Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
(Müzik)
(Müzik - Jenerik)
(Sessizlik)
(Müzik)
(Kadın dış ses) O senin baban değil!
(Dalga sesleri)
(Kadın dış ses) O senin baban değil!
(Ateş dış ses) Aslı!
(Kadın dış ses) O senin baban değil!
(Aslı dış ses) Baba!
(Aslı dış ses) Baba!
(Ateş dış ses) Aslı! Asım Kaptan!
-(Ateş) Aslı! -(Aslı) Baba!
-(Aslı) Baba! -(Ateş) Asım Kaptan!
Burada yok.
Bu havada deli mi balığa çıksın? Bir barınağa bakın.
Barınak mı?
Aslı, ne olur bir sakin ol sevgilim. Ne olur Aslı!
(Ateş) Ya perişan ediyorsun kendini, yapma böyle.
-(Ateş) Aslı! -Osman amca, babam nerede?
Babam nerede?
Senin o dik kafalı baban Vedatgille balığa gittiler.
Gitmeyin, çıkmayın dedik, dinlemediler.
Nasıl ya? Bu havada gidilir mi?
Haber de yok. Sabahtan beri arıyoruz.
Bir telsizden falan ulaşamıyor musunuz peki?
O sarhoş Vedat'ın ruhsatı mı var ki telsizi olsun.
Midye Burnu'ndan kendini öte yana attıysa iyi. Yoksa uğraş dur.
Bu fırtına ne zaman diner ki?
(Hasan) Sakin ol kızım. Sakin ol. Sakin ol.
(Telefon zili sesi)
Alo.
Ha, oğlum neredesiniz ulan? Öldüm meraktan.
Kelebek, işler karışık.
-Aslı iyi mi? -İyi olacak.
(Kelebek ses) Oğlum, kaç saattir arıyorum, açmıyor telefonunu.
Söyle ona, o İzmir'deki kadının söylediklerine kulak asmasın.
Tabii annesi değilim diyecek. Ne diyecek?
Annesiyim dese, ulan sen ne biçim annesin demezler mi insana?
Kelebek, ne diyorsun oğlum, bir dur ya. Bir dur!
Bir şey diyeceğim. Kimseye söylemedin sen değil mi?
-Yok, yok, söylemedim. -Tamam.
Bu arada bu senin kamyonet arızalandı, ben de şeyde bıraktım--
(Kelebek ses) Gördüm gördüm. Sıkıntı yok.
(Bip) kamyonetine Ateş. Siz birbirinize sahip çıkın. Tamam?
Tamam.
(Müzik - Duygusal) (Martı sesleri)
Aslı...
...gelecek ya. Merak etme. Sen üzülme.
Ya gelmezse, ben ne yaparım onsuz?
Nefes alamıyorum Ateş.
Hadi eve gidelim biraz, dinlen sen.
Hayır, gitmem ben bir yere, burada bekleyeceğim onu.
(Müzik - Duygusal)
(Kapı kapanma sesi)
(Kuş cıvıltısı sesi)
Bitez'e gidelim. Yıldız'ın evine.
(Müzik - Duygusal)
(Araba sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Gözde dış ses) Hoş geldin. Kartın sepetin içinde.
(Gözde dış ses) Evin babası dışarıda kalmamalı.
(Müzik - Duygusal) (Kuş cıvıltısı sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Kelebek) Nesi var abi?
Ver anahtar 16-17!
12-13, 12-13 ver.
(Kelebek) Buyur abi.
(Kurcalama sesi)
(Düşme sesi) (Bip)!
Ulan senin bakacağın arabaya (Bip) be!
Ne ulan bu arabanın hâli?
Abi, ben buna daha yeni götürdüm servise.
Ya servise... 30 yaşında arabanın servisi mi olur?
Dinleyeceksin oğlum arabayı sana ne diyor.
(Faryalı) Yürü, geç!
Geç direksiyona, bırak onları. Geç direksiyona, bas!
Bas! Bas!
Bas oğlum bas!
Kes! Kes ulan kes. Boğacaksın arabayı, ayı gibi basıyorsun!
(Müzik - Hareketli)
-(Kelebek iç ses) Sesin çıkmıyor. -(Faryalı) Bas şimdi.
Bas!
Pü ulan senin yapacağın işe! Bassana oğlum.
Elin işte... Bas!
-Basıyorum abi. -Ha, basıyorsun. Bas şimdi!
(Araba motor sesi) Bas! Bas! Bas!
(Araba motor sesi) Bas bir daha!
Tamam, tamam. Dur. Dur, dur, dur!
Tamam, kapat.
Yemin ediyorum her işten anlayan İsviçre çakısı gibi bir insan ya.
Ne var oğlum, ne?
Abi, seninle bir toplantı yapmamız lazım. Business.
Bak birader, otel o tarafta. Bizim de işimiz gücümüz var, bekleme yapma.
Bana bak...
...ben senin öyle hor görebileceğin biri değilim.
Şurada tatlı olayım diye ses çıkarmıyorum ama...
...beni sinirlendirme, senin tayinini çıkartırım ha.
Manyak, memur muyum ben?
Ben seni atatırım, sen hiç merak etme.
Ne yedin sen sabah sabah? Cesaret hapı mı?
Pepperonili omlet. Hadi canım, meşgul etme bizi.
(Uzay) Abi, konuşabilir miyiz?
Koçum, marangoz Necip’e gidiyorsun...
...bir kapı karkası verecek sana, bir de ahşap malzeme var. Tamam? Hadi.
-Kapıp geleceksin. -Bizim kapılar mı abi?
Yok, yok. Başka bir şey için, karıştırma onu. Hadi sen yürü, git al gel hadi.
-Ne soruyorsun? -Ya abi...
...şunun söyleyeceğini çok merak ediyorum. Kalıp dinlesem olmaz mı?
Hadi koçum, geç. Sen kedi hikâyesini biliyor musun?
Ha? Niye gelmiş başına? Başına gelenler?
-Meraktan. -Meraktan hadi.
Yürü.
Çekil bakayım, çekil.
(Araba sesi)
(Faryalı) Yavaş, yavaş!
Ayıcık.
Ne kelebeği, ayı!
Ha, söyle bakayım.
Abi, Gönenç aradı Kenya’dan.
Diyor ki ben Bodrum’daki modrumdaki bütün otelleri satıyorum.
Gönenç mi? Değildir oğlum.
Vallahi abi. Yani ilk başta ben de inanmadım ama doğru diyor.
Yani bir Amerikan fonu mu ne gelmiş.
Bir şekilde otel topluyorlarmış. Cahit amcayı da aradım ama ulaşamadım.
Nasıl ulaşamadın?
Vallahi abi. Gönenç’in oteller birliği masasından kimseye ulaşamıyorum.
Ulan fon mon takar mı bunlar, trilyonluk adamlar.
Abi, mecbur kalmış gibi gözüküyorlar.
Dağ başı mı burası?
Vallahi abi, Gönenç dedi ki; "Faryalı'yla konuş...
...aranızda bir fiyat belirleyin, adamların size gelmesi an meselesi.
Çok fazla da direnmeyin zaten kesin satacaksınız."
(Müzik)
Kap bakalım şu çantayı, gel, alet çantasını. Kapa güzelce.
(Faryalı) Al onu. Kapat oğlum kapağını!
(Müzik)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik)
(Müzik)
(Süpürme sesi)
(Müzik)
-Yıldız. -Ne işin var burada?
Konuşmak istiyorum.
Ne konuşacaksın ya? Hangi yüzle konuşacaksın?
-Anlatacaklarımı dinle lütfen. -Ben senden dinleyeceğimi dinledim.
Defol git buradan!
Söyleyeceklerimi dinlemen lazım. Ben buraya senin için değil...
...bebeğimin kardeşleri için geldim.
(Gözde) Bankadan geliyorum.
Bu eve el koymak üzereler.
(Müzik - Gerilim)
(Tahta koyma sesi) Tamamdır, Efe Başkan.
Aç Su kuşu aç.
(Telefon zili sesi)
(Müzik)
-Alo. -(Kelebek ses) Alo.
-Kelebek. -Uyuyor muymuş benim kömüşüm?
O ne ya?
Üzüm yenge derdi ben uyanınca. Saat kaç oldu tembel köfte?
İçim geçmiş.
Günaydın Suların en güzeli.
Günaydın sevgilim.
Ya sen bana sevgilim dediğinde var ya, bütün dertler azalıyor, biliyor musun?
-Aslı'yı gördün mü? -Birazdan.
-Ya ben çok özledim seni. -Allah Allah. Hemen mi?
Ya geç bile kaldım. Sevgim kabardı diyorum ya.
Ben var ya, bakıyorum şu Bodrum'a...
...özellikle sen uyurken o kadar sıkıcı ki Su.
Yani her şey çok manasız, saçma sapan.
Yani bir lahmacun 40 lira. İğrenç, düşünebiliyor musun?
(Kelebek ses) Sen yoksan var ya, Maldivler, Trinidad Tobago, Cajun...
...Bora Bora ne bileyim, her yer Su, her yer...
...çok manasız. Ama sen ol var ya...
...bak, at bir şezlong Mecidiyeköy’e güneşlen, o derece.
Hiçbir şey umurumda değil.
Ne güzelmiş.
Sensin ulan güzel olan, sen.
-Ne haber Kelebek? -Aa.
-İyi müdürüm. -Kelebek?
-(Kelebek ses) Ha canım. -Ne müdürü ya?
Bizim banka müdürüne denk geldim de hayatım, ben sonra seni arayayım mı?
Tamam da hani ben hâlâ telefondayım ya.
Ee, gördün mü Aslı'yı, ne yapmışlar?
Ee, durumlar karışık hayatım. Ben seni sonra arayacağım, olur mu?
Kelebek, ya banka müdürü benden daha mı değerli?
Olur mu hayatım? Ne değerli olacak banka müdürü senden?
Kırk tane banka, onun da 500 tane şubesi var.
Efendim?
-Sana demedim. -Kime dedin?
Sana demedim Su.
Ya ikimize de demiyorsun, kime diyorsun?
Su, hayatım, ben seni sonra arasam olur mu? Bebeğim, tamam?
-Tamam. -Ta--
Kömüşüm ne ya?
-Bizim hiç kıymetimiz yok mu? -Olmaz mı müdürüm?
Bak Kelebek ya, bana bak!
Senin bu Ergüvenlerden ses seda çıkmadı, ikinci taksiti de ödemediler...
...ev her an elinizden gidebilir, haberiniz olsun.
Hani bir şeyler yapıyordunuz müdürüm.
Ayarlamaya çalışıyordunuz.
Yani ödeyecek Ateş, beraber ödeyeceğiz.
Piyasanın hareketlenmesini bekliyoruz.
Ne piyasası be oğlum?
-Ya kovalıyoruz işte bir şeyler müdürüm. -Bak, o iş ciddi.
Bölge müdürlüğü bastırıyor. Her an eve gelebilirler, haberiniz olsun.
Sonra kötü olmayalım.
Tamam müdürüm, tamam. Biz şey yapacağız onu.
Dün de bir kadın geldi. Borcu sordu.
Ödeyecek zannettim, ses seda çıkmadı.
Kim?
Gözde mi ne öyle biri.
Elinde Evren Ergüven'in vekâleti var.
Ek kart mek kart baktı.
Tamam mamam dedi, gitti.
Allah Allah.
Tamam müdürüm, tamam.
-Ee, ben Ateş'i alıp geleceğim yanınıza-- -Ya Ateş mateş değil, bana para lazım.
Sonra hatır gönül koymayın. Kırktır peşinize düşüyorum.
Tamam, tamam müdürüm.
Selametle.
(Müzik)
(Bip)!
(Bip)!
(Müzik) (Araba sesi)
(Martı sesi)
Aslı.
Al, içini ısıtsın biraz.
Şekerini attım, karıştırdım.
Ben de kendime sorup durdum...
...babam neden bana hep kızgın diye.
Kadının söylediği doğruysa neden olduğu da belli, değil mi?
Aslı, baban sırf sana kızgın diye baban olmamış olsaydı eğer...
...benim babamın çoktan kuzenim falan çıkması lazımdı.
Öyle düşünme, olur mu öyle şey ya?
El kadar çocukluğumdan beri beni evde yalnız başına bırakıp, balığa gidebildi.
Kendi çocuğu olsa bunu yapabilir miydi?
Çocuğunu düşünen bu havada balığa çıkar mı?
Ya sevgilim...
...bak...
...düşündükçe gerçekten tuhaf tuhaf şeyler söylüyorsun.
Adam tek başına büyütmüş seni.
Ne yapacaktı, Özbek bakıcı mı tutacaktı sana?
Hem sen demiyor muydun ha, komşularımızı annem gibi seviyorum diye?
Ee, adam bir şey yapmamış ki onlara bırakmış seni.
Ne yapsın? Elinden gelen bu.
İçimde kötü bir his var.
Hayatım darmaduman olacak.
(Müzik)
(Nefes sesi) Ben ne dedim sana?
Benim evim sensin dedim değil mi? Bak, buradayım işte.
Ya sen de gidersen?
(Müzik - Duygusal) (Martı sesleri)
Ben ne olursa olsun...
...buradayım.
(Anlaşılmayan konuşmalar) (Aslı) Ne oluyor ya?
Dur sen burada, dur.
-(Ateş) Abi, ne oluyor? -Tanker telsizden haber verdi şimdi.
Bir tekne alabora olmuş.
(Müzik - Duygusal) (Martı sesleri)
Babam!
(Cam kırılma sesi)
(Müzik - Duygusal)
Tamam.
(Müzik - Duygusal)
Durum bu.
Evren'in çevirdiği borçların sonu gelmiş.
Haciz kararı çıkmak üzere. Ne yazık ki boşanman da seni kurtarmıyor.
Eve her an el koyabilirler.
Sana ne bundan?
-Yıldız-- -Bana Yıldız deme!
Söylediğin hiçbir şeyle ilgilenmiyorum.
Ya ben sana yardım etmeye çalışıyorum.
Sen kimsin de bana yardım etmeye çalışıyorsun ya?
Ha? Kimsin?
Ailemden uzak dur dedim.
Yetmedi mi rezilliğiniz?
-Bak, Ateş'le Su-- -Ateş'ten sana ne! Su'dan sana ne!
Onlar artık benim de ailem!
-Ya sen ruh hastası mısın ya? -(Gözde) Yalan mı?
Bu çocuk senin çocuklarınla kardeş değil mi?
Onların evlerinden olmasına izin veremem.
Sen ne ahlaksız, ne utanmaz birisin ya!
Tam olarak içine sindiremedin galiba.
Bak, bu çocuk, senin çocuklarınla kardeş.
Babaları bir.
Allah o babalarının da, senin de cezanızı versin be.
Ya çocukluk etme ya!
İlk defa senin mi başına geldi bu durum? Kabullen artık.
Neyi kabulleneceğim ya? Neyi kabulleneceğim?
Beni kabulleneceksin, beni!
Yeter yok saydığınız!
-Yıllardır hayalet gibi yaşıyorum ben. -Yaşamasaydın!
Birazcık haysiyeti olsa yaşamazdın be!
Ben seni evime aldım!
Çocuklarımla aynı sofrada yemek yedin! Anlatabilecek misin bunu çocuğuna?
Anlatacağım! Ben çocuğuma...
...nasıl bir aşk yaşadığımı göğsüme gere gere anlatacağım.
Benim hiç kimseden utanacak bir şeyim yok.
Ben bu ilişki için gençliğimi verdim.
Yıllarımı verdim, hayatımı verdim be!
Bu saatten sonra kimseye verecek hesabım yok!
Zavallısın!
Alın hayatınızı tepe tepe güle oynaya yaşayın hadi şimdi.
Ama benim ailemden uzak durun.
Ya büyük büyük konuşma bana.
Senin çocukların kardeşini görmeyecek mi?
Sevmeyecek mi? Engel mi olacaksın buna?
Ya bir gün seni bile çiğneyip gelecekler, göreceksin!
(Gözde) Hayat uzun. Ateş'le Su senin malın değil.
(Gözde) Onlar bir gün basacaklar kardeşlerini bağırlarına.
(Müzik - Gerilim)
Al bunu.
(Gözde) Bu buranın borcunu tamamen kapatacak.
Yemin ediyorum katil olacağım şimdi ha!
Ben çocuğumun kardeşleri evsizken, sefa sürecek biri değilim.
(Müzik - Gerilim)
Senin ne işin var burada?
-Aa, Su. -Ne Su?
Ne işin var senin burada?
(Gözde) Annen sana anlatacak.
-Evinize haciz gelmek üzere. -(Yıldız) Konuşma, tamam.
-(Yıldız) Defol git buradan! -Anne?
(Gözde) Evinizi alacaklar Su.
-(Gözde) Engel olmaya çalışıyorum. -Sussana!
Bak, burada kardeşinizin size hediyesi var.
Alın, kapatın borçlarınızı.
-Anne, ne diyor bu ya? -Tamam kızım.
Yemin ediyorum polis çağıracağım. Defol git buradan!
(Gözde) Tamam kızım.
(Gözde) Tamam, tamam çocuğum.
Alın onu. Borçlarınızı kapatın. Kış ortasında açıkta kalmayın.
Yeter! Defol!
(Gözde) Su, Ateş'le konuş...
...bu evden de olmayın. -Git buradan.
-Tamam kızım. -Geri zekâlı.
Tamam.
Anne!
(Müzik) (Ayak sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Çerçeveyi bırakma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Gözde dış ses) Senin için atan bir kalp daha var. Dinle onu.
(Müzik - Duygusal)
(Kalp ritim sesi)
(Kuş cıvıltısı sesi) (Kalp ritim sesi)
(Kuş cıvıltısı sesi) (Kalp ritim sesi)
(Kalp ritim sesi)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Kilit açma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Ele vurma sesi)
(Ateş dış ses) Oteli kimseye vermeyeceğiz. Bir planım var.
(Ateş dış ses) Cahit'in evine girip, kasasından hard diski alacağız.
(Kelebek dış ses) Ne varmış bu hard diskin içinde?
(Ateş dış ses) Bu herifin karanlık işleri.
-(Kelebek dış ses) Kasa? -(Ateş dış ses) Alara açacak.
Al git.
(Yumruk sesi)
Bu hard disk var ya, bu hard disk, bu varken bu otele kimse dokunamaz.
(Kilit açma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Kilitleme sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
(Kuş cıvıltısı sesi)
O Gönenç'e de ki...
...bu oteli Faryalı'dan değil Amerikalılar, Rusya aşağı inse...
...gelip alamaz de. Tamam?
Sen de otur oturduğun yerde. Satmaya matmaya kalkma hisseni ha!
Tamam. Neticede zaten Gönenç benim üvey babam.
Ee, siz de benim ustamsınız. Business'ta usta çırak ilişkisi önemli.
Zaten eğleniyorum ben burada. Ne satacağım!
İyi, iyi. Hadi bak... Ba... Bana bak!
Çocuklara mocuklara bir şey söyleme. Yıldız mıldız bir şey duymasın.
Şimdi karıştırmayalım ortalığı boş yere. Tamam?
Hadi! Yakıştın ha resepsiyona!
(Müzik - Duygusal)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Telefon zili sesi) Al kızım.
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Tavuk sesi)
(Telefon zili sesi) (Bip)!
(Kuş cıvıltısı sesi)
Alo?
Efendim Faryalı?
Nasılsın?
-İyiyim, sen nasılsın? -İyi.
Ne oldu? Bir şey mi oldu?
Yok bir şey. Niye?
Bir garip geldi sesin.
İyiyim, bir şey yok.
Tamam. Bu...
Ne diyeceğim; bu sizin kapı ne renkti?
Anlamadım.
(Faryalı) Sizin kapı ne renkti diyorum.
Mavi. Niye ki?
Hıı, yok bir şey. Öyle... Tamam. Tamam, eyvallah.
(Kuş cıvıltısı sesi)
Ne diyor?
Anladı tabii bozuk olduğumu.
Çaktırmamaya çalıştım ama.
Şeytan bu kadın. Söyledikleri doğru değil.
Öyle de anne.
Keyfimize bir şey olmasın.
(Müzik - Duygusal)
Baban bu kızım.
Bir şeyin en kötüsünü yapma ihtimali varsa yapmıştır.
Ne yapacağız peki şimdi?
Ateş de doğruyu söylememiş.
Nasıl?
Bankaya gittim, borç yok falan dedi.
Belli ki biz korkmayalım diye kendi halletmeye falan çalıştı.
Demek ondan İzmir'e araba falan.
-Ne? -Ya işte... İş arıyordu.
Anladım zaten hâlinden, belliydi.
-Sen aradın mı? -Kapalı telefonu.
(Müzik - Duygusal)
(Gözde) Hayır, anlamıyorlar! İyilik de yaramıyor yani.
Tamam. Söylediğin gibi olsun.
Tamam. İyiyim ben, iyiyim!
Gönenç'le Cahit'i ne yaptın?
(Gülme sesi) Korkaklar ya!
Aa, tabii! Hiç şüphem yoktu da...
Sen ne dersen o olur.
(Yağmur sesi)
(Müzik - Duygusal)
-Selamünaleyküm -(Erkek) Aleykümselâm.
Minik!
Babamdan haber yok, Kelebek.
Ya ne olacak Aslı babana Allah aşkına? Denizi bilmeyen adam mı?
-Ben de diyorum. -Ama benim kadar etkili olmuyordur tabii.
Limanla konuştum. Alabora olan tekne Gündoğan'dan çıkan bir tekneymiş.
Asım abilerle alakası yok.
-Peki babamlar? -Onlardan henüz bir haber yok.
Ben ne dedim?
Gelecek.
O kadının söylediklerine bozuldu senin kafan, değil mi?
Yoksa ne olacak? Adam senelerdir gidip geliyor zaten.
-Ben de diyorum. -Ama işte benim kadar etkili olmuyordur.
Kelebek! Ne diyorsun oğlum?
Ya, kadın tabii kabul etmeyecek annen olduğunu.
Bırakmış, gitmiş. Ne diyecek?
-Kelebek! -Ne?
Zaten zor teskin ettim abi, sus!
(Müzik - Duygusal)
Ulan beş para etmez birisiymiş!
Böyle biri bana gelecek, ben bile senin annenim derim be!
Şu tatlılığa bakar mısın? Kardeşim benim!
Kelebek, hadi biz seninle bir tuvalete gidelim.
-Niye abiciğim? Yalnız gidemiyor musun? -Gidemiyorum abi! Hadi gel! Hadi!
Hadi kalk!
Asım Kaptan, seni tek başına yapmadı, değil mi?
Baban da gerçek baban değil dedi.
-Ne? -Abiciğim, hadi!
-Ne baban da baban değil? -Kadın dedi, kadın!
Senin baban değil Asım dedi. Tamam, hadi gel.
Ne diyorsun ya? Ne oğlum, ne?
(Müzik - Duygusal)
(Kuş cıvıltısı sesleri)
Ya oğlum, bırak! Böyle saçmalık mı olur Allah aşkına ya?
Ne?
Oğlum, bence bu kadın doğru söylüyor Kelebek.
-Yalan söylüyordur! -Çok tuhaf ulan.
Çok tuhaf.
Oğlum, İzmir'e kızın annesini bulmaya gittiniz, babadan da mı oldunuz?
Ya!
Sen bana bir şey diyordun telefonda bankayla ilgili. Ne diyordun anlat.
Bankaya gitmemiz lazımmış.
-Niye ulan? Ne oldu? -Müdüre denk geldim.
Durumlar fena. İş sıkıştı diyor Ateş.
Ne olmuş? Tam olarak anlat oğlum, ne diyor?
Borcun ikinci taksiti ödenmeyince yapılandırma patlamış.
Müdür, evi alacaklar diyor Ateş.
-Ne diyorsun ulan sen? -Hı.
Kelebek.
O zaman şöyle yapalım; gidelim abi bankaya...
...yalvaralım, yakaralım bu adamlara. İki üç gün daha bize müsaade etsinler.
İş, yalvarmak değil galiba Ateş.
Bir de... Gözde gelmiş bankaya.
Babanın hesaplarını görme vekâleti mi ne varmış.
Ee?
Ee'si borcu sormuş. Müdür de söylemiş.
Ne iş çeviriyor ulan bunlar? Hı?
-Bilmiyorum ama kıllandım ben. -Ulan Gözde! Ulan Gözde!
Şimdi annemi üzme fırsatını yakaladı ya bu...
...kaçırmaz!
-Gidip söylemiştir kesin! -Ben bunu hiç düşünmemiştim.
(Müzik - Gerilim)
Tamam. Bak, şöyle yapalım; sen şimdi Aslı'nın yanında dur, kızcağızın yanında.
Ben de bir gideyim de Su'yla annemin yanına, bir bakayım.
Tamam. Da Aslı'yı ben burada tutmam, götürürüm.
Tamam. Götürebiliyorsan ne âlâ!
Tamam, Aslı bende. Dikkat et!
Şunlar çok dekoratif. İstediğiniz renkte yaparız.
(Satıcı) Üst taraflara farklı renkler de uygulanıyor.
(Faryalı) Çok alengirli bunlar.
Sade bir şey olsun. Bitez'de küçük bir ev, önde ufak bir bahçesi var.
-Böyle adam boyu olsun, güvenlikli. -Tamam, anladım ben seni abi.
Kapı mekanizması var mı sende, kilit milit?
Bizde yok da benim birader kapıcı, ondan buluruz.
Buluver ondan. Yalnız...
...iyi bir şey olacak ha! Dandik olmasın. İti, uğursuzu açamasın.
-Merak etme abi, yollatırım en iyisinden. -İki kutu da mavi boya; Bodrum mavisi.
Bitmişi daha uygun olur ama kapının.
Uygun muygun boş ver. Ben yapacağım kapıyı.
-Dışarıda satılanlara güvenemem. -Peki.
-Huzur içinde uyusunlar istiyorum. -Tamamdır.
Abine selam. -(Satıcı) Aleykümselam.
(Müzik - Duygusal)
Teşekkürler annem.
(Horoz sesi)
(iç çekme sesi)
(Müzik - Duygusal)
Öğrenmişsiniz.
Ne kadar?
60 bin.
Ne?
Nasıl ama?
Niye bize söylemedin oğlum?
Söylesem ne yapacaktınız ki anne? Hallediyorum ben işte.
Ya Ateş bırak!
Ne? İlk taksiti ödedim Su.
Yapılandırma falan, bulduk bir şeyler.
Kelebek'in tanıdığıymış banka müdürü.
-Onun da mı haberi var? -Var.
Perişan oldu çocuk ne yapacağız, ne edeceğiz diye.
Ele güne rezil etti bizi ya! Öf!
Ateş, evimiz gidiyor mu?
Bilmiyorum Su. Ama gitmeyecek.
Hallediyorum ben. Bulacağım bir şekilde o parayı.
-Siz merak etmeyin. -Yarın bankaya beraber gidelim yavrum.
Ben de geleceğim.
Ya, kuşlarım, canlarım.
Hallediyorum ben. Bana güvenin.
Sen hem otelle ilgilen anne, boşlama. Bu iş bende, tamam?
-Yine de bir-- -Anne, yine de bire falan gerek yok.
Hallediyorum diyorum, bende!
(Müzik - Duygusal)
Nereden öğrendiniz siz?
Gözde Hanım geldiler, söylediler.
Nasıl?
Gözde buraya mı geldi?
(Masaya vurma sesi) Ulan, ben öldürürüm onu!
Ne diyorsun sen?
Siz ne yaptınız?
Belli ki korkmuyor senden, benden, bizden.
Şaka değil mi bu?
Anne, şaka deyin! Buraya gelmedi değil mi kendisi, ha?
Çok selamı var sana. Bak!
Ne bu?
(Müzik - Duygusal)
Alın, borcunuzu ödeyin dedi.
(Müzik - Duygusal)
Anne! Bu çekin burada ne işi var ya? Niye yırtıp atmadınız bunu siz, hı?
Ateş, Allah aşkına sakin ol. Başım çatlıyor zaten!
(Yıldız) Sakin ol çocuğum. Otur hadi, lütfen.
(Sandalye sesi)
Hıh! Anlat.
Gözde bu çeki bana vermiş olsaydı, bir saniye bile düşünmeden yırtıp atardım.
-Ama bana vermedi. -Nasıl sana vermedi? Kime verdi?
Anlamadım.
Kardeşlerinden, Ateş ve Su'ya hediye dedi.
Nasıl?
Bak anne, ben gerçekten katil olacağım bak!
Bu kadının karnındaki çocuk, sizin babası bir kardeşiniz.
Bu bir gerçek.
Bununla yaşamayı öğrenmek lazım.
-Anne, sen-- -Lafımı kesme.
Bak...
...benim derdim babanızlaydı. Boşandım, el oldu artık.
Ama siz ömrünüzün sonuna kadar onun çocuklarısınız.
Bu doğacak çocuk da aynı şekilde.
Anladınız mı? Benim bir şey demem...
...bazen doğru olmayabilir.
Anne...
...nasıl bir kalbin var senin ya?
Çek de sizin, ev de.
Siz karar verin.
(Müzik - Duygusal)
(Kâğıt yırtılma sesi)
Ben varım, biz varız.
Başka da kimse yok!
(Müzik - Duygusal)
Korkmayın ya!
Hiçbir şeyden korkmayın.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Öpme sesi)
Evine hoş geldin sevgilim.
Hı?
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
Alo? Abi, neredesin, ne yapıyorsun?
Ya bir şey diyecektim sana abi. Yok, bir şey yok.
Aslında bir şey var. Ya bu...
...bankayla benim konuşmam lazım abi de sen de gelir misin diyecektim.
Hı hı, bizim evin oradayım işte. Tamam, geliyorum abi oraya.
(Müzik - Duygusal)
(Telefon zili sesi)
-Alo? -(Kelebek ses) Sevgilim.
Kelebek.
Bak hayatım, kararma hemen. Kırk türlü imkân var.
Zaten taksitlendirilmiş borç. Bugünden yarına gelip evi alacak hâlleri yok ya!
İnşallah.
Durma sen o evde, çık. Aslı'ya gelsene.
-(Su ses) O nasıl? -Koma.
İyice dağıldı her şey yine.
Sen bir gel, elimi bir tut. Bak, nasıl açacak hava.
Sen olmasan.
Ne ben olmasam, ben hep buradayım. Bin yıl daha buradayım.
(Kelebek ses) Şu an nasıl baktığını hissediyorum. Asma suratını Su.
(Kelebek ses) Bırak yorganı elinden Su.
Nasıl ya?
(Kelebek ses) Görüyorum diyorsam, görüyorum.
Hadi çık artık evden, bekliyorum.
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Aslı iç ses) Bodrum Yarımadası ve Datça körfezini etkisi altına alan fırtına...
...yörede koşulları ve deniz trafiğini olumsuz etkilemeye devam ediyor.
Haber var mı?
Yok, daha haber yok.
Of Kelebek, deli olacağım.
Olmayacaksın Aslı.
Hatırlasana, kaç defa bekledik babanı burada. Hep dönmedi mi?
Asım Kaptan bu denizlerin kurdudur, kurdu.
Biz daha bulutları görmeden o almıştır fırtınanın kokusunu.
Rahat ol.
İçim sıkılıyor ya, aldığım nefes sanki yetmiyor bana.
Bu sefer kötü bir şey olacak gibi hissediyorum.
Her şey üst üste geldi de ondan.
Sen iyi haberi bir al, bak nasıl açılacak için.
Ya alamazsam?
Bekleyeni olan döner.
Senin onu beklediğini biliyor. Dönmez mi hiç Aslı ya, ha?
Dönsün Kelebek. Beni babasız bırakmasın.
Kafamda bu sorularla beni bırakmasın.
Rahat ol sen.
(Müzik)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Ferdi) Ya Maestro, karışık hazır değil mi daha? Hadi ya!
(Ferdi) Ya aman ya, geç kaldık ya.
Bunlar geldi, işler yarı yarıya düştü Uzay Bey.
Keseceğim ben bunları ha.
(Ferdi) Ben iki dakika sonra geliyorum, diğer dört siparişi de yap.
Ne demek yarı yarıya düştü Beytocuğum ya?
Sen Bodrum'un kalesi, kulesi gibi bir mobilyasısın ya.
İki günlük mekâna kaptırır mıyım ben seni hiç?
(Motor sesi)
Hıı.
Sarışın, erkekte sarışın hiç sevmem.
(Müzik)
(Telefon zili sesi)
Efendim Uzay.
Ya aklım sende kaldı ama arayamadım işte şu vandal sevgilinle uğraşmayayım diye.
Ne oldu annenle?
Boş ver şimdi.
(Uzay ses) Ne demek boş ver?
Niye moralin bozuk senin, kötü bir şey mi oldu?
Bak, gelebilirim oraya, kötü gün dostuyum ben.
Yok, gelme. Zaten ne işim varsa benim evde.
Kelebek zorla çeke çeke getirdi.
Vandal iki.
Aslında benim seninle konuşmam lazım. Bir şey isteyeceğim senden.
Bugün istekler çifter çifter.
Ya iyi tarafa geçtiğimden beri daha çok yoruluyorum yeminle.
Peter Pan'a çevirdiniz beni ha.
(Aslı ses) Neredesin?
Bod-pi.
Tamam, bekle, geliyorum oraya. Ama kimseye bir şey deme.
Tamam.
Yavru Penelope bu ya, vallahi.
Bak, Bod-pi diyorum, neresi demeden hemen tamam diyor.
Diyorum sana, burası bir kültür mirası.
(Uzay) Rahat ol.
Sen onlarla bir konuşursun artık.
Bitez'de küçük bir ev ya, kime ne hayrı olacak?
(Faryalı) Borcumuzu da ödeyeceğiz, hadi gözünü seveyim.
Senin kefaletin olsa...
Ulan buraya geldik, daha ne kefaleti olacak, kefiliz işte.
Tamam. Tamam, ben konuşurum adamlarla.
Otel sahibi falan derim. Ek süre alırım.
Hah, yanlışlık olmaz değil mi?
Tamam abi, söz dedik ya.
Delikanlı sözü mü? Cemo, bana bak, ha?
(Cem) Eyvallah. Tamam.
Abi, çok sağ ol ya.
Abi, bu foncular seni aradılar mı? Bütün otelleri geziyorlarmış.
(Cem) Geldiler mi sana?
Foncu ne abi, kim geliyor otele?
Yok koçum, bizlik bir şey değil.
Öyle deme abi, bu adamlar çok kuvvetli adamlar gibi görünüyorlar.
Oğlum, paranın fazlası ona tamah edene kuvvettir, bilmiyor musun bunu, ha?
Biz kendi yağımızda işte.
Sen yine de büyük konuşma. Bu adamlarda paradan daha fazlası var.
Cahitler, Gönençler. Cık, kolay değil.
Gel gel.
Foncusu da yancısı da hepsi biliyor benim oteli satmayacağımı. Ha.
(Tıraş makinesi sesi)
(Müzik)
Sen ne içiyorsun?
Bebeğimiz için.
Bak, sana ne göstereceğim.
Hepsini senin için aldım. Eminim çok yakışacaklar.
İlk tanıştığımızda üzerinde böyle bir gömlek vardı.
Hatırlıyor musun?
Hadi giyin de çıkalım.
Üçümüz bir kutlama yemeği yiyelim, ilk kez.
Bunun cinsiyeti ne zaman belli olacak?
Sence cinsiyeti ne olacak?
Bence kızımız olacak.
(Gözde) Babasına âşık bir kızımız.
Tıpkı annesi gibi.
Ha.
Bunu da geri aldım.
Sattığında günlerce perişan olmuştun.
Sen bu kadar parayı nereden buldun?
Oteldeki hissem işte Evren.
Sen iyi misin? Bildiğin soruları soruyorsun.
Orası bu kadar para etmez.
Sende daha fazlası var.
Nereden buldun?
Ee...
...gizli bir finansörüm var. Sana ne?
Hadi giyin. Yukarıda seni bekliyoruz.
(Müzik)
(Motor sesi)
Hadi geç mutfağa, sipariş var.
Ben bu gece yakacağım bunların dükkânını.
Aa, ama öyle barbarlıkla olmaz Beytocuğum. Biraz sakin.
Uzay Bey, bak bugüne kadar ne dediysen yaptım.
Bana yardım et. Bu dükkânı bir şekilde kapattır, yoksa fena olacak.
Beyto, sen bana varoşlardan uzanan bir kardeş elisin.
Esnaftan uzanan bir zeytin dalısın.
Senin işini çözmeyeceğim de kimin işini çözeceğim ya?
İki güne kapattırırım ben orayı, rahat ol.
(Ateş) Abi, sen olmasan var ya, adam kabul etmezdi ha.
(Faryalı) Önemli olan taksitleri atlamamak.
(Faryalı) Dikkatli olacağız bundan sonra.
(Poşet hışırtısı sesi)
Ya abi...
...siz annemle burayı işletiyorsunuz, çeviriyorsunuz.
Ben de diyorum ki şu pizzacıya gideyim de orada bir atılım yapayım.
Yeni bir şeyler yapayım, çünkü biliyorsun, yetmiyor.
Koçum, ne kazanıyorsak bölüşüyoruz ha. Şimdi nereden çıktı atılım katılım?
Abi, biliyorum da...
...ben zaten sana yeterince borçlandım.
Cık. Yok borç morç, nereden çıktı?
Abi, ben görmüyor muyum ya? Sen...
...bütün hasılatı bana bırakıyorsun.
Cık. Yok, yok öyle bir şey.
Ya ben çocuk muyum ya ha? Niye böyle davranıyorsun bana?
Ben diyorum ki senden aldıklarımı tek tek yazıyorum zaten ya.
Ha, ödeyeceğim borçlarımı ama...
...en son sana ödeyeceğim ha.
(Ateş) Tamam.
Bir de bankacı dedi ya, foncu falan...
...oteli almaya gelecek dedi. O ne dedi?
Oğlum, onu takma kafaya sen şimdi.
Annene de bir şey söyleme, gerilmesin. Tamam?
Yok, demem. Kelebek de pizzacıya bayağı müşteri buldu.
Paket servisinde de işi var oranın bayağı.
Haberim var, haberim var. Bak, ben de sana onu diyecektim.
Şimdi Tevfik var. Bizim Bodrumspor'un eski kalecisi, benim arkadaş.
Okulun kantinini işletiyor bu. Onunla konuştum, hamburger işine girsinler dedi.
Günde iki yüz tane alırım ben onlardan dedi, ona göre. Tamam?
Ne diyorsun ya sen?
(Ateş) Oha!
Tamam, nas-nasıl yapacağız o zaman?
Şimdi ben sana bir numara vereceğim, Meto.
Sulu deriz biz ona.
Güzel eti vardır ha, beş yıldızlılarla çalışır.
Eti ondan alacaksınız, veresiye. Tamam mı?
Eti, tamam.
Ya sen sihirli değnek gibisin ya.
Değneğiz, değneğiz de sihrimiz kalmadı koçum.
Ya abi.
Yok yok, sen var ya...
...hakikaten umut veriyorsun, umut. Abim benim.
Selam.
Anne.
Sen hani yatacaktın biraz?
Dağ gibi iş var oğlum, nereye yatıyorsun?
Çalışacağım diyorsun yani, tamam. Ben kaçıyorum. Hadi hoşça kalın.
Nereye?
Ya Faryalı abi bir şeyler ayarladı da dur bakalım.
Güzel şeyler olacak, çok güzel şeyler olacak.
Ha, bu arada bankaya gittik biz. Müdür sorun yok dedi.
Nasıl?
Faryalı abi, sen anlatırsın anneme.
Hadi.
(Ateş) Hadi.
Müdürle konuştum.
Bekleyecekler biraz.
Gerçekten mi?
Ay, çok sevindim ya.
Ohh, çok şükür.
Faryalı, sana ne kadar teşekkür etsem azdır.
(Müzik)
Ateş anlattı mı Gözde'yi?
Anlattı.
(Yıldız) Düşünebiliyor musun?
Geçti karşıma, kardeşleri dedi.
Kafasına vursaydın keşke bir şeyle.
Yalan olsa vururdum da.
Doğru olunca ne yapacaksın?
Yutuyorsun işte.
Ateş nasıl?
Bizim yanımızda kuyruğu dik tutmaya çalışıyor da...
...senin yanında daha gerçektir.
Aslan aslan, aslan o.
Daha bunlar ne ki?
(Yıldız) Sana akıl danışmadan rahat edemiyor.
Ateş çok güveniyor sana.
Baba olamadı, abi olur diyorsun.
(Evren) Ya sen nasıl benden habersiz iş yaparsın, ha?
Sesinin tonuna dikkat et.
Beni germe.
Sen o eve nasıl gidersin, ha?
Bir de ortada böyle bir durum varken.
Durumun seninle, benimle, Yıldız'la bir ilgisi yok ki.
Ben mahkemeye sizi boşatmaya geldim.
Çünkü o gün bebeğimin geleceği için boşanmanız gerekiyordu.
Bugün de ne yaptıysam senin çocukların için yaptım.
Gerçi onlar beni kapının önüne koydular ama olsun, önemli değil.
Ne bekliyordun, teşekkür mü edeceklerdi sana?
Onların teşekkürlerine ihtiyacım yok ki.
(Gözde) Ben çocuğumun mutluluğunu düşünüyorum.
Bunun için de babasına muhtacım.
Ya ne saçmalıyorsun sen be!
Evren, gör artık.
Birbirimize ne kadar muhtaç olduğumuzu gör.
Biz artık büyük bir aileyiz.
Aile maile değiliz.
Öyleyiz.
Bunu sen de göreceksin.
Benim çocuğum abisini, ablasını görerek, bilerek büyüyecek.
Onların yanında kendini güvende hissederek büyüyecek.
Yıllarca beni yok saydın. O taraf için bir hayalettim.
Çocuğumun da aynı kaderi yaşamasına asla izin vermeyeceğim.
O ne demek öyle be?
O Ateş'le Su'nun kardeşi.
Onu yok saymamaları için uğraşıyorum.
Tamam, belki...
...bana şimdilik biraz gurur yapacaklar.
Ama söylediğim her şey...
...zamanı geldiğinde akıllarının bir ucunda olacak.
Ben şimdi onlara bir adım gittim.
Bunu bilmeleri benim için yeterli.
Ya sen nasıl bir insansın böyle ya?
Anneyim.
Ve bu dünyada seni düşünen tek insanım.
Çocukların bu sefalete senin yüzünden düştü.
Sen de vicdan azabı çekiyorsun. Çekme istiyorum.
Sen beni düşünme, tamam?
Düşünme. Ayrıca...
...onlar senin paranı almazlar.
Ben o evin borcunu kapatacağım.
(Gözde) Hı hı.
Sen sevilmeye alışıksın Evren Ergüven.
Sen önemsenmeye alışıksın.
Sen varlığa, kudretli olmaya alışıksın.
Ve bunların hepsi bizim evde var.
Araban garajda.
Elbiselerin dolapta, saatlerin çekmecede.
Kendinin farkında ol.
Bizim bir babaya ihtiyacımız var.
Senin de bize.
O yüzden evimize geldin.
(Restoran ortam sesi)
(Müzik)
Hah, zamanlamaya bak.
Söyleyin de kurtulun.
Yok Aslı, saçmalama, bu kadar meselenin içinde.
Zaten anladı galiba.
Cık. Anlamadı.
Ne bildin?
Doğum günüm için bir şeyler hazırlıyorlar dedi.
Harbiden mi? Ne zamanmış ki doğum günü?
Beni bilmiyor musun Kelebek, doğum günü, pasta dedin mi algım kapanıyor.
(Aslı) Haftayaymış galiba.
Doğum günüm için bir şeyler hazırlıyorlar diyor ha?
Bir de akıllıyım diye geçiniyor ya.
Ne yaptınız, var mı bir haber?
Yok.
(Müzik)
Uzay'la konuşacağım ben.
Aslı, ne diyorsun ya? Sevgilim.
Saçmalama.
Harbiden, nereden çıktı Aslı?
Belki oralarda annemi ararken başka bir şeyler duymuştur.
Ee, baban gelince konuşacaksın ya işte.
Sağ salim dönsün de bir.
Konuşayım ben Uzay'la.
Tamam. O zaman şöyle yapalım, ben...
...gideyim, konuşayım Aslı. Sen şey yapma.
Olmaz Ateş.
Aslı.
Şş, sakin babako, sakin.
Aslı hassas kız, bırak konuşsun. Belki rahatlar.
Sakin.
Maestro içeride miymiş?
Hı, içeride. Ne oldu, neden?
Bomba bir iş var. Eğer...
...Maestro bize kıllık çıkarmazsa voleyi vuracağız.
Ne yapıyorsunuz burada?
Ee, para sayma makinesi alacağız da onu konuşuyoruz.
Seninkiyle konuşacağım da.
Seninki?
Ne?
(Su) Ee, kim?
Benimki?
Aksungur.
Ha.
Çeşitsiniz siz ha.
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik - Piyano)
(Matkap motor sesi)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Makine motor sesi)
(Müzik - Piyano)
(Müzik - Piyano)
(Müzik devam ediyor)
(Zımpara sesi)
(Köpek havlama sesi)
(Kuş cıvıltısı sesi)
Binsene hayatım.
Benim bir işim var, siz gidin.
Nereye?
İşim var dedim.
Ben de ne işin var dedim.
Hadi hadi, akşam görüşürüz, hadi.
(Müzik)
(Evren iç ses) İstediğini yapacağım. Hard diski sana getireceğim.
(Evren iç ses) Karşılığında sen de bana yarın 150 bin vereceksin.
(Müzik)
(Kelebek) Karışık pizza.
Afiyet olsun. Bir isteğiniz var mı?
Afiyet olsun.
Ateş kesin anladı sevgili olduğumuzu.
Merak etme, hiç anlamıyormuş.
Nereden biliyorsun?
Aslı söyledi, ihtimal vermiyor dedi.
Ya o sabah nasıl baktı öyle. Hiç yemez öyle şeyleri.
Ya geçenlerde Aslı'ya söylemiş.
Haftaya benim doğum günüm var, Kelebek'le de Su kesin benim için...
...bir hediye organizasyonu falan yapıyor demiş. Rahat ol.
-Ateş demiş? -Hı, Ateş demiş.
Ya komik şey, benim ve senin yani o kadar işimizin gücümüzün arasında...
...arkadaşa doğum günü organizasyonu yapacağız.
Hediye alacağız falan, Allah aşkına, kafaya gel ya.
Ateş'in doğum gününe daha altı ay var.
Ne?
Altı ay var. Yemiş o Aslı'yı.
Yok canım, olur mu öyle şey?
Kesin anlamış.
Anlamamıştır ya.
Anlamamıştır.
Ne oldu? Betin benzin attı.
Atmadı da.
Yani anlamamıştır. Acaba Aslı mı yanlış anladı? Başka bir şeye dedi...
İnşallah öyledir.
Sen yine sor bir Aslı'ya.
Ee, nereye gidiyorsun? Biraz daha takılsaydık. Ha?
Allah Allah!
Yakınlarda özel gün yok, doğum günü falan da yok.
Ay, inşallah bir şey vardır ya.
İyi düşün Uzay.
Annemi bulan adam, neydi adı?
Mesut, özel dedektif.
Başka ne dedi sana?
Ya bir şey demedi.
Annesi dedi.
Ya ne bileyim işte, şu zaman İzmir'e geldiler...
...babasıyla eskiden şöyleydi falan, küçük de olsa unuttuğun bir şey var mı?
Benim en kötü huyum o zaten.
Ne?
Unutmuyorum hiçbir şeyi, yanlış da hatırlamam.
Bak, anaokulundaki servisin plakası bile aklımda.
Öyle her şey mıh gibi duruyor kafamın içinde.
Sen şu adamı bir daha arasan, belki bir şey. Parası neyse ben vereceğim.
Ya yok parası falan, ararım ben, öğrenirim. Tamam.
Şişt, üzülme çıtırık. Hem kendi kaybetmiş.
Senin gibi kızı olsa çok mutlu olurdu.
Aklım babamda.
Ya ona bir şey olursa?
Olmayacak bir şey.
Nereden biliyorsun?
Biliyorum ben, gördüm. Gözlerinden anladım, yaşar o daha.
Allah Allah ya! İki dakika ciddi duramıyorsun sen değil mi?
Ya, iyi bir şey söylüyorum ya.
Ama her şey suç in this bloody world, bari sen yapma.
Üzülme ya.
Senin üzülüşün...
...öyle kalbimde bilmediğim bir yere değiyor.
Çok kötü oluyorum, uykum falan geliyor.
(Müzik)
(Yıldız) Yüzünden geçiyor bazen, görmüyorum mu sanıyorsun?
Bana bakarken...
...birden sanki düşmanına bakar gibi oluyorsun.
Farkında değilim.
(Yıldız) Ben farkındayım.
Elimde değil.
Öldürüyor seni böyle görmek beni.
Bana böyle baktığın zaman...
...beni de elimden tutup kuyuya atıveriyorsun. Ben de o güne dönüyorum.
(Müzik)
Tomarla dert var başında zaten.
Beni düşünme sen.
Ahh, nasıl düşünmeyeyim Faryalı?
Olmaz. Satmam hamburger.
Ya Maestro, lise kantini diyoruz ya, bizi uçuracak proje, lütfen ya.
Olmaz. Hamburger olmaz.
Ya niye?
Hamburger köksüz bir yiyecek ya.
E, pizza ne oluyor?
İmparatorluk Roma.
Pizzanın etrafında medeniyet var. Hamburger dünkü bir şey ya.
Hocam, o zaman gidip elbasan tava yapsaydınız...
...arkasında Selçuklu İmparatorluğu var. Anadolu'nun imbiğinden süzülmüş gelmiş.
Ya ben böyle saçma bir şey duymadım ya.
Kelebek olmasa, burada paket servis işini akıl eden biri olmasa zaten batacaktınız.
Ya bize çok para lazım hocam, lütfen.
Ben çok para falan istemiyorum.
Ben istiyorum.
Ya.
Bilmediğiniz şeyler var.
Neymiş o?
Ya ailemin biraz banka borcu var da benim çalışmam lazım biraz.
O yüzden yapın bir güzellik be hocam. Ha?
Sevmediğim iç ezintileri yine ha?
Canım hocam, canım Maestro'm. Bu dükkânın bize ihtiyacı var.
Yoksa kapatırsınız siz burayı.
İyi burası, iyi.
Ya değil hocam, değil. Siz tabii alışmışsınız Kültür Bakanlığı destekli...
...konserler hayatına.
Dolce vita günleri bitti hocam, salla sopayı, gelsin paralar, olmuyor öyle.
Ticarette boğarlar adamı.
Ya sen ne çok biliyorsun ya! Ama bak...
...sopa konusunda haklısın ha.
Sallayınca iyi para veriyorlar.
Hocam, bir pepperoni istiyorlar. İki de makarnam var.
Hayırdır, sen?
Ben burada çalışmaya başladım.
Kime sordun?
İş lazımdı, geldim, başladım.
Üç masaya mı bakacaksın?
Maaş istemiyorum, sadece tiplerle geçineceğim.
Ha, bak, tiplere bak.
(Maestro) Yol mu kestiniz oğlum?
Hocam, bizim otele de böyle çöktüler ama fena insanlar değiller.
Hocam.
Bir inanın bize ya.
Size olur.
Su olmaz.
Hocam, niye ben olmuyorum?
Bu kadar masaya gerek yok.
Hem sen keman çalacaksan, keman çal.
(Maestro) Ortalığı batırmayın.
Mekânın ruhuyla da oynatmam. Tamam mı?
(Kelebek) Ne ruhu varsa?
Şş.
(Maestro) Duyuyorum ne konuştuğunu ha.
Birader.
Bu herife bu kafayla seksen kişi emanet edip...
...üstüne orkestra yönettirdiklerine inanamıyorum.
Oda orkestrasıdır o.
O da orkestra bu da orkestra, yönetilmez abi.
(Gülme sesi)
Ruh ikizlerisiniz diyeceğim ama ruh hastalarısınız.
Gidiyorum ben.
Nereye?
İş yok dedi.
Su, dur bir ya. Bir dur güzelim.
Alıştırırım ben onu.
Yok, durmayacağım ben. Gidip anneme yardım edeyim bari.
Şişt, başlıyor muyuz babako?
-Herhalde oğlum! -Herhalde oğlum!
Ya başlıyoruz!
Şş, bugün iki etti ha. Sen bu...
...babako lafını sevdin.
Tabii oğlum.
Bende daha ne laflar var ama...
...sen hak ettikçe çıkarıyorum böyle sandıktan bir bir.
Ha, dan alıyorum diyorsun.
Aynen babako.
As-Aslı'yı unuttuk, Aslı'yı.
Ha.
(Ateş) Ben bir Aslı'nın yanına gidiyorum.
Ne dükkân yapmışız be, elimize sağlık.
("Işıl Özsüt - Sezenler Olmuş" çalıyor)
"Seni yerlerde göklerde bulamazlarken"
"Bende gizli olduğunu sezenler olmuş"
"Umudum muymuşsun yüreğimde"
"Kımıl kımılmışsın bileklerimde"
"Umudum muymuşsun yüreğimde"
"Kımıl kımılmışsın bileklerimde"
"Tomur tomur ter, ışıl ışıl fer"
"Ellerimde, gözbebeğimde"
"Tomur tomur ter, ışıl ışıl fer"
"Ellerimde, gözbebeğimde"
"Türkü olmuşsun, umudummuşsun"
"Sevdama, yarınlarıma"
"Türkü olmuşsun, umudummuşsun"
"Sevdama, yarınlarıma"
(Dalga sesi)
(Martı sesi)
Hiç haber yok.
Fırtınanın dinmesini bekliyorlardır.
Saklanmışlardır bir koya.
İnşallah Ateş.
Konuştun mu Uzay'la?
Bir şey bilmiyor.
Ben ne dedim sana?
Ne bilecek o salak ya?
Bilmese bile gerçekten üzülüyor.
Aslı.
Sevgilim, Uzay yine senin kafanı mı karıştırdı?
Ha?
İnanmıyorsun.
Uzay şeytandır.
İnanmayarak söylemiştir bazı şeyleri.
Bana anlat.
Ne konuştuğunuzu bana anlat ki ben de onu bileyim, ona göre hareket edeyim, hı.
Aslı, nereye?
Biraz yürüyeceğim.
Tamam. Ben de geleyim, hadi beraber yürüyelim.
Faryalı abiye gidiyorum. Ona kadar yalnız yürüyeyim.
(Tekne sesi)
(Martı sesi)
Bunlar Kelebek'le Ateş'i de bünyeye katmışlar. Hamburger işine giriyorlarmış.
Nasıl ya? Nereden öğrendin?
Hem bünyeye katmak nasıl bir ifade Beyto?
Bir adamı gönderdim müşteri kılığında, o öğrenmiş.
Lise kantinine gireceklermiş.
Eğer doğruysa ben bittim demektir. Ocağına düştüm Uzak Bey, yardım et.
Niye? Sen liseden mi kazanıyorsun?
Ha, bin yıldır.
Kelebek'le Ateş varsa işler değişir.
Ben bir şey yapamam Beytocuğum, onlar benim dostlarım.
Ne dostu Uzay Bey?
Biz onların hayatlarını beraber kaydırdık ya.
Şş, hayır Beyto, biz hayatlarını kaydırmadık.
Onların hayatları zaten kayıktı, biz rayına soktuk.
Bak, sıradan insana kötülük gibi gelen şey...
...vizyoner insana iyilik olabiliyor bazen.
Vay be, buraya kadar yani.
Beyto, kuş-kaş, aşk-kuş, Beyto, foto.
On altı gigabayt hafıza kartıyla...
...çektiğim videoların, fotoğrafların haddi hesabı yok.
Evladım büyüdü, iki tane fotoğrafı yok telefonda.
Karımın doğumunu size kuş-kaş taşırken kaçırdım ben.
Ya Beytullah, üzüyorsun beni, bak böyle konuşma.
Başka bir yerde sıfır dükkân açayım ben sana.
Yok, ben istemiyorum bir şey. Yok, tamam. Anladım ben.
Ya Beyto, Beyto yapma bak böyle.
Beyto, küsme kardeşim.
Beyto.
Off.
Yenilme Uzay, kötülük seni geri çağırıyor. Uyma.
(Müzik)
(Telefon mesaj zili sesi)
(Evren iç ses) Hard diski getir, para kolay.
Ulan Cahit.
İblis.
(Müzik)
(Yıldız) Aa, Su!
(Yıldız) Ne yapıyorsun burada kızım?
(Su) E, yardıma geldim.
(Yıldız) Ay canım kızıma bak benim ya, oyy.
Hadi gel bakalım mutfağa, ne yapabiliyorsun?
Sana ne iş vereceğiz bir bakalım.
(Su) Bakalım.
(Yıldız) Gel. Kuzum benim.
(Müzik)
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik)
Hayırdır?
(Su) Yardıma geldim.
Hoş geldin.
Akşama rezervasyon aldım yedi kişilik.
Nasıl? Yer yok ki nereye aldın?
Köşedeki masa boştu.
Yok ya, Metolar aradı. Akşam geliyorlarmış, onlara verdim.
(Yıldız) Sen bakmadın mı deftere?
Cık! Vallahi bakmadım. Nerede defter?
Ofiste. Oraya bırakmışsın, ben de bir bildiğin vardır diye getirmedim.
-Hadi gidiverip bakayım ben. -(Su) Şey, siz durun...
...ben hemen getiririm.
İşe yarayacağım diye ne yapacağını şaşırdı.
(Çay höpürdetme sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Kapak açılma sesi)
(Kasa kilidi açma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Kelebek) Karışık.
-(Kadın) Teşekkürler. -(Kelebek) Afiyet olsun.
Şişt! Aslı nerede?
Tek başıma kalmak istiyorum dedi.
Kız iyice perişan oldu Kelebek. Ne yapacağım ben ya?
Ne olmuş? Ne demiş o gevşek?
Bilmiyorum ki.
Ama Aslı iyice çökmüş garip.
Uzay mı bir şey demiş oğlum?
Demiştir o. Demeden durur mu hayvan herif?
Birader, gidelim dövelim (Bip), ha? Zaten partiden beri uyuzum.
Oğlum, ben bilmiyor muyum ya? Ama Aslı kızar işte.
Ha. Oğlum, sen iyice marshmallow oldun ha, böyle yumuş yumuş.
Haberin olsun. Nereden duyacak ulan?
Bak, böyle elimizin içiyle içiyle vururuz.
Hiçbir şey olmaz Ateş.
Ha?
(Müzik)
(Çay karıştırma sesi)
Karıştı, karıştı, tamam.
Hı?
Ne bu, kıvrım kıvrım oldun. Arapsaçına dönmüşsün.
(Faryalı) Söyle.
Abi, ben…
...sana nasıl diyeceğimi bilmiyorum.
Aslı, senin bana diyemeyeceğin bir şey var mı?
Söyle bakayım hadi.
Abi, annem!
Ne olmuş annene? Buraya mı geldi yoksa?
Yok abi, ben gittim.
Nasıl gittin kızım? Nereden buldun izini?
Buldum işte. İzmir'deymiş.
Ateş'le gittik.
Ah be kızım! Haber verseydin biz de gelirdik.
Gittik işte.
Ne dedi sana?
(Faryalı) Kötü bir şey mi dedi?
Utancındandır ha!
(Müzik)
(Faryalı) Ha?
Ben senin annen değilim dedi.
(Kuş cıvıltısı sesi)
O ne saçma sapan lafmış be!
İki sene bakmış...
...ondan sonra da bırakıp gitmiş.
Tövbe tövbe! Olur mu öyle şey kızım?
Bunca yıl sonra ne konuşuyor bu kadın böyle?
Almışlar abi beni işte.
Bizim kızımız değilsin dedi kadın.
E baban?
(Müzik - Duygusal)
Babam değilmiş.
(Müzik - Duygusal)
Aslı, kızım, ne yaptın sen?
(Müzik - Duygusal)
Hemen yabancı bir kadının lafıyla.
Baban ne diyor?
Soramadım ki abi. Balıkta, haber alınamıyor.
E dur bir baban gelsin bakalım.
Al sen, sil şu gözlerinin yaşını bakayım.
(Kuş cıvıltısı sesi)
Abi, ya gelemezse?
Burnun ardında apartman boyu dalga var diyorlar.
Gelir. Gelemez mi? İlk defa mı dalga oluyor kızım?
Gelecek tabii. Kaptan o.
Abi, ya babam değilse?
Sen duydun mu bununla ilgili bir şey bugüne kadar?
Ben bilsem senden saklar mıyım Aslı?
Tanımıyor musun beni? Cık! Asım Kaptan...
...yani söylerdi, anlatırdı.
Abi, benim bunları senden başka soracağım kimse yok.
O günleri bile.
E ben varım işte kızım. Tamam. Ben senin abin değil miyim?
Abi, ben çok utanıyorum.
Allah!
Ah be güzel kızım, utanacak ne var, ha?
Utanacak ne var? Senin bir günahın yok ki.
(Kuş cıvıltısı sesi)
Abi, sen benim annemi tanır mıydın?
Az.
Tuhaf bir kadındı annen. Öyle çok konuşmaz etmezdi kimseyle.
Sadece merhabamız vardı o kadar.
Hamileyken gördün mü peki?
Bir gece hatırlıyorum, sarhoştu baban.
Anlatıvermişti. Ağladı ağladı, anlattı.
Çocukları olmuyordu.
O zamanlarda tüp bebek, cart bebek, curt bebek o kadar kolay değildi.
Tarlayı, tapanı sattı dedenin baban...
...ortadan kayboluverdiler sonra.
Nereye?
İşte İzmir'e gitmişler, tedaviye.
Sen olasın diye hı.
Olmadı dedi kadın. Babanın çocuğu olmuyordu dedi.
Zaten kadının bir tane kızı varmış.
E haber geldi ya.
Anan gebeymiş.
Görmedin yani abi?
Bak işte...
...sen de görmemişsin o kadını hamileyken.
Aslı!
De ki görmedik, ne olacak?
Görmemişsin ama.
Benimle beraber mi geldiler peki Bodrum’a?
Ne kadar küçüktüm ben?
Küçücük bir şeydin, el kadar bebeciktin.
Koydular önümüze.
Çeyreğimizi taktık, agucuk gugucuk oynadık.
Ne tatlıymış dedik.
O zaman da böyle boncuk boncuk bakardın, güzel gözlü kızım benim.
(Müzik - Duygusal)
Kızım...
...bak sen, sen olmuşsun artık.
Bizim canımız olmuşsun.
Ne değiştirecekmiş bunu bundan sonra?
Ha?
Akıtma gözünün yaşını, pırlantam.
Kıyamam ben sana.
Güzel kızım benim.
(Müzik)
Pıtırcık, aç bakayım ağzını.
-Yeni çıktı. -Teşekkür ederim Yıldız teyzeciğim.
Hiç canım istemiyor.
Ne oldu? Sen iyi misin yavrum?
Yoo, iyiyim.
Ben bir limana bakayım.
Sen bilirsin kızım.
Ben de gelivereyim mi?
Yok abi, yürüyeyim ben biraz.
-Görüşürüz. -Görüşürüz yavrum.
(Kuş cıvıltısı sesi)
-Kızım, dikkatli git. -Nesi var?
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Kelebek) Şişt!
Kuş-kaş ısmarlayayım mı size? İçiniz şişmedi mi mozzarelladan?
Ne söyledin ulan sen Aslı'ya, ha?
Ulan! Ben!
(Ateş) Uzay ne söyledin Aslı'ya? Söyle artık.
Ne diyeceğim, bir şey bilmiyorum dedim.
Bilmiyorsan ne konuşuyorsun oğlum?
Nasıl?
Bana bak birader, buralarda çok dolaşıyorsun ha.
-Buralıyız ya biz. -Biz nereliyiz?
-Çekmeköy? -(Ateş) Bak, bıdı bıdı yapma.
Aslı'yla bir daha annesi hakkında konuşma, tamam mı?
Ya bir şey sordu, söyledim.
Söylemeyeceksin işte.
Durumdan vazife çıkarmayacaksın.
Durumu ben çıkardım. Vazifesi mi kalmış?
Siz burada otururken ben gittim annesini buldum.
(Kelebek) Ne buldun ulan, ne buldun ha? Annesi mi o hıyar herif?
Bana bak birader, Aslı benim canım ciğerim.
Eğer onun kılına dahi zarar gelirse, seni çok fena yaparım Uzay.
Asıl sen bana bak, hiçbir şey yapamazsın.
Ben size iyilik yaptım ulan. Bu mu karşılığı?
-Ne iyilik yaptın? -Abini buldum, terbiyesiz!
(Ateş) Uzay...
...uzatma dedik. Hadi.
(Uzay) Oğlum, anlaşıldı, size iyilik yaramıyor.
O okulun önünde yediğin dayak var ya Kelebek?
-Ee? -Onu hatırla arada.
-Ne diyorsun oğlum sen? Sen kimi-- -(Kadın) Kelebek.
Aa, dur, dur! İyi günler öğretmenim.
-Yedi kere sekiz. -Altmış sekiz.
Altmış bir ulan, altmış bir.
Elli altı hocam, elli altı.
Vermeyecektik buna diploma Selahattin Bey.
-Olan oldu hanım. -Vermeyecektik.
Öğretmenim, iyi günler.
Öğretmenim! Ulan çarpım tablosu bilmiyor musun sen hayvan herif?
-(Kelebek) Altmış sekiz değil miydi? -Siz istediniz ulan.
Siz istediniz.
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Operatör ses) Aradığınız kişiye şu an ulaşılamıyor.
(Operatör ses) Sinyal sesinden sonra mesaj bırakabilirsiniz.
(Sinyal sesi)
Ulan Cahit!
(Alara) Ne demek dönmüyorlar ya? Ne kadar uzattılar?
Özgür abi, bana doğruyu söylemiyorsun.
Alara Hanım, ben de bir şey bilmiyorum.
Cahit Bey parayı yolla dedi, yollayacağım.
Tatile gider gibi gittiler, şimdi dönemiyorlar, öyle mi?
Birtakım haksız soruşturmalar açıldı aleyhinde.
Cahit Bey anlatır size.
Hayır, babam hiçbir şey anlatmıyor.
Sadece merak etme diyor, ben daha çok merak ediyorum.
Alara Hanım, dönecekler.
Ne zaman ya, ne zaman?
En kısa zamanda dediler. Siz bana emanetsiniz.
Maddi bir sıkıntımız da yok, rahat olun.
(Telefon zili sesi) Pardon.
(Müzik - Gerilim)
Buyurun Evren Bey.
(Evren ses) Özgür...
...Cahit nerede? Ona acil ulaşmam lazım.
-(Özgür ses) Yoklar. -Nasıl yoklar ya?
-Bana sözü var. -Yurt dışına çıktı kendisi.
-Nereye gitti peki? -(Özgür ses) Bilemiyorum Evren Bey.
Beni acil arasın.
(Kuş cıvıltısı sesi) (Müzik - Gerilim)
( El zımpara motoru sesi)
(Üfleme sesi)
(El zımpara motoru sesi)
Aa! Bu ne?
Kapı.
Kapı?
Ne için?
Bir şey için değil. Kapı.
(Müzik)
Ne oldu, sen bir şey mi diyecektin bana?
Şey, müşteriler gelmeye başladı da...
...onun için şey diyecektim işte.
Tamam. Geliyorum ben şimdi.
Tamam.
(Müzik)
(Tahtaya vurma sesi)
(Müzik)
Nasıl buldun beni?
-Koklayarak. -Nasıl ya?
A inanmıyor! Bak, benim gözlerimi bağla...
...önüme de yüz tane kız koy.
(Koklama sesi)
Koklaya, koklaya, koklaya, koklaya...
...seni bulurum.
Ben sana yüz tane kız koklatmam ki.
(Müzik)
Bana yüz tane kız koklatmadığın için teşekkür ederim sevgilim.
Niye burada oturuyorsun? Hadi gel içeri gidelim.
Yalnız kalmak istedim.
Tamam.
Madem bu gece buradayız, ben de nevale getirdim sana.
Nevale ne ya?
Vallahi Faryalı abiden takıldı ağzıma. O öyle söylüyor ya.
"Kelebek, koçum, oradan nevale getir."
"Süha, nevale içeceğiz akşama."
(Martı sesi)
Çok tatlı ya.
Anlattım bugün ona. Görsen benden çok üzüldü.
Mükemmel bir insan.
(Müzik) (Kâğıt sesi)
-Bu ne? -(Ateş) İlk hamburger.
Nasıl?
Bayağı. Yaptık işte Kelebek'le.
-Başladı mı sistem? -Tabii tabii.
Meto kuzu burger, ilkini sen ye istedim.
Meto burger.
Evet. Biz ona...
...metolüks diyoruz aramızda.
Niye?
Fazladan peynir var içinde, baksana.
(Kâğıt sesi)
Bak, şu paketi görüyor musun? Paketin üstünde bizim Kelebek'in öyle...
...duran böyle fotoğraflarını koyacağız.
-Hı, nasıl? -Of Ateş!
Dönerler mi sence bu gece?
Dönecekler. Dönecekler.
(Müzik)
Al bakayım.
(Müzik)
Nasıl?
Bir şey eksik.
Ne?
Bilmem, bir şey işte.
(Müzik)
Bence sen anlamadın. Şuna bir daha bak bakayım.
(Müzik)
Şimdi?
Hâlâ eksik.
(Müzik)
(Sessizlik)
(Müzik - Duygusal)
Şu Bodrum'da herkes bir yana, Aslı bir yana anneciğim.
Tanısan sen de hak verirdin.
Diğerlerine, hele o Ateş ve Kelebek'e hiç benzemiyor.
Aslı'yla o kadar aynı ki aslında kalbimiz.
Yazık.
Çok üzülüyorum ona.
İnşallah babası sağ salim dönsün...
...ve ona sen benim kızımsın desin.
Hiç sanmıyorum ya.
(Nefes sesi)
Ondan başka hiç kimse iyi bir şeyi hak etmiyor.
Ama bir tek onun başına iyi bir şey gelmiyor.
Ne fena bir dünya.
(Ortam müziği)
Hadi, hadi, hadi.
En son getirseydin, ben yabancı mıyım ya?
-Al hadi ye, ye. -Eyvallah abi. Sağ olasın.
Konuştun mu liman müdürüyle?
Konuştum abi. Asım Kaptan gelince hemen arayacaklar.
İyi aman! Hava da çok sert ha.
Delirmiş mi bu adam, bu havada denize mi çıkılır?
(Faryalı) Ee, bilemezsin ki herkesin derdi ne.
Neyse, sen telefonuna bakar ol ha.
-(Meto) Tamam abi. -Bizim çocuklar aradı mı?
Aradı, aradı, hallettik abi. Bende o iş.
İyi hadi, hadi sulu, götürün bakalım.
(Restoran ortam sesi)
Ne güzel doldu bu akşam, değil mi?
E böyle böyle duyulacak. Her gün daha iyi olacak.
Allah bir yerden yardım ediyor işte.
Yalnız şuradaki masa...
...yer ayırttı, gelmedi.
Kimmiş? Yazdınız mı adını deftere?
Yani yazdırdı da tanımıyorum.
Ee, iyi, neyse, gelen olursa veririz artık, ne olacak.
Başka bir gelen olursa da şuraya oturtuveririz.
Haa. Meto ne diyor? Gelmiş mi Asım?
Yok da haber verecek daha, bakalım.
Sen dediğinden beri aklımdan çıkmıyor Aslıcık.
-Afiyet olsun. -(Kadın) Teşekkür ederiz. Sağ olun.
-Afiyet olsun. -(Kadın) Teşekkürler.
(Restoran ortam sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Operatör ses) Aradığınız kişiye şu an ulaşılamıyor.
(Operatör ses) Sinyal sesinden sonra mesaj bırakabilirsiniz.
(Müzik - Gerilim)
(Kızaran yağ sesi)
-Merhaba. -Aa!
Geldin mi?
Geldim.
Ne oluyor?
Oradaki iş bitti.
Ne bunlar böyle çocuk boy?
-(Kelebek) Lise için. -(Su) Bu saatte?
Oranın yatılı kısmı var, öküz dolu. Mideleri kazınmış.
(Kelebek) Hamburgerlerim var ya...
...kralı, kralı, kendi ellerimle yaptım.
Hadi Kelebek, bir saat oldu. Bitmedi mi daha?
O ne ya? Sana ne oğlum, sana ne?
Kelebek, ne oluyor?
Bir şey demedim hayatım.
(Kızaran yağ sesi)
-Ferdiciğim, ne oluyor? -Ferdiciğim mi?
-Canın sağ olsun. -Yok bir şey.
Nasıl yok bir şey? Ağlıyorsun.
(Ferdi) Aylin'in en sevdiği pizza bu.
Ne zaman yapsam ağlıyorum.
Yapma Ferdi. Unutamadın mı hâlâ?
Ben bir daha kadınlara nasıl güveneceğim?
Şart mı ağa?
Saçmalama Ferdi.
(Ferdi) Tamam, geçer. Gün içinde unutuyorum ama böyle...
...ara ara vuruyor işte.
(Kızaran yağ sesi)
(Islık sesi) Ne oluyor?
Ne, ne oluyor? Görmüyor musun çocuğun acısını?
Vaktimiz yok böyle arabesk durumlara Su.
İşler beklemez.
Kelebek, sen bu hamburgerleri kendi kalbini çıkarıp mı yaptın?
(Kelebek) Güvenmiyorum ben o çocuğun samimiyetine.
Daha nasıl üzülebilir bir çocuk?
Ya bırak! Göz (Bip)! Kem kem bakıyor zaten.
Nazar değdirecek bize. Acayip biri o da.
-O Ferdiciğimi de unutmadım. -(Su) Gerçek bir (...).
(Kızaran yağ sesi)
(Su) Bunlar hangi masaya?
-Kelebek, hangi masaya? -Şu cam kenarı.
Köftelerim yandı benim ya.
(Kâğıt sesi) (Müzik)
Hamburgerleri liseye bırakıp geliyorum.
(Köpek havlama sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Nefes sesi) (Kapı kapanma sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
Hah bismillah!
(Marşa basma sesi)
(Araba sesi)
(Müzik)
Vallahi Amerikalı gibi yapmış çocuk ya.
Son hamburgerleri olacak inşallah.
Tevfik içindekinin tavuk köftesi olduğunu anladığı zaman...
...bakalım bir daha sipariş verecek mi?
Ben sana ne dedim Beyto?
Uzay, adamın hevesini kursağında bırakır.
Artistlik yapmadan önce düşüneceklerdi.
Beni bu yolda yalnız bırakmadığınız için çok teşekkür ederim Uzay Bey.
Ne demek Beytocuğum? Bana değil, onlara teşekkür et.
Adamı iyilikten soğuttular be.
(Müzik)
Ya bu Kelebek Massachusetts'li mi arkadaş ya?
Bu ne lezzet.
(Ortam müziği)
-Ekmeğinizi tazeleyeyim mi? -(Kadın) Çok mersi.
(Yıldız) Başka bir şey istiyor musunuz? Afiyet olsun.
(Müzik - Gerilim)
Faryalı, lütfen.
Lütfen.
(Sandalye çarpma sesi)
Faryalı lütfen, rica ediyorum.
(Müzik - Gerilim)
(Tabak çarpma sesi)
(Müzik - Gerilim) (Çatal - bıçak sesi)
Ne istiyorsun?
Yemek.
Git buradan.
Çok ayıp! Siz müşteriye böyle mi davranıyorsunuz?
Defol git buradan!
(Müzik - Gerilim)
Affetti mi seni o kansız, ha?
(Yıldız) Evren...
...Allah aşkına yapma!
(Evren) Yıldız...
...her şeyi berbat ettin.
-Ben mi? -Sen tabii.
Ama ben seni bırakmayacağım.
Bak, hâlâ senin dertlerinle uğraşıyorum.
Ne saçmalıyorsun sen ya?
Gözde sana gelmiş.
Bana bak...
(Müzik)
Merak etme. Ben konuştum, bir daha gelmeyecek.
(Evren) Ayrıca...
...o borç benim, ben ödeyeceğim.
Beş kuruşunu istemiyorum senin. Karşıma çıkma yeter.
(Evren) İki tane çocuğumuz var bizim kızım.
Sonuna kadar görüşmeye mecburuz.
Anladın?
Evren...
...defol git buradan.
Anladın mı? Defol!
(Müzik - Gerilim)
Faryalı!
(Evren) Şişt, baksana buraya!
(Evren) Getir şuraya yiyecek bir şeyler.
Balık falan. Donat masayı, hadi.
Faryalı, hayır hayır, Faryalı.
Bak, geçen seferki gibi olursa küserim.
(Bip)!
Sen affettin mi ulan Yıldız'ı, hı?
Ne geniş adamsın be! Aferin yani.
Ulan konuşma, çık dışarı!
Ben sizi tebrik etmeye gelmiştim.
Böyle iki arkadaş küslük olmaz.
Ölenle ölünmüyor değil mi?
(Cam kırılma sesi)
Faryalı!
Bu ne biçim tavır be! Çok ayıp ya.
Konuşuyor hâlâ (Bip)!
(Kargaşa sesi)
(Evren) Ulan, siz iki güne batarsınız be. Hadi, hadi!
-(Meto) Abi, bırak. -(Faryalı) Hâlâ duruyor.
Hâlâ duruyor. Ulan, yürüsene dışarı. Çık ulan dışarı!
-(Faryalı) Meto! -(Meto) Abi, yapma.
Çık! Ulan yürü ulan! (Cam kırılma sesi)
Bak, ben seni bırakmayacağım.
Ateş'e de söyle, öyle para bulmaya çalışmasın.
Borcu ben ödeyeceğim.
Defol git buradan! Defol! (Eşya kırılma sesleri)
Sizi yine ben kurtaracağım.
-Defol! -(Faryalı) Ulan, dışarı!
-Çok ayıp, çok. -Çıksana ulan!
(Meto) Abi!
(Cam kırılma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Dalga sesi) (Martı sesi)
(Kapı açılma sesi)
Ne oluyor? Ne olmuş?
(Erkek) Bir tekneden SOS çağrısı gelmiş.
-Denize açılıyoruz. -Bari kim oldukları belli mi?
-Babam? -Bakacağız kızım.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik devam ediyor)
(Araba sesi)
(Kapı açılma sesi)
Evren Bey, Gözde Hanım sizi çok merak etti.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Kapı kapanma sesi)
(Araba sesi) (Müzik - Gerilim)
(Cırcır böceği sesi)
(Köpek havlama sesi)
(Martı sesi) (Cırcır böceği sesi)
(Müzik) (Cırcır böceği sesi)
(Müzik) (Cırcır böceği sesi)
Özür dilerim.
Benim yüzümden oldu.
(Müzik) (Cırcır böceği sesi)
Yok senin bir kabahatin.
(Müzik) (Cırcır böceği sesi)
Herkesin keyfi kaçtı.
Tam doluyor lokanta derken.
Çok kötü oldu.
Gelirler yine.
Bir şey olmaz.
(Müzik) (Cırcır böceği sesi)
Tam bir şeyi tuttum diyorum...
...elimden kayıveriyor.
(Müzik) (Cırcır böceği sesi)
Bıktım yemin ediyorum.
Bıktım.
(Müzik) (Cırcır böceği sesi)
Bıkma.
(Müzik) (Cırcır böceği sesi)
(Dalga sesi) (Müzik)
(Dalga sesi) (Martı sesi)
(Aslı) Bu sefer kesin onlar.
İçimde kötü bir his var.
(Dalga sesi) (Müzik)
Benim de.
Sağ salim dönecekler.
(Dalga sesi) (Müzik)
Hadi kapat gözlerini biraz.
Geçecek, dünya güzelim.
Geçecek.
Çok yoruldum Ateş.
İki günde iki yıl yoruldum.
Biliyorum.
Biliyorum kıvırcığım, biliyorum.
(Ateş) Bak, uyumadan önce sana bir şey söyleyeyim, öyle uyu.
(Martı sesi) (Dalga sesi)
"Portakalı soydum, baş ucuma koydum"
"Ben bir aşk uydurdum"
(Müzik) (Dalga sesi)
"Yana yana yandım"
"Kendim inandım"
"Şimdi kalan"
"Yarımsın"
(Müzik) (Dalga sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Ayak sesi)
(Müzik)
Uyuyakalmışım beklerken.
Ne oldu? Neredeydin?
Yorgunum Gözde.
Yıllardır aynı şeyi yaşamıyor muyuz zaten?
Onlar yorup, üzüp gönderiyorlar...
...ben toparlıyorum.
-Hadi gel. -Ya...
(Nefes sesi)
...ben o evin borcunu kapatacağım.
Pardon, neyle?
Neyleyse neyle işte. Sana ne?
(Gözde) Bana bak...
...o insanların beni bir kez daha küçük düşürmesine izin verirsen...
...seni mahvederim.
Çocuklarım sokakta mı kalsınlar?
Beni ezdirmeden yapmanın bir yolunu bulacaksın.
Yoksa biliyorsun.
(Evren) Gözde...
...git yat. Benim canımı sıkma.
Ben o evin borcunu ne yapıp edip ödeyeceğim.
-Babayım ben. -(Gözde) Ya...
...sadece o çocukların mı babasısın?
(Müzik) (Ayak sesi)
Olur mu tavuk köftesi Tevfik abiciğim?
Tavuktan köfte mi olur Allah aşkına ya?
(Kelebek) Ne? Siparişleri iptal mi edeceksin?
(Kelebek) Ya etme Tevfik abi, etme. Bak...
...ben o hamburgerlerin hepsini tek tek kendi ellerimle yaptım.
Yok onların içinde tavuk falan.
Alo, Tevfik abi, alo!
Kapattı. Allah kahretsin ya!
Ne tavuk köftesi?
Siparişleri iptal etti. Rezil rüsva olduk diyor ya.
Hayatım, sen tavuk mu koydun?
Ya benim hayatımda en sevmediğim şey tavuk.
Ben tavuk koyar mıyım hiç?
Fer-Ferdi! Ferdi!
Ne ya?
Ulan, bu hamburgerlerin köftesi tavukmuş.
Nasıl? Abi, niye böyle bir çirkinlik yapıyorsun?
Pardon, kulak misafiri oldum da...
...tavuk burger mi yapıyorsunuz? Hayır, ben bayılırım da.
(Uzay) Herkes pek sevmez ama benin favorimdir.
(Uzay) Eğer varsa alırım bir dal.
"Tavukları pişirmişem"
"Hacıyı da çarşıya göndermişem"
(Kelebek) Oğlum bak, bana bak Uzay, sinirlerim tepemde zaten...
...sana kendi kolundan burger yapıp yediririm. Git buradan.
(Bip)!
-(Ferdi) Gel buraya. -(Bip)!
Bırak ulan!
Başlarım böyle işe.
(Ayak sesi)
(Sessizlik)
(Telefon zili sesi)
-Alo. -(Gözde ses) Alaracığım.
Aa, rahatsız ediyorum seni bu saatte ama Gözde ben.
Gözde?
Ateş'in babasının nişanlısı.
Nişanlısı mı?
Oo.
Şimdi sana Ateş'e iletmen için bir bilgi vereceğim.
Bunun sonunda da hem Ateş hem de baban sana çok çok teşekkür edecekler.
(Cırcır böceği sesi)
(Ayak sesi)
Mavi mi istedi Yıldız?
(Müzik - Duygusal)
Olmuş mu?
(Faryalı) Sen anlarsın ağaçtan.
(Vurma sesi)
İyi çam, Rus çamı.
(Süha) Bundan sonra kimse giremesin diyorsun evden içeri yani?
İti, uğursuzu, Evren'i?
(Süha) Senin kapını ben çakarım diyorsun yani.
Seni hem severim, hem korurum diyorsun yani.
Eyvallah.
Öyle bir tutmuş ki kızın kolundan...
...mosmordu, gördüm, aklım gitti.
Bunu oraya ben koyuvereceğim de elini tokmağına götürdüğünde...
...iki kere düşünsün gayri.
Eyvallah.
Ela'dan haber var mı?
(Müzik - Duygusal)
Kızını evermeye gitti.
Santorini'ye.
Sizinki ne zaman inşallah?
(Gülme sesi)
(Martı sesi) (Dalga sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim) (Cırcır böceği sesi)
(Tekne sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Martı sesi)
(Tekne sesi)
(Müzik - Gerilim)
Uyanın! Döndüler.
(Ayak sesi) (Martı sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Aslı) Baba!
(Ambulans siren sesi) (Müzik - Gerilim)
(Aslı) Baba!
-(Ateş) Aslı! Aslı! -Baba!
(Müzik - Gerilim)
Baba! Baba!
(Dalga sesi) (Martı sesi)
Korktun mu kızım benim?
Baba, niye bu havada çıkıyorsun? Çok merak ettim seni.
(Asım) Geldim kızım, geldim.
(Ambulans siren sesi)
(Ateş) Aslı...
...Aslı, ben şuradayım. -(Asım) Kızım.
(Müzik - Duygusal)
(Asım) Kızım.
Biri bir şey mi yaptı sana?
Yok.
(Müzik - Duygusal)
Baba, ben senin kızın mıyım?
Kızımsın benim, güzel kızımsın.
(Asım) Ne diyorsun sen?
Baba, ben bir şey duydum.
Doğru söyle bana.
Ben senin kızın mıyım?
Öz kızın mıyım?
(Müzik - Duygusal) (Dalga sesi)
-Değilim. -(Asım) O ne demek, ha?
O nasıl söz öyle? Kızımsın.
Ben seni pamuklarda büyüttüm.
Tek, tek başıma hem analık ettim hem de babalık.
Kim soktu senin kafana bunları?
O kadını mı gördün sen?
Konuştum.
Allah onun cezasını versin.
Yalan söylüyor Aslı'm.
Yalan söylüyor.
Söylemiyor.
(Asım) Ben sana göstereceğim.
O kadını getireceğim, senden özür dileteceğim.
(Asım) Yalancı, ahlaksız.
Kötülük yapıyor bize.
Peki, o benim annem mi?
Kızım, bırak bunları.
(Asım) Geçmiş şeyler, ha? Gözünü seveyim.
Ne yaptın sen? Niye gittin o kadına?
Bu yüzden gitmemi, görmemi istemiyordun değil mi?
Onun konusunu her açtığımda bağırıp çağırıyordun...
...susturuyordun beni, değil mi?
Kendi analık etmedi, benim babalığıma mı dil uzatıyor?
(Asım) Koparacağım onun dilini.
Sen bırak bunları, ha? Unut kızım, unut, unut bunları.
(Asım) Ben, ben sana onu getireceğim.
Her şeyi anlattıracağım sana.
Yalan söyledim dedirteceğim.
Sen, sen eve git kızım, ha?
Ben sana onu getireceğim, ha? Ben sana onu getireceğim.
(Dalga sesi) (Martı sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Gerilim)
(Ateş) Tamam.
Tamam, sakin.
(Ateş) Tamam.
Yalan söylüyor.
Aslı, şimdi baban ilk anda şoka girdi.
Ne diyeceğini bilemedi adamcağız.
Ne yapsın? Ne desin?
-(Ateş) Ha sevgilim? -Görmedin mi paniğini?
(Ateş) Böyle düşünme.
(Ateş) Tamam mı?
Bak...
...bir dur, bir sakin ol, tamam mı sevgilim?
Ha, tamam mı?
Yalan olsa güler geçerdi.
Ya da bağırıp çağırırdı. Böyle olmazdı.
Ben gördüm göreceğimi Ateş.
Tamam.
Tamam.
Tamam.
(Müzik - Duygusal)
(Dalga sesi) (Martı sesi)
(Telefon mesaj sesi)
(Gözde iç ses) Ayrı geçirdiğimiz zamanlarda ne kadar yalnız olduğumu...
...bebek haberiyle hatırladım.
(Gözde iç ses) Bana bir yaşama nedeni verdin.
Bir mücadele nedeni verdin.
Bir daha hiç ayrılmayacağız.
(Gözde iç ses) Bebeğimiz ve seninle yeniden bir aile olacağız.
Sana söz veriyorum, artık hiçbir şeyden korkmana gerek yok.
Bugüne kadar sana kendini eksik hissettiren herkesten...
...intikamını elimle alacağım.
(Gözde iç ses) Geliyorum Gözdeciğim.
Gönlünü ferah tut.
Oraya yerleşmeye karar verdim.
(Müzik - Duygusal)
(Gözde) Alo.
Bu, çok mutlu oldum.
Gün sayıyorum.
Çeki mi?
Verdim. Verdim de yırtıp atmışlar.
Tamam, peki.
Sen bildiğin gibi yap.
Şimdi mi?
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Telefon zili sesi)
Buyurun efendim.
Tabii, ben Gözde Hanım'a izah ettim.
Ama efendim, ben insanlara söz verdim yani...
Şimdi...
Tamam, tabii, estağfurullah efendim.
Tabii, siz öyle diyorsanız.
Tamam.
Tamam, hayır, hallederiz efendim. Hallederiz, tabii ki.
Saygılar efendim.
Saygılar.
(Müzik - Gerilim)
(Nefes sesi)
Uf, bana Ergüvenlerin dosyasını getirin.
Özgür, hadi! Benim beklemeye tahammülüm yok.
Dediğim gibi, benim yapacak bir şeyim yok.
Oğlum, senin bu kadar para vermeye yetkin yok mu yani şimdi?
(Evren) Getir paramı, al hard diski, hadi.
Cahit Bey'in bana böyle bir talimatı yok.
(Evren) Nerede ulan Cahit?
(Özgür) Yurt dışında. Bazı sıkıntılar oldu, içeri giremiyor kendisi.
Nasıl yani, kaçak mı?
Amerikalı bir fonla bazı sıkıntıları var diyelim.
İyi işte, bu onun sıkıntılarını çözer, içeri girmesini sağlar.
(Özgür) Artık çok geç.
Ulan oğlum, sen satılmış mısın be, ha?
(Evren) Yoksa başkası adına mı çalışıyorsun?
Biri böyle bir şey getirecek senin patronunla ilgili...
...sen bunu almayacaksın, öyle mi?
(Evren) Ulan, bunun içinde neler var, biliyor musun sen, ha? Cahit'i bitirir.
Silerler ulan piyasadan.
Dediğim gibi, benim hiçbir şeyden haberim yok.
Allah hepinizin belasını versin ulan.
(Anahtar sesi)
Gel böyle, otur sen.
(Kapı kapanma sesi) Ben de sana bir çay yapayım.
Babam gelebilir eve.
E gelsin, bir şey yapmıyorum ki.
Duruyorum, yanında duruyorum işte.
-Su kalmamış evde. -Hadi ya.
Tamam, ben alıp geleyim, sen dur burada, tamam mı?
(Müzik - Duygusal)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Telefon zili sesi)
(Ateş ses) Alo abi, neredesin?
Oteldeyim koçum, ne oldu?
Asım geldi, kurtarmışlar. Aslı konuştu babasıyla.
Yapma be, ne dedi?
(Ateş ses) Vallahi bir şey dememiş de...
...adamın bir eli ayağına dolandı yani, Aslı da bayağı bir huylandı.
Hay Allah.
Ha, sen bir bulsan da şu adamı, bir konuşsan abi.
Tamam koçum, tamam. Ben bakacağım, siz bir yere ayrılmayın, tamam?
(Ateş) Tamam.
(Kuş cıvıltısı sesi)
Bir hayal daha başlamadan bitti.
Tavuk olayını bize kim yaptı abi?
Öldüreceğim onu.
Abi, açığa adam mı öldürülür? Kimi öldüreceksin?
(Kelebek) Kim yaptıysa onu.
Ulan romantik, sen gidip birileriyle dalaşmadın inşallah.
Yok ya.
Bir o Beyto mudur, nedir, o pis pis bakıp duruyor.
Uzay desen bir nebze ama. Beyto yapmaz.
Yani Uzay da yapmaz, dayak yiyeceğini bilir.
(Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
Alo müdürüm, ben sizi sonra arasam? Durumlar biraz karışık.
Ne? Nasıl ya?
E abime söz verdiniz.
Ne oluyor oğlum?
Dükkâna bak sen.
(Kelebek) Nasıl ya?
(Müzik - Gerilim)
Amma dağıldılar ha, bir tavuk krizini aşamadılar.
Büyüksün Uzay Bey.
Abartma Beyto, daha yeni başlıyoruz.
Yeni mi?
Bana bak, sen unutmuşsun benim performansımı.
Rakibi indirmeden bıraktığımı gördün mü hiç?
Nedir plan?
Bu Bodrum'un devesi meşhurdu değil mi?
Yok deve yani.
Bulalım güzel bir deve küşleme, insanlar yöresel pizza yesin...
...bakalım sevecekler mi?
(Müzik - Gerilim)
Faryalı, ne olmuş buna böyle? Yaprak gibi zangırdıyor.
(Köpek havlama sesi)
(Köpek havlama sesi)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Faryalı) Kaptan.
(Müzik - Duygusal)
(Faryalı) Müsaade var mı?
(Müzik - Duygusal)
Geçmiş olsun.
(Müzik - Duygusal)
Doğru mu kızın duydukları?
(Müzik - Duygusal)
Nereye kadar susacaksın Kaptan?
Ha?
(Faryalı) Hadi anlat da kurtul.
Hadi.
Ben seni bilirim, senin kalbin yumuşaktır.
Yok anlatacak bir şey.
Nasıl yok?
Baksana şu hâline, hortlak görmüş gibisin.
Sen ne istiyorsun benden?
Git başımdan.
(Müzik - Duygusal)
(Faryalı) Asım...
...bak, bu kız bizim kızımız, Aslıcık be.
Senin kadar benim de kızım, elimizde büyüdü.
Hadi anlat da bu kıza neyi, nasıl söyleyeceğiz, bir yol yordam bulalım.
(Faryalı) Perişan kız.
(Müzik - Duygusal)
O karı yok mu...
...o çıyan başı.
O, hayatımı karartan o kadın.
Durdu, durdu...
...bana edeceğini etti.
Ne etti sana?
Aslı'nın...
...sen bebekliğini hatırlarsın.
Boncuk gibi bir kız.
(Asım) El kadardı.
Kocaman gözleri vardı.
Öyle bakardı.
Ne edeceğim ha? Ne edeceğim?
Yavrumun var mı bir günahı? Yok.
E yok tabii.
Senin de bir günahın yok Kaptan.
(Faryalı) Hadi anlat da kurtul.
Asım...
...bana bak.
Bu kız sana bir yerden mi geldi?
(Kuş cıvıltısı sesi) (Kafe ortam sesi)
Allah'tan.
(Asım) Allah'tan geldi.
Nereden geldi Asım?
Bizim çocuğumuz olmuyordu.
(Asım) O çıyan karı bana der durur...
...suç senin, kabahat senin.
İnsan içine çıkamaz oldum.
(Asım) Bodrum'u bilmez misin? Dedikodu almış yürümüş.
Yarım adam diye.
Atıyorum kendimi kederden balığa.
Günlerce, haftalarca dönmüyorum.
(Asım) İşte...
...verdi Allah bana da onu.
(Ağlama sesi) Üzülme gayri dedi.
Şunu iç, iç şunu.
(Müzik - Duygusal)
Nasıl verdi Allah sana?
Anlat.
Şimşekler, gök gürültüleri, deniz kabarmış.
Attım bir gece kendimi karşıya.
-Hangi karşıya? -(Asım) Kos'a.
Anangilin köyü yok mu? İki koy yanına.
Eski mendirek, sığındım, burnunu dışarı çıkaramadım.
Teknede bir, içime bir ürperti geldi.
(Asım) Kalktım, bir denize bakayım dedim.
Kafamı dışarı çıkardım...
...bir kadın var.
Sırılsıklam yağmurda.
Kucağında da...
Aslı?
Aslı?
Aslı.
Kadının çocuğu?
(Asım) Getirmiş el kadar.
Yavru donacak dedim, alayım da bir sıcak bir şey bulayım. Gittim yanlarına.
Ee?
(Asım) Al bunu dedi.
Nasıl?
(Asım) Al bunu dedi ağlayarak.
Biz bakamıyoruz, al götür.
Faryalı, aylık yok, günlüktü daha.
(Asım) Nasıl hayır dersin kadına?
(Asım) Baktım.
Kızımı kucağıma aldım...
...kokladım.
İşte benim çocuğum dedim.
(Asım) Öyle kokuyor.
Yüzünde hep bö...
Yağmurdan ıslak gibi ama bir bö...
Ağlamıyor hiç böyle.
Öyle gülüyor.
Bakıyor.
Kadın kimmiş? Bir şey dedi mi?
Demedi.
Ben de korkumdan soramadım.
Demedi işte.
Küçük müymüş? Niye bakamıyormuş kıza?
(Asım) Yaşlı kadındı.
Rum kadını.
Türkçe dedi bana. Bakamıyoruz, al dedi.
(Müzik - Duygusal)
Göremedin mi bir daha kadını?
(Asım) Görmedim.
(Asım) Gördüysem de tanımadım.
Kos'a bir daha gittiğimde...
...o koya korkumdan hiç yanaşamadım.
(Asım) İsteselerdi arar bulurlardı ha?
Bunca yıl kimse aramamış, öyle değil mi? Bulurlardı.
(Müzik - Duygusal) (Kuş cıvıltısı sesi)
Senin karın?
Getirdim.
Aha dedim, kızımız.
Önce baktı öyle.
Sevindi sandım.
Hemen toparlanıp gittik, kimse bir şey anlamasın diye.
İzmir'e?
(Asım) İzmir'e.
Biraz orada kaldık ki doğum yapmış diyelim.
Eşe, hasıma.
Ne oldu sonra? Niye gitti bu kadın?
Hiç sevmedi ki Aslı'mı.
Dedi ki...
...ben el alemin çocuğuna ne bakacağım?
(Asım) Kendim doğururum.
Kabahat bende değil ki sende.
Ben ne çekeyim?
(Asım) Dedi durdu, dedi durdu.
Ondan sonra zaten gitti.
Beni böyle bir başıma işte...
Kaç yaşındaydı?
Üç, varmamıştı daha.
(Asım) Gitti.
(Müzik - Duygusal)
(Faryalı) Asım.
Bak bir.
(Faryalı) Bak bana.
Senin bir günahın yok.
Daha ne yapacaksın sen, ha?
(Faryalı) Daha ne yapacaksın sen?
Bak, kızımızı ne güzel büyütmüşsün.
Ha, Aslı'mızı.
(Faryalı) Boncuk gözlümüzü büyütmüşsün, daha ne yapacaksın?
(Ağlama sesi)
(Müzik - Duygusal)
Al bakalım, çok üşüdün dün gece.
(Öpücük sesi)
(Kapı vurma sesi)
Geldi işte.
-Gelirse gelsin ya. -Ateş.
(Alara) Ateş!
(Kapı vurma sesi) O mu o?
(Müzik - Gerilim)
(Israrlı kapı vurma sesi) (Alara) Ateş! Ateş!
(Kapı vurma sesi) Ateş!
(Kapı açılma sesi)
Ateş, konuşmamız lazım.
Senin ne işin var burada Alara?
Ne arıyorsun sen burada ya?
Ateş, yalnız konuşmamız lazım, gönder şunu.
Ne diyor bu be?
Ateş, çok önemli, gönder şunu.
Bana bak, şunlu bunlu konuşma, zaten canım burnumda.
Ne istiyorsun, söyle.
Ya babamla, babanla ilgili.
(Müzik - Gerilim)
Ne anlatacaksın? Anlat hadi.
Baban otelden hard diski çalmış, babama satmaya hazırlanıyormuş ama...
...babam şu an burada yok.
(Alara) O da başkasına satmakla tehdit ediyormuş.
Yani o hard disk başkasının eline geçerse babamın sonu olur.
-Yalan konuşuyorsun sen. -Ya hayır, ciddiyim.
-Bak, eğer bir oyun çeviriyorsan var ya-- -(Kelebek) Ateş! Ateş!
Ha, şimdi anladım telefonlarımı niye açmıyorsun.
Ne oldu oğlum?
Birader, senin çok acil eve gitmen lazım.
Durumlar karışık.
(Müzik - Gerilim)
Demeyelim Faryalı.
Demeyelim Aslı'ma, ha?
Hem...
...öğrenip de ne yapacak, ha?
(Asım) Bu yaştan sonra ne olacak?
(Müzik - Duygusal)
Yapma Faryalı, ha?
(Asım) Yapma.
Yani bu yaşa kadar öğrenmeden yaşadı benim kızım.
(Asım) Ha, ona ne faydası olacak ki?
Ortada ne anası kalmış ne de babası.
Aramamışlar, sormamışlar.
Bilecek de sadece üzülecek.
Olmaz Kaptan öyle şey.
Hakkımız yok buna.
Çocuk o daha.
Korumak lazım be Faryalı, ha?
Ya derse ki...
...her bir şey yalanmış hayatımda?
(Faryalı) Yalansa yalan.
Kızı bu şüpheyle yaşatmak doğru mu?
Doğru mu?
Ya tükürürse suratıma?
Ya, tükürür mü?
Asım, senin kızın öyle bir kız mı? Tükürür mü Aslı?
Ya derse ki...
...sen benim hayatımı çaldın?
(Asım) Beni kandırdın.
O kadar anlayışsız kız mı Aslı?
Ha Kaptan?
Ya sonunda eğrisini doğrusunu ayırt eder.
(Faryalı) Öyle değil mi?
Doğru.
Benim Aslı'm merhametlidir.
Ee, o zaman güveneceksin kızına.
Hiçbirimizin hakkı yok onun adına karar vermeye.
Ben diyemem.
Yok, ben diyemem ona.
Dersin.
Ben diyemem.
Dersin Kaptan, babasısın sen.
Dersin.
Sen de.
Olmaz öyle şey.
Yalvarırım Faryalı, ha? Yalvarırım.
(Asım) Seni ben kadar sever.
Konuş onunla.
(Asım) Baban seni çok sevmiş, ne yapmışsa senin için yapmış de, ha?
Faryalı.
Düşman olmasın bana Aslı.
Öyle konuş onunla, Allah aşkına.
Yaparsan sen yaparsın, ha?
(Müzik - Duygusal)
Öf, kaç kere yıkadım, köfte kokusu sinmiş resmen.
O kadar uğraştınız, bütün emekleriniz boşa gitti, yazık vallahi.
Kelebek de sinir oldu.
Hâlâ her işi yapıyor mu Kelebek orada?
Hım, böyle bındık bındık, o kadar tatlı hamburger yapıyor ki.
(Gülme sesi)
Ya elinden hiçbir iş mi kurtulmaz bir çocuğun? Helal olsun vallahi.
Hiç.
Aa, kendi yetiştirmiş gibi, ne bu hava?
(Gülme sesi) Anne.
Biliyorum ben, her şey güzel olacak onunla.
Nasıl?
(Su) Güveniyorum.
Biliyorum diyorum.
Hayatımda çok fazla kötü şey oluyor ama Kelebek'le güzel şeyler de oluyor.
Bak gör.
Korktuğumuz gibi olmayacak hiçbir şey.
(Kapı vurma sesi)
-(Ateş) Su, anne, anne! -Ateş!
(Kapı vurma sesi) (Ateş) Su.
-Ateş! -(Ateş) Anne!
(Kapı açılma sesi)
(Yıldız) Ateş, ne oluyor oğlum?
Ateş, birine bir şey mi oldu? Bana bak.
(Kapı kapanma sesi)
Sen ne arıyorsun burada, ha?
Ya durum çok ciddi gerçekten.
(Müzik - Gerilim)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Telefon titreşim sesi)
(Müzik - Duygusal) (Dalga sesi)
(Telefon çalma sesi)
(Operatör ses) Aradığınız kişi şu anda telefona cevap veremiyor.
(Operatör ses) Sinyal sesi--
(Müzik - Duygusal)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Araba sesi)
Dışarı çık, dışarıda konuşacağız seninle.
Ateş, saçmalama oğlum, şu anda hiç vakti değil, hiç.
Şu çaldığın hard diski versene bana bir.
Ne? Ne demek o?
Hard diski çalmış, sözde Cahit'e satıp evimizi kurtaracak.
Baba, yalan de.
Satmadım ama satacağım tabii ki.
Neyi satıyorsun ya? Neyi satacaksın sen?
Ver şu hard diski bana.
Ulan, o herif sizin beyninizi yıkamış iyice ya.
Ev elden gidiyor diyorum be!
Evi kurtaracağım diye otelden mi vazgeçeyim ben?
Ulan, ben sizi düşünüyorum.
Yapma, bizim için bir şey yapma.
Kızım, saçmalama. Kış vakti, aklını başına topla.
Baba, şu hard diski verir misin artık, nerede?
Ateş, saçmalama.
Yıldız bak, beni dinle. Ateş, yeter be!
-(Ateş) Ver şunu bana. -(Evren) Ateş, yeter dedim sana.
-Ateş, Ateş dur. -(Ateş) Bırak baba.
(Evren) Yeter be!
-(Su) Ateş! -(Yıldız) Ateş!
Sen def ol git buradan.
-(Evren) Oğlum. -(Su) Ateş.
-Oğlum. -Git buradan.
-(Evren) Oğlum. Ateş, iyi misin oğlum? -(Yıldız) Evren, defol git buradan.
Defol git buradan.
-(Yıldız) Defol, defol! -Yeter be! Ne hâliniz varsa görün!
(Kapı kapanma sesi)
(Araba sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Yıldız Hanım evde mi?
(Müzik - Gerilim)
Gel sen buraya.
Yıldız Hanım.
Yıldız Hanım.
(Müzik - Gerilim)
Bölgeden tahliye emriyle ilgili bir yazı geldi.
(Müdür) Ben elden vermek istedim.
Ne?
(Müzik - Gerilim)
Hani söz vermiştin sen?
Tutamadım.
Çok yukarılardan biri sizinle uğraşıyor.
-Kim ulan bu? -Bilmiyorum.
Ama bir an önce evi boşaltmanız gerekiyor.
Nasıl?
Eve el konuldu.
Burası artık bankanın mülkü.
(Müzik - Gerilim)
(Araba sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik devam ediyor)
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Nezahat Şalkamcı
Seslendiren: Emine Kolivar
Alt Yazı: Ece Naz Batmaz / Çağıl Doğan / Feride Tezcan / Nuray Ünal
İşaret Dili Tercümesi: Berrak Fırat
Son Kontroller: Fulya Akbaba / Beliz Coşar / Samet Demirtaş
Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme
(Müzik)
(Müzik)
(Müzik)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.