All language subtitles for Family Guy S21E03 A Wife-Changing Experience_track23_[tur]

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian Download
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

YIL DÖNÜMÜNÜZ KUTLU OLSUN PETER & LOIS

Evimize hoş geldiniz ve sevgili Lois ile

harika kocası Peter'ı kutlamaya geldiğiniz için çok teşekkürler.

Carter birkaç söz söyleyecekti.

Fakir, komik değil, şişko.

Fıskiyeler dörtte çalışıyor.

Ayarı değiştiremiyorum, parti o zaman bitecek.

Ağzına sağlık.

Vay be. Ne çok yıl olmuş.

- Evet. - Akşam yemeğinde ne istersin?

Tanrım, akşam yemeğini düşünmekten bıktım.

- Bilmiyorum. - Canın ne çekiyor?

Tamam, aynı soruyu farklı şekilde sordun.

Yeni sehpamız için dokuz seçenek arasında kaldım. Birini seçelim.

Her biri anca üç eşya mı alabiliyor?

Kesinlikle.

Harika. Peki akşam yemeği konusunda kararın ne?

Herkes beni dinlesin lütfen.

Şimdi Peter ve Lois'e çok özel yıl dönümü hediyelerini takdim edeceğim.

Evet, bu yıl biz kesenin ağzını iyice açtık.

Tamam, "biz" abartı bir ifade oldu.

Ama işte karşınızda, yepyeni bir Range Rider!

Bu mu? Sıçayım.

SkyMall dergisinde çok daha büyük duruyordu.

Bu dünkü çocuk hatası ya!

Lois, özür dilerim.

Oyuncak araba olduğunu bilmiyordum. Ben...

Sorun değil baba, cidden. Stewie bununla keyifli keyifli oynar.

Yerine bir hediye olacak mı, olmayacak mı?

Çok tatlısın Lois. Hep başkalarını düşünüyorsun.

- Amazon hediye kartı? -Önemli olan düşünmen baba.

Ve bu çok güzel bir düşünceydi.

Tokalaşırken 20 dolar versen?

Tamam, ben gidip mayomu değiştireceğim.

Vay be! Beyaz bir Range Rider SUV!

Entourage'da Ari'nin karısının adı neydi?

Hatırlayamadım. Önemi yok. Ben Ari'nin karısıyım.

Bugün iyi iş çıkardın anne mayosu. İşçi Bayramı'nda görüşürüz.

Yok, yıkarım şimdi. Cipse guacamole sosunu ben fazla...

Joe! Burada ben varım!

Pardon! Bilmiyordum!

Özür dilerim! Gidiyorum!

Ms. Pac-Man'den daha çok kirlenmiş hissediyorum.

Lütfen beni kovalama. Sadece kadın Pac-Man'lerden hoşlanıyorum.

Onu hallederiz.

Cinsel saldırıda bulunuyorsun, polisi arayacağım.

Lois, dün Joe ile bomba gibi bir gece geçirdik.

Gerçekten mi?

Evet. Evliliğimiz boyunca yaptığımız en iyi sekslerden biriydi.

Joe, dokuz yıldır ilk defa erkeklik görevini yerine getirebildi.

Hani hap, iğne veya pompa kullanmadan.

Yapma yahu.

Acayipti.

Joe, bana takatsiz vücudunu

dikkatlice o kadar çok farklı pozisyonlara sokturdu ki.

Vay be. O kıvılcımı tekrar yakabilmenize çok sevindim.

Hay aksi. Gitmeliyim. Kızlarla yemek yiyeceğim.

Ben de dâhilim sanıyordum.

Sen hanımlar grubundansın.

Olamaz. Ben ne yapacağım?

Kesin Joe sırf beni düşündüğü için yapabilmiştir.

Chris?

Yakalandım ama asla pişman olmayacağım.

Abi ya, bugün şişko güreşme kulübünde biraz ayarı kaçırdım.

Büyük ödülün büyük riskle geldiğini öğrendim.

Rhode Island DLYNOĞLN - Okyanus Eyaleti

Selam Bri, benim yeni cenavara bak.

Çok şekil, değil mi? Şekil bir cenavar...

- O muhabbete girmeyeceğim. -Çok tatsızsın.

Ama şunu söyleyeyim,

Range Rider'cıların yaşam tarzını tam benimsedin.

Bundan iyisi yok. J.D. Power and Associates'a göre

yaya geçidinde mesajlaşırken birden frenleyebilen en iyi arabaymış.

İnanır mısın, Reese Witherspoon kocasına aynı bu modeldeyken bağırmış.

Buna inanırım, evet.

Bak, navigasyonun sesini bile onun sesiyle değiştirebiliyorsun.

Ben bir Amerikan vatandaşıyım. Işıktan sola dön.

Tek sorun şu, sekiz farklı kişi benimle Farsça konuştu.

- Sanırım beni İranlı sandılar. - Doğallıkla.

El kitabında çok İsrail karşıtı olan koca bir kısım var.

- Ceketleri unutmadın mı? - Carmen onları alır.

- Carmen kim? - Aman tanrım. Haklısın. Rosalita'ydı.

Bu laf aramızda kalacak.

Rosalita! Nasılsın?

Ben Sarah McLachlan.

Günde sadece bir dolar vererek Ellen DeGeneres Show'dan, istismar edilen

ve dehşete düşmüş bir teknisyeni kurtarabilirsiniz.

İster işten sonra arabasında ağlayan bir Teamster sendikalısı olsun

ister sırf göz teması kurdu diye sandviçi elinden düşürülen

bir kameraman olsun, onlar yardımınıza muhtaçlar.

İMDAT

Lütfen bugün veren el olun. Çünkü kimse

Şükran Günü'nde zorla bir milyonerin farklı kazaklar denemesini izlememeli.

Çocuklar, köpek kakasını bulaştığı gibi ayakkabılarınızdan silmelisiniz.

Kuruduktan sonra çok zor çıkıyor.

QUAHOG GAZETESİ

Seni iş gücüne katabildiysek ne mutlu.

Sanırım cıvık dışkı temizliyorum

Sanırım cıvık dışkı temizliyorum

Sanırım gerçekten öyle

Baksana Bon, işin var mı?

Pompayı getireyim mi?

Gerek yok. Halledelim şu işi!

Lois Griffin, o evliliğe renk katıyorsun.

Vay be, ben neymişim. İhtiyaç sahiplerine yardım ediyorum.

Kanserle mücadele için fişinize bir dolar ekleyeyim mi?

Yok. Zaten engelli bir adamı erekte ettim.

Tamam, şimdi biraz da kendi erkeğimi büyüleyeyim.

Lois! Lois, şuna baksana!

Sanırım James Cromwell Küçük Ev'de oynuyor.

Aslında bu gece kumandayı indirip seninkini kaldırsam nasıl olur?

Sarhoş musun sen? Islak mendil nerede?

Kıçımı silmem gerektiğini biliyorsun.

Onları yatağın yanındaki çöpe atma!

- Atmıyorum! - Neyi atmıyorsun...

Yani sorun değil. Onu boş verelim.

Yataktaki şu ateşli havayı konuşalım.

Bertucci pizza yiyip geğirdiğim ve Mr. Pibb kola içip osurduğumdan oldu o.

Islak mendili ondan istedim.

Oraya gitmişken Meg'in Tarihî Tekstil Değirmeni gezisi için

izin kâğıdını imzalar mısın?

Klozetin dibinde, ayakkabılarımın arasında bıraktım.

Kimliğimi göstermek zorunda değilim. Ben Reese Witherspoon'um.

Hedefinize vardınız.

Tanrı'ya şükür. Stewie, mesaj... Sen... Mesajlarımı almışsın.

Evet, almaktan ziyade görünce paniğe kapılıp uyandım.

Kesin... Kesinlikle... Eve kadar sürecek vaziyette değildim.

Köpek bilgisi yarışması gecesiydi ve bana durmadan içki ısmarladılar.

Ve ben neredeyse...

Tanrım. Kenar... Kenara çek!

Kusacak mısın? Arabada yapma!

İşte, bu dondurulmuş yoğurt kabına kus.

Tamam. Tamam. İyiyim.

-İyi misin? - Evet, pardon. Bir an...

Hayır! Yoğurt kabına Brian!

Hayır! Koltuklara kusma! Kaba kus!

Bak, bu ırkçıymışım gibi gelecek ama...

- Sus. - Hayır. Bir dinle. İşte...

- Sus. - Tek söylediğim...

- Sus. -İşte... Norveçliler dans edemiyorlar!

Beklediğim kadar kötü bir şey değilmiş.

HINDARAVAG, NORVEÇ

Belli ki Noel arifesinde beni Skansen ağacının etrafında

dans ederken görmemiş, değil mi?

Evet, badem kabındaki morina balığı jölesi gibi hoplayabiliriz.

Family Guy. Bu şaka için Google'da Norveç'i arattık.

Öğretmenleri Takdir Akşamı'nı komple ben düzenliyorum

ama anca müdür yardımcılığı mı veriyorlar?

Sana saygısızlık ediyorlar Donna. Saygısızlık ediyorlar.

Ona ne şüphe.

Ya sen? Hava yolu şirketi sana Miami rotasını verdi mi?

Bir sonraki alacak kişiymişim.

Sana saygısızlık ediyorlar Glenn. Saygısızlık ediyorlar.

- Tamam, haftaya görüşürüz. - Evet, görüşürüz.

Kasislerle ilgili Facebook dilekçemi imzaladığın için sağ ol.

Onları kaldırtacağız.

Bu ne ya?

Pekâlâ Joe. Gösteri vakti.

Ne yapıyor bu? Güneş bile yok.

Aman tanrım. Joe için tuhaf bir gösteri yapıyor.

Bu ihanettir.

Peter bilmeyi hak ediyor. Derhâl bilmeyi hak ediyor.

GELEN ARAMA PETER GRIFFIN

Telefonda görüşmeyelim.

Ona bir ara mesaj atarım.

Sarhoş Deniztarağı

Sadece benimle geldiğin için sağ ol Peter.

Sana anlatmam gereken çok önemli bir şey var.

Ben evlatlık mıymışım?

Ne? Hayır. Ne?

- Boşanıyor musun? - Ben evli değilim ki.

Ordu yüzünden yine mi taşınıyoruz?

Ben çok yükseleceğim ve senin de kendi odan olacak...

Yani hayır! Hayır! Bu... Öyle... Bak...

Sana demeye çalıştığım şu,

Lois sizin ön bahçede kendini sergiliyordu.

Resmen Joe için seks gösterisi yapıyordu! Joe da keyif alıyordu.

Ne? Öyle miydi? Emin misin?

Güven bana Peter. Konu seks oldu mu ne dediğimi bilirim.

Biliyor muydun,

insanların yüzde 46'sı eşiyle sevişirken gözüne başkasını getiriyormuş.

- Vay, bir makalede mi okudun? - Hayır, araştırmalarımı kendim yaparım.

Şu anda kimi düşünüyorsun?

Chris Pine'ı.

Bu araştırmada gözde o.

Lanet olsun! Karıma baktığına pişman olacaksın Joe.

Selam Peter. Yumruğunun içinde ne var?

Şey, bu beklediğimden daha üzücü oldu.

En azından bitti.

Tanrım. Bunlar tekerlekli sandalye faturasının son ihtarları.

Joe için iyi bir gün değil.

Joe için iyi bir gün değil.

Peter, bu delilik! Kendi arkadaşını dövdüğüne inanamıyorum.

Orada yaptığınız

sapıkça gösteriden sonra beni suçlayabilir misin?

İyi, tamam Peter!

Gösteri yaptıysam ne olmuş? En azından bir izleyicim vardı!

Bir de kendine bunu yapma ihtiyacını niye hissettiğimi sor!

Dün gece banyodan iç çamaşırımla çıktım

ama senin gözün James Cromwell'den ayrılmadı.

- Tuhaftı. Saçının çoğu vardı. - Beni artık çekici bulmuyorsun.

Yapma. Senden değil, zamandan dolayı. O kadar yıl evli yaşadıktan sonra

senin çıplak vücudun bende tık yapmıyor.

Devlet dairesindeki bir sandalyeye bakıyormuşum gibi.

Başka bir çiftin evliliğini tekrar alevlendirmeye çalıştım diye kına beni.

Kendi evliliğimde işe yaramıyor.

Yaptığın şey o değil.

Sırf egonu yükseltmek için bütün mahallenin önünde

kendini sergiliyorsun.

Pekâlâ Peter. Dürüst olacağım.

Ordu yüzünden yine mi taşınıyoruz?

Ne? Hayır.

Joe'dan bahsediyoruz.

Doğru. Joe orduda olduğu için yine taşınıyoruz.

Omaha'ya taşınmak istemiyorum! Arkadaşlarım burada!

Bu kılık ne? Ne yaptığını sanıyorsun?

Seni ilgilendirdiği falan yok Lois ama senin dilinden konuşacağım.

Beni ararsan bebek arabalı annelerin geçtiği

ön bahçemizde odun kesiyor olacağım.

- Aynen öyle hanımlar. - Amanın.

Bütün sabah burada olacağım. Küçük odun parçalarını

sebepsiz yere daha da küçük hâle sokacağım.

Tamam, tazminat talebi için soruyorum, kazanın sebebi neydi?

Evet, nasıl kırıldı, bilmiyorum.

Komşunuzun Nest kamerası varmış.

Bu önceki bir denemeydi.

Seksi göründüğümü sanıyordum ama sonra gazeteci çocuk güldü.

Yoksa sence işe yaramış mıdır?

Beyefendi, ben sadece pencereye ne olduğunu araştırıyorum.

Sonra eve gidip Runeberg keki yiyeceğim. Bir Finlandiya tatlısı.

A, evet. Adını Finlandiyalı millî şair Johan Ludvig Runeberg'den alan tatlı.

Bu ülkeleri araştırırken ipin ucunu biraz kaçırdık.

Tamam. Böyle oldu mu?

Sadece oto kokusu ve kusmuk kokusu geliyor.

Aptal köpek.

Galiba araba sahibi olmak tam bir dert.

Tanrım, çok berbat...

Yani asla! Araba sahibi olmak rüya gibi!

Araban pahalı olunca da

sürekli darbe alacak ya da kirlenecek diye endişeleniyorsun.

Bu umabileceğin en iyi şey.

Brian'dan mesaj.

"Mide rahatlatıcı almaya gideceksen bana söyle."

Çok pasif agresif.

"Mide rahatlatıcı lazım mı?"

Evet, almaya gideceksen.

Tamam Chris. Madem gidiyorum, bir istediğin var mı?

Mantar ilacı almaya gidiyorsan hayır demem.

- Mantar ilacı lazım mı? - Almaya gidiyorsan al.

Selam Joe. Acaba bir bardak ödünç şeker lazım mıydı?

Yok, sağ ol Lois.

Hem şeker ödünç alma muhabbeti de böyle olmaz.

Şey, ben sadece...

Lois, uyduruk bahanelerin kendine kalsın.

Bunları niye yaptığını biliyorum

ve artık son vermen daha iyi olur.

- Ama Joe, ben... - Bak.

Bunu etraflıca düşündüm,

acaba bu kadar tahrik olmamın sebebi

Peter'ın iyi bir arkadaşım olması mı, dedim.

Belki de aranızdaki muhabbet kısa süreliğine bana yansımıştı.

Hayata karşı derin bir hayranlık ve merak duymanın önemini

bana hatırlatmak ve bu hissi yenilemek için.

Ama sonra anladım ki olay daha çok yandan meme görmemmiş,

kendi karımınkinden başka meme.

Farklı olmak zorunda. Orası çok önemli.

Ama bu benim için sorun değil Joe.

Kusura bakma Lois, bunu Peter'a yapamam.

Ama lütfen şunu bil, benim ve Bonnie'nin seks hayatı için

büyük bir hizmette bulundun.

Anlıyorum.

Elveda Joe.

- Baksana Lois. - Evet?

Acaba kateter almaya gidecek miydin?

Kateter getirmemi mi istiyorsun?

Sadece almaya gideceksen!

Koltuğu tekmelemeyin!

Yeter artık! Arabayı durdurmam gerekirse meybuz almam.

Muhtemelen... Muhtemelen almam.

Üç tekerlekli bisiklette basit bir hayat Hiç yüküm yok

Rupert!

Rupert, bir şey söyle!

Kaç parmak gösteriyorum? İki mi? Hayır, üç.

Tamam, başparmak sayılmaz. Haklısın.

Bunu belirttiğin için çok sağ ol.

Yine de seni kaybettim sandım.

Bu araba anca başıma bela açıp durdu.

Yapacak tek bir şey var.

Bilmiyorum, sokakta park etmiştim.

Bu sabah uyandığımda ortadan kaybolmuştu.

Bu Nest kamerasında

benzin döküp yaktığın gözüküyor.

Bahçemizdeki çalılarda asılırken Nest kamerasına yakalanmışsın.

Çek kabul eder misin?

Evet, Joe ve Bonnie'nin evliliği için iyi bir şey yaptım.

Konu ben değildim, onlardı. Bunu Joe için yapabildiysem...

GAZİLER HASTANESİ

Engelli gazilerle dolu koca bir koğuş için de yapabilirim.

Lois Griffin, göreve hazır.

Hangi akla hizmet hemşire kılığına girdin

ve aklı bulanık yedi Kore gazisini yıkadın?

QUAHOG POLİSİ

Ben cinsel cazibesi olan bir kadınım!

Peter, senin burada ne işin var?

Bir spor mağazasının vitrinine şeyimi sürdüm.

Önceden söylediklerim için çok özür dilerim.

Ben de.

İşte... Bunca yıldan sonra sana baktığımda

tek gördüğüm çocuklarla uğraşmak,

ne pişirsem diye düşünmek ve e-posta okumak.

Joe'nun senin eski hâlini görebilmesi harika

ama benim için bu zorlaşıyor.

Biliyorum. Ben de suçluyum.

Tutkumuzun kıymetini bilmedim

ve kendi eski bildiğim hâlimi başkasının görmesi çok iyi geldi.

Doğrusu, hangi kadın olsa sonunda sıkılırdım.

Bari sevdiğim kadınla sıkılayım.

Bugün seninle birlikte her zamanki kadar sıkıldığımı söyleyebilirim.

Seni seviyorum.

Ben de seni seviyorum Lois.

Vay. Hani seni de hemşire üniformasında ilk defa görüyorum.

Ben de seni hiç şey olarak... Balo Akşamı Tarzan'ı olarak görmemiştim.

Chippendales dansçıyım.

Chippendales. Onların hizmet ücreti yüksektir.

Peki soyma ücretleri ne kadar?

Sana 35 dolara olur.

Çünkü grup ücreti sayılacak kadar kişi getirmemişsin.

Ama bu ücrete 12 dolarlık bir Costco şampanyası dâhil.

Biz sana onu 100 dolara satacağız.

Neden? Ama... Peter, sen bu işi beceremiyorsun.

Hayır. Sen karşılık vereceksin, sonra azacağız.

Tek yatak odalı bir dairede tek başıma iki çocuk büyütüyorum.

Tamam, şimdi başlıyorum.

Vay be, hayatta çok büyük hatalar yaptın, değil mi?

Seni pislik herif.

Burada başkası var.

- Aman tanrım! - Ne oluyor be?

Müdür Shepherd? Sen de mi buradasın?

Applebee's garsonuyla dövüştük.

Fox News'ü açmıyorlardı da.

Aslında eve gidene dek bekleyebiliriz.

Çok özür dileriz.

Niye ki? Durmanızı söylemedim.

Tamam.

Peter!

Lois.

Fox News'deki işe yaramaz insanların adlarını söyler misiniz?

Hannity!

Tucker!

Hâkim Jeanine!

Steve Doocy!

Kendi ailesinin bile nefret ettiği o korkunç, sarışın kadın kimdi?

Laura Ingraham.

Laura Ingraham! Evet!

Peter, iyi ki cinsellikte bu yeni seviyeyi keşfetmişiz.

Sana hiç bu kadar bağlı hissetmemiştim.

Ben de. En büyük fantezinin, bir çocuk kitabındaki

kedi kılığında sevişmek olduğunu bilmiyordum.

Gecenin büyük kısmında Peter onun pıtpıtını şakşuklattı.

Lois onun çükübiğini şıplattı. Peter onun bicisini cibicipledi.

Gümpatçat sabahın ilk ışıklarına kadar sürdü.

Lois, o gece altı kez "Acu-bucu-hoppey" diye bağırdı.

"Son."

İyi geceler Stewie.

Bana kendi yazdığın kitapları okuma.

Alt yazı çevirmeni: Hasan Yelok

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.