşıcı mı?
Evet, bulaşıcı!
Hepimiz siktirin gidin!
Telefonunu kullanabilir miyim?
Anne?
Evet, seni duyabiliyorum.
Sizi özledim.
Hatırlıyor musun, o yudumu içmiştin ama ne kadar ağır olduğunu fark etmemiştin?
Çok komiktin.
Evet.
Sonra görüşürüz o zaman.
Görüşürüz anne.
Korkmuyor musun?
Hayır, korkmuyorum.
Üzgün olmaya gerek yok.
Üzgün olma.
Her şey için teşekkürler.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.