All language subtitles for sakiinn 3 kkk

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Downloaded from YTS.MX

[gergin müzik çalar]

Official YIFY movies site: YTS.MX

[köpek havlamaları]

[anlaşılmayan fısıltılar duyulur]

[dua eden biri duyulur]

[dua sesi devam eder]

[gerilim müziği]

[dua sesi devam eder]

[nefes sesi]

[dua sesi devam eder]

[çığlık sesi]

Korku hikayeleri dinlemeyi çok severdim küçükken.

Kardeşim, Kader.

En iyi arkadaşım, Orhan.

Bir de ben.

Babaannemin, dedemin ve köydeki deli Nadire teyzenin

hikayelerini dinler

geceleri de korkudan birbirimize sarılır uyumaya çalışırdık kardeşimle.

Yıllar sonra büyüyüp

yaşadığım korkunç şeyi başkalarına anlatacağımı hiç düşünmedim.

Yazı yazmayı pek beceremem.

Ama yaşadıklarımı anlatmak

yedi yıldır içimde hissettiğim o korkuyu azaltacak belki.

Bu lanetli olayın üzerinden yedi yıl geçti.

Bu olayı anlattığım kişiler bunun ya bir mucize olduğunu düşündüler

ya da büyük bir lanet.

Ben ikisi olduğunu da düşünüyorum.

Ama lanet nerede bitiyor, mucize nerede başlıyor bilmiyorum.

Orhan en iyi arkadaşımdı.

Ben dört yaşındaydım.

Kardeşim Kader doğdu.

Dört beş yıl sonra Kader de katıldı bize.

Başlarda Orhan,

Kader'in aramıza katılmasını istemese de sonraları çok iyi anlaştılar.

Ve birbirlerini sevdiler.

Hem de çok sevdiler.

Belki de eşi benzeri olmayan bir şekilde sevdiler.

Ve yıllar sonra evlendiler.

[jenerik sesi]

Halil, bu kaç oldu ya?

Ya sen burada benden eskisin.

Sigara içilmeyeceğini herkesten iyi biliyorsun.

Oğlum...

Lan içeride o kadar patlayıcı var, bizi mi öldüreceksin lan?

Şefim...

Zaten iki fırt çekip atıyorum, korkma bir şey olmaz.

İdare et ya, ne olacak?

Anlaşıldı, bu böyle olmayacak.

Bu kadar insanın hayatını tehlikeye atamazsın.

Senin çıkışını vereceğim, git eşyalarını topla. Hadi git.

Gözünü seveyim, yapma!

İhtiyacım var, durumumu biliyorsun.

Bana başka çare bırakmadın.

Kusura bakma.

Sigara mı içmiş yine?

Ben çıkışını veriyorum onun.

Yapma ya...

Bir sürü de borcu var, adamın ihtiyacı var.

Sedat, onu ben de biliyorum da ne yapalım?

Başka çaresi varsa söyle yapalım hadi.

Yok, başka çaresi yok. Ne yapacaksın...

Adam kendini düşünmüyor, bizi mi düşünecek?

Yazık.

Yarın Mehmet'e defter alacağım. Kader'in de işi varmış.

Söylersin, dokuz gibi hazır olsun.

Tamam.

Sıkma canını sen, olur böyle.

-Hadi Allah'a ısmarladık. -Eyvallah.

[duygusal müzik çalar]

Sende bir şey var.

Önemli bir şey yok hayatım ya.

İş yerinde canım sıkıldı sadece.

Sen kafana takma bir şeyi, olur mu?

Bak seni görünce daha iyi oldum şimdi.

Hadi yemek hazır, yemek yiyelim.

Geliyorum.

[metalik ışıldama sesi]

Dışarı çıkalım mı?

Sen demeseydin ben diyecektim zaten.

Büyülü ağaca gidelim mi?

Gidelim.

Bu saatte biri bizi burada görse deli der.

Ama kimse buranın büyülü olduğunu bilmiyor.

Burası bize uğur getirdi.

Mutluluğumuza şahit oldu.

Şans getirdi.

Abin yarın sabah dokuzda gelip seni alacakmış.

İşim var demişsin.

O kadar erken mi gidiyorlarmış?

Aslında çok işim yok.

Doktora uğrayacağım.

Hayırdır?

Hemen endişelenme.

Kontrole gideceğim.

Ne kontrolü?

Bu akşam ısrarla buraya niye gelmek istiyorum sanıyorsun?

Büyülü ağaç bize hep uğur getirdi.

Yarın belki güzel bir haberle gelirim doktordan.

Kaderim!

[duygusal müzik çalar]

[gerilim müziği çalar]

[köpek uluması]

[gerilim müziği çalar]

[boyun kırılma sesi]

[çığlık sesi]

Ayşe abla!

Ayşe abla.

Ayşe abla, tamam ablam!

Ablam, tamam ablam!

Tamam abla!

[çığlık devam eder]

Ben birazdan gelirim.

Şefim!

Şefim! Halil'in karısı dışarıda.

Halil canına kıymış.

[gerilim müziği]

Ne diyorsun lan?

Ne diyorsun?

[tempolu müzik çalar]

Tamam abla!

[tempolu müzik devam eder]

Koşun...

Ayşe!

Ayşe.

Senin yüzünden!

Senin yüzünden gitti Halil'im!

Gitti!

-Ayşe... -Senin yüzünden!

Allah belanı versin!

[gerilim müziği devam eder]

Senin kaderin de Halil'inki gibi karanlık olur inşallah.

Senin kaderin de böyle karanlık olsun!

Senin sonun da böyle karanlık olsun.

Hadi abla, kalk.

Mehmet, sen koca adam oldun da dördüncü sınıfa mı gideceksin?

Büyüyüp mühendis olup uçak yapacakmış.

Bak sen... Yapar benim aslan yeğenim.

O yapmayacak da kim yapacak?

Yaptığım uçağa da Melek adını koyacağım.

[duygusal müzik çalar]

Hala, yanıma gelsene.

Çizdiğim uçakları göstereceğim.

Geleyim halacım.

Hadi babası, arabayı durdur da yanına geçeyim.

[telefon çalar]

-Orhan arıyor. -Efendim Orhan?

Ne diyorsun Orhan?

Ne zaman olmuş?

Tamam kardeşim, geliyoruz.

Tamam, geliyoruz.

Abi ne oldu? Ne dedi Orhan?

Hay Allah ya!

-Baba! -Araba!

[korna sesi] [çarpışma sesi]

Üç kapkaranlık ay...

Hayatımda hatırlamayı sevmediğim üç an var.

Birincisi

rahmetli karım Meleğin Mehmet'i doğurduğu sırada yalvarır gözlerle bana bakması

ve "Ona benim için iyi bak." demesi.

Bunlar ondan duyduğum son sözlerdi.

İkincisi

Oğlum Mehmet'in kaza olmadan hemen önce bana "Baba!" diye bağırışı.

Bunun da ondan duyacağım son sözler olmaması için hep dua ettim.

Üçüncüsü ve belki de en kötüsü

kazadan aylar sonra bir cuma gecesi Kader'i o evde gördüğüm an.

Ama o korkunç cuma gecesine kadar yaşadıklarım da

sıradan her insanın yaşayacağı şeyler değildi.

[köpek havlaması]

[gerilim müziği]

[duygusal müzik çalar]

[tempolu müzik çalar]

[tempolu müzik devam eder]

[metalik ışıldama sesi]

Kader'im...

Beni sensiz bırakacaksın diye o kadar korktum ki.

Ama her şey eskisi gibi olacak, korkma.

Merak etme.

[telefon çalar]

Anne ben çıkıyorum.

Sen de Mehmet'in yanına geç, yalnız kalmasın.

Nereye gidiyorsun bu saatte, oğlum?

Var işte bir işim, anlatırım sonra.

Geç kalma.

Sen olmayınca gözleri hep seni arıyor.

Tamam anne, dönerim bir saate.

[dramatik müzik çalar]

Affedebilecek misin beni?

[duygusal müzik çalar]

Oğlana iyi bakamadım.

Ama ben inanıyorum.

İnanıyorum, güzel Allah'ım yardım edecek.

Melek'im!

Canım.

Kızma bana.

[duygusal müzik devam eder]

[gergin müzik çalar]

Seni bu elbiseyle görmeyi çok özledim.

Yanımda olmadığın zamanlarda

seni hep bu elbiseyle hayal ettim.

Ne oldu bana?

Hiçbir şey bilmiyorum.

Hatırlayacaksın.

Hatırlatacağım sana, merak etme. Ben senin hep yanında olacağım.

Merak etme, yanında olacağım.

Hep senin yanında olacağım.

Hep senin yanında olacağım.

-Oğlan uyudu mu? -Şimdi yatırdım, uyumamıştır daha.

İyi geceler oğlum.

[bir şey yere düşer]

[gerilim sesleri]

[kırılan eşya sesleri]

[gerilim müziği]

Ne oldu, oğlum?

Yok bir şey anne, git yat sen.

Tamam.

İyi geceler oğlum.

[gerilim müziği]

[anlaşılmayan mırıldanmalar duyulur]

[gerilim müziği]

[gerilim müziği devam eder]

[çığlık sesi]

Geçti, geçti.

-Tamam, sakin ol. -Ne oldu anlamadım.

Birden fenalaştım.

-Çok korkuyorum. -O odanın yanına bir daha gelme sakın.

O odada kötü şeyler yaşandı, hatırlamaman lazım.

Eğer hatırlarsan kötü olursun.

Kapıyı bu yüzden kitledim bak.

Sakın içeri girmeye çalışma bir daha.

Tamam mı? Girmeye çalışma.

Hatta kapıya bile bakma.

Tamam mı?

Kader'im!

Bir tanem.

Hadi gel seni yatağına götüreyim.

Şu köpek de hiç susmuyor. Sen kalkma, tamam mı?

[gerilim müziği]

[anlaşılmayan fısıltılar]

[anlaşılmayan fısıltılar devam eder]

[gerilim müziği çalar]

Mehmet nasıl abi, daha iyice mi?

Nasıl olsun be Kadir...

Konuşamıyor.

Bazen elini oynatır gibi oluyor, içim gidiyor.

Anlıyorum abi.

Tahmin edebiliyorum. Allah acil şifa versin.

Amin, inşallah.

Orhan abi de bu aralar pek bir içine kapandı. Başka biri oldu sanki.

Zor be Kadir.

Onun için de zor, benim için de.

Zor günler geçiriyoruz yani.

Senle de konuşmuyormuş, doğru mu?

Afiyet olsun.

Eyvallah abi, sağ ol.

-Hadi afiyet olsun. -Sağ ol abi.

Kapıya geldim.

Otursana yavrum.

Beynini yedi.

Yedi beynini.

Götürecekler.

Götürecekler onu.

Götürecekler onu.

Yedi beynini...

[gerilim müziği çalar]

Oğluma yapışmış, sülük gibi yapışmış.

Yedi beynini.

Yedi oğlumun beynini.

Oradan bana bakıyor.

Çerçeveden çıkacak gibi bakıyor.

Kene gibi yapışmış...

Yanına yapışmış...

Yedi oğlumun beynini.

[gerilim müziği çalar]

Hatice.

Hatice?

Hatice?

[gerilim müziği çalmaya devam eder]

Hatice?

Hatice!

Hatice, gel buraya!

Hatice!

Hatice.

Nereye gidiyorsun? Şu haline bir bak.

Hadi, gel eve. Hadi.

Sen eve git. Ben...

Anlamadın ki sen gittiğimi.

Orada köşemde oturuyorum. Git bak, oradayım ben.

-Tamam. -Ben Orhan'ı alayım, hemen geliyorum.

Tamam, beraber gider alırız. Hadi, Hatice.

-Orhan'ı alalım gelelim. -Alırız, hadi.

Hadi, hadi.

-Hadi, hadi. -Elbisemi bıraktım.

-Sen anlamadın gittiğimi. -Tamam.

Bazen uzun uzun birbirimize bakardık.

Elimi tutar, beni ne kadar sevdiğini sadece bakışlarınla anlatırdın.

Hiç böyle bir aşk bilmediğimizi, böyle bir şey duymadığımızı anlatırdın.

Birbirimizi kaybedersek yaşayamayacağımızı söylerdin.

Bizim aşkımız çok büyük, Kader.

Yine hatırlayıp beni çok seveceksin.

Eskisi gibi o günlere döneceğiz.

[duygusal müzik çalar]

Seni bu elbiseyle görmeyi çok özledim.

Yanımda olmadığın zamanlarda

seni hep bu elbiseyle hayal ettim.

Bu kolyeyi verdiğimde o kadar sevinmiştin ki mutluluktan gözünde...

[gerilim müziği çalar]

[nefes nefese]

[tempolu müzik çalar]

[çığlık çığlığa]

Kader.

Kader.

Kader?

Ne oldu?

Bunlar annemle babam.

Annem evlenmemizi istememişti.

Bu yüzden bir süredir görüşmüyoruz onlarla.

Benim

annemle babamın resmi yok mu?

[gerilim müziği çalar]

[gerilim müziği devam eder]

[gerilim müziği devam eder]

[büyü sözcükleri mırıldanır]

[büyü sözcüklerine devam eder]

[büyü sözcüklerine devam eder]

[büyü sözcüklerine devam eder]

[gerilim müziği çalar]

[büyü sözcüklerine devam eder]

Orhan.

Orhan, daha benimle ne kadar konuşmayacaksın, kardeşim?

Sedat, git buradan.

Git buradan Sedat, bir daha da sakın gelme.

[gerilim müziği çalar]

Ben söyleyene kadar dışarı çıkmayacaksın.

Kimseyi görmeyeceksin, tamam mı?

Tamam Orhan.

[duygusal müzik çalar]

Gökyüzünde tek yıldızın olsaydım...

Gözlerim hep üzerinde olurdu.

Bakışımla kalbine ok atsaydım...

Yer sarsılır belki dünya dururdu.

[gerilim müziği çalar]

Gel bakalım oğlum.

Hadi oğlum, uyu.

Allah rahatlık versin.

Allah, Mehmet'imi bana bağışla.

Onu da benden alma.

[büyü sözcükleri mırıldanır]

[büyü sözcüklerine devam eder]

[gerilim müziği çalar]

[büyü sözcüklerine devam eder]

[gerilim müziği devam eder]

[tekerlek gıcırtısı duyar]

[gerilim müziği çalar]

Anne?

[gerilim müziği devam eder]

[tekerlek gıcırtısı duyar]

[gerilim müziği çalar]

Günaydın abi.

Günaydın. Günaydın.

Orhan, biraz konuşalım mı?

Orhan ben hiç iyi değilim.

İyice kafaya takmaya başladım.

Uyuyamıyorum. Dün gece yine saçma sapan şeyler gördüm.

Sen benim kardeşim sayılırsın, böyle yapma Orhan.

Kendine de bana da yapma.

Vardiya saatin geldi. İşinin başına git.

Orhan! Orhan, kardeşim bak!

Beni suçluyorsun, değil mi?

Haklısın.

Her şey benim yüzümden oldu.

Ama onun benim için de değerini bilmiyor musun?

Senin karınsa benim de kardeşim.

Mehmet'i her gördüğümde kazayı yeniden yaşıyorum.

Kader her gece rüyalarıma giriyor.

Daha dün gece "Beni kurtar!" diye bağırıyordu.

Çok özledim onu.

Oğlan desen yatalak.

Konuşamıyor, yürüyemiyor.

Ben ne yapacağımı şaşırdım.

Keşke elimden bir şey gelse, zamanı geriye alabilsem ama yok.

Elimden bir şey gelmiyor.

Sen de bana bunu yapıyorsun. Yeter artık, kes!

Sen benim Kader'imi aldın!

Seni görmek istemiyorum.

Uzak dur benden de evimden de, seni gebertirim.

Gebertirim seni!

[gerilim müziği çalar]

[gerilim müziği çalmaya devam eder]

[sinek vızıltıları]

Resim yapalım mı?

Ha?

Gel bakalım.

Biraz resim yapalım senle, dur.

Al bakalım kalemini.

Ne yapalım biliyor musun? Bunun aynısını yapalım.

Bunu da sen yapmıştın, hatırlıyor musun?

Bunun aynısını yapalım, gel.

Böyle.

Gövdesini yapalım...

[duygusal müzik çalar]

Güzel oluyor, değil mi?

Kuyruğunu yapalım.

Kanatlarını da yapalım mı?

Tamam, kanadı da yapalım.

Evet.

[kapı çalar]

Dur oğlum.

Dur.

Ben geliyorum şimdi.

[gerilim müziği çalar]

Hayırdır oğlum, ne oldu?

Kapı çaldı da baktım kimse yok.

Ben duymadım.

[sinek vızıltıları]

[gerilim müziği çalar]

Oğlum. Oğlum!

Mehmet. Mehmet!

[gerilim müziği devam eder]

[büyü sözcükleri mırıldanır]

[büyü sözcüklerine devam eder]

Yine dönmüş.

Ben kapatıyorum, o açıyor.

Ben kapatıyorum, o açıyor.

Allah'ın belası kadın, beynimi yedi oğlumun.

Kapattım bitti işte. Gözlerini oyarım!

Senin gözlerini oyup köpeklere yedireceğim. Görürsün sen.

Allah'ın cezası kadın. Oğlumun beynini yedi.

-Ona göstereceğim ama ben. -Yine mi şunu çevirdin, Hatice?

Çevirme.

Onun içinde çıkıp dövüyor beni.

Hayırdır inşallah.

-Hoş geldin oğlum. -Hoş bulduk baba, öpeyim.

-Geç. -Nasılsın baba, iyi misin?

İyiyim, sağ ol.

-Ana... -Oğlum! Oğlum!

Annem!

Hoş geldin. Otur, otur geç.

Karını niye getirmedin? Gelmedi mi?

Getireceğim anne, getireceğim.

İyi olsun da...

Hastaymış karısı, iyileşince onu da getirecek.

Gelsin, gelsin. Elimi öpsün.

Ben pek severim gelinimi, getir.

İyi olsun, getireceğim ana.

-Ben çay koyayım. -Hadi koy.

-Ben de ellerimi yıkayayım. -Yıka annem.

Yıka.

Yıka.

Sen iyi değilsin, oğlum.

Benim de üstümde bir sıkıntı var.

Veysel hocaya bir gidelim.

-Hem Mehmet'e de bakar. -Ne Veysel hocası anne ya?

Mehmet'in hali belli. Bir de korkutalım mı çocuğu?

Hem sen neden çocuğun yanında değilsin?

Sen demiyor musun yalnızken huzursuz diye?

Git otur çocuğun yanında.

[gerilim müziği çalar]

Sen yat anne, ben buradayım.

Kader.

Kader.

Kader.

[gerilim müziği devam eder]

Kader.

Kader.

Kader.

Gel benimle.

Gece uyku tutmayınca çıkıp dolaşmak isterdin.

Bir gece burada iki çocuğuyla ağlayan yaşlı bir kadın görmüştük.

Ne olduğunu sorduk.

Kızı kaybolmuş.

Beraber arayalım deyince

kadın büyülü ağacı göstererek

"O ağacın oradaki adam aldı onu.

Söyleyin ona geri versin çocuğumuzu." diye yalvarıyordu.

Biz kadının gösterdiği yere bakarken

bir anda

kadın ve çocukları yok olup kaybolmuştu.

[fısıltılar duyulur]

Orhan!

[gerilim müziği duyulur]

Orhan!

Orhan!

[büyü sözcükleri mırıldanır]

Orhan.

[büyü sözcükleri mırıldanmaya devam eder]

[gerilim müziği çalar]

[büyü sözcükleri mırıldanmaya devam eder]

Uyan bir tanem!

[büyü sözcükleri]

Korkma bir tanem, rüya gördün.

Korkma. Rüya gördün bir tanem, korkma.

Korkma. Rüyaydı geçti.

Geçti bir tanem.

Geçti.

Sedat abi?

İyi misin, bir şeye ihtiyacın var mı?

İyiyim Kadir, sağ ol.

Bir şeye ihtiyacın varsa, söyle. Pek iyi görünmüyorsun.

Uyuyamıyorum ki Kadir.

Uyku falan kalmadı, bitti.

İnsan kafasını takmadan yapamıyor.

Mehmet de iyi değil.

Ama bir şekilde atlatacağız inşallah.

Geçen sene benim hanım da öyle sıkılıyordu.

Geceleri uyuyamıyordu.

Tüm gece evin içinde dolaşıyordu.

Uyuyunca daha kötü oluyorum diyordu.

Sonra benim baldız onu bir hocaya götürdü.

Musallat olmuşlar buna dediler.

Ama sonra çok şükür iyi oldu.

Veysel hoca okuyunca bir şeyi kalmadı.

-Veysel hoca mı? -Bir görün istersen abi.

Ben hanımla konuşurum.

Tamam, bakarız Kadir.

Tamam abi, ben hanımla konuşacağım.

Mehmet'i de götür yanında, olur mu?

Hoş geldin.

-Nasılsın anne? -Kadir'in karısı uğradı.

Veysel hoca diye birine gidecekmişsin.

-Ne zaman geldi? -Buradaydı, az önce gitti.

Akşama bekliyormuş, anlattı bana yerini.

Çocuğu giydireyim de gidelim.

Sen kal burada, ben götürürüm.

[duygusal müzik çalar]

Kader.

[duygusal müzik çalar]

O kadar güzel olmuşsun ki...

[duygusal müzik çalmaya devam eder]

İyi ki senin karın olmuşum.

Ne olur beni hiç bırakma, Orhan.

Seni hiç ama hiç bırakmayacağım.

Seni ömrümün sonuna kadar koruyacağım.

Sana bakacağım.

Ben sensiz yaşayamam, bildiğim tek şey bu.

Sen benim sevdiğim tek ve son kadınsın.

Merhaba canım.

-Veysel hocanın evi burası mı? -Evet, burası.

Hoş geldin, Mehmet.

Sen Mehmet'i nereden tanıyorsun?

Dedem tanıyor, bana o söyledi.

Hoş geldin, Sedat.

Ben de sizi bekliyordum.

Sen de hoş geldin, Mehmet.

Hadi kızım. Sen annenin yanına git.

Peki dede.

[gerilim müziği çalar]

[gerilim müziği devam eder]

Sedat.

Sen beni tanımıyorsun.

Ama ben seni ve oğlunu dün gece burada gördüm.

Anlamadım hocam, nasıl?

Bana gösterdiler.

Mehmet'i de gördüm, seni de.

Bak oğlum.

Mübarek Kur'an'ın birinci suresi Fatiha'dır.

Fatiha, başlangıç demektir.

Birinci sure,

''Elhamdülillahi rabbil alemin.'' diye başlar.

Yani "Hamd,

alemlerin rabbi olan Allah'a mahsustur."

Ne diyor alemlerin rabbi?

Cennette müjdelenmiş on sahabeden biri olan Ebû Hubeyd efendimiz

"Alemler deyince

aklı eren kimseleri anlayın." der.

Bunlar da dört ayrı ümmettir.

İnsanlar.

Melekler.

Şeytanlar.

Ve cinler.

Şeytanlar ve cinler.

Sana ve oğluna cinler musallat olmuş.

Mehmet'in bünyesi zayıf olduğu için

onu kullanıyorlar.

Onun vücuduna girip

ikinize de vesvese veriyorlar.

Bunu da Mehmet'i bana getirmen için yaptılar.

Asıl amaçları seninle temasa geçmek.

Çünkü sana bir vazife vermek istiyorlar.

Hocam, elini ayağını öpeyim.

Yardım et bize.

Mehmet'in bu hale gelmesine sebep benim.

Şimdi benim yüzümden başka sıkıntılar çekiyorsa

ben buna katlanamam, bunu kaldıramam.

O benim evladım ya!

Ben bu öksüz yavru için elimden geleni yapacağım.

Bu yüzden şimdi sakinliğini koru.

Sizlere musallat olanların niyetini

vazifeden neyi kastettiklerini bir öğrenelim.

Ancak bu konuda yardımına başvurmam gereken birisi var.

Şimdi gidin, oğlum.

Yarın öğlen, mutlaka burada olun.

Şimdi gidin, oğlum.

Yarın öğlen, mutlaka burada olun.

Kardeşin Sedat ve yeğenin Mehmet'i çağıracağım yarın.

Yine eski günlerdeki gibi hep beraber olacağız.

[gerilim müziği çalar]

[kadın ağlar]

Davut!

Davut, kalk!

-Hatice? -Kalk.

Ne oldu?

-Niye ağlıyorsun? -Rüyamda Orhan'ı gördüm.

İyi değildi. Gidip alalım.

Hadi, kalk yatalım.

Sen diğer tarafa geç.

Sedat, ben yavaş yavaş toparlıyorum.

Ben seni üzdüm, kusura bakma.

Yarın akşam Mehmet'i alıp gelsene, özledim onu da.

Olur, geliriz tabii.

Mehmet de seni özlemiştir.

Her şey iyi olacak. Mehmet nasıl?

İyi, sağ ol.

-Yani inşallah iyi olacak. -İnşallah.

Ya...

Sedat, ben seni çok üzdüm. Kusura bakma.

Ama çok zor günler geçirdik, biliyorsun.

Sedat, yarın akşam Mehmet'i al, bana gel.

Çok özledim keratayı.

Hep beraber hasret gideririz.

Tamam kardeşim, olur.

Geliriz. O da sevinir.

Ben bugün biraz erken çıkacağım.

-Mehmet'i doktora götüreceğim. -Çık tabii.

O da çok iyi olacak.

Allah'ın izniyle eski günlere döneceğiz kardeşim.

İnşallah.

Hoş geldin Kevser teyze.

Dede!

Geldiler.

Söylediklerimi tekrar et.

[büyü sözleri mırıldanırlar]

[büyü sözleri mırıldanırlar]

[büyü sözleri mırıldanır]

[büyü sözleri mırıldanmaya devam eder]

[büyü sözleri mırıldanmaya devam eder]

[gerilim müziği çalar]

[gerilim müziği devam eder]

Bunlar, akıl olarak bizden zayıftırlar.

Bizler görünmeyeni anlamakta zorluk çekeriz Sedat.

Onlarla karşılıklı konuşup dertlerimizi çözemeyiz.

Onlar vesvese veriyor biz anlamaya çalışıyoruz.

Her gece gittiğin ama içeri giremediğin bir ev var.

Orada senden bir şey yapmanı istiyorlar.

Bu gece

yatsı ile sabah ezanı arasında Mehmet'in yanında bekle.

Haber geldiğinde o eve git.

Orada buna benzer büyük bir muska bulacaksın.

Onu yak ve yok et.

Orada çok kötü şeyler göreceksin.

Ama sakın korkma.

Başına gelen şeyler, tahmin ettiğinden de kötü.

Tahmin ettiğinden de kötü.

Allah yardımcın olsun.

[gerilim müziği çalar]

Seni kaldıracağım.

Ezeceğim seni.

Sonra da yılanlara yedireceğim.

Gözlerini oyacağım.

Hepsini çıkaracağım!

Geliyorum. Geliyorum, pis kadın.

Bekle, sen beni bekle!

[gerilim müziği çalar]

[gerilim müziği devam eder]

[gerilim müziği devam eder]

[tavuk gıdaklaması]

[hayvan çığlıkları]

Beynini yedi. Oğlumun beynini yedi.

Oğlumun beynini yedi.

[gerilim müziği çalar]

Anne!

Orhan, gel.

Babanı aldılar, beni de alacaklar. Gel.

Gel oğlum.

[gerilim müziği çalar]

Bu gece

yatsıyla sabah ezanı arasında Mehmet'in yanında bekle.

Haber geldiğinde o eve git.

Orada çok kötü şeyler göreceksin.

Ama sakın korkma.

Başına gelen şeyler, tahmin ettiğinden de kötü oğlum.

Tahmin ettiğinden de kötü.

[gerilim müziği çalar]

Hadi oğlum, git.

-Git kurtar Kader'i. -Baba git, kurtar.

Anne.

Anne.

Ben Orhan'a gidiyorum.

Sen içeri geç, Mehmet yalnız kalmasın.

Hayırdır oğlum?

Baba!

Baba!

Baba!

Baba.

Anne.

Anne.

Anne.

[gerilim müziği çalar]

[gerilim müziği devam eder]

[kurt uluması duyulur]

Orhan.

[kurt uluması yinelenir]

Orhan.

Orhan.

Orhan.

Orhan.

Orhan.

[gerilim müziği çalar]

Orhan.

[duygusal müzik çalar]

Orhan.

Orhan.

Orhan.

Orhan!

Orhan!

[gerilim müziği çalar]

Orada buna benzer büyük bir muska bulacaksın.

Onu yak ve yok et.

[gerilim müziği çalar]

Bismillah! Bismillah!

Orhan sen ne yaptın!

Orhan sen ne yaptın!

[çığlık atar]

[gerilim müziği devam eder]

Sedat ne yaptın? Sedat ne yaptın?

Sedat ne yaptın?

Kader!

O gece yaşadığım korkudan sonra

o kadar afallamış ve allak bullak olmuştum ki

Orhan'ın bana anlatmak zorunda olduğu gerçekleri, kabullenmek istemedim.

Dediğim gibi...

Hayatımda hatırlamayı sevmediğim üç an var.

Birincisi

karım Melek'in Mehmet'i doğururken yalvarır gözlerle bana bakması

ve "Ona benim için iyi bak!" demesi.

İkincisi

oğlum Mehmet'in, kaza olmadan hemen önce bana "Baba!" diye bağırması.

Üçüncüsü ve belki de en kötüsü

kazadan aylar sonra kardeşim Kader'i o evde gördüğüm an.

[çığlık duyulur]

Kader, o kazada öldü.

Onu ellerimle gömdüm.

[duygusal müzik çalar]

Ama Orhan, Kader'in ölümünü kabullenmedi.

Cesedini olduğu yerden çıkardı.

[duygusal müzik devam eder]

Onu evine götürdü.

Sanki Kader hiç ölmemiş gibi onu o şekilde sevebileceğini düşündü.

Ama bu da ona yetmedi.

Ve sonunda kararını verdi.

[büyü sözleri mırıldanırlar]

[büyü sözleri mırıldanmaya devam eder]

[büyü sözleri mırıldanmaya devam eder]

[büyü sözleri mırıldanmaya devam eder]

[gerilim müziği çalar]

[büyü sözleri mırıldanırlar]

[büyü sözleri mırıldanmaya devam eder]

Orhan, başka alemden birini bu aleme hapsetti.

Onu Kader'in suretinde bir insan gibi bu alemde yaşamaya mecbur kıldı.

Onu yıkadı.

Sevdi.

Ona bir çocuk gibi baktı.

Ona her şeyi unutturup Kader gibi yaşamasını istedi.

Eğer hatırlarsan kötü olursun. Tamam mı?

Kader'i o kadar çok seviyordu ki

onun suretinde bir varlığa bile razı oldu.

Bu lanetli duruma zamanla daha çok inandı.

Beni evime çağırıp onu görmemi bile istedi.

Sedat, yarın akşam Mehmet'i al bana gel.

Hep beraber hasret gideririz.

Anlattığına göre diğer alemdekiler, kızlarını geri almak için uğraşsalar da

Orhan hakim olduğu bu ilimle onları defalarca engelledi, kovdu.

Ve onlar da Orhan'ın ailesini korumak için gösterdiği tüm çabalara rağmen

ondan intikam aldılar.

Yaşadığım bu korkunç şeylerin de

Orhan'ın yaptığı bu şeyle ilgili olduğunu sonradan anladım.

Beni de o eve yönlendiriyorlar

ve durumu anlamaya çalışmamı istiyorlardı.

Kızlarını geri alabilmek için her yolu denediler.

Ve sonunda bu ilmin alimi bir adamı, kızlarını kurtarması için aracı yaptılar.

Asıl amaçları seninle temasa geçmek.

Çünkü sana bir vazife vermek istiyorlar.

[çığlık duyulur]

Yaşadığım bu korkunç lanetin, benim için mucizevi tarafıysa

o karanlık geceden 15 gün sonra

oğlum Mehmet'in tekrar yürümeye ve konuşmaya başlaması oldu.

Allah büyük.

Yaşadıklarımla bu olay arasında bağlantı olduğunu düşünüyorum.

Ve dualarıma her gün devam ediyorum.

Orhan bir iki hafta sonra ortadan kayboldu.

Onu bir daha hiç görmedim.

Çekip gitti buradan diyenler de var.

Kendini öldürüp Kader'inin yanına gitti diyenler de.

[duygusal müzik çalar]

Ne olur beni hiç bırakma!

Seni hiç ama hiç bırakmayacağım.

Seni ömrümün sonuna kadar koruyacağım.

Sensin yaşayamam, bildiğim tek şey bu.

Orhan ölümsüz aşkı uğruna lanetli ve yasak bir şey yaptı.

Onu, diğer alemden çaldı.

Başka alemden bir varlığa

bir cine musallat oldu.

Ve belki de

onun da kendisini sevmesini istedi.

Orhan?

[ezan sesi duyulur]

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.