All language subtitles for Bodrum.Masali.S01.E20

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

(Erkek dış ses) Bu diziyi engelsiz.kanald.com.tr...

...adresinden izleyebilirsiniz.

(Orman ortam sesi)

(Dalga sesi)

Şş!

Süha!

Ulan Süha!

(Müzik - Gerilim)

Çık ulan tekneden.

İn tekneden!

(Faryalı) Konuşacağız seninle.

Süha!

Binmem ulan senin kayığına bir daha.

(Faryalı) Çık!

(Müzik)

(Kapı zorlanma sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Tuş sesi)

(Patlama sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Faryalı) Süha!

(Faryalı) Süha!

(Faryalı) Süha!

(Faryalı) Süha!

(Baykuş sesi)

(Dalga sesi)

Yusuf abi.

Sana çok acı bir haberim var.

Süha Reis sizlere ömür.

Başınız sağ olsun abi.

Saygılar.

(Müzik)

(Aslı) Ya Ateş, beni bir dinle.

Ateş. Ya Ateş!

Ya ne var, ne?

Beni bir dinle.

Ne dinleyeceğim seni ben be! Uzay'la mesajlaşmak ne demek? Uzay bu, Uzay.

Benim arkamdan, bana çaktırmadan ya.

Ya ben biliyor muydum onun Uzay olduğunu?

Aslı, ben sana ne dedim, ha?

Bu sapıkla konuşma, mesaj atma demedim mi, ha?

Sapığın aha babası çıktı işte, al.

Ya bir kere beni dinle be. Bir kere beni, bir kerecik dinle beni.

(Aslı) Ya asıl sen beni dinle Ateş.

Bana annemi verecekti diyorum ya, ben keyfimden mi düştüm onun peşine?

Ya bundan daha doğal bir şey olamaz sevgilim.

Bak Aslıcığım, çok normal.

(Ateş) Konu annen olunca tabii ki de duygusallaşman çok normal.

(Ateş) Ama bu adam adinin teki.

Bak, verdi mi anneni, tuttu mu sözünü?

Ya seni en zayıf yerinden kullanıyor ya.

Sen adamın üstüne dalmasaydın anlayacaktık.

Niye sormadın annem nerede diye?

Bizi o evden apar topar attırmalarını sağladığın için olabilir mi Ateş?

Sen ne yapıyorsun ya, Uzay'ı mı koruyorsun bana sen, ha?

Hayır, korumuyorum hiç kimseyi.

Bana annemi verecekti diyorum üstüne saldırmasaydın.

Sen de ciddiye alıyorsun yani. Bravo sana, tebrikler.

Bayağı koruyorsun işte.

(Aslı) Bana bak, ben bu işin peşini bırakmayacağım. Tamam mı?

Ben annemi istiyorum. Uzay'sa Uzay, umurumda değil.

Duyuyor musun beni? Ben annemi istiyorum.

Ben başka bir şey mi diyorum sana?

Diyorsun işte!

Ya ne diyorum ben sana, demiyorum öyle bir şey.

Ağzından çıkanı kulağın duysun o zaman.

(Köpek havlama sesi)

Ulan ben hayvan mıyım? Ben de istiyorum senin anneni bulmanı.

Aslı!

Aslı.

(Ateş) Aslı dur.

Sen nereye?

Bir gidip bakayım, diyeceği bir şey var mıymış bana.

Kelebek dur. Dur.

Bekle beni burada Su, tamam?

(Müzik)

(Su sesi)

Neden yaptın?

Her şeyi mahvettin.

Neyi mahvettim Uzay?

Onları barıştıracaktım. Herkese istediğini verecektim.

Sen ne tür bir manyaksın ya?

Hepimizi sen küstürdün, niye barıştırmak istiyorsun ki?

O zaman öyle istedim, şimdi böyle istiyorum.

Sen sadece dikkat çekmeye çalışıyorsun.

Yo.

Benden çok nefret ediyorlar.

Biraz sevsinler istedim.

Sevmezler.

Sen onlardan değilsin. Başkasın sen.

Bu kadar mı seviyordun sen beni?

Ne?

Bütün bunları göze alacak kadar.

Yani Ateş'le Aslı'yı birleştirmek istedin ki ben sana kalayım.

Bak, ben buradayım.

Nasıl?

İstediğin gibi.

Öyle?

(Alara) Öyle.

Bence sen beni hak ettin.

İnandım ben sana.

Alara, sen biraz sarhoş musun?

Cık. Hiç.

Hiç değilim.

Yani bak, sonra sabah...

Sabah, öğle, akşam.

Yani beni?

Evet.

Biz seninle aynıyız.

Ben seni yalnızlığından kurtaracağım.

Ne yapabilirim peki?

Gerçekten buldun mu Aslı'nın annesini?

Evet.

O zaman ona söyleme.

Neden?

Eğer beni istiyorsan onları mutlu etmezsin.

Bana bu kadar kötülük yapmış birine iyilik yapma.

Ama...

Sen demiyor muydun...

...aşkım için kötülük yaparım diye.

Göster bana aşkını.

Sana bu kadar kötülük yapmış birine iyilik mi yapacaksın?

Eğer bir iyilik yapılacaksa bunu ben hak ediyorum.

(Alara) Arkasını dönüp giden Aslı değil.

(Kelebek) Uzay!

(Bağırma sesi)

Hergele başımıza bela olacak.

Bırak!

Uzay!

Bırak ulan!

Bırakın.

(Kelebek) Bırak.

Size soruyorum ulan ruh hastaları!

Aslı'nın annesi hakkında ne biliyorsunuz?

Cevap ver ulan. Kızı umutlandırıyorsun, annesi nerede?

Sana soruyor Uzay.

Sana soruyorum ciğersiz, sana!

Çıkaralım mı Uzay Bey?

Hiç.

Ne hiç?

Hiçbir şey bilmiyorum Aslı'nın annesiyle ilgili.

Nasıl, yalan mı konuştun kıza?

Bulurum sandım ama olmadı.

Seni öldüreceğim oğlum. Seni öldüreceğim!

Çık çık, çık dışarı.

Seni öldüreceğim. Bırakın ulan!

Uzay, seni öldüreceğim. Öldüreceğim ulan seni.

(Koruma) Çık dışarı. Defol.

(Kelebek) Uzay!

(Telefon zili sesi)

Efendim abi.

Ne?

(Müzik)

Oldu mu istediğin?

(Su) Kelebek.

(Su) İyi misin ha?

Oğlum, ne oldu?

Abim aradı.

Süha Reis...

Ne olmuş Süha Reis'e?

Tekne patladı diyor.

Ne?

Ne?

Bütün balıkçılar aramaya çıkıyorlarmış.

Neyi arıyorlar ulan?

Bilmiyorum Ateş, bilmiyorum.

Tamam, tamam kardeşim.

Tamam. Hadi geç, ben kullanırım. Hadi hemen gidelim, hadi.

(Su) Hadi.

(Müzik)

(Araba marş çalışma sesi)

(Ateş çıtırtısı sesi)

(Telefon zili sesi)

(Telefon zili sesi)

Alo, Faryalı.

(Ateş çıtırtısı sesi)

Nasıl?

Ne?

(Müzik)

(Kelebek) Abi.

(Kelebek) Abi.

Bir şey olmamıştır değil mi, ha?

(Kelebek) Değil mi abi, ha?

Nasıl olur ya?

Allah'ım, ne olur onu alma bizden. Ne olur Allah'ım, ona bir şey olmasın.

(Müzik)

(Telsiz sesi)

Bir şey olmayacak Süha'ya.

(Telsiz sesi)

Abi, Yusuf mu?

(Telsiz anons sesi)

Faryalı.

(Anlaşılmayan konuşma)

En kötüsünü düşünme.

Süha'ya bir şey olmadı.

(Müzik)

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik)

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

(Kuş cıvıltısı sesi)

Ben gelmiyorum mahkemeye falan.

Arasınlar bulsunlar, bulurlarsa da boşasınlar.

Evren Bey.

Bu şekilde davranarak hâkime evliliğinizin yıkılmasını istemediğinizi...

...inandırmamız çok zor.

Gel, hâkime ağla diyorsun yani, öyle mi?

Aynen.

Hâkim karşısında acılı bir koca görmek ister.

Zaten ilk celsede boşamayacağına eminim.

Hem sizi görürse bu elimizi daha sonrası için kuvvetlendirir.

İyi, dediğin gibi olsun.

Doğrusu bu, tabii unutmayalım.

Bütün bunlar eşinizin Gözde Hanım meselesinde...

...bir kanıt ortaya sürmeyeceği hâlde anlamlı.

Gözde Hanım meselesi ispatlanırsa...

...maalesef bu evlilik biter.

Yıldız yapmaz öyle bir şey.

Yani böyle bir durumun ortaya çıkmasını istemez.

Pekâlâ.

O zaman yarın mahkemede görüşürüz.

(Müzik)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Ateş) Abi.

(Ateş) Böyle elimiz kolumuz bağlı duracak mıyız burada?

(Kelebek) Aynen abi, gidelim bulalım şu Yusuf şerefsizini.

Oturun oturduğunuz yerde.

Nereye gidiyorsunuz?

Abi.

Bak, bizim yüzümüzden olduğunu düşündükçe nefes alamıyorum ben ya.

Gidelim, şu Yusuf'un evine girelim.

Ben de abi, ben normalde oturmam. Sen tamam demediğin için duruyorum.

Müsaade et, gidelim Ateş'le bulalım şu kansızı.

Ulan, bazen ikinizin aklını toplasan bir tane Papi etmiyor ha.

Ulan, siz kendinizi mi bilmiyorsunuz?

Hayatı mı, adamı mı?

Nereye gidiyorsunuz? Gidip konuşacaklarmış.

Konuşacak bir şey olsa gider kendim konuşurum, size mi bırakacağım?

Abi, iyi de bizim yüzümüzden oldu.

Sizinle bir alakası yok.

Yani abi o Ferdi işi.

Koçum, Ferdi'yle ne alakası var?

Adam kızını kaçıran çocuğu bırakacak da gidip tekneciyi mi patlatacak?

Düşün bakalım.

Abi, Allah aşkına, anlayacağımız gibi anlatsana. Anlamadık.

Süha'yla Yusuf'un meselesi başka mesele, eski mesele, eski husumet.

Nasıl?

(Kuş cıvıltısı sesi)

Sormayın da bilmeyin de.

Nasıl abi ya?

Ben ne diyorum, bu ne diyor.

Üç beş gün bekleyeceğiz. Deniz bu, belli olmaz.

(Faryalı) Umudum yok ama bekleyeceğiz.

Üç beş güne çıkar gelmezse...

...Yusuf'u yakalar (...) Bodrum Kalesi'ne dikerim ben.

Korkutma abi.

Asıl sen beni korkutma, korkutma deyip.

Korkmak neymiş koçum? Ben seni böyle mi yetiştirdim?

Abi, nereye?

(Faryalı) Susmaya.

Konuş konuş. Öldürecek beni konuşmak.

Allah'ım, Yusuf inşallah Bodrum'u terk etmiştir.

Ya da üç gün içinde eceliyle ölür.

(Müzik)

(Kuş cıvıltısı sesi)

Uzay.

Uyandın mı canım?

Bana kahvaltı hazırlatsana, ben çok acıktım.

Kahvaltının da mutlulukla bir ilgisi yokmuş, anlamış oluyorum.

(Müzik)

Yıldız Hanım, Bitez.

Ha?

Siz burada inmeyecek miydiniz? Geldik.

Teşekkürler.

(Müzik)

Yavaşla.

(Müzik)

(Müzik)

(Dalga sesi)

(Martı sesi)

(Müzik)

Al. Senin için yaptım.

Ne ağacı bu?

Yılbaşı ağacı. Sana ne?

Soruyorsun bir de anlıyorsun gibi.

Ya bir hediye vereceksin, kafama atsaydın bari.

Sevmem ben öyle boş konuşma, bilmezmiş gibi.

Ver ver. Tamam.

Dertle değil, neşeyle çek.

Sabrın gündüze ulaşsın. Gecede kalmasın.

Yahu sanki tespih çekermişim gibi sen de ha.

(Faryalı) Kolye diye boynuma takarım ben bunu.

Eyvallah.

(Martı sesi)

(Müzik)

(Martı sesi)

(Müzik)

(Kelebek) Abi!

(Kelebek) Abi!

Abi!

Abi!

(Kelebek) Abi! Abi!

Abi. Abi, koş, ne olur koş!

Ne oluyor ulan?

(Kelebek) Abi, gel dedim, gel.

(Faryalı) Süha mı?

(Kelebek) Gel.

(Faryalı) Ne oluyor oğlum?

(Bip) ne bu?

(Kelebek) Emniyetten yapılan açıklama.

Emniyet güçlerinin yaptığı açıklamaya göre kazayı yapan kişinin...

...Bodrum'da Kırık Yusuf ismiyle tanınan Yusuf Yıldırım olduğu belirlenmiştir.

Şahsın kazayı yaptığı sırada yanında başka birinin olmadığı ve...

...kazadan hemen sonra hayatını kaybettiği!

Abi, bu ne?

Nasıl oluyor abi böyle bir şey?

(Kelebek) Sen dün gece buradaydın değil mi abi?

Ha?

Abi, bak sen...

Ne, ne ben oğlum?

Abi, doğruyu söyle gözünü seveyim, sen yapmadın değil mi?

Ha?

Abi.

Ulan, manyak mısın oğlum be?

(Ateş) Sen yapmadıysan o zaman...

...tesadüf ya, tesadüf mü bu?

(Faryalı) Ben yapmadıysam...

(Kelebek) Abi.

(Müzik)

(Müzik)

Ne işin var senin burada?

Başın sağ olsun demek için uğramıştım.

Ne biçim konuşuyorsun sen ya! Süha ölmedi.

Anlıyorum. Bunlar kabullenmesi zor durumlar.

Ne istiyorsun benden?

Ne istiyorsun?

Ben yarınki mahkemeyle ilgili konuşmak istiyorum.

Yok konuşacak bir şey. Birazcık hatırım varsa sende...

...yarın gelirsin adam gibi tamam, boşanıyorum dersin, bu iş biter.

Ben sana daha önce de söyledim Yıldız.

Senden boşanmayacağım.

Yani bu ailenin dağılmasına izin vermem.

Ya bak.

Delirtme beni.

Zaten ayakta zor duruyorum.

Sen her şeyi berbat ettikten sonra ne evinden bahsediyorsun, ha?

Ne ailesinden bahsediyorsun?

Ben bunu tek başıma mı yaptım, ha?

Senin bunda hiç suçun yok mu? Elini bir vicdanına koy önce.

Evet, tek başına yapmadın.

Metresin Gözde'yle yaptın.

Ya bak.

Böyle büyük kararlar öyle hemen, öyle acilen verilmez.

Biz yarın mahkemeye çıkmayalım.

Kendimize biraz zaman tanıyalım, en azından çocuklar için.

Ya sen ne aşağılık (...), ne utanmaz, yüzsüz bir adamsın ya.

Ha? Bana bunları nasıl söyleyebiliyorsun sen hâlâ?

Bana bak! Bana bak Evren!

Yarın o mahkemeye geleceksin ve ne dersem evet diyeceksin.

Daha fazla rezil olmadan, ortalığa saçılmadan bu işi temizleyeceğiz.

Anladın mı beni, ha? Duydun mu beni?

Asla böyle bir şey yapmayacağım.

Ne demek asla?

Ne demek asla ya?

Ben senden ayrılmayacağım Yıldız.

Ya istemiyorum seni.

Çocuklar da istemiyor, istemiyoruz seni.

Bırak git artık hayatımızdan, anlamıyor musun, ha?

İyi, mahkemede görüşürüz.

Evren bak, beni rezillik yapmak zorunda bırakma sakın.

Anladın mı? Şimdi defol git.

(Müzik)

Bana bak, avazım çıktığı kadar bağırırım, defol git buradan.

Yarın mahkemede hele bir şey yap, hele bir şey yap.

(Müzik)

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

(Kapı açılma sesi)

(Müzik)

Neye bakıyorsun, hayırdır?

Gel, kendin gör.

(Aslı) Oha, bu ne?

Kelebek, bu ne?

Bilmiyorum Aslı. Benim kafam artık hiçbir şey almıyor.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Siz de benim düşündüğüm şeyi mi düşünüyorsunuz?

(Müzik)

Ulan Reis.

Kafayı yedirdin bize, niye haber vermiyorsun? Nasıl kaçtın o tekneden?

Teknede değildim.

Bırak şimdi! Nasıl çıktın tekneden?

Aydın'a abime gittiydim.

Ha, kaç zamandır görmediğin abine dün gece mi gittin?

Ee, özledim.

Reis, ben seni biliyorum. Bana yük olur diye konuşmuyorsun.

Nasıl çıktın o tekneden?

Aa, yakmışlar değil mi benim tekneyi?

Elleri kırılsın.

Yusuf öldü, Yusuf.

Yapma ya.

Ya sen nasıl bela aldın başına, haberin var mı?

Belası mı kalmış? Herif bizi yakmış.

Bundan sonra bela mela yok.

Bundan sonra balık işi yaş, bak biz ağaçtayız.

Anlat.

Nasıl yaptın, anlat.

Neyi?

Ya oynama benimle, anlat.

Tekne patlayacak...

...içinde ben olacağım, kurtulacağım, sonra gideceğim, herifi öldüreceğim.

Ya bırak Allah aşkına Faryalı ya.

Hani böyle sihirbazlar vardır.

Onun böyle her tarafını zincirle bağlarlar, havuza atarlar.

(Süha) Oradan kaçar kurtulur. Ben o muyum?

Benim var mı öyle bir melekem?

Oymacıyız, kakmacıyız biz.

(Müzik)

(Suya atlama sesi) (Patlama sesi)

Bana bak.

Sen üzüldün mü bana bir şey oldu diye?

Konuşacağız seninle, konuşacağız.

Üzüldüm mü sevindim mi.

İyi.

Aklımı bir toparlayayım, konuşacağız.

Çocuklar da merak etmiş seni. Gelsinler, görsünler.

(Kapı kapanma sesi)

Eyvallah.

(Müzik)

(Su sesi)

(Müzik)

(Müzik)

(Lokanta ortam sesi)

Afiyet olsun.

Ne oldu Uzay Bey?

Hakkını veremiyorsunuz pidenin.

İştahım kesik be Beyto.

Aşktan mı acaba?

Yani bu Alara Hanım sizi bırakırken ben öyle hissettim de.

Otursana.

(Lokanta ortam sesi)

Sence bu Alara nasıl kız?

Güzel kız Allah için.

Güzel tabii. Sana bu tipinle zaten güzel de bana bile güzel, düşün.

Ama asıl önemli olan ne?

Bu hayatta beni sevmeye razı olan tek insan Alara.

Yani bir şekilde sevmeye çalışıyor, takdir ediyorum.

O nasıl söz Uzay Bey?

Bırak (Bip) Beyto.

Oğlum, beni kimse sevmiyor ulan. Gittim şu fukaraların nasıl yanında durdum.

Her işlerini çözdüm. Sonunda ne oldu? Yine kötü çocuk Uzay.

(Uzay) Sus sus, bir şey deme. Öyle abiciğim.

Ya, ben iyilik yapmayı geçtim.

İyiliğime ikna olacak birini bile bulamıyorum bu hayatta.

Hepsinin yüzünde bir şüphe.

E, bırak diyorum o zaman Beyto.

Ne uğraşacaksın? Al bir şımarık Alara var.

Onunla yürü git.

Dün benim yanağımı okşadı.

Ya inanır mısın en son otobüste bir teyzeye yer vermiştim de...

...o okşamıştı benim yanağımı.

Otobüs? Siz?

Ha, işte havaalanında biniyorsun ya uçağa giderken.

Ha, tamam, şimdi oturdu.

Yani bundan sonra acı yok Beyto.

Kimseye acımayacağım, inanmayacağım da.

Vallahi siz bilirsiniz Uzay Bey.

Acaba Alara'yı alıp Kos'a mı yerleşsem ulan?

Ama Kos da kosar şimdi beni be.

Ben bir fırına bakayım.

Afiyet olsun.

(Lokanta ortam sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi) (Tavuk sesi)

(Su sesi)

(Sessizlik)

Gidin gidin. İyi, dükkânda durup duruyor.

Gidin de görün bakalım.

(Müzik)

Süha iyi.

(Müzik)

Yokmuş Bodrum'da.

Zaten hiç binmemiş tekneye.

Neredeymiş?

Dükkânda.

(Müzik)

Dedim ben sana değil mi? İçimde kötü bir his yok dedim.

Dedin, doğru.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Araba sesi) (Müzik)

(Araba sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi) (Müzik)

(Sarılma sesi) (Müzik)

Kızlarım.

(Süha) Güzel kızlarım.

(Müzik)

Çok korkuttun bizi abi.

Korkmayın.

Cana geleceğine mala gelsin.

Reis, yetmez, gel bir daha. (Gülme sesi)

-(Süha) Yeter, yeter. -(Kelebek) Yetmez.

(Gülme sesi)

Gerçi nasıl oldu bu iş, ben anlamadım ama.

Bilen söylemez, söyleyen bilmez, Ateş oğlan.

Bazen öyledir hayat.

(Müzik)

Kızım. Güzel kızım.

Sen de demedin mi bunlara, koca Reis'e bir şey olmaz diye?

Teselli etmedin mi bunları?

Geldin ya çok şükür, çok.

(Süha) Kızım, kızım.

Ben size bir dallı budaklı demleyeyim de içeriz beraber, ha?

Yok ya, siz oturun. Biz Aslı'yla demleriz. Ha?

-Hallederiz biz. -Hay yaşayın.

Ya Reis ya. (Gülme sesi)

Özlemişim ya.

Doyamıyorum.

Çeteye bak be, çeteye!

(Müzik)

(Kaşık sesi) (Ütü buhar sesi)

Babanız geldi bugün.

(Köpek havlama sesi)

Nereye? Eve mi?

Evet.

Boşanmam mı diyor?

Evet.

Yine rezillik çıkartacak.

Anne...

...yarın biz de geliyoruz Su'yla mahkemeye.

E herhalde yani.

Hayır, sizinle olmaz.

Anne, seni yalnız bırakmayacağız.

Doğru değil çocukların orada olması.

Vallahi benim içim almıyor.

Anne...

...seni orada yapayalnız bırakacağız, biz ne yapacağız Su'yla ha?

Geliyoruz.

(Cırcır böceği sesi)

(Ayak sesi)

(Sandalye çekme sesi)

(Nefes sesi)

Sizi orada düşününce...

Bakın...

...insan...

...ailesiyle ilgili hep güzellikler hayal ediyor.

Güzel evler...

...çocuklarıyla ilgili güzel anlar...

...diploma törenleri...

...birlikte kutlamalar...

...hep güzel resimler.

(Yıldız) Benim aklımda...

...sizinle bir mahkeme salonunda bir resim...

...yok.

Tuhaf geliyor. Yani...

...midem bulanıyor. İçim almıyor yani.

Bütün bir ömrümün...

...boşa gittiğinin bir resmi gibi.

(Ateş) Şişt anne! Ömrün boşa falan gitmedi.

Bak, biz varız. Sen bizi yetiştirdin, büyüttün.

(Ateş) Yarın niye geleceğiz biliyor musun oraya?

Bize şöyle bakacaksın...

...diyeceksin ki sonra iki tane aslan gibi çocuk yetiştirmişim.

Bana destek oluyorlar diyeceksin.

Biz senin elini hiç bırakmayacağız.

Hem biz olursak orada, babam ne yapacaksa yarısını yapacaktır.

(Ateş) O hiçbir şeyden geri durmaz da.

-Senden değil de benden çekinir. -(Ateş) Vayy!

Ha, bizim ismimiz hiçbir yerde geçmiyor ha.

Ateş ismi hiçbir yerde geçmiyor arkadaş.

(Gülme sesi) Öyle mi dedik şapşal?

Kendimi eksik hissediyorum.

Bir anne olarak.

Bilmiyorum işte yani, ne bileyim.

Bir anne çocuklarına bunu yaşatmaz.

Yapmayın...

...gelmeyin.

(Ateş) Sen...

...eksik hissediyorsun?

(Ateş) Anne...

...sen dünyanın en cefakâr...

...belki en fedakâr annesisin.

(Ateş) Şu duruma bak...

...battık, bittik.

(Ateş) Babam, o kadın.

Ama sen dimdik ayakta durdun.

(Müzik)

(Su) Evet...

...kim durabilir senin gibi?

Peki madem.

Gelin bakalım.

(Su) Yalnız...

...bir talebim daha olacak.

Neymiş o?

Bu akşam da seninle uyurum.

Oldu koca kazık. Başka?

(Ateş) Anne, kocaman kız oldu bu. Hâlâ anneyle uyuyacağım diyor ya.

-Var bir şey. -(Su) Sana ne be?

Sen yoksun diye kıskanma.

(Ateş) Sen ya, sen yoksun diye kıskanma.

(Taklit yapma sesi)

Şımarmayın.

(Taklit yapma sesi) (Gülme sesi)

(Müzik)

(Öpme sesi) Annem.

(Müzik)

Şunları götürüver şapkalı amcaya.

(Restoran ortam sesi) (Müzik)

(Kelebek) Ne haber kız?

Hadi ben gidiyorum, abine yardım et.

-Nereye? -Irgat mıyım ben Kelebek?

Gel sen bakayım az şöyle gel, gel. Özlemişim kıvırcık.

Hiç şebeklik yapma, havamda değilim.

Abi, ben kaçtım. Kolay gelsin.

Hadi kızım görüşürüz. Dikkatli git.

(Kelebek) Aslı!

(Kelebek) Ya Aslı!

Şişt Aslı, Aslı!

Ya kusura bakma, ilgi gösteremedim sana ama...

...istersen bekle. Ben şu müşterileri göndereyim...

...ondan sonra beraber takılalım. Olur mu?

-İstemiyorum. -Nereye ya?

Ne demek nereye ya? Sinirlerim bozuldu artık.

Tamam kızım. Biz buluruz anneni.

Saçmalama Kelebek. Nereden bulacaksın?

Ararız Aslı.

Allah aşkına, yapamayacağımız şeyler söyleme Kelebek ya.

Tamam. Toparlarım, bırak.

-Aslı! -Tamam dedim.

(Cırcır böceği sesi) (Müzik)

Uzay, neredesin?

Geliyorum. Konuşacağız!

Meraklı değilim senin evine girmeye. Gelince ararım, dışarı çık!

(Cırcır böceği sesi) (Müzik)

(Faryalı) Ne o?

-Hı, yok bir şey abi. -Nasıl yok bir şey?

-Oğlum, görmüyor muyuz? -Vallahi yok bir şey. Olsa söylerim.

(Restoran ortam sesi) (Müzik)

Ateş niye gelmedi?

Ee, mahkeme var ya abi yarın. Onlar evde.

Yarın mıydı ulan mahkeme?

Yarındı ya abi. Sen hangi gün sandın?

Oğlum, gün mü kaldı benim kafamda?

Bunu kim istemişti abi?

Şapkalı amca. Dünyaları yedi ya.

(Restoran ortam sesi)

Buyurun. Afiyet olsun.

(Restoran ortam sesi)

(Dalga sesi)

(Televizyondan gelen sesler)

(Telefon mesaj sesi)

(Aslı dış ses) Kapının önündeyim.

(Televizyondan gelen sesler)

Uzay, hazır ayaktayken bana kola versene.

-Arabaya gidiyorum, dönünce veririm. -(Alara) Ne yapacaksın arabada?

Ya izin kâğıdı mı imzalatacağım sana? İşim var işte.

(Televizyondan gelen sesler)

(Cırcır böceği sesi)

(Kapı açılma sesi)

(Cırcır böceği sesi) (Köpek havlama sesi)

Niye yaptın bunu bana?

Gözlerin şişmiş. Çok mu ağladın?

Sana ne? Cevap ver, niye yaptın bunu bana?

Ne yapmışım ki?

Seninle konuşmuşum bilmeden.

Bir sürü şey konuştuk.

Annemin benim için ne demek olduğunu biliyorsun.

(Aslı) Uzay bak, annemin yerini biliyorsan lütfen söyle bana.

Eğer Ateş sana yumruk attı diyeyse vallahi yemin ederim--

Alakası yok.

Annem eğer hayattaysa...

...ne olur, nerede olduğunu biliyorsan söyle.

Yalvarırım, lütfen!

Yok!

Ne yok?

Yok! Bilmiyorum ben.

Uzay, doğru mu söylüyorsun?

Ne fark eder ki?

Doğru söylediğimde de inanıyor musunuz sanki bana?

Ben sana inandım.

(Uzay) İnanmadın. İnanmış olsaydın...

...sevgilin bana yumruk attığında onunla gitmezdin.

Benim yanımda kalır, anneni sorardın.

Babanın adamları attı Ateş'i.

-Ee? -Ya ne yapsaydım?

Tabii ki onunla gidecektim. Burada nasıl kalayım?

Sorun da bu ya zaten.

(Uzay) Ben dünyayı versem, hiçbirinizin dikkatini çekemiyorum.

Ama Ateş ah dese, hepiniz hurra peşindesiniz.

Uzay, o ayrı, bu ayrı. Ne olur, lütfen, annemin yerini biliyorsan...

...söyle bana. Yalvarırım ya, lütfen.

Ben...

...ulaşamadım annene.

Bi-bilmiyorum. Bilmiyorum, git buradan.

Kandırdın mı beni?

(Müzik - Duygusal)

Buldum sandım. Meğer...

...ba-başka biriymiş.

Neden ya?

Neden yaptın bunu bana?

Yanlış anlamazsan gi-gitmeni istiyorum.

Seni ben ağlatıyormuşum gibi oluyor, hoş görünmüyor.

Burada komşular falan.

(Müzik - Duygusal)

Ee, kolam nerede?

-Ne kolası ya? -Ee, sen bana kola almaya gitmedin mi?

Koskoca Uzay büfeye mi gideceğim?

İyice saçma bir hâl alıyor. Çekil git, canım sıkkın.

(Kapı çarpma sesi) Aa, deli mi ne!

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik)

Su...

...şu benim telefonum şarjdaydı ya içeride, onu getirsene bana.

-Kalk kendin al. -(Ateş) Su...

...ayda yılda bir şey istiyorum ya senden.

Hadi abiciğim.

Uff!

(Televizyondan gelen sesler) (Ayak sesi)

(Telefon zili sesi)

Kelebek arıyor.

(Telefon zili sesi)

Aa!

(Ateş) Bana ulaşamadı ya şimdi.

(Telefon zili sesi)

-(Kelebek ses) Kuş. -Ne?

-Ne? -(Kelebek) Ne dedin sen, kuş mu?

Ne kuşu kardeşim? Huş dedim ben, huş.

(Ateş) Huş ne ulan?

(Kelebek ses) Ee, Su, Su, Su bir ağaç sordu da.

Ne ağacı sordu oğlum Su sana?

(Kelebek ses) Ee, ya bu...

...Maestro istemiş...

...keman için, onun için.

Sen saatin kaç olduğunun farkında mısın oğlum? Huş muş, kuş.

İngiliz misiniz siz? Arayamıyor muyuz yani dokuzdan sonra, ayıp mı?

Aradık işte.

İyi. Aman ara. Arama desek de arıyorsun zaten.

İyi, hadi eyvallah.

Uff!

(Müzik)

Ne bu kuş muş, huş?

Hı?

Kelebek, Kelebek.

Ya Ateş, amma uzattın ya. Allah Allah!

Bana bakın, yarın mahkemeye geliyorsanız eğer...

...biraz temiz pak olun olur mu çocuğum? Ateş, sen bir tıraş ol.

Kızım, sen de derli toplu giyin. Olur mu çocuğum?

Neticede mahkemedir yani.

Tamam annem.

Tamam.

Ben kaçar. İyi geceler.

-(Yıldız) İyi geceler oğlum. -İyi geceler.

(Ayak sesi)

Kızım, Ateş'in haberi yok mu Kelebek'ten?

-Cık! Bilmiyor. -Aa, niçin söylemiyorsun abine ya?

Ya anne, bilmiyor musun Ateş'i? Burnumdan getirir.

Ama bak, kendi anlarsa çok daha fena olur ha.

Ya sana da küser vallahi Kelebek'e de.

Ya bilmiyorum, söylerim bir ara.

Kuş mu diyor sana?

Ha. Kuş, kedi, böcek.

Tavşan, sincap.

Bilumum hayvanat yani.

-Anne! -Tamam canım, bir şey demiyorum.

(Çarpma sesi)

(Ateş) Ay, başlayacağım böyle işe. Kim koydu ulan bunu buraya?

Bana bak, geç olmadan söyle. Arkadaş biraz sinirli...

...vallahi kurda kuş yem olursunuz, ona göre.

Anne! (Gülme sesi)

(Cırcır böceği sesi)

(Müzik) (Kâğıt sesi)

(Çöp poşeti sesi)

(Müzik)

(Çöp poşeti sesi)

(Nefes sesi)

(Müzik)

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

(Telefon zili sesi)

-Alo. -(Ateş ses) İyi misin? Merak ettim.

Ne olsun işte.

(Aslı ses) Konuştun mu annenle? Gidiyor musun yarın?

Kabul etti.

Geleyim mi, bekleyeyim mi seni kapıda?

Çok tatlısın ama yok.

Sen oradan bol bol öpücük gönder, dua et yeter.

İyi olacak. Üzülme.

Biliyorum.

Bir de yarın sakin ol, olur mu?

(Ateş ses) Tamam.

Tamam da...

...niye herkes aynı şeyi söylüyor?

Neden acaba?

Adımız çıkmış.

-Ben yine de söyleyeyim de. -(Ateş ses) Sen söyle.

Herkesin söylediğini sen söylediğinde başka bir şey oluyor zaten.

Güzel oluyor.

Dilli bir düdüksün.

-Ne? -(Aslı ses) Neyse...

...hadi, aklım sende.

Yarın mahkemeden sonra ara, olur mu?

Tamam.

(Müzik)

(Müzik)

(Alara gülme sesi)

Kadın mutlu etmede markayım ya. Şuna bak...

...eve yaslı giren şen çıkıyor. (Alara gülme sesi)

(Gülme sesi) (Uzay) Ne gülüyorsun sarışın bomba?

Abi, Aslı'nın günlüğü bombaymış ya. Bak, dinle.

Ekim 2010, bugün Burak'ın doğum günüydü.

(Alara)"Her doğum gününde içimde bir üzüntü oluyor.

Burak annesine sarılırken gözlerimi kapattım.

Ne yaptığını sanıyorsun sen ya?

Ay, bıraksın bu işleri. Pasta sevmiyormuş da bilmem ne.

Hayri'nin eklerini götürüyordu ama.

(Gülme sesi) Sen ne saygısız bir insansın ya.

Benim tabletimi bana sormadan, kızın günlüğünü ona sormadan.

Ha, çok pardon! Sen çünkü izin alarak okuduğun için.

Öyle gülmedim ama. Ayıp denen bir şey var.

Ya sen ayıp mayıp biliyor musun sanki Uzay?

Seni gördükçe bildiğimi anlıyorum.

Kızın hisleri bu be! Böyle gülünür mü?

Bu Aslı artık bende gerçekten kâbus haline dönüşmeye başlıyor.

-Sen de mi âşık oldun ona? -Saçmalama!

Ateş de aynen böyle diyordu.

Ya başlatma Ateş'ine? Ne aşkı? Ben insan olarak seviyorum onu.

Ayy, kıyamam! İnsan olarak seviyormuş.

Ya eşya olarak, insan olarak, hiçbir şey olarak sevmeyeceksin arkadaşım.

-Sana mı soracağım ya? -Evet, bana soracaksın.

Hıh! Pardon ama ne alaka?

Çünkü burada geldim, seni seven tek insan olarak duruyorum.

-Sana bir şans veriyorum. -Hıh!

Sevmek böyle bir şeyse--

Evet, böyle bir şey de senin bilmemen normal tabii.

İyi ki bilmiyormuşum. İstemiyorum...

...benim önemsediklerimle dalga geçen birini istemiyorum.

Aslı mı o önemsediklerin?

Ne ilgisi var ya?

Ben bir şeyi önemsiyorum diyorum. Onunla dalga geçemezsin.

Bak, çok ağlarsın Uzay.

Zaten ağlıyorum.

Sen bilirsin.

-Çık git evimden. -Bu saatte?

Ya sanki minibüse bindiriyoruz. Araban var, çık git!

Bak bir Aslı, iki sen.

Bana yalvaracaklar listesinin başındasınız artık.

Ateş'i geçtiğim için çok mutluyum.

Aşkta değilse de nefrette.

(Nefes sesi)

O da bir şey.

Allah'ım yalnızlık paylaşılmıyor yemin ederim ya.

(Müzik) (Nefes sesi)

(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesi)

(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesi)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

Gel.

(Müzik)

(Kapı açılma sesi)

(Kap kapanma sesi)

(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesi)

(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesi)

(Sokak ortam sesi)

(Hesap makinası tuş sesi)

Ateş’ten ses yok.

Su aradı mı seni?

Aradı, açmadım.

Ne? Niye?

Yirmi defa sordun Aslı.

Bu defa heyecan olsun diye, farklı cevap vereyim dedim.

Arasa söylerim, değil mi?

Üff, önündekiler kadar sıkıcısın ha.

Ne yapıyorsun sen?

Hasılat hesabı.

Şu senin motordan gelen parayı verdim Ateş'e.

Ödedi borcunun ilk taksitini, yılbaşından sonra.

-Bilmiyor değil mi? -Yok yok, bilmiyor, merak etme.

Lokantadan sanıyor gelen bütün parayı.

Garibim.

O paranın Kuzey Işıklarından geldiğini öğrenirse var ya...

...işimiz var.

Bilmeyecek, merak etme, sıkıntı yok.

Yalnız lokantada çok büyük sıkıntı var Aslı.

Aldığımız bütün mallar veresiye, yetişmiyor (...).

Yetişecek Kelebek. Kafa kafaya vereceğiz, yetiştireceğiz bir şekilde.

Belli ki bu lokantadan gelen para o kadar borcu ödemeyecek.

Yeni bir şeyler bulmak lazım.

Sana bir şey söyleyeyim mi?

Bence bizim olayımız pizzacıydı.

Ya bak, ilk günden beri hissediyorum ya. Orada büyük parayı bulacağız.

His ve sen!

Faryalı abi ne diyordu sana? Öküz baş mı diyordu?

(Gülme sesi) Şakacı seni.

Ne kadar bu borç?

(Nefes sesi)

En son faiziyle 62 bindi.

Off! Çok paraymış ya.

(Müzik)

Ateş ne yapıyor acaba şu an?

(Müzik)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Müzik - Gerilim)

Ateş dur!

(Kuş cıvıltısı sesi) (Müzik - Gerilim)

(Sokak ortam sesi)

-Ne haber oğlum? -İyiyim sayende.

Bizi düşürdüğün hâle bak.

Ben sizi çok seviyorum.

Sevgi falan...

...geçtik oraları baba biz.

Bu işi burada bugün bitir. Daha fazla uzatma, yıpratma.

Ateş, ben senin sinirini anlıyorum.

Seni kendi gençliğime benzetiyorum.

Öfkeni de anlıyorum, anneni koruma isteğini de.

Ama anneni benden daha fazla kimse sevemez.

Siz bile.

Saçma sapan konuşma.

Keşke buraya gelmeseydiniz.

Gelmeseydik de kadıncağız tek başına kalsaydı değil mi?

(Ateş) İşine gelirdi o zaman senin.

Ateşciğim...

...ben olduğum sürece annen hiçbir zaman yalnız kalmaz.

Bunu bir gün anlayacaksınız.

Bak...

...eğer sende şu kadarcık evlatlık hatırım varsa...

...bu işi burada bitir, daha fazla da uzatma.

Bu iş burada bitemez Ateş.

-Ben ailemi koruyacağım. -Bak, sen...

...bize zarar veriyorsun.

Oğlum, beni dinlemen ve anlaman lazım artık.

Seni dinleyip dinleyip keşke dinlemeseydim dediklerime say baba.

Tamam mı? Artık seni dinlemiyorum, sen beni dinle.

Bu işi burada bitireceksin.

Yoksa en büyük zararı sen görürsün.

Geçecek oğlum bunlar.

Ateş!

Ateş!

Su!

(Evren) Su!

(Müzik)

Baba...

...bak, darmadağın olduk zaten.

-Lütfen! -Tamam işte yavrum.

Ben de toparlayalım diye uğraşıyorum işte.

Çok geç.

Öyle deme ne olur Su ya.

Sen benim yine babamsın...

...ama annemden boşandıktan sonra.

(Su) O zamana kadar...

...sadece anneme zarar veren birisin.

Ve bu beni çok üzüyor.

(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesi)

(Telefon zili sesi)

Alo, Su, çok merak ettim seni. Ne yaptınız?

Mahkemedeyim.

Sesini duymaya ihtiyacım vardı.

-Görüldü mü dava? -(Su ses) Yok, daha değil.

Çok kötüyüm Kelebek ya. Babamı gördüm.

(Su ses) Bir an önce bitsin de sana koşmak istiyorum.

Omuzunda ağlamak istiyorum.

Tamam hayatım, bitecek her şey, merak etme.

Ben seni bekliyorum, tamam?

Tamam. Bitince ararım.

(Kelebek ses) Tamam hayatım, bekliyorum.

(Müzik)

(Çay höpürdetme sesi)

(Bardak koyma sesi)

Pist!

Kim o?

-Kim o? -Kiminle konuştun oğlum?

Ha, Su, abi ya. Sesi çok kötü geliyordu da.

-Görülmüş mü mahkeme? -(Kelebek) Yok. Şimdi gireceğiz dedi.

Babası falan gitmiş. Zor işler tabii, yazık ya.

O gitmiş mi (Bip)?

Ne abi?

Evren, oğlum. Bir şey mi yapmış, bir şey mi demiş?

Bilmem abi, demedi.

(Müzik)

Evet, söyle Yıldız Hanım.

Hâkim Bey, dilekçemde belirttiğim gibi...

...çocuklarım da buradalar.

Ben bu evliliğin...

...mutsuzluk getireceğine inanıyorum.

Ayrılmak istiyorum.

-(Hâkim) Kesin mi kararın? -Kesindir efendim.

Sen söyle Evren Bey.

(Klavye tuş sesi)

Efendim, karım bugünlerde zor bir dönem geçiriyor.

Benim de hatalarım oldu, kabul ediyorum.

(Evren) Fakat ben ailemi seviyorum.

Dilekçede de belirttiğim gibi...

...boşanmak istemiyorum efendim.

Ayrılmayı düşünmüyorsun da ne yapmayı düşünüyorsun?

Toparlayacağım efendim hepsini, tek tek gönünü alacağım.

Biz çok ciddi bir maddi çöküntü yaşadık.

(Evren) Hepsi bunun etkisi efendim. Ben...

...ailemi seviyorum.

Bak, adam iyi niyetli Yıldız Hanım. Bence siz bir daha düşünün.

Düşünecek bir şey yok Hâkim Bey.

(Hâkim) O kadar sert olma. Evren Bey toplayacağım diyor.

Kaç yıllık kocandır.

(Hâkim) Aslan gibi evlatlarınız var.

Karar.

-Davanın nisan ayına-- -Hâkim Bey!

Ben bir gün daha evli kalmak istemiyorum.

(Hâkim) Tamam işte, istemiyorsan o zaman boşarız.

Aynı çatı altında duramayacağım.

Niye duramıyormuşuz ya? Ne odu ki?

(Hâkim) Seninle konuşmuyorum.

Özür dilerim efendim.

Üç ay, evlatlarınız hatırına katlanılmayacak şey mi?

Yuva yuvadır, sen beni dinle.

-(Hâkim) Yaz kızım. Davanın-- -Ee, Hâkim Bey!

(Yıldız) Bir şey söylemek istiyorum.

Aramızdaki bağı temelden sarsacak bir şey oldu.

Herkes tarafından malûm olunan şeyler.

(Evren) Ne, ne oldu ki? Bir şey olmadı Hâkim Bey.

Devam et.

(Müzik)

Kendisinin bir ilişkisi oldu.

Hepimiz de öğrendik.

(Yıldız) Bu kadar rencide olduktan sona ben...

...saygı duyamam. Kusura bakmayın Hâkim Bey.

Buraya niye yazmadınız?

Gerek olmayacağını ummuştum.

Hanım ne diyor?

(Evren) Yok efendim öyle bir şey.

Sadece bir yanlış anlaşılma.

(Hâkim) Oo, sizin hiçbir şeyiniz belli değil.

Sizin zamana ihtiyacınız var.

(Hâkim) Düşünün, düşünün. Bak, adam yok diyor.

Var efendim.

Varsa delil lazım, şahit lazım.

Kızım, yaz. (Kapı açılma sesi)

Bir dakika hanımefendi.

Efendim, müsaadenizle söylemek istediğim bir şey var.

(Müzik - Gerilim)

(Tabak koyma sesi)

-Günaydın Uzay Bey. -Günaydın.

(Ayak sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Müzik)

İki gündür gözümün içine bakmıyormuşsun gibi geliyordu.

Ama bu sabah yüzündeki gülümsemeyi görüyorum.

İstediğini yapacağım.

O kızı annesine kavuşturacağım.

İsterse beni kimse sevmesin.

(Müzik - Duygusal)

Kimsin sen?

Ben bu adamın beş yıldan beri sevgilisiyim.

(Klavye sesi)

Ne saçmalıyorsun sen be?

Çık dışarı! Bu ne saygısızlık!

Çıkın lütfen hanımefendi.

Efendim, bu boşanma gerçekleşmek zorunda.

-(Hâkim) Ne diyorsun sen? Çıkarın. -(Gözde) Eğer boşamazsanız...

...benim çocuğum gayri meşru doğacak.

(Müzik - Gerilim)

Sen ne diyorsun be?

(Müzik - Gerilim)

Evren Ergüven'den on bir haftalık hamileyim.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Ayak sesi)

Gidiyoruz evimize anneciğim.

-Su. -(Evren) Ateş, dur!

Hadi anneciğim.

Ateş!

Kızım!

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Sokak ortam sesi)

Artık babam değilsin.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Araba sesi)

(Ayak sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

Tek çıkışın benim, Evren.

Başka seçeneğin kalmadı.

O karnındakini aldıracaksın.

(Gözde) Aa, niye?

Sen artık bekâr bir adamsın.

Yeni bir aile kurmak isteyebilirsin belki.

Gözde, o karnındakini aldıracaksın, sonra da defolup gideceksin, hadi.

Ama şuna bir baksana.

Ha, sana çok benziyor, bak.

-Baksana. -(Evren) Üf.

O da küçücük şu anda.

Tıpkı senin gibi.

Ama ikiniz de büyüyeceksiniz.

Sizi ben büyüteceğim.

(Kapı açılma sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Kelebek) Ne var ulan? Ne geldin sen yine?

Ateş'i görmem lazım.

Dayak mı yemen gerekiyor?

İstersen şöyle yapalım kardeşim, ben seni döveyim onun yerine biraz.

Sonra o gelince devam eder.

Bir notunuz varsa ben alayım gibi düşün, olur mu?

Kelebek, arkadaşım bak, seni pek sevmediğim sır değil ama şu an...

...gerçekten uğraşamayacağım, benim Ateş'i görmem lazım.

Ateş'in kayıp ikizini mi buldun Yozgat'ta ha?

Al bir nickname, Sahne Işıkları diye yazarsın.

Espri makinesine denk geldik iyi mi?

Ateş'e söyler misin, aramış, ulaşamamış, senden haber bekliyor diye? Lütfen.

Hiç aynı dili konuşmadığımız hissine kapılıyorum.

(Telefon zili sesi)

Su, hayatım, senden haber bekliyorum.

-(Su ses) Çok korkunç şeyler oldu. -Ne oldu?

-(Su ses) Seni görmem lazım. -Tamam hayatım, hemen geliyorum.

(Müzik - Duygusal)

(Ayak sesi)

Anneciğim.

İyiyim ben çocuğum, iyiyim, merak etme.

Hadi biraz uzan, ben yanındayım, hadi.

(Telefon zili sesi)

Oğlum, hadi sen git yavrum.

Sen uzan ya, giderim ben.

Hadi buradayım ben, biraz uyu, yum gözlerini.

Ateş, ben biraz yalnız kalayım. Tamam mı çocuğum?

Hadi sen git, kızcağız da merak etmesin.

Tamam.

Tamam.

(Öpme sesi)

(Ateş) Su.

Nereye?

Hiç, yürüyeceğim biraz.

(Ayak sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Kapı açılma sesi)

(Müzik - Duygusal)

Su.

Ne yapıyorsun ya?

Su.

Ateş, yalnız bırak biraz.

Ne biçim iş bu ya! Aklım almıyor.

Ne değişik insanlar bunlar.

Benim de almıyor.

Annen ne durumdadır kim bilir.

Yani ne olacak şimdi?

Sizin kardeşiniz mi olacak?

Ne kardeşi ya Aslı, ne diyorsun sen?

Ama öyle.

Değil öyle falan.

Olmaz yani kardeş.

Ne bileyim ya? Bilmiyorum ki. Gerçekten bilmiyorum.

(Köpek havlama sesi) Delirmiş bunlar, her şey beklenir.

Ben annemi nasıl koruyacağım?

Ee, boşamış gitmiş hâkim.

O artık annenin değil senin sorunun, annenin bir bağı kalmadı ki.

O ruh hastası bırakmaz ki peşini.

(Müzik - Duygusal)

(Fermuar açma sesi)

(Aslı) Bak...

...bizim ağaçtan, selam söyledi sana.

Dedi ki; "O var ya, o her şeyin üstesinden gelir." dedi.

(Müzik - Duygusal)

(Karıştırma sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Karıştırma sesi)

(Doğrama sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Telefon zili sesi)

Abim.

Efendim abi?

Haber var mı oğlum?

Su'yla birlikte oturuyoruz işte abi.

Gıdı gıdı yapma ulan. Tamam, kalkıver yanından, merak ediyorum.

(Müzik - Duygusal)

Ha abi?

Niye aramıyorsun?

Ee Su, abi.

Neyse, tamam, ne olmuş, anlat.

Boşanmışlar abi.

Nasıl ulan? Öyle hemen oluyor muymuş bu işler?

Hı, Gözde gelmiş mahkemeye.

Vay ciğersiz karı vay, ee?

Ciğersizden ziyade iki ciğerli.

Hamileymiş abi kadın vallahi.

Yıldız...

...nasılmış?

(Kelebek ses) Evde yatıyormuş.

(Kelebek ses) Abi.

-Ne? -Su bekliyor da.

İyi ulan, tamam hadi, yürü.

(Telefon koyma sesi)

(Müzik - Duygusal)

Abim merak etmiş de.

Babam bize bunu nasıl yapar?

Ne diyeyim? Bilemiyorum ki.

Ya Kelebek, benim bayağı kardeşim oluyor.

Bayağı oluyor yani.

Teknik olarak evet.

Ya tekniği mi kalmış? Oluyor işte.

Baban müsaade etmez.

Yani sanmıyorum.

Kadının gözünü görsen...

...öyle düşmanca bakıyordu ki anneme.

Bakalım abim ne diyecek olanları duyunca?

-Ha? -Hiç, hiç.

Dondurmalar geldi.

Eyvallah.

Burada da bir gören olacak diye çekiniyorum.

Ya görsünler, şimdi onu mu düşüneceğim?

Ne oldu?

Hiç, bir şey yok hayatım.

Hâlâ inanamıyorum ya, nasıl böyle bir şey gelir bizim başımıza?

Geçtiğimiz yıl biri bana bunları yaşayacağımı söylese...

...dalga geçerdim herhalde.

Böyle rüyada gibiyim.

Biliyorum hayatım, biliyorum.

Böyle hani aklına bir şey gelir de nefesin kesilir ya...

...ne yapacağını bilemezsin.

Tam olarak öyle hissediyorum işte.

Nasıl ya?

Annemle babam boşanıyor mu?

Ne? Babamın başkasından çocuğu mu oluyor?

Babam Gözde'yle mi?

Kelebek, aklımı kaçıracak gibi oluyorum ya.

-Ne olur sakin ol Su. -Olamıyorum.

Çok kötüyüm Kelebek.

(Müzik - Duygusal)

Biliyorum hayatım, dur bakalım.

Senin dışında bir şey görmek istemiyorum.

Ben de senden.

(Ayak sesi)

En meşhur tarçınlı diyorlar, sizinki neli?

Rahatsız olmayın, rahatsız olmayın.

Ben de aldım dondurmamı gidiyorum, bye bye.

Boğazında kalır inşallah.

Geçecek hayatım, geçecek.

(Müzik - Duygusal)

Uzay'la konuştum ben akşam.

Ee?

Duyarsın falan, kızma sonra.

Ne alaka?

Yokmuş annem.

Kandırmış beni.

Vay adi herif.

Çok kötü oldum Ateş, umutlanmıştım biliyor musun?

Acaba demiştim.

Baban bilmiyor mu acaba?

Babama adını andığın anda kavga çıkıyor.

Bilmiyor, bildiğini sanmıyorum.

Ee, ne oldu da bu kadar oldu peki?

Bilmiyorum ki.

(Müzik - Duygusal)

Üzülme.

Uzay'ın böyle bir herif olduğu zaten belliydi.

Biz ararız.

Buluruz belki.

Annemin yüzünü bir kere görsem.

Neden desem.

Ne oluyor bize Ateş ya? Niye her şey üst üste geliyor?

(Müzik - Duygusal)

Birbirimize daha iyi kenetlenelim diye.

Birbirimizin kıymetini daha iyi bilelim diye.

(Müzik - Duygusal)

(Martı sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi) (Sokak ortam sesi)

Baba.

Ne yapıyorsun burada?

Hiç.

Bakıyorum.

Neye?

(Kuş cıvıltısı sesi)

Öyle, dağılıp gitmiş olan hayatımıza kızım.

Baba.

Gelme.

Yapma.

Biz de perişanız zaten.

Gelmeyeyim.

Da nereye gideyim kızım?

Bilmiyorum.

(Su) Baba, benim artık aklım almıyor olanları ya.

(Su) Ben ne yapacağım seninle?

Seni görmeye tahammül edemiyorum.

Ağır geliyor.

Ben senin beni görmek istemediğin bir hayatın içinde nasıl yaşayayım kızım?

Senden bunu duyacağıma ölseydim daha iyiydi.

Ben de istemez miyim babam yanımda olsun?

Ama şurama bir şey oturuyor işte, nefes alamıyorum.

Su, ben senin babanım.

Bu, ikimizin arasındaki bir konu değil.

Nasıl ikimizin arasında değil ya?

Hepimizi ilgilendiren bir konu bu.

Tamam, annen çok üzüldü, biliyorum ben.

Ben de çok üzülüyorum ama.

Onu mu diyorum? Doğacak çocuk?

Yani bu konuları seninle konuşacak değilim.

Bana güvenmek zorundasın.

Zorunda değilim.

Ama ihtiyacım var.

Olmuyor.

(Su) Sen hâlâ olanın bitenin farkında değilsin sanırım.

Orada bir kadın...

...karnında bir çocuk. Burada annem, ben, abim.

Sen her şeyi paramparça ediyorsun, sonra bizden anlayış bekliyorsun.

Senin için üzülmemizi bekliyorsun.

Senin aklın yerinde mi?

Ha?

Nasıl olacak?

Su, kızım.

Ben gerçekten çok üzgünüm. Çok, çok üzgünüm.

İşte bu.

Böyle söyleyerek benden acıma bekliyorsun.

Kusura bakma.

Senin acıma istemen...

...beni daha çok kızdırıyor.

Kızım.

(Müzik - Duygusal)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Kapı vurma sesi)

(Kapı vurma sesi)

(Israrlı kapı vurma sesi)

(Kapı açılma sesi)

Ulan, sen ne istiyorsun benden be, ha?

Gel.

(Müzik - Gerilim)

(Kapı çarpma sesi) Gözde.

Gözde!

(Müzik - Gerilim)

Bak.

Çocuğumuzun odası.

Aşkıma bir yuva kurdum ben burada.

(Gözde) O gün buradan giderken kalbim un ufaktı.

Seni bırakmaya yemin etmiştim.

Ne istiyorsun benden?

(Gözde) Seni bir daha görmeyecektim.

Her şeye yeniden başlamak için seninle gitmediğim...

...tozunun değmediği bir yer aradım ama bulamadım.

Sonra bir sabah...

...uyandığımda midem bulanıyordu.

(Gözde) Sonra yine, sonra yine.

Evren, anla artık.

Biz birbirimizin kaderiyiz.

Ee?

Bugünler geçecek.

Bak, burası artık bizim evimiz.

Ailemizin evi.

(Boğaz temizleme sesi)

Ben bu çocuğu istemiyorum.

Bal gibi isteyeceksin.

Bu çocuk doğacak ve babasıyla büyüyecek.

Mutlu bir ailesi olacak.

(Müzik - Duygusal)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı çarpma sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Yağ kızarma sesi)

(Kelebek) Oğlum, hayat ne biçim oldu ulan.

Hı?

Orada adam öldü mü derken adam diriliyor.

(Kelebek) Oha ulan, o herif ölmemiş derken bak, şimdi kim doğuyor falan.

Ya ne bileyim Ateş, benim beynim artık almıyor.

İstanbul'u getirdik oğlum yanımızda.

Burada hayat huzurlu, zaman yavaş akıyor derken...

...Bitez’i Ataşehir’e çevirdik.

Haklısın, sizin de huzurunuz kaçtı.

(Müzik - Duygusal)

Ee, ne olacak şimdi baban falan? Su da perişan.

-Su mu? -Hı hı.

Sen nerede gördün Su'yu?

Ee, aradım kardeşim iyi misin değil misin diye.

Vallahi bravo sana Kelebek.

Sen de bize üçüncü kardeş oldun, eyvallah.

-Kardeş? -Hı hı.

Dördüncüsü de yolda, geliyor.

Bana bak.

Ya oğlum, gülmeden atlatamayız ki bunu.

Saçmalığın daniskası, değil mi?

Doğru diyorsun.

-Salatayı ver. -Al.

(Müzik - Duygusal)

Şişt, bana bak, bugün Uzay geldi ha, seni sordu.

Oğlum, onun ağzını burnunu kırarım ulan, ne diyormuş?

Anlamadım ki abiciğim, süklüm püklüm bir hâli vardı.

Alara da dört defa aradı bugün beni.

-Ne zaman? -Akşamüzeri.

-Konuştun mu? -Açmadım.

Aman abiciğim, açma.

Niye öyle söyledin ulan?

Abiciğim, hayır gelmez o kızdan.

Bak, Aslı üzülür.

Eğer Alara'yla konuştuğunu duyarsa Aslı çok üzülür.

Aman, sakın, açma.

Abarttın ha.

Cüzzam mod on diyorum kardeşim.

Yolda görsen yolunu değiştir, bulaşıcı hastalık.

(Müzik - Duygusal)

(Köpek havlama sesi)

(Köpek havlama sesi)

(Kapı açılma sesi)

Anne.

Nasıl oldun?

Merak ettim.

İşte, nasıl olunursa kızım.

Ne yapacağız?

Neyi ne yapacağız kızım?

Kaldı mı bizde söyleyecek söz?

(Yıldız) Baban her şeyi kördüğüm yapmış, gitmiş.

Çözülecek hâl kalmamış yani.

(Müzik - Duygusal)

İçim yanıyor.

(Yıldız) Çok ağırıma gidiyor yaşadıklarım.

Mahkeme köşelerinde bu duruma düşecek kadın mıyım diye sorup duruyorum kendime.

Ama ne oluyorsa...

...olması gerektiği için oluyor.

(Yıldız) Ben yanlış bir hayatı doğru yaşamaya çalıştım.

Olmuyor kızım.

Yaşanmıyor.

Hayat öğretiyor insana.

Anne, benim aklım almıyor.

Çocuk ne demek ya?

Doğacağı varmış.

Nasıl yani? Sen çocuk doğsun mu istiyorsun?

Kızım, baksana kadın hayatını buna harcamış.

Bu adamdan çocuk sahibi olayım diye.

(Yıldız) Doğmamış çocuğun kahrı bir ömür çekilir.

O yüzden bırak doğsun kısmetiyle.

Anne, utanmasan zıbın dikeceksin çocuğa. Ne yapıyorsun?

Rahme düşmüş bir bebeğin ne günahı var ki kızım?

Onun bir günahı yok da yani, oluş şekli fazla yanlış değil mi?

Ne fark eder, ha? Ne fark eder?

Bak...

...ben babanla evlendim.

Yanlış bir seçimdi.

Hayat bunu gösterdi.

Ama bak işte, siz oldunuz, sen oldun, abin oldu.

Sizin olmanızın şartı buysa...

...ben yine evlenirdim babanla.

Siz olduktan sonra...

...her şeye...

...bu zilletin on katına katlanırım.

Evlat başka bir şey yavrum.

Başka bir şey.

Bu yüzden...

...bizim bütün o kavgalarımızın dışında bir can o.

Anne.

Sen nasıl bir kadınsın ya?

Anneyim ben.

Hangi anne olsa böyle düşünürdü.

Peki...

...ne olacak şimdi? Kardeşim mi olacak o çocuk?

İşte bunu bilmiyorum.

(Yıldız) Buna siz karar vereceksiniz.

Benim de aklımın sınırı orada.

Düşününce kafam çatlayacak gibi oluyor, bilmiyorum.

(Su) Annem.

(Öpme sesi)

Hadi ben biraz çıkayım, bu oda basmaya başladı beni.

Anne, bu akşam benimle yatsana.

Yok kızım, ben şimdi biraz hava almaya çıkayım.

Ee, ben de geleyim.

Ben Süha'ya gideyim biraz, laflar, kafa dağıtırım. Tamam mı çocuğum?

(Öpme sesi) Tamam annem.

(Müzik - Duygusal)

Hoş geldin abi.

(Müzik - Duygusal)

Nasılsın koçum?

Duyduğun gibi abi.

Her şeyin hayırlısı.

Annen?

Bilmiyorum ki bir şey söylemiyor.

Yanında dur bu ara.

Su yanında şimdi.

Gözde doğurur mu diyorsunuz yani şimdi?

(Bip).

Ee, ben bir şunları yıkayayım.

(Müzik - Duygusal)

Çok daraldım tırtıl.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Kapı açılma sesi)

(Süha) Gel Faryalı, gel.

-Ben fazlalığım-- -Yok, dur.

-Yok, ben sonra gelirim. -Faryalı.

Duydun mu şeyi, Gözde'yi?

Duydum.

Bir şey demeyecek misin?

Ne diyeyim?

(Süha) Faryalı, gitme.

Geç, otur şöyle.

Bak, burada üçümüz bir aradayız.

Bizim üçümüzün konuşup halleşemeyeceği hiçbir mesele yok.

Hadi konuş gayri.

(Faryalı) Konuş ha?

Konuş Faryalı, öyle mi?

Sen niye konuşmadın senelerce?

(Faryalı) Kardeşin orada yanarken niye gelip bir tas su dökmedin?

Şimdi konuş Faryalı.

Ne konuşacağım ben be?

Siz konuşun.

Anlatın bakayım da dinleyeyim.

Neden sakladınız bunu benden?

Anlattım ya Faryalı.

(Faryalı) Ne anlattın?

(Faryalı) Sana güvenemedim Faryalı.

Çocuğunu doğuramazdım Faryalı, öyle mi?

Ulan, ağırıma gitti, ağırıma be.

Beşikteki çocuğa bakıyordum ben be.

Hasta anama bakıyordum ben be, sana mı bakamayacaktım?

(Faryalı) Sen gelip bana baksaydın.

(Müzik - Duygusal)

Niye yaptın bunu bana?

(Müzik - Duygusal)

Bu dünyaya bir daha gelecek olsaydım...

...tek bir dileğim olurdu.

Senden bir çocuğum olsun.

Yaptığım hata ne kadar büyük olursa olsun...

...çektiğim ceza daha büyük oldu.

(Müzik - Duygusal)

Ben nasıl bir anneyim Faryalı, ha?

(Yıldız) Kötü bir anne miyim ben?

Hı? Söyle.

Ben kötü bir anne miyim?

Ne alakası var?

İyi bir annesin.

Baksana çocuklarına.

İyi bir anneyim tabii.

O zaman ben niçin kendi çocuğumdan vazgeçeyim, ha?

(Yıldız) Anla ki nasıl bir buhrana düşmüşüm.

Ha, sen mi düşürdün?

Haklı mıydım, haksız mıydım?

Ya, o başka bir şey ama...

Tamam, bana bunun hesabını sormaya da hakkın var.

Ama ne olur Faryalı, bana öyle bakma.

(Müzik - Duygusal)

Sen niye bir şey demedin?

Yıldız deme dedikten sonra mı?

Dünya deme dese ne olacak?

(Faryalı) İkimizdik yıllarca.

İnsan kardeşini kör kuyuya atar mı?

(Süha) Ben seni kör kuyudan, bu kadından nefret etmenle mi kurtaracaktım?

Varsın kalaydın kör kuyuda, ben her gün Yıldız'dan nefret etmeni mi izleyecektim?

Aşkını izledim.

(Süha) Yalan mı? Aşkını izledim.

Dünya döndü, mevsimler geçti, yıllar geçti.

Ama senin sevdan hiç değişmedi.

(Süha) Böyle taş gibi Yıldız deyip durdun.

Kusura bakma.

Ben de gene bu dünyaya gelsem, gene aynısını yapardım.

(Süha) Siz birbirinizi bir yalanı aklayacak kadar çok sevdiniz.

Kıymetini bilin be artık.

Geç şuraya otur, geç.

Geç.

Şimdi tam zamanıdır.

Bak, 20 yıl sonra ilk kez bugün kimse yok aranızda.

Hadi konuşun artık.

(Müzik - Duygusal)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik - Duygusal)

Affet beni.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

Affet kendini.

(Müzik - Duygusal)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Cırcır böceği sesi)

Ateş!

Ulan oğlum! Senin burada ne işin var ulan? Aslı'nın evini mi gözetliyorsun?

Hayır, hayır! Hayır, dur!

Ulan oğlum! Senin ağzını, burnunu kırarım bak ha!

Ya dur! Bir vicdan azabım var, dinle beni be adam, dur!

Oğlum! Ne dinleyeceğim ulan ben seni? Hı?

Oğlum bak! Gece gece benim asabımı bozma Uzay! Yoluna git hadi!

-Gel bir oturalım. -Ya sabır!

Ben Aslı'nın annesini buldum Ateş.

-Yine mi aynı terane ulan? -Yemin ederim buldum Ateş!

Neyin üzerine?

Hı? Uzay, neyin üzerine yemin edersin?

Yok değil mi?

Üstüne yemin edeceğin hiçbir şey yok.

Oğlum, ben sana nasıl güveneyim hı? Niye güveneyim sana?

(Köpek havlama sesi)

Ölmüş annemin üzerine yemin ederim.

(Müzik - Duygusal)

Yemin ederim buldum Ateş. İzmir'de yaşıyor kadın.

Oradan bir adamla anlaştım, Özel Dedektif Mesut. O buldu.

Kadının Bornova'da bir butiği varmış.

-O olduğuna emin misin? -O, eminim.

Oğlum, sen deli misin ya?

Niye düştün bu işin peşine? Hadi düştün, Aslı'ya niye söylemedin, yok dedin?

Ya ben Aslı'ya seninle birleştirmek için yaklaştım ki Alara bana kalsın.

Bak! Manyağa bak!

Sonra annesi hikâyesini öğrendim...

...benim de annem yok ya.

Bilmiyorum, çok üzüldüm, yardım etmek istedim.

Ee, niye Aslı'ya söylemedin?

Ya uyuz oldum çünkü size!

Sonra düşündüm, çok üzüldüm. Öyle, kalbim temiz benim.

Temiz?

Niye öyle diyorsun? Benim de iyi yanlarım var Ateş.

Mesela diyeceğim de şimdi mesele uzayacak. Zaten inanmayacağım ben de.

Bana niye söylüyorsun birader bunu, hı? Aslı'ya niye söylemedin?

Çünkü iyi niyetimi anla istiyorum. Aranız bozulmasın diye.

Sen git, ona söyle ki sonra Aslı benimle konuştu diye kızma ona.

(Köpek havlama sesi)

Ver. (Çakma sesi)

Oğlum, hasta mısın sen? Şu matarayı ver, matarayı.

(Müzik - Hareketli)

-Oha! -Benim karışımım, muzlu.

Ulan, al şunu ya!

Sen nasıl adamsın oğlum ulan? Muzlu falan!

Gel hadi, gel. Gel.

-(Uzay) Nereye? -Gel, gel. Muzluymuş ya! Aman!

(Ateş) Bebe maması gibi şey içiriyorsun. Ulan bak, bebe dedim de şimdi...

...ne derdimiz varmış be birader ya!

(Cırcır böceği sesi)

(Kapı vurma sesi) Aslı!

(Kapı vurma sesi)

(Kapı açılma sesi)

Ateş?

Ne oluyor?

Uzay'ın sana söyleyecekleri varmış.

(Müzik - Duygusal)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi) (Fermuar sesi)

(Sessizlik)

(Kelebek iç ses) Uyudun mu? Nasıl ev?

(Mesaj zili sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Su iç ses) Annem hiç konuşmuyor. Hava alacağım dedi, çıktı.

(Kelebek iç ses) Gel, biz de çıkalım bu dünyadan. Başka dünyaya gidelim.

(Su iç ses) Nereye Kelebek? Nereye gidelim?

(Kelebek iç ses) Sabaha karşı gelip alayım seni, herkes uyuduktan sonra.

(Kelebek iç ses) Gidelim, yıldızların altında beraber uyuyalım.

Beğendiğimizi seçeriz.

(Su iç ses) Bu soğukta nerede?

(Kelebek iç ses) Bu mudur yani engelimiz? Kamyonetin gürül gürül sobası.

(Su iç ses) Selvi boylum al yazmalım.

(Kelebek iç ses) Efendim?

(Müzik - Duygusal)

(Kelebek iç ses) Olur mu demek yani?

(Su iç ses) Ha! O Demek.

(Kelebek iç ses) Tamam. Sabah 03.00’te sendeyim.

(Su iç ses) Gecenin tam üçünde.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

Neşem yerine geldi ya!

(İç çekme sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Ayak sesi)

Fotoğraflarla birlikte adresi de atıyorum.

(Cırcır böceği sesi)

Baksana, çok benzemiyorlar mı?

-Şş! -Tamam.

(Cırcır böceği sesi)

Ben yarın gidiyorum.

-(Ateş) Beraber sevgilim. -(Uzay) Benim arabayla gidelim.

Uzay, sana gerek yok.

Ama bence hak ettim ben bu kavuşmayı görmeyi.

Hâlâ aklı fikri magazinde ya! Şş!

Ne var yani? Bu benim eserim değil mi?

-Hak etmiyor muyum? -Uzay!

Bir tek Ateş olsun yanımda.

-Tamam. -Ben sabah tırtılın kamyoneti alırım...

...erkenden çıkarız yola, tamam mı?

Of! Kalbim çok fena çarpıyor ya!

Gel.

Gel.

(Ateş) Gel.

Yarın bir gidelim, geçecek, tamam mı? Hı?

Tamam mı kuşum?

(Uzay) Ben kalkıyorum o zaman.

Uzay, teşekkür ederim.

Biliyorum, saçma bir şeyden oldu ama oldu sonunda.

Bana bir ömür beklediğim şeyi verdin.

Sana hep borçlu kalacağım.

(Müzik - Duygusal)

Annene çok sarıl, olur mu?

Kendi sarılamayışının üzerine...

...benim anneme sarılmayışımı koy...

...öyle sarıl.

Tamam.

(Müzik - Duygusal)

Sarıl ulan! Sarıl!

(Müzik - Duygusal)

(Kapı açılma sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Şömine sesi)

(Telefon koyma sesi)

(Şömine sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Buruşturma sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Telefon zili sesi)

Üzülme diye aradım.

Ne?

(Müzik - Duygusal)

Üzülme.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Baykuş sesi)

(Cırcır böceği sesi)

(Ateş boğaz temizleme sesi)

(Ateş boğaz temizleme sesi)

(Cırcır böceği sesi)

(Köpek havlama sesi)

(Cırcır böceği sesi)

(Üfleme sesi)

(Köpek havlama sesi)

(Cırcır böceği sesi)

(Ayak sesi)

(Selektör sesi)

(Cırcır böceği sesi)

(Kapı açılma sesi)

Soğuk değil mi? Uyanamayacaksın sandım.

-Uyumadım ki heyecandan. -Ben de.

İyice sorunlu aile çocuğu oldum. Evden de kaçıyorum.

Bana kaçmak, kaçmak değil ki. Benden gidersen kaçmış olursun.

Senin yerin burası.

(Marş basma sesi)

Hazır mısın?

(Müzik - Duygusal)

(Gazlama sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Kelebek) Oh!

-(Su) Bu ne? -(Kelebek) Üşüme diye.

Çok tatlısın.

Daha bitmedi.

Şurada bir yerde olacak.

Şunu da tutar mısın?

Kahve, üçüncü nesil.

Ya ne nesli, bırak! (Kahve koyma sesi)

Vallahi kızım! İmbikten çıkardım. Deney küplerinden gelen lezzet!

-Fazla tatlısın. -Sen de.

Çok sıcak, dikkat et.

-Bir şey soracağım. -Hı?

-Benden ekler olsa yer miydin? -Yerim.

-Yer miydin? -Yerim.

O zaman son sürprizim geliyor!

Bakalım, ne varmış burada?

-Ya! -Hayri'nin ekleri.

-Sen de amma güveniyorsun Hayri'ye! -Hep çalışır.

Hep çalışır?

Bir dakika! Kelebek, sana bir soru soracağım...

…ama düzgün cevap ver, tamam mı? -Hı hı.

Sen bu konsepti daha önce başka bir kıza yaptın mı? Hı?

Konsept derken?

Kelebek! Bana, bana, bana bak, şş! Bal gibi anladın!

Vallahi canım. Ben konsept ne demek bilmiyorum ki.

-Hep karıştırıyorum. -Kelebek! Delirtme beni ya!

Ne ya, ne? Sen benim daha önce bir kız arkadaşım olmasına mı karşısın?

Bu ne kıroluk!

Yaptın değil mi?

Yaptım. Evet. Ama bir sor, niye yaptım?

Niyeymiş?

Seni arıyordum da ondan.

Evde oturarak bulamazdım herhalde. Hep baktık buralara falan.

-Kelebek! -Hı?

Seni bana hazırlayan her şeye şükürler olsun.

(Gülme sesi)

Dur, o zaman...

...müziğimiz gelsin.

(Tuş sesleri)

("Buray - Aşk Mı Lazım" çalıyor) "Dile benden sen ne istersen"

"Bir ömür varım, ben yaşıyorum"

"Sensizliğin zorluğunu"

Yemedin ama yiyeceksin.

-Yok, dur, yapma ya. -Ne duru? Aç ağzını.

"Yâr yine çık yoluma"

(Gülme sesi)

Çok güzelmiş.

"Dile benden sen ne istersen"

Ne yaptın, hepsini gömdün.

"Aşk mı lazım"

"Dert mi lazım"

"Söyle sevdiğim bize ne lazım"

"Ayran içtik, ayrı düştük"

"Gülmek istedi şu kara bahtım"

"Yâr beni özletme"

(Aslı) Aa! Yok kamyonet.

Allah Allah.

Telefonunu da açmadı ya. Acaba balık almaya mı gitti?

Yok ya, bu saatte erken daha.

Allah Allah. Ee, nerede o zaman bu çocuk ya?

Uff, sen neden akşam aramadın ki Ateş?

Ya ben ne bileyim? Her zaman burada durur.

İşi çıkacağı tutmuş demek.

(Su) Ha! Ateş, Ateş, Ateş!

(Su) Nereden, nereden geliyoruz biz?

(Araba sesi)

(Kapı açılma sesi)

(Müzik - Hareketli)

Nereden siz?

-Ee, ben balık almaya gittim. -Yoga yaptım ben de.

-(Ateş) Balıklar nerede? -(Kelebek) Ee...

Abiciğim, ona soruyor musun çakralar nerede diye?

-Kelebek, iyi misiniz? -Neden Aslıcığım?

Canım kardeşim, güzel arkadaşım benim. İyiyiz, iyiyiz.

Oğlum, nereden geliyorsunuz siz ulan?

Yoga dedim ya Ateş.

Saçma sapan konuşma. Bu saatte neyin yogası?

Saatte baktın mı sen?

Ya Ateş, yoga bu saatte yapılır.

Nerede yapılır? Ha?

Dünyanın her yerinde.

-Kelebek, bize kamyonetin lazım. -Ee, alın Aslıcığım.

Kamyonet sizin olsun.

-Oldu o zaman. -Oldu.

Allah Allah. Siz bir iş karıştırıyorsunuz ama.

Ne işi?

Kara borsaya beş lira girdik kardeşim.

Ya ne olabilir? Kız yoga yapıyordu...

...ben de balık almaya gittim, karşılaştık.

Kahvaltı yapalım dedik. Bundan doğal ne olabilir ki?

Oğlum, balıklar nerede o zaman? Ha?

Balıklar nerede, balıklar?

Ya abiciğim, dün ayı lodosu vardı.

Hiç bulamadım, bir tane bile.

Babam da söyledi, evet.

Bak.

-Öyle mi söyledi baban? Ha? -(Aslı) Evet.

(Ateş) Ayı lodosu mu var dedi? Ha?

Neyse, zerre anlamadım da. Tamam.

Ee, o zaman ben Su kardeşime çay koyayım.

-Bence önce elini yüzünü yıka. -Niye, ne var ki?

Çikolata var ağzının kenarında.

Sende de kalmış.

-(Kelebek) Aa! -(Su) Ha!

Ee...

...ekler almış bana, onu yedirdi arabada, Kelebek kardeşim.

-Hı. Hayri'nin. -(Ateş) Vay anasını ya.

Eklerler, balıklar, yogalar falan.

İyice Dali resmine döndü.

Neyse, hadi, gidelim biz bebeğim.

Ver anahtarları.

-İçinde. -İyi hadi.

-Nereye? -İzmir'e.

-Anlatacağım dönünce. -İzmir'e mi?

Niye ki?

Balık alıp, yoga yapacağız.

Ee, hayırlı yolculuk o zaman.

Görüşürüz.

Aldın mı?

Salak zannediyorlar beni.

Neden Ateş?

Anlamadım sanki.

Neyi?

Haftaya doğum günüm ya...

...bana plan yapıyorlar güya çaktırmadan.

Yoga, balık, yer miyiz biz bu numaraları be?

Hı. Anladım.

(Müzik)

Nasıl kullanıyor bu çocuk bu arabayı ya?

(Araba sesi)

Anladı kesin ya.

Kaç zamandır diyorum sana söyleyelim diye.

Tamam Kelebek, diyorsun da ne yapayım yani? Zamanı geri mi alayım?

Keşke söyleseydik.

Keşke diyen adamın eli ayağına karışmazdı orada.

-Sen de korkuyorsun. -Ya ne korkacağım? Ben sen...

...şey dedin diye diyelim dedim.

Ya onca şeyin arasında nasıl söyleyeyim? Ev dağılmış bilmem ne.

En doğru zamandı biliyor musun? Sıkıntılar, acılar çok büyük.

-Aradan kaynardı bizim haber. -Kelebek, yuh!

Ya sen ailemin dramını bu iş için mi kullanacaktın?

Ama doğru, ne yapalım? Aradan çakacaktık.

Pisliksin.

Şu dediğini Bodrum'da teyit eden bir kişi bile bulamazsın.

Teyit diyor bana ya.

(Gülme sesi) Şş, nereye?

Kahvaltı?

Ne kahvaltısı? Kahvaltı yapacak şey mi kaldı?

Anneme gidiyorum ben.

Dün gece güzeldi ama çok.

Salak bir şeysin.

Senin yanında.

(Müzik - Hareketli)

(Araba sesi)

Geçen seferki çöp şiş sözüm vardı ya.

Hı?

Çöp şiş ısmarlayacağım İzmir dönüşü. Beraber yeriz, ha?

(Ateş) Ha?

(Müzik)

İyi misin?

Off, geriliyorum.

Fark ettim.

Onca yıl beklediğim şey ya.

Şimdi yüzleşme zamanı yaklaştıkça korku basıyor.

Aslı, sevgilim bak, dön dersen döneriz.

Yani hazır değilsen, düşünmek istersen...

Biraz düşün. İnsana oluyor öyle bazen.

Ne düşüneceğim ki Ateş?

Yıllardır ezberimde zaten söyleyeceğim şeyler.

Her gece yattığımda böyle kafama üşüşüyorlar.

Aynı sorular, aynı cümleler.

Hiç uyumadın değil mi dün gece sen?

Cık.

Tamam, hadi o zaman şimdi biraz kapat gözlerini uyu. Hadi.

-(Aslı) Uyuyamam ki. -(Ateş) Uyursun.

(Ateş) Ben senin saçlarını severim. Ha?

Adadaki gibi. Hadi. Uyu.

(Müzik - Duygusal)

Sen bir tanesin, biliyorsun değil mi?

Bilmiyorum.

Bilmiyordum.

Sen bana böyle bakana kadar.

(Müzik - Duygusal)

(Kuş cıvıltısı sesi)

-(Ateş) Adres burayı gösteriyor ya. -(Aslı) İyiyim, tamam, iyiyim.

(Aslı nefes sesi)

(Aslı nefes sesi)

Hava alacağım biraz.

(Müzik - Duygusal)

(Aslı) Ateş, sen gelme.

Olur mu öyle şey? Geleyim.

-Yanında olayım. -Yok yok, sen gelme.

O zaman ben buradayım Aslı, tamam mı? Bekliyorum.

(Araba sesleri)

Ateş...

...elimi tutsana.

(Müzik - Duygusal)

Tamam.

Bak, ben buradayım.

Yanındayım.

(Müzik - Duygusal)

-Yapamayacağım. -Yapacaksın, Aslı.

(Ateş) Bunu şimdi yapmazsan hayatın boyunca böyle yaşayacaksın.

Ya ben buradayım diyorum sana ya. Yanındayım senin.

Ha?

(Müzik - Duygusal)

(Aslı) Yapamayacağım.

(Müzik - Duygusal)

O.

(Çocuk) Anne!

(Müzik - Duygusal)

Nasıl ya?

Kardeşim varmış benim.

(Müzik - Duygusal)

Olmaz Ateş, yapamam.

Ateş!

(Müzik - Duygusal)

Pardon.

-Buyurun. -Merhabalar.

Anne, bunlar kim?

Biz, küçük kız...

(Müzik - Duygusal)

Tanımadın değil mi beni?

Çıkaramadım.

Ben...

...Aslı.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor) (Çocuk sesleri)

Aslı...

...ben şu ileride bekliyorum tamam mı seni?

Ateş, gitme.

Otur.

(Kuş cıvıltısı sesleri)

Tanımadın bile beni.

Çok büyümüşsün.

Çok güzel bir genç kız olmuşsun.

(Müzik)

-Kızım, ben-- -Bana kızım deme.

(Aslı) Nasıl ya?

Nasıl yapabildin bunu?

Ben yıllarca sevilmeyecek bir insan mıyım diye düşündüm durdum.

Annem bile beni bırakıp gidebiliyorsa ben--

-Öyle değil. -Nasıl peki?

Ne cevap vereceksin çok merak ediyorum.

-Kızım, ben-- -Bana kızım deme.

(Kadın) Bak Aslı...

...ben yani...

...Asım'la çocuk sahibi olmak için çok uğraştık.

Ama olmadı.

Ne anlatıyorsun sen ya?

Bana sorduğum şeyin cevabını ver.

Bir anne küçücük yavrusunu bırakıp nasıl gider?

Kardeşime gösterdiğin anneliği bana niye göstermedin?

Ben neyi hak etmedim?

(Müzik - Duygusal)

O senin kardeşin değil.

(Müzik - Duygusal)

Anne diyor size.

Benim kızım.

Ama Aslı'nın kardeşi değil.

Nasıl?

Asım'la bizim çocuğumuz olmuyordu.

(Nefes sesi)

Bak, o evi terk edip giden kadın benim.

Ama senin annen değilim.

Nasıl benim annem değilsin?

Gerisini sana Asım anlatsın.

(Kadın) Ada! Ada!

-(Kadın) Hadi, gidiyoruz kızım. -(Ada) Ya!

Hayır, gidemezsiniz bir yere.

Nasıl benim annem değilsin?

Kim ya, kim? Benim annem kim?

Kızım...

...Asım'a sor bunları. -Bir dakika, bir dakika.

Asım'la çocuğumuz olmuyor dediniz.

Ee?

Nasıl oluyor ya?

Babam...

Asım'ın çocuğu olmuyordu, Aslı.

Sen annem değilsin, o da babam değil.

-Öyle mi? -(Kadın) Değil kızım.

Asım senin baban değil.

(Müzik - Duygusal)

(Çocuk sesleri)

(Müzik - Duygusal) (Çocuk sesleri)

(Kadın dış ses) Asım'ın çocuğu olmuyordu, Aslı.

(Kadın dış ses) Asım senin baban değil.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı: Nezahat Şalkamcı

Seslendiren: Emine Kolivar

Alt Yazı: Ece Naz Batmaz / Çağıl Doğan / Feride Tezcan / Nuray Ünal

İşaret Dili Tercümesi: Berrak Fırat

Son Kontroller: Fulya Akbaba / Beliz Coşar / Samet Demirtaş

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

(Müzik)

(Müzik)

(Müzik)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.