Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
(Erkek dış ses) Bu diziyi engelsiz.kanald.com.tr...
...adresinden izleyebilirsiniz.
(Motor sesi)
(Müzik)
(Köpek havlama sesi)
Kelebek.
Kelebek.
Kelebek.
Gel Aslı'm, gel.
Ohh.
Ne gülüyorsunuz ya?
Yok bir şey.
Sen nereden çıktın?
Senin hediyeni unutmuş da onu getirdim.
-Sen hediye de mi aldın bana? -(Kelebek) Hı hı.
(Su) Hüsnü.
Teşekkür ederim.
-(Aslı) İyi geceler. -Görüşürüz.
Ateş!
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
Böyle mi öğrenecektim ulan?
(Aslı) Ateş, sen ne yapıyorsun burada?
Ateş.
(Ateş) Ne Ateş ne?
Ulan ben hiçbir şeyin farkında değil miyim zannediyorsunuz siz?
Söyleyecektik.
Ne zaman söyleyecektiniz Su, ha?
En baştan.
-Gel biz seninle konuşa-- -(Ateş) Şişt!
Oğlum, ben sana anlatmadım mı bu kızı ne kadar sevdiğimi?
Bu kıza ne kadar âşık olduğumu ben sana anlatmadım mı Kelebek, ha?
Bu kız senin canın ciğerin değil mi? Bu da benim canım ciğerim.
Sana sordum Kelebek.
Benden hiçbir şey saklama dedim. Sakladığın bir şey var mı dedim.
Demedim mi?
Dedin. Dedin de diyemedim ki.
Ateş, tamam. Kimseye söylemediler ki.
Herkes senin gibi anladı işte, hem...
...ne olacak ki yani? Beş yüz metreden görünüyor işte, mutlular.
Mutlu olacaklar.
Aslı, ben onu mu diyorum ya?
Bu öküz bu kızı zaten mutlu edecek. Ben bunu görmüyor muyum, bilmiyor muyum?
Ya sana yalan söylüyorum ben doğum günüm var diye.
Sırf gitsinler de senin üzerinden bana söylesinler diye.
Ama söyleyecektik işte, her şey üst üste gelince...
Ateş, sen de biliyorsun, bazen...
...doğru zamanı bekleye bekleye o zaman bir türlü gelmiyor.
Aslı, bırak ya, bu mu doğru zaman, böyle mi öğrenecektim ben?
Ben dedim söyleyeceğim diye.
Kızın bir suçu yok, Su'nun da yok.
Oğlum, ortada bir suçlu yok zaten.
Bir ayıp var.
Haklısın. Çok özür dilerim.
Dileme.
Özür mözür dileme oğlum benden.
Ulan sen zaten benim...
...kardeşimsin.
(Su) Ateş, yapma.
Ateş.
Su, tamam. Sizinle alakası yok.
Belli ki boğazına kadar dolmuş. Ben onunla konuşacağım.
Çok ayıp oldu, çok.
(Köpek havlama sesi)
Faryalı yok mu?
Ee, yok.
Ben burada ee...
...kaşe, müşteriler fatura istedi de.
Nerede Faryalı?
Yok burada.
O elindekiler ne senin?
(Uzay) Bunlar mı? Ha, hiçbir şey.
Sen ver bakayım.
Yok ya, bir şey değil.
Ver diyorum, ver.
Ya bu ne ya, sorguya çeker gibi.
Bir şey değil, benim.
Uzay, ver dedim!
(Müzik - Gerilim)
(Süha) Karşıdan getirdim senin için.
Pek severdin yasemini.
Ee, benim bunlar. Sen nereden aldın bunları?
Şey, burada, Faryalı abinin masasında.
Yok, Faryalı'nın değil bunlar. Benim.
Ben burada unutmuşum, onu almaya geldim zaten.
Sen ne bakıyordun bunlara peki?
Aslı'nın annesi Kos'ta bunlardan yapıp satarmış.
Aynısını Faryalı abinin masasında görünce...
Bir dakika, dur, dur, dur. Sen...
...kim yaparmış dedin? Kim, ne? Kimin annesi?
Aslı'nın annesi.
(Müzik)
(Martı sesi)
(Dalga sesi)
(Müzik)
Senin ağırına başka bir şey gidiyor.
Ben anlamıyor muyum?
Hadi biraz konuş benimle.
Aslı, sanki boğuluyorum ben ya.
Ahh!
Bu iki salak...
...mutluluklarını benimle paylaşmıyorlar.
Sen sıkıntılarını benimle paylaşmıyorsun.
Onca derdin var Ateş.
Bir de biz mi koyalım üstüne?
Buraya ilk geldiğimde...
...ya ne bileyim işte, çevremdeki herkese bir faydam vardı.
Şimdi sanki böyle bir şey benim ayaklarımdan bağlıyor, tutuyor beni.
Sabah ezanla kalkıyorsun. Alışveriş yapıyorsun.
Bütün gün motorla servise koşturuyorsun.
Üstüne gece yarısı lokantada garsonluk yapıyorsun.
İki gün sonra açık arttırmayla evimiz satılıyor.
İlk geldiğimizde o eve burun kıvırmıştık.
Şimdi ona bile muhtaç kaldık.
Benim senden şüphem yok.
Benim Ateş'im burada.
Dağ gibi.
Burada mı hakikaten?
Burada.
Madem burada...
...Ateş şimdi kendini gösterecek.
Gidip o Bora denilen heriften...
...hepsinin hesabını soracağım şimdi.
Ateş.
Hadi gel, seni eve bırakayım.
(Dalga sesi)
(Müzik)
(Martı sesi)
Ateş şimdi hiç affetmeyecek bizi.
Ben dedim sana söyleyelim diye.
Sen şimdi değil, sonra söyleriz falan dedin bana.
Uzay'ın partisinde ben söylemeye gidiyorum dediğimde kolumu sıkan bendim çünkü.
Çarpıtma şimdi.
Ya ne çarpıtma, ikimiz de işte...
Var ya, Ateş o kadar uzatacak ki şimdi bunu.
O sana değil, bana kızdı.
O nereden çıkıyor?
Eğer adamın bacısına âşıksan her şeyden önce ilk ona söylersin.
Hatta senden bile önce.
Ne, ne demek, nasıl senden bile önce?
Ya Su, canın kavga mı etmek istiyor?
Ya bıktım sizin erkeklik kurallarınızdan, yok o öyle olur, bu böyle denir.
Bu ne ya, adam adam?
Lafa bak, senden bile önce.
Çok ayıp oldu, çok.
(Uzay) Aslı'nın annesi bunları yapıyorsa belki siz tanıyorsunuzdur.
Pardon, size diyorum.
Sakalınızı yolmayı bırakır mısınız lütfen?
Bana bak, kimseye bir şey demeyeceksin.
Olmaz. Ben Aslı'ya söz verdim.
Annesiyle babasını bulmada yardımcı olacağım ona.
Ben gizli sevdama aldım bunları.
Bak, milletin ağzına sakız eden beni, dilin koparırım.
Aa, Faryalı abi de geliyor.
Vallahi tam zamanında.
Duydun mu ulan beni, ibibik?
Duydum ya, duydum.
Susacaksın, kimseye de bir şey göstermeyeceksin.
Bir şey biliyorsanız söyleyin ama.
Gidelim karşıya, bulalım, getirelim. Kavuşturalım ya.
Bin kişi olabilir bunları yapan.
(Süha) Ayrıca ne gerekiyorsa ben yapacağım. Karışma sen.
(Uzay) Ama böyle bireysel olmaz ki.
Asıl öbür yönlü olmaz, laf dinle.
Hah, ikiliye bak, ikiliye. Tam bulmuşsunuz ulan birbirinizi.
(Faryalı) Ne yapıyorsunuz burada?
Ben sana bir şey demeye geldiydim Faryalı.
Aa, aşk olsun Süha, selam sabah yok mu?
Olur mu öyle şey?
Öyle, yabani bir abimiz.
Sakalıyla da altını çiziyor.
(Gülme sesi)
Sakalsızken de öyleydi o ha.
Hadi hadi, ben söyleyeyim de gideyim. İşim gücüm var benim.
Sizin düğün iyi geçti galiba.
Oğlum, Ateşler nerede?
Gezmede tozmada.
Tek iş ahlakı bende olduğu için mekân bana kaldı.
Ama ben bu konuda en çok aileyi suçlarım.
Hatalısınız.
Senin uykun mu geldi?
Yo, niye?
Çenene vurmuş.
(Müzik)
-Faryalı. -Ne?
Kaşın gözün golsüz berabere.
Faryalı.
Ben sana Yıldız'ın yanında diyemedim.
Ne oldu?
Benim portakallığa alıcı çıktı.
Ulan, iyi bir şey diyecekmişsin.
Ulan, ne kabarıp duruyorsun içeride öyle yaşlı horoz gibi.
Yahu ben de kötü bir şey söyleyeceksin zannettim.
Şurada bankanın evi satmasına bir gün kaldı.
Tamam, yarın yapıyoruz satışı.
Hallederiz. Yetişiriz.
Oo, ulan iyi oldu, iyi oldu bu be, iyi oldu.
Niye yüzün gülmüyor senin?
Gülüyor gülüyor.
Ha, gülüyor. Bana bak...
...evi geri alalım, yaz sonu sana söz, aynı parselden bir yer alacağım.
Faryalı, bana yarım parsel yeter, o da gömülmek için.
Konuşturma beni akşam akşam.
Başlayacağım portakalından da narenciyenden de.
Bak bak, orta geldi mi hemen çakıverir voleyi.
Kaçırmaz, laf makinesi.
Ne o?
Ela durumu mu?
Ne?
Kötü bir haber falan mı geldi Ela'dan?
Ha, yok.
Hadi bana müsaade. Yarın konuşuruz ha? Hadi.
Aa, nereye gidiyor bu?
(Faryalı) Ne bileyim ben, bir tuhaf.
Ya 20 yıl muşmula suratımın kahrını çekmiş.
Şurada iki dakika neşeli halimin tadını çıkaramıyor.
Ne?
(Yıldız) Hiç.
Ben bu halinin tadını çıkarıyorum.
Allah Allah! Ayna var mı ayna? Bir bakayım ben şu muşmula neye dönmüş.
(Gülme sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
Bora sen misin?
Sen de Ateş'sin.
Hoş geldin.
Hayırdır, bu saatte ne istiyorsun?
Basit.
Bizimle uğraşmayacaksın.
(Bora) Ha, şimdi oldu.
Ben de diyordum bu çocuk nerede ya, niye gelip karşıma dikilmiyor diye.
Ne diyorsun sen be?
Bana seni anlattılar. Dik bir çocuk dediler.
Geri adım atmaz dediler ama bunca gündür bekliyorum...
...hani anlatanlara kızacaktım neredeyse.
Kim anlattıysa doğru anlatmış.
Ben emin değilim.
Bana bak...
...bizimle uğraşmayacaksın. Ne istiyorsun bizden ya?
Bırak yakamızı.
Keşke bir saat önce gelseydin.
(Bora) Haydar Efe'nin arsasını satın aldım.
Yani artık komşuyuz. Uzak durmamız mümkün değil.
(Müzik)
Seni pişman edeceğim.
Ya beni pişman edecek birinin çok kuvvetli olması lazım.
Sen ne istiyorsun bizden ya?
Uzak dursana bizden, bırak yakamızı ya!
Bu çok kolay aslında, Faryalı gitsin...
...siz de hayatınızı güzel güzel devam ettirin.
Faryalı'yla ne alıp veremediğin var senin?
Baban kaybetmeyi sevmiyor.
Yani garip garip de hallere giriyor.
Şimdi onu gönderemem, o yüzden Faryalı'yı göndereceğim.
Bana bak, Faryalı hiçbir yere gitmeyecek.
O da benim ailemin bir parçası.
Aa, ana tarafı mı baba tarafı mı?
Bırak bu süslü lafları.
Faryalı'yı sana yedirtmem.
Savaşta yanlış yere yığınak yaparsan kaybedersin.
Bunu da öğreneceksin.
Benim senden öğrenecek hiçbir şeyim yok. Sen kimsin be, ha?
Sen ne zannediyorsun kendini?
Yarın eviniz satılacak.
(Bora) Fas, kurul kaçta geliyor yarın?
Beşte efendim.
Demek ki bu saatlerde...
...otelinizin denizle ilişkisi kesilmiş olacak.
Yani beş kuruş etmeyecek artık orası.
(Müzik)
Sana bunu yaptırmayacağım.
Sana bunu yaptırmayacağım.
(Müzik)
Ne diyorsun?
Vallahi Faryalı'yı yedirtmememi duydun mu?
Ben bu kadar beklemiyordum.
Ben bekliyordum.
Ne yapalım?
Ateş'le Faryalı karşı karşıya gelecek.
Hayatta olmaz öyle bir şey.
Yarın beş buçukta alırım 1000 liranı.
(Bora) Ne yapacağız böyle ya?
Sonunda senin maaşına zam yapacağım.
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Gerilim)
Allah'ım, bu ne kader. Sen acı bize.
Bu ne kader!
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
Yasu Katerina.
Süha ben.
Bodrum'dan.
Hah, kaçak Süha.
Bana yardım etmen lazım Katerina.
Çok önemli bir şey var.
Benim ona ulaşmam lazım.
Biliyorum biliyorum. Çok acı çekti benim yüzümden.
Ama söz, söz Katerina.
Bu kez onun başını belaya sokmayacağım.
(Cırcır böceği sesi)
(Köpek havlama sesi)
(Müzik)
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
(Nefes sesi)
(Telefon zili sesi)
Alo.
Merak ettim seni.
(Ateş ses) İyiyim.
Ne dedi Bora?
Geldiği gibi göndereceğim o herifi buradan.
Korkutma beni.
Korkma.
Su, Kelebek işinde bana da kızmıyorsun değil mi?
Ben diyemezdim sana.
Sana kızmıyorum Aslı, kimseye kızmıyorum.
Ya Kelebek de çok üzüldü.
Üzülsün birazcık, terbiyesiz herif.
Ya Ateş.
Ya bırak ya. Ben bilmiyor muyum seni?
Elebaşları sensin bunların. En büyük Su-Kel'çi sensin.
As-At'çıyım ben.
Ha, gelmiyorsun toplantılara.
Nerede yapıyorsunuz?
Bir dahakine haber vereyim mi sana?
Ateş.
Ben sen üzülünce darmaduman oluyorum.
Sen üzülünce de ben öyle oluyorum.
Aşk diyorlar buna.
(Ateş ses) Vallahi ne derse desinler.
Onlar desinler, biz yaşayalım.
(Müzik - Hareketli)
(Tabak sesleri)
(Müzik)
Aa.
(Yıldız) Sen yatmadın mı?
Yatamadım.
Ateş'i gördüm.
Yatamadım.
Ne olmuş?
Sıkıştı be çocuk.
(Nefes sesi)
Nasıl sıkışmasın onca şeyin üstüne çocuğum benim ya?
Kendi gençliğimi görüyorum onda.
Mecburen büyüdü o da benim gibi apar topar.
Evet.
Mecburen.
Geçen dedi ya.
Ben bu ailenin reisiyim.
Kolay değil o.
Adamın omzunda bir kamyon yük demek.
Kuzum benim ya.
Kuzuluğu mu kaldı canım? Koç koç.
Koç oldu o.
Bize bir gelen, ona on geliyor şimdi.
Her şeyden kendini sorumlu tutuyor.
Demin otele bir girişi var.
Arkasından baktım.
Görsen, omzunda dünyayı taşıyor zannedersin.
Ben de öyleydim.
Anam öksürür sabahlara kadar ölüm döşeğinde.
Kelebek ağlar, babam desen denizde, ne zaman gelir bilinmez.
Herkesin umudu sende.
Herkes için en doğrusunu yapacağım diye paralar durursun kendini.
Yok sayarsın, sonra bir bakarsın...
...ulan ben ne diyecektim, bir şey yapacaktım, ne yapacaktım...
...ne diyecektim deyip kalıverirsin öyle ortada.
Ateş'e de öyle mi oldu?
Öyle gibi.
Gözlerinde onu görüyorum.
(Nefes sesi)
Ne yapmak lazım hiç bilmiyorum ki.
Yapacak bir şey yok canım.
Bırakacaksın.
Su akacak, yolunu bulacak.
Önündeki bendi kıracak, güçlenecek.
Aslan gibi delikanlı o.
Aklı var, kalbi var, bileği var, namusu var.
Dikilmiş hayatın karşısına.
Ne yaparsa kendi yapacak.
Sana çok inanıyor.
E, o da yük ona.
Bak.
Bakıyor oradan duvardan rahmetli baban.
(Faryalı) Ben de ona güvenirdim.
Ne zaman kuvvetlenecek biliyor musun Ateş?
Gerçekten yalnız olduğunu anladığı zaman...
...kuvvetlenecek.
Yalnız değil ki o.
Ne zaman anladım bunu biliyor musun?
Rahmetli baban da göçüp gitti, o zaman anladım. Kaldım bir başıma.
Aha şu karşıdaki ada gibi.
Neyse, biz daha ölüp gitmiyoruz değil mi?
Maşallah. Bırakacağız, bu çocuğa yol vereceğiz.
Hata yapmasına müsaade edeceğiz, tamam?
Hata falan, korkutma beni Faryalı.
Korkacaksın güzelim.
Anasın sen, ne yapalım? Senin de işin bu. Korkacaksın.
Ama önünde dikilmeyeceksin.
Bırakacaksın.
Tamam?
Uykun geldi mi?
Ne bileyim.
Sen anlattıkça dinlerim gibi sanki.
İyi hadi, konuşayım ben o zaman. Ne istiyorsun anlatıvereyim.
Söyle.
(Gülme sesi)
(Müzik)
(Dalga sesi)
Şişt, ben sana demedim mi Ateş'e git söyle diye?
Dedin abi.
Niye dinlemiyorsun oğlum?
Abi, sen her şeyi doğru mu yapıyorsun ya?
(Faryalı) Vay.
Mantığa bak, mantığa.
Siz de Kızılderilileri kestiniz.
Nasıl?
(Gülme sesi)
Rus demiş Amerikalıya...
...bizim trenler hiç gecikmez demiş.
Sonra bakmışlar, trenler gecikmiş.
Ee, demiş İvan, ne oldu, gecikti demiş.
Öyle işte, Kızılderilileri kestiniz Tom.
Seninki de o hesap. Oğlum, benden mi konuşuyoruz? Senden konuşuyoruz.
Abi, ne diyorsun ya gözünü seveyim?
Gideceksin, Ateş'le konuşacaksın.
Sizin ikinizin birlikte olmasına Ateş mutlu olmayacak mı?
En çok Ateş'in mutlu olması lazım oğlum.
O senin kardeşin, dostun.
Gideceksin, konuşacaksın. Anlatacaksın.
Aile böyle kurulur.
(Faryalı) Tamam mı?
Su'yu seviyor musun sen?
O nasıl laf abi, tabii ki seviyorum.
İyi, aferin.
Koca kelle ha, koca kelle.
Hiç abini dinlemiyorsun, sonra yandım abi, yandım abi.
(Kuş cıvıltısı sesi)
Günaydın.
Bize müsaade etsene, Faryalı abiyle bir şey konuşacağım.
İçeride zaten işlerim vardı.
(Müzik)
Biliyordun sen de değil mi?
Neyi?
Senin bildiğini mi?
Biliyordun.
Bilmiyordum, görüyordum.
Senin gördüğün gibi.
Ev işini ne yaptın abi?
İyi. Hallediyorum ev işini. Merak etme sen.
Abi.
Bora bu arsayı Haydar'dan almış.
Ne olmuş, ne olmuş?
Ya Haydar bu arsayı Bora'ya satmış işte.
Olur mu canım öyle şey?
Hani hallediyordun abi?
Öyle dedi Haydar.
Hallolmamış işte, satmış.
-Emin misin koçum? -Evet abi.
Püh, ben onun adamlığına be!
Ya dur abi, dur. Bir dakika, dur, tamam.
Ben bir şey düşünüyorum, bir dinle ya.
Bak şimdi, bir kurul gelecekmiş. Buraya inşaat izni verecek olan kurul.
Gidip Bora'nın onlara baskı yapmasını önleyeceğim ben. Halledeceğim.
Nasıl yapacaksın?
Ya gideceğim işte, Bora'nın elindeki tüm bilgileri alacağım.
Elinde hiçbir şey kalmayacak.
İyi.
İyi mi? Bir şey demeyecek misin yani?
Cık. Yok, güveniyorum sana koçum. İyi.
Eyvallah.
Benden bir şey istiyor musun?
Yo, sen zaten buradasın abi, bir şey istersem biliyorum yani burada olduğunu.
(Yıldız) Oğlum.
Bu Bora'yla kendini tehlikeye atma da.
Anne, ben...
Tamam tamam. Biz konuştuk.
Ateş'le konuştuk biz. Değil mi?
İyi o zaman, tamam. Abi, otel bende, ev sende. Tamam mı?
Hadi haberleşiriz.
Dediğin gibi çıktı.
Kelebek'le Su'yu da öğrenmiş.
İyice kendini ötelenmiş hissediyor.
Ben buradayım, ben buradayım diye bağırıyor.
Hay Allah! Ters bir şey olmuş olmasın aralarında?
Bir şey olmaz.
Merak etme.
Sen nereye? Çay koydum.
Ben de bir Haydar Efe'yle konuşacağım.
Satmış mı?
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Kapı vurulma sesi)
(Kapı vurulma sesi)
(Kapı açılma sesi)
Günaydın.
-Ne yapıyorsun burada Uzay? -Telefonun kapalıydı.
-Ee, uyuyordum. -(Uzay) Konuşmamız lazım.
Ne oldu?
Bak, öncelikle buraya canımı hiçe sayarak geldim, onu söyleyeyim.
Ama biri bana bir şey söyleme derse, daha da söyleyesim geliyor.
Bu Faryalı'nın bir sakallı arkadaşı var ya.
-Süha Reis mi? -Hah, evet, o.
O annenle alakalı bir şeyler biliyor.
Ne?
Nereden çıkarıyorsun Uzay?
-Bilekliği gördü bende. -Nasıl? Nerede gördü?
-Faryalı abinin odasında. -Ne?
Ya, bu Süha getirmiş.
Gizli bir sevgilisi mi ne varmış, ona.
Nereden?
Kos'tan Aslı, nereden olacak? Belki annenden almıştır.
(Kuş cıvıltısı sesi)
Gidelim Süha abiye.
Ya birincisi; ben gelemem, beni öldürür. İkincisi, sen gidemezsin...
...pijamaylasın.
(Kapı açılma sesi)
Bekliyorum ben. Yakın bir yere bırakacağım seni.
(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesi)
79, 80, 81, 82, 83...
...84, 85, 86, 87, 88, 89...
-Ulan ne yapıyorsun? -Dur, dur. 92!
Ulan kalk lan, kalk. Ne yapıyorsun küçücük dükkânda?
Oğlum dur ulan, 100'e tamamlayalım. (El vurma sesi)
(Nefes sesi) (Ferdi) Kilo aldım abiciğim.
Pizza kenarı yemekten kotlarım olmuyor.
Oğlum, kot mot...
...kız mı dedi sana, manitan?
Aynen abi ya. Şöyle eli göbeğe bir attı, utandım vallahi.
Oğlum, bırak şimdi kızı. Sana bir iş vereceğim şimdi.
Ne işi abi? Benim çıkış sa... Randevum var da yani.
Oğlum, sen iyice aptal âşık oldun ha. Öbür kıza ne oldu biliyorsun.
Bir akıllan artık.
Abi, Dilara başka bak, bir görsen var ya.
Tanıştıracağım seni vallahi, tanıştıracağım zaten.
Görev nedir?
(Ateş) Oğlum, bak Gencayların oteline gideceksin.
Ben sana adresi vereceğim.
İçeri turist kılığında gireceksin...
...komisi, çalışanı, ne varsa hepsinden bilgi toplayacaksın.
(Ateş) Bora diye bir herif var, oranın sahibi.
Onun odasının nerede olduğunu öğren. Bir kurul gelecek...
...orada bir toplantı yapacak. O toplantı hangi odada...
...onu da öğreneceksin. Sonra bana bilgi vereceksin.
Abi, ben bilmediğim yerde kimi bulayım?
Ya oğlum...
...baby face adamsın ulan, güven veriyorsun çevrene.
Bulursun sen.
İyi, tamam. Şimdi mi gideyim? Pizzalar ne olacak?
Boş ver burayı, o iş daha önemli, hadi.
(Ateş) Ha, bu arada...
...Kelebek'le Su'ya hiçbir şey çaktırma ha.
-Söyleme sakın. -Kelebek mi?
E sen ondan bir şey saklamazsın.
Saklayandan saklayacaksın kardeşim.
Senin ifadeni de sona alacağım ben.
-Abi, vallahi bak ben sana-- -Tamam, hadi, tamam.
Konuşuruz. Hadi hallet şu işi, hadi.
-Sen nereye? -Eğitim var.
-Bu saatte? -Öğle yemeği.
(Kapı açılma sesi)
-Ateş! -Sonra Su, sonra.
(Su) Kızma bana.
Sana niye kızayım ben?
Hı? Tercih meselesi.
Söyleme öyle.
Kusura bakma da ne söyleyeceğime de ben karar vereyim.
Hadi burası size emanet. Uğrayamayacağım bugün, işim var.
Merak etme.
Tüm kalbimle güveniyorum sana.
(Müzik)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Su sesi)
-Teşekkür ederim. -Afiyet olsun.
(Müzik)
Kımıldamıyor mu hâlâ?
Abi dur, ona daha var.
Ya kımıldasın artık.
Kımıldasın, bir şey yapsın ya.
Az kaldı, merak etme.
(Bora) Anladım.
Ben onunla karnesini alınca konuşacağım.
(Gülme sesi) Babam derdi öyle.
Hıı...
...derdi.
-Sonra karneyi görünce-- -Tabii hep takdir.
(Bora) Takdir.
O zaman insan…
...yani takdir edeni bir şey zannediyor.
-Abi, bir şey yemedin yine. -Bak...
...gün içinde en çok duyduğum laf bu olabilir ha.
Bir şey yemedin.
(Müzik)
Ergüven ne yapıyor?
Erkenden işe gitti.
Haa. Çalışıyor diyorsun yani?
(Gözde) Bilmiyorum.
Ama çalışmaya karar verirse işi bilir, onu biliyorum.
Sen gerçekten seviyor musun bu herifi?
Kızıyor musun bana?
Yo, kızmıyorum.
Ama eğer...
...o herif gitse, burada olmasa...
...yeğenime babasızlığı asla hissettirmem.
Seninle öbür tarafta gül gibi geçinir giderdik.
Abi, ben onsuz yaşayamam.
Öyle sanıyor insan.
(Müzik)
Ben öyle demek istemedim, özür dilerim.
İnsan...
...bazen birileri olmadan yaşayamayacağını sanıyor. Yani...
...sayesinde...
...nefes alacağını.
(Bora) Ona da yaşamak denirse.
Ben sana söz verdim. O herif hep yanında olacak.
Abi...
...ben sana bir şey soracağım ama...
Sor.
Senin Evren'le daha önceden bir bağlantın var mı?
(Gözde) Yani benim bilmediğim.
Ya tamam, hemen kızma.
Ama dedin ya onların kaderini ben çizdim diye...
...yani ne zaman, nasıl?
Abi, benim bildiğimden fazlası var değil mi?
Boş ver.
(Müzik)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Lal) İçeri girerken gördüm. Dedim ki bırakayım biraz tadını çıkarsın.
Bir şey bulabildiniz mi?
Ne bunlar?
Biz sizi araştırdık biraz.
Ne çeviriyorsunuz siz?
İş.
Öyle mi?
Bu kadar bilginin ve belgenin sizde ne işi var?
Birinin odasına gizlice girmiş biri için...
...çok kendine güvenli sorular bunlar. Dosyayı alayım.
Ne zamandır benim peşimdesiniz?
Bora Bey'e sorarsınız.
-Soracağım. -(Lal) Zannetmiyorum.
(Dosya atma sesi)
(Lal) Sakın bir daha bu odaya girmeyin. Bu size ikinci kere söyleniyor.
-Üçüncüsü acabaya yer bırakmaz. -(Evren) Tabii tabii.
(Kapı açılma sesi) (Evren) Aynen öyle.
(Kapı kapanma sesi)
(Çekmece kapanma sesi)
(Müzik)
(Öksürme sesi)
(Kapı tıklama sesi)
(Haydar) Dur, dur.
(Kapı tıklama sesi)
(Haydar nefes sesi)
(Kapı açılma sesi)
-Ne o kız sabah sabah? -(Üzüm) Ayılamadın mı?
Efeler Efesi, ha?
Ne bildin kız sen benim içtiğimi?
(Üzüm) Bütün mahalleyi ayağa kaldırmışsın gece.
Bağırış, çığırış.
(Tabak sesi) (Üzüm) Az içseydin ya.
O ne kız?
Öküz dirilten deriz biz.
(Kepçe sesi)
Sabah sabah.
-(Üzüm) Ee? -İşkembe kokuyor kız.
Çalacaksın sirkeyi, sarımsağı...
...bak nasıl açılıyor gözlerin.
Sabah sabah sirke, sarımsak!
Konuşmuyorum ben seninle.
Aa!
Sen öyle düşün, ben böyle. Ne olacakmış gayri?
Sevdalılar gününde yalnız bıraktın beni.
Hâlâ gün diyorsun. Hadi iç.
Ben düşünmüştüm ki...
...şu ahir ömrümüzde bir gece beraber yemek yeriz.
Hadi iç, daha çok günün olur.
(Üzüm) Hıh. (Çorba içme sesi)
Güzel olmuş.
Ne yaptın akşam?
Hiç hatırlamıyorum vallahi.
İyi evin yolunu bulabildin.
Nereye gideceğim ki?
(Kapı tıklama sesi)
Hayırdır? (Kapı tıklama sesi)
Sabah sabah çalıştı ev ha.
(Kapı açılma sesi)
(Faryalı) Yenge! (Horoz sesi)
Tövbe! Şimdi geldim.
-Ne arıyorsun burada? -(Üzüm) Burada kalmadım.
Ekmek musaf çarpsın ki şimdi geldim, şimdi.
-Yok mu ağa? Efe! -Evde.
Hayırdır Faryalı sabah sabah?
(Faryalı) Nasıl sattın be?
Hee? Nasıl sattın?
(Faryalı) Şurada konuşmadık mı? Söz vermedin mi?
Çoluk çocuğun rızkı, otelin kaderi demedim mi ben sana?
Ne? Neyi sattın?
-Satmadım ya. -Nasıl satmadın? Yalan konuşma!
Satmadım inan ki.
(Haydar) Satmadım, hatırlamıyorum.
Ya ne sattı? Neyi konuşuyorsunuz?
Sattım ha!
(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesi)
-Sattım! -Ne olacak şimdi? Değdi mi?
Ne olacak şimdi?
Hımm! Tüh sana yazıklar olsun!
-Yürüyün gidin! -(Üzüm) Hadi be!
Bir de burada konuşuyorsun aile olduk, maile olduk diye.
Ha? Ne olacak şimdi, değdi mi?
-Faryalı, bilseydim. -Yürü yenge, yürü!
(Üzüm) Hah.
Üzüm.
(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesi)
Ne yaptın ulan Haydar Efe?
Ne yaptın ulan? (Kapı açılma sesi)
Faryalı!
Ne yaptım ulan ben?
(Kapı kapanma sesi)
Ne yaptım ulan ben? (Kapı kapanma sesi)
Nasıl bakacağım milletin yüzüne?
Ne yaptım ulan ben?
Ne yaptım? Ne yaptım ulan ben? (Araba sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Fas) Abi...
...getirdim kutuyu, bagaja koydum. Depoya indireyim mi?
Yoo, kalsın orada.
Abi, yanlış anlamazsan, kutunun içinde ne var?
Kırmayayım diye dedim.
-Ben varım. -(Fas) Affedersin abi.
(Telefon zili sesi)
(Bora) Efendim Lal.
(Lal ses) Bu Ergüven dolanıp duruyor.
Senin odan niye böyle açık?
(Bora ses) Hangisi? Küçüğü mü, büyüğü mü?
-(Lal ses) Büyüğü. -İyi, küçüğü de gelsin...
...ondan sonra kilitlersin.
Anlatmayacak mısın?
Sen izle, izle. Anlatınca anlamıyorsun.
(Müzik) (Araba sesi)
(Sessizlik)
(Kapı açılma sesi) (Sandalye itme sesi)
Konuştun mu Ateş'le? (Kapı kapanma sesi)
Konuşmadı ki hiç. Sen?
Benimle de konuşmadı.
(Müzik)
Çok üzülüyorum, çok.
Üzülme.
Ateş benim kardeşim.
Benim de.
(Gülme sesi)
Ya Su.
(Müzik)
Alacağız bir şekilde gönlünü.
İnşallah.
Pişman mısın?
Neden?
Bundan.
Kurşuna dizseler bir daha yaparım.
-Vayy! -Ya, ne sandın?
Milas tünelini sana mı deldirseler Ferhat'ım?
Hıı, dalga geçme aşkımla.
Her aşk ve sevgi de dediğimde niye şaşırıyorsun ecnebi gibi?
Alış buna, alış. Ben sana çok aşığım.
-Kelebek. -Hıı.
Ben de.
-Hıı? -(Su) Hıı.
Ya dur şimdi.
Gelir falan. İyice travma olmasın.
Tamam mı Hüsnücüğüm?
İğrenç bir insana âşık olmuşum.
(Gülme sesi)
Pislik! (Gülme sesi)
(Müzik)
(Kapı tıklama sesi)
(Aslı) Süha abi!
(Kapı tıklama sesi)
Süha abi!
(Kapı tıklama sesi)
Süha abi!
(Kapı tıklama sesi) (Aslı) Süha abi!
(Kapı tıklama sesi)
(Aslı) Süha abi!
(Kapı açılma sesi)
Aslı!
Abi anlat bana ne olur!
Söyledi değil mi? Dayanamadı, söyledi o çıyan.
Yok abi, o benim iyiliğim için dedi.
Sen bana anlat ne olur, ne biliyorsun?
Kızım, bir tane bileklik. Büyütüyor o deli Uzay.
Bin tane yapan var bunlardan Kos'ta.
-Bana doğruyu demiyorsun. -Diyorum kızım, diyorum.
E biliyor dedi Uzay.
Aa, tövbe! Neyi bileceğim ben? Ben sadece sorarım dedim.
Sordun mu?
Güzel kızım...
...ben bir ara sorarım dedim. Böyle akşamdan sabaha değil ki.
Abi, sor o zaman sor ya, zaman kaybetme.
Tamam, tamam, tamam.
Söz mü?
Tamam. Tamam, hadi sen merak etme, hadi.
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
Ne dedi?
-Yalan konuşuyor. -Nereden anladın?
Gözlerini görsen sen de anlardın. Uzay, benim Kos'a gitmem lazım.
-Tamam, gidelim beraber. -Ben giderim.
Dur, olmaz öyle. Bir plan yapalım.
Uzay, tamam, çok teşekkür ederim. Senin yardımın yeter.
-Bundan sonrasını ben yalnız yaparım. -Ya öyle olmaz.
Uzay, seninle Kos'a gidip şimdi Ateş'i perişan edemem.
Ben kendim hallederim ya.
(Müzik)
Katerina!
Var mı bir haber?
Hâlâ Kos'ta mı bari onu söyle.
Bak, bir kızın hayatı sana bağlı.
Bana onun numarasını bul.
Bana güvenmezsen benimkini ona ver.
Tamam.
(Müzik)
(Kapı tıklama sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Ayak sesi)
Efendim, avukatınız geldi. Alayım mı içeri?
Al. Ha...
...kurul listesi geldi mi?
Liste yalnızca Bora Bey'de.
Bize sayı verildi. Başka bir şey ister misiniz?
(Evren) Yok.
(Ayak sesi)
(Müzik - Gerilim)
Evren Bey, nasılsınız?
İyidir avukat, nasıl olalım?
Duydun mu olanları?
Duydum.
Çok üzüldüm.
Ya sana birini soracağım. Bakalım tanıyor musun?
Bora Gencay.
Evet, tanıyorum.
Peki bu adamın bizimle daha önce bir teması oldu mu?
Hatırladığım kadarıyla olmadı.
Emin misin?
Evren Bey, isterseniz ben bir araştırayım.
(Evren) Araştır.
Sen bir araştır.
Fatura keseceksin, ona göre araştır.
-Tamam mı? -(Avukat) Tamam.
(Martı sesi) (Dalga sesi)
Alo, Ateş.
(Ateş ses) İki defa aradım Aslı.
Duymamışım.
-İyi misin? -Asıl sen iyi misin?
Bir yol arıyorum.
Bu Bora'nın...
...otel işini bozacağım ben bugün. Eğer bugün bunu halledemezsem...
...otelimiz beş para etmez bir hale gelecek.
(Aslı) Kendine dikkat et. Faryalı abiyle misin?
Değilim. Faryalı abiyle değilim, yalnızım.
Yalnızım ve bir plan kuruyorum Aslı.
Niye herkes aynı şeyi söylüyor ya?
Tamam, bir şey demedim.
Tamam, özür dilerim.
Sen bir şey mi diyecektin?
Yok bir şey.
Arkadan bir ses geliyor ya, rüzgâr sesi. Neredesin ki sen?
(Aslı) Hiç. Öyle dışarıdayım.
Neyse, tamam. Sesini duyayım dedim. Dikkat et.
Dua et bana.
Ederim.
(Martı sesi) (Dalga sesi)
Ah be çıtırık. Ateş yok mu dedi sana?
Ben buradayım.
(Martı sesi) (Dalga sesi)
-(Aslı) Kolay gelsin. -Sağ ol.
Yüksel abi.
(Yüksel) Aslı, ne oldu kızım?
-Benim Kos'a geçmem lazım. -O ne demek?
Abi, birini görmem lazım. Seninle bir gidip gelsek, ha?
Baban demeden ben götüremem kızım.
Ya bir şey demez babam.
Arasın beni, bir desin, başımla beraber. Yoksa şimdi...
(Dalga sesi) (Martı sesi)
Tamam Yüksel abi.
-Kolay gelsin. -(Yüksel) Sağ ol.
(Müzik)
(Dalga sesi)
Alo. Kaptan, Uzay ben.
(Uzay) Tekne suda mı? Tamam, süper.
Sen ona mazot falan al.
Çıkacağız bugün.
Bugün evet, dediğimi yap.
(Müzik)
(Müzik)
(Araba sesi) (Müzik)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
-Abi. -Ne yapıyorsunuz?
İyi abi. Hayırdır?
-İyi, bir kahve yap hadi. -Ben yaparım.
(Kuş cıvıltısı sesi)
Hayırdır?
(Sandalye itme sesi)
(Kuş cıvıltısı sesi)
-Haydar satmış. -Vay yaşlı çakal vay!
Doğru konuş ulan. Benim hatam.
Senin ne suçun var ki?
Ben sağlam tutamadım.
Ne yapacaktın abi?
Aklım başka yerdeydi.
(Kuş cıvıltısı sesi)
Sen bana dedin ya...
...sen her şeyin doğrusunu mu yapıyorsun diye.
Ateş'e söylemedin diye sana kızdım.
(Kuş cıvıltısı sesi)
Bari ben doğrusunu yapayım dedim.
(Kuş cıvıltısı sesi)
Oğlum, ben Yıldız ablanın elini tutum.
Sana söyleyeyim dedim.
-Otur aşağıya, duyacak kız. -Abi.
Şişt, bana bak, sakın. Su'ya muya ha!
Tamam. Tamam abi.
Annesi bilir onun dengesini.
Su'nun bildiği gibi bilmesin de dağılırız vallahi.
Neyse.
Benim başımda kavak yelleri. Artık abinin arkasını toplarsın ha.
Toplarım. Toplamaz mıyım abi? Çarparım, bölerim hatta.
(Müzik)
Ateş ne yaptı? Konuştun mu bir daha?
Bekliyorum, konuşacağım abi.
Bekleme, sen git ona.
Abi.
(Müzik)
Oğlum, Su gelecek şimdi, dur.
Oh be, oh be oh! Oh!
(Kapı açılma sesi)
Neye oh? (Kapı kapanma sesi)
Ee...
...abime yaptığın kahve bana kaldı da ona oh be.
(Korna sesi)
(Su) İnsanın karşısındakini enayi sandığı yere Bodrum denir.
Sevgilinin elinden en güzel kahvenin içildiği yere de Kadı Kalesi denir.
Alayım canım, sağ ol.
(Kuş cıvıltısı sesi)
Oh be oh!
Siz onu toplantı odasına götürün.
(Kadın) Ee, toplantı nerede?
Bir şey alır mıydınız?
(Ferdi) Ein sosişe bitte.
Sosis?
-Sosis, normalişe. -(Garson) Anlamadım.
Standart sosişe.
-Ne? -Ich bin Ferdinand.
(Müzik)
Bora Bey'in bilgisayarını da alın odasına.
Tabii efendim.
(Müzik)
(Telefon zili sesi)
Canım.
Özlemiyor musun sen beni?
Ya özlemez olur muyum? Çok özlüyorum.
Hiç belli etmiyorsun ama.
(Ferdi ses) Ya aklımdan çıkmıyorsun.
Bir işim vardı, onunla uğraşıyordum.
Ayy, çalışan insan, çok sıkıcı.
Bence de ama bitti sayılır yani.
-Neredesin ki? -(Ferdi ses) Bir otelde.
Ne yapıyorsun orada?
(Ferdi ses) Ya bir arkadaşım...
...bir şey rica etti de. Biraz daha takılacağım burada.
Hep arkadaşlarınlasın ya. Bana hiç zaman ayırmıyorsun zaten.
Aa! Olur mu öyle şey? Konum atayım, çık gel.
Ne yapacağız ki orada?
(Almanca konuşma)
-(Alara ses) Ne aynen ne? -Otelişu lubisto.
Ne diyorsun Ferdi?
(Almanca konuşma)
(Alara ses) Ay tamam, at sen konum.
Ben geliyorum. Allah Allah!
Duyuyor musun sen beni?
Ya ya, konum. (Almanca konuşma)
(Almanca konuşma)
(Müzik)
Artık vicdanınız size ne söylüyorsa.
(Müzik)
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Aa, ne bu hâl?
-İşine bak Kelebek. -Ateş, Bora'ya bir şey mi yapacaksın?
Dedim ya Kelebek, sen işine, ben işime.
Ya bak, her ne yapacaksan bensiz bir şey yapma. Bir plan yapma.
Kusura bakma Kelebekciğim. Bu seferki sensiz olacak.
Ateş, ya niye böyle yapıyorsun? Ben ne yaptım ki sana?
Ne mi yaptın?
Tamam, öyle demek istemedim. Ne yaptığımı biliyorum.
Sen bilmiyorsun oğlum ne yaptığını.
Bak, bana bağır, çağır, her şeyi yap ama bensiz bir plan yapma.
(Ateş) Bir insan, bir plan yaparken...
...yanına birini alacakken ne arar?
-Ne? -(Ateş) Güven.
Ben sana güvenmiyorum oğlum...
...sen de git başka yerde faydalı ol.
Bak, otelle ilgilen. Git, pizzacıyla ilgilen.
Hem pizzacıda Ferdi de yok, oraya bakarsın.
O nerede?
Benimle.
Vayy! Beni almıyorsun, Ferdi'yi alıyorsun demek.
Gayet memnunum vallahi kendisinden.
O da biliyordu, söylemedi.
(Kuş cıvıltısı sesi)
Sen kendini Ferdi'yle bir mi tutuyorsun?
Vallahi biliyor olsaydım eğer hiç kızmazdım sana daha önce.
-Hadi Kelebekciğim, hadi. -Ateş ya, deme şöyle.
-Ne ulan? -Kelebekciğim falan.
(Kuş cıvıltısı sesi)
-Tatlı çocuksun. Hadi görüşürüz. -Ateş!
Ben bırakayım seni.
Uff! Vızır vızır dolmuş geçiyor bak.
Sağ olasın.
(Müzik)
(Kuş cıvıltısı sesi)
-Nerede kaldı bunlar? -(Süha) Gelirler şimdi, gelirler.
Yahu daha çeki alacağım, bankaya gideceğim.
Kapanmadan yatırmam lazım parayı.
Yetişir, yetişir, gelsinler de.
-Niye nakit demedin ki sanki? -Dedim.
Çek dediler, ne yapacaksın?
İnşallah bir sorun çıkmaz çekten.
Nasıl perişan olur vallahi. Tam dedim, ev işini hallettik dedim.
Faryalı, kırk kere konuştum adamla.
Tamam, bir şey yok, ne bu vesvese ya?
Ateş bugün bir tuhaf konuştu. Çocukta bir güven müven kalmamış bana karşı.
Bir şey olmaz. Sana güvenmeyecek de kime güvenecek?
(Kuş cıvıltısı sesi)
Senin neyin var?
-Ne, neyim var? -Var, var.
Reis!
Haa? Kendin buradasın ama kafan karşı Kos'ta gibi ha.
Kos mu?
Nereden çıktı? Ne, ne Kos'u yani? Ne?
Ne oldu ulan? Bir şey mi oldu Kos'ta?
Yok ya, bir şey yok.
Hadi ulan. Ha? Saklamayı da beceremiyorsun.
-Ne oldu Kos'ta söyle bakalım. -Tamam, bir şey yok.
Bir şey yok, tamam.
Çıkar yakında.
A gözün aydın, geldiler işte.
(Araba sesi)
Niye gelmiyor buraya kadar?
Ee, arabayı sokmuyor buraya.
Hee, lastiği (Bip) değil mi?
(Faryalı) Ayakkabısının altı (Bip) hiç umurunda değil.
(Müzik - Gerilim)
Hayırlı günler. Geç mi kaldım?
(Süha) Yok, tamam. Bak, evrak burada.
(Müzik - Gerilim)
Para hesapta mı?
(Fas) Rahat olun.
(Fas) Burada adamız yüzüncü parsel mi?
Kimlerdensin sen? Çıkaramadım, buradan mısın?
(Fas) İzmir'deniz biz. Meyve suyu fabrikası devraldık.
-Narenciye topluyoruz. -(Faryalı) Toplayın bakalım...
...hayırlı olsun.
(Müzik)
Vitaminleri aldık.
(Bora) Hah, güzel.
Aldınız bahçeyi yani? Tamam, şimdi geri verin.
Faryalı buna da dayanırsa.
Hoş geldiniz. Dayanır, dayanır, eski toprak o.
Bence dayanamaz.
Ya kaybetmeye doyamadın ha. Takım elbisesine.
Ben giymiyorum canım.
Tamam, sana babydoll. Hadi.
Toplantıya kadar istirahat edin isterseniz.
Yardımcı olun misafirlerimize.
(Müzik - Gerilim)
(Ferdi) Alo Ateş, geldi ekip.
Oğlum, kurul işte.
Oturuyorum ben, buradayım.
Bu Bora'nın oda, toplantı salonu falan, öğrendim onları.
Projeksiyon odası? Onu da gördüm, onu da.
(Ferdi) Hadi tamam, tamam. Kapattım ben, Dilara geldi.
Ee, daha iyi oğlum işte, dikkat çekmemiş oluruz, hadi.
Ben şok. Senin ne işin var burada?
(Ferdi) Niye?
-Ya burası benim babamındı. -Ne?
Evet, yeni sattı, babamındı. Ne karıştırıyorsun burada?
(Ferdi) Ya Ateş bir şey rica etti de işte...
Ateş mi? Neymiş?
Ya boş ver. Şişt, özledim seni.
Aa, nasıl da direksiyon kıvırıyor bak söylememek için.
Söyle, ne karıştırıyorsun?
Ya ne yapacaksın? Ne içersin?
Ya otel babamındı diyorum.
Belki bir yardımım dokunur, söyle.
Bu saatten sonra senin arkadaşın, benim de arkadaşım sonuçta yani.
Bu saatten sonra?
Hangi saattenmiş bakayım o?
Ya işte tanıştıkça ısınılan saatler.
Anlatacak mısın?
Senin bu tatlı dilin olduğu sürece benim bir şey anlatmama ihtimalim var mı, ha?
Yok bence.
Anlat hadi.
(Müzik - Duygusal) (Dalga sesi)
Bununla karnını doyurma, teknede yeriz.
Ne diyorsun Uzay ya?
Bizim Gönenç'in aşçı diyorum, on numara ızgara yapar.
Ne güzel, afiyet olsun.
Gönenç'in tekne hazır.
Ee, ne yapayım?
Kos'a gidiyor muyuz, gitmiyor muyuz?
Dalga geçme Uzay.
Uzay'la uzaklar yakın, hayaller gerçek olur.
Anneni bulmak istiyor musun, istemiyor musun? Sen bana onu söyle.
(Dalga sesi) (Martı sesi)
(Uzay) Hadi.
(Müzik - Duygusal) (Dalga sesi)
(Telefon zili sesi)
Sen devam et. Geliyorum ben, geliyorum.
(Telefon zili sesi)
Hayırdır?
(Israrlı telefon zili sesi)
Katerina buldum de ne olur.
Kos'ta mıymış hâlâ?
Ha?
(Müzik - Duygusal)
Tamam.
(Yunanca konuşma)
Çok sağ ol.
(Yazı yazma sesi)
Hah, gözünüzü seveyim. İyi baktın değil mi Aysel Hanım?
Çek sağlam?
Bir kaçarı göçeri yok firmanın?
Oh, güzel, güzel. İyi, sen parayı hazır et o zaman, ben gelip çeki bozduruvereyim.
Nasıl yok o kadar para şubede?
Ee, Bitez'de? Bitez'de şubede yok mudur?
Ha, olur diyorsun, çekle de olur yani? Ha, güzel.
Güzel, eyvallah. Eyvallah, sağ olasın Aysel Hanım.
Sağ ol.
Tamam, bir sıkıntı yok, çek sağlammış.
Bankada o kadar para yokmuş da çeki kullanabilirsiniz diyor ihalede.
Peki hemen eve dönebilir miyiz bu akşam sence?
E canım, evi tekrar aldıktan sonra isterseniz dönersiniz.
Veya isterseniz kalırsınız.
Burada güzel, beş yıldızlı otelde tatil yaparsınız artık, ha?
Çok teşekkür ederim.
Bana değil, Süha Reis'e teşekkür et.
Haydar amcayı ne yaptınız?
Halledeceğiz onu da sıra gelecek. Şu evi alalım, otel bizim zaten.
Ben çocuklara haber vereyim.
(Müzik - Duygusal)
(Yıldız) Ateş meşgul.
Hadi, hadi.
Kızım, hah. Ateş'e haber ver, evin parası bulundu.
Evet, evet. Şimdi biz ihaleye gidiyoruz.
(Ateş) Alo, Ferdi, buranın arka girişi nerede oğlum? Gel beni al.
Ne arka girişi abiciğim?
Ulan, adam lobide diyorsun, babam zaten otelin müdürü.
Ne yapayım? Elimi kolumu sallaya sallaya mı gireyim içeri?
Sen bana dedin mi abiciğim arka giriş diye?
Ferdi, illa demem mi lazım?
Gel gel, ben biliyorum. Bak, şu sol taraftan bir yol gider, personel...
...girişine çıkar, oradan yaparız.
Sen var ya, harika bir insansın.
Ulan, kiminle konuşuyorsun? Git bul şu arka girişi.
(Ferdi) Buldum, buldum. Gel sen, gel.
İyi, palmiyelerde yukarı doğru çıkıyorum ben.
(Martı sesi) (Müzik - Duygusal)
(Dalga sesi) (Müzik - Duygusal)
E ama gülsün yüzün hadi.
Biz bu bileklikle anneni bulmadan dönmeyiz Kos'tan.
Bilmiyorum ya, geriliyorum.
Cık.
Bir şeyler iç, yemek yiyelim istersen?
İstemiyorum, sağ ol.
Uyu istersen biraz. Zaten 35 dakika sonra oradayız.
(Aslı) İnince nereye gideceğiz peki?
Onların hepsi düşünüldü çıtırık.
(Müzik - Duygusal)
Uzay Bey, bütün çarşıyı gezdim.
Sizin bileklikten en uzun süredir burası satıyormuş.
Sevgiler.
Kendime bu hizmet karşılığı sizden son model...
...kameralı telefon aldım, gelince hesaplaşırız.
Bu seninle alakalı değil.
(Uzay iç ses) O son model telefon işini sen şey yapma.
Aramızda.
(Aslı) Uzay.
Sen iyi birisin, biliyorsun değil mi?
Oh be, bunu benden başka biri daha biliyor ya, ölsem gam yemem artık ha.
(Müzik - Duygusal) (Dalga sesi)
(Tekne sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Dalga sesi)
(Martı sesi)
(Müzik - Aksiyon)
(Ayak sesi)
(Kapı zorlama sesi)
(Müzik - Aksiyon)
(Müzik - Aksiyon)
(Ayak sesi)
Pardon, siz burada... Aa, Alara Hanım?
Aa, merhaba.
-(Kadın) Cahit Bey nasıl? -Dilara aslında da neyse.
İyi iyi, nasıl olsun? Çok şükür.
Biz satıldığını duyunca çok üzüldük ama.
Ya işte öyle oldu, ne yapalım?
Hayırdır, siz personel katında?
Ya şimdi şöyle, havuz katında benim eşyalarım kalmış...
...arıyorduk yani, bir anda burada bulduk kendimizi.
Ya biz kaybolduk. Buralarda bir çıkış varmış.
Ben sizi lobi tarafına götüreyim o zaman.
Ya aslında burada bir personel çıkışı olacaktı.
Ya çünkü çok yoruldum, labirent gibi şu anda burası da.
Arabayı da oraya çağırırız, oraya gelir.
Olur. Buyurun, bu taraftan.
Sen var ya, seni bana Allah gönderdi. Ateş ayaklarına kapanacak.
Ha ha, bence de kapanacak, aynen.
(Ayak sesi) (Müzik)
(Kapı açılma sesi)
-(Kadın) Buyurun. -(Alara) Teşekkürler.
(Kadın) Güle güle.
(Müzik - Gerilim)
Merhaba, ben Dilara.
-Ne oluyor ulan? -Ne ne oluyor oğlum? Dilara işte.
Yalnız on numara insan, bak, aldı seni içeri.
Gidiyor, az bekle.
Vallahi Ferdi sizden çok bahsetti, çok memnun oldum tanıştığıma.
Nasıl? Dediğim kadar güzel, değil mi?
Ferdi, sen geç önüme, koridorda birileri varsa bana haber çakarsın.
Dilara beni getirir.
Ne yapıyorsun ulan sen Dilara milara?
Hoşlandım Ferdi'den.
Sonra arkadaşın olduğunu duydum, işte sen de aramızı bozarsın diye...
...böyle bir yalan söylemek zorunda kaldım.
Ulan saçma sapan konuşma be.
Senin derdin ne, ha? Ne yapmaya çalışıyorsun?
Hiçbir şeyin peşinde değilim.
Bak, sana yardım ediyorum.
-Senin yardımını kim istedi kızım? -Kabalaşma.
Bana bak, sen bana yakın olmak için mi bu çocuğu âşık ettin kendine?
Saçmalığa bak. Ayrıca ben sana yakın olmak falan istemiyorum.
Ben sana kırgınım.
Kelebek'le Su'yu niye ispiyonladın bana?
Çünkü Kelebek bizi ayıranlardan biri, çünkü Aslı'nın kankası, çünkü onun da...
...acı çekmesini istedim.
Hastasın sen.
(Kapı açılma sesi) Ya boş bütün koridor, gelsenize.
Dilara buradan ayrılsın.
(Alara) Yok yok, ben de geleyim. Bir yardımım dokunur belki.
Ateş haklı, sen daha fazla kendini tehlikeye atma.
İyi, peki.
Gel.
(Öpme sesi)
(Alara) Çok memnun oldum Ateş.
Nasıl abi? Şahane bir insan değil mi Dilara?
Ulan, sen hiç kızdan anlamıyorsun.
O ne demek ya? Niye mutluluğumu bozuyorsun?
Tamam kardeşim, dur, stres altındayım zaten.
Ulan, çok da yardımsever kız ha.
Hadi, nereden çıkıyoruz göster, hadi gel.
(Ferdi) Şuradan döneceğiz işte.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Hareketli) (Dalga sesi)
(Müzik - Hareketli)
(Müzik devam ediyor)
-Konum burası. -Bakayım fotoğrafa.
(Aslı) Burası.
Gülümse.
(Deklanşör sesi)
Ne yapıyorsun Uzay ya? Ben burada gerginlikten ölüyorum.
Ya tarihi bir an, belgeliyorum. Sonra bana teşekkür edersin.
Ya bırak şunu Allah aşkına.
Al bak, çok çirkin çıktın işte.
Çocuklarına anlatırken dersin Uzay bana gül demişti diye.
Tamam ya.
Benim gerilince birazcık çeneme vurur.
(Müzik - Duygusal)
Kalimera.
Kalimera.
Türkçe biliyor musunuz?
Ha komşu, hoş geldiniz.
Biraz.
Ha, so so diyorsunuz yani.
(Uzay) Ya var ya, güler yüzlü, temiz insanlar. Sirtaki, siesta, sintagma.
Seviyorum ben buraları ya.
(Aslı) Sizde bunlardan var mı?
(Müzik - Duygusal)
(Uzay) Var vallahi, işte burada.
Çok var onlardan, hepsi orada.
Şey, ben bunun aynısından arıyorum da.
Bakalım.
Yani, bunlar biraz dandik.
Dandik?
Dandikyadis, yani daha iyisinden yok mu demek.
En iyisinden, Aslı'nın annesinin yapacağı gibisinden.
Bu eski.
Ben biliyorum bunları ama...
...kalmadı artık bunlardan.
Hım, peki kim yapardı bunları?
Biz de sattık bunlardan.
-Babam bilir. -(Uzay) Hah, babanız nerede?
Siestada, uyuyor.
Oh arazidis, var ya, tam benlik ülke ha.
Rica etsek, kendisiyle nasıl görüşebilirim? Benim için çok önemli de.
E kalkar o, gelir birazdan. Siz oturun, buyurun.
Şişt, surat asmak yok çıtırık.
(Uzay) Yaklaşıyoruz, çok az kaldı.
Bir şey diyeceğim. Beklerken şu yan dükkânda...
...bir karides mi yesek şöyle güzel?
Ya uf Uzay, bir dur Allah aşkına.
Eminsiniz değil mi, sattınız bunlardan?
(Kadın) Sattık, sattık. Bunlar en güzelinden.
Bir kadın vardı eskiden, o getirirdi.
Babam bilir.
-Kesin bilir ama değil mi? -Bilir, bilir.
(Müzik - Duygusal)
Ne demiştik? Uzay'la uzaklar yakın, hayaller gerçek.
(Kapı açılma sesi)
-Nerede ulan bu Bora'nın odası? -Koridorun sonunda.
Tamam, o zaman şöyle yapalım, sen şimdi projeksiyon odasına git.
Bir bak bakalım oradaki durum ne? Güvenlik müvenlik.
Oğlum, yemin ederim benim kaybettiğim ikizim senmişsin.
Ben yıllardır bu aksiyonun peşindeyim oğlum.
-Şişt, ulan nereye? -Ne nereye?
Git dedin abi, telefon düştü.
Ya oğlum, geri birbirimizi nasıl bulacağız? Onu dedim mi ben sana?
Oğlum, işte gider, kolaçan eder, gelir alırım seni buradan.
-O kadarını akıl ettin yani? -O kadar da değil yani.
Arka kapıdan bihaber bir gözcü için o kadar da...
Ya Allah'ım ya.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
Sen...
Bir de Bodrum küçük yer değil diyorsun.
Vallahi gittikçe daha da küçülüyor herhalde.
(Ateş) Ne yapıyorsun burada?
Sence?
Otelde ne yapılır?
Burada kalıyorum.
Niye?
Daha iyi bir önerin mi var?
(Gülme sesi)
Bizim otel var.
Oturulur, konuşulur.
Sen de mi orada kalıyorsun?
Ee, oturunca konuşulacak bir şeyler kalsın değil mi?
-Peki. -Kaçtım ben.
Şey, sen ne yapıyorsun burada?
Vallahi ne yapayım ben de işte, rakip otelleri denetliyorum.
Hı.
Bir telefonun var mı senin?
E küçük yer, karşılaşılır.
(Müzik - Gerilim)
Neredesin?
Tamam. Bir misafirimiz var da.
Özel ilgi lazım kendisine.
(Kapı zorlama sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Bora) Ne yaptı misafirlerimiz?
Aldılar mı duşlarını? Girdiler mi saunalarına?
Var daha bir yarım saatleri.
İyi, bir de masaj yaptırsınlar, iyice gevşesinler.
Görüntüleri izleyince taş kesilecekler çünkü.
Ateş burada.
Ha, geldi mi?
(Lal) Geldi, senin odanın oralarda geziniyor.
Elini çabuk tut bence, yoksa hem artistten hem de 1000 liradan olacaksın.
Boş ver 1000 lirayı, Fas halleder.
Seni gördü mü?
Konuştuk. Bundan sonra Yıldızlı Otel'de kalıyorum.
İyi, orası da bizim.
İyi, ben evi almaya gidiyorum o zaman.
Tamam. Şu Faryalı'ya bak bakalım ne yapıyor?
Fas.
Yıldız Hanım'dan başkası ihaleye girmeyecek, tamam mı? Hallet.
Merak etmeyin Bora Bey.
Bensiz idare edebilecek misin?
Zorlanacağım, yapacak bir şey yok, hadi.
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik - Gerilim)
İyi günler hanımefendi.
Bu icralı gayrimenkullerin ihalesi ne tarafta oluyor acaba?
Merdivenlerden çıkınca sol tarafta.
-Yukarıda? -(Kadın) Evet.
-Sağ olun. -(Kadın) Rica ederim.
(Müzik - Gerilim) (Ayak sesi)
(Müdür) Ada 22, parsel 16
(Müdür) Şaralsoy Anonim Şirketi üstüne kayıtlı arazi için muayyen bedel...
...275 bin lira belirlenmiştir.
(Müdür) Alıcı var mı?
-Görevli misiniz? -Evet, buyurun.
Bizim Bitez'de bir ev vardı da onun satışı için gelmiştik.
Az daha var, bir 20 dakika bekleyin. Buyurun.
-Şurada bekleyelim mi? -Buyurun.
(Müzik - Gerilim)
(Kâğıt sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
(Ferdi) Ne yaptın? (Kapı kapanma sesi)
Bulamadım, bulamadım.
Ne durumda projeksiyon odası?
Ya hazır orası, iki adam var başında, başka kimse yok şimdilik de...
...ne arıyoruz abi biz?
-Hard disk, hard disk. -Ya yoksa burada?
Oğlum, var zamanımız, sen merak etme ya. Şansımızı deniyoruz işte.
Buradan bakınca pek şanslı biri gibi durmuyorsun ama hadi bakalım.
Ferdi, bir B planımız var, bir rahat ol oğlum.
(Kapı açılma sesi)
Hayırdır gençler?
(Müzik - Gerilim)
İyi denemeydi.
Şare.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Duygusal) (Kuş cıvıltısı sesi)
(Metal şıngırtısı sesi)
-(Aslı) Tanıdınız mı? -Tanıdım, tanıdım.
(Yunanca konuşma) Bu el yapımı.
(Yaşlı erkek) Şimdikiler gibi değil.
Şimdikiler hep kinezika.
Kinezika...
-(Kadın) Çin malı. -(Yaşlı erkek) Hah, Çin malı.
Benim bunu yapan kadını bulmam lazım.
Ah.
Öyle böyle...
...20 yıl var.
(Yaşlı erkek) Böyle onar onar getirir, bırakırdı.
Satıldığında gelir parasını alırdı.
(Yunanca konuşma)
Adını neydi?
Burası küçük yer, bilirsiniz.
Siz ne yapacaksınız?
Benim bir yakınımmış, yeni haberim oldu, ulaşmaya çalışıyorum.
Biliyorsanız lütfen söyleyin.
Yani biz karşıdan bunun için geldik buraya, çok önemli.
Eleni, Eleni getirirdi bunu.
-Eleni. -(Yaşlı erkek) Hı hı.
Nasıl buluruz, evi nerededir?
Bulamazsınız.
Niye bulamayız? Taşındılar mı? Nerede buluruz?
(Yunanca konuşma) Eleni öldü.
-Ne? -(Yaşlı erkek) Öldü.
(Yunanca konuşma)
(Yunanca konuşma)
Öldü mü?
Nasıl öldü ya? Bir dakika, bir dakika, ölemez, gencecik kadın.
Eleni öldüğünde 83 yaşındaydı.
(Yaşlı erkek) Daha ne kadar yaşasın bre?
Şurada sandalyede...
...oturdu.
Yazın sıcağında kahvesini içti, uyudu, öldü.
(Yunanca konuşma)
Yok, bizim aradığımız o olamaz.
Bunları yapan daha genç biri olmalı.
Yok.
Eleni getirirdi.
Başkasını tanımıyorum.
(Yunanca konuşma)
Aa.
İki kızı vardı, şimdi 40'larında.
Evet, onlar olabilir, onları nerede buluruz?
Yukarıda büyük kilise var, oraya çıkın.
Dar bir sokağı var. Vasileos, sokağın adı.
(Yaşlı erkek) Duvarında yazılı. Oraya gidin sorun, orada otururlardı.
-(Yaşlı erkek) Tamam? -Vay be.
Yemin ediyorum Da Vinci'nin Şifresi'ne döndü ha, dehlizler, kiliseler.
Vallahi bir ürperme geldi, hah.
Çok teşekkürler. Efharisto poli.
-(Aslı) Çok sağ olun. -(Yunanca konuşma)
(Yunanca konuşma)
(Müzik - Duygusal) (Kuş cıvıltısı sesi)
(Süha) Ne olur bana doğruyu söyle.
(Süha) Onun çocuğu oldu mu?
Ne olur, bak, kaç yılın hukuku var yanakimu.
Çocuğu oldu mu?
Ne demek bilmiyorum? Ne demek?
Alo.
A-alo, bak, oradasın, biliyorum.
Bak... Alo?
Birazcık vicdanın varsa bana doğruyu söyle yanakimu.
Alo?
Alo, beni dinliyorsun, biliyorum.
Alo!
Alo!
Alo!
(Çarpma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Nefes sesi) Ah çocuk ah.
Beni anlamıyorsun.
Benimle uğraşmayacaksın, benimle uzlaşacaksın.
Ben biraz zor anlıyorum.
Belli.
Bu zibidi kim?
Bütün gün otelin lobisinde Hans gibi dolaşmış.
Neyse, pek bir şeye mani olmadınız.
(Bora) Aa.
Faryalı dikkat etsin, evi kaptıracak ha.
Bak, sezon da güzel geçecekmiş bu sene.
Yerler dolu olur, rezervasyonunuzu yaptırın, yatacak yeriniz olsun.
Toplantı bitene kadar burada misafir edin arkadaşları. İyi davranın ama ha.
Akrabam olur.
(Fas) Merak etmeyin Bora Bey.
Uslu durun.
Kapının önünden ayrılmayın.
(Kapı kapanma sesi)
Amerikalı!
Amerikalı!
Kovboy mu efe mi ulan?
Kıpırdamayın.
Gel ulan şuraya.
(Haydar) Kıpırdama.
Kovboy mu efe mi ulan?
Silah kimdeyse o.
O zaman tapumu geri ver.
Çok geç.
Ulan oğlum, şu tapuyu geri ver.
Bodrum'da kimsenin yüzüne bakamam ben.
-Çabuk ulan, tapumu geri ver. -Satarken mutluydun.
Bana bak, şu tapuyu geri ver. Kıpırdama ha.
Cenazeme kimse gelmez ulan benim.
Tamam, biz geliriz ya, kaldırırız cenazeni, merak etme.
İte köpeğe tabutumu taşıtmam ben.
Ver şu tapumu ulan.
(Silah sesi) (Haydar) Aa, elim.
(Müzik - Gerilim)
Ne oluyor ulan?
Bence Dilara geri döndü.
(Bora) Ee, antika silah tabii.
(Bora) Götürsünler şunu hastaneye.
Tapumu geri ver, elim yandı ulan.
-(Haydar) Alacağım o tapuyu ulan senden. -Hah, alacaksın, alacaksın.
(Haydar) Alacağım ulan.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
Ateş, oğlum, al şu kartı.
Al şunu, bu bütün kapıları açar, al.
Al oğlum şunu. O oteli, o adama bırakmayacağım, al.
Al.
(Kapı açılma sesi) Bekle.
Çık, çık, çık.
(Kapı kapanma sesi)
(Kapı kilitleme sesi)
(Evren) Ne oluyor?
Önemli bir şey yok Müdür Bey, arkadaşlar halletti.
Siz nereye?
Bora Bey'in misafirleri var içeride.
İyi.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
(Ayak sesi)
İnşallah dediğin gibi yapacaktır. Yoksa bunların hepsi çöp.
(Müzik - Gerilim)
(Bora) Sunuma hazır mısın Ergüven?
Ya sunuma ne gerek var? Doğrudan şantajını yapsana.
Sen beni kendinle karıştırdın galiba.
Ben her zaman insanlara bir şans veririm.
Şimdi gir içeri, işini yap, projemizi anlat.
(Bora) Onlar projeyi dinleyecekler, ben seni dinleyeceğim.
Bakalım dedikleri kadar ikna edici misin?
Bora, biz seninle bir anlaşma yaptık.
Sen de sözünü tut.
(Gülme sesi)
(Müzik - Gerilim)
-(Bora) Merhaba, tekrar hoş geldiniz. -(Evren) Merhaba.
-Merhaba. -Merhaba.
Ergüven Bey, otellerimizin genel müdürü.
Şimdi size projemizle ilgili bir sunum yapacak.
Sonra da sizin kararınızı dinleyeceğiz. Buyurun.
(Müzik - Gerilim)
(Müdür) Mandıranın satışı, Halil İncesu adına yapılmıştır.
(Müdür) Bitez Mahallesi, Değirmen Sokak, 208 ada, 13 parseldeki taşınmazın...
-Geldi. -Tamam Faryalı.
(Yıldız) Bizden başka alıcı yok galiba.
(Müdür) Alacaklı banka bedel olarak...
Müdür Bey, başka alıcı yok herhalde.
Biz borcumuzu geri verelim de mülkümüzü alıp gidiverelim gayri.
Banka razıysa satışı düşürelim, Faryalı. Alacaklı ne diyor?
Mahcubum abi size zaten. Ben kabul ederim.
O zaman alacaklıyla borçlunun anlaşmasına binaen...
...satışın düşürülmesine karar verilmiştir.
(Faryalı) Al bakalım çeki.
Sistemden bir kontrol ettireyim. Bir dakika müsaade edin.
(Faryalı) Ettir bakalım.
(Müdür) Evraklarınızı hazırlayalım. Hayırlı olsun.
(Araba sesi)
(Kuş cıvıltısı sesi) (Müzik)
Hah, Vasileos.
Ya dur, keçi gibi tırmanıyorsun, yoruldum.
O kadar küreği boşa mı çekiyorum ben ya?
Hangisi acaba?
(Müzik)
Teyze! Teyze, komşi.
-Türkçe biliyor sen? -Ben biliyor, komşi.
-Sen bilmiyor ama pek. -Kalimera teyzeciğim.
Biz Eleni’nin evini arıyoruz da. Buralardaymış, siz biliyor musunuz?
Eleni. Ha...
...ora.
Ayy, ev de Eleni gibi ölmüş.
Eleni benim kardeş gibi. Gitti onlar buradan, göçtü gitti.
(Müzik - Duygusal)
Kızları varmış, kocası varmış. Siz biliyor musunuz?
Kostas evvelden göçtü. Kızları da gittiler.
Nereye gittiler?
Siz kimsiniz?
Biz onların nesi olduğumuzu arıyoruz.
Biz akrabasıyız. Kızları nereye gitti biliyor musunuz, lütfen söyleyin.
Biliyorum evladım, gelin.
(Müzik - Duygusal)
(Ferdi) Hadi abi ya, hadi, gerildim çok.
(Erkek) Bizim bu projeye onay vermemiz mümkün değil.
Emsal kararlarımızın hepsi buna aykırı.
Bizi buraya daha gerçekçi bir öneri için topladığınızı düşünmüştük.
Yıldızlı Otel'in sınırı şimdi olduğu gibi muhafaza edilecek.
Öyle mi?
Peki.
Kurul üyeleri dışındakiler çıksınlar lütfen.
Sizden de telefonlarınızı kapatmanızı rica edeceğim.
-Ne oluyor ya? -(Bora) Siz yapın.
(Bora) Ergüven, sen kal.
(Müzik - Gerilim)
Böyle bir şeyi yapmayı gerçekten hiç istemezdim.
Bence insanların özel hayatları özel kalmalı.
(Bora) Ama beni mecbur bıraktınız.
Biraz sonra izleyeceğiniz görüntülerden sonra...
...fikrinizi bir daha soracağım, eğer değiştirmediyseniz...
...bu görüntülerdeki bilgiler gerek gördüğüm herkesle paylaşılacak.
Siz bize şantaj mı yapıyorsunuz?
Köpekbalığına niye ısırıyorsun diye sorulur mu?
(Bora) Fas!
(Müzik - Gerilim)
(Ateş ses) Merhaba efendim. Ben Ateş Ergüven.
(Ateş ses) Yıldızlı Otel'in ortaklarından.
Bora Gencay’ın elinde artık size karşı kullanacağı hiçbir görüntü kalmamıştır.
(Ateş ses) Kendisi otelimizi sıkıştırıp...
...değersizleştirip, sonra da elde etmek niyetindeydi.
Olmadı Bora.
(Ateş ses) Bir sonraki sefer artık.
(Ateş ses) Kurul üyelerine saygılar.
Hür iradenizle karar verebilirsiniz. Artık vicdanınız size ne söylüyorsa.
(Müzik)
Ha.
Ateş kardeşimizin mesajını aldık. Değil mi?
Evet.
Bir sonraki sefer artık.
(Müzik)
(Müzik - Aksiyon)
Nereye kaçıyorsun ulan? Çıkışta bekliyorlar.
Çıkışı tuttularsa bittik!
(Müzik - Aksiyon)
İndir, indir de rahatla.
Ben değil ulan, sen rahatlarsın indirirsem.
Ulan sen nereden... Seni göreceğime bu kadar sevineceğimi söyleseler var ya.
Ona kaptanın söylesin.
(Müzik - Aksiyon)
Hadi hadi.
-(Kelebek) Oldu mu, yaptın mı? -(Ateş) Oldu.
Oh be!
Yaptık. Çak ulan.
(Müzik - Aksiyon)
Ulan ne bakıyorsun, önüne bak!
Ben bu bakışı bir yerden hatırlıyorum, ona bakıyorum.
Neymiş o?
Ralli bakışı. Komutan edası.
Cıvıtma, cıvıtma, hadi.
Oğlum, ipten aldım ulan sizi.
Alacaksın tabii ulan. Nasılsa gelirsin diye planın sonunu hesap etmedim ben.
-Harbiden mi ulan? -Harbi mi ulan?
Oğlum, o kadar hanım köylü olmadın herhalde değil mi, evde oturacak kadar?
Benim bildiğim Kelebek gelir.
Gelirim tabii oğlum, bırakır mıyım ulan sizi hiç?
Ulan bağırma ya kulağımın dibinde. Ulan bir başarıyı da hazmet be adam ya.
Görgüsüz abi işte, ne yapacaksın?
İndireyim mi bunu ben?
Benim korumam altında. İndiremezsin.
Ulan kantinde askerlik gibi ha. Ateş'in kanatlarının altındayım. Oh.
Göstereceğim ben o askerliği.
Ne oldu ulan?
Kıskandın mı? Ha?
Canavar gibi iş halletti vallahi çocuk.
Ya bana da bir güzel bir şey söyle Ateş.
Arkadaşkendi oğlum o.
Şimdi damat ıstırabı.
(Müzik)
Tırtıl.
-Ninja tırtıl. -Tırtıl.
(Ateş gülme sesi)
Müdür Bey, tamamsan imzayı alalım.
Abi...
(Boğaz temizleme sesi)
Sistemden üç kere kontrol ettirdim.
Çek çalıntıymış.
(Müzik - Gerilim)
Ne diyorsun ulan sen?
Benimle bir ilgisi yok abi.
-Ne çalıntısı koçum? -Bir dakika Faryalı.
Biz gelmeden sordurduk. Bir sorun yok dediler.
Bir saat önce ihbar gelmiş. Bora Gencay üstüne kayıtlıymış şirket.
İmza bize ait değil diyorlar.
(Müdür) Başka bir alıcı yoksa yarına ertelenmesine--
(Lal) Var efendim.
(Müzik - Gerilim)
Bu taşın altından da mı siz çıktınız?
Bora Bey size aynen böyle söylemişti.
Çaldığın her kapının arkasından ben çıkacağım demişti.
Bana bak...
...sen o Bora Bey'e söyle...
...bundan sonra o Faryalı de, kapı çalmayı bırakıyormuş de...
...kapıları kıra kıra gelecekmiş de.
Çekildi çekildi arkasından, yoksa yıkarım Bodrum'u kafasına!
(Müzik - Gerilim)
(Kuş cıvıltısı sesi)
Ben bu bilekliği yapan kişinin kızıymışım.
Kızım, kızım.
Çok günah işlediler, çok.
Kim?
Siz biliyor musunuz? Ben o evden birinin kızı mıyım?
Aslı, dedim ben sana.
Bulacağız dedim, söz verdim işte. Bulduk!
-Dedim ben sana. -Çok günah işlediler.
Çok. Tanrım affetsin.
Kim? Annem mi?
Hayır. Onlar, deden Kostas.
Dedem mi ayırdı beni annemden?
Annem neden aramadı beni?
Bilmezdi.
Nasıl ya?
Kimse bilmezdi. Anneannen bana ölüm döşeğinde anlattı.
Nerede peki annem şimdi?
Yıllar önce gitti.
(Yaşlı kadın) Kimi kimsesi kalmamıştı burada. Acı ada burası onun için.
(Aslı) Düşünün.
Belki aklınıza bir şey gelir, ha?
(Müzik - Duygusal)
Babam?
Babanı bilmem. Bodrum'dan kaçan bir suçlu.
(Yaşlı kadın) Burada, o evde kaldı.
Annen, onu orada sakladı.
O suçlu mu benim babam?
(Yaşlı kadın) Değil. Annen giderdi Bodrum'a. Orada bir sevdiği varmış.
Deden bunu duyunca göndermedi oraya.
(Yaşlı kadın) Annen de kapandı odaya bu bilekliklerle oyalanıyordu.
Ucuna da o adamın adının harflerinden işlerdi.
Deden sordurmuş ki adamın başka sevdiği var.
Zor işler.
Babam onu mu almaya gelmiş?
Yok, kaçak geldi bir gece yarısı. Kan içinde.
(Aslı) Kaçak mı benim babam?
Ben baktım pencereden, adam kanlar içinde, ölecek.
Annen açtı kapıyı.
O değil mi?
Suçlu olan benim babam?
(Yaşlı kadın) Yok, değil.
Kaçağın yanında biri daha vardı. Sırtında taşımış onu.
-Öbür adam. -Öbür adam kim?
(Yaşlı kadın) Belki arkadaşı. Deden almadı onları içeriye.
Annen, dedenin ayaklarının altında yalvardı.
(Yaşlı kadın) Sonra girdiler eve, epey çıkmadılar.
Sonra öbürü gitti.
-Annen o kaçağı iyileştirdi. -Kimdi bu kaçaklar?
(Aslı) Kim yaralamış o adamı?
-Neden kaçıyormuş? -Onu biri vurmuş.
Kaçak da onu vuranı vurmuş.
(Yaşlı kadın) Bir sabah polis dayandı kapıya. Alıp götürdüler onu.
Bodrum'da zindana atmışlar.
Deden ihbar etmiş onu.
(Yaşlı kadın) İki ay sonra annenin hamile olduğunu öğrendiler.
(Yaşlı kadın) Onu kilitlediler bir odaya. Deden delirdi.
(Yaşlı kadın) Sen erken doğmuşsun.
(Yaşlı kadın) Deden, "İstemem bu çocuğu, verin başkasına." dedi.
"Ben kabul etmiyorum."
Sormamışlar mı peki kim bu çocuğun babası diye?
(Yaşlı kadın) Söylememiş, susmuş.
(Yaşlı kadın) Deden söyletmemiş. Annen korkmuş.
Söylerse, deden gider onu öldürür diye.
Kimdi o kaçak?
Adını hatırlamıyor musunuz? Kimdi?
Senin bildiğin yok mu hapis yatan? Bodrum küçük yer.
Hapis yatan?
Sen biliyor musun hapis yatan?
Yok, ben legal çalışıyorum.
(Müzik - Duygusal)
-Öbür adam? -Bilmiyorum.
Annem?
Annemin adı neydi peki?
Maya.
(Müzik - Duygusal)
(Hep bir ağızdan) Büyük kaptan buraya, üçlük çektir takıma.
(Hep bir ağızdan) Büyük kaptan buraya, üçlük çektir tak...
(Ateş gülme sesi)
Ne bu haliniz bu mutlu günde?
(Müzik - Duygusal)
Ne...
Ev mi?
(Ateş) Ev mi gitti?
Nasıl ya?
(Müzik - Duygusal)
Anne, Bora mı?
Ha, abi?
(Sandalye sürükleme sesi)
(Müzik - Duygusal)
Ulan bir yarım saat mutlu olamayacak mıyız ya?
Yarım saat ya! Yarım saat!
(Ateş) Ne oldu peki? Nasıl oldu bu?
(Ateş) Hani oluyordu?
Verdiği çeki...
...çalıntı diye ihbar etmiş.
(Müzik - Duygusal)
Abi, tamam.
(Müzik - Duygusal)
Anne?
Tamam ya. Halledeceğiz. Üzülme.
Susu. Abiciğim hadi ya, sen yapma bari.
(Ateş) Evden çıkarken ne dedim ben size ya?
Burası bizim evimiz, tekrar döneceğiz dedim mi, demedim mi?
Ha?
(Ateş) Aa, şş... Anne?
(Ateş) Şey yapmayın.
Dur, tamam anne, dur.
Dur, sen de dur.
(Müzik - Duygusal)
(Ateş) Abi! Abi. Abi!
Abi, bir dur.
Bak, biz iyiyiz abi. Biz bizeyiz burada.
Sen düşme yeter ki ya.
Bugün ben gittim adamın projesini bozdum.
Kuruldan karar çıkartabildi mi? Çıkartamadı. Hallettim ben o işi ya.
Ev işini sen halledeceksin, ben biliyorum.
Ben sana güvenmeyeceğim, kime güveneceğim? Ha?
Koçum.
Hep siz mi bizden bir şey öğreneceksiniz?
Bir kere de biz sizden öğrenelim.
Gideceğim bu adamın anladığı dilden konuşacağım artık.
Abi... Ya! Abi!
(Müzik - Duygusal)
Düştüler mi birbirine diyorsun?
(Lal) Faryalı'yla Ateş diyorum.
Abi, evlatlar evlatlıktan ne zaman çekilirler?
-Vakti gelince abiciğim. -Hı.
Şunu şöyle kenara.
Evladın en akıllısı hangisidir?
Vaktinin geldiğini anlayan. Ateş içinde öyle olacak, bak gör.
Bak, 1000 liramı vermemek için kıvırıyorsan...
Tamam. Ya iki katı ya hiç.
Tamam.
Aşkta kazanacağım diyeceğim ama...
...sakalımdan utanıyorum be kızım. -Sahiden ne oldu o iş ya?
Ya bir şey yok. Laf çıkarma.
İnkâr başladıysa iştahın kesilmesi yakındır.
Sattık sattık kavurmaları, yoksa elimizde kalır.
Ateş olsa cürmü kadar yer yakar. Benim elim ne savaşlar gördü.
(Muzo) Oğlan da oğlanmış hani. Seni de yemiş.
Yesin yesin de büyüsün.
-Yeğenime öyle abi lazım. -Ya bırak bu yesin laflarını.
Sen onun otele geleceğini bilmiyordun sanki.
Hatta bu var ya, sırf Ateş otele gelsin diye...
...kurulu, saatini kendi ağzıyla söyledi.
Kavurma çok güzelmiş ya. Tatlı var mı?
Bunun keyfi çok yerinde. Yok.
Göz göre göre müsaade etti otele girmesine. Ben bilmiyorum sanki.
-Sade kahve yap bari. -Kahve de bitti.
-Hayda. -Devam et Lalciğim.
Hatta sonra odasının kapısını açık bıraktı.
O lobideki çocuğu da tanımıyormuş gibi...
...nal gibi projeksiyonu bağıra çağıra oradan oraya taşıttı.
Bak şimdi, sana olacakları söyleyeyim mi? Birinci aşama...
"Abi, biz bunları yeneriz abi."
Sonraki aşama.
"Abi, bir lafımı dinlesen."
(Bora) "Bunları gömeriz abi." En son.
"Abi, biz bunları yeneriz de senin yüzünden yenemiyoruz abi."
Ha?
Bir erkek ne zaman biter? Yaşlandığında.
Ee, biz de yaşlandık. Hadi gidelim. Yıldız Hanım'a hediyelerini verelim.
Aşk olsun. Tatlı var, vermedin. Kahve var, yapmadın.
Hadi muhallebiciye.
-Hadi kolay gelsin. -Eyvallah.
(Lal) Hadi sağ ol.
(Müzik - Caz)
(Müzik - Gerilim) (Araba sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
Hoş geldiniz.
-Bora Bey'le görüşecektim. -Bora Bey yoktur efendim.
Nerede kalıyor patronunuz?
-Bora Bey yoktur efendim. -Koçum söylesene, nerede patronun?
-Hanımefendi, patronun nerede, patronun? -(Güvenlik) Ne oluyor?
-Nerede ulan Bora Bey? -Abi, sakin ol.
-Koçum, nerede Bora? -Abi sakin ol.
Nerede ulan Bora? Nerede kalıyor Bora?
Abi, sen beni tanımadın mı? Bir sakin ol abi.
-Kimsin ulan sen? -Abi, sakin ol.
Abi, gel. Bora Bey burada yok abi.
Kardeşinin evinde. Gel ben sana vereceğim onun adresini. Bir sak--
-Kimsin koçum sen? -Abi, ben Meto'nun eski ekibindenim.
Gökhan, abi. Gel bir, sakin ol.
(Müzik - Gerilim)
(Mesaj zili sesi)
(İç çekme sesi)
(Sessizlik)
(Müzik)
Nasıl ulan?
Evren, ne oluyor?
(Müzik - Gerilim)
(Telefon zili sesi)
(Meriç ses) Aldınız mı mailimi Evren Bey?
-Bunlar gerçek mi ulan? -İnanılır gibi değil ama öyle.
(Meriç ses) Yıllardır sistematik olarak çalışmış.
Aşağılık herifler.
Evren, ne oluyor?
(Müzik - Gerilim)
Ulan Gözde, biliyordun değil mi sen bunu? Ha?
-Biliyordun! -Ya neyi biliyordum ya?
-Ulan Allah belanızı versin! -Evren, Evren dur.
-Bırak! -Nereye gidiyorsun?
Beni rahat bırak, rahat bırak!
(Vazo kırılma sesi)
-Evren... Evren. -Allah belanızı versin.
Evren!
(Kapı çarpma sesi)
(Müzik) (Ağlama sesi)
Evren!
(Müzik - Gerilim)
(Kapı zili sesi)
Evren!
Nerede o?
-Kim nerede ya? -Abin!
Yok burada, ne oluyor?
-Bora! -Ya yok burada dedim, yok!
Bora!
Söyle ona...
...bir dahaki sefere Faryalı kapıları kıracakmış de.
Ne oluyor Gözde Hanım?
-Yok bir şey. Evren nereye gitti? -Arabayı da aldı, gitti.
Tamam.
(Araba sesi)
Evren, alo!
-Ne var ulan? -(Gözde ses) Evren!
-(Gözde ses) Evren, neredesin? -Allah belanızı versin ulan hepinizin.
Bak kızım, beni bir daha arama. Adamı katil etmeyin.
(Araba sesi)
Evren! Evren!
Evren.
(Nefes sesi)
Aa...
(Müzik - Duygusal) (Nefes sesi)
(Müzik - Duygusal) (İnleme sesi)
(Müzik - Duygusal) (Nefes sesi)
(Ağlama sesi)
(Ayak sesi)
(Sessizlik)
(Müzik)
(Telefon zili sesi)
(Müzik)
Allah Allah. Nerede bu kız ya?
Duymuyordur, görünce döner.
Sen biliyor musun Su, nerede?
I ıh! Hiç görmedim bugün.
(Su) Aradım bir de açmadı.
Kendi dertlerimden unuttum kızı ya. Unuttum.
Yok.
Yok.
(Araba sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Ateş) Sen...
(Anahtar sesi)
Size evinizi iade etmeye geldim.
(Müzik - Duygusal)
Ne yapıyorsun sen ya?
Senin derdin ne? (Anahtar atma sesi)
Ben sizin düşmanınız değilim.
Madem evi geri verecektin...
...bu tiyatro oyunu neydi?
Bazı şeylerin değeri onları kaybedince anlaşılıyor değil mi?
Fas!
(Müzik - Duygusal)
Çık git buradan! Defol!
Bir dakika çocuk. Annenle konuşuyorum.
(Müzik - Duygusal)
(Su) Ne var onun içinde?
(Müzik - Duygusal) (Kâğıt sesi)
Anneannemin gümüşleri.
-Eşimi aramama müsaade edin hiç olmazsa. -Ne oluyor, ne oluyor anne?
-(Su) Abi hacze gelmişler. -Beyefendi...
-Babam nerede? -Telefona cevap vermiyor.
Anne, anneannemin gümüşlerini götürüyorlar ya.
(Yıldız) Beyefendi, bir dakika bakar mısınız? Onları bırakın lütfen.
Bunları maddi değeri yok, rica ediyorum yazmayın bunları.
-Bunlar sadece hatıra. -Hanımefendi, işimizi--
(Yıldız) Tamam, anladım ben sizi. Ama yani--
Hacizden mi almış?
(Müzik)
Ya Ergüven, hoş geldin. Konuştun mu avukatla?
Bunu bize niye yaptın ulan?
Size değil, sana yaptım.
Bir yalanın içinde yaşıyordunuz.
Pek çok aile gibi umursamayabilirdim de...
...maalesef kardeşim bu yalanın içine dahil oldu.
Sizi ben batırdım.
(Bora) Ergüven'in Türkmenistan'daki ipotekleri ben çözdürdüm.
(Bora) Yani Bodrum'a gelme nedeniniz benim.
Yıldız Hanım, dua edin...
...kocanız metres olarak kardeşimi seçti.
(Bora) Ee, siz de böylelikle onu tanıdınız. Siz de babanızı tanıdınız.
(Müzik - Duygusal)
Ulan Bora!
Öldüreceğim--
(Müzik - Gerilim)
Ev ve gümüşler size hediyem olsun.
Yıldız Hanım, güvenin bana.
Ben herkesin iyiliği için uğraşıyorum.
(Bora) Yani...
...Faryalı'nın gitmesi de...
...herkes için en hayırlısı.
(Müzik)
İnanın bana.
(Müzik)
Ne anlatıyorsun? Bir de bana anlat bakalım.
(Müzik - Gerilim)
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Nezahat Şalkamcı
Seslendiren: Emine Kolivar
Alt Yazı: Ece Naz Batmaz / Çağıl Doğan / Feride Tezcan / Nuray Ünal
İşaret Dili Tercümesi: Berrak Fırat
Son Kontroller: Fulya Akbaba / Beliz Coşar / Samet Demirtaş
Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme
(Müzik)
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.