All language subtitles for Bodrum.Masali.S01.E17

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

(Erkek dış ses) Bu diziyi engelsiz.kanald.com.tr...

...adresinden izleyebilirsiniz.

(Müzik)

(Müzik - Jenerik)

(Müzik - Duygusal) (Araba sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Evren) Gözde!

(Müzik)

(Müzik)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Evren!

(Müzik)

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

Yazıklar olsun size!

(Tokat sesi)

(Nefes sesi)

Yıldız! (Tokat sesi)

Aa!

(Yıldız) Nasıl buldunuz birbirinizi?

Nasıl ikna ettiniz kendinizi ha?

Ben seninle dertleştim.

Ben her gece kendime bunun hesabını verdim.

-Sen bunu bilemezsin. -Neyin hesabı?

Arkadaşım dediğin insanın kocasıyla yatma hesabı mı?

Ha?

Kalbimin sesini dinledim ben. Bu senin anlayabileceğin bir şey değil.

Sen aklını dinlemekten kalbini unutmuşsun.

Gözde...

...lütfen biraz... Lütfen bizi biraz yalnız bırak.

Hayır, bugüne kadar bırakmadıysan şimdi de bırakma.

Bu iki kişilik bir mesele değil.

-Yıldız, gel biraz konuşalım. -(Yıldız) Bırak!

(Müzik - Gerilim)

Âşık mısın bu kadına?

Âşık mısın?

Ne alakası var, bunun kime faydası var Yıldız?

Bana var!

Bana var!

Âşık mısın, değil misin?

(Müzik - Gerilim)

Evren, hadi söyle.

Cevap ver!

Değilim be!

Bilmiyorum.

Ne alakası var ya?

Deseniz ki aşığım, o zaman diyeceğim ki "Yıldız, olur böyle şeyler hayatta".

Ya senin kızın var ya, kızın! Onun suratına nasıl bakacaksın?

Ha? Adam diye seni mi bilecek?

(Gözde) Evren, konuşsana.

Beni sevdiğini söylesene karına.

(Kuş cıvıltısı sesi)

-Yıldız, ben seni-- -Allah belanızı versin sizin be!

(Müzik - Duygusal)

(Yıldız) Otelcinin karısı ha? Otelcinin karısı.

Gittim eski oturduğunuz eve.

Taksiler seni otelcinin karısı diye biliyor. Öyle demişsin.

-Ben öyle bir şey demedim. -Demişsin!

Otelcinin karısı ne demek biliyor musun? Ben sana söyleyeyim.

Haftanın üç günü eve gelip, dört günü başka kadının koynunda olan herife...

...çocuklarına savunmak demek.

Babanızdır, yorgundur demek.

(Yıldız) Ama becerememek tabii.

O pırıl pırıl çocuğum...

...babandır, yapma diye dilimde tüy bitti.

Ne için?

Yapma Allah aşkına, yapma ya.

Sen var ya sen, şeytansın sen, şeytan!

Seni evime aldım. İçime aldım seni, dert yandım ben sana.

Ben sana bunların hepsini anlattım Yıldız.

Sen bana ne dedin? Aşkından vazgeçme.

Ben de seni dinliyorum. Evdeki kadınla bağ kurmuyorum Yıldız.

(Tokat sesi)

(Müzik - Duygusal)

Kim biliyor, kime rezil rüsva ettiniz beni?

-Herkes biliyor. -Herkes?

Ateş? Su?

Çocuklarım biliyor mu?

Biliyor mu? Ha? Söyle.

Su'yla ben konuşacağım.

Çocuklarımdan uzak duracaksın.

Düşün yakamdan!

Bir daha görmeyeceksin çocuklarını.

(Müzik - Duygusal)

(Fren sesi)

(Müzik - Duygusal)

Yıldız.

Yıldız?

-Yıldız. -(Evren) Yıldız?

(Müzik - Duygusal)

-Yıldız? -Yaklaşma bana.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Kuş cıvıltısı sesi)

Annem konuşmuştur çoktan.

Onun yerinde olduğumu düşünemiyorum.

Ne denir ki böyle bir şeye?

O kadar utanıyorum ki...

Ne denir ya? Böyle nasıl yaşanır?

Ben ne yapacağım ya?

Toparlayamam ki.

Kadın lime lime olmuştur çoktan.

(Müzik - Duygusal)

Hiç gücüm yok Aslı.

Sen yaparsın.

Sen artık o ailenin reisisin Ateş.

Su'yu da, anneni de ayakta tutacak olan sensin.

Ben o kadar iyi biliyorum ki bunun altından kalkabileceğini.

Nereden biliyorsun?

Ben senin herkesin vazgeçtiği zamanlarda...

...nasıl en olmaz şeyi başardığını gördüm.

(Müzik - Duygusal)

Bir şeyi kafana koyduğun zaman...

...ne kadar cesur olduğunu gördüm.

Sevdiklerin için dünyayı durdurmaya çalıştığını gördüm.

Annen üzülmesin diye kolileri taşıdığını...

...Su ağlamasın diye neler yaptığını gördüm.

Senin bir yanın annen, bir yanın Su.

Sen hepsini sırtına alır, bütün yokuşları çıkarsın.

Ben sana bu yüzden...

Ne?

Bu yüzden ne?

Sen...

...sen Ateş'sin işte.

Benim Ateş'imsin.

Bu yüzden aşığım mı diyecektin?

Söyleme öyle şeyler.

Niye söylemiyormuşum?

Nazar değer.

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Müzik - Duygusal)

Annemi, Su'yu toparlayacağım.

Seni de değecek tüm nazarlardan koruyacağım.

Söz.

(Müzik - Duygusal)

(Kapı açılma sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Aslı dış ses) Bunu Ateş'e nasıl söyleyeceğim?

(Aslı dış ses) Bir daha yüzüme bakmayacak.

(Aslı dış ses) Ona babasının, annesini Gözde'yle aldattığını nasıl söyleyeceğim?

(Aslı dış ses) Zavallı Ateş. Perişan olacak. Bunu hayatta kaldıramaz.

Yok anasının Nip/Tuck!

Bu ne boylam, bu ne meridyen arkadaş.

Nerede yaşıyor bu insanlar ya?

(Müzik)

(Müzik - Duygusal) (Araba sesi)

(Müzik - Duygusal)

Sen biliyor muydun?

Biliyordun.

(Müzik - Duygusal)

Ne zamandır?

Dün akşam.

(Müzik - Duygusal)

Ondan gitmedin değil mi?

(Yıldız) Neden bana gelip söylemedin?

Ne yapacağımı düşünüyordum.

(Yıldız) Böyle bir şey nasıl yapılır ya?

Ben bunu hak edecek ne yaptım acaba?

Hangimiz hak ettiğimizi buluyoruz Yıldız?

(Müzik - Duygusal)

Ağla. Sıkma kendini, ağla.

(Ağlama sesi)

Çocuklara ne diyeceğim ben?

Onlar çocuk değil artık, boya başa gelmişler.

Hallediverirler kendileri.

Her şeyi halleder onlar.

Sen kendine bak.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik)

(Müzik)

Artık birbirimizden başka kimsemiz kalmadı.

Biz birbirimize de kalmadık.

(Müzik)

Ne demek o şimdi Gözde?

(Gözde) Buraya kadar.

Benim artık sana dayanacak gücüm kalmadı.

Bittim. Tükendim ben.

Gözdeciğim, saçmalama. Su'yla konuşayım, sonra beraber hemen gideriz.

Ne güzel kandırmışım kendimi ben ya.

Herkese yapar, bana yapmaz diye.

Sen insan değilsin.

-Yapma Allah aşkına ya. -Seviyorum ben karımı dedin ya.

Sevseydin hiç canım acımazdı.

Sen kaçılacak ilk taşın altını kollayan bir sürüngensin.

Sen beni bırakamazsın.

Öyle bir bırakırım ki.

Eski Gözde olsa yapamazdı.

Ama iki günde iki yıl yaşlandım ben.

Çok üzgünüm, biliyorum kırgınsın, kızgınsın.

-Ama-- -Gençliğim gitti be.

Git artık başımdan.

(Evren) Gözde...

Sen bir daha benimle aynı havayı soluyamayacaksın.

Bir daha benim yüzümü bile göremeyeceksin.

(Müzik - Duygusal)

(Araba sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Kapı açılma sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Sürükleme sesi)

-İlacım. -Migren mi? Nerede?

Ocağın üstünde.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

Azıcık yaslanıver istersen. Gel. Yaslan.

Çocuklarımı bul bana.

Merak etme, gelirler onlar şimdi.

Gelmelerini bekleme, bul.

(Müzik - Duygusal)

Kapayıver gözlerini.

(Müzik - Duygusal)

Ne oluyor?

Yok bir şey kızım.

(Su) Ne oluyor burada?

-Nesi var? -Başı tuttu ananın.

-İlacı? -Ha, verdim ben, verdim.

Nereden geliyorsunuz?

Çevreyolundan geldik.

(Su) Babamla Ateş nerede?

Görmedim ben onları. Neyse, ben...

...çıkayım. Madem sen geldin, annen azıcık dinleniversin.

(Müzik - Duygusal) (Ayak sesi)

Niye annemi siz getirdiniz?

Başka kimse yoktu kızım.

Ben bir babamı arayayım.

Kızım, sen istersen şimdi arama da...

...Ateş bir gelsin önce. -Niye ki?

Ee, konuşmuştur belki babanla o.

Yok, ben arayayım babamı.

(Hayvan sesleri)

(Telefon zili sesi)

Su.

(Su ses) Baba neredesin?

-Niye, ne oldu ki? -Ya annem fenalaştı, evde.

Ne zaman geliyorsun?

(Müzik)

Alo.

(Su ses) Baba, orada mısın?

Kim getirdi eve anneni?

(Evren ses) Su?

Faryalı.

Hâlâ orada mı?

(Evren ses) Kızım cevap versene.

Gitti, yani gidiyor.

Tamam.

Benim seninle konuşacaklarım var, sadece sana anlatacağım şeyler var.

Baba, yolda mısın, ne oluyor ya?

Yok bir şey kızım. Ben normal...

Görüşünce anlatırım.

(Su) Ya sen normal falan demezsin. Korkutma beni!

Su bak, dinle beni. 20 dakika sonra Kumbahçe'de buluşalım, tamam mı kızım?

Kumbahçe? Tamam. Annem?

Annenin başı ilk defa tutmuyor ya kızım.

Bari Ateş gelene kadar bekleyeyim.

Yok, Ateş'i falan bekleme. Sen gel yavrum.

(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesi)

Babam çağırıyor.

Annen ne olacak?

Gel dedi.

Ya ne oluyor, siz bir şey biliyor musunuz?

Bak, geç sen. Geç anneciğinin yanına, o konuşur seninle.

Hadi geç onun yanına, belki bir şey ister falan. Hadi.

-Gel. -Var bir şey.

Belli oldu da. Umarım düşündüğüm şey değildir.

Neymiş o?

Babamı kızdıracak bir şey.

Su, baban neye kızar bilmiyorum ama...

...istersen sen bir abini bekleyiver. O gelince gidersin gayri, hadi.

Yok, kesin ben gidiyorum.

-Annen? -Uyanana kadar gidip gelirim ben.

(Müzik - Duygusal)

Ulan Ateş, hadi be Ateş.

(Müzik - Duygusal)

(Kapı kapanma sesi)

-Sağ ol oğlum, Allah razı olsun. -Bekliyorum ben.

Tamam anam.

(Telefon zili sesi)

-Efendim abi? -(Faryalı ses) Koçum, neredesin sen?

-Mazı'dayım abi. -Ne yapıp durursun Mazı'da?

(Kelebek ses) Rüstem abinin anasını getirdim, şoförlük.

Tamam, boş ver şimdi sen Rüstem abinin anasını da...

Bana bak, bu Evren, Su'yla Kumbahçe'de buluşmaya gidiyor.

Her şeyi anlatacak ona. İlk ondan duymasın kız. Ateş'i aradım, bulamadım.

Hadi, yanında olun kızın, koştur.

-Rüstem abinin anası? -(Faryalı ses) Ya...

Devamını getirttirme bana.

Sen bitir başladığın cümleyi. Hadi bakayım, koştur hadi.

(Müzik)

(Köpek havlaması sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal) (Araba sesi)

Abi, annem de mi gelmedi?

Atakan’ım, kaçtır soruyorsun gelmedi Evren Bey.

Bak, bana arattırma bütün oteli.

Geldi mi gelmedi mi?

Alacaklı mısın? Oğlusun. Gelse niye söylemeyeyim?

(İç çekme sesi)

(Müzik)

-Abi, ne yaptın, buldun mu annemi? -Buldum, evde. Sen neredesin?

Geliyorum hemen. Nasıl, konuşmuşlar mı babamla?

-Neredesin oğlum sen? -(Ateş ses) Geliyorum on dakikaya.

Gelme gelme sen. Su'ya yetiş.

Onda ne var?

Baban Kumbahçe'ye çağırdı onu. Anlatacak herhalde her şeyi.

Git de bakar ol vaziyete.

Tamam, gidiyorum. Ulan, hay ben böyle işin ya.

(Müzik)

(Kapı açılma sesi)

-Hoş geldin baba. -Neredesin sen?

-Buradayım işte. -Akıl yapma bana. Neredeydin öğlen?

-Hiç. Kelebek'le oteldeydim. -Sen ne zaman geldin?

Tam zamanında geldim.

-Efendim? -Zamanında gelmesem...

...o Alara mıdır nedir ne yapacaksa yapacaktı burada.

-Ne Alara'sı yine ya? -Ben geldiğimde buradaydı.

Nasıl? Neredeydi? Kapıda mı bekliyordu?

Kapı olsa neyse, evin içindeydi.

Evin içindeydi?

Ne işi varmış evin içinde baba? Nasıl girmiş?

Ne bileyim nasıl girmiş.

Bir şeyler saçmaladı bana.

Fotoğraf gösterecekmiş, senin ipliğini pazara çıkaracakmış.

-Ne? -Kızım...

...senin benden sakladığın bir şey mi var, ha?

Bak, adam gibi soruyorum. Varsa bir şey de.

Yoksa kendim öğrenirsem fena olur.

-Yok bir şey baba. Ne olacak? -O zaman ne geziniyor peşinde?

Seninle ne alıp veremediği var?

-Bilmiyorum. -O çocukla mı alakalı?

-Kim? Ateş mi? -Kim olduğunu sen domuz gibi biliyorsun.

Ayrıldı mı onlar? Senin o çocukla, o Ateş'le bir şeyin mi var?

Bak, açık açık konuşuyorum Aslı.

Eğer varsa öyle bir şey şimdi de.

Sonra el alemden duyarsam...

...bacaklarını kırar öyle gönderirim Denizli’ye amcanın yanına.

Yok baba öyle bir şey, yok.

Ya ben sana ne yaptım da benimle böyle konuşuyorsun anlamıyorum ki.

(Müzik - Duygusal)

(Martı sesleri)

(Operatör ses) Aradığınız kişiye şu an ulaşılamıyor.

Sinyal sesinden sonra mesaj bırakabilirsiniz.

-(Operatör ses) Mesaj bırakacağınız... -Kaç sen kaç.

Ben elbette bulacağım seni.

(Müzik)

(Cama vurma sesi)

-Gönenç evde mi? -Duşta Uzay Bey.

-Alara Hanım geldi, sizi sordu. -Sorar tabii.

(Müzik - Gerilim)

(Kapı vurma sesi) Gönenç!

Gönenç çık dışarı, Gönenç!

(Gönenç) Ne oluyor ya, ne oluyor?

Boşuna yıkanma, elini kana buladıktan sonra tekrar girmen gerekecek zaten.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

Günlüğüm?

Nasıl ya?

(Müzik - Gerilim)

Onun içinde neler neler var ya!

Bu sefer seni çok kötü yapacağım.

(Müzik - Gerilim) (Martı sesleri)

Baba.

(Martı sesleri)

Kızım.

Ne oluyor?

Gel oturalım şöyle.

(Martı sesleri) (Dalga sesi)

Bak, annem evde hasta.

Sen niye gelmiyorsun?

Yine mi kavga ettiniz?

(Martı sesleri)

Baba, bir şey söylesene ya, delireceğim şimdi.

(Müzik - Duygusal)

(Araba sesi)

Su, sen beni seviyor musun?

Tabii ki seviyorum.

Ben de seni kızım.

Baba, ne oluyor?

Neyin var?

(Müzik - Duygusal)

Sen artık büyüdün, kocaman oldun.

Sen beşiğinde ilk döndüğünde biz annenle birbirimize sarılmıştık.

Hayat...

...çok enteresan.

Şimdi oturmuş seninle böyle karşılıklı konuşuyoruz.

Baba, böyle...

...bir tuhafsın ama bak korkutuyorsun beni.

Ya...

...beni...

...anlamamandan ve yargılamandan korkuyorum.

Ben seni anlıyorum.

Hep anladım.

Bu sefer biraz...

...karmaşık ve zor.

Nasıl karmaşık?

Ben seni kaybetmekten korkuyorum.

Baba, ne, ne kaybetmesi ya?

(Müzik - Duygusal)

Ben bir hata ettim.

Annenden başka birini sevdim.

Ne diyorsun sen ya?

Ben başka bir kadını sevdim.

(Müzik - Duygusal)

Kimi?

Baba, annemden başka kimi sevdin sen?

Anlatacağım kızım.

Aldattın mı annemi?

(Su) Nasıl ya?

Annem o yüzden öyleydi demek ki.

Sevdim dedin, seviyordun.

Ay-aynı anda mı?

(Su) Ne?

Benim babam nasıl böyle bir şey yapar ya?

Ya, hepiniz mi aynısınız?

Su, lütfen sakin olur musun kızım?

Midem bulanıyor, bakamıyorum yüzüne.

Annem ne dedi peki, ayrıldınız mı?

Ben anneni seviyorum.

Baba, sus ya.

(Martı sesi)

(Su) Ben ne aptalım ya.

Ya sen o ucuz otelde kalırken ben geceleri uyuyamıyordum, biliyor musun?

Peki, sen o sırada orada mıydın?

Tabii ki oradaydım, nerede olacağım?

İnanmıyorum sana.

Ben ailemi kurtarmaya çalışıyorum.

Ne ailesi ya?

Böyle aile mi kurtarılır?

Su, ben sizsiz yaşayamam.

Ya, ben ne salağım ya.

Ya ben ne salağım. Bir de gelip...

Bir de gelip, sabahları senin çarşaflarını değiştiriyordum ben.

Sen o çarşafta kim bilir kiminle...

Kiminle?

Baba, kiminle dedim.

Sana bir soru soruyorum.

Bir daha yüzüne bakmam senin.

(Martı sesi)

Gözde.

Hangi Gözde?

(Su) Gözde mi?

Su, kızım...

Ya bırak, dokunma bana.

Su. Kızım, lütfen.

(Su) Ya bırak, ya çekil!

Kızım, beni dinle. Lütfen, bak seni seviyorum, ne olursun dinle beni.

Çekil, ya bırak!

Su.

Bırak, bırak, bırak!

(Evren) Ateş, oğlum.

(Ateş) Tamam tamam. Tamam, sakin. Sakin, tamam.

Defol git, defol git.

Çok üzgünüm çocuklar.

(Su) Ya git.

(Su ağlama sesi)

Ya nasıl yapıyorsun bunu çocuklarına sen ya? Git!

Su, çok üzgünüm. Su.

Git.

(Ateş) Kız perişan oldu, görmüyor musun baba?

Ya sen ne yapmak istiyorsun ya?

Annemi mahvettin, sıra Su'da mı?

Ya ben sizsiz yaşayamam. Su.

Ya bırak. Kelebek, arabaya.

Kelebek, arabaya.

Yalancısın sen.

(Ateş) Arabaya Kelebek, arabaya hadi.

Yalancısın!

Ya sen ne istiyorsun artık bizden, ha?

Ateş, ben hiçbir yere gitmiyorum, ben sizi bırakmam.

Siz benim ailemsiniz be.

Aile mi?

O kadının peşinde koşarken düşünecektin aileyi.

Ateş.

(Martı sesi)

(Dalga sesi)

(Gönenç) Ulan Gözde! Ulan Gözde!

(Gönenç) Katil edecek beni ya. Onu da, Evren'i de geberteceğim.

Yalnız var ya, bu Evren'in büyüklüğünü, vizyonerliğini...

...benden başka kimse anlamadı yemin ediyorum.

Uzay, benim canımı sıkma!

Ne ya, yalan mı?

Bütün Bodrum'u ayakta uyutmuş adam be. Harem kurmuş, harem.

O evden o eve alttan tünel kazdırmıştır. Lağımcı Evren Paşa.

Şimdi de kazdırsın tünelleri. Anca öyle kurtulur benden.

Bir şey diyeceğim. Sence Cahit amcanın haberi var mıydı bu işten?

Yani sonuçta Evren amcayla beraber bozdular aranızı, hatırlatırım.

Ona da soracağım bunun hesabını.

Ulan, bir de bana ahlanıp vahlandılar be.

Ortağım dedim, maymuna çevirdiler beni!

Ona da soracağım bunun hesabını!

Bir Çarli vardı, ne oldu ona ya?

Yalnız emeğe saygı lütfen ya.

Kız bunu saklamak için ne acılar çekmiş.

Respect please.

Al.

(Sessizlik)

Abiciğim, hadi topla kendini. Bak, anneme destek olmamız lazım.

-Sen de mi biliyordun? -(Ateş) Ya Su.

Bırak bunları abiciğim. Annem önemli, biliyorsun.

Kelebek.

Abin ondan mı getirmiş annemi?

Kadın perişandı.

Su.

Bak abiciğim, bu arabadan ineceğiz...

...anneme kenetleneceğiz, tamam mı? Unutma.

(Ateş) Desteğe ihtiyacı var onun şimdi, ha?

Bir görsem var ya, öldüreceğim o karıyı.

Onda sıra var. Merak etme sen.

Ateş.

Annem toplayamaz kendini.

(Ateş) Tamam Su, tamam.

Bak, kötü şeyler düşünmenin kimseye bir faydası yok.

Ha?

Hem annemi bilmiyor musun ya?

Bir zorluk gördü mü aslan kesilir o, aslan.

Her şey berbat oldu ama.

Her şey berbatmış zaten.

Şimdi her şey iyi olacak.

Tamam.

(Su) Tamam.

Faryalı, uğraşma.

Lütfen.

(Sessizlik)

Ne düşünüyorsun?

Hiç, öyle duruyorum.

Ben demiştim, dinlemedi diyorsun değil mi?

Bir şey demiyorum.

Ben senin nefes alıp verişinden anlıyorum.

Bir şey demiyorum.

Niye öyle nefes alıyorsun peki?

Nasıl?

Ben demiştim der gibi.

(Nefes sesi)

Bak, böyle işte.

Almayayım.

Al al, boğulacaksın.

Çıkayım ben azıcık.

Faryalı.

Çok teşekkür ederim.

Sen olmasan...

...ben kendi başıma gelemezdim.

Dünya yıkılsa yanımdasın.

Yanımda olunca da dünya yıkılıyor.

Bir anlasam, nasıl bir kader bu.

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Telefon zili sesi)

(Tavuk gıdaklama sesi)

Haydar Efendi, ne yapıyorsun? Döndü mü para hesabına?

Tamam canım, bir daha satar... Bir daha satarsak sen de bir daha almayıverirsin.

Ee, oldu bir şeyler işte. Gidemedik.

Ne yapalım.

Bak.

Hacı adamsın, hâlâ faiz diyor ya.

İyi, tamam tamam. Onu da öderiz, onu da öderiz. Hadi.

(Faryalı) Hadi selametle Efeciğim.

(Müzik - Piyano)

Çocuklar geldi.

(Su) Anne.

(Müzik)

Hadi bakalım, biz de gidiverelim artık.

Abi, her şey için çok sağ olun ya.

Kelebek.

(Yıldız) Ah Papiciğim.

Seninle de hiç ilgilenemedik, aç susuz kaldın.

(Kelebek) Papi. Gel gel.

Biraz sen bizde kal.

İş çıkmasın size ya.

Yok, olur mu öyle şey? Papi bizim bir kardeşimiz.

(Yıldız) Çılgın.

Oh kuzum.

Yorduk sizi, abi.

Eyvallah.

(Müzik)

Şişt, burada otur bakayım.

Atlamak yok.

(Ateş) Geç bakalım.

Cahit!

Cahit!

Gönenç, hayırdır dostum?

Ulan şerefsiz, ulan adi herif!

Ne oluyor ya? Çekil!

Soracağım ulan bunu sana ulan sapık!

Gelin gelin!

(Bip)!

(Gönenç) Bırak beni.

Ulan şerefsiz. Soracağım ulan bunun hesabını senden.

Ne diyorsun ulan, ne diyorsun?

Ulan, üç kuruş menfaat için sattın, boynuzlattın beni Evren'e.

Ne diyorsun ulan? Ne alakam var benim Evren'le?

Bırak, yeter. Çekil.

Tamam, sen çek git.

Söyle. Delikanlı gibi yaptım de.

Neyi yaptım oğlum, neyi yaptım?

Biliyordun. Gözde'nin, Evren'in metresi olduğunu biliyordun.

Ne?

Kimin kimin?

Ceyda, oyun yapma bana. Safa yatma! Sen de biliyordun.

(Ceyda) Gözde? Yıldız'ın komşusu?

Hani senin şeyin?

Neyim?

O Evren'in metresi miymiş?

Ay inanmıyorum, şok.

Ben tahmin etmiştim. Bak vallahi, ben öleceğimi bileceğim ha.

Ay sen de atma, nereden biliyordun?

Kızım, o Yıldız'ın soğukluğu Evren'in hırsına nasıl yetsin?

Ama Gözde olduğunu da bilemezsin yani.

Aslında Lili buna masaja gidiyor dediklerinde tahmin etmiştim.

Ama işte basiretim bağlandı.

Ay, Gözde ama yani, şimdi Yıldız teyze dururken.

(Ceyda) Ay, güzeli çirkini yok kızım bunun.

Nasıl ben öğrenip de gidip Yıldız'a söyleyemedim, ona yanıyorum.

Ay, sonuçta arkadaşım yani, bana düşerdi.

Ya ne anlatıyorsunuz ya, ne anlatıyorsunuz?

Ya siz ne diyorsunuz burada be? Benim burada gözüm şişiyor.

Bana gidip bir buz getirin. Buz getir bana Hasan.

Başlayacağım şimdi Evren'in hırsına da Gözde'nin Lili'sine de.

Sen de geç şuraya otur. Koskoca adamsın, başlayacağım ergenliğine.

(Bip) bilmeden...

...Hasan Dağı'na oduna gidiyorsun.

(Nefes sesi)

(Uzay) Yok artık, kainat bana çalışıyor yemin ederim.

(Uzay) Hep dört ayağımın üstüne düşüyorum ya.

(Araba korna sesi)

Hayırdır çıtırık?

Çıtırık?

(Uzay) Yani çıtı pıtı insan manasında.

Kemikli yumruğumla tanışmak ister misin?

Ya iyi bir şey söylüyorum ya.

Ne kadar ön yargılısınız insanlara karşı.

Hep bir peşin hüküm, hep bir atar.

Git başımdan.

(Uzay) Aslı.

Aslında beni tanısan çok seversin ha. İyi çocuğum ben be Aslı.

İyiysen cennete.

Sensiz cennet bile sürgündür bana.

Manyak mısın sen ya?

Alara evde mi?

Bekliyor muydu sizi Alara Hanım?

Hanım mı? Gireceğim ben, çekilir misiniz?

Soralım.

Ben soracağım ona, çekilir misiniz?

Bir dakika.

Hasancığım, arkadaş benimle, görmüyor musun?

Bana bir şey demedi Uzay Bey.

Demez, haşindir o. Gözlerinden anlayacaksın.

Şehla mısın sen azıcık?

Bana baksana sen, doğru konuşacak mısın?

Ya iyilik de yaramıyor ya.

Bak, gördüğün gibi Uzay'la bütün kapılar açılır.

Ama yanlış ata oynamak Bodrum'da ata sporu galiba.

Teşekkür?

Sağ ol.

Aslı, bak diyalog önemli. Aslında birbirimizi tanısak, anlayacağız.

Ne olursan ol gel mantalitesi biraz, lütfen ama.

Selam. Her şey yolunda mı?

Oha, bunun burada ne işi var?

(Aslı) Ben senin gibi hırsız gibi girmiyorum.

En azından kapıyı çalıyorum.

Aferin.

Alara, al arkadaşlarını, odanızda oynayın. Zaten burnumdan soluyorum.

Kızınızın gizlice benim evime girdiğinden haberiniz var mı acaba?

Alaracığım, babanı duydun, hadi odana kızım.

Aa, umurlarında değil.

Bunun hesabını senden çok fena soracağım.

Sor bebişim, bizde verilmeyecek hesap yok.

Aslıcığım, gelsene, ne yapıyorsun böyle misafir gibi?

Şş. Dövüşmek yok. Kardeş kardeş.

Tamam.

(Müzik)

Al, iç şunu.

Cahit.

O Evren'i bana bulacaksın.

(Cahit) Hah.

Oğlum, ne Evren'miş be. Hâlâ aynı şey.

Ortaokulda yemediğim yumruğu bir ayda yedim şu Bodrum'da.

Sürüm sürüm süründüreceğim onu.

Sen de ben ne dersem yapacaksın.

Yani sanki Evren'i süründürmek benim için bir angaryaymış gibi konuşmuyor musun.

Ben zaten senelerdir bu işin peşindeyim.

(Müzik)

Siz ikiniz neler karıştırıyorsunuz anlatacaksınız bana.

(Aslı) Aa, sen manyak mısın ya? Asıl sen anlatacaksın.

Sen ne geziyorsun benim evimde ya?

(Aslı) Hırsız mısın da evime giriyorsun, eşyalarımı çalıyorsun?

Sensiz hırsız, sen benim sevgilimi çaldın ya.

Ağzını topla, ben kimsenin bir şeyini çalmadım.

Aa, aynı evin farklı katlarında hoşgörüsüz bir topluma dönüştük iyice.

Lütfen ama ne oluyor bize? Hiç anlamıyorum ama.

(Aslı) Sus be!

(Alara) Sus ya!

Nerede benim günlüğüm? Çabuk günlüğümü ver.

Ne günlüğü ya?

Sene 2016, ne günlüğü ya?

Bana bak, benim canımı sıkma, ver günlüğümü.

Yok kızım bende günlük münlük.

Ayrıca da üste çıkmaya da çalışma.

Arkamdan neler çevirdiğinizi anlatın, hadi.

Biz? Yani Aslı ve ben.

Biz en fazla reçel kazanı karıştırırız.

(Alara) Ya ben bilmiyor muyum sanıyorsunuz?

İkiniz bir olup, beni Ateş'le ayırmaya çalıştınız.

Hepsini anlatacağım Ateş'e, hepsini anlatacağım.

Sen iyice kafayı yemişsin ha.

Ya bırak, anlatsın. Çok eğlenceli.

Bunu bir doktora gösterin.

Ya ben bunun peşinden girdim sizin evinize.

İpliğinizi pazara çıkarmak için.

Sen de mi bizim evdeydin?

Yani doktor konuşunda çok haklısın.

İyice delirmiş, hayaller görüyor.

Uzay, beni delirtme.

Ben ne delirteceğim seni be.

Sen zaten kendiliğinden delirmişsin.

Ya yemin ediyorum, bu da sizin evdeydi.

Hatta hatta, günlük onun elindeydi.

Yalan söyleme, madem bu da vardı, babam onu nasıl görmedi?

Kaçtı çünkü.

Sen niye kaçmadın?

Allah!

Tamam, bugün biraz yorgunuz.

Hastamızı daha fazla yormayalım. Gel Aslıcığım.

Ya doğruyu söylüyorum, yemin ederim.

Alara, tamam artık.

(Uzay) Hadi, ver arkadaşının günlüğünü kızım.

Hadi. Bak, ben seni anlıyorum.

Geçerli sebeplerin var, hezeyanlar içindesin. Çok kıskanıyorsun Aslı'yı.

O yüzden yaptın böyle bir saçmalık belli ki ama çok ayıp.

Ver kızım arkadaşının günlüğünü.

Uzay, seni boğarım bak, boğarım.

Ay yeter, ben ikinizi de boğacağım şimdi.

Bana bak, bir daha benim evin oralarda dolaşırsan...

...Ateş'le bana kötülük yapmaya kalkarsan çok kötü olur.

Ay, ne olur?

Şişt, çok ayıp ama.

Arkadaşlar sevelim, sevilelim.

Bu dünya kimseye kalmaz.

Ver günlüğümü.

Ya yok kızım bende günlük münlük, yok.

Alara, bir hata yapmışsın, dönmesini de bil canım. Hadi.

Ya yok!

Ee.

Aslıcığım, şu tatlı şey mi senin günlüğün?

Okudun mu bunu?

Okudun mu? Cevap ver.

Ya ben onu görmedim bile, bu koymuştur oraya.

Okudun mu diyorum.

Ay, okumadım! Görmedim bile kızım, görmedim ya.

Delireceğim ya. Bana bak...

...bunu okuduğunu anlarsam yemin ediyorum seni boğarım.

Off, bir kadına intikam yemini bu kadar yakışır ya.

Vallahi tebrik ediyorum seni Aslı. Tebrik ediyorum.

Rahat bırakın bizi ruh hastaları, Ateş'le beni rahat bırakın.

Uzay var ya, seni pişman edeceğim, süründüreceğim seni.

Bana bak.

Sen kiminle uğraştığını bilmiyorsun galiba.

Bir daha benim işlerime karışma.

Bir daha beni takip etmeye sakın kalkma.

Yoksa bu başına gelen en hafifi olur, sana söyleyeyim darling.

Sen şeytansın ya.

Şeytansın sen. Teker teker hepsini Ateş'e anlatacağım.

Ateş'e mi?

Sana Bodrum'da inanan bir kişi kaldı mı be?

Daha fazla kendini düşürme.

Ya şerefsiz ya!

(Müzik)

(POS cihazı sesi)

Bir sorun var herhalde, bakiye yetersiz diyor.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Ben para çekmemişim.

Sen...

Sen bunu al abi. Ben sana yarın getireyim, ha? Ehliyetim.

Eyvallah.

(Motor sesi)

Hadi bakalım, bir şeyler yiyin.

Ben yemeyeceğim.

Anne hadi.

Annem yemezse, yemem.

Tamam kızım.

Bak şimdi.

İki tane kenar var.

Bunların da birini sana...

...birini de sana, buradan anlayın artık. Bu evde bir şeyler değişiyor.

Birincisi bu kenar değil, köşe.

İkincisi, pide köşesiyle ne olacak, Allah aşkına ya?

Ailenin reisiyim demeye getiriyor.

Aile reisi taş yesin, yarımşardan beş yesin anneciğim. Ne anlar.

Hadi bakalım, hadi.

Annem ısırdı.

Annem ısırdı, ısırdı annem.

Artık daha insancıl bir yönetim mevcut.

Vatandaşın her sorununa koşan, herkesle tek tek ilgilenen bir zihniyet içinde.

Hadi sen de aç bakayım ağzını.

Tamam artık ya, bundan sonrası için hiçbir şeyden korkmayın.

Hiçbir şey düşünmeyin.

Olacak olanın en kötüsü oldu zaten anne.

Yarın sabahtan itibaren neyimiz var, neyimiz yok bir bakalım.

Sen de bir avukata mı gideceksin anneciğim, ne yapacaksın?

Hoppala.

Kızım, dünyanın sonu mu ya, ha güzelim?

Yok ya, ben yalandan gülemeyeceğim.

Pide de yemeyeceğim.

Alışacak anneciğim, alışacak. Hadi sen ye, hadi.

Anne, bana bir söz ver.

Bundan sonra sadece kendini düşüneceksin.

Gerisini ben düşünürüm, hı.

Canım oğlum benim.

Canım.

Annem benim.

Bak, bütün çocukluğum boyunca bana bu adamı korumakla...

...onun ne olduğunu bana hissettirmemeye çalışmakla yoruldun.

Artık öyle bir derdin de kalmadı.

Hem de ben bununla baş edebilecek yaşta yüzleştim ya.

Düşünsene, bu çok güzel bir şey.

Sen bana çok güzel bir çocukluk yaşattın.

Ee, şimdi bırak, ben de senin hayatını güzelleştirmeye çalışayım biraz.

Hiçbir sıkıntını, öfkeni içine atmayacaksın artık, tamam mı anne?

Sadece bana güven. Hoppala!

Anne, ben kötü bir şey mi dedim şimdi?

Çok güzel bir şey söyledin oğlum.

O kadar güzel bir şey söyledin ki.

Kuzum benim ya.

Annem benim.

(Müzik)

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

(Kelebek) Buyurun.

Afiyet olsun.

Oğlum, Papi kaçmış ulan. Böyle mi bakıyorsun sen hayvana?

Ne kaçmış ulan, duruyor orada işte.

Ya ne duruyor, caminin oradan aldım lan.

Mübarek hayvan işte, pavyona mı gitmiş? Camiye gitmiş.

Şişt, şu sarımsakları soysana.

Nasıl soyuluyor ki ulan o?

Al işte üstünden şeyini. Soy.

Hiç mi soymadın?

Dur.

Hadi abiciğim.

Su'nun durumu nasıl?

Yattı uyudu. Ee, kabullenemiyor tabii de alışacak.

Ha, ondan aradım açmadı.

Ya yok yani, bir şey soracaktım da ondan aradım.

(Ateş) Ne soracaktın?

Papi ya, et yiyor mu onu soracaktım.

Vegan abi Papi, vegan.

Bu ne oğlum?

Ateş, ne yaptın sen?

Olmamış mı ulan?

Ya Ateş, olmamış tabii.

Oğlum, ben ne yapacağım ulan? Benim elimden hiç iş gelmiyor.

Biz bittik. Beş kuruş para kalmadı ulan evde.

Buradan ne giriyor, ne çıkıyor anneme de soramıyorum.

Kredi kartı da zaten pert.

Oğlum, benim acilen para kazanmam lazım ulan, çok acil.

Ne yapacağız?

Vallahi onu da sen söyleyeceksin birader. Artık kasa mı taşıyacağım...

...balık mı taşıyacağım, burada garsonluk mu yapacağım...

...sen söyleyeceksin. Sen ne dersen o.

Şu karidesleri çevir, yanmasın.

Ben şu siparişleri verip geliyorum.

Çevir abiciğim, çevir. Yanıyor bak.

Buyurun. Ah, bu sizindi, pardon.

(Kelebek) Ne oluyor ulan?

(Yağ cızırtısı sesi)

(Bip) karideslerin Ateş.

(Ateş) Oğlum çevir dedin, çevirdim ulan. Bir şey yapmadım.

Oğlum, benim elimden hiçbir iş gelmiyor ulan.

Öğreneceksin Çekirge, öğreneceksin.

Sabah ezanında kalk, beni takip et.

Kaçta ulan sabah ezanı?

Önce bir imsakiye al.

İmsakiye mi? Kaç para ki o?

Oğlum, ben buraya para kazanmaya geldim.

Sen beni masrafla başlatıyorsun işe.

Boş boş konuşma Ateş, şu kasaları al, dışarı çıkar hadi.

Tempo tempo, hadi! Müşteri bekliyor.

-Nereye bunlar? -Dışarı.

Ahmet abi, börülcen geliyor.

(Ateş) Ahh.

(Müzik)

Geceleri hep böyle zor mu geçiyor?

Ne diyorsun sen be?

Böyle yürüye yürüye diyorum. Senin güzel bir motorun vardı, görüyordum ben.

Sen beni mi takip ediyorsun?

Ya Bodrum'un küçük bir yer olması da gelip bana (...) ya.

Buralarda motor kullanan senden başka çıtırık yok.

Çıtırık mıtırık deyip durma, ağzının ortasına koyacağım bir tane ha.

Vay, Muay Thai mi çalışıyorsun sen?

Öff, ne işin var senin burada?

İşe geldim.

İşe mi geldin?

Ha, evet. İşe geldim.

Bence de garip ama işe geldim.

Bu otelin bir kısmı artık benim.

Otel? Senin?

Ne alaka ya?

Ya bir kısmı dedik ya, hepsi mi dedik?

Amma kıymetliymiş arkadaşım.

Ateş kızdı mı Alara'nın günlüğünü çalmasına?

Söylemedim ona bir şey. Sen de boşboğazlık edip söylemezsen.

Neticede o artık benim ortağım.

Ondan bir şey saklamam hiç etik değil.

Bana baksana sen.

Gel şuraya.

Ne oluyor ulan?

Ha?

Fanlarım peşimden koşuyor. Buraya böyle şerit merit bir şeyler çekin de...

...rahat girip çıkayım Ateşciğim.

Ne işin var ulan senin burada? Ne istemeye geldin?

Gözde, babanın metresi Gözde.

Metres lafı gereksiz aslında. Gözde derlermiş eskiden, sarayda.

Padişahın gözdesi gibi, Evren'in gözdesi Gözde. Neyse.

Oğlum, ne diyorsun ulan sen? Sus!

Ateş, müşteriler.

Nereden biliyor bu? Sen nereden biliyorsun?

Alara'dan öğrendim, kız bir mutluydu, bir mutluydu ki.

Diyordu ki iyi ki Ateş'le evlenmemişim. Yoksa kaynanam belli olmayacaktı.

Kardeşim, hadi bak dayak yiyeceksin. Hadi.

Alara nereden öğrenmiş?

İşte, asıl sorulması gereken soruyu arkadaş sordu.

Oğlum bak, bu mekân benim mekânım olmasa seni burada parçalarım birader.

Yürü şöyle.

Dur, dur, dur! Bak, mekân işine sonra geliriz.

Alara nereden öğrenmiş diyordun. Aslı'dan.

Şişt, içerisi müşteri dolu, ne yapıyorsunuz?

Çek ulan elini.

Ama hep yağını çektirmişsiniz bunun, yapmayın şunu ya.

Bak, bunu Yunan adalarında nasıl yapıyorlar biliyor musun?

Aslı, ne diyor bu, ha?

(Uzay) Off, ben durumu size izah edeyim.

Bu otelin yeni ortağı benim.

Nasıl?

Gözde, babama, babacığım da bana şey etti.

Ben buraya sizinle iş konuşmaya geldim ama...

...görüyorum ki sizin eliniz işte, gözünüz oynaşta.

(Kelebek) Nasıl?

(Ceyda) Evet, Yıldız'ın Evren.

Tatlım, yani burası Bodrum, öyle kendini salmayacaksın.

Fakirlik makirlik adam anlar mı? Anlamaz tabii.

Gece olunca karşısına öyle pejmürde çıkmak yok yani sonuçta.

(Ceyda gülme sesi)

(Ceyda) Evet hayatım.

Ben bu Evren'i bulacağım.

Otur otur, kaçmıyor ya, al şunu.

Bence sen Evren'i bulacağına önce Gözde'yi bul, daha iyi olur.

Bulacağım.

Bulacağım tabii de neticede...

...kadındır. En fazla yüzüne tükürürsün.

Arkanı döner gidersin.

Daha ne yapacaksın ki?

Bu hareket benim içimi soğutmaz.

Ee, ne yapacaksın peki, alacaksın Evren'i dağa mı kaldıracaksın?

(Gönenç) Ulan, adam beni enayi yerine koydu.

Fuat olayları falan.

Gözümün içine baka baka haysiyetimle oynadı benim.

Ben de onun haysiyetiyle oynayacağım.

Sakin sakin. Sakin.

Cahit.

Kusura bakma ya.

Ailenin yanında sana fevri davrandım kardeşim.

Ben iknayım, senin bu olaylarla hiçbir ilgin yok.

Hareket oldu ya, iyi oldu.

Yani böyle gaz küçük küçük açığa çıkacak ki...

...patlamasın değil mi?

Biz seninle neler atlattık be kardeşim. Ne badireler atlattık, ne işler yaptık.

Eyvallah kardeşim. O hatırşinaslığını unutmayacağım senin.

Hiçbir zaman.

Ya kardeşiz biz ya, kardeş.

(Sessizlik)

Ee, bu otelin şimdi...

...yüzde yirmi beşi hâlâ sende.

Cahit...

...Allah'ını seversen...

...al şu yüzde yirmi beşi benden.

Görmek istemiyorum.

O kadar!

Kalsın Gönençciğim kalsın, kalsın.

(Cahit) Biz önce geri kalanını alalım da...

...öbürünü sonra hallederiz.

(Nefes sesi)

(Müzik)

Çapsız!

(Müzik)

Ceyda!

Cahitciğim.

Şu salağı alıp yatırsınlar misafir odasına.

Ben çıkacağım.

Nereye böyle akşam akşam?

Metresime!

Şakası bile hoş değil. Yapma lütfen ya!

Bence gayet hoş. Herkes haddini bilecek.

(Gülme sesi)

Daha oturup doğru düzgün dedikodusunu bile yapamadık.

İnanamıyorum hâlâ.

Ben dedikodusunu gidip sahibiyle yapacağım.

Böylesi daha heyecanlı.

-Evren'e mi? -Hı hı, Evren'e.

Gidip bir tebrik etmek lazım değil mi?

İki evi birden idare etmek.

-Cahit! -Ne Cahit?

Bana şu avukatın kartını versene.

Geçen defa Evren Bey istememişti.

(Cahit) Şimdi su gibi, ekmek gibi ihtiyacı olacak.

-Çok kötüsün sen. -Hı hı.

Seni bilmiyoruz sanki.

Yani yarın sabah erkenden kalkıp…

...Yıldız'la tesadüfen karşılaşma planları yapmıyorsan...

...aha, şu dişimi kırarım.

(Gülme sesi)

(Müzik)

(Ceyda) Burcu!

Vay arkadaş, ne tırstı.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Poşet düşme sesi)

Tühh sana!

(Poşet sesi)

Abi, bu ne diyor?

Otel motel diyor, ortaklık falan diyor.

(Radyodan gelen müzik sesi)

Dediği doğru.

Nasıl doğru ya? Biz ne yapacağız bununla burada?

(Uzay) Konuşun konuşun, ben yokmuşum gibi konuşun.

(Ateş) Abi...

...bu burayı yakar.

Yakar mısın ulan?

Ne yakacağım abi, ekmek teknesi.

Ya defolup gitsin şu şuradan ya. Bununla mı uğraşacağız?

İşim gücüm yok zaten, bir de bununla uğraşacağım.

Defolup gitsin ya!

(Müzik)

(Faryalı) Bak koçum...

...madem geldin buraya...

...dediğimden çıkmak yok.

-Tamam abi, ben-- -(Faryalı) Şişt! Cevap vermek de yok.

Burada herkesin canı burnunda zaten. Müşteri lazım.

-Kim kalır ki burada bu-- -(Faryalı) Şişt! Ne dedim?

Cevap vermek yok.

Tamam.

(Müzik)

(Ateş) Ulan ne bitmek bilmeyen günmüş be!

Bir (Bip) bu eksikti.

(Müzik)

Alara'ya Aslı dedi ne ya, ha?

-Ben sana anlatmayacaktım. -Neyi anlatmayacaktın?

-Ya boş ver. -Kızım, ne boş veri?

Ha, ne boş veri? Bu öğrenmiş, öbürü öğrenmiş.

Annem utanmayacak mı? Bu kadın sokağa nasıl çıkacak ya?

İnsanların yüzüne nasıl bakacak?

Siz utanılacak bir şey yapmadınız.

Onların utanması lazım.

Yahu utanacak olan insan...

...bu haltı yer mi Aslı?

Ayrıca seninle Alara ne alaka?

Allah aşkına ya, saçma sapan bir şey!

Ya saçma sapan ne, ne?

Alara benim evime girip günlüğümü çalmış.

Ne?

Nasıl ya?

İşte öyle. Oradan okumuş.

Bu kız...

...ee, bu kız neyin peşinde ki?

Bizi ayırmanın.

Babama da bizim o şey fotoğrafımızı göndermiş.

Ne fotoğrafı?

İşte sen, ben...

Neyse ya. O parkta işte, o ilk geceden.

Oha!

Şaka mı yapıyorsun ya?

Nereden bulmuş?

Ya bu kız sapık mı?

Bilmiyorum artık sapık mı ne? Sen daha iyi tanıyorsun.

Ben bunun hesabını soracağım ondan.

Hayır Ateş! Görüşmeni istemiyorum.

Ne yapalım, yanına kâr mı kalsın yaptıkları ha?

Ona bulaşma, sonra başımıza bela oluyor.

(Cırcır böceği sesi)

Kızım, sen niye yazıyorsun günlüğüne benim babamı?

Saçmalıyorsun herhalde. Günlüğüm o benim, bana ait.

Yazacak şey kalmadı çünkü değil mi?

Ateş vereyim istersen sen yaz günlüğümü.

(Dalga sesi) (Martı sesi)

Ya ben ne dediğimi biliyor muyum kızım ya?

Beni bir anlayacak mısın sen artık?

Ben ne dediğimi biliyor muyum ya?

(Dalga sesi) (Martı sesi)

(Müzik)

Anladım.

(Gülme sesi)

Anladığını anladım.

(Dalga sesi)

Başka anlayacağın...

...bir şey var mı yine? Biraz daha anlasana.

Salak!

(Müzik)

(Cırcır böceği sesi) (Köpek havlama sesi)

Evren Bey, kapatıyorum ocağı.

(Tepsi sesi)

İyi.

Çocuklar sandalyeleri alacak, bir müsaade ediver.

(Sokak ortam sesi)

(Araba sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Cahit) Vay, vay, vay, vay, vay!

Bitez'de yalısına varmadan Evren'im, aman koptu kıyamet!

Şişt!

Ulan Cahit, canım burnumda zaten, bir git Allah aşkına ya!

(Cahit) Nereye, odaya mı çıkıyorsun?

(Cahit) Hasan, biz tabii bilemedik...

...Evren Bey'in mutlaka bir misafiri vardır.

Evren Bey yalnız yatmaz ki. Zamansız mı geldik?

(Müzik)

Ne istiyorsun ulan benden?

(Müzik)

-Ahh! -Oo, hoş geldiniz Cahit Bey.

(Cahit) Bize iki tane kahve.

-Evren Bey'inki sert olsun. -Hemen efendim.

(Cahit) Bana bak.

Ulan! Yani her şeyi anladım da...

...yani bu iki tane kadını...

...komşu etmek neyin kafası ha?

Gerçi sen de haklısın.

(Cahit) Yani artık yaşlandık değil mi?

Enerjiyi saklamak lazım. Öyle yollarda falan harcamamak lazım.

Ne istiyorsun ulan benden?

İş konuşmaya geldim.

(Müzik)

Bak...

...hâlâ ayağına kadar gelen insan varsa eğer Bodrum'da...

...bence kıymetini bil.

Ya Cahit, ne var oğlum, ne?

Bu Gönenç'i iyi yemişsiniz.

Yüzde yirmi beşi de çok güzel satmışsınız.

(Cahit) Sen gerçi hâlâ niye bu izbede kalıyorsun ya?

Gel benim otele.

Sana bir süit ayarlayayım, yüzde on da indirim yapayım.

(Gülme sesi)

Buyurun Cahit Bey, bol köpüklü.

(Cahit) Eyvallah.

İstemez!

(Müzik)

Ben Gönenç'i paketledim.

(Cahit) Senden uzak durması için ikna da ettim.

Yalnız sen yine de Bodrum'da tanımadığın insanlarla pek fazla konuşma.

Yoo, gelsinler, gelsinler.

Hatta Gönenç de gelsin de bir ağzını burnunu dağıtayım.

Zaten sinirim tepemde.

Ya onu bir geç. Gönenç seni her türlü yer de.

Gelsin yesin o zaman.

Yiyebiliyorsa!

Benden sana bir tavsiye...

...bence sen Bodrum'dan bir uza.

Tamam mı?

(Cahit) Al metresini, metresinde para da var.

Şöyle kaplıcalara falan filan gidin. Kalma bu otelde.

Bak, Gönenç'in kafası çok kötü atmış.

Yani mafya falan filan takabilir peşine...

...yani biraz da böyle...

...gururuna dokunmuş adamın.

Ulan, sen ne çok konuşuyorsun be!

-Sen desene, ne istiyorsun? -(Cahit) Tamam ama kızmak yok.

Biz seninle iş yapacağız, para kazanacağız.

(Cahit) Benden sana bir teklif.

Otelin yüzde yirmi beşi bizde.

Sen de geri kalanını almamız için benim önümdeki engelleri kaldır.

Sen o itin elindeki hard diski istiyorsun değil mi?

Aynen öyle.

Sen bana o hard diski getir...

...ben de sana onlara ödeyeceğin paradan yüzde on komisyon vereyim.

Hard disk kolay.

Ben orayı kökünden yakacağım zaten.

O da onunla birlikte yanar.

Nasıl yapıyorsan yap işte.

Ama sıkma canını.

-At üzerinden şu asaleti. -Şişt!

Bak, daha paranı kazanmaya devam et...

...iki ev, üç ev, dört ev...

...artık gücün neye yetiyorsa.

Para lazım böyle şeyler için.

-Ulan Cahit! -(Cahit) Hı?

Senin şu diline ne çok vurmuş be!

Bir sorun yok değil mi?

(Müzik) (Cırcır böceği sesi)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Araba sesi)

(Müzik) (Cırcır böceği sesi)

(Müzik)

(Telefon zili sesi)

-Alo. -(Kelebek ses) Hah, canım.

Uyumuşsundur diye korkarak aradım.

Yok ya, ne uykusu?

Biraz uyusan.

(Su ses) Ya Bodrum'a geldiğimizden beri babamın...

...o kadının böyle bütün hareketlerini tek tek düşünüyorum.

Kafamı susturamıyorum.

Bunun bir faydası yok ama.

Keşke sarılıp şu an seni uyutabilsem.

O kadar tatlıydın ki bugün.

(Su ses) Annemle Ateş'in yanında çaktırmamaya çalışman.

Ama ben senin gözünden anladım.

Böyle gözlerini açıp çocuk gibi bakıyordun bana.

Çok üzüldüm seni öyle görünce.

Papi nasıl?

(Kelebek ses) İyi, yemeğini verdim, uyuyor.

Ne verdin?

Kadınbudu köfte vardı yan lokantada, onu verdim.

Kemal Paşa da verseydin.

-Aa, yer mi? -(Su ses) Yuh Kelebek!

Köpek o ya, yer mi kadınbudu?

Eti ne budu ne diyorsun, ha?

Bizim yan lokantada Tarantino var ya...

...kuru fasulye, pilav söylüyorum ona...

...turşu yok mu diye gözüme bakıyor böyle.

Dikkat et bak, çok yaklaştırma onları, çiftleşmesinler.

Fakire kız vermiyorlar diyorsun ha?

(Kelebek ses) Bizim de kaderimiz bu be.

Sosyetenin cilalı parkelerinde dans edemesek de...

...bizim de seven bir kalbimiz var.

Cıvıma Kelebek.

(Kelebek ses) Güldün ama güldün. Gülmedin mi? Güldün.

(Su ses) Evet, güldüm ama şimdi ağlayacağım.

Ya ben bunca zaman nasıl fark edemedim ya?

Olur. Kızma kendine.

Benim aklımı kurcalayan bir şey daha var.

Ne?

Annem, Aslı biliyormuş dedi.

(Su ses) O sana söylememiş miydi?

(Müzik)

(Su ses) Kelebek!

-Ha, canım? -Biliyor muydun dedim.

Neyi?

(Müzik)

Biliyordun.

(Müzik)

Evet hayatım.

Ne zamandır?

İşte Aslı bana...

...İzmir'deyken söyledi.

Bunca zamandır bana yalan mı söylüyordun?

(Kelebek ses) Yalan yok Su, yalan söylemedim.

Sen üzülme diye.

Gözümün içine baka baka.

(Kelebek ses) Su lütfen, bak hayatım, bir dinlesene...

...ben yalan söylemedim. -(Su ses) Neyi dinleyeceğim ya?

Ya neyi dinleyeceğim? Ben kimseye güvenemeyecek miyim bu hayatta?

(Su ses) Babama, sana. Ben bir tane erkeğe güvenemeyecek miyim ya?

Ya hayatım, Su, lütfen bak. Su dinler misin bir tanem? Su!

Su, bir tanem mi?

(Müzik - Gerilim)

Allah'ıma keserim seni, yürü git!

Vahşet yemin ediyorum!

(Ayak sesi)

Oğlum bak...

Shining Oteli gibi başıma bir iş gelmeden...

...ekmeğimi kazansam şurada.

Uzay...

...sana gitgide uyuz olmaya başlıyorum bak oğlum.

Bak, genç yaşta sinir sahibi olmuşsun. Üzülüyorum ben senin için.

Oğlum, bana zekâ yapma ulan, entrika yapma, tırı vırı hiç yapma.

-Aslı anlattı mı? -(Ateş) Bana Aslı maslı deme ulan hâlâ.

(Uzay) Ya Allah Allah! Bu şartlarda verimli bir iş ortamı...

...hiç mümkün değil ama. Gidip müdürümüzle konuşacağım.

Ki kendisi de geliyor zaten.

Müdürüm, bu arkadaş beni huzursuz ediyor.

Aklımı işime veremez oluyorum.

Ya sabır ya.

Verir kardeşim, verir. İyi niyetle iste, verir.

Gel bakayım sen buraya. İki kelime konuşuverelim şurada.

Gel.

(Müzik)

(Faryalı) Koçum, senin baban otele ortak oldu, lokantaya değil.

Geç bakalım sen şimdi. Otelin girişinde resepsiyon var.

-Otur orada bakalım biraz. -Ya yemek yiyeceğim belki.

Acıktın mı ulan?

(Restoran ortam sesi)

-Güveniyor musun kendine? -Evet.

-Hadi be. -Hı hı.

İyi, geç buyur, gel.

-(Faryalı) Kelebek. -(Kelebek) Abi.

Arkadaşın karnı kazınmış, güveniyormuş da kendine.

Olur abi, insani mi?

(Gülme sesi) Vallahi bilmiyorum insani mi.

(Gülme sesi)

(Kelebek) Anlaşıldı abi. Ne yiyeceksin ulan?

(Gülme sesi)

Git barbun ver ulan barbun, en pahalısından.

Barbun? En pahalısından?

-Olur, olur, başka? -Roka moka da yap ha.

Roka moka diyorsun ha? Gevşek seni.

İğrenç bir yer burası ya.

Kay da.

(Müzik)

(Müzik - Keman)

(Telefon zili sesi)

(Müzik)

(Uzay dış ses) Ayı gördün mü bu gece?

(Müzik)

(Uzay dış ses) Aynı aya bakıyoruz. Sen de, ben de.

(Uzay dış ses) Annen de.

(Uzay dış ses) Bu ay bizi birleştirecek bir gün, göreceksin.

(Müzik)

(Kelebek) Limon versene bana.

-(Ateş) Nerede? -(Kelebek) Orada.

(Müzik)

(Cırcır böceği sesi) (Köpek havlama sesi)

(Müzik)

(Telefon zili sesi)

Utanmadan hâlâ...

(Telefon zili sesi)

(Ağlama sesi)

(Telefon zili sesi)

(Müzik) (Su ağlama sesi)

(Müzik) (Ağlama sesi)

Yarın sabahtan sonra ağlamayacağım.

Söz.

(Su) Ama bu akşam...

(Ağlama sesi)

Ağla, ağla bir tanem benim, ağla anneciğim.

Ağla!

(Müzik) (Ağlama sesi)

(Müzik)

(Ateş) Tamam bunlar abi.

Tamamsa tamam kardeş, eline sağlık.

-(Ateş) Sabah? -Sabah alırım ben seni, hazır ol.

-İyi uykular. -İyi geceler kardeşim.

Eyvallah. Dur, şu çöpü çıkarayım.

(Restoran ortam sesi)

Abi, ben çıkıyorum.

Aslı?

Çıktı abi o çoktan, ayakta uyuyordu kız.

(Sessizlik)

Al bakalım.

(Ateş) Bu ne abi?

Al oğlum, hasılatın yarısı.

Abi, bana...

...şey yapmıyorsun değil mi?

Ne yapmıyorum?

Kıyak!

Koçum, seni de hiçbir şeye inandıramıyoruz. Al, gel...

...bak, adisyonlar burada, hesapla.

Eyvallah abi.

Bundan sonra daha da basacağım gaza.

Çevirirsin aileni koçum sen. Ha?

Cevval oğlansın, fandoros.

Su'nun hayallerinden vazgeçmemesi lazım abi.

Annemin de yeter artık üzüldüğü, üzülmesin.

Kelebek'e de söyledim...

...ne iş olursa yapacağım bundan sonra. Senin de aklında olsun abi.

Hadi, hadi, uzun gün oldu.

Git dinleniver gayrı.

Papi, gel kızım, gel. Gel bakalım gel, gel, gel.

Hadi iyi geceler abi.

(Müzik)

(Kelebek) Abi ya, bir şey diyeceğim.

Şu Haydar'ın para hâlâ hesabımdaysa...

...Ateş'i rahatlatmak gerekir.

Geri yolladım ben onu.

Ne yapacağız abi?

(Kelebek) Kasa da boş.

-Ateş'e verdim. -Harbiden mi?

Aslansın be abi. Ben de bu gecenin hasılatını...

...Ateş'e mi versek çaktırmadan diyecektim.

Hadi ulan!

-Düşünmüş mü abin? -Aslansın abim.

Uykun var mı ulan?

-Biraz yorgunum. -İyi, iyi madem o zaman.

Ne oldu?

Kaşındım azıcık. Bir iki bir şey mi içiversek?

İçelim be abi.

-Ha! -Ha!

Hadi içelim, hadi.

(Çekmece kapatma sesi)

-(Faryalı) Ne içeceğiz ulan? -Bilmem.

(Müzik)

(Dalga sesi) (Martı sesi)

(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesi)

(Horoz ötme sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesi)

(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesi)

(Araba sesi)

(Kapı açılma sesi)

(Kelebek) Öğrendin mi sabah ezanı kaçtaymış?

(Kapı kapanma sesi)

Erkenmiş.

(Kuş cıvıltısı sesi)

-(Ateş) Ne oldu? -Ha?

Neye baktın?

Öyle, gözüm daldı.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Uyanamadıysan söyle ha. (Kapı açılma sesi)

(Kap kapanma sesi) Ben kullanayım istersen.

Onlar ne?

(Ateş) Banka ekstreleri.

Ödeyecek misin?

Haa, ödeyeceğim.

Oğlum, para nerede ulan Kelebek? Babam bakıyordu bu işlere.

En yeni ekstre geçen seneden kalma.

Gideceğim, ne kadar borcumuz harcımız varmış, ona bakacağım işte.

Ben bir şey yemedim ya. Sen aç mısın?

Ben de yemedim be oğlum. De...

...anneme yakalanmayayım dedim...

...kapının ağzında yakaladı beni, bunları tutuşturdu elime.

-(Ateş) Al. -(Kelebek) Allah be!

Oğlum var ya, çok şanslısın ha.

Niye ulan?

Anası hayatta olanlar var ya...

...bu hayatta ne sıkıntı çekerse çeksin...

...Allah'ın şanslı kullarından.

Bunu böyle bil kardeşim.

(Müzik)

(Araba sesi) (Müzik)

(Müzik)

(Telefon zili sesi)

(Müzik)

(Uzay dış ses) Bana cevap yazamadıkça...

...anneni görme şansını da kaybediyorsun.

(Aslı iç ses) Ne istiyorsun ya? Yeter!

(Müzik)

(Uzay iç ses) Seni görmek ve bildiklerimi anlatmak.

(Müzik)

(Aslı iç ses) İnanmıyorum bir şey bildiğine.

(Uzay iç ses) Sen bilirsin.

(Müzik)

(Telefon zili sesi)

(Kelebek) Efendim.

(Sessizlik)

Yok abi yok, yok. Hı hı.

(Sessizlik)

(Paspas sıkma sesi)

(Kasa koyma sesi)

(Kapak açma sesi)

(Odun düşme sesi)

Ne oldu?

Yok bir şey.

Kiminle konuştun ulan suratın beş karış?

Kırık Yusuf diye biri var Gümbet'ten, o aradı.

Kırık Yusuf mu?

Kim ki o?

Böyle gayri meşru işlerde parmağı olan biri.

-Da ben hiç bulaşmam. -Ee?

Ee'si İzmir'de araba var dedi. Çok lüksmüş.

Hatta böyle yurt dışından falan getiriyorsun ya, öyle bir şey.

(Ateş) Ama sigorta yapılamıyormuş daha.

Gemiden inmiş, bekliyor.

Anlayacağın oradan buraya getirecek...

...delikanlı adam arıyorlar. Çok da iyi para veriyorlarmış.

(Müzik)

Getirelim.

Getirelim.

Sence bu iş için neden çok para veriyorlar Ateş.

Oğlum, sigortası yok arabanın. Trilyonluk araba.

Bu riske girecek adam bulamıyorlardır.

Aferin, akıllı çocuksun.

Ben 16 yaşımdan beri kullanıyorum oğlum bu arabaları.

Ciğerlerini bilirim.

Ciğerini bilirsin, eyvallah da...

...yolda gelirken Allah korusun bir kaza bela oldu...

...böbreğini satarsın artık.

Üff be oğlum be! Ne olacak oğlum, manyak mısın sen?

(Ateş) Halimize baksana oğlum be.

Şu an iş seçecek zamanda mıyız, tırsacak zamanda mıyız Kelebek?

Soğuktan ellerim dondu be oğlum.

Yakıyorum sobayı.

Yok Ateş, hiç girmeyelim bu işe.

Vay arkadaş ya! Vay arkadaş ya!

Ben hadımım diyorum, sen çoluk çocuktan ne haber diyorsun.

Harbiden ya, büyüdü mü çocuklar?

Hah, şimdi de Üzüm yenge konuşuyor karşımda.

Şişt!

Oğlum, şu işi bir düşün bak.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Hayır Ateş.

Olacak olsa ben tamam derdim. Söylediğime pişman etme.

(Müzik)

(Uzay) Nereden böyle, nerede kaldın?

Sana da günaydın Uzay.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Cahit amcanda kaldım.

O ne ya, yatıya misafirlik? Fakirler gibi.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Yapma oğlum şunu fır fır, yapma şunu.

Ne ya? Kürek bu kürek, sağlık için.

Sağlığın için bu aralar benden uzak dur Uzay.

Hoppala, ben ne yaptım sana ya?

(Gönenç) Daha ne yapacaksın be?

O kadını geri getirdin hayatımı perişan etmek için.

Yanlış kadına âşık olduysan benim sorunum mu? Bana ne?

Bak bakalım, bundan sonra benim sorunum...

...nasıl herkesin sorunu haline geliyor.

O ne komplike tehdit öyle ya.

Göreceksiniz!

(Kuş cıvıltısı sesi)

Misafirleriniz geldi Gönenç Bey.

Al içeri.

Ne oluyor ya?

Bensiz bu yarım adada entrika mı olur?

Seni aşar bu Uzay, seni aşar.

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Gönenç) Oğlum, yapma şunu fır fır, yapma şunu.

Cahit amcan çağırdı seni.

Otelle ilgili bir şeyler isteyecekmiş senden.

Ben kimseden talimat almam. Yalnız çalışırım.

Uzay, beni sınama oğlum, sınama!

(Uzay) Ne oluyor ya?

(Kuş cıvıltısı sesi)

-Yusuf, hoş geldin. -(Yusuf) Hoş bulduk.

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Yusuf) Tam da Gönenç Bey bizi unuttu diyordum.

Sen unutulur musun Yusuf? Sen kötü günlerin arkadaşısın.

(Gülme sesi)

-Arkadaşın hası diyorsun ha? -Aynen.

Yusuf, bana Evren Ergüven'i bulacaksın.

Şu otelci Evren Ergüven mi?

Evet.

Onunla bir hesabım var.

Kabarık bir hesaba benziyor.

Şöyle birkaç gün, birkaç gece sürecek bir hesaplaşma.

Sen öyle düşün.

-Kahvaltı yaptınız mı? -Yok.

Gel kahvaltı yapalım.

(Müzik)

(Kuş cıvıltısı sesi) (Tavuk gıdaklama sesi)

Aa Hatice teyze, sen burada mıydın?

-Günaydın kızım. -Günaydın.

Yumurtan var mı?

-Sana olmaz mı? -(Yıldız) Hıh...

...sağ olasın.

(Kuş cıvıltısı sesi) (Tavuk gıdaklama sesi)

-Hadi görüşürüz. -Güle güle.

(Kuş cıvıltısı sesi) (Tavuk gıdaklama sesi)

(Müzik)

Yıldız!

Konuşabilir miyiz?

Ne işin var senin burada? Çek git buradan!

(Evren) Ya Yıldız, lütfen dinle beni.

Ben sizsiz yaşayamam.

Öyle bir yaşıyorsun ki. Nasıl yaşadın bu zamana kadar?

Ya bak, dün geceyi zaten acilde geçirdim...

...nefes darlığı, enfarktüs gibi bir şey geçirdim.

Yapma Allah aşkına! Dinleyemeyeceğim bunları Evren.

Yıldız...

...lütfen, ben...

...kızımı görmek istiyorum.

Şu eşikten içeri adımını atmayacaksın.

Lütfen bana bunu yapma. Ben...

...ben senin kocanım ya. -Ne kocası ya?

Kocam falan değilsin artık. Hiçbir şeyim değilsin hem de.

Niye, böyle mi olduk şimdi ya?

-Ben senin sırrını yıllarca sak-- -Sakın!

Daha fazla alçalma.

Korktun değil mi, herkese söylememden korktun?

Sen ne aşağılık bir herifsin ya!

Ben aşağılık biriyim. Dur bakalım...

...insanlar bunları öğrendikten sonra kim daha aşağılık olacak?

Böyle mi geleceksin eve ha, böyle mi? Bu mu planın?

(Yıldız) Daha fazla rezil etme istersen kendini.

Yıldız, özür dilerim, ben sinir anında yine böyle...

...konuştum. Tabii ki kimseye bir şey söylemeyeceğim ben. Sadece...

...Su'yu görmek istiyorum.

Senin artık gölgen bile kalmadı bu evde.

Defol git hayatımızdan!

(Araba sesi)

Ev bu mu Cengiz?

Burası abi.

(Müzik) (Araba sesi)

(Kapı açılma sesi)

Evren Ergüven!

(Bip)!

(Müzik - Gerilim)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Araba sesi)

(Kapı açılma sesi)

Su! (Kapı kapanma sesi)

Ne işin var burada?

Bak sana ne aldım. Çiçek.

Onu görüyorum.

Ama sadece çiçeği görüyorsun. Kime aldığımı görmüyorsun ki.

Laf cambazlığı mı yapmaya geldin sen?

Yoo, yani...

...çiçekler güzeller.

Sen o çiçekleri alsan da yesen mi acaba?

(Müzik) (Kuş cıvıltısı sesi)

Niye böyle yapıyorsun Su? Ben senden özür dilemeye geldim.

Ya sana bir şey diyeyim mi?

Ben şu son iki yılda özür dilemenin bin bir çeşidine maruz kalmış biriyim.

(Su) Her türlüsünü biliyorum yani.

Bana ilginç gelen şey, özür dileyecek bir şey yapmamış olman.

Bana o gevşeği mi anlatıyorsun?

Beni o herifle aynı kefeye mi koyuyorsun?

Kusura bakma, koymak istemezdim.

Hatta sana özel kefeler bile hazırlamıştım ama boşlar.

Beni kırıyorsun Su.

Ya asıl kırılan benim. Ya, sana güvendim ben, bana yalan söylemez dedim.

Sen benim gözümün içine baka baka...

Yalan söylemedim. Sadece söylemedim.

(Su) Akşamdan sabaha yeni bir argüman bulamadın galiba?

(Kelebek) Ama doğrusu bu.

Doğrusu, gerçekten hâlim yok.

Zaten daha önce de yalan söylemiştin bana.

O, kafedeki kız mevzusunu diyorsan, ben doğru olanı yaptım.

Tebrikler Kelebek. Bu sayede birkaç ayım daha gitti.

Bir ömrün yanında hiçbir şey.

Artık öğrenmişsindir kimlere güvenmen gerektiğini.

-Sen misin o? -Evet.

Ya yaptıklarından sonra bunu neye dayanarak söylüyorsun?

Sevgime.

Ben her ne yaptıysam seni sevdiğim için yaptım.

O Amerika'ya gitmeni, bu rezillikleri görmemeni istedim. Üzülme istedim.

(Kelebek) Nasıl olsa ortaya çıkacaktı.

Ben seni korumak istedim Su.

(Müzik - Duygusal)

O yüzden mi git dedin bana?

Evet.

Ölüyordum ulan ben sen gideceksin diye. Uyku uyuyamadım.

Ama sustum.

Tek düşüncem seni korumaktı. Sadece bu.

Peki...

...ne hissettin bana git dedikten sonra?

Ağladım.

Çok mu ağladın?

Aslı'ya sor.

Onun yanında mı ağladın?

(Müzik - Duygusal)

Onun yanında, abimin yanında, Mahmut abinin yanında.

O kim ya?

Tarantino'nun sahibi, yok mu tornacı?

Şarapçı değil miydi o?

Eskilerden, içmiyor artık.

Onun saçı niye o renk? Böyle Trump sarısı?

Yarım albino o.

Peki...

...sen ağladıktan sonra o ne dedi?

"Sana kız mı yok?" dedi böyle artist artist.

-Sen ne dedin? -Yok dedim. Ondan başkası yok dedim.

-Şebboy mu onlar? -Hı hı, şebboy.

Al.

Vazo var mı?

(Müzik - Duygusal)

Ne yapıyorsun ya?

Seviyorum ya, öpüyorum.

Ha.

İyi, olur öyle.

(Telefon zili sesi)

Bir rahat vermediler.

Eyvah, Ateş.

O ne ya? Kendi gelmiş gibi.

Ee...

Sonra görüşürüz, olur mu?

-Olur. -(Kelebek) Tamam o zaman.

O zaman.

(Telefon zili sesi)

(Israrlı telefon zili sesi)

Vazoya koy ama unutma.

Koyarım.

-Efendim Ateş? -Neredesin?

-(Kelebek ses) Bodrum. -Ne?

Bitez'de ama sizin evin yakınlarında değil. Aşağı, şey taraf.

Oğlum bir sus ya, buluşmamız lazım.

Ne oldu, bir sıkıntı mı var?

(Ateş ses) Babam hesapları darmaduman etmiş.

Annemin kredi kartı borcu kaç para biliyor musun?

(Kelebek ses) Kaç?

Kırk dört bin.

Oha!

(Ateş ses) Daha bu tek banka. Su var, ben varım.

Hayatım kaydı ulan benim.

Azmakbaşı'na gel de orada konuşalım.

Tamam, geliyorum.

Ha, Aslı'yı da getirsene yanında gelirken.

(Kelebek ses) O neden?

Özledim ulan, özledim.

Ha, öyle olur.

(Ateş ses) Tamam hadi, bir işim var benim, geleceğim.

Tamam, hadi.

(Kapı kapanma sesi)

Eşiniz razı mı boşanmaya?

Yani olacağını sanmıyorum. Zorluk çıkaracaktır.

Tek celsede zor o zaman Yıldız Hanım.

(Kadın) Aldatma konusunda şahidiniz varsa, o işimize yarar duruşmada.

Ya aslında gerek yok sanki değil mi öyle bir şeye?

(Kadın) Yani hem çabuk hallolması için, hem de nafaka bakımından.

Aman aman, onun bir kuruşunu bile istemiyorum.

Ne kadar hızlı, o kadar iyi. Yani bir an önce olursa çok sevinirim.

Biz açarız davamızı yarın, siz merak etmeyin. Şahidiniz var mı?

(Müzik - Duygusal)

Allah var.

(Yıldız) Yani... Neticede çocuklarımın babası.

(Kadın) Maalesef bu işler bu kibarlıkla olmuyor. Ama bir deneyelim bakalım.

Ben bir şeyler karalar, size yollarım.

-Tamam, çok teşekkür ederim. -(Kadın) Rica ederim.

(Yıldız) Ben sizi geçireyim.

(Yıldız) O zaman sizden haber bekliyorum ben.

Tamamdır, görüşmek üzere.

-(Yıldız) Hoşça kalın. -(Kadın) Sağ olun.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Gerilim)

(Ayak sesi)

Ben dedim size yok diye Yusuf Bey.

Gelirse haber vereceksin, tamam mı?

Buralarda bulursam, sağlam kemiğin kalmaz Emin.

Tamam abi, olur mu öyle şey?

(Müzik - Gerilim)

Oğlum, bu Evren fare gibi adam ya.

Kuyruğunun geçtiği yerden kendi de geçiyor.

Ne oldu bu İzmir'den gelecek araba işi?

Kelebek olmaz dedi abi. Çocuklar başkasına bakıyor.

Kelebek temiz oğlan, onun gibi temiz birini bulun.

İt kopuk olmasın, sonra dikkat çekmesin.

-Tamam mı? -Tamam abi.

(Müzik - Gerilim)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik - Gerilim)

Ne işin var burada senin ya, ha?

Kimden saklanıyorsun?

Kimseden saklanmıyorum. Ne oldu?

Bunlar ne ya, ha?

Bütün borcu annemin üstüne bırakmışsın.

Ne oldu? Fazla mı geldi?

Şu hâle bak. Sen nasıl adamsın ya?

Oğlum, aylardır o ev nasıl dönüyor zannediyorsun?

Ha?

(Evren) Ben niye oteli satalım diye (Bip) yırtıyorum?

Madem aile reisliği oynamayı seviyorsun, hadi, elini tutan mı var senin?

Öyle artistlik yapmayı biliyorsun.

Öderim. Tamam?

(Ateş) Ben senden bir şey istemeye gelmedim buraya.

(Evren) Niye geldin evladım?

Bundan başka borcumuz var mı, harcımız var mı...

...nereye ne kadar borcumuz var, onu sormaya geldim.

Ulan, ne fark eder be? Nasıl olsa ben ödeyeceğim hepsini.

Ne diyorsun ya? Ne sen ödeyeceksin?

Ateşciğim.

Sen şu anda ne annene ne eve bakabilirsin.

Nasıl olsa eninde sonunda kuyruğunu kıstırıp geleceksin.

Ölürüm de gelmem.

(Müzik - Gerilim)

Hayat uzun.

Ve biz bir aileyiz evladım.

Bu lafı söylemekten bıkmadın değil mi?

(Müzik - Duygusal)

Umarım bir gün beni anlarsın.

Keşke o gün...

...o tekneyle defolup gitseydin hayatımızdan.

En azından bu rezilliklerini görmüyor, bilmiyor olurduk.

(Ateş) Hani sana dedim ya o gün...

...artık sırtımı dayayacağım bir babam yok, yalnızım diye.

Senin gibi babam olacağına, dört yanım uçurum olsaymış daha iyiymiş.

(Müzik - Duygusal)

Konuş, konuş sen böyle.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Allah cezanı versin Evren.

Anne, anne ne yapıyorsun?

Benim onlar, benim.

Ne bunlar?

Hiç.

Oh, sen ne sandın ki?

Baban yaranmaya çalışıyor sandım.

Ha yok, benim onlar.

Anne.

Sana bir şey anlatayım mı? Kafan dağılsın.

Hiç hâlim yok kızım.

Ya anne.

Ya bak ne dedik Ateş'e?

Ben de iyi değilim ama ne yapalım?

Bak, sen öksürünce ben hasta oluyorum.

Kim senin böyle gözünü parlatabildi bakayım böyle bir günde?

Kelebek aldı.

Allah Allah.

Bu Kelebek ne iyi bir çocuk ya.

Papi'ye bakıyor, çiçek alıyor, ha?

İsviçre çakısı gibidir o.

Bak, bak, bak. Gururlanmaya bak.

Ee, çok tatlı. (Gülme sesi)

Hadi kızım, ben biraz yatıyorum.

Anne, dur, ne yatması ya? Geçti başın falan.

Yavrum, yatmayayım da ne yapayım?

Vallahi düşünmekten keçileri kaçıracağım artık.

Lokantaya falan mı geri dönsen?

Böyle bir hava değişikliği, iyi olur.

Hiç hâlim yok vallahi.

Fava falan yaparsın.

Böyle babamı düşünerek ezersin baklaları, ha?

(Gülme sesi) Deli kız ya.

(Su) Bak, bir yerde okumuştum.

Böyle belli bir yaştan sonra kızlar annelerinin annesi oluyormuş.

-(Yıldız) Allah Allah. -(Su) Hı hı.

Sen o yaşta olduğunu mu düşünüyorsun? Daha var ona.

(Yıldız) Şimdi bu yaşta değil.

-Bugünlük. -Bugünlük?

Sen beni bırakmayacaksın yani bugün, ha?

Cık.

Hay Allah'ım ya Rabb'im, ya resul Allah.

-Oh ya, ha şöyle. -Ay çocuğum benim, güzel kızım.

Annem.

Çocuk neyi tutsa elinde kalıyor ya.

İyi vallahi Alara'yı dağıtmadı o günlük meselesinden.

Koşturmaktan fırsat bulamadı ki.

Dağıtacak. Sen benim umudum var diyorsun.

Kızım, sen ne biçim insanları sokuyorsun evine?

Ya Kelebek, babam gibi konuşmasana abuk sabuk.

Ne bileyim ben işte, girmiş.

Of, ne yapacak şimdi bu çocuk? Borç morç, yine tükendi.

Ha, bir tek o çocuk var dünyada değil mi?

Onun bir kız kardeşi yok.

O da benim canım ciğerim. Pırlanta bir insan.

Ne yaptı? Affettin mi seni?

Vahşi cazibe kızım, affetti tabii.

Ya Kelebek, senin odanda küçük bir ayna var ya, onun büyüğünü mü alsak acaba?

Tamamını görmüyorsun herhalde.

Niye? Çirkin miyim ben?

Sakal bırak sen, sakal, iyi gelir.

Ara, Dandik Yusuf'u ara.

Dandik Yusuf kim ulan?

Oğlum, sabah dedin ya işte Dandik Yusuf, ara.

Dandik değil o, Kırık Yusuf, Kırık.

Ne haber sevgilim?

Sevgilim mi?

Ha, neyim diyeyim?

(Ateş) Ara kardeşim şu Yusuf'u.

Yok abiciğim, hiç bulaşmayalım o işe.

Kelebek, iş seçecek durumda değiliz oğlum.

Onu beğenmedim yok, bunu beğendim, neyse falan.

Oğlum yok ulan, böyle durumları geçtik, aştık biz artık.

BDDK peşimde ulan, annemi kara listeye yazmışlar.

Ne iş, o iş?

Ya bir şey değil ya. Şimdi lüks arabalar var, sigortası olmayan arabalar.

Jokeylik yapacağız.

Kırık Yusuf şu şey değil mi ya?

O lazerli diskoyu işletiyordu bir ara.

Hı.

O karanlık, Ateş, o iş olmaz. Kim bilir o arabanın arkasından ne çıkacak?

(Ateş) Ya ne çıkacak Aslı?

Bu lafı söylemeyi hiç sevmiyorum ama...

...fasulye tanesi gibi pamukta mı yetiştirdiler seni?

(Gülme sesi)

Bence seviyorsun, ha?

Ara kardeşim şu Yusuf'u, hadi kardeşim, hadi.

Arkadaşlar, İzmir'e gidip geleceğiz ya. Anı anı, bak neler yaşayacağız.

Kredi kartının minimumunun minimumunun minimumunu ödeyeceğiz.

Size de çöp şiş ısmarlayacağım.

Uf, tamam tamam.

Yalnız bak, adama aramızda Cat Stevens diyeceğiz.

Yusuf, eğer yani abim Yusuf'la iş yaptığımızı duyarsa...

...bizi dolma niyetine oyar, kabak çiçeği gibi... Anladınız.

Tamamsa artık geçmiş olsun.

(Müzik - Hareketli)

(Restoran ortam sesi)

(Erkek) Yalnız bizim kaşarlı mantar gelmedi.

Ulan Kelebek, gidecek günü buluyorsun.

Bizim de börülce vardı.

Ulan, görümcene başlayacağım şimdi senin.

Aa, çok ayıp, müşterine böyle küfür edilir mi?

Kim biliyor musun bunun görümcesi?

Ay, hiç ilgilenmiyorum.

Zarife yok muydu bizim ortaokulda?

Zarife? Ee?

O işte.

-Hiç vermiyorum o zaman börülceyi. -(Faryalı) Ver, ver.

Görümceden çekti, börülceden çekmesin gayri.

Börülceniz.

Afiyet olsun.

(Doğrama sesi)

On üç yaşından beri domates kesiyorsun, hâlâ öğrenemedin şunu, ver.

Kızım, bizim de kendimize göre bir üslubumuz var.

Ha, mıncıra mıncıra.

Ver şunu ver, çekil.

Sen balıklara bak, hadi.

(Yağ kızarma sesi)

(Müzik - Hareketli)

(Müzik - Gerilim)

Kelebek mamulatı almaya çıkmış.

İyice sermişler mi Cengiz?

Bana gelene kadar bozulmasın?

Usulüne göre şey yapmışlar abi, taze gelecek.

-Kızı ne yaptınız? -O evde abi, ağlıyormuş.

Anası da çok ağlardı.

Kız çocuk yapma Cengiz, yeminle söylüyorum. Kız çocuk, babayı bitiriyor.

Erkek olsun, it olsun. Kızarsın, döversin, olmadı, kovarsın.

Kelebek... Kelebek iyi olmuş.

(Araba sesi)

-Uyudu mu? -Uyudu.

(Aslı) Uyumadım ki.

Daha çok var mı?

Çıkamadık ki daha.

Kalkayım mı? Omzun acıdı mı?

Cık, saçlarını kokluyorum ya, gel.

Arabayı keşke Sinop'tan alsaydık.

(Müzik - Duygusal)

(Deklanşör sesi)

(Deklanşör sesi)

(Mesaj zili sesi)

(Su dış ses) Çiçeklerime bakıyorum.

(Kelebek dış ses) İyi bak, özel okul parası verdim onlara.

(Kelebek dış ses) Ama sana az bile.

(Müzik - Duygusal)

(Su dış ses) Toparladın namıssız.

(Müzik - Duygusal)

Ne sırıtıyorsun ulan?

Ha, yok bir şey ya, öyle bir fıkra geldi de aklıma.

E anlat.

Saçma sapan bir şey, papağanlı mapağanlı, boş ver.

(Müzik - Duygusal)

(Cırcır böceği sesi)

Ben gideyim.

Sen bilirsin.

Ya da hadi ben de bir çay içeyim.

Hah şöyle be, hah şöyle, koyuver gel.

(Müzik - Duygusal)

(Su sesi)

(Yıldız) Ah.

(Müzik - Duygusal)

Çeşmenin orada nasıl götürürdük babandan gizli gizli.

Sen içerdin vallahi, ben değil.

Arkadaş, bütün kötülüklerin babasıyım ben ha.

(Gülme sesi)

Sence burası bize bakar mı Faryalı?

Bakacak.

Huzur olduktan sonra.

Ne derdi baban rahmetli, hatırlamıyor musun?

Ayrık otu olmadıktan sonra bir kova suyla bile coştururum ben bu bahçeyi.

(Müzik - Duygusal)

Sana bir şey söyleyeceğim.

Ya bizim Su...

...galiba Kelebek'e âşık oldu.

(Gülme sesi)

Bizim Kelebek de damlarda geziyor be aşkından.

(Gülme sesi)

Yalnız kadere bakar mısın?

Nasıl kaldıysa içimizde.

Bir kuşak sonra dayanamadı, pırtlayıverdi bir yerden.

Oluyor mu öyle?

Genetik kızım.

Ah genetik, biz sana ne ettik?

(Gülme sesi)

(Müzik - Duygusal)

Sen konuştun mu Su'yla?

I ıh.

Sen Kelebek'le konuştun mu?

Bir şey konuşuyor da ben anlamıyorum ne konuştuğunu.

Ağzında geveleyip duruyor.

Kız çocuğu öyle mi? İncelikli. Bizimkisi öküz.

Bana mı anlatıyorsun?

(Müzik - Duygusal)

Bana mı diyorsun öküz?

(Gülme sesi)

Öküz olsan iyi.

Öküzün hiç olmazsa huyu suyu belli.

Ben senin hangi anına sen diyeyim?

Bu anıma de.

Kaç yıldır ilk defa bu an mutluyum.

Hangi an?

(Müzik - Duygusal)

Bu an.

Şimdi.

(Müzik - Duygusal)

Gerçi şimdi kapı çalar, keyfimiz kaçar da...

(Vurma sesi)

...şimdi mutluyum.

(Su sesi)

(Faryalı) İçmeyecek misin?

(Yıldız) Yok, sen iç, ben çay içiyorum.

Emin misin?

Evren, Evren girmeyeceksin oraya.

Oraya girmeyeceksin.

Sana mı soracağım ulan nereye gireceğimi?

Bana soracaksın tabii. Beni çiğnemeden Faryalı'ya o sırrı söyleyemezsin.

Ulan gerekirse çiğneriz. Sen yataklık ediyorsun değil mi bunlara?

Onlar benim dostum.

Sen bilir misin dost nedir ha?

Yürü git ulan işine.

(Müzik - Gerilim)

Allah belanızı versin.

(Yusuf) Evren!

(Ayak sesi)

Kaç Evren, kaç.

(Müzik - Gerilim)

(Erkek) Yusuf abinin sana itimadı tam.

Arabayı Bodrum'da teslim et, orada alacaksın parayı.

Eyvallah abi.

(Vurma sesi)

-(Ateş) Yavrum benim be. -Çocuk gibi.

(Gülme sesi)

Pişt.

(Anahtar sesi)

Gözünü seveyim Ateş, yavaş yavaş, sakin sakin, tamam mı?

Heves kırıcısın be oğlum. Tamam.

Aslı, sana emanet ediyorum bunu.

-Bende. -(Kelebek) Hah.

(Kelebek) Bak birader, bir şey olursa var ya, oyarlar.

Biliyorsun Yusuf abi nasıl bir model.

Bir şey olmayacak oğlum. Bende, merak etme.

Hadi inşallah.

Aslı.

Hadi kazasız, belasız.

Hadi sevgilim.

(Müzik - Hareketli)

(Araba sesi)

(Korna sesi)

-Sevgilim, hazır mısın? -Hazırım.

(Araba sesi)

(Araba sesi)

(Müzik - Hareketli)

(Araba sesi)

(Gülme sesi)

(Gülme sesi)

Ne özlemişim ya. Sese bak, sese. Bak.

(Araba sesi)

Seni var ya, ilk kez böyle görüyorum.

-Nasıl? -İşte böyle yaramaz, afacan.

Sen beni bir de İstanbul’dayken görecektim kızım.

Ben seni görürdüm de sen beni görür müydün acaba?

Ya ben kör olsam görürdüm seni be, kör, kör.

Hiç sanmıyorum.

Sen benim sevgimi hafife alıyorsun ha.

Şişt, benim sevgim en az 350 beygir.

Yavaş dedik yavaş, hayvan herif. Arabayı dağıtacaksın, milyon dolarlık araba.

Adamın asabını bozuyorsun ya.

(Müzik - Hareketli)

(Araba sesi)

Ya bir şey diyeceğim ya. Biz bu arabayı vermeyelim bu dandik Yusuf'a.

Gidince konuşayım ben, bir üç beş gün daha takılalım biz bununla, ha?

Kendisi öyle konuşularak anlaşılacak bir tip değil Ateşciğim.

Ya sen sevgilini tanımıyorsun ha.

Benim konuşup ikna edemeyeceğim kim var şu hayatta?

Özgüvenlere gel. Ergüven is full özgüven.

Bunu söylemene de bayılıyorum ha.

Mükemmel İngilizce vallahi. Sen niye kalmıştın Aslı sınavdan?

Hakikaten ya, neden kaldım acaba?

(Müzik)

(Araba sesi)

Sizinle mi uğraşacağım ben ya?

"Eklemedir koca konak"

"Ekleme aman aman"

Haydi bre!

"Nazlı da yârim yine yine geldi"

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Araba sesi)

-Ne oluyor ya? -Korkma sevgilim, bir şey yok.

Kesin hız sınırını geçtin.

Alacağın parayı da cezaya vereceksin.

Ya hiçbir şey olmayacak sevgilim ya, kontrollüyüz.

Bir tık altında kalmışızdır, merak etme.

(Müzik - Gerilim)

Ehliyet, ruhsat değil mi komiserim? En sevdiğim şey.

Şu ruhsatımız.

(Bip)!

Ne oldu?

Ben ehliyeti pideciye verdim.

O ne demek ya?

Ya o gün işte param çıkışmadı, ben de ehliyeti emaneten pideciye verdim.

Tebrik ediyorum Ateş, şimdi mi geldi aklına?

Sevgilim, nereden bileyim, benim arabam mı var, ha?

Ehliyet peşinde mi koşuyorum ben? Unutmuşum işte.

(Komiser) Beyefendi, iner misiniz?

(Kapı açılma sesi)

Ehliyet yok mu?

Komiserim, şöyle yapalım.

Benim telefonumda ehliyetin fotoğrafı var. Oradaki numarayla siz sorgulatın.

Olmaz öyle şey, olur mu?

Emanet araba komiserim, lütfen ya.

Olmaz kardeşim, Allah Allah.

Ya Memur Bey, bakın, biz öğrenciyiz ya, harçlık için yapıyoruz bu işi.

Bu seferlik şey yapsanız, ne olur.

Olmaz.

Olmaz o şekilde.

O ne? Bir ses mi geldi?

(Müzik - Gerilim)

Ne var bagajda?

Bagajda...

Aslı, ne var bagajda?

Senin bagaj değil mi kardeşim? Sen biliyorsun ne olduğunu, Allah Allah.

Sefer.

Şu aracı bir incele.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı: Nezahat Şalkamcı

Seslendiren: Emine Kolivar

Alt Yazı: Nuray Ünal / Çağıl Doğan / Feride Tezcan / Ece Naz Batmaz

İşaret Dili Tercümesi: Berrak Fırat

Son Kontroller: Fulya Akbaba / Beliz Coşar / Samet Demirtaş

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

(Müzik - Jenerik)

(Müzik - Jenerik)

(Müzik devam ediyor)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.