All language subtitles for 164_subtitle_tr

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal) Download
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Jenerik müziği...

Jenerik müziği...

Jenerik müziği...

Jenerik müziği...

Jenerik müziği...

Jenerik müziği...

Jenerik müziği...

Saklamıştım...

Nasıl buldu ki?

Artık hislerini gizleyemezsin.

Kabul et Zeynep.

İnsan hayatın ne kadar acımasız olduğunu büyüdükçe daha iyi anlıyor.

O yüzden çocukluğunun masumiyetine sığınmak istiyor.

Bu kurdele bana çocukluğumu hatırlatıyor.

Ben o yüzden kıyamadım ona, o yüzden yakamadım.

Seninle bir alakası yok.

Ben hep büyük laflar söyledim.

Bu hayatta beni hep söylediğim laflarla iptal ettin.

Senin gittiğin yolu ben çok iyi tanıyorum Zeynep.

Benim gittiğim yolla aynı.

Bir taşa takılıp düşmeni istemiyorum.

Yanılıyorsun sen.

Bizim yolumuz seninle aynı değil.

Ben hiçbir taşa takılmadan, düşmeden inandığım yere varacağım.

Sen istediğin kadar inkar et.

Gerçekler değişmeyecek Zeynep.

Benim haklı olduğumu göreceksin.

Haklısın ama olanları unutamıyorum.

Ne oluyor?

Babaanne?

Ne oldu yandın mı elin?

Çok acıyor çok.

Ben sobanın üstünden çaydanlığı alacaktım.

Elim yanınca çaydanlık bir anda kilimin üstüne düştü.

Tamam canım benim.

Yıkarız soğuk suyla geçer.

Sonra da bir de merhem süreriz üstüne.

Benim yüzümden oldu.

Birden elimden kayıverdi işte böyle.

Yapma böyle üzme kendini.

Ama annemin kilimi kirlendi.

Onu dokunmak için çok yoruldu o çok.

Anne sen bu kilime gözün gibi bakardın.

Ben onu koruyamadım.

Tamam bak biz bu kilimi şimdi bahçeye alırız.

Güzelce annen onu yıkar.

Eskisinden ne güzel olur.

Tamam mı?

Gerçekten mi?

Gerçekten tabii.

Tabii ya.

Senin tek damla gözyaşına değmez.

Tamam.

Yarışma için bir kişi eksikti Merve.

Kardeşim gelir bana seve seve yardım eder demiştim.

Ama sen ne yaptın?

Ablacığım abartmalar kraliçesi misin acaba şu an?

Ne yapayım ben?

Daha ne yapacaksın Merve?

Bana nasıl bir puan verirsin ya?

Arkamdan iş çevirdin.

Yok artık.

Ablacığım ben seni hiç o kıymetin yanında küçük düşürür müyüm?

Beş puan verdim ben.

Gözlerimle gördüm.

Sekiz puan çıktı.

Üç kişi biri vermiş işte.

Bir kişi beş verdi.

O da Eren zaten biliyorum.

Vermemiş işte.

Ben dün sen üzülme diye söylemedim ama.

Dün kıymet hanımla fısır fısır konuşuyorlardı.

Annesi kazansın istiyor galiba.

Kaçtım ben.

Sevgilim.

Üzme kendini bu kadar.

Alt üstü bir yarışma.

Asma o güzel yüzünü.

Çok mu üzüldün sen bana?

Üzülmez miyim hiç aşkım?

Çabama ben şahidim.

Sen benim...

O yüzden mi bana kırık puan verdin Eren?

Ne? Kırık puan mı?

Aşkım ben sana beş puan verdim.

Beş puan veriliyordu beş puan verdim.

Kural bu.

Yoksa yüz puan verirdim.

Hatta bin puan senin.

Bir puan verdin Eren biliyorum.

Bir de geçmişsin karşıma beni teselli ediyorsun ya.

Selma.

Ben sana bir puan vermedim.

Ben sana beş puan verdim.

Niye böyle bir şey yapayım hem ben?

Annen kazansın diye olabilir mi acaba?

Kazansın diye.

Kerim temizlenince umarım babaannemin göz yaşları da dinler.

Zümrüt Hanım güçlüdür.

En kısa zamanda eski sağlığına kavuşacak ben inanıyorum.

Biz de zaten elimizden geleni fazlasını yapacağız.

Merak etme.

Ben de tercen dökeyim sen su tut olur mu?

Olur.

O zaman başlıyorum.

Simge Hanım.

Simge mi dedi o?

Halil Bey defalarca aradım sizden ama ulaşamadım.

Serdar Bey belgelerin ne durumda olduğunu soruyor.

Bir saniye.

O zaman kısa bir süre daha bekletelim evrakları.

Mümkün değil.

Sizi rahatsız etmekten korkuyorum.

Mümkün değil.

Sizi rahatsız etmek istemezdim ama

sorumlu olduğum bir patronum var benim.

Sen istersen bana ver ben devam edeyim.

Belli ki uzun sürecek çünkü.

Simge Hanım.

Ne demiştiniz tam olarak en son?

Bir de uzaklaşıyor benden.

Gizlisi saklısı var sanki.

Ne konuşacaksam.

Evet evet biliyorum.

Nasıl da kıskanıyorsun.

Gıcık.

Tamamdır.

Kolay gelsin.

İyi günler.

Çok şükür.

Kapatabildim.

Ne oldu?

Simge Hanım'ın ard ardı aramasının sebebi neymiş?

Dur tahmin edeyim.

Dünyayı mı kurtarıyormuş?

Süper kahraman mı Simge Hanım?

Sinirinin adı kıskançlık.

Bu yüce görevi tek başına üstlenemediği için

senden yardım mı istiyormuş yoksa?

Pardon.

Kahvaltıda ne yediğini de anlatmış olabilir değil mi?

Yok o kadar önemli değil mesele.

Evrak işleri işte.

Aramışken de herhalde bir uzun uzun sohbet etmek istedi seninle.

Hayata bakış açısını paylaştı anladığım kadarıyla.

Zeynep.

Kocanı kıskanman çok doğal.

Kendinle yüzleş artık.

Yok kıskanmıyorum ben.

Yani olup olmadık yerde işin gücün arasında arıyor kadın.

Ona takılıyorum.

Ayrıca sen bu koca kelimesine çok alışma.

Çünkü çiftliğe döndüğümüzde duyamayacaksın bunu bir daha.

Hayal kırıklığına uğrama sonra.

Artık şu öfkenle yüzleş.

Yani mesaj saatleri içerisinde bir çalışanın beni araması

seni niye sinirlendiriyor?

Ayrıca çok kısa bir görüşme yaptım.

Niye bu kadar uzun geldi sana?

Simge Hanım bana karşı savunmaya da başladın.

Avukatısın herhalde.

Artık durduramıyorsun kendini.

Yani.

Tut artık şu suyu.

İşimiz gücümüz var burada hadi.

Uza.

Ayrıca basma ayaklarından.

Tamam su tutarım temizlenir.

Ya sen beni dinle basma diyorum.

Beceriksiz, beceriksiz.

Muhasebeci dediğin para pul işlerini çözer.

Ulan para gelmezse biterim ben.

Kazım her şeyi bir bir halleder.

Kardeşim bak ben senden çok büyük bir şey istemedim.

Küçük bir iş istedim senden.

Para bugün lazım olmasa ben sana bugün ısrar eder miyim bu kadar çok?

Tekin Bey istediğiniz meblağ bugün elimizde olacak.

Bak pürüz istemiyorum ona göre.

Geç bilgim olduğu için biraz zorlayacak ama halledeceğim.

İyi.

Bana haber et.

Zorlayacakmış.

Canım karım.

Tekin.

Ben diyorum ki evin bir odasını bebeğe ayıralım.

Çocuk odası diyorsun yani.

Yok.

Oyun odası diyorum aslında.

Onunla birlikte zaman geçirdiğimiz, oyunlar oynadığımız bir oda dizayn edelim.

Çok güzel düşünmüşsün.

Uzmanlar da çocukların ayrı odada uyuması gerektiğini düşünüyor.

Böyle bir çadır alanı kurarız ona.

İçinde oyunlar oynar.

Bak çok güzel çadır modelleri buldum sana göstereyim mi?

Baksana.

Çok güzeller.

Evet evet şu çok güzelmiş.

Karılar kocalarını kıskanırmış.

Ne alakası var?

Kadın durmadan arayıp rahatsız ediyor.

Kafamı bıraktı insandan.

Yarım saattir aynı yeri ovalıyorum.

Kollarım koptu.

Leke kalmış da orada.

Fark etti mi dalgın olduğumu?

Ayıp bir şey değil de.

Onu da kıskanırsa iyi olacak.

Onun canını çıkardın canına.

Sinirini ondan çıkarma.

Sen benimle uğraşacak mısın? Gitsin gelin sohbet açar.

Ne diyorsun duyamadım.

İstemeden oldu.

Pardon.

Ne yapıyorsun ya?

Ne oldu sana mı geldi?

Evet dikkatli ol biraz.

Burayı tutuyorum.

Bilerek yapıyorsun ama sen.

Bilerek olmadı.

Göstereceğim ben şimdi sana bak.

Bak bu savaşı sen başlattın Zeynep.

Evet ve kazanan da ben olacağım bırak.

Zeynep bırak şunu dur.

Bırak dedim sana.

Zeynep.

Çekil.

Asıl Allah'ım.

Senin yüzünden oldu şu halimize bak.

Asıl senin yüzünden oldu.

Hem arkamı dönüp kaçıp gitmek hem de burada.

Bu anda bir ömür geçirmek istiyorum.

Ve buna istediğime inanamıyorum.

Ömrüm seni ayakta tutmak için geçecek.

Anlaşıldı.

Tamam bırak beni.

Bırakırsam düşersin yine.

Düşersem kendim kalkarım.

Allah'ım.

Sen.

Al.

Al.

Al.

Allah'ım.

Of.

Asılınca iyice ağırlaşmış.

Ay kalkmıyor.

Bana bırak.

Yok ben hallederim.

Bırak bana.

Tek başına olmaz ben yardım edeyim.

Az yük taşımadım ben bu omuzumda.

Gücüm yeter merak etme.

Bırak.

Bırak.

Bırak.

Bırak.

O biraz böyle kalsın suyunu akıtsın iyice.

Telefon çalıyor.

Açmayacak mısın?

Simge Hanım.

Tövbe estağfurullah ya.

Halil Bey sizi rahatsız ediyorum ama zor durumda olmasam aramazdım.

Arabam çamura saplandı.

Neredesiniz şu an?

Göğün girişindeyim.

Aksilik işte.

Pek kimseyi de tanımadığım için.

Ben hemen geliyorum bir yere ayrılmayın.

Ay yok artık.

Buraya mı gelmiş Simge?

Evet.

Sorun mu oldu?

Yani sorun olmadı da bizim de bir özel hayatımız var sonuçta.

Yani babaannem, sen, ben vakit geçiriyoruz ya burada.

Kendini boşuna yorma.

Kendi gelemiyor muymuş hanımefendi?

Yok şurada yolda kalmış işte.

Gidip yardım edeceğim.

Yürüyerek giderim şurası hemen.

Bu kadarı biraz fazla ama kendini bile bile zora sokuyor kadın.

Fazla uzun sürmez merak etme.

Etmem.

Sinirden deliye döndüğüne attım gibi eminim.

İzmir

Damak zevki gelişmiş, sahici bir yemek kültürüne sahip olan insanların anlayabileceği bir menü oluşturdum.

Kumru Hanım oldukça iddialısınız.

Elim lezzetlidir.

Dünya mutfağına da hakimim diyebiliriz.

Diğer yarışmacılar genel olarak yöresel mutfakları tercih ettiler.

Ben dünya mutfağıyla bizim mutfağımızı birleştirdim.

Ortaya Kumru usulü bir şaheser çıktı.

Kumru Hanım belli ki çok gezmişsiniz, çok görmüşsünüz.

Peki bütün bu yemekleri kendi mutfağında mı öğrendiniz?

Zekamı bu gezilere borçlu olduğumu söyleyebilirim.

Yeni insanlar tanımak bana çok şey kattı.

Mutfakla kaç yaşında tanıştınız?

İnanır mısınız hep aynı örgüyle karşılaştım.

Çok güzel, zarif olduğumu söylediler.

Kumru Hanım peki genel olarak hangi ülkelerin mutfaklarını tercih ediyorsunuz?

Zarafet ve güzellik insanın içinde olmalı.

Sonradan olmuyor ama değil mi?

Kumru Hanım yemek konuşmayacak mıyız?

Kıyafetlerimi seçerken vücudumun orantısına, hatlarımın ölçüsüne dikkat ederim.

Bir de koluna gireceğim adam bana denk olmalı.

Kibar beyefendi olmalı.

Gönlü zengin ve kendi zengin beyefendilerle iletişime açığım.

Kumru Hanım bu yemek programı, evlilik programı değil.

Kalbinin yolu midesinden geçen beyefendiler.

Neredesiniz ben buradayım.

Sen istediğin kadar inkar et Zeynep.

Olmuyor.

Deli gibi kıskanıyorsun beni işte.

Halil!

Zeynep!

Yalnız babaanneni tek başına bırakman iyi bir şey değil.

İlaçlarını verdim dinleniyor.

Maşallah cihit hızıyla da üstünü değiştirmişsin.

Zor olmadı.

Niye geldin peki?

Simge Hanım niye geldi?

Önemli evraklar var imzalanması gereken.

Başka zaman hallederdik ne acelesi varmış?

Bilmem.

Gel kendisine sor.

Ne olur kusura bakmayın sizi buraya kadar yoğurdum.

Estağfurullah.

Siz şöyle geçin isterseniz ben bir bakayım.

Bakalım ne yapabiliyoruz.

Resmen beni gördüğü için mutsuz oldun.

Baş başa olmak istiyorsun.

Ne?

Hanımlar.

Sizi biraz geriye alayım.

Çamur sıçramasın üstünüze.

Nasıl da hayranlıkla izliyor ya.

Kim bilir benimki arabasını bilerek çamura soktu.

Evet.

Harikasınız Halil Bey.

Halil Bey.

Öyledir.

Çok teşekkür ederim çok.

Siz niye zahmet ettiniz ki buraya kadar?

Hiç acelesi yoktu aslında.

Ben işkulik bir tipim Zeynep Hanım.

Bir iş halledilecekse onu bitirmeden duramıyorum.

Bana haber verseydiniz ben Serdar Bey'i arayıp daha sonra halledeceğimizi söylerdim aslında.

Halil Bey evraklarlık köye çağırınca işlerle kendisinin ilgilendiğini düşünmüştüm.

İşimle ilgili eşim ve ben...

...aynı etkilere sahibiz.

Onun sözü benim sözüm, benim sözüm de onun sözüdür.

Buyurun geçelim isterseniz.

Ben sürerim.

Ben sürerim zahmet etmesen geçerken.

Zeynep'i arayıp Zümrüt Hanım'ı sorsam mı acaba?

Ama ya daha kötüyse?

Zeynep'i arayıp Zümrüt Hanım'ı sorsam mı acaba?

Ama ya daha kötüyse?

Çayları karıştırmıyorsun değil mi?

Hepsini ayrı ayrı kavanozlara doldur.

Evet efendim.

Tülay Hanım.

Bu kadar çok bitki çayını ne yapıyorsunuz?

Gecenin rahat uyuyamıyor musunuz Tülay Hanım?

Yüzündeki ifadeyi tanıyorum.

Zümrüt Hanım'ı sen doldurdun.

Kesin.

Zümrüt Hanım için bunlar.

Haber var mı Zümrüt Hanım'dan?

Yok yeni bir haber.

Kolay değil tabi.

Kaç yaşında kadın.

Ne zamandır ilaçları da verilmemiş.

Kolay kolay toparlanmaz.

Buradan uzaklaşmak ona iyi gelecektir.

Kısa sürede toparlar.

Vallahi Zümrüt Hanım'ı bilmem de

Zeynep'in buradan uzaklaşması sizin için çok iyi oldu bence.

Ne zamandır babaannesini ihmal ettiğinizi öğrenince

ortam epey bir gerilmişti.

Neyse hayırlısı olsun.

Arzu.

Kahve istiyorum getirirsin.

Emredersiniz efendim.

Sen mi yaptın bunu?

Zümrüt Hanım iyileşsin hesabını soracağım.

Yanına kalmayacak bu yaptığın.

Buraya dikkat edelim.

Halil Bey.

Halil Bey.

Ben olayım yardımcı.

Buyurun.

Buyurun.

Ne güzelmiş burası.

Öyledir çok güzel.

Neyse biz sizin yeterince vaktinizi aldık.

Neymiş bu önemli evraklar bir görelim.

İşte benim karım.

Küçücük bir kaza ama nasıl gerildim anlatamam.

Size karşı da çok mahçup oldum.

Ama size iş çıkardım Halil Bey.

Önemli değil olur mu? Görelim biz.

O zaman yorgunluk kahveleriniz de benden.

Kendimi affettirmeliyim.

Siz hiç zahmet etmeyin.

Malum misafirsiniz.

Ben yapar getiririm kahveleri.

Ev sahibi hazırlar ikramları öyledir.

Bu seferlik kuralları yıksak.

Hollanda'da Türk kahvesini farklı yapıyorlar.

Halil Bey'e ve tabii ki size

kendi ellerimle lezzetli bir Türk kahvesi yapmak isterim.

Başlayacağım şimdi kahvene.

Bu önemli.

Bırakmam gerekiyor.

Efendim Haydar Bey.

Halil Bey kahvesini nasıl içer?

Durun tahmin edeyim Sade.

Aslında şöyle.

Eşim şekerli kahve içer.

Ben de öyle.

Biz tatlı severiz.

Tam siz nasıl içersiniz diyecektim.

Cevabımı almış oldum.

Buyurun ben göstereyim size.

Şu avra harcanıyor.

Nasıl güzel etkileyici konuştuğunu.

Etkileyici konuştuğunu.

Döktürdüm resmen ayol.

Akşama doğru yemeğimi tadıp

puanlarını verecekler.

Yalnız oradaki güzelliğimi de görünce

kısmetler sıraya dizilecek.

Ödülü kazanıp Bahri'den de kurtulunca

zengin, yakışıklı, karizmatik eşimle

mutlu bir gelecek kuracağım.

Mutlu bir gelecek kuracağım.

Ezoş.

Hepsi olmuşsun.

Farkımız belli olsun ama değil mi Mervoş'um?

Ya aynı gün içinde iki yemek yemek

de abartı değil mi?

Bir saat önce ablamınkileri yedik.

Akşama doğru da seninkileri yiyeceğiz.

Poza yani.

Gün sayısı artmasın diye böyle yapmışlar.

Nasılsa yarışma banttan yayınlanacak.

Işıl Işıl'sın da beni niye çağırdın?

Güzelliğime daldım seni unuttum.

Gel gel.

Sana bir teklifim var.

Parayı kazanırsam

yarısı senin.

Gereğini yap.

En yüksek puanı bana ver diyorsun yani?

Aynen öyle.

Nasılsa sen kazanamazsın.

Bana ver, yarısını kazan

hiç olmazsa.

Ahliden kurtulmam lazım teyzoşum.

Bütün parayı

senin avucuna sayacağım.

Sana bir kuruş kalmayacak.

Affet.

Affet teyzoşum.

O çantayı alabilmem için

paranın tamamına ihtiyacım var.

Sana yüksek puan veremem.

Dünyanın en güzel teyzoşu.

Yüksek puanım sana feda olsun ya.

Verdim gitti.

Tutturdu kahve yapacağım diye.

Gürültü yapıp babaannemi uyandırmasa bari.

Kadın sadece işini yapıyor.

Ne var bunda?

Allah Allah.

İşlerin arasında

başkasının evinde kahve yapmak da mı varmış?

Kahvelerimiz de hazır.

Kahvelerimiz de hazır.

Bayılacaksınız.

Elinize sağlık.

Kahvede iddialıyım.

Elinize sağlık.

Beğenmediniz mi?

Bu tarihimde bir ilk.

Şöyle.

Ben kahvemi sade severim.

Kahvemi sade severim.

Kahvemi sade severim.

Bir yanlışlık oldu herhalde.

Benim dilim sürmüş.

Ben yanlışlıkla şekerli dedim.

Bilerek yaptın.

Yanlışlıkla olduğuna inanmadı sanırım.

Anladı bilerek yanattığımı.

Şu an var ya

bağırıp çağırıp savaş çıkartmak istiyorsun.

Ama yapamıyorsun tabii.

Yok.

Yapamıyorsun tabii.

Yok canım.

Nereden anlayacak?

Madem bir yanlış anlaşılma olmuş

yenisini yapayım ben o zaman.

Siz hiç zahmet etmeyin ben hallederim.

Eşim benim kahvemi çok sever.

Eşim ne dermiş?

Sevmez miyim?

Severim tabii.

Ne?

Nimet'e yüzek çitleyeceğim derdi anam.

Ah anam ah.

Şu kudronun yemeklerini görecektim.

Benim elleşmeme gerek bile yok.

Bunlar puanın

yanından bile geçemeyecek.

Tipi bir şeye benzemiyor ama

kokusu çekiyor insana.

Hele bu kuzu bile çevirse

benim yemeklerimin yanından bile geçemez.

Bakalım.

Bakalım yeğeninin boncuklarını

yemeklerinde görünce ne olacak?

Neyim birbirinizi.

Ben de çekirdek alıp

sizi izleyeceğim.

Bu aralar

az pişmiş moda ama

sen marjinal kadınsın.

İyice pişsin.

Dibine tutsun da

farkını konuştur.

Az kaldı kıymet.

Bu akşam kumruyla el edin mi

bebeklerine kavuşacaksın.

El edin mi bebeklerine kavuşacaksın.

Kavuşacaksın.

İmzala imzala da bitmedi.

Bitti.

Dur, dur.

Dikkat etsene yanlış yere imza atıyorsun.

Bak bu aralar çok dalgasın.

Yıllardır iş hayatındayım

sizin kadar özenli ve dikkatli

bir insanla karşılaşmadım Halil Bey.

Ne güzel.

Döndüğünüzde iş arkadaşlarınıza anlatırsınız

bu özeni o zaman.

Sahi

siz ne zaman dönüyorsunuz?

Bu akşam ama ne yalan söyleyeyim

buraya gelince aşık oldum.

Milletimi ertelemeyi bile...

Siz hiç yormayalım daha fazla zaten buradaki işleriniz

da bitti sayılır.

Hemen şöyle.

Madem öyle

ben geç kalmayayım malum

uçağa yetişeyim.

Ben size yardım edeyim.

Siz uçağınızı kaçırmayın.

Şöyle.

Ben hallederdim.

Olsun.

Serdar Bey'e çok selam iletin olur mu?

İletirim.

Umarım en yakın zamanda tekrar bir araya gelebiliriz.

O biraz zor.

Yani şöyle biz eşimle bir

seyahat planı yaptık da

kim bilir ne zaman döneriz. Belki dünya turu.

Maşallah.

Karım kendini aştı.

Ondan yolunuz açık olsun Singa Hanım.

İyi günler.

Ne var?

Sözüme kulak ver.

Yani gerilmene hiç gerek yok.

Bir insanın kocasını kıskanması kadar bu hayatta doğal bir şey yok.

Yok ne kıskanacağım ben seni.

Kadından hoşlanmadım o kadar.

Babaanneme bakacağım ben bir.

Dünya turu ha?

Gideriz.

Gidelim.

Maviş'im.

Neredesin?

Sen...

Sen Maviş'im mi dedin bana?

Adını mı unuttun?

Sen benim Maviş'im değil misin?

Çok korktum ben canım benim.

Bak ilaçlarını alınca kendine geldin gördün mü?

İyiyim ben.

Sen ağlama. Kıyamam ben sana.

Kim üzdü seni?

Sultanım.

Sen uyumadan önce biraz hasta gibiydin de.

Ona endişe ettim Maviş'in.

Turk gibiyim ben.

Üzülme sen.

Ağlama.

Ama böyle ağlarsan ben gerçekten hasta olurum.

Yok sen yeter ki iyi ol.

Ben hiç ağlamam.

Burası kimin evi?

Nasıl geldik biz buraya?

Sultanım.

Sen...

Çiftlikte çok sıkılmıştın.

Biz de Zeynep ile bir karar aldık.

Seni buraya getirdik.

Değişiklik olsun diye.

Eksik olmayın.

Ben bir rüya gördüm.

Hayrolsun.

Hayrola ne gördün?

Annemle babamı.

Öyle özlemişim ki onları.

Bir görseydiniz.

Nasıl sevgiyle saygıyla bakıyorlardı birbirlerine.

Siz de hep böyle birbirinize sevgiyle bakın.

Tamam.

Rabbim sizin evliliğinize her zaman güzellik, mutluluk versin.

İnşallah.

Bir hayat bu.

Bazı zorluklar olabilir.

Ama yorulduğunuzda...

Birbirinizin omuzunda soluklanın.

Yarenliğinizi hiçbir zaman unutmayın.

Allah'ım.

Bunu besenir Sivet.

Allah'ım.

Duman da dışarı çıktığına göre artık başlayabiliriz.

Başlayabiliriz.

Her şeyin zamanını bileceksin.

Yemen pişecekken boyanmayacaksın.

Kadın olan her şeyi zamanında yapıyor.

Yapamayan da böyle evde kalıyor.

Anne.

Sizinle münakaşa edemeyeceğim Kıymet Hanım.

Öncelikle hoş geldiniz soframa.

Yemeğimin hafif doyurucu ve besleyici olmasına özen gösterdim.

Buyurun başlayalım.

Afiyet olsun.

Anne.

Anne.

Sosunda boncuk buldum.

Şahtı şahbaz olmuş.

Yemek boncukla süslenir mi?

Hem de gelinin boncukları.

Gelin bunlara kaç para saydı biliyor musun?

Benim saf kafam.

Kötülük nedir bilmiyorum ki.

Kız.

Öz bir öz teyzesine kumpas kuruyor.

Anne.

Lütfen.

Sen herkesi kendin gibi biliyorsun.

Teyzesine hainlik eden.

Elin oğluna neler etmez.

Selma.

Bir açıklama bekliyorum.

Teyze.

Ben.

Ben bilmiyorum.

Ben yapmadım böyle bir şey.

Selma bütün gün odasındaydı.

Hem.

Selma niye böyle bir şey yapsın ki?

Abla.

Benim tabamdan da boncuklar çıktı.

Abla.

Hiç senlik hareket değil bu.

Yani şoktayım şu an.

Selma beni çok büyük hayal kırıklığına uğrattın.

Büyük hayal kırıklığına uğrattın.

Bugün seni odamdan çıkarken gördüm.

Aklıma hiç kötü bir şey de gelmemişti.

Sen yapmışsın.

Kele.

Ne biçim bir sülale bu böyle.

Birbirlerini boncukla öldürelim.

Sonra da suçu benim kapıma atıyorlar.

Oğlum savunsana ananı.

Rica ediyorum.

Selma'nın üstüne daha fazla gitmeyin.

Abla.

Boğulabilirdik ama biliyorsun değil mi?

Merve ben yapmadım diyorum.

Tamam sakin.

Ne sakini ya ne sakini ölebilirdik.

Ama sen yapmışsın nasıl böyle konuşuyorsun.

Neye ben yaptım ya.

Kız sen ne iftiraya çıktı.

Neyse.

Nerede kaldılar acaba?

Halil birazdan konakta oluruz demişti.

Gelirler hayatım şimdi.

Umarım Zümrüt hanım toparlamıştır.

Adımı bile unutmuş olarak girecek bu kapıdan.

Zeynep Zümrüt'e iyi bakamadığı için

Tülay'ı kovmaktan beter edecek.

Gözümün önünden ayırmamalıydım seni Zümrüt hanım.

Nasıl yaptım ben bu hatayı.

Gelmediklerine göre

durum düşündüğümüzden de ciddi Tülay hanım.

Bence yolda gelirken başka bir çözüm düşündüler.

Bekle babaanne.

Gel babaanne.

Tamam.

Gel Sultanım.

Ah Zümrüt hanım.

Ruhumuza bak.

Ruhumuza bak.

Ruhumuza bak.

Ah Zümrüt hanım.

Ne olur eskisinden daha iyi ol.

Ne olur.

Hoş geldiniz.

Hoş bulduk.

Hoş geldiniz.

Hoş bulduk.

Tülay.

Zümrüt hanım.

Kahretsin.

Aklı yerine gelmiş bana.

Hoş geldin.

Ah.

Çok geçmiş olsun.

Sağ ol abla.

Sağ ol Gülhan abla.

Geçmiş olsun.

Sen nasılsın Zeynep?

İyiyim.

Ama babaannem daha iyi olunca ben de iyi olacağım.

Ay.

Ben yoruldum.

Odama gidip dinlenmek istiyorum.

Gel götüreyim ben seni babaanne.

Tamam.

Gel sultanım.

Nevresimler yeni değişti.

Güzelce dinlen sultanım.

Tamam mı?

Yatmadan önce bir şey yemek veya içmek ister misin?

Allah bana öyle bir damat vermiş ki.

Ben daha ne isterim.

Ay.

Bir görseniz beni nasıl gezdirdiniz.

Ay.

Bir görseniz beni nasıl gezdirdi.

Nasıl dolaştırdı.

Sen yeter ki emret sultanım.

Ne zaman istersen.

Zeynep'imin böyle bir kocası varken.

Gözüm arkada kalmayacak.

Yani senin başına bir felaket gelse.

Biliyorum.

Damadım seni kollar.

Korur.

Hadi sizde biraz dinlenin kızım.

Ben ilgilenirim.

Hadi sizde biraz dinlenin kızım.

Ben ilgilenirim.

Zeynep.

Zümrüt Hanım benim kıymetlim.

Ona gerekli özeni göstermek görevim benim.

Ona gerekli özeni göstermek görevim benim.

Ay tabi.

Gelinim bana bebek gibi bakar.

Gelinim bana bebek gibi bakar.

Yani ben onu unuturum.

O beni unutmaz.

Her zaman sever sayar de.

Her zaman sever sayar de.

Güzel gelin.

Annecim bir bakar mısın?

Annecim bir bakar mısın?

Sultanım.

Sultanım.

Biliyorsun babaannem benim gözümün nuru.

Biliyorsun babaannem benim gözümün nuru.

Kıymetlim.

Babamın da emaneti bize.

İlaçları biraz aksamış.

Zeynep çok dikkat ediyorum.

Hiç aksatmadım ilaçlarını ben.

Annecim insanlık öyle olabilir.

Ama bundan sonra ben de yardım edeceğim sana.

Ama bundan sonra ben de yardım edeceğim sana.

Beraber el birliğiyle bakacağız babaannem.

Düşünceli kızım benim.

Elimden kurtuldun Tülay.

Ama sevinme.

En ağır cezayı verene kadar vazgeçmeyeceğim.

En ağır cezayı verene kadar vazgeçmeyeceğim.

Kurtuluş bileti.

Şu mahsebeci.

Elinde çanta parayla içeriye girdikten sonra kurtuluyorum.

Gülfan'ından da Halil'inden de.

Nerede kaldı bu?

Ne oldu Hakan?

Muhasebeci'nin son anda işi çıktı.

İhsan.

Kökü saldın burada.

Niye bu kadar uzadı?

Biliyorsun, geç bilgi verince biraz parayı toparlamak zor oluyor.

Önce Kazım'ın payını vereceğim.

Sussun zevzek herif.

Sonra da ver elini uzak diyarlar.

Ya elinden geleni yaptı.

İyi tamam tamam.

Ya herkes işini yapsa, sistem tıkır tıkır ilerleyecek.

Hep bir bahane, hep bir bahane.

Çekirge bir sıçrar, iki sıçrar.

Üçüncü sıçrayışında büyük çakılacaksın Tekin.

Tekin.

Anacığımı, babacığımı öyle bir özlemişim ki.

Sorma.

Yani gördüğüm rüya sahici gibiydi vallahi.

İki gün, iki gün dizlerinde oturdum onların.

Sarıldım, öptüm, kokladım.

Ne güzel, onlar da seni özlemiştir.

Hasret gidermişsiniz.

Annemin gözlerinde aynı sevgi, babamınkinde aynı şefkat.

Kimden?

Nasılsın?

Esin gelmiyor.

Uçağını kaçırmıştım.

Yeşilpınar'da kalmak zorundaymış, ona haber verdim.

Yürüyerek gitse bile yetişirdi aslında.

Ama o arabayı çamura batırmayı seviyor ya, yine yaptı herhalde o yüzden geç kaldı.

Bir sorun mu var?

Bir sorun mu var?

Yok.

Yok, niye sormayacağım?

Evet, şimdi Kumru Hanım'ın puanını açıklayacağım.

Çünkü aksiliklere ve kumpaslara rağmen, yüksek puan alacağımı ümit ediyorum.

Kendime güveniyorum.

Evet, ilk puanı açıyorum.

Evet, ikinci puanı da açtım.

Üçüncü puan.

Ve geldik son puana.

Evet.

Kumru Hanım'ın toplamda aldığı puan...

...sekiz.

Bir artı bir artı bir artı beş.

Artı bir artı bir artı beş.

Sadece bir kişi mi bana beş puan verdi?

Güzelliğimin ve asaletimin bedeli bu mu?

Güzelliğini pişireydin de aç kalmıyordun.

Hanımlar lütfen, gerginliğe gerek yok.

Aa, öyle mi Eren?

Hadi o zaman sen de böyle seksen milyonun önünde niye bana bir puan verdin açıkla.

Bitsin gerginlik.

Karıcığım.

Ben senin yemeklerine güveniyorum.

Ananın yemeklerine löp löp götürüyordun ama.

Kıymet Hanım, zaten hepimiz yeterince gerginiz.

Kazananın şerefine oynayacağım.

Çek kameraman oğlum çek.

Antep'teki eşime dostuma selam olsun.

Oo, Kıymet Teyze.

Biraz kutlama için erken değil mi?

Daha sırada ben varım.

E sen daha su içmeyi becerersin.

Kıymet yapmayı nasıl becerecek?

Kestik.

Ay böyle aile mi olur?

Biraz, birazcık sadece birlik beraberlik, birazcık neşeli olamaz mısınız?

Bak, sunucu hanım bile yarışmana gerek görmüyor.

Bak, sunucu hanım bile yarışmana gerek görmüyor.

Kazanan belli.

Bakın, son kez kayda giriyorum.

Bir daha kavga gürültü istemiyorum.

Tamam mı?

Açın kameraman bey, açın.

Programın geri kalanını ben yürüteceğim.

Girelim.

Yemek yaparken kriterlerimden söz etmiştim.

Yanıma yakışan adayları bekliyorum.

Kestik.

Ay ne var ayol?

Parayı alamadık bari aşktan yüzümüz gülsün.

Kazım'ın payını verdiğime göre artık uçabilirim özgürlüğüme.

Ulan nerede kaldı bu taksi?

Havaalanına geç kalacağım.

Alo, Kazım abi efendim.

Başlatma ulan abine, kibriysiniz.

Ulan sen benimle ne işin var?

Kazım abi efendim.

Başlatma ulan abine, kibriysiniz.

Ulan sen beni nasıl dolandırırsın?

Ne dolandırması abi?

Sahte ulan, benden gıcık paraları ayarak koyup sahtesini mi getiriyorsun?

Ne? Ne demek sahte?

Muhasebeci'nin otağının içi çıktı.

İyi sağ ol.

Kök saldım buradan.

Niye bu kadar uzadı?

Bu kadar.

Hakan!

Kaçacak delikanlı kendine.

Konağa öyle bir mektup göndereceksin ki gelen geçen yüzüne tükürecek.

Yapma Kazım abi, dur bak ben yapmadım.

Yarın öğlen mektup konakta olur.

Ben değil, Ali Fırat kesecek cezanı.

Alo, Kazım abi.

Kahretsin.

Hakan!

Kahretsin.

Harikasınız Halil Bey.

Öyledir.

Çok teşekkür ederim, çok.

Sağ ol.

Kimden?

Mesaj sorayım.

İsim geldi.

Uçağını kaçırmışlar.

Yeşilpınar'da kalmak zorundaymış, onu haberlerdi.

Evli barklı adama mesaj atmaya utanmıyor bir de.

Karısıyla tanıştın sen ya.

Ayıptır, hadsiz.

Bana mı dediniz?

Yok, hayır.

Ben işimi bitirdim.

Eğer bir isteğiniz varsa, ben de gelirim.

Ben de gelirim.

Ben de gelirim.

Ben de gelirim.

Ben de gelirim.

Ben de gelirim.

Ben de gelirim.

Ben de gelirim.

Ben de gelirim.

Ben de gelirim.

Efendim, eğer bir isteğiniz yoksa adama geçeyim Zeynep Hanım.

Babaannem uyudu mu?

Evet, Tülay Hanım yanında, Songül Hanım da erkenden uyudu.

Tamam, sen de git yat dinlen.

Ben de çayımı bitirince giderim zaten.

İyi geceler efendim.

İyi geceler.

İyi geceler.

İyi geceler.

Çık dışarı.

Bana yaptıklarının cezasını çekeceksin.

[♪ MÜZİK ÇALIYOR ♪ ♪ MÜZİK ÇALIYOR ♪ ♪ MÜZİK ÇALIYOR ♪

[♪ MÜZİK ÇALIYOR ♪ ♪ MÜZİK ÇALIYOR ♪ ♪ MÜZİK ÇALIYOR ♪

Bir yere mi gidiyoruz?

Ben gidiyorum bir yere.

Nereye?

[♪ MÜZİK ÇALIYOR ♪ ♪ MÜZİK ÇALIYOR ♪ ♪ MÜZİK ÇALIYOR ♪

Simge Hanım mesaj atmış.

Ufak bir kaza geçirmiş.

Ayağını incitmiş.

Hanımefendi hem araba sürmeyi bilmiyor, hem de yürümeyi beceremiyor galiba.

İncelenmesi gereken birkaç dosya var.

Onları da götüreceğim otele.

Gitmişken de bir geçmiş olsun derim artık.

Bu kadarı fazla ama.

Anlamadım.

Asıl ben anlamadım.

Yani Hakan var, Cemil var, sen niye gidiyorsun?

Geçmiş olsununu da telefonla arayıp söylersin.

Önemli evraklarımla bizzat ben ilgilenirim, bilirsin.

Ama diyorsan ki içim rahat etmez.

Sen de gel.

Senin yaptığın şeyler beni ilgilendirmiyor.

Niye rahatsız olayım?

Hayır, normal şartlarda şu tavırlarını görsem...

...kıskanıyorsun derim.

Ama sen beni gerçekten kocam olarak görmediğin için...

...hareketlerini anlayamıyorum.

Ben ne kıskanıyorum ne de başka bir şey.

Ben seni düşünüyorum.

Sen sonuçta...

...onun üstüsün.

Ayağına gitmen hoş olmaz.

Benim için sorun yok.

İş toplantısı için gereğinden fazla şık...

...gereğinden fazla yakışıklı.

Bir şey mi söyleyecektin?

Sen bir dönsene.

Bir dön dön, dön.

Dön.

Bu ceket fazla derse mi?

Bence bu daha iyi.

Daha rahat, bunu giy.

Üstümdekileri gideceğim.

Gayet de rahat.

Dar falan da değil.

Diler daha iyi.

Evet.

Yeter ama.

Unuttun galiba da ben de bu odada yaşıyorum.

Gecenin bir vakti de her normal insan gibi uyuyacağım.

Parfüm kokusunu, nefesimi kestiğini istemem.

Yolda sıkarım.

Geç mi dönersin?

Niye sordun?

Evden biri çıktığını görebilir, bana sorabilir.

Benim de bir cevap vermem gerekir ona değil mi?

Bence sen uyu güzelce.

Beni bekleme.

Soran olursa da...

...Halil cevap verir sana dersin.

Bekle.

Ben de geleceğim.

Onu teklifi yaptığım an düşünecektin.

Bak şimdi geç kalırım.

Senin hazırlanman uzun sürer.

Gidemezsin.

Ne yapıyorsun?

Yalnız gidemezsin.

Neden?

Çünkü istemiyorum.

Neden istemiyorsun?

Gecenin bir vakti başka bir kızla otelde baş başa buluşamazsın.

Anlaşıldı sen soruma cevap vermeyeceksin.

Çekil.

Çünkü sen benim kocamsın tamam mı?

Çeviri ve Altyazı M.K.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.