All language subtitles for Bodrum.Masali.S01.E28

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

(Erkek dış ses) Bu diziyi engelsiz.kanald.com.tr...

...adresinden izleyebilirsiniz.

(Müzik - Jenerik)

(Maya) Yücel.

Çok zaman oldu.

Hoş geldin.

(Maya) Böyle pat diye geldiğim için özür dilerim.

Ama benimle çok önemli bir şey konuşacakmışsın.

Yıldız'ın kocası söyledi.

(Müzik - Duygusal)

Anladım.

Kim bu?

Kim gelmiş?

Sen Aslı'ya mukayyet ol.

(Müzik - Duygusal)

Maya.

(Yıldız) Dur kızım. Sakin ol.

O değil mi? O gelmiş.

Dur, Faryalı bir konuşsun önce.

-O gelmiş. -Kızım, sakin ol.

Bekle. Az kaldı.

(Yıldız) Az kaldı.

-Sakin ol. -(Yıldız) Tamam kızım.

Anne, o mu hakikaten?

(Uzay) Annesi?

Aslı'nın annesi mi o?

Annem.

(Yıldız) Az kaldı. Az kaldı Aslıcığım. Ne olur bekle.

(Müzik - Duygusal)

Kusura bakma.

Evren buradan gitmeden evvel çok önemli bir şeyi...

...senden duymam gerektiğini söyledi.

(Dalga sesleri)

Ben de seni bulmaya çalışıyorum.

Bunca yıl sonra.

Yani...

...ne oldu da beni bulmaya çalışıyorsun?

(Dalga sesleri)

Bileklik.

Bana da vermiştin bir tane.

(Dalga sesleri)

Doğmamış çocuğumuz var ya...

Ne?

Biliyorum Maya.

-Yücel-- -(Faryalı) Haberim var.

Biliyorum.

Kim?

Kim söyledi sana bunu?

Koskoca bir sır.

Nasıl taşıyacaksın bütün bir ömür?

(Müzik - Duygusal)

Ben söyleyemedim sana.

Engel oldular.

Biliyorum.

Benim bir suçum yok.

Yok senin bir suçun.

(Müzik - Duygusal)

Ne onu yaşatabildim...

...ne de seni tutabildim.

Maya...

...çocuğumuz...

Bizim çocuğumuz yok Yücel. Öldü.

Var.

Yaşıyor.

Ne diyorsun sen?

Ölmemiş.

(Faryalı) Yalan söylemişler sana.

Doğmuş. Yaşıyor.

Hayır.

O çocuk doğdu, öldü, tamam mı?

Biliyorum, anlamak çok zor.

Maya...

Hiçbir şey bildiğin yok.

(Maya) Yücel...

...sen eskiden de deliydin, şimdi iyice delirmişsin.

Çocuk öldü.

Ölmemiş.

Yalan söylemişler sana. Birine vermişler.

(Faryalı) Yaşıyor.

Duymak istemiyorum. Çekil!

Gitme.

Kızın yaşıyor.

Kızım...

(Müzik - Duygusal)

Niye böyle bir şey yapıyorsun sen bana?

Niye?

(Faryalı) O gece bebek doğmuş.

Baban almış çocuğu.

Sana öldü demişler.

Yapmazlar.

Öyle bir şey yapmazlar.

Yapmışlar. Yalan söylemişler.

Çekil git, inanmıyorum sana!

Uzak dur benden!

-(Aslı) Gidiyor. -(Yıldız) Şimdi öğrendi. Bekle.

-Aslı bir dur. -Ya bırakın! Bırak!

Yanına gideceğim.

(Faryalı) Yana'yla konuş, anlatsın sana.

Maya!

-Metin, gideceği yerden haberim olsun. -Tamam abi.

(Araba sesi)

Nereye gidiyor?

Nereye gidiyor?

(Aslı ağlama sesi)

Dönecek. Dönecek.

Ya dönmezse?

(Faryalı) Dönecek.

Yeni duydu. Biraz zaman ver ona.

Sakin ol. Sakin ol güzelim.

(Aslı ağlama sesi)

(Faryalı) Sakin ol.

(Araba sesi)

(Telefon zili sesi)

Söyle Fethi.

(Faz) Nereye?

Tamam.

Abi, Maya Hanım gitmekten vazgeçmiş.

Ne?

Şoför, Maya Hanım'ı Yıldızlı Otel'e götürmüş abi.

-Faz dön. -Tamam abi.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik devam ediyor)

(Telefon zili sesi)

Durur musunuz?

Burada mı?

Durur musunuz?

(Müzik - Gerilim)

(Kapı kapanma sesi)

(Telefon zili sesi)

Alo.

(Maya ses) Alo, Yana...

(Maya) Alo.

(Maya ses) Yana, beni duyuyor musun?

(Maya sesi) Alo.

(Müzik)

(Müzik)

(Yunanca konuşma)

Yana! Yana!

(Müzik)

(Ağlama sesi)

(Müzik)

(Müzik - Gerilim)

Gel.

(Müzik - Duygusal)

Çantasını alsana.

-Eyvallah. -İyi akşamlar.

(Müzik - Duygusal)

(Araba sesi)

Abi, abi, bu Amerikancı bebe var ya, geldi aldı kızı.

Kim o oğlum?

Git peşlerinden. Nereye giderse haber ver bana.

(Müzik - Duygusal)

Ne oldu abi?

İyiymiş, iyiymiş.

(Aslı) Neredeymiş?

Ya bırakıp giderse?

Bulamazsak?

Gitmeyecek.

(Müzik - Duygusal)

Ateş...

(Müzik - Duygusal)

Merak etme.

Ben havaalanına gideyim.

Durur, beklerim kapıda. Bırakmam geçsin.

Tamam Uzay.

(Ateş) Eyvallah.

(Müzik - Duygusal)

(Yıldız) Nereye gitmiş?

Metin takip edecek.

Böyle gelmesi çok kötü oldu.

Aslı birden bire dağıldı.

Dağılalım diye yapıyorlar.

Evren dedi.

Hepsinden hesabını soracağım.

İyi misin sen?

Beni bırak. Sen kendine bak.

(Müzik - Gerilim)

(Faryalı) Senin Bora'yı tanıyan arkadaşın var ya...

Ha, Muzo.

Söyle ona...

...yarın çağırsın. Mekânına gidip konuşacağım onunla.

Tamam mı?

Yengemi de bırakıver. Yenge.

He.

-(Faryalı) Kelebek bıraksın diyorum seni. -Tamam çocuğum.

Hadi iyi geceler.

-(Aslı) İyi geceler. -(Ateş) İyi geceler.

(Kelebek) Montumu alıp geleyim ben.

(Evren mırıldanma sesi)

Pek neşelisin. Hayırdır?

Nasıl olmam kızım?

Çocuğum olacak.

(Gülme sesi)

Yeme beni Evren ya!

Yerim ben seni. Çıksın, onu da yiyeceğim zaten.

Ya Gözde ya, benim canım makarna çekti.

Aş mı eriyorum acaba?

Hadi makarna yapıp yiyelim.

Senin bana söylemediğin bir şey var.

(Müzik - Gerilim)

Ya haklısın.

Ben çok özür dilerim Gözde.

Ben bugün karıma ne kadar hayran olduğumu söylemedim değil mi?

Pardon, kime?

Sana kızım. Benim başka karım mı var be?

Ben senin o sezgilerine o kadar hasta oluyorum ki.

Var ya, sen başından beri şu Lal'e taktın ya kafayı...

...helal olsun.

Evren, nereye getireceksin konuyu? Ne alakası var Lal'le?

Takmadın mı? Yalan mı?

Taktım.

Çünkü gizlediği bir şeyler var.

(Evren) Aynen öyle.

Peki bizden mi, abinden mi?

Bence herkesten.

İşte ben bir de bu yüzden hastayım sana. Zekâna hastayım.

Ben Lal'le ilgili öyle bir şey öğrendim ki...

...bütün parçaları yerine oturtuyor.

Neymiş o?

Bil bakalım abinin parası kimin üzerinde?

(Müzik - Gerilim)

Lal'in.

Aynen öyle.

İyi, tamam. Ne demek bu?

Bu, şu demek...

...sevgili Bora Gencay'ın...

...sakız alacak bile parası yok.

Yani tabii ben de başta böyle şaşırdım.

Yani çocuğumun geleceğinin başkasının elinde olması insanı geriyor.

Sen nereden biliyorsun bunu?

Ben böyle şeyleri bilirim Gözde.

Cık, yok.

Yok, abim yapmaz öyle bir şey.

Bir yanlışlık var.

Yok kızım öyle bir şey, yanlışlık falan.

Ya abim yapmaz öyle bir şey.

Yahu abin bana gıcık kapıyor. Bunu hepimiz biliyoruz zaten. Tamam.

Da sana da pek güvenmiyormuş anlaşılan.

Ki her şeyi Lal'in üzerine yapmış.

Sen niye seviniyorsun peki burada?

(Gülme sesi)

Söyleyeyim. Bir, bir tane çocuğu olacak.

(Evren) İki, bu kadar zeki bir karım var.

Üç, karnım çok acıktı.

Makarna yemek istiyorum.

Hadi hadi, biz çözeriz bu işi.

Hadi kız, hadi.

Ben üstüme bir şeyler giyeyim.

(Müzik - Gerilim)

Beni Kos'a götürebilir misin?

Hemen mi?

Hemen.

(Bora) Lal.

(Müzik - Gerilim)

Belki de istemeyecek beni.

Olur mu hiç öyle şey?

Düşünme öyle.

Olabilir.

Belki de kim bu diyecek.

Aslı, hiç der mi ya?

O senin annen. Demez.

Bilmiyorum Ateş.

Neden gitti ki?

Ya bak, bir de şöyle düşün...

...sen ilk öğrendiğinde nasıldın?

Şimdi bir de o kadının yerine koy kendini.

Seni öldü bilmiş ya. Daha ötesi var mı?

E şimdi birden öğreniyor.

E ne yapacağını bilemiyor doğal olarak yani.

Faryalı abi doğru söylüyor. Gelecek o.

Bak, bir de herkes yanında zaten.

Sen gitme bir yere.

Şimdi yani.

Ya...

...ben gider miyim hiç?

(Öpücük sesi)

Gider miyim?

(Müzik - Duygusal)

Haber mi geldi?

Yok.

(Faryalı) Daha gelmedi.

(Müzik - Duygusal)

-Ben gideyim de siz konuşun. -Otur, otur, otur. Otur koçum.

Gelmeyecek.

(Aslı) Biliyorum.

Gitti.

Gelecek.

(Faryalı) Annen gelecek.

Sana sarılacak.

Sen de ona sarılacaksın.

Söz mü?

Söz.

(Faryalı) Söz.

Söz.

(Telefon zili sesi)

Ben geliyorum.

(Telefon zili sesi)

Alo.

Alo, Faryalı...

...Maya beni arıyor ne zamandan sonra.

Ne oldu? Söylediniz mi?

Söyledik.

(Faryalı ses) Alo.

Alo, duyuyor musun beni?

(Yana ses) Buradayım.

Konuş Maya'yla.

Olmaz Faryalı.

Ben ona telefonda ne diyeyim?

Beni bir ömür affetmeyecek.

Etmeyecek tabii! Tabii etmeyecek!

Kız kardeşin acı çekiyor. Acısını dindirmen lazım.

Konuş onunla.

Yapamam! Yapamam! Yapamam!

Ne yapacağımı bilmiyorum.

Daha ne yapacaksın be? Daha ne yapacaksın?

Konuş onunla. Duyuyor musun beni?

Anlat ona her şeyi.

Yapamam.

(Faryalı ses) Yapacaksın.

Ya konuşursun ya da seni alır buraya getiririm.

Bu işin artık kimseden saklanacak hali yok. Hele Maya'dan hiç!

(Faryalı ses) Alo.

Alo, duyuyor musun beni?

(Müzik - Duygusal)

(Ateş sesi)

(Araba sesi)

(Uzay) Gidiyorum ben havaalanına.

Bir şey olursa arayın. Hemen döner gelirim.

Tamam birader. Kaç defa söyleyeceksin?

Gerekirse önünde yatarım ben o kadının.

Bırakmam geçsin.

Pasaportunu alır, kaçarım.

Abartma Uzay. Sen oyalarsın, ben Aslı'yı alır giderim işte.

Bir şey diyeceğim.

Ya deniz yoluyla giderse?

Bu havada deniz meniz işlemez. Görmüyor musun?

Anca uçakla. Sen git, bekle orada. Tamam mı?

Tamam Keleboş.

Tutarım ben o kadını. Kendi annemmiş gibi sarılırım.

-(Uzay) Bir sarılırım böyle... -(Kelebek) Şişt! Ne yapıyorsun oğlum?

(Uzay) Böyle sarılırım, bırakmam.

Annem derim ya, annem!

Oğlum, bıraksana! Allah Allah! Deli misin nesin?

-Tamam, tamam. -(Uzay) Tamam. İşte böyle.

Ben görevdeyim. Beni arayın.

Havalara bak.

Hah, abi, Üzüm yengeyi bıraktım, geldim.

Koş Süha'ya. Telefonu kapalı.

İskeleye iniversin, bir tekne ayarlasın.

Ne oluyor abi?

-Kos'a gideceğiz. -Ne zaman?

-Şimdi ulan, şimdi. -Bu havada mı?

Ya başlatma havasından! Yürü hadi!

Abi, Asım Kaptan bile çıkmamış. Koya çekmişler. Sabahı bekliyorlarmış.

(Müzik - Gerilim)

(Araba sesi)

Kim bu Yana?

Tamam, peki. Anlatma.

(Bora) Hazır mı tekne?

Kaptan bu havada çıkamayız diyor.

Gitmemiz lazım.

(Lal) Konuştum Bora. İmkânsız diyorlar.

Meteoroloji sabaha karşı düzelecek demiş.

(Bora) Helikopter?

Onlarla da konuştum. Görüş mesafesi çok düşükmüş. O da olmuyor.

Faz!

(Ayak sesi)

Efendim abi?

Kaptanın yanında bekle.

Hava şartları uygun olduğunda hanımefendiyi gönderelim.

Tamam abi. Merak etme.

(Ayak sesi)

-Teşekkür ederim. -Rica ederim.

(Müzik - Gerilim)

Faryalı, delirdin mi sen? Bu havada denize çıkılır mı ya?

Bir şey olmaz Yıldız.

Yarın gündüz gözüyle gitsen?

Tatile mi gidiyorum?

Gideyim, şu yarayı kapatayım.

Yapma, gözünü seveyim yapma.

Sen bana dua edersen hiçbir şey olmaz.

(Müzik - Gerilim)

Merak etme.

(Müzik - Gerilim)

Yana kim?

Ablası işte.

Maya neden havaalanından döndü?

Ben nereden bilebilirim Bora?

(Bora) Yanlış cevap.

Bilmen lazım.

Yani sen getirdin, sen götüreceksin değil mi?

Yanılıyorsun.

-(Bora) Yanılmıyorum. -(Lal) Yanılıyorsun.

Çünkü ne ben getirdim, ne ben gönderdim.

Her şeyi sen belirledin.

O zaman işler niye karıştı?

Çünkü bu kadın, o otele gitsin diye geldi buraya.

O zaman getirmeyecektin.

Şimdi ne istiyorsun, ben seni anlamıyorum.

(Lal) Her şey istediğin gibi gidiyor.

Ne bu haller ya?

Bora, sana diyorum. Ne bu haller?

Öğreneceksin.

O kadını havaalanından geri döndüren şey ne?

Öğreneceksin. Yoksa ben öğreneceğim. Tamam mı?

(Müzik - Gerilim)

(Yağmur sesi)

Faryalı.

Geldin mi?

Ne oluyor? Gelmiş Maya.

Geldi. Anlattım her şeyi.

Yana konuşmuyor onunla. Gidip alacağız kadını.

-Bu havada çıkılmaz Faryalı. -Çıkacağız, çıkacağız.

Bak, sabahı bekleyelim.

Ya yatıp uyuyacak mıyım Reis? Kız perişan.

Anası ondan beter.

Ne olacak? Deniz, bizim deniz.

Ne zaman sorduk müsait misin diye?

-(Faryalı) Hadi gari, yürü. -Tamam. Öyle diyorsan öyle.

(Gök gürültüsü sesi)

(Yağmur sesi)

(Müzik)

Kaptan aradı mı?

Aramadı.

(Müzik)

Beni biraz yalnız bırakır mısın?

Tabii.

(Müzik)

(Kapı açılma sesi)

Tamam.

(Kapı kapanma sesi)

Muzo arıyor.

(Bora) Şimdi değil.

Faryalı seninle yarın Muzo'nun mekânında görüşmek istiyormuş.

Tamam.

Ne zaman nerede isterse.

(Lal) Duydun.

(Müzik)

(Müzik)

-(Gözde) Aşkım. -(Evren) Hı?

Bana su getirir misin?

(Telefon zili sesi)

Kim bu saatte?

Otelden arıyorlar. Sıkıntı var herhalde.

(Telefon zili sesi)

(Telefon zili sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Efendim?

O kadını buraya neden gönderdin?

Yıldız, seninle yarın bir kahve içelim mi?

Soruma cevap ver Evren!

Yahu yüz yüze konuşalım lütfen.

Neyin peşindesin sen ya, ha? Neyin peşindesin?

Sana gerçekleri göstermenin.

O gerçeklerin de, senin de Allah cezasını versin!

Cezasını versin!

(Müzik - Gerilim)

(Müzik)

Ya aşkım ama su!

Ha.

Ya, çok pardon. Hemen.

(Müzik)

(Kapı açılma sesi)

Anne.

(Kapı kapanma sesi)

İyi misin sen?

İşte.

Ne kadar iyi olunursa kızım.

Çok kötü hissettin o kadını görünce değil mi?

(Öpücük sesi)

Bakamadım bile yüzüne.

Çok zor annem.

Çok zor.

Daha zoru ne biliyor musun?

Benim için ne kadar zor olduğunu...

...söylemeye hakkım bile yok.

Çünkü...

Çünkü belki de orada bir...

...aile kavuşuyor.

Herkesin mutlu olması lazım.

Öyle değil mi?

Çözülecek anneciğim.

Yine biz bize kalacağız.

Bizden geriye bir şey kalırsa.

Söyleme öyle.

Neyse.

Yarını yarın düşünürüz.

(Müzik - Duygusal)

Hele bir Faryalı sağ salim gelsin de.

(Müzik - Duygusal)

(Telefon zili sesi)

Uzay arıyor.

-Uzay. -Burada her şey normal.

Gelen giden bir anne yok.

Yani var da onlar başkalarının anneleri.

Sizde durum nedir?

Bekliyoruz işte. Bir şey yok burada da.

Tamam. Ben burada nöbetteyim. Bir şey olursa haber veririm.

Gir içeri ya. Üşüyeceksin dışarıda.

Termalim var içimde. Korkma.

Uzay Çelik, özel haber Bordum.

İyi geceler.

(Gülme sesi)

Allah Allah!

Tatlı ama ya.

Sorma.

(Yağmur sesi)

Sevgilim...

...hadi odaya çıkartayım ben seni de biraz uyu, dinlen ha.

Benim dinlenmek için bundan başka bir şeye ihtiyacım yok.

("Meret - Noksan" çalıyor)

"Neyim varsa al"

"Derdimdin inan"

"Sevemedim hiç ben bu boşluğu"

"Senden bana kalan"

"Dur, sus, söyleme"

"Unutursun böyle daha iyi"

"Geçiyor günler usul usul"

"Sonu gelmiyor oysa gecelerin" (Gök gürültüsü sesi)

("Meret - Noksan" çalıyor)

"Bak nasıl ansızın yaralandık"

"Savrulduk"

"Bu kör ıssızlığa"

"Ölmek hep yarım kaldı" (Gök gürültüsü sesi)

"Güçlüydük ne de olsa"

("Meret - Noksan" çalıyor)

(Gök gürültüsü sesi)

Sevgilim, tamam. Bak, ben buradayım, yanındayım.

Hadi. Yum gözlerini, tamam.

Miniğim.

Nasıl gitti bu havada ya?

(Gök gürültüsü sesi)

Senin için gitti Faryalı abi.

Biliyorum. Benim için.

(Yağmur sesi)

Bir an önce annene kavuş diye gitti.

Korkuyorum ona bir şey olur diye.

Sevgilim, saçmalama. Faryalı abiyi bilmiyor musun?

Denizci o, korkma sen.

Allah'ım sen koru onu.

Sevgilim, hadi sen yat uyu.

Bak, uyandığında onlar gelmiş olacak.

Hadi.

Miniğim.

(Ateş) Hadi.

(Gök gürültüsü sesi)

(Müzik - Duygusal) (Kuş cıvıltısı sesi)

(Gök gürültüsü sesi) (Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

-(Yıldız) Niko! -Yıldız!

(Niko) Hoş geldin. Hayırdır?

Faryalı'yı merak ettim. Süha ile çıktılar gece.

Nereye çıktılar bu havada vre?

-Kos'a. -Kos'a!

Deli vre bu adam, vallahi deli.

Çok merak ettim, hâlâ gelmedi.

E gelse de buraya gelmez.

-Nereye gelir? -Hava güneyli.

Gündoğan'a gider.

(Dalga sesi)

-Oraya bakayım ben. -Hı hı.

Tamam Niko. Hadi görüşürüz.

(Dalga sesi)

Denizle şaka olmaz vre, denizle şaka olmaz!

(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesi)

-Günaydın. -Günaydın.

Daha günü vardı onun. Niye çıkardın?

Sıkıldım ya. Biraz hava alsın.

Hem daha iyiyim şimdi.

Hıı. Günlük Kelebek'ini düzenli alıyorsun da ondan.

Nasıl durumlar?

Senden gerisi tatsız.

Abin?

Daha haber yok.

Önceden sen bunların ucundan tutardın. Ne oldu?

-Kaşınıyorsun! -Hah!

O zamanlar omuzum yerindeydi.

İşine geldi mi iyi, işine gelmedi mi çıkık. Değil mi?

Kelebek!

Aşkımız uğruna çıkmış bir omuzdan bahsettiğini hatırlatırım.

Bence gerek yoktu çıkmasına ama...

...madem hoşuna gitti, iyi oldu.

Kıyamam sana yavrum.

Ben de şu sağ omuzumu çıkarayım da alem empati görsün.

-Alem empati değil, enayi görmüş olur. -Hıı.

Aşk için varsın desinler, ne olacak?

Çıktı gene içinden arabesk.

Çiğ köfte yoğurayım mı bebeğim ha? İster misin?

Salak!

Aa...

...tişörtün de gözümden kaçmadı sanma.

-Sevgilim aldı. -Şanslısınız.

Çok zevkli bir şahsiyetmiş kendisi.

Bazı bazı.

Ama kendisini tebrik ediyorum.

-Güzel bir seçim. -Öyledir.

Abimi bir çevirir misin?

Sabah aradım, açmadı da. Ben de bir ellerimi yıkayayım.

(Operatör ses) Aradığınız kişiye şu an ulaşılamıyor.

Kapalı.

(Operatör ses) Sinyal sesinden sonra mesaj--

Ne?

Ne oluyor?

(Müzik)

Bugün ayın on altısı.

-Ee. -Annemin doğum günü.

-Yuh! -Ne yuh?

-O manada demedim. -Ne manada?

Yemek yapardık. Hani hazırlık falan.

Yazık! Kadıncağız çok terso bir zamana denk geldi.

Çilekeş kadın.

Abimin de kafası yerinde değil ki.

Üff!

Ne yapacağız?

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Dalga sesi) (Kayık motor sesi)

(Araba sesi)

(Faryalı) Kaptan, gel, gel. Gel Kaptan.

(Kayık motor sesi)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

-Kolay gelsin Kaptan. Hazır mı her şey? -(Kaptan) Hazırız.

(Kapı kapanma sesi)

Maya!

(Dalga sesi) (Müzik)

(Lal) Bizim bununla çıkamadığımız denizden onlar nasıl dönüyor?

Bilmiyorum.

(Dalga sesi) (Martı sesi)

Yana!

(Dalga sesi) (Martı sesi)

(Ağlama sesi) Yana!

(Müzik)

(Müzik)

(Müzik) (Martı sesi)

(Gök gürültüsü sesi)

-Şişt! Oğlum, Faryalı abi dönmüş ulan. -Harbiden mi?

Dönmez mi ya? Denizler hakimi abim benim.

Kadını getirebilmiş mi?

Galiba. Bilmiyorum. Aradı beni şimdi işte, Aslı'yla gelin dedi.

-Neredelermiş -Limanda.

Haa. Bitsin artık şu kızın ıstırabı ya.

-Nerede Aslı? -Odada.

Gün doğduğunda ancak uyuyabildi oğlum.

-Gideyim de şunları yesin, çıkalım. -Tamam.

-Şişt! Haber et bana mutlaka. -Tamam, tamam.

(Müzik)

Ha! Hayatım.

(Kapı tıklama sesi) (Kapı açılma sesi)

-Günaydın. -Günaydın.

(Müzik)

Ne oldu?

Ben ne zaman uyudum ya?

Haber mi var?

Var.

Faryalı abi aradı, gelin dedi.

Nereye?

O da orada mıymış peki? Konuşmuşlar mı?

O da orada olacakmış.

Annen de orada olacakmış.

Limana gelin dedi ama hemen gelin demedi.

Dün gece de bir şey yemedin. Hadi şunu bir at ağzına sen de. Hadi artık.

-Hadi. -Ya Ateş, şimdi yemek yenecek...

...zaman mı ya? Off!

Yok, böyle gidemem. Böyle olmaz ya.

(Aslı) Bunlarla uyumuşum zaten. Uff, ne yapacağım? Hay Allah!

Eve de gidemem ben şimdi.

Ne yapacağım? Zaman kaybederiz. Uff, çok heyecanlıyım!

Yaa, ne varmış kıyafetinde?

Ya Ateş, sen bir çıksana. Ben bir duş falan alayım, saçımı yapayım. Hadi.

Aslı, hayatım, yemek yemeyeceğim diyorsun...

...kıyafet diyorsun, duş diyorsun, saç diyorsun, ona vakit yok diyorsun...

...ama bunlara vakit var diyorsun. Ben anlamadım, bu nasıl iş?

Kelebek haber verdi. Ben de koşa koşa geldim.

-Süpersin. -(Su) Sen şimdi duşa gir...

...ee, ben elbiseni ütüleyeyim.

(Su) Sonra saçın böyle ıslakken köpük yapıp, bir de (...)...

...yaparız. Ohh!

(...) o ne be?

İşte böyle bir aparat. Böyle kıvır kıvır yapıyor.

Ee, niye peki?

-(Aslı) İlk kez görecek. -(Su) İlk kez görecek.

-(Su) Ya hadi dışarı. -Hadi, hadi sen git.

Hadi, hadi dışarı. Hazırlanacağız biz.

-Tamam, şunu şey yap. -Tamam. Tamam, tamam.

(Müzik) (Araba sesi)

(Bora) Ne oldu şimdi orada hı?

Hiçbir şey anlamıyorum ha.

Ya bize ne? Biz niye geldik buraya?

Her şey istediğimiz gibi gitmiyor mu? Faryalı darmaduman!

Lal, hiçbir şey istediğimiz gibi gitmiyor.

Hele o kadın havaalanından nasıl geri döndü?

Evren kesmiş yolunu.

Evren kesmiş yolunu? Hıh!

(Gülme sesi)

Bunu bana ne zaman söyleyecektin?

Kos dönüşü.

(Müzik)

O iş bende dedin.

Evren'in hiçbir şeyden haberi olmayacaktı değil mi?

Sen işini böyle mi yapıyorsun?

Faz, ara şu Ergüven'i, çıyanı da...

...otele gelsin neredeyse. -Tamam.

(Müzik - Gerilim)

(Maya) Hayatımın en uzun gecesiydi Yana.

(Maya) Ben senin kardeşinim.

Bana doğruyu söyle.

(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesi)

Yana...

...benimle konuş.

(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesi)

Kardeşim!

Kardeşim!

Affet beni.

(Müzik)

Hepsi babamın suçu.

(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesi)

Benim çocuğum doğdu mu?

(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesi)

Yani yaşıyor mu?

(Müzik)

(Masaya vurma sesi)

(Ağlama sesi)

(Müzik)

Babam onu senden aldı.

(Ağlama sesi) Ya annem?

Ölüm döşeğine kadar bu acıyla yaşadı.

(Masaya vurma sesi)

Nasıl yaparlar böyle bir şey? Nasıl yaparlar?

(Müzik) (Ağlama sesi)

Sen de yeni öğrendin, öyle değil mi?

(Müzik - Gerilim)

Affet beni.

(Müzik - Duygusal)

(Masaya vurma sesi)

Yalvarırım affet! Maya!

En başından beri biliyordun.

Ben on yıl yas yaşadım. (Masaya vurma sesi)

Ben o odaya sığamadım. Sen her şeyi biliyordun.

Kardeşim! Kardeşim, affet kardeşim.

Sen vicdanında boğul! Vicdanında boğul! (Tokat sesi)

(Müzik - Duygusal)

Kardeşim!

Kardeşim, affet!

(Yana) Affet kardeşim!

(Müzik) (Ağlama sesi)

(Telefon zili sesi) (Ayak sesi)

Yıldızlı Otel, buyurun.

Bu akşama mı?

Kaç kişi?

Tamam. Alıyorum notumu.

Görüşmek üzere.

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Sayfa çevirme sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Kalem bırakma sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Ayak sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Kâğıt yırtma sesi)

(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesi)

(Müzik)

(Müzik)

(Kâğıt düşme sesi)

(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesi)

(Müzik)

Bu yılki 16 Mart son olsun.

Bir daha saklama.

(Müzik)

(Faryalı) Sana mı soracağım?

(Müzik)

Ne yapmaya çalışıyorsun?

-Hatırama sahip çıkıyorum.

Hatıra, hatıra olduktan sonra...

...sahip çıkmanın bir manası yok.

Yaşarken sahip çıkacaktın.

Öyle çekip gidip...

...sonra konuşmak olmuyor.

Ya neyle oluyor?

Takvim yapraklarını saklamakla mı?

Bırak Allah aşkına!

(Yıldız iç ses) Sen sadece vicdan azabını dindirmeye çalışmışsın.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

(Kâğıt sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Evren) Neden şaşırdın ki?

Ben bugüne kadar hiç unuttum mu?

Ne istiyorsun Evren?

(Müzik)

Yıldız...

...ben Maya'yı buraya bizim için getirdim.

Saçmalıklarını dinleyecek halim yok.

Dün akşam soruyordun, işte anlatıyorum.

Gerçekten bir gün beni anlayacaksın diye içimde hâlâ bir umut var.

Ya sen hastasın ya!

Yemin ediyorum ne yaptığını bilmiyorsun.

Ne yaptığımı ben gayet iyi biliyorum.

Bir gün bana gerçekten bakabilseydin, anlardın sen de.

Ya 20 yıl...

...20 yılımı verdim ben sana. Bir ömür.

Hayal kırıklıklarıyla dolu bir ömür.

Yıldız...

...o herif nerede şimdi acaba hı?

O kadının yanında mı?

Adam ailesini toplamaya çalışıyor.

Peki ben ne yapmaya çalışıyorum? Ha?

Ya defol git Evren be!

Yıldız...

...sen acaba bu benim huzursuzluğumun ve gerginliğimin...

...sebebini düşündün mü hiç?

Ya gözünden bir kere bile o bakış eksik olmadı be!

(Evren) Ama yanlış olan hep Evren. Eksik olan, yalan dolan olan...

...hep Evren değil mi?

Sağ ol.

İki çocuk doğurdum sana be!

Sen o çocukları kendin için doğurdun.

Ya sen ne biçim konuşuyorsun ya?

Bak...

...ben o kadını buraya niye getirdim biliyor musun?

Gerçekleri anla diye.

(Evren) Bir tek ben mi bir şeyler saklamışım senden ha?

O pisliği düşünerek geçirdin benimle 20 yıl.

(Pakete vurma sesi)

Çık git buradan!

(Müzik)

Yıldız...

...bir gün anlayacaksın...

...sana gerçekten kimin âşık olduğunu.

Hele bugünden sonra çok daha iyi anlayacaksın.

Gör bakalım o pislik...

...kendisinden bir çocuk esirgeyen kadını mı seçiyor...

...yoksa ona çocuk veren bir kadını mı.

(Evren) Ama o kadını seçtim derse, sakın korkma.

(Evren) Ben burada olacağım.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Yıldız, ben seni seviyorum.

Bütün yanlışlarıma rağmen.

(Müzik - Duygusal) (Kuş cıvıltısı sesi)

(Müzik - Duygusal) (Kuş cıvıltısı sesi)

(Müzik devam ediyor)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi) Ne işin var senin burada?

Aa, abi! Özleyemez miyim seni?

(Öpüşme sesi)

(Müzik)

Ergüven nerede?

Ne oldu ki? Bir şey mi oldu?

Otelde yok, telefonu da kapalı. Nerede biliyor musun?

Yoo, bilmiyorum.

Sabah işim var diye evden çıktı.

Bir şey mi oldu abi? Söyleyecek misin?

Boş ver.

(Nefes sesi)

Ya Gözde, bir şey söyleyeceğim.

Sen bu çocuğu...

...Amerika'da doğurmak ister misin?

Aa, o nereden çıktı şimdi ya?

Ne bileyim, burada fazla zorlanıyorsun gibi geliyor bana.

Hangi konuda?

Bu herifle senin burada mutlu olma şansın yok.

(Bora) Yani. Gerçi nerede var, onu da bilmiyorum ya.

Yıldız konusundan mı bahsediyorsun?

(Gözde) Abi bak...

...Evren'le bizim ilişkimizde...

...sadece senden bahsetmiyorum.

Hiç kimsenin anlayamayacağı bir şey var.

Anlamak isteyen kim?

Abi, bizim kocaman bir geçmişimiz var.

Ya ben sana Lal'le ilişkin hakkında bir şey soruyor muyum?

Nasıl?

Yani bu kadın neden acaba hayatımızın bu kadar içinde?

Ya da nasıl oluyor da kendini sana benden bile yakın görebiliyor?

Ne demek istiyorsun anlamıyorum.

Abi, ben o kadına hiç güvenmiyorum.

Güvenmiyorsun çünkü tanımıyorsun.

Kadın, kadını tanır.

(Gözde) Ve o kadın senin tahmin ettiğin gibi güvenilecek biri değil.

Gözde, bir şey mi biliyorsun hı?

Ya bir şey biliyorsan söyle. Bilmiyorsan da konuşma.

Peki, tamam abiciğim.

Umarım ileride çok büyük bir hayal kırıklığı yaşamazsın.

Sen onu boş ver. Yeğenim ne yapıyor?

-İyi. Yarın kontrolü var. -Hı.

Cinsiyet belli oluyor mu?

-Yarın belli olur artık herhalde. -(Bora) Hı.

Sence?

Sen küçüklüğünden beri erkeklerle daha iyi anlaşırsın.

Ergüven soyadlı bir erkek daha girecek hayatımıza.

(Nefes sesi)

(Su) Dur!

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi) (Müzik)

-Olmuş mu? -Olmadığın bir zaman yok ki.

Nasıl ya, aynı mıyım? Her günkü gibi mi? Her günkü gibi olmasın.

Değil. Hayır, o kadar güzelsin ki.

Gerçek mi?

Gerçek üstü.

-Dalga geçme ya. -Geçmiyorum.

(Aslı) Çok heyecanlıyım.

Vallahi ben bile bu kadar heyecanlıysam, sen...

Yerinden çıkacak.

(Su sesi)

Bana kızımı anlat.

(Müzik)

Yolda.

Geliyor.

Maya.

Sen böyle bir kaybı yaşamadan buldun onu.

Ben on yıl onun ölümüne ağladım.

Adada yapamadım.

(Maya) Atina'ya yerleştim.

Hep bir ses olsun istedim kulağımda.

Çünkü...

...kulağımdaki sesler susunca...

...aklıma geliyordu.

(Su sesi) (Müzik)

Çıkacak şimdi karşına.

Dokunacaksın ona.

Ben onun yüzüne nasıl bakacağım Yücel?

Sen nasıl baktın?

Biz ona neler yaşattık.

Ne günahı vardı?

Bizim?

Var mıydı bizim günahımız?

Gerçekten yok muydu?

Varsa da bende.

(Dalga sesi)

Ahh benim küçüğüm.

Nasıl büyüdü bir başına?

Ne yaptı?

Kim bakmış?

Asım Kaptan.

Burada balıkçı.

İyi tanırım.

Annesi?

Yok.

Öyle bir başına.

(Dalga sesi)

Bir başına.

(Maya) Geceleri kim su verdi?

Hastalandığında kim bekledi?

Üstünü kim değiştirdi?

(Müzik) (Dalga sesi)

Çok güzel portakal reçeli yapar.

(Dalga sesi)

(Faryalı) Şu kayıklardan birini alır...

...bir başına karşıki adaya geçiriverir.

Öyle cengâver bir kız, dünya güzeli.

(Müzik) (Dalga sesi)

Bizim Kelebek'in iyi arkadaşı.

Kelebek?

(Faryalı) Hüsnü. Benim ufaklık.

Küçüklükten beri beraberler.

Sen onu nasıl buldun, gördün?

(Müzik) (Su sesi)

Gözümün önünde büyüdü de göremedim.

(Müzik) (Dalga sesi)

Ya istemezse beni?

İstemez mi?

O aradı seni, o buldu.

Nasıl?

Dedim ya, cengâver! Tutturdu annem de annem diye.

Bulacağım dedi onu, çıktı karşıma anlattı.

(Faryalı) Bana bak kızım dedim...

...bırak.

(Faryalı) Yok dedi.

Artık ne dualar ettiyse bak...

...oturuyoruz karşı karşıya...

...kızımızı bekliyoruz.

(Müzik) (Su sesi)

("Rubato - Bir Ayrılık Bir Yoksulluk Bir Ölüm" çalıyor)

("Rubato - Bir Ayrılık Bir Yoksulluk Bir Ölüm" çalıyor)

(Müzik devam ediyor)

"Vara vara geldim"

"Bu kara taşa"

"Yazılan gelir"

"Sağ olan başa"

"Aman aman aman aman oy"

"Bizi hasret koyan"

"Kavime kardaşa"

"Bir ayrılık"

"Bir yoksulluk"

"Biri de ölüm"

"Aman aman aman aman oy"

"Bir ayrılık"

"Bir yoksulluk"

"Biri de ölüm"

"Aman aman aman aman oy"

("Rubato - Bir Ayrılık Bir Yoksulluk Bir Ölüm" çalıyor)

("Rubato - Bir Ayrılık Bir Yoksulluk Bir Ölüm" çalıyor)

"Nice sultanları"

"Tahtan indirir"

"Nicesinin"

"Gül benzini soldurur"

"Aman aman aman aman oy"

"Niceleri dönmez" (Ağlama sesi)

"Yola gönderir" (Ağlama sesi)

(Ağlama sesi) Affet.

"Bir yoksulluk"

(Maya) Affet.

"Bir de ölüm"

(Ağlama sesi)

"Aman aman aman aman oy"

(Ağlama sesi) (Maya) Affet, affet, affet.

"Bir ayrılık, bir yoksulluk"

"Bir de ölüm"

"Aman aman aman aman oy"

"Aman aman aman aman oy"

(Kuş cıvıltısı sesi)

Abla, ne oldu?

(Kuş cıvıltısı sesi)

Yok bir şey oğlum.

Hı, aa...

...ben de akşam şey yapacaktım ama böyle de hiç hoş olmadı.

Doğum günün kutlu olsun ablacığım.

Sağ ol yavrum.

(Müzik - Duygusal) (Vurma sesi)

Aslı'dan haber var mı?

Ya onlar şeydelermiş, yani limandalarmış.

Hep birlikteler.

(Vurma sesi)

(Ayak sesi)

(Müzik - Duygusal) (Ayak sesi)

(Atma sesi)

Ben alayım.

(Poşet sesi)

(Kapı vurma sesi)

(Kapı açılma sesi)

-Abi, müsaitsen-- -(Bora) Gel, gel.

(Kapı kapanma sesi)

-Kim bu arkadaş? -Benim ekipten abi, Kerim.

Sen bana sormuştun ya Evren'i gözetlemiyor musun diye.

Evet.

Dün akşam Gözde Hanım'ın evinin önüne Kerim'i yerleştirdim.

-Kapının önünden niye ayrıldın? -Bana öyle talimat verildi.

Kim verdi?

Söyle Kerim, talimatı kim verdi?

Lal Hanım.

Ya saçma sapan konuşmayın, hadi çıkın dışarı.

Ben de inanmadım abi ama arama kaydında Lal Hanım'ın numarası var.

Tamam, çıkın dışarı. Arkadaş artık bizimle çalışmıyor.

Bir daha olmayacak abi.

(Müzik - Gerilim)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Kapı açılma sesi)

(Telefon zili sesi)

(Evren) Lal.

Ne oldu, iyice delirdi mi seninki?

Maya'yı neden bırakmadığını soracak.

O büyük haber canım. Öğrenince ikiniz de yerinizden zıplayacaksınız.

Ne? Önce patronuna söyleyelim herhalde, değil mi? Adamı ezmeyelim.

O sana nasıl olsa söyler.

Senin saçmalıklarınla uğraşamayacağım. Geç, seni bekliyor.

Ben istiyorum ki önce böyle ilişkimizi bir değerlendirelim.

Ha? Acaba Bora ona ihanet ettiğini öğrenince ne diyecek?

(Evren) Korku?

(Gülme sesi)

Korku bazı kadınlara çok yakışıyor, böyle insanda onu koruma hissi uyandırıyor.

Ne istiyorsun, söyle.

Merak etme, seni satmayacağım.

Satsan ne olur ya?

(Gülme sesi)

Ya ben hastayım böyle atarlı giderli kadınlara.

Satsam ne olur görürsün.

Mesela...

...bence Bora'nın en az 100 milyon doları var senin üzerinde.

(Evren) Ha, bildim mi?

(Gülme sesi)

Tatlım, daha çok gençsin, öğrenmek için zamanın da var.

Bora'nın Maya'yı giderken yoldan çevirmem konusunda...

...bana yardım ettiğini öğrenirse ne yapacağını düşünüyorsun, ha?

Merak etme, öğrenmeyecek.

Ama tabii bunun sana bir bedeli var.

Allah'ın cezası.

Ne var aklında?

Ben böyle ayaküstü konuşmayı sevmem.

Ya merak ettiğim bir şey var.

Kadınlar bunu hisseder diyorlar ama ben pek inanmıyorum.

Sen ne diyorsun bu işe?

-Hangi işe? -(Evren) Maya işine.

Bora bayağı Maya'ya kafayı taktı.

Abuk sabuk konuşma. (Evren gülme sesi)

Tatlım, ben abuk sabuk konuşmam.

Ben iş adamıyım.

Öyle mantıksız tahminler de yapmam.

Bora, Maya'nın Faryalı'yı görmesine bu kadar bozulduysa, çıkarlarına...

...ters hareket ediyor demektir. Bunun da bir tek sebebi olabilir.

Ha?

Ne o?

Aşk meşk falan, böyle işler.

Bora'nın ne düşündüğünü anlamak böyle kolay değildir.

(Evren) Kolaydır kolaydır.

Kolaydır da beni hiç ilgilendirmiyor bu, istiyorsa dibine kadar âşık olsun.

Böylece Faryalı'nın biletini kesmek için daha yoğun bir çaba harcayacaktır.

Bu da benim işime gelir.

(Evren) Anladın?

(Evren) Hı?

(Evren gülme sesi) Hadi gel konuşalım, hadi.

Ya korkma, satmayacağım seni.

Hadi.

(Müzik - Gerilim)

(Kelebek) Oğlum, otursana artık.

Duramıyorum Keleboş, duramıyorum.

Sen nasıl böyle oturuyorsun hayret ediyorum.

(Uzay) Karşılaştılar mı acaba ya?

Ya bunca emek verdim, karşılaştıkları anı kaçırdım ya.

Gidip dağda bayırda buluşuyorlar, şöyle şehir merkezi bir yerde buluşmuyorlar.

(Uzay) Önceden haberim olsaydı bir şey yapardım ama.

Sabaha kadar da havaalanındaydım zaten.

-Uzaycığım. -(Uzay) Efendim balım?

Merak etme, hepsini kutlayacağız.

Çok heyecanlıyım Su, çok heyecanlıyım. Heyecandan ne yapacağımı şaşırıyorum ya.

Nerede benim çikolatalı pizzam?

Siz bunu yiyin, öbürü de geliyor.

(Uzay) Bakın, bu çocuk sizin arkadaşınız mı, değil mi bir karar verin.

(Uzay) Her gün farklı beyanatlarla geçmeyin karşıma, ona göre.

Ya dayanacağım, ya bırakacağım.

Aslı'nın annesini bulduğu hayatta bir amacım vardı.

Ne yapsam, şimdi bu çocuğun hayatını mı zindan etsem acaba?

Denesene.

Ne yapıyor senin Dilara?

Şş, Ferdi, koçum bak, orada bir şeyler yanıyor Ferdi.

Git bir bak ya, sen bir bak.

Çok kaşınıyorsun ha.

Bir amaç Su, bir amaç.

Bir amaca ihtiyacım var Su.

(Müzik - Gerilim)

Senin baban denizde mi kaybolmuştu Kelebek?

Oğlum, yürü git.

Ölmemiş olma ihtimali nedir?

Tövbe ya Rabbim ya.

Dur ulan, ben onu bulayım, doğru.

Uzay, sen acıktın herhalde. Gel şunu al, ufak ufak al.

(Su) Parmağımı bırak, dur, ah.

Yedirme şuna elinle ya, gıcık oluyorum.

Aa, kıskandı.

-(Su) Hadi al sen de. -I ıh.

-(Su) Ya, al. -İstemiyorum.

(Ferdi) Bu da geldi.

(Su) Aa.

(Su) Ne güzel pizza ya.

Bunun üzerine böyle biraz çilek dilimlesem...

...anneme mis gibi doğum günü pastası.

Hatta doğum gününü akşam burada mı kutlasak?

Süper fikir.

(Müzik)

Babanız kaç yılında kaybolmuştu Keleboş Bey?

Bir koyacağım şaplağı, cama yapıştıracağım şimdi kafanı ha.

Uf, tamam be, ben zaten kıymetimi bilenlere yardım ediyorum, sana etmem.

Çok güzelmiş ulan.

Düzgün ye ulan şunu.

(Müzik - Duygusal) (Yağmur sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Müzik - Duygusal) (Kuş cıvıltısı sesi)

(Maya) Hâlâ inanamıyorum.

(Aslı) Ben de.

Hayatım boyunca bunu hayal ettim.

Ben hayal bile edemedim.

Ben annem diye başka birini bildim yıllarca.

Beni bırakıp gitti diye hep kızdım ona.

(Aslı) Benim neyim eksik...

...niye beni sevmedi diye düşündüm.

Niye öyle bakıyorsun bana?

Gözümü kapatırsam seni kaybetmekten korkuyorum.

Şimdi ne olacak peki?

Bilmem, ben çok mutluyum şu an.

Yani...

...dönecek misin geldiğin yere?

Sen benden sıkılana kadar ben buradayım.

Hakkındaki her şeyi bilmek istiyorum.

Hangi yemeği seversin?

Ne olmak istiyorsun?

Sevgilin var mı?

Çok soru sorarsam kızma bana, olur?

Ben de seni merak ediyorum.

(Aslı) Evli misin?

Çocuğun var mı?

(Müzik - Duygusal) (Kuş cıvıltısı sesi)

(Nefes sesi)

Hiç evlenmedim.

(Müzik - Duygusal)

(Nefes sesi)

Abi, ne acayip ya, insan böyle film izliyormuş gibi izliyor ha sanki.

Bak bak, bak, şunun mutluluğuna bak.

Vallahi bayağıdır böyle gülmüyordu ha.

Baksana abi, ne güzel gülüyor.

Vallahi şimdi kalkıp gidip sarılacağım ha.

Sarılmak marılmak yok ulan.

(Müzik - Duygusal)

Daha çok sarılacağız oğlum, daha çok sarılacağız.

Abi...

...sen ne hissediyorsun peki?

Nasıl hissediyorsun yani?

(Müzik - Duygusal)

Baba oldum oğlum.

Baba oldum.

(Müzik - Duygusal)

-Ateş. -Efendim abi?

Annene sahip çık.

(Müzik)

Kırılgandır Yıldız.

(Müzik - Duygusal)

Tamam.

(Müzik - Duygusal)

(Telefon zili sesi)

(Telefon zili sesi)

Faryalı, ne yaptınız?

Aslı nasıl?

Mutlu.

Konuşuyor annesiyle.

Çok şükür.

Bir terslik çıkacak da kız yıkılacak diye çok korktum.

Sen nasılsın?

İyiyim.

Akşama hazırlık yapıyorum.

Aklım da sizdeydi.

Yalnız kaldın sen de.

Bir otursunlar bakalım baş başa, ana kız biraz.

Tamam, Aslı'mı öpüyorum. Görüşürüz.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal) (Kuş cıvıltısı sesi)

(Nefes sesi)

-Annem. -Ay.

-Kızım. -Ne yapıyorsun?

Korktum bir an. Hiç, yorulmuşum çocuğum.

(Müzik - Duygusal)

Kelebek akşam buraya bakacak...

...biz de seninle pizzacıda doğum gününü kutlayacağız.

Kızım, bu saatten sonra ne doğum günü Allah aşkına?

Olmaz öyle şey, ben senin pastanı bile tasarladım.

Başka bir akşam yemek yeriz, bu akşam yapmayalım, olur mu?

Ne olur kızım, hiç halim yok.

Sen Faryalı abiyle baş başa olmak istiyorsan...

...ben Ateş'i idare ederim.

Faryalı'nın beni düşünecek hali mi var?

Adamcağız ne halde.

Dünya yansa o senin doğum gününü unutmaz.

Sen kendini biraz fazla küçümsüyorsun.

Neyse, o zaman akşam pizzacıdayız.

Bak, zaten çok fazla uzatmayacağız.

Sen Faryalı abiyle böyle bir kutlamak istersen...

...bir tur daha onunla kutlarsın işte, tamam?

-(Yıldız) Su. -Hı?

Bir şey söyleyeceğim.

Ben ev bakacağım, kiralık.

O nereden çıktı?

Kızım, hep burada mı yaşayıp gideceğiz? Bir evimiz olmasın mı?

(Yıldız) Sen demiyor musun her şeyim her yerde diye?

-Ama öyle pat diye-- -(Yıldız) Pat diye değil canım.

Düşünüyorum ne zamandır.

Bir evimiz olsun.

Yerimiz yurdumuz da belli olsun.

Sen Maya geldi diye mi böyle birden ayaklandın?

O da var tabii.

(Yıldız) Kadın yıllar sonra kızını öğrendi.

Aslı da burada, Faryalı da burada.

(Burun çekme sesi)

Ne de olsa bu insanlar...

...birbirlerini tanımak isteyecekler, birlikte vakit geçirmek isteyecekler.

Burada yer açmak lazım.

Sen nasıl bir insansın ya?

Sen nasıl anlayışlısın!

Onunla bir ilgisi yok.

Aslı da bizim canımız, Faryalı da.

Çok zor zamanlar geçiriyorlar.

Biraz nefes almaya ihtiyaçları var.

Sen yine de çok acele etme.

Bir Ateş'le de konuşalım.

Anne, sana da yazık. Birden bire yüklenme bu kadar şeyi.

Güzeller güzelim benim.

(Öpücük sesi) Annem.

Çok seviyorum seni.

Biz sana neler yaptık.

Neler yaşattık böyle.

Bizi affedebilecek misin?

Siz de bilmiyordunuz ama.

Bilmiyorduk, kaçırdık.

Biz birbirimizi bulduğumuza sevinelim.

Sana bakmak dünyanın en büyük mutluluğu.

Sevinmek ki ne sevinmek.

(Müzik - Duygusal)

Hadi bir şeyler yiyelim.

Abi, vallahi ben şikâyetçiyim Aslı'dan. Uyandığından beri hiçbir şey yemedi ha.

Aa, kendim acıktım demiyor da.

Allah Allah.

Hadi.

Hadi.

(Sandalye sürüme sesi)

(Kapı açılma sesi)

-(Evren) Beni görmek istemişsin. -(Bora) Hı.

Bora çağırdı dediler, beraber mi görüşeceksin?

Gel gel.

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik - Gerilim)

Sen neden benim işlerime karışıyorsun ya?

Yanlış yoldasın çünkü.

İyi, anlat.

Kadını aldım otele götürdüm. Neyi anlatayım?

Gideceğini kimden öğrendin?

Maya'dan.

Maya'dan?

Evet, kendisi söyledi.

Kapının önünde adam vardı.

Ya benim kapımda 20 senedir adam var da...

Ne olmuş?

Sana biri yardım etmiş olmalı.

Kim?

Lal.

Nasıl Lal?

Lal'in telefonunu aldım gizlice, birisine arattırdım, yoldan çevirdim, bu.

Ergüven, niye böyle şeyler yapıyorsun ya?

(Evren) Çünkü Maya'nın gitmemesi gerekiyordu.

Faryalı'yı Yıldız'dan ayıracak son bir hareketi yapması gerekiyordu.

Bu yüzden.

Ya ne alakası var? Kadın defterleri kapatmış.

(Evren) Bora, bazı defterler istesen de kapanmaz.

Kızcağızın öğrenmesi gereken bir şey vardı...

...onu öğrenince bu defterler zaten açılacaktı.

Hım, neymiş o?

Bir sırrı var Maya'nın.

Ya söylesene.

Ya siz hakikaten bilmiyor musunuz?

(Bora) Ergüven, canımı sıkma, söyle.

(Gülme sesi) Peki, tamam, tamam.

Maya'nın Faryalı'dan kendisinin de bilmediği bir kızı varmış.

(Evren) Doğumdan sonra Maya'nın babası öldüğünü söyleyip çocuğu almış.

(Evren) Şimdi her şey ortaya çıktı.

İkisi de bunu öğrendiler. Üstelik kız da yanlarında.

Yani herkes mutlu.

(Bora) Lal?

Ne saçmalıyor bu?

Bilmiyorum.

Ya yorulduysanız ben devam etmeyeyim, daha fazla anlatmayayım ha?

(Nefes sesi)

(Müzik - Duygusal) (Kuş cıvıltısı sesi)

Her şey bununla başladı, bu küçük bileklikle.

-Hâlâ yapıyor musun bunlardan? -Yok.

(Maya) Gençlikteydi.

Hâlâ gençsiniz.

-Öyle mi? -Öyle.

Ellerin benimkine benziyor.

Seninkiler benimkilere benziyor olmasın sakın ha?

(Aslı) Ya, evet ya.

Ama öyle değil mi? Benziyor yani.

Öyle.

Saçların da benziyor.

Seninkiler daha kıvırcık.

Sen benden çok daha güzelsin.

-Öyle demeyin. -Öyle.

Ee Ateş, anlat bakalım.

Vallahi ne anlatayım? Aslı çok bekledi sizi.

Bilseydim bekletmezdim.

(Maya) Ateş'le nerede tanıştınız?

Ateş, Yıldız teyzenin oğlu.

Evren'le Yıldız'ın?

Evet.

Ha, bir de kız kardeşin varmış, baban söyledi.

Hı hı, evet, Su.

Nerede oturuyorsunuz?

Şimdilik oteldeyiz, Faryalı abinin otelde.

Yücel'in otelde?

Faryalı abiyle annemin otel.

Yani.

-(Maya) Ee, baban öbür otelde çalışıyor? -Evet, ayrılar onlar.

Ha.

Bilmiyordum.

(Ateş) Ayrılar.

Ben bir ellerimi yıkayayım.

-Ceketini giy. -(Aslı) Tamam.

Ben de geleyim.

(Müzik - Duygusal)

Sizin eski evin iki arkasında Muhtar Halit var ya, onun kızının burası.

Onlar Gündoğan tarafına çiftlik evine geçtiler, o yüzden boş.

Hım.

Güzelmiş.

-Ne kadar? -Üç bin 500 abla.

(Yıldız) Niye o kadar pahalı ya?

Sezon geldi abla, iki ay önce gelsen dünya kadar ev bulurduk.

Ama merak etme, indirtiriz biraz biz onu.

Yok, bu bize büyük olur.

Başka ne var?

Nesi büyük abla? İki tane yetişkin çocuğun var.

Yok Selim, başka ne var onu göster.

Anladım abla.

Burası var, bir artı bir.

İki bin 500 lira. Burası da yıllık istiyor.

Bakabilir miyim?

(Müzik - Duygusal)

Ha, bu ne?

Orası sana gelmez abla, mezbelelik orası, baş edemezsin.

Adam ederim ben ya, sen yine de göster.

Sen beni dinle, kanalizasyon problemi var oranın.

Üf.

İyi o zaman Selim, sen bakar ol.

(Yıldız) Bir şey çıkarsa beni haberdar et.

Yalnız acileyetimiz var.

Hemen taşınabileceğimiz gibi bir yer olsun, olur mu?

Tamam abla, sen merak etme, elimden geleni yapacağım.

-Numaram var mı sende? -Faryalı abinin var, otelin var.

Ulaşırım ben sana.

Yok, sen bana direkt ulaş.

Tamam, şuraya da yazıyorum, Yıldız.

Tamam.

-Hadi görüşürüz. -(Selim) Görüşürüz, iyi günler.

(Ayak sesi)

(Kapı açılma sesi)

(Su sesi) (Müzik - Hareketli)

Ateş. (Öpücük sesi)

Ne yapıyorsun ya? Çık dışarı, biri görecek.

Yok kimse Aslı, merak etme.

(Su sesi)

Nasıl biri?

Tatlı.

E seni doğuran birinin zaten başka bir şey olma ihtimali yok ki.

Şimdi seni ısıracağım.

Rüyada gibiyim.

Bitmeyecek bir rüya.

İnanamıyorum.

(Restoran ortam sesi)

(Müzik - Duygusal)

Yıldız'la Evren ayrılmışlar, haberim yoktu.

Evet.

Ayrıldılar.

Yıldız'la beraberiz biz.

Büyük aşk.

(Müzik - Duygusal)

Abi, canım pide istiyor diyor Aslı.

Ben bir şey demedim ya, kendi canı istemiş.

Aa, ikiyüzlülük yapma Aslı.

Bak ya.

Ee, bütün gün hamurdasınız koçum pizzacıda, ha?

Adam gibi bir şey yiyiverin, bak sulu yemek var.

Kuru fasulye var, ha kızım?

Abi, pide istiyorum dedi, ne yapayım?

Ne, bana ne diyorsun şimdi, ne yapalım yani?

(Ateş) Pide istiyorum dedi, canım pide istiyor dedi.

(Faryalı) Öyle mi, ha Aslı?

İyi, iyi, tamam.

Aslı istiyorsa... Maya?

Ha?

-Pide? -Olur.

Ben bir bakıvereyim.

(Faryalı) Süleyman.

(Ayak sesi)

Hah Su, abimle konuştum, bir şeyler yiyeceklermiş, bizi de çağırıyorlar.

-Niye? -Ne niye?

Ya üçünün konuşacakları vardır, bizi niye çağırıyorlar?

Ateş'in ne işi varsa bizim de var.

Kızım, ben amcayım, amca.

Ee, sen git o zaman.

Senin neyin var?

-Bir şey yok. -Yok, var var.

Ne oldu, söylesene, ha?

Uf, annem kötü ya.

Çaktırmamaya çalışıyor ama anlıyorum ben.

Ee, haksız da değil tabii.

(Kelebek) Yıllar sonra Maya falan...

Aslı'ya da çok seviniyor bir yandan, görüyorum. Değişik durumlar.

Seviniyor tabii, sevinmez olur mu ama içi gidiyor işte.

Ya çok zor ya.

Abim anneni asla boş bırakmaz.

Şu an kafası yerinde değil, görmüyor musun, allak bullak.

İkisi de haklı.

Ya onca yıl sonra mutlu olacaklardı, yine karıştı her şey.

-(Su) Annem ne dedi biliyor musun? -Ne?

Ev bakacakmış kiralık.

O nereden çıktı ya?

Ya işte Maya falan.

Ya abine biraz zaman veriyor.

Hani kafasını toplasın, ne yapacaksa rahat etsin diye.

Abim ne yapacakmış?

Yani ne bileyim? Yıllar sonra kızı ortaya çıktı, kadın eski sevgilisi.

Yok öyle bir şey Su, laf çıkarma.

Ne yok öyle bir şey? Ya el ele tutuşarak mı yaptılar Aslı'yı?

-Kızım. -Ne kızım?

(Su) Ee, sustun, ne oldu?

Koca otel. Göndermem ben seni bir yere, abimle bir konuşurum.

Tamam, konuş.

Ama ev arama işini falan söylemesin sakın.

(Su) Sonra annem anlar benim söylediğimi, çok bozulur.

Tamam, ben şey yaparım.

Sen şey falan yapamazsın Kelebek, bak, tut ağzını.

Kadını dört yandan bastılar zaten, bir de bana kırılmasın.

Allah Allah, tamam, bende.

Pek güven vermiyorsun ama neyse.

(Gülme sesi) Benim göbek adım güven.

-Hadi, Aslı bekliyor, çıkalım. -Olmaz ya.

Saçmalama Su, Aslı seni göremezse sevinci yarım kalır.

Cık.

Ah şu kadın milleti.

Hadi.

Alırım ben bunları.

Ferdi, biz çıkıyoruz.

(Müzik - Gerilim)

Ortak, canın mı sıkkın?

Ya bana bak.

(Gülme sesi) Sakin ol Lal.

Sen benim sırdaşımsın.

Ben senin hiçbir şeyin değilim.

(Evren) Öyle oluyor, biliyor musun?

Bazen hiç istemediğin bir anda...

...istemediğin bir kişi yanında bitiveriyor. Hayat işte.

Evren, ne istiyorsun?

Söyleyeceğim.

Ama önce aramızdaki meseleyi açıklığa kavuşturmak lazım.

(Evren) Şimdi benim elimde bir sır var.

Seni Bora'nın gözünde bir saniyede bitirecek bir sır.

O yüzden benimle iyi geçinmeye bak sen.

Sen kimsin bana şantaj yapıyorsun ya!

Ya bak, şantajın en kötü tarafı ne biliyor musun?

Kimin yaptığı değil de kime ne kadar zarar verdiği.

O yüzden, ben kimim, sen kimsin, biz kimiz, neredeyiz, ne oluyoruz falan...

...bunların hiçbir önemi yok. Sen bunları boş geç.

Bora bunu öğrenirse ne kaybedeceksin sen onu düşün.

Evren, ne istiyorsun, ne?

Hah.

Şimdi söyle bakalım...

...Bora'nın bütün parası neden senin üzerinde?

Öyle bir şey yok.

(Evren) Ya, ben öyle bir şey var mı demedim ki.

Öyle bir şeyin var olduğunu zaten biliyorum ben.

Ayrıca her tarafından da bu anlaşılıyor.

Benim sorduğum şey şu.

Neden bu para senin üzerinde?

-Yok para falan. -(Evren) Ya bak hâlâ ne diyor.

(Evren) Lalciğim, ben sana bir şey söyleyeyim mi?

Benim bu hayatta şöyle bir şansım var.

Kazmayı nereye vurduysam oradan su çıktı.

O yüzden ben bu işin aslını öğrenmeden peşini bırakmayacağım.

Lalciğim bak, sana iki gün süre.

İki gün.

(Evren) Aklını başına topla.

Ve bana her şeyi anlat.

Bir, neden bütün para senin üzerinde?

İki, Bora neden ve kimden kaçıyor?

Anlaştık? Bu kadar basit ya.

(Evren) İki tane soru sordum.

Hadi tatlım.

Allah senin cezanı versin.

Ya Lal, aşk olsun bak, bozuluyorum gerçekten.

Lütfen, ayıp oluyor yani.

Cık.

(Evren) Gerçekten bozuluyorum ya. Ben sana böyle sevgiyle yaklaşıyorum...

...sen geliyorsun bana, Allah cezanı versin, yok bir şey bir şey...

(Müzik - Gerilim)

Ver Süleymancığım.

-Yanık abi, senin sevdiğin gibi. -Ha, yaktın mı?

-Evet. -İyi.

Bir tane de kuşbaşılı mı söyleyiverseydim?

(Faryalı) Ha? Yer miyiz?

-Yok ya. -Hadi yiyelim bakalım biz.

Aa. Hoş geldiniz.

(Aslı) Ne haber?

Benim ufaklık.

(Su) İyi, sen?

Çok sevindim.

-Ne yapıyorsun kardeşim? -Ne haber?

-Ne yaptın koçum? -İyidir.

Tanıştırayım Su, Ateş'in kardeşi.

-Memnun oldum. -Ben de.

-Merhaba. -Nasılsın kızım?

-Kelebek -Hüsnü.

-Gördünüz mü beni? -Gördüm tabii.

Görmez olur muyum hiç?

Hadi gelin.

(Müzik)

(Aslı) Su benim Bodrum'daki en yakın arkadaşım.

Hani bendim senin en yakın arkadaşın?

(Aslı) Su gelmeden önceydi canım, yoklukta.

(Kelebek) Vay!

-Ee, hadi madem. -Dur ulan dur bakalım, söyleyeceğiz daha.

Süleyman, servis açıver buraya.

Biz Kelebek'le şu kadarcıktık tanıştık. Hep aynı okullar falan.

(Faryalı) Al sen bunu. Al, ye, tamam, kızın patatesini bırak.

-Al şu ayranı da. -Su...

...iyi misin sen?

Annem geldi aklıma ya. Boş ver.

Ne oldu?

Kolay mı sence bu yaşananlar? Üzülüyorum.

Haklısın da o farklı bir durum...

...bu farklı bir durum. -Elimde değil ki.

Tamam. Tamam, sen düşünme.

-Kötü mü peki? -Yani.

(Müzik)

-Kanka, köşeleri yemiyor musun? -Al, al.

Sen diğerini de yemezsin, aldım.

(Faryalı) Sen bir şey yemedin.

Yiyeceğim.

Aslı'yı izlemeden vakit kalırsa, ha?

İnsan garipsiyor durup durup.

Sen alışılacak güzellik misin Aslı?

(Aslı) Saçmalama Kelebek.

Sen bugün annemin nesi, biliyor musun?

-Ne? -Doğum günü.

-Bugün 16'sı mı Su? -Herhalde.

Tamam, hadi şey yapalım o zaman. Hadi gidelim o zaman.

Yok, yok. Faryalı abi bir şey düşünürse...

(Kelebek) Şş, kaynatmayın aranızda.

Ee, İstanbul nasıl Ercan Bey?

Bunaltıcı.

Ee, sen de emekli ol artık. Sıkılmadın mı paraları say say?

İşimiz para saymak Evren Bey, parayı sevmezsek nasıl yapacağız bu işi?

Değil mi? Sen de haklısın ya.

İşleri yavaş yavaş toparlamanızı sevindim.

Eyvallah.

Ama bu daha başlangıç.

Ya ben vazgeçtim, sen emekli falan olma, yoksa ben paraları...

...saydıracak başka bir mali müşavir aramak zorunda kalırım.

Sen iyice araştırdın mı Bora Gencay'ı?

Enteresan bir adam. Üzerine bir lira yok.

Bir metre kare toprağı, malı mülkü, hiçbir şeyi yok.

Neden sence?

Vallahi batmak üzere desem, değil. İflas falan hiç değil.

Üstelik bunların hepsi iki ay içerisinde olmuş.

Bir anda bütün hesaplar Lal Arman’ın üzerine.

Peki, ne olmuş olabilir sence?

Tek bir ihtimal geliyor aklıma, başına büyük bir iş gelmek üzere ki...

...kaçırmış bütün paraları.

Onun başına büyük bir olay gelme ihtimali olsa, onu sen bilirdin değil mi?

Araştırdım, Türkiye'de herhangi bir davası...

...kaçağı, göçeği yok. Temiz.

O zaman Amerika'da onu kaçırtan bir şey var.

-Kuvvetli ihtimal. -Üstelik bu öyle bir şey ki...

...buraya gelme sebebi öyle aile sevgisi, yeğen sevgisi falan değil.

Acaba Amerika'dan onu buraya getiren şey ne?

O kadarını bilemeyeceğim.

Bileceksin Ercan Bey, bileceksin.

Bileceksin ki Bora Gencay'ın servetinin yüzde birine sahip olasın.

İki milyon dolar?

Şaka yapmıyorsunuz?

Sen beni daha önce şaka yaparken gördün mü?

İyi de bütün serveti...

...Lal Arman'ın üzerine, siz nasıl konacaksınız paraya?

Bora, Lal'in güvenilir bir insan olmadığını anlayacak, sonra gelip (...)

-Nasıl yani? -Tüm servetini...

...tabii ki en yakını olan kişinin üzerine yaparak.

Kardeşinin.

Söyle bakayım, sen 2 Nisan'da müsait misin?

Şimdiden bilemem, neden ki?

Ya sen de onu bilemem, bunu bilemem Ercan Bey.

Yaz ajandana.

2 Nisan'da Evren Ergüven'in nikâh törenine davetliyim.

-Evleniyor musunuz? -Evlenelim artık be.

Evlenelim ki paranın yarısı benim olsun.

(Gülme sesi) Değil mi?

(Vurma sesleri)

(Müzik) (Vurma sesleri)

(Müzik) (Vurma sesleri)

(Nefes sesi)

(Cırt cırt açılma sesi)

(Cırt cırt açılma sesi)

(Müzik)

(Müzik)

Ne oldu, gitti mi kadın?

-Kaldı. -Nasıl?

Uzun hikâye.

-Ya biri bana bir şey yapıyor ama... -Nasıl?

Ya...

...his, ne bileyim. Hani böyle...

...bir şeyi kaçıracakmışım gibi. -Çarpıntı gibi mi?

Ne bileyim?

İlk tutuklandığımda olmuştu bana.

Gâvurun koğuşunda böyle dan diye bir kapadılar kapıyı üstüme.

Günler boyu bir şey kaçırıyorum sandım. Sabaha kadar koşturuyorum rüyamda.

Nereye koşacaksam, beş metre hücre.

-Hiç suçlamadın beni. -Niye?

Beraber iş çevirdik, beni aldılar, sen kaldın diye mi?

Birincisi; düşman ortaktı, ikincisi; sen beni hiç satmadın.

Hissediyorum, kara bulut var üstümüzde.

Burada kimse bir şey yapamaz sana, rahat ol.

Kendi kendime yapmazsam tabii.

-Ne oldu, Faryalı'dan bir ses var mı? -Ha.

Öldürteyim diyorum ya. Evren'in üstüne atayım.

İki sorundan da kurtulmuş olur.

Ciddiyim.

(Müzik)

(Restoran ortam sesi)

Bora, selam.

(Bora ses) Nasılsın? Rahatsız etmeyeyim diye aramadım.

Çok iyiyim. Benim için yaptıklarına teşekkür ederim.

-Bir şey yapmadım ki. -(Maya ses) Öyle değil, sen de biliyorsun.

Ee, senden son bir şey isteyeceğim.

Tabii, elimden ne gelirse.

Çok acayip şeyler oldu, gelince anlatacağım.

Ee...

...otelin planlarına bakarken gördüğüm bahçeli evler var ya.

Ben bir süre daha buralarda olacağım. Misafirimle birlikte...

...bu akşam onlardan birinde kalabilir miyiz?

Tabii tabii, ne kadar isterseniz.

Birini yollayayım, nerede olduğunuzu söyle.

Yok, o kadar zahmet etme.

Yok canım, sen nerede olduğunu söyle.

Ha, tamam, biliyorum orayı.

Tamam, anladım.

Bir araba yollayacağım şimdi, evi de hazırlatıyorum.

-(Maya ses) Görüşürüz. -Tamam, görüşürüz.

(Müzik)

-Ben geldim. -Aa, hoş geldin.

Sana ne kadar teşekkür etsem az.

Ne demek. Yani ben de senin kadar mutluyum.

Tanıştırayım.

Seni ararken bana çok yardım eden arkadaşım, Uzay.

Demek o kahramanlardan biri sensin.

Biri değil, belki de birincisi.

(Müzik)

Şey yapmayın yani.

-Tuhaftır. -Ateş...

Tuhaf ve yetimim.

-Ya? -Ya.

Bir sarılabilir miyim?

Elbette.

(Müzik - Duygusal)

Allah Allah.

(Müzik - Duygusal)

-Hoş geldiniz. -Hoş buldum.

(Müzik - Duygusal)

-Hoş geldiniz. -Hoş bulduk.

-Açık mısınız? -Tabii tabii, açığız.

Şu masaya alabilirim sizi.

Pardon. Küçük bir pastayla mum ayarlayabilir miyiz?

Tabii, ayarlarız.

Eşimin doğum günü de bugün, ona sürpriz olacak.

-Tabii. -Teşekkür ederim.

(Müzik - Duygusal)

-Ver, soyuvereyim. -Hadi kalkalım artık.

Anneme hediye alırız, oradan da pizzacıya geçeriz.

Ben biliyorum ne alacağımı ya, sen merak etme. Bende o.

Ne?

-Görürsün. -Gıcık.

Biz kalkıyoruz.

(Kelebek) Nereye? Beraber gideriz.

Sizin bahçeler duruyor mu hâlâ karşıdaki?

Duruyor.

(Müzik - Duygusal)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Abine söylesen mi artık annemin doğum günü olduğunu.

Unutmaz, imkânı yok.

Ya adamın şaftı kaydı, unutur, unutur.

Ah, sen onları var ya, gel de takvim yapraklarına sor.

-O ne demek? -Destan gibi bir şey.

-Sonra anlatırım, abim burada. -İyi, hatırlat ama.

-Tamam tamam. -Uzay...

...al şunu, tut bakayım tut.

Ben geldim Maya Hanım, hazır olduğunuzda dışarıda bekliyorum.

Tamam.

Hayırdır?

-Ee, ben otele gideyim diyorum artık. -Aa.

Tamam.

Eğer istersen...

Efendim?

Yani...

...bu akşam benimle kalırsan çok mutlu olurum.

(Müzik - Duygusal)

Olur, kalayım.

Ee, ben otel ayarladım ama sana.

Nasıl?

Kelebek bu sahildeki büyük otel var ya.

-Fransızlarınki. -Ha.

Aykut'la konuştum ben. Bekliyor, tamam?

-Aslı'yla Maya'yı al, götürüver oraya. -Ben götürürüm abi.

Kelebek, tamam, ben götürürüm.

Ha, tamam, sen götür kardeşim.

Ama benim öbür otelde eşyalarım var.

Tamam canım, ben hallederim onu, aldırırım.

Tamam, şimdi konuştum sabah. Olmaz, ayıp olur.

Ama şimdi onlara da ayıp olacak.

Yok ya, ayıp olmaz. Hem öbür otelde daha rahat ederiz.

Yani edilir bence.

Peki. Madem öyle istiyorsun. O zaman ben haber vereyim.

Tamam, ben hallederim.

(Restoran ortam sesi)

(Müzik - Gerilim)

Arabayı çalıştır, bekle, geliyorum ben.

Misafirimi alacağım ben.

Alacaksın alacaksın. Misafiri nasıl alacaksın.

Yürü git. Tatsızlık çıkmasın insanların içinde! Bekle!

(Müzik - Gerilim)

Ben ne dedim? Bak, ayarlamış bile kalacağı yeri.

Ya abim Yıldız ablanın hiç mahcup duruma düşmesini şey yapar mı?

-Ya istemez de işte annem de ince-- -Evet, hadi bakalım.

Bir şey lazım olursa arayıverirsin beni, olur mu?

-Tamam. -Konuşuruz Maya.

-Konuşuruz. -Azıcık baş başa kalıverin siz.

Hadi gel.

-Sen nereye abi? -Ben de bir Yıldız ablana bakacağım.

Ne dedi, duydun mu? Bak, Yıldız'a bakayım dedi.

Unutmuşmuş. Ha!

-Hani planları yoktu annemlerin. -Annem bir şey demedi bana.

(Su) Haberi yok demek ki.

O zaman sürpriz yapacak herhalde Faryalı abi.

O zaman ben bizim planı iptal edeyim de onlar baş başa kutlasınlar.

Bence de. Hadi gel.

(Müzik)

(Mesaj zili sesi)

(Su dış ses) Sürprizin yolda.

(Su dış ses) Biz gece geç vakitte odanda kutlayacağız doğum gününü.

Sürprizim yolda.

(Müzik - Duygusal)

(Faryalı) Bas gaza narenciye kralı!

Soracağım ben sana narenciyeyi. Şu patronuna bir soralım.

Ara, ara patronunu, getiriyorum misafirini de.

(Müzik)

(Telefon zili sesi)

(Telefon zili sesi)

-Ee, nerede kaldın? Bekliyorum burada. -Abi...

...Maya Hanım başka yerde kalacakmış. Faryalı yanımda, seninle görüşmek istiyor.

-Ver. -Ver, ver.

Bora, geliyorum yanına.

Gel, gel. Ha, aç mısın? Önden bir şeyler hazırlatayım Muzo'ya.

Hazırla, hazırla. Ne kadar (Bip) hepsini hazırla.

-Hepinizi tövbe ettireceğim. -(Bora ses) Hı hı.

Muzo, kimseyi alma. Ağır misafirimiz geliyor.

Ohh!

Al.

(Müzik)

Dur, dur. Dur!

Dur!

(Müzik)

(Telefon zili sesi)

-Ne oldu? -Abi...

...ne dediysen, kaçtı gitti Faryalı.

Tamam, sen gel.

(Müzik)

-Beni çağırmışsınız efendim. -(Evren) Ha, Tekin...

...Maya Hanım artık burada kalmıyor. Eşyalarını sen al istiyorum.

-Anlamadım efendim. -Eşyalarını diyorum.

Maya Hanım'ın eşyalarını alacaksın, benim söylediğim yere götüreceksin.

-Nereye efendim? -Yıldızlı Otel'e.

Yıldızlı Otel'e gidiyorsun, Yıldız Hanım'ı buluyorsun...

...bunları kendi elinle teslim ediyorsun.

Sonra da diyorsun ki.

Faryalı Bey'in misafiri Maya Hanım bundan sonra burada kalacakmış, tamam?

-Peki, nasıl isterseniz. -Sonra da otelin dışında bekliyorsun.

Eğer Yıldız Hanım çıkıp da bir yere giderse...

...bana nereye gittiğini de haber veriyorsun, tamam? Hadi.

(Müzik)

Hay Allah ya.

(Müzik)

(Restoran ortam sesi)

Anneciğim, bizi beklemediniz değil mi çıkmak için?

Nereye?

Su, ocak bende, servis sende. Abim geldi mi, giyiniyor mu?

-Gelmedi ki o. -Haa.

Şeydedir o, hediye seçememiştir.

Ateş gibi. O da Aslıları otele bıraktı, oradan gelecek.

Hadi anne, hadi. Odaya sen, top bizde.

-Hadi hadi. -Su, ne yapıyorsunuz Allah aşkına ya?

-(Su) Hadi ya. -Su, saçmalama Allah aşkına.

Adam herkesin içinde Yıldız'a gidiyorum diye kalktı geldi.

Maya'nın yanında falan yani... Şimdi beni söyletme ya.

Bak, doğum günü bu akşam çatır çatır kutlanacak, tamam mı?

-Su, ne yapıyorsun Allah aşkına ya? -Allah Allah, anne!

-Allah'ım ya Rabbim. -Al, al çantanı da al.

Hadi odana. O da gelir şimdi.

-Hadi. -Allah'ım ya Rabbim.

Anne hadi, kusura bakma anneciğim. Hadi, odaya gelir şimdi.

Hadi.

(Kelebek) Cemal, bu senin değil mi?

Bizim Cemal'e.

-Afiyet olsun. -Çok sağ ol.

(Tekerlek sesi)

-Buyurun, hoş geldiniz. -Merhaba, Yıldız Hanım değil mi?

Evet.

Bunlar Faryalı Bey'in misafirlerinin bavullarıymış.

-Kimin? -Maya Hanım'ın.

Maya Hanım bundan sonra burada kalacakmış.

Size teslim etmem istendi.

İyi akşamlar.

(Müzik)

(Kapı açılma sesi)

(Müzik)

Oh! Oh, oh, oh süper. Ha?

Sen bugün burada mı kalacaksın Aslı?

(Müzik - Hareketli)

Kalman çok güzel.

(Müzik - Hareketli)

Aylarca konuşsak, gecelerce, anca.

(Müzik - Hareketli)

Hadi ben kaçtım.

(Müzik - Hareketli)

-İyi akşamlar. -İyi akşamlar.

(Kap açılma sesi)

(Kap kapanma sesi)

Tatlı çocuk Ateş.

Evet.

Onun kardeşi de Kelebek'le şey.

Onlar da çok tatlı.

(Müzik - Hareketli)

(Müzik - Hareketli)

Sabah uyandığım güne bak, bir de şimdi nerede, kiminleyim.

(Müzik)

Gelsene.

(Müzik - Duygusal)

(Gözde) Ya Evren!

-Yeter ama çok acıktım. -(Evren) Tamam, hazırım.

(Gözde) Uff. Hadi ya!

(Müzik)

Evren...

Evren, bu ne?

Yani ben isteyince neler yaparım bilirsin.

Ne oldu kız, unuttun mu sen beni?

Unutmadım da.

Ne bileyim ben...

Ne oluyor be?

Sen bana bunu ilk yıl dönümümüzde Paris'te yapmıştın.

Gel buraya, gel.

(Müzik - Duygusal)

Hele bir bebeğimiz doğsun, ben daha neler yapacağım.

(Müzik - Duygusal)

Çok mutluyum.

Gerçekten mi?

Ne kadar mesela?

Bilmiyorum işte, çok.

Peki.

Daha da çok mutlu olmaya ne dersin? Hı?

Sevgili Gözde Gencay...

(Müzik - Duygusal)

Benimle evlenir misin?

(Müzik - Duygusal)

(Cırcır böceği sesi)

(Müzik)

(Müzik)

Ateş ya! (Mesaj zili sesi)

(Cırcır böceği sesi)

"Orada bir yer var"

"Mutluyuz bir sen, bir ben"

"Orada bir aşk var"

"Sonsuza eskiden" (Mesaj zili sesi)

(Ateş dış ses) Ta buradan görüyorum senin de gülümsediğini.

"Mutluyuz bir sen, bir ben"

"Orada bir aşk var"

"Önceydi her şeyden"

Salak ya.

"Böyle kalsın istersen"

"Tadın damağımda"

(Müzik - Aksiyon)

(Müzik - Aksiyon)

(Müzik devam ediyor)

-Ne oldu abi? -Yıldız nerede?

Bir şey mi var abi?

Nasıl, nerede? Sen odadan almadın mı onu?

(Su) Biz siz berabersiniz diye...

(Kelebek) Abi!

(Müzik - Aksiyon)

(Müzik - Aksiyon)

("Rubato - Bir Ayrılık Bir Yoksulluk Bir Ölüm" çalıyor)

("Rubato - Bir Ayrılık Bir Yoksulluk Bir Ölüm" çalıyor)

"Vara vara geldim"

"Bu kara taşa"

"Yazılan gelir"

"Sağ olan başa"

"Aman aman aman aman oy"

"Bizi hasret koyan"

"Gama kardaşa"

"Bir ayrılık, bir yoksulluk"

"Biri de ölüm"

"Aman aman aman aman oy"

"Bir ayrılık, bir yoksulluk"

"Biri de ölüm" (Kapı kapanma sesi)

"Aman aman aman aman oy"

Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı: Nezahat Şalkamcı

Seslendiren: Emine Kolivar

Alt Yazı: Çağrı Doğan / Çağıl Doğan / Feride Tezcan / Ece Naz Batmaz

İşaret Dili Tercümesi: Berrak Fırat

Son Kontroller: Fulya Akbaba / Beliz Coşar / Samet Demirtaş

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

"Tahtan indirir"

"Nicesinin...

...gül benzini soldurur"

"Aman aman aman aman oy"

"Niceleri dönmez"

"Yola gönderir"

"Bir ayrılık bir yoksulluk"

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.