All language subtitles for hedefim sensin v2 t_rk_e 25FPS

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic Download
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Çiğ köfte alır mıydınız?

Bahçe duvarından aştım

Bahçe duvarından aştım

Sarmaşık güllere dolaştım

Sarmaşık güllere dolaştım

Öptüm, sevdim, helalleştim

-Öptüm, sevdim, helalleştim -Hayırlı akşamlar, Vecdi abim benim.

Yanıyorum, yanıyorum

Jane?

Tarzan.

Mail oldum gonca güle [1]

Acem şalı ince bele

Acem şalı ince bele

Acem şalı ince bele

Acem şalı ince bele

Giovanni kardeşe sabırlarından ötürü,

sevgi ve saygılarımızı iletiver.

(İtalyanca konuşma)

Bak birader konuştuğumuz gibi.

Milattan önce 7. yüzyıl.

Lidya kıralı Krezüs'ün bastırdığı ilk para. [ 2 ]

O gün bugün zaten dünya boku yemiş durumda.

Bunu çevirme sakın.

(İtalyanca konuşma)

No, no, no, no.

Bitmiyor senin de çevirin be kardeşim.

(Yarı İngilizce) Bak birader. Tomorrow. OK. [ 3 ]

3 day. Night. Sende. Tomorrow.

Kafasını karıştırıyorsun sen de herifin ya.

-Para hesaba geçmiş Aydın abi. -Güzel.

Verelim şu emaneti de kurtulalım.

Adnan Bey de rahat etsin, biz de.

-Üç aydır bekliyor herifler. -Ya...

-Abi ben gelmesem? -Saçmalama Kudret.

Hayır, yani şimdi bu kadar tantanaya ne gerek var?

-Sen ver gel işte. -İş yapmaya geldik oğlum buraya.

Vereceğiz, yiyeceğiz, döneceğiz. Ayıp. [ 4 ]

Hoş geldiniz. Çiğ köfteden?

Çiğ köfte.

Vallahi o ya.

O mu ya?

Hadi oğlum.

Ee Kudret Bey kardeşim. Gidiyor musun tekneye?

Bu sene işten güçten pek fırsat bulamadık Yılmaz Bey.

Ya biz bir yazı aynı marinada geçirdik. Yan yana demirledik ama hiç karşılaşamadık.

Hazır mıyız?

Evet.

Beklenen an .

Kral Krezus’un ruhu şad olsun.

Vay, vay, vay, vay, vay.

Sonunda Cavit Bey’in rüyası gerçek oluyor ha.

Mecnun Leyla’yı unutur

Aslı Kerem’i

Acıyla pişti kavruldu [ 5 ]

Çiğ köftelerim

Efendim ismim Zekeriya Soyadım Taştan.

Çiğ köfteyi yaratmışım yeni baştan. Vereyim mi abime?

-Çocuklar. -Rahatsız etme abileri. Abi kusura bakma.

Tamam, tamam. Hadi sen de tepsisiyle bırak bakalım çiğ köfteni.

Öyle mi? Allah razı olsun.

-Al şunu da -Sağ ol. Allah razı olsun.

-Sağ olun. -Tamam, tamam.

Tepsiyi yalnız alabilirsem ben.

Ohoo, verin oğlum tepsisini ya.

Sağ ol.

Aslında abim beni çok iyi tanır da,

şu an ne yapıyor, görmezden mi geliyor?

Onu şey yapamadık bir. [ 6 ]

Anlamadım ne?

Zekeriya Usta. Fenerbahçe Marina.

Teknenize gelirdim. Her akşam, her akşam.

Sağ olsun çok kibar insan.

Eşiniz vardı.

O da bayılırdı çiğ köfteye.

Aa Kudret. Ya ne zaman evlendin sen?

Sen beni birisiyle karıştırdın herhalde birader.

Bak oturduk burada iş konuşuyoruz.

Hadi abi verin babanın tepsisini. Hadi baba, hadi baba, hadi baba. [ 7 ]

Öyle olsun babam.

Ben sizi karıştırmadım. Yani bir müdavimim olarak,

beni hatırlamanızı beklerdim.

Ama öyle diyorsanız öyle olsun çünkü ben sizi çok iyi hatırlıyorum.

Özellikle eşiniz çok iştahlı bir kadındı.

Hatırlıyorum. Sarışın, lüle lüle saçlı.

Bayılırdı. Tabak tabak yerdi ya.

Vallahi bu kadın. Bu kadın işte.

Hah.

Aleyna Hanım. Bu kadın.

Allah.

Allah’ım sen aklıma mukayet ol ya Rabbim.

Benim yüzümden oldu.

Kıpırdama keserim. Vallaha keserim, billahi keserim ha.

Ne olur, ne olur öldürme beni.

-Hırsız değilim ben. -Bafidi?

Zekeriya.

Allah cezanı vermesin. Ne yapıyorsun Bafidi karanlıklarda ya?

Zil diye bir şey var. Zili çalsana. Ödümü kopardın.

Işık yok. Kimse yok. Senin de evde olmadığını sandım.

Bak anahtarla girdim ben.

Sen de haklısın.

Neler geldi başıma Bafidi. Çok sinirlerim bozuk kardeşim.

Kankam.

Vallaha billahi ya.

Boş ver kanka.

Olacak şey değil ya.

Benim gitmem lazım.

Sana da tavsiyem bu yönde olacak. Sen de git kurtar kendini.

Bak bizim oralarda bir laf vardır.

Atla katır tepişir, olan eşeğe olur.

-Eşek? -Eşek tabi.

Mağdur eşekleriz. Şu an biz eşeğiz.

Binerler bize Bafidi. Sabaha kadar bafi, bafi, bafi. [ 8 ]

Allah korusun.

Al şunu. Bir şeyler toparladım sana.

Git başka bir yere taşın. Kurtar kendini kardeşim.

Ben de geleyim seninle.

Yok dikkat çekeriz. Olmaz.

Ben ayrılıkları sevmem Bafidi. Uzatmayalım daha fazla.

Kendine iyi bak lan.

Zekeriya.

Allah kahretsin seni Kudret.

Zamparalık mı lan bu?

Bula bula Yılmaz'ın karısını mı buldun düdükleyecek?

İş adamıyım oğlum ben.

Sanat adamıyım. Sanat.

Bıktım be.

Ne oluyor?

Sikkeyi verebildiniz mi bari?

Adnan bey, sikke bendeydi.

Tam Cavit’in adamlarına teslim edecekken o sırada bir köfteci ortalığı karıştırdı.

Çiğ köfteci.

-Köfteci mi? -Hıhı.

Sikke nerde oğlum?

-Cavit Bey. - Selamünaleyküm Adnan.

-Geçmiş olsun. -Teşekkür ederim.

-Bizim Kudret’in bir hatası. -Bırak şimdi Adnan. Bu saatten sonra...

...olurları konuşalım kardeşim. [ 9 ]

Bırak şimdi karıyı kızı. Sikke nerede?

Araştırıyoruz. Bir köfteciden şüpheleniyoruz.

Cavit Bey isterseniz paranızı geri iade edebiliriz.

Ben parayı değil sikkeyi istiyorum. Sicilyalı bir kardeşe sattık onu.

-Rezil olmayalım adama. -Cavit Bey.

-şimdi bir...yani... -Tamam.

Zaman istiyorsun, verdim.

Eyvallah, ama ne kadar verdim onu ben de bilemem.

Sonra benim itibarım senin de hayatın biter.

-Anladın mı? -Anladım, anladım.

Kaybolun lan siz de.

O köfteciyi bulun bana.

İstanbul’un altını üstüne getirin ama o köfteciyi bulun bana.

On milyon dolar lan o sikke.

Onlarda yok.

Bizde yok.

Nerede lan bu sikke?

Hop, hop hemşerim.

Ayıp olmuyor mu ya?

Bu ne bu? Ne yapayım ben sikkeyi ya?

Sikke mi?

Ne sikkesi ya? Nasıl girmiş bu cebime?

Allah, Allah.

İstanbul’da kanlı gece. Kumkapı’da bir eğlence mekanında...

...iki grup arasında çıkan silahlı çatışmada yaralılar var.

Midyecinin masaya gelmesiyle birlikte...

-Ne midyecisi lan? -...silahlar çekiliyor.

-Ancak henüz satıcının neden olduğuna... -Midyeci değildir o.

...dair bir bilgiye ulaşılamadı. [ 10 ]

Ben gideyim polise vereyim ifademi kurtulayım ya.

Nah kurtulursun, nah kurtulursun. Herifler mafya.

Senin yüzünden oldu. Yaşatır mı herif seni?

Allah cezanı versin senin Zekeriya.

Adam tanımıyorum diyor. Hâlâ yok karınız vardı, yok sarışındı.

Yok ismi Aleyna’ydı. Yok müşterimdiniz. Adam saklıyor bir şeyleri.

Abi çekilsene kenara be ya.

-Yeğenim, nereye gidiyor bu otobüs. [ 11 ] -Çanakkale.

Saçları lüle lüle.

Sarışındı.

İştahlıydı.

-Dayı. -İştahlı... Allah.

Yavaş be ya. Sakin ol abi.

Pardon. Affedersin. Özür dilerim.

-Bura nere? -Çanakkale.

-Alacak mısın gofret? [ 12 ] -Yok.

Yeğenim, burada adalar var değil mi?

-Var. -Hangileri var?

Hangisinden istersin? Gökçeada var, Bozcaada var.

-Hangisi karaya daha uzak? -Gökçeada abi.

İyi. Sen beni Gökçeada’ya gelince indir.

Gemi mi bu be ya?

Şunu alın, şunu.

Çok özür dilerim.

Alışkın değilim. Deniz tutuyor herhalde.

Yut sen, yut.

-Sağ ol. -Geçer şimdi. Geçmiş olsun.

Ha şunu da vereyim.

Ulan Yarım.

Ne yaptın? Topladın mı senin Amerikanı be ya? [ 13 ]

Yok be oğlum. Para mı var bende onu diriltecek? [14 ]

Benimki işte Amerikan arabası hastalığı. Klasikler tanımam üstüne.

Kontağa dokunduğun anda bak şöyle bir ses çıkar.

Bak böyle böbreğini titretir adamın. Böyle bak.

Ciğerini söker alır.

Clint Eastwood arabası be ya.

Aynen. Clint Eastwood hesabı.

Böyle 90'la geleceksin, caminin önünde bir acı firen. [ 15 ]

Bir attırıvereceksin kıçını arabanın şöyle. Etraf toz duman.

Bütün kafalar sana dönmüş. Çıt yok.

Pardon.

Şöyle ağzında kürdan. Böyle etrafa pis pis bakacaksın.

Donmuş kalmış millet. "Hayırlı cumalar" diyeceksin.

Clint Eastwood hesabı. [ 16 ]

"Nerede lan bu Topal Remzi?" diyeceksin? "Çıksın ortaya ha."

"Nerede lan," diyeceksin "Topal Remzi?"

Fantaziye bak be ya.

Ulan Yarım, sen taktın bu Remzi'ye be ya.

Bulduğum yerde geberteceğim ben onu. Bak ablama.

Bir kova ilaç içiyor unutmak için.

Sen kimsin lan benim ablamı boynuzluyorsun?

Ha? Manyak etti kadını.

Bir öyle, bir böyle. Bulduğum yerde geberteceğim onu.

İt, it.

Kusura bakma birader.

Evet, telefondan sinyal almaya başladık.

Hadi ya, bulun şu herifi artık.

20 saniye daha açık tut şu internetini.

İşte oldu. Yerini tespit ettik. Manhattan’da.

Harekete geçiyoruz, hemen

Sinyal devam ediyor

Bu interneti kapatalım kardeşim.

İnternet olmasın. Düz konuşması olsun. Hadi.

Kapat oradan kendin. Benimle ilgisi yok ki onun.

Bu ne ilgisizlik ya? Satarken 55 tane takla atıyorsunuz.

Yok interneti 5 dakika. Konuşması 10 dakika.

Ananı, bacını bedava arar.

Şu tarafı şu kadar arar. Bu tarafı bu kadar arar.

Yurt dışına gidince kendisi hisseder.

4G’yle gider, 5G’yle gider. Parayı alınca: "Kapat oradan kendin.

Benle ilgisi yok ki bunun."

Kapatacaksın kardeşim. Müşteriyim ben. Allah, Allah.

-Tamam ver abi ya. -Öyle. Al, bak.

Öyle parayı aldım hop. Kıçımı döndüm yok.

Sağ ol Allah razı olsun.

Bunlar ne ya.

-Aa gözlük bunlar ya. -Haa. [ 17 ]

-Kaynak yaparsın bununla ya. -Tak bir dene.

Allah, Allah. Bir şey görmüyorum.

Ne güzel ya.

Ananı sikeyim! [ 18 ]

-Abi. -Lan!

İmdat.

-Yapma, dur. -Lan. İmdat.

Ne oluyor be?

Teker teker gelin lan.

Yallah!

-Git! -Ne yapıyor bu?

Kardeş.

Gelme.

Kardeş iyi misin?

Merhaba.

Ne yapıyorsun sen? Tanımadığın insanlara niye böyle bir şaka yapıyorsun? [ 19 ]

Ölülerin içine attı beni. Ölü var içinde bunun.

-Ne yaptın oğlum? -Ya, "Gözlüğü deneyeceğim". dedi.

-Zombi varmış. O istedi be. -Allah, Allah ya.

Ölü de ölü olsa. Birinin kolu yok, birinin bacağı yok.

-Hâlâ ısırmaya çalışıyor. Tamam mı bu? -Oldu.

Kusura bakmayın sizde.

İyi günler.

Jack. Ya bir garson gönder bize.

-750 bine falan biter burası. -Canlıyı görünce 700 bine de bitebilir. [ 20 ]

Oğlum biz Anıtlar Kuruluna bir tadilat projesi vereceğiz tamam mı?

Bak 50 metre kargir bina tek tapuda bitti. Çak.

Aynen.

Çok affedersiniz ama gelmişsiniz böyle güzel bir yere,

konuştuğunuz mevzulara bak.

-Pardon? [ 21 ] -Aman neyse zaten erkek milleti değil misiniz?

Ya paradan konuşacaksınız, ya belden aşağıları konuşacaksınız.

Yalan mı? Bakma öyle, yalan mı?

Anlat. Hadi anlat bakayım.

Nasıl aldattıydınız değil mi karılarınızı?

Ay o karının şurası şöyleydi de. Bu karının burası böyle de.

Ay bir Emine vardı. Onun tadı bambaşkaydı.

Bir keresinde az kalsın yakalanıyordun karına da falanca arkadaşın kurtardı.

Güzel memeli olanın ismi neydi? Ha?

Esmerin tadı, sarışının adı. Ha?

Ay buraya kadar gelmişsiniz. Bir kaçak et kesmeyecek misiniz? [ 23 ]

Koyun muyuz biz?

Ha? Hareminiz mi bu dünya sizin?

-Ne diyorsun sen kardeşim? -"Ne diyorsun Komiserim?" olacak o.

Komiser Hülya diyeceksin mesela.

Çıkar kimlikleri, çıkar. Çıkar kimlikleri.

-Ne yapıyorsun abla? -Sen karışma.

-Ne oluyor ya? -Sen nasıl alıyorsun bu adamları buraya?

Çek bu adamları. Kelepçeleyeceğim sizi.

Alo Hasan, ablan delirdi yine. Çabuk koş gel. Hadi paşam.

Sen. Bakın oraya. Sen... Bu büyük pis bakıyor. Bu. Bu bakıyor.

Abla.

Bak kaç kere dedi doktor. İçkiliyken almayacaksın o hapları.

-Vermeseymişdi o da o zaman. -Neyi vermeseymişdi?

Hapları.

Ben zaten orada oturan adamlara gıcık oldum. Ondan kafalarım şişti.

Yok ev alacakmış. Yok tadilat yapacakmış.

Tadilat mı?

Tüh. Keşke bir kart vereydik adamlara be abla.

Allah sağlık versin.

Hasan, asma yaprağı lazım bize.

-Nereden çıktı şimdi? -Yarın saracağız işte, lazım.

Ya deli etme beni Fatma.

Elalemin bahçesinden asma yaprağı mı toplayacağım gece gece.

Al işte buradan.

Gece gece karılar aradın mı koşuyorsun ama.

Hasan Usta çivi bitti. Hasan Usta anten gitti.

Geçen gece de macun çektiydi.

-Nerede? Kime çektiydi? -Kim bilir kime çekti?

-Ne diyorsun abla? Ne çektim ben? -Turşu mu bu? Bas kavanoza dursun. [ 24 ]

Kadın dediğin erkeğini evde tutacak. [ 25 ]

-Ben bilmiyor muydum tutmasını? -Doğru.

Hafize ablam bilmiyor muydu tutmasını? Gideceği varsa gidiyor bunlar.

Bak enişteme nasıl kaçtı?

Anne ya.

Yemin ediyorum tımarhane bildiğin tatil köyü bizim evin yanında. [ 26 ]

-Sen ne konuşuyorsun kız öyle içine içine? -Hiç.

Sağ ol.

Merhaba.

Ay ada küçük, karşılaştık yine. Günaydın.

-Nasılsınız? -İyiyiz sağ ol.

Çok kızdın mı bize sen dün? Biz biraz güldük ama.

-Kırdıysak özür dilerim. -Yok ya.

Hâlâ aklıma geldikçe gülüyorum. Çizgi filmden korktuk ya. [ 27 ]

Adamın dükkânını da yerle bir ettik.

-Leyla ben. -Zekeriya.

-Memnun oldum. -Ben de öyle.

Ben de öyle efendim.

-Leyla hanım bir şey sorabilir miyim? -Ay fenalık. [ 28 ]

Hanım ne ya? Teyze de bari. Yaşlı mıyım ben o kadar?

Estağfurullah, o manada değil.

Siz gayet genç, güzel, harika bir bayansınız. Allah sahibinize bağışlasın.

Kimmiş benim sahibim? Ne diyorsun sen ya?

-Saçma sapan konuşuyorsun. -Yok yani...

..yaşlı değilsiniz gibisine. Genceciksiniz. O anlamda.

Saygıdan hanım dedim de. Başka bir yere gitti. Hay Allah.

Pu ağzıma benim.

Şimdi anlaştık mı? Tamam. Leyla, Leyla.

-Anlaştık. -Hanım yok. Leyla.

-Yok. -Burada meyhaneler sokağı varmış.

-Nerede oluyor? -Meyhaneler sokağı.

Şimdi bura gideceksin.

-Buraya. -Hah.

Sola döneceksin. Devamlı gideceksin ama.

Gideceksin, gideceksin, gideceksin, sağa döneceksin sonra. Hemen ora zaten.

-Hadi iyi günler Zekeriya. -İyi günler.

Sezon bitti tabi. İş mi kalır?

Buralar böyle olur mu ustacım ya? Sezonun ortasında.

Bak buraya bak. Buraya bak. Buralara bak.

-Buralar böyle olur mu ya? -Sen de biraz paraya kıyacaksın Jack.

Kıyacaksın. Ben bu mekanı böyle görmekten utanıyorum. Yetti.

-Ne olacak? -Ne olacak?

Bakırı yapacağız. Bak bir kere yapacağız

Boruyu bir kere döşeyeceğim bitecek. Ben kefilim.

-Maliyet? -Maliyet.

Nereden baksan borular bir 2 bin tutar. [ 29 ] Artı işçilik var.

-Ohoooooo. -Ohoooo ne Jack? Oho ne?

Ben mi satıyorum boruyu?

Ben mi satıyorum boruyu?

Gel usta yarın başla.

Yok yarın gelemem. Yarın gelemem.

-Lan. -Düştü adam!

Eyvah.

Kaldır, kaldır.

Geçmiş olsun. Çocuklar bir su getirin oradan.

Sağ ol, sağ ol. Allah razı olsun.

-Foseptik mi? -Foseptik, ha.

-Ya dirseği yanlış yere koymuş bak. -Haa?

Dirseği yanlış yere koymuş. Yaparlar böyle.

İkinciye açacak kurnaz. Sakalı kapacak. [ 30 ]

-Ne diyorsun oğlum sen? -Usta, ilginç şeyler söylüyor adam.

-Usta mı? -Hee, usta.

-Yarım Hasan derler buna. -Yarım bırakmasaymışsın sen de.

Ne diyorsun lan sen? Hırsız mıyım ben?

Yok estağfurullah canım. Sözüm meclisten dışarı.

O manada değil. Ben gençken inşaatlarda çalıştım da.

Kalfalık falan yaptım. Bilirim bu işleri. Yaparlar.

Yani öyle şeyler yaparlar. Bazısı tabi.

-Arkadaş belli ki iyi niyetli biri. -Valla başka usta olsa...

...bakır boru takayım der. Donuna kadar alır. [ 31 ]

-Bakır mı? -Hee, öyle derler.

"Bir bakır koyayım." der. "Unut sen." der.

Neyse, hayırlı sabahlar. Allah kolaylık versin.

Hadi hadi.

Ne bakıyorsun Jack?

Tipe bak.

Ben döşeyeceğim sana boruyu.

Buyurun.

Buyurun.

Ezine yağlı beyaz var mı?

-Tam yağlı mı yarım yağlı mı? -Fark etmez.

-Yok. -Yok mu?

O zaman neden soruyorsunuz "Tam mı, yarım yağlı mı?" diye?

Yarın gelecek yağlılar.

-Buyurun. -Ablacım şunları bir hesaplasan da ben çıksam.

-Merhaba. -Merhaba.

-Burada mı çalışıyorsun? -Yok, bizim burası.

42. Yok 43 buçuk. 12 buçuk daha ne yapar?

Ne bileyim abla ben.

43 buçuk, 12 buçuk.

Elli... Elli al... Elli altı... Elli beş.

56. 55 de. [ 32 ]

44 daha 96 mı oluyor?

Abla sen al şu 100 lirayı.

Üstü kalsın. Hayırlı işler.

Niye?

Papi papi papi çulo Ay çok güzel oluyor.

Çok tatlıyız değil mi?

Zenci mi? Zenci çiğ köfteci mi olur geri zekalı.

Bekleyin bir kenarda. Ürkütmeyin zenciyi de.

Adam eninde sonunda gelecektir evine. Güze güle.

Ya bana bak, ne diyeceğim ya.

Biz sabah Kalamış’tan çıktık, esiyordu.

La, hâlâ esiyor mu oralar?

Sinan.

Allah, Allah, sen nasıl bir çocuksun ya?

-Evet, işte bu! -Alo.

Affedersin canım ya.

Bana bir şey diyor musun ya sen? [ 33 ]

He doğrudur, doğrudur. Ben aradım seni. [ 34 ]

La böyle iskele motorundan ses geliyor ya lak lak lak lak diye.

Kaptan, kaptan duman var.

Duman da varmış. La bana bir şey diyor musun?

Efendim merhaba.

-Elaman arıyorsunuz herhalde. -Evet arıyoruz.

Efendim aradığınız eleman benim. Uzmanlığım Güneydoğu mutfağı üzerine kurulu.

Yuvalama, şirdan, içli köfte, çiğ köfte, Adana, Antep, Urfa, künefe.

Kahvaltı veriyoruz biz.

Kahvaltı da veririz. En güzelini veririz kahvaltının.

Pastırmalı ve kavurmalı tostlarla bir farklılık getirebileceğimizi düşünüyorum.

Gençliğimde Ayvalık’ta çalıştım.

Ayvalık’ta Ayvalık tostuna ketçap yerine salça kullanan nadir ustalardanım.

Bulaşık da yıkayacak mısın Nadir Usta. [ 35 ]

Bulaşık.

Yani çok af edersiniz de,

şimdi yeteneklerimi düşününce bulaşık bir komik geldi bana.

-Olur mu ya? -Ben mi yıkayacağım peki bulaşığı?

Akşama kadar peynirdi, yağdı, zeytindi uğraş dur. Sabahın köründe aç burayı temizle.

Çay getir, kahve götür. Elalemin kıçını toparla.

Bir de üstüne gidip bulaşık mı yıkayacağım ben, Nadir Usta?

Tamam efendim yıkamayın. Böyle aniden şimdi.... [ 36 ]

Ben yıkarım. Ben yıkarım. Buranın bulaşığından ne olacak.

-Tamam onu ben hallederim. Tamam. -Abla, servisi de yapacak biri lazım.

Ha servis de yapacak değil mi? Servis de yapacakmışsın.

İnşallah. Yaparız. Servis de yaparız. Yer küçük.

Alan dar. Yapabiliriz. Evet, olur.

İyi. Şuradan ilacımı ver benim Leyla.

Mehmet, burası neresi?

Kaleköy limanı efendim.

-Kaleköy limanı mı? -He ya. Bildiğiniz Gökçeada la.

Ay çok heyecanlı. İlk defa geleceğim ben buraya.

O zaman benim hemen bir story çekmem lazım.

Evet arkadaşlar teknemiz bozuldu. Ama kahraman bir balıkçı gelip bizi kurtarıyor.

Macera devam ediyor.

Bu ne ya?

Ay pavyona binmiş adam.

Baksana Meksikalı galiba. Narcos dizisinden fırlamış gibi.

Merve!

Hoş geldin Hasan.

Hoş bulduk. Tekne bu mu?

-He bu be ya. -Oha be.

-Hoş geldiniz Kaptan. -Sağ ol.

Geçmiş olsun, geçmiş olsun.

Geçmiş olsun.

Geçmiş olsun.

Ne oldu ya? Şaftı mı kaymış?

Her yanı kaymış kaptanım. Kaymışsınız motora.

-Ne diyorsun ya? -He valla, kaymışsınız motora be ya.

Ee ne olacak şimdi?

Bekleyeceğiz.

İstanbul’dan parça gelene kadar bekleyeceğiz.

Bu sırada zarar verdiği yerleri de onaracağız budur yani.

Adnan Bey makinenin 3-5 günlük işi varmış ya.

-Yapabilecek misin delikanlı? -Yaparım efendim.

İstanbul’dan parça gelsin hemen yaparım ben.

Ya bir şey soracağım. Balık nerede yiyebiliriz burada?

Balık mı? Balık mı yiyeceksiniz?

Ne yiyelim?

Buraya kadar gelmişken balık yiyin tabi efendim.

-Nerede yiyelim? -Nerede yiyin?

Nerede bulursak orada mı yiyelim?

Söylesene evladım nerede yiyelim?

Evet efendim, şeyde yiyin. Nerede yiyin?

-Eleni’nin orada yiyin. Limanda. -İyi midir?

Aynen.

Ne yapıyorsun sen burada be?

Eleman alıyoruz. Nadir Usta hem aşçı hem eleman.

Kardeşim Yarım Hasan.

Efendim ismim Zekeriya Taştan. Zekeriya Usta.

Hasan Usta'yla tanışmıştık zaten. Yarım Hasan Usta burada çok meşhur.

Hasan’cım merhaba. Memnun oldum.

Yeni eleman ha?

Vallaha bizim orada bir laf vardır. Al asili ser hasırı. [ 37 ]

Rahat ettireceğiz inşallah.

Bak bizim buralarda da bir laf vardır.

Hayvan terli yemezler.

Lazım değil bize usta falan. Bize böyle bir gençten çaycı çocuk lazım.

Bu ne böyle? Hadi kardeşim.

Hadi, hadi göreyim seni.

Hadi, hadi kardeşim hadi.

Ya niye böyle yaptın şimdi?

Sabah sabah uyuz etti bu beni. Ukalanın teki bu be ya.

Götü başı bir ayrı oynuyor zaten.

Yok ben anlarım elemandan. Yaramaz bir eleman bu.

-Ben yüzmeye gideceğim. -Ben de geleceğim Leyla.

-Sen ne yapacaksın? -Çamur banyosu yapacağım.

-Ben ne yapacağım? -Dükkanı bekleyeceksin.

Belki yeni eleman bulacaksın. Değil mi Leyla?

Kısmet. Yürü abla gidelim be ya.

Geri zekalı.

Buyurun, afiyet olsun.

-Baba efsanesin ya. -Abi king çıktı ya. [ 39 ]

Sağ olun. Yıllarımızı verdik yeğenim.

Yani ama dediğimiz gibi bizde öğlenleri tost falan ama hani

diğer saatlerde öğrencilerin giydirilmesi var,

kite'lerin takılıp çıkarılması falan... Ne bileyim işte,

hani yani elimiz ayağımız olacaksın. Hepimiz sporcuyuz sonuçta. Yani hani.

Hani yani şöyle söyleyeyim bacım o zaman. Sporun ve sporcunun yanındayım.

Ben de gençliğimde spor yaptım. Benim de güreş geçmişim var.

Ama beni sadece yemek olarak değerlendirmeyin.

İsviçre çakısı gibi adamım ben.

Babacım adam bunu alıp suya inene kadar yardım edeceksin. [ 40 ]

Sağanaklara dikkat edeceksin. Uygun zamanda ver gitsin.

-Uçurtma mantığı. -Bu, uçurtma mantığı bu. Evet.

-Bende bende. -Hop, usta!

-Nadir Usta mıydı bu? -Zekeriya.

Allah.

Tamamen uçurtma mantığı. Ben anladım da...

...bırakamıyor insan ya.

Ee? Buldunuz mu köfteciyi?

Arıyoruz Cavit Bey. Adnan’ın adamları da arıyor.

Onları da gördük gittiğimizde.

-Efendim bir şey daha var. -Ne var ulan?

Adnan Bey terk etmiş İstanbul’u. Tekne yok. Kontrol ettik.

Marmaris’e girmemiş tekne. Teknenin motoru arızalanmış.

-Kızı story koymuş. -Ne koymuş?

-Story. -Ne ayak lan bu story?

Şöyle baba. [ 42 ]

İnsanlar nerede olduklarını görsün diye.

Sebep?

Manitacılık.

Bana bak.

Bir daha story mtory koyarsa hemen benim haberim olacak.

Şimdi kaybolun gidin. Kaybolun.

O köfteciyi bulmadan da gelmeyin buraya.

-Afiyet olsun. -Ne güzel eğleniyoruz.

Allah.

-Jack, naber oğlum? -Aa bak geldi Narcos.

Ooo merhaba Hasan Usta.

Ooo merhabalar Adnan Bey.

Hasan Usta bu arada karides efsaneymiş. Çok güzelmiş burası.

-Biz çok beğendik. -Efsanedir buranın karidesi.

Kanal karidesi bu.

Adnan Bey şey var ya...

Nara Burnu'yla Arı Burnu var.

Oradan bir akıyor hayvan. Yunan’a akıyor.

Yani böyle Saros yarı Çanakkale gibi bir su var oraya giriyor. Oluyor hayvan. [ 43 ]

Bak buranın tarağı da iyidir.

Buranın tarağını başka hiçbir yerde yiyemezsiniz.

Tarak yemem ben.

Ben yerim. Ben daha önce hiç tarak yememiştim.

Bu arada ben Merve.

-Hasan. -Ben de Gülenay.

Hasan. Jack, bize bir tarak yapsana.

Bir de bira. Tarak, tarak.

Çiğ köfteden. [ 44 ]

Çiğ köfteden.

Çiğ köfteden. Çiğ köfteden.

-Ne yapıyorsun sen? -Merhaba yeğenim.

Ne yapayım, ekmeğime bakıyorum.

-Gel, gel. -Sen gel.

-Gel bir ya. -Ya sabır.

Gel bakayım bir.

Buyur.

Sana bir şey çıkmaz buradan. [ 45 ]

Hem sen kimden izin aldın da açtın bu çiğ köfte tezgahını?

Valla kimseden izin almadım da, gerekirse zabıtadan falan alırız.

Burası benim bölgem. Sattıttırmam.

-Senin bölgen? -Haa.

İşaretledin mi bölgeni? Hani ormanda aslan, kaplan yapıyor ya.

İşaret bırakıyor başka aslan girmesin diye. Ağaçlara böyle sidik atıyor.

Tısss yapıyor. Sen de buralara işedin mi böyle buralara ha?

-Ne diyorsun ya sen? -Asıl sen ne diyorsun lan?

Hele Rambo. [HADİ BİR ŞEY YAP ANLAMINDA]

Valla gebertirim seni.

Gebertirim, bu kabuklarla da mezarını süslerim.

Başına da limon sokarım.

Midyeci Baba diye gelip, çaput bağlarlar mezarında. [ 46 ]

Bir hırsız evine kadar kovalanmaz. Hıncımı senden çıkarırım şimdi.

Git nereye şikayet ediyorsan et.

Çiğ köfteden. Çiğ köfteden.

Al bakalım. Gel buraya.

Jack bir bira. Bir bira.

Hasan Usta bu bizim tekneyi tamir edeceksin değil mi?

Adnan abi o bende, merak etme. Sen unut. Tatilini yap.

-Çıkar kafadan. -Tamam, tamam, tamam.

-Aa baba bak çiğ köfteci. -Aa gel bakalım çiğ köfteci.

Gel buraya. Koş, koş, koş.

Abi şimdi tarağın üstüne çiğ köfte oldu mu? Tarak var burada.

Akşam sefalar açar Gönül gurbete uçar

Bir düşünür, bin ah eder. Ye çiğ köftemden, kalmaz keder efendim.

-Merhaba Hasan Usta. -Merhaba.

Sen tepsiyi buraya koy. Biz hepsini yeriz.

Efendim tepsi benim namusum.

Ben bekleyeyim tepsiyi bir kenarda. Siz buyurun afiyetle yiyin.

Oğlum bir tane sandalye getir bakalım.

-Öyle mi? Peki. Şeref duydum. -Otur evladım sen de.

Teşekkürler efendim.

-Sağ olun. -Ya ne şeker, ne samimi bir yer.

-Herkes bir birini tanıyor. -Ya.

Efsane bir ustadır bu.

Hasan Usta da efsanedir burada. Lakabını bir bilseniz.

Neymiş?

Yarım Hasan diyorlar ya.

Ne diyorlar?

Gel kurban olayım gel. Afiyet şeker olsun, gel.

Yarım diyorlar ya.

-Hadi bakalım. -Hadi Yarım Hasan'a içelim.

İyi akşamlar.

İyi akşamlar Hasan’cım. Merhaba Nadir Usta.

İyiyim sağ ol sen nasılsın? Allah muhabbetinizi artırsın.

Ben de katılmak isterdim ama maalesef işler var biraz.

Ah canım benim ne kadar güzelsin sen.

Güzellerin bahtı olmaz derler ama inanma. Hep kısmet işi.

Hanımefendi kızım. Allah nazardan saklasın.

Gözlerini sizden almış belli.

-Hanımefendi kim? -Ablam.

Ne kadar canlı bir insan.

Canlıdır.

Hasan’cım çok içiyorsun ya. Bu nasıl içmek ya?

Olur öyle be. Yalnız kırgınım sana.

Herkesin içinde bana Yarım Hasan dedin.

Ağrıma gitti haberin olsun.

Valla ben seviyorum seni. Şimdi bırak mevzu bu değil ya.

Nereden çıktın sen be? Nereden çıktın sen be?

Canım benim. Kader.

Valla ben senin hayrını gördüm. Tomarla para kazandım.

İnşallah sen de benim hayrımı görürsün.

Köfteci!

Ne yaptın? İyi kazandın mı?

Hayırdır be ya?

Hayır, hayır. Hayır. [ 47 ]

Amına koyduğum.

Hasan’ım iyi misin sen?

Hasan’ına sokayım senin. Sen benim başıma bela mısın?

-Lan bela mısın? -Canım kardeşim haklısın da...

-...ağzını bozma kurban olayım. -Ağzım bozuldu zaten, bak.

Al, kapanmıyor da açılmıyor da. Bak al.

Allah, Allah hem dövüp hem çöpe attılar. Bunlar nasıl insanlar?

Barbar bunlar Hasan. Kim bunlar Hasan?

Sen buralı değil misin? Seni niye dövüyorlar?

Senin hiç prestijin yok mu ya?

Prestijine koyayım senin. Ne bileyim ben kim bunlar?

Yeni dadandı bunlar. Ne bileyim ben?

-Midye mafyası kardeşim bunlar. -Midyenin mafyası mı olur mınakoyim.

Nerede yaşıyor bunlar? Denizin altında mı yaşıyor bunlar?

Ya sen ablana bir konum at da bizi bir kaldırıversin buradan.

Ah tepsi!

Tepsimi de aldılar. Allah kahretsin. Tepsim de gitti.

Benim tepsim gitti. Ah uğurlu tepsim.

Tepsine...

Tepsine sokayım senin, tepsine.

-Yapma lan. -Tepsine koyayım senin.

Benim de canım yanıyor. Atma.

Bir kere daha tepsi de bak çöplük çöplük olalı ilk tecavüzünü yaşayacak haberin olsun.

Bir kere daha tepsi de, hadi.

Özel bir kadın. Belli.

O ne deli bakışlar öyle.

Kalkmadı mı?

Uyuyor adam.

Kaldırın artık.

Nasıl uyumak bu?

Kader kurbanı gibi uyuyor adam.

Uyandırıver.

Uyandırayım.

Zekeriya Usta.

Zekeriya Usta.

Günaydın sevdiğim.

Günaydın efendim. Efendim hayırlı sabahlar.

Günaydın. Annecim günaydınlar.

-Günaydın. -Hayırlı sabahlar.

-Çok uyuyorsun. -Yok efendim, altıda uyandım ben de...

...gözümü dinlendireyim diyerek tekrar bir uzanmıştım.

O tilki uykusu denilen hadise oldu.

Dışarıdan sesleri duyuyorum. İçeriden rüya devam ediyor.

Kendimi öyle bir çıkmaza soktum. Kaptırıp gitmişim.

Masa da kurulmuş. Ah tüh Allah kahretsin.

Nereye gidiyorsun?

Ya çok utandım ben ya. Vallahi çok utandım ya.

De bakayım oğlum.

Kafası kopmuş tavuk gibi ne geziniyorsun bahçede?

Kahvaltı edeceğiz birlikte.

Fakat benim çok ağrıma gitti. İzninizle masaya katkıda bulunmak isterim.

Sebzeliğimiz var mı?

-Ore bak. -Nere?

-Ore. -He ore.

Efendim buyurun omletimiz de geldi.

İsmim Zekeriya soyadım Taştan. Omleti yaratmışım yeni baştan.

Hah Hasan da geldi bak.

Hasan’ım günaydın.

Gel, gel, gel Hasan. Kurban olduğum gel bakayım. Hop.

-Hop, hop. -Yandım, yandım.

Ya Hasan.

Efendim bizim milletin ortak özelliği. Pişmesini bekler, soğumasını beklemez.

Annemiz de çok severmiş omleti. Dükkanda da vereceğiz inşallah.

-Bizim dükkanda? -He bizim dükkanda.

Hayırlısıyla yarın başlasın bakalım.

Bize iyi insan lazım Hasan.

Allah razı olsun.

-Çiğ börek yapıyor musun? -Yaparız.

Ben yapmıyorum.

Gözleme yapardım eskiden.

-Kudret. -Efendim Adnan Bey.

-Köfteci geldi mi eve? -Bekledik ama gelmedi.

Nasıl? Eve dönmedi mi?

Ver şu zenciyi bana.

(Kendi dilinde konuşur)

Zenciyi fazla ağlatmayın. Bilse söylerdi adam.

Sikkeyi birine satmadan bulun şu adamı bana.

Bizi mi şikayet ettin lan?

Döveyim mi lan seni? Döveyim mi lan?

Ha döveyim mi?

Abla geldim ben.

-Kolay gelsin. -Sağ olun.

Bu ne güzellik ya? Bu ne güzellik?

Nadir Usta.

-Buyurun Hafize Hanım. -Nadir usta uyuma. Boşları topla.

Tabi, tabi hemen.

Çok güzel.

Çok güzel.

Aa Ceylan Ertem mi bu ya? Benim müşterim bu.

Beyoğlu’nda yer. [ 48 ]

Frida bu, Frida. Görmüyor musun?

Çok satıyor burada.

Turist kadınlar çok seviyor. Ben de yapıyorum işte.

-Frida mı? -Haa.

Kadının özgürlüğünü temsil ediyor.

Meraklı mısın sen resme?

Vallaha işte ilkokuldayken kara kalem falan yapardık ama sonra hayat gailesine düştük.

Herkes işini yapsın. Sen eğitimlisin.

Sen eğitimlisin belli.

Ben lisede seramik eğitimi aldım ama o kadar.

Sonrası yok.

Usta.

-Buyurun Hafize Hanım. -Hadi yürü, alışverişe gideceğiz.

Alışveriş. Alışveriş yapmamız lazım. Dolap bomboş. Doğru söylüyorsunuz.

Tam takır kuru bakır ya. Evet alışveriş şart.

Leyla Hanım buyurun alışverişe gidiyoruz.

Yok yok. Sen gel yeter. O buraya baksın. [ 49 ]

-Hadi. -Haa, tabi.

-Kolay gelsin. -Sağ ol Zekeriya.

-Bunlar güzel. -Buyurun, hoş geldiniz

-Domatesi kaçtan veriyorsun? -Beş lira.

-Soğan? -Üç lira.

-İyi. Fasulye? -Yedi buçuk lira.

-Mantar ver sen bize, iki kilo. -Tamam.

Mantarın fiyatını sormayacak mısınız Hafize Hanım?

-Kaça mantar? -Dokuz lira.

Dokuz liraymış.

Hafize abla nereye?

Hafize yenge!

Ali.

Dadam. [ 51 ]

Kocaman olmuş ya bu.

-Merhaba Hafize yenge. -Merhaba Fidan. Ne zaman geldiniz?

Dün geldik. Sattık evi işte.

Artık hep İzmir’de olacağız.

Remzi abim yok abla. Gelmedi o.

Vekalet verdi bana.

Ay gözlerime inanamadım. Çok büyümüş Ali ya.

Ha. Büyüdü be ya.

Bize müsaade yenge. Orhan bekliyor.

-Ben Hafize yengemle kalacağım. -Olmaz oğlum. Baba bekliyor.

Yaa.

Yok, yok olmaz Ali. Hadi, annenin sözünü dinle bakayım.

Keçi yap. [ 52 ]

Hadi.

Hadi, hadi oğlum. Hadi.

-Görüşürüz abla. -Hadi güle güle.

Bir daha yap.

Hafize abla.

Ay, Zekeriya Usta, beni bir yerlere oturt.

Ben büyüttüm bunu.

Eski kocamın kardeşinin oğlu. Ali bu.

Remzi buradan gidince bunların da düzeni oynadı.

Göçtüler gittiler buradan.

Çok özlemişim onu.

-Bir onu özledim zaten. -Hafize abla.

Ağlama Allah aşkına. Ben de dayanamam böyle şeylere, ağlama.

Beni de ağlatacaksın. Yapma.

Hayırdır? Niye ağlıyorsunuz be ya?

-Kedimiz öldü ona ağlıyoruz. -Ha?

Dokuz canı vardı. Dokuzu birden yandı kedinin.

-Hadi. Sağ ol. -Hadi ya çok üzüldüm. Başınız sağ olsun.

Ne yapacaksınız şimdi.

Bak, bizim bakkalın kedi var.

Te böyle yavrulamış. Top gibi encikler.

Onlardan birini alın, bakın Sevap olur hem.

-Hiç gülmeleğem yoktu. [ 53 ] -Bu ne ya, bu?

Böyle bir şey olur mu ya? Hem sana ne ya? [ 54 ]

-Dokuz canı mı dedin? -He, dedim.

-"Dokuzu birden yandı." dedim. -"Yandı." dedin.

Şeker pamuk. [ 55 ]

-Beş mi? -Beş abi.

Evet, tatlı yiyelim tatlı konuşalım.

Aa, Adnan Bey. Adnan Bey geliyor.

Nereye?

Hafize Abla!

Allah'ım yarabbim.

Efendim merhabalar.

Merhaba usta.

-Merhaba efendim. -Ne yapıyorsunuz burada be?

Alış veriş yaptık Hasan.

Ablam nereye gidiyor?

-Tuvalete. -Akşam tekneye bekliyorum.

-Emriniz olur efendim. -Hasan Usta.

Ablanıza da haber verin. Ayrı gayrı olmasın. O da gelsin.

-Şimdi Adnan Bey, biz… -Efendim,

aile kalabalık.

Aile kalabalık. Annemiz var. Sonra Hasan’ın eşi var.

Fatma Hanım var.

Hasan Usta siz evli misiniz?

-Evliyiz. -Yani diyorum ki tekneye sıkışmayalım.

-Benim mekana buyurun. -Senin mekan mı?

Senin mekan. Ya senin mekan, benim mekan.

-Hani öyle derler ya senin mekan… -Tamam, tamam, tamam.

-O zaman akşam geliyoruz. -İnşallah efendim.

Hadi bakalım kızlar.

Sahiplenmişim Hasan’ım. [ 56 ]

Evet, Gökçeada mahrumiyeti maceramız devam etmekte arkadaşlar.

Ve şimdi babişkodan şarkılar dinleyeceğiz.

Babiş hayranlarıma el sallar mısın?

Şarkılar

seni söyler

Dillerde name adın

Dillerde name adın

Aşk gibi Sevda gibi

Huysuz ve tatlı kadın

Huysuz ve tatlı kadın

-Bravo baba. -Bravo, bravo.

Hadi bakalım, hadi bakalım.

Vallaha helal abi.

Ablanız gelmeyecek mi Hasan?

Ablam gelecekti ama. Gelecek her halde.

-Herhalde. -Yaa.

Bunları kim yapıyor?

-Ben. -Hımm. Frida Kahlo.

-Evet. -Sever misiniz?

-Çok severim. -Onun çok büyük bir aşkı vardı, biliyor musunuz?

-Diego. -Evet.

-Sizin de var mı bir Diego’nuz? -Yok.

Çok şükür.

Aslında soracak olursanız, bizim kızların da yok.

Ya baba, saçmalama.

Benim babam da normalde hiç konuşmaz. Buraya geldi ya, açıldı.

Aslında bana da iyi geldi burası ya. Kafam boşaldı.

Gerçi rehberimiz iyi. Ondan bence.

Ay aynen. Hasan bizi bugün bir yerlere götürdü.

Efsane.

-Nereye götürdü? -Göl.

Tuz gölüne götürdüm.

Adnan Bey rica etti, "Bizi gezdir." dedi. Ben de ayarladım işte.

Başka yerler de gezdiniz mi bugün?

Göl. Sadece göle götürdüm getirdim.

Ablam geldi.

-Hoş geldiniz. -Hoş bulduk.

Kusura bakmayın geç kaldım biraz. Dışarıda lafa tuttular.

Merhaba canım. Bu gece daha da güzel olmuşsun.

Sen de öyle hayatım.

-Merhaba Zekeriya. -Merhaba efendim.

Nasıl gidiyor? Her şey yolunda mı?

Bir eksiğimiz, bir gediğimiz değil mi? Var mı sizin için yapabileceğimiz bir şeyler?

Estağfurullah. Tanışamadık bir türlü.

Adnan ben.

Hafize.

Kızlar.

-Buyurun lütfen. -Evet.

-Bir şey içer misiniz? -Yok.

Ablam içmez.

Yoo, içerim.

İçme.

Hasan.

Bravo, bravo.

Erkeğe de en çok gömlek yakışıyor bence.

Ama gömlekle de adam olunmaz değil mi?

Sevdiğine sahi çıkacak.

Sevdin mi ölümüne, sonuna kadar gideceksin.

Madem aşktan korkuyordun, o zaman niye istedin?

Pervaneler gibi ateşlerde döne döne yanacaksın.

Zaten o ateş yüzünden gelmedin mi o bahçeye?

O ışık çekmedi mi seni?

Ağlamayacaksın o zaman yandım diye.

Zaten aşk değilse bu ateş nedir?

Doğru. Helal olsun sana Hafize.

-Altına imzamı atarım. [ 57 ] -At.

Atma. [ 58 ]

Oğlum karın yok mu senin? Getirmedin mi? İstanbul’ da mı?

Sizlere ömür. [ 59 ]

Ne demiş şair: Hayat kısa, kuşlar uçuyor

Kuş ölür sen uçuşu hatırla

-Kimin bu? -Bak. Oraya bak.

KUŞ ÖLÜR SEN UÇUŞU HATIRLA

Efendim spesiyalimiz de geldi.

Allah.

Ne yapıyorsun Zekeriya?

Hasan’ım bu böyle olmayacak. Bu tencereleri değiştir.

Bunlar milattan kalma ya.

Çelik almamız lazım. Çelik tencere şart Hasan.

-Leyla sen iyi misin? -İyiyim, iyiyim ben.

Ay vallaha benim hoşuma gitti.

Yansın o zaman.

Bunlar bitecek. Bu çeliği alacağız, bitecek bunlar. [ 60 ]

Yeter artık yeter. Bıktım senden bıktım.

Sen elalemin karılarını tuz gölünde gezdir. Beni pazarda gezdir.

Boyun devrilsin senin Hasan.

Devireceğim ben seni.

Hem kendimi devireceğim. Hem seni devireceğim.

Bekle devirirsin sen beni.

Yatıyorum ben be.

Nereye yatı... Nereye yatıyorsun ya?

Nereye yatıyorsun? Her bir şeye halin var da şimdi mi uykun geldi.

Bağırma be bağırma.

Bahçe duvarından aştım

Bahçe duvarından aştım

Sarmaşık güllere dolaştım

Sarmaşık güllere dolaştım

Öptüm, sevdim, helalleştim

Öptüm, sev--

Ne oluyor?

-Kim o? -Korkma, korkma benim be ya.

-Leyla. -Ha.

Ben mi rahatsız ettim? Şarkı söyledim, ben mi rahatsız ettim?

-Ne oldu? -Yok kapıya çarptım ben.

Devrildi kendiliğinden. Sigara içeceğim. Bir şey yok.

Sen ne söylüyordun demin? Çok güzel söylüyordun. Devam etsene.

Başka zaman söyleriz canım.

Geldin madem. Bir laflayalım beraber.

En güzel şarkıyı da gece söylüyor be Zekeriya değil mi? [ 61 ]

Ben çok seviyorum.

Gecenin sesine bak.

Ay, cırcır böcekleri...

Bak şurada ateş böcekleri var, bak.

Yaa. Mübarek. Baykuş da var.

Hani?

Bak.

Bak.

-Yok be kuş değil o. Barın sesi. -Yok arada var.

Ritmin arasına giriyor hayvan bak.

Dişisine sesleniyor.

Şimdi tabi gece güzel de, neşesi olana. [ 62 ]

-Neşen mi yok senin? -Valla yok.

Dün dayağı yedik. Rezil olduk bütün mahalleye.

Ama asıl benim tepsi gitti. Gitti tepsi.

Diyorum ki "Zekeriya dünya malı dünyada kalır." ama mal değil o.

Benim için çok kıymetli o. Ustamın hediyesi.

30 yaşındaydı o tepsi. Ne hatıralar, ne anılar.

Uğuruna inanıyorum.

Üzülme be ya. Burası küçük yer.

Kimdeyse buluruz tepsiyi. Ne var?

-Vallahi mi? -Yani inşallah.

İnşallah.

Sen yalnız mısın Zekeriya? Karın falan, yok mu sevdiğin kimse?

Yok. Karım kaçtı.

-Nereye kaçtı? -Midyeciye kaçtı.

Çiğ köfteciyi bıraktı. Midyeciye kaçtı. "Yeni bir lezzet tadayım." dedi herhalde.

Gül. Ben de gülüyorum artık.

Yara kapandı. Kabuk bağladı. Ben de gülüyorum.

Ne olacak, ölümlü dünya ya? [ 63 ]

-Kaç ulan kaç. [ 64 ] -Sus. Annem duyacak Zekeriya.

İyi madem. O zaman boş ver.

Buraya niye geldin o zaman?

Şehirliler çok para vermezler mi sana? Ne yapacaksın burada?

Vallaha Leyla...

-...hayatta öyle acayip şeyler oluyor ki. -Leyla!

-Neredesin? -Dur geliyorum.

-Geç oldu artık. -Annem bilmiyor sigara içtiğimi.

Sorarsa ben içtim dersin. Konuşuruz zaten gene.

-İyi geceler. -Hadi Allah rahatlık versin.

Nasıl kız bu ya?

İnsan değil bu ya. Bu etten yapılmamış. Bu çiçekten yapılmış.

Bu nasıl? Kırılacak eşya gibi. Ya ben... yandım ben ya.

Uyuyor mu bu hâlâ? Bu kadar uyunur mu be ya?

-Su içmiyor adam. Geceden su içse. -Niye?

Sabaha sıkıştırır kalkar.

Zekeriya! Uyan lan! Hop.

Hop.

Günaydın, günaydın efendim. Hasan’ım günaydın.

Annecim günaydın. Herkese günaydın.

Leyla’ya para verdim. Tencere tava ne lazımsa alırsınız beraber.

Beraber.

Alalım Hasan’ım. Çok iyi düşünmüşsün.

Harika düşünmüşsün. Para kolay kazanılmıyor.

Alalım. En güzelini alalım.

-İyi, ben gideyim o zaman. -Allah zihin açıklığı versin.

Güzelce işlerini yap da gel Hasan’ım inşallah. Bak, bizim oralarda bir laf vardır.

Küheylan at yemini artırır. [ 65 ]

Tencerenin Küheylan’ını alacağız inşallah.

Uyandırmasa mıydık acaba?

-Tövbe, tövbe. Hadi ben gidiyorum. -Sağlıcakla.

Leyla günaydın.

Hafize Hanım günaydın.

Annecim günaydın.

Ya ben kıpraşmadan duramam Leyla.

Vallahi sıkıntı bastı. Ya bak keçi düşecekmiş gibi de geliyor.

Hatır için be. Bitecek şimdi zaten, dur.

Ya aslında saygı duyuyorum. Sonuçta konu benim de... [ 66 ]

Kıpraşma artık.

Bir durmadın Zekeriya. Sabahtan beri kıpraşık, kıpraşık.

Ya bir de bunu çıplak yapıyorlar. Nasıl yapıyorlar ya?

Bitti işte tamam.

Bir bakayım ona ben. Vallaha bir bakayım.

-Göstermem. -Hadi bir göster.

Yok göstermeyeceğim. Ya beğenmezsen?

Bak beğenirsem kendime logo yaptıracağım böyle.

Logo yaptıracaksın?

Al o zaman bak.

Bu ne?

Aynı ben.

Beğenmedin mi Zekeriya?

Yok güzel böyle, çiçekli falan. Bu Frida’nın erkeği mi oluyor?

Yani ben öyle gördüm. Ne olacak?

Yani başkaları da senin gibi görürse...

...büyük sıkıntı olacak.

Bu ne? Böyle çiçekli çiğ köfteci.

Ay benim yolum yol değil.

-Çiğ köfteden. -Yapma, yapma.

Ay Zekeriya ya.

Allah seni bana beni güldür diye yollamış.

Allah beni sana mı yollamış?

Ya şimdi sen bana onu verdin ama ben sana ne vereceğim?

-Benim böyle maharetlerim yok. -Şarkı söyle o zaman bana.

-Şarkı mı söyleyeyim? -Hımm.

Yazımı kışa çevirdin

Karlar yağdı başa Leyla'm

Yazımı kışa çevirdin

Kar yağdırdın başa Leyla'm

Viran oldu evim barkım

Ne söylesen boşa Leyla'm

Ne söylesen boşa Leyla

Boşa Leyla

-Sen ağlıyor musun ya? -Yok.

Bir acıdım adama Zekeriya. [ 67 ]

Ama ben seni ağlatmak için söylemedim ki bu türküyü.

Ne iyi adamsın sen Zekeriya ya.

Canımsın.

Abim arıyor.

Efendim abi?

Tamam.

Zekeriya’yla göndereceğim. Tamam?

Hadi.

Abime yemek götüreceksin.

Hee.

Toplayayım boyalarımı.

Hasan Bey.

Kimse yok mu?

Hasan Usta.

Lan!

Neden geldin?

-Sen çağırdın. -Ben mi çağırdım?

Bana bak.

Arkamdan ne haltlar çevirdiğini bilmediğimi mi sandın?

Nankör.

Hedefim sensin lan.

Dur. Dur ne oluyor?

Korktun mu lan? Korktun mu?

Oyuncak silah.

Allah cezanı versin.

-Bana bak, nasıl mekan ama? -Çok güzel.

-Her şey özenerek yapılmış, çok belli. -Bana bak.

Baba yadigarı.

Vay, vay, vay.

Hasan’ım 72 Chevy Impala. Arabanın ceylanı bu, Hasan.

-Vay. Amerikan’dan anlıyor musun? -Beş yıl çıraklığım var.

-Vay be. -Yürüyor mu?

Yürüyor, ama eksik parçaları var. Onları da tamamlayınca bitecek.

Hee.

Bunu tamamlayayım diye mi her şeyi yarım bırakıyorsun Yarım Hasan?

-Tövbe ya. -Şaka.

Bir şaka da ben yapayım canım.

-Sesini bir duyalım mı? -Duyalım mı?

-Duyalım. -Gel.

Hadi.

Allah.

Ver bakayım. Bismillah. [ 68 ]

Allah. Hasan’ım şu an vahşi bir hayvanın ağzında oturuyorum sanki.

-Evet. -Bak.

Bak. Bir dakika, bir dakika.

Sibop ayarı bozuk.

Avans var sipoplarda. Bak şak şak şak şak, sese bak.

Sese bak Hasan. Sen fark etmedin mi bunu?

-Doğru diyorsun. Duymamışım. -Bunu yapmamız lazım.

Kapat. Yapalım. Böyle olmaz.

Arkadaşım.

Nereye bakıyorsun? Ben buradayım be ya.

-Bak senin de gözler kaydı. -Alkolden.

Uzun zamandır içmiyordum da, biraz çarptı alkol.

Zekeriya bir şey diyeyim mi? Ben aslında artist olacak adamdım.

Ama kaldık buralarda Yarım Hasan olarak.

-Estağfurullah. -Yarım Hasan diyorlar bana.

Kaderin böylesine be.

Hasan ne yapıyorsun ya? Sakin ol biraz.

-Sakinim be ya. -Arabaya geliyordu oğlum.

Gelmez.

O arabaların şahı, şahı.

-Sen de aşık oldun değil mi? [ 69 ] -Valla ben de aşık oldum.

Görür görmez çarpıldım.

Gel öpeceğim seni.

Ciğerim benim.

Gel öpeceğim seni.

Keşke akraba olsak.

Nasıl.

Akraba olsak vallahi bu kadar severdim ancak.

Akrabanın kötüsü de oluyor. Can olalım, dost olalım, ahretlik olalım.

Canım benim gel, gel.

Aşk konuşturuyor insanı.

Aşk derken?

Ne olur söyleyin sevenler bana

Ayrılmak kanun mu aşk kitabında

El ele tutuşup gülmeden daha

Ağlatmak kanun mu aşk kitabında

Ümitlerim kırıldı gitti

Hayallerim yıkıldı gitti

Bu dert beni benden etti

Sevdim, sevdim bak ne hale geldim

Sevdim, sevdim bak ne hale geldim

-Ağzına sağlık ağam. -Eyvallah babam, eyvallah.

-Off sevdim ben. -Canım.

Aşk yalan mı be?

Bak ben de sevdim. Bak benim karıya.

Evlenmeden önce cicili biciliydik. Şimdi başıma komiser kesildi amm...

Küfür etme, kadınlara küfür etme Hasan’ım. Kibar olalım. Gereken o.

Aşktan yapıyordur. Sevgiden yapıyordur.

Allah kimseyi sevgisiz bırakmasın. Bak bana, yalnızım.

Yalnızlık kolay mı? Hiç değil.

-Kolay değil tabi. -Evet.

Demek yengem seni midyeciyle aldattı öyle mi?

Ya Hasan, nasıl biliyor musun?

Öğlenleyin içimde bir sıkıntı. İş yerindeyim.

Dedim bir eve gideyim. Hiç âdetim değil.

Geldim eve.

Zile basmak yerine anahtarla açayım dedim.

Anahtarı soktum, baktım kilitli. "Allah, Allah." dedim.

Çarşıya çıktı herhalde.

İçeriye bir girdim. Tam karşımda.

Midyeci mi?

Tepsisi.

Ayakkabılığa koymuş piç, tepsiyi.

Böyle evin sahibi gibi, böyle duruyor tepsi.

Evin girişinde oturmuş böyle. Kadı gibi oturuyor böyle.

"Ev benim."

O limonları göreceksin böyle.

Kolye gibi. Sarı sarı parlıyor. Hiç çıkmıyor aklımdan.

Midyeler dile geldi dile.

Böyle kapaklarını açıp.

Hepsi, hepsi benle konuşuyor sanki.

Bir geldiler bana böyle. Yer sallandı, ev koptu, çıktı yer indi falan.

-Bir böyle bir gittim. -Tövbe.

Peki bir şey diyeceğim Zekeriya.

Midyeci içeride ne yapıyordu baktın mı?

İnci çıkarıyordu amına koyayım. Ne yapacak?

-Tamam. -Yok, küfür yok.

Anlaşmamız öyle. Küfür yok diyorum sana.

Tamam, tamam affedersin.

Aldım ceketimi attım kendimi dışarı. O gün bu gün böyle avare.

Ama sevmekten de vazgeçmedim.

Hepsi öyle olacak değil ya, ya. Kadından vazgeçilir mi ya?

Kadınlar bambaşka.

-Ya sana hiç sevdiğin resim yaptı mı? -Ne yaptı mı?

Ya çocukken ilkokulda Nilüfer diye bir kız vardı. Bana

...Cin Ali yapmıştı. Cin Ali’den resim yapmıştı bana da, o geldi aklıma şimdi. [ 70 ]

Seneler ya, yıllar.

Hey diyor seneler Seneler geçse bile

Allah.

Zıkkımın pekini için.

Çok güzel Maria. Çok güzel.

Çek, çek, çek, çek.

Orayı tut bak. İşte orası, işte orası ah.

-Ele geliyor mu? -Geliyor Cavit Bey.

Tut orayı bırakma. Tam orasını ov.

-Efendim rahatsız ediyorum. -Söyle.

Adnan’ın kızı story koydu.

Gökçeada’dalar.

Gökçeada mı?

Türkiye’nin en batı ucu.

Bir şey daha var efendim. Bu köftecinin eşkâlini tespit ettik.

Storyde o da var. Anlaşılan Adnan’ın adamıymış.

Ver bakalım, ver.

Evet koyunu meşhurdur Gökçeada’nın.

Voltadayken kalmıştım orada. [ 71 ]

Kıbrıs harbinden sonra Rum halkı orayı terk etti.

O güzelim evler orada öyle bomboş yalnız başına kaldı.

Mesela Patrik oranın çocuğudur.

Arka taraftaki deniz çok güzel balık yapar. Harikadır.

Bütün göçmen kuşlar oraya iner, kalkar.

Köyleri çok güzeldir mesela.

Ay yok durmayacak bu.

Şart mıydı bu arap saçı? Öldüm be.

Bak bu arap saçıyla sana bir kuzu yahni yapacağım.

Diyeceksin ki "Zekeriya bütün yorgunluğuma değdi."

Vardır zaten burada bir yerde ya. Vallaha da var, bak hayvan otluyor işte.

Arap saçı o. Hadi gel toplayalım, hadi gel.

Yok gidemeyiz oraya. Köpek var.

Ya bağlı hayvan. Ne olacak Allah aşkına?

-Köpekten mi korkuyorsun ya? -Köpekten korkuyorum Zekeriya. Hadi gidelim.

Sabit bakıyor bak. [ 72 ] Onu deme.

Deme, deme öyle bağırma.

-Ya bir şey yok. -Sabit bakıyor bize.

Beni gülme krizine sokacaksın Köpekten korkulur mu ya?

Allah aşkına, hadi Zekeriya!

İpini kopartmış geliyor.

Isıracak şimdi.

Geliyor mu? Bak arkana koşarken.

Arkana bak koşarken.

Ahhh gitti Leyla.

Leyla! İyi misin Leyla?

Kırdı kolunu bacağını şimdi bak.

Leyla iyi misin?

Köpek?

Köpeği çoban yakaladı bağladı. Sen iyi misin? Nasıl düştün öyle ya?

İyiyim be tamam.

Sabahtan beri bıktım zaten dağlarda keçi gibi Arap aramaktan.

Zaten dizim acıdı.

Sen yemeği boş ver. Hadi denize gidelim.

Denize mi?

Leyla.

-Nereye? -Atlayacağız ya.

Ya ne gerek var atlamaya? Şuradan bir yerden giriverelim işte.

Olmaz her yer kestane. Bak oraya. [ 73 ]

Bak buraya bak, bak şuraya bak. Hep kestane. Bak oraya bak.

Ayaklarını keser olmaz. Atlayacağız gel.

Abla, gelsene be sen de.

Yok girmeyeceğim ben.

Hadi atla.

Allah, Allah.

Ne yapıyor be bu?

Zekeriya, Zekeriya

Allah. Allah. Boğuluyordum. Vallahi boğuluyordum.

Boğuluyorum.

Nerede boğulacaksın Zekeriya? Memene geliyor su.

Suya girince bir şok geldi.

Bir şok geldi. Organlarım kilitlendi. Vallahi...

-...Allah razı olsun. Hayatımı kurtardın. -Sen yüzme bilmiyor musun?

-Yok Leyla. -Neden söylemedin?

Hevesini kırmayayım dedim.

Eşlik edeyim dedim ama söylemem lazımdı.

-Kusura bakma. Ben çıkayım. -Dur çıkma.

Abla!

Adnan Bey geliyor bak.

Günaydın.

Hafize Hanım.

Hafize Hanım, Hafize Hanım.

Hafize Hanım!

O ne?

Eyvah, eyvah. Analı babalı, kolum kadar.

Eyvah.

Benim, benim la. [ 74 ] Başımızdaki belayı biliyorsun ya.

Onu diyorum, onu diyorum.

Şu Adnan abinin adamlarını vurdular ya Kumkapı'da.

Bütün gazetelerde falan çıktı la.

Bir midyeci mi ne varmış. O görmüş her şeyi şahit olmuş.

Adamı bulamıyorlar. Bilmiyorum ki ne zaman geleceğiz.

Bir Yarım Hasan mıdır nedir bir ibne var.

Motorun her gün bir yerini söküyor. Bir yerini takıyor.

Deniz hıyarı ya.

He, he, he.

La desem ki Adnan abi mafyadır.

Bir öğrenirse dolandırıldığını senin sülalenden lakerda yapar keriz.

Ehh. Tabi canım.

Bana bir şey diyor musun?

Yok hadi kal selametle.

La ne oldu Yarım?

Gözümüz aydın kaptanım. Yarın bitiyor inşallah.

Saat gibi işleyecek. Fıstık gibi olacak.

Hatta iş uzadığı için ben bir günlük işçiliği saymayacağım.

-Allah, Allah. -Allah, Allah deme öyle.

İnsanlık öldü mü kaptanım.

Bak bundan sonra senin bir evin var. Limanın var. [ 75 ]

Evin olacak. Limanın da var.

Her şey senin... Var.

Ben bir Cumaya gidip geleyim. [ 76 ]

Aşağıda tiner bana kafa yaptı. Bir hava alayım geleyim ben.

Hadi kal sağlıcakla.

La bugün Perşembe serseri ya.

Cuma dedi gitti.

Günaydın.

Ay sağ ol, geldin sen de.

Maşallah.

Ne kadar iyi yüzüyoraunuz Hafize Hanım.

Evet arkadaşlar Gökçeada mahrumiyeti adlı belgeselimiz devam etmekte.

Ve şu an babam basmalı köylü kızı yakalama,

serbest 100 metre kategorisinde altına koşmakta.

Bugün pek tadınız yok gibi. Oysa geçen gece ne kadar güzel...

Bak, bak, bak.

Aa ne o? Deniz yıldızı mı?

Buyurun.

-Bana mı veriyorsun? -Tabi.

Çok mutlu oldum. Sağ ol.

Hak ediyorsunuz.

Abi inanmıyorum şu anda ben de.

Aa Hasan naber?

-Merhaba bacım. -Bacım mı?

-Bacım, bacım. -Bacım?

-Bacım diyor bacım. -Ne alaka?

Korkma bak, ben tutacğım seni. Tamam mı?

Bir sağ kulaç vuracaksın, bir soldan vuracaksın.

Hiç durmadan vuracaksın Zekeriya.

Bu yaştan sonra eskisi gibi vuramam ben.

Ne?

Bunlar diyorum çocukken olan şeyler. Bu saatten sonra olmaz.

-Biz vazgeçelim Leyla -Ya sen bir denesene.

Bir sağdan vuracaksın, bir soldan, hadi.

Vur bir sağdan. Hah.

Hiç durmadan vuracaksın.

Zekeriya.

Ne oluyor be?

-Abi. -Ne yapıyorsunuz lan burada?

-Leyla Hanım bana yüzme öğretiyor. -Abi yüzme bilmiyordu.

Beni boğmadan bırakmayacak ya.

Ablam da burada.

Adnan Bey.

Merhaba Hasan.

Merhaba Adnan Bey. Merhaba.

Allah’ım.

Aman dokunmayın çok fenayım

Baykuş tünemiş binaya

Çeyrek aydır ayaktayım

Ben bende değilim bugün

Ben çok fenayım bugün

Hasan’ım helva da hazır.

Aman Adnan Bey temiz öldür. Buraya sıçramasın.

Ahh gitti adam. Ahh gitti.

Adnan Bey helvamız hazır. Hemen servis edebilirim arzuya göre.

Hasan!

Adnan Bey.

Zekeriya.

Çık sudan. İşimiz var.

Çabuk ol.

Ne iş yapıyorsun Adnan Bey? Sen hiç anlatmadın.

Antika üzerine benim işim. Sanatla hasır neşirim yani.

Müzen mi var?

Hayır. Müzayedeler yapıyorum.

Eşim öldükten sonra masa başı işini bıraktım.

Sanatın her türlüsünü sevdiğim için hobilerimi iş haline getirdim.

Sevdiğim, beğendiğim bir iş yapayım dedim.

Çok güzel.

Ben de eşimden ayrıldıktan sonra...

...daha doğrusu eşim beni bırakıp gittikten sonra...

...dikişe merak saldım.

Ne bileyim insan sevdiği bir şeyle uğraşınca...

ortaya da böyle bir şeyler çıkarınca hoşuna gidiyor.

Zaman nasıl geçiyor anlaşılmıyor.

Mutlu ediyor insanı yani. Sevdiği şeyle meşgul olması.

Muhteşemsiniz.

Ne?

Yani diyorum ki...

Yaratıcılık ne kadar mucizevi bir şey değil mi?

Yani, öyle.

Bilirsiniz, yalnızlık Allah’a mahsustur derler.

Nasıl diyeyim? Yattığı yatak bile insana batıyor ya.

Yorgana yastığa isim koyuyor insan değil mi?

Ee bu hep böyle mi devam edecek?

Ha? Makus talihimiz mi bu?

-Ay battı her yerlerimiz. [ 77 ] -Batsın, batsın.

Beraber batalım. Ne olurmuş yani?

Burada çok güzel yerler varmış. Gezdirir misin beni?

Ne-ereye? Haa. Ha olur, gideriz.

-Haa. -Gideriz.

Hadi bakalım.

Ne oldu Hasan?

Bana bak bir şey konuşacağım seninle.

-Bir şey içecek misin? -Yok sağ ol.

Bir yanlışımız mı oldu?

Leyla bacım benim kardeşim. Bana yüzme öğretiyordu.

Ablamız da çok iyi insan. Mutluyuz öyle, büyük aile. Ne güzel.

Yok be. Bana bak.

Bu Adnan Bey’in teknede iş var ya.

-Senin de elinden geliyor bu torna marş işleri. -He.

Ya diyorum, yarın gelsen de bana bir yardım ediversen.

Bir an önce bitirsek şu işi. İşin ustalığı bende.

Sen bana pense çekiç vereceksin. Hemen bitsin şu iş.

Ya bitsin, gitsin, yürüsün, gitsin şu herifler ya.

Hasan’cım.

Ya ben de diyorum, ne oluyor ya?

Biri ölmüş gibi Böyle bir havalar falan. Korktum ya.

Tövbe de.

Ya tabi, tabi.

Ben verince mutlu olan bir insanım Hasan’ım.

Vermeye bayılırım. Sen benden bir şey iste yeter ki.

-Gelecek misin? -Ne demek? Geleceğim tabi Hasan.

Patron sensin, Sen ne dersen o.

Hayırdır? Bu Adnan Bey iyi biriydi. Seviyordun sen.

Bonkör de bir insan.

Zekeriya.

Anam ben tedirgin oldum.

Korktum ben. Adam mafyaymış.

Ayağım kadar, böyle kolum kadar silah gördüm kayıkta.

Gözlerimle gördüm.

Bir an önce bitirelim bu işi. Bak ben evliyim.

Bacım var, karım var. Bitsin, gitsin bu herifler.

Bunları düşün.

-Mafya mıymış? -Aynen.

Kaptan konuşurken duydum.

Başı beladaymış da adamın.

Beyoğlu’nda bir çatışma mı ne olmuş geçenlerde. Altı kişi mi falan yaralanmış.

Silahlar mermiler havalarda uçuşmuş. Haberlerde çıkmış.

Bir midyeci de görmüş mü ne.

Midyeci değil o.

-Ne? -Bir bira ver bakayım bana şuradan.

-Ne diyorsun oğlum? -Yunan’a adam kaçırıyorlar değil mi burada?

Kaça gidiyorlar? Tanıdık var mı? Hesaplı mı? Kaça gidiyorlar Yunan’a?

Ne diyorsun oğlum?

Ya diyorum böyle şeylerde yapıyorlardır bu mafyalar.

Kesin işlerinin bir parçası tabi.

Adam mafya. Yapma mı diyeceksin?

Acır mı? Gözünün yaşına bakar mı adam?

Kaçırıyorlar, onlar kaçırıyorlar. Kesin onlar kaçırıyorlardır.

Ne oluyor Zekeriya?

Ahh gelsin kurtarsın bizi şimdi Clint Easwood.

Bu arabayı kullanabilir miyiz ihtiyaç olursa?

Arabayı hazır hale getirelim. Arabayı kullanabilir miyiz?

Hazırlayalım. Arabayı hazırlayalım.

Lan germe beni. Ne saçmalıyorsun?

Zaten sabahtan beri ödüm koptu benim. Ne diyorsun sen?

-Bildiğin bir şey mi var? Konuş. -Yok canım, ne bileyim. Tedirgin oldum.

Ben çocukluğumdan beri öyle silah milah korkarım öyle şeylerden.

Allah, Allah.

İyi o zaman. Yarın erkenden gel.

Bitirelim şu işi. Siktirip gitsinler bu herifler ya.

İnşallah Hasan’ım. İnşallah, inşallah.

Ah Zekeriya ahh. Allah cezanı verdi işte.

Eceli gelen fare kedi taşağı avucalarmış.

Yok, bu böyle olmayacak Zekeriya Yok.

Kaç git canını kurtar. İnsanları da yakma. [ 78 ]

Yok kardeşim. Yeter. Yeter.

Ah be Leyla.

Allah.

Hafize Abla! Ne oluyor ya Hafize Abla?

Sizin evde hiçbir kadın uyumuyor mu ya?

Bahçelerde geziyorsunuz ölü gelin gibi.

Her gölgeye bir kadın düşüyor. Ne oluyor ya?

Nereye gidiyorsun?

Kirli. Kirliler onlar. Kirlileri bir toparlayayım dedim.

İnşallah yıkatacağım yarın sabah da, kapıya koyayım dedim.

Unutmayayım diye.

Siz üşümüyor musunuz böyle.

İçimde mangal yanıyor Zekeriya. Hiç iyi değilim.

Allah, Allah. Allah, Allah.

Olur öyle bazen. Hayırdır ya?

Bazı gecelerde olur öyle. Lodos falan olunca ter basar insanı.

Yarın sonra şey yapalım. Konuşalım.

Şimdi anlatıvereyim mi?

Şimdi mi?

Hayırdır?

Bak deniz yıldızı. Adnan Bey verdi.

"Mutlu olmayı hak ediyorsun." dedi bana.

Gözümü böyle bir kapatıyorum, adam karşımda.

-Korkuyorum vallaha Zekeriya. -Öyle ürkütücü bir tarafı var kendisinin.

Yok ben ondan değil de kendimden korkuyorum.

Adam böyle hep yanımda dursun istiyorum.

Bir de böyle şiir gibi konuşmaları var adamın.

Bak kimselere söylersen öldürürüm vallaha seni.

Allah aşkına bu ani hareketleri yapma bana abla.

Bu nasıl bir şeydir. Sürekli değişiyor ruh halin.

Gündüzleri köylü bacı. Geceleri Suzan Avcı.

Çocuğum olsa doğuracağım vallaha ya. Neden oluyor bu?

İlaçtan o ilaçtan.

Neyse, hadi sen uyu. Yatacağım ben de zaten.

Abla dur. İki dakika bir otur.

Bazen yanlış insanı severiz. Acı çekeriz.

Acı bizi pişirir. Çiğ köfte gibi.

Çiğ köfte de öyledir. Acı eti pişirir.

-Tuz da pişirir. -Bravo. Tuz da pişirir.

Zaten işin tadı tuzu bu.

Yani diyorum ki bazen yanlış insanı sevmek kader olabilir.

-Sen hiç yanlış insanı sevdin mi? -Doğrusuna denk gelmedim ki.

Misal ver.

Bir ailenin yanında çalışıyordum. Kızlarına aşık oldum.

Acı çektim tabi. Çok acı çekildi.

Çok eski seneler önce. Yıllar…

Kız güzel miydi?

Çok güzeldi. Çiçek gibiydi.

Yüzmeyi seviyor.

Maceracı yüzlü.

Yüzü macera.

Mesleği yüzücü müydü?

Yok. Resim ve heykel üzerine.

Heykel, heykeltıraşlara malzeme veriyor bunlar.

Heykeltıraşlara bunlar malzeme veriyor. Alçıpancı bunlar, hah.

Aileden alçıpancı. Tabi bak nasıl şimdi hatırladım.

Aileden alçıpan işi yapıyorlar. Toptan, perakende.

İyiydi varlıklıydı, güzel insanlardı.

İyi hadi iyi geceler. Yatayım ben artık.

İyi geceler.

Hayırlı geceler.

-Leyla. -Ne yapıyorsun?

Uykum kaçtı, öyle oturuyorum.

Sen ne kadar zamandır oradasın?

Şimdi geldim.

Alçıpan işinde bir ailenin kızını sevmişsin. Öyle mi?

Hem ressam hem heykeltıraş.

Senin de resmini yaptı mı bari?

Yüzme bile öğretti.

Sevince ne güzel oluyor her şey değil mi Zekeriya?

-Pense vereyim mi? -Yok.

-Boru anahtarı? -Yok, yok.

Ne vereyim?

Verme bir şey. Tut sen bakayım şunu.

-Ha? -Ne bakıyorsun usta? Tutsana be ya.

Ha tutayım, tutayım Hasan’ım.

Benim biraz tansiyonum yükseldi galiba. Bir limon yalasam çok iyi olur.

Bugün bitiremezsek beraber yalayacağız zaten o limonu.

Azcık sabret.

Allah. Sıkıyorlar. [ 79 ]

Allah, Hasan’ım. Sıkıyorlar. Sıkıyorlar yürü. Gel, gel.

Gemiyi terket.

-Tırnağım. -Koş Hasan koş.

Hayırdır ya?

Silah atılıyor. Silah sesi duyduk kaptanım.

Silah sesi duyduk. Korktuk.

Hee doğrudur.

Ya eğer bizim bir hatamız olduysa telafi ederiz anladın mı kaptanım.

Hele ben tamamen kader kurbanıyım. Vallaha bülbülün çilesi dilindenmiş ya. [ 80 ]

Lan ne saçmalıyorsunuz siz ya? La lüle ne zaman bitecek bu iş ya?

Sinan! Bak uşak Atari oynuyor ya.

-Atari? -La bırak oynama atari matari.

Bak adamlar ürktü, çalışamıyorlar ya.

Ya hadi bitirin şu işi gözünüzü seveyim ya. Vallahi bunaldım ya.

Baş üstüne. Baş üstüne, hemen bitecek.

Eli kulağında bitmek üzere. Buyurun.

Geldi mi üst üste geliyor ya. Vallahi bıktım hayatımdan.

Atari neymiş ya? Atari ne oluyor?

Oyun oynuyormuş piç.

Ulan gitti tırnağım. Kesin düşecek bu tırnak Zekeriya.

Hasan’ım kökü sende. Kökü sende yine çıkar.

Kurban olayım bitir gidelim artık ya.

Zekeriya. Bana bak senin benden sakladığın bir şey mi var?

Ha? Benden daha fazla heyecan yapıyorsun sen. Hayırdır?

Yok.

Benim mizacım öyle Hasan’ım. Heyecanlı bir insanım ben.

Vallaha kimisi böyle oluyor işte.

Bizim vapurlar kadar var maaşallah.

-Kaptanım. -He buyur.

-Bas bakayım bir marşa. -He tamam.

Heh Allah’a çok şükür ya. Çalıştı ya.

Hayırlı uğurlu olsun. Allah bir daha yaşatmasın.

Haydi, haydi, haydi.

Tekne de çalıştı.

Gidebilirsiniz artık.

Gidebilir miyim?

Gidemez misin?

Acaba...

...benimle gelir miydin?

Gelmem, ne geleceğim. Buralar daha güzel.

Gözlerinde kıpkırmızı olmuş dalmaktan.

Gitmeden bir doktora mı görünsen?

Bu gözler kurban olsun sana.

Öyle mi diyorsun?

Sen kalsan ya burada benimle?

Öyle mi diyorsun?

Öyle mi diyorsun?

Ne oluyor ya?

Temel.

-Bu, Atari değil bu. -Değil.

-Ne bu? -Ne bu? Allah Allah.

Koca gemiyi görmüyor musunuz be? Ayıptır ya, ayıptır ya.

Selamünaleyküm Adnan kardeş.

Aa, Cavit Bey.

Racona sığıyor mu bu?

Eşkıya gibi girdiniz tekneme.

Eşkıya demesek, korsan desek? Ama ben iki tabiri de hiç sevmem.

Şimdi agacım bak.

Ben durumu özetleyeyim, hanımefendi karar versin.

Kim haklı kim haksız?

Sen bana sikkeyi verdin mi? Hayır.

-Sikke -Sikke.

Ben sana parayı verdim mi? Evet.

Sen o köfteciyi tanımıyorum dedin mi? Dedin.

-O zaman bu ne ayak şimdi ha? -Baba,

Merhaba deyin.

Bir de racon macon diyorsun.

Bana bak sikkemi hemen ver. Yoksa fena sıkıntı çıkar.

Köfteci dedikleri bu muymuş ya?

Zekeriya değil mi bu? Bizim eleman.

Zekeriya mı?

Anlatacağım.

-Mına koyduğumun uğursuz şişkosu seni. -Hasan sakin ol.

-Hasan saçmalama. Duyacaklar. -Lan seni bana şeytan mı yolladı lan?

-Hasan ne yapıyorsun? -Seni gebertirim. Yalancı puşt.

Lan seni gebertirim ulan.

Bırak ulan beni.

-Allah. -Hasan yapma. Sessiz ol.

-Allah. -Anlatacağım.

Anam! Allah!

-Allahsız kitapsız! -Ee yeter be.

Hasan?

Hasan.

İşin aslı bu Cavit. Benim adamlarım da vuruldu orada.

Deli misin sen?

Senin adamların mı vuruldu?

-Senin adamların mı var? -Hayırdır Adnan?

Bu hanımefendi seni öğretmen mi zannediyor?

Yalan mı söylüyorsun yoksa? Çok ayıp.

Tanıştırayım hanımefendi. Meşhur antikacı Adnan Mandalin.

Kendisi sanat adamıdır. Yeri gelince mafya olur.

Bazen hayatını bununla, bazen de bununla kazanır.

Höt!

Beni yanlış anladın Hafize Ben mafya değilim.

Ulan, bu sizin eleman değil mi lan?

Kolay gelsin.

Kolay gelsin. Siz hiç bozmayın.

Rahatsız etmeyeyim efendim. Ben nalbura gidiyorum.

Hasan’ımın vidaya ihtiyacı var. Hasan onluk alıyorum vidaları.

Vidalar onluk. Çiviler beşlik. Tamam hatırladım.

Ben bir nalbura gideyim.

Ne bakıyorsun kaçıyor. Yakalasana şunu.

Zekeriya, Zekeriya.

Baba, bak ne aldık.

Muharrem şu motoru kıstırıver bana. [ 82 ]

Lan nerdesiniz lan? Yakalayın kaçıyor lan.

Lan kaçıyor lan yakalayın şunu.

Hadi Muharrem, hadi Muharrem. Kaçacak adam hadi.

Adadayız abla. Nereye kaçacak?

Zekeriya!

Abla nereye koşuyorsun?

-Bilet ver kardeşim. -Öğrenci mi tam mı?

Öğrenci. Öğrenciye benziyor muyum ben ya? Allah Allah?

Ne bağırıyorsun be ya? Afyonumuz patlamamış daha Allah Allah. [ 83 ]

Ya tamam, benim müzeyi hemen gezmem lazım. Hadi kurban olayım.

Ver beş lira.

Al da vallaha beş lira.

Zekeriya!

Zekeriya.

Zekeriya.

Nereye gitti bu?

Zekeriya.

Koynumuzda yılan beslemişiz.

Bak nereye...

Şiştt, bana bak.

Bakma oraya, buradayım.

Hafize Hanım, düşündüğünüz gibi değil.

-Ne düşündüğümüz gibi değil? -Durumu izah etmek isterim.

Beni bir dinlerseniz.

Dinleyeceğim ben seni.

Ben seni şimdi dinleyeceğim.

-Gel buraya. -İmdat! Deli var!

-Gel buraya! -Hafize Hanım ne yapıyorsun?

Kurban olayım sakin ol.

Kılıç gerçek. Kılıç demir.

Katil oldum senin yüzünden. Niye söylemedin bana onun adamı olduğunu?

Kimsenin adamı değilim. Ben kimsenin adamı değilim.

Yalan konuşma!

Hepimiz aynı gemideyiz Hafize Hanım.

Hepimiz aynı gemideyiz. Bir kere dinleyin insanı.

Yeter artık.

İndir kılıcı.

Ben kimsenin adamı değilim. Bir dinleyin insanı be.

Köfteci.

-Adam geliyor kaç. -Zekeriya!

Tamam, bende. [BEN HALLEDİYORUM ANLAMINDA]

Hafize Hanım.

Hafize Hanım gülme.

Al arkamdan zenciyi. Al zenciyi arkamdan.

Hiç güleceğim yoktu.

Allah’ım kamera falan yoktur inşallah. Kamera var mı? Kamera görüyor musun?

Al zenciyi.

Koş! Koş! Koş!

Ne oluyor? Nereye koşuyorsun Hafize?

Nerede bu sikke?

Ne arıyorsunuz?

Belamızı arıyoruz. Selamün kavle.

Yok.

-Biri almış. -Kim alacak lan senin eşyanı bizim evde?

Bırak. Bırak abla bırak. Bırak, bırak.

Büyük para olsa dikkatimizi çekerdi. Görmedik öyle bir şey.

Görmedim diyor adam.

Duydum, duydum.

Baba, burada bir kız vardı o gün çalışan. Nerede o?

Ayrıldı o be.

Ayrıldı.

Bozuk paraları buna mı atıyorsunuz siz?

Buraya bıraktılarsa, buradaysa bunda olabilir yani.

Nasıl bir şeydi bu? İri miydi?

Hee, iri. Böyle daha iri yani.

Değişik resimler var mı üstünde?

-Valla bir kere gördüm. Var galiba böyle. -Bu mu?

O! Vallahi bu. Vallahi buldun abla yürü.

-Yürü, yürü, yürü. -Bulduk. Bulduk.

Zekeriya.

Yalancı puşt. Çiğ köfteci, sikke.

-Savcı Bey. -Abla.

Şahıs ciddi bir kafa travması geçirmiş.

Onun ifadesini yarına bırakalım bence.

Hepsinin ifadesini yarın birlikte alırız.

-Emredersiniz. -Hadi.

Adnan, bana bak.

Ağız birliği edeceğiz.

Ben koskoca Süslü Cavit’i bir kadın vurdu dedirtmem tamam mı?

Ağız birliği edeceğiz. Senin adamlardan birisi delirdi.

İkimizi de vurdu tamam mı?

Tamam, mık uk.

Gel, gel.

Hafize abla.

-Senden bir isteğim olacak. -Ne?

Geldik, geldik.

Hafize abla ne oldu iyi misin?

-Hafize ablanın ilaçları bitti. -Raporun yanında mı abla?

Hırlıyor kadın ya. Istırabı var.

Kolumuzu bacağımızı kopartır valla. Şurada bir iğne vuruverelim.

Sakinleştirici.

O zaman hafif bir sakinleştirici yapacağım Hafize abla

ama yarın servise görünmen gerekiyor mutlaka.

-Tamam. -Ne? İğne mi olacak?

Ben iğneye hiç bakamam. Ben dışarıdayım.

-Merhaba. -Ne yapıyorsun be?

-Çaycı sen misin? -Başka çaycı var mı burada?

Sensin. Jandarma çay istiyor da.

Görev başında insanlar. Yardımcı olalım.

-Tamam götürüveririm ben şimdi. -Tamam.

Bunlar tamam.

Vah vah.

Neler geldi başımıza Hasan’ım?

-Ne oluyor lan? -Şişt, sessiz, sessiz.

Vallahi ikinizin de gırtlağını keserim. Kimsenin ruhu duymaz.

Eliniz kolunuz bağlı. Melek gibi adamı şeytana çevirdiniz ya.

Sadece ben konuşacağım. Siz kafayla onaylayacaksınız tamam mı?

Bu uğursuzu verirsem bu mesele kapanıyor mu?

Benim bu meseleyle hiçbir ilgim yok.

Kader kurbanıyım, masumum. Doğru mu?

Bu vurulma hadisesini de siz üstleneceksiniz tamam mı?

Yapma oğlum. Ben katil değilim ya.

Katilsin. Katilsin ya. Ne istedin kadından?

Milyon dolarlık adamsın. Allah vurmuş bir de sen vurdun kadına ya.

-Öyle değil. Öyle değil. -Öyle.

Al. Al. Al.

-Uğursuz. -Ya lütfen Hafize’ye söyler misin?

Ben başka kadın istemiyorum. Bir tek onu istiyorum ya.

Kendin söyle.

Hafize.

-Acıyor mu? -Beni affedebilecek misin?

Valla ben de anlamadım. Nasıl oldu birden sinirlerim boşaldı.

Kusura bakma kardeş, vurduk seni de.

Ah Hasan’ım ah. Affet beni. Affet beni.

Gidiyorum ben artık Hasan'ım. Vallahi bakamam senin yüzüne.

Neyse, iyileşeceksin.

Paça içeceksin bol bol. Bakacağım ben sana.

Leyla.

Gidiyorsun yani.

Evet.

Al bak bunu da. Dedim sana, ada küçük buluruz diye.

Al bir daha da kaybetme. Madem uğurluymuş.

-Leyla. -Şey yap ama.

Yıka onu. Midye kokusu sinmiştir üstüne. Sevmezsin sen şimdi.

Leyla bak, ben sana başımdaki belayı söylemek istedim.

Keşke söyleseydin.

Allah beni sana güldürmek için değil...

...acı çektirmek için yollamış deseydin mesela.

Allah Allah.

Ama sen de akıllısın ha.

Şarkılar, türküler, gece sigara keyifleri...

...muhabbetler falan.

Tabi onlar varken ne diye bulandıracaksın ortalığı değil mi?

Vallahi billahi günahımı alıyorsun.

Ben aldım alacağımı Zekeriya.

Leyla.

Hani sen bana o gün canımsın demiştin ya.

Canımsın çünkü, canımsın.

Ben artık sana diyecek bir şey bulamıyorum Zekeriya.

Ne istedin? Ha? Güzeldi değil mi buralar?

-Hevesini aldın, hemen git bakayım. -Yapma.

Hepiniz aynısınız işte. Al.

-Hepiniz aynısınız. -Leyla dur.

Leyla.

Ben seni seviyorum.

Ben seni seviyorum.

Vallahi seviyorum ya. Seviyorum seni ben.

Şiddet bu ailenin bütün kadınlarının içine sirayet etmiş ya.

Bu nedir ya?

Ben seni seviyorum Leyla. Gerçekten seviyorum.

-Seninle evlenmek istiyorum. -Hadi. [ 84 ]

Evlenmek istiyorum seninle.

Vallaha evlenmek istiyorum. Seni abinden istemeyen Zekeriya şerefsizdir.

Beni sen göm istiyorum Leyla.

Leyla çok seviyorum seni. Vallahi.

Nereden evleneceksin? Sen git tepsinle evlen.

Yazımı kışa çevirdin

Bak gözümde yaşlar Leyla’m.

Mevla’m ayrılık vermesin

Gökte uçan kuşa Leyla’m

Gökte uçan kuşa Leyla’m

Kuşa Leyla’m

Seni seviyorum Leyla.

Hadi bir toparlanalım fotoğraf çekelim.

-Vallahi çekelim ya. -Hadi.

Leyla, hadi fotoğraf çekelim ya.

İsmim Zekeriya, soyadım Taştan.

Aşk çıkardı bizi baştan.

Birkaç tane daha çek. Birkaç tane daha çek.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.