Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
YIL DÖNÜMÜNÜZ KUTLU OLSUN PETER & LOIS
Evimize hoş geldiniz ve sevgili Lois ile
harika kocası Peter'ı kutlamaya geldiğiniz için çok teşekkürler.
Carter birkaç söz söyleyecekti.
Fakir, komik değil, şişko.
Fıskiyeler dörtte çalışıyor.
Ayarı değiştiremiyorum, parti o zaman bitecek.
Ağzına sağlık.
Vay be. Ne çok yıl olmuş.
- Evet. - Akşam yemeğinde ne istersin?
Tanrım, akşam yemeğini düşünmekten bıktım.
- Bilmiyorum. - Canın ne çekiyor?
Tamam, aynı soruyu farklı şekilde sordun.
Yeni sehpamız için dokuz seçenek arasında kaldım. Birini seçelim.
Her biri anca üç eşya mı alabiliyor?
Kesinlikle.
Harika. Peki akşam yemeği konusunda kararın ne?
Herkes beni dinlesin lütfen.
Şimdi Peter ve Lois'e çok özel yıl dönümü hediyelerini takdim edeceğim.
Evet, bu yıl biz kesenin ağzını iyice açtık.
Tamam, "biz" abartı bir ifade oldu.
Ama işte karşınızda, yepyeni bir Range Rider!
Bu mu? Sıçayım.
SkyMall dergisinde çok daha büyük duruyordu.
Bu dünkü çocuk hatası ya!
Lois, özür dilerim.
Oyuncak araba olduğunu bilmiyordum. Ben...
Sorun değil baba, cidden. Stewie bununla keyifli keyifli oynar.
Yerine bir hediye olacak mı, olmayacak mı?
Çok tatlısın Lois. Hep başkalarını düşünüyorsun.
- Amazon hediye kartı? -Önemli olan düşünmen baba.
Ve bu çok güzel bir düşünceydi.
Tokalaşırken 20 dolar versen?
Tamam, ben gidip mayomu değiştireceğim.
Vay be! Beyaz bir Range Rider SUV!
Entourage'da Ari'nin karısının adı neydi?
Hatırlayamadım. Önemi yok. Ben Ari'nin karısıyım.
Bugün iyi iş çıkardın anne mayosu. İşçi Bayramı'nda görüşürüz.
Yok, yıkarım şimdi. Cipse guacamole sosunu ben fazla...
Joe! Burada ben varım!
Pardon! Bilmiyordum!
Özür dilerim! Gidiyorum!
Ms. Pac-Man'den daha çok kirlenmiş hissediyorum.
Lütfen beni kovalama. Sadece kadın Pac-Man'lerden hoşlanıyorum.
Onu hallederiz.
Cinsel saldırıda bulunuyorsun, polisi arayacağım.
Lois, dün Joe ile bomba gibi bir gece geçirdik.
Gerçekten mi?
Evet. Evliliğimiz boyunca yaptığımız en iyi sekslerden biriydi.
Joe, dokuz yıldır ilk defa erkeklik görevini yerine getirebildi.
Hani hap, iğne veya pompa kullanmadan.
Yapma yahu.
Acayipti.
Joe, bana takatsiz vücudunu
dikkatlice o kadar çok farklı pozisyonlara sokturdu ki.
Vay be. O kıvılcımı tekrar yakabilmenize çok sevindim.
Hay aksi. Gitmeliyim. Kızlarla yemek yiyeceğim.
Ben de dâhilim sanıyordum.
Sen hanımlar grubundansın.
Olamaz. Ben ne yapacağım?
Kesin Joe sırf beni düşündüğü için yapabilmiştir.
Chris?
Yakalandım ama asla pişman olmayacağım.
Abi ya, bugün şişko güreşme kulübünde biraz ayarı kaçırdım.
Büyük ödülün büyük riskle geldiğini öğrendim.
Rhode Island DLYNOĞLN - Okyanus Eyaleti
Selam Bri, benim yeni cenavara bak.
Çok şekil, değil mi? Şekil bir cenavar...
- O muhabbete girmeyeceğim. -Çok tatsızsın.
Ama şunu söyleyeyim,
Range Rider'cıların yaşam tarzını tam benimsedin.
Bundan iyisi yok. J.D. Power and Associates'a göre
yaya geçidinde mesajlaşırken birden frenleyebilen en iyi arabaymış.
İnanır mısın, Reese Witherspoon kocasına aynı bu modeldeyken bağırmış.
Buna inanırım, evet.
Bak, navigasyonun sesini bile onun sesiyle değiştirebiliyorsun.
Ben bir Amerikan vatandaşıyım. Işıktan sola dön.
Tek sorun şu, sekiz farklı kişi benimle Farsça konuştu.
- Sanırım beni İranlı sandılar. - Doğallıkla.
El kitabında çok İsrail karşıtı olan koca bir kısım var.
- Ceketleri unutmadın mı? - Carmen onları alır.
- Carmen kim? - Aman tanrım. Haklısın. Rosalita'ydı.
Bu laf aramızda kalacak.
Rosalita! Nasılsın?
Ben Sarah McLachlan.
Günde sadece bir dolar vererek Ellen DeGeneres Show'dan, istismar edilen
ve dehşete düşmüş bir teknisyeni kurtarabilirsiniz.
İster işten sonra arabasında ağlayan bir Teamster sendikalısı olsun
ister sırf göz teması kurdu diye sandviçi elinden düşürülen
bir kameraman olsun, onlar yardımınıza muhtaçlar.
İMDAT
Lütfen bugün veren el olun. Çünkü kimse
Şükran Günü'nde zorla bir milyonerin farklı kazaklar denemesini izlememeli.
Çocuklar, köpek kakasını bulaştığı gibi ayakkabılarınızdan silmelisiniz.
Kuruduktan sonra çok zor çıkıyor.
QUAHOG GAZETESİ
Seni iş gücüne katabildiysek ne mutlu.
Sanırım cıvık dışkı temizliyorum
Sanırım cıvık dışkı temizliyorum
Sanırım gerçekten öyle
Baksana Bon, işin var mı?
Pompayı getireyim mi?
Gerek yok. Halledelim şu işi!
Lois Griffin, o evliliğe renk katıyorsun.
Vay be, ben neymişim. İhtiyaç sahiplerine yardım ediyorum.
Kanserle mücadele için fişinize bir dolar ekleyeyim mi?
Yok. Zaten engelli bir adamı erekte ettim.
Tamam, şimdi biraz da kendi erkeğimi büyüleyeyim.
Lois! Lois, şuna baksana!
Sanırım James Cromwell Küçük Ev'de oynuyor.
Aslında bu gece kumandayı indirip seninkini kaldırsam nasıl olur?
Sarhoş musun sen? Islak mendil nerede?
Kıçımı silmem gerektiğini biliyorsun.
Onları yatağın yanındaki çöpe atma!
- Atmıyorum! - Neyi atmıyorsun...
Yani sorun değil. Onu boş verelim.
Yataktaki şu ateşli havayı konuşalım.
Bertucci pizza yiyip geğirdiğim ve Mr. Pibb kola içip osurduğumdan oldu o.
Islak mendili ondan istedim.
Oraya gitmişken Meg'in Tarihî Tekstil Değirmeni gezisi için
izin kâğıdını imzalar mısın?
Klozetin dibinde, ayakkabılarımın arasında bıraktım.
Kimliğimi göstermek zorunda değilim. Ben Reese Witherspoon'um.
Hedefinize vardınız.
Tanrı'ya şükür. Stewie, mesaj... Sen... Mesajlarımı almışsın.
Evet, almaktan ziyade görünce paniğe kapılıp uyandım.
Kesin... Kesinlikle... Eve kadar sürecek vaziyette değildim.
Köpek bilgisi yarışması gecesiydi ve bana durmadan içki ısmarladılar.
Ve ben neredeyse...
Tanrım. Kenar... Kenara çek!
Kusacak mısın? Arabada yapma!
İşte, bu dondurulmuş yoğurt kabına kus.
Tamam. Tamam. İyiyim.
-İyi misin? - Evet, pardon. Bir an...
Hayır! Yoğurt kabına Brian!
Hayır! Koltuklara kusma! Kaba kus!
Bak, bu ırkçıymışım gibi gelecek ama...
- Sus. - Hayır. Bir dinle. İşte...
- Sus. - Tek söylediğim...
- Sus. -İşte... Norveçliler dans edemiyorlar!
Beklediğim kadar kötü bir şey değilmiş.
HINDARAVAG, NORVEÇ
Belli ki Noel arifesinde beni Skansen ağacının etrafında
dans ederken görmemiş, değil mi?
Evet, badem kabındaki morina balığı jölesi gibi hoplayabiliriz.
Family Guy. Bu şaka için Google'da Norveç'i arattık.
Öğretmenleri Takdir Akşamı'nı komple ben düzenliyorum
ama anca müdür yardımcılığı mı veriyorlar?
Sana saygısızlık ediyorlar Donna. Saygısızlık ediyorlar.
Ona ne şüphe.
Ya sen? Hava yolu şirketi sana Miami rotasını verdi mi?
Bir sonraki alacak kişiymişim.
Sana saygısızlık ediyorlar Glenn. Saygısızlık ediyorlar.
- Tamam, haftaya görüşürüz. - Evet, görüşürüz.
Kasislerle ilgili Facebook dilekçemi imzaladığın için sağ ol.
Onları kaldırtacağız.
Bu ne ya?
Pekâlâ Joe. Gösteri vakti.
Ne yapıyor bu? Güneş bile yok.
Aman tanrım. Joe için tuhaf bir gösteri yapıyor.
Bu ihanettir.
Peter bilmeyi hak ediyor. Derhâl bilmeyi hak ediyor.
GELEN ARAMA PETER GRIFFIN
Telefonda görüşmeyelim.
Ona bir ara mesaj atarım.
Sarhoş Deniztarağı
Sadece benimle geldiğin için sağ ol Peter.
Sana anlatmam gereken çok önemli bir şey var.
Ben evlatlık mıymışım?
Ne? Hayır. Ne?
- Boşanıyor musun? - Ben evli değilim ki.
Ordu yüzünden yine mi taşınıyoruz?
Ben çok yükseleceğim ve senin de kendi odan olacak...
Yani hayır! Hayır! Bu... Öyle... Bak...
Sana demeye çalıştığım şu,
Lois sizin ön bahçede kendini sergiliyordu.
Resmen Joe için seks gösterisi yapıyordu! Joe da keyif alıyordu.
Ne? Öyle miydi? Emin misin?
Güven bana Peter. Konu seks oldu mu ne dediğimi bilirim.
Biliyor muydun,
insanların yüzde 46'sı eşiyle sevişirken gözüne başkasını getiriyormuş.
- Vay, bir makalede mi okudun? - Hayır, araştırmalarımı kendim yaparım.
Şu anda kimi düşünüyorsun?
Chris Pine'ı.
Bu araştırmada gözde o.
Lanet olsun! Karıma baktığına pişman olacaksın Joe.
Selam Peter. Yumruğunun içinde ne var?
Şey, bu beklediğimden daha üzücü oldu.
En azından bitti.
Tanrım. Bunlar tekerlekli sandalye faturasının son ihtarları.
Joe için iyi bir gün değil.
Joe için iyi bir gün değil.
Peter, bu delilik! Kendi arkadaşını dövdüğüne inanamıyorum.
Orada yaptığınız
sapıkça gösteriden sonra beni suçlayabilir misin?
İyi, tamam Peter!
Gösteri yaptıysam ne olmuş? En azından bir izleyicim vardı!
Bir de kendine bunu yapma ihtiyacını niye hissettiğimi sor!
Dün gece banyodan iç çamaşırımla çıktım
ama senin gözün James Cromwell'den ayrılmadı.
- Tuhaftı. Saçının çoğu vardı. - Beni artık çekici bulmuyorsun.
Yapma. Senden değil, zamandan dolayı. O kadar yıl evli yaşadıktan sonra
senin çıplak vücudun bende tık yapmıyor.
Devlet dairesindeki bir sandalyeye bakıyormuşum gibi.
Başka bir çiftin evliliğini tekrar alevlendirmeye çalıştım diye kına beni.
Kendi evliliğimde işe yaramıyor.
Yaptığın şey o değil.
Sırf egonu yükseltmek için bütün mahallenin önünde
kendini sergiliyorsun.
Pekâlâ Peter. Dürüst olacağım.
Ordu yüzünden yine mi taşınıyoruz?
Ne? Hayır.
Joe'dan bahsediyoruz.
Doğru. Joe orduda olduğu için yine taşınıyoruz.
Omaha'ya taşınmak istemiyorum! Arkadaşlarım burada!
Bu kılık ne? Ne yaptığını sanıyorsun?
Seni ilgilendirdiği falan yok Lois ama senin dilinden konuşacağım.
Beni ararsan bebek arabalı annelerin geçtiği
ön bahçemizde odun kesiyor olacağım.
- Aynen öyle hanımlar. - Amanın.
Bütün sabah burada olacağım. Küçük odun parçalarını
sebepsiz yere daha da küçük hâle sokacağım.
Tamam, tazminat talebi için soruyorum, kazanın sebebi neydi?
Evet, nasıl kırıldı, bilmiyorum.
Komşunuzun Nest kamerası varmış.
Bu önceki bir denemeydi.
Seksi göründüğümü sanıyordum ama sonra gazeteci çocuk güldü.
Yoksa sence işe yaramış mıdır?
Beyefendi, ben sadece pencereye ne olduğunu araştırıyorum.
Sonra eve gidip Runeberg keki yiyeceğim. Bir Finlandiya tatlısı.
A, evet. Adını Finlandiyalı millî şair Johan Ludvig Runeberg'den alan tatlı.
Bu ülkeleri araştırırken ipin ucunu biraz kaçırdık.
Tamam. Böyle oldu mu?
Sadece oto kokusu ve kusmuk kokusu geliyor.
Aptal köpek.
Galiba araba sahibi olmak tam bir dert.
Tanrım, çok berbat...
Yani asla! Araba sahibi olmak rüya gibi!
Araban pahalı olunca da
sürekli darbe alacak ya da kirlenecek diye endişeleniyorsun.
Bu umabileceğin en iyi şey.
Brian'dan mesaj.
"Mide rahatlatıcı almaya gideceksen bana söyle."
Çok pasif agresif.
"Mide rahatlatıcı lazım mı?"
Evet, almaya gideceksen.
Tamam Chris. Madem gidiyorum, bir istediğin var mı?
Mantar ilacı almaya gidiyorsan hayır demem.
- Mantar ilacı lazım mı? - Almaya gidiyorsan al.
Selam Joe. Acaba bir bardak ödünç şeker lazım mıydı?
Yok, sağ ol Lois.
Hem şeker ödünç alma muhabbeti de böyle olmaz.
Şey, ben sadece...
Lois, uyduruk bahanelerin kendine kalsın.
Bunları niye yaptığını biliyorum
ve artık son vermen daha iyi olur.
- Ama Joe, ben... - Bak.
Bunu etraflıca düşündüm,
acaba bu kadar tahrik olmamın sebebi
Peter'ın iyi bir arkadaşım olması mı, dedim.
Belki de aranızdaki muhabbet kısa süreliğine bana yansımıştı.
Hayata karşı derin bir hayranlık ve merak duymanın önemini
bana hatırlatmak ve bu hissi yenilemek için.
Ama sonra anladım ki olay daha çok yandan meme görmemmiş,
kendi karımınkinden başka meme.
Farklı olmak zorunda. Orası çok önemli.
Ama bu benim için sorun değil Joe.
Kusura bakma Lois, bunu Peter'a yapamam.
Ama lütfen şunu bil, benim ve Bonnie'nin seks hayatı için
büyük bir hizmette bulundun.
Anlıyorum.
Elveda Joe.
- Baksana Lois. - Evet?
Acaba kateter almaya gidecek miydin?
Kateter getirmemi mi istiyorsun?
Sadece almaya gideceksen!
Koltuğu tekmelemeyin!
Yeter artık! Arabayı durdurmam gerekirse meybuz almam.
Muhtemelen... Muhtemelen almam.
Üç tekerlekli bisiklette basit bir hayat Hiç yüküm yok
Rupert!
Rupert, bir şey söyle!
Kaç parmak gösteriyorum? İki mi? Hayır, üç.
Tamam, başparmak sayılmaz. Haklısın.
Bunu belirttiğin için çok sağ ol.
Yine de seni kaybettim sandım.
Bu araba anca başıma bela açıp durdu.
Yapacak tek bir şey var.
Bilmiyorum, sokakta park etmiştim.
Bu sabah uyandığımda ortadan kaybolmuştu.
Bu Nest kamerasında
benzin döküp yaktığın gözüküyor.
Bahçemizdeki çalılarda asılırken Nest kamerasına yakalanmışsın.
Çek kabul eder misin?
Evet, Joe ve Bonnie'nin evliliği için iyi bir şey yaptım.
Konu ben değildim, onlardı. Bunu Joe için yapabildiysem...
GAZİLER HASTANESİ
Engelli gazilerle dolu koca bir koğuş için de yapabilirim.
Lois Griffin, göreve hazır.
Hangi akla hizmet hemşire kılığına girdin
ve aklı bulanık yedi Kore gazisini yıkadın?
QUAHOG POLİSİ
Ben cinsel cazibesi olan bir kadınım!
Peter, senin burada ne işin var?
Bir spor mağazasının vitrinine şeyimi sürdüm.
Önceden söylediklerim için çok özür dilerim.
Ben de.
İşte... Bunca yıldan sonra sana baktığımda
tek gördüğüm çocuklarla uğraşmak,
ne pişirsem diye düşünmek ve e-posta okumak.
Joe'nun senin eski hâlini görebilmesi harika
ama benim için bu zorlaşıyor.
Biliyorum. Ben de suçluyum.
Tutkumuzun kıymetini bilmedim
ve kendi eski bildiğim hâlimi başkasının görmesi çok iyi geldi.
Doğrusu, hangi kadın olsa sonunda sıkılırdım.
Bari sevdiğim kadınla sıkılayım.
Bugün seninle birlikte her zamanki kadar sıkıldığımı söyleyebilirim.
Seni seviyorum.
Ben de seni seviyorum Lois.
Vay. Hani seni de hemşire üniformasında ilk defa görüyorum.
Ben de seni hiç şey olarak... Balo Akşamı Tarzan'ı olarak görmemiştim.
Chippendales dansçıyım.
Chippendales. Onların hizmet ücreti yüksektir.
Peki soyma ücretleri ne kadar?
Sana 35 dolara olur.
Çünkü grup ücreti sayılacak kadar kişi getirmemişsin.
Ama bu ücrete 12 dolarlık bir Costco şampanyası dâhil.
Biz sana onu 100 dolara satacağız.
Neden? Ama... Peter, sen bu işi beceremiyorsun.
Hayır. Sen karşılık vereceksin, sonra azacağız.
Tek yatak odalı bir dairede tek başıma iki çocuk büyütüyorum.
Tamam, şimdi başlıyorum.
Vay be, hayatta çok büyük hatalar yaptın, değil mi?
Seni pislik herif.
Burada başkası var.
- Aman tanrım! - Ne oluyor be?
Müdür Shepherd? Sen de mi buradasın?
Applebee's garsonuyla dövüştük.
Fox News'ü açmıyorlardı da.
Aslında eve gidene dek bekleyebiliriz.
Çok özür dileriz.
Niye ki? Durmanızı söylemedim.
Tamam.
Peter!
Lois.
Fox News'deki işe yaramaz insanların adlarını söyler misiniz?
Hannity!
Tucker!
Hâkim Jeanine!
Steve Doocy!
Kendi ailesinin bile nefret ettiği o korkunç, sarışın kadın kimdi?
Laura Ingraham.
Laura Ingraham! Evet!
Peter, iyi ki cinsellikte bu yeni seviyeyi keşfetmişiz.
Sana hiç bu kadar bağlı hissetmemiştim.
Ben de. En büyük fantezinin, bir çocuk kitabındaki
kedi kılığında sevişmek olduğunu bilmiyordum.
Gecenin büyük kısmında Peter onun pıtpıtını şakşuklattı.
Lois onun çükübiğini şıplattı. Peter onun bicisini cibicipledi.
Gümpatçat sabahın ilk ışıklarına kadar sürdü.
Lois, o gece altı kez "Acu-bucu-hoppey" diye bağırdı.
"Son."
İyi geceler Stewie.
Bana kendi yazdığın kitapları okuma.
Alt yazı çevirmeni: Hasan Yelok
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.