All language subtitles for Bodrum.Masali.S01.E25

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

(Müzik - Jenerik)

Sizi ben batırdım.

(Bora) Ergüven'in Türkmenistan'daki ipotekleri ben çözdürdüm.

(Bora) Yani Bodrum'a gelme nedeniniz benim.

Yıldız Hanım, dua edin...

...kocanız metres olarak kardeşimi seçti.

(Bora) Ee, siz de böylelikle onu tanıdınız. Siz de babanızı tanıdınız.

(Müzik - Duygusal)

Ulan Bora!

Öldüreceğim ulan ben seni.

(Müzik - Gerilim)

Ev ve gümüşler size hediyem olsun.

Yıldız Hanım, güvenin bana.

Ben herkesin iyiliği için uğraşıyorum.

(Bora) Yani...

...Faryalı'nın gitmesi de...

...herkes için en hayırlısı.

İnanın bana.

(Müzik)

Ne anlatıyorsun? Bir de bana anlat bakalım.

Anlatıyorum da anlamıyorsun ki. Hâlâ karşımda duruyorsun.

Kımıldatabilecek misin beni? Yetecek mi gücün?

-Ulan Bora! -(Yıldız) Evren!

-(Su) Baba! -Evren, yapma!

-Baba! -Evren!

-(Su) Baba! -(Yıldız) Evren, yapma.

(Ateş) Baba.

-Ulan sen benim hayatımı bitirdin be. -(Su) Ateş.

Geberteceğim ulan ben seni.

Sende öyle bir yürek yok, yoksa bu hâle gelmezdin.

(Su) Baba! Baba yapma!

(Ateş) Baba! Baba!

-(Su) Baba yapma. -(Ateş) Baba!

Baba! Baba... Baba yapma!

(Ateş) Baba, baba.

(Bağırma sesleri)

Ateş! Ateş!

Fas! Arabaya git.

-(Yıldız) Faryalı. -(Ateş) Baba tamam, baba.

-Baba tamam, baba. -Geberteceğim ulan seni.

Bırak ulan beni, bırak beni.

Kelebek, Su'yu, Yıldız'ı al içeri. Koçum içeri!

(Faryalı) Geç içeri.

(Yıldız) Gel kızım sen.

Ateş, annenin yanına!

Hadi.

(Müzik - Gerilim)

Bana bak!

Burası benim memleket.

Öyle senin uzaktan bakıp...

...senede iki kere tekneyle geldiğin yer, benim memleket.

Ben buranın ağacıyım.

(Faryalı) Bu içeridekiler de benim dallarım.

Arkada mezar var, gelirken gördün mü? O dedesi, Ateş'in.

O da benim köküm.

Sen daha iyi bilirsin. Hastalıklı ağaçları budarlar.

Etrafındaki ağaçlara hastalık bulaştırmasın diye.

Hastalık sensin.

Dadandın mikrop gibi. Kafana göre bir şeyler yapıyorsun.

Çekerim Bodrum'un içine, kaybolup gidersin.

Çekeceksin elini ayağını üstümden.

İyi adamsın Faryalı.

Ama ben senin gitmeni istiyorum. Gideceksin.

Damarıma basma.

Bodrum'un havasını bildin mi?

Fırtına...

...bir yağmur, şimşek, bir güneş.

Neye uğradığını şaşırırsın.

Ben buranın sahibiyim.

Nerenin sahibi olduğun önemli değil. Huzurun var mı?

Adamı kendine zorla düşman etme.

(Müzik)

Bora Bey, Gözde Hanım'ı hastaneye kaldırıyorlarmış.

(Müzik)

(Ambulans siren sesi)

Aşırı kan kaybı olan bir hastayı getiriyorum.

Kan bankasıyla irtibata geçilsin.

Acil transfüzyona başlayalım hemen.

(Müzik) (Ambulans siren sesi)

(Ambulans siren sesi)

(Müzik)

-Neredeyiz? Geldik mi? -Geldik.

Off. Şarjı bitmiş.

Ateş deli olmuştur şimdi.

-Al, benden ara. -Yok.

Şimdi şey olmasın.

Nereye gideceksin?

Bilmiyorum.

Faryalı abiyle konuşurum. O bilir Bodrum'da kim kaçmış, kim saklanmış.

O bilmese de olur. Ben zaten bulacağım.

Sen zaten neler yaptın.

Daha bir şey yapmadım. Senin annenle babanı bulmadan bana rahat yok.

Ya böyle hayatımın amacı gibi bir şey oldu.

Çok tuhaf birisin.

Tuhaf? İyi bir şey mi?

Ben iyi anlamda dedim.

Teşekkür ederim.

Ben teşekkür ederim her şey için.

Ben de senin o anneni bulup sana pişi kızarttırmazsam.

Böyle geceleri masal okutturup, terli atletini değiştirtmezsem.

Pencere de yolunu gözletip...

...bardak bardak su taşıtıp, kızdırıp sana terlik attırtmazsam ya.

Annelikte yapmadığı ne varsa hepsini yapacak.

Terlik niye atıyor be?

Annedir, atar. Benimki biraz daha aristokrattı.

Babet atardı. (Gülme sesi)

(Müzik - Duygusal)

-Doktor Bey, nasıl? -Elimizden geleni yapacağız Bora Bey.

-Daha fazlasını yapın ne olur. -Lütfen sakin olun ve bekleyin.

Ne bu ya? Ne olmuş?

Şoför Tekin bulmuş, yerde baygın yatıyormuş.

-Nerede? -Evindeymiş.

-Hizmetçi yok muymuş ya? -O da izinliymiş.

Ya... Ambulansı niye beklemişler? Şoför arabayla atıp niye getirmemiş?

A-araba bendeydi.

(Müzik)

Arabayı alıp...

...benim kafama silah dayamaya mı geldin?

Dua et Evren.

Kötü bir şey olmasın.

Dua et.

Bora!

(Evren) İkisine de bir şey olmayacak.

O çocuk doğacak ama doğduğunda sen burada olmayacaksın.

(Evren) Bu lafını unutma.

(Müzik)

Bu ne birader ya? Bu ne ya? Bir rahat huzur yok be.

Sorma birader. Koridor olduk, ipini koparan soluğu burada alıyor.

Şş, bana bak.

Baban bir şey yapacak diye çok korktum ha.

İşte o zaman darmaduman olurduk Kelebek.

Gözde'den haber yok mu? Aradın mı sen hemşireyi?

Aradım, ses yok.

Birader, kimseye bir şey olmasın ya.

Lütfen kimseye bir şey olmasın ya.

Sen...

...Su'nun yanında ol. Yalnız bırakma onu.

Şimdi tansiyonu 20'lere çıkmıştır.

Tamam kardeşim.

Hadi.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

Neredesin sen ya?

Ee, yoktun burada, saatlerce aradım seni.

Gerçi...

...iyi ki de yoktun.

Ne oldu ki?

Acıktınız mı? Pide falan bir şeyler söyleyeyim mi?

Oğlum, bura ne?

Lokanta değil mi bura?

Ya yok, hani ben hazırlamak şey olmasın diye dedim.

-Haber var mı arkadaşından? -Yok abla, daha gelmedi.

Adam batırmış bizi.

Aklım almıyor hâlâ.

Allah ondan razı olsun.

Ee...

Uyduruyor gibi... Yani ben çok inanmadım.

Böyle yalan mı olur? Belli işte.

Kin tutmuş adam.

Aklı sıra kardeşini koruyor o da.

Kin değil.

Ne Gözde'ymiş be.

(Müzik)

Ben şeye dedim ya...

(Su) Babam iyi değildi.

Yüzü böyle kâğıt gibi olmuştu elinde silah varken.

Kızım, sen de tekrar tekrar şey etme Allah aşkına.

Kafasına silah mı dayadı?

Dayadı vallahi.

Hay Allah'ım ya. Çok acayipmiş.

Dağıldı insanlar ha.

Öyle.

Ya bırak şimdi.

Sen nerelerdesin saatlerdir, ha?

Arıyorum, açmıyorsun. Ulaşamadım sana.

Ateş...

...ben Kos'a gittim.

(Müzik - Duygusal)

Nasıl?

Nasılı bırak? Asıl neler oldu. Annemle ilgili her şeyi öğrendim.

Beni terk etmemiş. Benden haberi bile olmamış.

(Gülme sesi)

Gel. Ben sana demedim mi? Hı?

Seni bir gören...

...bir daha seni bırakmaz demedim mi?

Dedin.

(Müzik - Duygusal)

Ee?

Kimmiş annen, öğrenebildin mi?

Çok yaklaştım, çok.

Ama sanki babam daha yakın.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik)

(Araba sesi)

Kızım.

Ateş söyledi şimdi, çok geçmiş olsun.

Sağ ol canım benim.

(Su) Sen neredeydin?

Anlatırım.

Ne yaptın kızım?

-Geç otur. Aç mısın? -Açım.

Yürü kocabaş, hadi. Koş, kap bir şeyler, ekmek mekmek.

Tamam abi.

(Kapı açılıp ve kapanma sesi)

Reis, hayırdır?

Faryalı'ya bakmaya geldim ben ya.

Zaten sofra hazırlanıyor, geç istersen, ha?

Geç Reis, geç hadi geç.

(Müzik - Duygusal)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

İyi akşamlar.

Hoş geldin Süha.

-Hoş bulduk. -Hoş geldin.

Hoş bulduk.

Ne çok seviyormuşsun portakallığını ha.

Geri döndü çatıştan.

Ha, evet evet, söyledi müdür.

Onun için mi geldin?

Ha, ona geldim.

Şey...

-Abi, bana bir şey demeye mi geldin? -Yok kızım, yok yok yok.

Ben Faryalı'yı görmeye geldim.

Faryalı bir gelsene, ben sana bir şey diyeceğim.

Kızım, hadi sen bir sofra kuruver de bir şeyler atıştıralım, olur mu?

(Müzik - Duygusal)

(Bora) Sağ olun Doktor Bey.

(Lal) Nasıllarmış?

Durum kritik. Çok kan kaybetmiş. Kan lazım da...

...hastanede B negatif kan yok.

Tamam, baktıralım hemen.

Fas, Bodrum'u alt üst etti. Haber bekliyoruz.

Neydi? Ne grup?

B negatif.

(Lal) Kim B negatif?

Kim B negatif?

Su.

(Müzik - Duygusal)

Faryalı abiyle konuşmaya geldim.

O kaçak kim belki o biliyordur.

Konuş tabii. Konuşacak biri varsa o Faryalı abidir o. O bilir.

Ama şimdi kimsenin kafası yerinde değil.

Aslı saçmalama, konuş.

Senin derdinin yanında bunlar ne ki? Hemen konuş hem de.

Tamam.

(Müzik - Duygusal)

Açmıyor mu?

(Müzik - Duygusal)

(Telefon zili sesi)

Beni de aradı ya.

Ne istiyorsun Evren?

(Evren ses) Yıldız, Su yanında mı?

Evren, ne istiyorsun?

Ha? Ne, ne?

Rahat bırak artık şu çocukları.

Yıldız, Su yanında mı? Yardıma ihtiyacım var.

-Kan lazım. -Ne?

Su yanında mı Yıldız? Verir misin kızımı?

Anne, ne oluyor?

(Müzik - Duygusal)

Evren, kızın duyuyor şu anda seni.

(Evren ses) Kızım...

...ya kardeşinin kana ihtiyacı var.

(Müzik - Duygusal)

Ka-kardeşimin mi?

Yani annesinin.

(Evren) Lütfen kızım.

(Müzik - Duygusal)

Geliyorum.

Anne, gidiyorum ben.

Ateş.

Ben de gidiyorum.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Yazık değil mi bu çocuklara?

Yazık size.

(Müzik - Duygusal)

Hadi Reis, geveleyip durma.

Ne söyleyeceksen söyle.

-Ben sana bir şey soracağım. -Sor.

(Müzik) (Cırcır böceği sesi)

Sende...

...bu Maya'ya ulaşabilecek bir yol var mı?

(Müzik)

-Ne Maya'sı? -Var mı yok mu?

(Müzik)

Nereden çıktı şimdi bu?

Kafamda bir şey var, onu soracağım.

(Faryalı) Ne var kafanda?

Faryalı...

...bak, ben sana söyleyebilecek olsam anlatırdım.

Anlatmıyorsam var bir sebebi demek.

Arkadaş, sen beni mi deniyorsun ya? Gecenin bir vakti geliyorsun...

...Maya'nın numarasını soruyorsun sanki tüpçünün numarasını sorar gibi.

Ulan merak etmeyeceğim de ne yapacağım?

Etme, bana güven.

Varsa söyle, yoksa bırak.

Yok.

Tövbe tövbe ya.

Bilmem etmem ya. Geçmiş gitmiş kaç sene. Ne bileceğim ben numarasını.

Eşelenecek mevzu mu şimdi bu Süha?

Faryalı...

...bak, düşündüğüm bir şey olmasa sormazdım.

Eskilerden bir şey geldi, buldu bizi.

-Buldu mu bulmadı mı onu da bilmiyorum. -Bilme arkadaş, bilme.

Tövbe tövbe, estağfurullah ya.

Ya şurada yeniden bir hayat kurmaya çalışıyoruz.

Görmüyorsun sanki.

(Faryalı) Bulaşma. Gözünü seveyim bulaşma.

(Süha) Tamam, tamam.

Neye bulaşıyorsunuz bakayım?

Bizim yelkovan takılmış yine bir şeylere de.

Öyle. Reis.

Benim biraz migrenim tuttu. Azıcık uzanacağım.

Ben Yıldız teyzeyi geçireyim abi.

Çocuklar nerede?

Hastaneye gittiler.

Onlar niye gitti?

Gözde'nin durumu kritikmiş.

Su'nun kan grubu uyuyormuş abi.

Neyse, hadi iyi geceler.

-Geçmiş olsun. -Sağ olasın.

(Müzik)

Ee, nerede?

-Birini gönderip aldırsaydın ya. -İstemedi Su.

Pırlanta gibi çocukların var Ergüven. Hiç sana benzememişler.

Öyledirler. Hemşire Hanım!

(Müzik)

Sana borçluyum.

Hiç konuşmayarak ödeyebilirsiniz.

Çok sağ ol kızım.

(Hemşire) Buyurun, bu taraftan lütfen.

-Ateş, ben iğneden korkarım. -Ben geleyim seninle.

Sen gel.

Hadi.

(Müzik)

Ha, abi hayırdır? Birine bir şey mi oldu?

Bora benim çok eski arkadaşım. Ona geldim.

Hayırdır? Senin ne işin var?

Önemli bir şey değil ya. Arkadaş rahatsızlanmış da.

Eyvallah.

(Müzik)

-Ne diyorlar? -Kız can çekişiyor.

Muzo.

Birini daha kaybedersem yaşamak için hiçbir nedenim kalmayacak.

Görüyor musun?

Neredeyiz, ne yapıyoruz?

Aklım almıyor.

Kardeşimize kan vermeye geldik.

Kardeşimiz mi olacak bizim?

Yok desek de olacak.

Hayat işte. Kısmet.

Bak, sen ablalık yapıyorsun.

Çocuk neyin içine doğacak haberi bile yok.

Tek bir şey olmasın da.

Aynı anda iki duyguyu içimde yaşıyorum.

Bir yandan içim gidiyor kardeşime bir şey olacak diye...

...bir yandan babamla Gözde'yi öldürmek istiyorum.

İnsansın çünkü Su.

-Kızgın mısın bana? -Hüsnü meselesi mi?

-Biliyor muydun? -Biliyordum.

Ehliyetini gördüm ben bunun.

Lavaşın üstüne ismini yazdıracaktım da fırsat olmadı diyelim.

Sen seviyor musun bunu?

Utandırma.

Bak, o öküzü sevmekten utanmıyorsun, bana söylemekten mi utanıyorsun ha?

-Sen de seviyorsun onu. -Ya, hıh.

Ateş...

...hani...

...Bora dedi ya...

...sizi batırdım da kötülük mü yaptım diye.

Sen Aslı'yı...

...ben de Kelebek'i buldum.

Adam haklı diyorsun yani?

Vallahi sen değil de o tırtıl çok şanslı.

Senin gibisini rüyasında görürdü.

Orası öyle.

-Bulamazdı değil mi? -Bulamazdı, hayatta.

Net.

(Müzik)

Kolunuzu kıpırdatmayın. Yumruğunuzu sıkın.

(Nefes sesleri)

(Müzik)

(Müzik)

Yatırdın mı?

Uyumayacakmış abi, bekliyor.

Bekler o karanlıkta.

Migren tutunca ışıklar parlıyor gözüne.

İyi yine kadına inme inmiyor.

Zor be abi.

Zor.

Asım Kaptan ne yapıyor, denizde mi?

Denizde. Yarın gelir.

-İyi mi aranız? -İyi.

İyi.

İyi olsun.

Baban o senin kızım, biliyorsun değil mi?

Biliyorum abi.

Biliyorum bildiğini.

Abi, benim sana anlatacağım bir şey var.

Yarın mı anlatsan?

Olur abi, yarın anlatırım.

-Kusura bakma. -Gel buraya.

-Olur değil mi? -Olur.

Sen kusura bakma. Bana bak, anlatacaksan anlat.

-Yok, yarın konuşuruz. -Ha, yarın konuşalım.

-Olur. -Karşılıklı oturalım.

-Olur. -İyi.

-Hadi bakalım. -İyi geceler.

Hadi iyi geceler kızım.

-Dikkatli git. -Tamam abi.

(Müzik)

(Evren) Üff!

(Hastane ortam sesi)

-Tekin! -Buyurun Evren Bey.

O ambulansı sen aramışsın.

Ne oldu Gözde Hanım'a?

Siz arabayı alıp evden çıktınız, arkanızdan biraz seslendi.

Siz tartıştınız diye ben bir şey yapamadım.

-Ee, sonra? -Sonra o Faryalı geldi.

-Faryalı mı geldi? -Bora Bey'i sordu.

Gitti sonra.

Sonra Gözde fenalaştı, öyle mi?

-Ben bir ses duyar gibi oldum. -Tamam, tamam.

Sen benimle konuşmadan kimseye bir şey anlatma, tamam?

Başüstüne Evren Bey.

(Müzik - Gerilim)

Nasıl oldun, iyi misin?

Bırak o elindekini. Bak, sana ne getirdim, taze sıkılmış.

(Müzik)

Ne bakıyorsun abiciğim?

Kan verdi ya hani, şekeri düşmüştür.

Başlayacağım sizin tatlığınıza, hadi.

Teşekkür ederim.

-Araba burada mı Kelebek? -Hı hı, dışarıda.

(Bora) Çocuklar!

Ya biz sana mı kan verdik ya? Sen kimsin ya?

Evet, bana kan vermediniz...

...kardeşinize verdiniz.

Ama...

...borç benim borcum.

(Müzik)

Bu hayatta yaptığım en iyi şey sizsiniz.

Sana rağmen baba.

Sana rağmen.

(Kapı açılma sesi)

(Hastane ortam sesi)

(Cırcır böceği sesi)

(Araba sesi)

(Kapı kapanma sesi)

-Su, gelmiyor musun? -Siz gidin, ben biraz hava alacağım.

Su, bu saatte ne havası? Hadi gel, hadi.

Geliyorum Ateş, tamam.

(Müzik - Duygusal)

(Ateş) Tamam.

-Tamam, sakin ol, tamam. -Tamam, iyiyim, yok bir şey.

-Tamam. -Ateş, iyiyim, tamam.

(Ateş) Tamam.

(Müzik - Duygusal)

(Ateş) Sakin ol, sakin ol.

(Su) Ateş.

Ateş çok korktum babama bir şey olacak diye.

Babama bir şey olacak diye çok korktum.

(Su) Ateş, çok korktum.

(Ağlama sesi)

Tamam, biliyorum.

Biliyorum, tamam.

Bırak kendini, rahatla.

Sıkma, hadi.

Ağlamak geliyorsa, ağla.

(Müzik - Duygusal)

(Ağlama sesi) Ateş...

Biliyorum bir tanem, biliyorum.

(Ağlama sesi)

Güzelim benim.

(Ağlama sesi)

İyi misin biraz daha? Hı? Hı?

(Ağlama sesi)

Hadi odana götüreyim mi seni?

Hadi gel. Hadi.

(Burun çekme sesi)

Ateş...

...istersen ben şey yapayım ha?

(Müzik - Duygusal)

Tamam.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Evren) Sen... Niye herkes senin etrafında toplanıyor?

(Evren) Kötü olduğunda işte bu hâle geliyorsun.

O herif seni bu hâle getirdiyse, sen de aynı şeyi ona yapacaksın.

(Evren iç ses) Ya ben bu hâle nasıl geldim be?

Hadi oğlum, topla kendini be. Eskisinden daha güçlü olacaksın.

Eskisinden daha güçlü olacaksın.

Herkes olmasını istediğin yerde olacak.

Hadi oğlum, hadi.

(Müzik - Gerilim)

(Cırcır böceği sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik - Duygusal)

(Ateş ağlama sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

(Kuş cıvıltısı sesi)

-Çocuk şaşırdı. -Ha?

Kelebek.

Kafasında seni deccal biliyor.

Beni de sever, ondan bağlantı kuramadı.

Vay be.

Faryalı silahın üstüne atladı ha.

Faryalı iyi adam oğlum, söylüyorum sana.

(Bora) Muzo, Faryalı iyi adamdır diyor.

Öyle az tanıyınca iyi gelir.

Hayret, mesela senin ne olduğun ilk bakışta anlaşılıyor.

Eyvallah.

Ya Bora...

...biz dün akşam aile olduk, farkında mısın?

Ha, çocuklar gelince.

Çocuklar geldi tabii de kim yolladı sence?

Yıldız.

Yıldız, çocuklar.

Bu resimde kim yok?

Bak, o herif yoksa burada huzur var. Anladın mı?

Ya sen bize biraz müsaade etsene.

Muzo, Lal geceden beri ayakta. Şuna bir kahve alsana.

Eyvallah.

Bora.

Sen bana hiç Gözde'yi sevdin mi diye sormadın.

Burcunu da sormadım, Ergüven.

Peki.

İkizlersin.

Gözde'yi de seviyorsun, belli.

Gözde'yi çok seviyorum.

Ben Bodrum'da sabahları uyandığımda...

...onun gözündeki mutluluğu görünce daha da mutlu oluyorum.

Ee?

Ee'si şu, Gözde'ye bir şey olmayacak.

Çocuğum doğacak.

(Evren) Herkes de durması gereken yerde duracak.

Senin istediğin aile de kurulmuş olacak.

Ha, birkaç saat evvel başıma silah dayadın. Sana mı inanacağım ben?

Faryalı araya girmeseydi kim bilir neler olacaktı.

Bora, gerçekten çok üzgünüm.

Gerçekten.

(Evren) Sen o herifi biraz daha tanı.

Ne demek istediğimi anlayacaksın.

Gözde Hanım tehlikeyi atlattı.

Bebek?

(Evren) Oh be!

Tutundu o da.

Ya ben kendisini görebilir miyim?

-Siz neyi oluyorsunuz? -Eşiyim.

Aa, tabii, buyurun.

(Evren) Eyvallah.

(Müzik)

(Kuş cıvıltısı sesi)

Annem, ya diyorum ki bana bir dolap mı alsak?

Sığamıyorum. Bir de eşyalarımın yarısı valizin içinde.

Otelde bir sürü oda var Su, odaların içinde bir sürü dolap var.

Git onları kullan abiciğim.

Ya kolay mı öyle osu bir yerde busu bir yerde yaşamak?

Dram yapma, dram.

Ay tamam, Allah aşkına yiyin şu kahvaltınızı.

Tamam, alırız kızım.

Sen de ye anne, hadi.

Anne, ben kafan dağılsın diye açmıştım konuyu.

(Anahtar sallama sesi)

Bana bakın.

Ne yapacağız?

(Yıldız) Yani ben yok dedim de

siz eve dönmek isterseniz döneriz yani.

Ev bizim evimiz yani.

O eve girmek bedava değil. Satış oldu bitti.

Bora gidip bankadan devralmış evi.

(Ateş) Ne demek o eve girmek?

Ya tam öyle değil aslında.

Biz bankayla anlaşmıştık. Portakal bahçesini başkası alsaydı o ev bizimdi.

Sahte çek verip oyaladı bizi aşağılık herif.

(Ateş) Vallahi öyle ya da böyle ev onun.

Geçin benim evimde oturun diyor.

Bunun bir bedeli olmayacak mı?

Kabul etseydik Gözde'nin verdiği çeki atmazdık.

Ya siz merak etmeyin.

Ben gideceğim, parayı bulacağım, evimizi de geri alacağım.

Ama o zamana kadar...

...erken rezervasyon imkânlarından yararlanacağız artık.

Verin bunu birine de götürsün.

Dolap?

(Müzik)

Teşekkürler.

Neredeler?

Bora'nın arabasıyla gittiler.

Benim arabam nerede?

Bora'nın talimatı var, arabanı ve şoförünü aldı.

Peki.

Sebep?

Elindekilerin kıymetini bilmiyor, şimdi alalım, hak ettikçe geri veririz dedi.

Kafasına silah dayamadan önce düşünecektin.

Ana yoldan dolmuşlar vızır vızır geçiyor.

Gecikmeden gel istersen, daha beter kızdırma.

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Karga sesi)

(Uzay) Şişt, ne yapıyorsun?

Aa, diyeceğim ama demiyorum.

Gelmene alıştım artık.

Gelmese miydim?

Yok, gelseydin. Gelmişsin.

Geldin yani.

Fiil çekiminde markasın.

İlkokulda bizim sınıfta olsaydın kesin senden kopya çekerdim.

Ama sende araya çanta koyacak bir tip de var.

Aa, Alara mıyım ben?

Doğru, değilsin.

Sen hemen verirdin kopyaları be.

Hatta böyle kopya verirken...

...yakalanacak kız tipi var sende.

Ya senin de kafan bir ters çalışıyor ama ne yapalım. Sen de böylesin.

Beni böyle sev seveceksen.

Komik.

(Uzay) Ne yapıyorsun sen?

Ya tam çıkacaktım, baktım camlar berbat olmuş. İlgilenemiyorum ki.

Babam rahatsız olmasın şimdi. Gözüme takıldı, sileyim dedim.

Tatlıymış.

Yani bir cam silme macerası bir insanın...

...hem tatlılığını, hem düşünceliliğini, hem inceliğini...

...nasıl bu kadar anlatıyor, anlamıyorum. Masal gibi yemin ediyorum.

Çenen değil, elin çalışsın.

Kurula, ben çıkacağım.

Bunu senden başka kimse yaptıramazdı bana.

(Müzik)

Bastır bastır. Öyle elinin ucuyla olmaz Uzay.

Sen...

...çıkmam lazım dedin.

Nereye?

Faryalı abiyle konuşacağım.

Ha, dün konuşurum demiştin.

Ben de merak ettim, o yüzden geldim.

Olmadı, konuşamadık.

Bugün konuşacağım.

Anladım.

Ben de araştırdım bir şeyler.

Nasıl?

Bir şey buldun mu?

Ee, Bodrum'da o senede...

Yani...

...senin yaşın eksi dokuz ay, on gün gibi bir şey düşündüm.

Hani yani...

...annenle babanın şey olarak hani o gün bir...

Yani hani çocuk olunca...

...olması için de diyerek...

Tamam Uzay, anladım, evet?

Tamam. Şey, o zamanlarda...

...Bodrum'da iki tane silahlı olay olmuş.

Ee, annemin bir hâkim arkadaşı var da.

Ona sordurturdum.

Dosyalar falan, inceletiyorum. Ben bulacağım isimlerini.

Vallahi Uzay, sana da zahmet oluyor diyeceğim ama...

...demiyorum. Tıpkı gelmene şaşırmaktan vazgeçtiğim gibi.

Sen bana yol arkadaşı oldun bu işte.

Vallahi mi?

Vallahi.

Ee, şey, ben o zaman bırakayım seni otele.

Ha, yok. Ben kendim giderim. Daha işim var zaten.

(Müzik)

Hastaneden aradılar, kurtulmuşlar.

Çocuğun sağlığı nasıl?

(Kelebek) Normal dedi.

Hadi bakalım.

Çok şükür.

(Kelebek) Su.

Bunu sana şey yaptım.

-Ne ki o? -Karadut pekmezi.

Ne şimdi o yani, ne neymiş o?

Ee, ne için ki bu?

Kan verdi ya, kan yapar diye.

Ben de bir çay alayım da kan yapsın.

Oğlum, bir oku lan, oku. Onların içinde şeker var diyor insanlar, ha.

Yok, vallahi doğru bir şey getirmiş. Kan yapar karadut pekmezi. Demir var içinde.

Ya anne, sen de mi ya? Bırak.

Demir olsa mıknatıs çekmez mi ha?

Al. Al bakalım çocuğum.

(Gülme sesi)

Otursana oğlum, bir şeyler ye.

Ben bir tabak getireyim.

Yok yok. Ben burada takılırım.

Ben getireyim sana tabak.

Kelebek, bir şey soracağım.

Abin seninle bir şey konuştu mu?

Konuştu abla, daha doğrusu konuşur gibi oldu.

Tamam. Ee, şey...

...Ateş'le Su yanlış anlarlar.

Aman ben konuşmadan sen bir şey söyleme, tamam mı çocuğum?

Yok yok. Merak etme.

(Su) Al bakalım.

-(Kelebek) Teşekkür ederim. -(Su) Rica ederim.

(Müzik)

(Kadın) Ağrılarınız biraz daha azaldı mı Gözde Hanım?

Bebeğim nasıl?

Bebeğinizin kalp atışlarını daha iyi takip edebilmemiz için...

...Bora Bey özel bir makine getirtiyor. Ben bir sordurtayım.

Şişt.

Çok güzeller.

Senin kadar değiller.

Bundan sonra her sabah bunların tazelerine uyanacaksın.

Tamam?

Canım.

Ben dün gece çok korktum.

Evren.

Akşam abimle kavga mı ettiniz?

Yavrum, bunların hiçbirinin önemi yok şu anda.

Ben dün gece çok korktum gerçekten.

Ve şunu çok iyi anladım.

Ben asla senden vazgeçmeyeceğim.

Ben seni çok seviyorum.

Sana ne oldu böyle?

Ya ben dün ikinizi de kaybetmekten çok korktum.

Gerçekten mi?

Gerçekten.

Tabii ki gerçekten.

(Evren) Ve şu iki şeyi çok iyi anladım.

Birincisi senden asla vazgeçmeyeceğim.

İkincisi sana bunu yapandan...

...intikamımı alacağım.

Bana bunu yapan mı?

Şş, boş ver sen bunları.

Ben her şeyi öğrendim.

Dün gece o herifin buraya geldiğini de öğrendim.

(Evren) Bunu ona ödeteceğim.

Ama tabii...

...bir şey anlamamı sağladı.

Dostum kim, düşmanım kim?

Bunu öğrenmiş oldum.

Gözde.

Ben seni çok seviyorum.

Hadi bakalım, dinlen sen kuzum.

(Müzik)

Ne oldu akşam?

Akşam izinliydim Bora Bey, Tekin buradaydı.

Kapının önündeydim, Gözde Hanım'ın sesini duydum.

Sonra içeri girdim.

Onu sormuyorum. Önce ne oldu, Evren mi geldi buraya, kavga mı ettiler?

Yoo, Evren Bey zaten evde yoktu.

Faryalı geldi.

Kim?

-Faryalı mı geldi? -(Tekin) Evet. Faryalı geldi.

Eve girdi, bağırdı çağırdı. Ben müdahale ettim.

Sonra gitmek zorunda kaldı.

Emin misin Tekin?

Nasıl emin olmam Lal Hanım?

Gözü dönmüş gibiydi, ortalığı birbirine kattı.

Ne oluyor?

Faryalı gelmiş dün gece.

Ha, söylediler.

Bana niye söylemedin?

Sen onu övmekle meşguldün.

Bana bir yanlış anlaşılma varmış gibi geliyor.

Yok Lal Hanım, ben içerideydim.

Gözde Hanım da zaten bunu size söyler.

Ben söylüyorum da anlamıyorsun.

Sen biraz daha tanı, o zaman anlayacaksın.

Gözde'yi yalnız bırakma.

Becerebilir misin?

(Müzik)

Aferin Tekin, aferin.

Bundan sonra benim yanımdasın. Ben kazandıkça...

...sen de kazanacaksın, tamam? Hadi bakayım.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Faryalı, ne yapıyorsun?

Ne yapıyorum?

Ya çocuklar.

Ne çocuklar?

Nerede çocuklar?

Ha?

Çağır gelsinler, oturtalım karşımıza. Anlatıverelim.

Böyle, böyle, böyle diyelim.

Nasıl?

Şimdi mi?

Şimdi.

Ha, moralleri düzeliverir.

Yok. Olmaz öyle şey Faryalı ya.

Ay utanırım ben çocuklarımdan şimdi. Nasıl öyle karşılarına geçip de...

Cık. Yok yok.

Olmaz.

Bak, ben Kelebek'e bin kere alın Ateş'i karşınıza anlatın dedim.

Şimdi biz tersini mi yapalım, ha?

Ele verir talkını, kendisi yutar salkımı.

Olmaz.

Bilmeleri lazım.

Olmaz öyle ikimiz karşımıza alıp falan.

Ayy, yok, tamam. Ben şey yapacağım.

Ben söylerim. Söyleyeceğim yani.

Yıldız.

Bu güzel bir şey mi?

Ne güzel bir şey mi?

Sigara böreği.

Kızım, bu, bu, bu.

Ha?

Güzel olmaz olur mu Faryalı?

Dünyanın en güzel şeyi.

Hadi be.

Peki, bir anne...

...yavrularından dünyanın en güzel şeyini esirger mi?

(Müzik)

Bak, bu çocuklar benim canım.

Su geldi geçen gün, şurada sarıldı bana.

Neredeyse ağlıyordum be, gözlerim doldu.

Ateş geliyor, abi bir akıl ver bana diyor.

Koltuklarım kabarıyor. Aklımı kaçıracak gibi oluyorum vallahi.

Zor olacak belki ama alışacaklar onlar da.

Saklayalım mı şimdi bu güzelliği?

Olmaz.

Bak, şimdi başka bir yerden duysalar güvenleri sarsılmaz mı bana?

Ya istemezlerse?

Ya istemezler mi? Bu çocuklar öyle çocuklar mı?

Kocaman kalpleri var bunların.

Anneleri mutlu olmuş, onlar mutlu olmaz mı?

Sen şimdi bu akşam güzel bir sofra kur.

Kurmuşsun zaten bak.

Al ikisini karşına, oturt.

Anlat.

Tamam.

Yemeğin sonunda ben geleyim.

Gözlerinin içine bakayım.

Diyeyim ki çocuklar...

...ben annenizi bir ömür sevdim.

Bir ömür daha beş ömür, on ömür daha seveceğim diyeyim.

Ben seninle ne yapacağım bilmiyorum ya.

Ne yapacaksın?

Tamam. Oldu mu?

Olur mu?

(Faryalı) Bu akşam.

Şimdi söyle diyorsun ha?

Söyle diyorum.

Emin misin?

Eminim, son kararım.

Yani ne bileyim, ben şimdi...

Yani ya yine bir şey olursa? Böyle...

...ne bileyim işte.

Olmadı çocuklar, öyleyken böyle oldu...

...falan nasıl derim ben şimdi?

Ah be Yıldız'ım.

Bir ömür beklemişiz birbirimizi.

Ne olacak şimdi, top ateşi gelse yıkılır mıyız be?

Aman, Allah korusun.

Allah da korur, merak etme sen.

Söyleyeyim mi?

Söz ver.

Hadi, akşama.

Tamam. Tamam.

-(Faryalı) Tamam. -Söz.

Anlaştık.

Çok güzel olacak.

Geldi zamanı.

Sen nereye?

Süha'ya.

Var bir karın ağrısı onun da bütün gece rüyamda onunla uğraştım.

Ah, ne yapıyorsun kız sabah sabah?

Abi, ben... Konuşacaktık ya.

Ana, ben onu unuttum bak.

Nasılsın Aslıcığım?

İyiyim Yıldız teyzeciğim, sen?

İyiyim iyiyim. İyiyim.

Var mı vaktin abiciğim?

Kızım, sana benim vaktim olmaz mı? Gel.

Gel.

Yıldız, unutma.

Tamam.

(Faryalı) Ne ısmarlayacaksın bana?

(Aslı) Bilmem. Ne ısmarlayayım?

(Faryalı) Kahve içmedim daha, kahve içerim.

(Faryalı) Sen içtin mi Kos'ta kahve, bağırdın mı böyle?

(Faryalı Yunanca konuşma)

(Aslı) Yok abi, fırsat olmadı.

(Faryalı) Aa, olur mu kızım? Madem köylümsün, köyümün kahvesini içeceksin.

(Aslı) Çınaraltı'na mı gidelim?

(Faryalı) Hadi gidelim Çınaraltı'na ama yürüye yürüye gidelim.

(Faryalı) Sen bana anlatıver bakayım memleketim nasıl.

(Aslı) Soğuk.

(Faryalı) Soğuk mu? Esiyor muydu?

(Aslı) Esiyor.

(Faryalı) Eser eser.

(Kelebek) Ah be Muzaffer abi, yemem dedim ya.

Yer misin dedim mi ben?

(Muzaffer) Hadi.

Abi, sen bunu Bora'ya verirsin.

Durumu da anlatırsın. Bu insanlar öyle insanlar değil.

Bak, Bora benim tanıdığım en akıllı adamdır koçum.

Abi, sen beni anladın işte.

Anlat bu adama bizim nasıl insanlar olduğumuzu.

Bak, geleli üç gün oldu.

Meseleleri görmeye başladı. Hassasiyet sahibi çocuktur.

Eyvallah abi, sen öyle diyorsan.

Abimi duymuşsundur belki, hani...

...bir defa ayaklandığı zaman işler çığırından çıkmasın diye diyorum.

Ulan Kelebek, büyüdün de racon kesiyorsun be oğlum.

Yok be abi, öyle demek istemedim. Anladın sen beni işte.

Neyse, dövmen duruyor mu?

-Duruyor abi. -Bakayım.

Yıllar oldu be abi.

Oo! Bunun bir ara üstünden geçelim.

Yeni boyalar çıktı şimdi, böyle solmuyor.

Tabii abi, yapıyor musun hâlâ?

Yapmıyorum da senin için yaparız bir şeyler.

(Kapı açılma sesi)

Afiyet olsun.

Şş, sen yemeğini bitir, hadi.

Gideyim ben abi, sen anlatırsın.

Ha, haber getirdin yani.

Ben diyeceğimi dedim.

O zaman dinle.

Bora.

Tamam.

Abin dün kardeşimin evine gelmiş. Bağırıp çağırmış.

Kızcağız çocuğunu düşürüyordu az daha.

Ters bir şey olursa abinin hayatı tamamen değişir. Git söyle.

Benim abim öyle şeyler...

Kelebek. Hadi git bir sor.

Ha?

Hadi git bir sor oğlum, biz de bir bakalım. Akılla vicdanın yolu bir.

(Muzaffer) Hele bir sakin olun, hadi.

Hadi.

Tamam abi.

Nerede kaldı senin ferasetin be oğlum?

Çocuğu sıkıştırmak da ne oluyor?

Anlatılanlar doğruysa...

...beni sen bile tutamazsın Muzo.

(Telefon zili sesi)

Hah. Arıyor senin öküz baş.

Ha, söyle bakayım.

Abi, neredesin?

(Faryalı ses) Ne yapacaksın, çok mu özledin?

Konuşmamız lazım. Acil.

Konuşuruz koçum, kaçıyor muyuz? Ararım ben seni sonra.

Abi.

(Faryalı ses) Ne abi, abi?

Hasbinallah!

Cemil'im.

Bir orta, bir sade.

-(Cemil) Hemen abi. -Eyvallah.

(Islık sesi)

Çatma. Çatma kaşları, iki tane çizgi olacak benim gibi böyle. Ha.

Tamam mı?

Tamam.

Evet. Buyurun.

Abi, ben Kos'ta bir şeyler öğrendim.

Büyük ihtimalle gerçek babamı sen tanıyorsun.

Ben Bodrum'da senin baban olacak kadar tatlılıkta bir adam tanımıyorum ama.

(Faryalı) Neyse.

Facebook'un mu yok?

Facebook olmamak ne demek Reis? Hiç mi yok?

Yaşıyor musun sen?

İşine bak Murat, gel. Gel, bak bakayım.

Var mı şu Maya Triyandafilis?

Bak bakayım ben orada mıyım?

Kalk oğlum kalk. Kalk, kalk, kalk.

(Müzik)

Var abi, bir dünya var.

Bak bakalım, bunlardan biri mi?

Abi, yanlış anlamazsan eski bir kalp yangını mı?

Yok, bunlar değil.

Dur bakayım. Şunu aç bir bakayım, şunu.

Ee, tamam. Kos burası işte, Kos.

Tamam, bu herhalde.

Sen aç bunu, kendi fotoğrafı yok mu? Sen onu aç. Hadi.

Yok abi. Zaten en son üç ay önce görülmüş.

Kullanmıyor belli ki.

Tamam. Bak, buna bir mesaj atacağız.

Şimdi sen sana söylediklerimi yaz.

Ama bak, bunların bir kelimesini...

...başkasından duyarsam fena bozuşuruz Murat.

Yok abi, internet kafe işletmeciliği yeminli mali müşavirlik gibidir.

Ben de kimlerin ne sırları var, bir bilsen.

İlgilenmiyorum Murat, sen yaz.

Sevgili Maya...

...ben Süha.

Sana bir arkadaşımın hesabından yazıyorum.

Günlerdir sana ulaşmaya çalışıyorum.

Çünkü...

...senin de, onun da...

O kim abi?

O anlar, sen yaz.

Onun da...

...hayatını değiştirecek çok önemli bir konu var.

Ee, ne zaman gelecek Ateşler?

Sen ne yapacaksın Ateşleri ya, sıkıldın mı?

Yok, bir şey yapacağımdan değil. Onlar gelince biz çıkarız diye.

Ha, Ateş serviste.

Gelsin, ayarlarız.

Ee, Ateş bir şey dedi mi benim hakkımda?

Yoo, ne alaka?

Yok, bir alaka olduğundan değil ya.

Senin çok yakın arkadaşın ya. Sonuçta buradaki en yakın arkadaşın.

Ben de benim hakkımda ne düşündüğünü merak ediyorum. Yani sevmiş mi beni?

Ya da benim hakkımda vay, ne kadar güzel bir kız falan demedi mi?

Ya ne desin çocuk, hem on numara hareket yaptın yani.

Sevmiştir. Hem seni sevmeyen ölsün.

Oo! Napoliten usulü kalın kenarlı öpücük.

Senin burada ne işin var ya?

Pizza yemeye geldim. Sen de tiramisu oldun üstüne.

Siz ne alaka Dilara'yla?

(Uzay) Dilara mı? (Uzay gülme sesi)

Dilara dedi.

Ya biz liseden arkadaşız. Öyle merhaba merhaba.

Merhaba.

Ne gülüyorsun oğlum sen?

Ya ne haber Dilara? Nasıl özlemişim ya.

Ya ben ikinci ismimi kullandım da okul bitene kadar.

Aklı sıra onunla dalga geçiyor.

(Uzay) Tacinur Dilara.

(Uzay gülme sesi)

Ne haber Tacinur Dilara?

Ben şimdi bunu döveceğim bak ha.

Ya ben de uyuz oluyorum zaten. Hadi ben gidiyorum.

Takılırız sonra, ararım ben seni.

Kapıda bekle beni, bozarım oyununu.

Ben bir sekiz peynirli alayım.

Yok on iki, hamur bitti.

Yanda senin pideci var istersen.

(Uzay) Hıı.

O zaman soda alayım.

Tamam lan, tamam. Bir şey yiyip içmesem de olur.

Bir şey diyeceğim.

Sen bu Kırık Yusuf'un kızını kaçırmışsın.

Oğlum, sen beni buraya uyuz etmeye mi geldin ha? Çıkar mısın dışarı?

Ha, kalp kırıklığı.

Tamam tamam. Neyse, ben o konuyla ilgili konuşmayacağım zaten.

Bu Kırık Yusuf'un--

Ulan Yusuf öldü gitti. Sen ne yapacaksın Yusuf'u ya?

Ya bir dur.

Kırık Yusuf 20 yıl önce bir silahlı çatışmaya karışmış.

Kardeşi ölmüş. Senin kızın da amcası oluyor.

Anlatmıştır bir şeyler.

Bu adamı kim vurdu?

Çık dışarı.

Ne oluyor ya?

Çık oğlum dışarı, çık.

Ha, biliyorsun yani.

Oğlum, söyle bak.

Bilsem de bilmesem de benim konuşacağım şeyler değil bunlar, hadi.

Hadi. Hadi dışarı.

Ya Allah Allah! Ama sonra esnaf niye kan ağlıyor? Ağlar tabii. Bu ne kabalık!

Hadi.

Bak, konu çok önemli.

Ne biliyorsan anlat. Hepimizin gözbebeği biriyle alakalı.

Bilmiyorum kardeşim, hadi.

(Uzay) Ya Allah Allah ya!

Alo, Süha Reis, Ferdi ben.

Yusuf'un kızını kaçıran, evet abi.

Abi, sana bir şey anlatmam lazım.

(Dalga sesi)

(Dalga sesi)

(Sahil ortam sesi)

Anlat bakalım.

Abi, ben Kos'ta annemin bir komşusunu buldum.

Konuştun mu? Ne dedi?

Benim annem Bodrum'da bir adama âşıkmış.

Ama adam başka bir kadını seviyormuş.

(Müzik)

Adam dediğin...

...baban mı?

(Müzik)

Baban...

...istememiş mi seni?

Yok abi. Gerçek babamın benden hiç haberi yokmuş.

Hiç olmamış.

Vay arkadaş, kadınlara bak be! Maşallah adamların hiçbir şeyden haberi yok.

Annemin de benden haberi yokmuş abi.

O nasıl olur kızım?

İnsan içindeki candan nasıl haberi olmaz?

Erken doğmuşum ben. Annem kendinde değilmiş.

Dedem almış beni. "Öldü diyeceksiniz." demiş anneanneme.

A bu...

...Asım'ın dediği yaşlı kadın, anneannen.

Herhalde oymuş.

(Müzik)

Arkadaş, kaç kişinin hayatı berbat. (Kapı tıklama sesi)

(Faryalı dış ses) Yanmış, yıkılmış.

(Müzik)

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

Şimdi neredeymiş annen? Komşusu anlatmadı mı?

Göçmüş gitmiş oralardan. Bilmiyorum dedi kadın.

Babam Bodrum'dan Kos'a birini kaçırmış.

O zamanlar burada bir olaylar olmuş abi. Belki sen biliyorsundur.

(Aslı) Biri birini vurmuş. İşte ondan sonra bunlar kaçmış Kos'a.

Zaten annemi önceden tanıyorlarmış.

Kimler?

(Aslı) İşte babamla arkadaşı.

Bodrum'dan Kos'a kaçmışlar.

Adam yaralıymış, neredeyse ölmek üzereymiş.

Orada biraz saklanmışlar. Polis varmış peşlerinde.

(Aslı) Bakmışlar adama, iyi etmişler.

İyi olduktan sonra da yakalanmış.

(Aslı) Bodrum'a getirmişler, hapis yatmış.

Kim anlattı sana bu hikâyeyi?

Annem bakmış kaçağa, o saklamış.

Yanakimu!

Yanakimu!

Senin annen...

...Yanakimu!

(Müzik)

(Süha) Ne olur bana doğruyu söyle.

(Süha) Onun çocuğu oldu mu?

Ne olur. Bak kaç yılın hukuku var Yanakimu.

Çocuğu oldu.

Yanakimu kim?

Yok abi.

Sen başka birini diyorsun herhalde.

Kim bakmış kaçağa?

Maya! Maya dedi kadın. Annemin adı Maya'ymış.

(Aslı dış ses) Maya! Maya! Maya!

(Aslı dış ses) Annenin adı Maya dedi.

(Aslı dış ses) Maya! Tanıyor musun abi onları?

(Aslı dış ses) Maya! Maya! Maya!

O kaçak kimse...

...o kaçağın yanında olan kişi benim babammış.

(Aslı dış ses) Babammış!

(Müzik - Gerilim)

(Aslı) O kaçağı kaçıran adam benim babammış.

(Aslı dış ses) Annemin, Maya'nın sevdiği adam oymuş yani.

(Müzik - Gerilim)

(Cam kırılma sesi)

(Kırık cam sesi) (Müzik)

(Müzik)

Abi!

(Müzik - Gerilim)

Abi, sen biliyor musun babamı?

(Müzik - Gerilim)

(Kapı tıklama sesi) Yıldız Hanım.

Hoş geldin Asım Kaptan.

E Faryalı yok mu?

Yok, dışarıda. Hayırdır?

Ee, ben balıktan döndüm de biraz Faryalı'ya getirdim.

-Barbun sever diye. -Eksik olma, çok sağ ol.

-Ne kadar borcumuz? -Yok.

Ben ona kendim getirdim. Öyle.

Çok derdimi dinledi diye bu ara.

-Peki, sen bilirsin. -Afiyet olsun.

-Ee, beraber olsun. -Ben şey yapmayayım, başka sefere.

Olsun ya, gel, gel.

Ya, bir Aslı kızımı da göreyim. Belki birlikte geliriz.

İyi, tamam o zaman.

(Poşet sesi)

(Dalga sesi) (Martı sesi)

(Müzik)

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

(Kuş cıvıltısı sesi) (Araba sesi)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Ferdi, Ateş geldi mi?

Benim acil çıkmam lazım. Bu Süha Reis'in dükkânı neredeydi?

-Ne yapacaksın oğlum Reis'i? -Ya Aylin'le ilgili bir şey soracağım.

Bıraksana oğlum o kızın peşini. Sana ne?

Ya önemli abiciğim, önemli.

Şu bizim...

...merkezde ekmek aldığımız fırın var ya...

-Evet. -Ha, o dükkânın çaprazı.

Tamam. Hadi eyvallah.

Neredesin be oğlum?

(Motosiklet sesi)

(Kelebek) Barbaros abi, kolay gelsin.

(Motosiklet sesi)

Arıyorum, açmıyorsun.

Ne oldu ulan?

(Kelebek) Durumlar sıkıntılı. Gel.

(Kuş cıvıltısı sesi) (Müzik)

Oğlum!

Bora mı bir şey yaptı ulan yine?

Yok. O bir şey yapmamış da abim!

Gözde'yle bir şeyler olmuş galiba.

Ne alaka ulan?

(Kuş cıvıltısı sesi)

Dün gece hastanede Muzo'yu gördüm.

Yok mu şu tepedeki meşhur kavurmacı, o.

Ara sıra mal çekerim ona. Yıllar önce de...

...bu benim Kelebek dövmesini o yapmıştı.

Severim yani.

Muzo'yla ne alakası var bunun?

Bora'yla eski arkadaşlarmış birader.

Şu sizin evin anahtarını vermeye gittim.

Ya konuşsun istedim, aracı olsun istedim.

Bizim nasıl insanlar olduğumuzu anlasın istedim.

Konuşuyorduk, tak, o sıra Bora girdi.

-Ulan daldın mı adama? -Keşke de işte olaylar öyle değil.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Dün gece abim Gözde'nin yanına gitmiş fenalaşmadan önce.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Oğlum, Faryalı abinin ne işi var Gözde'nin evinde?

Bora'yı bulmaya gitmiş işte. Ev işinin üstüne çıkmıştı ya...

...esmiş, gürlemiş.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Senin abin yüzünden kardeşim ölüyordu, yeğenim düşüyordu dedi.

(Kuş cıvıltısı sesi)

-Nasıl ya? -Bilmiyorum Ateş, öyle diyorlar.

Abim çıktıktan sonra sancılanmış Gözde.

Hamileydi ya, korktuysa demek.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Oğlum...

...sen konuştun mu Faryalı abiyle?

Aradım, işim var dedi, kestirip attı.

Allah! Haa...

...Aslı konuşacaktı Faryalı abiyle. Onunladır o zaman.

Herhalde onunladır yani.

(Tansiyon aleti sesi)

-Hemşire Hanım, bize biraz izin verseniz. -Buyurun.

(Tansiyon aleti çıkartma sesi)

(Müzik)

-Al bakalım. -Aa, bu ne?

(Evren) Boza.

Ay, ne zamandır çok canım çekiyordu. Sen nereden biliyordun ki?

Bilirim ben.

İstanbul'dan gelirken getirirdim sana.

Leblebi de var mı?

Olmaz mı? Al bakalım.

(Gülme sesi) Al bakalım.

Aa!

Sana sihirli değnek değdi ha.

Hadi bakalım iç, afiyet olsun.

(Müzik)

-Ohh! -(Evren) Gözde.

O herif dün akşam ne yaptı?

Faryalı mı?

Geberteceğim onu.

-Bunu zaten istiyordun. -(Evren) Yok, bu sefer başka.

Sizi ne kadar çok korkuttuğunu düşündükçe deli oluyorum.

Sen nereden biliyorsun ki?

Tekin, abine söylerken duydum.

-Biraz abartmış mı acaba? -Acaba?

Şu haline baksana.

Ha, ondan oldu diyorsun yani?

Başka neden olabilir?

(Kapı tıklama sesi)

Abim de böyle mi biliyor?

(Kapı açılma sesi)

(Gözde) Abi. (Kapı kapanma sesi)

Rahatsız olma güzelim.

(Sessizlik)

Siz abi kardeş konuşun.

(Müzik)

(Kapı açılma sesi)

(Müzik) (Kapı kapanma sesi)

İyi misin?

-İyiyim. -(Bora) Güzel, güzel.

Korkuttum sizi.

Boş ver.

Seni kim korkuttu?

Anlattılar bana, merak etme.

(Müzik - Gerilim)

Abi, işte Faryalı geldi, sonrasını hatırlamıyorum.

Evren yok muydu?

İşe gitmişti, işi vardı.

Benim yanımdaydı bir ara. Hiç gelmedi mi eve?

Yok, dün akşam hiç eve gelmedi.

Araba ondaydı.

Sabah almıştı çıkarken.

Şoför buradaymış, onun için soruyorum.

(Gözde) Ben ondan akşamüstü bir şeyler istemiştim de şoförle göndermiş.

Abi, ne oluyor, ne var senin kafanda?

Yok bir şey.

(Müzik - Gerilim)

Abi...

...Evren'le aranda bir sorun yok değil mi?

Sen onu seviyorsun ya...

...o yüzden yok.

Dinlen biraz.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Dalga sesi)

Abi, iyi misin?

Tansiyonum oynadı.

Açlıktan herhalde.

Bir şey mi anladın?

-Düşüneceğim ben. -(Aslı) Nasıl yani?

Abi, tanıyor musun o kaçaklar kim, Maya kim?

Abi!

(Müzik)

Yaşlı kadının biri bir şey anlatmış.

Şimdi soralım, soruşturalım...

...he?

Abi, ya doğruysa? Ya zaman kaybedersek?

Bak, o Rum adam da öldü gitti. Süha Reis de böyle yapıyor senin gibi.

Ne dedi Süha?

Hiç!

(Müzik - Gerilim)

Abi, aklına bir şey mi geldi? Lütfen söyle bana.

(Müzik)

Ben arayacağım seni.

(Müzik)

Başka ne dedi Uzay?

Abi, demedi. Bu Kırık Yusuf'la kim çatıştı dedi.

Aylin sana bir şey anlattı mı dedi.

Abi, vallahi bak ben kimseye bir şey söylemedim, yemin ederim ya.

Tamam, bırak onu, bırak onu. O ne sordu?

Abi, ben sana o gün teknede yemin ettim.

Aylin de oradaydı zaten. Ben bu hikâyeyi kimseye anlatmadım.

Kos mos bir şey dedi mi?

Kos'la ne alakası var abi?

İşte Kos'a gittik, oradan duyduk falan?

Yok, demedi abi.

Aslı'yla ilgili bir şey dedi mi?

-Aslı, bizim Ateş'in Aslı mı? -Haa.

Yok, demedi de laf almaya çalıştı.

(Süha) Bana bak...

...sen anlatmadın değil mi bizim çocuklardan birine?

Abi, anlatmadım. Ben...

...sana yemin ettim abi, söz verdim ya.

Bana doğruyu söylüyorsun değil mi ulan?

Ya yemin ederim abi, vallahi bak.

(Müzik)

Abi, ne oluyor?

-Ne bu hâlin abi? -Yok bir şey.

Nasıl yok bir şey abi? Betin benzin attı.

Tamam, yok bir şey. Hadi şimdi sen git. Hadi git.

Bak, bir şey duyarsan da bana hemen haber ver, tamam mı? Hadi.

Tamam abi. (Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik)

(Müzik) (Dalga sesi)

(Müzik) (Dalga sesi)

(Müzik devam ediyor)

(Ateş dış ses) Ee, nerede şimdi annen?

Gitmiş.

Nereye?

Bilmiyorum, gitmiş.

Ne zaman?

Ben küçükken.

Ne kadar küçükken?

(Aslı dış ses) Çok küçükken. Üç yaşında.

(Ateş dış ses) Kızım, aramadı mı seni hiç?

Herhalde hiç sevmemiş beni.

(Aslı) Sevse bir anne kızını terk edip gider mi?

Bırakır mı hiç?

Ne biçim iş bu!

Aklım erdiğinden beri kendime ne soruyorum biliyor musun?

Ben ona ne yaptım?

Kızım, seninle ne alakası var?

Yapma böyle kendine, boş ver.

Benimle yok da kiminle var Ateş?

Madem sevmeyecekti...

...istemeyecekti, neden doğurdu beni?

(Ateş dış ses) İstemez olur mu kızım? Anne o!

(Ateş dış ses) İster tabii.

(Müzik) (Dalga sesi)

(Müzik) (Dalga sesi)

(Asansör kapı kapanma sesi)

(Otel ortam sesi)

(Kapı açılma sesi)

-Merhaba efendim, hoş geldiniz. -Hoş bulduk.

-Ben hemen kahvenizi getiriyorum. -(Evren) Sağ ol.

(Sessizlik)

(Kapı zorlama sesi)

Açılmıyor mu?

Ne oldu, burası da mı benim değil artık?

Koridorun sonundaki oda.

Biraz küçük ama müdür yardımcısı için gayet uygun.

Yardımcı?

Bora Bey biraz erken yükseldiğinizi düşünüyor.

Doğrudur. Öyle düşünüyorsa öyledir.

Biz de çalışır, yükseliriz değil mi?

Ben söylemiş miydim? Ben komilikten geliyorum.

(Evren) Söylemiş miydim?

Söylememiş miydim?

(Gülme sesi)

İyi çalışmalar.

(Müzik)

Tükendim.

Gel sen gel.

Dur, bekle.

(Müzik)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik)

Ne oldu kuşum sana, hı?

(Sessizlik)

Burada kalmak istiyorum.

Bütün dünya gitsin. Burada kalmak istiyorum.

E kal.

Hep burada kal.

(Müzik)

Faryalı abiye anlattım.

Hı hı.

Aynı Süha Reis gibi, duyunca taş kesti.

Ne oldu diyorum, söylemiyor.

O çok üzüldüğü için öyle tepki vermiştir canım, şey yapma.

Yok ya. Bir gözbebekleri küçüldü.

Bembeyaz oldu Ateş.

Allah Allah!

Kim benim babam? Onlar tanıyor.

(Müzik)

Gel sen gel.

(Müzik)

Neredeler bir bilsem.

Onlar da bir bilse...

Onlar...

...düşünsene, seni bulacaklar bir zeytin tanesi gibi.

Zeytin tanesi mi?

Zeytin tanesisin sen.

Üzme kendini.

Dayanamıyorum. Artık bulayım istiyorum.

Bilmediğin, tanımadığın birini özledin mi sen hiç?

Ben yıllarca seni özlemişim.

Yeni fark ettim.

Geçti mi özlemin?

Cık, geçmiyor.

(Müzik)

(Kuş cıvıltısı sesi) (Müzik)

(Kapı zorlama sesi)

(Su) Allah Allah!

(Kapı tıklama sesi)

(Müzik)

-Su, hıh. -Hayırdır?

Öğle vakti niye kapalı? (Kapı kapanma sesi)

Ben varım.

Oo!

Ne oo? Bir şey yok kızım.

Yok bir şey. Yalnız kalınmak istenmiş.

Su, bir şey mi vardı canım kardeşim?

Geldim canım kardeşim, gideyim istersen.

(Aslı) Ya gel.

Annem akşama Y.H.M. çağrısı yaptı.

(Aslı) O ne?

Yemekte halledilecek mevzu.

Vay! Öyle bir gelenek mi var?

-Konu ne? -Y.Ö.B. bir konu.

-O ne? -Yemekten önce bilemeyeceğin.

Addams Family’ye gelin olmuş gidiyorsun. Ahey ahey!

(Gülme sesi)

(Köpek havlama sesi)

-Abim geldi mi? -Nerede ki o?

Arıyorum, açmıyor.

Ne oldu sana?

-Efendim? -Canın mı sıkkın senin?

Ha, yok bir şey ya.

-Musakka mı pişiyor? -(Yıldız) Evet.

Oğlum, açsan bir tabak koyayım.

Ee, sizin çocuklarla bir işiniz varmış galiba.

Akşam pizzacıya sen bakarsın demişti abim.

Yani işte, şey yapalım dedik...

...çocuklarla böyle salim kafayla bir konuşalım dedik de.

-Faryalı gelecek zaten. -Hı hı.

Ben buralardayım, rahatınıza bakın.

Tamam canım.

Papi, gel Papi. Neyse. (Köpek havlama sesi)

(Nefes sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

Neredesin Faryalı, neredesin ya?

(Müzik) (Araba sesi)

(Müzik) (Araba sesi)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

(Süha) Bak, bana yalan söyledin Yana.

Maya'dan sakladınız yıllarca. Öğrendim!

Bunu ona nasıl yapabildiniz?

Sen kardeşine bunu nasıl yapabildin ha?

Ne günahları vardı ha?

Ben bulacağım Maya'yı.

Bunca yıl bilmeden yaşamış zavallı. Öğrenecek, öğrenecek!

(Müzik)

(Kapı açılma sesi)

Gel.

(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesi)

(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesi)

Doğru mu?

(Müzik)

(Müzik)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik)

Aslı mı konuştu seninle?

(Süha) Ben böyle bir şeye inanmak istemedim.

Maya'ya ulaşmadan duyma istedim.

Önce bir emin olalım istedim.

(Sessizlik)

Hangi komşu anlatmış?

Yana'yla konuştum az önce.

Elefteriya’ymış.

(Sessizlik)

Yana?

Bilmiyor mu?

(Süha) Günahı boynuna.

Ya bilmiyor, ya saklıyor.

(Sessizlik)

Gerçek mi?

Böyle bir şeyi kim, nasıl uydursun?

(Müzik)

Aslı.

(Müzik)

Ya bizim Aslı.

(Müzik)

Kalbim sıkışıyor vallahi, kalbim sıkışıyor.

Tamam, dur bir sen, bir dur.

Bir işin aslını öğrenelim önce. Bir, bir Maya'yı bulalım önce, tamam?

Maya'yla olmaz.

Ya o kızdan saklamışlar zaten.

Bilse koşa koşa gelirdi.

Maya'yla olmaz.

(Müzik)

Ben ne yapacağım, ne düşüneceğim bilmiyorum.

Bak, ben bütün adayı ayağa kaldırdım.

Kim varsa herkesi aradım.

(Süha) Tamam, dur bak, önce öğrenelim bir...

...işin eğrisini doğrusunu öğrenelim, tamam mı?

(Müzik)

-Su ver bana. -(Süha) Tabii tabii.

(Müzik)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Müzik)

(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesi)

(Kapı açılma sesi)

(Bilardo topları sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Baretle maskeyle gezilecek yerler.

Can güvenliğimi tehlikeye atıyorum.

Bu ne ya?

(Bilardo salonu ortam sesi)

Sende sıra Yusuf abi.

(Bilardo salonu ortam sesi)

Nesi var bunun?

Bir kaybı olmuş, ondan sonra kafayı yemiş.

Üç saat oynuyor, altı saat parası verip gidiyor.

(Bilardo salonu ortam sesi)

Selamünaleyküm.

Aleykümselam. Sen kimsin babuş?

Öncelikle kaybınız için çok üzgünüm.

Yusuf Bey, benim üvey babamın çok yakın arkadaşı olurdu.

(Uzay) Hatta siz bizim evimize gelmiştiniz.

Gerek sakalınızdan, gerek renginizden, gerekse duruşunuzdan...

...ben sizi Yüzüklerin Efendisi'ndeki Cüce karakterine benzetmiştim.

Bakıyorum, bakıyorum, vallahi de aynı.

Gönenç miydi senin baban?

Ta kendisi.

Benim babam öldü.

Babam gibiydi.

Biz de başka bir babayı arıyoruz.

Fahri babanızın 20 yıl öncesinden kardeşini, yani fahri amcanızı...

...vuran kişi kimdi?

Patlattım ben onu, patlattım.

Bum, havaya uçtu.

Nasıl ya? Öldü mü?

Dirildi, her gece rüyama giriyor.

Oo, gündüz niyetine karşı hayırlara çıkartsın.

Kimdi peki kendisi?

Onun adını ağzıma almam.

Yazsanız?

Olmaz.

-Tövbe edin, yemininiz bozulsun. -Olmaz.

Yani tarif etseniz.

Biraz.

Sakallı.

Genişletelim.

Yelekli.

Elinde kurşunla gezer.

Yelekli, elinde bir kurşunla gezer.

İçim ürperdi be adamdan.

Adı batasıca.

Peki...

...başka bir bilgi var mı aklınızda? Biraz zorlasanız.

Yok.

Yok?

(Uzay) Yok.

Bak, şu oksijensiz ortamda can güvenliğimi tehlikeye atıyorum.

Elimde bir kovboy tarifinden başka bir şey yok ya.

Yelekli, elinde kurşun var. Atı da var mıydı bari?

Var. Tahta.

Oo, sen hepten uçmuşsun ya.

Öpüyorum seni cimli. (Öpücük sesi)

Yusuf abi yoruldu, gel bir el beraber oynayalım.

Yok canım ya, eldivenimi unutmuşum. Kaymıyor, sinirim bozuluyor.

(Müzik - Gerilim)

(Topa vurma sesi)

(Kapı vurma sesi)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Ne yapıyorsun? Çıkmadın saatlerdir.

Plan.

(Lal) Faryalı mı?

Ee, laftan anlamadı.

Daha büyük hareketler yapmak lazım.

Bu işte Evren'in parmağı olabilir mi?

-Nasıl? -Bilmiyorum.

Bu Tekin, Gözde'yle Faryalı olayını biraz abartılı anlattı gibi geliyor bana.

Gözde de aynı şeyleri anlattı.

E tamam, Evren ona ne anlatıyorsa o da bize onu söylüyor.

Sonuçta adama âşık.

(Lal) Çocuğunun babası.

Öyle değil mi?

Öyle.

Evet, bu...

...Faryalı'nın gitme projesine de biraz soğuk baktı Gözde.

E Yıldız'ı tuttuğu için.

Ne düşünüyorsun?

Ya bu olanların hepsi senin hayattaki tek zaafına denk geldi.

Yeğenine.

Öfken aklını kapamasın diye uğraşıyorum.

Sen açarsın.

Ne yapacaksın?

Bilmiyorum.

Ya Lal...

...bu, bunların böyle eski bir ilişkisi vardı değil mi?

Yani varmış. Niye ayrılmışlar acaba?

Bir araştırsana.

Tamam.

Yani bir kadın mı var? Başka bir kadın?

Eğer varsa, o şimdi nerede, hı?

İçimden bir ses biraz durup uzaktan izlemek gerekiyor diyor.

Hayatımda almadığım bir tane rövanş var.

O da ablanın ölümü.

Lal, şu Muzo'yu arasana.

Akşam müşteri almasın, orada yiyeceğim.

-Tamam. Bu Evren seni görmek istiyormuş. -Hayırdır?

Bilmiyorum, özel dedi.

-Ya geriliyorum ben ya. -Papatya çayı yollayayım.

Ha ha ha.

(Müzik - Gerilim)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Ayak sesi)

Tekin, sen bu Faryalı'nın Gözde'nin evine gelip...

...bağırıp çağırdığına emin misin?

Evet Lal Hanım, anlattığım gibi.

Peki, ben sana ilk sorduğumda niye söylemedin, sadece garaj kısmını anlattın?

O heyecanla unutmuşum.

Hı.

Heyecanlı günler.

(Müzik - Gerilim)

Yıldızlı Otel'le ilgili kafamda bir şeyler var.

Efendim? Duymadım.

Ne?

Özür dilerim.

Hah.

Ya ben sinirden bir hata yaptım.

Kusura bakma.

Yalnız aynı şey değil. Yani kusura bakma, özür dilerim.

Özür dilerim.

Hah, dinliyorum.

Ben bazı şeylerin değerini Gözde ve bebeği kaybedeceğimi...

...anladığımda fark ettim.

Zannetmiyorum.

Bir iş adamında olması gereken ilk özellik nedir Ergüven?

Akılcı olması.

Sende akıl yok.

Bora.

Tamam, ben bir hata yaptım, kabul ediyorum.

(Evren) Telafi edeceğim.

Yıldızlı Otel'in önündeki arazinin istimlâk kararını kaldırtmak için...

...mahkemeye başvuracağım bir imza atarsan.

(Tuş sesi)

(Müzik - Gerilim)

Sen Adil Şanıl'ı tanıyor musun, avukat?

Hı hı.

(Evren) Benim eski dostumdur.

Davayı almayı kabul etti. Eğer imza atarsan mahkemeye başvuracağım.

(Evren) Yani ne kaybedersin Allah aşkına?

Dava kaybederim.

Ve kaybetmeyi de hiç sevmem.

Bora, sen bana bir imkân tanıdın, sağ olasın.

Bırak da çalışayım.

Lal beni denetlesin.

Bak, ben bu otelin işini çok kısa zamanda bitireceğim.

Hem aile olmak için bu iyi bir başlangıç.

Aile?

Aile.

Ver.

Şurası mı?

(Evren) Evet.

Eyvallah.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Ayak sesi)

Ha Özgül Hanım.

(Özgül) Buyurun.

-Gözde Hanım'ın çiçekleri gitti mi? -Gönderdik efendim.

(Evren) İyi, güzel.

(Ayak sesi)

(Kapı açılma sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Telefon zili sesi)

Hah.

Abi, neredesin? Ulaşamadım sana.

Yengendeyim koçum.

(Kelebek ses) İyi misin abi?

Bir iki saate gel al beni.

Ne oldu?

Göresim geldi seni.

Abi, bir şey mi dedin? Sesin gitti.

(Kelebek ses) Abi.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

(Kuş cıvıltısı sesi)

-(Su) Annem nerede? -Odasındadır herhalde.

(Öpücük sesi)

Hayırdır?

Yeterince Kelebek alamadım bugün, krizim tuttu.

-Hı? -Hı.

Fazlası zarar olmayan tek gıda benim.

Çok da alçak gönüllüdür.

Şey, Ateş nerede?

O pizzacıyı kapatıp gelecek.

Aslı?

Beraber çıktık, eve gitti.

(Kelebek) Ha.

Ben de abimle konuştum şimdi. Sesi bir tuhaf geliyordu.

Ya Aslı Kos'ta öğrendiklerini söylemiş, o da bir tuhaf olmuş.

(Kelebek) Allah Allah.

Neyse, gidince sorarım zaten.

Ya annem yemek falan diyordu, ortada yok.

Hazırlık da yapmış.

Öyleymiş, aile olayıymış.

Keşke sen de yeseydin bizimle.

Biz dışarıdanız. Öyle, Mehmet Ağa.

Mehmet değil, Hüsnü Ağa.

Bana bak.

Senin enerjin bugün biraz fazla, benim pekmezden mi yedin?

Cık. Senden.

-Hı? -Hı hı.

Bu Hüsnü olayı çok dillenmesin de.

Neden?

E şimdi ortamda bir Kelebek karizmam var, hani yarısı Hüsnü, yarısı Kelebek...

...falan, olacak iş değil.

Kelebek etkisi diyorsun?

Aynen zıvaynen.

Bir fikrin yok değil mi? (Gülme sesi)

Afrika'da kanat çırpan bir kelebek, Avustralya’da fırtına sebebi olabilir.

Ya onu da biliyor.

Kuantum biliyor.

Ya mükemmel bir sevgilin var diyorum, anlamıyorsun. İyi bak ona.

İşte elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz.

(Kelebek) Hı.

Bence daha iyisini yapabilirsin.

Mesela?

-Mesela masaj yapabilirsin. -Oha.

Ne oha? Ben kulunçlarımı kime ezdireceğim?

Kulunç diyor bana ya.

Romantizmi öldüren, işte benim Hüsnü Müren.

(Su) Bir anneme bakacağım.

On altı saat çalışıyorum ben, kulunç benim CV'im.

Boş oturmadık, didindik.

Neyse, Ferdi'ye ezdireceğiz yine.

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Kapı açılma sesi)

Aa, bu saatte.

-Sen inadına mı yapıyorsun ya? -Neyi?

Ne bileyim? Pizza yiyemeyeceğin zamanlarda pizzacıya geliyorsun.

Pizzacıya geliyorum işte.

O ne demek?

Pizza yemeye değil, pizzacıya geliyorum demek.

-Ha. -Ne ha?

E ne yapacaksın pizzacıyı?

Belki bana Bodrum'u gezdirir mi diye soracaktım.

Kendi gezmiş mi bir sorsana.

İyi, ben seni gezdireyim o zaman.

Bodrumlu sevgilim var, o gezdirsin seni.

Olur.

(Kâğıt sesi)

Sen bunu...

...sevgiline ver.

Beni arasın.

Numaram.

(Lal) Ver ama bak, unutma.

Ya geldim, geldim. İki dakika bekleyemedin abiciğim ya.

(Kapı açılma sesi)

Hah, geldi pizzacı.

Bana benim pizzacı lazım.

(Ferdi) Allah Allah.

(Müzik - Gerilim)

Yıldız Hanım çağırmıştı ama...

...bu akşam mı bir şey de demedi.

Belki kahve içmeye uğrarız.

Yani halin olursa yemekten sonra.

Olur.

Uğrarız da sen konuyu değiştirme.

(Aslı) Ben sana bir şey sordum.

Baba, bir düşünsen, belki hatırlarsın.

Bak, burası küçük yer, her gün olay olmuyor ki.

Mutlaka hatırlarsın, ha?

Kızım, güzel kızım.

Kaçıncıya soruyorsun.

(Asım) Ben bilmiyorum öyle bir şey.

Baba...

...ben seni bırakmam.

Eğer ondan çekinip demiyorsan, lütfen de.

Sen beni böyle mi belledin?

Hayır, ondan demedim.

Ben sen doğmadan önce, dediğin zaman askerdim.

Ya iki sene yoktum buralarda.

Kim bilir kimleri anlatmışlar.

Bir sorsan, soruştursan.

Sorarım.

(Müzik - Duygusal)

Ama yavrum...

...bak, haydut diyorlar.

Ya uğursuzun biriyse?

Ne yapayım baba?

Aramaktan vaz mı geçeyim?

Yok.

Ondan der miyim?

Demezsin, biliyorum.

(Müzik - Duygusal)

Annen dedikleri peki...

...ne demiştin adına?

-Maya. -(Asım) Maya.

Ona ulaşmak için...

Yunanistan'da yaşıyormuş.

İki saattir bakıyorum internetten. Ama bir sürü Maya var.

Çoğuna yazdım, bilmiyorum.

Benim karşıda balıkçı var ya.

Böcekçi Niko.

Bizden böcek alır.

Hı hı.

Onun abisi Atina'da büyük adammış.

Yarın ona sorarım.

Bir sordursun bakalım.

Gerçekten mi?

Seni bu mutlu edecekse.

(Müzik - Duygusal)

Sen benim babamsın.

(Aslı) Ben seni bildim.

Ve bunu hiçbir şey değiştirmeyecek.

Ama benim annemle babamı bulmam lazım.

Onların benim varlığımdan bile haberleri yok.

Bulmalıyım.

İnşallah yavrum, inşallah.

Canım babam.

Kızım.

(Müzik - Duygusal)

Deli Cengiz.

Bundan öğrendiğim tek bilgi, yelekli, sakallı.

Bir de varsa atı olan bir adam.

Söyleyince biraz garip oluyor ama olsun.

(Uzay) Babaya çıkan yollar Kırık Yusuf'ta kesildi.

Anneye çıkan yollarsa komşu teyzede.

Kırık Yusuf buraya Evren amca için gelmişti.

Acaba o bir şey biliyor mudur?

Sonuçta o da buraların yerlisi.

Ben gidip bir onunla konuşayım.

Bilmiyorsa da biliyormuş gibi yapar, eğleniriz, hah.

(Uzay) Evet.

Hah.

İşte tam oldu.

Ya var ya, böyle bir kahve getirenim, bir de özel şefim olsa...

...sabah dokuzda koyarım masasına raporu ha.

(Gülme sesi)

Böyle Amerikan polisi bir tarzım var yani.

Yani sadece bana bir travma lazım.

(Uzay) Onların travmaları olur, öyle karısı falan ölür.

Anne.

İşte, buldum. Benim travmam da bu.

Var ya, şimdi tam oldum ya.

Bir de böyle korkak, kanunlara uyan, aile babası bir ortak buldum mu...

...bulduk.

Beyto.

İşte bu.

(Müzik - Gerilim)

(Kapı açılma sesi)

(Düğme sesi)

Abi.

Abi, iyi misin, ha? Bir şey mi oldu?

Yengem, yengeme mi bir şey oldu, ha abi?

Ne yapıyorsun burada? Karanlıkta oturuyorsun.

Ha?

(Kelebek) Ha abi?

Konuşsana abi.

Ha abi, söyle.

Ha?

Konuş.

(Müzik - Duygusal)

Kardeşinim ben senin abi, söyle.

Kal böyle azıcık.

(Müzik - Duygusal)

Konuşma.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

Bir lokma bir şey ye, bir laf konuş be oğlum.

Uğraşma benimle, işine bak.

Yani bir Faryalı mı?

Çok kibirlisin birader, çok.

Düşer düşer kanamazsın, ondan, ağlar ağlar konuşmazsın, ondan.

(Ayak sesi)

Leş gibi duman olmuş içerisi, bir cam mı açsak?

Hiç bana bakma, ben hep dumanda yaşıyorum, gel.

-Gel otur şöyle. -Sağ ol.

Ne buldun?

Faryalı'yla Yıldız neden ayrılmış bil bakalım.

Neden?

Başka bir kadın yüzünden, Kos'tan gelen.

Nasıl?

Yıldız ya yakalamış ya kıskanmış. Evren'e kaçmış.

Kimmiş?

Maya diye bir kadın.

Neredeymiş şimdi?

(Lal) Bilmiyorum.

Bul şunu.

Bir isimden nasıl bulacaksın sen onu koca Yunanistan'da?

Bulurum.

Kimden öğrendin?

Koridorun sonundan.

Çıyan Ergüven'den.

(Müzik - Gerilim)

(Kapı vurma sesi)

(Ayak sesi)

(Kapı vurma sesi)

(Kapı açılma sesi)

Aa.

Madem ailemize yeni bir misafir geliyor, ben de bir şey alayım dedim.

(Gözde) Ya.

Hayatım boyunca eve hep böyle gelmeni hayal ettim biliyor musun?

(Gülme sesi)

O zaman ben de bundan sonra bütün hayallerini gerçek yaparım.

Teşekkür ederim.

(Öpücük sesi)

(Evren) Kuzum.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Gerilim)

Tamamdır Evren Bey.

Bütün bilgisayarı kopyaladım.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Duygusal)

-Su. -Hı?

Dolma ateşlesene.

Yemelere doyamadın, al.

Büyüme çağındayım kızım.

Daha nerene büyüyeceksin acaba?

Görürsün.

Oğlum, yavaş ye biraz.

Kelebek nerede?

-Bilmem. -Ha, bilmem.

(Su) Vallahi bilmiyorum.

Faryalı abiyi alacaktı.

Anne.

Sen de Y.H.M. çağrısı yaptın, susuyorsun.

(Ateş) Hı hı.

Dur ben bir şey yapayım da tatlı getireyim.

Ondan sonra...

(Müzik - Duygusal)

(Kapı kapanma sesi)

Abi, ben pizzacıya geçeceğim, seni de otele bırakayım.

(Mesaj zili sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Yıldız dış ses) Bunu sensiz yapamayacağım.

(Cırcır böceği sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Kapı açılma sesi)

Koçum, sen git.

Ne oldu abi?

Ben azıcık yürüyeceğim.

(Faryalı) Hadi git sen.

(Kapı kapanma sesi)

(Araba sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

(Cırcır böceği sesi)

(Ayak sesi)

Aç bakayım şurayı çocuğum.

(Tabak çatal sesi)

Anne, iyi misin?

İyiyim çocuğum

Tatlını yemeyecek misin?

Daha yemek bitmedi.

(Gülme sesi)

Tamam.

Anne, sen bir şey mi söyleyeceksin ya?

Size şey, ee, ben...

Çocuklar.

Siz benim...

...bu zamana kadar hem çocuklarım hem de en yakın arkadaşlarım oldunuz.

(Boğaz temizleme sesi)

Sen de bizim.

Bir dakika.

(Yıldız) Az bir cam açayım.

(Cam açma sesi)

-Soba yanıyor. -Sıcak geldi de.

E şimdi aslında...

...yani garip gelecek ama çok sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz.

(Yıldız) Ama ben...

...en mutlu günlerimi yaşıyorum bir yandan da.

Nasıl?

Size...

...yani siz bana...

...en kötü günümüzde, yani bu zor günlerde hep destek oldunuz.

Ee, yani o yüzden şimdi bu mutluluğumun sebebini de hani bilmenizi istedim.

Bilmek hakkınız yani.

(Müzik - Duygusal)

Ya bunca yıldan sonra... Yani nasıl diyeyim?

Sizden başka yani...

...ilk defa böyle...

...böyle yalnız değilmişim gibi hissediyorum.

Beni...

...böyle...

...koruyan, kollayan...

...seven...

Faryalı.

Faryalı mı? Onu mu diyorsun?

(Boğaz temizleme sesi)

Çocuklar.

Benim kalbim atıyor.

(Müzik - Duygusal)

Güzel annem.

(Gülme sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Cam kapatma sesi)

(Müzik - Duygusal)

Çok seviyorum sizi. (Ağlama sesi)

(Ağlama sesi)

(Öpücük sesi)

Ay, kusura bakmayın çocuklar.

(Müzik - Duygusal)

Abi.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Aslı) Abi. Biz geldik.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı: Nezahat Şalkamcı

Seslendiren: Emine Kolivar

Alt Yazı: Ece Naz Batmaz / Çağıl Doğan / Feride Tezcan / Nuray Ünal

İşaret Dili Tercümesi: Berrak Fırat

Son Kontroller: Fulya Akbaba / Beliz Coşar / Samet Demirtaş

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.