All language subtitles for 163_tr (kanal7izle)

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal) Download
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bu dizinin betimlemesi TRT tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

Erişim www.seslibetimlemedernegi.com

Sesli Betimleme Metin Yazarı ve Seslendiren

Erişim www.seslibetimlemedernegi.com

Sesli Betimleme Metin Yazarı ve Seslendiren

Erişim www.seslibetimlemedernegi.com

Sesli Betimleme Metin Yazarı ve Seslendiren

Erişim www.seslibetimlemedernegi.com

Sesli Betimleme Metin Yazarı ve Seslendiren

Erişim www.seslibetimlemedernegi.com

Yalnızız

Odamızdayız ve sen bana içinden gelerek koşacağım dedin.

Babaannem.

Babam nereye gitti anne?

Yoksa bizi bırakıp gitti mi?

Ah sultanım aklın hepten karıştı senin.

Şimdi de anne baba mı olduk sana?

Yok gitmedi bir yere birazdan gelir.

Biz toplanmaya devam edelim.

Madem gitmedi çağır babamı gelsin buraya.

Tamam sen buradan bir yere ayrılma ben geleceğim.

O telefonu kapatır mısın?

İnanır mısın sorun olacağını hiç sanmıyorum.

Onun gerçekliğine uyumlanın tek çare bu.

Hadi hadi çağır babamı.

Sırf senin için Zümrüt Sultan.

Sen iyi ol diye yapacağım bunu.

Merak etmeyin o işi mutlaka hallederim.

Telefonu kapatır mısın kocacığım?

Yani anlayacağım babaannem için öyle söyledim.

Doktor bize onun gerçekliğine uyumlanmamızı söyledi.

Biz onun annesi babası gibi davranmak zorundayız.

Anladım.

Belki de bir gün hiç kimse için değil içinden gelerek kalpten bana kocan dersin.

Belli mi olur?

İşte biz o zaman gerçekten aile oluruz seninle aile.

Aile de olacağız kocam da diyeceksin Zeynep biliyorum.

Anne.

Baba hadi köydeki evimize gidelim artık hadi.

Doğduğum evden bahsediyorum ama dedem yıllar önce o arsayı da evde satıp buraya yerleşmiş.

Ben de açıklama yapacağım.

Hakan hemen bana bir köy evi ayarla acil.

Gerek yoktu açıklardım bir şekilde.

Zümrüt Sultan'ın gerçeğine uyumlanmamız gerek.

Yoksa iyileşmesi gecikir.

Haklısın.

Sen de istersen fazladan bir şeyler alayım.

Kaç gün kalacağımız belli olmaz.

Ben unutmadan egeçlerini de alayım da sonra hazırlanırım.

Sağ ol.

Bir kaç parça eşya alıp çıkacağız.

Hadi.

Güzel kızım.

Her şeyle beraber bunu da yapmamış mıydım?

Sen benden gerçekleri saklayıp beni bir yalana inandırdığında.

Kalbimde bize dair ne varsa yanık kül oldu zaten.

Kıyamadın demek.

Ne kadar inkar etsem de.

Sen de beni seviyorsun Zeynep.

Başkalarının mutsuzluğunda teselli bulmak.

İşte bu yüzden bir korkak ve zavallı gibi hep karanlıkta yaşayacaksın.

Dilin başka kalbin başkası ölüyor.

Bunu sakladığın gibi sevgini de saklıyorsun kalbinde.

Ama bilmiyorsun ki.

Doğum toprakta gizlenirse yeşerir.

Eğer bana borcunu kapatmazsan Yeşilpınar'da ne kadar kuşu varsa ötmeye başlar anladın.

Evde çekmenin kaldı senin umursamam bile parayı hazırla.

Ah be Tekin ah be Tekin.

Acil parayı bulmam lazım.

Yoksa biterim ben.

Canım sen burada mıydın?

Ne oldu?

Durgunsun.

Bir şey mi oldu?

Yoksa yeni yurt dışı meselesi mi?

Tekin bak konuştuk bunu.

Ben ailemi bırakıp gitmem gidemem.

Anla bunu lütfen.

Biliyorum.

O yüzden seni daha fazla zorlamayacağım.

Ben tek gitmeye karar verdim.

Nasıl?

Beni bebeğimizle yalnız bırakıp gideceksin yani öyle mi?

Sizin için Gülhan yavrumuz için Halil'le olan olayları biliyorsun.

Burada artık onun eline bakamam.

Yurt dışına çıkacağım yavrumuz için elimden ne geliyorsa yapacağım.

Sen de beni anla lütfen.

Hayır ben sensiz yapamam böyle bir şeye asla izin vermem.

Aklımda bir iş var ama biraz sermaye ihtiyacım var.

Yurt dışında birikim yapıp sonra da...

Hayır olmaz dedim benden uzakta olmaz.

Tamam o zaman sermaye için bana yardım et karıcığım.

Eğer vekalet verirsen istediğim işi kurabilirim.

Sen burada bebeğimize bakarken ben de işimde çalışırım didinirim.

Hep yanınızda olurum hep.

Tamam senin neye ihtiyacın varsa halledelim beraber.

Ama yeter ki beni bırakıp gitme.

Gerçekten canım karım benim canım karım.

Sakın yalnız bırakma.

Ne demek borcumu sildim anne?

Biz aile değil miyiz?

Aile arasında borç harç mı olurmuş?

Aile içinde hainlik de olmaz değil mi kuzum?

Ama oldu.

Madem birileri benimle yarışmak isteyip hodri meydan.

Bu yarışmayı alnımın teriyle kazanacağım.

Hiç öyle borç morç üzerine oturtmayacağım sizi.

Tamam yarışalım öyleyse.

Ben de alnımın teriyle yarışmayı kazanıp sana olan borcumu öderim.

Evet kazanacak benim karım.

Bak hele ananın değil karının yanındasın demek.

Anne başka çare bırakmadın ki hala inat ediyorsun.

Ben dururken hiç biriniz kazanamaz.

Bursuna heveslenmeyin.

Ben tam destekçiyim Sermiş'im.

Dile benden ne dilersen.

Ben de.

Kim tutar ablamı be?

Ben tutacağım be.

Ben dururken hiç birinizin esamesi bile okunmaz.

Ben tek siz hepiniz.

Hadi bakalım.

Her kusurunuzu da affetmeyeceğim.

Karıcığım puanımıza ona göre.

Hemen provaya başlamam lazım benim Eren.

Sana liseyi vermiştim zaten.

Onları al eksik gidip bir şey olmasın.

Tamam hayatım alacağım.

Hanım köylüye bak hele.

Zümrüt hanım için istediğimiz her şeyi tek bir çantada topladım Zeynep hanım.

Tamam Arzu çok sağ ol.

Zeynep bir şeye ihtiyacın olursa mutlaka ara beni tamam mı?

Benim şu an ihtiyacım olan tek şey babaannem bir an önce toparlaması.

Sen de dua et ki köy havası yarasın.

Edeceğim.

Edeceğim.

Umarım kaynananın aklı bir daha hiç yerine gelmez.

İşte o zaman kızının elinden çekeceğin var Tülay.

Tamam mıyız Cemil? Hepsini yerleştirdin mi?

Tamamdır Ali bey yerleştim.

Ali evin anahtarını kapının üzerine bıraktılar.

Konumu da mesaj olarak attım ben sana.

Gördüm gördüm.

Sağ ol.

Siz de hazırsanız çıkalım isterseniz.

Allah'a ısmarladık.

Görüşmek üzere.

Güle güle.

Yolunuz açık olsun.

Görüşmek üzere.

Güle güle.

Yolunuz açık olsun.

Yolunuz açık olsun.

Dur.

Tülay hanım.

Köy ortamı Zümrüt hanıma iyi gelecektir diye düşünüyorum.

İnşallah.

Uzaklaşmak herkese iyi gelir.

Zümrüt hanım da toparlayacak.

Ya Tülaycığım.

Benimle uğraşacağına kayınvalidenle ilgilenseydin...

...bundan hiçbiri yaşanmayacaktı.

Zümrüt Zeynep'in en kıymetlisi biliyorsun değil mi?

Eğer o iyileşmezse...

...Zeynep bunun faturasını sana kesecek.

İşte o zaman da...

...konağa bir daha gelmek için hiçbir bahanen kalmayacak.

Yazık.

Yoksa sen mi arkamdan iş çevirdin Songül Baroş'u?

Osmanlı mutfağından bir işler olsun dedim.

Şöyle değişik.

Herkesin yapmadığı bir işler olsun.

Çok iyi düşünmüşsün Sermiş'im.

Benim yerime de böylesi yakışır zaten.

Şehzade kebabı...

...kestaneli iç pilav...

...ohoo...

...abla bunlar baya zahmetli iş.

Daha kolay bir menü mü hazırlasak?

Yaparım ya.

Herhalde...

...yani tarife uydu mu...

...hepsi olur.

Bakayım ben geliyorum.

Efendim Vahri.

Kaç gün geçti sende tık yok.

Ödü mü yapacaktın?

Ayol daha yeni bir kucak dolusu bilezik parası verdim.

Şşş...

...aloo...

...atar gider yapma...

...alırım havanı.

Bir iki güne yeri ödeme istiyorum.

Yapmazsan sabrım taşar.

Taşarsa ne olur bilmek istemezsin.

Özür dilerim Selmoş.

Benim bu yarışmayı kazanıp...

...o parayla borcumu ödemem gerek.

O yüzden de seni kazanmaman lazım.

Geldik hadi in bakalım.

Gel.

Hoppala.

Tamam.

Ayy...

...evimize geldik.

Hadi, hadi içeri girelim hadi.

Hadi gidelim.

Siz geçin...

...ben valizleri getireyim.

Eyvallah.

Ayy...

...yavaş yavaş.

Gel bakalım.

Gel bakalım.

Anne hatırlıyor musun, şu çek yatağı uzanırdım da sen saatlerce saçımı okşardın.

Yine yapacaksın değil mi?

Tabi tabi yaparım yine.

Yalnız burası baya soğuk soba yakmak lazım.

Odun yok o zaman ben biraz odun kırıp geleyim.

Ben de eşyaları yerleştirip toparlarım buraları.

Gel sen otur.

Efendim.

Bacaklarını da örtelim.

Efendim.

Yalnız hava kararmadan odunun işini halletsen iyi olur.

Ben hemen kırıp geleyim.

Efendim.

Siz ne çok seviyorsunuz birbirinizi.

Efendim.

Sen üşümüyorsun değil mi?

Gel bakalım.

Bak birazdan yakacağız sobayı o zaman iyice ısınırsın değil mi?

Hadi ben şu eşyaları yerleştireyim.

Tamam.

Efendim.

Efendim.

Ne kadar da çabuk kırmış odunları.

Efendim.

Yakalanınca öyle kaçarsın işte.

Efendim.

Odunlarımız tamam.

Çok soğuk, üşüyorum ben.

Birazdan yanacak sobamız ısınırsın hemen.

Tamam.

Soba yanana kadar soğuğu hiç düşünme.

Mesela koyunları düşün, kuzuları düşün, çiçekleri düşün.

Sevdiğin ne varsa düşün.

Onlar için ısıtır belki.

Efendim.

Efendim.

Tamam, yandım.

Soba tamam.

Bir de sıcacık bir çorba hazırlarım ben şimdi.

Tamam.

Ben de bir elimi yüzümü yıkayayım, geleyim.

Efendim.

Efendim.

Efendim.

Efendim.

Aşkım çok iyi gidiyorsun.

Nefis koktu.

Tadına bakmak için sabırsızlanıyorum şu an.

Peki varsın.

Sen olmasaydın başaramazdım.

Ben her zaman yanındayım senin.

Güzel karım benim.

Bak bakalım.

Ama beğenme beğenme doğruyu söyleyeceksin tamam mı?

Yoksa kazanamam bak.

Tamam.

Aşkım şahane olmuş mükemmel.

Gerçekten mi?

Gerçekten çok iyi.

Abartmıyorsun değil mi Eren?

Aşkım abartmıyorum çok iyi.

Tamam o zaman bir de şuna bak.

Müthiş olmuş.

Bu da çok iyi.

Eren.

Sen de hepsine metiyeler düzdün.

Bak moralin bozulmasın diye beni kandırmıyorsun değil mi?

Allah Allah.

Aşkım niye kandırayım seni?

Neyse onu söylüyorum.

Hem bu işin ucunda borcumuzu ödemek var değil mi?

Gel otur şuraya bak.

Sen de bak bir bana.

Şundan başla bak.

Gerçekten çok güzel olmuş.

Bence de.

Bence kesin birini sen olacaksın.

Zaten sen Merve ve teyzem bana beş tane puan verirsiniz.

Ama anne kesin her şeye bir kulp bulacak ve bana biri verecek.

O zaman da Sunucu karar verecek.

Sence Sunucu benim yemeklerimi daha çok beğenir mi Kıymet anneninkinden?

Aşkım niye beğenmesin?

Bak on dakika önce sorsaydın asla verirdin.

Ama şimdi tadına baktın.

Ve inanılmaz güzel.

Bence birinci sen olacaksın.

Ben biraz daha yiyeyim.

Çok beğendim.

Eline sağlık.

Hadi bakalım sıra ilacımızı içmeye geldi.

Anne ilaçlarımı içiyorum diye bir daha hasta olmayacağım değil mi?

Çok yorulduk bugün.

Ben senin yatağını hazırlayayım sen güzelce dinlen olur mu?

Dur beraber halledelim.

Hadi bakalım.

Hadi bakalım.

Hadi bakalım.

Canım benim.

Haydi gel yat.

Yat bakalım rahat edecek misin?

Örtelim şöyle.

Oh çok rahat.

Baba, bana hikaye anlatacak mısın bu gece?

Hikaye mi?

Anlatayım tabi.

Dinlemek istediğin bir hikaye var mı?

Her zamankinden. Gerçekle yalanın hikayesi.

Bu sefer bir değişiklik yapalım mı? Sen anlat bize hikayeyi olur mu?

Olur. Oturun o zaman. Otur.

Baba sen de otur.

Sen anlat bize hikayeyi olur mu?

Olur. Oturun o zaman. Otur.

Baba sen de otur.

Şimdi bir efsaneye göre gerçekle yalan bir gün buluşmuşlar.

Gerçek yalana bugün hava güzel mi diye sorunca yalan doğruyu söylemiş, çok güzel demiş.

Gerçek etrafına bakınmış, gözlerine gökyüzüne dikmiş, hava çok güzelmiş, yalana inanmış.

Sonra bir kuyunun başına gelene kadar ikisi çok güzel vakit geçirmişler.

Kuyunun başına gelince yalan gerçeğe gene doğruyu söyleyip su çok güzel, banyo yapalım demiş.

Gerçek de şüpheyle suya bakmış, çok güzelmiş.

Hemen soymuşlar, yüzmeye başlamışlar.

Sonra birden yalan fırlamış, gerçeğin kıyafetlerini giymiş, kaçmış.

Çıplak kalan gerçek arkasından bakmış, aramış onu etrafa bakmış, yok.

Ama çıplak gerçeği gören herkes onu hor görmüş, öfkeyle bakmışlar.

Çıplak gerçek kuyuya dönmüş, bir daha da ortadan yok olmuş.

Yalan, dünyanın her şehrinde gerçeğin kıyafetlerini giyip insanların içinde yaşamış.

Çıplak gerçeği de bir daha hiç gören olmamış.

Masumun sultan.

Babamı kaybettiğimiz günden beri böyle.

Annesini kaybettiğimiz günden beri böyle.

Babamın kaybettiğimiz günden beri böyle.

Annesini kaybedene öksüz, babasını kaybedene yetim deniyor da.

Evladını kaybedenin bir adı yok işte.

Çünkü o acının bir adı yok.

Çünkü o acının bir adı yok.

Baba.

Baba.

Baba.

Baba.

Canım.

Tamam canım.

Buradayız biz korkma.

Buradayız biz.

Provayı bitirmişsin.

Evet, tahmin ettiğinden daha kolay oldu.

Ben de tadına bakmak istiyordum. Geç mi kaldım yani?

Yoo.

Bak bakalım beğenecek misin?

Selma şu.

Bunu gerçekten sen mi yaptın bebişim?

Kıymığın bu yemeklerle hiç şansı yok bence.

Berabere kalırsanız sonucu kesin seninkini beğenir.

Merve ile ben zaten sizin puana yanına bile yaklaşamayız.

İki yüz biri kazandın say.

Merve ile ben zaten sizin puana yanına bile yaklaşamayız.

İki yüz biri kazandın say.

İnşallah teyze.

Şu borcunu kapatalım başka hiçbir şey istemiyorum gerçekten.

Muhteşem yapmış.

Bir yolunu bulup tarifleri değiştirmem lazım.

Üzgünüm Selmoş'um ama başka türlü o mafya bozuntusuna borcumu ödeme şansım yok.

Affet beni.

Teşekkür ederim.

Yalan gerçek gibi giyinmiş...

...içimizde yaşamaya başlamışım.

Anlamadım, bir şey mi demek istedin?

Aramızdaki karı koca oyununu, sen benden daha iyi oynadın.

Yani diyorum ki, acaba sen de dünyadaki herkes gibi, kalbindeki gerçeği görmezden mi geliyorsun Zeynep?

Sen böyle her dinlediğin hikayeyi ciddiye alıyor musun yine?

Ben şu tavrı o kadar iyi biliyorum ki, ne zaman bir durumdan kaçmaya kalksan, bu tavra biriniyorsun.

Ne alakası var?

Bence sen böyle yalan dolan şeyler söyleyeceğine yat, uyu. Burası köy, sabah ezanıyla kalkılır erkenden.

Peki, ya sen?

Yok, ben uyumayacağım. Babaannemin başında bekleyeceğim.

Tamam.

Beşiktaş.

Tamam.

Hayırlı sabahlar.

Hayırlı sabahlar. Günaydın.

Hayırlı sabahlar.

Bugün nasılsın?

Çok iyiyim anne, çok güzel uyumuşum.

İyileşmemiş hâlâ.

Baba, bugün bostan ekeceğiz değil mi? Mevsim geçince ekmek olmaz demiştin.

Canım benim, şimdi tohum falan almak gerekir, yarın hallederiz onu.

Aa, ya geç kalırsak? Bugün ekelim, bugün, bugün.

O bostan bugün ekilecek.

Söz vermişim, bugün.

Bugün.

Sen neden içmedin Gülhan? Kahve bu ara biraz çarpıntı yapıyor bana ondan.

Zümrüt Hanım nasıl oldu acaba? Zeynep'le konuştunuz mu hiç?

Yok, erken diye aramadım. Bir arayayım bakayım şimdi nasıllar.

Duymadı herhalde. Biraz olsun kendine gelmiş olsa bari.

Bir mesaj atın isterseniz.

Haklısın, atayım.

Hadi karıcığım, geç kalmayalım.

Biz odaya çıkıp hazırlanalım, afiyet olsun size.

Sağ ol canım.

Zeynep'in yerinde olsam ben de açmazdım telefonunu. Babaannesinin hâli ortada.

Babaannem dün nasılsa bugün de öyle. Hiçbir gelişme yok.

İyi haber yok galiba.

Boşuna ümitlenme. O kadın bundan sonra düzelemez.

Sen yaptın değil mi?

Kadını doldurdun, aklını karıştırdın, o da ilaçlarını almaktan vazgeçti.

Yok artık, ne güzel ya. Hem suçlu hem güçlü. Yap et, sonra da günah keçisi ara.

Ben o kadına hiçbir şey yapmadım.

Ben o kadına hiçbir şey yapmadım.

Ben o kadına hiçbir şey yapmadım.

Ben o kadına hiçbir şey yapmadım.

Sonra da günah keçisi ara. Ben o kadına hiçbir şey yapmadım.

Ne olduysa senin ihmakârlığından oldu.

Ne yapacağım ben?

Bu sonradan görme haklı.

Zümrüt Hanım iyileşmezse Zeynep beni asla affetmez.

Burada kalabilmemin tek yolu onun aklının başına gelmesi.

Bu yeter.

Bu ilacı aç karnına içmen gerekiyor.

Sen de.

Tamam.

Hakkımın kahvaltılık işleri aldım orada vardı dede.

Sette onda.

Onlar eskiden kahvaltıda çorba içerlermiş.

O öyle deyince ben de ses çıkaramadım.

Siz neden yemiyorsunuz?

Aa!

Baba!

Sen her zaman demez misin...

...bir lokma kuru ekmeği ailenle bölüşürsen...

...o dünyanın en güzel yemeği olur diye.

Öyle tabii.

Ne yediğin değil...

...kimlerle yediğin önemlidir.

Hadi, afiyet olsun.

Afiyet olsun.

Afiyet olsun.

Teşekkür ederim.

Acaba...

Sen de dünyadaki herkes gibi, kalbindeki gerçeği görmezden mi geliyorsun Zeynep?

Anne soğanı keser misin?

Bıçak getirmemişim ben bir saniye.

Sen dur.

Bana bırak ben hallederim.

Cücüğünü anneme ver o çok sever.

Tabi çok severim.

Yalnız bu acıymış biraz.

Ama çok güzel.

Halil suyu uzatır mısın biraz?

Babamın adı Halil değil ki.

Ama sen her zaman ona kocam erim derdin.

Küs müsünüz yoksa?

Yok yok neden küselim?

Küs müyüz kocam?

Değiliz hatun.

Siz hiç küsmeyin.

Beni de yalnız bırakmayın.

Merak etme sen.

Ben seni hiç yalnız bırakmayacağım.

Acıymış.

Kıyamam ben sana su iç.

İyi misin?

Geçti mi acısı?

İyiyim iyiyim.

Çorba çok güzel olmuş eline sağlık.

Afiyet olsun.

İşimiz uzun sürer diye düşündüm ama noterde hiç sıra yoktu şıp diye bitti.

Bebeğimizin şansı diyelim.

Her işi böyle kolaylıkla hallolsun inşallah.

İnşallah canım inşallah.

Yalnız İlhan vekalet işi aramızda kalsa olur mu?

Halil bana gıcık biliyorsun zaten.

Açığımı arıyor.

Şimdi boş yere takışmayalım.

Tamam canım nasıl istersen.

Canım benim canım güzelliğim benim.

Hadi sen içeri geç yorulma.

Ben de birkaç telefon görüşmesi yapacağım işleriyle alakalı.

Tamam ama oyalanma fazla.

Kendi ellerimle senin sevdiğin köpüklü kremalı kahveden yapacağım.

Tamam güzelim benim.

Şimdi muhasebeciyi arayalım.

Alo.

Tekin ben Tekin aynen.

Eşim adına ödeme almak istiyorum.

Vekalet bende evet.

Vekalet bende.

Fotoğrafını gönderiyorum.

Tamam tamam hadi görüşürüz bay bay.

Öyle güzelsin ki.

Gerçekten bostan mı ekeceksin?

Evet.

Tohumları çapayı nereden buldun hepsini?

Köy meydanına indim.

Ahali yardımcı oldu sağ olsunlar.

Bence sen yanılıyorsun biliyor musun?

Ne konuda?

Evlilik oyunda asıl başarılı olan sensin bence.

Bayağı kaptırıyorsun kendini baksana.

Tıpkı senin gibi.

Bende bütün her şeyi babaanne için yapıyorum.

Onun iyiliği için.

Ama ne demişler?

İşi kendinden belir işi.

İçten içe bu hikayenin gerçek olmasını istiyorsun belki de.

O yüzden öyle görüyorsun beni.

Ben gerçekten sıkıldım senin bu her şeyi bilen adam pozlarından.

Olacak iş mi ya?

Komik bir kere.

Bayağı komik hem de.

İnsan olmayan bir şey için bu kadar hırslanmaz.

Sen gerçekleri kalbine gömüp kırk kilit vursan da gerçek değişmez.

Biliyorsun işte.

Anne.

Susamıştır.

Kocana götür de içsin.

Susamışsındır.

Sağ ol hatun.

Sağ ol.

Diyorum ya Kazım abi parayı ayarladım az sabır bana gelir gelmez getireceğim ben sana tamam mı?

Benden haber bekle.

Zırt pırt arıyor manyak herif.

Ortadan toz olana kadar önüne bir sus payı atarım.

Ondan sonra tekini bulabilene aşk olsun.

Senin baban bir melekti yavrum diye artık söylersin ufaklığımıza benim güzel kıvım.

Söyle bakma.

Selam Tekin.

Rekaletinle Gülen'in hesabından epey bir miktar para çekmek istemişsin.

Hayırdır?

Bir sıkıntı yok değil mi?

Hem Halil'in bundan haberi var mı?

Bizde senin benim yok Hakan.

Bak biz koskocaman bir aileyiz tamam.

Anladım.

Aile için meselelerine karışacak değilim tabii ki.

Ben bir problem var mı diye sormak istedim.

Bir de miktar yüklü olduğu için parayı toplamak biraz uzun sürebilir.

Haberin olsun.

Kazma işlemi bitti.

Ben tohumları getireyim.

Ne yapışkan kız çıktı bu simge.

Asistana ihtiyacımız yok dedik işte daha ne arıyorsun ki sen?

Oldu olacak gel bir de bostan ekerken asist et bizi.

Allah'ım ya.

Biri mi aradı beni?

Simge hanım aradı da ben açamadım.

Ara istersen geri.

Yok sonra ararım.

Tohum meselesi daha önemli.

Hakan.

Hakan.

Hakan.

Hakan.

Hakan.

Hakan.

Hakan.

Hakan.

Hakan.

Hakan.

Hakan.

Hakan.

Hakan.

Hakan.

Hakan.

Hakan.

Hakan.

Hakan.

Hakan.

Hakan.

Hakan.

Hakan.

Hakan.

Hakan.

Hakan.

Hakan.

Hakan.

Hakan.

Çok hızlı başladın canım harikasın.

Selma hanım henüz çiçeği burnunda bir ev hanımı.

Ama hazırlayacağı menüyle yılların yemek profesörü kayınvalidesi kıymet hanıma meydan okuyor.

Selma hanım kayınvalidenizle ilişkiniz nasıldır?

Aranızda bir rekabet var mı?

Yani ben rekabet edemem onunla.

Önce yetişmeye çalışırım.

Aramızda iyidir genel olarak.

Severiz yani birbirimizi.

Her şeyden önce sevdiğim adamın annesi olur.

Peki ya diğer aile fertleri?

Yani onlarsın yemeklerinize güvenirler mi?

Yeğenimin en lezzetinden hiç şüphem yok.

Eminim harika yemekler yapacak.

Bende.

Ben ablama sonsuz güveniyorum.

Gelinim çok çalışkandır.

Çok azimlidir.

Ama gel gör ki insanın her şeyden önce elinin lezzeti olacak.

Zaten geldiğinde hiçbir şey bilmiyordu.

Sosyete ya bunlar.

Anası evde öğretmemiş.

Benden öğrendi ne öğrendiyse işte.

Kestik.

Aman Kıymet hanımcığım neler söylüyorsunuz öyle.

Yani izleyenlere kötü örnek oluyorsunuz.

Bizim formatımız bu değil.

Lütfen güzel şeyler söyleyelim.

Tekrar.

Benim gelinim değil mi?

Benim gelinim değil mi?

İlla ki güzel şeyler yapacak.

Ama işte ben varım.

Ben olmasam kesin gelinim birinci olurdu.

Anacığım pek emin konuşma öyle.

Serman seni geçebilir.

Kanunkeyl.

Eline sağlık.

Senin de eline sağlık.

Yalnız ben biraz şaşırdım biliyor musun?

Neden?

Ne bileyim.

Bu kadar uyum.

Bu kadar ahenk.

Biraz fazla geldi ikimiz için.

İsteyince başarabiliyormuşuz demek ki.

Şey.

Numara da kalmış.

Bitti.

Bostanı ekmişsiniz.

Yaşasın.

Anne.

Bereket kınasında yakacağız değil mi?

Bereket.

Babaannem anlatmıştım ama.

Ertuğrul hekiminden sonra bereket kınası yıkılırmış.

Adetten.

Bereket kınası olmadan olur mu hiç?

Tabii ki yakacağız.

Yaşasın.

Yaşasın.

Yaşasın.

Hepsi masaya dizilince bir güzel geldi gözüme.

Bu kadarına hiç ihtimal vermemiştim.

Bir değil de.

Üç neyim mi versem?

Adil olmak gerek.

Laf ağzından çıktı bir kere.

Umarım tarifleri değiştirme bir şey olmamıştır.

Evet o zaman hazırsanız tadıma başlayabiliriz.

Yemeğe de kötü denmez ama.

Bir şeye de benzetememiş.

Allah'ım sen günah yazma.

Amma uzun sürdü parayı hazırlamak arkadaş.

Bekle bekle kök salacağız.

Söyle Vedat.

Ne var ne yok içeride?

Abi bu kağıdın bir şeyler karıştırıyor.

Birinden yüklü bir para bekliyor ama kimden olduğu meçhul.

Gözün üstünde olsun.

Kimmiş öğrenmeye çalış.

Hadi eyvallah.

Söyle Hakan.

Tekin.

Tekin bu Kazım'ın mekanlarında sık sık kumar almıyormuş.

Sensin değil mi o parayı verecek adam?

O yüzden şirkette meşşek yüküyle para çekiyorsun Tekin Efendi.

Söylerim.

Ver bakayım.

Kına böyle mi koruyacaksın?

Evet.

Unuttun mu?

Unutmuşum ben.

Yani biz koruyana kadar böyle mi kalacağız?

Hı hı.

Allah'ım kalbim nasıl da hızlı çarpıyor.

Duyuyor mu acaba?

Zaten bir dünya laf edip durdu.

Yok gerçeğinden kaçıyorsun falan diye.

Kaçırmasana gözlerini Zeynep.

Elinin sıcaklığı yüreğime vuruyor.

Yüreğimi tutamıyorum.

Bir nehir gibi akıyor ona.

Bir kuş gibi avucunda tir tir titriyorsun.

Sevgini saklamak için mi bu kaçamak bakışlar?

Anlarım diye mi gözümün içine içine bakamıyorsun?

Şimdi sıra manide.

Ben bitirince sonlarını anlatacağım.

Sıra manide.

Ben bitirince sonlarını tekrar edeceksiniz birlikte.

Güneş indi çayıra, huzur girdi yuvaya.

Bize iş, eş, aşk veren şükürler olsun Allah'a.

Toprakta ekin olsun, kalplere sevgi doğsun.

Elim yârimin elinde.

Hanemiz şen olsun.

Toprakta ekin olsun, kalplere sevgi doğsun.

Elim yârimin elinde.

Hanemiz şen olsun.

Elim yârimin elinde.

O zaman biz bu sefer Selma Hanım'ı biraz heyecanlandırmak için bir şey yapalım.

Oyları ben toplayacağım.

Ve Selma Hanım'ın toplam oy oranı sekiz.

Ne?

Nasıl ya?

Hani hepiniz beğenmiştiniz?

Beş, bir, bir, bir.

Altı, üç, dört, beş, dört, beş.

Delir.

Ne yani?

Şimdi tek beş puan veren ben miyim?

Kalanınız bir puan mı verdi sadece?

Nasıl olur ya?

Aşkım boşver sen, kafana takma.

Sağlık olsun.

İnanmıyorum size ya.

Biri teyzem, biri kardeşim.

Yazıklar olsun.

Hiç boşa gülcekmeyin, dinlemiyorum sizi.

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Ne yapıyorsunuz?

Bugün yaşananlar...

...sadece bir oyundan ibaret olamaz.

Oyundu.

Babaannem üzmemek için oynadığımız evlilik oyununun bir parçasıydı hepsi.

Başka anlama yükleyip durma artık.

Kocam dedin sen bana.

İçinden gelerek söyledin Zeynep.

Hayır!

Oyunun bir parçasıydı o!

Yapma Zeynep!

Yapma bunu!

Söylemiyorum, asıl sen olup olmadık şeylere, olmadık hamlunlar yüklüyorsun.

O yüzden mi o gün terasa bunu yakamadın?

O yüzden mi dolabının en gizli köşesinde sarıp salmalıyıp saklıyorsun?

Bu da mı yalan Zeynep?

Bu da mı babaannen için?

Bu da mı oyun?

Bu da mı?

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.