Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Gerilim)
(Kapı kapanma sesi)
Arabaya bin.
(Müzik - Gerilim)
(Komiser) Bagajı niye kapattın?
Ne var içeride?
Ya şey koymuşlar, bu cins köpek koymuşlar bagajın içine amirim.
Şey miydi o? Ee, bu Sibirya şeysi, tek gözü mavi, tek gözü kahverengi o mu?
Van mı? Van mıydı o?
Ne anlatıyorsun oğlum sen? Bagajı niye kapattın?
-Ya şey yapmışlar bagajın içine-- -Çiş.
Çiş yapmışlar bagajın içine, o yüzden, ben şey olmasın diye yani hani...
...size şimdi ahlaksızlık olmasın.
-(Komiser) Sefer. -(Sefer) Araç temiz.
Şu bagajı bir açsana.
Oo, bulamaz ki şimdi o kırıkırını o.
(Kelebek) Hah, yedi kesin cezayı.
Davar, yemin ediyorum davar. O kadar dedim sana.
Ulan, ne oluyor?
(Kelebek) Ne oluyor oğlum?
(Araba sesi)
(Telsiz anons sesi)
(Sefer) Nerede? Bulamıyorum.
(Kelebek) Komiserim, hayırdır?
(Ateş) Ben dedim bulamazsın diye.
Ya kardeşim, niye duruyorsun? Biz sana dur dedik mi ya?
Arıza yaptı, ne yapayım komiserim?
(Komiser) Allah Allah.
(Ateş) İyi, halledeyim, açayım ben.
(Komiser) Ne arızası ya? Çek kenara.
-(Kelebek) Komiserim iki üç kişi el... -Ne yapıyorsun?
Başkası yüzünden içeride yatacağız. Senden ayrı kalamam.
Ateş, yapma, Ateş.
(Araba sesi)
(Aslı) Ateş, ne olur Ateş ya, of!
-(Komiser) Çek şunu, çek, çek, çek. -Komiserim, arızalı.
(Komiser) Kardeşim seninle mi uğraşacağız? Çek şunu.
Ya 30 yaşında araba, saygıdan bir şey diyemiyorum ki.
Kontrol noktasından kaçış! Kontrol noktasından kaçış!
Ulan Ateş. Ulan Ateş!
(Polis) Beyaz spor araç.
(Polis siren sesi)
Ulan Ateş!
Polisten kaçılır mı ulan? Polisten kaçılır mı?
(Araba sesi)
Ne yapacağız şimdi ya?
Bilmiyorum, arabayı bir yere koyup saklanacağız işte.
Bravo ya, mükemmel plan. Bence yatağın altına saklayalım.
Uf Aslı, bir sus ya, bir sus.
Ne bir sus ya, arabayı nereye saklayacağız?
Ayrıca saklasak bile polis peşimizi bırakacak mı? Neden kaçıyoruz?
Ya ne yapsaydık? Adamlara kimlik mi verdik Aslı biz, ha?
Bilmiyorlar bizi, tanımıyorlar.
Bulamayacaklar çünkü değil mi?
Ya anlatırdık, bir alakamız yok derdik Ateş.
(Ateş) Ya onlar da anlayacaktı zaten değil mi?
Şimdi çok güzel anlayacaklar, çok güzel inanacaklar, değil mi?
Ya Aslı, ne olur bir sus ya, ne olur. Halledeceğim diyorum ya.
Şüpheli bir kadın, bir erkek. 35 Iğdır, Denizli, üç, üç, üç.
(Müzik - Hareketli)
Aç hadi, aç, aç.
(Aslı ses) Alo, Kelebek.
Kızım, siz ne yapıyorsunuz ya? Manyak mısınız ulan?
Oğlum, bagajda biri var ya.
Ne? Kim?
(Aslı ses) Ya ne bileyim? Eli kolu bağlı biri var işte. Allah'ım, adam var.
Ben size dedim, bu işe girmeyelim dedim.
(Bip) ya, vallahi (Bip). Yusuf'la iş mi yapılır ulan?
(Kelebek ses) Kim bilir kimi kaldırttı bize?
Of ya, bittik Kelebek, bittik.
Hoparlörü açın, hoparlörü.
Bağırma bir, bağırma.
(Kelebek ses) Polisten kaçılır mı?
Alo, Kelebek, ne yapalım ulan? Biz nereye saklanalım? Bir yer söyle bize.
(Bip). Ateş, ben nereden bileyim nereye saklanacaksın?
(Kelebek ses) Ya polisten niye kaçıyorsunuz? Sen hiç gördün mü...
...hayatında polisten kaçan, kurtulan?
Ulan, bağırma oğlum bana, bağırma. Nereye saklanacağımızı söyle.
Şu arabayı koyalım bir yere de orada buluşalım.
Git nereye saklanıyorsan saklan, ben bilmiyorum.
Şişt, Ateş, şeyin, Süha Reis'in babadan kalma, eski bir evi var.
(Kelebek ses) Boş, oraya saklanın.
-Neresi orası ya? -Tamam, tamam. Ben bildim.
Ha, Aslı biliyor işte. Gidin oraya, bahçeye koyun.
(Ateş) Tamam, nereden gideceğim oraya, nasıl gideceğim?
Ya ben söyleyeceğim sana.
Tamam, tamam hadi, oradan al o zaman bizi.
Benden önce alan olmazsa.
(Bip).
Vallahi (Bip) böyle bahtı.
(Müzik - Gerilim)
Ateş, polis, polis, polis!
Allah'ıma çeviriyorlar.
(Polis siren sesi)
Bu arkadaki boğulmaz değil mi?
Aslı, saçmalama.
Ben mi saçmalıyorum ya? Bagajda adam var.
Bundan daha saçma bir şey olabilir mi Ateş?
Şişt, öpüşelim mi?
Ateş, ben burada kalp krizi geçireceğim ya, manyak mısın?
Niye kızım? Torunlarına anlatırsın işte.
Kaçak âşıklar Bonnie ile Clyde gibiyiz vallahi billahi.
Bence Laurel-Hardy gibiyiz ya.
Bundan daha salak bir durum olabilir mi?
(Müzik - Aksiyon)
Hadi kızım.
Ulan Ateş.
(Polis siren sesi)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Yıldız iç ses) Duygu ve düşünce birliği sağlanamamış...
...karşılıklı olarak sevgi ve saygı, azalarak yok olma noktasına gelmiştir.
Evliliğimizin tek bağlayıcı unsuru, müşterek çocuklarımızdır.
Ortak yaşam çekilmez hâle gelmiş, evlilik birliğimiz temelinden sarsılmıştır.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Metal çarpma sesi)
(Kapak kapanma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Yazma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Ayak sesi)
(Evren) Ne yapıyorsun Yıldız? Ha?
Ne yapıyorsun?
-Bırak şunları. -Ver şunları.
(Kâğıt hışırtı sesi)
(Kâğıt buruşturma sesi)
Bunu yapmana izin vermem.
Ne yapıyorsun sen ya?
Benden ayrılmayacaksın.
Ne diyorsun sen be?
Ulan, ben size 20 yılımı verdim be. Dişimle tırnağımla yaşattım sizi.
Ne yaşattın sen ha? Ne yaşattın?
Bak, eğer o kâğıtlarla bu evden çıkıp gidersen...
...seni çok pişman ederim, anladın mı?
Ben bir ömre pişmanım, ömre.
Bana bak, bana bak!
Bunları ne çabuk söylüyorsun be, ne kadar kolay söylüyorsun.
Canımı yakıyorsun.
Hiç mi güzel günümüz yok bizim be? Yazıklar olsun sana.
-Kocanım ulan ben senin. -Kocam falan değilsin be.
Hiçbir şeyim değilsin artık.
Ulan bana bak, ben bu evi de yakarım, içinde ikimiz de yanarız, anladın mı?
Çocuklar gelecek.
Gelsinler, gelsinler. Anlatırsın annelerinin nereye koşa koşa gittiğini.
Sen ne yüzsüz bir adamsın be.
Biraz hatıraya saygın yok mu? Hâlâ konuşuyorsun.
Hatıraya saygı değil mi? Aramızda hatıraya saygı profesörü var ya.
Senin o eski sevgilin olacak şerefsiz. Gideyim, öğretsin bana, ha?
Adam olsan utanırsın be, utanırsın.
Bana bak, eğer bu kapıdan çıkıp gidersen o herife...
...kendi çocuğundan nasıl habersiz bıraktığını herkese anlatırım.
Allah senin belanı versin.
Bana bak Yıldız, bana bak.
Aklını başına topla.
Ah.
Benim kim olduğumu, benim kim olduğumu asla unutma, anladın mı?
(Vurma sesi)
(Yıldız) Çekil şuradan.
Defol git bu evden.
Defol!
Allah senin belanı versin.
(Kapı çarpma sesi)
(Bağırma sesi)
(Masa devrilme sesi)
Ah, ah.
Açmıyor, duymuyor herhalde.
Yalnız benim öğleden önce nöbetçi savcıya yetişmem gerekiyor.
Onunla görüşmem lazım.
Dediğim gibi, ben adliyede olacağım.
Siz dilekçeyi getirin, ben başvuruyu yaparım.
Ya bir sıkıntı oldu herhalde, hiç böyle yapmazdı ama.
Tamam, haberleşiriz.
(Ayak sesi)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Araba sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Polis siren sesi)
(Aslı) Şu ileriden, sağdan gireceksin.
(Ateş) Bak bakayım arkadan gelen var mı, çabuk.
(Aslı) Yoklar, yoklar.
-(Ateş) Buradan mı? -(Aslı) Evet.
(Müzik - Gerilim)
(Polis siren sesi)
(Telefon zili sesi)
Hah, kalp damar servis.
Kan alacaklar yemin ediyorum, kan.
Allah'ım benim ne günahım vardı ya? İki taraftan doğrayacaklar beni.
Ha, bir de abim var, üç.
Ulan Ateş, ulan Ateş.
(Telefon zili sesi)
Açmıyor abi.
Kaç saat oldu babuş, hayırdır?
Öğreneceğiz abi, öğreneceğiz.
(Cam kırılma sesi)
(Kapı zorlanma sesi)
(Kapı vurma sesi)
(Genç kız) Çıkar beni buradan.
(Genç kız) Tutamazsın beni burada ya, çıkar beni.
(Kapı vurma sesi) (Kapı zorlama sesi)
Vazo mu o?
Vazo abi.
Bak, ben sinirleniyorum, çok sinirleniyorum.
-Cengiz, böyle olmasın bunlar. -Affedersin abi.
Edemem ki nasıl edeyim?
Böyle hıyarlık olur mu?
(Yumruk vurma sesi)
Ne arıyor ulan o vazo kızın odasında ha?
Ya kendini kesse? Yaşatır mıyım ulan sizi burada ha?
(Genç kız) Baba, çıkaracaksın beni buradan. Tutamazsın beni burada.
(Genç kız) Onun başına bir şey gelsin, seni affetmeyeceğim.
(Genç kız) Çıkar beni buradan.
(Genç kız) Ya tutamazsın beni burada, çıkar beni baba.
(Kapı vurma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Kilit açma sesi)
Oo, eşek ölüsü bu be.
(Çarpma sesi)
(Araba sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Nefes sesi)
-(Aslı) Kusacağım şimdi ya. -(Ateş) Burası mı Süha'nın evi?
Evet, babasından kalma, kimse kalmıyor ama.
(Araba sesi)
-Kelebek mi o? -Evet, evet.
Oh.
(Araba sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Çarpma sesi)
(Ayak sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Araba sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Nerede şimdi? İçeride mi bu herif?
Oğlum, sen nasıl iş yapıyorsun ulan? Yusuf adam kaçırtmış bize.
Abiciğim, girmeyelim bu işe dedim.
Yusuf'a güvenilmez dedim, dinletemedim ki.
Ya nereye dedin oğlum, nereye dedin?
Ben nereden bileyim bu adamın bu kadar manyak olduğunu?
Dedim, dedim. Girmeyelim bu işe dedim.
Daha ne şekil söyleyebilirim? Bagajda adam kaçırdığını bilsem onu da derdim.
Ya siz tartışırken adam burada öldü, öldü. Açın şunu.
(Kelebek) Aç hadi aç.
Yeminle öldü ya, sesi de çıkmıyor.
Oo.
Bu kim ya?
(Ateş) Bayılmış mı ulan? Bak bakayım bir.
-Yaşıyor. -Oh.
Da buna yaşamak denirse.
Ya, ağzı burnu da yara bere içinde.
Ne olmuş? Ne yapmışlar buna ya?
-Fena dövmüşler. -Şişt, hadi gel, çıkartalım.
Şu ipi al. Dur ellerini çözüyorum.
(Kelebek) Şu ağzını açayım.
-Kafa bende. -Hadi, tuttum, çek.
(Ikınma sesi)
-(Ateş) Dur, dur, dur. -(Kelebek) Ağır olsaymış.
(Kelebek) Tut, tut, tut, yasla.
(Müzik - Gerilim)
Aslı, bir su mu, bir şey getir şuradan.
Ön koltukta vardı.
(Kapı açılma sesi)
(Kelebek) Hadi abiciğim, gel kendine.
(Tokat sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Tokat sesi)
(Bağırma sesi)
(Kelebek) Ulan, ulan sen kimsin ulan? Ulan.
(Erkek) Asıl siz kimsiniz ulan?
Bırak ulan onu elinden.
Daha dayak yemem ben ulan, ne olacaksa olsun.
Oğlum, kim dayak atıyor sana? Manyak mısın?
Ya biz seni kurtardık, bir sakin ol.
Suyu at, atsana kızım suyu!
Kızım mızım, ulan dilini keserim senin ha.
(Atma sesi)
(Müzik - Gerilim)
Açın şu kapıyı, çıkacağım ben.
Bak birader, Yusuf'la senin ne alıp veremediğin var bilmiyorum ama...
...biz Yusuf'un adamları değiliz.
Siz kimsiniz ulan o zaman?
Ulan oğlum, biz arabayı almaya geldik, arabayı.
Oğlum, araba benim, sen niye almaya geliyorsun?
GBT'si temiz herif aramışlar belli ki.
Biz ne bilelim ulan bagajda biri var?
-Senin mi ulan bu araba şimdi? -Aç bak ruhsata.
Şişt, kıpırdama, orada kal.
Bak kardeşim, Yusuf'u tanımam, bilmem, etmem, alakam yoktur.
Yalan söyleme.
Yalan malan, oğlum, indiririm ulan ben bunu.
(Ateş) Bunu az dövmüşler, yok, hak veriyorum heriflere.
Yusuf mu soktu seni buraya?
Arabanın anahtarlarını ver. Neredeyiz biz?
Alo! Size diyorum, neredeyiz biz?
Bağırma ulan.
-Bodrum. -(Erkek) İyi.
(Erkek) Bir işe yaradınız bari.
(Ateş) Bak, manyak kardeşim. Araba seninmiş, iyi, hoş, güzel.
Ama polis de bu arabanın peşinde. Arabayı kim kullanıyordu, ha?
Biz, değil mi? Yani bizim peşimizde polis. Şimdi ne yapacağız biliyor musun?
Karakola gideceğiz, bir yanlış anlaşılma olmuş diyeceksin.
Seni buraya kim tıktıysa onu şikâyet edeceksin. Sen yoluna, biz yolumuza.
(Aslı) Evet, bu işle bir ilgimiz olmadığını söyle ya.
Bak, biz seni Yusuf'un elinden bilmeden kurtardık.
Sen de bizi bu meseleden kurtar, ödeşelim.
-Çantayı ne yaptınız, ha? -Bir de çanta çıktı başımıza.
Ne çantası ulan?
Tamam, safa yatmayın. Dokundunuz mu çantaya?
Ulan, çanta manta bilmiyoruz biz.
Bagajda, getir.
Bak, benim iyice canımı sıkmaya başladın sen ha.
(Müzik - Gerilim)
Oha.
Para mı o?
(Erkek) İyi bari. Dokunmamışsınız paraya.
(Kâğıt sesi)
(Faryalı) Yıldız.
Neredesin? Telefonlara da bakmıyorsun.
Avukat, avukat nerede?
(Faryalı) Ne oldu?
Yok bir şey.
(Müzik - Duygusal)
(Su sesi)
(Faryalı) Ne oldu? Anlat.
-(Yıldız) İyiyim dedim. -(Faryalı) Evren mi?
(Müzik - Duygusal)
Bu ne? Ne yaptı sana?
-Nerede ulan o? Nerede? -Sakın Faryalı, sakın.
-Gitmeyeceksin. -Kemiklerini kıracağım onun.
-Hayır, gitmeyeceksin. -Kılına dokundurtmam senin.
(Yıldız) Karışmayacaksın, dur dedim.
Otur şuraya, konuşacağız.
Çabuk otur, dinle.
Beni dinle, otur şuraya.
Oturur musun?
Hâlim mecalim yok zaten.
(Yıldız) Oturur musun şuraya?
Beni dinle.
(Yıldız) Faryalı, dinliyor musun beni?
(Yıldız) Gözüme bak.
Tamam.
Beni zor durumda bırakma.
(Yıldız) Bu meselede yerin yok senin.
(Müzik - Duygusal)
Faryalı.
Senin aldığın nefes bana destek.
Ben istemiyor muyum başımı senin omzuna koymayı, ha?
Ama yapamam.
(Yıldız) Haklıyken haksız duruma düşürme beni.
Çocuklarımın karşısında boyun eğdirme bana, lütfen.
Ne yapayım?
Durayım mı böyle?
Dur. Dur Faryalı.
Senin durman bana yeter.
(Müzik - Duygusal)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
Anne.
Anne, sen misin?
(Evren) Su, benim kızım.
(Müzik - Gerilim)
Ne işin var senin?
Ne oldu burada?
Tartıştık biraz.
(Müzik - Gerilim)
Başına ne oldu?
(Su) Annem mi yaptı?
Yok bir şey kızım.
Kim bilir yine ne yaptın?
(Müzik - Duygusal)
Çıkıp gider misin baba?
(Müzik - Duygusal)
Baba, çıkar mısın?
Tabii kızım.
(Müzik - Duygusal)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Çarpma sesi) Ah.
Neden?
(Ağlama sesi)
(Kelebek) Kimsin abiciğim sen? Arabalar, çanta dolusu paralar falan.
Ulan, kimsem kimim işte, çıkacağım, gideceğim.
(Ateş) Oğlum, seni döverim ulan. Vallahi bir güzel bayıltırım bak seni.
Ondan sonra götürür Yusuf'un eline veririm.
Yürü, gidelim şu artık karakola, ver ifadeni, kurtulalım birader.
Polis olmaz, peşimdedirler.
Ulan oğlum, sen mağdur değil misin ulan? Polis niye peşinde?
Babam şikâyetçi olmuştur. Başka bir şey düşünmek lazım bu işe.
Evlat olsan sevilmezsin zaten, ne alakası var babanın meseleyle?
Ulan, parayı babamdan çaldım.
Hoppala! Oğlum, bu nasıl hikâye ulan? İnsan babasından çalar mı?
(Telefon zili sesi)
Kim? Hı, kim?
Şey ya, ben bir konuşup geliyorum.
(Telefon zili sesi)
-Alo. -(Su ses) Kelebek.
Canım.
Sesin az geliyor.
Çekmiyordur. Ne oldu, iyi misin?
(Su ses) Değilim.
Babam eve gelmiş.
Annemle kavga etmişler.
Bayağı büyük bir kavga.
Nasıl ya? Şimdi orada mı?
(Su ses) Yok, gitti.
Sen neredesin? Görsem seni.
Biraz işim var hayatım, geleceğim.
Çok mu sürer?
Vallahi böyle giderse en az beş sene, o da iyi halden.
O ne demek ya?
(Kelebek ses) Ee, yok yok canım.
Sen merak etme, üzme sen kendini, böyle böyle bitecek.
-Tamam? Hadi sevgilim. -Tamam.
(Müzik - Duygusal)
(Ateş) Kimdi?
-Şey ya, Su aramış da. -Ne diyor?
Ee, baban eve gelmiş. Annenle baban tartışmış.
Ama bir şey yok yani, sıkıntı yok.
Hoppala.
Niye beni değil de seni arıyor oğlum?
Aramış, ulaşamamış herhalde.
(Ateş) Allah Allah, garip.
Neyse.
Kardeş, sen bir anlatsana bana, babandan niye kaçıyorsun?
Bu Yusuf'la alıp veremediğin ne oğlum senin?
Ne ayaksın oğlum sen? Kaç yüz bin liralık arabalar falan ha? Anlat artık.
Ben bir kız sevdim.
Hepimiz gibi.
Yani insanlar kızları seviyor ya.
Kardeşim, sen bir niye araya giriyorsun? Anlatıyor çocuk işte, anlat sen de.
Ben bir kız sevdim, babası karanlık adam çıktı.
-Kızın benimle görüşmesini yasakladı. -Kim abiciğim kız, kim?
Yusuf'un kızı.
Nasıl?
Yusuf'un kızı Aylin mi? Aylin?
Tanıyor musun sen Aylin'i?
Ya Kelebek, bizim ilkokuldan Aylin, değil mi?
O Aylin mi? Hah, bakmaz oğlum o kız sana.
Ya bir dur da anlatsın kardeşim bakıyor mu bakmıyor mu, anlat.
İşte biz Aylin'le bu yaz burada tanıştık.
Sonra...
(Ayak sesi)
(Köpek havlama sesi)
(Müzik - Aksiyon)
Başka çare yok! Ben İzmir'e gidiyorum, para bulacağım.
Sen babandan habersiz Çeşme'ye gel. Oradan Sakız Adası'na kaçarız, tamam mı?
Gidelim, o eve dönmek istemiyorum.
Dönmek yok, söz veriyorum, az kaldı sevgilim, tamam mı?
Çok az kaldı.
Sana mı inandı? Bu tipe mi inandı?
Oğlum, senin derdin ne ulan benimle, ha? Bir daha mı istiyorsun? Gel.
Gel.
Ya durun, en heyecanlı yerinde.
Kelebek, şişt, oğlum, kilitlendin yine ulan, tamam.
Bak havalara bak, iyi, tamam, anlat.
(Erkek) Bu, babası, kaçarken Aylin'i yakalamış.
İşte kızın telefonuna el koymuş, bir şey yapmış.
Buluşma yerini öğrenmiş.
Ben mekâna bir gittim, üstüme çullandılar.
(Yumruk sesi)
Ulan sen kimsin, Yusuf abinin kızını kaçırıyorsun?
(Yumruk sesi) (Erkek) Savaş...
Gerisiyle Yusuf abi kendi ilgilenecekmiş.
Birileri geliyor, paketleyin, bagaja koyun, teslim edin dedi.
Kesecek oğlum Yusuf abi seni, kesecek.
Ulan, ben seni bir gün, bir yerde yakalayacağım.
O zaman gör bak kim kimi kesiyor.
(Kapak açılma sesi)
(Müzik - Aksiyon)
(Sandalye devrilme sesi)
(Müzik - Aksiyon)
(Erkek) Ulan, ulan!
(Kapak kapanma sesi)
(Ateş) Ee, ne yapacağız şimdi oğlum biz?
Neyi ne yapacağız? Hırsız mıdır nedir? Abuk sabuk hikâye.
Yok, sevmiş miymiş de neymiş?
Ben Yusuf abiyle aramı bozamam.
-Oğlum, can düşmanıma abi deme ulan. -Havalara bak, havalara.
Ya, bir şey konuşmak ne kadar zorlaştı. Şu an dünya peşimizde ya.
Biz neyi tartışıyoruz? Ateş, ne yapacağız?
Sizlik bir şey yok. Ben gideceğim, Aylin'i alacağım.
Sonra parayla en yakın Yunan adasına.
Bence Kos'la sınırlı kalma bak. Yanında Santorini var, Mikonos var.
Oraları da dolaşırsınız.
Denyo musun abiciğim sen?
Kardeşim, ya bir dur, bir dur.
Oğlum bak, Yusuf peşimizde.
Polis peşimizde, biz seni salarsak ne yapacağız, ha?
O kadar çıkardık seni bagajdan, elini ayağını çözdük.
Şimdi sen de bize bir el atacaksın artık.
Ya alalım bunu, Faryalı abiye gidelim. Bir akıl versin bize.
Olmaz, öldürür abim bizi. Hem Yusuf'la kanlı bıçaklı.
Helal, kimse o Pargalı, kral çocukmuş ha.
Oğlum, doğru konuş ulan, abim o benim, Pargalı margalı!
Hayret, abin adam belli ki. Sen niye ona çekmedin?
(Ateş) Şişt, oğlum bir durun ulan. Abi, Faryalı abi olmaz.
(Ateş) Annelerin babaların bundan haberi olmayacak. Büyüklerin haberi olmayacak.
Kardeşim, brandayla kapatalım şu arabanın üstünü, hadi gidelim.
-Hadi, hadi, hadi. -Ya nereye?
Ya şu arabadan bir uzaklaşalım, sonrasını sonra düşünürüz artık, aa.
Cık, anneme yapamam ben bunu bir daha.
Olmaz, ben Aylin'i kaçıracağım, vazgeçmem.
(Müzik - Hareketli)
Kurtaracağım sizi bu işten ama polise gitmem.
Oğlum, bunun elini kolunu kim bağladıysa var ya, Allah ondan razı olsun.
Çok iyi yapmış.
Bir müsaade et, lafımı bitireyim.
Ben polise gitmeyeceğim, polis buraya gelecek.
Siz de elinizi kolunuzu sallayarak gideceksiniz buradan.
Özgüvene bak özgüvene, nasıl olacak o iş?
Arabayı yakacağım.
Ne?
(Müzik - Duygusal)
İyi misin?
Cenazesinden beri ilk defa geliyorum.
Nefesim daralıyor.
Özlemiştir seni Cemil baba.
-(Faryalı) Hadi gel. -Anlar beni değil mi?
Parmağımda yüzükle çıkamadım karşısına.
Onlar bizi görürler be Yıldız.
Biz de kapana kısıldık.
Yaşamadı mı onlar?
Ölmüşlerden daha iyi kim anlayacak bu hayatın bize neler etmeyeceğini?
Hadi gel.
(Müzik - Duygusal)
Hadi siz baba kız konuşun gari.
Bende yeni bir şey yok, daha demin görüştük.
(Müzik - Duygusal)
Babacığım...
...ben geldim bak.
(Kuş cıvıltısı sesi)
Çok özledim seni.
(Ağlama sesi) Gelemedim diye kızdın mı bana?
Kızma ne olur.
Ben bir hata yaptım.
Bedelini de hâlâ ödüyorum.
Sen bilirsin...
...utandığımda masaların altından çıkmazdım.
Senin karşına da utancımdan çıkamadım.
Sen yetiştirmedin beni böyle.
Ben yanlış yaptım.
(Müzik - Duygusal)
Çok âşık oldum baba.
Çok âşık oldum.
Ama çok kırıldım.
Gitmem gerekti.
Gittim.
Senin boynunu eğmemek için, yoksa o...
Bana kızarsın diye korktuğumdan değil, yemin ederim.
Bir duayı esirgedin deme sakın bana. Ben her gece dua ettim sana.
Her gece.
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Burun çekme sesi) Bak...
...parmağımdaki yüzüğümü çıkarttım.
Sen istememiştin.
Bu yüzden benimle küs gittin.
Haklıydın, haklıydın.
Ama ben de haklıydım babacığım.
Ben de haklıydım.
(Burun çekme sesi) Ne olur affet beni.
(Müzik - Duygusal)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Ağlama sesi)
(Ateş sesi) (Kuş cıvıltısı sesi)
Baba, sen parayı seversin.
(Ferdi) Birazdan bidonun içindeki benzini arabanın üstüne döküp yakacağım.
(Ferdi) Ne de olsa Yunanistan'da artık ihtiyacım olmayacak.
(Ferdi) Haa...
...gitmeden sana birkaç yüz bin daha zarar vermiş olacağım.
Canını yaka yaka kaçacağım.
Artiste bak!
Ulan ben bunun babası olsam var ya, sabah akşam döverim bunu.
Bence bu arabayı yakar.
Bu videoyla birlikte sana bir konum gelecek.
On beş dakika içinde o konuma polisleri göndermezsen, buradaki arkadaşları...
...benim onlara söyleyeceğim şekilde serbest bırakmazsan...
...yakarım arabayı.
Zaten bir milyondan oldun, bari arabayı kurtar.
(Benzin dökme sesi)
Ne yapıyor oğlum?
(Kuş cıvıltısı sesi)
On beş dakika sonra görüşmek üzere.
(Ateş) Al.
Ee, işe yarayacak mı şimdi bu hareket?
Babamı benden iyi tanıyacak hâlin yok herhalde.
Oğlum, baban madem bu kadar güçlü, Yusuf'u niye şikâyet etmiyorsun?
Olmaz, o işe onu karıştıramam. Aylin'i tamamen kaybederim.
Hâlâ Aylin diyor ya!
Oğlum, sen ne taktın bu kadar Aylin'e?
-Ne? -Ne?
Ne Aslı, ne?
Kelebek ilkokulda Aylin'e âşıktı.
Ne?
Ya, yok öyle bir şey.
-Oğlum, gebertirim ulan ben seni! -Gel ulan gel, artist!
(Ateş) İlkokul diyor ulan, şş.
Oğlum, ben anlamam ilkokul falan, sen--
Vay Al Pacino'ya bak sen, gel sen gel, çok oldun, gel!
Ya söylediğime pişman etmeyin.
Ya başlayacağım aşkınıza da ıstırabınıza da ha.
Tamam, bir durun be. Başka bir şey konuşuyoruz şurada.
Ya bırak, kolpa bu ya!
-Son 14 dakika, göreceksin sen kolpayı. -(Kelebek) Hadi bakalım!
(Müzik)
(Kuş cıvıltısı sesi)
Gidelim mi?
Nereye?
Adliyeye. Kadın bekleyip duruyor orada.
Ha, yok, ona ben giderim.
Olmaz canım, beraber gidiverelim.
Seninle gitmem doğru olmaz Faryalı.
(Faryalı) Öyle mi diyorsun?
Öyle.
Ya gelirse?
Bir şey olmaz, merak etme.
Seninle daha zor.
(Yıldız) Aa, hayırdır kızım?
Seninle adliyeye gitmek için geldim.
-Görüyor musun korumamı? -Ne?
(Yıldız) Su perim benim.
(Yıldız) Aman güzel kızım.
Gidelim, gel.
Görüşürüz Faryalı.
(Yıldız) Oyy.
(Müzik)
Off, hani neredeler?
-(Ateş) Hah. -(Aslı) Geldiler vallahi.
(Kelebek) Geldiler gelmesine de nasıl dönecekler, bence biz onu düşünelim.
-O ne demek ulan? -Bizimle mi bizsiz mi mesela.
(Ateş) On üç dakika 27 saniye.
Ulan arabayı duyunca nasıl da imana geldi görüyor musunuz?
Harbiden.
(Müzik - Hareketli) (Araba sesi)
(Kapı açılma sesi)
Ferdi Kozancı hanginiz?
Kozancı mı?
Yok artık! O Kozancı mı?
Oğlum, sen on milyon çalsan babana koymaz be.
(Kelebek) Vay be!
(Polis) Okuyun şu ifadeyi.
(Müzik - Hareketli)
Babamın avukatları mı söylemiş bunu?
(Polis) Doğrudur. İmzalayın!
(Kuş cıvıltısı sesi)
Ee biz?
Sizi gören olmadı, yolunuza.
(Kelebek) Cidden mi abi?
Abi, siz hangi şubeden? Belki ileride bir kartınız falan olursa haberleşebiliriz.
Benim şubem falan yok arkadaşım. Ben evden çalışıyorum.
Ha, tamam abi, ben anladım.
-(Aslı) Neymiş, ne anladın? -Boş ver, karışma sen.
Sağ olun.
(Ferdi) Sen de sağ ol.
Seninle sonra yine görüşeceğiz gibi geliyor ama.
-Hayırlısı kardeş. -(Ferdi) Eyvallah.
(Polis) Araba bizde kalıyor.
(Polis) Babanıza götürülecekmiş.
Tamam, dediğim yere kadar atarsınız herhalde ha?
(Müzik - Hareketli) (Kuş cıvıltısı sesi)
Yine görüşeceğiz kızım.
(Ferdi) Eyvallah!
(Ateş) Ee, ne yapacağız şimdi?
Bence önce bir şükür namazı kılalım.
(Kelebek) Diyorum ki Yusuf'un oralarda çok güzel bir cami var, orada kılalım.
Oradan da Yusuf'a geçeriz ya da o bizi aldırır zaten.
Arkadaşım, ben anlamıyorum ya, mağdur olan kim burada?
Yine paramızı alamadık.
Yusuf'a anlatırsın artık. Hadi!
(Ateş) Of ulan of ya!
(Motor sesi)
(Müzik - Duygusal) (Martı sesleri)
(Su) Sen elinden geleni yaptın annem.
Bugün değil, dün değil, yıllardır.
Ne olur üzme artık kendini, olur mu?
Biliyorum kızım.
Biliyorum da işte...
...hayatta karşılaşınca sarsılıyorsun biraz.
Tabii baban bu işten hiç vazgeçmeyecek.
Bizi daha fazla üzmesinden çok korkuyorum.
Yapamaz öyle bir şey. Biz senin yanındayız.
Aldatan erkeklere karşı kadın dayanışması.
(Gülme sesi)
Canım kızım benim.
(Ateş) Anneciğim.
(Ateş) Sen hani gelmeyecektin buraya, ha?
Avukata söylemiştin, eve gönderecekti dilekçeyi.
Avukatın adliyede işi vardı, ben de hızlı olsun diye buraya getirdim.
E ben getirirdim seni anne.
Neyse, hızlı olsun da.
Sen kahraman mısın, ha? Sen kahraman mısın?
(Gülme sesi)
(Ateş) Annemi tek başına getirdin ha?
Yerim sizi ya.
-Nasılsın kızım? -İyiyim, teşekkür ederim.
-Geçmiş olsun. -Sağ ol canım.
(Ateş) Ne yapalım, nereye gidelim?
(Yıldız) Vallahi şuradan gidelim de nereye gidersek gidelim çocuğum.
(Ateş) Tamam, aç mısınız? Bir şeyler yiyelim.
Aa! Kelebek ne yapıyor?
Ha, Kelebek inmedi anne. Ne yapacağını bilemedi o.
Su, hadi sen git Kelebek'le, seni eve bıraksın.
-Olmaz anne, beraberiz. -Olur olur, hadi.
Annem doğru söylüyor Su. Hadi git sen.
Ya zayıf değilim ben.
Biliyoruz, zayıf değilsin sen ama hadi git.
-Ben de geleyim seninle. -Sen kal kızım.
(Yıldız) Hadi çocuğum.
-Sana emanet. -Bana emanet.
(Müzik - Duygusal)
(Ateş) Anne, bu ne?
Herhalde uyurken üstüne yattım, ondan öyle oldu. Boş ver, önemli değil.
(Yıldız) Hadi gel kızım.
(Ayak sesi) (Kuş cıvıltısı sesi)
Götür beni Kelebek.
(Kelebek) Canım?
Her şey daha iyi olacak bak, görürsün.
Hiçbir şey daha iyi olmayacak.
O evde eksik kaldık işte.
Yapma, üzme kendini.
Hem sen demiyor muydun bunca yıllık itiş kakış bu insanlara da günah?
Nereden biliyorsun, belki mutlu olacaklar.
Aldatılmak bir kadın için o kadar zor ki.
Şimdi annem hep soracak kendisine...
...bende olmayan neyi buldu Gözde'de diye.
Ne bulacak, bulduğu bir şey yok.
Yani konuşmayayım diyorum ama baban yani, Su.
Bana niye kızıyorsun ya?
Sana kızar mıyım ben? Sen ne yapsan kızmam ki.
(Müzik)
Uyumak istiyorum.
Götüreyim mi sen eve?
Senin yanında uyumak istiyorum.
Benim?
(Müzik - Duygusal)
Tamam o zaman.
(Müzik - Duygusal)
Hadi.
(Müzik devam ediyor)
(Araba sesi)
(Ateş) Eyvallah.
Ne yaptınız, halledebildiniz mi işinizi İzmir'de?
İzmir?
Bir işiniz yok muydu okul falan?
Ha, İzmir. İzmir, İzmir. Tamam, tabii.
İzmir'i diyor annem, Aslı.
Hallettik, evet.
Alabildiniz mi yurttan eşyalarını?
Yurttan, evet, aldık.
Alamadık.
Aldık, orada bıraktık.
(Ateş) Ya.
Neyse yani, sorun yok değil mi?
Halleder anne Aslı. Biliyorsun, canavar.
Sensin canavar.
Canavar derken yine iyi anlamda canavar, Aslı.
Ateş be, karnımız acıktı. Simit falan mı alsak?
Simit mi? Anne, ben size şuradan tost yaptırayım ya adam gibi.
-Ne bileyim, canım simit istedi. -Ya evet, simit. Var mıdır acaba burada?
Ya sizin istediğiniz simit olsun ya, kuşlarım.
Ben hemen şuradan size bulup geliyorum simit, tamam mı?
-Başka bir şey istiyor musunuz? -(Yıldız) Yok yavrum. Çayımız var.
(Kuş cıvıltısı sesi)
Siz iyi misiniz Yıldız teyze?
Çok mu kötü görünüyorum?
Yoo. Ondan değil.
(Kuş cıvıltısı sesi)
Ne zamandır taşıyorsun bu yükü üzerinde Aslıcığım?
(Müzik - Duygusal)
Güzel kızım.
Ben her şeyi biliyorum, her şeyden haberim var.
Canım benim, ben sana hiç darılmadım. Seni çok iyi anlıyorum.
Yani insan böyle bir şeye şahit olduğunu nasıl söyleyebilir ki?
Kızmıyor musunuz bana?
Niye kızayım küçüğüm benim?
Ya, ben çok söylemeye çalıştım.
Yapamadım.
İyi ki söylemedin çocuğum.
Niye?
Eğer ben bunu başka birinden öğrenseydim kendimi asla affetmeyecektim.
Yani gözümün önünde yaşanan...
...şeyleri fark etmemek...
...nasıl anlamadım diye. Ne bileyim.
Neyse. Şimdi en azından kendimi daha az salak hissediyorum.
-Estağfurullah. -(Yıldız) Yok yok.
Öyle.
(Telefon zili sesi)
Her telefon çalışında kalbim hopluyor Evren arayacak diye.
Alo, Faryalı.
(Faryalı) Aa. Ne yaptınız? Merak ettim.
-Aklım sizde. -(Yıldız ses) İyiyim, iyiyim.
-Verdin dilekçeyi? -Verdim.
Bir şey olmadı, kimse gelmedi?
(Yıldız ses) Yok, her şey yolunda. Merak etme.
Zaten Aslı'yla Ateş aldılar beni, şimdi sahilde bir şeyler içiyoruz.
(Yıldız) Sen ne yaptın akşamı?
İyi, burası bende, burası bende. Tamam, hazır.
İyi, ben de akşam evde bir şeyler hazırladım, getireceğim otele.
-Uğraşma canım sen şimdi. -(Yıldız ses) Ne olacak canım?
-Sen bilirsin. -(Yıldız ses) Tamam, görüşürüz.
Faryalı...
...aradığın için çok teşekkür ederim.
Hoşça kal.
(Müzik - Duygusal)
(Faryalı) Şş. Siz de âşık oluyor musunuz ulan?
Ha?
Nerede?
Olsanız alık derlerdi size, balık derler miydi?
Bu yaştan sonra adamın kalbi böyle...
Bence onlarınki daha heyecanlı.
Ne?
Balıkların aşkı diyorum, daha heyecanlı. Her gün unutup yeniden oluyorlar.
(Uzay) Hafıza yok ya bunlarda.
Oh mis. Her gün, ilk gün.
Koçum, ben sana ne dedim? Lokanta tarafına geçmek yok demedim mi?
Ya acıktım, bir de sıkıldım. Çocuklar nerede?
-Nerede benim düşmanlarım? -Şş!
Cevap yok, cevap yok demedim mi?
-Yürü bakalım, hadi. -Yardım edeyim.
Şş. Marş.
-Tamam, ben eve gidiyorum o zaman. -(Faryalı) Şş, yürü bakalım.
Yürü, uzatma. Cevap yok, hadi. Marş.
-Marş, marş, marş. Yürü. -Ama bak, erken çıktı şeysi olmasın ha?
Ulan gören de bunları büyük otelci sanır ha.
Arkadaş, koskoca yaz iki gece üst üste kalan turist sayısı deftere baktım, yedi.
Neyin havası hiç anlamıyorum ki ya.
(Kafe ortam sesi)
Geldi simitler. Ateş limited şirketinde öyle kuru kuru yok.
(Ateş) Al bakalım ufaklık. Bu senin, peynirli.
Anneciğim.
-(Yıldız) Oo. -Domatesli, kaşarlı senin.
(Yıldız) Canım benim.
(Müzik)
Ateş, akşam bir yere kaybolmayın ha. Yarın yılbaşı, lokantayı süsleyeceğiz.
-Su'ya da haber verin. -Yok anne, zaten otelde oluruz biz akşam.
Ben de gelirim yardıma.
Ya sensiz olur mu kıvırcığım?
(Müzik)
-Ne gülüyorsun sen? -(Kelebek) Hı?
Yoo, öyle aklıma bir şey geldi de.
-Ne? -Boş ver.
Ya söylesene.
(Kelebek) Utanırım ama.
(Su) Utansana biraz.
Çok tatlı oluyorsun utanınca. Hadi söyle.
Ya ben rahmetli Süleyman Seba’yla çok dertleştim aylardır.
Ne?
Yok mu benim odada fotoğrafı?
-Ee? -İşte.
Dert ortağım o benim. Rahmetli seni görünce sevinecek.
Ne yapacağım ben seni?
Çok tatlısın.
(Müzik)
-İşte bu. -Ne?
Bu hâlini çok seviyorum.
Böyle utanınca tatlı olan hâlinin resmi bu.
Ya çekme ya.
-Ya, ben de asacağım bunu odama. -Ama utanırım, çekme.
Bozuldu ama.
(Müzik - Duygusal)
-(Erkek) Kelebek! -Oo.
(Erkek) Yusuf abi seni çağırıyor.
Kelebek, ne oluyor? Yusuf abi kim?
Canım, sen istersen yukarıda bekle, ben geleceğim. Tamam mı?
(Erkek) Yakışmadı Kelebek.
Yanlış oldu.
Büyüğümüzdür, kimseye bir şey öğretmen haddimize değil ama...
...Yusuf abiye yakışmadı.
Ne oluyor?
Duyuyor musun Sezgin?
Kelebek'in Yusuf abiye söylemek istedikleri varmış.
(Erkek) Hadi gidelim, orada söylesin kendisine.
(Erkek) Bol bol vaktiniz olacak konuşacak.
-Geç arabaya! -Çek ulan elini.
-Ne oluyor ya? -Sen karışma!
Şş. Gitmiyorum ulan ben hiçbir yere. Gelsin burada söylesin ne söyleyecekse!
-Geç dedim arabaya. -Çek ulan elini!
-(Erkek) Geç dedim arabaya! -Faryalı abi!
-Sus ulan! -Alo!
Kelebek! Kelebek! (Yumruk sesi)
(Su) Faryalı abi! Faryalı abi!
(Su) Faryalı abi! (Kelebek bağırma sesi)
(Dövüş sesi) (Kelebek bağırma sesi)
Ne oluyor ulan?
(Faryalı) Geç kızım içeri. Ne oluyor ulan?
(Dövüş sesi) (Faryalı) Ne oluyor ulan?
(Su) Silah! Silah!
(Vurma sesleri)
-Abi. Abi! -(Faryalı) Kardeşimi...
...öldürecek misin lan? -Abi!
-Öldürecek misin? -Abi, yeter! Yeter. Abi...
-(Su) Kelebek! -(Kelebek) Abi!
Abi. Aa!
Yeter. İyiyim ben, buradayım abi. Buradayım.
-Geberteceğim ulan, bırak beni. -(Kelebek) Abi!
Buradayım abi, iyiyim ben, hiçbir şeyim yok abi.
-Kardeşimi öldürtecek misin ulan? -Abi, buradayım.
(Kelebek) Buradayım. Buradayım, bir şey yok.
-Buradayım. -İyi misin koçum?
(Müzik)
Kızım...
...geçin içeri. İçeri geçin!
(Faryalı) Su mu bir şey ver hadi.
(Su) İyi misin?
(Müzik - Duygusal) (Kuş cıvıltısı sesi)
(Faryalı) Hadi gel.
(Müzik - Duygusal) (Kuş cıvıltısı sesi)
Ha, alo Ateş, neredesin?
Ha, bana bak. Bu Yusuf'un adamları otele geldiler ha.
Yok yok, bir şey yapmadılar, iyiyim.
(Kelebek) Ya Su da iyi. Şş...
...Yıldız ablayı Aslı'yla eve gönder, uçarak buraya gel Ateş.
Yoksa abim beni ortadan ikiye bölecek. Tamam?
Hadi, hadi.
Dizinde yatmak bana kısmet değilmiş.
(Müzik - Duygusal) (Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik - Duygusal) (Kuş cıvıltısı sesi)
(Martı sesleri)
(Telefon zili sesi)
Evet.
Evren Bey, merhaba. Ben Sedef Ozan, eşinizin avukatıyım.
-(Evren ses) Ee? -Bugün boşanma davasını açtık.
-Ne davası be? -Evren Bey, sakin olun lütfen.
Olmuyorum ulan sakin makin.
Boşanmıyorum kardeşim ben. Senin adın neydi?
-Sedef Ozan. -(Evren ses) Bana bak Sedef Hanım...
...işin olmayan işlere karışma.
Ben Yıldız'dan boşanmayacağım.
Evren Bey, Yıldız Hanım--
(Evren ses) Sen Yıldız Hanım'ı nereden tanıyorsun ha?
-Faryalı mı tuttu seni? -Lütfen terbiyenizi muhafaza edin.
(Evren ses) Etmiyorum terbiyemi muhafaza falan.
Bana bak, sen bu davayı bir çekme...
...ben sana neler yapacağımı biliyorum. -Tehdit mi ediyorsunuz beni?
Ediyorum ulan, var mı?
Boşanmıyorum kardeşim ben. Git nereye şikâyet ediyorsan et.
(Müzik)
Evren Bey, o adamlar aşağıda. Yine sizi soruyorlar.
Gelsinler sorsunlar bakalım, ne diyorlarmış.
(Erkek) Evren Bey...
(Müzik - Gerilim)
Ne istiyorsunuz ulan?
-Yusuf abi seninle konuşmak istiyor. -Kim ulan Yusuf abin senin?
Kırık Yusuf.
-Ne o, alçı mı istiyor? -Bana bak!
Ne var ulan, ha?
E gidelim hadi. Ne diyorsa bana desin!
Ölmüşüm zaten ben, bir de peşimden sizi sürükleyeyim.
Yürüyün ulan.
(Müzik)
Kızım, sen bize bir müsaade ediver hadi.
(Faryalı) Hadi gözünü seveyim.
(Müzik)
Ulan, beni katil edeceksiniz, katil.
Hadi bu Ateş bilmiyor. Ulan, sen tanımıyor musun Yusuf'u?
Bu adamla iş yapmak ne demek?
-Ne demek? -Ben dedim abi. Para lazım diye.
Sen dersin, sen dersin de bu öküzler şahı demedi mi ki sana yapılmazlar diye?
-Dedi. -Ya bırak. Ne dedi!
Koruma şimdi bana onu!
-Abi-- -(Bip) abine!
Ne olacak şimdi?
Adamın kızını kaçırmaya gelmiş adamı kurtarmışsınız!
Ne yapsaydık abi? Öldürseler miydi çocuğu?
Ulan, iş oraya geldikten sonra kurtaracaksınız tabii.
-Ben de onu diyorum abi. -Sus! Zekâ yapma bana!
Ağzının ortasına çakacağım bir tane şimdi.
Ulan, iş kurtarmak meselesi değil. Siz ne gidip arabayı alıyorsunuz?
Abi, oldu...
(Faryalı) Bana bak...
...Yusuf'un tek kızı mı var?
Evet abi. Bizim okuldaki Aylin.
Ela'nın kızı.
Ulan, gittiniz koskoca Bodrum'da bir mayın var, ona mı bastınız?
Ela kim ulan?
Abi, kusura bakma da ben artık dayanamıyorum.
Ya ben seni ilk defa böyle gördüm. Sen hiçbir şeyden korkmadın bugüne kadar.
Bu Yusuf bu kadar mı güçlü? Ne var bu adamda?
Ulan, dua edin...
...bu çocuk gidip o Ela'nın kızını evden kaçırmasın, evde kalsın o kız.
Kızı kaçırmaya maçırmaya kalkar...
...Bodrum'u yakar şerefsizim.
(Kuş cıvıltısı sesi)
-Nereye abi? -Yapacağınız işe de! Süha'ya!
Ya tekrar gelirlerse?
-Gelmez. -Nereden biliyorsun abi?
Gelmez!
(Faryalı) Şimdi onlar söylemişlerdir işin içinde benim olduğumu.
Gelirse bir kere gelir...
...o da bana gelir.
(Faryalı) Yapacağınız işe tüküreyim sizin!
Aldık başımıza belayı.
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik - Gerilim)
Alo. Yusuf abi, adamı aldık, ne yapalım?
(Aylin) Baba! Ya bırakın beni ya!
Ne diyorsun babuş? Duymuyorum.
-(Aylin) Baba! -Bağırtmayın oğlum şunu!
-(Aylin) Bırakın beni ya. Baba! -Kes ulan!
Ne? Şimdi duyuyorum. Söyle.
Abi, Evren Ergüven'i aldık, ne yapalım?
Kimdi oğlum o?
Ha, tamam, tamam, dur.
(Yusuf ses) Ya onu götürün Gönenç'e verin. Bizlik bir işi kalmadı artık.
(Yusuf ses) Bir de onunla uğraştırma bizi.
Tamamdır abi.
(Müzik)
(Aylin) Ferdi'ye ne yaptın ya baba? Seni polise şikâyet edeceğim.
Kendi evimde, kendi kızım.
Duyuyor musun babuş? Polis diyor.
Ölmeyelim de ne edelim oğlum?
Aç bakalım kapıyı.
(Aylin) Baba! Çıkaracaksın beni buradan! Tutamazsın beni burada.
Öldü mü Ferdi? Ona bir şey yaptıysan ben de kendimi öldürürüm.
(Yusuf) Kızım...
...başın sağ olsun. Ölenle ölünmüyor.
Ne, ne demek başın...
Ben ona dedim.
Benim hayatta tek bir dikili ağacım var, kızım dedim.
Ona bulaşma dedim.
Ben adamı ağaca asarım dedim.
(Düşme sesi)
Fırat, oğlum şu eczacı kalfacıyı ara.
Şuna bir sakinleştirici iğne yapsınlar.
Yürü.
Yoksa ben bu evden deli çıkacağım.
(Müzik - Gerilim)
(Kuş cıvıltısı sesleri)
(Müzik - Gerilim)
Çok kızdı mı?
Yok ya, ne kızacak.
Ya nasıl bir çocuk o kaçak?
Manyağın teki.
E âşık olduğu kız kimmiş burada?
Ha, bunun eski manitası işte.
(Su püskürtme sesi)
Öyle mi?
Ya yok, ne manita falan? Nereden çıkartıyorsun abi?
Ha, pardon, manitası değilmiş.
Platonik âşıkmış bu kıza.
Âşık mı?
-Yok âşık falan. Çocuktuk. -(Ateş) Ya bırak...
...sabah kızın ismini duyunca bir kızardı, bir bozardı, görsen.
-Ateş, sus istersen ha. -Ya ne susacağım oğlum?
Görsen var ya, yıllar geçmiş, kızın aşkı hâlâ bunun içinde.
Hâlâ içinde?
Su, olur mu öyle bir şey?
Su'ya ne, salak? Kendi hâline bak sen.
Abi, biz burada canımızla uğraşıyoruz, siz neyin peşindesiniz ya.
Yani Su, Ateş abartıyor. Yok öyle bir durum yani.
Bana ne ya? Ateş, gidelim mi?
Yarın yılbaşı, buranın süslemesi var bugün.
Annem kalın dedi. Süsler de müdüriyette.
-Yarın yılbaşı mı ulan? -Oho ho ho.
Aşkı bunun aklının başından almış ya.
(Müzik)
(Ayak sesi)
(Devirme sesi)
Ya otursana sen kızım, Allah aşkına.
Ne olacak Yıldız teyzeciğim, yapıyorum işte.
Ama bu kadar meze fazla değil mi?
Yılbaşı bu, artmadan yetmez derdi babaannem.
Biz yapalım da yok demesinler. Yenir, merak etme.
Ben de ıspanaklı muffin yapacağım.
Acayip bir site buldum. O kadar kolay tarifler var ki.
-Bir sürü, bir sürü yapacağım. -Hadi bakalım.
Çay oldu herhalde, ha?
Ben vereyim.
(Aslı) Bunlara mı koyayım?
(Müzik - Duygusal) (Yağ kızarma sesi)
Sen yine yukarıdakileri kullan yavrum.
Neden gülümsediniz?
Gözde'nin hediyesiydi onlar.
Gözde'nin mi?
Ya işte böyle Aslıcığım, ne yapacaksın?
(Doğrama sesi)
Sizi üzmezsem bir şey sorabilir miyim?
Sor yavrum.
Ya da yok bir şey ya. Önemli değil.
Sor sor.
(Yağ kızarma sesi)
Hiç anlamadınız mı?
Ne bileyim, hiç şüphelenmediniz mi? Bir his, bir şey?
Kadın hisseder diye soruyorsun değil mi?
Evet.
(Yağ kızarma sesi) (Müzik - Duygusal)
Kadın, gönlüne koyduğu adamın nefes alışverişinden anlar aslında.
Gözünün titreyişinden...
...elini her zaman koyduğu yere koymayışından...
...kendisine dokunmasından anlar.
Demek ki ben öyle bir çıkarmışım ki Evren'i gönlümden...
...dönüp bakmamışım bile.
Gözde?
Ona şaşırdım işte.
Bir insanın böyle bir hainliği yapabileceğine ihtimal vermedim.
Ben bir kitap okumuştum, orada anlatıyordu.
Öteki kadını merak etmek, ona yaklaşmak diye bir psikoloji varmış.
Kimisi böyle yakınlaşıyormuş.
Bizi buldu demek ki.
(Müzik - Duygusal)
Ay, benim ağırbaşlı kızım.
Nasıl da usul usul sorar.
Oyy.
(Müzik - Duygusal) (Yağ kızarma sesi)
(Kapı vurma sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Gerilim)
-Şş ulan. -Ulan!
Ulan geri zekâlı, nereye kadar kaçacağını sandın, ha?
-Ne kaçacağım ulan ben senden? -Köpek gibi kaçıyorsun günlerdir.
Oğlum, ben ailemi kurtarmaya çalışıyorum. Ne istiyorsun söyle!
Ne oldu şimdi? Kendi ayaklarınla geldin.
Umutlar umutken...
Ulan benim kaybedecek bir şeyim mi var senden korkacağım?
-Söyle, ne istiyorsun? -Ha, karım gitti...
...metresim gitti, haremim kapandı diyorsun yani!
Ha?
Ulan Gönenç, benim sabrımı zorlama!
Ulan, sen kimsin ulan it herif!
Benimle benim evimde böyle konuşuyorsun, ha!
Sana yapacaklarımdan sonra var ya, pişman olacaksın.
Ulan ben pişman olacak o kadar çok şey yaptım ki.
Sen onların içinde ilk yüzde bile yoksun.
İnim inim inleyeceksin oğlum.
O zaman hatırlarsın bu babalanmalarını.
-(Evren) Çok korktum ulan. -(Gönenç) Korkacaksın.
Göreceksin bak sana neler yaptığımı.
(Müzik - Gerilim)
Ulan Gönenç…
...bugün kızım benim suratıma tükürdü be.
Sen evlat sevgisi bilir misin nedir?
Ha? Sen evlat nedir bilir misin? Ha?
Gözde'yi sevmiş ha.
O kadınları sen üst üste koy...
...binle çarp, istiyorsan on binle çarp...
...şu kadar evlat sevgisi etmez be.
Kızım beni çiğnedi ulan bugün. Senin iki tane köpeğin çiğnese ne olacak?
Sen şimdi kendini acındırarak kurtulacağını mı zannediyorsun?
Ha? Köpek!
Çok mu sevdin ulan sen Gözde'yi?
Tanıyor musun sen Gözde'yi?
Kaç kardeş, babası ne iş yapar? Bilir misin?
Ne oldu, Gönenç Bey'in oyuncağını elinden almışlar.
Ulan git.
Ben o kıza bebek gibi baktım yıllarca, emek verdim.
Sen kime emek verebilirsin? Sen kime ne verebilirsin ulan?
Ben de sevdim, âşık oldum.
Aşkından mı içiyorsun bunları?
Ne ulan bunlar, tansiyon ilacı mı?
(Gülme sesi)
Kendine bak tabii ya, gençlik önemli şey.
Sana yapacaklarımdan sonra var ya, tövbe edeceksin.
Bir daha şaka yapamayacaksın.
Ulan, kes artık tatavayı be.
Öldüreceksen öldür, öldürmeyeceksen düş yakamdan.
Hasta etme adamı.
Yok, ben ellemeyeceğim seni.
(Gönenç) Alın bu hayvanı, Mazı'ya götürün.
Bütün vücudundaki kemiklerini tek tek kırın.
Sonra da çöplüğe atın.
Ulan!
Ulan manyak herif!
Ulan, ne yapıyorsun ruh hastası?
(Gönenç) Alın. Alın, götürün hastaneye.
Yürüyün ulan gidelim Mazı'ya.
(Erkek) Abi, başımıza kalır bu.
Alın hastaneye götürün, burada ölecek kalacak, başımıza bela.
Ne o ulan, korktun mu?
Nefret ettiğin adamın karşında ölmesinden mi korktun?
Gönenç, sen önce nefret etmeyi öğreneceksin. Sonra âşık ol.
Aşk nefretin kardeşi.
Anladın? Tamam?
Alın şunu hastaneye götürün.
Bırakın ulan beni.
Bırak. Bırak gitsin hayvan.
Şş.
Ya ölürse, başımıza kalmaz değil mi?
Buraya gelirken gören oldu mu?
(Kapı çarpma sesi)
(Evren öksürme sesi)
Evren amca.
(Uzay) Gelin midenizi yıkatayım Evren amca.
(Müzik)
Gördün değil mi Yusuf'u?
(Martı sesi)
Görmedim de kokusu geldi.
Bak, üç hatıra Yusuf'un bana bıraktığı.
(Süha) Ela.
Yusuf.
(Süha) Dokuz yıl mapus.
Nereden çıktı bunlar Reis? Koy yerine şunları.
Aklımdan çıkmadıktan sonra...
...kafama vura vura unutturmaya çalıştım, sen biliyorsun.
Can korkusuna da değil.
Ne canım var ki ne korkacağım?
(Süha) Ela öyle istedi diye.
Geldi bana ne dedi?
Ben Yusuf'a gidiyorum.
Kız seni öldürmesinler diye dedi.
Beni onun dediği öldürdü.
Öyle deme, kız haklıydı. Ne yapacaktı?
Sen vurulmuşsun, vuranı vurmuşun...
...düşmüşsün mapusa. Yusuf duracak mı? Durmaz.
Ne yapacaktı kız?
Bari dedi kendimi yakayım da Süha yaşasın.
Ben zaten ölmüşüm de...
...ama o uğursuz Yusuf'u yıllar sonra böyle birden karşımda görünce.
(Faryalı) Yapma Reis.
Bak, bu kurşunu çıkardıklarında senden, yanındaydım ben.
Sen benim tek arkadaşımsın.
Şimdi ben bu adamı buralardan uzak tutacağım.
Ama sen de bana söz vereceksin.
Belayı çağırmayacaksın. Gözünü seveyim.
Söz ver Reis.
Bende öyle bir söz yok ki sana vereyim.
(Faryalı) Vay arkadaş ya.
(Martı sesi)
Bizim Kelebekler...
...bir işe bulaşmışlar.
Bu Ela'yla Yusuf'un kızına sevdalanmış çocuğun teki.
Vermemişler kızı.
Bu da kaçırmak istemiş. Yusuf da yakalamış.
Bizimkiler de kurtarmışlar çocuğu, alengirli işler. Neyse.
Şimdi bir iki güne sular durulacak.
Ama bak, Allah'ın aşkına...
...senin de elin ayağın dursun.
Karışma, gözünü seveyim.
Kaldır şu tespihi, resmi, çekirdeği mekirdeği.
Kızı anasından yürekli çıktı desene.
Hristos'un kulakları çınlasın.
Neyse, hadi bana müsaade. Dediğim gibi.
Gözünü seveyim.
(Müzik)
Ulan, mesleğinin bu olduğunu bilmesem...
...geçmiş olsun, büyük talihsizlik falan derdim.
Ama sonuçta siz bu işten ekmek yiyen, para kazanan insanlarsınız.
Yakışıyor mu size bir amatörden dayak yemek ha?
Daha ben sana ne diyeyim Cengiz?
Faryalı işte abi, biliyorsun.
Bilmiyorum kardeşim, bir şey bilmiyorum artık ben. Yormayın beni ya.
Yok abi, ben...
Ya Cengiz, bir sus.
Arsıza konuşmak, konuşanı da arsız ediyor. Bir sus.
Bir aklımızı dinleyelim Cengiz.
Peki abi.
Faryalı'ya şimdi ne yapalım abi, dağıtalım mı mekânını?
Oğlum, senin sorunun ne biliyor musun?
Raconsuzsun.
Gittiniz dayak yediniz adamdan.
Şimdi gidelim, toplayalım çocukları, dağıtalım mekânı, camı çerçeveyi...
...indirelim diyorsun ha?
Otopark mafyası mıyız ulan biz?
Ben konuşurum, hallederim Faryalı'yla.
Abi...
Ya oğlum, git sen önce şu Ferdi denen çocuğu bul.
Emredersin abi.
Bir de şu şeyci geldi mi eczacının kalfası? Bir ona bak.
Bakayım abi.
(Müzik)
(Ferdi) Dur, dur, dur.
-Merhaba kardeş. -Merhaba da hayırdır?
-Bu eve mi gidiyorsun? -Evet. Yusuf Bey'in evine gidiyorum.
Hayırdır, eczane falan?
Aşağıdaki eczanenin kalfasıyım ben, iğne yapılacakmış da.
-Hah, kalfa kardeş, yedek kaskın var mı? -Yok. Ne olacak?
Ya işte bizimle çalışıyor desen, beni de soksan içeri.
Yusuf Bey adamdan kan alır be, yürü git işine.
Tamam tamam. Dur, dur, dur.
Sen in o zaman, ben gireyim.
Manyak mısın nesin? Çekil git hadi ya.
Ya tamam tamam, dur, tamam.
Hop hop, ne oluyor?
(Ferdi) Al.
-Bu ne? -İn motordan.
Off, al bunu da al.
Dövdüler beni, çaldılar motoru dersin. Hadi.
Hadi be kardeş, hadi.
(Müzik)
(Telefon zili sesi)
Efendim Süha Reis.
Alo Kelebek, sen neredesin, rahat konuşabiliyor musun?
Ne oldu, hayırdır?
(Süha ses) Tamam bak, abine bir şey deme de.
Bir çocuk gelmiş size, bir kız mı kaçırmış ne.
Eğer o bir daha gelirse sen onu tut kolundan, bana getir.
Tamam mı? Buraya getir.
Hayırdır, o niye abi?
Karışma sen, dediğimi yap.
(Süha ses) Bak, kimseye de bir şey deme.
Allah Allah! Giderek tuhaflaşıyor.
(Nefes sesi)
(Kelebek) Vallahi bayılacağım ha, az kaldı.
Bir şey olmaz.
İlk aşkını düşün, böyle derin derin nefes al. Daha rahat şişirirsin.
Yahu yedi yaşındaydık, yedi, yedi!
Hıı, ben de yedim.
Şişt! Ya ne kaynatıyorsunuz ya? Omuzlarım uyuştu benim.
Su, ver.
(Yıldız) Vay, vay, vay.
(Su) Anniş.
Aa, işte benim çalışkan çocuklarım ya.
Ah çocuğum benim.
Sana ne oldu?
Trafikte takışmış anne.
İki kişiydiler ya.
Oğlum, yabani misiniz siz trafikte kavga mavga?
Ya işte oluyor böyle şeyler anneciğim, biliyorsun.
Neyse, çok iyi iş çıkarmışsınız ya, aferin size.
Tabii biz de boş durmadık değil mi Aslıcığımla?
Vallahi meze meze üstüne.
İyi anlaştınız siz.
Ha?
Ee, yok, ben şey...
İyi hadi, ben mutfağa geçeyim de yerleştireyim şunları.
(Müzik)
Özlemişim seni şirine.
Yoruldunuz galiba, kafalar bir hayli iyi.
Yoo, bunlar bize ne yapar? Vız gelir, tırıs gider.
Sen gelmeden önce inliyordu bu, yanlış anlama.
Oo, hava mı atıyor diyorsun.
Hem de ne.
Ya oğlum, ben siz çalışın diye yapıyorum.
Kelebek bak, bizi bu çalıştırıyormuş.
Hacı, sen kendini böyle lider falan sanıyorsun ya...
...yok öyle bir şey, ben seni ayıktırayım. Hani omuzlarına falan boşuna yük alma.
Burada öyle bir şey yemez.
-Allah Allah! Öyle mi diyorsun? -Öyle.
Liderim mi diyorsun yani?
E, tabii. Baksana, bütün olaylar benim üstüme dönüyor yani. Yani.
Aa, ego patladı. Çok sayıda yaralı var.
(Balon patlama sesi)
(Aslı) Öff, Kelebek.
(Müzik)
Taci.
Nar aldım.
-Bir mi? -Bir bir. Gerek yok. Eyvallah.
Eyvallah.
(Müzik - Piyano)
(Telefon zili sesi)
Efendim Faryalı.
Ne yaptın, iyi misin?
İyiyim.
Ne güldün?
Beşincidir arıyorsun, iyiyim Faryalı.
Yok be, ondan değil de.
Otelde misin?
(Yıldız) Evet. Çocuklar süslüyorlar.
Ha, iyi. İyi, ben de geliyorum.
(Yıldız ses) Tamam.
Yıldız.
Nar aldım.
Ne aldın?
Nar nar.
Duydun mu?
Duydum.
İyi.
Geliyorum ben de.
Tamam.
(Müzik)
Oo müdürüm, hoş geldin.
Kelebek, az gelsene.
Tabii müdürüm.
Şişt, Kelebek, kimdi ulan bu?
Bizim banka müdürü.
Ha.
Buyur müdürüm.
Kardeş, bana yarına iki kişilik yer yapsana.
Olur, hallederiz.
Gözlerden uzak yap ama. Yengenden ayrıldık.
Yeni yengenle geleceğim.
Vay, müdürümün sistemlere gel. Ayarlarız, o iş ben de müdürüm.
Eyvallah kardeşim.
Bizim Ergüven, bakabildiniz mi borç işine?
-Aa, ben sana telefon etmedim değil mi? -(Kelebek) Yok.
İşler fena oğlum.
Hadi ya.
Bir dakika müdürüm. Ateş.
Kredi kartı borcunu diyor Cem abi.
Hı hı.
Kardeş, borç 62 bin liraya çıkmış.
İcra takibine girmiş. Şubeden çıktı artık, bölgede.
Ne yapmak lazım abi?
Bir an önce ödemen lazım. Yoksa fena olur yani.
E abi, icra diyorsun. Bizim verecek bir şeyimiz kalmadı.
Ev?
Yok artık.
Onu diyorum. Yok, olmasın artık.
Tamam mı?
Anlaşıldı.
Müdürüm, tamam. O iş bende, halledeceğim ben.
Tamam. Dediğimiz gibi.
Tamam. Sıkıntı yok.
Ne diyorsun?
Ulan, neyi tutsak elimizde kalıyor be.
Ben ne yapacağım, nasıl ödeyeceğim bu parayı?
Bulacağız Ateş.
(Yıldız) Kızlar, gelin bakalım hadi, dumanı üstünde.
(Aslı) Ay Allah! Of of.
Sıcak sıcak. Yanmayın ha.
(Müzik)
Yıldız abla bilmiyor değil mi?
Aman ha, sakın çaktırma.
Ha, yok yok. Tamam.
Sabah gidelim de...
...bir soralım şu bankaya.
Şu borcu taksitlendirelim.
Bana bak, iyice aile reisi oldun ha.
Gırtlağa kadar borç var ama evde neşeli baba şekli. Helal olsun.
Ateş, Kelebek, gelsenize oğlum.
Nefis poğaça var.
Hadi gel, hadi.
Hadi.
(Yıldız) Dumanı üstünde.
Yanmayın ha, daha sıcak.
Al çocuğum.
Oo, kim yaptı?
Afiyet olsun çocuğum.
(Kapı zili sesi)
(Müzik)
Çıkın dışarı!
İstemiyorum hiçbir şey.
Babanız çağırttı. Eczaneden geldiler.
Ya defol!
Şimdi onu sakinleştiririm, merak etmeyin de...
...pamuk motorda kalmış. Varsa bir parça rica etsem.
Benim Aylin Hanım'ın yanından ayrılmam yasak.
Ben mi getireyim? Ne diyorsam onu yapın lütfen.
Ama...
Ben buradayım. Merak etmeyin.
Ya defolup gider misiniz?
(Kapı kapanma sesi)
Seni almadan çıkmam.
Şşş, sessiz sessiz.
(Aylin) Aşkım.
Ama babam öldü dedi.
Dirildim.
Bir şey yok. Hadi gel, çabuk çıkmamız lazım.
Nasıl çıkacağız?
Bilmem. Onu hiç düşünmedim.
Balkondan çıkalım.
Balkon olmaz. Aşağısı adam kaynıyor.
Arka taraf boştur.
(Ferdi) Hadi.
Hadi hadi.
(Köpek havlama sesi)
(Müzik)
Ya börekler mörekler havada uçuyor, Nirvana vallahi.
Yavaş ye, yavaş. Boğulacaksın.
Balon yordu onu.
Ya, patlayanlarla birlikte iki yüz tane şişirdim.
Abartma ulan, abartma.
Vallahi şişirdi.
Sen de Kelebek'i koru zaten, dünya iyice terse döndü anne.
Ne ya! Bizde haklıya haklı.
Aslı, şuradan mücveri versene.
(Gülme sesi)
Ne ya? Neye gülüyorsunuz ki?
Hiç.
Annemden değil, Aslı'dan istedin ya, onu diyor.
Ona yakındı kızım.
Mücver, annem, Aslı.
Mücver, annem, Aslı.
Aslı, annem, mücver. Neyse.
Maşallah, oh.
Ekip tamam, hazırlıklar tamam. Yemeğe geçilmiş. Afiyet olsun.
Aç mısın abi? Buyur.
Gel abi, gel.
Sağ ol kızım.
O ne abi, bereket şeysi mi?
Nar, canım çekti.
Sen nar yemezsin ki.
Yerim yemem. Canım çekti.
(Yıldız) Aa!
Sen yemez misin nar?
Ya o denk gelmemiş de.
Abi, gördün mü bir tuhaf olursun ya.
Ya bir insanın bir meyveyle ancak bu kadar alıp veremediği olur.
Küçüklüğümden beri yemediğim azar kalmadı kaldır şunları şuradan diye.
Allah Allah! Çok enteresan.
Koçum, çok yedin herhalde, beynine kan gitmiyor senin ha.
Yani, Allah Allah! Yani...
Kelebek, tamam. Kıracağım şimdi narı kafanda.
Annem çok sever narı.
Kim yaptı barbunyayı?
Hı, güzel olmuş.
Abi, süslemeler nasıl olmuş?
Yakıyor yakıyor.
Ya Süha da gelseydi keşke.
Onun biraz canı sıkkın.
Ne oldu ki?
Anlatırım ben sana sonra.
Aslı, enginarı ateşlesene.
(Gülme sesi)
Ay Allah'ım Ya Rabb'im.
Ya ne, ne, ne?
Yani.
Ben hiçbir şey demiyorum.
Ne oluyor ya, ne gülüp duruyorsunuz?
Ben anlatırım sana abi.
(Gülme sesi)
(Öksürük sesi)
(Uzay) İyi misiniz Evren amca?
Ya niye inat ettiniz ki? Kalsaydınız bu gece burada.
Hadi gidelim. Beni otele götür.
Ya, niye yaptınız ki böyle bir şey kendinize?
Ya bir şey olsaydı, ya ölseydiniz?
Oğlum.
Benim kemiklerimi kırsalardı...
...bu hastane odasında aylarca kalacaktım.
Yıldız beni boşayacaktı.
Ölseydim de kimse beni boşayamayacaktı.
O yani.
Ölsem de boşanmam diyorsunuz yani.
(Öksürük sesi)
Yıldız benim ilk aşkım ulan.
Böyle bir şey mümkün değil.
E, Gözde için dedikleriniz?
Ulan oğlum, sen kaç yaşındasın be?
Yirmi yaşındayım.
Biraz büyüyünce, yüreğin genişleyince anlarsın.
Nasıl, sığıyor mu iki kadın yani?
Üç de sığar da adamına göre.
(Evren) Hadi gidelim.
Ya var ya, lavabo aç gibi adamsınız ha. Aydınlanıyorum sizinle konuşunca.
Hadi be oğlum, bin be, hadi ya.
(Öksürük sesi)
(Sessizlik)
Sen yemiyor musun nar?
Yirmi yıldır yemiyorum.
Niye? Sen çok seversin narı.
Biliyorsun niye.
Yo, bilmiyorum.
Sen severdin ya.
Sen benden nefret ettin, nardan da mı soğudun?
Her gördüğümde seni hatırlıyordum.
Şimdi?
(Müzik)
Şimdi madem buradasın...
...dedim azat edeyim ben bunları.
Ondan mı?
Ondan.
(Müzik)
(Müzik)
Dikkat et, üstüne döküyorsun.
Unutmuşum yemeyi.
Hatırlarsın.
(Müzik)
Nerede ulan kızım?
Nerede ulan kızım?
Ben size yalnız bırakmayacaksınız demedim mi?
Demedim mi ulan?
Ulan, bu kadar adam bir kıza sahip çıkamadınız be!
Bulacağız abi.
Ela odasında mı?
Evet abi, haberi yok.
Ela'nın haberi olmadan...
...o kız buraya gelecek.
O kız buraya gelecek!
Yaktırtmayın ulan bana Bodrum'u.
Hadi!
(Müzik - Gerilim)
(Ateş) Al bakalım.
Bodrum yaradı sevgilime, doğa dostu oldun ha.
Ha.
İlk geldiğinde kılçıktan iğreniyordun. Şimdi kedilere faydan var.
Dalga mı geçiyorsun ya?
Yoo, yüzün gülsün istiyorum.
Benim yüzüm zaten sana bakınca gülüyor, başka bir şeye lüzum yok.
Bu da senin ayrıcalığın diyorsun.
Sende olup, başka hiç kimsede olmayan bir sürü şeyden bir tanesi.
Çok tatlısın sen.
Ama yemezler.
Görüyorum ben, çok canın sıkılıyor.
Banka işine mi?
Bu ev de giderse annem iyice mahvolur.
Koskoca evler barklar gitti, annem buraya bağladı kendini.
Kadın sapasağlam durdu ayakta.
Ama buraya da bir şey olursa hepten çöker.
Sen halledersin, biliyorum ben.
Sen, sen olduğun için bir şekilde halledeceksin.
Bak, bu iyi geldi.
Ben, ben olduğum için.
Aldın mı gazı?
Aldım gazı.
Şişt, annen geliyor. Annen geliyor.
Annen geliyor, ayrılın.
-(Ateş) Nerede ulan? -(Kelebek) Ha?
(Ateş) Nerede?
Şaka yaptım, tırsak kumrular.
Ahh.
Korktun mu kıvırcık?
Salak.
Şş, bana bak.
Şu Maestro'nun yerini mi işletsek bu kış bir yandan?
O adam girmez o işlere oğlum.
E, bir konuşuruz abiciğim.
Oğlum, gül gibi mekân, bom boş duruyor.
Gelen her müşteriyi de kovalıyormuş. Bu hamur işinde büyük para var.
Bilmiyorum Kelebek, bilmiyorum.
Yok artık.
Sürpriz.
Oha ulan.
Aylin.
Adın neydi ya senin?
Kelebek.
Kelebek diye isim mi olur? Başka bir şeydi.
Yahu durun şimdi, tamam. Sizin ne işiniz var abi burada, ne yapıyorsunuz?
Oğlum, kaçırdım Aylin'i, dedim size.
(Bip)!
Abiciğim, gider misiniz buradan? Allah rızası için.
Bak, benim abim çok hassas ve deli bir insan.
Aylin, sen hatırlarsın azıcık nasıl bir model olduğunu.
Yok ya, hatırlamıyorum asla ismini.
Ya arkadaş, bize yardım edeceksiniz.
O niye oğlum?
Siz bana yardım etmezseniz bizi öldürürler.
Edersek bizi öldürürler.
Kim öldürecek ulan sizi? Senin baban mı?
Babam kafasında bizi çoktan öldürdü zaten.
Aylin, lütfen bak.
Ya neydi ismin söylesene.
Çıldıracağım ya, vallahi çıldıracağım ya.
Tamam, bir saniye. Kelebek, gelsene.
-Ne? -(Ateş) Gel gel.
Oğlum, bizim bunlara yardım etmemiz lazım.
Manyak mısın acaba?
Kardeşim, Yusuf bunları öldürür.
Bizi hem o, hem abim öldürür.
Ya Kelebek, saçmalama ulan, bu hâlde mi bırakacağız oğlum bunları?
Koyalım bir tekneye gitsinler.
İyi alıştın sen ha tekne mekne. Ne teknesi abiciğim?
Oğlum, Aslı'nın babası.
O yok, kılıca gitti.
Şu koskoca Bodrum'da bir tane tekneci arkadaşın yok mu yani senin şimdi?
Delireceğim, vallahi delireceğim ya.
Vicdan yapma bana Ateş.
Delirme kardeşim, delirme. Baksana...
...yazık ulan. Âşıklar oğlum, âşık insanlar bunlar.
Birileri geliyor, birileri geliyor.
-Şişt! Al şunu. -(Ateş) Kim?
Kamyonete girin, koş koş.
Kelebek.
Annemi bırakacakmışsın.
Ben bırakamam.
Niye?
-Arabada kim var Aslı, sen biliyor musun? -Kim?
Manyak Ferdi'yle kız arkadaşı. Kaçırmış kızı.
Ne?
-O çocuk mu? -Evet.
Senin ilk aşkının şeysi.
Adımı bilmiyor, adımı.
Allah Allah! Neydi senin adın, ben de bilmiyorum.
Ya abiciğim, manyak mısınız siz? Bir sene sonra mı geldi aklınıza?
Neyse. Su, Aslı, siz şimdi annemi alın, doğruca eve.
Biz de şunları alalım, sahile bırakalım abi.
Olmaz. Ben de geleceğim.
Ben de geleceğim.
Manyak mısınız siz ya? Dediğimi yapın.
Ateş, geleceğim dedim ya.
Su!
E tamam abiciğim. Siz Yıldız ablayı dolmuşla bırakın, limanda buluşuruz.
Limanda nereye?
Süha Reis'in orada.
Ne alaka ulan?
Abi, hallederse o halleder.
Bir görseydim senin şu ilk aşkını.
Hadi Su, hadi Su, hadi Aslı.
Hadi Su, hadi.
Çok mu âşıktı Kelebek bu kıza? Göremedim zaten.
(Aslı) Su.
Anahtarı ver Ferdi.
Hadi Ferdi, hadi.
Ya Müfit diyeceğim ama.
(Kelebek) Allah Allah!
(Marş sesi)
Abi, ne oldu?
Ne oldu?
Üstün.
Ha, nar, nar.
Vay arkadaş, ne narmış, mevzuu oldu.
Ya sorma pıtırcık.
Pıtırcık mı?
Ne bileyim, öyle geldi. Pıtırcık.
(Yıldız) Kuzum benim.
Kel bebe nerede?
E, onlar Ateş'le çıktılar.
Nereye çıktı? Yıldız ablasını bırakacak.
Dedim ama kankalara sözümüz var dediler. Çıktılar.
Aynen.
Dur dur.
Ya abi dur, arama. Biz bırakırız Yıldız teyzeyi.
Nasıl bırakacaksınız canım?
İşte yürürüz birazcık anniş.
Buradan?
Ha, yani yorulunca dolmuşa falan bineriz.
Peki o zaman.
Olur mu canım, nereden gideceksiniz kızım?
Olur olur, çok güzel olur.
Hadi kızlar, yollara.
Ay, ben bunlarla gençleştim bugün vallahi. E hadi madem.
Görüşürüz.
(Faryalı) Hadi bakalım.
(Yıldız) Gelin bakayım.
-Hadi dikkatli gidin. -(Su) Görüşürüz.
İrme'den gitmeyin kız.
(Yıldız) Kuzucuklar, pıtırcıklar, hadi bakayım.
(Sokak ortam sesi)
Evren amca, kalayım mı ben sizinle?
Yok oğlum, yok.
Sağ ol, yaptığın şeyler için.
Ne yaptım ki? Siz iyi olun da.
(Evren) Off.
(Araba motor sesi)
(Sessizlik)
(Operatör ses) Aradığınız kişiye şu an ulaşılamıyor.
(Operatör ses) Sinyal sesinden sonra mesaj bırakabilirsiniz.
Bari sen aç be kızım ya. Öf be Gözde, öf.
Demek Aylin sensin ha?
Aa, sen tanıyor musun abi?
Onu değil de annesini tanırım.
Annemi mi?
He ya kızım.
Ela arkadaşımdı benim.
Daha önce hiç duymadım adınızı.
Duyulmaz yere gittiydim.
Reis, abim duyarsa biteriz ha.
Ha, merak etme. Bir şey demez o.
Hem ben çağırdım, geleceksiniz tabii. Ben konuşurum onunla, sen merak etme.
Abi, ben tüm limanı kontrol ettim, tertemiz, kimse yok.
Sadece baştaki teknede birileri içiyor.
Onlar da önlerini görecek hâlde değiller zaten.
-Bizi bununla mı götüreceksiniz? -He ya, bununla.
Kos'a mı?
Yok birader, Mikanos.
Konuştukça takılıyorum ya, neydi?
(Ateş) Abi, bir sıkıntı olmaz değil mi yolda?
Olmaz. Sen merak etme. Biz ilk defa mı geçiyoruz karşıya?
Doğru.
Peki, ne kadara mal olacak bize bu?
Aylin kızımızın hatırı...
...Ela'nın selamı yeter bize.
Abi, şimdi sen Aylin'in annesini tanıyorsun ya, kızmasın sonra sana?
Yok. Konuştum ben annesiyle.
Ne?
Ne oluyor aşkım ya?
Annem ne dedi ki size?
Gerekeni dedi kızım, sen merak etme.
Hadi artık tekneye.
Şafak sökmeden Kilit Burnu dönülmeli.
Yoksa devriyelere yakalanırız, hadi.
Bunun yüzünden başımız belaya girecek ha.
(Ateş) Ya tamam oğlum ya.
Kardeş, hadi sen de aşkına sahip çık. Gidin, karşıda mutlu olun.
Sağ ol Ateş.
Aylin, sen de dikkat et ha.
Sağ ol.
Kelebek işte, Kelebek! Aman Aylin, hadi.
İyi, peki.
Ateş, al bunu.
Bu ne ulan?
Oğlum, siz olmasanız ben çoktan ölmüştüm.
Bu da bizi hanutçu yaptı ha.
Ateş, ben bir deste daha koyayım, şunu döveyim, öyle gideyim be.
Olur olur.
Kardeş, sen o parayı koy çantana, size lazım olacak o karşıda.
Olmaz abi, bu sizin hakkınız. Al bunu, borçlu bırakmayın beni kendinize.
Oğlum, bir kere de biri bize borçlu olsun ulan, ha. Hep biz mi borçlu olacağız?
Aynen kanka, iyi laf ettin.
Hadi beyler, hadi!
Sağ olun ikiniz de.
Ne diyeyim? Bir gün ödeyeceğim size bunu.
(Martı sesi)
(Süha) Gel kızım, gel.
Reis, kazasız belasız.
Eyvallah.
(Müzik) (Martı sesi)
(Kayık motoru sesi)
Allah'a emanet.
(Kayık motoru sesi)
(Cırcır böceği sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
Hayırdır Yusuf?
Sana tek bir şey soracağım Faryalı.
Kızım nerede?
Ne bileyim ben senin kızın nerede?
(Müzik - Gerilim)
Seni çocukluğundan beri tanırım. Sağlam adamsın.
Sözüne güvenilir.
(Yusuf) Ama bilesin, bu mevzuunun hattı ciğerinden geçiyor.
Orman yanarken kaçışan hayvanları düşün.
Can havliyle!
(Yusuf) Bildin?
(Müzik - Gerilim)
Hanemde yangın var Faryalı, ona göre.
Ben de seni çocukluktan tanırım.
Günahım kadar da sevmem.
(Müzik - Gerilim)
Arkadaşımı vurdun.
Unutmadım.
Onun vurduğu da benim kardeşimdi.
(Faryalı) İyi, ödeştiniz aranızda, çileler çekildi.
Ben sana diyorsam kızın bende değil, bende değil.
(Müzik - Gerilim)
Yakalım mı abi oteli?
(Yusuf) Yok babuş, yok.
(Yusuf) Ben Faryalı'nın sözüne güvenirim.
Yok diyorsa yoktur.
Ama beşer şaşar da...
...kızımın kaçmasıyla ilgisi olduğunu anlarım...
...ölüme, dirime yemin olsun...
...içindekilerle birlikte yakarım bu oteli.
(Cırcır böceği sesi)
Benim daha sana söyleyecek sözüm yok.
(Müzik - Gerilim)
Müsaadenle.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
Kelebek, neredesin?
(Kelebek ses) Ne o abi? Çocuklarla oturuyoruz.
Hani çocuklar ulan?
İşte Ateş falan.
Bu Yusuf'un kızından haberin var mı?
(Dalga sesi) (Martı sesi)
Yok abi.
(Faryalı ses) Emin misin?
Evet abi.
Bana bak, varsa söyle, bir çözüm bulalım.
Abi, yok.
Süha'yı gördün mü bu akşam?
Hayır abi.
İyi o zaman, tamam.
(Müzik)
Oğlum var ya, bittik biz ya!
Ben hayatımda ilk kez bu denli büyük bir yalan söylüyorum abime.
Kesin patlayacak abiciğim, kesin!
Ya kardeşim, tamam artık, oldu bitti da.
Öğrenecek diyorum abiciğim!
Ya Kelebek, Süha hiç konuşmaz. Çocuk da zaten gitti.
E kim söyleyecek? Bu konu da burada kapandı abiciğim, tamam.
Yok moruk, abimi tanımıyorsun sen.
(Kelebek) Oğlum, ne yapsaydık ha?
Bıraksaydık da çocuğu öldürseler miydi adamların elinde?
Doğru. Onlar gitti, biz kaldık adamların elinde.
Çok iyi oldu değil mi?
Allah'ım!
Yalanla dolu bir hayatım oldu.
(Dalga sesi) (Martı sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik)
Bu ne ya?
Olmuş mu?
Çok güzel olmuş.
Geçen yılki ağacı hatırlıyor musun?
Bu daha güzel olmuş.
(Yıldız) Aa! Bu ne ya?
Üç kişilik ailemizin ilk yılbaşı süslemesi.
Seneye daha iyisini yapacağıma aile reisi olarak söz veriyorum.
Hep vaat, hep vaat ya!
Kızım, ben enkaz devir aldım ya.
Şapşal!
(Gülme sesi)
Güzelim benim.
(Müzik)
(Çan sesi) (Müzik)
(Müzik)
(Çocuk sesleri)
(Müzik)
(Çocuk sesleri)
(Erkek çocuk) Ben de istiyorum, ben de istiyorum.
(Çocuk sesleri) (Müzik)
Noel Baba, ben de istiyorum.
(Çocuk sesleri) (Müzik)
(Müzik)
Daha iyi misin Evren Bey?
Ya Emin...
...bana 200 lira borç versene.
(Müzik)
Bu da bana kalsa? Çocuklar için bir şeyler alacağım akşama.
Tabii ki. Eyvallah kardeşim.
(Müzik)
Bununla birlikte bu yılın hesabı kapandı Kelebek.
-Sağ olasın Engin abi. -Sen sağ ol Kelebek.
Ne yapıyorsun akşama?
Ne yapalım abi? Oteldeyiz, takılıp dururuz.
Oğlum bırak, name yapma. Manitan falan yok mu?
Aman abi, nereden çıkartıyorsun?
E oğlum Yengeç Burnu'nda bir kızla görmüşler seni.
Var. Var tabii ama dur bakalım.
Bizim de adını haykıracağımız günler gelecek.
Ne alıyorsun kıza hediye?
(Köpek havlama sesi)
Bakalım.
Hadi selametle. Faryalı'ya selam söyle. Uğrasın bir ara bana.
Aleykümselam.
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Sokak ortam sesi)
Vay vay!
Koskoca Faryalı'yı bu hâle kim koydu?
Onu bunu bırak da güzel mi de bakayım.
Güzel, güzel de...
...senden böyle bir elbise almak için...
...ölecek bir sürü kadın var.
Kim bu şanslı kadın?
Güzel yani ha?
Niye kırmızı?
İşte kırmızı güzel, nar kırmızısı.
Üç kuruş pahalı olsun da kırmızı olsun demişler.
-Biliyor musun sen? -Hıh!
Peki, öyle olsun.
-İyi seneler. -İyi seneler Oksanacığım.
(Müzik)
Sabri abi, ne kadar bu?
(Bozuk para sesi)
Tamam oldu mu?
Elli beş lira eksik hâlâ.
Haa!
Hadi ya! Sonra bıraksam?
Olmaz, veremem.
(Dükkân ortam sesi)
-(Ateş) Bu araba sizin mi? -(Kadın) Evet.
Yıkayayım.
Sen bunları sevgiline mi alacaksın?
Evet.
Yakışacak mı peki?
(Müzik)
Hımm, güzelmiş.
En güzeli.
Peki. Cam siler misin?
-Kralını silerim. -O zaman...
...sil camları, al küpeleri.
Harbiden mi? Tamam.
(Müzik)
Al bakalım Aslı.
-Teşekkürler Engin abi, iyi seneler. -Sana da iyi seneler.
Aa, dur bir dakika. Reçel bitti, portakal reçeli bırak bana.
-Tamam. -O Kelebek'e de çok selam söyle.
-Uğrasın bana bir ara. -Söylerim.
(Uzay) Vay çıtırık vay! Ulan Anadolu kadını var ya...
...cefakâr yeminle.
O para Ateş'in cebine girerse...
...ben de elimden geleni ardıma koymam.
Aha bu lafımı da buraya bırakıyorum.
(Müzik)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Anahtar sesi)
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Horoz ötme sesi)
(Kap açılma sesi) (Horoz ötme sesi)
(Müzik)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
(Dalga sesi) (Kuş cıvıltısı sesi)
(Aslı) Al.
Bu ne?
Para.
Al.
Ben ne vereceğim karşılığında?
Senin değil, Ateş'e vereceksin.
Ne parası?
O hediye salak motoru verdim galericiye.
Ee?
Çocuğun biraz borcu hafiflesin.
Ya Ateş almaz ki bunu.
Ya lokantanın hasılatı falan de, fazladan...
...vere vere böyle, üç beş seferde eritirsin. Olmaz mı?
Ulan Aslı, sen var ya, çok büyük birisin ya.
Zaten öyleydin ama bu aşkla iki Aslı daha koydun üstüne.
Hesaba gel ya.
Vallahi pes! Yalnız bir şey söyleyeceğim...
...benimki seninkinden daha iyi. Bir tık.
(Gülme sesi)
Çok para var burada.
Sattım. İki yüz!
(Ayak sesi)
(Müzik)
Bunlar ne güzeller ya.
(Su) Oha Kelebek ya!
Buraya mı girdin?
(Müzik)
(Müzik)
(Evren dış ses) Seni hep seveceğim. Evren.
(Müzik)
(Evren dış ses) Kızım, yeni yılda her şey daha güzel olacak...
...sana söz veriyorum.
(Evren dış ses) Baban.
(Müzik)
Anne ya!
(Müzik)
(Müzik)
Hadi. Bu gece moral bozmak yok.
Geç kalıyoruz, çabuk, çabuk.
(Ateş) Bir dakika, bir dakika.
Siz baktınız mı ağacın altına?
(Ateş sesi)
Nasıl?
Hani bir şey almayacaktık, öyle konuştuk.
Evet ya, niye mahcup ediyorsun bizi?
Siz başka, ben başka. Ben alırım.
Canım oğlum benim ya.
(Yıldız) Ay güzelim benim.
(Müzik)
(Gülme sesi)
(Müzik)
Suda iki heykel vardı...
...biri annemdi.
(Müzik)
(Yıldız) Ahh!
(Müzik)
Tamam hadi, hediyemi açacağım.
(Kâğıt sesi)
(Müzik)
Ayy!
(Müzik)
(Dalga sesi) (Müzik)
(Cırcır böceği sesi) (Müzik)
(Restoran ortam sesi) (Gitar, keman sesi)
(Alkış sesi) (Gitar, keman sesi)
Hadi.
(Faryalı) Hangi masa?
Şu arkadaki, arkada.
(Su) Anniş, hadi oturun artık.
Şişt, al bakayım şunu, al bakayım, götür.
-Kime abi? -Bilmiyorum, Sami abinin herhalde.
(Su) Hadi, hadi, hadi.
(Faryalı) Ee, hadi bakalım artık. Açlıktan öleceğiz, hadi.
-(Faryalı) Yıldız, acıkmadın mı? -Sen öleceksin, biz değil.
Hadi geçin bre.
(Kelebek) Tamam abi, milletin yükü azaldı...
...bizde artık. -E hadi bakayım koçum.
Al kızları da, topla ekibi.
-Yürü hadi kız, bizi biraz yalnız bırak. -İyi be.
(Faryalı) Hadi gari, hadi gari.
(Restoran ortam sesi)
Acı çekiyorum, acı. Senin yanında olup da sana dokunamamak.
(Restoran ortam sesi)
(Su) Ateş var, Ateş.
Bu bir şey ifade ediyor mu? Bak döver seni.
Dövemez de ben senin için dayak da yerim.
-Aşk façası derim. -Salak!
Muffin'i sen mi yaptın?
Ne oldu, çok mu hoşuna gitti?
Yoo.
Ellerinin kokusunu aldım.
Ya Ateş, annenin yanında yapma şöyle şeyler.
Hadi o zaman ya. Su, Kelebek, hadi, hadi.
(Gitar, keman sesi)
Süha nerede?
Süha, aradım, ulaşamadım. Sen gördün mü?
Yok abi.
Ee, kalabalıktan hoşlanmaz. Karabatak o.
Ne yapıyor tek başına ya teknede?
(Yıldız) Keşke o da olsaydı.
(Su) Peki Üzüm yenge?
Gavur icadı dedi, ben gelmem dedi.
Üzüm yenge işte.
Hay Allah'ım ya!
Neyse bari.
(Gitar, keman sesi)
-Bu benim mi illa? -(Su) Senin, senin.
(Alkış ve ıslık sesleri) (Tezahürat sesleri)
("Sen Beni Ömrünce Unutamazsın" çalıyor)
("Sen Beni Ömrünce Unutamazsın" çalıyor)
(Müzik devam ediyor)
-(Kemancı) Hadi Yıldız abla. -Nasıl?
(Cırcır böceği sesi)
(Kemancı) Hadi Yıldız abla, sen kırmazsın bizi.
Hadi.
(Gülme sesi)
(Alkış ve ıslık sesleri) (Tezahürat sesleri)
Bravo Yıldız. Efsane geri dönüyor.
(Alkış ve ıslık sesleri) (Tezahürat sesleri)
(Kadın) Ne kadar da özlemiştik güzel sesinizi.
(Akış sesleri)
(Cırcır böceği sesi)
(Gitar sesi)
"Karanlık çökünce sokağınıza"
"Köşede ben varım, unutamazsın"
"Karanlık çökünce sokağınıza"
"Köşede ben varım, unutamazsın"
"O mutlu günler hep gelir aklına"
"Sen beni ömrünce unutmazsın"
"Sen beni ömrünce unutmazsın"
"Mektupları yırtıp attın diyelim"
"Resimleri bir bir yaktın diyelim"
"Bir mazi var, onu nasıl silelim"
"Sen beni ömrünce unutmazsın"
(Gitar sesi)
Yeni yıl kızım, nasıl girersen öyle gider.
"Ah edip adını her anışımda"
"Bir kerem misali her yanışımda"
"Ah edip adını her anışımda"
"Bir kerem misali her yanışımda"
"Bir hayal olurum yanı başında"
"Sen beni ömrünce unutamazsın"
"Sen beni ömrünce unutamazsın"
"Mektupları bir bir yaktın diyelim"
"Resimleri yırtıp attın diyelim"
"Bir mazi var, onu nasıl silelim"
"Sen beni ömrünce unutamazsın"
"Mektupları yırtıp attın diyelim"
"Resimleri bir bir yaktın diyelim"
"Bir mazi var, onu nasıl silelim"
"Sen beni ömrünce unutamazsın"
"Sen beni ömrünce"
"Unutamazsın"
(Alkış ve ıslık sesleri)
(Televizyondan gelen sesler) (Müzik - Gerilim)
Abi!
-Ne oluyor ulan? -(Cengiz) Abi, Aylin!
Herifle Kos'a kaçmış.
(Müzik - Gerilim)
Nasıl?
Süha Reis kaçırmış onları abi.
Yakın ulan ömürlerini!
Yakın!
(Müzik - Gerilim)
(Cam kırılma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Hep birlikte) On, dokuz, sekiz...
...yedi, altı, beş...
...dört, üç, iki...
...bir!
(Alkış ve ıslık sesleri) (Müzik - Gitar)
Bu 2016 yılı var ya, her şeyimi aldı benden ama...
...seni verdi.
Benim için de öyle.
(Karışık konuşmalar) (Müzik - Gitar)
-(Su) Mutlu yıllar. -(Kelebek) Mutlu yıllar.
(Gülme sesi)
(Müzik - Gitar)
Ne hayat be!
(Müzik - Gitar)
Bir anlasam.
(Müzik - Gitar)
Yaşlandık mı?
Bilmem.
Yaşlandık mı?
(Müzik - Gitar)
Genciz, genciz.
(Müzik - Gitar)
Önümüzdeki yıl, bu yılı aşacak ne yapabilir bilmiyorum.
Sen yanımdasın ya.
-Ben hep buradayım. -Söz mü?
Söz ulan, söz.
Yürü be Su Başkan.
Aslı.
(Müzik)
(Kelebek) Ateş, Ateş.
(Sevinç çığlıkları)
-(Kelebek) Hiç aklıma gelmezdi ha. -Kardeşim benim.
-Abi. -(Faryalı) Ulan, vay be vay!
(Gülme sesi)
(Yıldız) Kızlarım benim. Oo, oo.
(Müzik)
(Erkek) Her şey çok güzeldi, ellerinize sağlık.
-Mutlu yıllar. -Mutlu yıllar. Yine bekleriz.
-Mutlu yıllar. -Mutlu yıllar.
(Yıldız) Tekrar bekleriz.
-Teşekkürler. -(Faryalı) Oo, Salim abi, Salim abi.
-İyi seneler. -(Faryalı) İyi seneler, iyi seneler.
Yenge çakır keyif yalnız, dikkat!
Her şey çok güzeldi, ellerinize sağlık.
-(Yıldız) Sana da çok teşekkürler. -Oo, Engin'im.
Mutlu yıllar, mutlu yıllar Engin'im.
Dağ yolunda çevirme var mıdır ya?
Görüyor musun bak, ha?
Bak, daha dilin dönmüyor, çevirme soruyorsun ya, hadi. Hadi.
Hadi iyi yıllar. Süha'ya selam söyleyin. Bir ara bana uğrasın.
Tamam, tamam. Maşallah!
Dikkat et.
Elliyi devirdi, saçta beyaz yok hâlâ. Maşallah ya.
(Gülme sesi)
(Cırcır böceği sesi) (Nefes sesi)
Güzel oldu.
Güzel oldu.
(Cır cır böceği sesi)
Bir dakika.
Bir şey unuttum.
Ne oldu?
(Müzik)
Hediyesiz olur mu canım?
Ama oldu mu şimdi? Ben sana almadım.
Sen bir de hediye mi alacaksın?
(Müzik) (Cırcır böceği sesi)
Hay Allah!
(Müzik) (Cırcır böceği sesi)
(Müzik) (Cırcır böceği sesi)
"Allar yaraşırken...
...eller bakışırken giymeli." derdi babaannem rahmetli.
(Gülme sesi) Sonra geç olurmuş.
Bu yaştan sonra allar yakışır mı bana koca kadın?
Sen ala yaraşmışsın.
Al ne ki?
(Müzik) (Cırcır böceği sesi)
Ya hep soracağım, unutuyorum.
(Müzik - Gerilim) (Cırcır böceği sesi)
Sen buna söyledin mi 20 sene önce buradan giderken...
...karnında ne vardı diye?
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik devam ediyor)
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Nezahat Şalkamcı
Seslendiren: Emine Kolivar
Alt Yazı: Nuray Ünal / Çağıl Doğan / Feride Tezcan / Ece Naz Batmaz
İşaret Dili Tercümesi: Berrak Fırat
Son Kontroller: Fulya Akbaba / Beliz Coşar / Samet Demirtaş
Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme
(Müzik)
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.